Connect with us

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, CNN TÜRK ve Kanal D özel yayınına katıldı

CNN TÜRK ve Kanal D ortak yayınına konuk olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde gerçekleştirilen canlı yayında Türkiye ve dünya gündemine dair gelişmeleri değerlendirdi.

“Cumhurbaşkanı ile Özel” yayınında Ahmet Hakan, Buket Aydın ve Başak Şengül’ün sorularını cevaplayan Cumhurbaşkanı Erdoğan; ABD-İran gerginliği ve Orta Doğu’daki gelişmeler, Libya ile imzalanan Doğu Akdeniz mutabakatı ve Libya’ya asker gönderme tezkeresi, Suriye’deki son durum ve kurulması planlanan güvenli bölge, ABD ile ilişkiler, Türkiye’nin otomobili, Kanal İstanbul projesi ve ekonomideki gelişmeler başta olmak üzere gündemdeki konulara ilişkin açıklamalarda bulundu.

“ABD-İRAN GERGİNLİĞİNİN AZALTILMASI İÇİN ÇOK CİDDİ GAYRET GÖSTERİYORUZ”

İran Devrim Muhafızları Ordusuna bağlı Kudüs Gücü Komutanı General Kasım Süleymani’nin ABD saldırısında öldürülmesine ilişkin soru üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgede şu anda çok ciddi sıkıntılar yaşadığının altını çizdi.

Kasım Süleymani’nin öldürülmesinin ardından herkesin “Bu nereye gider?” sorusunu sorduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu gerginliğin kontrol altında tutulması, azaltılması ve bunun yanında diplomasi usulüyle geride bırakılması için bugüne kadar biz Türkiye olarak çok ciddi gayretler gösterdik, hâlâ da gösteriyoruz. Bu konuyla ilgili olarak Batı ülkeleriyle yaptığımız görüşmeler var. İtidalli ve serin kanlı hareket edilmesi yönündeki telkinlerimizi her vesileyle dile getirdik ve buna da mecburuz. Çünkü işin bir yanında da biz varız” dedi.

Tüm gayretlere ve uluslararası girişimlere rağmen ABD-İran gerginliğinin arzu edilen çözüme kavuşturulmasının şu an için mümkün olamadığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Krizin son dönemde özellikle Irak üzerinden tekrar tırmanmaya başladığını gördük. Yerin de Irak olarak seçilmiş olması manidar” ifadesini kullandı.

“BU GERİLİMİN KONTROL ALTINA ALINMASI LAZIM”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak’taki bazı Amerika hedeflerine yapılan saldırılarla başlayan gerginliğin, Kasım Süleymani’nin de öldürülmesiyle kritik bir aşamaya geldiğine dikkati çekerek Türkiye’nin bölgede her zaman dış müdahalelere karşı durduğunu, bu saldırıyı da bu bakış açısıyla değerlendirdiklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kasım Süleymani’nin Bağdat’ta öldürülmesinin Irak başta olmak üzere, bölgemizin huzur ve istikrarı üzerinde açısından yarattığı yakın riskleri de kaygıyla takip ediyoruz. Çünkü bu iş burada bitmeyecek. Bunun muhakkak bir takip eden süreci de olacak. Nitekim burada Hamaney’in yapmış olduğu açıklamayı bir kenara atamayız. Kimse de atmamalı. Bunun yanında Trump’ın, ’50 küsur noktayı tespit ettik, herhangi bir şeyin olması hâlinde biz bu 50 küsur noktaya gerekli olarak her türlü vuruşu yaparız.’ açıklaması var. Tüm tarafların zarar göreceği bir noktaya gelmeden bu gerilimin kontrol altına alınması lazım. Orta Doğu çok yoruldu” değerlendirmesinde bulundu.

“TÜRKİYE, SADECE BÖLGENİN İSTİKRAR ADASI DEĞİL, BÖLGEDEKİ İSTİKRARIN DA TEMİNATIDIR”

Başta İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani olmak üzere bazı ülke liderleriyle görüştüğünü kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İtidal, başka bir çözümümüz yok. Aynı şekilde Irak Cumhurbaşkanı ile yaptığım görüşme var. Yine aynı durum. Bunun yanında Batılı ülkelerle, örneğin Macron ile yaptığım görüşme var. Katar Devlet Başkanı Şeyh Temim ile yaptığım görüşme var. Aynı şekilde yanımdaki arkadaşlarımın  muhataplarıyla yaptıkları görüşmeler var. Dışişleri Bakanım Rus Dışişleri Bakanıyla görüşme yaptı. Sekizinde Sayın Putin buraya geliyor. Burada bütün bu konuları, bölgesel ve aynı zamanda Türk Akım ile ilgili konuları enine boyuna masaya yatıracağız” diye konuştu.

Kasım Süleymani’nin kendisini ispat etmiş, İran’ın dinî lideri Hamaney tarafından da kendisine istisnai bir değer verilmiş bir kişi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Böyle bir noktada ABD’nin onu seçmiş olması özellikle bölgede ne yazık ki gerginliklerin artmasına vesile olmuştur. Şu anda bir ülkenin, bir devletin en üst kademesindeki bir komutanını tabii ki öldürmek herhâlde karşılıksız bırakılmaz diye düşünüyorum. Bundan dolayı da buradaki seçicilik bana göre isabetli olmamıştır diye düşünüyorum Bu bölgedeki gerginliği maalesef artıran bir adım olmuştur” yorumunda bulundu.

ABD Başkanı Donald Trump ile son yaptığı görüşmeye değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir de enteresan yanı biz o akşam Trump ile bir görüşme yaptık, dört, beş saat sonra bu olay patlak verdi. Demek ki mesele planlanmıştı. Haberi alınca şok olduk. Ben özellikle kendisine (Trump) İran’la gerilimin tırmandırılmaması telkininde bulundum” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin sadece bölgenin istikrar adası değil, bölgedeki istikrarın da teminatı olduğuna vurgu yaparak şöyle devam etti: “Bu bilinçle davranıyoruz ve özellikle de sürekli diplomasiye dikkati çekiyoruz. Diplomasiyle buradaki süreci bizim çalıştırmamız lazım. Bu istikrar bozulduğu anda İran bundan zarar görür, Irak görür, Türkiye görür. Bu bölgede hepimiz bundan zarar görürüz. Zaten şu anda sen İran’a yaptırımlar uyguluyorsun. Uyguladığın bu yaptırımlar sebebiyle zaten böyle bir zarar söz konusu.”

