Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kadın Muhtarlar Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Kadınlara hak ettiği değeri vermek; hem inancımızın hem kültürümüzün hem medeniyetimizin hem de Anayasa ve yasalarımızın bize emridir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Sergi Salonu’nda kadın muhtarlara bir araya geldiği programda bir konuşma gerçekleştirdi.
Konuşmasına, dinleyenleri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhtarlarla yedi yılı aşkın süredir devam ettirdikleri buluşmaları, bu defa sadece kadın muhtarlarla gerçekleştirdiklerini belirtti.
Bugün, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde Türkiye’nin hemen her şehrinden 900’e yakın kadın muhtarın bulunduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhtarlarla her buluşmanın, Türkiye’nin en büyük, en kapsamlı demokrasi şölenlerinden biri olarak düzenlendiğini söyledi.
Bugünkü buluşmanın “8 Mart Dünya Kadınlar Günü” dolayısıyla ayrı bir öneminin, anlamının bulunduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm kadınların Kadınlar Günü’nü tebrik etti.
“Bizim için kadın, merhum Neşet Ertaş’ın Anadolu irfanıyla ‘Kadın insan, erkek insanoğlu’ diye ifade ettiği şekilde, insanın yarısıdır. Fıtrat icabı kadın yoksa erkek, erkek yoksa kadın anlamsızdır, hükümsüzdür” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Allah’ın Kur’an-ı Kerim’de, “Her şeyin eşli, erkekli-dişili yaratıldığını” haber verdiğini anımsattı.
“KADINLARA HAK ETTİĞİ DEĞERİ VERMEK İNANCIMIZIN BİZE EMRİDİR”
Birbirini böylesine tamamlayan iki varlıktan birinin, sırf cinsiyeti sebebiyle eksik görülmesini, ötekileştirilmesini, ayrımcılığa uğramasını, şiddete maruz bırakılmasını asla kabul etmediklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Kadınlara hak ettiği değeri vermek, hem inancımızın hem kültürümüzün hem medeniyetimizin hem de Anayasa ve yasalarımızın bize emridir. Hakikat bu iken maalesef yakın tarihimizde buna ters düşen nice uygulamaya, nice hadiseye hep birlikte şahit olduk. Bizim siyaset hayatımızdaki en önemli mücadele alanlarımızdan biri de kadınlarımızı haklarına kavuşturmak olmuştur. Anayasa’mız, ‘Kimse eğitim ve öğretim hakkından yoksun bırakılamaz’ demesine rağmen, yıllarca haksız yere eğitim hakkını kullanmaktan yoksun bırakılan kadınlarımıza eğitim hakkını biz verdik. Anayasa’mızda ‘Her vatandaş seçilme hakkına sahiptir’ denmesine ve milletvekili seçilme engelleri arasında ‘Başörtülü olma’ diye bir şart bulunmamasına rağmen, kadınların hukuksuz biçimde gasbedilen seçilme hakkını kullanmasını biz sağladık. Bu sayede, 2002 yılında yükseköğretimdeki net okullaşma oranı yüzde 14,6’dan yüzde 43,4’e yükselirken, bu oran kız öğrencilerimiz arasında yüzde 48,5 ile rekor seviyeye çıkmıştır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anayasa’da “Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir, her Türk kamu hizmetlerine girme hakkına sahiptir. Hizmete alınmada görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayrım gözetilemez” ifadeleri yer almasına rağmen, haksız şekilde kamuda çalışmaktan yoksun bırakılan kadınlara bu hakkı kendilerinin verdiğini söyledi.
Eğitim ve çalışma hayatı başta olmak üzere, her alanda Türkiye’nin beşeri sermayesinin zenginleşmesinin önündeki tüm engelleri kaldırdıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadınlar arasında başörtülü ve başı açık ayrımını sona erdirdiklerini ifade etti.
Türkiye’yi yasakların ülkesi olmaktan çıkartıp her alanda fırsat eşitliğinin, adaletin hâkim olduğu bir yer hâline dönüştürdüklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadınlar lehine pozitif ayrımcılık yapılmasını Anayasa kuralı hâline getirdiklerini anımsattı.
Kadınlar ile erkekler arasındaki eşitsizliği gidermeyi devlete görev olarak verdiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kadın hakları konusunda kadınlardan yana tarafız. Kadınlara karşı şiddet ve şiddetle mücadele konusunda yine kadınlardan yana tarafız. Bunun için aile içi şiddeti şikâyete tabi olmaktan çıkardık, resen takip edilen suçlar arasına aldık” dedi.
