Cumhurbaşkanı Erdoğan, 30 Ağustos 1922-2022 Büyük Zafer’in 100. Yılı Etkinlikleri ve Kütahya Toplu Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Eğitimden sağlığa, güvenlikten adalete, ulaştırmadan enerjiye, sanayiden tarıma her alanda ülkemizi Cumhuriyet’in hedefi olan muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkardık” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kütahya’da 30 Ağustos 1922-2022 Büyük Zafer’in 100. Yılı Etkinlikleri ve Kütahya Toplu Açılış Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Konuşmasına törende bulunan vatandaşları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kütahya’da 2019 Mart’ında yüz yüze kucaklaştıklarını hatırlattı. Salgın nedeniyle 3,5 yıl aradan sonra Kütahyalılarla bir araya geldiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dumlupınar Zaferi’nin 100. yılı vesilesiyle Kütahya’ya gelerek hem hasret gidermek hem zafer sevincini paylaşmak hem de tamamlanan eser ve hizmetlerin açılışını yapmak istediklerini ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu eserlerin bazılarının açılış ve temel atmalarını canlı bağlantı yoluyla gerçekleştireceklerini söyledi.
“MİLLETİMİZ, KOCATEPE VE DUMLUPINAR’DA YENİ BİR DESTANIN GİRİZGÂHINI YAPMIŞTIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen perşembe günü Ahlat’ta, cuma da MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yle birlikte Malazgirt’te olduklarını hatırlatarak, Sultan Alparslan’ın Bizans hükümdarı Diyojen’in sayıca üstün ordusunu yenerek Anadolu’nun kapılarını millete Malazgirt’e açtığını anlattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Millî Mücadele’yle asırlardır bitip tükenmeyen bir kin ve hırsla bizi bu topraklardan söküp atmak isteyenlere Anadolu’nun ebedî vatanımız olduğunu bir kez daha ilan ettik. Selçuklu ve Osmanlı’nın mirasını devralan Cumhuriyetimizin kuruluşuna giden yol da ter ve kanla döşenmiştir. Birinci Dünya Savaşı’nda, dört bir yandan yedi düvele karşı savaşan, Çanakkale’den Kut’ül Amare’ye kadar pek çok yerde zaferler kazanan Osmanlı, İstanbul’un işgali ve Sevr dayatmasıyla âdeta dermansız bırakılmıştır. Vatan topraklarını dört bir yandan işgale başlayan düşman Adana, Antep, Maraş direnişleriyle pabucun pahalı olduğunu görünce sinsi amaçlarının taşeronluğunu Yunan’a bırakmıştır. İstiklal mücadelesini Gazi Mustafa Kemal’in önderliğinde Anadolu’ya taşıyan milletimiz, varını yoğunu ortaya koyarak hazırladığı ordusuyla Kocatepe ve Dumlupınar’da yeni bir destanın girizgâhını yapmıştır. Samsun’da başlayıp Ankara’da Büyük Millet Meclisi’nin açılışıyla dünyaya resmen ilan edilen bu sürecin her aşaması küllerinden, yeniden doğan bir milletin uyanışının sembolüdür. “
Cumhurbaşkanı Erdoğan, oldukça zor ve zahmetli bir sürecin ardından Türk ordusunun yine bir cuma günü 25 Ağustos’ta nihai zafer için son hazırlıklarını tamamladığını anımsatarak, “Birliklerin tertiplendiği cephelerde o gece ezanlar okundu, namazlar kılındı, dualar edildi, son sıcak yemekler yendi ve ertesi sabah gün ağarırken hücum emri verildi. Kocatepe’den başlayıp Dumlupınar’a, oradan İzmir’e kadar süren Büyük Taarruz epeydir savunmada olan Türk ordusunun uzunca bir aradan sonra yaptığı ilk büyük saldırı harekâtıydı. Düşmanın belki makinelisi, topu, kamyonu, arabası, uçağı bizden çoktu ama bizim askerimizin iman dolu yüreği bu eksiklerin hepsini fazlasıyla telafi ediyordu” ifadelerini kullandı.
“MİLLETİMİZ ANADOLU’DAKİ İSTİKLALİNE VE İSTİKBALİNE SAHİP ÇIKMAKTA KARARLI OLDUĞUNU BİR KEZ DAHA GÖSTERMİŞTİR”
Yunan ordusunun çekilirken 200 bin kişilik kuvvetinin yüzde 65’ini Afyon-Kütahya hattında zayiat olarak bıraktığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İmandır o cevher ki ilahi ne büyüktür, imansız olan paslı yürek sinede yüktür. Evet, bu millet o imanlı yürekleriyle imansızları İzmir’den denize döktü. Aşağı yukarı aynı sayıya sahip Türk ordusunun bu savaştaki kaybı ise sadece yüzde 6,5 civarındadır. Büyük Taarruz ve akabindeki çatışmalar dünya askerî tarihine en başarılı topyekûn savaş örneği olarak geçmiştir. Türk’ün ölüm fermanı olarak tedavüle sokulan Sevr’i milletimiz işte bu topraklarda dişiyle, tırnağıyla, kanıyla, canıyla yırtarak müstevilerin suratına çarpmıştır. Türk’ün esir edilemeyeceğini, Türk’e kefen biçilemeyeceğini, 26 Ağustos’ta Afyon’da başlayıp, 9 Eylül’de İzmir’de sona eren bu kıyamla tüm dünyaya ilan ettik. Milletimiz ebedî vatanın Anadolu’daki istiklaline ve istikbaline sahip çıkmakta kararlı olduğunu bir kez daha dosta, düşmana göstermiştir.”
