Connect with us

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Adalet, mülkün temeli olduğu kadar sosyal barışın, refahın, istikrarın, kalkınma ve büyümenin de lokomotifidir”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 24. Dönem Adli Yargı Hâkim ve Cumhuriyet Savcıları Kura Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Adalet, mülkün temeli olduğu kadar sosyal barışın, refahın, istikrarın, kalkınma ve büyümenin de lokomotifidir. Temel hak ve özgürlüklerin teminat altına alınmadığı, adaletin sağlanmadığı, adalete güvenin zedelendiği bir toplumda, siyasi iradenin ekonomik kalkınma ve ilerleme yönünde yapacağı hamleler de eksik kalmaya mahkûmdur” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen 24. Dönem Adli Yargı Hâkim ve Cumhuriyet Savcıları Kura Töreni’ne katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmada görevlerine başlayacak bin 8 adli yargı hâkimi ve cumhuriyet savcısı ile yedi idari yargı hâkimini tebrik etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, hâkim ve savcı adayları arasında kadınların, başarılarıyla öne çıktığını gördüklerini belirtti.

Mesleki eğitim süreçlerini birincilikle bitiren kadın hâkim ve cumhuriyet savcılarını tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şu an ülkemiz genelinde 21 bin 844 hâkim ve savcı görev yapmaktadır. Bugünkü kura törenimizde inşallah bu sayıyı 22 bin 859’a yükseltmiş olacağız. Bu vesileyle altı sene önce teröristler tarafından makamında kalleşçe şehit edilen Cumhuriyet savcımız Mehmet Selim Kiraz başta olmak üzere adaletin tecellisi uğrunda çalışırken vefat eden, şehit düşen yargı mensuplarına Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Buradaki her bir kardeşimin şehit Mehmet Selim Kiraz’dan aldığı adalet sancağını çok daha yukarılara taşımak için gayret göstereceğine inanıyorum. Biz de bu süreçte hiçbir sıkıntı yaşamadan görevinizi en iyi şekilde yapabilmeniz için sizlere gereken her türlü desteği vermeye devam edeceğiz.”

“ADALET TERAZİSİNİN DOĞRU TARTMASI KADAR ADALETİN GECİKMEMESİ DE ÖNEMLİDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 19 yılda bu amaç doğrultusunda adliye kapısını adaletin kapısı hâline getirmek için tarihî nitelikte birçok adım attıklarını söyledi.

İktidara geldiklerine 9 bin 349 olan hâkim savcı sayısını neredeyse 2,5 kat artırarak mahkemelerin yükünü hafiflettiklerini, aynı şekilde mahkeme sayısını adli yargıda yüzde 84, idari yargıda yüzde 38 çoğaltarak yargı süreçlerini hem basitleştirdiklerini hem de hızlandırdıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, infaz koruma memurlarının yıpranma paylarından mübaşirlerin genel idare hizmeti almasına, hâkim ve savcıların özlük haklarından çalışma şartlarına kadar her alanda önemli iyileştirmelere gittiklerini anımsattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, yargı mensuplarının görevlerini huzur ve güven içinde yapabilmelerini temin için hiçbir fedakârlıktan kaçınmadıklarını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Adalet, mülkün temeli olduğu kadar sosyal barışın, refahın, istikrarın, kalkınma ve büyümenin de lokomotifidir. Temel hak ve özgürlüklerin teminat altına alınmadığı, adaletin sağlanmadığı, adalete güvenin zedelendiği bir toplumda, siyasi iradenin ekonomik kalkınma ve ilerleme yönünde yapacağı hamleler de eksik kalmaya mahkûmdur. Suriye başta olmak üzere yakın coğrafyamızda yaşanan müessif hadiseler adaleti, temel hak ve özgürlükleri, hukuku ve insani değerleri hiçe sayan ülkelerin ayakta kalamayacaklarını acı bir şekilde göstermiştir. Adalet terazisinin doğru tartması kadar adaletin gecikmemesi de önemlidir. Hep söylediğimiz gibi geciken adalet, adalet değildir. Bu ilkeden hareketle göreve geldiğimizden beri adalet mekanizmalarının etkin çalışması ve adalet sisteminin hızlı işlemesi için çaba harcıyoruz.”

