Connect with us

Dünya

Ticaret Bakanı Mehmet Muş, Tüm zamanların en yüksek mart ayı ihracat rakamı açıkladı.

Ticaret Bakanı Mehmet Muş, mart ayında ihracatın geçen yılın aynı ayına göre yüzde 19,8 artışla 22,7 milyar dolar olduğunu belirterek, “Bu rakam, tüm zamanların en yüksek mart ayı ihracat rakamıdır.” dedi.

Bakan Muş, Ticaret Bakanlığı Konferans Salonu’nda Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle ile düzenlediği basın toplantısında, mart ayı dış ticaret rakamlarını açıkladı.

İhracatta 2021 yılında yakalanan ivmenin bu yıl da devam ettiğini vurgulayan Muş, “Buna göre, geride bıraktığımız mart ayında ihracatımız geçtiğimiz yılın mart ayına göre yüzde 19,8 artışla 22,7 milyar dolar olmuştur. Bu rakam, tüm zamanların en yüksek mart ayı ihracat rakamıdır. Ocak ve şubat aylarında da en yüksek aylık rakamları açıklamıştık. Bu yıl 3’te 3 yapmış olduk.” diye konuştu.

Muş, mart ayı ithalatının ise 30,9 milyar dolar olarak gerçekleştiğini aktararak, söz konusu ithalat rakamında enerji ithalatının önemli bir yer tuttuğunu söyledi.

“Enerji hariç ithalat martta 22,5 milyar dolar oldu”
Bu gelişmelerle mart ayında dış ticaret hacminin, geçen yıla göre yüzde 26 artışla 53,6 milyar dolara yükseldiğine işaret eden Muş, şu değerlendirmede bulundu:

“Bu noktada, enerji ithalatı konusuna ayrı bir başlık açmakta fayda görüyorum. Ocak-mart dönemi ithalat artışımızda petrol ve doğal gaz başta olmak üzere emtia fiyatlarında küresel düzeyde yaşanan artışlar etkili olmuştur. Nitekim, küresel emtia fiyatları bu yılın ilk iki ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 41,8 artış göstermiştir. Diğer taraftan, ocak ayında 76 dolar olan brent petrol fiyatları mart ayında yüzde 70,2 artarak 130 dolar seviyelerine kadar yükselmiştir. Benzer şekilde Avrupa doğal gaz fiyatları da bu yılın ilk iki ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 313 gibi oldukça yüksek bir oranda artış göstermiştir. Küresel piyasalarda yaşanan bu durum haliyle enerji ithalatımıza yansımaktadır. Enerji ithalatımız mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yaklaşık yüzde 156 artarak 8,4 milyar dolar, ocak-mart döneminde ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 188 artarak 25 milyar dolar olmuştur. Enerji hariç bakıldığında, mart ayında ithalatımız 22,5 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmiştir.”

“Enerji hariç ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 95’e yükseliyor”
Bakan Muş, mart ayında ihracatın ithalatı karşılama oranının yüzde 73,4 olurken bu orana enerji hariç bakıldığında, bir önceki yılın aynı dönemine göre 4,5 puan artışla yüzde 95’e yükseldiğinin görüldüğüne dikkati çekerek, “Bu veriler açıkça gösteriyor ki Ocak-Mart 2022 döneminde bir önceki yılın aynı döneminde göre gerçekleşen 25,7 milyar dolarlık ithalat artışının 16,3 milyar dolarlık kısmı enerji ithalatındaki artıştan, özellikle de doğal gaz ve ham petrol ithalatındaki yükselişten kaynaklanmıştır. Tüm bu verileri değerlendirdiğimizde ülkemizin geçtiğimiz yılın aynı dönemine kıyasla oldukça güçlü bir ihracat performansı ortaya koyduğunu ifade edebiliriz.” ifadelerini kullandı.

