Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti 30. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı kapanış oturumunda yaptığı konuşmada, “İçeride; hiçbir vatandaşımıza kendisini sahipsiz hissettirmeyecek, insanlarımızın tamamını her alanda en ileri özgürlüklere ve hizmetlere kavuşturacak adımlar atmaya devam edeceğiz. Dışarıda; Suriye’den Irak’a, Libya’dan Karabağ’a, Balkanlardan Afrika’ya, Karadeniz’den Akdeniz’e, velhasıl mazlumun olduğu her yerde onurlu duruşumuzu koruyarak siyasetimizi yapacağız” dedi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kızılcahamam’da düzenlenen AK Parti 30. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nın kapanış oturumunda bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hamdolsun kazasız belasız bir şekilde tamamlanan LGS sınavına giren tüm öğrencilerimize tekrar başarılar diliyorum. Rabbim, evlatlarımıza emeklerinin karşılığını göstersin, aileleriyle birlikte kendilerini nice güzel, huzurlu, hayırlı günlere kavuştursun” ifadesini kullandı.
AK Parti’nin, istişareyle kurulduğunu, bugüne kadar da her seviyede ve zeminde istişare kültürünü yaşatmış bir parti olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendi aralarındaki istişareleri düzenli olarak sürdürürken en büyük istişareyi de milletle yaptıklarını ifade etti.
Teşkilatlarla milletvekilleriyle belediye başkanlarıyla kesintisiz bir şekilde sürdürdükleri bu istişarelerin hem parti çalışmalarında hem de kabine faaliyetlerinde en önemli yol gösterici olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu anlayışla gerçekleştirdiğimiz oturumlarda, Meclis çalışmalarından teşkilat faaliyetlerine kadar partimizin gündemindeki hususlar hazırunla paylaşılmıştır. Güvenlik, dış politika, ekonomi, tarım, enerji gibi başlıklar altında bakanlarımızın yaptıkları kapsamlı sunumların arkadaşlarımız için bilgilendirici olduğuna inanıyorum” diye konuştu.
Kendisinin başkanlık ettiği genel değerlendirme bölümünün de yöneltilen sorular ve bunlara verilen cevaplar yanında salonda bulunanların katkılarıyla gerçekleştirildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Parti yöneticilerimiz ve bakanlarımız kendi alanlarıyla ilgili sorulara verdikleri ayrıntılı cevaplarla toplantının en verimli şekilde yürümesini temin ettiler. Biz de gerektiğinde kendi uhdemizdeki bilgileri ve yaklaşımları siz değerli arkadaşlarımızla paylaştık. Gerek oturumlarda gerekse soru-cevap kısımlarında arkadaşlarımızın donanımları, motivasyonları ve kararlılıklarıyla 2023’e hazırlanmakta olduklarını görmekten memnuniyet duydum” şeklinde konuştu.
“BİZLERİN DOĞRULARLA KAPATMADIĞI HER BOŞLUK BİRİLERİ TARAFINDAN YALANLAR VE İFTİRALARLA DOLDURULUYOR”
Toplantıdaki bilgilendirme ve değerlendirmeler sonucunda ortaya çıkan tablonun, illerdeki teşkilat mensuplarına ve millete ciddi ve kararlı olarak aktarılmasını isteyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Böylece kafalardaki istifhamları ve gönüllerdeki kırgınlıkları gidererek 2023’e daha güçlü bir şekilde hazırlanabiliriz. Bizlerin doğrularla kapatmadığı her boşluğun birileri tarafından yalanlar ve iftiralarla doldurulduğunu biliyorsunuz. Ülkemizde maalesef şahsım, AK Parti, kadrolarımız ve politikalarımız hakkında söylenen her yalana inanmaya hazır bir kitle var. Bunların bir kısmı cehaletten, bir kısmı ihanetten sürekli fitne ateşini körüklemektedir. Türkiye’nin ve Türk milletinin felaketi pahasına kendilerine ikbal devşirmeye çalışanlar belki her dönemde vardı ama hiçbir zaman bu kadar hırslı ve cüretkâr değillerdi. Biz bunlarla mücadele ederken bazen üslubumuzu ve tavrımızı sertleştirmek mecburiyetinde kalıyoruz. Emin olun bu sertliğin tek sebebi, ülkemize ve milletimize karşı mesuliyetlerimizin gereğini yerine getirme kaygısıdır. Meydanı boş bulup önlerine gelen her şeyi yıkarak, karşılarına çıkan herkesi itip kakarak yol almaya çalışanlara eyvallah etmek bize yakışmaz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının bir bölümünde, İstiklal Şairi Mehmet Akif Ersoy’un, “Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem. Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem. Biri ecdadıma saldırdı mı, hatta boğarım. Boğamazsam da hiç olmazsa yanımdan kovarım. Üç buçuk soysuzun ardından zağarlık yapamam. Hele hak namına haksızlığa ölsem tapamam. Doğduğumdan beridir aşığım istiklale. Bana hiç tasmalık etmiş değil altın lale. Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum? Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boyunum. Kanayan bir yara gördüm mü yanar ta ciğerim. Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim. Adam aldırma da geç git, diyemem, aldırırım. Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım. Zalimin hasmıyım amma severim mazlumu” dizelerini okudu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz de hangi bedelleri ödersek ödeyelim zalimin hasmı, mazlumun hamisi olmayı sürdüreceğiz. İçeride hiçbir vatandaşımıza kendisini sahipsiz hissettirmeyecek, insanlarımızın tamamını her alanda en ileri özgürlüklere ve hizmetlere kavuşturacak adımlar atmaya devam edeceğiz” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, dışarıda ise Suriye’den Irak’a, Libya’dan Karabağ’a, Balkanlar’dan Afrika’ya, Karadeniz’den Akdeniz’e mazlumun olduğu her yerde bu onurlu duruşlarını koruyarak siyasetlerini yapacaklarını belirtti.
