Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adana mitinginde yaptığı konuşmada, “Uluslararası arenada ülkemizin hak ve hukukunu, devletimizin çıkarlarını, milletimizin onurunu kararlılıkla savunduk, savunuyoruz. Uluslararası siyaseti takip eden herkes şu gerçeği artık kabulleniyor: Türkiye, sadece bölgesel bir güç olmaktan çıkıp, küresel bir güç olma yolunda emin adımlarla ilerliyor” dedi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstasyon Meydanı’nda düzenlenen Adana mitingine katılarak bir konuşma yaptı.
Alandakileri “Sordum, sual ettim elden, obadan. Nicedir bilirim hâlin Adana. Bu güzellik sana Kadir Mevla’dan, şekerden tatlıdır dilin Adana” diyerek selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Emeğin ve bereketin şehri, gadasını aldığım Adana’da sizlerle birlikte olmaktan memnuniyet duyuyorum” ifadelerini kullandı.
Karacaoğlan’ın “Ak göğsün üstünde çakır dikeni, bitmeyince gönül yardan ayrılmaz” dizelerini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ten canda durdukça bizim de gönlümüz Adana’dan ayrılmaz. ‘Adanalıyık, Allah’ın adamıyık’ şiarıyla, hasbiliğin, harbiliğin, delikanlılığın kitabını yazan Adana, bugün bir başka güzel. Fedakârlığı ve vefakârlığı baş tacı bilen, ağzı dualı büyüklerimizin şehri Adana’yı, Türkiye Yüzyılı vizyonumuzun lokomotif şehri olarak görüyoruz. ‘Yüce dağdan aşan yollar bizimdir.’ diyerek gök kubbeyi millî sesimizle çınlatan, gönül tellerimizi titreten deyişleriyle Toroslar’ı ve Çukurova’yı vatan yapan âşıkların şehrine de böylesi yakışır.”
“ADANA’NIN YOLDAŞLIĞIYLA İFTİHAR EDİYORUZ”
Konuşmasının bu bölümünde alandakilerin “Doğum gününüz kutlu olsun” sözleri üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sağ olun. Bir yaş daha büyüdük” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Türkülerine kadar yansıyan, dosta düşmana karşı vakur duruşuna meftun olduğumuz Adana’nın yoldaşlığıyla iftihar ediyoruz. 31 Mart’ta Cumhur İttifakı’na verdiği destekle Adana, inşallah yeni bir destan yazacak. Şöyle dedim: Bana bir resmî rakamı alın, bakalım meydanda durum ne? Ve rakamı aldım. Şu anda Adana’da meydanda 75 bin kişi var. Adana’nın gerçek belediyeciliğe olan hasretini dindirmeye az kaldı. Hazır mıyız? Artık Adana’yı bu malum ellerden almaya hazır mıyız? Bu vesileyle geçtiğimiz mayıs ayındaki seçimlerde şahsımıza ve Cumhur İttifakı’na verdiğiniz destek için sizlere teşekkür ediyorum. Tabii bu seçimlerde aldığımız yüzde 45 civarındaki oy oranı, Adana’yla aramızdaki güçlü sevgi bağını yansıtmaktan çok uzak. Biz, bunu arzu ettiğimiz seviyeye taşımak istiyoruz. 31 Mart’ı da bunun için bir fırsat olarak görüyoruz. Allah’ın izniyle Adana, 31 Mart’ta sandık patlatarak gerçek potansiyelini ortaya çıkartacaktır. Buna hazır mıyız? Kendi seçmenleri başta olmak üzere milleti ‘tıpış tıpış’ sandığa gidip oy verecek bir mecburiyet cenderesine sıkıştırmak isteyenlere günlerini göstereceğinize ben inanıyorum.”
