Cumhurbaşkanı Erdoğan, TESK 21. Olağan Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, “Çalışan, üreten, evine helal rızık götürmenin peşinde koşan esnaflarımız Türkiye’nin her alanda yazdığı başarı hikâyesinde öncü rol oynuyor” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) 21. Olağan Genel Kurulu’na katılarak bir konuşma yaptı.
Olağan genel kurulun hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkenin 81 vilayetinden gelen esnaf ve sanatkâr odalarının temsilcileriyle federasyon yöneticilerine çalışmalarında başarılar temenni etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu vesileyle bir kez daha siz kardeşlerimin şahsında ülkemiz genelindeki esnaf ve sanatkârlarımızın tamamına, Türkiye’nin kalkınmasına, güçlenmesine, ekonomik olarak büyümesine yaptıkları eşsiz katkılar için şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.
“TESK, İKİ MİLYONU AŞAN ÜYE SAYISIYLA BEŞERİ VE İKTİSADİ HAYATIMIZIN TEMEL DİREKLERİNDEN BİRİDİR”
TESK’in 2 milyonu aşan üye sayısıyla beşeri ve iktisadi hayatın temel direklerinden biri olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Esnaf ve sanatkâr, sokağımızın başında çayımızı yudumladığımız ocaktır. Bizi sevdiklerimizle buluşturan yolların emekçisidir. Bir tas çorbasını içtiğimiz bereketli dükkândır. Sıcacık ekmeğimizi aldığımız fırındır. Hanemiz için alışveriş yaptığımız bakkaldır, manavdır, kasaptır. Elbette tüm bunlarla beraber esnaf ve sanatkâr, dar günümüzde kapımızı çalan dostumuz, sevincimizi paylaşan can yoldaşımız, mahallemizdeki komşumuz, çocuklarımızın ağabeyi ve ablası konumundadır.”
Türkiye’de esnaf kesiminin, belki de dünyada hiçbir ülkede örneği olmayan bir tarihe, birikime ve güçlü bir geleneğe sahip olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Çünkü bizim kültürümüzde esnaf ve sanatkâr sadece ticaret erbabı değildir. Sadece mal alıp satan tüccar değildir. Bizde esnaf tüm vasıflarının ötesinde öncelikle ahidir, yani kardeştir, fütuhat geleneğimizde mertliğin, yiğitliğin, cesaretin sembolüdür. Ahi Evranı Veli’nin ‘Hak ile sabır dileyip bize gelen bizdendir, akıl ve ahlak ile çalışıp bizi geçen bizdendir.’ dediği medeniyet tasavvurunun günümüzdeki temsilcileridir. Alışverişte, ölçüde, tartıda doğru ol şiarıyla hanesine helal rızık götüren gönül insanlarıdır. Her sabah ‘Bismillah’ diyerek dükkânını açıp ‘Elhamdülillah’ diyerek dükkânını kapatan kanaat erleridir. Ahilik teşkilatının temellerinin atıldığı Selçuklu’dan günümüze esnaf ve sanatkârlarımız millet varlığımızın teminatı oldular. Tarih boyunca hep yolda kalmışlar, kimsesizler, garipler, misafirler, yolcular ahi teşkilatımız tarafından sahiplenildi, giydirildi, doyuruldu. Gün oldu terazi tutan, divit tutan, çekiç, makas, fırça tutan o mübarek eller silah tuttu, esnaf ve sanatkârlarımız vatan için cepheye koştu.”
“ESNAF VE SANATKÂRLARIMIZI, MİLLET VARLIĞIMIZIN TEMİNATI OLARAK GÖRÜYORUM”
Çanakkale’den İstiklal Harbi’ne kadar varlık yokluk mücadelesinin hepsinde esnaf ve sanatkârların daima ön safta yer aldığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, son olarak 15 Temmuz gecesi milletin tamamıyla birlikte esnafların darbeci hainlere göğüslerini siper ettiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “FETÖ’cü alçakların şehit ettiği 252 insanımız arasında daha 15 yaşındaki körpe delikanlıların, kadınlarımızın, askerlerimizin, polislerimizin yanı sıra pek çok esnaf ve sanatkârımız da bulunuyordu. Birileri bankamatiklere akın ederken, birileri darbecilerle anlaşıp tankların arasından kaçarken, birileri milletin şanlı direnişini televizyon karşısında keyif kahvelerini yudumlayarak seyrederken, benim su tesisatçısı, elektrikçi, kunduracı, mobilyacı, kuyumcu, çaycı kardeşim gece boyunca tanklara, uçaklara, ölüm kusan silahlara meydan okudu. Söz konusu vatan olunca, millet olunca, inancımız ve imanımız olunca canlarını hiçe sayan tüm esnaflarımıza Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Esnaf ve sanatkârımız asırlardır hep olduğu gibi bugün de huzurumuzun, kardeşliğimizin, dayanışma ruhumuzun garantisi olmayı sürdürüyor. Çalışan, üreten, evine helal rızık götürmenin peşinde olan esnaflarımız, Türkiye’nin her alanda yazdığı başarı hikâyesinde öncü rol oynuyor. Tüm esnaf ve sanatkârlarımızı millet varlığımızın teminatı olarak görüyor, her birine şahsım, ülkem ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum.”
