Connect with us

Dünya

İyi ki varsınız | Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Cumhuriyet tarihinin en büyük konut ve şehircilik seferberliğini alnımızın akıyla tamamlayacağız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gaziantep Nurdağı’nda Belpınar ile Mesthüyük Köyleri ve Kahramanmaraş Türkoğlu Özbek Köyü Köy Evleri Anahtar Teslim Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Cumhuriyet tarihinin bu en büyük konut ve şehircilik seferberliğini, Allah’ın izniyle, alnımızın akıyla tamamlayacağız” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile Gaziantep Nurdağı’nda Belpınar ile Mesthüyük Köyleri ve Kahramanmaraş Türkoğlu Özbek Köyü Köy Evleri Anahtar Teslim Töreni’ne katıldı.

Törende yaptığı konuşmada bu yıl Ramazan ayının ve Ramazan Bayramı’nın, 6 Şubat depremlerinin yüreklerde açtığı yaraların ve evlerde sebep olduğu yıkımların gölgesi altında geçirildiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Depremlerde hayatını kaybeden 50 binin üzerindeki vatandaşımıza bir kez daha Allah’tan rahmet, yakınlarına sabr-ı cemil niyaz ediyorum. Bin yıllık vatanımız Anadolu’nun nice güzellikleriyle beraber afetleri de bizimle yaşıyor, yaşayacak. Ülkenin yöneticileri ve vatandaşları olan bize düşen görev, binalarımızı sağlam yaparak, derelerimizin önünü kesmeyerek, tabiatla barışık yaşayarak afetlere karşı hazırlıklı olmaktır. Gerisi Rabbimizin takdiridir” dedi.

“KÜÇÜK SANAYİ SİTELERİ KURARAK KONUTLA BİRLİKTE İSTİHDAMI DA GÖZETİYORUZ”

Son deprem felaketinin ardından hemen kolları sıvadıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsanımızı güvenli binalara kavuşturmak için depremin 15’inci gününden itibaren temelleri atıp inşaatlara başladık. Yaptığımız tespitler doğrultusunda deprem bölgesinde, 507 bini konut ve 143 bini köy evi olmak üzere 650 bin yeni yuva yapıyoruz. Bunlardan 319 binini bir yıl içinde teslim ederek şehirlerimizi ayağa kaldırmayı planlıyoruz” diye ekledi.

Deprem bölgesine yaptıkları son ziyaretlerin tamamında, her şehirde yeni konutların ve köy evlerinin temel atma törenlerini gerçekleştirdiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu ana kadar 105 binin üzerinde konutun yapım sürecini başlattık. Bunların yarıya yakınının temelini de attık. Sadece konut yapmıyoruz. Okuluyla, sağlık merkeziyle, çarşısıyla, pazarıyla, yeşil alanıyla, parkıyla yepyeni hayat alanları inşa ediyoruz” şeklinde konuştu.

Sadece depremde yıkılan yerlerin değil, bölgedeki şehirlerin tamamının altyapısını da yenilediklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Küçük sanayi siteleri kurarak konutla birlikte istihdamı da gözetiyoruz. Cumhuriyet tarihinin bu en büyük konut ve şehircilik seferberliğini, Allah’ın izniyle, alnımızın akıyla tamamlayacağız.”

“BEŞ YILDA İSTANBUL’DA RİSKLİ BİNA BIRAKMAMAYI AMAÇLIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha önce pek çok depremde, selde, yangında, vatandaşları kısa sürede yeni evleriyle buluşturduklarını hatırlatarak, şöyle devam etti: “İnşallah burada da aynısını yapacağız. Van’da, Bingöl’de, Antalya’da, Manavgat’ta, Muğla’da, Kütahya’da, Simav’da bunları yaptık mı? Bay bay Kemal’in milletvekili olduğu İzmir’de bunu yaptık mı? Hadi sen de yap. Yapamaz. Bunların nasibi yok. Geçtiğimiz günlerde İstanbul’da yeni bir kentsel dönüşüm kampanyasının müjdesini milletimizle paylaştık. Riskli binalarda yaşayan İstanbullu kardeşlerimize dönüşüm bedelinin yarısını devlet olarak bizim karşılayacağımız, yarısını da çok uygun, şartlı borçlanma imkânı getirdiğimiz bir teklif sunmuştuk. Bir kısmı yerinde, bir kısmı rezerv alanlarda yürütülecek bir çalışmayla yılda 300 bin konutu dönüştürerek, beş yılda İstanbul’da riskli bina bırakmamayı amaçlıyoruz.”

Kentsel dönüşüm konusunda muhalefetin söylemlerinin yer aldığı bir video gösteriminin yapıldığı törende, Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gördünüz, bay bay Kemal ve avanesinden bu ülkeye fayda gelmez. Ne İstanbul’un başındaki belediye başkanından ne Ankara’nın başındaki belediye başkanından ne İzmir’in başındaki belediye başkanından hiçbir şey olmaz. Bunlar, çöp, çukur, çamur demektir. Bunlar, susuzluk demektir. Bunlar, Allah göstermesin, bir yağmur olduğu zaman her tarafı lağımın götürdüğü şehirler demektir. Hep bunları yaşadık” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerinin iş yapmanın, insanları güvenli ve huzurlu konutlara kavuşturmanın peşinde olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti: “Bunlar da her konuda yaptıkları gibi kentsel dönüşümde de projelerimize takoz olmanın peşinde. Milletimiz her iki zihniyeti de görüyor, biliyor. İşte ben, İstanbul’a belediye başkanı olduğum zaman İstanbul’da ne vardı? Susuzluk vardı. Çöp, çamur vardı. Ve meşhur Ümraniye çöplüğünün patlaması neticesinde 39 vatandaşımızın ölümü vardı. Kimdi? CHP, büyükşehirde o vardı, ilçede de o vardı. Biz oraları şu anda park, bahçe hâline getirdik. Bunlara beş tane koyun teslim edemezsiniz. Teslim ederseniz, kaybeder gelirler.”

