Connect with us

Dünya

Dev yatırımlar : Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İHA, SİHA ve TİHA üretiminde artık dünyanın ilk üç ülkesi içindeyiz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TUSAŞ “Millî Teknolojiler ve Yeni Yatırımlar” Programı ve Millî Muharip Uçak Üretim Tesisi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Kendi savaş gemisini tasarlayan, inşa eden ve idamesini gerçekleştirebilen 10 ülke arasında yer alıyoruz. İHA, SİHA ve TİHA üretiminde ise artık dünyanın ilk üç ülkesi içindeyiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kahramankazan’da Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş. (TUSAŞ) “Millî Teknolojiler ve Yeni Yatırımlar” Programı ve Millî Muharip Uçak Üretim Tesisi Açılış Töreni’ne katılarak, bir konuşma yaptı.

Konuşmasına, kendisini dinleyenleri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayi için çok önemli tesislerin açılış töreni vesilesiyle TUSAŞ’ta olmaktan büyük memnuniyet duyduğunu söyledi.

Yaklaşık 2 ay önce elim bir trafik kazasında hayatını kaybeden TUSAŞ Kurumsal Pazarlama ve İletişim Müdürü Serdar Demir’i rahmetle yâd eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, merhum Serdar Demir’in çalışkanlığıyla dürüstlüğüyle ülkesine ve milletine olan sevdasıyla temayüz etmiş genç bir kişi olduğunu kaydetti. Demir’in görevleri sırasında TUSAŞ’ın hem kurumsal vizyonunun gelişimine hem de yurt dışında gerçekleştirdiği atılımlara önemli katkılar sağladığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Demir’e Allah’tan rahmet, ailesine, sevdiklerine ve TUSAŞ’taki mesai arkadaşlarına sabırlar diledi.

Türk Milleti için yeni bir kavram olmayan harp endüstrisinin kökünün tarih öncesine kadar dayandığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, milattan önce 3. yüzyılda Hunların menzil ve darbe gücü yüksek çift kavisli yayları imal ettiğini, Gaznelilerin savaş fillerine zırh giydirilmesinden Selçukluların donanma inşasına kadar birçok alanda tarihte kendi döneminin ilki mahiyetinde çalışmalar gerçekleştirildiğini anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Osmanlı’nın da ilk yıllarından itibaren tersaneciliği geliştirdiğini, Avrupa ordularında henüz yokken topçu ocağı kurduğunu, Baruthane, Tophane-i Amire, Tersane-i Amire gibi kurumları faaliyete geçirdiğini anımsattı.

Asırlar boyunca dünyaya top, tüfek, gemi başta olmak üzere pek çok ürün ihracatı yapan Osmanlı’nın 18. yüzyıldan sonra bu alandaki öncülüğünü yitirmeye başladığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Cumhuriyetin ilk yıllarında Gazi Mustafa Kemal’in liderliğinde başlatılan kalkınma hamlesinde savunma sanayimiz özel bir yere sahiptir. Bu dönemde Vecihi Hürkuş, Nuri Demirağ, Şakir Zümre, Nuri Killigil gibi müteşebbislerin çabalarının maalesef iç ve dış engellemeler sebebiyle akamete uğradığını görüyoruz” dedi.

Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu bünyesinde kurulan fabrikaların ise arzu edilen etkinlikte çalıştırılmadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sonuçta savunma sanayinin neredeyse tamamen dışa bağımlı hâle getirildiğini söyledi.

Kıbrıs Barış Harekâtı döneminde önce tehditle başlayan, ardından ambargo ile devam eden gelişmelerin, kendi kendine yeten bir savunma sanayine olan ihtiyacı bir kez daha ortaya koyduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Halkımızın destek ve teveccühleriyle kurulmuş olan Silahlı Kuvvetlerimizi Güçlendirme Vakıfları eliyle hayata geçen ASELSAN, TUSAŞ, HAVELSAN, ROKETSAN gibi kurumlar bu sürecin ürünleridir” diye konuştu.

  1. Cumhurbaşkanı Turgut Özal döneminde de yerli ve modern savunma sanayinin gelişmesine katkı sağlamak amacıyla Savunma Sanayi Müsteşarlığı’nın kurulduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu çerçevede 2000’li yıllara kadar yerli üretim yanında, ofset projeleri vasıtasıyla ülkeler arası ortak programlara ağırlık verildiğini belirtti.