Ahiliğin terbiyesini, ruhunu, adabını ve erkânını yaşatan esnaf ve sanatkârları tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rabb’im Ahilik kültürüyle yetişmiş, bu geleneği hakkıyla, layıkıyla temsil eden esnaf ve sanatkârlarımızın yokluğunu bizlere hissettirmesin” dedi.
Tarih boyunca pek çok badire atlatmış bir milletin mensupları olduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bugünlere birilerinin ihsanıyla değil akrebin kıskacında yoğrularak geldik. Mücadele ettik, bedel ödedik, çile çektik, zorluklara göğüs gerdik. Vatanımızı ve bağımsızlığımızı korumak için gerektiğinde şehitler verdik. Ama her defasında karşılaştığımız sıkıntıların üstesinden alnımızın akıyla gelmeyi başardık. Onca saldırıya ve kalleşliğe rağmen hâlen bu topraklarda özgürce başımız dik bir şekilde yaşıyorsak bunun sebebi milletimizin birliğine, beraberliğine, değerlerine sahip çıkmasıdır. Ülkemizin ekonomik ve sosyal krizleri dünyadaki diğer devletlere göre en az zararla savuşturmasında ahilik kültürümüzün büyük payı vardır. Özellikle salgın döneminde esnaf ve sanatkârlarımızın birer ahi olarak toplumumuz içinde önemli görevler üstlendiğini gördüm. Resmî kurumlarımız yanında belediyelerimiz, sivil toplum kuruluşlarımız esnaf ve sanatkârlarımızla tam bir seferberlik ruhuyla hareket etti. Hatırlayın ‘zimem defteri’ gibi kültürümüzde zaten var olan hasletleri yeniden ihya ederek hiç kimsenin açta açıkta darda kalmasına izin vermedik. Milletimiz de esnaf esnaf dolaşarak zimem defterlerini kapatmak suretiyle kendi alicenaplığını gösterdi. Devletimiz de bu salgın döneminde vatandaşını çaresiz bırakmadı. Küresel ticaretin tamamen durma noktasına geldiği o zor günlerde muhalefetin akla, mantığa, ekonomik hayatın gerçeklerine uymayan abuk sabuk çağrılarına rağmen milletimize bedel ödetecek kararlar almadık. Hangi kesimden olursa olsun hiçbir vatandaşımıza ‘Nerede bu devlet?’ dedirtmediğimiz gibi bilakis devlet olarak elimizi taşın altına koyduk.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, iş dünyasına, ticaret erbabına, KOBİ’lere, çiftçilere, esnafa ve çalışanlara sundukları imkânlarla onların yükünü hafiflettiklerini söyledi.
“HİBE DESTEKLERİMİZLE TOPLAM 4,3 MİLYAR LİRA TUTARINDA ÖDEME YAPTIK”
Gelir kaybı ve kira desteğinin yanı sıra 3 bin lira ve 5 bin lira tutarlı hibe desteklerimiz, esnaf ve sanatkârlarımızın nakit akışlarının korunmasına çok büyük katkı sağladı” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bu kapsamda dört ay süreyle verdiğimiz gelir kaybı ve kira desteğiyle piyasaya aktardığımız kaynak 4,6 milyar lira dolayındadır. Buna ilaveten uygulamaya koyduğumuz 3 bin lira ve 5 bin lira tutarındaki hibe desteklerimizLe toplam 4,3 milyar lira tutarında ödeme yaptık. Esnaf ve sanatkârlarımızın hane gelirlerini korumak amacıyla Halkbank kaynaklarından kullanmış oldukları kredi geri ödemelerinin 2020 ve 2021 yıllarına ait 14 milyar liralık taksit tutarını öteledik. Ayrıca, esnaf ve sanatkârlarımızın Kredi ve Kefalet Kooperatiflerine olan borçlarını da yapılandırabilmelerini sağladık. Bunların dışında, ticaret erbabımızın yine kamuya olan pek çok borcu için de yapılandırma imkânı getirdik.”
Geçen yıl yapılan düzenlemeyle basit usulde vergilendirilen esnaf ve sanatkârın üzerindeki gelir vergisi yükünü tümüyle kaldırdıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Güzellik salonu işletmecisi esnafımızın iş yeri açma ve çalışma ruhsatında yaptığımız değişiklikle ruhsat almalarının önündeki engeli kaldırdık. Sizlerin, elektronik ticaretin risklerinden korurken faydalarından da istifade etmenizi temin edecek adımlar attık. Elektronik ticaret mevzuatımızdaki en son düzenlemeler sayesinde, esnaf kesiminin bu devasa pazardan aldığı pay artıyor. Teklif Meclise geldiğinde methiyeler düzen muhalefetin, lütfen buraya dikkat edin buranın altını çiziyorum, kanun çıktıktan sonra dışardan gelen talimatlarla iptali için düzenlemeyi Anayasa Mahkemesine götürmesini ise ben sizlerin takdirine bırakıyorum. Bir taraftan çıkacaksın teşekkür edeceksin, tebrik edeceksin arkasından da kalkıp işi Anayasa Mahkemesine götüreceksin, bu nasıl bir şey? Dostlarınızı iyi tanıyın. Sizinle bu yolda yürüyen kardeşlerinizi iyi tanıyın.”
