Cumhurbaşkanı Erdoğan, Belediye Başkanları İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Geçtiğimiz 19 yılda, medeniyetimizin en önemli taşıyıcısı olarak gördüğümüz şehirlerimizi çok büyük yatırımlarla dönüştürdük, destekledik, güçlendirdik” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Yerel Yönetimler Başkanlığı’nca Kızılcahamam’da düzenlenen Belediye Başkanları İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’na katılarak, bir konuşma yaptı.
Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan ve toplantının hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin belediyelerdeki başarısıyla milletin gönlüne girmiş ve oradan merkezî yönetime yürümüş bir parti olduğunu söyledi.
“BELEDİYE HİZMETLERİ KONUSUNDAKİ HASSASİYETİMİZ HİÇBİR ZAMAN AZALMADI”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yakın tarihin, belediyelerde başarısız olan bir partinin merkezî yönetimde de tutunamadığını gösterdiğini dile getirerek “Anavatan Partisi’nden SHP’ye kadar bunun pek çok örneği vardır. Bizim belediyecilikteki müktesebimiz 1994 yılında, Başbakanlıktaki müktesebimiz 2003 yılında, Cumhurbaşkanlığındaki müktesebimiz 2014 yılında başladı. Çeyrek asrı aşan bu yürüyüşümüz boyunca belediye hizmetleri konusundaki hassasiyetimiz hiçbir zaman azalmadı” diye konuştu.
Türkiye’nin 81 vilayetinin tamamındaki belediyeleri, özellikle de kendi belediyelerini yakından takip ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bugün de ülkemizin 30 büyükşehrinin 15’i, 51 ilinin 25’i, 519 büyükşehir ilçesinin 304’ü, 403 ilçesinin 238’i AK Partili kadrolarca yönetilmektedir. Cumhur İttifakı olarak baktığımızda bu rakamlar, büyükşehirlerde 16 belediyeye, illerde 35 belediyeye, büyükşehir ilçelerinde 361 belediyeye, diğer ilçelerde 313 belediyeye çıkıyor. Beldelerle beraber ülkemizde nüfusun yüzde 64’üne denk gelen toplam 1390 belediyenin 1041’inin Cumhur İttifakı’nda olması, milletimizin ülkeyi yöneten Cumhurbaşkanına ve onun ittifakına olan güvenini de göstermektedir. Bu başarıyı artırarak sürdürmemiz şarttır. Merkezî yönetimde ne kadar güçlü olursak belediyelerimizi de o kadar iyi destekleyebiliriz. Bunun için sizlerden tüm çalışmalarınızı, tüm gayretlerinizi, tüm hesaplarınızı 2024’te yapılacak mahallî idareler seçimine değil 2023 Haziran’ındaki seçime göre ayarlamanızı istiyorum.”
Son seçimlerde CHP’ye geçen belediyelerin şehirlere nasıl ağır maliyet getirdiğini hep birlikte takip ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ne ülkemizi ne milletimizi ne şehirlerimizi ne de partimizi böyle bir durumla karşı karşıya bırakmaya hakkımız yoktur. Bunun için hep birlikte daha çok çalışacağız. Genel merkezimizle, il ve ilçe teşkilatlarımızla, belediyelerimizle, mahalle temsilciliklerimizle, sandık müşahitlerimizle adeta ‘bünyan-ı mersus’ yani bir duvarın tuğlaları gibi birbirimizi destekleyerek birlik ve beraberlik içinde hedeflerimize doğru yürüyeceğiz” diye konuştu.
“EL ELE, KOL KOLA VEREREK ÇALIŞTIĞIMIZDA BÜYÜK BAŞARILARA İMZA ATABİLİRİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, birlikte rahmet ayrılıkta azap olduğu gerçeğini asla akıllarından çıkarmadan işlerine bakacaklarını vurgulayarak şunları söyledi: “Teşkilatlarımızla belediyelerimizin birlikte çalıştıkları hiçbir yerde kaybetmek diye bir durum söz konusu olamaz. Nerede böyle bir sıkıntı yaşanıyorsa altını kazıdığımızda teşkilatlarımız, milletvekillerimiz, belediyelerimiz arasında böyle bir tablo karşımıza çıkıyor. AK Parti’de siyaset yapan, görev üstlenen herkes kendi kişisel kariyerinden önce ülkesine ve milletine karşı sorumluluklarını düşünmek, ona göre davranmak mecburiyetindedir. Birbirimizin başına, sırtına, ayağına basarak değil, birbirimizle el ele, kol kola, gönül gönüle vererek çalıştığımızda hayırlı bir iş yapmış olur, büyük başarılara imza atabiliriz. Aksi takdirde ne olacağını görmek için tarihe bakmak yeterlidir.”