Alandakilere, “Adana, böyle artistliklere eyvallah eder mi?” diye soran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Adana, kendi iradesini çantada keklik kabul edenlere yol verir mi? Adana, eser ve hizmet nasipsizlerini sırtında taşır mı? Allah’ınıza kurban sizin” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları dile getirdi: “İşte CHP başta olmak üzere muhalefetin hâlini görüyorsunuz. Parti içindeki iktidar kavgalarından başlarını kaldıramıyorlar. Birbirleriyle uğraşmaktan, birbirleriyle didişmekten fırsat bulamadıkları için başka bir konuyla ilgilenemeyecek durumdalar. Adanalı kardeşlerime soruyorum, bunların yasak savma kabilinden ettikleri üç beş laf dışında ülkenin herhangi bir derdiyle gerçekten dertlenmediklerini görüyoruz. Aynı şekilde şehirlerimizin, oralarda yaşayan insanlarımızın herhangi bir sıkıntısını çözecek bir projelerini duydunuz mu? Uluslararası meselelerde ilkeli bir duruş sergilediklerine şahit oldunuz mu? Göremezsiniz, duyamazsınız; olamazsınız çünkü yok. Ya bunlar hal çadırını, hastane diye benim Adanalı kardeşlerime yutturmaya çalıştılar. Bunlar bu denli yalancı. Daha kendilerine hayrı olmayanların memlekete, millete hayrının dokunması mümkün mü? Kendi çıkarlarından başka hiçbir şey gözü görmeyenlerin, Adana’nın sorunlarıyla ilgilenmesi beklenir mi? Biz, ‘Türkiye Yüzyılı’ diyoruz. ‘Gerçek belediyecilik’ diyoruz. ‘Hazırız’ diyoruz. ‘Kararlıyız’ diyoruz. Onlar ise kapalı kapılar ardında birbirlerinin kuyusunu kazıyor. Kirli ittifaklarla, hani çay demlersiniz ya, demleniyor. Şaibeli pazarlıklarla seçim kazanma peşinde koşuyorlar.”
“Biliyorsunuz mayıs ayında cumhurbaşkanı adayı olarak milletin önüne çıkardıkları, peşine de 6 tane yardımcı adayı taktıkları bir zat vardı, hatırlıyorsunuz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Seçimde umduklarını bulamayınca tüm suçu cumhurbaşkanı adaylarına yükleyip kendilerini temize çıkardılar” değerlendirmesinde bulundu.
“31 MART’TA GERÇEK BELEDİYECİLİĞİ TERCİH EDİYOR MUYUZ?”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Yere göğe sığdıramadıkları genel başkanlarını partiden öyle bir kazıyıp attılar ki neredeyse kedisi Şero’yu bile kapıdan içeri sokmayacaklar. Hâlbuki seçim gecesi hepsi de ne diyordu? ‘Kazandık, kazanıyoruz.’ Bu nakaratla milletin aklıyla dalga geçiyorlardı. Döktükleri timsah gözyaşlarını saymıyorum. Demek ki mesele, ülke yönetimine talip olma iddiası değilmiş. Mesele sadece kendi partilerinde kimin borusunun öteceği meselesiymiş. CHP yönetimi, sadece bu ülkenin muhalefet enerjisini özellikle sömürüp işe yaramaz hâle getirmekle bile, millet ve tarih nezdinde sigaya çekilmeyi hak ediyor. Şimdi buradan, Adana’dan öyle bir ses verin ki duymayan kulaklar bile duysun. Nasırlaşmış yürekler bile titresin. Hazır mıyız? Adana, Allah’ına kurban Adana. 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için hazır mıyız? 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için kararlı mıyız? 31 Mart’ta gerçek belediyeciliği tercih ediyor muyuz? Bunun için seçim gününe kadar ana kademe, kadın kolları, gençlik kolları, kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Seçim akşamı Adana ile birlikte Türkiye haritasını Cumhur İttifakı’nın renkleriyle boyamaya var mıyız? Rabb’im hepinizden razı olsun.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’yi yuva, vatan ve uğruna şehadeti göze aldıkları biricik sevda olarak gördüklerini ifade ederek, ülkeyi taşıyla, toprağıyla, zorluk ve güzellikleriyle sevdiklerini söyledi.
“ÜLKEMİZİN KRİZLERİN ÇÖZÜMÜNDEKİ KİLİT ROLÜ GİDEREK DAHA FAZLA ANLAŞILIYOR”
İstiklal Marşı’nın “Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda? Şüheda fışkıracak, toprağı sıksan şüheda! Canı, cananı, bütün varımı alsın da Hüda, etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda” dizelerini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “İşte mesele bu. Biz de cennet vatanımız, aziz milletimiz ve istikbalimizin teminatı çocuklarımız için her alanda mücadele ediyoruz. Karşılaştığımız tüm engellere rağmen hamdolsun vatanımıza olan minnet borcumuzu şimdiye kadar layıkıyla ödedik. Milletin sandıkta namusumuza emanet ettiği iradesine hiçbir zaman gölge düşürmedik. Vesayet güçlerinden, envaiçeşit terör örgütüne kadar Türkiye karşıtlarının tamamını Allah’ın yardımı ve milletimizin desteğiyle dize getirdik. 15 Temmuz gecesinde olduğu gibi ülkeyi işgal etme teşebbüsleri karşısında asla geri adım atmadık. Darbe gecesi birileri televizyon karşısında kahvesini yudumlarken, biz milletimizle sırt sırta vererek FETÖ’cü hainlere meydanları dar ettik. Uluslararası arenada ülkemizin hak ve hukukunu, devletimizin çıkarlarını, milletimizin onurunu kararlılıkla savunduk, savunuyoruz. Dış politikada Avrupa’dan ‘aferin’ almaya çalışan değil, dik ve dirayetli duruşuyla tüm dünyada takdir toplayan bir ülke konumundayız. Uluslararası siyaseti takip eden herkes şu gerçeği artık kabulleniyor. Türkiye sadece bölgesel bir güç olmaktan çıkıp küresel bir güç olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Ülkemizin, krizlerin çözümündeki kilit rolü giderek daha fazla anlaşılıyor. Libya’da biz varız. Karabağ’da biz varız. Bütün buralarda Türkiye kardeşleriyle el ele veriyor, omuz omuza veriyor ve bu yolda emin adımlarla yürüyor.”
