Bakan Muş, “Haziran ayında ihracatımız, geçtiğimiz yılın aynı ayına göre yüzde 18,5 artışla 23,4 milyar dolar olmuştur.” dedi.
Bakan Muş, Erzurum’da Doğu Anadolu İhracatçılar Birliğinin (DAİB) yeni hizmet binası açılışında, haziran ayı dış ticaret rakamlarını açıkladı.
Türkiye’nin ihracatta 2021 yılında yakaladığı başarıyı 2022 yılının ilk 6 ayında da devam ettirdiğini belirten Muş, şöyle konuştu:
“Geride bıraktığımız haziran ayında ihracatımız, geçtiğimiz yılın aynı ayına göre yüzde 18,5 artışla 23,4 milyar dolar olmuştur. Memnuniyetle belirtmek isterim ki bu rakam, tüm zamanların en yüksek aylık ihracat rakamıdır. Böylelikle 2022 yılının ilk 6 ayının tamamında, en yüksek aylık ihracat değerine ulaştık ve altıda altı yaptık. Yılın ilk 6 ayında ülkemiz toplamda 126 milyar dolar ihracat gerçekleştirmiştir.”
Haziran ayı ithalatının ise 31,6 milyar dolar olarak gerçekleştiğini bildiren Muş, “Enerji kalemi 8,1 milyar dolarlık payla bu ay da ithalatımızda önemli bir yer tutmuştur.” ifadesini kullandı.
Küresel ekonomide uzun bir süredir salgın süreciyle başlayan ve halen devam eden küresel tedarik zincirlerindeki bozulmalar ile arz-talep dengesizliklerinin neden olduğu sorunlarla mücadele ettiklerini dile getiren Muş, Ukrayna’daki savaşın gerek enerji gerekse tarım ürünleri fiyatlarında ciddi artışlara neden olduğunu, piyasalardaki dalgalanmaları daha da artırdığını söyledi.
Tüm bunların neticesinde, birçok gelişmiş ülkede rekor düzeye ulaşan enflasyonun, insanlık için başat bir sorun haline geldiğini aktaran Muş, “Nitekim ABD ve İngiltere’de son 40 yılın zirvesine yerleşen enflasyon, Avro Bölgesi’nde de çift hanelere ulaşarak rekorlar kırmaktadır.” ifadesini kullandı.
“Tersine bir küreselleşme dönemine girdiğimizin sinyallerini alıyoruz”
Buna karşın, son haftalarda açıklanan veriler ve enflasyonla mücadele için duyurulan politikaların, gelinen noktada küresel ekonomide bir yavaşlama olması ihtimalinin güçlendiğini gösterdiğine işaret eden Muş, şöyle konuştu:
“Nitekim Dünya Bankası, geçtiğimiz ay yayımladığı ‘Küresel Ekonomik Beklentiler’ raporunda 1970’lerde yaşanan stagflasyon durumu ile günümüzde yaşanan gelişmeler arasında bazı benzerlikler kurmuştur. Bu doğrultuda, birçok uluslararası kuruluşun küresel büyüme tahminlerini düşürdüğüne şahit olmaktayız. OECD, küresel büyüme tahminini yüzde 3’e çekerken, Dünya Bankası da beklentisini yüzde 2,9 olarak güncellemiştir. Bu atmosferde, artan korumacı politikalar ve küresel değer zincirlerinde yaşanan değişimler ile tersine bir küreselleşme dönemine girdiğimizin sinyallerini alıyoruz.”
Bakan Muş, küresel sorunların çözümü için her zamankinden daha çok dayanışma ve iş birliğine ihtiyaçlarının olduğunu belirterek, Birleşmiş Milletler’in gıda fiyatlarındaki artışın, iklim değişikliği nedeniyle özellikle Afrika’da yaşanan kuraklık ile birleşerek 2023’te bir gıda krizine dönüşebileceği konusunda uyarılarda bulunduğunu hatırlattı.
Hükümet olarak, küresel çapta giderek büyüyen sorunları yakından takip ederek gerekli adımları hızla attıklarını dile getiren Muş, lojistik operasyonların zorlaştığı bir dönemde iş insanlarıyla sürekli istişare ederek önlerindeki engelleri tek tek kaldırmak için yoğun mesai harcadıklarını aktardı.
Sermaye kontrolü iddialarına yanıt
Bu kapsamda, ticari diplomasi faaliyetlerini yoğun bir şekilde yürüterek transit geçiş belgelerinden yeni hatların açılması ve limanların kullanılmasına kadar birçok konuda kapsamlı müzakereler gerçekleştirdiklerini bildiren Muş, şöyle devam etti:
“Şunu net bir şekilde ifade etmek istiyorum. Ekonomimize güvenen, yatırım yapan, üreten, ihraç eden herkese sonuna kadar destek olmaya ve sahip çıkmaya devam edeceğiz. Özellikle son günlerde bazı çevreler tarafından sermaye kontrolüne ilişkin iddiaların maksatlı şekilde ortaya atıldığını üzülerek görmekteyiz. Bunlar itibar edilmemesi gereken iddialardır, bunların tamamı lafügüzaftır. Türkiye, kurallı serbest piyasa sisteminin etkin bir şekilde işlediği gelişmiş bir ekonomidir ve serbest piyasa sisteminden asla taviz vermemiştir ve vermeyecektir.”