“SAVUNMA SANAYİ PROJELERİNİN BÜTÇESİ 5,5 MİLYAR DOLARDAN 75 MİLYAR DOLARA YÜKSELMİŞTİR”

Hükûmete geldiklerinde, her alanda olduğu gibi savunma sanayinde de “artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” diyerek, gerekli adımları atmaya başladıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Kendi kendine yeten, ülkemizi kimseye muhtaç etmeyecek, yerli ve millî sistemleri ile dostlarına da elini uzatan tam bağımsız bir savunma sanayi kurmak için tüm imkânları seferber ettik. Savunma Sanayii İcra Komitemizin 2004 yılı mayıs toplantısı dışarıdan hazır alımların terk edilmesi ve millî savunma sanayimizin öncelikli kaynak olarak yapılandırılması konusunda adeta bir dönüm noktası olmuştur. Bugün, Türk savunma sanayi Cumhurbaşkanlığına bağlı Savunma Sanayii Başkanlığımızın koordinasyonunda, yüklenicileri, araştırma kuruluşları, üniversiteleri, geliştirdiği özgün ürünleri ve ihracatıyla ülkemizin en önemli sektörlerinden biri hâline gelmiştir. Nitekim ülkemizde 20 yıl önce sadece 62 olan savunma projesi sayısı bugün 750’yi geçerken, bu alanda faaliyet gösteren firmalarımızın sayısı da 56’dan 1500’e çıkmıştır. Aynı şekilde savunma sanayi projelerinin bütçesi 5,5 milyar dolardan 75 milyar dolara, sektörün yıllık cirosu 1 milyar dolardan 10 milyar dolara, ihracatımız 248 milyon dolardan 3 milyar 224 milyon dolara yükselmiştir.”

Türkiye’nin sadece kendisi için değil, dost ve müttefik ülkelerin de ihtiyaçlarını karşılayan bir ülke hâline geldiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kendi savaş gemisini tasarlayan, inşa eden ve idamesini gerçekleştirebilen 10 ülke arasında yer alıyoruz. İHA, SİHA ve TİHA üretiminde ise artık dünyanın ilk üç ülkesi içindeyiz” dedi.

“SAVUNMA SANAYİNDE OLMAMIZ GEREKEN HANGİ TEKNOLOJİ ALANI VARSA HEPSİNDE VARIZ”

Türkiye’nin küresel tedarikçilerin çıkardığı tüm zorluklara, maruz kaldığı gizli-açık ambargolara, dışarıdan ve içeriden yürütülen sabotajlara rağmen bu seviyeye geldiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Şöyle bir geriye dönüp baktığımızda neler görüyoruz neler… İnsansız hava aracı istedik, vermediler. Biz de Bayraktar’ı, ANKA’yı, Akıncı’yı, Aksungur’u yaptık. Mühimmat istedik, vermediler. Biz de Mam’ı, Som’u, Teber’i yaptık. Füze istedik, vermediler. Biz de Bora’yı, Atmaca’yı, Bozdoğan’ı yaptık. Hava savunma sistemi istedik, vermediler. İlk etapta başka ülkeden aldık, şimdilik HİSAR’ları yaptık, yakında SİPER’i ve daha ötesini de tamamlayacağız. İHA’larda kullandığımız kameraya ambargo koydular. Sandılar ki böyle yapınca biz İHA’ları kullanamayacağız. Onu da kendimiz yaptık. Sınırlarımız içinde terörle mücadele operasyonlarını rahatça yürütebilmeyi, sınır ötesi barış harekâtlarımızı istediğimiz gibi gerçekleştirebilmeyi işte bu başarılara borçluyuz. Artık çıtayı daha yukarı çıkararak geleceğin harp ortamına da ülkemizi hazırlıyoruz. Araştırma, geliştirme yatırımlarımızı artırarak, yüksek teknoloji gerektiren sistemleri birer birer hayata geçiriyoruz. Sürü İHA’lar ve deniz platformlarından savaş yönetim sistemine, insansız araçlardan yapay zekâya, elektromanyetik sistemlerden lazer silahına, uydulardan uzay sistemlerine kadar savunma sanayinde olmamız gereken hangi teknoloji alanı varsa hepsinde varız.”

Türkiye’nin havacılık ve uzay sanayisi çalışmalarındaki öncü kuruluşu TUSAŞ’ın geliştirdiği ve ürettiği ürünlerle hem kendi güvenlik güçlerine hem de dost ve kardeş ülkelere önemli sistemler kazandırdığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Burada üretilen ve yeni elektronik harp sistemleriyle donatılan Faz-2 versiyonunun da güvenlik güçlerimize teslim edildiği ATAK helikopterimiz terörle mücadele ve bu mücadelede en önemli araçlarımızdan biri hâline gelmiştir” dedi.

