Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen Müstakil Sanayiciler ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) 32. Kuruluş Yıl Dönümü ve “Türkiye’nin Gücü Ödülleri” törenine katıldı.
Törene katılmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizleri böylesine anlamlı bir program vesilesiyle bir araya getiren MÜSİAD yönetimine şahsım, milletim adına şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.
Şahsına gösterdikleri teveccüh için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin Gücü Özel Ödülü’nü hem sizlerin kadirşinaslığının hem de köklü dostluğumuzun, dayanışmamızın yol ve dava arkadaşlığımızın bir nişanesi olarak inşallah ömrüm boyunca iftiharla taşıyacağım” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı şekilde dokuz farklı dalda ödülleri takdim edilen iş, akademi ve basın dünyasının temsilcilerini de tebrik ettiğini belirterek, şöyle devam etti: “Atalarımız ‘Marifet iltifata tabidir. İltifatsız emek zayidir’ diyor. Hangi alanda olursa olsun başarının kendisi kadar o başarının arkasındaki isimlerin emeklerinin de takdir edilmesi, öne çıkartılması gerekir. Hakkı verilen her başarının, hayatta daha büyük başarıların, iş dünyasında daha büyük yatırımların önünü açtığını yakinen biliyoruz. Kimi muhalefet aktörleriyle mandacı ekonomistlerin iş dünyamıza sabah akşam karamsarlık aşıladığı bir dönemde bu yaklaşım çok daha önemlidir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkenin üretimine, ihracatına, istihdamına, sosyal ve akademik gelişimine katkı sağlayan cesur isimlerin ödüllendirilmesini bu bakımdan çok daha anlamlı bulduğunu kaydetti.
Kötümser bir tablo çizmeye çalışan şeamet tellallarına verilen en güzel cevabın az önce ödül alanlar olduğunu dile Cumhurbaşkanı getiren Erdoğan, şöyle konuştu: “Esasen bugün ödül tevcih ettiğimiz isimler Türkiye’nin farklı alanlarda yazdığı başarı hikâyesinin kahramanlarından sadece küçük bir kısmı, küçük bir örneğidir. Edirne’den, Hakkâri’ye, Samsun’dan Gaziantep’e kadar vatanımızın dört bir yanında aralarında kadınlarımızın, gençlerimizin olduğu on binlerce insanımız benzer başarılara imza atıyor. Şu anda 1 milyar dolar ve üstü değerlemeye ulaşan girişim sayımız altıya ulaştı. Türk girişimcilik ekosisteminden çıkan filiz işletmeler pek çok gelişmiş ülkeye teknoloji ihraç eder hâle geldi. Fabrikalarımız çoğu zaman üç vardiya çalışarak siparişlerini yetiştirmeye çabalıyor. Yerli ve yabancı müteşebbislerin yatırım iştahı sürekli artıyor.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, istihdamda 30 milyonun üzerine çıkıldığını vurgulayarak, şunları kaydetti: “Sanayi üretimimiz ve ihracatımız her ay rekorlar kırarak yükseliyor. 2021 yılını 225 milyar dolar ihracatla kapatıp, bu yıl için daha büyük hedefler belirlemiştik. Nisan ayı itibariyle de 12 aylık ihracatımız 240 milyar doları aştı. Enerji hariç, ihracatımızın ithalatı karşılama oranı yüzde 100’ün üzerine çıktı. Bundan 20 sene önce 365 günde ancak 36 milyar dolar ihracat yapabilen Türkiye bugün bu rakamı 30-35 günde gerçekleştirebilir seviyeye ulaştı. Yılsonu hedefimiz olan 250 milyar dolara emin adımlarla ilerliyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’yi ve reel ekonomiyi yakından takip eden herkesin muhalefetin yalanları ile sokak tiyatrolarının ötesindeki bu fotoğrafı çok net gördüğünü söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kim ne derse desin başarı çıtasını sürekli yukarıya taşıyan, kendisini sürekli geliştiren iş dünyamızın yolu da bahtı da açıktır. Hiç endişe etmeyin” diye konuştu.