“DEMOKRASİ VE KALKINMA MÜCADELEMİZİ DAHA İLERİYE TAŞIYACAĞIZ”
“Demokrasi ve kalkınma mücadelemizi ülkemize eser kazandıracak, milletimize hizmet edecek bir anlayışla hep daha ileriye taşıyacağız” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Üstadın, ‘Yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya.’ dediği gibi biz de hak bildiğimiz yolda mücadeleden asla geri durmayacağız. Aslını inkâr eden haramzadeler her gün bir başka kılığa bürünebilir, her gün bir başka dille konuşabilir; kimse bizden böyle bir tavır, böyle bir üslup, böyle bir kişilik sergilememizi beklemesin. Bu fakir kendini bildi bileli böyledir; değişmedim ve değişmeyeceğim. Biz Hakk’a ram olduk halka hizmet için. Çırpındık, çırpınıyoruz. Allah ömür, millet de yetki verdikçe inşallah yoluna da böyle devam edecek, böyle devam edeceğiz. AK Parti kurulduğu günden beri bu ilkelerle milletin huzuruna çıkmıştır, aynı şekilde yola devam etmekte kararlıdır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adana’da düzenlenen “Bir Gençlik Şöleni”nde, AK Parti’nin milletin her kesimi gibi gençlerin de gönlünde nasıl sarsılmaz bir taht kurduğuna şahitlik ettiklerini söyledi. Pek çok partinin en büyük mitinglerinde bir araya getirebildiği insanın katbekat fazlası gençle Yeni Adana Stadı’nda buluştuklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şölen dönüşünde meydana gelen trafik kazasında yaşamını yitiren üç gence rahmet diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, önümüzdeki seçimlerde 6 milyonu aşkın gencin ilk defa sandık başına gideceğini belirterek, gençlere ulaşacak bu tür organizasyonların, bu tür kanalların öneminin kendiliğinden ortaya çıkacağını dile getirdi.
Sosyal medyada troller vasıtasıyla oluşturulan algılara kesinlikle bakmadıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Statlara sığmayan AK Parti gençliğine bakıyoruz. İktidarımızda 20 yılımıza ulaşmamızı da halka ve Hakk’a hizmet yolunda çalışmamıza borçluyuz. İnşallah aynı hasbi ve gayretli mücadele ile daha uzun yıllar milletimizin emrinde olmayı sürdüreceğiz. Kardeşlerim, AK Parti saflarındaki herhangi bir arkadaşımızın ülkemize ve milletimize hizmet karnesi, diğer partilerin başkanları dâhil tüm mensuplarının tamamını üst üste koysanız yetişemeyeceği seviyededir” değerlendirmesinde bulundu.
“BÜYÜK VE GÜÇLÜ TÜRKİYE HEDEFLERİNDEN RAHATSIZ OLANLAR HÜKÛMETİ HEDEF ALIYOR”
Eser ve hizmet siyasetinin, AK Parti’nin kimliğinin en belirgin vasfı hâline gelmesinin boşuna olmadığını, bunun altında çok büyük emek ve çaba yattığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Geçtiğimiz 20 yılda, dünyadaki büyük altyapı yatırımlarının neredeyse yarısına bizim tek başımıza imza atmamız herhâlde tesadüf olmasa gerek. Yine geçtiğimiz 20 yılda, Avrupa Birliği üyeliği konusunda ülkemize verilen sözlerin tutulmamasına rağmen demokrasi ve özgürlüklerde dünyada en büyük sessiz devrimleri gerçekleştirmemiz de herhâlde tesadüf değildir. Bugün Türkiye’nin güvenlik krizleriyle ve ekonomik sarsıntılarla boğuşan dünyada, potansiyelini en çok geliştiren ve kullanan ülke olarak öne çıkması, AK Parti’nin son 20 yılda kazandırdığı güçlü altyapı sayesindedir” şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, büyük ve güçlü Türkiye hedeflerinden rahatsız olanların doğrudan kendilerini ve hükûmeti hedef almasının gerisinde, Türkiye’nin geldiği seviyeden duyulan hazımsızlığın olduğunu ifade ederek, şöyle devam etti: “Akıl ve vicdan sahibi hiç kimsenin inkâr edemeyeceği bir gerçektir ki dünyada her kim bu kardeşinize saldırıyorsa aslında Türkiye’ye saldırıyor demektir. Dünyada her kim AK Parti’yi ve Cumhur İttifakı’nı kötülüyorsa aslında Türkiye’yi hedef alıyor demektir. Ülke içindeki aparatların tek yaptıkları, ellerine tutuşturulan senaryolardaki rollerini oynamaktır. İşte bunun için diyoruz ki, CHP’nin başındaki zat da onun kurduğu masanın çevresinde oturanlar da altına gizlenenler de birer kukladan ibarettir. Ama şunu çok açık net söylüyorum, biz asıl kavgamızı onların ağababalarına karşı veriyoruz. Üstelik bu kavga yeni bir kavga değil, son 2 asırdır milletimizin neredeyse her günü, bu kavganın farklı aktörler ve hadiseler üzerinden cereyan eden tezahürleri ile geçmiştir.”
