Cumhurbaşkanı Erdoğan, Darülaceze Sosyal Yaşam Şehri Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Ülkemiz, anayasamızda belirtilen sosyal devlet vasfına tam anlamıyla bizim iktidarlarımız döneminde kavuşmuştur. Türkiye, sosyal güvenlik şemsiyesinin kuşatıcılığı bakımından dünyanın en ileri ülkelerinden birisidir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Arnavutköy’de inşa edilen Darülaceze Sosyal Yaşam Şehri Açılış Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Darülaceze’yi kurarak kimsesizlerin kimsesi olan bu güzide çatıyı millete ve tüm insanlığa kazandıran Sultan Abdülhamid-i Sani’yi rahmetle yâd ettiğini söyledi.
Kuruluşundan bugüne kadar Darülaceze’de emeği geçenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizler, dünyada iyilik yapanın ukbâda iyilik bulacağına inanan insanlarız. İnancımız bize, insanlığa, özellikle de ihtiyaç sahiplerine faydalı eserler bırakanların amel defterinin vefatlarından sonra bile kapanmayacağını söyler” diye konuştu.
“DARÜLACEZE; DİN, KÖKEN, IRK, CİNSİYET AYRIMI YAPMADAN TÜM DÜŞKÜNLERE KUCAK AÇAN SEMBOL BİR KURUMDUR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bundan 128 yıl önce kurulan Darülaceze’nin, işte böyle bir eser olduğunu dile getirerek, “Şimdiye kadar 30 bini çocuk toplam 100 binden fazla insanımıza şefkat yuvası olan Darülaceze, bizim için hem gurur vesilesi hem de ilham kaynağıdır. ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ düsturunun adeta vücut bulduğu müesseselerin başında Darülaceze yer almaktadır. Burası din, köken, ırk, cinsiyet ayrımı yapmadan tüm düşkünlere kucak açan, sahip çıkan, sığınabilecekleri korunaklı bir çatı olan sembol bir kurumdur” ifadelerini kullandı.
Darülaceze’nin medeniyetlerinin insana bakışını gösteren en güzel yapılardan olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu çatı altında alicenaplık, diğerkâmlık vardır. İnsana sırf insan olduğu için hürmet etme anlayışı vardır. Burada modern kültürün dayattığı ‘insan, insanın kurdudur’ zihniyeti yerine insanı ‘eşrefi mahlûkat’ olarak gören yüce gönüllülük vardır” dedi.
Darülaceze Sosyal Yaşam Şehri’nin yapımında finans desteği sağlayan kuruluşlara teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eğer finans kuruluşlarımız bu işin arkasında olmamış olsaydılar biz, burayı bu kadar kısa zamanda yani 1,5 yıl azami oldu, burayı bitiremezdik” şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, tesiste dikey değil, yatay mimarinin söz konusu olduğunu söyledi. Tesiste Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet mimari müktesebatının da olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnanıyorum ki, burada yaşam sürdürecekler, herhalde kendilerine hizmet edenlere çok dua edeceklerdir. Darülaceze gibi bir şefkat yuvasının tesisinde, elbette dünya hayatına bakış açımızın da etkisi bulunuyor. Bizim tasavvurumuza göre, sağlık gibi hastalıkta, gençlik gibi yaşlılıkta, varlık gibi yoklukta birer imtihan vesilesidir. Gelecekte bizi neyin beklediğini, yarının bize ne getireceğini, ne olacağımızı, yaşlılığımızı nasıl geçireceğimizi hiçbirimiz bilmiyoruz. Gönül erleri, dünya yolculuğunu bakınız nasıl tasavvur ediyor; ‘Gamına gamlanıp olma mahzun/Demine demlenip olma mağrur/ Ne dem baki ne gam baki/ Ya Hu. Bu fani dünyada Hak’tan başka hiçbir şey baki değildir” ifadelerini kullandı.
Asıl olanın, Darülaceze gibi insanlara faydalı eserler bırakarak, dünya imtihanını tamamlamak, daima şükranla, hayırla ve güzellikle anılabilmek olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, en büyük zenginliğin, ne mal ne mülk değil, milletin samimiyetle yaptığı, “Allah ondan razı olsun” duası olduğunu söyledi.