Türkiye’de yerli ve yabancı sermayenin, güven içerisinde yatırım yapabilecek bir ekonomik iklimin içerisinde olduğunu ve kurallı serbest piyasa konusundaki bu kararlı tutumundan asla vazgeçmeyeceğini vurgulayan Muş, şunları kaydetti:
“Nitekim küresel ekonominin tökezlediği böylesi bir ortamda Türkiye ekonomisi, 2021 yılında yüzde 11 gibi bir oranla yakaladığı büyüme ivmesini, 2022’nin ilk çeyreğinde de devam ettirmiş ve yüzde 7,3 oranında büyümüştür. Söz konusu 15 aylık dönemde Gayri Safi Yurtiçi Hasıla artışımızın neredeyse yarısı, net ihracatımızdan kaynaklanmıştır. Bir diğer ifadeyle, ülkemizin yerli ve milli değerleri, yani iktisadi bağımsızlık mücadelemizin sivil neferleri olan ihracatçılarımız, Türkiye ekonomisinin lokomotifi olmaya devam etmiştir. Öte yandan büyümenin öncü göstergelerinden olan Sanayi Üretim Endeksimiz yıllık yüzde 10,8 artarak ekonomideki üretim ivmesinin devam ettiğini göstermiştir.”
İthalattaki artış içerisinde enerji fiyatlarının etkisi üzerine detay vereceğini bildiren Muş, “Enerji ithalatımız, 2022 ocak-haziran döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 155 artarak 47,8 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Toplam ithalat artışımızın yaklaşık yüzde 57’si enerji ithalatından kaynaklanmıştır.” ifadelerini kullandı.
Muş, ithalat artışında enerji başta olmak üzere emtia fiyatlarındaki yükselişin etkisinin açıkça görüldüğüne dikkati çekerek şöyle konuştu:
“Nitekim 2022 ocak-mayıs döneminde küresel enerji fiyatları, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 83 artış göstermiştir. Küresel emtia fiyatlarındaki artışa paralel olarak en son açıklanan verilere göre 2022 Ocak-Nisan döneminde ülkemiz ithalat birim değer endeksi, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 38 artış göstermiştir. Ancak ithalat endeksimiz sadece yüzde 1,8 ile sınırlı bir artış göstermiştir. Diğer taraftan, enerji ithalat birim değer endeksi aynı dönemde yüzde 190 artış gösterirken enerji ithalat miktar endeksi ise yüzde 5,3 azalış göstermiştir. Aslında miktarsal olarak azalış varken rakamsal olarak ciddi bir artışla karşı karşıyayız. Yani Türkiye ithalat miktarını artırmamıştır. Artan, ithal enerjinin fiyatıdır. Bugün karşı karşıya olduğumuz enerji kaynaklı dış ticaret açığı da tüm dünyada artan enerji fiyatlarının bir sonucudur.”
“Uluslararası ticaretin önündeki engelleri kaldırmak için çalışmalar yapıyoruz”
Bakan Muş, aynı dönemde ihracatın ithalatı karşılama oranının, yine enerji hariç yüzde 93,4 düzeyinde gerçekleştiğini belirterek, 246,2 milyar dolara ulaşan 12 aylık ihracatla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2022 yılı sonu için işaret ettiği 250 milyar dolar ihracat hedefine emin adımlarla ilerlediklerini dile getirdi.
Martta faaliyetlerine başlayan İhracatı Geliştirme AŞ’nin bugüne kadar 3,4 milyar liranın üzerine kefalet verdiğine işaret eden Muş, “Ticaretimizin daha üst seviyelere ulaşması kapsamında yürüttüğümüz çalışmalardan bir diğeri de uluslararası ticaretin önündeki engelleri kaldıran ticaret anlaşmalarıdır. Bu kapsamda, İslam İşbirliği Teşkilatı üyeleri arasındaki Tercihli Ticaret Düzenlemesi’nin, Resmi Gazete’de yayımlanarak dün itibarıyla yürürlüğe konmasından büyük memnuniyet duyuyoruz. Bu düzenleme ile anlaşmaya ilişkin yükümlülüklerini tamamlayan 12 ülke arasında, belli ürünlerde karşılıklı gümrük vergisi ve ek mali yükümlülükler, daha düşük oranlarda uygulanacaktır.” diye konuştu.