“ÖZELLİKLE SAVUNMA SANAYİNE AĞIRLIK VERDİK”
Dış politikada Türkiye’nin artan itibarının gerisinde güçlü bir savunma sanayisi olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Savunma sanayinde dışa bağımlılığımız azaldıkça uluslararası arenada etkinliğimiz artmıştır. Göreve geldiğimizde savunma sanayinde yüzde 80 oranında başkalarına muhtaç durumdaydık. Terörle mücadelede kullandığımız silah ve mühimmatların çoğunu yurt dışından temin ediyorduk. Satın aldığımız silahların kontrolü tam olarak bizde bile değildi. Türkiye’ye asla yakışmayan bu tablo karşısında biz ne yaptık? Diğer alanlarla birlikte özellikle savunma sanayine ağırlık verdik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayinde “Böyle gelmiş, böyle gider” diyenlerden olmadıklarını, kolay yerine zor ama Türkiye açısından en hayırlı olanı seçtiklerini belirterek, şunları dile getirdi: “Tabanca, tüfek dâhil güvenlik güçlerimizin kullandığı silahları kendimiz üretmeye başladık. İnsansız hava araçları gibi yeni gelişen teknolojilere büyük yatırımlar yaptık. Bu alanda çalışan firmalarımızı teşvik ettik. İşte bugün 2005’lerde, 2010’larda toprağa diktiğimiz fidanların, Allah’a binlerce kez hamdolsun, meyvelerini topluyoruz. Yıllar önce başlattığımız projeler bugün hepimizin iftihar vesilesi olan uçaklara, tanklara, gemilere, füzelere, roketlere dönüşüyor. Türkiye savunma sanayisi alanında adeta bir destan yazıyor. Dünyanın ilk SİHA gemisi Anadolu’yu geçen sene hizmete aldık. Kendi tasarımımız, millî denizaltımızı inşa etme aşamasındayız. İHA ve SİHA alanında zaten dünyada ilk üç ülkeden biriyiz. Bugün 34 farklı ülkenin semalarını Türk, İHA ve SİHA’ları koruyor. Geçtiğimiz günlerde millî muharip uçağımız KAAN ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştirdi. Böylece 5. nesil uçak üretebilen dünyadaki 4 ülkeden biri olduk. Bu gurur 85 milyon olarak hepimizindir. Milletçe inandık, çalıştık, yılmadık ve hamdolsun başardık.”
“MUHALEFETİN ÖRNEK GÖSTERDİĞİ ÜLKELERDE ‘KAAN’ KONUŞULUYOR”
Savunma sanayi alanındaki başarıların başlangıç olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gelecek yıllarda yapılanların çok daha fazlasını, daha modernini, daha gelişmişini, daha güçlüsünü, daha ilerisini yapacağız” dedi.
Deniz Kuvvetleri Komutanlığının uçak gemisinin bir üst segmentini yapmak için çalışmalar yürüttüğünü bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Biz ‘yaparız’ dedik mi yaparız ve yapacağız. İçimizdeki müzmin muhalifler ve mankurtlar anlamasa da Türkiye’nin nasıl büyük işlere imza attığını dostlarımız ve hasımlarımız çok iyi biliyor. Muhalefetin bize sürekli örnek gösterdiği ülkelerde son dört gündür KAAN konuşuluyor. Türkiye’nin savunma sanayi hamleleri konuşuluyor. Umutlarını Türkiye’ye bağlamış dostlarımız bizim bu başarılarımızla gurur duyarken, elbette rakiplerimiz de endişeye kapılıyor. Daha ne müjdeler vereceğiz inşallah. Öyle garip bir durumla karşı karşıyayız ki bizdeki mankurtlaştırılmış zihinler KAAN’a bakınca kalorifer peteği veya süpürge sapı görüyor. Ama Asya’dan Afrika’ya kadar gönül coğrafyamızdaki 100 milyonlar ise büyüyen, güçlenen, mazlumların umudu hâline gelen bir Türkiye görüyor.”