“AYRIM YAPMADAN TÜM VATANDAŞLARIMIZA AŞKLA HİZMET GÖTÜRDÜK”
Siyaset yolculuğunda ecdadın izinden giderek, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’ndan beri üstlendiği tüm görevlerde hep bu anlayışla hareket ettiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Peygamber Efendimizin, ‘Hayru’n-nas men yenfeu’n-nas’ hadisi şerifinde buyurduğu gibi, ‘insanların en hayırlısı, insanlığa en faydalı olandır’ tavsiyesi bizim için bir ölçü ve rehberdir. Hiçbir ayrım yapmadan tüm vatandaşlarımıza aşkla hizmet götürdük. Ülkemizin 81 vilayetinin tamamına eserlerimizle mührümüzü vurduk. Altyapıda, üstyapıda bunu gerçekleştirdik. Dünyanın dört bir yanındaki mazlumlara milletimizin iyilik elini uzattık. Türkiye’nin merhamet sancağını, Afrika’dan Asya’ya gururla dalgalandırdık. Toplumun en dezavantajlı, yıllarca en çok dışlanmış kesimlerinden başlayarak, herkesin refahını artırmaya çalıştık. Darülaceze’de de bunu ispatlıyoruz. İspatlayacağız. Garip gurebanın, fakir fukaranın elinden tutmaya özel önem verilen bir merkez” değerlendirmesinde bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitlerin emanetlerine, kahraman gazilere, engellilere, bakıma muhtaç yaşlılara daima sahip çıktıklarına vurgu yaparak, şu ifadelere yer verdi: “Burada da sahip çıkmaya devam edeceğiz. Eğitim, rehabilitasyon, istihdam sosyal yardım, evde bakım, girişimcilik, sportif ve kültürel faaliyetler, sağlık ve erişilebilirlik gibi geniş bir yelpazede pek çok düzenlemeyi hayata geçirdik. Yaptığımız hiçbir işe, sağladığımız hiçbir imkâna lütuf nazarıyla bakmadık. Tam tersi birer hak teslimi olarak gördük. Umut evleriyle, engelsiz gündüz bakım evleriyle, kurumsal bakım merkezleriyle, engellilerimize ve ailelerine destek olduk. Burada sizlere fikir vermesi açısından bazı rakamları paylaşmak istiyorum. Milletimizin takdiriyle 2002’de Türkiye’yi yönetme görevini devraldığımızda, kamuya ait bakım ve rehabilitasyon merkezlerinin sayısı neydi biliyor musunuz? 21. Bugün 107. Kamu-özel toplam 417 bakım merkezinde şu an 36 bin kardeşimize yatılı bakım hizmeti sunuluyor. 2007’de başlattığımız evde bakım yardımı kapsamında, 561 bin 752 vatandaşımıza aylık 5 bin 98 lira ödeme yapıyoruz. Ailesi yanında bakımı mümkün olmayan engelliler için hayata geçirdiğimiz 149 umut evinde 654 kardeşimiz hizmet alıyor.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, her ilde en az bir merkez olacak şekilde, Türkiye genelinde 134 engelsiz gündüz yaşam merkezinin çalışmalarını sürdürdüğünü aktararak, “Daha bunun gibi birçok hizmetimiz, projemiz ve desteğimiz var. Her ne kadar elitler ve fildişi kulelerde yaşayanlar bilmese de ihtiyaç sahibi vatandaşlarımız, sunulan bu hizmetleri çok iyi biliyor, takdir ediyor. Biz lafa gelince sürekli halktan, halkçılıktan ve sosyal devletten bahseden ama siyasi hayatları boyunca halka tepeden bakanlardan olmadık. Hangi makamda olursak olalım, hep halkımızla iç içe, gönül gönüle olduk. Köklü, ‘kerim devlet’ geleneğimizi, günümüzün ‘sosyal devlet’ yaklaşımıyla harmanlayarak, bu alanda yeni ve özgün bir anlayış geliştirdik” şeklinde konuştu.