Gençlerin “AK gençlik burada liderinin yanında” sloganları üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gençler unutmayın lideriniz de gençliğini bırakmaz” dedi. Alandakilere ana kademesiyle, kadın kollarıyla, gençlik kollarıyla 2023’e hazır olup olmadıklarını soran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kapı kapı inşallah yeni bir fethe hazır mıyız? ” diye sordu.
Büyük Taarruz öncesini anlatmaya devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu dönemde İslam dünyasının dört bir yanından kendileri de bin bir yokluk ve zulüm altında yaşayan dostlarımızdan da ülkemize yardım yağmıştır. Büyük Taarruz öncesinde tıpkı bugün olduğu gibi ülkenin askerî gücünden mali kaynaklarına kadar tüm imkânlarını sorgulayarak bu işin olmayacağını söyleyenler vardı. Ama sonuçta mücadelenin sadece silahla, sadece parayla değil; asıl imanla, inançla, azimle, kararlılıkla kazanıldığını herkes gördü. Gençler şunu unutmayın, Hindistan Müslümanlarının ciddi fedakârlıklarıyla toplayarak gizlice Ankara’ya gönderdiği 600 bin altın, Büyük Taarruz için gereken ekonomik kaynağın nüvesini teşkil etmiştir” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Büyük Taarruz öncesi 100 bin kişilik bir kuvveti, düşmana hissettirmeden cephenin gerisine ulaştırma başarısının bile başlı başına dünya harp tarihine girecek bir taktik olduğuna işaret ederek şöyle konuştu: “Mehmetçiklerimiz Allah Allah nidalarıyla başlattıkları hücumla iki gün içinde Afyon çevresindeki tüm cepheleri yerle bir etmişlerdir. Akşama doğru, şehrin semalarında yükselen sala sesleri, Yunanlılar tarafından yakılıp yıkılan Afyon şehrinin kurtuluşunun müjdesini veriyordu. Aynı muhteşem tablo Türk birliklerinin şehre girmesiyle 30 Ağustos günü Kütahya’da yaşanmış, yani burada yaşanmıştır. Yunan ordusu dört gün içinde komutanlarının da esir düşmesiyle tamamen dağılmış ve Türk kuvvetleri karşısında bozguna uğramıştı. Bir yandan İzmir’e doğru ilerleyen ordumuz, diğer yandan da Yunan ordusunun Eskişehir’in kuzeyine doğru kaçan birliklerini kovalamayı sürdürmüştür. Bu amansız takip 9 Eylül’de İzmir’in kurtuluşuyla nihai amacına ulaşmıştır. Düşmanın geri çekilirken geçtiği tüm şehirlerimizi yakıp yıkmasını ise kendi alçak karakterinin bir ispatı olarak görüyoruz. Aynen bugün olduğu gibi.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şair Mehmet Faruk Gürtunca’nın “Bu ağustos günü tarihte hayat, şan günüdür/ Bu ağustos günü hürlük günüdür, tan günüdür/ Bu ağustos günü bir kurtuluşun ilk güneşi/ Bu ağustos günü bir hürriyetin ilk ateşi/ Bu ağustos günü dünyalara bildirdik ki yurt sokmaz arslan doğuran toprağa bir yırtıcı kurt” dizelerini hatırlatarak, “İşte bu ağustos gününün yüzüncü yıl dönümü vesilesiyle Büyük Taarruz’u zaferle sonuçlandıran ordumuzu, Başkomutan Mustafa Kemal Paşa’yı, Genelkurmay Başkanı Mareşal Fevzi Çakmak Paşa’yı, Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa’yı, Birinci Ordu Komutanı Sakallı Nurettin Paşa’yı, İkinci Ordu Komutanı Yakup Şevki Paşa’yı, Beşinci Suvari Kolordusu Komutanı Fahrettin Altan Paşa’yı, subayından erine her bir kahraman askerimizi rahmetle şükranla yâd ediyorum” ifadelerini kullandı.