“MİLLÎ MUHARİP UÇAĞIMIZI 2023 YILINDA HANGARDAN ÇIKARIP BÜTÜN DÜNYAYA GÖSTERECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ihracına başlanan ATAK taarruz helikopterinin bir üst versiyonu Ağır Sınıf Taarruz Helikopteri projesinin devam ettiğini belirterek, “Tamamen kendi mühendis ve teknisyenlerimizin alın teri ve akıl teri bu ürünlerle, ilk özgün helikopterimiz Gökbey’i bu sene teslim etmeye başlıyoruz. Anka’nın daha üst modeli Aksungur silahlı insansız hava araçlarımız göklerdeki yerini aldı. Bayraktar TB2 ve Akıncı TİHA’larla beraber silahlı insansız hava araçları alanında hem ürün zenginliğimiz artıyor hem de dünyadaki yerimiz güçleniyor. TUSAŞ’tan en büyük beklentimiz ise uçak teknolojisinde bizi dünyayla rekabet edebilir bir seviyeye çıkarmasıdır” diye konuştu.

Eğitim uçağı Hürkuş’un teslimatlarının sürdüğünü, Türkiye’nin ilk jet motorlu uçağı Hürjet eğitim uçağının üretiminin de devam ettiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Şimdi sıra ülkemizin en önemli savunma sanayisi projelerinden biri olan Millî Muharip Uçağımızda. Açılışını yapmak üzere bir araya geldiğimiz mühendislik merkezi Millî Muharip Uçak Projemizin inşallah kalbi olacaktır. Projede görev alacak 2 bin 300 mühendisimiz çalışmalarını son teknolojik sistemlerle donatılan bu merkezde yürütecek. Millî Muharip Uçağımızı inşallah 2023 yılında hangardan çıkarıp bütün dünyaya göstereceğiz. Özellikle ilk uçuşunu fazla geciktirmeden en kısa zamanda gerçekleştirmeyi planladığımız bu adım hızla devam ediyor ve 2025’te ilk uçuşu gerçekleştirilecek olan Millî Muharip Uçağımız test ve kalifikasyon süreçlerinin ardından Hava Kuvvetlerimizin vurucu gücü olarak 2029’da göklerdeki yerini alacaktır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, uçağı geliştirirken onun alt sistemlerini, bileşenlerini ve malzemelerini yerli ve millî üretmeyi sağlayacak hazırlıkları da ihmal etmediklerini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Havacılık sektörü için çok önemli olan kompozit malzemelerinin imalatının yapılacağı ve yaklaşık bin kişinin görev alacağı kompozit imalat tesisimizi de bugün ülkemize kazandırıyoruz. Türkiye’nin en büyük, dünyanın da tek çatı altında dördüncü büyük kompozit tesisi olan bu merkez, küresel hava yapıları kompozit pazarının yüzde 2’sini karşılayacak kapasiteye sahiptir. Hava araçlarımızın parçalarının bakım, onarım ve yenilemelerinin yapılacağı bakım ve onarım merkezimizi de yine bugün burada hizmete alıyoruz. Burası da bünyesinde görev yapacak 500’den fazla mühendisimizle sektörün önemli bir ihtiyacını giderecektir. Açılışını yaptığımız tesislerle buralarda görev alacak mühendislerimiz bir anlamda havacılık ve uzay alanında geleceğimize yaptığımız büyük yatırımların ispatıdır.”

“UZAY ÇALIŞMALARININ KALBİ NİTELİĞİNDEKİ TUSAŞ’IN BU ALANDAKİ YATIRIMLARINI ARTIRIYORUZ”

Türkiye’yi, yaşadığı gecikmeleri hızla telafi ederek ileriye taşıdıkları alanlardan birinin de uzay teknolojileri olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız ile Türkiye Uzay Ajansı tarafından yürütülen uzay programımıza en büyük katkıyı bu alanda temeli, altyapısı, tecrübesi olan savunma sanayi kuruluşlarımız verecektir. ROKETSAN’ın Mikro Uydu Fırlatma Projesi kapsamında yapılan testlerde katı, sıvı yakıtlı sonda roketimiz, uzay sınırını aşarak uzaya erişen ilk Türk aracı oldu. Aynı roketin hibrit yakıtlı modelini çalışan Delta V firmasının roketi de uçuş testini başarıyla gerçekleştirdi” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hâlihazırda uzayda dördü haberleşme, üçü de gözlem olmak üzere yedi uydularının görev yaptığını belirterek, “İlk defa yerli ve millî unsurların katkısıyla yapılan TÜRKSAT 5B uydumuzun uzaydaki yolculuğu devam ediyor. Tamamı yerli ve millî uydumuz TÜRKSAT 6A ile farklı ihtiyaçlara cevap verecek birçok uydu projesinin yürütüldüğü ülkemiz uzay çalışmalarının kalbi niteliğindeki TUSAŞ’ın bu alandaki yatırımlarını artırıyoruz. Hâlen faaliyet gösteren uzay sistemleri entegrasyon ve test merkezine destek güç olacak yeni bir merkezi de devreye sokuyoruz. Bugün açılışını yapacağımız ve 700’den fazla mühendisimizin görev yapacağı Uzay Sistemleri Mühendislik Merkezimiz ülkemizin uzay yolculuğuna çok önemli katkı sunacaktır” değerlendirmesinde bulundu.

