Connect with us

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çevre ve şehircilikte hayata geçireceğimiz yeni projelerle İstanbul’u daha da güzelleştireceğiz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sirkeci-Kazlıçeşme Raylı Sistem ve Yaya Odaklı Yeni Nesil Ulaşım Projesi Açılış Töreni

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sirkeci-Kazlıçeşme Raylı Sistem ve Yaya Odaklı Yeni Nesil Ulaşım Projesi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Kentsel dönüşüm başta olmak üzere çevre ve şehircilikte hayata geçireceğimiz yeni projelerle, İstanbul’u sadece depreme dayanıklı hâle getirmekle kalmayacak daha da güzelleştireceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sirkeci-Kazlıçeşme Raylı Sistem ve Yaya Odaklı Yeni Nesil Ulaşım Projesi Açılış Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kazlıçeşme-Sirkeci raylı sisteminin, ülkenin en eski demir yollarından biri olduğunu, ilk kısmı 153 yıl önce hizmete giren hatla özellikle Bakırköy ve Yeşilköy’ün gelişmesine, büyümesine önemli katkılar sağlandığını aktardı.

Yaklaşık 141 yıl boyunca İstanbul ulaşımının omurgalarından biri olan hattın, Marmaray’ın açılışıyla birlikte hizmetini tamamladığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Gebze-Halkalı banliyö hattı metroya dönüştürülerek hizmete devam ederken Sirkeci ile Kazlıçeşme istasyonları arasındaki 8,3 kilometre uzunluğundaki kesim atıl durumda kalmıştı. İstanbul’un ihtiyaçlarını da gözeterek Sirkeci-Kazlıçeşme arasında atıl vaziyette duran 8,3 kilometrelik bu hattı modernize etmeye karar verdik. Hattın üzerindeki gerekli iyileştirme ve değişimleri yaparak yepyeni bir tasarımla tekrar İstanbul’a kazandırmayı amaçladık. Böylece hem demir yolu hem de yaya odaklı çevreci bir projeyi İstanbullu kardeşlerimizin istifadesine sunmayı istedik.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, alana gelmeden önce Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan adayı Murat Kurum’a, “Sirkeci Garı’ndan tüm bu istikamette istasyonlar başta olmak üzere, tarihî eserler başta olmak üzere, buraları sıfır kilometre yenilemeye ve buralardan inşallah sadece İstanbul’a değil tüm dünyaya mesajımızı vermeye kararlı mıyız?” dediğini anlattı.

“İSTANBUL’DA TAMAMLANAN RAYLI SİSTEM AĞLARININ TOPLAM UZUNLUĞU 340 KİLOMETREYE ÇIKMAKTA”

Bunları İstanbul’da sadece kendilerinin yapabileceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İşte 5 yıl boşa geçti. Niye bir şey yapılmadı? Yapamazlar, yapmazlar. Bunların böyle bir derdi yok. Sirkeci’den şu geldiğimiz noktaya kadar (Kazlıçeşme) bütün binalar yıkık, dökük. Surlar yıkık, dökük. Bunları da yine inşallah biz yapacağız” diye konuştu.

Bugün amaçlarını gerçekleştirmenin sevincini yaşadıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Projemiz kapsamında 7,3 kilometre yaya yolu, 7,3 kilometre bisiklet yolu, 122 bin 550 metrekare meydan ve rekreasyon alanları, 6 bin metrekare kapalı sosyal kültürel alan, 74 bin metrekare yeni yeşil alan ile 14 yaya geçidi ve 13 kara yolu geçidi yer alıyor. Yani şehrimizde raylı sistem hattından öte sosyokültürel, turizm, spor, gezinti, bisiklet ve diğer imkânların da olduğu son derece modern bir ulaşım projesini inşallah kazandırmış olacağız. Bu hattımızın da hizmete alınmasıyla birlikte İstanbul’da tamamlanan raylı sistem ağlarının toplam uzunluğu 340 kilometreye çıkmaktadır. Projemiz ile sadece demir yolu inşası yapmayıp ayrıca çevrede yaşayan insanların konforunu artıracak diğer düzenlemeleri de gerçekleştirdik, gerçekleştiriyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ecdat yadigârı tescilli durakları, sanat tarihçileri, mimarlar, arkeologların nezaretinde ve kurul kararları doğrultusunda restore ettiklerini söyledi.