Bu konuda en büyük görevin, şehirlerdeki uç beyleri olarak gördükleri belediye başkanlarına düştüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şayet bir şehirde belediye başkanımız kucaklayıcı olursa teşkilatımızın diğer birimleri de ona uyacaktır. Yani belediye başkanına gurur, kibir asla yakışmaz. Biz tevazu ehli olmaya mecburuz. Aksi takdirde sorun katlanarak büyür. Neyiz ya? Kuluz, kul. Eninde, sonunda gideceğimiz yer neresi? Toprak. Topraktan geldik oraya gideceğiz. Ben 1,85 boyundayım, dolayısıyla mezarım da ona göre büyük olacak, diğerleri düşünsün. Takdiriilahî ne ise o olacak, onu kimsenin değiştirmeye gücü yetmez” değerlendirmesinde bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, her zaman, “Biz bu millete efendi olmaya değil, hizmetkâr olmaya geldik” dediklerini aktararak “Onun için sizlerden ricam, teşkilatlarımızın ahenk içinde çalışması konusunda vereceğiniz katkılar için her birinize en kalbi şükranlarımı sunuyorum. Hiçbirinizin size olan güvenimi, itimadımı, umudumu boşa çıkarmayacağınıza yürekten inanıyorum” dedi.
Belediyelerin ülke yönetimine giden yoldaki önemini sadece kendilerinin görmediğini, muhalefetin de aynı gerçeği tespit ettiği için var gücüyle bu alana yüklendiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bizden farklı olarak onlar yaptıkları icraatlar, verdikleri hizmetler, ortaya koydukları eser üzerinden değil sadece ve sadece kamuoyunu yönlendirme faaliyetleriyle bunu yapmaya çalışıyorlar. İşte bu ara bir 80 bin lira daha kazandım. Adamın işi gücü yalan, adamın işi gücü iftira. O iftira attıkça, o yalan söyledikçe yargı da sağ olsunlar onlar da kararlarını olumlu şekilde veriyorlar. Her birinin başına birer ajans dikmişler, az önce Mehmet kardeşim söyledi ve o ajanslara yaptıkları ödemelerin haddi, hesabı yok. Yapılmamış işlerin, verilmemiş hizmetlerin propagandasından başka bir şeyle uğraşmıyorlar. Kâğıttan yapılmış bir gemiyi suyun yüzeyinde belli bir müddet yüzdürebilirsiniz ama bir süre sonra kâğıt, suyun ağırlığını taşıyamaz hâle gelecek ve o gemi batacaktır. Muhalefet belediyelerinin durumu da böyledir. Bir yıl yalanla, cila ile bizim yaptığımız işleri kendilerine mal ederek idare ettiler. İstanbul’da bunu yaptılar, Ankara’da bunu yaptılar, aklınıza neresi gelirse. İkinci yıl artık makyajlar dökülmeye, hakikatler ortaya çıkmaya başladı. Emin olun önümüzdeki yıldan itibaren bunların artık insan içine çıkacak yüzleri varsa kalmayacaktır. Gerçi ‘balık baştan kokar’ misali genel başkanlarına bakıp belediye başkanlarının akıbetini kestirmek mümkündür.”
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Şanlıurfa’ya yaptığı ziyaretteki “Belediyeyi bize verin, çiftçiye elektriği bedava yapalım” sözlerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, çiftçilerin yoğun elektrik kullandığı Hatay, Adana, Antalya’nın CHP’li belediyelerde olduğunu anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bakınız, daha İstanbul’u, Ankara’yı, Eskişehir’i saymıyorum bile. Yapın oralarda elektriği bedava, elinizi tutan mı var? Tabii burada önce çözülmesi gereken birkaç sorun var. İlk sorun, elektriğin belediyelerle ilgisinin olmaması. Ya ne alakası var? Ya bu terbiyesizliktir, terbiyesizlik. Elektriği belediyeler mi veriyor, ne alakası var? Elektriğin üretimi, iletimi, dağıtımı Enerji Bakanlığımızın gözetiminde, ilgili kamu kuruluşları ve özel sektör tarafından yapılıyor” diye konuştu.