“ÜLKEMİZ, SOSYAL DEVLET VASFINA TAM ANLAMIYLA BİZİM İKTİDARLARIMIZ DÖNEMİNDE KAVUŞMUŞTUR”
Anayasada belirtilen sosyal devlet vasfına tam anlamıyla kendi iktidarları döneminde kavuşulduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye, sosyal güvenlik şemsiyesinin kuşatıcılığı bakımından, dünyanın en ileri ülkelerinden birisidir. Böyle bir sistemi Türk siyasetine ve yönetim sistemine kazandırmış olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Kimsesizlerin kimsesi olmayan devam edeceğiz” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, laf yerine hizmet ve icraat üreten anlayışlarının en güzel örneğinin, bugün açılışı yapılan güzide eser olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti: “Darülaceze Sosyal Yaşam Şehri’nin temelini, bundan yaklaşık 1,5 yıl önce, 20 Mayıs 2022 tarihinde atmıştık. Hedefimiz burayı bir sene içerisinde bitirip, insanımızın hizmetine sunmaktı. Ancak 6 Şubat’ta yaşadığımız ve 50 binden fazla canımızı yıkıntıların altında kaybettiğimiz depremler sebebiyle beş aylık bir gecikme oldu. Deprem felaketine rağmen, projemizin inşaat sürecini yakından takip ettik. Aile Bakanımıza gerekli talimatları vererek, bir an önce tamamlanması için tüm imkânlarımızı seferber ettik. Hamdolsun, bugün de açılışını gerçekleştirmenin gururunu yaşıyoruz. İnşaat alanı 145 bin 727 metrekareyi bulan Sosyal Yaşam Şehrimiz, yatay mimari prensibine göre imar edildi. Şehrimiz sağlıklı, bağışçı, yatağa bağımlı, alzheimer, demans ve çocuk birimlerini barındıran 928 yatak kapasitesine sahip 23 bloktan oluşuyor. Bu bloklara ek olarak şehrimizde cami, kilise ve havra bulunuyor. Ayrıca beş bloktan müteşekkil bağışçı birim, 19 bin metrekare üzerinde konumlandırılarak, 400 yatak kapasiteli bir rezerv alan bırakıldı.”
Peyzaj alanında yürüyüş yolları, farklı oturma grupları, bisiklet yolları, göletler, hobi bahçeleri düzenlendiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Barınma birimleri; her katta ortak dinlenme alanı, kat mutfağı olan en fazla dört kişilik odalardan müteşekkirdir. İdari binaları, polikliniği, konferans merkezi, ibadethaneleri, rehabilitasyon ve fizik tedavi merkezleriyle diğer tüm sosyal donatılarıyla her açıdan örnek bir eseri İstanbulumuza ve ülkemize kazandırdığımızı görüyoruz. Darülaceze Sosyal Yaşam Şehrimizin kamu hizmeti mimarisi alanında dünyanın en önemli gayrimenkul ödüllerinden biriyle taltif edilmesini, bunun bir ispatı olarak değerlendiriyoruz. Rabbime bizleri böyle kıymetli bir hizmete vesile kıldığı için hamdediyorum. Gerek bakanlarıma gerek Darülacaze yöneticisi olarak Hamza Bey’e, ekibine özellikle teşekkür ediyorum” ifadelerine yer verdi.
Önemli bir hususu ifade edeceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bildiğiniz gibi Darülaceze’nin kuruluşuna katkı sağlamak amacıyla düzenlenen müzayedeye, cennetmekân Sultan Abdülhamid Han kendi şahsi servetinden bağışladığı özel eşyalarıyla öncülük etmiştir. Böylece Abdülhamid Han, bu büyük hayır hareketine binlerce hayırseverin katılmasını sağlamıştır” diye konuştu.
Darülaceze’nin o günden beri tüm hizmetlerini hayırseverlerin ve gönüllülerin bağışlarıyla yürüttüğünü aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan “Biz de temel atma törenimizde hayırseverlerimizin projeye sahip çıkmasını beklediğimizi dile getirmiştik. Birçok kuruluşumuz ve şirketimiz bu çağrımıza müspet cevap vererek ‘çorbada bizim de tuzumuz olsun’ dedi. Bu minvalde ikincisi 2021 yılında gerçekleşen iyilik müzayedesiyle bu projeye katkıda bulunan tüm bağışçılarımıza özellikle teşekkür ediyorum. Rabbim yaptığınız hayır hasenatı dergâhı izzetinde kabul buyursun” ifadelerini kullandı.