Cerrahpaşa ve Samatya hastanelerine erişimi kolaylaştıracak yeni bir durağı da mevcut hatta ilave ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sirkeci-Kazlıçeşme Raylı Sistem Hattı’nın önümüzdeki 30 yıllık süreçte ekonomiye toplam katkısının 785 milyon avro olacağını hesaplıyoruz. Yeni nesil ulaşım projelerimizin en güzel örneklerinden birini teşkil eden Sirkeci-Kazlıçeşme Raylı Sistem Hattı’nın ülkemize, şehrimize, ilçemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hattın kente kazandırılmasında emeği geçen Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ile ekibini, yüklenici firmayı ve mühendisine kadar emeği geçen herkesi tebrik etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni tasarımıyla yeni çehresiyle hizmete sundukları hattın çok ibretlik bir hikâyesi olduğunu belirterek, şöyle konuştu: “Hattın ilk bölümü 1871 yılında Yedikule-Küçükçekmece arasında resmen hizmete girer. Ancak Yedikule’deki başlangıç istasyonu şehrin iş merkezi olan Eminönü bölgesinden çok uzakta kalır. Bunun üzerinde hattın iş merkezi olan Sirkeci’ye kadar uzatılması istenir. Fakat uzantıların, Topkapı Sarayı’nın sahil kesiminden geçecek olması ve güzergâh üzerindeki sahil köşkleri sebebiyle bir tereddüt yaşanır. Durum Sultan Abdülaziz’e anlatıldığında Sultan tarihe geçecek, şu sözleri ifade eder, ‘Memleketime tren yolu yapılsın da isterse sırtımdan geçsin razıyım der.’ Ecdat, söz konusu vatana, millete, devlete hizmet olunca meseleye daima bu zaviyeden bakmıştır. CHP zihniyetinin hakaret ettiği, husumet beslediği, fırsatını buldukça düşmanlık sergilemekten çekinmediği ecdadın tavrı işte budur. Yeter ki bu yapılsın, sırtımdan geçsin.”

“MESELE GERİDE HANGİ ESERLERİ BIRAKTIĞINIZDIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün halen kullanılan pek çok eser, köprü, tren hattı, bina kurum ve kuruluşun altında ecdadın imzası bulunduğunu kaydederek, “Biz de ecdada vefa, mirasını ihya anlayışıyla hem ecdada hürmette kusur etmiyor hem de emanetlerine sıkı sıkıya sahip çıkıyoruz. Bizlere bu toprakları vatan olarak bırakanlara şükran borcumuzu başkaları gibi istiskal ederek değil, yadigârlarını ihya ederek ödüyoruz. Sadece bununla da yetinmedik, yetinmiyoruz. Geçmişte atalarımızın hayalini kurduğu Marmaray, Avrasya Tüneli, Çanakkale 1915 Köprüsü gibi vizyon projelerini tek tek hayata biz geçirdik” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, siyasette tek bir ilkelerinin olduğunu, bunun da millete hizmetkârlık olduğunu vurgulayarak, “Mesele bugün hangi mevkide, makamdan, koltukta olduğunuz değil, geride hangi eserleri bıraktığınızdır. Bunun önemini özellikle tarihimize baktığımızda çok daha iyi anlıyoruz.” diye konuştu.

“YARIM ASIRDIR SİYASET YOLUYLA ÜLKEMİZE HİZMET ETMENİN MÜCADELESİNİ VERİYORUZ”

Bir gerçeği samimiyetiyle ifade etmek istediğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bakınız, biz yaklaşık yarım asırdır siyaset yoluyla ülkemize hizmet etmenin mücadelesini veriyoruz. Bugüne kadar aziz milletimizin takdiriyle pek çok göreve geldik. Bundan 30 sene önce İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak devraldığımız sorumluluğu daha sonra başbakan ve cumhurbaşkanı sıfatıyla taşımayı sürdürdük. Gençler bilmeyebilir ama anne babalar bilir. Şöyle bir hafıza kaydımızı tazeleyelim. Hatırlayın 1994’te göreve geldiğimizde İstanbul neydi? Çöp, çukur, çamur. Öyle mi? Kim vardı iktidarda? CHP, yani şu andakinin büyükleri. Peki, İstanbul bize niye devredildi? Bütün bu pisliklerden kurtulmak için. Peki, rahmetli Kadir Bey (Topbaş) İstanbul’a yeni bir çehre verdi. İstanbul yeniden ayağa kalktı. Bizim devrettiğimiz o miras Kadir Bey’le ta bu şahsa kadar geldi. Şimdi bu şahıs nasıl olduysa bir yanlışlık oldu bu görevi aldı. İstanbul yeniden çöp, çukur, çamur oldu mu? Maalesef oldu. Yatırım var mı? Yok. İşte şu anda Sirkeci’den buraya kadar gelirken tren hattındaki hali gördük. Diyoruz ki yeniden İstanbul, yeniden İstanbul, yeniden İstanbul, 32 gün kaldı ana kademe, kadın kolları, gençler, durmak yok yola devam. Bunda kararlı mıyız?”

