Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Malazgirt Zaferi’nin 951. Yıl Dönümü Programı’nda yaptığı konuşmada, “Malazgirt, milletimizle birlikte tüm İslam dünyasının, Müslümanların da zaferidir. Malazgirt, bu coğrafyada kazandığımız diğer tüm zaferlerin ilk adımıdır, anasıdır, bereketli kaynağıdır” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Malazgirt Millî Parkı’nda düzenlenen Malazgirt Zaferi’nin 951. Yıl Dönümü Programı’na katılarak bir konuşma yaptı.
Konuşmasına, kendisini dinleyenleri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Malazgirt Zaferi’nin 951. yıl dönümünde Sultan Alparslan başta olmak üzere Anadolu’yu vatan hâline getiren tüm kahramanları, şehitleri, gazileri, maddi ve manevi önderleri rahmetle yâd etti.
Ahlat’ta dün vatandaşlarla ve gençlerle coşkulu bir buluşma gerçekleştirdiklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ahlat’ta Van Gölü kenarında inşa ettikleri Cumhurbaşkanlığı Külliyesinin şubesi mahiyetindeki eseri, bir kutlu topraktan kanları ve alın terleriyle yoğurarak yurtlaştıran ecdada vefanın bir sembolü olarak gördüklerini söyledi.
“SULTAN ALPARSLAN, MALAZGİRT’TEKİ ZAFERİ İLE ANADOLU’YU BİR EMAN YURDU HÂLİNE GETİRMİŞTİR”
Malazgirt’in çeyrek asır önceki Hasankale Zaferi ile Türklere tekrar aralanan Anadolu kapılarının bir daha kapanmamak üzere ardına kadar açılmasının adı olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu zaferden önce ecdadın, Kayseri’den Konya’ya, hatta İstanbul Boğazı’na kadar Anadolu’ya yayıldığını, ancak bu toprakların henüz bütünüyle güvenli ve huzurlu bir hâle dönüşemediğini kaydetti.
Sultan Alparslan’ın Malazgirt’teki zaferiyle Anadolu’yu eman yurdu hâline getirdiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bizans ve Selçuklu ordusu Malazgirt’te karşı karşıya geldiğinde İslam dünyasının dört bir yanında Sultan Alparslan’ın zaferi için dualar ediliyordu. İki ordunun Malazgirt Ovası’nda karşılaştığı günün sabahı Sultan Alparslan, komutanlarının önünde şu duayı ediyordu, ‘Kardeşlerim, ey Allah’ım sana müvekkil oldum ve bu cihatla sana yaklaştım. Senin katında secdeye kapanıyor ve yalvarıyorum. Eğer içtenliğimi kabul ediyorsan düşmanlara karşı bu cihatta bana yardım et ve beni muzaffer kıl’ Sultan Alparslan bu duanın ardından tıpkı bugünkü gibi bir cuma günü namazı müteakip ölürsem kefenim olsun dediği beyaz elbisesi ile atının kuyruğunu bizzat bağlayıp ordusunu hücuma kaldırmıştır.”
Bugün Malazgirt’te Cuma namazını kılacaklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ecdadımızın izinde aynen yürüyeceğiz. Sultan Alparslan’ın namazgâhında hep birlikte eda edecek, kendisi ve ordusundaki kahramanlar için duamızı yapacağız” dedi
Gece yarısına kadar süren Malazgirt Savaşı’nın, Sultan Alparslan’ın uyguladığı savaş planları sayesinde mutlak bir galibiyetle neticelendiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Niyet hayır, dua samimi, yürek pek, direk sağlam olunca, akıbet yani zafer de bunları izliyor” diye konuştu.