“ADALETİ MÜLKÜN ESASI OLARAK GÖREN BİR MEDENİYETİN MENSUPLARIYIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün Merkez Yürütme Kurulu toplantılarının olduğunu hatırlatarak şunları kaydetti: “Tokat’taki Özlem kardeşimizin 23 yerden ahlaksız, adi eşi tarafından bıçaklandığını öğrendim. Dikkat edin, 23 yerden. Ne yaptılar, ne ettiler diye Adalet Bakanlığı’nın da dün sunumu vardı, sorduk, ettik. Meğerse üç aydan sonra serbest bırakmışlar adamı. Aradık, araştırdık vesaire… Hamdolsun tekrar bu adi herifi içeri almışlar. Bizde de Genel Başkan Yardımcımız, Tokat Milletvekilimiz Özlem Hanım var. Hemen kendisiyle telefon irtibatlarını kurduk. Dedik ‘Şimdi adaşın, Tokat Milletvekilimiz Özlem Hanım bu süreci takip edecek, Cumhurbaşkanı olarak ben de bu sürecin peşindeyim’ 2,5 yaşında da bir çocuğu var. Neden? Çünkü bu millet bize emanettir. Ve milletimizin bu emanetini bizim ortada bırakmamız mümkün değildir. Düşünün, 23 yerden bıçaklıyor. Hâkim sen nasıl oluyor da böyle birisini serbest bırakıyorsun? Hâkim böyle bir tasarruf yapıyor. Ondan sonra ‘Yargıya hakaret…’ Ne hakareti? Eğer ben bu ülkede Cumhurbaşkanıysam, sen de 23 yerden eşini bıçaklayan böyle bir adamı serbest bırakıyorsan, bununla ilgili söylenmesi gereken neyse bunu ben sana söylerim. Sonuna kadar da takip edeceğiz, daha bitmedi işimiz. Bakanıma da onu söyledim, ‘Bunu yakın takibe alacaksın ve bu konu ile ilgili beni de süratle bilgilendireceksin, atılması gereken adımı da süratle atacağız’ Bu, hâkim olabilir, savcı olabilir fark etmez. Biz, adaleti mülkün esası olarak gören bir medeniyetin mensuplarıyız. Adalet ortada kalmaz, yerde sürünmez. Onun için de gereğini yapacağız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şiddet Önleme ve İzleme Merkezlerinden (ŞÖNİM), kadın konuk evi, KADES, elektronik kelepçe gibi uygulamalarla ihtiyaç duydukları her an kadınların yanında olduklarını gösterdiklerini belirtti.
Kadına yönelik şiddetle mücadele konusunda Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) bir araştırma komisyonu kurduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, pek çok tespit ve teklifin yer aldığı bu komisyonun raporunun, Meclis’te de görüşülerek kabul edildiğini anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadınlara yönelik şiddetle mücadelede yeni adımlar atacaklarını belirterek şöyle konuştu: “Türk Ceza Kanunu’nda düzenlenen takdiri indirim nedenlerini belli konulara münhasır kılıyor ve maddenin uygulama alanını daraltıyoruz. Bu kapsamda failin pişmanlık içermeyen davranışları, takdiri indirim nedeni olarak kabul edilmeyecektir. Failin, sadece indirim almaya yönelik duruşmadaki tutum ve davranışları. Şu komikliğe bakın. Kılık kıyafeti, kravat takması, boyun bükmesi takdiri indirim sebebi olarak dikkate alınmayacaktır. Kadına yönelik şiddetle daha etkin mücadele edilebilmesi ve caydırıcılığın sağlanması amacıyla kasten öldürme, kasten yaralama, işkence ve eziyet suçlarının kadına karşı işlenmesini nitelikli hâl kapsamına alarak cezaları artırıyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Israrlı takip fiilleri müstakil suç olarak düzenlenecek, ısrarlı şekilde fiziken takip etmek, haberleşme ve iletişim araçlarını bilişim sistemlerini ve üçüncü kişileri kullanarak temas kurmaya çalışmak fiilleri de artık suç sayılacaktır. Ayrıca bu tür suçların, ayrılık kararı verilen veya boşanılan eşe karşı işlenmesi mağdurun okulunu, iş yerini, konutunu değiştirmesine ya da okulunu veya işini bırakmasına neden olması, hakkında uzaklaştırma kararı verilen fail tarafından işlenmesi durumunda ısrarlı takip suçunun cezası yükselmektedir. Eşe veya boşanılan eşe karşı işlenen kasten yaralama suçları tutuklama nedeni olarak katalog suçlar arasına alınacaktır. Vekili bulunmayan şiddet mağduru kadınlara talepleri hâlinde ücretsiz olarak avukat görevlendirilmesi sağlanacaktır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Meclis’in çalışması ve takdiriyle hayata geçecek bu düzenlemelerin şimdiden hayırlı olmasını diledi.
“BÜYÜK VE GÜÇLÜ TÜRKİYE’NİN İNŞASINDA ASLA TAVİZ VERMEDİK”
Dünyada ve bölgede dengelerin, hatta sınırların değiştiği, pek çok siyasi, askerî, insani, sosyal, ekonomik krizin adeta üst üste bindiği bir süreçten geçildiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin, gerek sahip olduğu coğrafyanın kritik önemi gerek tarihî misyonu gerek beşeri birikimiyle tüm bu gelişmelerin kıyısında köşesinde değil, tam merkezinde yer alan bir ülke olduğunu vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin dört bir yanı krizlerle kaynarken, ülkeyi can ve mal güvenliğinden altyapı eksikliklerinin tamamlanmasına, siyasi ve askerî etkinliğinden küresel itibarına kadar her bakımdan bu genel fotoğraftan ayrıştırmayı, güçlü tutmayı başardıklarını belirterek şöyle devam etti: “Tabii bunun gerisinde de binlerce yıla sari medeniyet ve devlet birikimimizle coğrafyamızdaki bin yıllık varlığımızın yanında özellikle son 20 yılda ülkemize kazandırdığımız eser ve hizmetlerin çok önemli payı vardır. Pek çok ülkede uygulamaya geçirilen siyasi istikrarsızlık, sosyal kaos, ekonomik yıkım senaryoları, farklı görünümler ve taktiklerle bizim üzerimizde de defalarca bunlar denenmiştir. Bu saldırılar, kimi zaman terör örgütleri, kimi zaman içimizdeki hainler kullanılarak yapılan darbe girişimleri, kimi zaman siyasi ve ekonomik tetikçiler vasıtasıyla gerçekleştirilmiştir. Allah’ın yardımı ve aziz milletimizin desteğiyle bu saldırıların hepsini de birer birer boşa çıkardık.”