“UYDURUK GAZETE KUPÜRLERİ ÜZERİNDEN PARTİMİZ KAPATILMAYA ÇALIŞILDI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, görevde bulundukları 30 yıllık süreçte hangi zorluklarla karşılaştıklarını, hangi badirelerin, zorlukların üstesinden gelindiğini milletin çok iyi hatırladığını vurgulayarak, “Terör örgütlerinin eylemlerinden 15 Temmuz ihanetine, ordu göreve pankartlarının asıldığı Cumhuriyet mitinglerinden İstanbul’un sokaklarının tarumar edildiği Gezi vandallığına kadar nice saldırıya maruz kaldık. İktidar partisi olarak her iki kişiden birinin oyunu aldığımız bir dönemde uyduruk gazete kupürleri üzerinden partimiz kapatılmaya çalışıldı. Kendini milletin seçtiklerinden üstün gören bürokratik oligarşinin, sabotaj girişimlerinin ardı arkası hiç kesilmedi. Uluslararası yayın organlarının manşetleri üzerinden doğrudan şahsımız ve hükümetimiz hedef alındı.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Hak ve özgürlükler alanında attığımız her adım bu ülkenin ana muhalefet partisi tarafından iptal ettirilmek üzere sürekli mahkemelere götürüldü. İstanbul başta olmak üzere ülkemize kazandırdığımız vizyon projeleri yine CHP zihniyeti ve Gezici tayfa tarafından hep engellenmek istendi. Kardeşlerim işte Marmaray. Kim yaptı bunu? Biz yaptık. İşte Avrasya Tüneli. Kim yaptı? Ya bir de sen bir şey yap ya. İşte Sancaktepe’de mevcut metronun açılmış kuyusunu doldurmak suretiyle hizmet ettiğini zanneden, Kâğıthane’de maalesef orada temel atma değil, temel atmama töreni yapacak kadar zavallı olan bir İstanbul yerel yönetimi var. Şimdi bunlara gereken dersi 31 Mart’ta vermeye hazır mıyız? Öyleyse durmak yok.”

“VATAN TOPRAĞININ HER BİR KARIŞINDA MÜHRÜMÜZÜN OLDUĞUNU GÖRÜYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhalefetin, içeriğine, mahiyetine ve faydasına bakmadan ne yaparlarsa yapsınlar kendilerine takoz koyma çabasında olduğunu söyledi.

Tek tek saymaya kalkılsa saatler sürecek sayısız engellerle karşılaştıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm bunlara rağmen ülkeye ve millete hizmet yolundan sapmadıklarını, Allah’ın kendisine bahşettiği her nefesi 81 vilayeti ve 85 milyon vatandaşıyla tüm Türkiye’ye hizmet etmek için harcadığını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Mevla’nın bize verdiği ömrü büyük ve güçlü Türkiye idealini gerçeğe dönüştürmek için sarf ettik” diyerek şöyle devam etti: “Peygamber Efendi’mizin kutlu emrine ram olarak, 2 günümüzü birbirine eşit geçirmemek için hep canla, başla, aşkla, hüsnüniyetle çalıştık. Bugün geriye doğru şöyle baktığımızda sadece Fatih’in emaneti olan bu aziz şehirde değil, 783 bin kilometrekarelik vatan toprağının her bir karışında işimizin, eserimizin, mührümüzün olduğunu görüyoruz. Türkiye’yi ulaştırmadan sağlığa, turizmden ticarete, teknolojiden savunma sanayine, güvenlikten tarıma kadar her alanda 3, 5, 10 kat büyütmenin haklı kıvancını yaşıyoruz. Her beşer gibi elbette bizim de eksiklerimiz, hatalarımız olmuş olabilir. Ancak Türkiye ve Türk milletinin esenliği, huzuru ve istikbali için verdiğimiz hasbi mücadelenin şahidi bu ülkenin tamamıdır.”

Kendilerinin artık gençlerin zamanında misafir olduklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şimdiye kadar şerefle taşıdıkları emaneti aydınlık yarınların teminatı olan TEKNOFEST gençliğine gururla teslim edeceklerini dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tıpkı ecdat gibi geride şükranla yâd edilecek, üzerinden yıllar geçse de hayırla anılacak güzel bir miras bırakabiliyorsak ne mutlu bize. Milletimizin gönül sarayında mutena bir yer edinebiliyorsak ne mutlu bize. İnsanımıza ‘Allah ondan razı olsun.’ duasını ettirebiliyorsak ne mutlu bize. Yönlerini ülkemize dönmüş, dünyanın dört bir yanındaki mazlum ve mahzun kalplere umut aşılayabiliyorsak ne mutlu bize. Yetimin, öksüzün, garibin, ihtiyaç sahibinin elinden tutup kaldırabiliyorsak ne mutlu bize. Milletin takdiriyle geldiğimiz görevlerin hakkını verebiliyorsak, emanetine halel getirmeden vazifemizi icra edebiliyorsak ne mutlu bize. Bunların dışında bir mutluluk kaynağı tanımadık, tanımıyoruz. İnşallah bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da ‘Halka hizmet, Hakk’a hizmettir’ düsturuyla gönüller yapmak, gönüller kazanmak için koşmaya, koşturmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

“İSTANBUL’A HİZMET SORUMLULUĞU YARI ZAMANLI YAPILACAK BİR İŞ DEĞİLDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fatih Sultan Mehmet’in emaneti İstanbul’un, kendilerinin doğup büyüdüğü şehir olmanın ötesinde, aşkları, sevdaları, ilk ve son göz ağrıları olduğunu söyledi.