“31 MART’TA SANDIKLARI PATLATMAMIZ GEREKİYOR”
Türkiye’nin başarılarının kendilerinin azmini artırırken, dost ve kardeş ülkelere de cesaret aşıladığını, özgüven kazandırdığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah bu umutları boşa çıkarmayacağız. Türkiye’yi her alanda güçlendirmeye, kalkındırmaya devam edeceğiz. Bir olarak, iri olarak, diri olarak, kardeş olarak hep birlikte Türkiye olarak ülkemizi hedeflerine ulaştıracağız. Türkiye Yüzyılı şafağı sökerken ecdattan aldığımız emaneti hakkıyla bizden sonraki nesillere teslim etmenin kıvancını yaşayacağız” dedi.
Adana’nın her dönemde yaptığı gibi Türkiye Yüzyılı yürüyüşünün de lokomotifliğini yükleneceğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tabii bunun için 31 Mart’ta sandıkları patlatmamız gerekiyor. Bugün burada sizden bunun sözünü almak istiyorum. Söz mü?” diye sordu. Alandakilerin “söz” demesi üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Benim bildiğim Adanalı delikanlıdır, sözünün eridir, verdiği sözde durur” karşılığını verdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’ye ve şehirlere yeni vizyonlar, hedefler gösterirken, güçlü altyapıya güvendiklerini vurgulayarak, Türkiye’nin 21 yılda nereden nereye geldiğini akıl ve vicdan sahibi herkesin kabul edeceğini söyledi.
Bu anlayışla Adana’ya 21 yılda 279 milyar liralık yatırım yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimde 10 bin 809 yeni derslik inşa ettiklerini, Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesini kurduklarını, gençlik ve sporda 7 bin 959 kişi kapasiteli yüksek öğrenim yurt binaları açtıklarını, 33 bin seyirci kapasiteli stadyumun da aralarında olduğu 55 spor tesisini Adana’ya kazandırdıklarını kaydetti.
“ÇUKUROVA HAVALİMANINI HİZMETE SUNUYORUZ”
Sosyal yardımlarda, Adanalı ihtiyaç sahibi vatandaşlara 20 milyar liralık kaynak aktardıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlıkta toplamda 4 bin 255 yataklı 25 hastane ile 71 sağlık tesisini Adanalıların hizmetine sunduklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adana’yı 1640 yataklı şehir hastanesi ile buluşturduklarını hatırlatarak, Yüreğir’deki 100 yataklı devlet hastanesi ile iki sağlık tesisinin yapımının devam ettiğini aktardı.
TOKİ vasıtasıyla 18 bin 400 konutu tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “6 bin 226 konutun yapımına devam ediyoruz. Kentsel dönüşümde şehrimizde riskli yapı olarak belirlediğimiz 8 bin 873 bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdik. Adana’daki 7 millet bahçesi projemizden üçünü tamamladık, üçünün yapımına, birinin projelendirme çalışmasına devam ediyoruz. Ulaştırmada 249 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol mesafesini 431 kilometreye çıkardık. Adana-Karataş yolunu, Kozan-Feke-Saimbeyli-Tufanbeyli yolunu, Ceyhan-Yumurtalık yolunu, İmamoğlu-Ayrım-Aladağ yolunu ve Kozan ayrımı Mansurlu yolunu bu yıl tamamlıyoruz. Şehirdeki tüm demir yollarıyla birlikte Adana-Mersin demir yolunu da yenileyip ilave hat yaptık, seyahat süresini yarıya indirdik. Mersin, Adana, Osmaniye, Gaziantep hızlı tren hattında çalışmalarımız etap etap sürüyor. Mevcut havalimanımıza ilaveten Çukurova Uluslararası Havalimanı da bu yıl içinde tamamlayıp hizmete sunuyoruz.”
Doğu Akdeniz’in en büyük lojistik üssünü Adana’ya kurarak Türkiye’nin uluslararası taşımacılıktaki kilit rolünü daha da güçlendireceklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adana’ya 11 baraj, 39 sulama tesisi, 10 arazi toplulaştırma projesi, 60 taşkın koruma tesisi, bir gölet ve 28 hidroelektrik santrali kazandırdıklarını aktardı.