“ÜLKEMİZİN TÜM YERLEŞİM YERLERİNİ AFETLERE DİRENÇLİ HÂLE GETİRENE KADAR ÇALIŞMAYI SÜRDÜRECEĞİZ

“Ülkemizin tüm yerleşim yerlerini afetlere dirençli hâle getirene kadar kimsenin bizi engellemesine izin vermeden çalışmayı sürdüreceğiz” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün depremin 75’inci günü olduğunu, depremden etkilenen 11 ili Cumhur İttifakı olarak defaatle dolaştıklarını söyledi.

İnşasını 45 günde tamamladıkları 10 köy evinin anahtarlarını, temeli atıldıktan sonra 60’ıncı gününde teslim ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Mimarisi, inşası ve diğer tüm özellikleriyle gerçekten çok güzel eserler olan bu köy evlerimizin hak sahiplerine hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu.

Bugün aynı zamanda çiftçilere 10 yeni müjde vereceklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti: “Bugün burada hepsi de özgün mimari eseri olan ahırı, köy konağı, akıllı tahtası, camisi, peyzajıyla akıllı köy evleri örneklerini milletimizin takdirine sunuyoruz. Bu projeyle gelişmiş altyapısı, internet destekli teknolojisi, yenilenebilir enerjisi, sıfır atık uygulaması, sürü yönetim sistemi, entegre meteoroloji yazılımı ve daha pek çok özellikleriyle yeni bir model ortaya koyuyoruz. İkinci olarak afet alanlarındaki köy evlerimizde hayatını sürdürecek çiftçilerimize Ziraat Bankamız vasıtasıyla sıfır faizli hayvancılık kredileri verecek, hayvan ve yem alımlarını destekleyeceğiz. Böylece ahırlar dolacak, üretim artacak, çiftçilerimizin kazançları yükselecek. Üçüncü olarak afet alanları dışındaki bölgelerde buralarda yaşayan gençlerimiz başta olmak üzere tüm vatandaşlarımızdan bu kırsal dönüşümden yararlanmak isteyenlere de el uzatıyoruz. Bu kardeşlerimize İlk Evim Kampanyası şartlarıyla akıllı köylerden ev sahibi olma imkânı getiriyoruz. Dördüncü olarak hâlâ köylerde yaşayan vatandaşlarımızdan mevcut evini yıkıp bu modele uygun sağlam, güvenli, teknoloji destekli eve kavuşmak isteyenlere de uygun şartlı finansman sağlayacağız.”

“AMACIMIZ TÜRKİYE YÜZYILI’NI ÜRETİMİN YÜZYILI YAPMAKTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, et ve süt fiyatlarındaki artışa yönelik değerlendirmelerde bulundu, “Ülkemizdeki et ve süt fiyatlarının izahı olmayan seviyelere çıkmasına yol açan sıkıntıya çözüm getirecek bir adım atıyoruz. Kırsal dönüşüm kapsamında 50 baş üzeri büyükbaş ari damızlık üretimine teşvik vereceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, böylece bir yandan hayvan varlığını yükseltirken diğer yandan da en az yüzde 30 verim artışı hedeflediklerini vurguladı.

Altıncı müjdelerini, “Sözleşmeli üretim modeliyle, aile tipi işletmelerde büyükbaş ve besi hayvancılığını destekleyerek her haneye en az bir asgari ücret garantisi vereceğiz” sözleriyle duyuran Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti: “7’nci olarak tarımsal üretimde basınçlı sulama alt yapısını güçlendirerek birim alanda daha çok rekolte ve gelir elde edilmesini sağlayacağız. 8’inci olarak, sözleşmeli üretimi yaygınlaştırarak, hem üreticimizin gelirini garanti altına alacak hem arz güvenliğini temin edecek hem de gıdadaki fiyat dalgalanmalarının önüne geçeceğiz. 9’uncu olarak jeotermal organize sanayi bölgeleri başta olmak üzere sebze ve meyve yetiştirme amaçlı sera yatırımlarındaki desteği artıracağız. 10’uncu olarak tarımsal üretimde kullanılan azotlu gübrelerdeki dışa bağımlılığımızı azaltacak önemli bir projeyi devreye alıyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şimdi Karadeniz gazından üre sağlayacak bir fabrikayı Zonguldak’ta kurduklarını belirterek şöyle konuştu: “Bay bay Kemal ve onun yandaşları ne diyor? Hani diyorlar “Doğal gaz, hani Karadeniz’den doğal gaz çıkacaktı?” İki akşamdır, üç akşamdır doğal gazın nasıl yandığını Karadeniz’de, Sakarya’da görmedin mi? Ama bunlarda göz var bakar kör, kulak var duymaz. Kalpleri var kesinlikle mühürlü. Özel sektör yatırımı olarak kurulan bu fabrika ile ilgili süreçler tamamlandı, yakında onun da inşasına başlıyoruz. Kırsal dönüşüm projemizin en önemli özelliği teknolojik altyapıyla kırsaldan giderek kopan gençlerimizi yeniden üretimle buluşturacak olmasıdır.”