MÜSİAD Başkanı’nın da ifade ettiği gibi bu ödüllerin güçlü Türkiye’nin güçlü üreticilerinin takdir ve teşvik edildiği bir zemine dönüşeceğine, yeni girişimcilere ve sanayicilere ilham kaynağı olacağına inandığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerinin de tüm imkânlarla Türkiye’nin potansiyeline inanan, büyük ve güçlü Türkiye idealine gönül veren, vizyoner, çalışkan, millet ve memleket sevdalısı iş insanlarının yanında olmayı sürdüreceklerini vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Türkiye’yi 2023 hedeflerine taşıyacak, 2053 vizyonuna kilitleyecek yolun katma değerli ve yenilik odaklı üretimden geçtiğinin çok iyi farkındayız. Bu amaçla başlatmış olduğumuz teknoloji odaklı sanayi hamlesi programımızı hamdolsun yeni alanlara teşmil ederek bütün bu alanlarda başarıya kilitlenmiş vaziyetteyiz. AR-GE’sini ve üretimini ülkemizde gerçekleştireceğimiz, diğer bir deyişle yerlileştireceğimiz 919 yüksek teknolojili ürün belirledik. Hamle programının mobilite çağrısı kapsamında yapılan başvuruların değerlendirilmesi sonucunda Türkiye’ye büyük kazanımlar sağlayacak 31 projenin desteklenmesine karar verdik. Bu projeler için 3,5 milyar lira sabit yatırım ile 161 milyon lira araştırma geliştirme harcaması yapılacak.”
İleri sürüş destek sisteminden akıllı kamera sistemine, elektrikli araçların batarya taşıyıcılarından yenilikçi teknolojiye sahip hafifletilmiş parçalara kadar pek çok ürünü yerli imkânlarla üretmeyi hedeflediklerine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, gelecek dönemde bu kapsama kimya, eczacılık, elektronik gibi yüksek teknolojili diğer sektörleri de ekleyerek hamle programlarını genişletmeyi sürdüreceklerini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, böylece Türkiye’yi kritik teknolojilerin pazarı yerine üreticisi hâline getirme idealini adım adım gerçeğe dönüştüreceklerine dikkati çekerek, “Değerli dostlar, bugün ödül törenimizin yanı sıra MÜSİAD’ın kuruluşunun 32. yılına kavuşmanın heyecanını ve haklı gururunu yaşıyoruz. Kurulduğu günden beri yılmadan, yorulmadan, engellere aldırmadan, Türkiye’nin kalkınmasına, ekonominin büyümesine, Türk demokrasisinin gelişmesine verdiği eşsiz katkılar için MÜSİAD’a yine şahsım, milletim adına teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
MÜSİAD’ın güçlenmesi için samimiyetle çaba harcayan önceki başkanlarına, yönetim kurulu üyelerine, temsilcilerine ayrıca şükranlarını sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Elbette 32 yıllık çileli ve zorlu yolculukta pek çok kardeşimizi ebediyete uğurladık. Bu ülkeden kazandığını yine bu ülke için harcama prensibiyle hareket eden MÜSİAD’ın müteveffa üyelerini bir kez daha rahmetle yâd ediyorum. Rabbim hepsinden razı olsun. Mekânlarını cennet eylesin. MÜSİAD’ın doğuşuna değerli fikirleriyle öncülük eden Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hoca’mızı da burada tazimle anıyor, Rabbimden hocamıza rahmet ve mağfiret diliyorum. MÜSİAD, medeniyet değerlerimizden neşvünema bulan anlayışıyla iş adamı örgütlerimiz içinde şüphesiz özgün bir konuma sahiptir. Geride bıraktığımız 32 yıllık zaman zarfında Türkiye’nin karşılaştığı tüm kritik dönemeçlerde MÜSİAD, bu duruşunu açıkça ortaya koymuştur. Şöyle bir hafızamızı yokladığımızda 28 Şubat’ın sermayenin renklere ayrıldığı karanlık günlerinden vesayetin yeniden hortlatılma çabalarına, Cumhuriyet mitinglerinden Gezi olaylarındaki sokak terörüne, 17-25 Aralık girişiminden 15 Temmuz kanlı darbe teşebbüsüne, Türkiye’nin ekonomik ve siyasi bağımsızlığını hedef alan saldırılara kadar her kritik dönemde MÜSİAD, daima milletin ve millî iradenin yanında saf tutmuştur.”
Sadece ekonomi ve siyasette değil, mazlum ve mağdurlarla dayanışmada da MÜSİAD’ın hep öncü bir rol üstlendiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, MÜSİAD üyelerinin “veren elin, alan elden üstün olduğu” inancıyla Türkiye’nin sınırlarını aşan yardımlar yaptıklarını, kazançlarını, çalışanlarının yanında ihtiyaç sahipleriyle de paylaşarak iş dünyasına örnek olduklarını vurguladı.
MÜSİAD üyelerinin dürüstlük ve güvenilirlikle dünyanın bir ucunda Türkiye’yi en güzel şekilde temsil ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Suriye’nin kuzeyinde olduğu gibi, briket evler de 600-650 briket evin orada inşa edilmesi, sizin attığınız bu güzel adımlardan bir tanesidir. Tabii bu rakamı daha da yükseltebilirseniz bizleri çok daha mutlu edersiniz. Hedef en az 100 bin briket evi orada inşa etmek” değerlendirmesinde bulundu.