Türkiye’yi ve milleti, Cumhuriyet tarihinin tamamında yapılanları beşe, ona katlayan eser ve hizmetlere kavuştururken, demokrasi ve kalkınma hamlelerini kararlılıkla yürütürken büyük ve güçlü Türkiye’nin inşasında asla taviz vermediklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimden sağlığa, adaletten güvenliğe, ulaştırmadan enerjiye, şehircilikten spora, her alanda gelişmiş ülkelerle yarışacak, hatta çoğu alanda onları geride bırakacak modern bir altyapı kurduklarının altını çizdi.
Savunma sanayiyi geliştirerek, Türk Silahlı Kuvvetleri’ni, çağın ve ülkenin ihtiyaçlarına göre yeniden yapılandırarak, sınır ötesi misyonlarla ordunun tecrübesini artırarak, siyasi ve diplomatik açılımları destekleyecek bir ordu yapısı oluşturduklarını da dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları ifade etti: “Görevimize başlarken, yüzde 20 savunma sanayine sahipken bugün neredeyiz biliyor musunuz? Yüzde 80 savunma sanayi ürününü üretiyoruz ve buna sahibiz. Yüzde 20 nere, yüzde 80 nere? Nereden nereye geldik. Eğer bugün Türkiye; kuzeyinde güneyinde, doğusunda batısında hem de sınırlarının tam dibinde yaşanan tüm istikrarsızlıklara, gerilimlere, çatışmalara rağmen, hedefleri doğrultusunda kararlılıkla ilerleyebiliyorsa gerisinde işte bu sağlam altyapı ve siyasi irade vardır. Eğer bugün Libya’da kardeşlerinin imdadına yetişebiliyorsa, eğer Azerbaycan’da, Karabağ’da kardeşlerinin imdadına yetişebiliyorsa işte bu güçlü irade vardır. Hiç şüphesiz asıl gücümüz; birliğimiz, beraberliğimiz, kardeşliğimizdir.”
Son günlerde bir yağ meselesinin çıkarıldığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim ayçiçeği, zeytinyağı böyle bir sorunumuz yok. Muhalefet, ülkemizi darda, zorda göstermek adına böyle bir kampanyayı yürütüyor” dedi.
Bu konuda muhtarlardan da bir isteğinin olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Mahallenizdeki, köyünüzdeki marketlerde, bakkallarda gerçekten ayçiçeği yağı var mı yok mu? Ama ben istiyorum ki, gerekirse sizler İçişleri Bakanlığımız adına bunların depolarını bile takip edip bize ihbar edeceksiniz, bu stokçuların gereğini biz yapacağız. Buralarda birinci derecede sorumlu kimdir? Validir. Sizler, valinin o mahallelerdeki elisiniz, ayağısınız. Sizler İçişleri Bakanımın elisiniz, ayağısınız. Cumhurbaşkanının elisiniz, ayağısınız. Yani, bu devleti provoke etmeye çalışanlara gereken dersi vermek bizim boynumuzun borcudur. Bunlar stokçu, bunlar ayçiçeği yağını, zeytinyağını vesaire depoluyor ve utanmadan sıkılmadan rakamları yükseltiyorlar, ‘raflarda ayçiçeği yağı yok’ diyerek böyle bir kampanyayı da yürütüyorlar. İşte burada bir olacağız, beraber olacağız bu ahlaktan yoksun olanlara da gereken dersi vereceğiz. Hiç endişeniz olmasın.”
Konuya ilişkin dün İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile konuştuğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları aktardı: “Dedim ki, valileri seferber edeceğiz, nerede bu tür bir ahlaksız varsa stokçu varsa bunların gereğini yapacağız. Çünkü bizim böyle bir sıkıntımız yok. Böyle bir sıkıntımız olmadığı hâlde bu stokçuluğu yapanlar bunun hesabını verecek. Türkiye’yi diğer yol ve yöntemlerle dize getiremeyeceklerini görenlerin, konjonktürel gelişmeleri bahane ederek bu gücümüze saldırmaları tesadüf değil, bilinçli bir eylemdir. Küresel sağlık, ekonomi ve güvenlik krizlerinin yol açtığı birtakım sorunları sadece ülkemize mahsus gibi göstermek suretiyle milletimizi karamsarlığa sürüklemek, insanlarımızı tahrik etmek isteyenlere fırsat vermeyeceğiz.”
“TÜRKİYE, BUGÜNKÜ SORUNLARINI ÇÖZECEK POTANSİYELE, İMKÂNA VE KABİLİYETE SAHİP”
Son zamanlarda “Hastanelerde şöyle oluyor, böyle oluyor vesaire” şeklinde söylentiler çıktığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, hatalarının olabileceğini belirtti. Şehir hastaneleri, eğitim araştırma hastanelerinin kendi iktidarları döneminde yapıldığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkede hastanesi olmayan il ya da ilçe bulunmadığını ifade etti.