“DÜŞENİN ELİNDEN TUTTUK, ZULME ENGEL OLMAYA ÇALIŞTIK”
Türkiye olarak nasıl kendi vatandaşlarına sahip çıkıyorlarsa, komşularından başlayarak bölgedeki ve tüm dünyadaki mazlumlara da kol kanat gerdiklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bundan beş asır önce engizisyondan kaçan Museviler gibi daha sonra Avrupa’daki mezhep savaşlarından kaçan Hristiyanlara da kapımızı açtık. Şimdi, bakıyorum Netanyahu kalkmış yanına iki bakanını alıyor, dün bir basın açıklaması yapıyor. Çok rahatsız olmuş. Fransa Devlet Başkanı Macron’un açıklamaları onu çok rahatsız etmiş. Riyad Zirvesi onu çok rahatsız etmiş. Ben ne dedim geçenlerde, uçakla dönüşte: ‘Ey Netanyahu şu an senin iyi günlerin. Seni daha farklı günler bekliyor.’ Niye? Ya o dedeler, o yavrular, o üç yaşında, beş yaşında kefene sarılmış, o anneler o şehit yavruların cesedini koklayarak onları mezara götürdü. Ya bunların ahı seni iflah ettirmez.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Netanyahu şunu bil gidicisin, gidici. Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste. Çıkacak. Dün, Riyad Zirvesi’nde de bunları açık, net gördük. Bütün mesele İslam dünyasının birliğidir, beraberliğidir, dayanışmasıdır. Ama hepsinden öte bir şey daha söylüyorum: Türkiye’nin birliği, beraberliği, dayanışması hepsinden ötedir” diye konuştu.
Balkanlardan Kafkaslara kadar yurtlarından kovulan soydaşları geçmişte nasıl bağırlarına bastıklarını herkesin bildiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Mazlumun da zalimin de kimliğine bakmadan düşenin elinden tuttuk, zulme engel olmaya çalıştık. Bugün Gazze halkına yönelik katliamlara karşı en güçlü tepkilerden birini verirken yine meseleye sadece insani zaviyeden yaklaşıyoruz” şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Evlerin neşesi olan çocuklar ölmesin diyoruz. Analar, evlatlarının o soğuk bedenlerine sarılmasın diyoruz. Babaların yüreklerine kaybettiklerinin kor ateşi düşmesin diyoruz. 2007’den beri tüm çabamız daha fazla kan, gözyaşı ve yıkım olmadan ateşkesin sağlanması, bölgemizde barış ikliminin hâkim kılınması içindir” dedi.
Dün Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da düzenlenen, İslam İşbirliği Teşkilatı ve Arap Ligi Olağanüstü Ortak Zirvesi’nde, Filistin halkıyla ortaya koydukları dayanışmaya işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin teklifleriyle İsrail’in işlediği savaş suçlarının takibinden Gazze’ye insani yardımların kesintisiz ve düzenli bir şekilde ulaştırılmasına kadar birçok konuda önemli kararlar aldıklarının altını çizdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “(Yahudi) Yerleşimcilerin terörist ilan edilmesi, bu sonuç bildirgesinde bana göre en önemli maddeydi. Alınan kararın takipçisi olacağız” dedi.
Bu süreçte ateşkesin tesisi ve Gazze’deki katliamların sona erdirilmesi için gayret göstermeye devam edeceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kimseden çekinmeden, kimin ne dediğine bakmadan, hakkı ve hakikati her platformda çok güçlü bir şekilde haykıracağız. Çarşamba günü eşimin himayesinde İstanbul’da gerçekleştirilecek uluslararası toplantıyla inşallah bu vakur duruşumuzu bir adım daha ileriye taşıyacağız” ifadelerini kullandı.