Hangi görevde olurlarsa olsunlar İstanbul’dan hiçbir zaman kopmadıklarını, nerede olurlarsa olsunlar İstanbul’un sorunlarıyla, sıkıntılarıyla ve dertleriyle yakından ilgilendiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün de bir İstanbullu olarak tüm dünyanın göz bebeği bu şehrin meselelerini takip ettiklerini, kenti garip bırakmamak için çalıştıklarını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu şehri tüm dinamikleriyle tanıyan ve tüm kalbiyle seven birisi olarak İstanbul’un ihmale gelmeyeceğini, ihmali asla kaldırmayacağını çok iyi bildiklerinin altını çizerek, “İstanbul, kendisine vakfedilmeyi, uğruna adanmayı gerektiren, sadece ve sadece kendisiyle ilgilenilmesini isteyen bir şehirdir. Bunun için İstanbul’a hizmet sorumluluğu yarı zamanlı yapılacak bir iş değildir. Son 5 yılda bu gerçeği maalesef acı bir şekilde yaşayarak tecrübe ettik. İstanbul’a emanet olarak değil de nimet olarak bakanlar, ihmalkârlıklarıyla, tamahkârlıklarıyla, umursamazlıklarıyla bu güzel şehrin bitkisel hayata girmesine sebep oldu” ifadelerini kullandı.

İstanbul’da trafik yoğunluğu ve ulaşımı hakkında değerlendirmelerde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bilhassa trafik sorunu. Şu İstanbul’un ulaşım sorunu ne durumda görüyorsunuz, değil mi? Attığı bir adım var mı? Herhangi bir bu noktada, bakıyorsunuz toplu taşımacılıkta her taraf rezillik. Bu noktalarda ‘Ne yaparız ederiz de bu işi çözeriz?’, böyle bir dert yok. Metrobüslere bakıyorsunuz, yok. Şehrin birçok bölgesinde trafik kördüğüm halde. Öyle ki 2019’da yüzde 47 olan trafik yoğunluğu, bugün yüzde 64’e yükseldi. Her bir İstanbullu kardeşim yılda 288 saatini trafikte kaybediyor. İstanbul halkı ailesiyle, sevdikleriyle birlikte geçirmesi gereken zamanı trafikte bekleyerek boşa harcıyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızın hayata geçirdiği projeler olmasaydı muhtemelen İstanbul’un trafik çilesi artık katlanılamaz halde olurdu.”

“‘UĞRAŞTIRAN DEĞİL, ULAŞTIRAN İSTANBUL’ PAROLASIYLA YENİ PROJELERİ HAYATA GEÇİRECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ulaştırma hizmetleri ile ilgili şehre yaptıkları yatırımlara değinerek, şunları kaydetti: “Diğer ulaştırmaya baktığımız zaman, yatırımlarımızın yanı sıra sadece son 2 yıl içinde toplam 51 kilometrelik metro hattını şehrimizin istifadesine sunduk. Geçen ay sonunda ülkemizin en hızlı metro hattı olan 37,5 kilometrelik projenin Gayrettepe-Kağıthane etabını hizmete aldık. Ayrıca, Sabiha Gökçen Havalimanı-Pendik Metrosu gibi kritik öneme sahip projeleri devreye aldık. ‘Uğraştıran değil, ulaştıran İstanbul’ parolasıyla yeni hatları, yeni ulaştırma projelerini hayata geçirmeye devam edeceğiz. Önümüzdeki haftalarda Bakırköy Sahil-Bahçelievler-Kirazlı Metro Hattı’nı, Halkalı-Başakşehir-İstanbul Havalimanı Metro Hattı’nı, Altunizade-Çamlıca Cami-Bosna Bulvarı Metro Hattı’nı da inşallah İstanbullu kardeşlerimizin istifadesine sunacağız. Allah’ın izniyle 31 Mart’ta, Murat Kurum kardeşimizin şehrin emanetini devralmasıyla birlikte projelerimiz daha da hızlanacaktır.”

“RAYLI SİSTEMLERDE TOPLAM UZUNLUĞU 5 SENE SONRA 650 KİLOMETREYE ÇIKARMAYI HEDEFLİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimleri sonrası Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Murat Kurum’un şehrin emanetini devralmasıyla projelerinin daha da hızlanacağını söyledi.

“Şu anda bu ülkeyi kimler yönetiyor?” diye soran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Biz yönetiyoruz. Şu anda İstanbul’da bulunan bu zat veya zevat, böyle bir imkâna sahip mi? Değil. Fakat 31 Mart’tan itibaren inşallah Murat Kurum kardeşimizle birlikte AK Parti yerel yönetimi ile Cumhur İttifakı, Ankara’da el ele verdiğimiz zaman herhangi bir sarkma söz konusu olmayacak ve yola emin adımlarla yürüyeceğiz. Kaldığımız yerden, yeniden ‘Bismillah’ diyerek işe koyulacak, inşallah aziz İstanbul’un fetret devrini sona erdireceğiz. Öncelikli hedefimiz ortalama yolculuk süresini 64 dakikadan 39 dakikaya düşürmek olacaktır. Raylı sistemlerde toplam uzunluğu bundan 5 sene sonra 650 kilometreye çıkarmayı hedefliyoruz. Ardından raylı sistem uzunluğunu bin 4 kilometreye ulaştırarak trafik sorununa kalıcı ve modern bir çözüm bulmayı hedefliyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kentsel dönüşüm başta olmak üzere çevre ve şehircilikte hayata geçirecekleri yeni projelerle İstanbul’u sadece depreme dayanıklı hâle getirmekle kalmayıp daha da güzelleştireceklerini dile getirerek, bilim insanlarının hiç vakit kaybetmeksizin hazırlanılmasını tavsiye ettiği deprem gelmeden önce İstanbul’un yapı stokunu yenileyeceklerini bildirdi.