Selçuklu’dan başlayarak bu toprakları millete çok gören, kendi tarih ve medeniyet tasavvurlarında açılan yaraların intikamı peşinde koşanların, Cumhuriyet döneminde de boş durmadığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, batıdan doğuya, kuzeyden güneye ülkenin dört bir yanında hâlen yaşanan sorunların köküne bakıldığında, hep bu kadim kavganın izlerinin görüleceğini söyledi.
“BİZİM YOLUMUZ, DÜN OLDUĞU GİBİ BUGÜNDE YA İSTİKLAL YA ÖLÜM YOLUDUR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tarih ve medeniyet şuuru olmayanların teslimiyeti çağdaşlık sanarak tutundukları dalların gövdesinin ulu bir çınar değil, çürük bir kabuk olduğu gerçeğini milletimiz millî mücadele ile ispatlamıştır. Bugün de aynı gafletle çürük kabuklara sarılanların akıbeti, 1919’da Samsun’da başlayıp 29 Ekim’de Ankara’da yeni devletimizin ilanıyla biten süreçteki mandacı zihniyetin akıbetinden farklı olmayacaktır. Bizim yolumuz, dün olduğu gibi bugünde ya istiklal ya ölüm yoludur. Bizim yöntemimiz dün olduğu gibi bugün de ‘hattı müdafaa yoktur sathı müdafaa vardır, o satıh tüm vatandır’ ilkesidir” şeklinde konuştu.
Hayallerinin, dün olduğu gibi bugün de millet ve devletiyle güçlü, gözü hep geleceğe dönük bir Türkiye’nin inşası olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “En zayıf, en yorgun, en bitkin zamanımızda nasıl bu anlayışla yedi düveli arkasına alanları denize döktüysek, bugün de aynı inanç ve irade ile ülkemizi 2023 hedeflerine ulaştıracak, 2053 vizyonuna kavuşturacağız. Genel Başkanı’ndan sandık müşahidine kadar AK Parti ailesinin her bir ferdi işte bu şuur ve heyecanla yoluna devam etmektedir. Siyaset hayatları boyunca ülkenin ve milletin hayrına yaptıkları tek bir iş dahi olmayanların bu hissiyatı ve azmi anlamasını beklemiyoruz. Bizim isteğimiz, ‘gölge etme başka ihsan istemem’ diyen filozof misali, bunların büyük ve güçlü Türkiye’nin inşasına çelme takmamaları, takozluk yapmamalıdır. Türkiye, geçmişte takoz siyasetinden, istismar siyasetinden, etnik ve inanç kökenli ayrıştırma siyasetinden çok çekti. Milletimizin bu tür kavgalar yüzünden ödediği bedellerin telafisi için 20 yıldır gece gündüz çalışıyoruz, bunun için ülkemize 20 yılda asırlık yol kat ettirdiğimizi rahmetli Özal’ın deyimiyle ‘Türkiye’ye çağ atlattığımızı’ söylüyoruz. Verdiğimiz demokrasi ve kalkınma mücadelesi, 85 milyon vatandaşımızın her birinin hayatını olumlu yönde değiştirmiş, geliştirmiş ve ilerletmiştir. Tüm bunları muhalefet adı altında hep karşımıza dikilen kifayetsiz muhterislere rağmen başardık. Bugün de onlara rağmen Türkiye’yi bölgesinin lideri, dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri hâline getirmenin mücadelesini veriyoruz. İnşallah hiç endişe etmeyin bunu da başaracağız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bölgesel ve küresel gelişmeler konusunda sergilediği ilkeli tutumun dışarıda birilerini rahatsız etmesini anladıklarını söyledi.
Kendilerini asıl düşündüren konunun içeride aynı tezleri dillendirenlerin kimin nam ve hesabına çalıştığı olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hâlbuki Türkiye’nin 99 yıllık cumhuriyet tarihi de bizim 20 yıllık iktidarımız da ülkemize verilip tutulmayan sözlerin çetelesini tutmakla geçmiştir. Bu konuda ülkemize haksız ithamlar yöneltenler, verdikleri sözleri yerine getirmemenin ötesinde hukuksuzluğu ve bozgunculuğu adet edinenleri de hep baş tacı yapmışlardır” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Misakımillî sınırlarından Ege’deki adalara, Yunanistan ve Fransa’nın NATO’ya yeniden dönüşünden Kıbrıs Rum kesiminin Avrupa Birliği üyeliğine kadar bunun sayısız örneği bulunduğunu belirterek, “Bunların hiçbiri verilen sözlerin tutulması değildir. Son dönemde bize NATO’nun genişlemesi konusunda esnek olmayı telkin edenlerin terör örgütleriyle ilişkilerini sorgulamaktan ısrarla kaçması kararlı duruşumuzun haklılığını ispatlamaktadır. Bu konuda muhataplarımıza deklare ettiğimiz beklentilerimiz karşılanmadan tutum değişikliğine gitmeyeceğiz” dedi.