“MİLLETİN BAĞRINDAN ÇIKAN MÜSİAD HER YIL BİRAZ DAHA GÜÇLENEREK YOLUNA DEVAM EDİYOR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, helalinden kazanma hassasiyetleriyle asırlara sâri Ahilik geleneğini MÜSİAD’ın ihya ettiğini dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Daha pek çok örneğini sayabileceğimiz bu erdemli tavırlarınızdan dolayı her birinizi tebrik ediyorum. ‘Mevla istikametinizi bozmasın, emeklerimizi zayi etmesin’ diyorum yani birilerinin kalkıp ülkemize hicret eden ama Suriye ama Afganistan ama Irak, İran, fark etmiyor. Biz, muhacirlik ve ensar olma kabiliyetinin ne olduğunu en iyi bilen bir kültürün mensuplarıyız. Muhacirlik nedir? Ensar nedir? Bunu anlamayan, bunu bilmeyenlerle bizim işimiz yok. Biz, sevgili Peygamberimizin, evet muhacirliğini de biliriz, ensar olduğu dönemi de biliriz. Onun için de biz bu yolda aynı anlayışla devam ediyoruz. Suriye’den savaştan çıkıp ülkemize sığınan bu kardeşlerimize sonuna kadar sahip çıkacağız Bay Kemal. Siz ne derseniz deyin, biz oradayız. Biz bu konutları da onun için yapıyoruz. Kendileri arzu ettikleri zaman vatanlarına dönebilirler ama biz onları asla bu topraklardan kovmayız ve kovmayacağız. Birileri çıkmış durmadan laf salatası yapıyorlar. Yok ya. Biz asla, kapımız açık onlara, ev sahipliğimizi yapmaya devam edeceğiz ve onları katillerin eline, kucağına atmayacağız. Onun için de bu süreç içerisinde bu yardımseverliği yapıyorsak yapmaya devam edeceğiz. Zekâttan bu millet anlar. Sadaka-ı cariyeden bu millet anlar ama onlar anlamaz. Dolayısıyla da biz bu yolda aynen yürümeye devam edeceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, çekilen çilelerin, yapılan fedakârlıkların, hukuk ve demokrasi zemininde yürütülen ısrarlı mücadelenin boşa gitmediğini gördüklerini kaydederek, “Milletin değerlerinin yok sayıldığı bir dönemdeki bizatihi milletin bağrından çıkan MÜSİAD, her yıl biraz daha güçlenerek yoluna devam ediyor. Yurt içinde 83 irtibat noktasına, yurt dışında ise 81 ülkede toplam 164 temsilciliğe ulaşan MÜSİAD, bugün 12 binin üzerindeki üyesi ve 60 bine yakın firmasıyla ihracatımızın yüzde 20’sine imza atıyor” şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Afrika’dan Asya’ya, Amerika’dan Uzak Doğu’ya kadar pek çok yerde MÜSİAD üyelerinin “Türk Malı” damgalı ürünlerinin rafları süslediğini söyledi.
Türkiye’nin 81 vilayetinde yaşayan milyonlarca vatandaşın, MÜSİAD üyesi firmalar vesilesiyle istihdam imkânı bulduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, yönetim kuruluyla, komisyonlarıyla, Genç MÜSİAD’ı ile kadın çalışma grubuyla, düzenlediği fuarlar ve organizasyonlarla MÜSİAD’ın ülkeye katkılarını takdirle takip ettiğini dile getirdi.
Ülkenin yatırım potansiyelinin doğru tanıtılmasının, üretim sahalarının geliştirilmesinin, ihracatının arttırılmasına yönelik çalışmaların gerçekleştirileceğini ve MÜSİAD Ticaret Ofisi’nin de önemli bir ihtiyacı gidereceğine inandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, MÜSİAD Başkanı şahsında MÜSİAD yönetimini bu vizyoner projeleri dolayısıyla tebrik ederek, gelecek dönemde çok daha büyük hizmetler ve atılımlar beklediğini kaydetti.