Bu yılın devamında da güçlü performansın süreceğine ve ihracatta yeni rekorlara ulaşacaklarına inancının tam olduğunu kaydeden Muş, “235,6 milyar dolara ulaşan son 12 aylık ihracatımızla Sayın Cumhurbaşkanımızın 2022 yılı sonu için işaret ettiği 250 milyar dolar ihracat hedefine emin adımlarla ilerliyoruz.” dedi.

Ticaret Bakanı Mehmet Muş, KDV indirimini fiyatlara yansıtmayan ve haksız fiyat artışlarıyla vatandaşları mağdur eden firmalara en ağır yaptırımları uygulayacaklarını belirterek, “81 ilde tüm denetim elemanlarımız sahada, teftiş kurulumuz teyakkuz halinde. Kanunlara aykırı şekilde etiket oyunlarıyla başka birtakım spekülatif hareketler yapanlara kanun çerçevesinde bedeli ağır ödetilecektir.” dedi.

Bakan Muş, Ticaret Bakanlığı Konferans Salonu’nda, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle ile düzenlediği basın toplantısında, mart ayı dış ticaret rakamlarını açıkladı.

Rusya ile Ukrayna arasındaki savaş durumunun küresel ekonomi üzerindeki çok boyutlu etkilerinin ciddi şekilde hissedilmeye başlandığını ifade eden Muş, halihazırda salgın nedeniyle aksayan tedarik zincirlerinin, birçok kritik ham madde ve emtianın küresel çapta ana üreticileri olan iki ülke arasındaki savaştan ötürü daha fazla darbe aldığını ve bu durumun ilave fiyat artışlarına neden olduğunu söyledi.

Muş, OECD tarafından yayınlanan bir analizin, savaşın küresel çapta enflasyonu 2,5 puan artırabileceğini ve küresel ekonomik büyümeye yüzde 1’in üzerinde olumsuz etkisinin olabileceğini öngördüğüne dikkati çekerek, Avro Bölgesi’nin de mevcut krizden ciddi şekilde etkilendiğini kaydetti.

Türkiye’nin, bölgesinde yaşanan bu önemli olaya kayıtsız kalmadığını ve ateşkesin derhal sağlanması amacıyla yürütülen diplomasinin adeta merkezi haline geldiğini vurgulayan Muş, ülkenin her iki tarafla da görüşebilen güvenilir bir arabulucu rolünü güçlü şekilde devam ettirdiğini dile getirdi.

Muş, bu süreçte Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde iki ülkeyle ayrı ayrı üst düzey temasların yoğunlaştırıldığına işaret ederek, şöyle konuştu:

“Bizler de Ticaret Bakanlığı olarak, söz konusu savaşın, iki ülkeyle de yıllardır sorunsuz bir şekilde sürdürdüğümüz ticari ve iktisadi faaliyetleri olumsuz etkilememesi için büyük çaba sarf etmekteyiz. Bakanlığımız bünyesinde tesis ettiğimiz koordinasyon masaları üzerinden ilgili tüm kamu kurumlarımız ve sektör paydaşlarıyla eşgüdüm içinde ihracat, ithalat, lojistik, gümrükler ve dış ilişkiler boyutuyla çalışmalarımıza devam etmekteyiz. Bu doğrultuda, çatışma bölgelerinde mahsur kalan kara yolu ve deniz yolu taşımacılarımızla tesis edilen kişisel iletişim hattı üzerinden erişim sağlanmakta, kendilerine insani yardım dahil her türlü destek verilmektedir.”

Salgın ve savaşa karşı alınan tedbirler
Bakan Muş, diğer taraftan, savaş nedeniyle gemilerin artan navlun ve reasürans maliyetleri konusunda gerekli girişimlerde bulundukları bilgisini vererek, sektör kuruluşlarıyla sürekli irtibat halinde ve firmaların talepleri doğrultusunda, ihtiyaç duyulan ürünlerde arz güvenliğini sağlamaya yönelik tedbirler de aldıklarını anlattı.