Batı’nın kendi güvenlik ve refahını koruma üzerine kurduğu küresel yönetim sisteminin siyasi ve ekonomik boyutuyla çatırdadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Birleşmiş Milletler’in ve Güvenlik Konseyi’nin reforme edilmesi konusunda yıllardır dile getirdiğimiz teklifin isabeti de yaşanan her gelişmeyle beraber tekrar tekrar görülüyor. Evet, ‘Dünya beşten büyüktür’ ve şimdi kendileri bunu söylemeye başladılar. ‘Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ni reforme edelim’ diyorlar. ‘Daimi üye, geçici üye’ artık bunun olmayacağını, olamayacağını konuşmaya başladılar. Allah ömür verirse onu da göreceğiz ve dediğimize gelecekler” değerlendirmesinde bulundu.
Küresel ekonominin üretim ve tedarik zincirlerindeki bozulmayla başlayıp finansal dengesizliklerle giderek genişleyen yıkıcı etkilerini yakından takip ettiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
“İşte Rusya-Ukrayna savaşında olduğu gibi buyurun Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi herhangi bir şeyi başarabiliyor mu, herhangi bir kararı alabiliyor mu ve şu anda bütün bu olaylar karşısında Ukrayna ile ilgili verebildikleri bir karar var mı? Yok. Rusya ile ilgili var mı? Yok. Zaten olmaz ki. Niye? Rusya, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin şu anda bir üyesi. İki dudağının arasından ne çıkarsa o Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin alacağı kararı ne yapıyor, tamamıyla tersine çeviriyor. Olay bu kadar basit. Öyleyse şimdi biz her zaman söylediğimiz adımı atıyoruz, yatırım, istihdam, üretim, ihracat, cari fazla yoluyla büyüme esasına dayalı Türkiye ekonomi modeliyle bu sıkıntılı süreci ülkemiz için avantaja çevirecek adımları atıyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, gelişmiş ülkeler bile küresel buhran karşısında kendi içlerine kapanmaya yönelirken, kendilerinin dünyaya daha çok açıldıklarını ve hedeflerinin çıtasını daha yükseğe taşıdıklarını dile getirerek, “Ülkemiz, Suriye kaynaklı düzensiz göçü 11 yıldır başarıyla yönetirken, Ukrayna savaşının ardından Avrupa’nın yaşadığı paniği ibretle takip ediyoruz. Şeytanın bile aklına gelmeyecek nice siyasi, sosyal ve ekonomik oyunla ülkemizi karıştırmaya çalışanların kendi canlarının derdine düşerken sergilediği çaresizliği istihza ile izliyoruz. Duamız, dünyanın içinden geçtiği bu kritik dönemi bir an önce geride bırakarak tüm insanlık için hayırlı dersler çıkarmış bir şekilde yoluna devam etmesidir” dedi.
Tüm bunları söylerken, insanların günlük hayatlarında yaşadıkları sıkıntıları asla hafife almadıklarını, görmezden gelmediklerini ve kulak arkası etmediklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Tam tersine bir yandan küresel denklemler içinde ülkemize yol açmaya çalışırken diğer yandan da insanlarımızın üzerindeki hayat pahalılığı yükünü azaltmanın çarelerini arıyoruz. Kur ve enflasyondan kaynaklanan maliyet artışlarıyla izah edilemeyecek düzeyde fiyat artışı yaşanan her kalemi mercek altına aldık. Önümüzde konuttan otomobile, gıdadan elektroniğe, inşaat malzemelerinden tekstile uzanan bir liste var. TÜİK’in açıkladığı mayıs ayı verileri enflasyonun artık aşağı yönlü bir eğilime girdiğini göstermektedir. Petrol fiyatlarının iki üç katına, doğal gaz fiyatlarının yedi sekiz katına, kömür fiyatlarının 10 katına yükselmesinin müsebbibi biz olmadığımız gibi bu ürünleri çoğunlukla dışarıdan ithal ettiğimiz için fiyat dalgalanmalarına karşı duyarlılığımız fazladır. Sadece biz değil, bu ürünleri dışarıdan alan herkes aynı durumdadır. Piyasaların fiyatlandırma alışkanlığını değiştirmesini sağlayarak hayat pahalılığına bir sınır çekmek için çalışıyoruz. Ücretliler başta olmak üzere her kesimden vatandaşımızın gelirlerini artırarak aradaki farkı kapatacak programlar hazırlıyoruz.”
“HİÇBİR BAŞARIMIZ BİZE ALTIN TEPSİDE SUNULMADI”
Dünyanın, 2. Dünya Savaşı sonrasında yaşadığı en büyük sarsıntıdan Türkiye’yi en az kayıpla çıkarmanın güçlüğünü bildiklerine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bununla birlikte vatandaşlarımıza ülkemizde bunu yapabilecek birikime, hazırlığa, iradeye sahip tek kadronun biz olduğumuzu söylüyoruz. Elini vicdanına koyan, aklını kiraya vermeyen, hırsı gözünü kör etmeyen, nefsine esir düşmemiş herkes bu hakikati kabul edecektir. Seçimlere bir yıl kala böyle bir tabloyla karşı karşıya bulunmamız işimizi elbette biraz daha zorlaştırıyor olabilir ama 20 yıllık tarihimizde bizim hiçbir işimiz kolay olmadı, hiçbir zaferimiz, hiçbir başarımız bize altın tepside sunulmadı. Biz bugünlere akrebin kıskacında yoğurularak geldik. Çalıştık, didindik, sabrettik, azmettik, Allah’a hamdolsun girdiğimiz tüm mücadelelerin hepsinden alnımızın akıyla çıktık. Bugün de aynı başarıyı göstereceğimizden şüpheniz olmasın.”