“RASYONALİTEDEN UZAK FİYATLANDIRMA ALIŞKANLIĞIYLA MÜCADELE EDİYORUZ”
İnsanlığın, son asrın en büyük sağlık krizi olarak nitelenen Koronavirüs salgınını geride bırakırken, artçı sarsıntılarıyla mücadelesini sürdürdüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Salgının özellikle ekonomide arz talep dengesini altüst ettiğini, küresel ticaretin işleyişini bozduğunu, tedarik zincirlerinde kırılmalara yol açtığını, emtia ve enerji fiyatlarında çok ciddi artışlara sebep olduğunu görüyoruz. Bu olumsuz küresel ekonomik görünüm, Ukrayna ve Rusya arasında sıcak çatışmaların başlamasıyla beraber daha da kötüleşti. Örneğin, 2022 Mart ayı itibarıyla Avrupa’da doğal gaz fiyatları bir önceki yılın aynı ayına göre yaklaşık yüzde 600 oranında arttı. Yani altı katına çıktı. Benzer fiyat yükselişlerini, gıdadan petrole, navlun fiyatlarından ara mamullere kadar hemen her alanda görmek mümkündür. Katlanarak artan enerji, gıda ve ham madde fiyatları, ne yazık ki tüm dünyada enflasyonu körüklüyor. Aşırı yüksek enflasyon bugün Avrupa ve Amerika bölgesi başta olmak üzere herkesin ortak sorunu hâline gelmiştir. Enflasyon oranı, ABD ve Almanya’da son 40 yılın, Fransa’da son 36 yılın, İngiltere’de son 30 yılın, Avro Bölgesi’nde son 25 yılın zirvesine ulaşmıştır. Dahası birçok ülkede üretim yavaşlamakta, istihdam düşmekte, iç talep zayıflarken, bütçe açıkları ve kamu borçluluğu rekora koşmaktadır. Elbette tüm bu olumsuz gelişmelerden küresel ekonominin bir parçası olan Türk ekonomisi de ister istemez etkileniyor. Üstelik biz, bir de kur baskısı ve eskiden beri en önemli sorunumuz olan rasyonaliteden uzak fiyatlandırma alışkanlığıyla mücadele ediyoruz. “
Bilhassa artan enerji ve ham madde maliyetlerinin, sanayiciler üzerinde ciddi baskı oluşturduğunun farkında olduklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aynı şekilde piyasa fiyatlarında oluşan şişmenin de temel bahanesi, petrol ve enerji fiyatlarındaki aşırı dalgalanmadır. Ancak enerji fakiri olan bir ülke Türkiye. Buna rağmen kullanıcılara yansıyan fiyat bakımından Avrupa dâhil en düşük enerji maliyeti Türkiye’dedir” diye konuştu.
Hükûmet olarak vatandaşın ve işletmelerin kesintisiz enerjiye en uygun fiyatlarla erişimi için tüm imkânları seferber ettiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kendi kaynaklarımızdan enerji üretimini de teşvik ediyoruz. Muhalefetin sabotajlarına rağmen nükleer güç santrallerimizi devreye almak için gece-gündüz demeden çalışıyoruz. Akkuyu devam ediyor. İnşallah nükleer güç santralimiz olarak Akkuyu’yu 2023 sonuna kadar bitireceğiz. Bunun yanında 18 Mart Çanakkale Köprümüzü bitirdik ve milletimizin, tüm insanlığın emrine sunduk. Bütün bunlarla beraber birer hafta aralıklarla Tokat Havalimanı’nın açılışını da yaptık. O da sadece Tokatlıların değil, tüm insanlığın emrine amade. Dünyada beş tane deniz üzerinde havalimanı var. Bunun iki tanesi bizde. Birisi Giresun Ordu Havalimanı, şimdi ikincisinin de Rize Artvin Havalimanı olarak cumartesi günü açılışını yapıyoruz. Durmak yok, yola devam ediyoruz ama birileri de maalesef sadece boş boş konuşup duruyorlar. Bütün bu yapılanlar ortada. Artık benim Artvinli, Rizeli vatandaşım İstanbul’dan uçağa binecek 1 saat 45 dakikada hemen Rize Artvin Havalimanı’na inecek. Oradan da yarım saatte, bilemedin 45 dakikada evine ulaşacak.”
Göreve geldiklerinde Türkiye genelinde 26 havalimanı, şimdi ise 57 havalimanı olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 76 üniversite varken şimdi 207 üniversitenin bulunduğunu anımsattı.
Sağlık alanında da 19 şehir hastanesi kurduklarını, yapımlarının da devam ettiğini dile getiren Erdoğan, hastane olmayan ilin bulunmadığının altını çizerek, “Eğer bunlar olmamış olsaydı, biz bu Koronavirüs belasını öyle rahat rahat atlatabilir miydik? Elhamdülillah bunların varlığı, işimizi kolay kıldı” sözlerini sarf etti.