Adana’da toplam 15 bin dekar arazinin sulanmasına hizmet edecek 7 barajın inşasının devam ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, kentte 1,3 milyon dekar zirai araziyi sulamaya açarak, çiftçilere yıllık 9,5 milyar lira tutarında zirai gelir artışı sağladıklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, inşaatı süren 12 sulama tesisiyle 535 bin dekar araziyi daha sulamaya açacaklarını dile getirerek, şunları kaydetti: “Adanalı çiftçilerimize 52 milyar liralık tarımsal hibe desteği ve yatırım yaptık. Sanayi ve teknolojide 2 yeni Organize Sanayi Bölgesi, 3 Endüstri Bölgesi, bir Teknokent, 12 araştırma geliştirme merkezi ve 8 tasarım merkezi kurduk. Tarım ve Orman Bakanlığımız eliyle Adana ve Karataş Organize Tarım Bölgelerini hayata geçirdik. Şimdi de şehrimize bir kimya organize sanayi bölgesi kazandırmak için çalışmalara başladık. İstihdamı desteklemek için Adana’daki işverenlere toplam 9 milyar lira tutarında prim teşviki verdik. Enerjide yaklaşık 224 bin abonesi olan şehrimize tüm ilçeleriyle birlikte doğal gaz arzını sağladık. İnşallah 31 Mart’ta Adana’yı Cumhur İttifakı’nın gerçek belediyecilik vizyonuyla buluşturduğumuzda çok daha fazlasını yapacağız.”
Adana ile tüm Türkiye’ye kazandırdıkları bu eserler, hizmetler ve yatırımların kendilerinin referansı olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerin de desteğiyle inşallah Adana’yı yerel yönetimlerde de hak ettiği hizmetlere kavuşturacağımıza inanıyorum. Cumhur İttifakı’mızın büyükşehir ve ilçe belediye başkan adaylarını ben, sizlere emanet ediyorum. Biliyorum ki sizler, bu adaylarımıza sahip çıkacaksınız” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından Adana Büyükşehir ve ilçe belediye başkan adaylarını alfabetik sıraya göre çağırarak tanıttı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, mitingin ardından Adana Valiliğini ziyaret ederek, Adana Valisi Yavuz Selim Köşger’den çalışmaları hakkında bilgi aldı.
“Kanada ile enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi alanlarda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Kanada Başbakanı Carney Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
“Türkiye’nin kılına zarar gelmemesi için gecemizi gündüzümüze katıyoruz”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Muhtarlar Günü Buluşması” programında yaptığı konuşmada, “Hani diyorum ya ‘etrafımız ateş çemberi’ diye. İçinde bulunduğumuz durum tam olarak böyle. Biz işte böyle bir kaos ve kriz ortamında Türkiye’nin kılına zarar gelmemesi için gecemizi gündüzümüze katıyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 19 Ekim Muhtarlar Günü dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen “Muhtarlar Günü Buluşması” programına katılarak bir konuşma yaptı.
Tüm muhtarların 19 Ekim Muhtarlar Günü’nü kutlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhtarları Türkiye ve Türk milleti için ortaya koydukları gayretlerden dolayı tebrik etti.
Muhtarlarla ilk toplantılarını 27 Ocak 2015’te yine aynı salonda yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “O gün 17 ilimizden gelen 409 muhtarımızı burada ağırlamıştık. Ardından düzenli olarak ülkemizin dört bir yanından muhtarlarımızı milletin evinde konuk etmenin sevincini yaşadık. Şimdiye kadar kimi zaman burada, kimi zaman Sergi Salonu’muzda Türkiye’nin bütün vilayetlerinden 40 bini aşkın muhtarımızla bir araya geldik. Gün oldu Türkiye’nin meselelerini istişare ettik. Gün oldu bölgesel ve küresel meseleleri birlikle değerlendirdik. Gün oldu en sıkıntılı zamanlarda kafa kafaya verdik yeni bir yol açtık. Gün oldu milletçe hepimizi sevindiren başarıları birlikte kutladık. Gün oldu dertleştik. Gün oldu birbirimize destek olduk, umut verdik. Ama 12 yıl boyunca demokrasinin uç beyi olan muhtarlar ile şahikası olan Cumhurbaşkanlığı arasındaki o bağı her zaman canlı tuttuk, diri tuttuk. Cumhurbaşkanlığı Külliyesini sadece devletin merkezi değil, milletin evi hâline de getireceğimizin sözünü vermiştik. Şükürler olsun ki millete verdiğimiz diğer sözlerimiz gibi bu sözümüze de sadık kaldık. İşte bugün bir kere daha siz muhtar kardeşlerimizle kucaklaşıyor, ahdimizi ve kavlimizi yeniliyoruz. Rabb’im muhabbetimizi, sevgimizi, dayanışmamızı artırsın.”