Ankara’nın savunma ve havacılık sektörünün can damarı hâline geldiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakanlığı döneminde başkenti dünyanın en önemli savunma sanayi merkezlerinden biri yapacaklarını söylediklerini hatırlattı.

Bu sözlerini yerine getirerek, Türkiye’nin ilk savunma sanayi ihtisas organize sanayi bölgesini Ankara’da kurduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ankara Uzay ve Havacılık İhtisas Organize Sanayi Bölgemizi, kısa adıyla HAB’ı, TUŞAŞ’ın hemen yanındaki 730 hektarlık bir alanda faaliyete geçirdik. HAB ile uzay ve havacılık alanlarında kendi sanayimizi desteklemeyi, yerli ve yabancı firmaları bir araya getirerek sinerji sağlamayı, yüksek katma değerli ürünler üretip ihracat yapmayı hedefliyoruz. Yatırımcılarımız buraya beklediğimiz ilgiyi gösterdi. Arsa tahsislerinin neredeyse tamamı doldu, yatırımlar da başladı” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hâlihazırda Ankara Uzay ve Havacılık İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nde (HAB) sanayiciler tarafından yatırımı tamamlanan 18 tesis ile yatırımı devam eden 57 tesisin bulunduğunu belirtti.

İnşası tamamlanan 16 tesis ile Organize Sanayi Bölgesi yönetim binasını da bugün hizmete açacaklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tüm yatırımlar tamamlandığında 150’si sanayi kuruluşu olmak üzere 300 işletmeye ev sahipliği yapacak HAB’ın istihdama katkısı 15 bin kişiyi bulacaktır” diye konuştu.

“BİZ ÜLKEMİZE VE MİLLETİMİZE HİZMET ETMEKTEN ASLA YORULMAYACAĞIZ”

Firmaların araştırma geliştirme çalışmalarını yürüteceği Teknoloji Geliştirme Bölgesi’nin (TeknoHAB) kuruluş çalışmalarının da aynı alanda sürdüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, TeknoHAB’ın, birçok ulusal ve uluslararası şirketi, önemli araştırma kurumlarını, teknoloji devlerini bölgeye çekeceğine olan inancını ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada, bölgedeki üniversitelerin, ilgili kurum ve kuruluşların da desteğiyle yeni ve ileri teknoloji geliştirip, üretmek isteyenlere çok özel imkânlar sunulacağını söyledi.

Tüm unsurlarıyla savunma sanayisini her zaman ayrı bir yere koyduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Mehmetçiğimizin, polisimizin, jandarmamızın yurt içi ve sınır ötesi operasyonlarında kullandığı silahları kimseye muhtaç olmadan geliştirmek ve üretmek için bu alana millî hassasiyetlerle eğiliyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayisini her zaman siyaset üstü bir alan olarak gördüklerini dile getirerek şöyle devam etti: “Ancak zaman zaman, özellikle son dönemde dozu artan bir şekilde bu konudaki çarpıtma ve yalan kampanyalarının, kimi zaman iftira derecesine varacak ölçüde artırıldığını görüyoruz. Arifiye’deki Tank Paleti Fabrikası ile ilgili söylenen yalanları yüzlerine vurmaktan biz bıktık ama onlar aynı yalanları tekrarlamaktan bıkmadı. Son olarak bir millî savunma sanayi şirketimizin küresel ülkelere satıldığı yalanını dolaşıma soktular. Bu haberi, ilgili kuruluşlar başta olmak üzere herkes yalanlamasına rağmen tezvirata devam ediyor. Tabii biz, bu yalanların amacının söz konusu savunma sanayi kuruluşlarımıza sahip çıkmak değil, tam tersine ülkemizin savunma sanayi hamlelerini baltalamak olduğunu biliyoruz. Buradan tüm yalancılara, sahtekârlara sesleniyorum, biz, ülkemize ve milletimize hizmet etmekten asla yorulmayacağız ama siz bir gün mutlaka yalanlarınızda boğulacaksınız. İşte buradan bir kez daha ilan ediyorum, savunma sanayinde artık daha planlı, daha sistematik ve orta-uzun vadeli hareket edeceğimiz bir döneme giriyoruz.”