“FİNANSMANA ERİŞİMİN ÖNÜNDEKİ ENGELLERİ ÖNEMLİ ÖLÇÜDE BİZ KALDIRDIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, hükûmetlerinin esnaf ve sanatkârlara sunduğu desteklerin sadece salgın dönemiyle sınırlı olmadığını dile getirerek, şu ifadeleri kullandı: “Siyasete girmeden önce esnaflık yapmış bir kardeşinizim. Siyasi mücadelemizin her aşamasında da hep sizlerle beraber oldum. Sizin meselelerinizi kendi meselemiz, başarılarınızı da kendi başarımız olarak gördük. Bu anlayışla tüm attığımız tüm adımları sizden gelen talepler doğrultusunda, sizlerin sıkıntılarını gidermek maksadıyla planlıyoruz. Geçtiğimiz 20 yılda esnaf ve sanatkârlarımız lehine yaptığımız düzenlemeler burada saymakla bitiremeyeceğimiz kadar çoktur. Sizler zaten bunları gayet iyi biliyorsunuz, faydalarını bizzat görüyorsunuz. Burada hafıza tazeleme babında birkaç tanesini sizlerle paylaşmak istiyorum. Göreve geldiğimizde sizlerin en büyük sorunlarından biri neydi? Finansmana erişim sıkıntısıydı. Öyle mi? Sermaye yetersizliği ve teminat eksikliği nedeniyle esnaf ve sanatkâr kardeşlerimiz kredi imkânlarından yeterince faydalanamıyordu. Gerektiğinde bankalar ve finans kuruluşlarıyla cebelleşerek finansmana erişimin önündeki engelleri önemli ölçüde biz kaldırdık. Halkbank kaynaklarından esnaf ve sanatkâr özelinde şahıs başına en fazla 5 bin lira faiz indirimli kredi verebilirken, biz bu rakamı 350 bin liraya kadar yükselttik.”
TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken’in esnaf ve sanatkârlara verilen faiz indirimli kredinin tutarının 500 bin liraya yükseltilmesi talebinin aşılamayacak bir konu olmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ama bir şeyi iyi kavramamız lazım. Beni biliyorsunuz, en büyük savaşım faizledir. En büyük düşmanım faizdir. Şu anda yine faizi 12’ye kadar düşürdük. Yeter mi, yetmez. Bunun daha da inmesi lazım. Şu anda Halkbank Genel Müdürü karşımda duruyor. Merkez Bankamız ile bunları konuştuk, konuşuyoruz. Önümüzdeki Para Politikası Kurulları toplantılarında bunun daha da inmesinin gereğini telkin ediyorum. Tabii aramızda maalesef faiz politikasını, yüksek faizi savunanlar yok mu? Var. Başta muhalefet olmak üzere onlar da bunu savunuyor ama Cumhurbaşkanınız yüksek faizi savunmuyor, tam aksine düşük faizi savunan bir politika güdüyor. Burada enflasyonla bir mücadelemiz var. İnşallah yılbaşından sonra ben bu enflasyonun da düşük faizle ineceğine inanıyorum ve bunu savunuyorum” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, esnaf ve sanatkârlara yatırım kredileri konusunda kamu bankalarının kapısını aşındırmaları tavsiyesinde bulunarak, konuşmasına şöyle devam etti: “Özel sektör bankaları ne yapar, ne eder onu bilmem ama kamu bankalarına talimatım var. O da nedir; yatırımcıyı darda bırakmayacaksınız, onlara gerekli desteği vereceksiniz. Ticaret Bakanımız burada, tabii Sayın Palandöken 500 bin lira teklifle geldi. Sayın Palandöken gaz vermeye alışmıştır, devamlı gaz verir. Ben buradan tüm kamu bankalarıma sesleniyorum; siz kolaylaştırıcı olacaksınız, zorlaştırıcı olmayacaksınız. Dolayısıyla da size böyle bir kredi için başvuran esnafım olduğu zaman, sanatkârım olduğu zaman onlara da imkânlarınız neye elveriyorsa bu desteği kredi konusunda sağlayacaksınız. Herhâlde Ziraat, Vakıf onlar da bu dediklerimi duymuştur. Yatırım kredilerinde de esnaf ve sanatkârlarımızın iş yeri ve taşıt alımlarında kredi üstü limitini 1 milyon liraya çıkarmıştık. Biz geldiğimizde yüzde 40 faiz oranıyla Halkbank’tan finansmana erişebilen esnafımız, bugün enflasyondaki yükselişe rağmen yüzde 9,5 seviyesindeki bir oranla buna ulaşabiliyor. Biz sağladık, bu gerçekleri görmemiz lazım. Yine bu süreç içerisinde esnaf ve sanatkârlarımıza sunduğumuz önemli imkânlar arasında sıfır faizli krediler de yer alıyor. Bugüne kadar esnaflarımıza Halkbank kaynaklarından sağladığımız finansman tutarı 234 milyar liraya ulaştı. Daha önce devletin ve finans sektörünün kaynakları sadece belli bir sermaye çevrelerine akarken, biz bu imkânları esnaf ve sanatkârlarımızın istifadesine sunduk.