“TÜRKİYE’NİN ASIRLIK ALTYAPI EKSİKLERİNİ 20 YILDA TAMAMLAYACAK KALKINMA HAMLESİ BAŞLATTIK”
Milletin son iki asrının kayıplarla, yeniden ayağa kalkmalarla, varlığına ve ruhuna yönelik saldırılara karşı direnmekle geçtiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, altı asırlık cihan devleti Osmanlı’yı tarihin tozlu raflarına uğurlarken de Cumhuriyet’i yeniden kurarken de vesayetle, darbelerle, krizlerle yoğrulurken de hep inançlarını kavi, umutlarını diri tuttuklarını ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Mücadele’yi kazanan milletin, Cumhuriyet’in kuruluşunun ardından hayal ettiği gelişmiş, kalkınmış, müreffeh Türkiye’ye ulaşmak için epeyce beklemek mecburiyetinde kaldığına işaret ederek, uzunca bir süre kalkınma hamleleri, demokrasi girişimleri, sanayileşme gayretlerinin önünün kesildiğini, millî ve manevi değerleri tehdit eden her türlü gelişmenin önünün sonuna kadar açıldığını belirtti.
İkinci Dünya Savaşı sonrası Türkiye’den daha zor şartlarda kalkınma ve demokrasi mücadelesine giren ülkeler kısa sürede yol alırken, Türkiye’nin her 10 yılda bir yaşadığı darbelerle sürekli patinaj yaptığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hiç şüphesiz bu, sadece kendi eksiklerimizden, hatalarımızdan kaynaklanan bir durum değildi. Türkiye’nin her alanda geri kalması için kurulan o mekanizmalar öylesine güçlüydü ki iyi niyetli kimi girişimler bunun üstesinden gelmeye yetmiyordu. Bu süreçte rahmetli Menderes’in ve rahmetli Özal’ın gösterdiği kalkınma çabalarını, rahmetli Erbakan’ın ve rahmetli Türkeş’in sergilediği yerli, millî duruşu hep takdirle anıyoruz” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, hükûmete geldiklerinde, iki asırdır altyapısı ihmal edilmiş, demokrasisi zayıf, ekonomisi güdük bırakılmış, siyasi ve askerî gücü sürekli törpülenmiş bir Türkiye’yi devraldıklarını belirterek şunları söyledi: “Hemen kolları sıvadık. Türkiye’nin asırlık altyapı eksiklerini 20 yılda tamamlayacak bir büyük kalkınma hamlesi başlattık. Eğitimden sağlığa, güvenlikten adalete, ulaştırmadan enerjiye, sanayiden tarıma her alanda ülkemizi Cumhuriyet’in hedefi olan muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkardık. Kalkınma hamlemizin önemi ve gücü, salgın dönemiyle onu takip eden küresel güvenlik ve ekonomik krizi sırasında çok daha iyi anlaşılmıştır. Gelişmiş ülkeler dâhil tüm dünyanın dengeleri altüst olurken, biz hedeflerimize doğru yürüyüşümüze asla ara vermedik. Aynı şekilde demokraside de her kesimden vatandaşımızın hak ve özgürlük alanlarını genişleterek sosyal gerilimlere ve terör örgütlerinin zemin bulmasına fırsat veren tüm çarpıklıkları ortadan kaldırdık.”
Gabar, Cudi, Tendürek, Bestler Dereler ve diğer bölgelerde yapılan terör operasyonlarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Bütün terör inlerini bunların kafalarına kafalarına geçirdik mi? Yurt içinde, yurt dışında bunu başardık mı? Bundan sonra da başarmaya aynen devam edeceğiz. Bu mücadele elbette kolay gerçekleşmedi. Attığımız her adımda dışarıdan ve içeriden kaynaklanan nice engellerle karşılaştık. Nice kavgalar verdik, nice bedeller ödedik ama hamdolsun Allah’ın yardımı ve milletimizin desteğiyle hepsinin de üstesinden geldik.”