“TÜM TÜRKİYE İÇİN, 86 MİLYONUN HER BİR FERDİ İÇİN AŞKLA ÇALIŞACAĞIZ”
Cumhurbaşkanı olarak kendisinin de muhtarlar gibi milletin iradesi ve teveccühüyle bulunduğu makama geldiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu tüm kalbimle ifade etmek isterim ki sizlerle beraber yol yürümekten, sizlerle kardeşlik yapmaktan daha önemli herhangi bir şey olamaz ve Cenabıallah’a bundan dolayı da her zaman hamdediyorum. Rabb’im ömür verdikçe sizlerle yoldaşlık etmeye devam edeceğim. ‘Aşkınan koşan yorulmaz’ diyerek tüm Türkiye için, 86 milyonun her bir ferdi için, yönünü ülkemize çevirmiş tüm mazlumlar ve masumlar için aşkla koşacağız, aşkla çalışacağız” ifadelerini kullandı.
“Ezelden aşığız biz bu millete, Hakk’tan gelir, Hakk’a gider bu sevda. Maya olur Devlet-i Ebed-Müddet’e, Her can, her gönülde tutar bir sevda…” dizelerini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu bitmez sevda Türkiye sevdasıdır. Millete ve memlekete hizmet sevdasıdır. Bu sevda Türkiye Cumhuriyeti’nin istiklal, hürriyet, kalkınma ve adalet mücadelesinin bizatihi kendisidir. İnşallah bu sevda son nefesimizde kalbimizde burcu burcu tütecek, elden ele, gönülden gönüle kutlu bir emanet gibi taşınacaktır. Rabb’im hepimize bu sevdayı layıkıyla taşımayı, bizden sonrakilere de en güzel şekilde devretmeyi nasip etsin. Büyük ve güçlü Türkiye sevdasına gönül veren siz kardeşlerime bir kez daha şükranlarımı sunuyor, bu anlamlı günde bu güzel buluşmaya vesile olan İçişleri Bakanlığımızı içtenlikle tebrik ediyorum.”
“MUHTARLIK MÜESSESESİNİN TÜRK SİYASETİNDE HAK ETTİĞİ SAYGIYI GÖRMESİNDEN MEMNUNİYET DUYUYORUM”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhtarlar ile aralarındaki sarsılmaz bağı anlayamayanların her icraatlarında yaptıkları gibi muhtarlar buluşmalarına da kara çaldığını dile getirerek, şunları kaydetti: “Öyle küçümseyici ifadeler kullandılar ki içlerinde yıllardır biriktirdikleri millî irade hazımsızlığını tüm çirkinliğiyle bir anda ortaya boca ettiler. ‘Muhtar bile olamaz’ diyerek güya bizi aşağıladıklarını zannedenler, benim muhtar kardeşlerime Cumhurbaşkanlığından başlayarak devletin tüm kapılarının açılmasını bir türlü kabullenemediler. Milletin teveccühüne rağmen bizi Başbakanlığa ve Cumhurbaşkanlığına layık görmeyenler, aslında sizi de buralara layık göremediler. Rahatsızlıklarının sebebi bizim burada hasbihal etmemiz asla değildi, rahatsızlıklarının sebebi sizin buraya, kendi evinize gelir gibi gelmenizdir. Rahatsızlıklarının sebebi, tıpkı 90 sene önce Ankara’ya alınmayan Aşık Veysel gibi muhtarlarımızın onlara göre yeterince elit olmamasıydı. Yıllar geçse de birilerinin Anadolu insanına tepeden bakma alışkanlıkları değişmedi. Türkiye’nin değiştiğini, Türkiye’nin eski Türkiye olmadığını kabullenmeye bir türlü yanaşmadılar. Peki, sonuçta ne oldu? İçlerine pek sinmese de kuzu kuzu kabullenmek zorunda kaldılar. Vatandaşın doğrudan oyuyla seçilen, benim demokrasi piramidinin tabanı olarak tarif ettiğim muhtar kardeşlerime saygı duymayı öğrendiler.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, devletin zirvesinin kapıları muhtarlara açıldıkça şehir merkezlerinden köylere kadar bu atmosferin tüm Türkiye sathına yayıldığını belirtti.
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ile birlikte kamu kurumlarının ve belediyelerin kapılarının da muhtarlara ardına kadar açılmaya başladığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu işin sadece yerel düzeyde kalmadığını, Türk siyasetinde buluşmaların dönüştürücü etkisinin olduğunu ve tabiri caizse siyasette “bir muhtar açılımı” yaşandığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Daha önce ‘muhtar’ deyince hafife alanlar, kimi zaman mecburiyetten kimi zaman mahcubiyetten dolayı bizi taklit etmeye, takip etmeye başladılar. Ne kadar samimi olduklarını elbette ölçemeyiz. Ama yine de düne kadar muhtar görünce yollarını değiştirenlerin, şimdilik seçim dönemleriyle sınırlı olsa bile Muhtarlar Buluşması düzenlemesini Türkiye’de millî iradenin güç kazanması, muhalefetin toplumla barışması noktasında kıymetli bir adım olarak görüyoruz. Temennimiz bunun seçimden seçime yapılan taktik bir hamleden ziyade kalıcı bir zihniyet değişimine dönüşmesidir. Şurası da bir gerçek ki taklit her zaman aslını büyütür. İster zoraki ister gönüllü olsun. Onlar bizi taklit ettikçe Allah’ın izniyle biz büyümeye, güçlenmeye devam ederiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarım asra yaklaşan siyasi hayatı boyunca demokrasinin evvelemirde, yerelde başladığına inandığını belirterek, muhtarlık müessesesinin Türk siyasetinde hak ettiği saygıyı görmesinden memnuniyet duyduğunu söyledi.