Kırsal dönüşüm projesindeki adımların anlatıldığı video gösteriminin ardından konuşmasına devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Amacımız Türkiye Yüzyılı’nı üretimin yüzyılı yapmaktır. Amacımız Türkiye Yüzyılı’nı üreticinin yüzyılı yapmaktır. Bu projenin ülkemize, çiftçilerimize ve gençlerimize hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

“TARİHİN EN ÖNEMLİ KIRSAL DÖNÜŞÜM PROJELERİNDEN BİRİNİ HAYATA GEÇİRİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin artık felaketlerin yıkıcı etkilerine teslim olmadığının en güzel örneğinin burada görülen manzara olduğunu söyledi.

Bir yandan temel atıp anahtar teslim etmeye başlayıp bir yandan da tarihin en önemli kırsal dönüşüm projelerinden birini hayata geçirdiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, biten her köy evini, her konutu gelecek aylardan itibaren sahipleriyle buluşturacaklarını dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyada, bu kadar büyük bir afetin ardından bu kadar kısa sürede arama kurtarmadan enkaz kaldırmaya, geçici barınma alanlarından kalıcı konut inşasına kadar her alanda katedilen böyle bir mesafe yoktur” ifadesini kullandı.

“DEPREMZEDE VATANDAŞLARIMIZIN YANLARINDA OLMAYI SÜRDÜRECEĞİZ”

Depremden etkilenen şehirlerin toparlanması için etkili ve hızlı adımlar attıklarını, bu kapsamda Gaziantep’te neredeyse çadır kent kalmadığını, her tarafın konteyner kentlerle donatıldığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hatay dışındaki diğer deprem bölgelerinde ise enkaz kaldırıma çalışmalarının tamamladığını, yeni konut inşaatlarının hızla yükseldiğini aktardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçici barınma merkezlerinde 3,5 milyon vatandaşın ihtiyaçlarının karşılandığını, hava şartlarının düzelmesiyle bölgede hayatın yavaş yavaş normal seyrine girmeye başladığını ifade etti.

Depremden etkilenen bölgelerin yaklaşık bir yıl sonra eski canlılığına kavuşacağını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz, bazı deprem turistleri gibi buraya fotoğraf çektirmeye, görüntü vermeye gelmiyoruz. Biz, hem acıları paylaşmaya hem yaraları sarmaya geliyoruz. Bu anlayışla yüreklerindeki sızının hiçbir zaman dinmeyeceğini bildiğimiz depremzede vatandaşlarımızın daima yanlarında olmayı sürdüreceğiz. Acılarını paylaşırken hayatlarını daha iyiye götürecek her türlü desteği ve imkânı kendilerine sağlamaya devam edeceğiz” diye konuştu.

Gaziantep’in sadece bölgenin değil, Türkiye’nin üretim, istihdam, ihracat merkezleri arasında giderek yıldızı daha da parlayan bir şehri olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada faaliyette bulunan bin 240 fabrikaya sürekli yenilerinin ilave edildiğini, kuruluş safhasındaki 6. Organize Sanayi Bölgesi’nin de devreye girmesiyle sayının 2 bine çıkacağını kaydetti.

Şehrin ihracatının aylık bir milyar doları bulduğunu, sanayiden turizme, tarımdan insani yardımlara kadar her alanda şehrin başarılarını yakından takip ettiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’ye böylesine katkı yapan bir şehrin önünü açacak projelere destek olmaya devam edeceklerini vurguladı.

AMANOS TÜNELLERİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hatay için de büyük önem taşıyan Amanos Tünelleri’nin inşasına yakında başlayacaklarını, bu tünellerle Gaziantep’in sanayideki üretim gücünü İskenderun Limanı ile katlayarak artıracağını anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aynı şekilde bu tüneller Hatay’ın muazzam potansiyelini, Anadolu ile buluşturarak şehrin kısa sürede deprem durgunluğunu üzerinden atmasına vesile olacaktır. dedi.

Depremden en çok etkilenen Gaziantep’in ilçeleri Nurdağı ve İslahiye’ye ekonomik katkı sağlayacak projelere de özel destek verdiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “İslahiye’de 1. ve 2. organize sanayi bölgelerini zaten hayata geçirmiştik. Şimdi Nurdağı’nda da bir organize sanayi bölgesi kuruyoruz. Her iki ilçemizin, yatırımcılar için cazibesini artırmak gayesiyle ilave teşvikleri devreye alacağız. Adana, Osmaniye, Gaziantep Hızlı Tren Hattı’nın duraklarından biri de Nurdağı’dır. Bu hattın yapımını da hızlandırıyoruz. Depremin yaralarını sarmak için bu iki ilçemizde yapacağımız 50 bin konuta ilave olarak Gaziantep şehir merkezinde de 50 bin konutluk bir proje planlıyoruz. Görüldüğü gibi tüm şehirlerimiz Gaziantep’i ve ilçelerini de deprem öncesinden daha iyi bir konuma getirmek için gece gündüz çalışıyoruz.”