İslam dünyasıyla birlikte vicdan ve vizyon sahibi tüm ülkeleri harekete geçirmek için kurdukları temasları sonraki günlerde yoğunlaştıracaklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Geçmişinde sömürgecilik ve soykırım dâhil hiçbir utanç lekesi bulunmayan bir ülke olarak sorumluluklarımızın çok iyi farkındayız. Soğukkanlı ve basiretli adımlarla bunu yerine getirmeye çalışıyoruz. Tarihimizin hiçbir döneminde milletimize umut bağlayan insanları yüzüstü bırakmadık. İnşallah bundan sonra da mazlumları hayal kırıklığına uğratmayacağız. Gözünü ve gönlünü ülkemize yönelten hiç kimseye sırtımızı dönmeyeceğiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışını yaptığı Darülaceze Sosyal Yaşam Şehri’nin başta sakinleri olmak üzere tüm millete hayırlı olmasını dileyerek, konuşmasını şöyle tamamladı: “Bu güzide yapının İstanbulumuza kazandırılmasında emeği geçen bakanlarımız, başkanımız ve yüklenici firmanın mimarından mühendisine, tüm işçi kardeşlerime varıncaya kadar hepsini tebrik ediyor, hayırseverlerimizden Allah razı olsun diyorum. Cennetmekân Sultan Abdülhamid-i Sani’yi bir kez daha kemali edeple yâd ediyor, sizleri en kalbi duygularımla selamlıyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş’ın dua etmesinin ardından protokol üyeleriyle birlikte açılış kurdelesini kesti. Törende, Darülaceze lojmanlarının temel atma törenine canlı bağlantı da yapıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra kararlarını imzaladı
Yüksek Askerî Şûra (YAŞ) kararları, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından imzalandı.
Toplantı sonrası yapılan açıklamada şu hususlar kaydedildi:
“1. 04 Ağustos 2026 tarihinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN Başkanlığında icra edilen, 2026 yılı Yüksek Askerî Şûra toplantısında, Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli general/amiral ve albaylardan;
a) Bir üst rütbeye yükseltilecekler,
b) Görev süresi uzatılacaklar,
c) Kadrosuzluktan emekliye sevk edileceklerin durumları görüşülerek, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’ın onayı ile karara bağlanmıştır.
30 Ağustos 2026 tarihinden geçerli olmak üzere;
a) 25 general ve amiral bir üst rütbeye, 69 albay ise general ve amiralliğe yükseltilmiştir.
b) 24 generalin görev süreleri bir yıl, 530 albayın görev süreleri ise iki yıl süre ile uzatılmıştır.
c) 2 general yaş haddi nedeniyle 01 Eylül 2026 tarihinden, 61 general ve amiral kadrosuzluk nedeniyle 30 Ağustos 2026 tarihinden geçerli olarak emekliye sevk edilmiştir.
ç) Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment TATLIOĞLU’nun görev süresinin bir yıl uzatılmasına karar verilmiştir.
d) Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal KADIOĞLU kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edildiğinden, Hava Kuvvetleri Komutanlığına Muharip Hava Kuvveti Komutanı Orgeneral Rafet DALKIRAN atanmıştır.
e) Halen 328 olan general ve amiral sayısı, 30 Ağustos 2026 tarihi itibarıyla 334 olacaktır.
30 Ağustos 2026 tarihinden geçerli olmak üzere;
a) Hv.K.K.lığından Korgeneral Erdoğan GÜR Orgeneralliğe; K.K.K.lığından Tümgeneraller Burhan AKTAŞ, Ertan İNALTEKİN ve Alparslan KILINÇ Korgeneralliğe; Dz.K.K.lığından Tümamiraller Ramazan ÖZOĞUL ve Erhan AYDIN Koramiralliğe; Hv.K.K.lığından Tümgeneral Kemal TURAN Korgeneralliğe terfi ettirilmişlerdir.
b) K.K.K.lığından Tuğgeneraller Şükrü BİLİR, Mustafa BÜYÜKKÖROĞLU, İsmail ÖZCAN, Şener KOPAL, Ahmet AŞIK, Bülent TANRIVERDİ, Mehmet AÇIK, Mustafa YETER, Coşkun ÇELİK, Ömer Şahin SELVİ, Yüksel KOLCU, İsmail ANALI ve Hakan DURMAZPINAR Tümgeneralliğe; Dz.K.K.lığından Tuğamiraller Erhan AKBAYRAK, Yücel DARCAN, Eren GÜNAY ve Kenan Kaan TÜRKKAN Tümamiralliğe; Hv.K.K.lığından Tuğgeneral Cihangir Kemal YÜZÇELİK Tümgeneralliğe terfi ettirilmişlerdir.