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk ekonomisinin 20 yıldır aralıksız sürdürdüğü dinamizmde, devrim niteliğinde hamlelerin çok büyük katkısı olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin küresel ekonomiyle tamamen bütünleşmiş bir ülke olduğunu ifade ederek, dünyada yaşanan krizlerin Türkiye’yi es geçmesinin düşünülemeyeceğini vurguladı. Gelişmiş ülkeleri dahi alabora eden küresel fırtınadan ister istemez Türkiye’nin de etkilendiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Salgın döneminde tedarik zincirindeki kırılmaların, üretimde aylar boyu süren aksamalarını şimdi çok daha net görebiliyoruz” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa’dan Amerika’ya tüm dünyanın son 40-50 yılın en yüksek enflasyon oranlarıyla mücadele ettiğini belirterek, sözlerine şöyle devam etti: “Şu anda İngiltere’de sterlin patladı, nereden nereye geldi sterlin. Övünüyorlardı, ‘Biz şuna karşı bu kadar değerliyiz, buna karşı bu kadar değerliyiz’ diye. Şimdi bugün aldığımız haberlerle patladılar. Bütün bu sorunlara bir de şubat ayında Rusya ile Ukrayna arasında başlayan savaş eklendi. Çatışmalarla birlikte enerji fiyatları astronomik rakamlara çıkmış, gıda krizi tehdidi ürkütücü boyutlara ulaşmıştır. Afrika ve Doğu Asya ülkeleri başta olmak üzere, tarımsal üretimi kısıtlı devletler, açlık tehlikesiyle karşı karşıya kalmışlardır. Enerji konusunda da benzer sıkıntılar yaşanmaktadır. Şu an Avrupa’nın en önemli gündemi yaklaşan kış mevsimini en az hasarla atlatmaktır. Bütün Avrupa ülkeleri şu anda ‘Acaba ne yapacağız, bu kışı nasıl atlatacağız?’ diye bunun düşüncesi içerisinde. Ama elhamdülillah Türkiye’nin böyle bir sorunu var mı böyle bir derdimiz var mı yok. Bizzat devlet başkanı düzeyinde yapılan enerji tasarrufu çağrılarını, eminim sizler de yakından takip ediyorsunuz. Parlamentoda yorgan, battaniye dağıtıyorlar, takip etmiyor musunuz bunları? Öyleyse, gereğini de biliyorum ki sizler en güzel şekilde yapacaksınız.”
“KIŞ AYLARINI DÜNYANIN BİRÇOK ÜLKESİNE GÖRE BİZ SIKINTISIZ GEÇİRECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye olarak gerek enerji arz güvenliğimizi garanti eden boru hattı projeleriyle gerek yapılan anlaşmalarla, gerek sıvılaştırılmış doğal gaz depolama alanlarıyla, gerekse Karadeniz ve Doğu Akdeniz’de yürütülen sondaj ve arama faaliyetleriyle bu sancılı döneme nispeten rahat girildiğine dikkati çekerek, “İnşallah, bu akşam Sayın Putin ile görüşmemiz olacak ve aradaki sıkıntıları kendileriyle Ukrayna ile olan bu sıkıntıları bir değerlendirme fırsatım olacak. Fevkalade bur durum olmazsa kış aylarını dünyanın birçok ülkesine göre biz sıkıntısız geçireceğiz” dedi.
Türkiye Ekonomi Modeli’nin katkısıyla bu süreçten güçlenerek çıkılacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, büyümeyi esas alan ekonomi modelinin müspet etkilerini her alanda gördüklerini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Türkiye’nin, göreve geldiğimizde 36 milyar dolarlık ihracatı vardı ama şimdi 250 milyar doları geçen 300 milyar dolara doğru giden bir ihracat seviyesine yükseldik. Organize sanayi bölgelerimiz, fabrikalarımız, imalat tesislerimiz harıl harıl çalışıyor. Yollarımız ve otobanlarımız, herhâlde otobanların hâlini görüyorsunuz. Tırlar nasıl çalışıyor, otomobiller nasıl çalışıyor, kamyonlar nasıl çalışıyor? Araç kullanırken zorlandığınızın farkındasınız. Bu bir şeyi gösteriyor, demek Türkiye öyle anlatıldığı gibi bir ülke değil. Salgının en çok vurduğu turizm sektöründe hamdolsun zararlarımızı süratle telafi etmekle kalmıyor, çok daha büyük hedeflere ulaşıyoruz. Avrupa’daki havalimanları krizlerle boğuşurken, İstanbul Havalimanı ve Sabiha Gökçen, her ikisi yolcu ve kargo noktasında, bu trafikler, rekor kırdı. İş gücüne katılım oranımız artmasına rağmen, istihdamda 31 milyon sınırına dayandık.”
