Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Türkiye olarak, Ege ve Akdeniz’in, ne insan kanıyla ne gözyaşıyla ne de husumetlerle kirletilmesini asla tasvip etmiyoruz. Biz tüm kalbimizle barış istiyoruz, huzur istiyoruz, kendi vatanımızla birlikte bölgemizde istikrar ve güven istiyoruz. Anlaşmazlıklarımızı, uluslararası hukuk temelinde, hakkaniyete uygun biçimde diyalogla çözmek istiyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Genel Merkezi’nde düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’na katılarak bir konuşma yaptı.
Preveze Deniz Zaferi’nin 484. yıl dönümüne kavuşmanın haklı gururunu yaşadıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Barbaros Hayrettin Paşa komutasındaki Osmanlı donanmasının, Haçlı donanmasını darmadağın ettiğini, bu zaferin, Türk denizcilik tarihinin en önemli dönüm noktalarından birisi olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Akdeniz’i bir Türk gölü hâline getiren bu şanlı zafer sonrasında, Akdeniz’in tam anlamıyla bir barış denizine dönüştüğünü anlattı.
Osmanlı’nın gerilemesiyle, ecdadın hâkimiyet kurduğu diğer bölgeler gibi Akdeniz’in de kargaşaya, çatışmaya ve emperyalist işgale teslim olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Tarih boyunca medeniyetlere beşiklik yapan Akdeniz’in bugün gerilimle, enerji rekabetiyle, son dönemde de göçmen ölümleri ile anılmasından büyük üzüntü duyuyoruz. Suriye’deki savaş ve katliamlardan kaçan çoğu çocuk ve kadın binlerce mazlum, son nefesini Akdeniz’in azgın sularında verdi. Batılı ülkeler tam 11 yıldır bu ölümlerin önüne geçmek yerine, yaşanan trajediler karşısında üç maymunu oynamayı tercih etti. Bölgesel krizleri engelleyecek, çatışmaları sonlandıracak, insanları göçe zorlayan sebepleri ortadan kaldıracak hiçbir adım atılmadı. Dahası mültecilere kapanan kapılar, insanımızı katleden PKK’lı teröristler ile FETÖ’cü alçaklara sonuna kadar açıldı. Yunanistan’ın Lavrion Kampı başta olmak üzere Avrupa’nın hemen her ülkesinde, vatandaşımızın kanını dökmüş caniler himaye görüyor. Ellerini kollarını sallayarak özgürce gezebiliyor. Suriye’deki ve Kuzey Irak’taki terör yuvaları başlarına yıkıldıkça terör örgütü mensupları kimi ülkelerde kendilerine alenen yeni kamplar kuruyor. Bize komşuluk hakkından bahsedenlerin her şeyden önce bu insanlık ve demokrasi düşmanlarına göz yummaması gerekir.”
“YILAN ENİNDE SONUNDA KENDİSİNE UZANAN ELİ DE SOKAR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mersin’de dün polisevine yönelik terör saldırısına ilişkin de konuştu. “Dün gece, Mersin’de PKK’lı alçaklar bir polisimizi şehit etti, bir polisimizi yaraladı” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehit polise Allah’tan rahmet, ailesine ve emniyet camiasına başsağlığı, yaralı polise de acil şifa dileğinde bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Hamdolsun teröristler anında hak ettikleri karşılığı bularak ila cehenneme zümera kavuştular. Bu teröristlerin hangisinin izini takip ederseniz edin ucu ya HDP’ye ya CHP’nin ‘gazeteci, siyasetçi, sivil toplum temsilcisi’ diyerek sahip çıktığı kesimlere ya da batı ülkelerine çıkar. HDP’yi allayıp pullayarak, meşrulaştırma ve iktidara ortak etme peşinde koşanların ellerinde yapılan her terör saldırısında dökülen kanların izi vardır, olacaktır. Aynı durum batılı ülkeler için de geçerlidir. Kandil’i ve Suriye’yi başlarına yıktığımız teröristlerin batı ülkelerinden giderek daha fazla himaye görmesi, her şeyden önce bu devletlerin kendi huzurlarına ve güvenliklerine yönelik bir tehdittir. Unutmayın, yılan eninde sonunda kendisine uzanan eli de sokar. Teröristin yeri sokaklar değil, döktükleri kanların hesabını verecekleri mahkemeler ve hapishanelerdir.”