“ADALET HİZMETLERİNİN, MEHABETİNE UYGUN ALANLARDA YÜRÜTÜLMESİNİ SAĞLADIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, adalet kurumlarının modern ve fonksiyonel mekânlara kavuşturulmasına ayrıca önem ve öncelik verdiklerini dile getirdi. Türk adaletine, hâkimlere, savcılara, avukatlara, o kurumlarda görev yapan insanlara yakışır adalet sarayları inşa ettiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “2002 yılından bu yana inşa ettiğimiz modern 275 adalet hizmet binasıyla, adliyelerimizin altyapı eksikleriyle adalet hizmeti veren kapalı alan miktarı 2002 yılında yalnızca 569 bin metrekareyken bugün bu rakamı 5 milyon 609 bin metrekareye çıkardık. Hâkim ve savcılarımızı, merdiven altlarında kurulan masalarda adalet dağıtmak gibi utanç sahnelerinden kurtararak adalet hizmetlerinin, mehabetine uygun alanlarda yürütülmesini sağladık. Son olarak adli yıl açılış programında 10 bloktan oluşan 422 bin metrekare kapalı alana sahip yeni Yargıtay binamızı törenle hizmete aldık. Böylece Ankara’da altı ayrı binaya bölünmüş olan Yargıtay’ı tek çatı altında toplayarak kurumun işleyişindeki vakit ve kalite kaybının önüne geçtik. Başkentimize de şanıyla, ismiyle, tarihiyle mütenasip model bir adliye binası kazandırmak için çalışmalarımız devam ediyor. Yaklaşık 700 bin metrekare kapalı alana sahip olacak bu binanın hazırlıkları Adalet Bakanlığımız ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız tarafından yürütülmektedir. İnşallah 2021 yılı bitmeden yeni adliye binamızın temelini atmayı planlıyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, adaletin tecellisi ve hakkın yerini bulabilmesi için sağlıklı bir çalışma ortamının öneminin tartışma götürmeyeceğini aktardı. Ancak sadece modern ve ihtişamlı binalar yapmakla adaletin tesis edilemeyeceğinin bir gerçek olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Adalet terazisindeki mizanın bozulmaması için temel şart; güçlü, tarafsız, bağımsız ve uluslararası normları özümsemiş bir hukuk sisteminin varlığıdır” görüşünü paylaştı.

Türk hukuk sisteminin en büyük açmazının, neredeyse her on yılda bir antidemokratik bir müdahaleye maruz kalması olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aynı şekilde yargı camiamız da uzun yıllar boyu ya vesayetçilerin ya da halka rağmen halkçılık yapan jakoben zihniyetin tasallutu altında kalmıştır. Öyle ki bu ülke, sadece belli siyasi görüşe ve meşrebe mensup hâkim ve savcı almakla övünen adalet bakanları görmüştür. Güya adaleti tesis etmek adına bir sağdan bir soldan gençlerin darağacına gönderildiği günler, dönemler yaşadık” diye konuştu.

“YÜZ KIZARTICI DURUMLARA ŞAHİTLİK ETTİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Uyduruk davalarla başbakan ve bakanların yargılandığı, şehit edildiği, yüz kızartıcı durumlara şahitlik ettik. Darbeciler karşısında selam duran, darbecileri ayakta alkışlayan, vesayetçilerin önüne cüppesini seren sözde yargı mensupları gördük. Son 19 yılda, bir taraftan mevzuatımızdaki vesayet kalıntılarını temizlerken, diğer taraftan Türk yargısına musallat olan işte bu zihniyete karşı da amansız bir mücadele yürüttük. Haksız ithamlara ve eleştirilere rağmen 2002’den bu yana ülkemizde adaleti hâkim kılmak, insan hakları ve demokrasi standartlarını yükseltmek için reform irademizi daima canlı tuttuk. Türkiye’yi sadece ekonomide ve demokraside değil aynı zamanda temel hak ve özgürlükler alanında da büyütmenin çabası içinde olduk. Kamuoyumuzla paylaştığımız Yargı Reformu Strateji Belgesi ile İnsan Hakları Eylem Planı, reform irademizin en son örnekleridir. Bu iki belge, Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına yürürken hukuk ve demokrasi alalında yol haritamızı oluşturmaktadır.”