“TÜRKİYE YÜZYILI’NI BERABERCE İNŞA EDECEĞİZ”

Ülkeyi, son 21 yılda hayata geçirdikleri demokrasi ve kalkınma atılımlarıyla Türkiye Yüzyılı için hazırladıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu kapsamda, Karadeniz doğal gazı projesini hayata geçirdiklerini, muhalefet buna inansa da inanmasa da doğal gazı karayla buluşturduklarını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir taraftan Karadeniz doğal gazı diğer taraftan Gabar’da çıkarılacak petrolle Türkiye’nin çok daha vakur, çok daha kararlı bir şekilde geleceğe yürüyeceğini söyledi.

Doğal gaz ve petrolden elde edilecek gelirin bir kısmıyla kurulacak Aile ve Gençlik Bankasının, ev kadınlarının emekliliğini desteklemekten gençlerin eğitim, istihdam ve evliliğine bedelsiz katkı sağlamaya kadar pek çok alanda hizmet vereceğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ev kadınlarının emekliliği, gençlerin istihdam ve evliliği ile aile yapısının güçlü bir şekilde devam etmesi hususunu kritik önemde gördüklerini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin, MHP’nin ve Cumhur İttifakı’nın, LGBT’ye karşı olduğunu belirterek, şöyle konuştu: “Peki, CHP LGBT’ye karşı mı, İP karşı mı, bunun yanında HDP karşı mı? Bunlar LGBT’ci. Bunlar bizim kutsal aile yapımıza karşı. İşte 14 Mayıs bunun için çok önemli. 14 Mayıs, LGBT’cilere, kadına şiddetin yanında olanlara ders verme günü olacaktır. Bugüne kadar girdiğimiz her mücadeleyi milletimizle aynı istikamete bakarak, aynı hassasiyetleri paylaşarak aynı amaçla yol yürüyerek kazandık. İnşallah 14 Mayıs seçimlerinde de milletimizle birlikte zafere ulaştıktan sonra deprem şehirlerimizi beraberce ayağa kaldırmayı sürdürecek, Türkiye Yüzyılı’nı beraberce inşa edeceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından, Belpınar köyünde yapılan, cami, köy konağı ve kompost alanın açılışını yaptı, ahırları da bulunan 14 köy evinin anahtarlarını sahiplerine teslim etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gaziantep’in Mesthüyük ile Kahramanmaraş’ın Türkoğlu köylerindeki hak sahiplerinin ev teslimi anına da canlı bağlandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler, yapılan duanın ardından köy konutlarının açılış kurdelesini kesti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra beraberindekilerle bir köy evini ziyaret etti.

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ramazan Bayramı dolayısıyla mesaj yayımladı

“Türkiye’nin ortak vatanımız, demokrasimizin ortak değerimiz olduğunun bilinciyle hep birlikte çok çalışacağız”

“Türkiye’nin ortak vatanımız, demokrasimizin ortak değerimiz olduğunun bilinciyle hep birlikte çok çalışacağız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ramazan Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, “Türkiye’nin ortak vatanımız, demokrasimizin ortak değerimiz olduğunun bilinciyle, inşallah, hep birlikte çok çalışacağız, üreteceğiz, emek vereceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ramazan Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, tüm vatandaşların Ramazan Bayramı’nı tebrik etti.

“Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu da ebedî azaptan kurtuluş olan bir ramazan ayını daha geride bırakarak hep birlikte bayrama vasıl olduk” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bayramın ülkemiz, milletimiz, İslam dünyası ve tüm insanlık için barışa, huzura ve esenliğe vesile olmasını diliyorum. Bizleri sevdiklerimizle beraber, sağlık ve afiyet içerisinde bir bayrama daha kavuşturduğu için Rabbime hamdediyorum. 11 ayın sultanı olan Ramazan-ı Şerif’i Gazze’nin yanı sıra gönül coğrafyamızın farklı köşelerinde yaşanan acılar ve zulümler sebebiyle buruk karşıladık, buruk geçirdik.”

“BU ZOR GÜNLERİNDE FİLİSTİN HALKININ YANINDA OLDUĞUMUZU GÖSTERDİK”

“Gazze, 7 Ekim’den beri sadece bizim değil, tüm insanlığın kalbinde, tüm insanlığın vicdanında kanayan bir yara oldu” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, savaşta bile dokunulmaması gereken hastanelerin, okulların, kiliselerin, camilerin bilerek bombalandığı bir vahşet sahnesiyle karşı karşıya kalındığını dile getirdi.

İsrail’in saldırıları sonucu 33 bin Filistinli şehit düşerken, 75 binden fazla Filistinlinin de yaralandığını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hayatını kaybeden tüm kardeşlerimize Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar niyaz ediyoruz. Türkiye olarak bugüne kadar bölgeye sevk ettiğimiz toplam 45 bin tonu aşan yardım malzemesiyle, bu zor günlerinde Filistin halkının yanında olduğumuzu gösterdik. İnşallah bundan sonra da Gazze’de akan kan duruncaya ve Filistinli kardeşlerimiz, 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan özgür Filistin devletine kavuşuncaya kadar desteğimizi sürdüreceğiz” dedi.