Haziranda ticari diplomasi faaliyetlerini hızlandırdıklarını aktaran Muş, şöyle devam etti:
“Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) tarafından düzenlenen 12. Bakanlar Konferansı’na iştirak ederek DTÖ’nün kapsayıcı reform sürecinin başlatılması konusu başta olmak üzere ülkemizin tutumunu net biçimde ortaya koyduk. Cenevre programımız kapsamında ayrıca ABD, Çekya ve Lübnanlı muhataplarımızla ikili görüşmelerde bulunduk. Gaziantep’te düzenlenen ‘2. Türk-Arap İş Zirvesi’ne katılarak Türkiye ile Arap ülkeleri arasında ticari ve ekonomik ilişkilerin daha da güçlendirilmesi konusunda iş dünyalarımız için yol gösterici çalışmalarda bulunduk. Yine ‘D-8 Yatırım Forumu’na katılarak İslam dünyasının hızla gelişen 8 ekonomisinin ticaret ve yatırımlara ilişkin potansiyelini önümüzdeki dönemde daha verimli değerlendirmesi gerektiği çağrısında bulunduk.”
Muş, yakın coğrafyayla ticari ilişkileri geliştirmek ve var olan sorunları ortadan kaldırmak için ay içerisinde Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistanlı muhatapları ile ikili görüşmeler gerçekleştirdiklerini söyledi.
“Gümrük vergilerimizde gerektiği takdirde bazı düzenlenmelere başvurduk”
Bir yandan yakın coğrafya ile ticaret potansiyelini en verimli şekilde değerlendirmek için çalışmalarına devam ettiklerini, diğer yandan hizmet ihracatını geliştirmeye yönelik de önemli adımlar attıklarını vurgulayan Muş, şunları kaydetti:
“Bunun yanı sıra ihracatımıza yeni pazarlar kazandırmak ve dünya ticaretindeki konumumuzu güçlendirmek için çeşitli girişimlerde bulunuyor ve çağın ihtiyaçlarına uygun strateji ve destek mekanizmalarını hayata geçiriyoruz. Bu manada 6 Haziran’da düzenlenen Sağlık Hizmeti İhracatı Zirvesi ile Yeni Desteklerimiz ve ‘Heal in Türkiye’ portalının tanıtımını gerçekleştirdik. Öte yandan, 6 Temmuz’da İstanbul’da lansmanını gerçekleştireceğimiz Uzak Ülkeler Stratejisi ile kapsamlı analizler sonucunda belirlenen uzak ülkelere ihracatımızı dört kat artırmayı hedefliyoruz. Ayrıca, ülkemiz üreticilerini haksız rekabetten korumak ve ekonomik kalkınmamızı sağlıklı temellere oturtmak amacıyla, ticaret politikası araçlarımızı etkin bir şekilde kullanmaktayız. Bu anlamda, yerli üretimimizi desteklemek amacıyla gümrük vergilerimizde gerektiği takdirde bazı düzenlenmelere başvurduğumuzu da belirtmek isterim.”
Muş, teknoloji ve sürdürülebilirlik trendlerine erkenden uyum sağlayan, yatırım kararlarını bu yönde alarak verimlilik artışına giden aktörlerin, küresel ekonomideki payının arttığını anlattı.
“Mevcut büyüme ortamını sürdürülebilir kılacağımıza eminim”
Bu yılda da ihracatın ekonomik büyümenin ana unsuru olacağına inandığını söyleyen Muş, “Sanayimizde son yıllarda gösterdiğimiz atılımları devam ettireceğimize, ihracatın ve yatırımların itici bir güç olduğu mevcut büyüme ortamını sürdürülebilir kılacağımıza eminim. Şunu herkes iyi bilmeli ki ülkemizin İstiklal ve Milli Mücadele ruhu 103 yıl önce nasılsa, bugün de aynı şekilde mevcudiyetini korumaktadır. Bu noktada, büyük özveri ve gayret ile çalışmalarını sürdüren tüm ihracatçılarımıza şahsım ve milletim adına teşekkürlerimi sunuyorum.” dedi.
Muş, Bakanlık ile sıkı iş birliği içerisinde çalışan Türkiye İhracatçılar Meclisi’nde gerçekleşen seçimler sonucunda göreve gelen TİM Başkanı Mustafa Gültepe’yi ve yeni yönetim kurulunu tebrik etti.
“75 milyar metreküplük yeni doğal gaz keşfi yaptık”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Göktepe-3 kuyusundan dün müjdeli bir haber aldık. Büyük bir titizlikle yürütülen çalışmalar neticesinde hamdolsun, sahada 75 milyar metre küplük yeni doğal gaz keşfi yaptık” açıklamasında bulundu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bahçelievler’deki İstanbul Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesi Açılış Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Konuşmasında, sağlıkta büyük bir hamle gerçekleştirdiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’yi başarıdan başarıya koşturdukları bir diğer başlığın da enerji olduğunu söyledi. “Nükleer enerjiden hidroelektriğe, rüzgârdan jeotermale, güneş enerjisinden petrol ve doğal gaza kadar her alanda ciddi yatırımlar yaptık. Bu alanda ülkemizin gerçek potansiyelini açığa çıkarmanın gayretindeyiz” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir taraftan ülkenin enerji köprüsü olma vasfını güçlendirirken, diğer taraftan enerji kaynaklarını çeşitlendirmeye gayret ettiklerini belirterek, “Çevreci maskesi takan beşinci kol elemanlarının karşı çıkmasına rağmen Akkuyu Nükleer Enerji Santrali projemizle ülkemizi farklı bir lige taşıdık. Karadeniz ve Gabar’daki keşiflerimiz sayesinde enerjide yeni dönemin kapılarını açtık. Sakarya Gaz Sahası’ndaki keşfimiz, milletimiz için kelimenin tam anlamıyla dönüm noktası oldu” diye konuştu.