“GELDİĞİMİZ SEVİYE ELBETTE ÖNEMLİDİR AMA KESİNLİKLE YETERLİ DEĞİLDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerin, mühendislerin adeta 7/24 çalıştıklarını belirterek, “Niçin? Bu ülke savunma sanayinde adeta erişilemez hâle gelsin diye. Kendi üretebileceğimiz ürünlerin yurt dışından tedarikine rıza göstermeyeceğiz. Elimizdeki sınırlı kaynağı kendi savunma sanayimizi geliştirmek ve güçlendirmek için kullanmak asıl önceliğimiz olmaya devam edecek” diye konuştu.

Kamu ve özel şirketlerle bu konuda savunma sanayi sektöründen daha fazla gayret, daha verimli çalışma ve daha hızlı sonuç beklediğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Geldiğimiz seviye elbette önemlidir ama kesinlikle yeterli değildir. Çok daha iyisini yapmak, çok daha ileri seviyelere ulaşmak için sektörü daha çok çalışmaya, daha çok ürün ortaya koymaya, daha çok küresel başarılar sergilemeye davet ediyorum. Kurumlarımız arasındaki iş birliğini, uyumu, paylaşımı geliştirerek savunma sanayindeki hedeflerimize en kısa sürede ulaşacağımıza yürekten inanıyorum. Cumhurbaşkanı olarak savunma sektörüne bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da en güçlü şekilde destek vermeyi sürdüreceğim” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışını yapacakları Millî Muharip Uçak Mühendislik Merkezi, Kompozit İmalat Tesisi, Uzay Sistemleri Mühendislik Merkezi ve Depo Seviyesi, Bakım ve Onarım Merkezinin savunma sanayisine ve ülkeye hayırlı olmasını dileyerek şunları kaydetti: “Yatırım bedeli 700 milyon lirayı geçen bu tesislerimizde yaklaşık 5 bin personelle yürütülecek projeler, inşallah TUSAŞ’ın ve savunma sanayimizin gücüne güç katacaktır. Ankara Uzay ve Havacılık İhtisas Organize Sanayi Bölgemizde üretime başlayan firmalarımıza da yatırımlarının hayırlı olmasını temenni ediyorum. Tüm bu yatırımları ülkemize kazandıran kurumlarımızı, firmalarımızı, mühendisinden işçisine herkesi tebrik ediyorum.”

TUSAŞ’a gelişinde tesiste incelemelerde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de üretilen ve modernizasyonu yapılan hava araçlarına ilişkin bilgi aldı. Uçak hangarında TUSAŞ çalışanlarıyla hatıra fotoğrafı çektiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, HÜRJET’in üretilen bir parçasına imzasını attı.

Millî Muharip Uçağının tanıtım videosunun gösterildiği törende, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hediye takdim edildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan daha sonra beraberindekilerle yapımı tamamlanan tesislerin toplu açılış kurdelesini kesti. Tüm mühendislere, teknisyenlere, TUSAŞ’a teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Burada inşallah ülkemizin hayrına dokunacak, dünyayı şaşırtacak eserlerin üretimini görmeyi Rabbim bizlere nasip eylesin” diyerek kurdele kesimini yaptı.

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra kararlarını imzaladı

Yüksek Askerî Şûra (YAŞ) kararları, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından imzalandı.

Toplantı sonrası yapılan açıklamada şu hususlar kaydedildi:

“1. 04 Ağustos 2026 tarihinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN Başkanlığında icra edilen, 2026 yılı Yüksek Askerî Şûra toplantısında, Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli general/amiral ve albaylardan;

a) Bir üst rütbeye yükseltilecekler,

b) Görev süresi uzatılacaklar,

c) Kadrosuzluktan emekliye sevk edileceklerin durumları görüşülerek, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’ın onayı ile karara bağlanmıştır.

  1. 30 Ağustos 2026 tarihinden geçerli olmak üzere;

a) 25 general ve amiral bir üst rütbeye, 69 albay ise general ve amiralliğe yükseltilmiştir.

b) 24 generalin görev süreleri bir yıl, 530 albayın görev süreleri ise iki yıl süre ile uzatılmıştır.

c) 2 general yaş haddi nedeniyle 01 Eylül 2026 tarihinden, 61 general ve amiral kadrosuzluk nedeniyle 30 Ağustos 2026 tarihinden geçerli olarak emekliye sevk edilmiştir.