“ÖDEMESİNİ YAPTIĞIMIZ F-35’LERİ ALAMIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu anda mesela bize yaptırım uygulamıyor diyebilir miyiz? İşte F-35’ler konusunda ‘Vermeyeceğim’ diyor. Burada Sayın Trump’ın direnmesi lazım. Var ama hâlâ 1 milyar 400 milyon dolar ödemesini yaptığımız F-35’lerimizi alamıyoruz. Yani bizim daha yapmamız gereken 1 milyar dolarlık bir ödeme var ama biz buna rağmen uçaklarımızı alamıyoruz. Peki, bunu uluslararası ilişkilerde veya ticarette nereye yerleştireceğiz? Bu doğru bir yaklaşım mı dürüst bir yaklaşım mı? Ama görüşmelerimizde de söylenen şey, ‘Biz Türkiye’yi seviyoruz. Bu düzelecek, bunların hepsi yoluna girer.’ Girer de bizim canımız çıktıktan sonra bu yoluna girse ne olur. Mesela bir S-400 olayı bahane edildi iş buralara getirildi. Bize Patriot verin, biz onu da alalım onu da alalım. Buna da olumlu bakılmıyor, buna da sıcak bakılmıyor. Böyle bir durum içerisinde biz şu anda bir denge politikası içerisinde Türkiye olarak süreci işletiyoruz” diye ekledi.

LİBYA İLE İMZALANAN MUTABAKAT

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Libya ile imzalanan mutabakata ilişkin soru üzerine de sürecin 2010 yılındaki Başbakanlığı dönemine dayandığını, bugün yapılan anlaşmanın daha geniş kapsamlısının adımlarının Kaddafi döneminde atıldığını anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi Libya sahili ile bizim sahil, bu sahiller birbirini görüyorsa siz burada kıta sahanlığı anlaşmasını yaparsınız. Uluslararası bir hak, deniz hukukuna uygun. En ufak bir sıkıntı burada söz konusu değil. Onun için de dikkat ederseniz çok fazla konuşamıyorlar” dedi.

Haritalar üzerinden Libya ile varılan anlaşmayı anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, her iki taraf yönetimi ve halklarının anlaşmadan memnun olduğunu, Türkiye’nin anlaşma yapılan yerlerde yanına uluslararası şirketleri alarak çalışma yapabileceğini vurguladı.

NATO Zirvesi’nde görüştüğü Yunanistan Başbakanı  Kiriakos Miçotakis ve heyetinin “Bu hukuka aykırıdır” iddiasında bulunduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eğer hukuka aykırıysa siz hukuka aykırı olmayan yollara başvurun. Oradan bu işi çözün” cevabını verdiğini söyledi.

Türkiye’nin Libya’nın meşru hükûmetiyle çalıştığını ve varılan anlaşmadan geri atmalarının mümkün olmadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, hem diplomasiyi öne çıkaracaklarını hem de iş birliğini teşvik edeceklerini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kimsenin ne bizim ne de özellikle Libyalı kardeşlerimizin haklarına gasp edilmesine ve tek taraflı adımlar atmasına da Türkiye olarak izin vermeyeceğiz. Bu konuda kararlılığımız var” dedi.

“TSK UNSURLARININ LİBYA’DAKİ OLASI MEVCUDİYETİNİN AMACI SAVAŞMAK DEĞİLDİR”

Libya’ya asker gönderilmesine ilişkin tezkereye destek verdiği için MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ana muhalefet partisi Türk askerine lejyoner diyecek kadar alçalıyor. Bizim askerimiz bir defa oraya bir lejyoner sıfatıyla gitmiyor” ifadesini kullandı.

“Bütün güvenlik kurumlarımız arasında eğitim ve öğretim programlarının düzenlenmesi noktasında teknik bilgi ve tecrübe paylaşımı noktasında bizim askerimizin oradaki görevi koordinasyondur” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, orada oluşturulacak harekât merkezinde bir korgeneral bulunacağını bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu anda zaten peyderpey gidiyorlar. Şu anda yoğunlaşma. Şu anda muharip güç olarak bizim orada farklı ekiplerimiz olacak. Bunlar bizim askerimizin içinden değil. Bu farklı ekiplerle o muharip güçler orada çalışacak. Ama işin koordinasyonunu bizim üst düzey askerlerimiz. Bunun içinde korgeneralimiz olmak üzere ve bunun yanında korgeneralimizle birlikte özellikle oradaki emir komuta zincirini elinde tutan gayet iyi yetişmiş ekiplerimiz olacak. Onlarla beraber bu süreci işletmiş olacağız” açıklamasında bulundu.

Anlaşmanın; meşru hükûmetin ayakta kalmasına ve oradan zaferle çıkmasına, kendi topraklarına ve varlıklarına sahip olmasına destek sağlayacağına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “TSK unsurlarının Libya’daki olası mevcudiyetinin amacı, savaşmak veya savaştırmak değil. Bir taraftan da meşru hükûmete destek sağlayarak bölgeyi istikrarsızlığa sürükleyecek insani trajedilere yol açacak gelişmeleri önlemektir. Hatta bir an önce de anayasayı hazırlamaktır” sözlerine yer verdi.

