Cumhurbaşkanı Erdoğan, İdari Yargı Günü ve Danıştay’ın 156. Kuruluş Yıl Dönümü Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Güçlü, tarafsız, bağımsız, iyi ve seri işleyen bir adalet sistemi evlatlarımıza bırakabileceğimiz en kıymetli mirastır. Şayet bu konuda eksik varsa tamamlamak, sorun varsa çözmek, tıkanıklık varsa gidermek 85 milyon olarak hepimizin müşterek görevidir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Danıştay Konferans Salonu’nda düzenlenen İdari Yargı Günü ve Danıştay’ın 156. Kuruluş Yıl Dönümü Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Danıştay’ın 156’ncı kuruluş yıl dönümü ile Danıştay ve İdari Yargı Günü’nü kutlayarak sözlerine başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Danıştay mensuplarıyla en son 3 Ekim 2023’te eğitim tesisinin açılışı ile Uluslararası Yüksek İdari Yargı Mercileri Birliği Yönetim Kurulu toplantısının kapanışında bir araya geldiklerini hatırlattı.
Danıştay Başkanlığına tekrar seçilen Zeki Yiğit’i kutlayarak, kendisine üstün muvaffakiyetler niyaz eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şûra-yı Devlet’ten bu yana, 156 yıldır Danıştay çatısı altında görev yapan tüm hâkimlerimizi ve personelimizi şükranla yâd ediyorum. Görev sürelerini başarıyla tamamlayan Danıştay mensuplarına kıymetli hizmetlerinden dolayı ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum” dedi.
“DANIŞTAY, GÜÇLENDİREREK GELECEK NESİLLERE BIRAKMAMIZ GEREKEN BİR EMANETTİR”
Danıştay’ın, devlet geleneğindeki devamlılığın simgelerinden olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Danıştay, Türkiye Cumhuriyeti’nin kökü mazide olan atide bir devlet olduğunu gösteriyor. 1,5 asrı aşan tarihiyle Danıştay, hem ecdattan bize kalan bir miras hem de güçlendirerek gelecek nesillere bırakmamız gereken bir emanettir. İnşallah bu emanete hakkıyla sahip çıkmaya devam edeceğiz. Hukuk devletinin en temel ilkelerinden biri olan idarenin yargısal denetimidir. Bu ilkenin hayata geçmesi ancak idarenin her türlü eylem ve işlemlerinin yargı denetimine tabi olmasına bağlıdır. Bu misyonun ülkemizdeki temsilcisi de Danıştay’dır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Danıştay’ımız idarenin yargı yoluyla denetlenmesinin yanı sıra kamu ile vatandaş arasındaki ihtilafların çözümünde de nihai karar vericidir. Kararlarıyla alt derece mahkemelerine rehberlik eden Danıştay, Anayasa ve yasalarında uygulanmasını da garanti ediyor. Yüksek mahkemelerimizin her biri, kendi görev alanları içerisinde adaletin en iyi, hızlı ve etkin şekilde tecellisi için çalışıyor. Türk milleti adına karar verme onurunu ve mesuliyetini taşıyan yargı organlarımızın her biri ülkemizde huzurun, güvenliğin, kalkınmanın, demokrasinin ve sosyal barışı muhafazasının teminatıdır. Bu konuda en küçük bir şüphe, en küçük bir tartışma yoktur” diye ekledi.
“TOPLUMA GÜVEN VEREN VE ERİŞİLEBİLİR ADALET SİSTEMİ BEKAMIZIN GÜVENCESİDİR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Makamlarımızdan ve unvanlarımızdan öte 85 milyonun bir ferdi olarak hepimiz şu gerçeğe yürekten inanıyoruz, nasıl geç gelen adalet, adalet değilse topluma güven veren ve erişilebilir adalet sistemi de bekamızın güvencesidir. Tüm mahkeme salonlarımızda bulunan ‘Adalet mülkün temelidir’ yazısı, hem bu hakikati bize hatırlatır hem de medeniyetimizin, adaletin tesisine verdiği ehemmiyeti ortaya koyar” dedi.