“TOPLUMUMUZUN TÜM KESİMLERİNE SAHİP ÇIKIYORUZ”
Hayat pahalılığı ve enflasyon konusunu da çözmek için gayretle çalıştıklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “20 yıldır insanımızı nasıl ezdirmediysek, bugün de tarımda açıkladığımız yüksek alım fiyatlarından, ücretli çalışanlara yönelik maaş zamlarına, sosyal destek programlarımızdan, hibe, teşvik ve desteklere kadar pek çok tedbirle toplumumuzun tüm kesimlerine sahip çıkıyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir gerçek olduğuna vurgu yaparak, “Nedir o gerçek? Paradan para kazanmaya alışmış tufeylilerin ve mandacı iktisatçıların artık hiçbir geçerliliği kalmamış, eski modellere dayalı ezberlerine itibar etmiyoruz. Aynı şekilde yatırım hamlelerimizi de kesintisiz bir şekilde sürdürüyoruz” dedi.
Toplu açılış törenleriyle Türkiye’ye kazandırılan eserlerin mutluluğunu milletle paylaştıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün Etlik Şehir Hastanesi’nin açılışının yapıldığını hatırlattı. Hastanenin özelliklerine ilişkin bilgi veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Birincisi daha önce açılmıştı, şimdi bu ikincisi. Bu ikincisi, aynı model ve modernite itibarıyla da dünyanın saygın, sayılı hastanelerinden bir tanesi oldu. İftihar ettik. Malum, birincisini açmıştım, şimdi de ikincisi açmak suretiyle elhamdülillah bu güzel günleri gördük. Yola çıkarken söylediğimiz, eğitim, sağlık, adalet, emniyet, ulaşım, dış politika, tarım, enerji, işte bunlardan en önemlilerinden biri olan sağlıkta bu adımı atmanın mutluluğu içerisindeyiz. Böylece 20’nci şehir hastanemizi açmanın haklı gururunu yaşadık.”
“SON 20 YILDIR OLDUĞU GİBİ BİZE İTİMAT ETMEYİ SÜRDÜRMENİZİ İSTİYORUM”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen hafta Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı sosyal konut kampanyasının müjdesini verdiklerini anımsatarak, “Her ne kadar muhalefet diğer projelerimiz gibi İlk Evim İlk İş Yerim Kampanyamıza da ilk günden itibaren kara çalsa da vatandaşlarımız çok büyük ilgi gösteriyor ve şu anda 5 milyonu aşan müracaat var” dedi.
Kampanya kapsamında, vatandaşa alt yapısı yapılmış en az 1 milyon ama bunun üstüne de çıkılabilecek şekilde arsa seçeneği sunulduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Vatandaşımız orada kendi konut mu yapar, dikey mimari olmayacak kendi evini mi yapar, ayrıca biliyorsunuz bu projede iş yerlerimiz var, iş yerini mi yapar, bütün bunlar olmak suretiyle bunları hayata geçireceğiz. İş yerlerini uygun ödeme şartlarıyla ticaret emekçisi kardeşlerimize, genç girişimcilerimize sunacağız. Bu adımlar bizim tüm vatandaşlarımıza ama özellikle üreticilerimize ve ticaret erbabımıza verdiğimiz değerin yansımalarıdır. Çünkü iş yeri demek, istihdam demektir, üretim demektir, daha fazla büyüme demektir. Birlikte üretmek ve birlikte çalışmak suretiyle ülkemizin makroekonomik hedeflerine ulaşması en büyük arzumuzdur. Sizlerden özellikle devletinize güvenmenizi son 20 yıldır olduğu gibi bize itimat etmeyi sürdürmenizi istiyorum. Varsın birileri millete hizmet diye musluk açmaya devam etsin. Musluk açmaktan başka bir hüneri yok, onunla övünüyor. Varsın birileri temel atma veya atmama törenleri ile milletin karşısına çıksın, komik duruma düşsün. Varsın birileri bizimle projede ve eserde yarışmak yerine, takoz olmayı siyaset yapmak zannetsin. Biz ülkemiz, milletimiz, gençlerimiz, esnaf ve sanatkârlarımız için çalışmaya, üretmeye, taş üstüne taş koymaya devam edeceğiz. Şu an itibariyle sadece Kredi Yurtlar Kurumu olarak 850 bin yatak kapasiteye ulaştık. Kim için gençlerimiz için. Herhangi bir sıkıntımız yok. Sizlerin duası ve desteği yanımızda olduğu müddetçe önümüze çıkan bütün engelleri yıkıp geçeceğimizden şüphe duymuyoruz. Ahde vefanız, kadirşinaslığınız, aşkın ve sevdanız için her birinize tekrar teşekkür ediyorum. Rabbim hepinize helal, bol ve bereketli kazançlar nasip etsin.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda katılımcılara teşekkür ederek, TESK’in 21. Olağan Genel Kurul Toplantısı’nın hayırlara vesile olmasını diledi.