ç) Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment TATLIOĞLU’nun görev süresinin bir yıl uzatılmasına karar verilmiştir.

d) Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal KADIOĞLU kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edildiğinden, Hava Kuvvetleri Komutanlığına Muharip Hava Kuvveti Komutanı Orgeneral Rafet DALKIRAN atanmıştır.

e) Halen 328 olan general ve amiral sayısı, 30 Ağustos 2026 tarihi itibarıyla 334 olacaktır.

  1. 30 Ağustos 2026 tarihinden geçerli olmak üzere;

a) Hv.K.K.lığından Korgeneral Erdoğan GÜR Orgeneralliğe; K.K.K.lığından Tümgeneraller Burhan AKTAŞ, Ertan İNALTEKİN ve Alparslan KILINÇ Korgeneralliğe; Dz.K.K.lığından Tümamiraller Ramazan ÖZOĞUL ve Erhan AYDIN Koramiralliğe; Hv.K.K.lığından Tümgeneral Kemal TURAN Korgeneralliğe terfi ettirilmişlerdir.

b) K.K.K.lığından Tuğgeneraller Şükrü BİLİR, Mustafa BÜYÜKKÖROĞLU, İsmail ÖZCAN, Şener KOPAL, Ahmet AŞIK, Bülent TANRIVERDİ, Mehmet AÇIK, Mustafa YETER, Coşkun ÇELİK, Ömer Şahin SELVİ, Yüksel KOLCU, İsmail ANALI ve Hakan DURMAZPINAR Tümgeneralliğe; Dz.K.K.lığından Tuğamiraller Erhan AKBAYRAK, Yücel DARCAN, Eren GÜNAY ve Kenan Kaan TÜRKKAN Tümamiralliğe; Hv.K.K.lığından Tuğgeneral Cihangir Kemal YÜZÇELİK Tümgeneralliğe terfi ettirilmişlerdir.

4) Bir üst rütbeye yükselen, görev süreleri uzatılan general, amiral ve albayların yeni rütbe ve görevlerinin Milletimize, Devletimize, Silahlı Kuvvetlerimize ve ailelerine hayırlı olmasını dileriz.

5) Büyük bir özveri ve onurla görev sürelerini tamamlayarak emekliye ayrılacak olan general, amiral ve albaylara hizmetlerinden dolayı teşekkür eder, hayatlarının yeni dönemlerinde, kendilerine ve ailelerine mutluluk ve esenlikler temenni ederiz.”

HABER BURADA

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra üyeleriyle birlikte Anıtkabir’i ziyaret etti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra (YAŞ) Toplantısı öncesinde, YAŞ üyeleriyle birlikte Anıtkabir’i ziyaret etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Aslanlı Yol’un başındaki yerini almasının ardından başlayan törene, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu ve Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ay yıldız motifli çelengi Atatürk’ün mozolesine bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığındaki heyet, mozoleye çıkan merdivenin önünde fotoğraf çektirdikten sonra Misak-ı Millî Kulesi’ne geçti.

Burada Anıtkabir Özel Defteri’ni imzalayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, deftere şunları yazdı: “Aziz Atatürk,

2026 yılı Yüksek Askerî Şûra Toplantısı öncesinde Şûra üyeleri olarak bugün bir kez daha huzurlarınızdayız. Zatıalinizle birlikte Malazgirt Zaferimizden bu yana yaklaşık bin yıldır vatanımız olan bu topraklarda şanlı bayrağımızın gururla dalgalanması ve milletimizin özgürce yaşaması için can veren tüm kahramanlarımızı rahmetle yâd ediyoruz.

Bölgemizde çatışmaların ve gerilimlerin tırmandığı bir dönemde icra ettiğimiz Şura toplantımızın ülkemiz, milletimiz ve Türk Silahlı Kuvvetlerimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyoruz. Yüksek disiplini, üstün görev bilinci, milli iradeye bağlılığı ve artan caydırıcılığıyla Türk Silahlı Kuvvetlerimiz içinden geçtiğimiz zorlu konjonktürde milletimizin güven kaynağı olmayı sürdürmektedir.

Ruhun şad olsun.”

HABER BURADA

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bölgemizin kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Başbakanı ez-Zeydi ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bölgemizin artık savaş, terör ve çatışmayla değil; kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin ve terörsüz bölge vizyonumuzun gerçeğe dönüşmesi için Iraklı kardeşlerimizle yakın diyalog hâlindeyiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi ile gerçekleştirdiği görüşmelerin ve imzalanan anlaşmaların ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek, açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Başbakanı ez-Zeydi’yi bölgenin içinden geçtiği zorlu dönemde üstlendiği görev için tekrar tebrik etti. Eski Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani ile de ilişkileri kurumsal temelde güçlendirmeye matuf stratejik adımlar attıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yakaladıkları bu ivmeyi Irak Başbakanı ez-Zeydi ile daha ileri noktalara taşıyacaklarına inandıklarını belirterek, Türkiye olarak Irak Başbakanı ez-Zeydi’ye ihtiyaç duyduğu her alanda destek vermeye hazır olduklarını bildirdi.