“ASRIN FELAKETİNİN YARALARINI ASRIN BİRLİKTELİĞİNİ SERGİLEYEREK HIZLA SARIYORUZ”

Dış siyasette bu adımları atarken, gündemin ilk sırasında yer alan deprem bölgesini asla ihmal etmediklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu açıklamalarda bulundu: “Asrın felaketinin yaralarını asrın birlikteliğini sergileyerek hızla sarıyoruz. Şimdiye kadar 80 bine yakın afet konutunu ve köy evini tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik. Her ay 15-20 bin konut inşa etmek suretiyle yıl sonunda bu sayıyı 200 bine ulaştırmayı hedefliyoruz. Bu süreçte ayrıca riskli yapı stoku yüksek şehirlerimizin depreme karşı daha dayanıklı hâle getirilmesi için de çalışıyoruz.”

PKK’dan FETÖ ve DEAŞ’a vatanın birliğine, insanların huzuruna kasteden terör örgütlerine nefes aldırmadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Terör bataklığını kaynağında kurutma stratejimizi kararlılıkla uyguluyoruz” diye ekledi.

“TÜRKİYE YÜZYILI VİZYONUMUZU HAYATA GEÇİRİNCEYE KADAR BİZE DURMAK YOK”

Ekonomi cephesinde hayat pahalılığı ve enflasyonla mücadelenin en hassas oldukları konu olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Tüm dünyayla birlikte millet olarak bizim de canımızı yakan bu meseleyi, Allah’ın izniyle, çözmekte kararlıyız. Uyguladığımız ekonomi programının olumlu etkilerini yılın ikinci yarısından itibaren daha net bir şekilde görebileceğiz. 31 Mart seçimlerinin suhuletle tamamlanmasıyla ortaya çıkan 4 yıllık seçimsiz dönemi, bu hedeflerimizi gerçekleştirmek için kullanacağız.”

“Türkiye’nin ortak vatanımız, demokrasimizin ortak değerimiz olduğunun bilinciyle, inşallah, hep birlikte çok çalışacağız, üreteceğiz, emek vereceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye Yüzyılı vizyonumuzu hayata geçirinceye kadar bize durmak, dinlenmek, soluklanmak yok” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, mesajını şu sözlerle tamamladı: “Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu vesileyle bir kez daha 31 Mart seçimlerinde sandığa giderek iradesine sahip çıkan tüm vatandaşlarıma teşekkür ediyorum. Rekabet seviyesi çok yüksek bir seçimden yeni çıkmış aziz milletimizden, bayramın manevi iklimini kırgınlıkları gidermek için fırsata çevirmelerini özellikle istirham ediyorum. Bayram ziyareti veya tatil amacıyla yollara çıkan tüm vatandaşlarımdan, trafik kurallarına riayet etmelerini bekliyorum. Rabbimden Ramazan Bayramı’nın gönüllerimize huzur, ülkemize esenlik, dünyamıza ve mazlum coğrafyalara barış getirmesini diliyor, sizleri bir kez daha muhabbetle selamlıyorum. Bayramınız mübarek olsun.”

HABER BURADA

Dünya

“Kimsenin bizim öz güvenimizi örselemesine, hayallerimizle aramıza set çekmesine müsaade etmeyeceğiz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TÜRGEV İftar Programı’nda yaptığı konuşmada, “İşimizi, görevimizi, sorumluluğumuzu ülkemize, milletimize ve umudunu bizlere bağlamış ailelerimize karşı vazifelerimizi en güzel şekilde yerine getirmeye çalışacağız. Kimsenin bizim öz güvenimizi örselemesine, hayallerimizle aramıza set çekmesine müsaade etmeyeceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İbn Haldun Üniversitesi’nde düzenlenen Geleneksel Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı (TÜRGEV) İftar Programı’na katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının başında, vakfa ve yöneticilerine, Ramazanda kendisini gençlerle buluşturdukları için teşekkür etti.

Katılımcıların Ramazan-ı Şerifini ve Kadir Gecesi’ni tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Artık 11 ayın sultanı olan mübarek Ramazanı uğurlamaya hazırlanıyoruz. Bir tarafta rahmet, şefkat ve bereket ayına veda etmenin hüznünü, diğer tarafta ise bayrama kavuşacak olmanın sevincini yaşıyoruz. Rabbimden bizleri daha nice ramazanlara, nice Kadir Gecelerine, nice bayramlara hayırla, sağlıkla, huzurla, esenlikle eriştirmesini diliyorum” ifadesini kullandı.

“TÜRGEV BAŞARILI ÇALIŞMALARIYLA KENDİNDEN SÖZ ETTİRİYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İSEGEV (İstanbul Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı) olarak 1996’da kurulan TÜRGEV’in 28 yıldır ülkeye, millete ve gençlere sahip çıktığını belirterek, “Her yıl binlerce evladımızın eğitimine katkı veren, onlara sıcak bir yuva imkânı sunan TÜRGEV, başarılı çalışmalarıyla kendinden söz ettiriyor. Toplam sayısı 40 bin 500’e ulaşan mezunlarımız, bugün hem ülkemizde hem de dünyanın dört bir yanında insanlığa hizmet ediyor. Bu müstesna çatının kurucuları arasında bulunmaktan daima bahtiyarlık duyduğumu ifade etmek isterim. Ülkesine ve milletine sayısız eserler kazandırmış bir siyasetçi olarak TÜRGEV, gönlümüzde her zaman farklı bir yere sahip oldu. İnşallah bundan sonra da sizlere destek vermekten geri durmayacağız. ‘Sizin en hayırlınız insanlara faydalı olanınızdır’ emrine ram olarak bir gönüle daha girmek, bir gencimize daha ulaşmak, bir evladımızın daha elinden tutmak için canla başla çalışan vakfımızı tebrik ediyorum” diye konuştu.

