Connect with us

Dünya

“İsveç ve Finlandiya, NATO’ya üye olacaklarsa Türkiye’nin güvenlik endişelerini dikkate almak zorundalar”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Zirvesi’ne katılmak üzere İspanya’ya hareketinden önce yaptığı açıklamada, “İsveç ve Finlandiya, NATO’ya üye olacaklarsa ittifakın 70 yıllık mensubu Türkiye’nin güvenlik endişelerini dikkate almak zorundalar. Bunun aksi düşünülemez” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, devlet ve hükûmet başkanlarının katılımıyla düzenlenen NATO Zirvesi’ne katılmak üzere İspanya’ya hareketinden önce Esenboğa Havalimanı’nda gazetecilere açıklamalarda bulundu.

Konuşmasına, kendisini dinleyenleri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, katılacağı zirvenin, Ukrayna’daki savaşın devam ettiği kritik bir dönemde gerçekleştiğini söyledi. Madrid’de, NATO’nun Avrupa Atlantik coğrafyasının güvenliği bakımından oynadığı asli rolün teyit edileceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirvenin aynı zamanda ittifakın kendini değişen güvenlik ortamına adapte etmesi bakımından önemli bir kilometre taşı olacağını ifade etti.

Bu alanda, NATO’ya gelecek vadede yön verecek yeni stratejik konseptin kabul edileceğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirve oturumlarında, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın ittifaka yansımalarının, NATO’nun caydırıcılık ve savunma gayretlerinin, terörizmle mücadele başta olmak üzere güneydeki tehdit ve meydan okumaların ele alınacağını aktardı.

“TEHDİTLERİN ÇEŞİTLENEREK ARTTIĞI BU DÖNEMDE MÜTTEFİKLERİMİZLE BİRLİKTE MADRİD’DE İTTİFAKA VERDİĞİMİZ ÖNEMİ TEYİT EDECEĞİZ”

Zirveden temel beklentilerinin, ittifak dayanışmasının koşulsuz biçimde ortaya konulması olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Müttefiklerimizden, terörizmin tüm tür ve tezahürleriyle mücadelede ayrım yapmamalarını, bir müttefike yönelik tehdidin aslında NATO’nun geneline yönelik tehdit anlamına geldiğini görmelerini bekliyoruz” diye konuştu.

İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya üyelik başvurularının ardından yaşanan sürecin zirve bağlamında öne çıkan konulardan biri olacağını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bu konuya dair yaklaşımını herkesin bildiğini söyledi.

En başından beri Türkiye’nin hayati çıkarlarını tehdit eden PKK ile PYD/YPG başta olmak üzere her türlü uzantısının bu ülkelerde rahatça hareket etmelerine mani olunmasına dair beklentileri olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu haklı tutumumuzu zirve vesilesiyle bir kere daha açıkça anlatacağım. İkili görüşmelerimde de bu konu gündemde olacak. Bugün Madrid’e gittiğimizde İsveç Başbakanı ve Finlandiya Cumhurbaşkanı ile Genel Sekreterin de katılacağı bir dörtlü zirve gerçekleştireceğiz. NATO üyeliği çeşitli sorumlulukları da beraberinde getiriyor. İsveç ve Finlandiya NATO’ya üye olacaklarsa, ittifakın 70 yıllık mensubu Türkiye’nin güvenlik endişelerini dikkate almak zorundalar. Bunun aksi düşünülemez.”

Türkiye’nin, Ukrayna’daki savaşın bir an önce sona erdirilmesi için iki tarafla da temas hâlinde olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, müzakerelerde yaşanan en önemli ilerlemenin Mart ayında İstanbul’da düzenlenen toplantı olduğunu anımsattı.