“SUUDİ ARABİSTAN LİBYA İLE İLGİLİ OLARAK ÇIKARTTIĞIMIZ TEZKEREDEN ÇOK RAHATSIZ”

Rusya’nın Libya’da darbeci hükûmetin çağrısı üzerine “Wagner” tabir edilen 2 bin 500 silahlı unsur bulundurduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İşte asıl lejyoner onlar” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in 8 Ocak’taki Türkiye ziyaretinde konunun gündeme gelip gelmeyeceği sorusu üzerine de şunları söyledi: “Bunların hepsini konuşacağız. Wagner’in orada olmasından tutun, burada Mısır, Abu Dabi yönetimi, Suud… Çok ilginç bir şey; Suudi Arabistan bizim Libya ile ilgili olarak çıkarttığımız tezkereden çok rahatsız. Niye rahatsız oluyorsun? Sen kalkıyorsun hem darbeciyi destekliyorsun, darbeciyi desteklemene rağmen kimseden sana çıt yok… Türkiye’de şu anda 4 milyona yakın senin dindaşların, soydaşların var ve bunların çoğu Arap. Bunlar bizim topraklarımıza geliyor, bunlara yönelik en ufak bir destek de yok. Bunların hepsi Arap, orada da sesin çıkmıyor ama Türkiye’nin Libya’daki meşru yönetimin davetine icabet etmesi seni rahatsız ediyor. Kusura bakma. Biz burada Suudi Arabistan’ın bizi kınamasından rahatsız olmayız. Tam aksine biz onu kınıyoruz. Kınamasını da asla kale almıyoruz.”

ABD VE RUSYA İLE YAPILAN MUTABAKAT

İdlib’de veya Suriye’de Rusya ile olan mutabakat ve gayretlerinin çok daha farklı olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya ile yapılan mutabakata İdlib’de sivil ölümüne izin vermeyeceklerini vurguladıklarını ancak Suriye rejiminin sivil katliamına devam ettiğini kaydetti.

Türkiye’nin bölgedeki 12 gözetleme kulesinin başarılı şekilde göreve devam ettiğini, Pazartesi’de bir heyetin Moskova’ya gönderildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi Sayın Putin’le biz tabii bunu konuşacağız, bunu görüşeceğiz. Temennim odur ki Sayın Putin’le yaptığımız bu görüşmede biz bu ateşkesi sağlayalım, artık burada bombalar sivillerin üzerine inmesin” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Barış Pınarı Harekâtı’nın devam ettiğine işaret ederek ABD ve Rusya’nın yapılan mutabakatlara uymadığını, verdikleri sözleri tutup, bölgeyi terör örgütlerinden temizlemediğini yineledi.

“ŞUBAT AYI İÇERİSİNDE DÖRTLÜ ZİRVE’Yİ İSTANBUL’DA YAPACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarın Almanya Başbakanı Angela Merkel ile bir görüşme gerçekleştireceğini, büyük ihtimalle Irak ve İran konularını ele alacaklarını açıklayarak, şöyle devam etti: “Ama o önemli bir konu olarak da Berlin sürecini önümüze getirecek ve Berlin süreciyle de Libya’yı masaya yatıracağız. Çünkü liderler seviyesinde Berlin sürecini devam ettirmek istiyor. Tabii biz de Sayın Merkel’e şunu söyledik: Yani eğer hakikaten Sayın Putin falan geleceklerse ben de gelirim ama Sayın Putin gelmeyecekse o zaman bizim kendi özel temsilcilerimiz bugüne kadar nasıl geldiyse gene onlar gelsin. Yarın konuşacağız, duruma göre bakacağız. Libya tabii ama ortada daha bu Irak, İran olayı yoktu. Şimdi tabii o da var dolayısıyla bu da şimdi gündeme oturacak. Fakat bütün bunlarla beraber tabii bizim biliyorsunuz Dörtlü Zirvemiz vardı. Bu zirveye de o zaman Putin de katılmıştı. Şimdi katılacağını zannetmiyorum ama şimdi yeni bir aktör Boris Johnson (İngiltere Başbakanı). Londra’da konuştuktan sonra orada böyle bir mutabakat ortaya çıktı. ‘Tamam, o zaman İstanbul’da biz Dörtlü Zirve’yi yapalım.’ dediler. Şimdi Şubat ayı içerisinde Dörtlü Zirve’yi İstanbul’da yapacağız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ana kadar yapılan harekâtlar neticesinde 8 bin 200 kilometrekare alandan fazlasının terörden arındırıldığını vurgulayarak ABD ve Rusya’nın sözlerinde durmaları hâlinde Resulayn’dan Irak sınırına kadar olan bölgenin temizlenmiş olacağını ifade etti.

“TÜRKİYE’Yİ HEDEF TAHTASINA OTURTAN BEYHUDE YAPTIRIM YASALARINI REDDEDİYORUZ”

Bölgeden çıkan kalitesiz petrolden terör örgütü PKK’nın yan kuruluşları PYD/YPG’nin istifade ettiğini, rejime sattığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Benim de Sayın Putin’e söylediğim şey şu: Gelin Kamışlı petrolünden verin bize desteği, buranın petrolünü biz kaliteli hâle getirelim ve burayı biz güvenli bölgede yapacağımız konutlarda kullanalım. Rafine edeceğiz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir soru üzerine “ABD ile ilişkilerde zor bir dönemden geçtiğimizi inkâr edemeyiz” ifadesini kullandı.

ABD Başkanı Trump ile bölgesel ve küresel meseleleri sık sık görüştüklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aradığımız zaman ulaşmak benim için artık zor değil. Malumunuz Sayın Trump aleyhinde Kongre’de bir azil süreci yürütülüyor ve bu noktada Kongre üyeleri ülkemizle Amerika arasındaki bazı meseleleri suiistimal etmek suretiyle Sayın Trump’a da zarar vermek istiyorlar. Bu çerçevede Türkiye’yi hedef tahtasına oturtan beyhude yaptırım yasalarını tabii ki biz de reddediyoruz” sözlerine yer verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Kongresi’nde Türkiye aleyhine yaptırım girişimleri sürerse Türkiye’nin de gerekli cevabı vereceğini dile getirerek ABD’nin köklü müttefiklik ilişkilerine yakışır şekilde tavır ortaya koymasını beklediklerini ve umutlu olduğunu söyledi.