“EN BÜYÜK GÜCÜMÜZ, BİRLİĞİMİZ, BERABERLİĞİMİZ, KARDEŞLİĞİMİZDİR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, millete kazandırdıkları eser ve hizmetlerin yanı sıra küresel ve bölgesel gelişmelerde, Türkiye’yi her bakımdan dünyanın en stratejik ülkelerinden biri hâline getirdiklerini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bugün Türkiye’yi dünyanın en büyük 10 ülkesi arasına girmeyi hedefleyen bir vizyona kavuşturduysak bunu, son 20 yılda kurduğumuz altyapıya ve verdiğimiz mücadeleye borçluyuz. Son dönemde milletimizin canını yakan bazı sıkıntılar… Ama bu dünyanın da sorunu. Siz bakmayın Avrupa’sından Amerika’sına kadar tüm gelişmiş ülkelerin, sanki böyle bir sorunları yokmuş gibi davrandığına. Emin olun onların başındaki kara bulutların taşıdığı felaket yağmurları, bizim yaşadıklarımızla mukayese bile edilmez. Bak doğal gaz bulamıyorlar. Şu anda marketlerin rafları Avrupa’da boş. Şimdi biz Tarım Kredi Kooperatifleri’yle vatandaşımıza daha ucuza ürünlerimizi satmaya başladık ve bu artarak devam edecek. Bin 300 tane marketi süratle 2 bin, 2 bin 500, 3 bine çıkartacağız ve benim vatandaşım Tarım Kredi Kooperatifleri’nden ucuz ürün almaya devam edecek.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Türkiye, yıllar önce tercihini istihdam ve üretimden yana yaparak ekonomik modelini değiştirdiği için bu küresel fırtınadan en az kayıpla çıkacaktır, öyle de oluyor. İnşallah yılbaşından sonra, aldığımız tedbirlerin, uyguladığımız politikaların, vatandaşlarımızın günlük hayatlarındaki olumlu yansımalarını daha iyi göreceğiz. Hep söylediğim gibi kardeşlerim, biraz sabır ve daha çok destek istiyorum. Çünkü bizim en büyük gücümüz, birliğimiz, beraberliğimiz, kardeşliğimizdir. İnsanlarını güvenlik ve refah şemsiyesi altında yaşamaya alıştırmış ülkelerin asıl krizi ise daha yeni başlıyor. Üretim ve tedarik kanallarındaki bozulmayı, finans alanındaki dalgalanmayı, işsizlikle birlikte sosyal çalkantılar izlemeye başladığında hepsinin de nasıl çaresizce sağa sola yalpaladığını göreceğiz. Biz ise kimi küçük sarsıntılara rağmen mücadeleyi bırakmadan, istikameti bozmadan yolumuza devam ediyoruz.”
11 yıl önce 2023 hedeflerini ilan ettiklerinde, birilerinin dalga geçtiğini, yaşanılan onca hadiseye rağmen hedefleri adım adım hayata geçirdiklerini ve eksikleri süratle tamamlamaya çalıştıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi 2023 hedeflerimizden aldığımız güçle 2053 vizyonumuzu oluşturuyoruz ardından 2071 idealimiz gelecek. Hep söylediğimiz gibi içinde bulunduğumuz asrı, Türkiye yüzyılı hâline getirmekte kararlıyız” diye konuştu.
KÜTAHYA’YA YAPILAN YATIRIMLAR
AK Parti hükûmetlerinde Kütahya’ya yapılan yatırım, inşa edilen eser ve getirilen hizmetlere ilişkin verileri paylaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 20 yılda Kütahya’ya 26 milyar lira değerinde yatırım yapıldığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kütahya’ya 2 bin 685 yeni derslik yapıldığını, Kütahya Sağlık Üniversitesinin kurulduğunu, yükseköğrenim yurt yatak kapasitesinin 12 bin 493’e ulaştırıldığını aktararak, şu bilgileri verdi: “Sosyal yardımlarda Kütahyalı ihtiyaç sahiplerine toplam 1,7 milyar lira tutarında kaynak aktardık. Toplam bin 57 yataklı 11 hastaneyle 43 sağlık tesisi inşa ettik. 610 yataklı Kütahya Şehir Hastanemiz ile Domaniç Entegre İlçe Hastanemizin inşaatı sürüyor. Çevre ve şehircilikte Kütahya’da TOKİ kanalıyla 10 bin 783 konutun yapımını tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik, 2 bin 189 konutun yapımı devam ediyor. Şehrimizde altı millet bahçesi projemiz var. Bunlardan birini tamamlayıp hizmete sunduk, ikisinin yapımı, üçünün de proje çalışmaları devam ediyor. Kütahya, Afyonkarahisar, Uşak ve Eskişehir illerimizi kapsayan Frigya Vadisi’ni Anadolu’nun açık hava müzesine dönüştürüyoruz. Bu bölgede kültür ve termal turizme dayalı olarak turizmin geliştirilmesi için kapsamlı çalışmalar yapıyoruz. Ulaştırmada Kütahya’da 24 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol uzunluğunu 317 kilometre ilaveyle toplam 341 kilometreye çıkardık. Hâlen yapımı süren çok sayıdaki yol çalışmasının bir kısmını önümüzdeki yıl, bir kısmını da sonraki yıl tamamlıyoruz. İl sınırları içindeki tüm demiryollarını sıfırdan yapmışçasına yeniledik.”
“ÇİFTÇİLERİMİZE TOPLAMDA 1,5 MİLYAR LİRA TUTARINDA TARIMSAL DESTEK VERDİK”
Tarım ve ormanda Kütahya’ya 20 baraj, altı gölet inşa ettiklerini, yedi baraj ile iki gölet daha yapacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son 20 yılda inşa ettiğimiz sulama projeleri ile Kütahya’da 168 bin dekar zirai araziyi sulamaya açtık. Yapımı devam eden 13 sulama tesisimiz ile toplam 130 bin dekar araziyi daha sulamaya açacağız. Kütahyalı çiftçilerimize Bay Kemal diyor ya ‘ne verdin’ diye, Bay Kemal, çiftçilerimize toplamda 1,5 milyar lira tutarında tarımsal destek verdik” dedi.