Zirvede, müttefiklerin Ukrayna’ya desteği sürerken NATO’nun çözüm yolunda bir vizyon ortaya koyması gerektiğini de vurgulayacağını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Türkiye, NATO misyon ve harekâtlarına en fazla katkı yapan ilk beş müttefikten biri olarak üzerine düşeni fazlasıyla yerine getirmektedir. Karada, denizde ve havada en ileri teknolojilerden de yararlanarak ittifaka ciddi kuvvet ve yetenek sağlıyor. Aynı zamanda NATO sınırları da olan güney hududumuzun ötesinde terörizmin ve Suriye başta olmak üzere göç hareketlerinin önlenmesinde kritik roller üstlenen bir ülkeyiz. Tehditlerin çeşitlenerek arttığı bu dönemde müttefiklerimizle birlikte Madrid’de ittifaka verdiğimiz önemi teyit edeceğiz. Zirve marjında bazı müttefik ülke, devlet ve hükûmet başkanlarıyla ikili görüşmeler yapacağım. Bu görüşmelerde hem gündemimizdeki ikili meseleleri hem NATO bünyesindeki iş birliğimizi hem de küresel gündemi özellikle değerlendireceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu sabah hayatını kaybeden beyaz perdenin güçlü isimlerinden Cüneyt Arkın’a Allah’tan rahmet, ailesine, yakınlarına ve sanatseverlere de başsağlığı diledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı.

“NATO’NUN 70 YILLIK ÜYESİYİZ”

“NATO’daki dörtlü zirveden Türkiye’nin umduğu somut adımların atılmasını bekliyor musunuz? Toplantı sonrası Türkiye’nin, her iki ülkenin üyeliğine ilişkin tavrında bir değişiklik olabilir mi?” sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Beklemekten öte biz, NATO’nun 70 yıllık bir üyesiyiz. Türkiye rastgele NATO’ya katılmış bir ülke değil” cevabını verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu sabah Sayın Biden ile de bir görüşme yaptık. Bu akşam veya yarın tekrar bir araya gelme arzusunu ifade etti, biz de ‘olabilir’ dedik. Dün itibariyle gerek Sayın İbrahim Kalın Bey’i gerekse Sedat (Önal) Bey’i Brüksel’e gönderdik. Onlar zaten ön görüşmeleri orada yaptılar. Gidince yapılan görüşmeleri de kendilerinden alacağız. Ve bu arada da biz dörtlü görüşmeyi Stoltenberg’in riyasetinde tekrar yapacağız. Ve burada Finlandiya Cumhurbaşkanı, İsveç Başbakanı birlikte bu dörtlü görüşmeyi yapıp hangi noktaya geldiklerini göreceğiz. Biz kuru laf istemiyoruz, netice istiyoruz. Artık biz orta sahada top çevirmekten bıktık. Şu an itibariyle de bunlar hep laf üretiyorlar, konuşuyorlar. Aynı günün akşamı İsveç devlet televizyonunda bakıyorsunuz bu terörist başlarından bir tanesi çıkmış, orada söyleşi yapıyor. Ve bu söyleşide de bize veriyor veriştiriyor. Öbür tarafta ne diyor İsveç yöneticileri? ‘Biz, şu anda bunları terörist olarak kabul etmiyoruz’ diyorlar. Öbür taraftan Stockholm caddelerinde yürüyüş yapıyorlar, yürüyüş yaparken İsveç polisinin kontrolü, denetimi bunlar üzerinde. Ve bu şekilde bu yürüyüşler yaptırılıyor.”

Sadece İsveç’te değil, aynı şeyin Almanya, Hollanda, Yunanistan’da da olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunların yoğun bir şekilde devam ettiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları ifade etti: “Bir taraftan bakıyorsunuz beş artı dört, dokuz tane Amerikan üssü Yunanistan’da kuruluyor. Peki, bunu niye kurdunuz, neye karşı kurdunuz? Verdikleri cevap şu, ‘Rusya’ya karşı.’ Ne demek Rusya’ya karşı? Ne yaptınız Rusya’ya karşı kurdunuz da? İşiniz gücünüz S-400. ‘S-400 aşağı, S-400 yukarı’, hep laf. Bunları da Sayın Biden ile bu akşam veya yarın yapacağımız görüşmede ona da yine dile getireceğiz. Ama unutmayalım ki biz, Danimarka’da, Norveç’te hep bunları yaşadık. Her türlü terörist saldırıya uğradık ve bunlardan en ufak bir tavır görmedik. Bunları anlatacağız.”

“TÜRKİYE’NİN DURUŞUNDAN TAVİZ VERMEYECEĞİZ”

Zirvede yapacağı ikili görüşmeler ve ABD Başkanı Joe Biden ile görüşmesinin gündemine ilişkin soru üzerine, ABD ile en önemli görüşmenin F-16 meselesi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “F-16 meselesi şu anda hâlâ masada, ortada yine bir oyalama taktiği gidiyor” diye konuştu.