TÜRKİYE’NİN OTOMOBİLİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yerli otomobili nasıl değerlendirdiği sorusuna da “İlk arkadaşlar bu tasarımını getirdikleri zaman hakikaten bu tasarım bana ayrı bir heyecan vermişti” cevabını verdi.

Yerli otomobilin beş ayrı tasarımı olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu anda üç tasarımın ortaya çıktığını, otomobilin lacivert renginin çok şık olduğunu belirtti. Otomobilin fabrika yerinin teslim noktasında bulunduğunu, fabrikanın yeri bakımından ihracata yönelik bir konumda olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, otomobilin fiyatına ilişkin de, “Halkımızın inanıyorum ki cebini de rahatlıkla inşallah sıkıntıya sokmadan alabileceği otomobil noktasında olacak diye düşünüyorum” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, yerli otomobilin logosunun da lale olduğunu dile getirdi.

KANAL İSTANBUL PROJESİ

Kanal İstanbul’a ilişkin sorular üzerine de Cumhurbaşkanı Erdoğan, projelendirme çalışmalarının tamamlandığını, gönlündekinin yap-işlet-devret modeli ile projenin yapılması olduğunu ve daha önce yapılan Marmaray, Avrasya Tüneli ve Osmangazi Köprüsü gibi bu projenin de ihalesinin açıklanacağının altını çizdi.

Projeyi yapacak, yüklenecek firma bulunmaması hâlinde, millî bütçeden projenin yapılacağını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, engellemelere rağmen birçok şeyi yapmaya devam ettiklerini, bir ay içerisinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde bulunan kütüphanenin de açılışını yapacaklarını, İstanbul’da da Rami Kışlası’nın olduğu yere kütüphane yapılacağını, Atatürk Kültür Merkezi inşasının hızla devam ettiğini, sözlerine ekledi.

İstanbul Boğazı’nda yaşanan sıkıntıların bir daha yaşanmaması için Kanal İstanbul’u hayata geçirmek istediklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Ne için bizim boğazımızdan devasa 200 bin tonluk petrol gemileri geçsin? Efendim işle Montrö ile bu iş bağlantılıymış engelleyemezmişsiniz. Bakın arkadaşlarım bu konulara pek cesaret etmiyorlar ama ben cesaret ederek söylüyorum. Benim Asya ve Avrupa yakamı tehdit eden bir konuda biz gereği neyse, bunun gereğini yaparız. Çünkü biz Romen tankeriyle bir facia yaşadık. 7,5 ay o tanker orada yandı. Eğer biz bunlara engel olmazsak yarın daha büyük bir facianın bizim karşımıza gelmeyeceğini bize kim garanti edebilir. Burada bütün tedbirler alındığı için, Kanal İstanbul’da böyle bir sıkıntı söz konusu olmayacağı gibi Asya ve Avrupa Yakası’nda burada âdeta biz yeniden bir İstanbul’u, bir çevrecilik ve şehircilik projesi olarak inşa edeceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Boğazında yaşanan büyük gemi kazalarını anımsatarak, “Yeni inşa edeceğimiz yerde ise tedbirlerimizi biz bütün olumsuzluklara karşı alıyoruz. Derinlik yatay V şeklindedir. Bunun eni, uzunluğu… Mesela 45 kilometre uzunluğu var. Aynı şekilde 25 metre derinliği var” bilgisini paylaştı.

“KANAL İSTANBUL PROJESİYLE, BOĞAZ’DAKİ TARİHÎ DOKUNUN KORUNMASI VE GÜVENLİĞİ SAĞLANACAK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanal İstanbul’un seyir emniyetini ve Boğaz’daki trafik yükünün azaltılmasını sağlayacağını ifade ederek Boğaz’dan sadece hafif kuru yük gemilerin geçeceğini böylece Boğaz’daki tarihî dokunun korunması ve güvenliğinin sağlanacağını, can ve mal güvenliğinin sağlanmış olacağını kaydetti.

Kanal İstanbul’la ilgili Montrö Boğazlar Sözleşmesine ilişkin endişelerin dile getirilmesi üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bence ona hiç kafayı takmayın. Montrö sadece Boğaz’ı bağlar. Burası Montrö içinde olan bir şey değil. Montrö’nün tamamen dışında olan bir şey” değerlendirmesinde bulundu.

“Savaş gemileri Montrö kapsamında boğazlardan o sınırlamalar çerçevesinde geçemeye devam mı edecek?” sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Onlara da bir çözüm buluruz. Gerekirse buradan da geçebilirler” cevabını verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanal İstanbul projesiyle ilgili çalışmaları Başbakanlığı döneminde bilim adamlarıyla yaptığını, 40’a yakın bilim adamıyla o dönem çalışmaları yürüttüğünü, Boğaziçi, İTÜ, ODTÜ ve Gazi üniversitelerinin de aralarında bulunduğu yedi üniversitenin yürüttüğü çalışmaları Ulaştırma ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığına verildiğini belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan,  deprem analizi, bitki ve hayvan habitatı ve arkeoloji değerlendirmelerinin de yapıldığının altını çizdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanal İstanbul için 97 noktada çevresel ölçüm, 15 noktada gürültü ve titreşim ölçümü ile karada, denizde ve gölde bin 700 metre sondaj yapıldığını aktardı.