Devletin adaletle hükmettiği, adalet dağıttığı ve adaletin tecellisini sağladığı müddetçe güçlü ve dimdik ayakta olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, adaletin olmadığı yerde huzur ve refahın olmayacağını, milleti bir arada tutan bağın zayıflamaya başlayacağını söyledi.
Bunun için adli ve idari yargı fark etmeksizin, adliyenin kapısını adaletin kapısı hâline getirdikleri ölçüde, geleceğe güvenle bakılabileceğine inandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Tabii burada şu hususu ifade etmek durumundayım. Biz adalete büyük önem veren ama aynı zamanda yakın tarihinde pek çok adaletsizliğe şahitlik etmek zorunda kalan bir milletiz. Adaletsizlik duygusunun, insanımızın gönül dünyasını nasıl kırılmaya yol açabileceğini, demokrasi mücadelemiz boyunca bizzat yaşadık, gördük. 27 Mayıs darbecilerinin, gerçek bir mahkemeden ziyade kötü bir tiyatroyu andıran Yassıada’da işledikleri hukuk katliamlarını unutmuyoruz. Rahmetli Menderes, Zorlu ve Polatkan’ın idamı üzerinden geçen 63 yıla rağmen milletimizin kalbinde bir yara olarak hâlen kanıyor.”
“HUKUKUN KENDİ MECRASINDA İLERLEMESİ, ADALETİN TECELLİSİNE GİDEN EN HAYIRLI, EN KESTİRME YOLDUR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “12 Eylül dikta rejiminin güya adaleti tesis maksadıyla bir sağdan bir soldan darağacına gönderdiği gençlerin acısı hiç dinmedi. 28 Şubat döneminde adeta koro hâlinde darbecilere alkış tutanların hukuk sistemimize verdikleri zararın telafisi yıllar aldı. 17-25 Aralık yargı-emniyet girişiminin faillerinin sebep oldukları sıkıntıların hâlâ yükünü çekiyoruz. 15 Temmuz’da ödediğimiz ağır bedeller ise ortadadır. Bir gecede 253 insanımızı şehit verdiğimiz bu ihanetin merkezinde sadece eli silah tutanlar değil, üniformalı ve cübbeli örgüt militanlar da vardı. Şayet darbeci alçaklar başarılı olsalardı yeni Yassıadalar kuracaklar, kan dökecekler, yeni hukuk cinayetleri işleyeceklerdi” dedi.
Tüm bu acı örneklerin gösterdiği gerçeğin, adalet sisteminin bir dönem darbecilerin, bir dönem kendini milletten üstün gören oligarşik yapıların, bir dönem de FETÖ ihanet çetesinin sultasına ve saldırılarına maruz kalması olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Yargının üzerine vesayetin veya paralel odakların gölgesinin düştüğü bu arızi dönemler sona erse de toplumdaki etkileri uzun süre devam etmiştir. Son yıllarda bu mahfillere yazılı, görsel, dijital mecralarıyla medyanın ve sosyal medyanın eklendiği görülüyor. Medyanın ve sosyal medyanın millet namına denetim vazifesi üstlenmesi, demokrasimiz için şüphesiz bir kazançtır ama bu hâkim cübbesi giyip, mahkeme kurup sağa sola yargı dağıtma boyutuna asla varmamalıdır. Yargıyı yönlendirme, yargı mercilerimizi baskı altına alma, istemedikleri karar çıkması hâlinde hukukçularımızı hedefe koyma her geçen gün daha sık karşılaştığımız tehditlerden biri hâline ne yazık ki dönüşüyor. Sosyal medyadaki acımasız, linç kültürünün mağdur ettiği kesimlerin en başında maalesef yargı organlarımız ve mensuplarımız geliyor.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çok önemli, çok hassas ve mesuliyeti hakikaten ağır bir görevi icra eden yüksek yargı üyelerimiz, hâkimlerimiz, savcılarımız ne yazık ki zaman zaman eleştiri sınırlarını aşan haksız ithamlara muhatap oluyor. Öncelikle şunu çok net söylemek isterim, siyaset kurumu nasıl layüsel değilse yargı da eleştirilemez değildir. Yargının kararlarını beğenmeyebilir, itiraz edebilir, hoşnutsuzluğumuzu açıkça dile getirebiliriz. Buna kimse engel olamaz, olmamalıdır. Terörü övmediği, şiddeti teşvik etmediği ve hakarete varmadığı sürece insanlar fikirlerini, farklı mecralarda özgürce yazabilir, paylaşabilir. Millet adına kamu gücünü kullananların belli sınırlar içinde bu sert tepkilere tahammül etmesi mazur ve meşru görmesi beklenir. Fakat yargının toptancı bir anlayışla, kurumsal olarak yıpratılmasını, yargı organlarımıza ve mensuplarımıza çamur atılmasını asla kabul edemeyiz. Hukukun kendi mecrasında ilerlemesi, adaletin tecellisine giden en hayırlı, en kestirme yoldur.”