İkinci sorunun da “belediyelerin böyle bir görevinin bulunmaması” olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Velev ki böyle olsa bile. Daha kendi şehirlerinin yolunu yapmaktan, çöpünü toplamaktan, suyunu akıtmaktan, kanalizasyon ve su giderlerinin altyapısını inşa etmekten aciz CHP’li belediyelerde bu işe sıra bile gelmez. Üçüncü sorun CHP Genel Başkanı’nın, nice namus sözü verdiği her konu gibi, bunu da arkasını dönünce inkâr edecek olmasıdır. Hatırlarsanız bu zat, 2019 seçimleri öncesinde CHP’nin kazandığı belediyelerden tek bir kişinin bile işinden çıkarılmayacağı, tek bir kişinin bile ekmeğinden edilmeyeceği konusunda namus sözü vermişti. Seçimden sonra sadece İstanbul’da 15 bin kişiyi ekmeğinden ettiler, hadi nerede namus? Namuslusun ya. Hadi önce sen namuslu isen bunun bir gereğini yap bakalım. Ne oldu? Bunun yerine de çoğu kim olduğu, ne olduğu belli olmayan, bir kısmı terör örgütleri ile iltisaklı çıkan 45 bin kişiyi belediyeye doldurdular. Bu tablo CHP Genel Başkanı’nın namusunun, kendi belediyesi tarafından ayaklar altına alındığının ifadesi değil de nedir?”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, belediyeciliğin, genel başkanından belediye başkanına kadar her kademesiyle bir partinin vizyonunu, yönetim becerisini, ahlakını, millete bakışını en iyi gösteren alan olduğunu vurgulayarak, “AK Parti yönetimi ve belediyeleriyle CHP yönetimi ve belediyelerini karşılaştıran herkes bu farkı görecek, ülkenin geleceğini kime teslim edebileceğini, bunun muhakemesini, muhasebesini en iyi şekilde yapacaktır. Sizler, duruşunuzla, işinizle, ilişkilerinizle işte bu kritik sürecin en önemli belirleyicisi konumundasınız. Ülkenin Cumhurbaşkanı ve partimizin genel başkanı olarak ihtiyaç duyduğunuz her an yanınızda olduğumdan, olacağımızdan şüpheniz olmasın” ifadelerini kullandı.
Yerel Yönetimler Başkanlığı’nın 14 kişilik ekibinin kendi sorumluluk alanındaki belediyeleri yılda birkaç kez yerinde ziyaret edip sorunları ve talepleri belirlediğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehir destek programları ve anketlerle belediyelerinin çalışmaları ve belediye başkanlarının kamuoyu algısı konusunda kapsamlı analizler yapıldığını, sonuçların kendileriyle de paylaşıldığını aktardı.
“İLLERİMİZİN VE İLÇELERİMİZİN TAMAMINI KUŞATAN YATIRIMLAR, GELECEĞİMİZE DAHA GÜVENLE BAKMAMIZI SAĞLIYOR”
Aynı şekilde Yerel Yönetim Başkanı’nın, sürekli belediyelerle temas hâlinde olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Biz de istişare toplantılarıyla, il ziyaretleriyle ve çeşitli vesilelerle sizlerle zaman zaman bir araya geliyoruz. Son dönemde Yerel Yönetimler Başkanlığımızca başlatılan gençlik faaliyetlerini de önemli bir adım olarak görüyorum. Ankara’da yeni açtığımız Başkent Millet Bahçesi’nde düzenlenen Gençlik Festivali, bu bakımdan örnek bir faaliyet olmuştur. Tüm bu trafikle amacımız, belediyelerimizin hizmetlerini daha etkin şekilde sürdürmelerini, teşkilatlarımızla daha yakın çalışmalarını sağlamaktır. Tespit ettiğimiz yanlışları affetmediğimiz gibi, hayata geçirilen güzel faaliyetleri de yakından takip ve takdir ediyoruz. 2019 seçimlerinden bu yana AK Parti saflarına, diğer partilerden 40 başkanın katılmış olması, aramızda oluşturduğumuz bu güzel iklimin diğerlerini de etkilediğini işaret ediyor. Rabbim hepinizden razı olsun.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, istişare toplantılarının aynı zamanda tecrübe aktarımı, güzel örneklerin paylaşımı, daha iyiye ulaşmak için fikir alışverişi yapma zemini olduğunu belirtti.