Karadeniz’de keşfettikleri doğal gazı bir an önce ülke sistemine bağlamak için yoğun çaba harcadıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ayrıca yeni sahalarda sismik arama ve sondaj faaliyetlerimizi aralıksız sürdürüyoruz. Şu anda 4 tane sondaj gemimiz, 2 tane de sismik araştırma yapan gemimiz var. Göreve geldiğimizde bizim böyle gemilerimiz yoktu ama şimdi artık kendimize ait gemilerimiz var. Bunlarla artık hem sismik araştırmalarımızı yapıyoruz hem sondaj çalışmalarını yapıyoruz” bilgisini paylaştı.
Bütün bunların yanında asgari ücretten memur ve emekli maaşlarına kadar her alanda vatandaşların hayat standardını koruyacak adımlar attıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, asgari ücret artışının, işverenler üzerindeki yükünü azaltmak için de tamamı işverenlerden çıkan gelir ve damga vergilerini kaldırdıklarını hatırlattı.
İşverenlere, çalışan başına 450 lira avantaj sağlayan bu uygulamayla devlet olarak ellerini taşın altına koyduklarını göstermiş olduklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerek KDV indirimleriyle gerek destek paketlerimizle gerekse pek çok alanda yaptığımız sübvansiyonlarla 85 milyonun her bir ferdinin fiyat artışlarından asgari düzeyde etkilenmesini sağlıyoruz. Bir taraftan küresel ve bölgesel istikrarsızlıklarla mücadele ederken diğer taraftan da ekonomide yakaladığımız ivmeyi arttırmanın çabası içindeyiz. Bu süreçte temel önceliğimiz hem çevremizdeki ateşi sınırlarımız dışında tutmak hem de insanımızın işini, aşını, can ve mal emniyetini garanti etmektir. Vatandaşımızın özellikle belini büken fahiş artışların bir kısmının ekonomik gerçeklerle bağlantısının bulunmadığını da elbette biliyoruz. Serbest piyasa ekonomisi sınırları içinde kazanmak yerine gayriahlaki yöntemlerle milletimizin aşına kan doğrama peşinde koşan fırsatçıların olduğunu da görüyoruz. Bakanlıklarımız ve diğer kurumlarımızla tamahkârlık yapanlara karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Bugün, kabine toplantımız var ve bu kabine toplantımızda bu meseleleri tekrar konuşacak, tartışacak, hukuki ve idari anlamda alınması gereken ilave önlemler varsa bunlarla ilgili adımlarımızı da inşallah süratle hayata geçireceğiz. Son 20 yılda insanımızı nasıl enflasyona ezdirmediysek, açgözlü piyasa cambazlarının fiyat oyunlarına da vatandaşlarımızı kurban etmeyeceğiz.”
Ülke, millet, ekonomi ve aydınlık gelecek adına verilen bu kutlu mücadelede MÜSİAD’ın da hak ettiği yeri alacağına inandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerden sürekli milletimize karamsarlık aşılayan müflis siyasetçilere aldırmadan çalışmaya, üretmeye, ihraç etmeye, yatırımlarınıza yenilerini eklemeye devam etmenizi bekliyorum. 32. kuruluş yıl dönümüzü bir kez daha tebrik ediyorum. Türkiye’nin Gücü Ödülleri’ne layık görülen isimleri tekrar kutluyor, mobilite çağrısı kapsamında seçilen 31 projemizin sahiplerine başarılar diliyorum. MÜSİAD’ın şahsında ülkemizin kalkınması, hedeflerine ulaşması için çaba gösteren tüm sanayicilerimize teşekkür ediyorum” dedi.
İlk ve son kez verilen “Türkiye’nin Gücü Özel Ödülü”nü Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, MÜSİAD Genel Başkanı Mahmut Asmalı takdim etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra kararlarını imzaladı
Yüksek Askerî Şûra (YAŞ) kararları, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından imzalandı.
Toplantı sonrası yapılan açıklamada şu hususlar kaydedildi:
“1. 04 Ağustos 2026 tarihinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN Başkanlığında icra edilen, 2026 yılı Yüksek Askerî Şûra toplantısında, Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli general/amiral ve albaylardan;
a) Bir üst rütbeye yükseltilecekler,
b) Görev süresi uzatılacaklar,
c) Kadrosuzluktan emekliye sevk edileceklerin durumları görüşülerek, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’ın onayı ile karara bağlanmıştır.
30 Ağustos 2026 tarihinden geçerli olmak üzere;
a) 25 general ve amiral bir üst rütbeye, 69 albay ise general ve amiralliğe yükseltilmiştir.
b) 24 generalin görev süreleri bir yıl, 530 albayın görev süreleri ise iki yıl süre ile uzatılmıştır.
c) 2 general yaş haddi nedeniyle 01 Eylül 2026 tarihinden, 61 general ve amiral kadrosuzluk nedeniyle 30 Ağustos 2026 tarihinden geçerli olarak emekliye sevk edilmiştir.