“Adli ve idari davaları hukukun meselesi olmaktan çıkartıp siyasallaştırmak sonuç ne olursa olsun toplumdaki adalet duygusuna gölge düşürecektir ” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunu doğru bulmadıklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, herkesin yargıya yardımcı olması ve katkı sağlaması gerektiğini belirterek, “Buradan tüm milletime şu samimi çağrıyı yapmak istiyorum, güçlü, tarafsız, bağımsız, iyi ve seri işleyen bir adalet sistemi evlatlarımıza bırakabileceğimiz en kıymetli mirastır. Şayet bu konuda eksik varsa tamamlamak, sorun varsa çözmek, tıkanıklık varsa gidermek 85 milyon olarak hepimizin müşterek görevidir. Yargının yasama ve yürütmeye müdahalesi nasıl yanlışsa yargının siyasi tartışmaların içine çekilmesi de o denli hatalıdır” diye konuştu.
İktidar, muhalefet, basın ve sivil toplum olarak hep birlikte yargının her türlü taassuptan, menfaat eksenli gruplaşmadan ve ideolojik kamplaşmadan uzak durmasını temin etmek gerektiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletin maslahatı ve ülkenin selameti yerine belli bir zümrenin menfaatini gözeten dar kadrocu anlayışların, adalet teşkilatımız dâhil devletimizin kurumları içinde tekrar yuvalanmasına izin veremeyiz, vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu konuda herkesin sorumluluk bilinciyle hareket etmesinin şart olduğunu dile getirerek, hukukçuların medya, sosyal medya, günlük hayattaki duruşlarıyla bu sürece olumlu katkı sunmasının önemli olduğunu ve bunu başardıklarında çok daha iyi bir konumda olacaklarına inandığını bildirdi.
“21 YILDA İDARİ YARGININ VE DANIŞTAY’IN GÜÇLENDİRİLMESİ YÖNÜNDE PEK ÇOK ADIM ATTIK”
Son 21 yılda idari yargının ve Danıştay’ın güçlendirilmesi yönünde pek çok adım attıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Danıştay’ın üye sayıları arttırıldı, hâkim ihtiyacı giderildi. Yüksek Mahkememizin yardımcı personel sorunu çözüldü. 2002 yılında 146 olan mahkeme sayısını 221’e yükselttik. Geçtiğimiz günlerde 44 ilave idare ve vergi mahkemesi daha ihdas ettik. Ayrıca idari yargı istinaf mahkemelerine 10 ilave idari dava dairesi kurduk. Hâkim ve mahkeme sayısını artırarak bu çalışmaları devam ettireceğiz. İdari yargıda istinaf kanun yolunu 2016 yılında 7 bölgede faaliyete geçirdik. Bu sayıyı 2020 yılında 8’e, 2021 yılında 9’a çıkardık. Bölge idare mahkemelerinin kuruluş aşamasında 42 idari dava dairesi ve 20 vergi dava dairesi olmak üzere toplam 62 daire varken bugün bu sayı 64’ü idari, 26’sı vergi olmak üzere 90’a ulaştı. Böylece Danıştay’ın iş yükü azaldı, vatandaşların hukuki güvencesi arttı, uyuşmazlıkların daha etkin yargılamayla daha hızlı çözülmesi sağlandı. İdari yargıda görev yapan hâkim sayısını süreç içerisinde ihtiyaca cevap verecek şekilde 2 bin 266’ya yükselttik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, idari yargı mahkemeleri ve Danıştay’ın, yoğun iş yüküne rağmen kendi görev alanında adalet hizmetlerini başarıyla yürüttüğüne işaret ederek, “İlk derece ve istinaf mahkemelerinde 338 bin 611, Danıştay’ımızda ise 114 bin 224 derdest dosya bulunuyor. 