Konuşmaların ardından, TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a günün anısına hediye takdim etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra kararlarını imzaladı
Yüksek Askerî Şûra (YAŞ) kararları, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından imzalandı.
Toplantı sonrası yapılan açıklamada şu hususlar kaydedildi:
“1. 04 Ağustos 2026 tarihinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN Başkanlığında icra edilen, 2026 yılı Yüksek Askerî Şûra toplantısında, Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli general/amiral ve albaylardan;
a) Bir üst rütbeye yükseltilecekler,
b) Görev süresi uzatılacaklar,
c) Kadrosuzluktan emekliye sevk edileceklerin durumları görüşülerek, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’ın onayı ile karara bağlanmıştır.
30 Ağustos 2026 tarihinden geçerli olmak üzere;
a) 25 general ve amiral bir üst rütbeye, 69 albay ise general ve amiralliğe yükseltilmiştir.
b) 24 generalin görev süreleri bir yıl, 530 albayın görev süreleri ise iki yıl süre ile uzatılmıştır.
c) 2 general yaş haddi nedeniyle 01 Eylül 2026 tarihinden, 61 general ve amiral kadrosuzluk nedeniyle 30 Ağustos 2026 tarihinden geçerli olarak emekliye sevk edilmiştir.
ç) Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment TATLIOĞLU’nun görev süresinin bir yıl uzatılmasına karar verilmiştir.
d) Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal KADIOĞLU kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edildiğinden, Hava Kuvvetleri Komutanlığına Muharip Hava Kuvveti Komutanı Orgeneral Rafet DALKIRAN atanmıştır.
e) Halen 328 olan general ve amiral sayısı, 30 Ağustos 2026 tarihi itibarıyla 334 olacaktır.
30 Ağustos 2026 tarihinden geçerli olmak üzere;
a) Hv.K.K.lığından Korgeneral Erdoğan GÜR Orgeneralliğe; K.K.K.lığından Tümgeneraller Burhan AKTAŞ, Ertan İNALTEKİN ve Alparslan KILINÇ Korgeneralliğe; Dz.K.K.lığından Tümamiraller Ramazan ÖZOĞUL ve Erhan AYDIN Koramiralliğe; Hv.K.K.lığından Tümgeneral Kemal TURAN Korgeneralliğe terfi ettirilmişlerdir.
b) K.K.K.lığından Tuğgeneraller Şükrü BİLİR, Mustafa BÜYÜKKÖROĞLU, İsmail ÖZCAN, Şener KOPAL, Ahmet AŞIK, Bülent TANRIVERDİ, Mehmet AÇIK, Mustafa YETER, Coşkun ÇELİK, Ömer Şahin SELVİ, Yüksel KOLCU, İsmail ANALI ve Hakan DURMAZPINAR Tümgeneralliğe; Dz.K.K.lığından Tuğamiraller Erhan AKBAYRAK, Yücel DARCAN, Eren GÜNAY ve Kenan Kaan TÜRKKAN Tümamiralliğe; Hv.K.K.lığından Tuğgeneral Cihangir Kemal YÜZÇELİK Tümgeneralliğe terfi ettirilmişlerdir.
4) Bir üst rütbeye yükselen, görev süreleri uzatılan general, amiral ve albayların yeni rütbe ve görevlerinin Milletimize, Devletimize, Silahlı Kuvvetlerimize ve ailelerine hayırlı olmasını dileriz.
5) Büyük bir özveri ve onurla görev sürelerini tamamlayarak emekliye ayrılacak olan general, amiral ve albaylara hizmetlerinden dolayı teşekkür eder, hayatlarının yeni dönemlerinde, kendilerine ve ailelerine mutluluk ve esenlikler temenni ederiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra üyeleriyle birlikte Anıtkabir’i ziyaret etti
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra (YAŞ) Toplantısı öncesinde, YAŞ üyeleriyle birlikte Anıtkabir’i ziyaret etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Aslanlı Yol’un başındaki yerini almasının ardından başlayan törene, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu ve Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel katıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ay yıldız motifli çelengi Atatürk’ün mozolesine bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığındaki heyet, mozoleye çıkan merdivenin önünde fotoğraf çektirdikten sonra Misak-ı Millî Kulesi’ne geçti.
Burada Anıtkabir Özel Defteri’ni imzalayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, deftere şunları yazdı: “Aziz Atatürk,
2026 yılı Yüksek Askerî Şûra Toplantısı öncesinde Şûra üyeleri olarak bugün bir kez daha huzurlarınızdayız. Zatıalinizle birlikte Malazgirt Zaferimizden bu yana yaklaşık bin yıldır vatanımız olan bu topraklarda şanlı bayrağımızın gururla dalgalanması ve milletimizin özgürce yaşaması için can veren tüm kahramanlarımızı rahmetle yâd ediyoruz.