Benzer şekilde, alternatif tedarik kanalları ve yöntemlerinin tespitiyle sanayinin ihtiyaç duyduğu ürünlerin uygun maliyetlerle temini konusunda yoğun bir çalışma temposu içinde olduklarını belirten Muş, son olarak bitkisel yağlarda arz güvenliğinin sağlanması amacıyla kanola-kolza tohumu ile birlikte ayçiçeği yağına ikame olabilecek kanola yağı, aspir, mısır, soya ve palmiye yağlarında gümrük vergisi oranlarını sıfırladıklarını hatırlattı.

Öte yandan, Avrupa Birliği (AB) ile ticari diplomasi faaliyetlerini daha da yoğunlaştırdıklarına işaret eden Muş, “Önce Kovid-19 salgını, şimdi de Rusya-Ukrayna Savaşı, Türkiye’nin özellikle Batılı ülkeler için güvenilir bir üretim ve tedarik merkezi olduğunu bir kez daha teyit etmiştir.” ifadesini kullandı.

Romanya ile transit geçiş kotalarının serbestleştirilmesinin hem Türkiye hem de AB tarafı için önemli bir kazanım ve tarihi bir gelişme olduğuna dikkati çeken Muş, Türkiye üzerinden transit ticaretin gerçekleştirilmesinin küresel tedarik zincirlerinin stratejik ve lojistik olarak önemli bir halkası konumunda olan ülkenin bu rolünü pekiştirdiğini bildirdi. Muş, Gümrük Birliği Anlaşması’nın güncellemesi konusunda da en kısa zamanda olumlu gelişmeler görmeyi arzu ettiklerini söyledi.

“Manipülatif fiyat artışlarına girişen art niyetli kişilerin peşini bırakmayız”
Bakan Muş, etkileri henüz tam anlamıyla geçmemiş olan salgın ve yakın coğrafyadaki savaş sebebiyle tüm ülkeler gibi Türkiye’nin de ekonomik olarak önemli bir süreçten geçtiğini anlattı. Söz konusu gelişmeler sonucu ortaya çıkan sorunlardan en önemlisinin artan maliyetler olduğuna dikkati çeken Muş, hükümet olarak bu konuda da tüketicilerin ve ticaret erbabının mağdur edilmemesi için gereken bütün tedbirleri süratle almaya devam ettiklerini bildirdi.

Muş, temel ihtiyaç dahilindeki birçok üründe ve lokantalar dahil her türlü yeme içme hizmeti sunumunda KDV oranının yüzde 8’e indirildiğini anımsatarak, şu değerlendirmede bulundu:

“Ticaret Bakanlığı olarak biz de Hazine gelirlerinden fedakarlık yapılarak hayata geçirilen bu KDV düzenlemelerinin amacına ulaşması için gerekli çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Düzenlemenin yürürlüğe girmesinin hemen ardından 81 ilimizdeki ticaret müdürlüklerimiz vasıtasıyla ülke genelinde denetimlerimizi sıkılaştırdık. KDV indirimini fiyatlara yansıtmayan ve haksız fiyat artışlarıyla vatandaşlarımızı mağdur eden firmalara en ağır yaptırımları uygulayacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın. Biz vatandaşımızın hakkını hukukunu hiç kimseye çiğnetmeyeceğiz. Dürüst çalışan tüccarımızın ve esnafımızın her zaman yanındayız ama birtakım spekülatif, manipülatif fiyat artışlarına girişen art niyetli kişilerin de peşini bırakmayız. 81 ilde tüm denetim elemanlarımız sahada, teftiş kurulumuz teyakkuz halinde. Sektör sektör inceliyoruz, bakıyoruz. Kanunlara aykırı şekilde etiket oyunlarıyla başka birtakım spekülatif hareketler yapanlara kanun çerçevesinde bedeli ağır ödetilecektir. Hükümet olarak bu dönemde önceliğimiz, Sayın Cumhurbaşkanı’mızın da ifade ettiği gibi, insanımızın işini, aşını garanti altına alacak ekonomik işleyişi hayata geçirmektir.”