Yargı Reformu Strateji Belgesi’nin vizyonunu, güven veren ve erişilebilir bir adalet sistemi olarak belirlediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, İnsan Hakları Eylem Planı’nda da özgür birey, güçlü toplum ve daha demokratik bir Türkiye perspektifini ortaya koyduklarını dile getirdi.

“ELEKTRONİK DURUŞMA UYGULAMASINI YARGININ HİZMETİNE SUNDUK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sahadan gelen taleplerle vatandaşların ihtiyaç ve beklentileri doğrultusunda yargı paketlerini hızla hayata geçirdiklerini bildirdi.

Birinci yargı paketinde hak ve özgürlükleri koruyan ve güçlendiren bir yaklaşımla ceza muhakemesinde ciddi değişiklikler yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Özellikle ifade özgürlüğünü ilgilendiren konularda hak arama yollarını genişlettik. Seri muhakeme ve basit yargılama gibi işi kolay kılan, zahmetsiz ve adil şekilde çözen usulleri hukuk sistemimize kazandırdık. İkinci yargı paketinde, infaz sistemimizin iyileştirme ve topluma yeniden kazandırma işlevini insan odaklı bir anlayışla güçlendirdik. İnfaz hâkimliği kurumunu, sistemin merkezine koyarak bu mekanizmayı daha etkin ve infazın ıslah amacına uygun hâle getirdik. Üçüncü yargı paketinde, özel hukuk alanında sadeleştirici ve hızlandırıcı yenilikleri hayata geçirdik. Elektronik duruşma uygulamasını yargının hizmetine sunduk. Özellikle salgın sürecinde hem yargı camiamız hem de vatandaşlarımız, bu uygulamadan büyük fayda sağladı.”

“İCRA KONULARINI, AİLE HUKUKU ALANINDA ÇOCUKLA KİŞİSEL İLİŞKİ KURULMASINDAN ÇIKARACAĞIZ”

Geçen adli yılın sonunda kanunlaşan dördüncü yargı paketiyle de mağdur odaklı adalet anlayışını ortaya koyan yeniliklere imza attıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsanımızın masumiyet karinesini, lekelenmeme hakkını güçlendiren adli araçları sisteme kazandırdık. Yine bu paketle, vatandaşlarımızın idari makamlara yaptıkları başvurulara, idarenin cevap süresini 60 günden 30 güne indirdik” açıklamasında bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hukukun, insanının hayatında zorlaştırıcı değil kolaylaştırıcı, yük olan değil yük alan bir rol üstlenmesini istediklerinin altını çizdi.

Reform adımlarının gerisindeki temel yaklaşımın, çözüm odaklı bir şekilde yargıda iş ve işlem kolaylığı sağlanması olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu bakımdan reform kavramı bizim için siyasetin ve vatandaşımıza hizmet etmenin en önemli araçlarından biridir” görüşünü paylaştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin adalet ve kalkınma başarısının sırrı, devletin milletle beraber yol yürümesi, yol boyunca da kendini sürekli olarak yenileyebilmesidir” dedi.