4) Bir üst rütbeye yükselen, görev süreleri uzatılan general, amiral ve albayların yeni rütbe ve görevlerinin Milletimize, Devletimize, Silahlı Kuvvetlerimize ve ailelerine hayırlı olmasını dileriz.
5) Büyük bir özveri ve onurla görev sürelerini tamamlayarak emekliye ayrılacak olan general, amiral ve albaylara hizmetlerinden dolayı teşekkür eder, hayatlarının yeni dönemlerinde, kendilerine ve ailelerine mutluluk ve esenlikler temenni ederiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra üyeleriyle birlikte Anıtkabir’i ziyaret etti
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra (YAŞ) Toplantısı öncesinde, YAŞ üyeleriyle birlikte Anıtkabir’i ziyaret etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Aslanlı Yol’un başındaki yerini almasının ardından başlayan törene, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu ve Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel katıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ay yıldız motifli çelengi Atatürk’ün mozolesine bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığındaki heyet, mozoleye çıkan merdivenin önünde fotoğraf çektirdikten sonra Misak-ı Millî Kulesi’ne geçti.
Burada Anıtkabir Özel Defteri’ni imzalayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, deftere şunları yazdı: “Aziz Atatürk,
2026 yılı Yüksek Askerî Şûra Toplantısı öncesinde Şûra üyeleri olarak bugün bir kez daha huzurlarınızdayız. Zatıalinizle birlikte Malazgirt Zaferimizden bu yana yaklaşık bin yıldır vatanımız olan bu topraklarda şanlı bayrağımızın gururla dalgalanması ve milletimizin özgürce yaşaması için can veren tüm kahramanlarımızı rahmetle yâd ediyoruz.
Bölgemizde çatışmaların ve gerilimlerin tırmandığı bir dönemde icra ettiğimiz Şura toplantımızın ülkemiz, milletimiz ve Türk Silahlı Kuvvetlerimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyoruz. Yüksek disiplini, üstün görev bilinci, milli iradeye bağlılığı ve artan caydırıcılığıyla Türk Silahlı Kuvvetlerimiz içinden geçtiğimiz zorlu konjonktürde milletimizin güven kaynağı olmayı sürdürmektedir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bölgemizin kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Başbakanı ez-Zeydi ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bölgemizin artık savaş, terör ve çatışmayla değil; kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin ve terörsüz bölge vizyonumuzun gerçeğe dönüşmesi için Iraklı kardeşlerimizle yakın diyalog hâlindeyiz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi ile gerçekleştirdiği görüşmelerin ve imzalanan anlaşmaların ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek, açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Başbakanı ez-Zeydi’yi bölgenin içinden geçtiği zorlu dönemde üstlendiği görev için tekrar tebrik etti. Eski Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani ile de ilişkileri kurumsal temelde güçlendirmeye matuf stratejik adımlar attıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yakaladıkları bu ivmeyi Irak Başbakanı ez-Zeydi ile daha ileri noktalara taşıyacaklarına inandıklarını belirterek, Türkiye olarak Irak Başbakanı ez-Zeydi’ye ihtiyaç duyduğu her alanda destek vermeye hazır olduklarını bildirdi.
Bu kardeşlik zemini temelinde ilişkileri kapsamlı şekilde değerlendirdiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İran, Suriye ve Filistin başta olmak üzere bölgesel gelişmeler hakkında fikir teatisinde bulunduk. İlişkilerimizi daha da ileri taşıyacak belgeleri huzurlarımızda az önce imzaladık” diye konuştu.