Muş, Türkiye önemli bir dönemden geçerken ve küresel sorunların etkilerinden vatandaşları korumaya çalışırken birilerinin kamuoyunda spekülasyonlara neden olacak şekilde, somut bilgiye dayanmayan ve gerçek rakamlarla uzaktan yakından alakası olmayan haberleri yaydığına dikkati çekerek, “Halkımızın, birilerinin ifade ettiği yalan yanlış rakamlara değil, devletimizin açıkladığı resmi rakamlara itibar etmesi gerektiğini özellikle ifade etmek istiyorum. Herkesi sorumlu davranmaya, halkımızın hassasiyetleri üzerinden siyasi rant peşinde koşmayı terk etmeye ve yapıcı bir tutum benimsemeye davet ediyorum.” dedi.

“KOBİ ihracatçılarına yönelik 22 milyar lira kredi hacmi yaratılması hedefleniyor”
Bakan Muş, ihracattaki güzel gelişmelerin yanı sıra büyümeye ilişkin öncü verilerden biri olan sanayi üretim endeksinde de yıllık yüzde 7,6 artış yaşandığına dikkati çekerek, ihracatın yoğun olduğu hazır giyim ve tekstil sektörlerinde kapasite kullanım oranının yüzde 80’lerin üzerine çıktığını, ana metal, otomotiv ve kimya sektörlerinde kapasite kullanım oranlarının yüzde 80 seviyesine geldiğini bildirdi.

Söz konusu sektörlerde gelecek dönemde Türkiye’den siparişlerin ve buna paralel olarak yeni yatırımlarla kapasite artışının devam etmesinin, ihracatın sürdürülebilir biçimde artışına somut katkılar sağlayacağını belirten Muş, “Öncü göstergeler ile ocak-mart döneminde ihracatımızın sergilediği performans, 2022 yılının ilk çeyreğinde de güçlü bir büyüme oranı yakalandığına işaret etmektedir. Ekonomide çarkların sağlıklı biçimde döndüğünü gözler önüne seren bu veriler, içinde bulunduğumuz dönem için oldukça önemlidir.” diye konuştu.

Muş, Türkiye’nin üretimine hız kesmeden devam etmesinin ve ihracatta yakaladığı ivmenin son derece anlamlı olduğuna işaret ederek, şunları söyledi:

“Bu kapsamda, ihracatçılarımızın finansmandan pazara erişime kadar tüm taleplerine yönelik somut aksiyonlar almaktayız. KOBİ’lerimizin, ihracatçılarımızın teminat sorunlarını ve krediye erişim maliyetlerini azaltarak ihracatın tabana yayılmasını kolaylaştıracak İhracatı Geliştirme AŞ bu ay başında faaliyete geçmiştir. İGE bünyesinde devreye alınacak ilk destek paketi olan Özkaynak Destek Paketi ile KOBİ niteliğindeki ihracatçılara yönelik toplamda 22 milyar lira kredi hacmi yaratılması hedeflenmektedir. Bunun dışında Bakanlığımızın geleneksel olarak sunduğu desteklerin de gerek kapsamını gerekse miktarını her yıl artırmaktayız. Bu kapsamda, 2022 yılında ihracatçılarımızın faydalanması için 5,2 milyar lira kaynak ayrılmıştır. Türk Eximbank aracılığıyla da ihracatçılarımızı finansmana ulaşım konusunda desteklemeyi sürdürüyoruz. 2021 yılında ihracatçılarımıza kredi ve alacak sigortası olarak 46,1 milyar dolar tutarında destek sağlanmıştır. Söz konusu desteklerden 15 bin firmamız yararlanırken bunların yüzde 77’sini KOBİ’ler oluşturmuştur.”