“TÜM KALBİMİZLE BARIŞ İSTİYORUZ, HUZUR İSTİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin komşularından başlayarak tüm ülkelerden, hiçbir ayrım yapmadan terör örgütlerine karşı gerekli tedbirleri almalarını beklediklerini vurgulayarak, şunları kaydetti: “Türkiye olarak, Ege ve Akdeniz’in ne insan kanıyla ne gözyaşıyla ne de husumetlerle kirletilmesini asla tasvip etmiyoruz. Biz tüm kalbimizle barış istiyoruz, huzur istiyoruz, kendi vatanımızla birlikte bölgemizde istikrar ve güven istiyoruz. Anlaşmazlıklarımızı uluslararası hukuk temelinde, hakkaniyete uygun biçimde, diyalogla çözmek istiyoruz. Şimdiye kadar hep şunu savunduk, biz ne hak yeriz ne de hakkımızı yediririz. Milletimizin ve Kıbrıs Türkü kardeşlerimizin Mavi Vatan’daki çıkarlarını sonuna kadar savunmaktan asla çekinmeyiz. Bu anlayışla bir taraftan diplomasiyi öne çıkartırken, diğer taraftan da ‘denizlere hâkim olan cihana hâkim olur’ diyen Barbaros Hayrettin Paşa’nın izinden giderek savunma sanayimizi güçlendiriyoruz.”
“YÜZDE 70’E VARAN YERLİLİK ORANINA ULAŞTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, denizciliğin, savunma sanayinde en çok projeye sahip oldukları ve mesafe kat ettikleri alanların başında geldiğini söyledi.
Türkiye’nin dünyada, bir savaş gemisini millî olarak tasarlayan, inşa eden ve idamesini gerçekleştirebilen 10 ülkeden biri olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Millî savaş gemilerimizi, amfibi gemilerimizi, sismik araştırma gemilerimizi, istihbarat gemilerimizi, sahil güvenlik gemilerimizi, lojistik gemilerimizi ve botlarımızı biz kendimiz üretebiliyoruz. Hamdolsun bu projelerde, yüzde 70’e varan yerlilik oranına ulaştık” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen günlerde havadan incelediği, çok maksatlı amfibi hücum gemisi Anadolu’nun inşasının süratle devam ettiğini de belirterek, Türk donanmasının caydırıcılığını katbekat artıracak Anadolu’nun hizmete girmesiyle Türkiye’nin bu alanda farklı bir lige çıkacağını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Birileri İzmir’in Yunan’dan kurtuluş gününü, Osmanlı’ya hakaret günü hâline getirirken, biz işte bu tür vizyoner projelerle ecdadımıza layık olmaya çalışıyoruz. Birileri, Sultan Abdülhamid Han’a aleni düşmanlıkla siyasi prim peşinde koşarken, biz atalarımızın tamamına hürmet gösteriyor, hepsini bağrımıza basıyoruz. Birileri, batıya öykünüp kendi ecdadına küfür ederken, biz hiçbir komplekse kapılmadan tüm değerlerimize sahip çıkıyoruz. Bundan sonra da aynı hassasiyetle yolumuza devam edeceğiz. Zulmü alkışlamayacak, zalimi sevmeyecek, gelenin keyfi için geçmişimize sövenlerden olmayacağız. Hele hele üç buçuk soysuzun ardında asla zağarlık yapmayacağız. Zağarlık nedir biliyorsunuz değil mi? Zağarlık, köpeklik yapmayacağız.”
Yunanistan’ı kışkırtarak üzerlerine salanların niyetlerini gayet iyi bildiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Karası, denizi ve havasıyla ülkemiz savunmasından taviz vermeyecek, ama vaktimizi, enerjimizi ve dikkatimizi dağıtmaya yönelik kirli senaryolara da pabuç bırakmayacağız. Bir yandan hadsizlere haddini bildirirken, hedeflerimizden kesinlikle sapmayacak, kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz” değerlendirmesinde bulundu.
“Batı Trakya’ya ve adalara yığılan silahlar, bizim için bir anlam ifade etmez. Çünkü bizim gücümüz ve imkânlarımız bunların çok ötesindedir ama bu durumun söz konusu ülke için gizli bir işgal anlamına geldiğini de hatırlatmak isteriz. Netice itibarıyla o topraklarda yüzlerce yıllık emeğimiz ve hâlâ yaşayan çok sayıda soydaşımız, dindaşımız var” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunlar adına yaşanan gelişmelerden üzüntü duyulmasının da vazifeleri olduğunu söyledi.
“BÜTÜN DÜNYA ÇOK CİDDİ KRİZLERLE BOĞUŞUYOR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Batı Trakya’da herhangi bir derneğin veya okulun adında Türk ifadesinin geçmesinin rahatsızlık duyan Yunanistan’a, Başbakan’ına, Cumhurbaşkanı’na hatırlatmak isteriz, kendinize gelin. Amerika’dan, Avrupa’dan gelen destekler zannediyor musunuz sizi kurtarır? Kurtarmaz. Sadece patinaj yaparsınız, başka bir işe yaramaz” uyarısında bulundu.