ç) Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment TATLIOĞLU’nun görev süresinin bir yıl uzatılmasına karar verilmiştir.
d) Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal KADIOĞLU kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edildiğinden, Hava Kuvvetleri Komutanlığına Muharip Hava Kuvveti Komutanı Orgeneral Rafet DALKIRAN atanmıştır.
e) Halen 328 olan general ve amiral sayısı, 30 Ağustos 2026 tarihi itibarıyla 334 olacaktır.
30 Ağustos 2026 tarihinden geçerli olmak üzere;
a) Hv.K.K.lığından Korgeneral Erdoğan GÜR Orgeneralliğe; K.K.K.lığından Tümgeneraller Burhan AKTAŞ, Ertan İNALTEKİN ve Alparslan KILINÇ Korgeneralliğe; Dz.K.K.lığından Tümamiraller Ramazan ÖZOĞUL ve Erhan AYDIN Koramiralliğe; Hv.K.K.lığından Tümgeneral Kemal TURAN Korgeneralliğe terfi ettirilmişlerdir.
b) K.K.K.lığından Tuğgeneraller Şükrü BİLİR, Mustafa BÜYÜKKÖROĞLU, İsmail ÖZCAN, Şener KOPAL, Ahmet AŞIK, Bülent TANRIVERDİ, Mehmet AÇIK, Mustafa YETER, Coşkun ÇELİK, Ömer Şahin SELVİ, Yüksel KOLCU, İsmail ANALI ve Hakan DURMAZPINAR Tümgeneralliğe; Dz.K.K.lığından Tuğamiraller Erhan AKBAYRAK, Yücel DARCAN, Eren GÜNAY ve Kenan Kaan TÜRKKAN Tümamiralliğe; Hv.K.K.lığından Tuğgeneral Cihangir Kemal YÜZÇELİK Tümgeneralliğe terfi ettirilmişlerdir.
4) Bir üst rütbeye yükselen, görev süreleri uzatılan general, amiral ve albayların yeni rütbe ve görevlerinin Milletimize, Devletimize, Silahlı Kuvvetlerimize ve ailelerine hayırlı olmasını dileriz.
5) Büyük bir özveri ve onurla görev sürelerini tamamlayarak emekliye ayrılacak olan general, amiral ve albaylara hizmetlerinden dolayı teşekkür eder, hayatlarının yeni dönemlerinde, kendilerine ve ailelerine mutluluk ve esenlikler temenni ederiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra üyeleriyle birlikte Anıtkabir’i ziyaret etti
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra (YAŞ) Toplantısı öncesinde, YAŞ üyeleriyle birlikte Anıtkabir’i ziyaret etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Aslanlı Yol’un başındaki yerini almasının ardından başlayan törene, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu ve Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel katıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ay yıldız motifli çelengi Atatürk’ün mozolesine bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığındaki heyet, mozoleye çıkan merdivenin önünde fotoğraf çektirdikten sonra Misak-ı Millî Kulesi’ne geçti.
Burada Anıtkabir Özel Defteri’ni imzalayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, deftere şunları yazdı: “Aziz Atatürk,
2026 yılı Yüksek Askerî Şûra Toplantısı öncesinde Şûra üyeleri olarak bugün bir kez daha huzurlarınızdayız. Zatıalinizle birlikte Malazgirt Zaferimizden bu yana yaklaşık bin yıldır vatanımız olan bu topraklarda şanlı bayrağımızın gururla dalgalanması ve milletimizin özgürce yaşaması için can veren tüm kahramanlarımızı rahmetle yâd ediyoruz.
Bölgemizde çatışmaların ve gerilimlerin tırmandığı bir dönemde icra ettiğimiz Şura toplantımızın ülkemiz, milletimiz ve Türk Silahlı Kuvvetlerimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyoruz. Yüksek disiplini, üstün görev bilinci, milli iradeye bağlılığı ve artan caydırıcılığıyla Türk Silahlı Kuvvetlerimiz içinden geçtiğimiz zorlu konjonktürde milletimizin güven kaynağı olmayı sürdürmektedir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bölgemizin kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Başbakanı ez-Zeydi ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bölgemizin artık savaş, terör ve çatışmayla değil; kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin ve terörsüz bölge vizyonumuzun gerçeğe dönüşmesi için Iraklı kardeşlerimizle yakın diyalog hâlindeyiz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi ile gerçekleştirdiği görüşmelerin ve imzalanan anlaşmaların ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek, açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Başbakanı ez-Zeydi’yi bölgenin içinden geçtiği zorlu dönemde üstlendiği görev için tekrar tebrik etti. Eski Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani ile de ilişkileri kurumsal temelde güçlendirmeye matuf stratejik adımlar attıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yakaladıkları bu ivmeyi Irak Başbakanı ez-Zeydi ile daha ileri noktalara taşıyacaklarına inandıklarını belirterek, Türkiye olarak Irak Başbakanı ez-Zeydi’ye ihtiyaç duyduğu her alanda destek vermeye hazır olduklarını bildirdi.