Aralık ayının son haftasında “Yüzyılın Dönüşümü İstanbul” projesini paylaştıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Geçtiğimiz cuma günü de İstanbul özelinde yürütülecek kentsel dönüşüm uygulamalarına dair Cumhurbaşkanı kararını yayınladık. Evini dönüştürmek isteyen hak sahiplerine bir konut için 700 bin liraya kadar hibe, 700 bin liraya kadar da kredi veriyoruz. Hibe haricinde kiracılara bir kereye mahsus 100 bin lira tahliye desteği sağlıyoruz. Böylece toplam hibe miktarımız 800 bin liraya ulaşıyor. İş yerleri için ise 350 bin liraya kadar hibe, 350 bin liraya kadar da kredi desteği imkânı sunuyoruz. Açıkladığımız destek paketinin bir kez daha şehrimize hayırlı olmasını diliyor, buradan riskli yapılarda oturan kardeşlerimi mutlaka bu fırsatı değerlendirmeye çağırıyorum. Nasıl yalancının mumu yatsıya kadar yanarsa, algı ve sosyal medya belediyeciliğinin kullanım tarihi de inşallah yakında sona erecektir.”

Alandakilerle beraber “Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah hep birlikte el ele, gönül gönüle vereceğiz, İstanbul’u muradına kavuşturacağız. Rabb’im yolumuzu, bahtımızı açık etsin diyorum. Bu düşüncelerle bir kez daha açılışını yaptığımız Sirkeci-Kazlıçeşme Raylı Sistem Hattının şehrimize hayırlı olmasını temenni ediyorum. Bu tarihî projenin yeniden şehrimize kazandırılmasında emeği geçenleri yürekten tebrik ediyorum” ifadelerini kullandı.

Dünya

“Kanada ile enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi alanlarda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.

İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.

“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”

Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.

Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.

Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.

Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.

Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.

“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”

Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

HABER BURADA

Dünya

Kanada Başbakanı Carney Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.

Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

HABER BURADA

Dünya

“Türkiye’nin kılına zarar gelmemesi için gecemizi gündüzümüze katıyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Muhtarlar Günü Buluşması” programında yaptığı konuşmada, “Hani diyorum ya ‘etrafımız ateş çemberi’ diye. İçinde bulunduğumuz durum tam olarak böyle. Biz işte böyle bir kaos ve kriz ortamında Türkiye’nin kılına zarar gelmemesi için gecemizi gündüzümüze katıyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 19 Ekim Muhtarlar Günü dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen “Muhtarlar Günü Buluşması” programına katılarak bir konuşma yaptı.

Tüm muhtarların 19 Ekim Muhtarlar Günü’nü kutlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhtarları Türkiye ve Türk milleti için ortaya koydukları gayretlerden dolayı tebrik etti.

Muhtarlarla ilk toplantılarını 27 Ocak 2015’te yine aynı salonda yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “O gün 17 ilimizden gelen 409 muhtarımızı burada ağırlamıştık. Ardından düzenli olarak ülkemizin dört bir yanından muhtarlarımızı milletin evinde konuk etmenin sevincini yaşadık. Şimdiye kadar kimi zaman burada, kimi zaman Sergi Salonu’muzda Türkiye’nin bütün vilayetlerinden 40 bini aşkın muhtarımızla bir araya geldik. Gün oldu Türkiye’nin meselelerini istişare ettik. Gün oldu bölgesel ve küresel meseleleri birlikle değerlendirdik. Gün oldu en sıkıntılı zamanlarda kafa kafaya verdik yeni bir yol açtık. Gün oldu milletçe hepimizi sevindiren başarıları birlikte kutladık. Gün oldu dertleştik. Gün oldu birbirimize destek olduk, umut verdik. Ama 12 yıl boyunca demokrasinin uç beyi olan muhtarlar ile şahikası olan Cumhurbaşkanlığı arasındaki o bağı her zaman canlı tuttuk, diri tuttuk. Cumhurbaşkanlığı Külliyesini sadece devletin merkezi değil, milletin evi hâline de getireceğimizin sözünü vermiştik. Şükürler olsun ki millete verdiğimiz diğer sözlerimiz gibi bu sözümüze de sadık kaldık. İşte bugün bir kere daha siz muhtar kardeşlerimizle kucaklaşıyor, ahdimizi ve kavlimizi yeniliyoruz. Rabb’im muhabbetimizi, sevgimizi, dayanışmamızı artırsın.”