Bu işleri bizzat takip ettiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Efendim işte doktorlar az para aldıkları için ayrılıyorlar. Değerli kardeşlerim, samimi konuşuyorum, dost acı söyler ama gerçeği söyler. Bu hastaneleri inşa eden biziz. Bu doktorları okutan, yetiştiren bu devlet değil mi? Soruyorum, bu devlet değil mi? Bu devlet sizi okuttu, yetiştirdi. Maliyeti en yüksek olan da hangi birimdir? Sağlıktır. Ama şimdi ‘Efendim işte az para veriyormuş” Sordum, en az alan ne alıyordur? 8 bin, 9 bin. En yüksek alan ne alıyordur? İşte 25 bin civarında alıyordur. Buna rağmen özel sektör çok daha büyük paralar verdiği için oralara kaçıp gidiyorlarmış. Bakın açık konuşuyorum. Açık konuşmayı severim. Varsın gidiyorlarsa gitsinler. Bizler de üniversiteleri yeni bitiren doktorlarımızı buralarda istihdam ederiz, bunlarla beraber bu yola devam ederiz.”
Bu konuda daha da ileri gittiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerekirse yurt dışından ülkemize dönmek isteyenleri süratle buraya davet eder ve onları da ülkemizde istihdam ederiz. Buralar boş kalmaz, merak etmeyin. Ve şu anda asistan doktorlarımızla biz bu yola devam ederiz. Çünkü buralar boş kalmayacak. Ne gerekiyorsa bunu yapacağız. Doktorluk gibi aziz bir mesleği sadece paraya bina etmek, paraya onu dayamak herhalde pek de insani değildir” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin, vesayetten geri kalmışlığa, terörden darbe teşebbüslerine kadar nice badirelerin üstesinden nasıl geldiyse bugünkü sorunlarını da çözecek potansiyele, imkâna ve kabiliyete sahip olduğunu bildirdi.
Dönemin SSK Genel Müdürü olan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, gazeteci Savaş Ay’ın bir programına konuk olduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Hatırlıyor musunuz o serum şişeleri ne durumdaydı, hastalar ne durumdaydı? Ve o ufacık yavru, maalesef yanlış iğne vurulduğu için ne hâle gelmişti? Bay Kemal ne demişti? İşte ‘değişim lazım, şu lazım, bu lazım’ ve Savaş Ay da rahmetli, ‘Bu sizin göreviniz, görevinizi yerine getirmiyorsunuz’ demişti. Ama maalesef beyefendinin hiç umurunda değildi ama bizim umurumuzda. Biz bu işlerde yanarız, yıkılırız, onun için de biz istedik ki şehir hastaneleri ile dünyaya ders verelim. Biz istedik ki eğitim araştırma hastaneleri ile bütün şehirlerimizi çok daha farklı bir konuma getirelim. Benim vatandaşım gururla, onurla bu hastanelere gittiği zaman, dört dörtlük hastane, özellikle odaları eskisi gibi değil, şimdi banyolarıyla, her şeyiyle tertemiz, pırıl pırıl hastaneler olsun. Ve bunu başardık, hâlâ da devam ediyoruz.”
“KURUMLARIMIZ TÜM GELİŞMELERİ YAKINDAN TAKİP EDİYOR”
Enerji ve gıda fiyatlarında yaşanan gelişmelerin bir kısmının küresel dengesizliklerden kaynaklandığını, bir kısmının da içerideki hırsların ve manipülasyonların eseri olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Demokratik hukuk devleti ilkelerinden sapmadan bu yönde faaliyetler yürüten herkesten bunun hesabı hukuk önünde muhakkak sorulacaktır” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu vesileyle vatandaşlarımıza söylentilere aldırış etmemeleri, tahriklere gelmemeleri, provokasyonlara karşı daima teyakkuz hâlinde bulunmaları çağrısında bulunuyorum. Kurumlarımız tüm gelişmeleri yakından takip ediyor, tespitler yapıyor. Sorunun kaynağı, üretici, toptancı, perakendeci zincirinin herhangi birindeki aşırı kazanç hırsı veya tüketicilerin paniğe sevk edilmesi olabilir. Hiç fark etmez, hepsinin de gereğini yapmak boynumuzun borcudur.”
İğneyi karşı tarafa batırırken çuvaldızı da kendilerine yöneltmekten geri durmadıklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Denetiminden koordinasyonuna, cezasından teşvikine her konuda bakanlıklarımızla kurumlarımızla özel sektörümüzle sivil toplum kuruluşlarımızla yakın iş birliği hâlinde çalışıyoruz. Bu çerçevede yürütülen faaliyetleri, dünyadaki örnekleri takip ederek, yeni durumlara uygun uyarlamaları yaparak, etkinliği artırarak, eksikleri gidererek hızlandırmakta kararlıyız” ifadelerini kullandı.