Mart ayında Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis ile İstanbul’da yemekli bir görüşme yaptıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmede “Bundan böyle artık görüşmelerimizi bire bir yapalım, aramıza üçüncü kişileri sokmayalım” şeklinde mutabakat sağladıklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle konuştu: “Aradan iki, üç hafta geçti, Amerika’ya gitti ve Senato’da yaptığı konuşmada saldırdığı yer neresi oldu? Yine Türkiye oldu. İşte F-16 meselesi vesaire bunlar gündeme getirildi. Artık biz bunların ne olduğunu, kim olduğunu gayet iyi biliyoruz. Bize karşı biliyorsunuz 15 Temmuz darbe girişimini yapan FETÖ’nün en önemli sığınağı neresi oldu? Yunanistan oldu. Türkiye’den kaçanlar gerek Edirne’den gerek farklı yollardan hep nereyi tercih ettiler? Yunanistan’ı tercih ettiler. O dönemin başbakanıyla da görüştüm, ‘Süratle biz gerekli müdahaleyi yapacağız’ demesine rağmen bu teröristleri bunlar el bebek gül bebek beslediler, ondan sonra da Yunanistan üzerinden Avrupa’nın değişik ülkelerine uğurladılar. Bunları artık biz yutmuyoruz. Dolayısıyla da Türkiye’ye karşı şahsiyetli bir duruş bekliyoruz. Şahsiyetli bir duruş göstermeyenlere karşı tavrımız bellidir ve Türkiye’nin özellikle duruşundan biz taviz vermeyeceğiz ve aynı şekilde yürüyüşümüzü devam ettireceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Zirve marjında Yunanistan tarafından bir görüşme talebi gelmesi hâlinde yanıtınız ne olacak? Ankara-Atina hattındaki gerilimi zirve gündemine taşımayı düşünüyor musunuz?” sorusuna şu cevabı verdi: “İkili bir görüşmeyi benim Miçotakis ile yapmam mümkün değil, bunu açıkladım. Sizler demek ki bizi iyi takip etmiyorsunuz. Bizim Yunanistan ile bu yıl olması gereken neyimiz vardı? Bir defa yüksek düzeyli stratejik konsey toplantımız vardı. Ne dedim? Biz bunu kaldırdık. Artık Yunanistan ile yüksek düzeyli stratejik konsey diye bir toplantı yapılması mümkün değil, bitti o iş. Şimdi bunu bitirmiş bir lider kalkıp da Miçotakis’in oradaki talebine evet diyebilir mi? Hayır, bitti o iş, o kapıyı kapattık. Bundan sonra kendilerine çekidüzen verecekler. Çekidüzen vermeleri hâlinde hangi düzeyde bu tür görüşmeler yapılır, yapılmaz onu ondan sonra planlar, yol haritamızı çizeriz.”

İttifak bünyesinde “güney kanadına” ilişkin terörizm oturumu düzenleneceği hatırlatılarak, “Türkiye’nin bu bölgede rolü büyük ve sizin burada mesajınız neler olur?” sorusunun yöneltilmesi üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Burada en önemli güç neresi? Türkiye. Türkiye gibi bir gücü NATO kaybetmeyi göze alabilir mi? Kolay değil 70 yıl ve NATO içinde Türkiye ilk beşin içinde yer alan bir ülke, her yönüyle. Bu gücünü NATO için bugüne kadar istikrarlı bir şekilde kullanmıştır, hiç taviz vermeden. Şimdi bundan sonraki süreçte de bu tavizsiz yürüyüşümüzü aynı şekilde devam ettirme kararlılığındayız. Bugün de yine NATO Liderler Zirvesi’nde bugüne kadar yapılanlar, Türkiye’ye yapılanlara karşı, özellikle bu beşinci madde gündeme getirilmek suretiyle, peki siz bütün bu terörle mücadelede binlerce tır araç, gereç, silah, Türkiye’deki özellikle güneyde veya Türkiye içindeki bu teröristlere bunlar verildiği hâlde acaba NATO burada ne yaptı? En ufak bir müdahale bunlara karşı yaptı mı? NATO’nun bir numaralı ülkesi Amerika. Tırlar dolusu silahlar Amerika’dan geldi. Bu sabah konuştuk kendisiyle ama şimdi akşam veya yarın görüşmemizde kendisine bunları yine söyleyeceğim.”