Preveze Deniz Zaferi’nin 484’üncü seneidevriyesinde Kaptanıderya Barbaros Hayrettin Paşa başta olmak üzere, tüm kahramanları rahmetle tazimle yâd ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mavi Vatan’da ve dünyanın farklı bölgelerinde fedakârca görev yapan Deniz Kuvvetlerinin tüm mensuplarını tebrik etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rabb’im bizi, kahraman ecdadımızın ve aziz şehitlerimizin yolundan ayırmasın” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin de içinde bulunduğu coğrafyanın sancılı günler yaşadığına işaret ederek şöyle devam etti: “Sadece bölgemiz değil bütün dünya terörden çatışmalara, gıdadan kuraklığa, yükselen İslam ve yabancı düşmanlığından, iklim değişikliğine kadar çok ciddi krizlerle boğuşuyor. Nereye baksak, yüzümüzü nereye çevirsek adeta bir ateş çemberiyle karşılaşıyoruz. Salgının sağlıkla ilgili boyutu geride kalırken, küresel ekonomide yol açtığı tahribat giderek daha fazla gün yüzüne çıkıyor. Daha salgının ekonomik bilançosu tam ortaya çıkmadan, Rusya-Ukrayna kriziyle her şey daha girift bir hâl almıştır. Nitekim Amerika’dan Avrupa’ya pek çok ülke, son 40-50 yılın en yüksek enflasyon oranlarıyla mücadele etmek zorunda kalıyor. Bu ülkelerde yaşayan herkes, yüzde 8-9 oranında açıklanan rakamlarla gerçek enflasyon oranları arasındaki devasa farkı gayet iyi biliyor.”
“TÜRKİYE, SAVAŞI SONA ERDİRMEK İÇİN ÇABA HARCAYAN YEGÂNE ÜLKE DURUMUNDADIR”
Rusya-Ukrayna Savaşı’nın olumsuz etkilerinin gıdadan enerjiye kadar farklı alanlarda hissedilmeye başladığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, kimilerinin artık rafları boşalttığını, kimilerinin personelini işten çıkardığını ve bu sürecin böyle devam ettiğini söyledi.
Kış yaklaştıkça özellikle Batı dünyasını büyük bir endişe ve korku sardığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Hatta birileri de ‘Eğer turizm olarak bir yere gidecekseniz, Antalya’ya gidin’ diye tavsiyelerde bulunuyor. Batılı liderler, hemen her gün yaptıkları açıklamalarla halklarını oldukça zorlu geçeceği anlaşılan kış şartlarına hazırlamaya çalışıyor. Tüm bu can yakıcı hakikatlere rağmen, jeopolitik hesaplar nedeniyle barışa giden yol maalesef bir türlü açılmıyor. Türkiye, savaşı sona erdirmek için samimiyetle çalışan, gayret gösteren bu uğurda çaba harcayan yegâne ülke durumundadır. Gerek savaşan ülkelerin görüşme masasında bir araya getirilmesi gerek tahıl koridorunun açılması gerekse esir takasında sergilediğimiz diplomatik başarı, bunun en açık örneğidir. Kimsenin dolduruşuna gelmeden kendi önceliklerimiz ve milletimizin çıkarları çerçevesinde adımlarımızı belirliyoruz. Savaşın ilk günlerinde bu politikamız sebebiyle bizi hata yapmakla suçlayanlar, şimdi haklılığımızı teyit ediyor. Dışarıdan aldıkları talimatlarla bizim dengeli tavrımızı eleştirenler, şimdi bizi takdir ve taltif etmek mecburiyetinde kalıyor. ‘Türkiye yalnızlaşıyor, Türkiye dışlanıyor, dünyadan kopuyor’ diyerek, o günlerde feveran edenler, şimdi kuyruklarını kıstırıp kös kös oturuyor. Yaşanan her hadiseyle birlikte muhalefetin karşı çıkmasına rağmen aldığımız kararların doğruluğu ve isabeti daha iyi anlaşılıyor.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı durumun ekonomide de geçerli olduğunu anlatarak, Türkiye’nin salgının sağlık krizi boyutunu alnının akıyla atlattığını, küresel ekonomik krizin menfi yansımalarını da başarıyla yönettiğini ifade etti.