“TÜM TÜRKİYE İÇİN, 86 MİLYONUN HER BİR FERDİ İÇİN AŞKLA ÇALIŞACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı olarak kendisinin de muhtarlar gibi milletin iradesi ve teveccühüyle bulunduğu makama geldiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu tüm kalbimle ifade etmek isterim ki sizlerle beraber yol yürümekten, sizlerle kardeşlik yapmaktan daha önemli herhangi bir şey olamaz ve Cenabıallah’a bundan dolayı da her zaman hamdediyorum. Rabb’im ömür verdikçe sizlerle yoldaşlık etmeye devam edeceğim. ‘Aşkınan koşan yorulmaz’ diyerek tüm Türkiye için, 86 milyonun her bir ferdi için, yönünü ülkemize çevirmiş tüm mazlumlar ve masumlar için aşkla koşacağız, aşkla çalışacağız” ifadelerini kullandı.

“Ezelden aşığız biz bu millete, Hakk’tan gelir, Hakk’a gider bu sevda. Maya olur Devlet-i Ebed-Müddet’e, Her can, her gönülde tutar bir sevda…” dizelerini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu bitmez sevda Türkiye sevdasıdır. Millete ve memlekete hizmet sevdasıdır. Bu sevda Türkiye Cumhuriyeti’nin istiklal, hürriyet, kalkınma ve adalet mücadelesinin bizatihi kendisidir. İnşallah bu sevda son nefesimizde kalbimizde burcu burcu tütecek, elden ele, gönülden gönüle kutlu bir emanet gibi taşınacaktır. Rabb’im hepimize bu sevdayı layıkıyla taşımayı, bizden sonrakilere de en güzel şekilde devretmeyi nasip etsin. Büyük ve güçlü Türkiye sevdasına gönül veren siz kardeşlerime bir kez daha şükranlarımı sunuyor, bu anlamlı günde bu güzel buluşmaya vesile olan İçişleri Bakanlığımızı içtenlikle tebrik ediyorum.”

“MUHTARLIK MÜESSESESİNİN TÜRK SİYASETİNDE HAK ETTİĞİ SAYGIYI GÖRMESİNDEN MEMNUNİYET DUYUYORUM”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhtarlar ile aralarındaki sarsılmaz bağı anlayamayanların her icraatlarında yaptıkları gibi muhtarlar buluşmalarına da kara çaldığını dile getirerek, şunları kaydetti: “Öyle küçümseyici ifadeler kullandılar ki içlerinde yıllardır biriktirdikleri millî irade hazımsızlığını tüm çirkinliğiyle bir anda ortaya boca ettiler. ‘Muhtar bile olamaz’ diyerek güya bizi aşağıladıklarını zannedenler, benim muhtar kardeşlerime Cumhurbaşkanlığından başlayarak devletin tüm kapılarının açılmasını bir türlü kabullenemediler. Milletin teveccühüne rağmen bizi Başbakanlığa ve Cumhurbaşkanlığına layık görmeyenler, aslında sizi de buralara layık göremediler. Rahatsızlıklarının sebebi bizim burada hasbihal etmemiz asla değildi, rahatsızlıklarının sebebi sizin buraya, kendi evinize gelir gibi gelmenizdir. Rahatsızlıklarının sebebi, tıpkı 90 sene önce Ankara’ya alınmayan Aşık Veysel gibi muhtarlarımızın onlara göre yeterince elit olmamasıydı. Yıllar geçse de birilerinin Anadolu insanına tepeden bakma alışkanlıkları değişmedi. Türkiye’nin değiştiğini, Türkiye’nin eski Türkiye olmadığını kabullenmeye bir türlü yanaşmadılar. Peki, sonuçta ne oldu? İçlerine pek sinmese de kuzu kuzu kabullenmek zorunda kaldılar. Vatandaşın doğrudan oyuyla seçilen, benim demokrasi piramidinin tabanı olarak tarif ettiğim muhtar kardeşlerime saygı duymayı öğrendiler.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, devletin zirvesinin kapıları muhtarlara açıldıkça şehir merkezlerinden köylere kadar bu atmosferin tüm Türkiye sathına yayıldığını belirtti.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ile birlikte kamu kurumlarının ve belediyelerin kapılarının da muhtarlara ardına kadar açılmaya başladığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu işin sadece yerel düzeyde kalmadığını, Türk siyasetinde buluşmaların dönüştürücü etkisinin olduğunu ve tabiri caizse siyasette “bir muhtar açılımı” yaşandığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Daha önce ‘muhtar’ deyince hafife alanlar, kimi zaman mecburiyetten kimi zaman mahcubiyetten dolayı bizi taklit etmeye, takip etmeye başladılar. Ne kadar samimi olduklarını elbette ölçemeyiz. Ama yine de düne kadar muhtar görünce yollarını değiştirenlerin, şimdilik seçim dönemleriyle sınırlı olsa bile Muhtarlar Buluşması düzenlemesini Türkiye’de millî iradenin güç kazanması, muhalefetin toplumla barışması noktasında kıymetli bir adım olarak görüyoruz. Temennimiz bunun seçimden seçime yapılan taktik bir hamleden ziyade kalıcı bir zihniyet değişimine dönüşmesidir. Şurası da bir gerçek ki taklit her zaman aslını büyütür. İster zoraki ister gönüllü olsun. Onlar bizi taklit ettikçe Allah’ın izniyle biz büyümeye, güçlenmeye devam ederiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarım asra yaklaşan siyasi hayatı boyunca demokrasinin evvelemirde, yerelde başladığına inandığını belirterek, muhtarlık müessesesinin Türk siyasetinde hak ettiği saygıyı görmesinden memnuniyet duyduğunu söyledi.