Sanayi ve teknolojide Kütahya’da üç yeni organize sanayi bölgesi, bir teknopark, dokuz araştırma geliştirme merkezi ve üç tasarım merkezi kurduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çavdarhisar, Emet, Gediz, Hisarcık, Kuruçay, Simav ve Tavşanlı’ya doğal gazı getirdiklerini, gelecek yıllarda Altıntaş, Çitgöl, Demirci, Domaniç, Eskigediz, Seyitömer ve Tunçbilek’e de doğal gaz arzı sağlamayı hedeflediklerini ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Görüldüğü gibi özetin özeti olarak bile anlatsak, Kütahya’ya yaptıklarımızı saymaya vakit yetmiyor. Bugün de burada Kütahya’da son yıllarda yapımı tamamlanan tam 344 ayrı projenin resmî açılışını yapıyoruz. Bakanlıklarımıza ve belediyelerimize ait bu yatırımların tutarı güncel rakamla 5,5 milyar lirayı buluyor” diye konuştu.
Eğitimden sağlığa, ulaşımdan altyapıya, enerjiden güvenliğe geniş bir alana yayılan bu yatırımların ve temeli atılan tesislerin şehre hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kütahya’nın gelişmesine, büyümesine, kalkınmasına katkıda bulunan bu yatırımları gerçekleştiren bakanlıkları, kurumları, belediyeleri ve özel sektörü tebrik etti.
Büyük Taarruz’un ve Kütahya’nın düşman işgalinden kurtuluşunun 100. yıl dönümünü kutlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Anadolu’yu ebedî vatanımız olarak bir kez daha tescilleyen şehitlerimize ve gazilerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Ordularımızın başkomutanı Gazi Mustafa Kemal başta olmak üzere bu zaferde emeği geçen herkesi, şehitlerimiz, gazilerimiz hepsini şükranla yâd ediyorum” ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehirdeki temasları kapsamında Kütahya Hava Er Eğitim Tugay Komutanlığı içindeki Zafer Camii’nin açılış törenine katıldı.
“Kanada ile enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi alanlarda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Kanada Başbakanı Carney Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
“Türkiye’nin kılına zarar gelmemesi için gecemizi gündüzümüze katıyoruz”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Muhtarlar Günü Buluşması” programında yaptığı konuşmada, “Hani diyorum ya ‘etrafımız ateş çemberi’ diye. İçinde bulunduğumuz durum tam olarak böyle. Biz işte böyle bir kaos ve kriz ortamında Türkiye’nin kılına zarar gelmemesi için gecemizi gündüzümüze katıyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 19 Ekim Muhtarlar Günü dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen “Muhtarlar Günü Buluşması” programına katılarak bir konuşma yaptı.
Tüm muhtarların 19 Ekim Muhtarlar Günü’nü kutlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhtarları Türkiye ve Türk milleti için ortaya koydukları gayretlerden dolayı tebrik etti.
Muhtarlarla ilk toplantılarını 27 Ocak 2015’te yine aynı salonda yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “O gün 17 ilimizden gelen 409 muhtarımızı burada ağırlamıştık. Ardından düzenli olarak ülkemizin dört bir yanından muhtarlarımızı milletin evinde konuk etmenin sevincini yaşadık. Şimdiye kadar kimi zaman burada, kimi zaman Sergi Salonu’muzda Türkiye’nin bütün vilayetlerinden 40 bini aşkın muhtarımızla bir araya geldik. Gün oldu Türkiye’nin meselelerini istişare ettik. Gün oldu bölgesel ve küresel meseleleri birlikle değerlendirdik. Gün oldu en sıkıntılı zamanlarda kafa kafaya verdik yeni bir yol açtık. Gün oldu milletçe hepimizi sevindiren başarıları birlikte kutladık. Gün oldu dertleştik. Gün oldu birbirimize destek olduk, umut verdik. Ama 12 yıl boyunca demokrasinin uç beyi olan muhtarlar ile şahikası olan Cumhurbaşkanlığı arasındaki o bağı her zaman canlı tuttuk, diri tuttuk. Cumhurbaşkanlığı Külliyesini sadece devletin merkezi değil, milletin evi hâline de getireceğimizin sözünü vermiştik. Şükürler olsun ki millete verdiğimiz diğer sözlerimiz gibi bu sözümüze de sadık kaldık. İşte bugün bir kere daha siz muhtar kardeşlerimizle kucaklaşıyor, ahdimizi ve kavlimizi yeniliyoruz. Rabb’im muhabbetimizi, sevgimizi, dayanışmamızı artırsın.”