“IRAK’IN HUZUR VE İSTİKRARINI ÜLKEMİZİN DURUMUNDAN AYRI TUTMADIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin yanı başındaki savaş ortamının etkisiyle görüşmelerde güvenlik, terörle mücadele, enerji ve ulaştırma konularının bir hayli yer tuttuğunu ifade ederek, şunları kaydetti: “Komşumuz Irak, maalesef bu savaş ve istikrarsızlık ortamından en çok etkilenen ülkelerden biridir. Biz, geçmişten bu yana Irak’ın huzur ve istikrarını ülkemizin durumundan ayrı tutmadık, tutmayız. Bölgemizin artık savaş, terör ve çatışmayla değil, kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin ve terörsüz bölge vizyonumuzun gerçeğe dönüşmesi için Iraklı kardeşlerimizle yakın diyalog hâlindeyiz. İnşallah her iki ülkeye de ağır bedeller ödeten bu meseleyi kalıcı olarak gündemimizden çıkartacağız. Öte yandan, Irak’ın ihtiyaç duyduğu savunma sanayi ürünlerinin tedariki noktasında da üzerimize düşeni yapmaya hazırız.”
“HEDEFİMİZ, EN YAKIN ZAMANDA KAPSAMLI ENERJİ İŞ BİRLİĞİ ANLAŞMASI İMZALANMASIDIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu savaş ortamının kendilerini sadece savunma konusunda değil, enerji ve ulaştırma alanlarında iş birliklerini derinleştirmeye sevk ettiğine dikkati çekti.
“Körfez bölgesinin dünya ile bağlantısının Irak üzerinden sağlanmasını esas alan Kalkınma Yolu Projesi’nin mevcut gelişmeler karşısında her zamankinden daha önemli hâle geldiğini görüyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu konuda Sayın Başbakan’ın da güçlü bir iradeye sahip olduğunu memnuniyetle müşahede ettim. İş birliğimizin bir diğer önemli başlığı enerjidir. Türkiye-Irak Ham Petrol Boru Hattı Anlaşması dün itibarıyla sona erdi. Şimdi hedefimiz, en yakın zamanda iki tarafın da faydasına olacak kapsamlı enerji iş birliği anlaşması imzalanmasıdır. British Petrol’ün operatörlüğünü yürüttüğü Kerkük üretim sahasında Türkiye Petrollerine ortaklık verilmiştir. Bugün imzalanan anlaşma, enerji alanındaki ortaklık açısından tarihî bir adım olmuştur.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, iklim değişikliğinden etkilenen iki komşu ülke olarak suyun sürdürülebilir kullanımına yönelik iş birliğinin ilerletilmesi yönündeki iradelerinin tam olduğunu söyledi.
Bu noktada Türkiye olarak üzerlerine düşeni yaptıklarını, su konusunu akılcı, bilimsel ve insani temelde daimî bir iş birliği alanı olarak gördüklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Irak ile geçtiğimiz yıl 17 milyar dolara yaklaşan ticaret hacmimizi çok daha ileri seviyelere taşımayı istiyoruz. Bu çerçevede Sayın Başbakan’ın heyetindeki bakanların, iş insanlarımız, müteahhitlerimiz ve yatırımcılarımızdan oluşan geniş bir heyetle bir araya gelmesini de son derece önemli bulduğumu ifade etmek istiyorum.” şeklinde konuştu.
“IRAK’TAN 1 MİLYON VARİL PETROL İHTİYACIMIZI KARŞILAR”
Irak Başbakanı ez-Zeydi ile güncel bölgesel gelişmeler hakkındaki görüşlerinin büyük ölçüde benzer olduğunu memnuniyetle müşahede ettiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak’ın bölgesiyle bütünleşmesine yönelik çabaları ve bilhassa Suriye ile temaslarını yapıcı adımlar olarak görüp desteklediklerini belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak’ın beşerî zenginliğinin vazgeçilmez bir parçası olan ve aralarındaki kardeşliğin en sağlam dayanağını teşkil eden Irak Türkmenlerine Irak Başbakanı ez-Zeydi’nin de hassasiyetle yaklaştığını gördüğünü ifade ederek, “Heyetinde, Irak Türkmen Cephesi Genel Başkanı ve Kerkük Valisi Selman Ağaoğlu kardeşimize yer vermesini özellikle anlamlı buluyorum. Sayın Zeydi’ye ziyaretleri için bir kez daha teşekkür ediyor, istişarelerimizin ve aldığımız kararların hayırlara vesile olmasını diliyorum” dedi.