2023 yılında toplam 860 bin 494 dosya karara bağlanmıştır” bilgisini paylaştı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2009 yılından başlayarak yüksek mahkemelerin tamamının modern hizmet binası ihtiyacını karşıladıklarını hatırlatarak, 36 yıl boyunca Sıhhiye’de hizmet veren Danıştay’ın 2012’de şimdiki binasına kavuştuğunu belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen yıl Danıştay’a yeni bir sosyal tesis kazandırdıklarını anlatarak, şöyle devam etti: “İdari yargılamaların daha hızlı sonuçlandırılması ve vatandaşlarımızın hukukunun daha iyi korunması için önemli mevzuat değişiklikleri yaptık. İhtiyaçlar çerçevesinde İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda 20’den fazla, Danıştay Kanunu’nda da 16 defa değişiklik oldu. Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun çıkarılması, vatandaşı idare karşısında güçlendiren reformlardan biri olmuştur. Bilgi edinme hakkı, 2010 yılında anayasal güvenceye alınmıştır. Ayrıca 2010 yılında Anayasa’daki hak aramayı engelleyen bütün hükümleri kaldırdık. 2016 senesinde Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumunu kurduk. 2021 yılında 4. Yargı Paketi ile idari makamlara yapılan başvurulara idare tarafından verilecek cevap süresini, 60 günden 30 güne indirdik. Ayrıca idari yargı mercileri tarafından verilen nihai kararların gerekçesiyle birlikte en geç 30 gün içinde yazılması yönünde düzenlemeye gittik.”
“GÜVENLİK GÜÇLÜ BİR DEMOKRASİNİN TEMİNATIYKEN DEMOKRASİ DE GÜVENLİĞİN DAYANAĞIDIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 6 Şubat asrın felaketi sonrasında deprem bölgesindeki idari yargı faaliyetlerinin aksamaması için gerekli tüm tedbirlerin alındığını dile getirerek, vatandaşı idare karşısında koruyan, idari yargının işleyişini hızlandıran, yargı mensuplarının hak ve imkânlarını artıran daha pek çok düzenlemeyi son 21 yılda hayata geçirdiklerini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, her biri sessiz devrim niteliğindeki tüm reform hamlelerinde gayelerinin, demokratik hukuk devleti ilkesinin tüm unsurlarıyla Türkiye’de hâkim kılınması olduğunu belirterek, “Bu hedefe tam olarak ulaştığımızı henüz söyleyemiyoruz ama hedefimize çok yaklaştığımızı da kimse inkâr edemez. Önümüzde kalan yolu inşallah yılmadan, yorulmadan, kararlılıkla yürüyeceğiz. Tüm engelleri aşarak katettiğimiz mesafenin bize cesaret aşıladığını özellikle vurgulamak istiyorum” diye konuştu.
Yaptıkları ve yapamadıklarının ışığında reform iradelerini hâlen diri tuttuklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir gerçeğin gayet iyi farkındayız. Türkiye, istikbalini ancak daha fazla demokrasi, daha fazla ekonomik refah ve bunlara paralel olarak daha fazla güvenlik üzerine inşa edebilir. Güvenlik güçlü bir demokrasinin teminatıyken demokrasi de güvenliğin dayanağıdır” ifadelerini kullandı.
“MİLLETİMİZİN BEKLENTİLERİ ÇERÇEVESİNDE ÜZERİMİZE DÜŞEN YAPICI ROLÜ OYNAMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 21 yılda millete hizmet yolunda bedel ödemiş, nice badireler atlatmış bir iktidar olduklarını vurgulayarak, Türkiye’yi tarihinin en büyük demokrasi, kalkınma ve hukuk atılımlarıyla yine kendilerinin buluşturduklarını söyledi.