Merhum Gençosmanoğlu’nun “Aylardan ağustos, günlerden cuma” diye başladığı şiirinde bu tabloyu “Yiğitler kan döker, bayrak solmaya Anadolu başlar vatan olmaya. Kızıl elmaya hey, kızıl elmaya. En güzel marşını vurmadan mehter, ya Allah bismillah Allah’u ekber” diye anlattığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Malazgirt Zaferi’nin ardından Anadolu’nun çeşitli yerlerinde kurulan küçük beylikler, zaman içinde önce Selçuklu’nun ardından Osmanlı’nın bünyesinde toplanarak bir cihan devletinin sütunlarına dönüşmüştür. Bu savaşta yenilen Bizans hükümdarı ise Sultan Alparslan tarafından affedilmesine rağmen, kendi sarayındaki muhalifler tarafından feci bir şekilde katledilmiştir. Türkiye’nin dostluk elini uzattığı kimi çevrelerin bu tarihi hakikatleri birer ibret vesikası olarak hatırlamalarında fayda görüyoruz. Bizans’ın, Fatih’in İstanbul’u fethiyle sona eren kaçınılmaz akıbetini şair şöyle anlatıyor, ‘Şafak söktü gün ışıdı işte, işte bize geldi gurur duyun çatırdısını uzak uzak, Bizans yıkıldı Malazgirt’te.’ Nitekim Malazgirt’ten sonrası ecdadımız için sadece bir vakit, saat meselesiydi.”
“MALAZGİRT’İ ASLA UNUTMAYACAĞIZ”
Türk tarihinde pek çok zafer varken Malazgirt’in üzerinde bu kadar çok durmalarının, gençlere bu zaferi anlatmak için çaba göstermelerinin bir sebebi olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Malazgirt, milletimizle birlikte tüm İslam dünyasının, Müslümanların da bir zaferidir. Malazgirt bu coğrafyada kazandığımız diğer tüm zaferlerin ilk adımıdır, anasıdır, bereketli kaynağıdır” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Halide Nusret’in, Malazgirt’in bu vasfını “Atlanmış, pusatlanmış erleri sanki yeldi. Nal sesleri bir zafer marşı gibi yükseldi. Şimşek şimşek hızlandı, zulmü, zulmeti deldi. Her savaşa benzemez bu bir kutsal savaştı. Ay parçası yiğitler hak yolunda savaştı” dizeleriyle anlattığını aktardı.
Malazgirt Zaferi’nden sadece 3-4 yıl sonra kurulan Anadolu Selçuklu Devleti’nin, 228 yıl sonra kurulan Osmanlı’nın, 852 yıl sonra kurulan Cumhuriyet’in hep bu zaferin meyveleri olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şayet Sultan Alparslan, Anadolu kapılarını bir daha kapanmamak üzere bize açmamış olsaydı, bu coğrafyadaki küçük gruplar hâlinde süregelen varlığımızı ebedî kılabilir miydik, bilmiyorum. İşte bunun için Malazgirt’i asla unutmayacağız, unutturmayacağız, daima gönül dünyamızda ve zihnimizde yaşatacağız. Ecdadın da bu konuda hassasiyet gösterdiğini biliyoruz” ifadelerini kullandı.
Türk edebiyatında en çok işlenen tarihî hadiselerin başında Malazgirt’in geldiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilmi araştırmaların yanında şiir, deneme ve hikâyelerle destanlaşan bu zaferi kendilerinden sonraki nesillere de ilmek ilmek işlemenin, herkesin boynunun borcu olduğunu söyledi.
Ülkede bir dönem millî her hasret gibi Malazgirt’in de unutturulmaya çalışıldığı günlerin yaşandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şairlerin şiirleriyle, tarihçilerin eserleriyle bu sinsi oyunu bozarak millete bugün şanla, şerefle, heyecanla tekrarladıkları ürünler bıraktıklarına işaret etti.