“ÜLKEMİZİN ELİNDEKİ İMKÂNLARIN KIYMETİNİ ÇOK İYİ BİLMELİ VE SAHİPLENMELİYİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu konuda vatandaşlardan devletine güvenmesini, hükûmetine desteğini sürdürmesini, sağduyuyu elden bırakmamasını, sabırlı olmasını istediklerini belirterek, “Dünyadaki ülkelerin önemli bir kısmının güçlü devlet yönetimi, dirayetli liderlik, sosyal barış, köhnemiş altyapı ve kırılganlığı giderek artan ekonomik işleyiş sıkıntısı içinde kıvrandığı bir süreçte ülkemizin elindeki imkânların kıymetini çok iyi bilmeli ve sahiplenmeliyiz” dedi.
Özellikle küresel finans krizi ve son iki yıla damgasını vuran küresel sağlık krizinin bu konudaki gerçekleri tüm açıklığıyla ortaya koyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ukrayna krizinin, güvenlik boyutunun yanında sosyal ve ekonomik etkileri ile bu gerçeği bir kez daha gösterdiğini, vicdan ve izan sahibi herkesin bu tablo içinde Türkiye’nin ne kadar farklı ve olumlu bir yerde durduğunu teslim edeceğini söyledi.
“BİRBİRİMİZİ SEVMEK ZORUNDAYIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Ben bu arada 20’yi aşkın devlet başkanı, başbakan ile Rusya-Ukrayna arasındaki bu savaşta görüşmeler yaptım. Ve görüşmeleri hâlâ devam ettiriyoruz. Yarın İsrail Cumhurbaşkanı gelecek, öbür gün Azerbaycan Cumhurbaşkanı gelecek ve bütün hepsi ile bu görüşmeleri sürdürürken Türkiye’nin durduğu yeri hatırlatması bakımından bunun ne kadar önemli olduğunu ifade etmek istiyorum. Bütün bunlara rağmen ülkenin başına kara bulutlar toplamaya çalışan her kimse, sıfatı, konumu, mecrası ne olursa olsun art niyetlidir, başka hesaplar içindedir. Hâlbuki böyle dönemler, ülkelerin ve milletlerin tıpkı iki elin parmakları gibi kenetlendiği tek yumruk, tek yürek hâline geldiği dönemler olmalıdır. Biz birbirimizi sevmek zorundayız. Eğer birbirimizi sevmez, birbirimizden uzak durursak bundan kim istifade eder? Düşmanlar, teröristler. Onları mı sevindireceğiz?”
Bu birliği, beraberliği, kardeşliği her şeyin üstünde ve önünde tuttuklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı görüşte olan herkesle ülkenin ve milletin selameti için oturmaya, konuşmaya, uzlaşmaya, birlikte yol yürümeye hazır olduklarını belirtti.
Bunun için önce dürüstlük, samimiyet, açık yüreklilik ve açık sözlülük gerektiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşları Allah için sevdiklerini, bulundukları makam itibarıyla bu sevgiyi paylaşmaya mecbur olduklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Ağzından başka sözler çıkarken karnında gezdirdiği tilkilerin kuyruklarını birbirine dolaştırmamanın hesabı içinde olanlarla böyle ulvi bir yoldaşlık yapılamaz. Her zaman söylediğimiz gibi biz milletimiz ne istiyor, milletimiz ne bekliyor, milletimiz ne diyor ona bakar, ona göre hareket ederiz. Biz bundan sonra da aynı şekilde hareket etmeyi sürdüreceğiz. Hesaplarının, birlikteliklerinin, programlarının içinde millet olmayanları ise kamuoyunun takdirine bırakıyoruz.”
Muhtarların Türkiye’nin son 20 yılda geçirdiği büyük demokratik ve kalkınma devriminin en yakın şahitleri olduğunu ifade eden Erdoğan, hükümetleri döneminde hayata geçirdikleri pek çok reformla muhtarların ve onlar vasıtasıyla mahallelerdeki vatandaşların da pek çok sıkıntısını çözdüklerini anlattı.
İçişleri Bakanlığı bünyesinde oluşturulan Muhtarlık Bilgi Sistemi’nin giderek daha etkin kullanıldığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, kurulan Muhtarlar Daire Başkanlığı ile de muhtarların meselelerinin Ankara’da en üst düzeyde ve tek elden takibinin sağlandığını aktardı.
Muhtarlardan gelen teklif üzerine 19 Ekim’i “Muhtarlar Günü” ilan ettiklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhtarların özlük haklarıyla ilgili birçok iyileştirme yaparak sorunları ortadan kaldırdıklarını, muhtar maaşlarının asgari ücretin altında kalmamasıyla ilgili kanun değişikliğinin de yakında Meclis’in takdiriyle çıkacağını bildirdi.
Muhtar maaşlarında ve haklarında yapılan iyileştirmeleri anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Muhtarlık hizmet binalarını yapılan işin mahiyetine uygun şekilde geliştirilecek projeler hazırladık. Köy konağı tarzında ve mahalli mimariye uygun şekilde yapılacak muhtarlık hizmet binalarının çoğunun yerleri belirlendi, en kısa sürede inşasına da geçilecek. Hizmet binalarının inşasında ve muhtarlık hizmet binalarının güvenlik kamerası sistemi ile donatımı projesinde, az önce İçişleri Bakanım da ifade etti, kadın muhtarlarımızın görev yaptığı yerlere öncelik veriyoruz. Kadın muhtarlarımızın izin, doğum ve hastalık gibi sebeplerle görevlerinin başında bulunamadığı dönemlerde ödeneklerinin kesilmemesini de temin ediyoruz. Ankara’da hazırlıkları süren muhtar konuk evini 19 Ekim Muhtarlar Günü’nde hizmete açmayı planlıyoruz. Teknoloji ile muhtarlık hizmetlerini buluşturarak adrese dayalı nüfus kayıt sistemi eğitimlerini tamamlayarak muhtarlarımızın istifadesine açıyoruz.”