Bu kardeşlik zemini temelinde ilişkileri kapsamlı şekilde değerlendirdiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İran, Suriye ve Filistin başta olmak üzere bölgesel gelişmeler hakkında fikir teatisinde bulunduk. İlişkilerimizi daha da ileri taşıyacak belgeleri huzurlarımızda az önce imzaladık” diye konuştu.

“IRAK’IN HUZUR VE İSTİKRARINI ÜLKEMİZİN DURUMUNDAN AYRI TUTMADIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin yanı başındaki savaş ortamının etkisiyle görüşmelerde güvenlik, terörle mücadele, enerji ve ulaştırma konularının bir hayli yer tuttuğunu ifade ederek, şunları kaydetti: “Komşumuz Irak, maalesef bu savaş ve istikrarsızlık ortamından en çok etkilenen ülkelerden biridir. Biz, geçmişten bu yana Irak’ın huzur ve istikrarını ülkemizin durumundan ayrı tutmadık, tutmayız. Bölgemizin artık savaş, terör ve çatışmayla değil, kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin ve terörsüz bölge vizyonumuzun gerçeğe dönüşmesi için Iraklı kardeşlerimizle yakın diyalog hâlindeyiz. İnşallah her iki ülkeye de ağır bedeller ödeten bu meseleyi kalıcı olarak gündemimizden çıkartacağız. Öte yandan, Irak’ın ihtiyaç duyduğu savunma sanayi ürünlerinin tedariki noktasında da üzerimize düşeni yapmaya hazırız.”

“HEDEFİMİZ, EN YAKIN ZAMANDA KAPSAMLI ENERJİ İŞ BİRLİĞİ ANLAŞMASI İMZALANMASIDIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu savaş ortamının kendilerini sadece savunma konusunda değil, enerji ve ulaştırma alanlarında iş birliklerini derinleştirmeye sevk ettiğine dikkati çekti.

“Körfez bölgesinin dünya ile bağlantısının Irak üzerinden sağlanmasını esas alan Kalkınma Yolu Projesi’nin mevcut gelişmeler karşısında her zamankinden daha önemli hâle geldiğini görüyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu konuda Sayın Başbakan’ın da güçlü bir iradeye sahip olduğunu memnuniyetle müşahede ettim. İş birliğimizin bir diğer önemli başlığı enerjidir. Türkiye-Irak Ham Petrol Boru Hattı Anlaşması dün itibarıyla sona erdi. Şimdi hedefimiz, en yakın zamanda iki tarafın da faydasına olacak kapsamlı enerji iş birliği anlaşması imzalanmasıdır. British Petrol’ün operatörlüğünü yürüttüğü Kerkük üretim sahasında Türkiye Petrollerine ortaklık verilmiştir. Bugün imzalanan anlaşma, enerji alanındaki ortaklık açısından tarihî bir adım olmuştur.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iklim değişikliğinden etkilenen iki komşu ülke olarak suyun sürdürülebilir kullanımına yönelik iş birliğinin ilerletilmesi yönündeki iradelerinin tam olduğunu söyledi.

Bu noktada Türkiye olarak üzerlerine düşeni yaptıklarını, su konusunu akılcı, bilimsel ve insani temelde daimî bir iş birliği alanı olarak gördüklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Irak ile geçtiğimiz yıl 17 milyar dolara yaklaşan ticaret hacmimizi çok daha ileri seviyelere taşımayı istiyoruz. Bu çerçevede Sayın Başbakan’ın heyetindeki bakanların, iş insanlarımız, müteahhitlerimiz ve yatırımcılarımızdan oluşan geniş bir heyetle bir araya gelmesini de son derece önemli bulduğumu ifade etmek istiyorum.” şeklinde konuştu.