Buna rağmen Türkiye’ye siviller tarafından hazırlanmış yeni bir anayasa kazandıramadıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yeni ve sivil anayasa teklifimizin içerisinde işte bu anlayış vardır. Cumhuriyet’imizin 100’üncü yılının darbe ürünü bir Anayasa’yla karşılanmış ve geçirilmiş olmasını Türkiye demokrasisine yakıştıramıyoruz. Bu eksikliğin yine millî irade eliyle giderilmesi, demokrasimizin gücüne güç katacak Türk siyasetinde yeni bir kilometre taşı olacaktır. Siyaset kurumunun ekonomik ve sosyal sorunları öne sürerek sivil anayasa ihtiyacını gündemden düşürmek istemesini doğru bulmuyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni anayasanın sihirli değnek gibi dokununca sorunları bir anda ortadan kaldırmayacağını bildiklerini dile getirerek, şunları kaydetti: “Yeni anayasa, sivil siyasetin alanını genişleterek ekonomiden sosyal hayata ülkemizin meselelerinin çözümünü daha da hızlandıracaktır. Siyasetteki yumuşamayla birlikte farklı siyasi partiler arasındaki istişari görüşmelerin yoğunlaşması bu bakımdan önemli bir fırsat teşkil ediyor. Türk siyasetinin bu fırsatı ülkemiz, milletimiz ve demokrasimiz adına kalıcı bir kazanca dönüştürmesini ümit ediyoruz. Biz milletimizin beklentileri çerçevesinde üzerimize düşen yapıcı rolü oynamaya devam edeceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Danıştay’ın 156’ncı kuruluş yıl dönümünü ve İdari Yargı Günü’nü tebrik etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra kararlarını imzaladı
Yüksek Askerî Şûra (YAŞ) kararları, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından imzalandı.
Toplantı sonrası yapılan açıklamada şu hususlar kaydedildi:
“1. 04 Ağustos 2026 tarihinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN Başkanlığında icra edilen, 2026 yılı Yüksek Askerî Şûra toplantısında, Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli general/amiral ve albaylardan;
a) Bir üst rütbeye yükseltilecekler,
b) Görev süresi uzatılacaklar,
c) Kadrosuzluktan emekliye sevk edileceklerin durumları görüşülerek, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’ın onayı ile karara bağlanmıştır.
30 Ağustos 2026 tarihinden geçerli olmak üzere;
a) 25 general ve amiral bir üst rütbeye, 69 albay ise general ve amiralliğe yükseltilmiştir.
b) 24 generalin görev süreleri bir yıl, 530 albayın görev süreleri ise iki yıl süre ile uzatılmıştır.
c) 2 general yaş haddi nedeniyle 01 Eylül 2026 tarihinden, 61 general ve amiral kadrosuzluk nedeniyle 30 Ağustos 2026 tarihinden geçerli olarak emekliye sevk edilmiştir.
ç) Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment TATLIOĞLU’nun görev süresinin bir yıl uzatılmasına karar verilmiştir.
d) Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal KADIOĞLU kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edildiğinden, Hava Kuvvetleri Komutanlığına Muharip Hava Kuvveti Komutanı Orgeneral Rafet DALKIRAN atanmıştır.
e) Halen 328 olan general ve amiral sayısı, 30 Ağustos 2026 tarihi itibarıyla 334 olacaktır.
30 Ağustos 2026 tarihinden geçerli olmak üzere;
a) Hv.K.K.lığından Korgeneral Erdoğan GÜR Orgeneralliğe; K.K.K.lığından Tümgeneraller Burhan AKTAŞ, Ertan İNALTEKİN ve Alparslan KILINÇ Korgeneralliğe; Dz.K.K.lığından Tümamiraller Ramazan ÖZOĞUL ve Erhan AYDIN Koramiralliğe; Hv.K.K.lığından Tümgeneral Kemal TURAN Korgeneralliğe terfi ettirilmişlerdir.
b) K.K.K.lığından Tuğgeneraller Şükrü BİLİR, Mustafa BÜYÜKKÖROĞLU, İsmail ÖZCAN, Şener KOPAL, Ahmet AŞIK, Bülent TANRIVERDİ, Mehmet AÇIK, Mustafa YETER, Coşkun ÇELİK, Ömer Şahin SELVİ, Yüksel KOLCU, İsmail ANALI ve Hakan DURMAZPINAR Tümgeneralliğe; Dz.K.K.lığından Tuğamiraller Erhan AKBAYRAK, Yücel DARCAN, Eren GÜNAY ve Kenan Kaan TÜRKKAN Tümamiralliğe; Hv.K.K.lığından Tuğgeneral Cihangir Kemal YÜZÇELİK Tümgeneralliğe terfi ettirilmişlerdir.