Bölgemizde çatışmaların ve gerilimlerin tırmandığı bir dönemde icra ettiğimiz Şura toplantımızın ülkemiz, milletimiz ve Türk Silahlı Kuvvetlerimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyoruz. Yüksek disiplini, üstün görev bilinci, milli iradeye bağlılığı ve artan caydırıcılığıyla Türk Silahlı Kuvvetlerimiz içinden geçtiğimiz zorlu konjonktürde milletimizin güven kaynağı olmayı sürdürmektedir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bölgemizin kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Başbakanı ez-Zeydi ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bölgemizin artık savaş, terör ve çatışmayla değil; kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin ve terörsüz bölge vizyonumuzun gerçeğe dönüşmesi için Iraklı kardeşlerimizle yakın diyalog hâlindeyiz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi ile gerçekleştirdiği görüşmelerin ve imzalanan anlaşmaların ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek, açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Başbakanı ez-Zeydi’yi bölgenin içinden geçtiği zorlu dönemde üstlendiği görev için tekrar tebrik etti. Eski Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani ile de ilişkileri kurumsal temelde güçlendirmeye matuf stratejik adımlar attıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yakaladıkları bu ivmeyi Irak Başbakanı ez-Zeydi ile daha ileri noktalara taşıyacaklarına inandıklarını belirterek, Türkiye olarak Irak Başbakanı ez-Zeydi’ye ihtiyaç duyduğu her alanda destek vermeye hazır olduklarını bildirdi.
Bu kardeşlik zemini temelinde ilişkileri kapsamlı şekilde değerlendirdiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İran, Suriye ve Filistin başta olmak üzere bölgesel gelişmeler hakkında fikir teatisinde bulunduk. İlişkilerimizi daha da ileri taşıyacak belgeleri huzurlarımızda az önce imzaladık” diye konuştu.
“IRAK’IN HUZUR VE İSTİKRARINI ÜLKEMİZİN DURUMUNDAN AYRI TUTMADIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin yanı başındaki savaş ortamının etkisiyle görüşmelerde güvenlik, terörle mücadele, enerji ve ulaştırma konularının bir hayli yer tuttuğunu ifade ederek, şunları kaydetti: “Komşumuz Irak, maalesef bu savaş ve istikrarsızlık ortamından en çok etkilenen ülkelerden biridir. Biz, geçmişten bu yana Irak’ın huzur ve istikrarını ülkemizin durumundan ayrı tutmadık, tutmayız. Bölgemizin artık savaş, terör ve çatışmayla değil, kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin ve terörsüz bölge vizyonumuzun gerçeğe dönüşmesi için Iraklı kardeşlerimizle yakın diyalog hâlindeyiz. İnşallah her iki ülkeye de ağır bedeller ödeten bu meseleyi kalıcı olarak gündemimizden çıkartacağız. Öte yandan, Irak’ın ihtiyaç duyduğu savunma sanayi ürünlerinin tedariki noktasında da üzerimize düşeni yapmaya hazırız.”
“HEDEFİMİZ, EN YAKIN ZAMANDA KAPSAMLI ENERJİ İŞ BİRLİĞİ ANLAŞMASI İMZALANMASIDIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu savaş ortamının kendilerini sadece savunma konusunda değil, enerji ve ulaştırma alanlarında iş birliklerini derinleştirmeye sevk ettiğine dikkati çekti.
“Körfez bölgesinin dünya ile bağlantısının Irak üzerinden sağlanmasını esas alan Kalkınma Yolu Projesi’nin mevcut gelişmeler karşısında her zamankinden daha önemli hâle geldiğini görüyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu konuda Sayın Başbakan’ın da güçlü bir iradeye sahip olduğunu memnuniyetle müşahede ettim. İş birliğimizin bir diğer önemli başlığı enerjidir. Türkiye-Irak Ham Petrol Boru Hattı Anlaşması dün itibarıyla sona erdi. Şimdi hedefimiz, en yakın zamanda iki tarafın da faydasına olacak kapsamlı enerji iş birliği anlaşması imzalanmasıdır. British Petrol’ün operatörlüğünü yürüttüğü Kerkük üretim sahasında Türkiye Petrollerine ortaklık verilmiştir. Bugün imzalanan anlaşma, enerji alanındaki ortaklık açısından tarihî bir adım olmuştur.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, iklim değişikliğinden etkilenen iki komşu ülke olarak suyun sürdürülebilir kullanımına yönelik iş birliğinin ilerletilmesi yönündeki iradelerinin tam olduğunu söyledi.
Bu noktada Türkiye olarak üzerlerine düşeni yaptıklarını, su konusunu akılcı, bilimsel ve insani temelde daimî bir iş birliği alanı olarak gördüklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Irak ile geçtiğimiz yıl 17 milyar dolara yaklaşan ticaret hacmimizi çok daha ileri seviyelere taşımayı istiyoruz. Bu çerçevede Sayın Başbakan’ın heyetindeki bakanların, iş insanlarımız, müteahhitlerimiz ve yatırımcılarımızdan oluşan geniş bir heyetle bir araya gelmesini de son derece önemli bulduğumu ifade etmek istiyorum.” şeklinde konuştu.