Mal ihracatının yanı sıra hizmet ihracatının artırılmasına yönelik olarak yeni projeler üretmeye devam ettiklerini vurgulayan Muş, şunları kaydetti:

“Hizmet ihracatına yönelik mevcut desteklerimizin yanı sıra yakın zamanda yürürlüğe girecek olan e-Turquality Programı ile yazılım ve bilişim sektörlerimize önemli bir itici güç sağlayacağız. Hizmet ihracatımız bu yılın ocak ayında 2021 yılının aynı ayına göre yüzde 70,5 artışla 4,8 milyar dolar olarak gerçekleşti. 2022 yılında destek sağlayacağımız yeni sektörlerimizin de katkısıyla hizmet ihracatımızda 68 milyar dolar hedefini geçmek istiyoruz. Biz bu ülkenin girişimcisine, emekçisine, iş dünyamızın dinamizmine, değişen ve zor koşullara uyum sağlama becerilerine güveniyoruz. 2021 yılında olduğu gibi, 2022 yılında da ihracatın ekonomik büyümemizin ana unsuru olmasını hedefliyoruz.”

Bakan Muş ve TİM Başkanı Gülle, konuşmaların ardından, ihracatçı birlik başkanlarına, ihracata katkıları nedeniyle teşekkür plaketi verdi.

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra kararlarını imzaladı

Yüksek Askerî Şûra (YAŞ) kararları, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından imzalandı.

Toplantı sonrası yapılan açıklamada şu hususlar kaydedildi:

“1. 04 Ağustos 2026 tarihinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN Başkanlığında icra edilen, 2026 yılı Yüksek Askerî Şûra toplantısında, Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli general/amiral ve albaylardan;

a) Bir üst rütbeye yükseltilecekler,

b) Görev süresi uzatılacaklar,

c) Kadrosuzluktan emekliye sevk edileceklerin durumları görüşülerek, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’ın onayı ile karara bağlanmıştır.

  1. 30 Ağustos 2026 tarihinden geçerli olmak üzere;

a) 25 general ve amiral bir üst rütbeye, 69 albay ise general ve amiralliğe yükseltilmiştir.

b) 24 generalin görev süreleri bir yıl, 530 albayın görev süreleri ise iki yıl süre ile uzatılmıştır.

c) 2 general yaş haddi nedeniyle 01 Eylül 2026 tarihinden, 61 general ve amiral kadrosuzluk nedeniyle 30 Ağustos 2026 tarihinden geçerli olarak emekliye sevk edilmiştir.

ç) Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment TATLIOĞLU’nun görev süresinin bir yıl uzatılmasına karar verilmiştir.

d) Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal KADIOĞLU kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edildiğinden, Hava Kuvvetleri Komutanlığına Muharip Hava Kuvveti Komutanı Orgeneral Rafet DALKIRAN atanmıştır.

e) Halen 328 olan general ve amiral sayısı, 30 Ağustos 2026 tarihi itibarıyla 334 olacaktır.

  1. 30 Ağustos 2026 tarihinden geçerli olmak üzere;

a) Hv.K.K.lığından Korgeneral Erdoğan GÜR Orgeneralliğe; K.K.K.lığından Tümgeneraller Burhan AKTAŞ, Ertan İNALTEKİN ve Alparslan KILINÇ Korgeneralliğe; Dz.K.K.lığından Tümamiraller Ramazan ÖZOĞUL ve Erhan AYDIN Koramiralliğe; Hv.K.K.lığından Tümgeneral Kemal TURAN Korgeneralliğe terfi ettirilmişlerdir.

b) K.K.K.lığından Tuğgeneraller Şükrü BİLİR, Mustafa BÜYÜKKÖROĞLU, İsmail ÖZCAN, Şener KOPAL, Ahmet AŞIK, Bülent TANRIVERDİ, Mehmet AÇIK, Mustafa YETER, Coşkun ÇELİK, Ömer Şahin SELVİ, Yüksel KOLCU, İsmail ANALI ve Hakan DURMAZPINAR Tümgeneralliğe; Dz.K.K.lığından Tuğamiraller Erhan AKBAYRAK, Yücel DARCAN, Eren GÜNAY ve Kenan Kaan TÜRKKAN Tümamiralliğe; Hv.K.K.lığından Tuğgeneral Cihangir Kemal YÜZÇELİK Tümgeneralliğe terfi ettirilmişlerdir.