“TÜM TÜRKİYE İÇİN, 86 MİLYONUN HER BİR FERDİ İÇİN AŞKLA ÇALIŞACAĞIZ”
Cumhurbaşkanı olarak kendisinin de muhtarlar gibi milletin iradesi ve teveccühüyle bulunduğu makama geldiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu tüm kalbimle ifade etmek isterim ki sizlerle beraber yol yürümekten, sizlerle kardeşlik yapmaktan daha önemli herhangi bir şey olamaz ve Cenabıallah’a bundan dolayı da her zaman hamdediyorum. Rabb’im ömür verdikçe sizlerle yoldaşlık etmeye devam edeceğim. ‘Aşkınan koşan yorulmaz’ diyerek tüm Türkiye için, 86 milyonun her bir ferdi için, yönünü ülkemize çevirmiş tüm mazlumlar ve masumlar için aşkla koşacağız, aşkla çalışacağız” ifadelerini kullandı.
“Ezelden aşığız biz bu millete, Hakk’tan gelir, Hakk’a gider bu sevda. Maya olur Devlet-i Ebed-Müddet’e, Her can, her gönülde tutar bir sevda…” dizelerini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu bitmez sevda Türkiye sevdasıdır. Millete ve memlekete hizmet sevdasıdır. Bu sevda Türkiye Cumhuriyeti’nin istiklal, hürriyet, kalkınma ve adalet mücadelesinin bizatihi kendisidir. İnşallah bu sevda son nefesimizde kalbimizde burcu burcu tütecek, elden ele, gönülden gönüle kutlu bir emanet gibi taşınacaktır. Rabb’im hepimize bu sevdayı layıkıyla taşımayı, bizden sonrakilere de en güzel şekilde devretmeyi nasip etsin. Büyük ve güçlü Türkiye sevdasına gönül veren siz kardeşlerime bir kez daha şükranlarımı sunuyor, bu anlamlı günde bu güzel buluşmaya vesile olan İçişleri Bakanlığımızı içtenlikle tebrik ediyorum.”
“MUHTARLIK MÜESSESESİNİN TÜRK SİYASETİNDE HAK ETTİĞİ SAYGIYI GÖRMESİNDEN MEMNUNİYET DUYUYORUM”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhtarlar ile aralarındaki sarsılmaz bağı anlayamayanların her icraatlarında yaptıkları gibi muhtarlar buluşmalarına da kara çaldığını dile getirerek, şunları kaydetti: “Öyle küçümseyici ifadeler kullandılar ki içlerinde yıllardır biriktirdikleri millî irade hazımsızlığını tüm çirkinliğiyle bir anda ortaya boca ettiler. ‘Muhtar bile olamaz’ diyerek güya bizi aşağıladıklarını zannedenler, benim muhtar kardeşlerime Cumhurbaşkanlığından başlayarak devletin tüm kapılarının açılmasını bir türlü kabullenemediler. Milletin teveccühüne rağmen bizi Başbakanlığa ve Cumhurbaşkanlığına layık görmeyenler, aslında sizi de buralara layık göremediler. Rahatsızlıklarının sebebi bizim burada hasbihal etmemiz asla değildi, rahatsızlıklarının sebebi sizin buraya, kendi evinize gelir gibi gelmenizdir. Rahatsızlıklarının sebebi, tıpkı 90 sene önce Ankara’ya alınmayan Aşık Veysel gibi muhtarlarımızın onlara göre yeterince elit olmamasıydı. Yıllar geçse de birilerinin Anadolu insanına tepeden bakma alışkanlıkları değişmedi. Türkiye’nin değiştiğini, Türkiye’nin eski Türkiye olmadığını kabullenmeye bir türlü yanaşmadılar. Peki, sonuçta ne oldu? İçlerine pek sinmese de kuzu kuzu kabullenmek zorunda kaldılar. Vatandaşın doğrudan oyuyla seçilen, benim demokrasi piramidinin tabanı olarak tarif ettiğim muhtar kardeşlerime saygı duymayı öğrendiler.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, devletin zirvesinin kapıları muhtarlara açıldıkça şehir merkezlerinden köylere kadar bu atmosferin tüm Türkiye sathına yayıldığını belirtti.