4) Bir üst rütbeye yükselen, görev süreleri uzatılan general, amiral ve albayların yeni rütbe ve görevlerinin Milletimize, Devletimize, Silahlı Kuvvetlerimize ve ailelerine hayırlı olmasını dileriz.
5) Büyük bir özveri ve onurla görev sürelerini tamamlayarak emekliye ayrılacak olan general, amiral ve albaylara hizmetlerinden dolayı teşekkür eder, hayatlarının yeni dönemlerinde, kendilerine ve ailelerine mutluluk ve esenlikler temenni ederiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra üyeleriyle birlikte Anıtkabir’i ziyaret etti
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra (YAŞ) Toplantısı öncesinde, YAŞ üyeleriyle birlikte Anıtkabir’i ziyaret etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Aslanlı Yol’un başındaki yerini almasının ardından başlayan törene, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu ve Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel katıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ay yıldız motifli çelengi Atatürk’ün mozolesine bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığındaki heyet, mozoleye çıkan merdivenin önünde fotoğraf çektirdikten sonra Misak-ı Millî Kulesi’ne geçti.
Burada Anıtkabir Özel Defteri’ni imzalayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, deftere şunları yazdı: “Aziz Atatürk,
2026 yılı Yüksek Askerî Şûra Toplantısı öncesinde Şûra üyeleri olarak bugün bir kez daha huzurlarınızdayız. Zatıalinizle birlikte Malazgirt Zaferimizden bu yana yaklaşık bin yıldır vatanımız olan bu topraklarda şanlı bayrağımızın gururla dalgalanması ve milletimizin özgürce yaşaması için can veren tüm kahramanlarımızı rahmetle yâd ediyoruz.
Bölgemizde çatışmaların ve gerilimlerin tırmandığı bir dönemde icra ettiğimiz Şura toplantımızın ülkemiz, milletimiz ve Türk Silahlı Kuvvetlerimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyoruz. Yüksek disiplini, üstün görev bilinci, milli iradeye bağlılığı ve artan caydırıcılığıyla Türk Silahlı Kuvvetlerimiz içinden geçtiğimiz zorlu konjonktürde milletimizin güven kaynağı olmayı sürdürmektedir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bölgemizin kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Başbakanı ez-Zeydi ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bölgemizin artık savaş, terör ve çatışmayla değil; kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin ve terörsüz bölge vizyonumuzun gerçeğe dönüşmesi için Iraklı kardeşlerimizle yakın diyalog hâlindeyiz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi ile gerçekleştirdiği görüşmelerin ve imzalanan anlaşmaların ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek, açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Başbakanı ez-Zeydi’yi bölgenin içinden geçtiği zorlu dönemde üstlendiği görev için tekrar tebrik etti. Eski Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani ile de ilişkileri kurumsal temelde güçlendirmeye matuf stratejik adımlar attıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yakaladıkları bu ivmeyi Irak Başbakanı ez-Zeydi ile daha ileri noktalara taşıyacaklarına inandıklarını belirterek, Türkiye olarak Irak Başbakanı ez-Zeydi’ye ihtiyaç duyduğu her alanda destek vermeye hazır olduklarını bildirdi.
Bu kardeşlik zemini temelinde ilişkileri kapsamlı şekilde değerlendirdiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İran, Suriye ve Filistin başta olmak üzere bölgesel gelişmeler hakkında fikir teatisinde bulunduk. İlişkilerimizi daha da ileri taşıyacak belgeleri huzurlarımızda az önce imzaladık” diye konuştu.