“Nasıl NATO’da paydaş ülkeyiz veya omuz omuza vermiş iki ülkeyiz ki bütün silahlar PKK’ya, YPG’ye bunlar gönderiliyor” diye konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bu silahlar kime karşı kullanılıyor? Yunanistan’dakileri ‘Rusya’ya karşı’ dediniz. Peki, bizim güneyimizdeki bu terör örgütlerinin inlerine gelen bu silahlar, onlar kime karşı kullanılıyor? Onlar da Türkiye’ye karşı kullanılıyor. Daha önce de söylediğim gibi yine NATO’da paydaşımız Fransa. Fransa’nın Lafarge… Çimento üretimi yapan fabrikasının yine aynı şekilde Suriye’nin kuzeyindeki fabrikalarında Lafarge’ın yatırımlarıyla mağaralar yapıldı, yerin altında evler kuruldu. Bunları defaatle söylememize rağmen en ufak bir müdahale oldu mu? Olmadı. En önemli kaynaklardan bir tanesi. Yapmadılar. Artık biz bunları tanıyoruz, çok iyi tanıyoruz. Ama bunları da tabii peyderpey gündeme getirmenin gayreti içinde olacağız.”

Rusya-Ukrayna Savaşı kaynaklı tahıl krizinin çözümünde “kırmızı hat diplomasisi”nin yürütüldüğü anımsatılarak sözü edilen dörtlü zirve takviminin ve Türkiye’nin sahada operasyonun neresinde olacağının sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu anda bazı takvim belirleme çalışmaları olayların gelişmesine göre olur. Olaylar nasıl gelişiyor, bu gelişmeye göre de siz takviminizi belirlersiniz. Olaylar, bazı yerlerde bakıyorsunuz çok su altı gidiyor, ama bazı yerlerde artık su üstüne çıkıyor. Dolayısıyla bu gelişmelere göre de biz Türkiye olarak yol haritamızı anlık veyahut süratle belirler, gerekli müdahalemizi de anında yaparız” ifadelerini kullandı.

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra kararlarını imzaladı

Yüksek Askerî Şûra (YAŞ) kararları, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından imzalandı.

Toplantı sonrası yapılan açıklamada şu hususlar kaydedildi:

“1. 04 Ağustos 2026 tarihinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN Başkanlığında icra edilen, 2026 yılı Yüksek Askerî Şûra toplantısında, Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli general/amiral ve albaylardan;

a) Bir üst rütbeye yükseltilecekler,

b) Görev süresi uzatılacaklar,

c) Kadrosuzluktan emekliye sevk edileceklerin durumları görüşülerek, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’ın onayı ile karara bağlanmıştır.

  1. 30 Ağustos 2026 tarihinden geçerli olmak üzere;

a) 25 general ve amiral bir üst rütbeye, 69 albay ise general ve amiralliğe yükseltilmiştir.

b) 24 generalin görev süreleri bir yıl, 530 albayın görev süreleri ise iki yıl süre ile uzatılmıştır.

c) 2 general yaş haddi nedeniyle 01 Eylül 2026 tarihinden, 61 general ve amiral kadrosuzluk nedeniyle 30 Ağustos 2026 tarihinden geçerli olarak emekliye sevk edilmiştir.

ç) Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment TATLIOĞLU’nun görev süresinin bir yıl uzatılmasına karar verilmiştir.

d) Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal KADIOĞLU kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edildiğinden, Hava Kuvvetleri Komutanlığına Muharip Hava Kuvveti Komutanı Orgeneral Rafet DALKIRAN atanmıştır.

e) Halen 328 olan general ve amiral sayısı, 30 Ağustos 2026 tarihi itibarıyla 334 olacaktır.