Diğer ülkelerin enflasyonun yanında durgunluk ve beraberinde gelecek işsizlik tehdidiyle cebelleştiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bizim hem iş gücüne katılım hem de istihdam oranlarımız giderek artıyor. Yılbaşından sonra ekonomideki rakamları, ekonomideki istikrarı, ekonomideki güçlenerek yürümeyi de hep birlikte göreceğiz. Sanayi üretiminde, tarımda turizmde, salgın öncesi dönemleri yakaladık, hatta kimi alanlarda geçtik. İhracatta her ay rekor kırıyoruz. Avrupa’da havalimanları, kriz üstüne kriz yaşarken, havacılık sektörümüz tarihinin en başarılı günlerini yaşıyor.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Enerjide, zamanında attığımız stratejik adımların meyvelerini topluyoruz. Hiçbir alanda yatırımlara ara vermediğimiz gibi vatandaşlarımızı da enflasyon ve hayat pahalılığı karşısında yalnız bırakmıyoruz. Sosyal yardım şemsiyemizi genişleterek, üreticilerimize yüksek alım fiyatları vererek, asgari ücretli çalışanlardan, memur ve emeklilere kadar tüm kesimlere destek olarak, işverenlerimizin yükünü hafifleterek, gençlerimize sağladığımız imkânları artırarak, hasılı devletimizin elindeki tüm araçları kullanarak, milletimize sahip çıkıyoruz” dedi.
Dünkü Kabine Toplantısı’nın ardından çiftçilerden üniversite öğrencilerine, sanayi kesiminden emekçilere kadar pek çok kesimle ilgili müjdeleri, destek paketlerini kamuoyu ile paylaştıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son 20 yıldır bu sıkıntılı süreçte de vatandaşımızı enflasyona ezdirmemekte kararlıyız” dedi.
Hizmetler kadar bunların millete anlatılmasının da önemli olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunu sizlerle yapacağız. Benden dinledikleriniz sizde kalmasın, bunu gittiğiniz her yerde anlatmalısınız, anlatacağız” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, siyasette ihmale, gevşemeye ve rehavete yer olmadığını belirterek “Bizim bıraktığımız her boşluğun, karşımızdakiler tarafından yalan, iftira, çarpıtma ve hezeyanla doldurulması mukadderdir. Bunun için atalarımız, ‘Doğru yerinden kalkana kadar yalan dünyayı dolaşır’ demiştir” ifadelerini kullandı.
“İLK EVİM, İLK İŞ YERİM PROJEMİZLE MİLLETİMİZİN KARŞISINA ÇIKTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, siyaset arenasında iş yapanların, eser ve hizmet üretenlerin, kalbi ülkesi ve milleti için çarpanların, herkesten daha cesur ve daha gayretli olması gerektiğini anlattı.
“2023’e yaklaştıkça, tek sermayeleri yalan ve iftira olan muhalefet kanadının farklı yollara tevessül edeceği anlaşılıyor. Bizimle hizmette, eserde, projede yarışamayanlar, çareyi projelerimize kara çalmakta arıyor” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun en son örneğini, sosyal konut kampanyasında gördüklerini söyledi.
Artan kira ve konut fiyatlarını dengelemek, milletin konut ihtiyacını gidermek için tarihî nitelikte bir adım attıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Geçtiğimiz 20 yılda 1 milyon 170 bin konutu inşa etmiş bir hükûmet olarak ‘İlk Evim, İlk İş Yerim’ Projemizle milletimizin karşısına çıktık. Muhalefet ne diyor? Bizim 1 milyon 170 bin konutumuzu görmemezlikten gelerek, şimdi de inşa edeceğimiz bu yeni konutlara çamur atıyor. Biz olmayan bir şeyi yapmıyoruz. 1 milyon 170 bin konutu inşa etmiş, sahiplerine de teslim etmişiz” diye konuştu.
Gençlere, emeklilere, engellilere, şehit yakını ve gazilere özel kontenjan ayırdıkları bu kampanyanın rekor başvuruyla büyük bir teveccüh gördüğüne işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmeyi yaptı: “Peki daha düne kadar konut kıtlığından, kiraların yüksekliğinden dem vuranlar siz ne yaptınız? Ne yaptığınızı bir söyleyin. 14 tane büyükşehir belediye başkanınız var, ne yaptınız? Ben de büyükşehir belediye başkanlığı yaptım. İstanbul’da KİPTAŞ’ı kurarak, süratle konutlar inşa etmek suretiyle vatandaşlarımızı konut sahibi yaptım. Siz ne yaptınız? Yapamazsınız. Yapacağınız bir şey de yok. Sadece iftira, yalan, dolan, talan. Önüne arkasına bakmadan kampanyayı kötüleme yarışına girdiler. Türlü bahanelerle projeye çamur atmaya kalktılar. Basiretsizliklerini, çapsızlıklarını, millete ve memlekete dair hiçbir dertleri olmadığını ikrar eden pek çok skandal beyana imza attılar. CHP ve şürekâsı ne hizmet eder ne de hizmet edene izin verir. Sadece son iki haftada yaşananlar bile bizimle ‘altılı masa’ denilen hilkat garibesi arasındaki vizyon ve ufuk farkını göstermeye yeterlidir. Bu dönemde, Türkiye’nin en büyük şansı, AK Parti ve Cumhur İttifakı varken, en büyük talihsizliği de bu takoz muhalefetidir. İnşallah 2023 seçimleri, ülkemizdeki pek çok dönüm noktasıyla birlikte takoz siyasetinin de çöp sepetine atıldığı bir milat olacaktır.”