Bu başarıda naçizane emeğinin olmasından ayrıca memnuniyet duyduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muhtarlar Buluşması’nın sadece tek parti bakiyesi, tepeden inmeci, baskıcı, kibirli zihniyetin geriletilmesinde değil, muhtarların özlük hakları ve çalışma şartlarının iyileştirilmesinde de çok ciddi katkıları olduğunu ifade etti.

Muhtarların vatandaşlara daha iyi hizmet sunabilmesi, görevini daha iyi yerine getirebilmesi için hiçbir fedakârlıktan kaçınmadıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sorun ve önerileri bizzat muhtarlardan dinlediklerini, notları aldıklarını ve gerekli adımları hızlıca attıklarını anlattı.

“19 EKİM’İ MUHTARLAR GÜNÜ İLAN EDEREK 2016 YILINDAN İTİBAREN ÜLKE GENELİNDE KUTLAMAYA BAŞLADIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunların neler olduğunu muhtarların zaten çok iyi bildiğini belirterek, muhtarlar için yapılan çalışmalara ilişkin şunları kaydetti: “Yayımladığımız genelgeyle büyükşehir belediyelerinde muhtarlar işleri daire başkanlığının, diğer belediyelerde ise muhtarlar müdürlüğünün kurulmasını sağladık. Valiliklerimizde bir vali yardımcımızı, büyükşehir belediyelerinde genel sekreter yardımcısını, diğer yerel yönetim birimlerimizde ise bir başkan yardımcısını muhtarlarımızla yakından ilgilenmek üzere görevlendirdik. Muhtarlarımızın taleplerini elektronik ortamda iletebilmeleri için Muhtar Bilgi Sistemi, MUBİS’i hayata geçirdik. 19 Ekim’i Muhtarlar Günü ilan ederek 2016 yılından itibaren ülke genelinde kutlamaya başladık.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Maaş ve ödemeler konusu ise üzerinde titizlikle durduğumuz iki önemli başlıktı. 2002’de muhtarlarımıza yapılan ödeme yalnızca unutmayın 97 liraydı. 2026 yılı itibarıyla bu rakamı tam 28 bin liranın üzerine çıkardık. Muhtarlarımızın SGK primlerini ise 2017’den bu yana devlet olarak biz karşılıyoruz. Daha önce ticarethane tarifesi üzerinden belirlenen enerji giderlerini mesken statüsüne alarak muhtarlarımızın enerji giderlerini azalttık. Tüm muhtarlarımızın Vilayetler Hizmet Birliği Otel ve Sosyal Tesislerinden bakanlık mensuplarına uygulanan tarifeler üzerinden yararlanmalarını sağladık. 2022 yılında yayınladığımız Cumhurbaşkanı kararı ile Türkiye Muhtarlar Konfederasyonunu kamu yararına çalışan dernekler arasına aldık. Köy ve mahalle muhtarlarımızın bulundukları illerdeki müze ve ören yerlerine ücretsiz girebilmelerinin önünü açtık” diye ekledi.

“BUNDAN SONRA DA SİZLERİN YANINDA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Yeni hizmet binalarının inşasına da hız verdiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “30 büyükşehrimizde yöreye özgü 100 hizmet binasının yapımını 2023 yılında tamamladık. 2024 ve 2025’te ise il özel idaresi kapsamında bulunan 51 lokasyonda, 130 muhtar hizmet binasının yapım ve onarımını gerçekleştirdik” bilgisini paylaştı.

Muhtarlara yönelik ilk sosyal dinlenme tesisi projesi olan Ankara Muhtar Evi’ni 4 yıl önceki Muhtarlar Günü’nde hizmete açtıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu projenin devamı niteliğindeki İstanbul Çapa Muhtar Evi’ni de tamamlayarak muhtarların istifadesine sunduklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadın muhtarların görev yaptığı yerlerdeki tüm hizmet binalarının güvenlik kamerası ihtiyaçlarını da talepler doğrultusunda karşıladıklarını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, mekânsal adrese dayalı kayıt sistemiyle, afet yönetim ve karar destek sistemlerinde muhtarların kullanımına yönelik düzenlemeler yaptıklarını belirterek, “Silah ruhsatlarından turizme, kültürden enerjiye kadar hemen her başlıkta sizin daha iyi koşullarda vatandaşa hizmet etmeniz için tüm imkânlarımızı seferber ettik. İnşallah bundan sonra da sizlerin yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.