AFAD’ın ayni yardımlarının vatandaşlara dağıtımında muhtarların da içinde yer alacağı bir sistem hazırladıklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kovid-19 salgını, sel ve yangın felaketlerinde verilen mücadelede, filyasyon ekiplerinde ve vefa gruplarında yer alan muhtarlara teşekkür ederek tekrar kadın muhtarların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra kararlarını imzaladı
Yüksek Askerî Şûra (YAŞ) kararları, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından imzalandı.
Toplantı sonrası yapılan açıklamada şu hususlar kaydedildi:
“1. 04 Ağustos 2026 tarihinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN Başkanlığında icra edilen, 2026 yılı Yüksek Askerî Şûra toplantısında, Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli general/amiral ve albaylardan;
a) Bir üst rütbeye yükseltilecekler,
b) Görev süresi uzatılacaklar,
c) Kadrosuzluktan emekliye sevk edileceklerin durumları görüşülerek, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’ın onayı ile karara bağlanmıştır.
30 Ağustos 2026 tarihinden geçerli olmak üzere;
a) 25 general ve amiral bir üst rütbeye, 69 albay ise general ve amiralliğe yükseltilmiştir.
b) 24 generalin görev süreleri bir yıl, 530 albayın görev süreleri ise iki yıl süre ile uzatılmıştır.
c) 2 general yaş haddi nedeniyle 01 Eylül 2026 tarihinden, 61 general ve amiral kadrosuzluk nedeniyle 30 Ağustos 2026 tarihinden geçerli olarak emekliye sevk edilmiştir.
ç) Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment TATLIOĞLU’nun görev süresinin bir yıl uzatılmasına karar verilmiştir.
d) Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal KADIOĞLU kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edildiğinden, Hava Kuvvetleri Komutanlığına Muharip Hava Kuvveti Komutanı Orgeneral Rafet DALKIRAN atanmıştır.
e) Halen 328 olan general ve amiral sayısı, 30 Ağustos 2026 tarihi itibarıyla 334 olacaktır.
30 Ağustos 2026 tarihinden geçerli olmak üzere;
a) Hv.K.K.lığından Korgeneral Erdoğan GÜR Orgeneralliğe; K.K.K.lığından Tümgeneraller Burhan AKTAŞ, Ertan İNALTEKİN ve Alparslan KILINÇ Korgeneralliğe; Dz.K.K.lığından Tümamiraller Ramazan ÖZOĞUL ve Erhan AYDIN Koramiralliğe; Hv.K.K.lığından Tümgeneral Kemal TURAN Korgeneralliğe terfi ettirilmişlerdir.
b) K.K.K.lığından Tuğgeneraller Şükrü BİLİR, Mustafa BÜYÜKKÖROĞLU, İsmail ÖZCAN, Şener KOPAL, Ahmet AŞIK, Bülent TANRIVERDİ, Mehmet AÇIK, Mustafa YETER, Coşkun ÇELİK, Ömer Şahin SELVİ, Yüksel KOLCU, İsmail ANALI ve Hakan DURMAZPINAR Tümgeneralliğe; Dz.K.K.lığından Tuğamiraller Erhan AKBAYRAK, Yücel DARCAN, Eren GÜNAY ve Kenan Kaan TÜRKKAN Tümamiralliğe; Hv.K.K.lığından Tuğgeneral Cihangir Kemal YÜZÇELİK Tümgeneralliğe terfi ettirilmişlerdir.
4) Bir üst rütbeye yükselen, görev süreleri uzatılan general, amiral ve albayların yeni rütbe ve görevlerinin Milletimize, Devletimize, Silahlı Kuvvetlerimize ve ailelerine hayırlı olmasını dileriz.
5) Büyük bir özveri ve onurla görev sürelerini tamamlayarak emekliye ayrılacak olan general, amiral ve albaylara hizmetlerinden dolayı teşekkür eder, hayatlarının yeni dönemlerinde, kendilerine ve ailelerine mutluluk ve esenlikler temenni ederiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra üyeleriyle birlikte Anıtkabir’i ziyaret etti
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra (YAŞ) Toplantısı öncesinde, YAŞ üyeleriyle birlikte Anıtkabir’i ziyaret etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Aslanlı Yol’un başındaki yerini almasının ardından başlayan törene, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu ve Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel katıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ay yıldız motifli çelengi Atatürk’ün mozolesine bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığındaki heyet, mozoleye çıkan merdivenin önünde fotoğraf çektirdikten sonra Misak-ı Millî Kulesi’ne geçti.