  1. 30 Ağustos 2026 tarihinden geçerli olmak üzere;

a) Hv.K.K.lığından Korgeneral Erdoğan GÜR Orgeneralliğe; K.K.K.lığından Tümgeneraller Burhan AKTAŞ, Ertan İNALTEKİN ve Alparslan KILINÇ Korgeneralliğe; Dz.K.K.lığından Tümamiraller Ramazan ÖZOĞUL ve Erhan AYDIN Koramiralliğe; Hv.K.K.lığından Tümgeneral Kemal TURAN Korgeneralliğe terfi ettirilmişlerdir.

b) K.K.K.lığından Tuğgeneraller Şükrü BİLİR, Mustafa BÜYÜKKÖROĞLU, İsmail ÖZCAN, Şener KOPAL, Ahmet AŞIK, Bülent TANRIVERDİ, Mehmet AÇIK, Mustafa YETER, Coşkun ÇELİK, Ömer Şahin SELVİ, Yüksel KOLCU, İsmail ANALI ve Hakan DURMAZPINAR Tümgeneralliğe; Dz.K.K.lığından Tuğamiraller Erhan AKBAYRAK, Yücel DARCAN, Eren GÜNAY ve Kenan Kaan TÜRKKAN Tümamiralliğe; Hv.K.K.lığından Tuğgeneral Cihangir Kemal YÜZÇELİK Tümgeneralliğe terfi ettirilmişlerdir.

4) Bir üst rütbeye yükselen, görev süreleri uzatılan general, amiral ve albayların yeni rütbe ve görevlerinin Milletimize, Devletimize, Silahlı Kuvvetlerimize ve ailelerine hayırlı olmasını dileriz.

5) Büyük bir özveri ve onurla görev sürelerini tamamlayarak emekliye ayrılacak olan general, amiral ve albaylara hizmetlerinden dolayı teşekkür eder, hayatlarının yeni dönemlerinde, kendilerine ve ailelerine mutluluk ve esenlikler temenni ederiz.”

HABER BURADA

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra üyeleriyle birlikte Anıtkabir’i ziyaret etti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra (YAŞ) Toplantısı öncesinde, YAŞ üyeleriyle birlikte Anıtkabir’i ziyaret etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Aslanlı Yol’un başındaki yerini almasının ardından başlayan törene, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu ve Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ay yıldız motifli çelengi Atatürk’ün mozolesine bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığındaki heyet, mozoleye çıkan merdivenin önünde fotoğraf çektirdikten sonra Misak-ı Millî Kulesi’ne geçti.

Burada Anıtkabir Özel Defteri’ni imzalayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, deftere şunları yazdı: “Aziz Atatürk,

2026 yılı Yüksek Askerî Şûra Toplantısı öncesinde Şûra üyeleri olarak bugün bir kez daha huzurlarınızdayız. Zatıalinizle birlikte Malazgirt Zaferimizden bu yana yaklaşık bin yıldır vatanımız olan bu topraklarda şanlı bayrağımızın gururla dalgalanması ve milletimizin özgürce yaşaması için can veren tüm kahramanlarımızı rahmetle yâd ediyoruz.

Bölgemizde çatışmaların ve gerilimlerin tırmandığı bir dönemde icra ettiğimiz Şura toplantımızın ülkemiz, milletimiz ve Türk Silahlı Kuvvetlerimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyoruz. Yüksek disiplini, üstün görev bilinci, milli iradeye bağlılığı ve artan caydırıcılığıyla Türk Silahlı Kuvvetlerimiz içinden geçtiğimiz zorlu konjonktürde milletimizin güven kaynağı olmayı sürdürmektedir.

Ruhun şad olsun.”

HABER BURADA

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bölgemizin kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Başbakanı ez-Zeydi ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bölgemizin artık savaş, terör ve çatışmayla değil; kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin ve terörsüz bölge vizyonumuzun gerçeğe dönüşmesi için Iraklı kardeşlerimizle yakın diyalog hâlindeyiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi ile gerçekleştirdiği görüşmelerin ve imzalanan anlaşmaların ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek, açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Başbakanı ez-Zeydi’yi bölgenin içinden geçtiği zorlu dönemde üstlendiği görev için tekrar tebrik etti. Eski Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani ile de ilişkileri kurumsal temelde güçlendirmeye matuf stratejik adımlar attıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yakaladıkları bu ivmeyi Irak Başbakanı ez-Zeydi ile daha ileri noktalara taşıyacaklarına inandıklarını belirterek, Türkiye olarak Irak Başbakanı ez-Zeydi’ye ihtiyaç duyduğu her alanda destek vermeye hazır olduklarını bildirdi.

Bu kardeşlik zemini temelinde ilişkileri kapsamlı şekilde değerlendirdiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İran, Suriye ve Filistin başta olmak üzere bölgesel gelişmeler hakkında fikir teatisinde bulunduk. İlişkilerimizi daha da ileri taşıyacak belgeleri huzurlarımızda az önce imzaladık” diye konuştu.