Vakfın faaliyetlerinde emeği geçenlere, maddi manevi katkısı bulunanlara teşekkür eden, hayatını kaybedenleri rahmetle yâd eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “TÜRGEV’in en önemli temsilcilerinden olduğu gönüllü kuruluşlarımız ülkeye ve millete hizmet mücadelemizin öncüleridir. İstikbalimizin teminatı olan gençlerimizin vatana, millete, ailelerine hayırlı birer evlat olarak yetişmelerinde sizlerin yeri doldurulamaz. Bizim her fırsatta dile getirdiğimiz TEKNOFEST gençliği inşallah sizlerin arasından çıkacak, Türkiye Yüzyılı sizlerin omuzlarında yükselecektir. Ben burada yeni Türkiye’nin, büyük ve güçlü Türkiye’nin, engelleri aşarak hedeflerine yürüyen kararlı Türkiye’nin mimarlarını görüyorum. Burada sizlerin arasında yarının başarılı bilim kadınlarını, siyasetçilerini, eğitimcilerini, mühendislerini, iş insanlarını, doktorlarını, milletimize hayırlı kuşaklar yetiştiren örnek annelerini görüyorum. Rabbim her birinizin yolunu ve bahtını açık etsin.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, meyve veren ağacın taşlandığını, TÜRGEV gibi vakıfların da hem hizmetleriyle hem varlıklarıyla hem de yerli, millî duruşlarıyla Türkiye’deki belli çevreleri her zaman rahatsız ettiğini belirtti.

“Kim var?” diye seslenilince, sağına soluna bakmadan fert fert “Ben varım.” diyen özgür zihinler yetiştiren TÜRGEV’in, bu kesimler tarafından özellikle hedef tahtasına konulduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İftira ve yalan furyasının hedefi oldunuz. Haysiyet cellatları tarafından yıpratılmak istendiniz. Sizleri yıldırmayı amaçlayan daha nice saldırıya maruz kaldınız. Birileri ellerine geçirdikleri her fırsatı, iyi ve faydalı işleri desteklemek için değil, TÜRGEV gibi gençliğe hizmet çatılarını yıkmak için kullandı. Ne siz ne de biz bunların hiçbirine aldırmadık. Hukuktan, meşruiyetten, Hakk’a ve halka hizmet yolundan ayrılmadık. Yüksek bir ruh haliyle mücadelemizi kararlılıkla devam ettirdik. Bugün de aynı vakarla hareket ediyoruz. ‘Sen doğru olursan, sen dürüst olursan, sen samimi olursan eğri er ya da geç mutlaka belasını bulur’ diyoruz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ağızlarını her açtıklarında hak, hukuk, adalet kavramları üzerinde gönüllü kuruluşlara dil uzatanların ikiyüzlülüklerini çok iyi bildiklerini vurgulayarak, şunları söyledi: “Sürekli ahlak tüccarlığı yapan, sürekli işçinin, emekçinin hakkından bahseden bu çevreler, önceki gün Beşiktaş’taki yangında hayatını kaybeden 29 emekçi kardeşimizle ilgili çıkıp tek cümle kurmadılar. Ekranları başında izleyenlere ve buradaki kardeşlerime sesleniyorum. Bu binaya inşaat ruhsatını veren, imar ruhsatını veren ve binanın en alt bodrum katlarını gazino hâline getirmeye müsaade edenler kim? Şimdi tabii ki biz de savcılarımızla bunu takip ediyoruz, bunu kovalıyoruz, kovalamaya devam edeceğiz. Kimler bunlar? 29 tane orada vatandaşımızın ölümüne göz yumanlar kimler? Biz de kovalayacağız. Zerre kadar vicdanı olan herkesin tepkisini çekmesi gereken skandallar zinciri karşısında başlarını kuma gömmeyi tercih ettiler ama birileri hemen anında koşup gittiler. Niye? Çünkü kendi günahlarını nasıl örteriz, bunun peşinde koştular. Bölücü terör örgütünün sokakları yakıp yıkan vandallarıyla sergiledikleri dayanışmayı, rızkının peşindeki insanların ailelerine çok gördüler. Daha önce aynı vicdansızlığı, evlatlarını bölücü alçakların pençesinden kurtarmak için çırpınan cesur Diyarbakır annelerine de bunlar göstermişlerdi. Yasak savma kabilinden yaptıkları bir şov dışında sırf ittifak ortaklarını kızdırmamak için yüreği kan ağlayan bu anneleri yalnız bırakmışlardı.”