Bir süre önce küresel iklim değişikliğinin, insanlığı giderek daha çok tehdit ettiği gerçeğini göz önünde bulundurarak 2053 vizyonunun odağına yeşil kalkınma devrimini oturttuklarını ilan ettiklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yeşil kalkınma devrimi kapsamında öne çıkan temiz enerjiden atık yönetimine, yeşil alan miktarının artırılmasına kadar pek çok başlık belediyelerimizi de ilgilendiriyor. Sizleri bu hususlara özellikle önem vermeye, gereken hazırlıkları bir an önce yapmaya, yeşil kalkınma devrimimizi desteklemeye davet ediyorum” şeklinde konuştu.
Sürdürülebilir şehircilik ve iklim politikaları konusunda müktesebatlarıyla ve vizyonlarıyla diğer siyasi partilerin oldukça önünde olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu kapsamda geçtiğimiz 19 yılda medeniyetimizin en önemli taşıyıcısı olarak gördüğümüz şehirlerimizi çok büyük yatırımlarla dönüştürdük, destekledik, güçlendirdik. Yeni yönetim sistemine geçtiğimiz 2018’den bu yana sadece çevre ve şehircilik alanında yatırım bedeli 300 milyar lirayı aşan 12 bin 700 projeyi hayata geçirdik. İllerimizin ve ilçelerimizin tamamını kuşatan bu yatırımlar, geleceğimize daha güvenle bakmamızı sağlıyor” değerlendirmesinde bulundu.
“BELEDİYELERİMİZE MERKEZİ YÖNETİMDEN AKTARILAN KAYNAK MİKTARINI, YILDA 106 MİLYAR LİRAYA ÇIKARDIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bakanlıklara yaptıkları çalışmaların yanında belediyeleri de ilave kaynaklarla desteklediklerine işaret ederek, “Belediyelerimize merkezî yönetimden aktarılan kaynak miktarını yılda 4,7 milyar liradan, 86 kat artışla yılda 106 milyar liraya çıkardık. Hatta 2022 bütçesinde mahalle idarelere ayırdığımız pay 150 milyar lirayı bulmuştur. Hiçbir ayrım yapmadan hizmet eden, eser üreten, yatırım yapan her belediyeyi destekledik, destekliyoruz” dedi.
Afetler konusunda da aynı hassasiyeti gösterdiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, son dönemde önce Elazığ ve Malatya’da, ardından İzmir’de çok ciddi yıkımlara yol açan afetler yaşandığını, aynı şekilde Karadeniz bölgesinde de adeta yerleşim yerlerini önüne katıp götüren sel felaketi ile karşılaştıklarını dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaz aylarında Akdeniz ve Ege bölgelerinde etkili olan orman yangınları ile yüzleştiklerini, denizleri işgal eden müsilaj tehdidine maruz kalındığını anımsatarak, şunları kaydetti: “Bu afetlerin hepsine anında müdahale ettik. Arama ve kurtarma faaliyetlerini hızla yürüttük. Hasar tespitlerinin ardından zararların tazmini çalışmalarını da başlattık. Tribünden seyretmedik, bizzat şahsım, arkadaşlarım, hep beraber arazideydik. Kurumlarımızla beraber günlerce arkadaşlarımız bölgede bu çalışmaları yürüttüler. Hamdolsun, bir yıla kalmadan depremde veya selde yıkılan evlerin yerine yenilerini inşa ettik ve teslimine başladık.”
Yanan ormanları ihya edecek adımları attıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, denizleri temizlediklerini ve yeniden canlıların yaşayabileceği, insanların kullanabileceği hâle getirdiklerini söyledi.
Depreme karşı hazırlık çalışmaları kapsamında kentsel dönüşüm faaliyetlerine hız verdiklerini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Son 9 yılda 1 milyon 700 bin konutu dönüştürerek, bu alanda önemli bir başarı kazandık. Ana muhalefetin başındaki zat, nerenin milletvekili? İzmir. İzmir’in belediyesi kimde, onlarda. İzmir’de acaba o kaçak yapılaşmanın olduğu bölgede, o gecekonduların olduğu bölgelerde belediyeniz, acaba nerede bir kentsel dönüşüm, değişim projesi uyguladı? Yok. Ama bunu burada benim konuşmam yetmiyor. Benim İzmir teşkilatımın, İzmir milletvekillerimin, mevcut belediye başkanlarımın orada kapı kapı dolaşarak ve bunları da işaret ederek, işte CHP’nin belediyecilik anlayışı budur, bakın bir kentsel dönüşüm-değişim yok ama bir deprem yaşandı burada. Bu depremde merkezî yönetim olarak geldik işte gördüğünüz bu bütün yapılaşmaları biz yaptık. Yine rezerv alanlarında, yine bunları yapmaya devam ediyoruz. AK Parti bu, ana muhalefet bu. 330 bin konutun dönüşüm inşaatları sürüyor. TOKİ inşa ettiği 1,1 milyon konutla bu konuda ülkemize çok büyük katkı sağladı. Buna rağmen soluğunu her an ensemizde hissettiğimiz deprem gerçeği bize daha hızlı hareket etmemiz, daha çok çalışmamız gerektiğini söylüyor.”