“2020’DE ENFLASYON DA FAİZ DE TEK HANELİ RAKAMA GELECEK”

Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerinin sorulması üzerine de Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Hatırlıyor musunuz? 2008 ekonomik krizi olduğu zaman ben bir çıkış yapmıştım. Demiştim ki: Bu kriz bizi teğet geçer. Şu anda parti kurma çalışması yapan bazı arkadaşlar var ya onlar da o zaman benim yanımda olanlar bana karşı çıkmışlardı. ‘Yok şöyledir, yok böyledir.’ Niye? Çünkü talimatı IMF’den alıyorlardı. İnandığımı ben de kararlı bir şekilde sürdürdüm. Böyle bir noktadaydılar. Zaten onlar faizciydi. Ben faizlerin devamlı düşürülmesini istiyordum. Niye? Ortada bir gerçek var. Yüzde 63 politika faiziyle Türkiye’yi devraldık. Yüzde 63’ten aldık ve faizi 4,6’ya kadar indirdik, bunu indirdiğimiz zaman enflasyon da 6,5-7’ye falan gelmişti. Çünkü benim alanım da ekonomi. İnancım şu; sebep netice ilişkisi. Faiz sebeptir, enflasyon neticedir ve doğru orantılıdır. Faizi düşürdükçe, enflasyon da düşer. Ters orantılı değildir. Benim tezim hâlâ budur. Olay öyle domates, patates meselesi falan değil. Bunların hepsi hikâye. Onlar yan meseleler.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2019 yılı içerisinde faizi düşürdüklerini, enflasyonun da düşüşe geçtiğini ifade ederek, “2020’de tek haneli rakama faiz de enflasyon da gelecek. Bu neyi getirecek? Bu bir yatırımı getirecek. Ciddi manada yatırımlar artacak” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2002’de yüzde 58 olan tüketici kredi faizlerinin 2019’da yüzde 16’ya kadar düştüğünü, 2020’de ise artık tek haneli rakama ineceğini söyledi.

Türk finans sektörünün öncü kurumlarının, bir kredi derecelendirme şirketinin yüzde 85,05 hissesini satın aldığının hatırlatılması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun da yerli ve millî olmanın adımlarından bir tanesi olduğunu, yerel şirketlerin kredi derecelendirilmesi konusunda bundan sonra daha aktif görev alacaklarını ve kredi notu sayesinde kaynakların daha verimli şirketlere giderek ekonomide sağlıklı büyümenin sağlanacağını anlattı.

“VATANDAŞA DAHA İYİ BİR HİZMETİN GÖTÜRÜLMESİ İÇİN NE GEREKİRSE YAPMAK DURUMUNDAYIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “CHP’li belediye başkanlarıyla bir araya gelecek misiniz?” sorusuna da “Hiçbir mani yok. Vakit, saat geldiği anda tekrar bu arkadaşlarımızla, sadece CHP’li değil tüm büyükşehir belediye başkanlarıyla bir araya geliriz. Çünkü bu iş hizmet ve gönül siyasetidir. Bunu yapmamız lazım. Çünkü bu hizmetler ülkemiz, milletimiz, halkımız için. Vatandaşıma daha iyi bir hizmetin götürülmesi için ne gerekirse bunu yapmak durumundayız” cevabını verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, terörle arasına mesafe koyan, şiddet ve provokasyondan uzak duran herkesle oturup, konuşabileceğini, istişare edebileceğini vurguladı.

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kurban Bayramı dolayısıyla mesaj yayımladı

“Millet olarak birbirimize ne kadar sıkı sarılırsak sorunların üstesinden o derece kolay geliriz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kurban Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, “Millet olarak birbirimize ne kadar sıkı sarılırsak sorunların üstesinden o derece kolay gelir, mücadelemizi o derece başarılı veririz. Bayramlar vasıtasıyla yeniden tazelediğimiz kardeşliğimiz, yardımlaşma ve dayanışma şuurumuz bu bakımdan ayrıca önemlidir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kurban Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, tüm vatandaşların Kurban Bayramı’nı tebrik etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, mesajında şunları kaydetti: “Bu mübarek günlerin milletimize, İslam âlemine ve tüm insanlığa hayırlar getirmesini Rabbimden niyaz ediyorum. Cenab-ı Allah kestiğimiz kurbanları, yaptığımız ibadetleri katında kabul ve makbul eylesin.

Tüm milletimizin, Ümmet-i Muhammed’in daha nice bayramlara sağlıkla, huzurla, mutlulukla erişmesini temenni ediyorum. Özellikle Gazze’de, soykırımcı İsrail’in mezalimi altında bayramı idrak eden kardeşlerimin Kurban Bayramı’nı yürekten tebrik ediyor; acı çeken, zulme ve her gün katliama uğrayan kardeşlerimizin de bir an önce huzura, güven ve istikrar ortamına kavuşmasını diliyorum.

“HER ZAMANKİNDEN DAHA FAZLA GÖNÜL BİRLİĞİNE, DAYANIŞMAYA İHTİYACIMIZ OLAN GÜNLERDEN GEÇİYORUZ”

Bayramlar, birlik, beraberlik, dayanışma ve kardeşlik duygularının en üst seviyede yaşandığı müstesna günlerdir. Bayramlar, yetimlerin, öksüzlerin garip gurebanın hatırlandığı, akrabalık ve komşuluk münasebetlerinin sıklaştığı, millet olarak birbirimize daha sıkı kenetlendiğimiz özel günlerdir.

Koronavirüs salgını sebebiyle, maalesef komşuluk, akrabalık, dostluk ilişkilerimizde araya mesafeler girdi. Bayramlar vasıtasıyla bu mesafeleri kapatıyor, sıla-i rahimi daha çok hatırlıyoruz. Atalarımız ‘gözden ırak olan gönülden de ırak olur’ demişlerdir. Millet olarak her zamankinden daha fazla gönül birliğine, kalp birliğine, dayanışmaya ihtiyacımız olan günlerden geçiyoruz.

Siyasette oluşan yumuşama ikliminin milletimizin tekrar kucaklaşmasına katkı sağladığını memnuniyetle müşahede ediyoruz. İnşallah, hep birlikte gönül gönüle vererek bu bayramı tam anlamıyla bir kardeşlik şölenine dönüştüreceğimize inanıyorum.

“EKONOMİ PROGRAMIMIZ ÜRETİM, İSTİHDAM VE İHRACAT TARAFINDA MEYVELERİNİ VERİYOR”

Geride bıraktığımız 1 yıl içerisinde üst üste üç seçim yaşadık. Bu seçimlerin hepsinden de demokrasimiz güçlenerek çıktı. Hükûmet olarak önümüzde 4 yıllık icraat dönemi bulunuyor.

Dünyada yüksek seyreden enflasyon hâlen endişe kaynağı olmaya devam ediyor. Aşımıza, işimize, ekmeğimize ortak olan enflasyon canavarından kurtulma sürecine girdik. Ekonomi programımız üretim, istihdam ve ihracat tarafında meyvelerini veriyor. Enflasyonda da yılın ikinci yarısından itibaren inşallah daha güzel neticeler alacağız.