4) Bir üst rütbeye yükselen, görev süreleri uzatılan general, amiral ve albayların yeni rütbe ve görevlerinin Milletimize, Devletimize, Silahlı Kuvvetlerimize ve ailelerine hayırlı olmasını dileriz.

5) Büyük bir özveri ve onurla görev sürelerini tamamlayarak emekliye ayrılacak olan general, amiral ve albaylara hizmetlerinden dolayı teşekkür eder, hayatlarının yeni dönemlerinde, kendilerine ve ailelerine mutluluk ve esenlikler temenni ederiz.”

HABER BURADA

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra üyeleriyle birlikte Anıtkabir’i ziyaret etti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra (YAŞ) Toplantısı öncesinde, YAŞ üyeleriyle birlikte Anıtkabir’i ziyaret etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Aslanlı Yol’un başındaki yerini almasının ardından başlayan törene, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu ve Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ay yıldız motifli çelengi Atatürk’ün mozolesine bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığındaki heyet, mozoleye çıkan merdivenin önünde fotoğraf çektirdikten sonra Misak-ı Millî Kulesi’ne geçti.

Burada Anıtkabir Özel Defteri’ni imzalayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, deftere şunları yazdı: “Aziz Atatürk,

2026 yılı Yüksek Askerî Şûra Toplantısı öncesinde Şûra üyeleri olarak bugün bir kez daha huzurlarınızdayız. Zatıalinizle birlikte Malazgirt Zaferimizden bu yana yaklaşık bin yıldır vatanımız olan bu topraklarda şanlı bayrağımızın gururla dalgalanması ve milletimizin özgürce yaşaması için can veren tüm kahramanlarımızı rahmetle yâd ediyoruz.

Bölgemizde çatışmaların ve gerilimlerin tırmandığı bir dönemde icra ettiğimiz Şura toplantımızın ülkemiz, milletimiz ve Türk Silahlı Kuvvetlerimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyoruz. Yüksek disiplini, üstün görev bilinci, milli iradeye bağlılığı ve artan caydırıcılığıyla Türk Silahlı Kuvvetlerimiz içinden geçtiğimiz zorlu konjonktürde milletimizin güven kaynağı olmayı sürdürmektedir.

Ruhun şad olsun.”

HABER BURADA

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bölgemizin kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Başbakanı ez-Zeydi ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bölgemizin artık savaş, terör ve çatışmayla değil; kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin ve terörsüz bölge vizyonumuzun gerçeğe dönüşmesi için Iraklı kardeşlerimizle yakın diyalog hâlindeyiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi ile gerçekleştirdiği görüşmelerin ve imzalanan anlaşmaların ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek, açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Başbakanı ez-Zeydi’yi bölgenin içinden geçtiği zorlu dönemde üstlendiği görev için tekrar tebrik etti. Eski Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani ile de ilişkileri kurumsal temelde güçlendirmeye matuf stratejik adımlar attıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yakaladıkları bu ivmeyi Irak Başbakanı ez-Zeydi ile daha ileri noktalara taşıyacaklarına inandıklarını belirterek, Türkiye olarak Irak Başbakanı ez-Zeydi’ye ihtiyaç duyduğu her alanda destek vermeye hazır olduklarını bildirdi.

Bu kardeşlik zemini temelinde ilişkileri kapsamlı şekilde değerlendirdiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İran, Suriye ve Filistin başta olmak üzere bölgesel gelişmeler hakkında fikir teatisinde bulunduk. İlişkilerimizi daha da ileri taşıyacak belgeleri huzurlarımızda az önce imzaladık” diye konuştu.