Bu başarıda naçizane emeğinin olmasından ayrıca memnuniyet duyduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muhtarlar Buluşması’nın sadece tek parti bakiyesi, tepeden inmeci, baskıcı, kibirli zihniyetin geriletilmesinde değil, muhtarların özlük hakları ve çalışma şartlarının iyileştirilmesinde de çok ciddi katkıları olduğunu ifade etti.
Muhtarların vatandaşlara daha iyi hizmet sunabilmesi, görevini daha iyi yerine getirebilmesi için hiçbir fedakârlıktan kaçınmadıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sorun ve önerileri bizzat muhtarlardan dinlediklerini, notları aldıklarını ve gerekli adımları hızlıca attıklarını anlattı.
“19 EKİM’İ MUHTARLAR GÜNÜ İLAN EDEREK 2016 YILINDAN İTİBAREN ÜLKE GENELİNDE KUTLAMAYA BAŞLADIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunların neler olduğunu muhtarların zaten çok iyi bildiğini belirterek, muhtarlar için yapılan çalışmalara ilişkin şunları kaydetti: “Yayımladığımız genelgeyle büyükşehir belediyelerinde muhtarlar işleri daire başkanlığının, diğer belediyelerde ise muhtarlar müdürlüğünün kurulmasını sağladık. Valiliklerimizde bir vali yardımcımızı, büyükşehir belediyelerinde genel sekreter yardımcısını, diğer yerel yönetim birimlerimizde ise bir başkan yardımcısını muhtarlarımızla yakından ilgilenmek üzere görevlendirdik. Muhtarlarımızın taleplerini elektronik ortamda iletebilmeleri için Muhtar Bilgi Sistemi, MUBİS’i hayata geçirdik. 19 Ekim’i Muhtarlar Günü ilan ederek 2016 yılından itibaren ülke genelinde kutlamaya başladık.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Maaş ve ödemeler konusu ise üzerinde titizlikle durduğumuz iki önemli başlıktı. 2002’de muhtarlarımıza yapılan ödeme yalnızca unutmayın 97 liraydı. 2026 yılı itibarıyla bu rakamı tam 28 bin liranın üzerine çıkardık. Muhtarlarımızın SGK primlerini ise 2017’den bu yana devlet olarak biz karşılıyoruz. Daha önce ticarethane tarifesi üzerinden belirlenen enerji giderlerini mesken statüsüne alarak muhtarlarımızın enerji giderlerini azalttık. Tüm muhtarlarımızın Vilayetler Hizmet Birliği Otel ve Sosyal Tesislerinden bakanlık mensuplarına uygulanan tarifeler üzerinden yararlanmalarını sağladık. 2022 yılında yayınladığımız Cumhurbaşkanı kararı ile Türkiye Muhtarlar Konfederasyonunu kamu yararına çalışan dernekler arasına aldık. Köy ve mahalle muhtarlarımızın bulundukları illerdeki müze ve ören yerlerine ücretsiz girebilmelerinin önünü açtık” diye ekledi.
“BUNDAN SONRA DA SİZLERİN YANINDA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Yeni hizmet binalarının inşasına da hız verdiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “30 büyükşehrimizde yöreye özgü 100 hizmet binasının yapımını 2023 yılında tamamladık. 2024 ve 2025’te ise il özel idaresi kapsamında bulunan 51 lokasyonda, 130 muhtar hizmet binasının yapım ve onarımını gerçekleştirdik” bilgisini paylaştı.
Muhtarlara yönelik ilk sosyal dinlenme tesisi projesi olan Ankara Muhtar Evi’ni 4 yıl önceki Muhtarlar Günü’nde hizmete açtıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu projenin devamı niteliğindeki İstanbul Çapa Muhtar Evi’ni de tamamlayarak muhtarların istifadesine sunduklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadın muhtarların görev yaptığı yerlerdeki tüm hizmet binalarının güvenlik kamerası ihtiyaçlarını da talepler doğrultusunda karşıladıklarını kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, mekânsal adrese dayalı kayıt sistemiyle, afet yönetim ve karar destek sistemlerinde muhtarların kullanımına yönelik düzenlemeler yaptıklarını belirterek, “Silah ruhsatlarından turizme, kültürden enerjiye kadar hemen her başlıkta sizin daha iyi koşullarda vatandaşa hizmet etmeniz için tüm imkânlarımızı seferber ettik. İnşallah bundan sonra da sizlerin yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.