Burada Anıtkabir Özel Defteri’ni imzalayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, deftere şunları yazdı: “Aziz Atatürk,
2026 yılı Yüksek Askerî Şûra Toplantısı öncesinde Şûra üyeleri olarak bugün bir kez daha huzurlarınızdayız. Zatıalinizle birlikte Malazgirt Zaferimizden bu yana yaklaşık bin yıldır vatanımız olan bu topraklarda şanlı bayrağımızın gururla dalgalanması ve milletimizin özgürce yaşaması için can veren tüm kahramanlarımızı rahmetle yâd ediyoruz.
Bölgemizde çatışmaların ve gerilimlerin tırmandığı bir dönemde icra ettiğimiz Şura toplantımızın ülkemiz, milletimiz ve Türk Silahlı Kuvvetlerimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyoruz. Yüksek disiplini, üstün görev bilinci, milli iradeye bağlılığı ve artan caydırıcılığıyla Türk Silahlı Kuvvetlerimiz içinden geçtiğimiz zorlu konjonktürde milletimizin güven kaynağı olmayı sürdürmektedir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bölgemizin kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Başbakanı ez-Zeydi ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bölgemizin artık savaş, terör ve çatışmayla değil; kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin ve terörsüz bölge vizyonumuzun gerçeğe dönüşmesi için Iraklı kardeşlerimizle yakın diyalog hâlindeyiz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi ile gerçekleştirdiği görüşmelerin ve imzalanan anlaşmaların ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek, açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Başbakanı ez-Zeydi’yi bölgenin içinden geçtiği zorlu dönemde üstlendiği görev için tekrar tebrik etti. Eski Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani ile de ilişkileri kurumsal temelde güçlendirmeye matuf stratejik adımlar attıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yakaladıkları bu ivmeyi Irak Başbakanı ez-Zeydi ile daha ileri noktalara taşıyacaklarına inandıklarını belirterek, Türkiye olarak Irak Başbakanı ez-Zeydi’ye ihtiyaç duyduğu her alanda destek vermeye hazır olduklarını bildirdi.
Bu kardeşlik zemini temelinde ilişkileri kapsamlı şekilde değerlendirdiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İran, Suriye ve Filistin başta olmak üzere bölgesel gelişmeler hakkında fikir teatisinde bulunduk. İlişkilerimizi daha da ileri taşıyacak belgeleri huzurlarımızda az önce imzaladık” diye konuştu.
“IRAK’IN HUZUR VE İSTİKRARINI ÜLKEMİZİN DURUMUNDAN AYRI TUTMADIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin yanı başındaki savaş ortamının etkisiyle görüşmelerde güvenlik, terörle mücadele, enerji ve ulaştırma konularının bir hayli yer tuttuğunu ifade ederek, şunları kaydetti: “Komşumuz Irak, maalesef bu savaş ve istikrarsızlık ortamından en çok etkilenen ülkelerden biridir. Biz, geçmişten bu yana Irak’ın huzur ve istikrarını ülkemizin durumundan ayrı tutmadık, tutmayız. Bölgemizin artık savaş, terör ve çatışmayla değil, kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin ve terörsüz bölge vizyonumuzun gerçeğe dönüşmesi için Iraklı kardeşlerimizle yakın diyalog hâlindeyiz. İnşallah her iki ülkeye de ağır bedeller ödeten bu meseleyi kalıcı olarak gündemimizden çıkartacağız. Öte yandan, Irak’ın ihtiyaç duyduğu savunma sanayi ürünlerinin tedariki noktasında da üzerimize düşeni yapmaya hazırız.”
“HEDEFİMİZ, EN YAKIN ZAMANDA KAPSAMLI ENERJİ İŞ BİRLİĞİ ANLAŞMASI İMZALANMASIDIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu savaş ortamının kendilerini sadece savunma konusunda değil, enerji ve ulaştırma alanlarında iş birliklerini derinleştirmeye sevk ettiğine dikkati çekti.
“Körfez bölgesinin dünya ile bağlantısının Irak üzerinden sağlanmasını esas alan Kalkınma Yolu Projesi’nin mevcut gelişmeler karşısında her zamankinden daha önemli hâle geldiğini görüyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu konuda Sayın Başbakan’ın da güçlü bir iradeye sahip olduğunu memnuniyetle müşahede ettim. İş birliğimizin bir diğer önemli başlığı enerjidir. Türkiye-Irak Ham Petrol Boru Hattı Anlaşması dün itibarıyla sona erdi. Şimdi hedefimiz, en yakın zamanda iki tarafın da faydasına olacak kapsamlı enerji iş birliği anlaşması imzalanmasıdır. British Petrol’ün operatörlüğünü yürüttüğü Kerkük üretim sahasında Türkiye Petrollerine ortaklık verilmiştir. Bugün imzalanan anlaşma, enerji alanındaki ortaklık açısından tarihî bir adım olmuştur.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, iklim değişikliğinden etkilenen iki komşu ülke olarak suyun sürdürülebilir kullanımına yönelik iş birliğinin ilerletilmesi yönündeki iradelerinin tam olduğunu söyledi.
Bu noktada Türkiye olarak üzerlerine düşeni yaptıklarını, su konusunu akılcı, bilimsel ve insani temelde daimî bir iş birliği alanı olarak gördüklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Irak ile geçtiğimiz yıl 17 milyar dolara yaklaşan ticaret hacmimizi çok daha ileri seviyelere taşımayı istiyoruz. Bu çerçevede Sayın Başbakan’ın heyetindeki bakanların, iş insanlarımız, müteahhitlerimiz ve yatırımcılarımızdan oluşan geniş bir heyetle bir araya gelmesini de son derece önemli bulduğumu ifade etmek istiyorum.” şeklinde konuştu.