“IRAK’IN HUZUR VE İSTİKRARINI ÜLKEMİZİN DURUMUNDAN AYRI TUTMADIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin yanı başındaki savaş ortamının etkisiyle görüşmelerde güvenlik, terörle mücadele, enerji ve ulaştırma konularının bir hayli yer tuttuğunu ifade ederek, şunları kaydetti: “Komşumuz Irak, maalesef bu savaş ve istikrarsızlık ortamından en çok etkilenen ülkelerden biridir. Biz, geçmişten bu yana Irak’ın huzur ve istikrarını ülkemizin durumundan ayrı tutmadık, tutmayız. Bölgemizin artık savaş, terör ve çatışmayla değil, kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin ve terörsüz bölge vizyonumuzun gerçeğe dönüşmesi için Iraklı kardeşlerimizle yakın diyalog hâlindeyiz. İnşallah her iki ülkeye de ağır bedeller ödeten bu meseleyi kalıcı olarak gündemimizden çıkartacağız. Öte yandan, Irak’ın ihtiyaç duyduğu savunma sanayi ürünlerinin tedariki noktasında da üzerimize düşeni yapmaya hazırız.”

“HEDEFİMİZ, EN YAKIN ZAMANDA KAPSAMLI ENERJİ İŞ BİRLİĞİ ANLAŞMASI İMZALANMASIDIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu savaş ortamının kendilerini sadece savunma konusunda değil, enerji ve ulaştırma alanlarında iş birliklerini derinleştirmeye sevk ettiğine dikkati çekti.

“Körfez bölgesinin dünya ile bağlantısının Irak üzerinden sağlanmasını esas alan Kalkınma Yolu Projesi’nin mevcut gelişmeler karşısında her zamankinden daha önemli hâle geldiğini görüyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu konuda Sayın Başbakan’ın da güçlü bir iradeye sahip olduğunu memnuniyetle müşahede ettim. İş birliğimizin bir diğer önemli başlığı enerjidir. Türkiye-Irak Ham Petrol Boru Hattı Anlaşması dün itibarıyla sona erdi. Şimdi hedefimiz, en yakın zamanda iki tarafın da faydasına olacak kapsamlı enerji iş birliği anlaşması imzalanmasıdır. British Petrol’ün operatörlüğünü yürüttüğü Kerkük üretim sahasında Türkiye Petrollerine ortaklık verilmiştir. Bugün imzalanan anlaşma, enerji alanındaki ortaklık açısından tarihî bir adım olmuştur.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iklim değişikliğinden etkilenen iki komşu ülke olarak suyun sürdürülebilir kullanımına yönelik iş birliğinin ilerletilmesi yönündeki iradelerinin tam olduğunu söyledi.

Bu noktada Türkiye olarak üzerlerine düşeni yaptıklarını, su konusunu akılcı, bilimsel ve insani temelde daimî bir iş birliği alanı olarak gördüklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Irak ile geçtiğimiz yıl 17 milyar dolara yaklaşan ticaret hacmimizi çok daha ileri seviyelere taşımayı istiyoruz. Bu çerçevede Sayın Başbakan’ın heyetindeki bakanların, iş insanlarımız, müteahhitlerimiz ve yatırımcılarımızdan oluşan geniş bir heyetle bir araya gelmesini de son derece önemli bulduğumu ifade etmek istiyorum.” şeklinde konuştu.

“IRAK’TAN 1 MİLYON VARİL PETROL İHTİYACIMIZI KARŞILAR”

Irak Başbakanı ez-Zeydi ile güncel bölgesel gelişmeler hakkındaki görüşlerinin büyük ölçüde benzer olduğunu memnuniyetle müşahede ettiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak’ın bölgesiyle bütünleşmesine yönelik çabaları ve bilhassa Suriye ile temaslarını yapıcı adımlar olarak görüp desteklediklerini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak’ın beşerî zenginliğinin vazgeçilmez bir parçası olan ve aralarındaki kardeşliğin en sağlam dayanağını teşkil eden Irak Türkmenlerine Irak Başbakanı ez-Zeydi’nin de hassasiyetle yaklaştığını gördüğünü ifade ederek, “Heyetinde, Irak Türkmen Cephesi Genel Başkanı ve Kerkük Valisi Selman Ağaoğlu kardeşimize yer vermesini özellikle anlamlı buluyorum. Sayın Zeydi’ye ziyaretleri için bir kez daha teşekkür ediyor, istişarelerimizin ve aldığımız kararların hayırlara vesile olmasını diliyorum” dedi.