Tarımsal faaliyetlerin hem çiftçilerin ana geçim kaynağı hem 85 milyonun geleceğine güvenle bakabilmesinin garantisi olması bakımından stratejik bir sektör olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın en önemli tahıl tedarikçileri Rusya ve Ukrayna’nın aralarındaki savaş sebebiyle ortaya çıkan belirsizliğin, tarımda kendine özellikle yeterli olmayan ülkeleri çok ciddi şekilde tedirgin ettiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin kendine yetecek ve hatta çoğu üründe dışarıya satacak kadar üretim yapan bir ülke olduğunu, salgın döneminde bu gerçeği hiçbir gıda ürününün eksikliğini çekmeyerek, hep birlikte gördüklerini ve yaşadıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Tahıl, sebze ve meyve fiyatlarındaki dalgalanmalar üretim eksiğinden değil, bir kısmı maliyetlerin yükselmesinden, bir kısmı piyasa aktörlerinin bazılarının fırsatçılığa yönelmesinden kaynaklanıyor. Bu hususta hazırlıklarımızı tamamlamak üzere olduğumuz yeni düzenlemeleri yakında hayata geçireceğiz. Tabii gerçek ne olursa olsun, muhalefet ve mandacı ekonomistler ‘Buğday ithal ediyoruz’ yaygarasını tekrarlamaktan geri durmuyor. Buğday başta olmak üzere çeşitli ham madde kalemlerindeki yüksek ithalat rakamlarının sebebi, kendi kendine yetersizliğimiz değil, ülkemizin dünyanın en büyük gıda ihracatçılarından biri olmasıdır. Yani biz buğdayı kendi ihtiyacımız için değil, onu işleyip tüm dünyaya ürün olarak satmak için ithal ediyoruz. Bu basit gerçeği göremeyenlerin hezeyanlarıyla zihni bulunanların işlerini rahatlatacak bilgileri her fırsatta kamuoyuyla paylaşmaya özen göstermeliyiz. Hatırlarsanız, çiftçilerimize sık sık dünyadaki olumsuz gelişmelere işaret ederek, bir karış toprağı dahi boş bırakmadan ekim yapmaları tavsiyesinde bulunmuştuk. Hamdolsun yeni hasat dönemine girdiğimiz bugünlerde üretim bölgelerimizden mahsulün bereketli olduğu haberlerini alıyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin 2022 hasat döneminde yapacağı buğday ve arpa alım fiyatları ve teşvik rakamlarına ilişkin şöyle konuştu: “Bu fiyatları belirlerken, çiftçimizin karşılığını alarak üretime devam etmesi yanında, iç ve dış piyasa gelişmeleri ile arz güvenliği için ihtiyacımız olan stokların sağlanması hususlarını da dikkate aldık. Toprak Mahsulleri Ofisimiz, sert ekmeklik buğdaya bu yıl ton başına 6 bin 50 lira alım ve 1000 lira prim bedeli olmak üzere toplam 7 bin 50 lira ödeme yapacaklar. Hayırlı olsun. Ofisimizin arpa alım fiyatı ise ton başına 5 bin 500 lira alım ve 500 lira prim bedeli olmak üzere toplamda 6 bin lira olarak belirlenmiştir.
Prim ödemesinden ürününü Toprak Mahsulleri Ofisimize veren çiftçi kayıt sistemine kayıtlı üreticilerimiz yararlanabilecektir. Toprak Mahsulleri Ofisi’nin alım rakamları, diğer kamu kurum ve kuruluşları için de referans olacak, farklı fiyat uygulamalarına gidilmeyecektir. Üreticilerimiz Toprak Mahsulleri Ofisi, hububat alım primine ilave olarak Tarım ve Orman Bakanlığımızca ödenecek olan mazot, gübre, sertifikalı tohum ve fark ödemesi desteklerini almaya devam edecektir. Destek bizden, gayret sizden, bereketi de Allah’tan diyerek, yeni hasat döneminin ve açıkladığımız alım fiyatlarının çiftçilerimize, milletimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.”
3600 EK GÖSTERGE HAZIRLIKLARI
Uzunca bir süredir, çalışan ve emekli memurlarla ilgili 3600 ek gösterge hazırlığı yürüttüklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, nihayet bu çalışmayı tamamladıklarını ve Meclisin takdirine sunma safhasına getirdiklerini bildirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yarınki Kabine Toplantımızın ardından yapacağımız Millete Sesleniş konuşmamızda bu hazırlığı detaylarıyla anlatacağım. Bugün burada sadece daha önce söz verdiğimiz 4 meslek grubunu değil 5 milyonu aşkın memurumuzun ve emeklilerin tamamını ilgilendiren bir formülle bu meseleyi çözdüğümüzün müjdesini paylaşmak istiyorum” ifadelerini kullandı.