“IRAK’TAN 1 MİLYON VARİL PETROL İHTİYACIMIZI KARŞILAR”
Irak Başbakanı ez-Zeydi ile güncel bölgesel gelişmeler hakkındaki görüşlerinin büyük ölçüde benzer olduğunu memnuniyetle müşahede ettiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak’ın bölgesiyle bütünleşmesine yönelik çabaları ve bilhassa Suriye ile temaslarını yapıcı adımlar olarak görüp desteklediklerini belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak’ın beşerî zenginliğinin vazgeçilmez bir parçası olan ve aralarındaki kardeşliğin en sağlam dayanağını teşkil eden Irak Türkmenlerine Irak Başbakanı ez-Zeydi’nin de hassasiyetle yaklaştığını gördüğünü ifade ederek, “Heyetinde, Irak Türkmen Cephesi Genel Başkanı ve Kerkük Valisi Selman Ağaoğlu kardeşimize yer vermesini özellikle anlamlı buluyorum. Sayın Zeydi’ye ziyaretleri için bir kez daha teşekkür ediyor, istişarelerimizin ve aldığımız kararların hayırlara vesile olmasını diliyorum” dedi.
Irak Başbakanı ez-Zeydi’nin konuşmasında “Türkiye’ye günde 1 milyon varil biz petrol verebiliriz” dediğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Başka yere diyor muhtaç olmayın. 1 milyon varil. Evet Sayın Bakan, sağa sola muhtaç olmaya gerek yok. Hemen komşumuz Irak’tan inşallah 1 milyon varil petrolü buraya transfer ettik mi ihtiyacımızı karşılar” değerlendirmesinde bulundu.
IRAK BAŞBAKANI EZ-ZEYDİ: “BU ZİYARETİMİZ ASIRLAR ÖNCESİNE DAYANAN İLİŞKİLERİMİZİN PEKİŞTİRİLMESİNİN BİR NİŞANESİDİR”
Irak Başbakanı ez-Zeydi, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bir araya gelmekten ve Türkiye ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Irak Başbakanı ez-Zeydi, “Bizim bu ziyaretimiz protokol icabı değil, asırlar öncesine dayanan ilişkilerimizin pekiştirilmesinin bir nişanesidir” dedi.
Irak Başbakanı ez-Zeydi, iki ülkenin aynı coğrafyayı, uygarlığı ve su kaynaklarını paylaştığına işaret ederek görüşmelerde enerji, ulaştırma, eğitim, su ve diğer birçok konunun ele alındığını belirtti.
Türkiye ile Irak arasındaki ilişkilere dair Irak Başbakanı ez-Zeydi, “Bu ilişkilerin daha da yüceltilmesi, güçlendirilmesi için çalışıyoruz. Kardeşlik içerisinde bir ortaklık arzu ediyoruz ve özellikle Kalkınma Yolu Projesi üzerinde çalışıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı’yla (görüşmede) dedim ki: ‘Bize aslında coğrafya doğal olarak iki nehir vermiş. Biz üçüncü nehrin de artık ekonomi nehri olmasını istiyoruz.’ Ve bu da tabii ki Kalkınma Yolu’dur” diye konuştu.
Irak Başbakanı ez-Zeydi, Türkiye ve Irak’ın Doğu ile Batı’nın birbirine bağlanmasını sağlayacağına dikkati çekerek “Irak ile Türkiye arasındaki ilişkiler daha da ileri gidecektir. Ekonomik kaynaklarımızı da yücelteceğiz, büyüteceğiz, enerji alanında da daha fazla petrol pompalayacağız” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Yani günde 1 milyon varil biz Türkiye’ye petrol verebiliriz diyor” ifadeleri üzerine Irak Başbakanı ez-Zeydi, “Evet doğru, 1 milyon” dedi.
TÜRKİYE İLE IRAK ARASINDA İMZALANAN ANLAŞMALAR
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Irak Başbakanı ez-Zeydi’nin huzurunda, iki ülke arasında beş anlaşma imzalandı.
Bu kapsamda, “Eğitim ve Akademik İşbirliği Mutabakat Muhtırası”, Polis Akademisi Başkanı Murat Balcı ile Irak Başbakanı ve Silahlı Kuvvetler Komutanı Özel Kalem Müdürü General Abdulemir Şammari tarafından imzalandı.
“Gençlik ve Spor Alanlarında Mutabakat Zaptı”na, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ile Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin imza attı.
“Sınai Mülkiyet Alanında İşbirliği Mutabakat Zaptı”na ise Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile Irak Maliye Bakanı Falih Sari tarafından imzalandı.
“Fişhabur-Ovaköy Sınır Kapısı Üzerinden Demiryolu ve Karayolu Taşımacılığına İlişkin Mutabakat Zaptı” ile “Doğal Kaynaklar Karşılığında Irak Cumhuriyeti İçerisinde Ulaştırma Altyapısının Geliştirilmesine İlişkin Çerçeve Mutabakat Zaptı” da Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ve Irak Ulaştırma Bakanı Veheb Selman Muhammed tarafından imzalandı.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.