“IRAK’IN HUZUR VE İSTİKRARINI ÜLKEMİZİN DURUMUNDAN AYRI TUTMADIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin yanı başındaki savaş ortamının etkisiyle görüşmelerde güvenlik, terörle mücadele, enerji ve ulaştırma konularının bir hayli yer tuttuğunu ifade ederek, şunları kaydetti: “Komşumuz Irak, maalesef bu savaş ve istikrarsızlık ortamından en çok etkilenen ülkelerden biridir. Biz, geçmişten bu yana Irak’ın huzur ve istikrarını ülkemizin durumundan ayrı tutmadık, tutmayız. Bölgemizin artık savaş, terör ve çatışmayla değil, kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin ve terörsüz bölge vizyonumuzun gerçeğe dönüşmesi için Iraklı kardeşlerimizle yakın diyalog hâlindeyiz. İnşallah her iki ülkeye de ağır bedeller ödeten bu meseleyi kalıcı olarak gündemimizden çıkartacağız. Öte yandan, Irak’ın ihtiyaç duyduğu savunma sanayi ürünlerinin tedariki noktasında da üzerimize düşeni yapmaya hazırız.”
“HEDEFİMİZ, EN YAKIN ZAMANDA KAPSAMLI ENERJİ İŞ BİRLİĞİ ANLAŞMASI İMZALANMASIDIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu savaş ortamının kendilerini sadece savunma konusunda değil, enerji ve ulaştırma alanlarında iş birliklerini derinleştirmeye sevk ettiğine dikkati çekti.
“Körfez bölgesinin dünya ile bağlantısının Irak üzerinden sağlanmasını esas alan Kalkınma Yolu Projesi’nin mevcut gelişmeler karşısında her zamankinden daha önemli hâle geldiğini görüyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu konuda Sayın Başbakan’ın da güçlü bir iradeye sahip olduğunu memnuniyetle müşahede ettim. İş birliğimizin bir diğer önemli başlığı enerjidir. Türkiye-Irak Ham Petrol Boru Hattı Anlaşması dün itibarıyla sona erdi. Şimdi hedefimiz, en yakın zamanda iki tarafın da faydasına olacak kapsamlı enerji iş birliği anlaşması imzalanmasıdır. British Petrol’ün operatörlüğünü yürüttüğü Kerkük üretim sahasında Türkiye Petrollerine ortaklık verilmiştir. Bugün imzalanan anlaşma, enerji alanındaki ortaklık açısından tarihî bir adım olmuştur.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, iklim değişikliğinden etkilenen iki komşu ülke olarak suyun sürdürülebilir kullanımına yönelik iş birliğinin ilerletilmesi yönündeki iradelerinin tam olduğunu söyledi.
Bu noktada Türkiye olarak üzerlerine düşeni yaptıklarını, su konusunu akılcı, bilimsel ve insani temelde daimî bir iş birliği alanı olarak gördüklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Irak ile geçtiğimiz yıl 17 milyar dolara yaklaşan ticaret hacmimizi çok daha ileri seviyelere taşımayı istiyoruz. Bu çerçevede Sayın Başbakan’ın heyetindeki bakanların, iş insanlarımız, müteahhitlerimiz ve yatırımcılarımızdan oluşan geniş bir heyetle bir araya gelmesini de son derece önemli bulduğumu ifade etmek istiyorum.” şeklinde konuştu.
“IRAK’TAN 1 MİLYON VARİL PETROL İHTİYACIMIZI KARŞILAR”
Irak Başbakanı ez-Zeydi ile güncel bölgesel gelişmeler hakkındaki görüşlerinin büyük ölçüde benzer olduğunu memnuniyetle müşahede ettiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak’ın bölgesiyle bütünleşmesine yönelik çabaları ve bilhassa Suriye ile temaslarını yapıcı adımlar olarak görüp desteklediklerini belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak’ın beşerî zenginliğinin vazgeçilmez bir parçası olan ve aralarındaki kardeşliğin en sağlam dayanağını teşkil eden Irak Türkmenlerine Irak Başbakanı ez-Zeydi’nin de hassasiyetle yaklaştığını gördüğünü ifade ederek, “Heyetinde, Irak Türkmen Cephesi Genel Başkanı ve Kerkük Valisi Selman Ağaoğlu kardeşimize yer vermesini özellikle anlamlı buluyorum. Sayın Zeydi’ye ziyaretleri için bir kez daha teşekkür ediyor, istişarelerimizin ve aldığımız kararların hayırlara vesile olmasını diliyorum” dedi.