Kuruluşundan bugüne AK Parti’nin çatısı altında emek veren herkesi şükranla yâd eden, ebedi âleme irtihal edenlere Allah’tan rahmet dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, hâlen parti kademelerinde görev üstlenenlere başarılar temenni etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Unutmayın sizler bu ülkede siyaseti merkezi ve çevresiyle yeniden inşa etmiş, demokrasi ve kalkınma atılımlarıyla 20 yılda asırlık işler yapmış, milletin iradesinin üstünde irade olmayacağını darbecilere göstermiş, tarihimizin en köklü yönetim reformunu gerçekleştirmiş, yedi düvel bir araya gelse de diz çöktürememiş bir partinin mensuplarısınız, bir kadronun parçasısınız. Bu ekip için 2023 seçimleri elbette yeni bir sınamadır, ama daha önce 15 tanesini zaferle neticelendirdiğimiz bir sınamadır. Her birinize, 2023’e kadar üzerinize düşenleri hakkıyla yaparak, partimizi bir kez daha sandıktan birinci çıkartacağınıza tüm kalbimle güveniyorum. İstişare ve Değerlendirme Toplantımızın 30’uncusunun bu doğrultuda yeni bir seferberliğin ilk adımı olmasını diliyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra kararlarını imzaladı
Yüksek Askerî Şûra (YAŞ) kararları, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından imzalandı.
Toplantı sonrası yapılan açıklamada şu hususlar kaydedildi:
“1. 04 Ağustos 2026 tarihinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN Başkanlığında icra edilen, 2026 yılı Yüksek Askerî Şûra toplantısında, Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli general/amiral ve albaylardan;
a) Bir üst rütbeye yükseltilecekler,
b) Görev süresi uzatılacaklar,
c) Kadrosuzluktan emekliye sevk edileceklerin durumları görüşülerek, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’ın onayı ile karara bağlanmıştır.
30 Ağustos 2026 tarihinden geçerli olmak üzere;
a) 25 general ve amiral bir üst rütbeye, 69 albay ise general ve amiralliğe yükseltilmiştir.
b) 24 generalin görev süreleri bir yıl, 530 albayın görev süreleri ise iki yıl süre ile uzatılmıştır.
c) 2 general yaş haddi nedeniyle 01 Eylül 2026 tarihinden, 61 general ve amiral kadrosuzluk nedeniyle 30 Ağustos 2026 tarihinden geçerli olarak emekliye sevk edilmiştir.
ç) Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment TATLIOĞLU’nun görev süresinin bir yıl uzatılmasına karar verilmiştir.
d) Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal KADIOĞLU kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edildiğinden, Hava Kuvvetleri Komutanlığına Muharip Hava Kuvveti Komutanı Orgeneral Rafet DALKIRAN atanmıştır.
e) Halen 328 olan general ve amiral sayısı, 30 Ağustos 2026 tarihi itibarıyla 334 olacaktır.
30 Ağustos 2026 tarihinden geçerli olmak üzere;
a) Hv.K.K.lığından Korgeneral Erdoğan GÜR Orgeneralliğe; K.K.K.lığından Tümgeneraller Burhan AKTAŞ, Ertan İNALTEKİN ve Alparslan KILINÇ Korgeneralliğe; Dz.K.K.lığından Tümamiraller Ramazan ÖZOĞUL ve Erhan AYDIN Koramiralliğe; Hv.K.K.lığından Tümgeneral Kemal TURAN Korgeneralliğe terfi ettirilmişlerdir.
b) K.K.K.lığından Tuğgeneraller Şükrü BİLİR, Mustafa BÜYÜKKÖROĞLU, İsmail ÖZCAN, Şener KOPAL, Ahmet AŞIK, Bülent TANRIVERDİ, Mehmet AÇIK, Mustafa YETER, Coşkun ÇELİK, Ömer Şahin SELVİ, Yüksel KOLCU, İsmail ANALI ve Hakan DURMAZPINAR Tümgeneralliğe; Dz.K.K.lığından Tuğamiraller Erhan AKBAYRAK, Yücel DARCAN, Eren GÜNAY ve Kenan Kaan TÜRKKAN Tümamiralliğe; Hv.K.K.lığından Tuğgeneral Cihangir Kemal YÜZÇELİK Tümgeneralliğe terfi ettirilmişlerdir.
4) Bir üst rütbeye yükselen, görev süreleri uzatılan general, amiral ve albayların yeni rütbe ve görevlerinin Milletimize, Devletimize, Silahlı Kuvvetlerimize ve ailelerine hayırlı olmasını dileriz.
5) Büyük bir özveri ve onurla görev sürelerini tamamlayarak emekliye ayrılacak olan general, amiral ve albaylara hizmetlerinden dolayı teşekkür eder, hayatlarının yeni dönemlerinde, kendilerine ve ailelerine mutluluk ve esenlikler temenni ederiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra üyeleriyle birlikte Anıtkabir’i ziyaret etti
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra (YAŞ) Toplantısı öncesinde, YAŞ üyeleriyle birlikte Anıtkabir’i ziyaret etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Aslanlı Yol’un başındaki yerini almasının ardından başlayan törene, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu ve Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel katıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ay yıldız motifli çelengi Atatürk’ün mozolesine bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığındaki heyet, mozoleye çıkan merdivenin önünde fotoğraf çektirdikten sonra Misak-ı Millî Kulesi’ne geçti.