“BİZİ KENDİ KALIPLARINA HAPSETMELERİNE İZİN VERMEYECEĞİZ”

Kendilerinin yaklaşık yarım asırdır, vakfın ise 28 yıldır çetin bir mücadele verdiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu zorlu süreçte gençlere hizmet etmekten, onları en iyi, en donanımlı şekilde hayata hazırlamaktan başka gayeleri olmadıklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerin başarısını gördükçe hep daha fazla çalıştıklarını, daha fazla koştuklarını aktararak, “Ne yaptıysak milletimiz için, siz gençlerimiz için yaptık. Allah’a hamdolsun bugün milletimizin ve sizlerin huzuruna alnı ak, başı dik, gönlü mutmain olarak çıkmanın gururunu yaşıyoruz. Ülkemizi bugün geldiği noktadan çok daha ileriye götürebilmek için sizin enerjinize, sizin yeteneklerinize, sizin heyecanınıza ihtiyacımız var. Bu ülkeyi yüceltecek, bu çağa mührünü vuracak olan sizlersiniz. Bunun için kendimizi başkalarına göre tanımlamayacak, başkalarının bizi kendi kalıplarına hapsetmelerine izin vermeyeceğiz. İşimizi, görevimizi, sorumluluğumuzu ülkemize, milletimize ve umudunu bizlere bağlamış ailelerimize karşı vazifelerimizi en güzel şekilde yerine getirmeye çalışacağız. Kimsenin bizim öz güvenimizi örselemesine, hayallerimizle aramıza set çekmesine müsaade etmeyeceğiz” diye konuştu.

Kendilerinin sadece 100 yıllık bir devletin mensupları olmadığını, aynı zamanda bu coğrafyada 1000 yıllık bir cihan imparatorluğunun, 1400 yıllık köklü bir medeniyetin de takipçileri olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ayrıca bizler, bir misyonu, gayesi, ideali ve elbette davası olan insanlarız. Başkaları gibi önünü sonunu düşünmeden fevri hareket edemeyiz. Tefekkürü hayatının her alanına uygulayan bir gençlik, Türkiye ile birlikte İslam âleminin hatta tüm insanlığın umududur” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerden kendi şahsi gelecekleri yanında, ülkelerinin istikbaliyle ilgili de hayaller kurmalarını, hedefler belirlemelerini istediğini vurgulayarak, hayatı anlamlandıran, insanı dünyaya bağlayan, kişiye değer katan şeyin üretmek olduğunu ifade etti.

Yaptıklarının üzerine koymanın kendini aşmak olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsan ürettikçe mutlu ve motive olur. İnsan düşünüp, tefekkür edip, çalışıp, çabalayıp ortaya iş koyduğunda mutlu, huzurlu, kendisiyle barışık olur. Her ne yapıyorsanız, hangi okulu okuyor, hangi işte çalışıyorsanız, yaptıklarınızın üzerine koymaya, kendinizi aşmaya özellikle gayret edin. İmkân bulmak, aslında imkânı oluşturmaktır. Unutmayın, imkân size gelmez, siz imkânlara gideceksiniz. Projeleriniz, planlarınız, tezlerinizle beraber, mücadele azminiz de varsa hiçbir güç sizi yolunuzdan geri döndüremez. İlmin ve başarının anahtarı çalışmak, disiplinli çalışmak ve sabretmektir. Azminizi, kararlılığınızı, inancınızı asla ama asla kaybetmeyin. Sizlerden yarını değil, daha ötesini görerek çalışmanızı, kendinizi geliştirmenizi bekliyoruz. Bunları başardığınızda Allah’ın izniyle sizlerin önünde durabilecek hiçbir engel tanımıyoruz” diye konuştu.

TÜRGEV’in dijital kültür alanında gençlere yönelik çalışmalarını da takdirle karşıladığını ayrıca belirtmek istediğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerden beklentimiz, her alanda olduğu gibi dijital kültürde de sadece takipçi değil asıl içerik üreticisi olmanızdır. Medeniyetimizin, tarihimizin, değerlerimizin ışığında içerikler geliştirerek, bunları gençlerimize ve dünyaya açmanız son derece kıymetli çabalardır. Mevcut çalışmalarınıza yeni projeleri, girişimleri ekleyerek dijital dünyayı boş bırakmayacağınıza inanıyorum” ifadelerini kullandı.

Eski başbakanlardan Adnan Menderes’ten bu yana canlarıyla, kanlarıyla, emekleriyle büyüterek bugünlere getirdikleri çok partili demokrasinin 31 Mart Pazar günü yapılan Mahallî İdareler Seçimleri’nden başarıyla çıktığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Seçimlere gölge düşürme, seçmenin iradesini rehin alma girişimleri bir kez daha sandıkta hüsrana uğradı. Bizler kadere ve takdire inanan insanlarız. Sandık sonuçlarının da davamız, hareketimiz, mücadelemiz açısından Allah’ın izniyle hayra tebdil olacağına yürekten inanıyoruz. Bu tarz neticeler insanlık tarihi boyunca kiminin şımarıklığını, kiminin pervasızlığını, kiminin de sabrını, metanetini, dayanışmasını, birlikteliğini ve mücadele azmini artırmıştır” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 31 Mart’ın sadece yeni bir dönüm noktası değil, aynı zamanda daha büyük zaferlerin müjdecisi, muştusu ve habercisi olacağını vurgulayarak, “Yolumuza yenilenmiş, tazelenmiş, çok daha güçlenmiş, üstat Necip Fazıl’ın ifadesiyle ‘pekleşmiş’ bir şekilde devam edeceğiz. Siyasette yarım asra yaklaşan mücadelemizin zafer sancağını burca dikecek ve ardından gönül huzuruyla nöbeti sizlere devredeceğiz. Bakınız, ben bugüne kadar gençlerle yürümüş, gençlerin yoldaşlığından güç ve cesaret almış bir büyüğünüzüm” dedi.