Bu kardeşlik zemini temelinde ilişkileri kapsamlı şekilde değerlendirdiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İran, Suriye ve Filistin başta olmak üzere bölgesel gelişmeler hakkında fikir teatisinde bulunduk. İlişkilerimizi daha da ileri taşıyacak belgeleri huzurlarımızda az önce imzaladık” diye konuştu.
“IRAK’IN HUZUR VE İSTİKRARINI ÜLKEMİZİN DURUMUNDAN AYRI TUTMADIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin yanı başındaki savaş ortamının etkisiyle görüşmelerde güvenlik, terörle mücadele, enerji ve ulaştırma konularının bir hayli yer tuttuğunu ifade ederek, şunları kaydetti: “Komşumuz Irak, maalesef bu savaş ve istikrarsızlık ortamından en çok etkilenen ülkelerden biridir. Biz, geçmişten bu yana Irak’ın huzur ve istikrarını ülkemizin durumundan ayrı tutmadık, tutmayız. Bölgemizin artık savaş, terör ve çatışmayla değil, kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin ve terörsüz bölge vizyonumuzun gerçeğe dönüşmesi için Iraklı kardeşlerimizle yakın diyalog hâlindeyiz. İnşallah her iki ülkeye de ağır bedeller ödeten bu meseleyi kalıcı olarak gündemimizden çıkartacağız. Öte yandan, Irak’ın ihtiyaç duyduğu savunma sanayi ürünlerinin tedariki noktasında da üzerimize düşeni yapmaya hazırız.”
“HEDEFİMİZ, EN YAKIN ZAMANDA KAPSAMLI ENERJİ İŞ BİRLİĞİ ANLAŞMASI İMZALANMASIDIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu savaş ortamının kendilerini sadece savunma konusunda değil, enerji ve ulaştırma alanlarında iş birliklerini derinleştirmeye sevk ettiğine dikkati çekti.
“Körfez bölgesinin dünya ile bağlantısının Irak üzerinden sağlanmasını esas alan Kalkınma Yolu Projesi’nin mevcut gelişmeler karşısında her zamankinden daha önemli hâle geldiğini görüyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu konuda Sayın Başbakan’ın da güçlü bir iradeye sahip olduğunu memnuniyetle müşahede ettim. İş birliğimizin bir diğer önemli başlığı enerjidir. Türkiye-Irak Ham Petrol Boru Hattı Anlaşması dün itibarıyla sona erdi. Şimdi hedefimiz, en yakın zamanda iki tarafın da faydasına olacak kapsamlı enerji iş birliği anlaşması imzalanmasıdır. British Petrol’ün operatörlüğünü yürüttüğü Kerkük üretim sahasında Türkiye Petrollerine ortaklık verilmiştir. Bugün imzalanan anlaşma, enerji alanındaki ortaklık açısından tarihî bir adım olmuştur.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, iklim değişikliğinden etkilenen iki komşu ülke olarak suyun sürdürülebilir kullanımına yönelik iş birliğinin ilerletilmesi yönündeki iradelerinin tam olduğunu söyledi.
Bu noktada Türkiye olarak üzerlerine düşeni yaptıklarını, su konusunu akılcı, bilimsel ve insani temelde daimî bir iş birliği alanı olarak gördüklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Irak ile geçtiğimiz yıl 17 milyar dolara yaklaşan ticaret hacmimizi çok daha ileri seviyelere taşımayı istiyoruz. Bu çerçevede Sayın Başbakan’ın heyetindeki bakanların, iş insanlarımız, müteahhitlerimiz ve yatırımcılarımızdan oluşan geniş bir heyetle bir araya gelmesini de son derece önemli bulduğumu ifade etmek istiyorum.” şeklinde konuştu.