Dünyada devlet ve birey ilişkisinin köklü şekilde değiştiğini, Türkiye’de de hemen her alanda büyük bir zihniyet devriminin yaşandığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Elbette siyaset gibi yargının da bu değişime bigâne kalması düşünülemez. Adalet sisteminin işleyişini güçlendirmek, yargıya ve kararlarına güveni en üst düzeye çıkarmak, önümüzdeki dönemde de önceliğimiz olacaktır. Meclisimizin iradesine sunacağımız yeni yargı paketlerinde, değişen şartlara göre ortaya çıkan ihtiyaçları, talepleri ve beklentileri, kolaylaştırıcı bir yaklaşımla karşılamayı esas alacağız. Bu adli yılda da mağdur odaklı adalet hizmetlerinde, gerek mevzuat, gerekse idari faaliyetler açısından çalışmalarımızı en üst seviyeye çıkaracak bu tür düzenlemeleri hayata geçirmeyi planlıyoruz. Örneğin, icra konularını, aile hukuku alanında çocukla kişisel ilişki kurulmasından tamamen çıkaracağız. Bunun yerine mağdur hizmetleri mekanizmasını tesis ederek çocuğun üstün yararını hâkim kılacağız. Yine vatandaşımızın kamu kurumlarıyla olan işlerinde öngörülebilirlik ve hukuk güvenliğini artıracak yeni adımlar atacağız. Bu kapsamda idari sulh usulü sistemini rahatlatacak bir yeniliğimiz olacak. Vatandaşımızın kamu ile uyuşmazlıklarında mahkeme mahkeme dolaşmadan dilekçeler, dosyalar, başvurular arasında vakit kaybetmeden hakkına kavuşmasını istiyoruz. Yakında her ilde sulh komisyonlarını devreye alıyoruz. Böylece yargının iş yükünü düşüren bir çözüm yolunu daha hukuk sistemimize kazandırmayı hedefliyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir hâkime düşen yıllık dosya sayısının adli yargıda 709, idari yargıda 408 olduğunu aktararak, yargıdaki iş yükünün son 10 yılda yüzde 38 oranında azaldığını, bunu daha da aşağı çekecek alternatifler geliştireceklerini belirtti.

HÂKİM VE SAVCI YARDIMCILIĞI MÜESSESESİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir başka yeniliğimiz de özellikle bu salonu dolduran genç arkadaşlarımızı ilgilendiren hâkim savcı yardımcılığı müessesesidir. Bu kurumu da yeni adli yılda milletimizin hizmetine sunacağız. Böylece yargı mensubunun mesleğe daha tecrübeli, bilgili ve tam anlamıyla başlamasını amaçlıyoruz” ifadesini kullandı.

Coğrafi teminat, tayin, terfi ve atama usulleri gibi konuları da hâkimlik teminatını güçlendiren bir anlayışla ele alacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm bu yapılanların hedefine ulaşmasının ancak nitelikli, çalışkan, mesleğine âşık insan kaynağıyla mümkün olduğunu söyledi.

Hâkim ve savcı adaylarına tavsiyelerde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Donanımınızı sürekli artırmanız, yorulmadan okumanız, teoriyi ve pratiği yakından takip etmeniz, adına karar vereceğiniz bu millete olan borcunuzdur. Bu uğurda belki deyim yerindeyse çok mürekkep yalayacaksınız ama insanımızın yüzünde belirecek minnet duygusu, eminim tüm yorgunluğunuzu alacaktır. Annelerinizi, babalarınızı ne denli mutlu edeceğinizi özellikle hatırlayın” diye konuştu.

Öğrenmenin ve ilerlemenin temel şartı olan “mürekkep yalamak” deyiminin kaynağını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Eskiden hattatların hat yazarken kullandıkları ‘is’ mürekkebinin silinmesini sağlayan tek şey insan tükürüğüymüş. Dolayısıyla hattatlar yazarken hata yaptıklarında yanlışları o mürekkebi yalayarak silerler, sonra da düzeltirlermiş. ‘Çok mürekkep yalamak’ deyimi işte buradan geliyor. Yani çok mürekkep yalamış kişi hatasız değil, bilakis hatalarını en aza indirmenin arayışını hiç bırakmamış, en doğrusunu, en iyisini bulmak için bir ömür çaba sarf etmiş kişidir. Her sosyal uğraş gibi yargılama da beşeri zaaf ve hatalarla yüklü kişilerce yapılmaktadır. Adil olmak ve adil görünmek sorumluluğunuza gölge düşürmeyen hatalar, mesleki tecrübeye katkı sağlayacak bir ders, yeni bir bakış açısı kazanmak için fırsat olarak da görülebilir.”