Biz, çiftçisinden memuruna, beyaz yakalısından işçisine kadar bu milletin refahını yükselten, gelişmiş ülkeler seviyesine getiren bir iktidarız. Salgın, savaşlar, küresel krizler gibi sebeplerle tekrar nükseden enflasyon sorununu, geçmişte olduğu gibi, tek haneli rakamlara mutlaka indireceğiz.

Terörle mücadele konusunda elde ettiğimiz tarihî kazanımlarımızdan taviz vermemiz asla söz konusu değildir. 40 yıldır milletimizin kanını ve kaynaklarını sülük gibi emen bölücü terör belasına son verinceye kadar operasyonlarımızı devam ettireceğiz.

“GAZZE’YE GÖNDERDİĞİMİZ İNSANİ YARDIMLARIN MİKTARI 55 BİN TONU AŞTI”

İsrail’in, 7 Ekim’den beri Gazze’de ve işgal edilmiş Filistin topraklarında yürüttüğü soykırım politikası karşısında dik duruşumuzu sürdürüyoruz. Gazze’ye gönderdiğimiz insani yardımların miktarı 55 bin tonu aştı. İsrail ile olan tüm ticari işlemleri durdurduk. Uluslararası Adalet Divanı’ndaki soykırım davasına müdahil olma kararı aldık.

Filistin devletinin tanınması için en yoğun çaba harcayan ülkelerdeniz. Siyonist şebekenin tüm baskısına rağmen, her platformda hakkı, adaleti ve barışı savunuyor, doğruları cesaretle haykırmaktan çekinmiyoruz. Çocuk katili İsrail’in ve destekçilerinin tüm barbarlıklarına rağmen zafer inşallah, Filistin halkının olacaktır.

“EN BÜYÜK KUVVET KAYNAĞIMIZ MİLLETİMİZİN BİRLİĞİDİR”

Bu zorlu mücadelelerde en büyük kuvvet ve ilham kaynağımız milletimizin duası, desteği, birliği, beraberliği ve kendi arasındaki kardeşlik ruhudur. Millet olarak birbirimize ne kadar sıkı sarılırsak sorunların üstesinden o derece kolay gelir, mücadelemizi o derece başarılı veririz. Bayramlar vasıtasıyla yeniden tazelediğimiz kardeşliğimiz, yardımlaşma ve dayanışma şuurumuz bu bakımdan ayrıca önemlidir.

Bu bayramda yine büyüklerimizin ellerinden, küçüklerimizin gözlerinden öpecek, eşimizin, dostumuzun, komşumuzun kapısını çalacak, dargınsak barışacak inşallah, ezelî ve ebedî kardeşliğimizi daha da perçinleyeceğiz.

Bu düşüncelerle mübarek topraklarda hac farizasını yerine getiren kardeşlerimin Allah ibadetlerini kabul etsin, Kâbe’de, Arafat’ta, Müzdelife’de yaptıkları duaları katında makbul eylesin diyorum.

Her bayramda olduğu gibi yola çıkacak sürücülerimize trafik kurallarına uymalarını, yola asla yorgun çıkmamalarını, bilhassa varacakları yere yaklaştıkça dikkatlerini daha da artırmalarını tekrar tavsiye ediyorum. Kurban Bayramı’nın kalplerimize huzur, ülkemize esenlik, Filistin ve Sudan başta olmak üzere gönül coğrafyamıza barış getirmesi diliyorum. Bayramınız mübarek olsun.”

HABER BURADA

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan G-7 Liderler Zirvesi’ne katıldı

Genç gazeteciler | İtalya

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İtalya’nın Borgo Egnazia beldesinde düzenlenen G-7 Liderler Zirvesi’nde, Afrika ve Akdeniz/Yapay Zekâ ve Enerji Konulu Yüksek Düzeyli Oturumu’na katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirveye gelişinde İtalya Başbakanı Giorgia Meloni tarafından karşılandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra Afrika ve Akdeniz/Yapay Zekâ ve Enerji Konulu G-7 Yüksek Düzeyli Oturumu’na katıldı.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, G-7 ZİRVESİ’NE KATILAN LİDERLERLE GÖRÜŞTÜ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, oturum öncesinde ABD Başkanı Joe Biden ile ayaküstü konuştu.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, oturum öncesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanına geldi. İki lider bir süre sohbet etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Vatikan Devlet Başkanı Papa Franciscus, Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva, Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun, Ürdün Kralı 2. Abdullah ve AB Konseyi Başkanı Charles Michel ile de bir süre ayaküstü görüştü.

Öte yandan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Brezilya Devlet Başkanı Lula da Silva ve Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Muhammed Bin Zayed Al Nahyan ile el ele poz verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hindistan Başbakanı Narendra Modi ve BAE Devlet Başkanı Nahyan ile de ayaküstü konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirvede yan yana bulunduğu ABD Başkanı Biden ile oturum sırasında da sohbet etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca, OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann ve BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile de ayaküstü görüşmede bulundu.