“Bulanlar ancak arayanlardır” şiarıyla sondaj çalışmalarını kararlılıkla devam ettirdiklerini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Filomuzu yeni gemilerle takviye ettik. Kendi bölgemiz yanında yurt dışında da farklı iş birlikleri geliştirdik. Yani enerjide de bağımsızlığımızı kazanmak için içeride ve dışarıda yoğun mücadele içinde olduk. Şu anda sismik araştırma, sondaj gemilerimiz nerede biliyor musunuz? Ta Somali’de. Oralarda sondaj yapıyorlar. Bu mücadelenin meyvelerini toplamaktan büyük memnuniyet duyuyoruz” ifadelerini kullandı.
“DOĞAL GAZ KEŞFİMİZİN EKONOMİK DEĞERİ 30 MİLYAR DOLAR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugüne kadar Akdeniz’de 11, Karadeniz’de 38 sondaj yaptıklarına işaret ederek, şunları söyledi: “Yedinci nesil sondaj gemimiz Abdülhamid Han ile Göktepe-3 Kuyusu’nda 27 Mart’ta başlayan çalışmalarımız dün itibarıyla tamamlandı. 2 bin 154 metre su derinliğinde açılan 49 günlük sondaj log ve test operasyonları sonucunda 3 bin 500 metre derinlikte tamamlanan Göktepe-3 Kuyusu’ndan dün müjdeli bir haber aldık. Büyük titizlikle yürütülen çalışmalar neticesinde hamdolsun sahada 75 milyar metreküplük yeni doğal gaz keşfi yaptık. Bu miktarla konutlarımızın ihtiyacını yaklaşık üç buçuk yıl boyunca tek başına karşılayacağız. Doğal gaz keşfimizin ekonomik değeri ise 30 milyar dolardır. Sahanın geliştirilmesinde Sakarya Projesi için yaptığımız yatırımlarla yüzer üretim platformunu kullanacağız. Dolayısıyla sahanın ekonomik katkısı çok daha büyük olacak. Yeni keşfimizin ülkemize, milletimize hayırlı olmasını diliyorum.”
Keşifte emeği geçen herkese teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Önümüzdeki döneme dair şunu da ifade etmek istiyorum. Karadeniz’deki üretimin ilk fazının tamamlandığının müjdesini vermiştik. Günlük 9,5 milyon metreküp üretimle 4 milyon hanenin ihtiyacını Karadeniz’den karşılıyoruz. 2026 yılında ikinci fazla üretimi iki katına, 2028 yılında üçüncü fazla dört katına çıkarmayı hedefliyoruz. Enerjide de tam bağımsız Türkiye hedefimize ulaşana kadar durmadan, dinlenmeden, eleştirilere ve engellere aldırmadan yola devam edeceğiz” şeklinde konuştu.
“Çukurova Uluslararası Havalimanı, Akdeniz Bölgesi’nin kalkınmasında lokomotif rolü üstlenecek”
Genç Gazeteciler Adana
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çukurova Uluslararası Havalimanı açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Havalimanımız, yolcu taşımacılığının yanı sıra bölgemizin ihracatında da çarpan etkisi yapacak. Adana ve Mersin ile birlikte Akdeniz Bölgesi’nin tamamının kalkınmasında lokomotif rolü üstlenecek böyle bir eseri ülkemize kazandırmaktan gurur duyuyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Mersin’in Tarsus ilçesinde yapımı tamamlanan Çukurova Uluslararası Havalimanı’nın açılış törenine katılarak bir konuşma yaptı.
Havalimanının Adana ve Mersin ile tüm bölgeye, tüm Türkiye’ye ve 85 milyonun her bir ferdine hayırlı olması temennisinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, eserin bölgeye kazandırılmasında emeği geçen herkese teşekkür etti.