“HÂKİMİN, SAVCININ LİSANI, MAKUL SÜREDE VERECEĞİ ADİL KARARDIR”

Hukuki ve beşeri hataların geri dönüşünün mümkün olduğunu, fakat adalet hatasının telafisinin bulunmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Hayatın her alanındaki tavrınızı, duruşunuzu ve sözünüzü bu çerçevede belirlemelisiniz. Hâkimin, savcının lisanı, makul sürede vereceği adil karardır. Önünüze gelecek her dosyanın içinde en az bir insanın hikâyesi, en az bir insanın istikbali ve kaderi olduğunu asla unutmayın. Vazifenizi icra ederken, hukukun üstünlüğü ilkesine ve masumiyet karinesine lütfen leke sürdürmeyin. İnancı, konumu, kökeni, kimliği ne olursa olsun tek bir vatandaşımızın dahi hakkının, hukukunun yenilmesine kesinlikle rıza göstermeyin. Adaleti sağlamanın ölçüsü, sosyal medyada atıp tutan, gerçek niyeti ve kimliği meçhul kalabalıkların tutumu değil, kanundur, nizamdır, maşeri vicdandır. Vicdanınızla, kararlarınız arasına hiç kimsenin, hiçbir gücün, hiçbir maddi değerin girmesine müsaade etmeyin. İnşallah sizlerin de çabalarıyla adalet sistemimizin işleyişini güçlendirecek, yargıya ve kararlarına güveni en üst düzeye çıkarmaya devam edeceğiz.”

Hâkim ve savcı adaylarına, ülkeye ve millete yapacakları hizmetlerden dolayı teşekkür ederek, kura töreninin hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizin dört bir yanında inşallah sizlerle adaletin çok daha farklı bir şekilde güç bulacağına inanıyorum. Şimdiden yolunuz açık olsun” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hitabının ardından 24. dönem adli yargı hâkim adayları birincileri Şeyma Akgül ve Songül Kaçmaz ile 24. dönem adli yargı cumhuriyet savcısı adayları birincisi Selen Güllü’ye plaketlerini verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın butona basmasının ardından 1015 adayın görev yerleri kura ile belirlendi. Törene, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay ve Adalet Bakanı Abdulhamit Gül de katıldı.

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra kararlarını imzaladı

Yüksek Askerî Şûra (YAŞ) kararları, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından imzalandı.

Toplantı sonrası yapılan açıklamada şu hususlar kaydedildi:

“1. 04 Ağustos 2026 tarihinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN Başkanlığında icra edilen, 2026 yılı Yüksek Askerî Şûra toplantısında, Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli general/amiral ve albaylardan;

a) Bir üst rütbeye yükseltilecekler,

b) Görev süresi uzatılacaklar,

c) Kadrosuzluktan emekliye sevk edileceklerin durumları görüşülerek, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’ın onayı ile karara bağlanmıştır.

  1. 30 Ağustos 2026 tarihinden geçerli olmak üzere;

a) 25 general ve amiral bir üst rütbeye, 69 albay ise general ve amiralliğe yükseltilmiştir.

b) 24 generalin görev süreleri bir yıl, 530 albayın görev süreleri ise iki yıl süre ile uzatılmıştır.

c) 2 general yaş haddi nedeniyle 01 Eylül 2026 tarihinden, 61 general ve amiral kadrosuzluk nedeniyle 30 Ağustos 2026 tarihinden geçerli olarak emekliye sevk edilmiştir.

ç) Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment TATLIOĞLU’nun görev süresinin bir yıl uzatılmasına karar verilmiştir.

d) Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal KADIOĞLU kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edildiğinden, Hava Kuvvetleri Komutanlığına Muharip Hava Kuvveti Komutanı Orgeneral Rafet DALKIRAN atanmıştır.

e) Halen 328 olan general ve amiral sayısı, 30 Ağustos 2026 tarihi itibarıyla 334 olacaktır.

  1. 30 Ağustos 2026 tarihinden geçerli olmak üzere;

a) Hv.K.K.lığından Korgeneral Erdoğan GÜR Orgeneralliğe; K.K.K.lığından Tümgeneraller Burhan AKTAŞ, Ertan İNALTEKİN ve Alparslan KILINÇ Korgeneralliğe; Dz.K.K.lığından Tümamiraller Ramazan ÖZOĞUL ve Erhan AYDIN Koramiralliğe; Hv.K.K.lığından Tümgeneral Kemal TURAN Korgeneralliğe terfi ettirilmişlerdir.

b) K.K.K.lığından Tuğgeneraller Şükrü BİLİR, Mustafa BÜYÜKKÖROĞLU, İsmail ÖZCAN, Şener KOPAL, Ahmet AŞIK, Bülent TANRIVERDİ, Mehmet AÇIK, Mustafa YETER, Coşkun ÇELİK, Ömer Şahin SELVİ, Yüksel KOLCU, İsmail ANALI ve Hakan DURMAZPINAR Tümgeneralliğe; Dz.K.K.lığından Tuğamiraller Erhan AKBAYRAK, Yücel DARCAN, Eren GÜNAY ve Kenan Kaan TÜRKKAN Tümamiralliğe; Hv.K.K.lığından Tuğgeneral Cihangir Kemal YÜZÇELİK Tümgeneralliğe terfi ettirilmişlerdir.