“ÜLKEMİZİN HERKESE YETECEK İMKÂNI VARDIR”
Millete bu eserleri armağan eden tüm münevverleri şükranla yâd eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Yahya Kemal’in şu şiiri, bin yıldır Anadolu’da girdiğimiz her gazanın âdeta özetidir. Gençlik yıllarımdan bu yana hep ifade ettiğim gibi ‘Şu kopan fırtına Türk ordusudur ya Rabbi, senin uğrunda ölen ordu budur ya Rabbi, ta ki yükselsin ezanlarla müeyyed namın, galip et çünkü bu son ordusudur İslam’ın’ Sınır ötesi harekâtlarımızın her birinde, dostlarımıza yardım için gittiğimiz her yerde, bu şiirin ifade ettiği ruhla mücadelemizi yürüttük ve başarıya ulaştırdık. Bayrak şairimiz Arif Nihat Asya’nın şu şiiri de Malazgirt’ten bugüne çok güzel mesajlar iletiyor. ‘Torunlarım dört yana kol kol gitsin, Malazgirt’ten İstanbul’a yol gitsin, gelip sana çarpan gücü yavaştan, anlamazsa haritadan sil gitsin. Çekilmiş gibi davran merkezde, iki yandan sağ yürüsün, sol gitsin, olsa da son saatin, son dakikası, senden aman dileyeni sal gitsin, şehitlerim Allah’a al al gitsin, yaralıma su verene bal gitsin’ “
Milletin sadece stratejik aklı ve gücünü değil aynı zamanda vicdanını, ahlakını ve inceliğini de ifade eden bu tasvirleri ruhlarının en müstesna köşesinde muhafaza ettiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizi ecdadın özellikle yâd ettiği ve sürekli olarak düşmana bakışını ifade ettiği yerde bizler tıpkı Sultan Alparslan gibi, tıpkı Osman Gazi’nin, tıpkı Fatih’in, Yavuz’un, Sultan Süleyman’ın yaptığı gibi bugün de er meydanında her türlü mücadeleyi verirken tek bir masumun canına halel getirmemiş ve bu hassasiyet içerisinde hareket ediyoruz. Bayrağımızın dalgalandığı her yerin güven ve huzur sembolü olarak görülmesinin gerisinde bu anlayış vardır” diye konuştu.
Bu inceliği istismar etmek isteyenlerin çıktığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, vakur ve kararlı duruşla onların da üstesinden gelmeyi bildiklerini ifade etti.
Anadolu’nun adım adım Türk medeniyetinin maddi ve manevi unsurlarıyla işlenmesi sürecinin hem kılıçla hem kalemle hem de kalple olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Arif Nihat ne güzel söylüyor, ‘Ezanımdan alışıp tekbire, buldunuz mutluluk imanımla, vatan ettim sizi ey topraklar, beş vakit damgalayıp alnımla.’ Millet olarak bugün de istiklalimizin işaretleri olarak semalarımızda yankılanan ezanları ve nazlı nazlı dalgalanan al bayrağı özellikle görmemizin gerisinde işte böyle bir şevk ve aşk vardır. Biz ezanlar susmayacak, bayrak inmeyecek dedikçe yürekleri daralanlar, gözleri dönenler, elleri ayakları titreyenler beyhude yere endişe ediyor. Bu ezanlar, bu bayraklar, bu zaferler, bu şehitler onların da özgürlüğünün, haysiyetinin, geleceğinin teminatıdır. Yeter ki vatanlarına ihanet etmesinler, yeter ki milletine düşmanlık yapmasınlar, yeter ki millî ve manevi değerlerimize husumet beslemesinler. Bunun dışında herkes başımızın tacıdır. Ülkemizin hamdolsun herkese yetecek imkânı vardır.”
“GELECEK YÜZ YIL BİZİM MEDENİYETİMİZİN ASRI OLACAKTIR”
Devletin her bir vatandaşına sahip çıkacak güce, kudrete sahip olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun için her fırsatta “Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. Bir olacağız, iyi olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız” dediklerini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hiçbir saldırıya, hiçbir oyuna, hiçbir tuzağa tahammülümüz yoktur. Bayrağımızda sembolleştirdiğimiz özgürlüğümüzü hedef alan hiç kimseyi bilsinler ki affetmeyiz. Vatanımızı bölmeye, devletimizi yıkmaya çalışan hiç kimsenin gözünün yaşına bakmayız. Diğer her konuda herkese gönlümüz de kapımız da açıktır. Sultan Alparslan’dan Süleyman Şah’a, Osman Gazi’den Gazi Mustafa Kemal’e uzanan bütün silsile içindeki değerimizin etrafında ne kadar sıkı kenetlenirsek bugünkü kızıl elmalarımıza o kadar kararlı ve hızlı ilerleriz” ifadelerini kullandı.