“HAVALİMANI’NIN YILLIK KAPASİTESİ 9 MİLYON KİŞİDİR”
Adana ve Mersin’in yanı sıra geniş bir alana hizmet verecek bir vizyon projesini daha hayata geçirmenin haklı gururunu yaşadıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu bilgileri verdi: “Bugün sadece bir havalimanı değil, Yenicemizden tüm Türkiye’ye, hatta tüm dünyaya yeni, modern, estetik bir kapı açıyoruz. Çukurova’nın eşsiz güzellikteki sembollerinin her köşesine işlendiği havalimanımızın dünya standartlarında bir eser olduğunu görüyoruz. Burada bazı rakamları kısaca paylaşmak istiyoruz; Çukurova Uluslararası Havalimanı’nın yıllık kapasitesi 9 milyon kişidir. Terminal alanı 110 bin metrekarelik büyüklüğe sahiptir. 3 bin 500 metre uzunluğunda ve 60 metre gövde genişliğindeki ana pistine en geniş gövdeli yolcu uçakları dahi iniş-kalkış yapabilecektir. Ana piste ilaveten ayrıca 3 bin 500 metre uzunluğunda ve 45 metre gövde genişliğinde yardımcı pist vardır. Tüm bunlarla birlikte 2 adet yüksek sürat taksi yolu, 48 uçak kapasiteli yaklaşık 279 bin metrekare apronu, 21 uçak kapasiteli yaklaşık 56 bin metrekare genel havacılık apronu, yer hizmetleri, araç park yeri, nöbetçi kulübeleri ve çevre güvenlik yoluyla havalimanımız en üst standartta imkânlarla donatılmıştır. Üst yapı tesislerimizin toplam kapalı alan 214 bin 180 metrekareyi buluyor.”
“DEVLETİN BÜTÇESİNDEN TEK KURUŞ HARCAMADAN BU ESERLERİN İNŞASINI TAMAMLADIK”
Havalimanının inşasında bölgenin sembollerini ve mimari özelliklerini kullanmaya ihtimam gösterildiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hava kontrol kulesi ağaç formunda tasarlandı. Bu toprakların simgesi olan pamuk motifleri ile turuncu renk, havalimanımızın süslemesinde özellikle tercih edildi. Akdeniz’de yaşayan tüm kardeşlerimizin benimseyeceği, kendinden bir iz bulacağı, bu coğrafyanın zengin karakterini yansıtan bir yaklaşımla Çukurova Havalimanı’mız inşa edildi” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, son yıllarda ülkeye kazandırdıkları pek çok eseri kamu-özel ortaklığıyla hayata geçirdiklerini anımsatarak şöyle devam etti: “Devletin bütçesinden tek kuruş harcamadan bu eserlerin inşasını tamamladık. Böylece sadece ülkemizin altyapı eksiklerini süratle gidermekle kalmadık, aynı zamanda Türkiye ekonomisine de ciddi katma değer oluşturduk. Milletimizin istifadesine sunduğumuz her bir köprü, otoyol, havalimanı, yatırım rakamlarının çok çok ötesinde ekonomik kazanç sağladı. Çukurova Havalimanı’mızın yapımında da aynı yöntemi uyguladık. Kamu-özel iş birliğiyle inşa edilen havalimanının toplam yatırım miktarı 608 milyon 500 bin avrodur. Devletimiz buradan 25 yıl içinde toplam 297 milyon 100 bin avro kira bedeli elde edecektir. Bu sadece kira bedeli olarak devletimizin kasasına girecek olan tutardır. Havalimanımız, tüm Çukurova’nın ticaretine, turizmine, tarımsal üretimine, ekonomik hayatına önemli katkılar yapacak, doğrudan ve dolaylı olarak yaklaşık 3 bin kişinin istihdamına vesile olacaktır.”
“ÇOK KISA SÜREDE NE KADAR İSABETLİ BİR YATIRIM OLDUĞU GÖRÜLECEK”
Çukurova Uluslararası Havalimanı’nın Adana’ya mesafesinin 35 kilometre, Mersin’e mesafesinin ise 40 kilometre olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Yani her iki şehrimizin de tam ortasında konumlanmıştır. Havalimanımız, Mersin ve Adana’dan hem D400 yolu hem de otoyol üzerinden kolay ulaşım imkânına sahiptir. Adana ve Mersin ile birlikte Osmaniye ve Niğde’ye olan yakınlığıyla da 5 milyonu aşkın insanımıza hizmet verecek. Buranın yapımına başladığımızda eş zamanlı olarak bağlantı yollarının çalışmalarını da başlatmıştık. Havalimanına konforlu, güvenli ve hızlı erişim sağlamak amacıyla 15,9 kilometrelik yolumuzu, bölünmüş yol standardında tamamladık. Proje kapsamında toplam 258 metre uzunluğunda 8 adet tek köprü, 90 metre uzunluğunda 2 adet çift köprü ve 127 metre uzunluğunda farklı seviyeli kavşak inşa ettik. Yol sayesinde, vakitten 494 milyon lira, akaryakıttan 84 milyon lira olmak üzere yıllık toplam 578 milyon lira tasarruf edeceğiz.”
“Tabii sadece kara yolu bağlantılarıyla yetinmiyoruz. Çukurova Havalimanı’mızı Mersin, Adana, Gaziantep hızlı tren hattına entegre ediyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Hat tamamlandığında saatte 200 kilometre hıza ulaşabilecek hızlı trenlerle Mersin ile Adana arası seyahat süresi 35 dakikaya inecek. Adana veya Mersin’den trene binen kardeşlerimiz 23 dakikada havalimanımıza varacak.”