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ile birlikte kamu kurumlarının ve belediyelerin kapılarının da muhtarlara ardına kadar açılmaya başladığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu işin sadece yerel düzeyde kalmadığını, Türk siyasetinde buluşmaların dönüştürücü etkisinin olduğunu ve tabiri caizse siyasette “bir muhtar açılımı” yaşandığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Daha önce ‘muhtar’ deyince hafife alanlar, kimi zaman mecburiyetten kimi zaman mahcubiyetten dolayı bizi taklit etmeye, takip etmeye başladılar. Ne kadar samimi olduklarını elbette ölçemeyiz. Ama yine de düne kadar muhtar görünce yollarını değiştirenlerin, şimdilik seçim dönemleriyle sınırlı olsa bile Muhtarlar Buluşması düzenlemesini Türkiye’de millî iradenin güç kazanması, muhalefetin toplumla barışması noktasında kıymetli bir adım olarak görüyoruz. Temennimiz bunun seçimden seçime yapılan taktik bir hamleden ziyade kalıcı bir zihniyet değişimine dönüşmesidir. Şurası da bir gerçek ki taklit her zaman aslını büyütür. İster zoraki ister gönüllü olsun. Onlar bizi taklit ettikçe Allah’ın izniyle biz büyümeye, güçlenmeye devam ederiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarım asra yaklaşan siyasi hayatı boyunca demokrasinin evvelemirde, yerelde başladığına inandığını belirterek, muhtarlık müessesesinin Türk siyasetinde hak ettiği saygıyı görmesinden memnuniyet duyduğunu söyledi.
Bu başarıda naçizane emeğinin olmasından ayrıca memnuniyet duyduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muhtarlar Buluşması’nın sadece tek parti bakiyesi, tepeden inmeci, baskıcı, kibirli zihniyetin geriletilmesinde değil, muhtarların özlük hakları ve çalışma şartlarının iyileştirilmesinde de çok ciddi katkıları olduğunu ifade etti.
Muhtarların vatandaşlara daha iyi hizmet sunabilmesi, görevini daha iyi yerine getirebilmesi için hiçbir fedakârlıktan kaçınmadıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sorun ve önerileri bizzat muhtarlardan dinlediklerini, notları aldıklarını ve gerekli adımları hızlıca attıklarını anlattı.
“19 EKİM’İ MUHTARLAR GÜNÜ İLAN EDEREK 2016 YILINDAN İTİBAREN ÜLKE GENELİNDE KUTLAMAYA BAŞLADIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunların neler olduğunu muhtarların zaten çok iyi bildiğini belirterek, muhtarlar için yapılan çalışmalara ilişkin şunları kaydetti: “Yayımladığımız genelgeyle büyükşehir belediyelerinde muhtarlar işleri daire başkanlığının, diğer belediyelerde ise muhtarlar müdürlüğünün kurulmasını sağladık. Valiliklerimizde bir vali yardımcımızı, büyükşehir belediyelerinde genel sekreter yardımcısını, diğer yerel yönetim birimlerimizde ise bir başkan yardımcısını muhtarlarımızla yakından ilgilenmek üzere görevlendirdik. Muhtarlarımızın taleplerini elektronik ortamda iletebilmeleri için Muhtar Bilgi Sistemi, MUBİS’i hayata geçirdik. 19 Ekim’i Muhtarlar Günü ilan ederek 2016 yılından itibaren ülke genelinde kutlamaya başladık.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Maaş ve ödemeler konusu ise üzerinde titizlikle durduğumuz iki önemli başlıktı. 2002’de muhtarlarımıza yapılan ödeme yalnızca unutmayın 97 liraydı. 2026 yılı itibarıyla bu rakamı tam 28 bin liranın üzerine çıkardık. Muhtarlarımızın SGK primlerini ise 2017’den bu yana devlet olarak biz karşılıyoruz. Daha önce ticarethane tarifesi üzerinden belirlenen enerji giderlerini mesken statüsüne alarak muhtarlarımızın enerji giderlerini azalttık. Tüm muhtarlarımızın Vilayetler Hizmet Birliği Otel ve Sosyal Tesislerinden bakanlık mensuplarına uygulanan tarifeler üzerinden yararlanmalarını sağladık. 2022 yılında yayınladığımız Cumhurbaşkanı kararı ile Türkiye Muhtarlar Konfederasyonunu kamu yararına çalışan dernekler arasına aldık. Köy ve mahalle muhtarlarımızın bulundukları illerdeki müze ve ören yerlerine ücretsiz girebilmelerinin önünü açtık” diye ekledi.
“BUNDAN SONRA DA SİZLERİN YANINDA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Yeni hizmet binalarının inşasına da hız verdiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “30 büyükşehrimizde yöreye özgü 100 hizmet binasının yapımını 2023 yılında tamamladık. 2024 ve 2025’te ise il özel idaresi kapsamında bulunan 51 lokasyonda, 130 muhtar hizmet binasının yapım ve onarımını gerçekleştirdik” bilgisini paylaştı.
Muhtarlara yönelik ilk sosyal dinlenme tesisi projesi olan Ankara Muhtar Evi’ni 4 yıl önceki Muhtarlar Günü’nde hizmete açtıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu projenin devamı niteliğindeki İstanbul Çapa Muhtar Evi’ni de tamamlayarak muhtarların istifadesine sunduklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadın muhtarların görev yaptığı yerlerdeki tüm hizmet binalarının güvenlik kamerası ihtiyaçlarını da talepler doğrultusunda karşıladıklarını kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, mekânsal adrese dayalı kayıt sistemiyle, afet yönetim ve karar destek sistemlerinde muhtarların kullanımına yönelik düzenlemeler yaptıklarını belirterek, “Silah ruhsatlarından turizme, kültürden enerjiye kadar hemen her başlıkta sizin daha iyi koşullarda vatandaşa hizmet etmeniz için tüm imkânlarımızı seferber ettik. İnşallah bundan sonra da sizlerin yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.