Irak Başbakanı ez-Zeydi’nin konuşmasında “Türkiye’ye günde 1 milyon varil biz petrol verebiliriz” dediğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Başka yere diyor muhtaç olmayın. 1 milyon varil. Evet Sayın Bakan, sağa sola muhtaç olmaya gerek yok. Hemen komşumuz Irak’tan inşallah 1 milyon varil petrolü buraya transfer ettik mi ihtiyacımızı karşılar” değerlendirmesinde bulundu.
IRAK BAŞBAKANI EZ-ZEYDİ: “BU ZİYARETİMİZ ASIRLAR ÖNCESİNE DAYANAN İLİŞKİLERİMİZİN PEKİŞTİRİLMESİNİN BİR NİŞANESİDİR”
Irak Başbakanı ez-Zeydi, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bir araya gelmekten ve Türkiye ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Irak Başbakanı ez-Zeydi, “Bizim bu ziyaretimiz protokol icabı değil, asırlar öncesine dayanan ilişkilerimizin pekiştirilmesinin bir nişanesidir” dedi.
Irak Başbakanı ez-Zeydi, iki ülkenin aynı coğrafyayı, uygarlığı ve su kaynaklarını paylaştığına işaret ederek görüşmelerde enerji, ulaştırma, eğitim, su ve diğer birçok konunun ele alındığını belirtti.
Türkiye ile Irak arasındaki ilişkilere dair Irak Başbakanı ez-Zeydi, “Bu ilişkilerin daha da yüceltilmesi, güçlendirilmesi için çalışıyoruz. Kardeşlik içerisinde bir ortaklık arzu ediyoruz ve özellikle Kalkınma Yolu Projesi üzerinde çalışıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı’yla (görüşmede) dedim ki: ‘Bize aslında coğrafya doğal olarak iki nehir vermiş. Biz üçüncü nehrin de artık ekonomi nehri olmasını istiyoruz.’ Ve bu da tabii ki Kalkınma Yolu’dur” diye konuştu.
Irak Başbakanı ez-Zeydi, Türkiye ve Irak’ın Doğu ile Batı’nın birbirine bağlanmasını sağlayacağına dikkati çekerek “Irak ile Türkiye arasındaki ilişkiler daha da ileri gidecektir. Ekonomik kaynaklarımızı da yücelteceğiz, büyüteceğiz, enerji alanında da daha fazla petrol pompalayacağız” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Yani günde 1 milyon varil biz Türkiye’ye petrol verebiliriz diyor” ifadeleri üzerine Irak Başbakanı ez-Zeydi, “Evet doğru, 1 milyon” dedi.
TÜRKİYE İLE IRAK ARASINDA İMZALANAN ANLAŞMALAR
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Irak Başbakanı ez-Zeydi’nin huzurunda, iki ülke arasında beş anlaşma imzalandı.
Bu kapsamda, “Eğitim ve Akademik İşbirliği Mutabakat Muhtırası”, Polis Akademisi Başkanı Murat Balcı ile Irak Başbakanı ve Silahlı Kuvvetler Komutanı Özel Kalem Müdürü General Abdulemir Şammari tarafından imzalandı.
“Gençlik ve Spor Alanlarında Mutabakat Zaptı”na, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ile Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin imza attı.
“Sınai Mülkiyet Alanında İşbirliği Mutabakat Zaptı”na ise Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile Irak Maliye Bakanı Falih Sari tarafından imzalandı.
“Fişhabur-Ovaköy Sınır Kapısı Üzerinden Demiryolu ve Karayolu Taşımacılığına İlişkin Mutabakat Zaptı” ile “Doğal Kaynaklar Karşılığında Irak Cumhuriyeti İçerisinde Ulaştırma Altyapısının Geliştirilmesine İlişkin Çerçeve Mutabakat Zaptı” da Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ve Irak Ulaştırma Bakanı Veheb Selman Muhammed tarafından imzalandı.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.