“IRAK’IN HUZUR VE İSTİKRARINI ÜLKEMİZİN DURUMUNDAN AYRI TUTMADIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin yanı başındaki savaş ortamının etkisiyle görüşmelerde güvenlik, terörle mücadele, enerji ve ulaştırma konularının bir hayli yer tuttuğunu ifade ederek, şunları kaydetti: “Komşumuz Irak, maalesef bu savaş ve istikrarsızlık ortamından en çok etkilenen ülkelerden biridir. Biz, geçmişten bu yana Irak’ın huzur ve istikrarını ülkemizin durumundan ayrı tutmadık, tutmayız. Bölgemizin artık savaş, terör ve çatışmayla değil, kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin ve terörsüz bölge vizyonumuzun gerçeğe dönüşmesi için Iraklı kardeşlerimizle yakın diyalog hâlindeyiz. İnşallah her iki ülkeye de ağır bedeller ödeten bu meseleyi kalıcı olarak gündemimizden çıkartacağız. Öte yandan, Irak’ın ihtiyaç duyduğu savunma sanayi ürünlerinin tedariki noktasında da üzerimize düşeni yapmaya hazırız.”

“HEDEFİMİZ, EN YAKIN ZAMANDA KAPSAMLI ENERJİ İŞ BİRLİĞİ ANLAŞMASI İMZALANMASIDIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu savaş ortamının kendilerini sadece savunma konusunda değil, enerji ve ulaştırma alanlarında iş birliklerini derinleştirmeye sevk ettiğine dikkati çekti.

“Körfez bölgesinin dünya ile bağlantısının Irak üzerinden sağlanmasını esas alan Kalkınma Yolu Projesi’nin mevcut gelişmeler karşısında her zamankinden daha önemli hâle geldiğini görüyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu konuda Sayın Başbakan’ın da güçlü bir iradeye sahip olduğunu memnuniyetle müşahede ettim. İş birliğimizin bir diğer önemli başlığı enerjidir. Türkiye-Irak Ham Petrol Boru Hattı Anlaşması dün itibarıyla sona erdi. Şimdi hedefimiz, en yakın zamanda iki tarafın da faydasına olacak kapsamlı enerji iş birliği anlaşması imzalanmasıdır. British Petrol’ün operatörlüğünü yürüttüğü Kerkük üretim sahasında Türkiye Petrollerine ortaklık verilmiştir. Bugün imzalanan anlaşma, enerji alanındaki ortaklık açısından tarihî bir adım olmuştur.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iklim değişikliğinden etkilenen iki komşu ülke olarak suyun sürdürülebilir kullanımına yönelik iş birliğinin ilerletilmesi yönündeki iradelerinin tam olduğunu söyledi.

Bu noktada Türkiye olarak üzerlerine düşeni yaptıklarını, su konusunu akılcı, bilimsel ve insani temelde daimî bir iş birliği alanı olarak gördüklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Irak ile geçtiğimiz yıl 17 milyar dolara yaklaşan ticaret hacmimizi çok daha ileri seviyelere taşımayı istiyoruz. Bu çerçevede Sayın Başbakan’ın heyetindeki bakanların, iş insanlarımız, müteahhitlerimiz ve yatırımcılarımızdan oluşan geniş bir heyetle bir araya gelmesini de son derece önemli bulduğumu ifade etmek istiyorum.” şeklinde konuştu.

“IRAK’TAN 1 MİLYON VARİL PETROL İHTİYACIMIZI KARŞILAR”

Irak Başbakanı ez-Zeydi ile güncel bölgesel gelişmeler hakkındaki görüşlerinin büyük ölçüde benzer olduğunu memnuniyetle müşahede ettiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak’ın bölgesiyle bütünleşmesine yönelik çabaları ve bilhassa Suriye ile temaslarını yapıcı adımlar olarak görüp desteklediklerini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak’ın beşerî zenginliğinin vazgeçilmez bir parçası olan ve aralarındaki kardeşliğin en sağlam dayanağını teşkil eden Irak Türkmenlerine Irak Başbakanı ez-Zeydi’nin de hassasiyetle yaklaştığını gördüğünü ifade ederek, “Heyetinde, Irak Türkmen Cephesi Genel Başkanı ve Kerkük Valisi Selman Ağaoğlu kardeşimize yer vermesini özellikle anlamlı buluyorum. Sayın Zeydi’ye ziyaretleri için bir kez daha teşekkür ediyor, istişarelerimizin ve aldığımız kararların hayırlara vesile olmasını diliyorum” dedi.