Burada Anıtkabir Özel Defteri’ni imzalayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, deftere şunları yazdı: “Aziz Atatürk,
2026 yılı Yüksek Askerî Şûra Toplantısı öncesinde Şûra üyeleri olarak bugün bir kez daha huzurlarınızdayız. Zatıalinizle birlikte Malazgirt Zaferimizden bu yana yaklaşık bin yıldır vatanımız olan bu topraklarda şanlı bayrağımızın gururla dalgalanması ve milletimizin özgürce yaşaması için can veren tüm kahramanlarımızı rahmetle yâd ediyoruz.
Bölgemizde çatışmaların ve gerilimlerin tırmandığı bir dönemde icra ettiğimiz Şura toplantımızın ülkemiz, milletimiz ve Türk Silahlı Kuvvetlerimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyoruz. Yüksek disiplini, üstün görev bilinci, milli iradeye bağlılığı ve artan caydırıcılığıyla Türk Silahlı Kuvvetlerimiz içinden geçtiğimiz zorlu konjonktürde milletimizin güven kaynağı olmayı sürdürmektedir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bölgemizin kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Başbakanı ez-Zeydi ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bölgemizin artık savaş, terör ve çatışmayla değil; kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin ve terörsüz bölge vizyonumuzun gerçeğe dönüşmesi için Iraklı kardeşlerimizle yakın diyalog hâlindeyiz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi ile gerçekleştirdiği görüşmelerin ve imzalanan anlaşmaların ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek, açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Başbakanı ez-Zeydi’yi bölgenin içinden geçtiği zorlu dönemde üstlendiği görev için tekrar tebrik etti. Eski Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani ile de ilişkileri kurumsal temelde güçlendirmeye matuf stratejik adımlar attıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yakaladıkları bu ivmeyi Irak Başbakanı ez-Zeydi ile daha ileri noktalara taşıyacaklarına inandıklarını belirterek, Türkiye olarak Irak Başbakanı ez-Zeydi’ye ihtiyaç duyduğu her alanda destek vermeye hazır olduklarını bildirdi.
Bu kardeşlik zemini temelinde ilişkileri kapsamlı şekilde değerlendirdiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İran, Suriye ve Filistin başta olmak üzere bölgesel gelişmeler hakkında fikir teatisinde bulunduk. İlişkilerimizi daha da ileri taşıyacak belgeleri huzurlarımızda az önce imzaladık” diye konuştu.
“IRAK’IN HUZUR VE İSTİKRARINI ÜLKEMİZİN DURUMUNDAN AYRI TUTMADIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin yanı başındaki savaş ortamının etkisiyle görüşmelerde güvenlik, terörle mücadele, enerji ve ulaştırma konularının bir hayli yer tuttuğunu ifade ederek, şunları kaydetti: “Komşumuz Irak, maalesef bu savaş ve istikrarsızlık ortamından en çok etkilenen ülkelerden biridir. Biz, geçmişten bu yana Irak’ın huzur ve istikrarını ülkemizin durumundan ayrı tutmadık, tutmayız. Bölgemizin artık savaş, terör ve çatışmayla değil, kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin ve terörsüz bölge vizyonumuzun gerçeğe dönüşmesi için Iraklı kardeşlerimizle yakın diyalog hâlindeyiz. İnşallah her iki ülkeye de ağır bedeller ödeten bu meseleyi kalıcı olarak gündemimizden çıkartacağız. Öte yandan, Irak’ın ihtiyaç duyduğu savunma sanayi ürünlerinin tedariki noktasında da üzerimize düşeni yapmaya hazırız.”
“HEDEFİMİZ, EN YAKIN ZAMANDA KAPSAMLI ENERJİ İŞ BİRLİĞİ ANLAŞMASI İMZALANMASIDIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu savaş ortamının kendilerini sadece savunma konusunda değil, enerji ve ulaştırma alanlarında iş birliklerini derinleştirmeye sevk ettiğine dikkati çekti.
“Körfez bölgesinin dünya ile bağlantısının Irak üzerinden sağlanmasını esas alan Kalkınma Yolu Projesi’nin mevcut gelişmeler karşısında her zamankinden daha önemli hâle geldiğini görüyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu konuda Sayın Başbakan’ın da güçlü bir iradeye sahip olduğunu memnuniyetle müşahede ettim. İş birliğimizin bir diğer önemli başlığı enerjidir. Türkiye-Irak Ham Petrol Boru Hattı Anlaşması dün itibarıyla sona erdi. Şimdi hedefimiz, en yakın zamanda iki tarafın da faydasına olacak kapsamlı enerji iş birliği anlaşması imzalanmasıdır. British Petrol’ün operatörlüğünü yürüttüğü Kerkük üretim sahasında Türkiye Petrollerine ortaklık verilmiştir. Bugün imzalanan anlaşma, enerji alanındaki ortaklık açısından tarihî bir adım olmuştur.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, iklim değişikliğinden etkilenen iki komşu ülke olarak suyun sürdürülebilir kullanımına yönelik iş birliğinin ilerletilmesi yönündeki iradelerinin tam olduğunu söyledi.
Bu noktada Türkiye olarak üzerlerine düşeni yaptıklarını, su konusunu akılcı, bilimsel ve insani temelde daimî bir iş birliği alanı olarak gördüklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Irak ile geçtiğimiz yıl 17 milyar dolara yaklaşan ticaret hacmimizi çok daha ileri seviyelere taşımayı istiyoruz. Bu çerçevede Sayın Başbakan’ın heyetindeki bakanların, iş insanlarımız, müteahhitlerimiz ve yatırımcılarımızdan oluşan geniş bir heyetle bir araya gelmesini de son derece önemli bulduğumu ifade etmek istiyorum.” şeklinde konuştu.