HABER BURADA

Dünya

“Türkiye ve İspanya olarak İsrail-Filistin ihtilafının çözümü yolunda birlikte çalışmaya devam edeceğiz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İspanya Başbakanı Sanchez ile gerçekleştirdiği ortak basın toplantısı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İspanya Başbakanı Sanchez ile gerçekleştirdiği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “İki ülke olarak İsrail-Filistin ihtilafının çözümü yolunda birlikte çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye-İspanya 8. Hükûmetlerarası Zirvesi nedeniyle gittiği İspanya’nın başkenti Madrid’de, İspanya Başbakanı Pedro Sanchez ile gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmeler ile iki ülke arasındaki anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

İspanya Başbakanı Sanchez ile Türkiye-İspanya 8. Hükûmetler Arası Zirve Toplantısı dolayısıyla bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, İspanya Başbakanı Sanchez’e misafirperverliği için teşekkür etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2021’de Ankara’da düzenlenen son zirve toplantısında iki ülke ilişkilerini “Kapsamlı Ortaklık” düzeyine yükselttiklerini hatırlattı. Bugünkü toplantılar ve imzalanan anlaşmalarla münasebetleri yeni alanlara teşmil etme yönünde önemli adımlar attıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İkili ticaret hacminde 20 milyar dolar hedefini yakalamak üzereyiz. Bir sonraki hedefimiz önümüzdeki 5 yıl içinde 25 milyar avroya ulaşmak. 740’tan fazla İspanyol şirketinin Türkiye’deki yatırımlarını, Türkiye’ye duyulan güvenin işareti olarak addediyoruz. Daha fazla İspanyol yatırımcıyı ülkemizde görmek istiyoruz. Gerek İş Forumu gerekse Dijital Teknoloji Forumu yeni işbirliği imkânlarının ele alınmasına vesile olmuştur. Hükümetler olarak toplantılarda yapılan çalışmaların somut iş birliklerine dönüşmesinin takipçisi olacağız. Ekonomi ve Ticaret Ortak Komitemizin üçüncü toplantısını en kısa zamanda Türkiye’de düzenleyeceğiz.”

Görüşmelerde, İspanya ile gelişmiş askeri iş birliğini ve savunma sanayii ilişkilerini detaylı şekilde gözden geçirdiklerini aktan Cumhurbaşkanı Erdoğan “İspanya, 2015’ten bu yana ülkemizde konuşlu hava savunma sistemleriyle hem müttefik olarak Türkiye’nin hem de NATO’nun kolektif güvenliğine destek veriyor. İspanyol dostlarımıza bu nedenle şahsım ve milletim adına bir kez daha teşekkürlerimi iletiyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu katkının diğer bazı NATO müttefikleri tarafından da örnek alınmasını temenni etti.

“İSPANYA, TÜRKİYE’NİN AB ÜYELİĞİNE DESTEK VERDİ”

Görüşmelerde Türkiye-AB ilişkilerini de ele aldıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, İspanya’nın, Türkiye’nin AB’ye katkılarını en iyi idrak eden, üyelik sürecine başından beri en güçlü desteği veren dost ülkelerden olduğunu söyledi.

İspanya’nın bu tutumunun gelecek dönemde güçlenerek sürmesini temenni ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sayın Hükûmet Başkanı ile Avrupa genelinde artan İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığı tehdidini de görüştük. Avrupa Parlamentosu seçimleri sonucunda oluşan tablo maalesef endişelerimizi artırdı” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu tür meydan okumalarla mücadelede Medeniyetler İttifakı’nın önemli bir platform olduğuna işaret ederek, toplantıda, ittifakın 20. kuruluş yıl dönümüne yaklaşırken, ileriye dönük olarak neler yapılabileceğini ele aldıklarını, ittifaka olan desteği teyit ettiklerini kaydetti.

İstişarelerin odağında Gazze başta olmak üzere işgal edilmiş Filistin topraklarında yaşanan gelişmelerin yer aldığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İspanya’nın Filistin’i tanıma yönünde aldığı karar çok mühimdir. İspanya’nın bu tutumunun henüz Filistin’i tanımamış ülkelere de örnek teşkil etmesi samimi temennimizdir” dedi.

“UKRAYNA’NIN EGEMENLİĞİNE OLAN DESTEĞİMİZİ TEYİT ETTİK”

Dirayetli duruşundan dolayı İspanya Başbakanı Sanchez ile Gazze’ye desteklerini esirgemeyen İspanya halkına teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaşanan mezalim karşısında küresel vicdanın harekete geçirilmesinde İspanya Başbakanı Sanchez’in büyük katkıları olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İki ülke olarak İsrail-Filistin ihtilafının çözümü yolunda birlikte çalışmaya devam edeceğiz. Kalıcı ateşkesin tesisi ve insani yardımların engelsiz akışının temini önceliğimizdir. Pazartesi günü Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde alınan kararın uygulanmasını da takip edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Rusya-Ukrayna savaşının da gündemlerinde yer aldığını aktaran İspanya Başbakanı Erdoğan, “Ukrayna’nın toprak bütünlüğü ve egemenliğine olan güçlü desteğimizi teyit ettik. Ukrayna için adil, kapsamlı ve kalıcı bir barışın tesisinin müzakereler yoluyla mümkün olduğuna inandığımızı bir kez daha ifade ettim” dedi.

Ev sahiplikleri dolayısıyla İspanya Başbakanı Sanchez başta olmak üzere tüm İspanyollara teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, istişarelerin ve alınan kararlarını hayırlara vesile olmasını diledi.

İki lider, açıklamaların ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nce (BMGK) kabul edilen Gazze’de ateşkes tasarısıyla ilgili soru üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, adil ve kalıcı barışı sağlayacak, akan kanı durduracak hem Gazze dâhil Filistin topraklarına hem de bölgeye huzuru getirecek plan ve kararı, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da olumlu değerlendireceklerini söyledi.

Önemli olanın bu plan ve kararların, samimi ve barış odaklı şekilde ele alınması, kâğıtlarda kalmaması ve uygulamaya geçirilebilmesi olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sürecin en başından itibaren akan kanın durmasını istediklerini söylediklerini aktardı.

Bunun için görüşülmesi gereken herkesle görüştüklerini ve bu temasların şu anda sürdüğünü bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “BM Genel Kurulu’nda yapılan oylamalarda ülkeler, ezici çoğunlukla acil ve kalıcı ateşkese duyulan ihtiyacı ortaya koydular. Ülkelerin meydanlarında sadece barış isteyenler aylardır seslerini duyurmaya çalıştı” diye konuştu.

BMGK’nin de böylesi bir zemine gelmiş olmasını olumlu bulduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, fakat BM’nin, bu süreçte çok büyük yara aldığını söyledi.