Irak Başbakanı ez-Zeydi’nin konuşmasında “Türkiye’ye günde 1 milyon varil biz petrol verebiliriz” dediğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Başka yere diyor muhtaç olmayın. 1 milyon varil. Evet Sayın Bakan, sağa sola muhtaç olmaya gerek yok. Hemen komşumuz Irak’tan inşallah 1 milyon varil petrolü buraya transfer ettik mi ihtiyacımızı karşılar” değerlendirmesinde bulundu.
IRAK BAŞBAKANI EZ-ZEYDİ: “BU ZİYARETİMİZ ASIRLAR ÖNCESİNE DAYANAN İLİŞKİLERİMİZİN PEKİŞTİRİLMESİNİN BİR NİŞANESİDİR”
Irak Başbakanı ez-Zeydi, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bir araya gelmekten ve Türkiye ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Irak Başbakanı ez-Zeydi, “Bizim bu ziyaretimiz protokol icabı değil, asırlar öncesine dayanan ilişkilerimizin pekiştirilmesinin bir nişanesidir” dedi.
Irak Başbakanı ez-Zeydi, iki ülkenin aynı coğrafyayı, uygarlığı ve su kaynaklarını paylaştığına işaret ederek görüşmelerde enerji, ulaştırma, eğitim, su ve diğer birçok konunun ele alındığını belirtti.
Türkiye ile Irak arasındaki ilişkilere dair Irak Başbakanı ez-Zeydi, “Bu ilişkilerin daha da yüceltilmesi, güçlendirilmesi için çalışıyoruz. Kardeşlik içerisinde bir ortaklık arzu ediyoruz ve özellikle Kalkınma Yolu Projesi üzerinde çalışıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı’yla (görüşmede) dedim ki: ‘Bize aslında coğrafya doğal olarak iki nehir vermiş. Biz üçüncü nehrin de artık ekonomi nehri olmasını istiyoruz.’ Ve bu da tabii ki Kalkınma Yolu’dur” diye konuştu.
Irak Başbakanı ez-Zeydi, Türkiye ve Irak’ın Doğu ile Batı’nın birbirine bağlanmasını sağlayacağına dikkati çekerek “Irak ile Türkiye arasındaki ilişkiler daha da ileri gidecektir. Ekonomik kaynaklarımızı da yücelteceğiz, büyüteceğiz, enerji alanında da daha fazla petrol pompalayacağız” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Yani günde 1 milyon varil biz Türkiye’ye petrol verebiliriz diyor” ifadeleri üzerine Irak Başbakanı ez-Zeydi, “Evet doğru, 1 milyon” dedi.
TÜRKİYE İLE IRAK ARASINDA İMZALANAN ANLAŞMALAR
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Irak Başbakanı ez-Zeydi’nin huzurunda, iki ülke arasında beş anlaşma imzalandı.
Bu kapsamda, “Eğitim ve Akademik İşbirliği Mutabakat Muhtırası”, Polis Akademisi Başkanı Murat Balcı ile Irak Başbakanı ve Silahlı Kuvvetler Komutanı Özel Kalem Müdürü General Abdulemir Şammari tarafından imzalandı.
“Gençlik ve Spor Alanlarında Mutabakat Zaptı”na, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ile Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin imza attı.
“Sınai Mülkiyet Alanında İşbirliği Mutabakat Zaptı”na ise Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile Irak Maliye Bakanı Falih Sari tarafından imzalandı.
“Fişhabur-Ovaköy Sınır Kapısı Üzerinden Demiryolu ve Karayolu Taşımacılığına İlişkin Mutabakat Zaptı” ile “Doğal Kaynaklar Karşılığında Irak Cumhuriyeti İçerisinde Ulaştırma Altyapısının Geliştirilmesine İlişkin Çerçeve Mutabakat Zaptı” da Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ve Irak Ulaştırma Bakanı Veheb Selman Muhammed tarafından imzalandı.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.