“ÜLKEMİZİ ÇEVREMİZDEKİ ÇATIŞMALARDAN UZAK TUTTUK”

Türkiye’nin bölgesinde şiddeti giderek artan bir kriz fırtınası yaşandığına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hemen kuzeyimizdeki Rusya-Ukrayna Savaşı birkaç ay sonra 5. yılını dolduracak. İsrail’in Filistin’e yönelik saldırıları imzalanan anlaşmalara rağmen hız kesmeden devam ediyor. Komşumuz İran’daki gerilim tam olarak bitmeden bu sefer Yemen’de yeni bir çatışmanın fitili yakıldı. Husilerin dostumuz ve kardeşimiz Suudi Arabistan’ı hedef alan saldırıları bölgemizdeki tansiyonun iyice tırmanmasına sebep oldu. Riyad’daki havalimanına düzenledikleri saldırıda aralarında umrecilerin de olduğu çok sayıda Müslüman kardeşimiz vefat etti, yüzlerce kardeşimiz yaralandı.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Lübnan’a bakıyoruz maalesef orada da durum hiç iç açıcı değil. Suriye’den güzel haberler geliyor lakin siyonist İsrail orayı da karıştırmak için elinden geleni yapıyor. Hani diyorum ya ‘etrafımız ateş çemberi’ diye. İçinde bulunduğumuz durum tam olarak böyle. Biz işte böyle bir kaos ve kriz ortamında Türkiye’nin kılına zarar gelmemesi için gecemizi gündüzümüze katıyoruz. Hamdolsun şimdiye kadar bunda da başarılı olduk. Ülkemizi çevremizdeki çatışmalardan uzak tuttuk, tahriklere kapılmadık. Tuzaklara düşmedik, provokasyonlara gelmedik. Akıllı, sabırlı, sağduyulu bir şekilde tüm bu zor süreçleri başarıyla yönettik.”

“ARAMIZA NİFAK DUVARLARI ÖRMEYE ÇALIŞANLARA KARŞI HER ZAMAN TEYAKKUZ HÂLİNDE OLACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, büyük milletlerin imtihanlarının da büyük olduğunu dile getirdi.

“Türk milleti olarak bizim de tarih boyunca mücadelemiz, zaferlerimiz gibi imtihanlarımız da gerçekten çok büyük oldu” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bugün de büyük bir mücadelenin tam göbeğindeyiz. Bu mücadelede bölgemizi lime lime etmek isteyenlerin tekerine çomak soktukça bizi asla boş bırakmayacaklar. Tıpkı kahraman ecdadımız gibi zalimlerin değil, hangi inançtan olursa olsun mazlumların yanında cesaretle durduğumuz müddetçe bizimle uğraşmaya devam edecekler. Kimi zaman FETÖ gibi sureti haktan görünen içerideki ajanlarıyla kimi zaman dışarıdaki lobileriyle kimi zaman ekonomik tetikçileriyle kimi zaman uluslararası basındaki maşalarıyla kimi zaman da sosyal medyadaki aparatlarıyla bizim üzerimize gelecekler, dikkatimizi dağıtmaya çalışacaklar, yolumuzdan alıkoymaya çalışacaklar. Pençelerimizi sökmeye, iddialarımızdan vazgeçirmeye çalışacaklar. Allah’ın izniyle onlara bu fırsatı vermeyeceğiz.”

Dünyayı sömürerek, bölgeyi kan deryasına çevirerek kendilerine refah düzeni kurmak isteyenlere boyun eğmeyeceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, karanlık, kirli oyunlara ve bütün bunlara karşı çok ama çok dikkatli olacaklarını söyledi.

Müslümanları birbirine düşürmeye çalışanlara karşı uyanık olacaklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Milletimizin umudunu kırmaya, moralini bozmaya, aramıza nifak duvarları örmeye çalışanlara karşı her zaman teyakkuz hâlinde olacağız. Sizlere güveniyorum. Rabb’im basiret ve ferasetimizi artırsın diyorum. Bu düşüncelerle 19 Ekim Muhtarlar Günü’nüzün tekrar hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Buraya geldiğiniz için, milletin evini şereflendirdiğiniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Vazife yaptığınız köy ve mahallelerinizdeki vatandaşlarımızın her birine selamlarımı iletmenizi sizlerden özellikle rica ediyorum. Her birinize işlerinizde kolaylıklar diliyorum.”

GENÇ GAZETECİLER TÜRKİYE

Adana, Adıyaman, Afyonkarahisar, Ağrı, Aksaray, Amasya, Ankara, Antalya, Ardahan, Artvin, Aydın, Balıkesir, Bartın, Batman, Bayburt, Bilecik, Bingöl, Bitlis, Bolu, Burdur, Bursa, Çanakkale, Çankırı, Çorum, Denizli, Diyarbakır, Düzce, Edirne, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Giresun, Gümüşhane, Hakkâri, Hatay, Iğdır, Isparta, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Karabük, Karaman, Kars, Kastamonu, Kayseri, Kilis, Kırıkkale, Kırklareli, Kırşehir, Kocaeli, Konya, Kütahya, Malatya, Manisa, Mardin, Mersin, Muğla, Muş, Nevşehir, Niğde, Ordu, Osmaniye, Rize, Sakarya, Samsun, Şanlıurfa, Siirt, Sinop, Sivas, Şırnak, Tekirdağ, Tokat, Trabzon, Tunceli, Uşak, Van, Yalova, Yozgat, Zonguldak

HABER BURADA

DÜNYA

seers cmp badge