“IRAK’TAN 1 MİLYON VARİL PETROL İHTİYACIMIZI KARŞILAR”

Irak Başbakanı ez-Zeydi ile güncel bölgesel gelişmeler hakkındaki görüşlerinin büyük ölçüde benzer olduğunu memnuniyetle müşahede ettiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak’ın bölgesiyle bütünleşmesine yönelik çabaları ve bilhassa Suriye ile temaslarını yapıcı adımlar olarak görüp desteklediklerini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak’ın beşerî zenginliğinin vazgeçilmez bir parçası olan ve aralarındaki kardeşliğin en sağlam dayanağını teşkil eden Irak Türkmenlerine Irak Başbakanı ez-Zeydi’nin de hassasiyetle yaklaştığını gördüğünü ifade ederek, “Heyetinde, Irak Türkmen Cephesi Genel Başkanı ve Kerkük Valisi Selman Ağaoğlu kardeşimize yer vermesini özellikle anlamlı buluyorum. Sayın Zeydi’ye ziyaretleri için bir kez daha teşekkür ediyor, istişarelerimizin ve aldığımız kararların hayırlara vesile olmasını diliyorum” dedi.

Irak Başbakanı ez-Zeydi’nin konuşmasında “Türkiye’ye günde 1 milyon varil biz petrol verebiliriz” dediğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Başka yere diyor muhtaç olmayın. 1 milyon varil. Evet Sayın Bakan, sağa sola muhtaç olmaya gerek yok. Hemen komşumuz Irak’tan inşallah 1 milyon varil petrolü buraya transfer ettik mi ihtiyacımızı karşılar” değerlendirmesinde bulundu.

IRAK BAŞBAKANI EZ-ZEYDİ: “BU ZİYARETİMİZ ASIRLAR ÖNCESİNE DAYANAN İLİŞKİLERİMİZİN PEKİŞTİRİLMESİNİN BİR NİŞANESİDİR”

Irak Başbakanı ez-Zeydi, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bir araya gelmekten ve Türkiye ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Irak Başbakanı ez-Zeydi, “Bizim bu ziyaretimiz protokol icabı değil, asırlar öncesine dayanan ilişkilerimizin pekiştirilmesinin bir nişanesidir” dedi.

Irak Başbakanı ez-Zeydi, iki ülkenin aynı coğrafyayı, uygarlığı ve su kaynaklarını paylaştığına işaret ederek görüşmelerde enerji, ulaştırma, eğitim, su ve diğer birçok konunun ele alındığını belirtti.

Türkiye ile Irak arasındaki ilişkilere dair Irak Başbakanı ez-Zeydi, “Bu ilişkilerin daha da yüceltilmesi, güçlendirilmesi için çalışıyoruz. Kardeşlik içerisinde bir ortaklık arzu ediyoruz ve özellikle Kalkınma Yolu Projesi üzerinde çalışıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı’yla (görüşmede) dedim ki: ‘Bize aslında coğrafya doğal olarak iki nehir vermiş. Biz üçüncü nehrin de artık ekonomi nehri olmasını istiyoruz.’ Ve bu da tabii ki Kalkınma Yolu’dur” diye konuştu.

Irak Başbakanı ez-Zeydi, Türkiye ve Irak’ın Doğu ile Batı’nın birbirine bağlanmasını sağlayacağına dikkati çekerek “Irak ile Türkiye arasındaki ilişkiler daha da ileri gidecektir. Ekonomik kaynaklarımızı da yücelteceğiz, büyüteceğiz, enerji alanında da daha fazla petrol pompalayacağız” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Yani günde 1 milyon varil biz Türkiye’ye petrol verebiliriz diyor” ifadeleri üzerine Irak Başbakanı ez-Zeydi, “Evet doğru, 1 milyon” dedi.

TÜRKİYE İLE IRAK ARASINDA İMZALANAN ANLAŞMALAR

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Irak Başbakanı ez-Zeydi’nin huzurunda, iki ülke arasında beş anlaşma imzalandı.

Bu kapsamda, “Eğitim ve Akademik İşbirliği Mutabakat Muhtırası”, Polis Akademisi Başkanı Murat Balcı ile Irak Başbakanı ve Silahlı Kuvvetler Komutanı Özel Kalem Müdürü General Abdulemir Şammari tarafından imzalandı.

“Gençlik ve Spor Alanlarında Mutabakat Zaptı”na, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ile Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin imza attı.

“Sınai Mülkiyet Alanında İşbirliği Mutabakat Zaptı”na ise Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile Irak Maliye Bakanı Falih Sari tarafından imzalandı.

“Fişhabur-Ovaköy Sınır Kapısı Üzerinden Demiryolu ve Karayolu Taşımacılığına İlişkin Mutabakat Zaptı” ile “Doğal Kaynaklar Karşılığında Irak Cumhuriyeti İçerisinde Ulaştırma Altyapısının Geliştirilmesine İlişkin Çerçeve Mutabakat Zaptı” da Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ve Irak Ulaştırma Bakanı Veheb Selman Muhammed tarafından imzalandı.

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

HABER BURADA

DÜNYA

seers cmp badge