“REKOR OYLA SEÇİMLERİ GÖĞÜSLEYEBİLİRİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun için AK Parti’nin il başkanlarına önemli görevler düştüğünü anlatarak şöyle konuştu: “Şu üç şeyi yapmaktan asla bıkmayacak, asla geri durmayacağız. Birincisi, geçtiğimiz 20 yılda ülkemize kazandırdığımız demokrasi ve kalkınma atılımlarıdır. İkincisi, gencinden yaşlısına her kesimden insanımızın hayatına dokunan eser ve hizmetlerimizdir. Üçüncüsü, muhalefet sadece lafla vakit öldürürken, 2053 vizyonuyla ülkemizin geleceğine dair hayali, programı ve projesi olan tek siyasi hareket olduğumuzu anlatmamızdır. Bunları milletimize her fırsatta anlattığımızda ve onların gönül dünyalarına girdiğimizde, 2023’te müjdeyi vereyim, rekor bir oyla cumhurbaşkanı ve Meclis seçimlerini Allah’ın izniyle göğüsleyebiliriz. Ben inanıyorum. İnandığıma göre bu işi Allah’ın izniyle başaracağız.”
Bu kadronun bu işi başaracağına inandığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, inandıkları bu yolda, kararlı şekilde devam edeceklerini bildirdi.
“GECE GÜNDÜZ ÇALIŞMANIZI İSTİYORUM”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletten kopuk siyaset, siyasetçi, yönetici olamayacağına dikkati çekerek şunları kaydetti: “Hep söylediğim gibi, AK Parti’yi kuran da iktidara getiren de yaşadığı onca badireye rağmen ayakta tutan da 2023’te tekrar iktidar sorumluluğunu verecek olan da milletimizdir. Bizim Allah’tan başka dayanağımız, milletten başka desteğimiz yoktur. Sizlerden seçim gününe kadar, ana kademesiyle kadın ve gençlik kollarıyla, mahalle ve sandık temsilcileriyle tüm AK Parti camiası olarak gece gündüz çalışmanızı istiyorum. Bu gayreti kendimizden ziyade evlatlarımız, gençlerimiz ve umudunu bize bağlamış mazlumlar için göstermeniz gerekiyor. Teşkilatlarımızın en üst düzey sorumluları olarak sizler bu yolu açtığınızda, milletimizin akın akın takip ettiğini göreceksiniz. Çünkü milletimiz dün olduğu gibi bugün de dertlerine çarenin AK Parti’de olduğunu, Cumhur İttifakı’nda olduğunu, geleceğini ancak AK Parti’ye emanet edebileceğini gayet iyi biliyor.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra kararlarını imzaladı
Yüksek Askerî Şûra (YAŞ) kararları, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından imzalandı.
Toplantı sonrası yapılan açıklamada şu hususlar kaydedildi:
“1. 04 Ağustos 2026 tarihinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN Başkanlığında icra edilen, 2026 yılı Yüksek Askerî Şûra toplantısında, Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli general/amiral ve albaylardan;
a) Bir üst rütbeye yükseltilecekler,
b) Görev süresi uzatılacaklar,
c) Kadrosuzluktan emekliye sevk edileceklerin durumları görüşülerek, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’ın onayı ile karara bağlanmıştır.
30 Ağustos 2026 tarihinden geçerli olmak üzere;
a) 25 general ve amiral bir üst rütbeye, 69 albay ise general ve amiralliğe yükseltilmiştir.
b) 24 generalin görev süreleri bir yıl, 530 albayın görev süreleri ise iki yıl süre ile uzatılmıştır.
c) 2 general yaş haddi nedeniyle 01 Eylül 2026 tarihinden, 61 general ve amiral kadrosuzluk nedeniyle 30 Ağustos 2026 tarihinden geçerli olarak emekliye sevk edilmiştir.