“IRAK’TAN 1 MİLYON VARİL PETROL İHTİYACIMIZI KARŞILAR”
Irak Başbakanı ez-Zeydi ile güncel bölgesel gelişmeler hakkındaki görüşlerinin büyük ölçüde benzer olduğunu memnuniyetle müşahede ettiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak’ın bölgesiyle bütünleşmesine yönelik çabaları ve bilhassa Suriye ile temaslarını yapıcı adımlar olarak görüp desteklediklerini belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak’ın beşerî zenginliğinin vazgeçilmez bir parçası olan ve aralarındaki kardeşliğin en sağlam dayanağını teşkil eden Irak Türkmenlerine Irak Başbakanı ez-Zeydi’nin de hassasiyetle yaklaştığını gördüğünü ifade ederek, “Heyetinde, Irak Türkmen Cephesi Genel Başkanı ve Kerkük Valisi Selman Ağaoğlu kardeşimize yer vermesini özellikle anlamlı buluyorum. Sayın Zeydi’ye ziyaretleri için bir kez daha teşekkür ediyor, istişarelerimizin ve aldığımız kararların hayırlara vesile olmasını diliyorum” dedi.
Irak Başbakanı ez-Zeydi’nin konuşmasında “Türkiye’ye günde 1 milyon varil biz petrol verebiliriz” dediğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Başka yere diyor muhtaç olmayın. 1 milyon varil. Evet Sayın Bakan, sağa sola muhtaç olmaya gerek yok. Hemen komşumuz Irak’tan inşallah 1 milyon varil petrolü buraya transfer ettik mi ihtiyacımızı karşılar” değerlendirmesinde bulundu.
IRAK BAŞBAKANI EZ-ZEYDİ: “BU ZİYARETİMİZ ASIRLAR ÖNCESİNE DAYANAN İLİŞKİLERİMİZİN PEKİŞTİRİLMESİNİN BİR NİŞANESİDİR”
Irak Başbakanı ez-Zeydi, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bir araya gelmekten ve Türkiye ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Irak Başbakanı ez-Zeydi, “Bizim bu ziyaretimiz protokol icabı değil, asırlar öncesine dayanan ilişkilerimizin pekiştirilmesinin bir nişanesidir” dedi.
Irak Başbakanı ez-Zeydi, iki ülkenin aynı coğrafyayı, uygarlığı ve su kaynaklarını paylaştığına işaret ederek görüşmelerde enerji, ulaştırma, eğitim, su ve diğer birçok konunun ele alındığını belirtti.
Türkiye ile Irak arasındaki ilişkilere dair Irak Başbakanı ez-Zeydi, “Bu ilişkilerin daha da yüceltilmesi, güçlendirilmesi için çalışıyoruz. Kardeşlik içerisinde bir ortaklık arzu ediyoruz ve özellikle Kalkınma Yolu Projesi üzerinde çalışıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı’yla (görüşmede) dedim ki: ‘Bize aslında coğrafya doğal olarak iki nehir vermiş. Biz üçüncü nehrin de artık ekonomi nehri olmasını istiyoruz.’ Ve bu da tabii ki Kalkınma Yolu’dur” diye konuştu.
Irak Başbakanı ez-Zeydi, Türkiye ve Irak’ın Doğu ile Batı’nın birbirine bağlanmasını sağlayacağına dikkati çekerek “Irak ile Türkiye arasındaki ilişkiler daha da ileri gidecektir. Ekonomik kaynaklarımızı da yücelteceğiz, büyüteceğiz, enerji alanında da daha fazla petrol pompalayacağız” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Yani günde 1 milyon varil biz Türkiye’ye petrol verebiliriz diyor” ifadeleri üzerine Irak Başbakanı ez-Zeydi, “Evet doğru, 1 milyon” dedi.
TÜRKİYE İLE IRAK ARASINDA İMZALANAN ANLAŞMALAR
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Irak Başbakanı ez-Zeydi’nin huzurunda, iki ülke arasında beş anlaşma imzalandı.
Bu kapsamda, “Eğitim ve Akademik İşbirliği Mutabakat Muhtırası”, Polis Akademisi Başkanı Murat Balcı ile Irak Başbakanı ve Silahlı Kuvvetler Komutanı Özel Kalem Müdürü General Abdulemir Şammari tarafından imzalandı.
“Gençlik ve Spor Alanlarında Mutabakat Zaptı”na, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ile Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin imza attı.
“Sınai Mülkiyet Alanında İşbirliği Mutabakat Zaptı”na ise Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile Irak Maliye Bakanı Falih Sari tarafından imzalandı.
“Fişhabur-Ovaköy Sınır Kapısı Üzerinden Demiryolu ve Karayolu Taşımacılığına İlişkin Mutabakat Zaptı” ile “Doğal Kaynaklar Karşılığında Irak Cumhuriyeti İçerisinde Ulaştırma Altyapısının Geliştirilmesine İlişkin Çerçeve Mutabakat Zaptı” da Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ve Irak Ulaştırma Bakanı Veheb Selman Muhammed tarafından imzalandı.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.