Irak Başbakanı ez-Zeydi’nin konuşmasında “Türkiye’ye günde 1 milyon varil biz petrol verebiliriz” dediğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Başka yere diyor muhtaç olmayın. 1 milyon varil. Evet Sayın Bakan, sağa sola muhtaç olmaya gerek yok. Hemen komşumuz Irak’tan inşallah 1 milyon varil petrolü buraya transfer ettik mi ihtiyacımızı karşılar” değerlendirmesinde bulundu.

IRAK BAŞBAKANI EZ-ZEYDİ: “BU ZİYARETİMİZ ASIRLAR ÖNCESİNE DAYANAN İLİŞKİLERİMİZİN PEKİŞTİRİLMESİNİN BİR NİŞANESİDİR”

Irak Başbakanı ez-Zeydi, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bir araya gelmekten ve Türkiye ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Irak Başbakanı ez-Zeydi, “Bizim bu ziyaretimiz protokol icabı değil, asırlar öncesine dayanan ilişkilerimizin pekiştirilmesinin bir nişanesidir” dedi.

Irak Başbakanı ez-Zeydi, iki ülkenin aynı coğrafyayı, uygarlığı ve su kaynaklarını paylaştığına işaret ederek görüşmelerde enerji, ulaştırma, eğitim, su ve diğer birçok konunun ele alındığını belirtti.

Türkiye ile Irak arasındaki ilişkilere dair Irak Başbakanı ez-Zeydi, “Bu ilişkilerin daha da yüceltilmesi, güçlendirilmesi için çalışıyoruz. Kardeşlik içerisinde bir ortaklık arzu ediyoruz ve özellikle Kalkınma Yolu Projesi üzerinde çalışıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı’yla (görüşmede) dedim ki: ‘Bize aslında coğrafya doğal olarak iki nehir vermiş. Biz üçüncü nehrin de artık ekonomi nehri olmasını istiyoruz.’ Ve bu da tabii ki Kalkınma Yolu’dur” diye konuştu.

Irak Başbakanı ez-Zeydi, Türkiye ve Irak’ın Doğu ile Batı’nın birbirine bağlanmasını sağlayacağına dikkati çekerek “Irak ile Türkiye arasındaki ilişkiler daha da ileri gidecektir. Ekonomik kaynaklarımızı da yücelteceğiz, büyüteceğiz, enerji alanında da daha fazla petrol pompalayacağız” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Yani günde 1 milyon varil biz Türkiye’ye petrol verebiliriz diyor” ifadeleri üzerine Irak Başbakanı ez-Zeydi, “Evet doğru, 1 milyon” dedi.

TÜRKİYE İLE IRAK ARASINDA İMZALANAN ANLAŞMALAR

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Irak Başbakanı ez-Zeydi’nin huzurunda, iki ülke arasında beş anlaşma imzalandı.

Bu kapsamda, “Eğitim ve Akademik İşbirliği Mutabakat Muhtırası”, Polis Akademisi Başkanı Murat Balcı ile Irak Başbakanı ve Silahlı Kuvvetler Komutanı Özel Kalem Müdürü General Abdulemir Şammari tarafından imzalandı.

“Gençlik ve Spor Alanlarında Mutabakat Zaptı”na, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ile Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin imza attı.

“Sınai Mülkiyet Alanında İşbirliği Mutabakat Zaptı”na ise Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile Irak Maliye Bakanı Falih Sari tarafından imzalandı.

“Fişhabur-Ovaköy Sınır Kapısı Üzerinden Demiryolu ve Karayolu Taşımacılığına İlişkin Mutabakat Zaptı” ile “Doğal Kaynaklar Karşılığında Irak Cumhuriyeti İçerisinde Ulaştırma Altyapısının Geliştirilmesine İlişkin Çerçeve Mutabakat Zaptı” da Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ve Irak Ulaştırma Bakanı Veheb Selman Muhammed tarafından imzalandı.

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

HABER BURADA

DÜNYA

seers cmp badge