4) Bir üst rütbeye yükselen, görev süreleri uzatılan general, amiral ve albayların yeni rütbe ve görevlerinin Milletimize, Devletimize, Silahlı Kuvvetlerimize ve ailelerine hayırlı olmasını dileriz.

5) Büyük bir özveri ve onurla görev sürelerini tamamlayarak emekliye ayrılacak olan general, amiral ve albaylara hizmetlerinden dolayı teşekkür eder, hayatlarının yeni dönemlerinde, kendilerine ve ailelerine mutluluk ve esenlikler temenni ederiz.”

HABER BURADA

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra üyeleriyle birlikte Anıtkabir’i ziyaret etti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra (YAŞ) Toplantısı öncesinde, YAŞ üyeleriyle birlikte Anıtkabir’i ziyaret etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Aslanlı Yol’un başındaki yerini almasının ardından başlayan törene, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu ve Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ay yıldız motifli çelengi Atatürk’ün mozolesine bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığındaki heyet, mozoleye çıkan merdivenin önünde fotoğraf çektirdikten sonra Misak-ı Millî Kulesi’ne geçti.

Burada Anıtkabir Özel Defteri’ni imzalayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, deftere şunları yazdı: “Aziz Atatürk,

2026 yılı Yüksek Askerî Şûra Toplantısı öncesinde Şûra üyeleri olarak bugün bir kez daha huzurlarınızdayız. Zatıalinizle birlikte Malazgirt Zaferimizden bu yana yaklaşık bin yıldır vatanımız olan bu topraklarda şanlı bayrağımızın gururla dalgalanması ve milletimizin özgürce yaşaması için can veren tüm kahramanlarımızı rahmetle yâd ediyoruz.

Bölgemizde çatışmaların ve gerilimlerin tırmandığı bir dönemde icra ettiğimiz Şura toplantımızın ülkemiz, milletimiz ve Türk Silahlı Kuvvetlerimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyoruz. Yüksek disiplini, üstün görev bilinci, milli iradeye bağlılığı ve artan caydırıcılığıyla Türk Silahlı Kuvvetlerimiz içinden geçtiğimiz zorlu konjonktürde milletimizin güven kaynağı olmayı sürdürmektedir.

Ruhun şad olsun.”

HABER BURADA

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bölgemizin kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Başbakanı ez-Zeydi ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bölgemizin artık savaş, terör ve çatışmayla değil; kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin ve terörsüz bölge vizyonumuzun gerçeğe dönüşmesi için Iraklı kardeşlerimizle yakın diyalog hâlindeyiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi ile gerçekleştirdiği görüşmelerin ve imzalanan anlaşmaların ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek, açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Başbakanı ez-Zeydi’yi bölgenin içinden geçtiği zorlu dönemde üstlendiği görev için tekrar tebrik etti. Eski Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani ile de ilişkileri kurumsal temelde güçlendirmeye matuf stratejik adımlar attıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yakaladıkları bu ivmeyi Irak Başbakanı ez-Zeydi ile daha ileri noktalara taşıyacaklarına inandıklarını belirterek, Türkiye olarak Irak Başbakanı ez-Zeydi’ye ihtiyaç duyduğu her alanda destek vermeye hazır olduklarını bildirdi.

Bu kardeşlik zemini temelinde ilişkileri kapsamlı şekilde değerlendirdiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İran, Suriye ve Filistin başta olmak üzere bölgesel gelişmeler hakkında fikir teatisinde bulunduk. İlişkilerimizi daha da ileri taşıyacak belgeleri huzurlarımızda az önce imzaladık” diye konuştu.