“ÜLKEMİZİ ÇEVREMİZDEKİ ÇATIŞMALARDAN UZAK TUTTUK”
Türkiye’nin bölgesinde şiddeti giderek artan bir kriz fırtınası yaşandığına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hemen kuzeyimizdeki Rusya-Ukrayna Savaşı birkaç ay sonra 5. yılını dolduracak. İsrail’in Filistin’e yönelik saldırıları imzalanan anlaşmalara rağmen hız kesmeden devam ediyor. Komşumuz İran’daki gerilim tam olarak bitmeden bu sefer Yemen’de yeni bir çatışmanın fitili yakıldı. Husilerin dostumuz ve kardeşimiz Suudi Arabistan’ı hedef alan saldırıları bölgemizdeki tansiyonun iyice tırmanmasına sebep oldu. Riyad’daki havalimanına düzenledikleri saldırıda aralarında umrecilerin de olduğu çok sayıda Müslüman kardeşimiz vefat etti, yüzlerce kardeşimiz yaralandı.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Lübnan’a bakıyoruz maalesef orada da durum hiç iç açıcı değil. Suriye’den güzel haberler geliyor lakin siyonist İsrail orayı da karıştırmak için elinden geleni yapıyor. Hani diyorum ya ‘etrafımız ateş çemberi’ diye. İçinde bulunduğumuz durum tam olarak böyle. Biz işte böyle bir kaos ve kriz ortamında Türkiye’nin kılına zarar gelmemesi için gecemizi gündüzümüze katıyoruz. Hamdolsun şimdiye kadar bunda da başarılı olduk. Ülkemizi çevremizdeki çatışmalardan uzak tuttuk, tahriklere kapılmadık. Tuzaklara düşmedik, provokasyonlara gelmedik. Akıllı, sabırlı, sağduyulu bir şekilde tüm bu zor süreçleri başarıyla yönettik.”
“ARAMIZA NİFAK DUVARLARI ÖRMEYE ÇALIŞANLARA KARŞI HER ZAMAN TEYAKKUZ HÂLİNDE OLACAĞIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, büyük milletlerin imtihanlarının da büyük olduğunu dile getirdi.
“Türk milleti olarak bizim de tarih boyunca mücadelemiz, zaferlerimiz gibi imtihanlarımız da gerçekten çok büyük oldu” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bugün de büyük bir mücadelenin tam göbeğindeyiz. Bu mücadelede bölgemizi lime lime etmek isteyenlerin tekerine çomak soktukça bizi asla boş bırakmayacaklar. Tıpkı kahraman ecdadımız gibi zalimlerin değil, hangi inançtan olursa olsun mazlumların yanında cesaretle durduğumuz müddetçe bizimle uğraşmaya devam edecekler. Kimi zaman FETÖ gibi sureti haktan görünen içerideki ajanlarıyla kimi zaman dışarıdaki lobileriyle kimi zaman ekonomik tetikçileriyle kimi zaman uluslararası basındaki maşalarıyla kimi zaman da sosyal medyadaki aparatlarıyla bizim üzerimize gelecekler, dikkatimizi dağıtmaya çalışacaklar, yolumuzdan alıkoymaya çalışacaklar. Pençelerimizi sökmeye, iddialarımızdan vazgeçirmeye çalışacaklar. Allah’ın izniyle onlara bu fırsatı vermeyeceğiz.”
Dünyayı sömürerek, bölgeyi kan deryasına çevirerek kendilerine refah düzeni kurmak isteyenlere boyun eğmeyeceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, karanlık, kirli oyunlara ve bütün bunlara karşı çok ama çok dikkatli olacaklarını söyledi.
Müslümanları birbirine düşürmeye çalışanlara karşı uyanık olacaklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Milletimizin umudunu kırmaya, moralini bozmaya, aramıza nifak duvarları örmeye çalışanlara karşı her zaman teyakkuz hâlinde olacağız. Sizlere güveniyorum. Rabb’im basiret ve ferasetimizi artırsın diyorum. Bu düşüncelerle 19 Ekim Muhtarlar Günü’nüzün tekrar hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Buraya geldiğiniz için, milletin evini şereflendirdiğiniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Vazife yaptığınız köy ve mahallelerinizdeki vatandaşlarımızın her birine selamlarımı iletmenizi sizlerden özellikle rica ediyorum. Her birinize işlerinizde kolaylıklar diliyorum.”
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.