Cumhuriyetin 100. yılına atadıkları 2023 hedefleriyle ilgili bunun için millete söz verdiklerini, fethin 600. yılına atadıkları 2053 vizyonunu bunun için hazırladıklarını, Malazgirt Zaferi’nin bininci yıl dönümüne adadıkları 2071 hayallerini bunun için kurduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yakın tarihimizde 19. yüzyıl yıkılışın, 20. yüzyıl yeniden dirilişin çağıydı. İçinde bulunduğumuz 21. yüzyıl şahlanışın, inşallah gelecek yüz yıl da bizim medeniyetimizin asrı olacaktır, unutmayın” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda Ömer Öztürkmen’in “Bir cuma sabahı Allah’a karşı, Malazgirt’te 54 bin er, bestelediler en güzel marşı, Allah’u Ekber, Allahu Ekber, bayrak bayrak fetih müjdesi, parça parça diyar-ı urum, ilk denizlerde ilk seccadesi Alparslan ordularının, Anadolu’m geliyor ışıktan kopmuş askerler, Allah’a uzanmış eller geliyor, kalk ayağa kubbe ol yer ver, göklerce minareler geliyor, onlar ki ilahilerle yıkandılar, kırklarca okunmuş bir namazlı su, vaktiyle dağlardan inen bozkurtlar, şimdi son peygamber ordusu” dizelerini okudu.
Sultan Alparslan’ı ve askerlerini tazim, rahmet ve hürmetle yâd eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Malazgirt Zaferi’nin 951. yıl dönümünün Türk milletine, Anadolu’ya ve tüm İslam âlemine hayırlı olması temennisinde bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasının ardından Okçular Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Haydar Ali Yıldız, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye ve BBP Genel Başkanı Mustafa Destici’ye günün anısına hediye takdim etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, törene katılanlarla aile fotoğrafı da çektirdi.
Malazgirt Zaferi’nin 951. yıl dönümü etkinliklerine katılmak üzere bölgede bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, düzenlenen törenin ardından Millî Park içindeki alana geçti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, namaz sonrası kendisini bekleyen vatandaşları selamladı.
Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın kıldırdığı Cuma namazında Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar, Millî Eğitim Bakanı Mahmut Özer, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci, Ticaret Bakanı Mehmet Muş, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler ve kuvvet komutanları da eşlik etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra kararlarını imzaladı
Yüksek Askerî Şûra (YAŞ) kararları, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından imzalandı.
Toplantı sonrası yapılan açıklamada şu hususlar kaydedildi:
“1. 04 Ağustos 2026 tarihinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN Başkanlığında icra edilen, 2026 yılı Yüksek Askerî Şûra toplantısında, Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli general/amiral ve albaylardan;
a) Bir üst rütbeye yükseltilecekler,
b) Görev süresi uzatılacaklar,
c) Kadrosuzluktan emekliye sevk edileceklerin durumları görüşülerek, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’ın onayı ile karara bağlanmıştır.
30 Ağustos 2026 tarihinden geçerli olmak üzere;
a) 25 general ve amiral bir üst rütbeye, 69 albay ise general ve amiralliğe yükseltilmiştir.
b) 24 generalin görev süreleri bir yıl, 530 albayın görev süreleri ise iki yıl süre ile uzatılmıştır.
c) 2 general yaş haddi nedeniyle 01 Eylül 2026 tarihinden, 61 general ve amiral kadrosuzluk nedeniyle 30 Ağustos 2026 tarihinden geçerli olarak emekliye sevk edilmiştir.
ç) Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment TATLIOĞLU’nun görev süresinin bir yıl uzatılmasına karar verilmiştir.
d) Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal KADIOĞLU kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edildiğinden, Hava Kuvvetleri Komutanlığına Muharip Hava Kuvveti Komutanı Orgeneral Rafet DALKIRAN atanmıştır.
e) Halen 328 olan general ve amiral sayısı, 30 Ağustos 2026 tarihi itibarıyla 334 olacaktır.
30 Ağustos 2026 tarihinden geçerli olmak üzere;
a) Hv.K.K.lığından Korgeneral Erdoğan GÜR Orgeneralliğe; K.K.K.lığından Tümgeneraller Burhan AKTAŞ, Ertan İNALTEKİN ve Alparslan KILINÇ Korgeneralliğe; Dz.K.K.lığından Tümamiraller Ramazan ÖZOĞUL ve Erhan AYDIN Koramiralliğe; Hv.K.K.lığından Tümgeneral Kemal TURAN Korgeneralliğe terfi ettirilmişlerdir.