“IRAK’IN HUZUR VE İSTİKRARINI ÜLKEMİZİN DURUMUNDAN AYRI TUTMADIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin yanı başındaki savaş ortamının etkisiyle görüşmelerde güvenlik, terörle mücadele, enerji ve ulaştırma konularının bir hayli yer tuttuğunu ifade ederek, şunları kaydetti: “Komşumuz Irak, maalesef bu savaş ve istikrarsızlık ortamından en çok etkilenen ülkelerden biridir. Biz, geçmişten bu yana Irak’ın huzur ve istikrarını ülkemizin durumundan ayrı tutmadık, tutmayız. Bölgemizin artık savaş, terör ve çatışmayla değil, kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin ve terörsüz bölge vizyonumuzun gerçeğe dönüşmesi için Iraklı kardeşlerimizle yakın diyalog hâlindeyiz. İnşallah her iki ülkeye de ağır bedeller ödeten bu meseleyi kalıcı olarak gündemimizden çıkartacağız. Öte yandan, Irak’ın ihtiyaç duyduğu savunma sanayi ürünlerinin tedariki noktasında da üzerimize düşeni yapmaya hazırız.”

“HEDEFİMİZ, EN YAKIN ZAMANDA KAPSAMLI ENERJİ İŞ BİRLİĞİ ANLAŞMASI İMZALANMASIDIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu savaş ortamının kendilerini sadece savunma konusunda değil, enerji ve ulaştırma alanlarında iş birliklerini derinleştirmeye sevk ettiğine dikkati çekti.

“Körfez bölgesinin dünya ile bağlantısının Irak üzerinden sağlanmasını esas alan Kalkınma Yolu Projesi’nin mevcut gelişmeler karşısında her zamankinden daha önemli hâle geldiğini görüyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu konuda Sayın Başbakan’ın da güçlü bir iradeye sahip olduğunu memnuniyetle müşahede ettim. İş birliğimizin bir diğer önemli başlığı enerjidir. Türkiye-Irak Ham Petrol Boru Hattı Anlaşması dün itibarıyla sona erdi. Şimdi hedefimiz, en yakın zamanda iki tarafın da faydasına olacak kapsamlı enerji iş birliği anlaşması imzalanmasıdır. British Petrol’ün operatörlüğünü yürüttüğü Kerkük üretim sahasında Türkiye Petrollerine ortaklık verilmiştir. Bugün imzalanan anlaşma, enerji alanındaki ortaklık açısından tarihî bir adım olmuştur.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iklim değişikliğinden etkilenen iki komşu ülke olarak suyun sürdürülebilir kullanımına yönelik iş birliğinin ilerletilmesi yönündeki iradelerinin tam olduğunu söyledi.

Bu noktada Türkiye olarak üzerlerine düşeni yaptıklarını, su konusunu akılcı, bilimsel ve insani temelde daimî bir iş birliği alanı olarak gördüklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Irak ile geçtiğimiz yıl 17 milyar dolara yaklaşan ticaret hacmimizi çok daha ileri seviyelere taşımayı istiyoruz. Bu çerçevede Sayın Başbakan’ın heyetindeki bakanların, iş insanlarımız, müteahhitlerimiz ve yatırımcılarımızdan oluşan geniş bir heyetle bir araya gelmesini de son derece önemli bulduğumu ifade etmek istiyorum.” şeklinde konuştu.

“IRAK’TAN 1 MİLYON VARİL PETROL İHTİYACIMIZI KARŞILAR”

Irak Başbakanı ez-Zeydi ile güncel bölgesel gelişmeler hakkındaki görüşlerinin büyük ölçüde benzer olduğunu memnuniyetle müşahede ettiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak’ın bölgesiyle bütünleşmesine yönelik çabaları ve bilhassa Suriye ile temaslarını yapıcı adımlar olarak görüp desteklediklerini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak’ın beşerî zenginliğinin vazgeçilmez bir parçası olan ve aralarındaki kardeşliğin en sağlam dayanağını teşkil eden Irak Türkmenlerine Irak Başbakanı ez-Zeydi’nin de hassasiyetle yaklaştığını gördüğünü ifade ederek, “Heyetinde, Irak Türkmen Cephesi Genel Başkanı ve Kerkük Valisi Selman Ağaoğlu kardeşimize yer vermesini özellikle anlamlı buluyorum. Sayın Zeydi’ye ziyaretleri için bir kez daha teşekkür ediyor, istişarelerimizin ve aldığımız kararların hayırlara vesile olmasını diliyorum” dedi.