ç) Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment TATLIOĞLU’nun görev süresinin bir yıl uzatılmasına karar verilmiştir.
d) Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal KADIOĞLU kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edildiğinden, Hava Kuvvetleri Komutanlığına Muharip Hava Kuvveti Komutanı Orgeneral Rafet DALKIRAN atanmıştır.
e) Halen 328 olan general ve amiral sayısı, 30 Ağustos 2026 tarihi itibarıyla 334 olacaktır.
30 Ağustos 2026 tarihinden geçerli olmak üzere;
a) Hv.K.K.lığından Korgeneral Erdoğan GÜR Orgeneralliğe; K.K.K.lığından Tümgeneraller Burhan AKTAŞ, Ertan İNALTEKİN ve Alparslan KILINÇ Korgeneralliğe; Dz.K.K.lığından Tümamiraller Ramazan ÖZOĞUL ve Erhan AYDIN Koramiralliğe; Hv.K.K.lığından Tümgeneral Kemal TURAN Korgeneralliğe terfi ettirilmişlerdir.
b) K.K.K.lığından Tuğgeneraller Şükrü BİLİR, Mustafa BÜYÜKKÖROĞLU, İsmail ÖZCAN, Şener KOPAL, Ahmet AŞIK, Bülent TANRIVERDİ, Mehmet AÇIK, Mustafa YETER, Coşkun ÇELİK, Ömer Şahin SELVİ, Yüksel KOLCU, İsmail ANALI ve Hakan DURMAZPINAR Tümgeneralliğe; Dz.K.K.lığından Tuğamiraller Erhan AKBAYRAK, Yücel DARCAN, Eren GÜNAY ve Kenan Kaan TÜRKKAN Tümamiralliğe; Hv.K.K.lığından Tuğgeneral Cihangir Kemal YÜZÇELİK Tümgeneralliğe terfi ettirilmişlerdir.
4) Bir üst rütbeye yükselen, görev süreleri uzatılan general, amiral ve albayların yeni rütbe ve görevlerinin Milletimize, Devletimize, Silahlı Kuvvetlerimize ve ailelerine hayırlı olmasını dileriz.
5) Büyük bir özveri ve onurla görev sürelerini tamamlayarak emekliye ayrılacak olan general, amiral ve albaylara hizmetlerinden dolayı teşekkür eder, hayatlarının yeni dönemlerinde, kendilerine ve ailelerine mutluluk ve esenlikler temenni ederiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra üyeleriyle birlikte Anıtkabir’i ziyaret etti
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra (YAŞ) Toplantısı öncesinde, YAŞ üyeleriyle birlikte Anıtkabir’i ziyaret etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Aslanlı Yol’un başındaki yerini almasının ardından başlayan törene, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu ve Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel katıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ay yıldız motifli çelengi Atatürk’ün mozolesine bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığındaki heyet, mozoleye çıkan merdivenin önünde fotoğraf çektirdikten sonra Misak-ı Millî Kulesi’ne geçti.
Burada Anıtkabir Özel Defteri’ni imzalayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, deftere şunları yazdı: “Aziz Atatürk,
2026 yılı Yüksek Askerî Şûra Toplantısı öncesinde Şûra üyeleri olarak bugün bir kez daha huzurlarınızdayız. Zatıalinizle birlikte Malazgirt Zaferimizden bu yana yaklaşık bin yıldır vatanımız olan bu topraklarda şanlı bayrağımızın gururla dalgalanması ve milletimizin özgürce yaşaması için can veren tüm kahramanlarımızı rahmetle yâd ediyoruz.
Bölgemizde çatışmaların ve gerilimlerin tırmandığı bir dönemde icra ettiğimiz Şura toplantımızın ülkemiz, milletimiz ve Türk Silahlı Kuvvetlerimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyoruz. Yüksek disiplini, üstün görev bilinci, milli iradeye bağlılığı ve artan caydırıcılığıyla Türk Silahlı Kuvvetlerimiz içinden geçtiğimiz zorlu konjonktürde milletimizin güven kaynağı olmayı sürdürmektedir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bölgemizin kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Başbakanı ez-Zeydi ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bölgemizin artık savaş, terör ve çatışmayla değil; kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin ve terörsüz bölge vizyonumuzun gerçeğe dönüşmesi için Iraklı kardeşlerimizle yakın diyalog hâlindeyiz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi ile gerçekleştirdiği görüşmelerin ve imzalanan anlaşmaların ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek, açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Başbakanı ez-Zeydi’yi bölgenin içinden geçtiği zorlu dönemde üstlendiği görev için tekrar tebrik etti. Eski Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani ile de ilişkileri kurumsal temelde güçlendirmeye matuf stratejik adımlar attıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yakaladıkları bu ivmeyi Irak Başbakanı ez-Zeydi ile daha ileri noktalara taşıyacaklarına inandıklarını belirterek, Türkiye olarak Irak Başbakanı ez-Zeydi’ye ihtiyaç duyduğu her alanda destek vermeye hazır olduklarını bildirdi.