“HAVALİMANIMIZ BÖLGEMİZİN İHRACATINDA DA ÇARPAN ETKİSİ YAPACAK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çukurova Uluslararası Havalimanı’nın yolcu taşımacılığının yanı sıra bölgenin ihracatında da çarpan etkisi yapacağına dikkati çekerek, “Mersin Limanı, Mersin ve Adana organize sanayileri, İskenderun Körfezi sanayi tesisleri, Yumurtalık Serbest Bölgesi gibi sanayi ve ticaret bölgelerinden gelen ürünleri buradan tüm dünyaya göndereceğiz. Burada şunu özellikle söylemek isterim, hem Adanalı hem Mersinli vatandaşlarımız çok kısa sürede bu eserin ne kadar isabetli bir yatırım olduğunu görecekler” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, havalimanının, bölgedeki işletmeleri daha geniş pazarlara açacağını, şirketlerin ihracat potansiyellerini ve rekabet gücünü artıracağını, acil ve kritik malzemelerin teslimatının süratle yapılmasını sağlayarak, birçok hususta ticaretin gelişmesine, tedarik zincirlerinin kesintisiz işlemesine, ekonomik hayatın güçlenmesine yardımcı olacağını söyledi.
Çukurova bölgesinin ürettiği tarım ürünlerinin, artık gecikmeden, bozulma riski olmadan müşterilerine kolayca ulaştırılabileceğine de dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Adana ve Mersin ile birlikte Akdeniz Bölgesi’nin tamamının kalkınmasında lokomotif rolü üstlenecek böyle bir eseri ülkemize kazandırmaktan gurur duyuyoruz” dedi. Eserin inşasında emeği geçenleri tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşlara da “kazasız, sorunsuz seferler” temennisinde bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, özetin özeti mahiyetinde ifade ettiği rakamlara bakmanın bile Çukurova Uluslararası Havalimanı’nın ülke ve bölge açısından faydasını ortaya koymaya yeterli olduğunu vurguladı.
Hangi siyasi partiye gönül verirse versin, bütün vatandaşların böyle bir yatırımdan sevinç ve kıvanç duyması gerektiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şüphesiz bazı yeniliklere alışmak için zamana ihtiyaç vardır. Alışkanlıkları değiştirmek, yeniye uyum sağlamak elbette vakit alır. Bazı vatandaşlarımızın dile getirdiği hususları gayet doğal karşılıyoruz” diye konuştu.
“ŞAKİRPAŞA HAVALİMANI EĞİTİM MERKEZİ OLARAK BÖLGEYE HİZMET VERECEK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugünkü tereddütlerin yerini zamanla memnuniyete bırakacağından en küçük bir şüpheleri dahi olmadığını vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bizim doğal bulmadığımız muhalefetin, ‘İstemezükçü’ tavrıdır. Artık bu huyu bırakmanız lazım. ‘Şakirpaşa Havalimanı’nı kapatacağız.’ böyle diyorlar. Nereden çıktı bu? Böyle bir şey yok. Aydın’da biliyorsunuz bizim bir eğitim merkezimiz var. Şimdi Şakirpaşa Havalimanı işte bir eğitim merkezi olarak ne yapacak? Bölgeye hizmet verecek. Kapatma diye bir şey söz konusu değil. Ama muhalefetin işi gücü hep bu tür yalanları ne yapmak? Uydurmak. Tutmayacak bu yalanlar.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çukurova Uluslararası Havalimanı’na kargo binasının da yapılacağını belirterek, “Şimdi kargo binası da yapıldığı andan itibaren Çukurova gerçekten iç ve dış servislerini yapacak, bir diğer taraftan da kargo servisi olarak hemen arkamdaki o dev tesislerde hizmetini verecek. Çukurova artık her yönüyle güçlü bir iç, dış ve kargo olarak hizmetini sürdürecek” dedi.
“HİZMET VE ESER DÜŞMANLIĞI YAPAN MUHALEFET OLMAZ”
Adana ve Mersin dahil tüm bölgeye katkı sunacak devasa bir eser inşa edildiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Muhalefet, hizmeti sahiplenmek yerine şuna bile çamur atacak, bunu bile kötüleyecek bir bahane mutlaka buluyor. Bir kısmı çarpıtma, bir kısmı manipülasyon olan iddialarla havalimanımızı karalamak için kendilerini paralıyorlar. Adanalı, Mersinli kardeşlerimizi bize karşı kışkırtarak yapılan yatırımı gölgelemeye çalışıyorlar. Açık söylüyorum, böyle siyaset olmaz. Hizmet ve eser düşmanlığı yapan muhalefet olmaz. Allah aşkına dünyanın hangi ülkesinde böyle bir muhalefet vardır. Havalimanından rahatsızlık duyan bir muhalefet olabilir mi? Yatırımı kötüleyerek nereye varmaya çalışıyorsunuz? Vatandaşımızı provoke ederek neyi elde etmeyi hedefliyorsunuz? Hem bu ülkede dikili tek bir ağacınız yok hem de ülkemize çağ atlatacak, hava ulaşımında bizi bir üst lige yükseltecek projelerimize laf söylüyorsunuz, bunun adı siyasi hasetliktir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yıllar, isimler ve yönetimlerin değiştiğini ancak ana muhalefetin hizmete ve yatırıma yaklaşımında “zerre miskal” değişim olmadığını belirterek, “Şayet ülkenin kaynaklarıyla ilgili cümle kurulacaksa eleştirilmesi gereken Çukurova Havalimanı değil, halkın parasını Paris’te har vurup harman savuran müsriflerdir. SGK’ye borç ödemeye, millete hizmet etmeye gelince kasada para yok, fakat cümbür cemaat Paris’te keyif çatmaya gelince paranın sınırı yok. Bunun takdirini de aziz milletime bırakıyorum” ifadelerini kullandı.