Irak Başbakanı ez-Zeydi’nin konuşmasında “Türkiye’ye günde 1 milyon varil biz petrol verebiliriz” dediğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Başka yere diyor muhtaç olmayın. 1 milyon varil. Evet Sayın Bakan, sağa sola muhtaç olmaya gerek yok. Hemen komşumuz Irak’tan inşallah 1 milyon varil petrolü buraya transfer ettik mi ihtiyacımızı karşılar” değerlendirmesinde bulundu.

IRAK BAŞBAKANI EZ-ZEYDİ: “BU ZİYARETİMİZ ASIRLAR ÖNCESİNE DAYANAN İLİŞKİLERİMİZİN PEKİŞTİRİLMESİNİN BİR NİŞANESİDİR”

Irak Başbakanı ez-Zeydi, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bir araya gelmekten ve Türkiye ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Irak Başbakanı ez-Zeydi, “Bizim bu ziyaretimiz protokol icabı değil, asırlar öncesine dayanan ilişkilerimizin pekiştirilmesinin bir nişanesidir” dedi.

Irak Başbakanı ez-Zeydi, iki ülkenin aynı coğrafyayı, uygarlığı ve su kaynaklarını paylaştığına işaret ederek görüşmelerde enerji, ulaştırma, eğitim, su ve diğer birçok konunun ele alındığını belirtti.

Türkiye ile Irak arasındaki ilişkilere dair Irak Başbakanı ez-Zeydi, “Bu ilişkilerin daha da yüceltilmesi, güçlendirilmesi için çalışıyoruz. Kardeşlik içerisinde bir ortaklık arzu ediyoruz ve özellikle Kalkınma Yolu Projesi üzerinde çalışıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı’yla (görüşmede) dedim ki: ‘Bize aslında coğrafya doğal olarak iki nehir vermiş. Biz üçüncü nehrin de artık ekonomi nehri olmasını istiyoruz.’ Ve bu da tabii ki Kalkınma Yolu’dur” diye konuştu.

Irak Başbakanı ez-Zeydi, Türkiye ve Irak’ın Doğu ile Batı’nın birbirine bağlanmasını sağlayacağına dikkati çekerek “Irak ile Türkiye arasındaki ilişkiler daha da ileri gidecektir. Ekonomik kaynaklarımızı da yücelteceğiz, büyüteceğiz, enerji alanında da daha fazla petrol pompalayacağız” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Yani günde 1 milyon varil biz Türkiye’ye petrol verebiliriz diyor” ifadeleri üzerine Irak Başbakanı ez-Zeydi, “Evet doğru, 1 milyon” dedi.

TÜRKİYE İLE IRAK ARASINDA İMZALANAN ANLAŞMALAR

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Irak Başbakanı ez-Zeydi’nin huzurunda, iki ülke arasında beş anlaşma imzalandı.

Bu kapsamda, “Eğitim ve Akademik İşbirliği Mutabakat Muhtırası”, Polis Akademisi Başkanı Murat Balcı ile Irak Başbakanı ve Silahlı Kuvvetler Komutanı Özel Kalem Müdürü General Abdulemir Şammari tarafından imzalandı.

“Gençlik ve Spor Alanlarında Mutabakat Zaptı”na, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ile Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin imza attı.

“Sınai Mülkiyet Alanında İşbirliği Mutabakat Zaptı”na ise Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile Irak Maliye Bakanı Falih Sari tarafından imzalandı.

“Fişhabur-Ovaköy Sınır Kapısı Üzerinden Demiryolu ve Karayolu Taşımacılığına İlişkin Mutabakat Zaptı” ile “Doğal Kaynaklar Karşılığında Irak Cumhuriyeti İçerisinde Ulaştırma Altyapısının Geliştirilmesine İlişkin Çerçeve Mutabakat Zaptı” da Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ve Irak Ulaştırma Bakanı Veheb Selman Muhammed tarafından imzalandı.

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

HABER BURADA

DÜNYA

seers cmp badge