Bu kardeşlik zemini temelinde ilişkileri kapsamlı şekilde değerlendirdiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İran, Suriye ve Filistin başta olmak üzere bölgesel gelişmeler hakkında fikir teatisinde bulunduk. İlişkilerimizi daha da ileri taşıyacak belgeleri huzurlarımızda az önce imzaladık” diye konuştu.
“IRAK’IN HUZUR VE İSTİKRARINI ÜLKEMİZİN DURUMUNDAN AYRI TUTMADIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin yanı başındaki savaş ortamının etkisiyle görüşmelerde güvenlik, terörle mücadele, enerji ve ulaştırma konularının bir hayli yer tuttuğunu ifade ederek, şunları kaydetti: “Komşumuz Irak, maalesef bu savaş ve istikrarsızlık ortamından en çok etkilenen ülkelerden biridir. Biz, geçmişten bu yana Irak’ın huzur ve istikrarını ülkemizin durumundan ayrı tutmadık, tutmayız. Bölgemizin artık savaş, terör ve çatışmayla değil, kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin ve terörsüz bölge vizyonumuzun gerçeğe dönüşmesi için Iraklı kardeşlerimizle yakın diyalog hâlindeyiz. İnşallah her iki ülkeye de ağır bedeller ödeten bu meseleyi kalıcı olarak gündemimizden çıkartacağız. Öte yandan, Irak’ın ihtiyaç duyduğu savunma sanayi ürünlerinin tedariki noktasında da üzerimize düşeni yapmaya hazırız.”
“HEDEFİMİZ, EN YAKIN ZAMANDA KAPSAMLI ENERJİ İŞ BİRLİĞİ ANLAŞMASI İMZALANMASIDIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu savaş ortamının kendilerini sadece savunma konusunda değil, enerji ve ulaştırma alanlarında iş birliklerini derinleştirmeye sevk ettiğine dikkati çekti.
“Körfez bölgesinin dünya ile bağlantısının Irak üzerinden sağlanmasını esas alan Kalkınma Yolu Projesi’nin mevcut gelişmeler karşısında her zamankinden daha önemli hâle geldiğini görüyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu konuda Sayın Başbakan’ın da güçlü bir iradeye sahip olduğunu memnuniyetle müşahede ettim. İş birliğimizin bir diğer önemli başlığı enerjidir. Türkiye-Irak Ham Petrol Boru Hattı Anlaşması dün itibarıyla sona erdi. Şimdi hedefimiz, en yakın zamanda iki tarafın da faydasına olacak kapsamlı enerji iş birliği anlaşması imzalanmasıdır. British Petrol’ün operatörlüğünü yürüttüğü Kerkük üretim sahasında Türkiye Petrollerine ortaklık verilmiştir. Bugün imzalanan anlaşma, enerji alanındaki ortaklık açısından tarihî bir adım olmuştur.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, iklim değişikliğinden etkilenen iki komşu ülke olarak suyun sürdürülebilir kullanımına yönelik iş birliğinin ilerletilmesi yönündeki iradelerinin tam olduğunu söyledi.
Bu noktada Türkiye olarak üzerlerine düşeni yaptıklarını, su konusunu akılcı, bilimsel ve insani temelde daimî bir iş birliği alanı olarak gördüklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Irak ile geçtiğimiz yıl 17 milyar dolara yaklaşan ticaret hacmimizi çok daha ileri seviyelere taşımayı istiyoruz. Bu çerçevede Sayın Başbakan’ın heyetindeki bakanların, iş insanlarımız, müteahhitlerimiz ve yatırımcılarımızdan oluşan geniş bir heyetle bir araya gelmesini de son derece önemli bulduğumu ifade etmek istiyorum.” şeklinde konuştu.