“IRAK’TAN 1 MİLYON VARİL PETROL İHTİYACIMIZI KARŞILAR”
Irak Başbakanı ez-Zeydi ile güncel bölgesel gelişmeler hakkındaki görüşlerinin büyük ölçüde benzer olduğunu memnuniyetle müşahede ettiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak’ın bölgesiyle bütünleşmesine yönelik çabaları ve bilhassa Suriye ile temaslarını yapıcı adımlar olarak görüp desteklediklerini belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak’ın beşerî zenginliğinin vazgeçilmez bir parçası olan ve aralarındaki kardeşliğin en sağlam dayanağını teşkil eden Irak Türkmenlerine Irak Başbakanı ez-Zeydi’nin de hassasiyetle yaklaştığını gördüğünü ifade ederek, “Heyetinde, Irak Türkmen Cephesi Genel Başkanı ve Kerkük Valisi Selman Ağaoğlu kardeşimize yer vermesini özellikle anlamlı buluyorum. Sayın Zeydi’ye ziyaretleri için bir kez daha teşekkür ediyor, istişarelerimizin ve aldığımız kararların hayırlara vesile olmasını diliyorum” dedi.
Irak Başbakanı ez-Zeydi’nin konuşmasında “Türkiye’ye günde 1 milyon varil biz petrol verebiliriz” dediğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Başka yere diyor muhtaç olmayın. 1 milyon varil. Evet Sayın Bakan, sağa sola muhtaç olmaya gerek yok. Hemen komşumuz Irak’tan inşallah 1 milyon varil petrolü buraya transfer ettik mi ihtiyacımızı karşılar” değerlendirmesinde bulundu.
IRAK BAŞBAKANI EZ-ZEYDİ: “BU ZİYARETİMİZ ASIRLAR ÖNCESİNE DAYANAN İLİŞKİLERİMİZİN PEKİŞTİRİLMESİNİN BİR NİŞANESİDİR”
Irak Başbakanı ez-Zeydi, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bir araya gelmekten ve Türkiye ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Irak Başbakanı ez-Zeydi, “Bizim bu ziyaretimiz protokol icabı değil, asırlar öncesine dayanan ilişkilerimizin pekiştirilmesinin bir nişanesidir” dedi.
Irak Başbakanı ez-Zeydi, iki ülkenin aynı coğrafyayı, uygarlığı ve su kaynaklarını paylaştığına işaret ederek görüşmelerde enerji, ulaştırma, eğitim, su ve diğer birçok konunun ele alındığını belirtti.
Türkiye ile Irak arasındaki ilişkilere dair Irak Başbakanı ez-Zeydi, “Bu ilişkilerin daha da yüceltilmesi, güçlendirilmesi için çalışıyoruz. Kardeşlik içerisinde bir ortaklık arzu ediyoruz ve özellikle Kalkınma Yolu Projesi üzerinde çalışıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı’yla (görüşmede) dedim ki: ‘Bize aslında coğrafya doğal olarak iki nehir vermiş. Biz üçüncü nehrin de artık ekonomi nehri olmasını istiyoruz.’ Ve bu da tabii ki Kalkınma Yolu’dur” diye konuştu.
Irak Başbakanı ez-Zeydi, Türkiye ve Irak’ın Doğu ile Batı’nın birbirine bağlanmasını sağlayacağına dikkati çekerek “Irak ile Türkiye arasındaki ilişkiler daha da ileri gidecektir. Ekonomik kaynaklarımızı da yücelteceğiz, büyüteceğiz, enerji alanında da daha fazla petrol pompalayacağız” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Yani günde 1 milyon varil biz Türkiye’ye petrol verebiliriz diyor” ifadeleri üzerine Irak Başbakanı ez-Zeydi, “Evet doğru, 1 milyon” dedi.
TÜRKİYE İLE IRAK ARASINDA İMZALANAN ANLAŞMALAR
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Irak Başbakanı ez-Zeydi’nin huzurunda, iki ülke arasında beş anlaşma imzalandı.
Bu kapsamda, “Eğitim ve Akademik İşbirliği Mutabakat Muhtırası”, Polis Akademisi Başkanı Murat Balcı ile Irak Başbakanı ve Silahlı Kuvvetler Komutanı Özel Kalem Müdürü General Abdulemir Şammari tarafından imzalandı.
“Gençlik ve Spor Alanlarında Mutabakat Zaptı”na, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ile Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin imza attı.
“Sınai Mülkiyet Alanında İşbirliği Mutabakat Zaptı”na ise Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile Irak Maliye Bakanı Falih Sari tarafından imzalandı.
“Fişhabur-Ovaköy Sınır Kapısı Üzerinden Demiryolu ve Karayolu Taşımacılığına İlişkin Mutabakat Zaptı” ile “Doğal Kaynaklar Karşılığında Irak Cumhuriyeti İçerisinde Ulaştırma Altyapısının Geliştirilmesine İlişkin Çerçeve Mutabakat Zaptı” da Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ve Irak Ulaştırma Bakanı Veheb Selman Muhammed tarafından imzalandı.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.