“ÇUKUROVA HAVALİMANI’NI DEPREMİ ÖNE SÜREREK ELEŞTİRMEK BİR AKIL TUTULMASI”
Her türlü tenkidine, serzenişine sonuna kadar tahammülleri olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ancak han-ı yağma misali, ülke ve milletin kaynakları üzerinden keyif çatanlara kulaklarımız tıkalıdır. Çukurova Havalimanı’nı depremi öne sürerek eleştirmekse tam bir akıl tutulmasıdır. Soruyorum sizlere daha büyük ve modern bir havalimanımızın olması, deprem yardımlarının ulaştırılmasında elimizi rahatlatır mı? Yoksa muhalefetin iddia ettiği gibi işimizi zorlaştırır mı? Tabii ki kolaylaştırır” ifadelerini kullandı.
Türkiye’de 6 Şubat depremleri gibi bir doğal afet yaşandığında yatırımları ve yardımları götürecek ilave bir havalimanının daha inşa edildiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çukurova Havalimanı’nın devreye girmesiyle afetlere karşı mücadelede devletimizin eli daha da güçlendi” değerlendirmesini yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adana’da çarşamba günü meydana gelen 4,6 ve 4,5 ve 4 büyüklüğündeki üç deprem dolayısıyla Kozanlı ve Adanalılara “geçmiş olsun” dileklerini ileterek, “Rabbim ülkemizi her türlü afetten korusun, diyorum. Vatandaşlarımın şunu bilmesini isterim muhalefetin, Çukurova Uluslararası Havalimanı ile ilgili gündeme taşıdığı iddiaların çoğu hilafıhakikattir” dedi.
Muhalefetin bunu ilk defa yapmadığını, benzer iddia ve ithamlarla daha önce de defalarca karşılaştıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehirlerimize kazandırdığımız her bir esere ‘Ne gerek var’ diyerek, ‘İsraf’ diyerek, ‘Parayı betona gömüyorlar’ diyerek karşı çıktılar. Avrupa’nın en iyi havalimanı seçilen İstanbul Havalimanı’ndan asrın projesi Marmaray’a kadar yapılan her hayırlı işe mutlaka kulp taktılar” diye konuştu.
“MUHALEFET ÇUKUROVA HAVALİMANI’NA DAİR ÖNGÖRÜLERİNDE DE YANILACAK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen yıl açılan Adana 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nden bugüne kadar 18 milyon aracın geçtiği, ağustosun ilk haftasında İstanbul Havalimanı’nın günlük ortalama 1502 uçuşla Avrupa’nın en yoğun havalimanı olduğu bilgisini paylaşarak, şunları kaydetti: “Bu başarı örneklerini çoğaltmak mümkündür. Yani bunların gereksiz dediği yatırımların tamamı, misyonunu fazlasıyla yerine getirdi, ekonomiye katkı yaptı. Emin olun yine aynısı burada da yaşanacak. Muhalefet Çukurova Havalimanı’na dair öngörülerinde de yanılacak.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çukurova Uluslararası Havalimanı’nın depremle mücadele, ticaret, turizm ve diğer alanlarda Adana ve Mersin’e çok ciddi artılarının olacağını belirtti.
Yoğun nüfuslu yerleşim yerlerinin tam ortasında kalan ve şehrin ihtiyaçlarını artık karşılayamayan Şakirpaşa Havalimanı’nın da kapatılmayacağını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bu yalanı devam ettirmek ahlaksızlıktır. Maalesef bu ahlaksızlarla biz yarış edemeyiz. Biz sadece dürüstlüğün örneğini vermek suretiyle milletimize hizmette yolumuza devam edeceğiz. Şakirpaşa farklı görevler üstlenmek suretiyle Türk havacılığına hizmet etmeyi sürdürecek. Ticari uçuşlar haricindeki eğitim uçuşları, orman söndürme amaçlı hava araçları ve İHA, SİHA gibi havacılık faaliyetleri Şakirpaşa’dan gerçekleştirilecek. Ticari uçuşlar için Çukurova’yı, eğitim, afetle mücadele ve güvenlikle ilgili çalışmalarda ise Şakirpaşa’yı kullanacağız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çukurova Uluslararası Havalimanı’nın açılışıyla hava yolunu halkın yolu hâline getirme hedeflerine bir adım daha yaklaştıklarını ifade etti.