“IRAK’TAN 1 MİLYON VARİL PETROL İHTİYACIMIZI KARŞILAR”
Irak Başbakanı ez-Zeydi ile güncel bölgesel gelişmeler hakkındaki görüşlerinin büyük ölçüde benzer olduğunu memnuniyetle müşahede ettiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak’ın bölgesiyle bütünleşmesine yönelik çabaları ve bilhassa Suriye ile temaslarını yapıcı adımlar olarak görüp desteklediklerini belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak’ın beşerî zenginliğinin vazgeçilmez bir parçası olan ve aralarındaki kardeşliğin en sağlam dayanağını teşkil eden Irak Türkmenlerine Irak Başbakanı ez-Zeydi’nin de hassasiyetle yaklaştığını gördüğünü ifade ederek, “Heyetinde, Irak Türkmen Cephesi Genel Başkanı ve Kerkük Valisi Selman Ağaoğlu kardeşimize yer vermesini özellikle anlamlı buluyorum. Sayın Zeydi’ye ziyaretleri için bir kez daha teşekkür ediyor, istişarelerimizin ve aldığımız kararların hayırlara vesile olmasını diliyorum” dedi.
Irak Başbakanı ez-Zeydi’nin konuşmasında “Türkiye’ye günde 1 milyon varil biz petrol verebiliriz” dediğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Başka yere diyor muhtaç olmayın. 1 milyon varil. Evet Sayın Bakan, sağa sola muhtaç olmaya gerek yok. Hemen komşumuz Irak’tan inşallah 1 milyon varil petrolü buraya transfer ettik mi ihtiyacımızı karşılar” değerlendirmesinde bulundu.
IRAK BAŞBAKANI EZ-ZEYDİ: “BU ZİYARETİMİZ ASIRLAR ÖNCESİNE DAYANAN İLİŞKİLERİMİZİN PEKİŞTİRİLMESİNİN BİR NİŞANESİDİR”
Irak Başbakanı ez-Zeydi, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bir araya gelmekten ve Türkiye ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Irak Başbakanı ez-Zeydi, “Bizim bu ziyaretimiz protokol icabı değil, asırlar öncesine dayanan ilişkilerimizin pekiştirilmesinin bir nişanesidir” dedi.
Irak Başbakanı ez-Zeydi, iki ülkenin aynı coğrafyayı, uygarlığı ve su kaynaklarını paylaştığına işaret ederek görüşmelerde enerji, ulaştırma, eğitim, su ve diğer birçok konunun ele alındığını belirtti.
Türkiye ile Irak arasındaki ilişkilere dair Irak Başbakanı ez-Zeydi, “Bu ilişkilerin daha da yüceltilmesi, güçlendirilmesi için çalışıyoruz. Kardeşlik içerisinde bir ortaklık arzu ediyoruz ve özellikle Kalkınma Yolu Projesi üzerinde çalışıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı’yla (görüşmede) dedim ki: ‘Bize aslında coğrafya doğal olarak iki nehir vermiş. Biz üçüncü nehrin de artık ekonomi nehri olmasını istiyoruz.’ Ve bu da tabii ki Kalkınma Yolu’dur” diye konuştu.
Irak Başbakanı ez-Zeydi, Türkiye ve Irak’ın Doğu ile Batı’nın birbirine bağlanmasını sağlayacağına dikkati çekerek “Irak ile Türkiye arasındaki ilişkiler daha da ileri gidecektir. Ekonomik kaynaklarımızı da yücelteceğiz, büyüteceğiz, enerji alanında da daha fazla petrol pompalayacağız” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Yani günde 1 milyon varil biz Türkiye’ye petrol verebiliriz diyor” ifadeleri üzerine Irak Başbakanı ez-Zeydi, “Evet doğru, 1 milyon” dedi.
TÜRKİYE İLE IRAK ARASINDA İMZALANAN ANLAŞMALAR
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Irak Başbakanı ez-Zeydi’nin huzurunda, iki ülke arasında beş anlaşma imzalandı.
Bu kapsamda, “Eğitim ve Akademik İşbirliği Mutabakat Muhtırası”, Polis Akademisi Başkanı Murat Balcı ile Irak Başbakanı ve Silahlı Kuvvetler Komutanı Özel Kalem Müdürü General Abdulemir Şammari tarafından imzalandı.
“Gençlik ve Spor Alanlarında Mutabakat Zaptı”na, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ile Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin imza attı.
“Sınai Mülkiyet Alanında İşbirliği Mutabakat Zaptı”na ise Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile Irak Maliye Bakanı Falih Sari tarafından imzalandı.
“Fişhabur-Ovaköy Sınır Kapısı Üzerinden Demiryolu ve Karayolu Taşımacılığına İlişkin Mutabakat Zaptı” ile “Doğal Kaynaklar Karşılığında Irak Cumhuriyeti İçerisinde Ulaştırma Altyapısının Geliştirilmesine İlişkin Çerçeve Mutabakat Zaptı” da Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ve Irak Ulaştırma Bakanı Veheb Selman Muhammed tarafından imzalandı.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.