“GÜVENLİK KONSEYİ ÜYELERİ ATEŞKESİ SAĞLAMAK İÇİN İSRAİL’E GEREKLİ BASKIYI YAPMALIDIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Başta ABD olmak üzere Güvenlik Konseyi üyeleri bu kararın arkasında durup, hemen ateşkesi sağlamak için İsrail’e gerekli baskıyı yapmalıdır. Bu süreç böyle devam etmeyecektir. Temennimiz, İsrail’in artık bu saldırılardan vazgeçmesi ve bölgeye kalıcı barışı getirecek bir zemine gelmesidir. Bizler bütün gelişmeleri yakından izliyoruz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ve İspanya arasında savunma sanayii alanındaki iş birliğine yönelik soruya şu cevabı verdi: “Savunma sanayinde bir dayanışmanın teklifidir bu. Bu dayanışmada birinci sırada malum TCG Anadolu’yla bir adım attık. Şimdiyse bunun bir yüksek veya bir üst segmentine geçelim istiyoruz. Bunun çalışmalarını da başlattık. Bir üst segment, mevcuttan daha büyüğünü birlikte yapalım istiyoruz. Şu anda Millî Savunma Bakanlığımız, savunma sanayimiz bu çalışmayı yürütüyor. Bunun yanında insansız hava araçlarında yine birlikte yapılabilecek bazı adımları atıyoruz. Bu çalışmalarda dünyada birçok ülke çok çok ileri adımlar attı ve Türkiye de bu konuda daha ileri adımları atmanın gayreti içinde. İnsansız denizaltılara varıncaya kadar bu adımları atacağız ve şu anda gerek Savunma Başkanlığımız, gerek Savunma Bakanlığımız bu çalışmayı hızla yürütüyor ve bizler de bunun takipçisiyiz. İspanya’yla da bu konuda iş birliğimiz olacak.”

İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarına ilişkin soruyu yanıtlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Biliyorsunuz bir kitabım var, ‘Daha Adil Bir Dünya Mümkün’ bu bir, diğer bir kitabım da ‘Dünya Beşten Büyüktür’ Şu anda maalesef dünyanın kaderi beş ülkenin elinde. Bu beş ülkeden bir tanesi ‘hayır’ dediği zaman mesele bitiyor. Son olayda bu beş ülkeden bir tanesi devamlı ne yapıyor, İsrail’in yanında yer alıyor. İsrail’in yanında yer almak suretiyle de yani orada 40 bin kişi ölmüş, 100 bin kişi ölmüş, 200 bin kişi ölmüş, çocuklar ölmüş, kadınlar ölmüş, gazeteciler ölmüş bunların hiç umurunda değil. Öyleyse, diyelim ki bir Sanchez ne yapıyor? Bayrağı açıyor. Hemen arkasından bakıyorsunuz, iki Batı ülkesi daha buna katılıyor. Bunu bizim yaygınlaştırmamız lazım. Burada tabii yazılı ve görsel medyaya da çok iş düşüyor. Yani 150’ye yakın medya mensubu eğer İsrail tarafından öldürüldüyse, buna ‘devam’ mı edelim? Bunların karşısında durmayacak mıyız? Öyleyse bu adımı hep beraber atmamız gerekiyor. Şu anda yaptığımız da budur. İsrail acımasız bir şekilde bu katliamlarına devam ediyor. İsrail bu katliamlarına devam ederken özellikle de Amerika’nın duruşu bizleri ciddi manada üzmektedir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir gazetecinin, “Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala’nın davalarına” ilişkin sorusuna da şu cevabı verdi: “Türkiye bir hukuk devletidir. Bu hukuk devletinin içerisinde biliyorsunuz kararları yargı verir. Bu verdiğiniz isimlerle ilgili olarak da hukuk devletindeki yargımız kararını vermiş ve bu kararlar çerçevesinde, bu örneğin bir tanesi bu isimlerden yani 100 kişiyi aşkın gencin ölümüne neden olmuş, aynı şekilde birçok terör estirmek suretiyle ülkemizin güneydoğu bölgesinde maalesef ölümlere neden olmuşlar. Şu anda sizlerin bu soruları sorması bizi düşündürüyor? Hele hele bir basın mensubunun kalkıp bu teröristleri böyle savunmuş olması bizi ciddi manada üzmektedir. Başını sallama, ben sallamıyorum. Bak ben dimdik çalışmama devam ediyorum. Her zaman için, bu Osman Kavala olur, Selahattin Demirtaş olur, kim olursa olsun, yasalar ne diyorsa, yasaların dediğini biz yerine getiririz. Hukuk neyi emrediyorsa, hukukun emrettiğini bizler yerine getiririz ve yapılan iş budur. Siz tabii Türkiye’de yaşamıyorsunuz herhalde. Biz Türkiye’de yaşıyoruz ve bu ciddi manada bölgedeki huzurun temini için attığımız adımlardır ve bundan sonra da böyle yürüyecektir.”

İSPANYA BAŞBAKANI SANCHEZ: “DİĞER AVRUPA ÜLKELERİNE DE FİLİSTİN’İ TANIMALARI ÇAĞRISINDA BULUNUYORUZ”

İspanya Başbakanı Sanchez, Filistin’de yaşananlarla ilgili bir soru üzerine, Filistin’in tanınmasının bölgede kalıcı barışın sağlanması için tek çözüm yolu olduğunu ifade ederek, Norveç ve İrlanda ile Filistin devletini tanıma kararı aldıklarını, sonrasında Slovenya’nın da kendilerine katıldığını hatırlatarak, “Diğer Avrupa ülkelerine de Filistin’i tanımaları çağrısında bulunuyoruz, tek çıkış yolu bu. Uluslararası camianın da bu konuda adım atması gerekiyor” dedi.

İspanya Başbakanı Sanchez, Türkiye ile Gazze konusunda aynı fikirlere sahip olduklarını ve iş birliğine devam edeceklerini kaydederek, “(Gazze’de) Kan dökülmesini durdurmak için elimizden geleni yapmamız gerekiyor. Sayın Erdoğan da aynı şeyi yapıyor, aynı yönde hareket ediyoruz” diye konuştu.

HABER BURADA

DÜNYA

seers cmp badge