“ÜLKEMİZİ ÇEVREMİZDEKİ ÇATIŞMALARDAN UZAK TUTTUK”
Türkiye’nin bölgesinde şiddeti giderek artan bir kriz fırtınası yaşandığına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hemen kuzeyimizdeki Rusya-Ukrayna Savaşı birkaç ay sonra 5. yılını dolduracak. İsrail’in Filistin’e yönelik saldırıları imzalanan anlaşmalara rağmen hız kesmeden devam ediyor. Komşumuz İran’daki gerilim tam olarak bitmeden bu sefer Yemen’de yeni bir çatışmanın fitili yakıldı. Husilerin dostumuz ve kardeşimiz Suudi Arabistan’ı hedef alan saldırıları bölgemizdeki tansiyonun iyice tırmanmasına sebep oldu. Riyad’daki havalimanına düzenledikleri saldırıda aralarında umrecilerin de olduğu çok sayıda Müslüman kardeşimiz vefat etti, yüzlerce kardeşimiz yaralandı.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Lübnan’a bakıyoruz maalesef orada da durum hiç iç açıcı değil. Suriye’den güzel haberler geliyor lakin siyonist İsrail orayı da karıştırmak için elinden geleni yapıyor. Hani diyorum ya ‘etrafımız ateş çemberi’ diye. İçinde bulunduğumuz durum tam olarak böyle. Biz işte böyle bir kaos ve kriz ortamında Türkiye’nin kılına zarar gelmemesi için gecemizi gündüzümüze katıyoruz. Hamdolsun şimdiye kadar bunda da başarılı olduk. Ülkemizi çevremizdeki çatışmalardan uzak tuttuk, tahriklere kapılmadık. Tuzaklara düşmedik, provokasyonlara gelmedik. Akıllı, sabırlı, sağduyulu bir şekilde tüm bu zor süreçleri başarıyla yönettik.”
“ARAMIZA NİFAK DUVARLARI ÖRMEYE ÇALIŞANLARA KARŞI HER ZAMAN TEYAKKUZ HÂLİNDE OLACAĞIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, büyük milletlerin imtihanlarının da büyük olduğunu dile getirdi.
“Türk milleti olarak bizim de tarih boyunca mücadelemiz, zaferlerimiz gibi imtihanlarımız da gerçekten çok büyük oldu” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bugün de büyük bir mücadelenin tam göbeğindeyiz. Bu mücadelede bölgemizi lime lime etmek isteyenlerin tekerine çomak soktukça bizi asla boş bırakmayacaklar. Tıpkı kahraman ecdadımız gibi zalimlerin değil, hangi inançtan olursa olsun mazlumların yanında cesaretle durduğumuz müddetçe bizimle uğraşmaya devam edecekler. Kimi zaman FETÖ gibi sureti haktan görünen içerideki ajanlarıyla kimi zaman dışarıdaki lobileriyle kimi zaman ekonomik tetikçileriyle kimi zaman uluslararası basındaki maşalarıyla kimi zaman da sosyal medyadaki aparatlarıyla bizim üzerimize gelecekler, dikkatimizi dağıtmaya çalışacaklar, yolumuzdan alıkoymaya çalışacaklar. Pençelerimizi sökmeye, iddialarımızdan vazgeçirmeye çalışacaklar. Allah’ın izniyle onlara bu fırsatı vermeyeceğiz.”
Dünyayı sömürerek, bölgeyi kan deryasına çevirerek kendilerine refah düzeni kurmak isteyenlere boyun eğmeyeceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, karanlık, kirli oyunlara ve bütün bunlara karşı çok ama çok dikkatli olacaklarını söyledi.
Müslümanları birbirine düşürmeye çalışanlara karşı uyanık olacaklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Milletimizin umudunu kırmaya, moralini bozmaya, aramıza nifak duvarları örmeye çalışanlara karşı her zaman teyakkuz hâlinde olacağız. Sizlere güveniyorum. Rabb’im basiret ve ferasetimizi artırsın diyorum. Bu düşüncelerle 19 Ekim Muhtarlar Günü’nüzün tekrar hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Buraya geldiğiniz için, milletin evini şereflendirdiğiniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Vazife yaptığınız köy ve mahallelerinizdeki vatandaşlarımızın her birine selamlarımı iletmenizi sizlerden özellikle rica ediyorum. Her birinize işlerinizde kolaylıklar diliyorum.”
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.