Mensubu ve hizmetkârı olmaktan şeref duydukları millet için nice saldırıları göğüslediklerini, nice badireleri aştıklarını, nice ihanetleri püskürttüklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim karşılaştığımız sıkıntıları gençlerimiz yaşamasın diye emek verdik. Gerektiğinde ölümü göze alarak vesayet odaklarına meydan okuduk. Şahsen bedel ödesek bile ülkemize, insanımıza, özellikle geleceğimiz olan siz gençlerimize bedel ödettirmemeye çalıştık. İmkânlarımızı zorlayarak üzerimize düşeni yapmanın gayretindeyiz. Gençlerimiz olarak sizler de sorumluluklarınızı yerine getireceksiniz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, artık gençlerin zamanının misafiri olduklarını kaydederek, şunları söyledi: “Bizden önceki aksiyon, fikir ve gönül adamlarının namusumuza emanet ettiği, bizim de canımız pahasına sahip çıktığımız davamızı inşallah yakında sizler omuzlayacaksınız. Bu emaneti sizler taşıyacak, sizler yükseltecek ve yücelteceksiniz. Sizlerin şu vakur duruşunu, şu azmini, öz güvenini gördükçe verdiğimiz mücadelenin boşa gitmediğini de görmenin bahtiyarlığını yaşıyorum. Rabbime, şahsıma sizler gibi yol ve mücadele arkadaşları bahşettiği için hamdediyorum. Yüreğimi ısıtan şu gözlerinize baktıkça, Allah’ın izniyle yarınlarımızın bugünümüzden çok daha aydınlık olacağına tüm kalbimle inanıyorum. Her birinizi ayrı ayrı alkışlıyorum.”

TÜRGEV çatısı altında yürütülen hizmetlerde emeği geçen tüm dostlarına teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ramazan ayının sizlerle birlikte başta Gazze’deki mazlumlar olmak üzere tüm Müslümanlar için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Rabbim, bu mübarek günler hürmetine tüm mazlum ve mağdurların yardımcısı olsun” dedi.

İNANOĞLU’NUN AİLESİNE VE SİNEMA CAMİASINA BAŞSAĞLIĞI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yönetmen ve yapımcı Türker İnanoğlu’nun vefatıyla ilgili, “Sizlere veda etmeden önce, dün sevenlerinin son yolculuğuna uğurladığı, Türk sinemasının usta ismi yapımcı ve yönetmen, 2018 yılı Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü sahibi Türker İnanoğlu’nu burada rahmetle anıyorum. Kültür sanat dünyamızın ‘Bay Sineması’nın acılı ailesine, yakınlarına ve sinema camiamıza başsağlığı diliyorum” ifadelerini kullandı.

HABER BURADA

Dünya

Enerjide Dışa Bağımlılığı Bitirdiğimizde Türkiye Daha Güçlü Olacak

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Zonguldak

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Zonguldak’ta -360 kotta maden ocağında işçilerle orucunu açtı. Maden işçilerine seslenen Bakan Bayraktar, “Önümüzde artık 4 yıllık bir süreç var. Gece gündüz demeden çalışma zamanı. Enerjide dışa bağımlılığı bitirdiğimizde Türkiye, çok daha büyük ve her açıdan daha güçlü bir ülke olacak.” dedi.

Bakan Bayraktar, Zonguldak’taki TTK Karadon Müessesesi Gelik İşletme Müdürlüğü’nde maden işçileriyle iftar sofrasında bir araya geldi. -360 kotta madencilerle orucunu açan Bakan Bayraktar, maden işçilerinin Türkiye için çok kıymetli işlere imza attığını vurguladı.

Enerjide Dışa Bağımlılık

Bakan Bayraktar, enerjide dışa bağımlılığımızı sona erdirmenin önemine işaret ederek

“Onun için yerli kaynaklarımız, kendi kaynaklarımız, kömürden yenilenebilir kaynaklara kadar bunları mutlaka ekonomiye katmamız lazım.” dedi.

İş Sağlığı ve Güvenliği

Madenciliğimizi geliştirirken iş sağlığı ve güvenliğinin her şeyden önce geldiğini kaydeden Bayraktar, “Sizlerden bir kez daha rica ediyorum. Yaptığımız iş çok stratejik bir iş, ülkemiz için çok değerli bir iş. Ama bunu yaparken öncelik sizin sağlık ve güvenliğiniz. Bundan hiçbir şekilde taviz vermeden çalışmanızı sizlerden istiyorum. Bu bizim birinci önceliğimizdir.” diye konuştu.

4 Yıllık Süreç Var

Bayraktar, ekonomik sıkıntıların üstesinden gelmenin yolunun ülke kaynaklarını azami şekilde ekonomiye katmak olduğunu vurgulayarak “Biz istiyoruz ki daha çok üretelim, ülkemizin ekonomisine daha çok katkı sağlayalım. Sizlerin şartlarını, istihdam imkanlarını arttıralım. Şimdi önümüzde artık 4 yıllık bir süreç var. Gece gündüz demeden çalışma zamanı, bizler ve sizler için. Ülkemizdeki enerjide dışa bağımlılığı bitirdiğimizde Türkiye çok daha büyük ve her açıdan daha güçlü bir ülke olacak.” dedi.

Anlamlı Hediye

İftarın ardından 6 Şubat depreminde bölgede görev alan ve birçok vatandaşı kurtaran madenciler, sarı bir bareti tek tek imzalayarak Bakan Bayraktar’a hediye etti.

HABER BURADA

DÜNYA

seers cmp badge