b) K.K.K.lığından Tuğgeneraller Şükrü BİLİR, Mustafa BÜYÜKKÖROĞLU, İsmail ÖZCAN, Şener KOPAL, Ahmet AŞIK, Bülent TANRIVERDİ, Mehmet AÇIK, Mustafa YETER, Coşkun ÇELİK, Ömer Şahin SELVİ, Yüksel KOLCU, İsmail ANALI ve Hakan DURMAZPINAR Tümgeneralliğe; Dz.K.K.lığından Tuğamiraller Erhan AKBAYRAK, Yücel DARCAN, Eren GÜNAY ve Kenan Kaan TÜRKKAN Tümamiralliğe; Hv.K.K.lığından Tuğgeneral Cihangir Kemal YÜZÇELİK Tümgeneralliğe terfi ettirilmişlerdir.
4) Bir üst rütbeye yükselen, görev süreleri uzatılan general, amiral ve albayların yeni rütbe ve görevlerinin Milletimize, Devletimize, Silahlı Kuvvetlerimize ve ailelerine hayırlı olmasını dileriz.
5) Büyük bir özveri ve onurla görev sürelerini tamamlayarak emekliye ayrılacak olan general, amiral ve albaylara hizmetlerinden dolayı teşekkür eder, hayatlarının yeni dönemlerinde, kendilerine ve ailelerine mutluluk ve esenlikler temenni ederiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra üyeleriyle birlikte Anıtkabir’i ziyaret etti
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra (YAŞ) Toplantısı öncesinde, YAŞ üyeleriyle birlikte Anıtkabir’i ziyaret etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Aslanlı Yol’un başındaki yerini almasının ardından başlayan törene, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu ve Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel katıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ay yıldız motifli çelengi Atatürk’ün mozolesine bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığındaki heyet, mozoleye çıkan merdivenin önünde fotoğraf çektirdikten sonra Misak-ı Millî Kulesi’ne geçti.
Burada Anıtkabir Özel Defteri’ni imzalayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, deftere şunları yazdı: “Aziz Atatürk,
2026 yılı Yüksek Askerî Şûra Toplantısı öncesinde Şûra üyeleri olarak bugün bir kez daha huzurlarınızdayız. Zatıalinizle birlikte Malazgirt Zaferimizden bu yana yaklaşık bin yıldır vatanımız olan bu topraklarda şanlı bayrağımızın gururla dalgalanması ve milletimizin özgürce yaşaması için can veren tüm kahramanlarımızı rahmetle yâd ediyoruz.
Bölgemizde çatışmaların ve gerilimlerin tırmandığı bir dönemde icra ettiğimiz Şura toplantımızın ülkemiz, milletimiz ve Türk Silahlı Kuvvetlerimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyoruz. Yüksek disiplini, üstün görev bilinci, milli iradeye bağlılığı ve artan caydırıcılığıyla Türk Silahlı Kuvvetlerimiz içinden geçtiğimiz zorlu konjonktürde milletimizin güven kaynağı olmayı sürdürmektedir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bölgemizin kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Başbakanı ez-Zeydi ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bölgemizin artık savaş, terör ve çatışmayla değil; kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin ve terörsüz bölge vizyonumuzun gerçeğe dönüşmesi için Iraklı kardeşlerimizle yakın diyalog hâlindeyiz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi ile gerçekleştirdiği görüşmelerin ve imzalanan anlaşmaların ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek, açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Başbakanı ez-Zeydi’yi bölgenin içinden geçtiği zorlu dönemde üstlendiği görev için tekrar tebrik etti. Eski Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani ile de ilişkileri kurumsal temelde güçlendirmeye matuf stratejik adımlar attıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yakaladıkları bu ivmeyi Irak Başbakanı ez-Zeydi ile daha ileri noktalara taşıyacaklarına inandıklarını belirterek, Türkiye olarak Irak Başbakanı ez-Zeydi’ye ihtiyaç duyduğu her alanda destek vermeye hazır olduklarını bildirdi.
Bu kardeşlik zemini temelinde ilişkileri kapsamlı şekilde değerlendirdiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İran, Suriye ve Filistin başta olmak üzere bölgesel gelişmeler hakkında fikir teatisinde bulunduk. İlişkilerimizi daha da ileri taşıyacak belgeleri huzurlarımızda az önce imzaladık” diye konuştu.