“IRAK’TAN 1 MİLYON VARİL PETROL İHTİYACIMIZI KARŞILAR”
Irak Başbakanı ez-Zeydi ile güncel bölgesel gelişmeler hakkındaki görüşlerinin büyük ölçüde benzer olduğunu memnuniyetle müşahede ettiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak’ın bölgesiyle bütünleşmesine yönelik çabaları ve bilhassa Suriye ile temaslarını yapıcı adımlar olarak görüp desteklediklerini belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak’ın beşerî zenginliğinin vazgeçilmez bir parçası olan ve aralarındaki kardeşliğin en sağlam dayanağını teşkil eden Irak Türkmenlerine Irak Başbakanı ez-Zeydi’nin de hassasiyetle yaklaştığını gördüğünü ifade ederek, “Heyetinde, Irak Türkmen Cephesi Genel Başkanı ve Kerkük Valisi Selman Ağaoğlu kardeşimize yer vermesini özellikle anlamlı buluyorum. Sayın Zeydi’ye ziyaretleri için bir kez daha teşekkür ediyor, istişarelerimizin ve aldığımız kararların hayırlara vesile olmasını diliyorum” dedi.
Irak Başbakanı ez-Zeydi’nin konuşmasında “Türkiye’ye günde 1 milyon varil biz petrol verebiliriz” dediğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Başka yere diyor muhtaç olmayın. 1 milyon varil. Evet Sayın Bakan, sağa sola muhtaç olmaya gerek yok. Hemen komşumuz Irak’tan inşallah 1 milyon varil petrolü buraya transfer ettik mi ihtiyacımızı karşılar” değerlendirmesinde bulundu.
IRAK BAŞBAKANI EZ-ZEYDİ: “BU ZİYARETİMİZ ASIRLAR ÖNCESİNE DAYANAN İLİŞKİLERİMİZİN PEKİŞTİRİLMESİNİN BİR NİŞANESİDİR”
Irak Başbakanı ez-Zeydi, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bir araya gelmekten ve Türkiye ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Irak Başbakanı ez-Zeydi, “Bizim bu ziyaretimiz protokol icabı değil, asırlar öncesine dayanan ilişkilerimizin pekiştirilmesinin bir nişanesidir” dedi.
Irak Başbakanı ez-Zeydi, iki ülkenin aynı coğrafyayı, uygarlığı ve su kaynaklarını paylaştığına işaret ederek görüşmelerde enerji, ulaştırma, eğitim, su ve diğer birçok konunun ele alındığını belirtti.
Türkiye ile Irak arasındaki ilişkilere dair Irak Başbakanı ez-Zeydi, “Bu ilişkilerin daha da yüceltilmesi, güçlendirilmesi için çalışıyoruz. Kardeşlik içerisinde bir ortaklık arzu ediyoruz ve özellikle Kalkınma Yolu Projesi üzerinde çalışıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı’yla (görüşmede) dedim ki: ‘Bize aslında coğrafya doğal olarak iki nehir vermiş. Biz üçüncü nehrin de artık ekonomi nehri olmasını istiyoruz.’ Ve bu da tabii ki Kalkınma Yolu’dur” diye konuştu.
Irak Başbakanı ez-Zeydi, Türkiye ve Irak’ın Doğu ile Batı’nın birbirine bağlanmasını sağlayacağına dikkati çekerek “Irak ile Türkiye arasındaki ilişkiler daha da ileri gidecektir. Ekonomik kaynaklarımızı da yücelteceğiz, büyüteceğiz, enerji alanında da daha fazla petrol pompalayacağız” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Yani günde 1 milyon varil biz Türkiye’ye petrol verebiliriz diyor” ifadeleri üzerine Irak Başbakanı ez-Zeydi, “Evet doğru, 1 milyon” dedi.
TÜRKİYE İLE IRAK ARASINDA İMZALANAN ANLAŞMALAR
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Irak Başbakanı ez-Zeydi’nin huzurunda, iki ülke arasında beş anlaşma imzalandı.
Bu kapsamda, “Eğitim ve Akademik İşbirliği Mutabakat Muhtırası”, Polis Akademisi Başkanı Murat Balcı ile Irak Başbakanı ve Silahlı Kuvvetler Komutanı Özel Kalem Müdürü General Abdulemir Şammari tarafından imzalandı.
“Gençlik ve Spor Alanlarında Mutabakat Zaptı”na, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ile Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin imza attı.
“Sınai Mülkiyet Alanında İşbirliği Mutabakat Zaptı”na ise Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile Irak Maliye Bakanı Falih Sari tarafından imzalandı.
“Fişhabur-Ovaköy Sınır Kapısı Üzerinden Demiryolu ve Karayolu Taşımacılığına İlişkin Mutabakat Zaptı” ile “Doğal Kaynaklar Karşılığında Irak Cumhuriyeti İçerisinde Ulaştırma Altyapısının Geliştirilmesine İlişkin Çerçeve Mutabakat Zaptı” da Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ve Irak Ulaştırma Bakanı Veheb Selman Muhammed tarafından imzalandı.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.