Irak Başbakanı ez-Zeydi’nin konuşmasında “Türkiye’ye günde 1 milyon varil biz petrol verebiliriz” dediğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Başka yere diyor muhtaç olmayın. 1 milyon varil. Evet Sayın Bakan, sağa sola muhtaç olmaya gerek yok. Hemen komşumuz Irak’tan inşallah 1 milyon varil petrolü buraya transfer ettik mi ihtiyacımızı karşılar” değerlendirmesinde bulundu.

IRAK BAŞBAKANI EZ-ZEYDİ: “BU ZİYARETİMİZ ASIRLAR ÖNCESİNE DAYANAN İLİŞKİLERİMİZİN PEKİŞTİRİLMESİNİN BİR NİŞANESİDİR”

Irak Başbakanı ez-Zeydi, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bir araya gelmekten ve Türkiye ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Irak Başbakanı ez-Zeydi, “Bizim bu ziyaretimiz protokol icabı değil, asırlar öncesine dayanan ilişkilerimizin pekiştirilmesinin bir nişanesidir” dedi.

Irak Başbakanı ez-Zeydi, iki ülkenin aynı coğrafyayı, uygarlığı ve su kaynaklarını paylaştığına işaret ederek görüşmelerde enerji, ulaştırma, eğitim, su ve diğer birçok konunun ele alındığını belirtti.

Türkiye ile Irak arasındaki ilişkilere dair Irak Başbakanı ez-Zeydi, “Bu ilişkilerin daha da yüceltilmesi, güçlendirilmesi için çalışıyoruz. Kardeşlik içerisinde bir ortaklık arzu ediyoruz ve özellikle Kalkınma Yolu Projesi üzerinde çalışıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı’yla (görüşmede) dedim ki: ‘Bize aslında coğrafya doğal olarak iki nehir vermiş. Biz üçüncü nehrin de artık ekonomi nehri olmasını istiyoruz.’ Ve bu da tabii ki Kalkınma Yolu’dur” diye konuştu.

Irak Başbakanı ez-Zeydi, Türkiye ve Irak’ın Doğu ile Batı’nın birbirine bağlanmasını sağlayacağına dikkati çekerek “Irak ile Türkiye arasındaki ilişkiler daha da ileri gidecektir. Ekonomik kaynaklarımızı da yücelteceğiz, büyüteceğiz, enerji alanında da daha fazla petrol pompalayacağız” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Yani günde 1 milyon varil biz Türkiye’ye petrol verebiliriz diyor” ifadeleri üzerine Irak Başbakanı ez-Zeydi, “Evet doğru, 1 milyon” dedi.

TÜRKİYE İLE IRAK ARASINDA İMZALANAN ANLAŞMALAR

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Irak Başbakanı ez-Zeydi’nin huzurunda, iki ülke arasında beş anlaşma imzalandı.

Bu kapsamda, “Eğitim ve Akademik İşbirliği Mutabakat Muhtırası”, Polis Akademisi Başkanı Murat Balcı ile Irak Başbakanı ve Silahlı Kuvvetler Komutanı Özel Kalem Müdürü General Abdulemir Şammari tarafından imzalandı.

“Gençlik ve Spor Alanlarında Mutabakat Zaptı”na, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ile Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin imza attı.

“Sınai Mülkiyet Alanında İşbirliği Mutabakat Zaptı”na ise Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile Irak Maliye Bakanı Falih Sari tarafından imzalandı.

“Fişhabur-Ovaköy Sınır Kapısı Üzerinden Demiryolu ve Karayolu Taşımacılığına İlişkin Mutabakat Zaptı” ile “Doğal Kaynaklar Karşılığında Irak Cumhuriyeti İçerisinde Ulaştırma Altyapısının Geliştirilmesine İlişkin Çerçeve Mutabakat Zaptı” da Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ve Irak Ulaştırma Bakanı Veheb Selman Muhammed tarafından imzalandı.

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

HABER BURADA

DÜNYA

seers cmp badge