“IRAK’IN HUZUR VE İSTİKRARINI ÜLKEMİZİN DURUMUNDAN AYRI TUTMADIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin yanı başındaki savaş ortamının etkisiyle görüşmelerde güvenlik, terörle mücadele, enerji ve ulaştırma konularının bir hayli yer tuttuğunu ifade ederek, şunları kaydetti: “Komşumuz Irak, maalesef bu savaş ve istikrarsızlık ortamından en çok etkilenen ülkelerden biridir. Biz, geçmişten bu yana Irak’ın huzur ve istikrarını ülkemizin durumundan ayrı tutmadık, tutmayız. Bölgemizin artık savaş, terör ve çatışmayla değil, kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin ve terörsüz bölge vizyonumuzun gerçeğe dönüşmesi için Iraklı kardeşlerimizle yakın diyalog hâlindeyiz. İnşallah her iki ülkeye de ağır bedeller ödeten bu meseleyi kalıcı olarak gündemimizden çıkartacağız. Öte yandan, Irak’ın ihtiyaç duyduğu savunma sanayi ürünlerinin tedariki noktasında da üzerimize düşeni yapmaya hazırız.”
“HEDEFİMİZ, EN YAKIN ZAMANDA KAPSAMLI ENERJİ İŞ BİRLİĞİ ANLAŞMASI İMZALANMASIDIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu savaş ortamının kendilerini sadece savunma konusunda değil, enerji ve ulaştırma alanlarında iş birliklerini derinleştirmeye sevk ettiğine dikkati çekti.
“Körfez bölgesinin dünya ile bağlantısının Irak üzerinden sağlanmasını esas alan Kalkınma Yolu Projesi’nin mevcut gelişmeler karşısında her zamankinden daha önemli hâle geldiğini görüyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu konuda Sayın Başbakan’ın da güçlü bir iradeye sahip olduğunu memnuniyetle müşahede ettim. İş birliğimizin bir diğer önemli başlığı enerjidir. Türkiye-Irak Ham Petrol Boru Hattı Anlaşması dün itibarıyla sona erdi. Şimdi hedefimiz, en yakın zamanda iki tarafın da faydasına olacak kapsamlı enerji iş birliği anlaşması imzalanmasıdır. British Petrol’ün operatörlüğünü yürüttüğü Kerkük üretim sahasında Türkiye Petrollerine ortaklık verilmiştir. Bugün imzalanan anlaşma, enerji alanındaki ortaklık açısından tarihî bir adım olmuştur.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, iklim değişikliğinden etkilenen iki komşu ülke olarak suyun sürdürülebilir kullanımına yönelik iş birliğinin ilerletilmesi yönündeki iradelerinin tam olduğunu söyledi.
Bu noktada Türkiye olarak üzerlerine düşeni yaptıklarını, su konusunu akılcı, bilimsel ve insani temelde daimî bir iş birliği alanı olarak gördüklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Irak ile geçtiğimiz yıl 17 milyar dolara yaklaşan ticaret hacmimizi çok daha ileri seviyelere taşımayı istiyoruz. Bu çerçevede Sayın Başbakan’ın heyetindeki bakanların, iş insanlarımız, müteahhitlerimiz ve yatırımcılarımızdan oluşan geniş bir heyetle bir araya gelmesini de son derece önemli bulduğumu ifade etmek istiyorum.” şeklinde konuştu.
“IRAK’TAN 1 MİLYON VARİL PETROL İHTİYACIMIZI KARŞILAR”
Irak Başbakanı ez-Zeydi ile güncel bölgesel gelişmeler hakkındaki görüşlerinin büyük ölçüde benzer olduğunu memnuniyetle müşahede ettiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak’ın bölgesiyle bütünleşmesine yönelik çabaları ve bilhassa Suriye ile temaslarını yapıcı adımlar olarak görüp desteklediklerini belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak’ın beşerî zenginliğinin vazgeçilmez bir parçası olan ve aralarındaki kardeşliğin en sağlam dayanağını teşkil eden Irak Türkmenlerine Irak Başbakanı ez-Zeydi’nin de hassasiyetle yaklaştığını gördüğünü ifade ederek, “Heyetinde, Irak Türkmen Cephesi Genel Başkanı ve Kerkük Valisi Selman Ağaoğlu kardeşimize yer vermesini özellikle anlamlı buluyorum. Sayın Zeydi’ye ziyaretleri için bir kez daha teşekkür ediyor, istişarelerimizin ve aldığımız kararların hayırlara vesile olmasını diliyorum” dedi.