“UÇULAN ÜLKE SAYISI 50 İKEN BUGÜN 131 ÜLKEYE UÇUŞ GERÇEKLEŞTİRİLİYOR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 22 yılda özellikle hava ulaşımına çok büyük yatırımlar yaptıklarını, aktif havalimanı sayısını 26’dan 58’e çıkardıklarını aktararak, 2053 yılında bu sayıyı 61’e yükseltmeyi hedeflediklerini bildirdi.
Terminallerin yolcu kapasitesini 60 milyondan 338 milyona yükselttiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Günde 303 ton olan hava yolu kargo kapasitemiz 2 bin 615 ton seviyelerini buldu. Yurt dışında sadece 60 noktaya uçuş yapılırken bunu 283 ilaveyle 343’e taşıdık. Uçulan ülke sayısı 50 iken bugün 131 ülkeye uçuş gerçekleştiriliyor. Göreve geldiğimizde 489 olan toplam hava aracı sayımızı yüzde 270 artışla 1838’e ulaştırdık. Bunlar sadece hava yolu taşımacılığında yaptıklarımız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kara yollarında da bölünmüş yol uzunluğunu 6 bin 100 kilometreden, 23 bin 300 kilometre ilaveyle 29 bin 400 kilometreye çıkardıklarını, otoyollarda da 1714 kilometre olan ağa 2 bin 12 kilometre daha ekleyerek 3 bin 726 kilometrenin üzerine taşıdıklarını anlattı.
Türkiye’yi yüksek hızlı tren konforuyla tanıştırdıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2002’de yüksek hızlı tren hattı yokken şu an 2 bin 32 kilometre uzunluğunda hatta sahip olduklarını söyledi.
“AKDENİZ SAHİL YOLU’YLA ANTALYA İLE MERSİN’İ BİRLEŞTİRİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin tamamına hizmet ederken Adana ve Mersin’i ihmal etmediklerini vurguladı. Her iki ile de ulaşım ve iletişim altyapısına güncel rakamla toplam 200 milyar liranın üzerinde yatırım yaptıklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Mevcut 483 kilometrelik güzergahı 43 kilometre kısaltan 440 kilometre uzunluğundaki Akdeniz Sahil Yolu’yla Antalya ile Mersin’i birleştiriyoruz. Proje kapsamında toplam 51,2 kilometre uzunluğunda 33 adet tünel, bunun yanında 77 adet köprü inşa ediyoruz. Proje tamamlandığında 9 saat 30 dakika süren seyahat süresini inşallah 4 buçuk saate indireceğiz. Adana Konteyner Limanıyla Çukurova bölgemizi Orta Doğu ve Orta Asya ülkelerine deniz üzerinden bağlayacağız.”
Yenice türküsünün “Yenice yolları bükülür gider. Zülüf ak gerdana dökülür gider. Yiğidin sevdiği güzel olunca ömrü arkasından sökülür gider” sözlerini paylaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rabb’im ömür verdikçe işte bugün olduğu gibi Adana’nın, Mersin’in ve Çukurova’nın güzel insanları için çalışmaya, ter dökmeye, yeni eserler ve hizmetlerle şehirlerimize hizmet etmeye devam edeceğiz. Dünyayı kalbura koyup elesek Çukurovalı kardeşlerim gibi yar bulunmaz. Adana’yla, Mersin’le, Çukurova ile bizim aramızı kimse bozamaz” dedi.
ÇUKUROVA ULUSLARARASI HAVALİMANI’NA İLK UÇUŞU CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’IN UÇAĞI YAPTI
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı taşıyan özel uçak “TC-CAN”, yapımı tamamlanan Çukurova Uluslararası Havalimanı’na ilk inişi yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı taşıyan uçak, İstanbul’dan havalanmasının ardından saat 15.32’de Çukurova Uluslararası Havalimanı’na indi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, uçağın inişi sırasında kokpitte yer aldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı taşıyan uçağın, havalimanına ilk inen uçak olması dolayısıyla havacılıkta gelenek olan su püskürme seremonisi yapıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı uçaktan inişinde apronda, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ve diğer yetkililer karşıladı. Törenin yapıldığı alana Bakan Uraloğlu’nun kullandığı akülü araçla geçen Cumhurbaşkanı Erdoğan, havalimanında incelemelerde bulundu.
Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan törende, havalimanın tanıtımının yer adlığı video gösterimi yapıldı.
Konuşmaların ardından, havalimanı açılışı dolayısıyla Mersin Müftüsü Aydın Yığman dua etti. Havalimanın açılış kurdelesi Cumhurbaşkanı Erdoğan ve protokoldekiler tarafından kesildi.
Günün anısına Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a havalimanının ilk biniş kartını takdim etti.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.