Irak Başbakanı ez-Zeydi’nin konuşmasında “Türkiye’ye günde 1 milyon varil biz petrol verebiliriz” dediğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Başka yere diyor muhtaç olmayın. 1 milyon varil. Evet Sayın Bakan, sağa sola muhtaç olmaya gerek yok. Hemen komşumuz Irak’tan inşallah 1 milyon varil petrolü buraya transfer ettik mi ihtiyacımızı karşılar” değerlendirmesinde bulundu.
IRAK BAŞBAKANI EZ-ZEYDİ: “BU ZİYARETİMİZ ASIRLAR ÖNCESİNE DAYANAN İLİŞKİLERİMİZİN PEKİŞTİRİLMESİNİN BİR NİŞANESİDİR”
Irak Başbakanı ez-Zeydi, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bir araya gelmekten ve Türkiye ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Irak Başbakanı ez-Zeydi, “Bizim bu ziyaretimiz protokol icabı değil, asırlar öncesine dayanan ilişkilerimizin pekiştirilmesinin bir nişanesidir” dedi.
Irak Başbakanı ez-Zeydi, iki ülkenin aynı coğrafyayı, uygarlığı ve su kaynaklarını paylaştığına işaret ederek görüşmelerde enerji, ulaştırma, eğitim, su ve diğer birçok konunun ele alındığını belirtti.
Türkiye ile Irak arasındaki ilişkilere dair Irak Başbakanı ez-Zeydi, “Bu ilişkilerin daha da yüceltilmesi, güçlendirilmesi için çalışıyoruz. Kardeşlik içerisinde bir ortaklık arzu ediyoruz ve özellikle Kalkınma Yolu Projesi üzerinde çalışıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı’yla (görüşmede) dedim ki: ‘Bize aslında coğrafya doğal olarak iki nehir vermiş. Biz üçüncü nehrin de artık ekonomi nehri olmasını istiyoruz.’ Ve bu da tabii ki Kalkınma Yolu’dur” diye konuştu.
Irak Başbakanı ez-Zeydi, Türkiye ve Irak’ın Doğu ile Batı’nın birbirine bağlanmasını sağlayacağına dikkati çekerek “Irak ile Türkiye arasındaki ilişkiler daha da ileri gidecektir. Ekonomik kaynaklarımızı da yücelteceğiz, büyüteceğiz, enerji alanında da daha fazla petrol pompalayacağız” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Yani günde 1 milyon varil biz Türkiye’ye petrol verebiliriz diyor” ifadeleri üzerine Irak Başbakanı ez-Zeydi, “Evet doğru, 1 milyon” dedi.
TÜRKİYE İLE IRAK ARASINDA İMZALANAN ANLAŞMALAR
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Irak Başbakanı ez-Zeydi’nin huzurunda, iki ülke arasında beş anlaşma imzalandı.
Bu kapsamda, “Eğitim ve Akademik İşbirliği Mutabakat Muhtırası”, Polis Akademisi Başkanı Murat Balcı ile Irak Başbakanı ve Silahlı Kuvvetler Komutanı Özel Kalem Müdürü General Abdulemir Şammari tarafından imzalandı.
“Gençlik ve Spor Alanlarında Mutabakat Zaptı”na, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ile Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin imza attı.
“Sınai Mülkiyet Alanında İşbirliği Mutabakat Zaptı”na ise Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile Irak Maliye Bakanı Falih Sari tarafından imzalandı.
“Fişhabur-Ovaköy Sınır Kapısı Üzerinden Demiryolu ve Karayolu Taşımacılığına İlişkin Mutabakat Zaptı” ile “Doğal Kaynaklar Karşılığında Irak Cumhuriyeti İçerisinde Ulaştırma Altyapısının Geliştirilmesine İlişkin Çerçeve Mutabakat Zaptı” da Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ve Irak Ulaştırma Bakanı Veheb Selman Muhammed tarafından imzalandı.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.