“İLAVE 30 MİLYAR LİRALIK FİNANSMANI DAHA DEVREYE ALACAĞIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sıfır Attık Projesi’yle dünyaya örnek olacak katı atık yönetimini hayata geçirdiklerini vurgulayarak, şunları kaydetti: “Poşetlerin ücretli yapılmasının ardından Türkiye Çevre Ajansı’nı kurarak, depozito yönetimi yoluyla millî servetin heba olmasının önüne geçecek bir adım daha attık. Millet bahçelerimiz hem 2018 genel seçimleri hem de 2019 mahallî idareler seçimlerindeki en önemli projemizdi. Bugüne kadar 67 milyon metrekare büyüklüğe sahip 113 millet bahçesini hizmete açtık. Hedefimiz bu projeyi genişleterek, millet bahçelerimizin sayısını 410’a çıkartmaktır. Başkent Millet Bahçemizin sadece iki ayda 2 milyon kişi tarafından ziyaret edilmesi, halkımızın da bu projeden memnuniyet duyduğunu gösteriyor. Sosyal donatı inşası şartıyla aktardığımız 25 milyon metrekare büyüklüğündeki Hazine alanı ile şehirlerimizin güzelleştirilmesi çalışmalarında belediyelerimize de destek verdik. Ayrıca Hazine taşınmazlarının satışından belediyelere 550 milyon lira kaynak aktardık.”
Devlet ile vatandaş arasında ciddi gerilim kaynağı hâline gelen 2B meselesini çözerek, hem ihtilafları ortadan kaldırdıklarını hem de ekonomiye 16 milyar liralık katkı sağladıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Belediyelerimize yapılan hibe miktarlarını da yıldan yılda yükselttik. Hâli hazırda hibe ve uygun şartlı finansman araçlarımızla çeşitli il ve ilçelerimizde 45 milyar lira tutara sahip 321 projenin uygulaması sürüyor. Önümüzdeki yıl yerel yönetimlerimizin çalışmalarında kullanılmak üzere ilave 30 milyar liralık finansman kaynağını daha devreye alacağız” bilgisini paylaştı.
“BARINAK SORUNUNU HEP BİRLİKTE AŞMAMIZ GEREKİYOR”
Küçük dokunuşlarla milletin gönlünü kazanabilmenin mümkün olduğu meselelerden birinin, sokak hayvanları konusu olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Maalesef medyada sık sık çocuklara saldıran başı boş köpeklerin yol açtığı facialarla ilgili haberlere rastlıyoruz. Öncelikle sahipsiz hayvanların yerinin sokaklar değil, barınaklar olduğunu unutmamalıyız. Şimdi buradan birinci derecede büyükşehirler olmak üzere tüm belediye başkanlarıma sesleniyorum. Sahipsiz hayvanlar için lütfen ön alın, sıcak ve güvenli barınaklar kurarak, gıda artıklarından hayvan maması üretimini teşvik ederek, pek çok gönül kazanabiliriz, gönül kazanabilirsiniz. Böylece hem vatandaşlarımızın sahipsiz hayvanların yol açacağı tehditlerden kurtulmasını sağlamış hem de bir can olan hayvanlara karşı sorumluluğumuzu yerine getirmiş oluruz. Osmanlı, ağaçlara meyveleri asarmış. Bu meyvelerden hayvanlar nasiplerini alsınlar diye. Aynen bunu da bulunduğumuz belde, ilçe, illerde yapmamız mümkün. Bu adımları da atalım. Hem bu dediğim barınaklar hem bu dediğim ağaçlarda onların nasiplerini hazırlamak. Görüldüğü gibi artık kırsalındaki sorumluluk alanlarıyla birlikte nüfusumuzun yüzde 95’inin barındığı şehirlerimizi daha yaşanabilir hâle getirmek için var gücümüzle çalışıyoruz, çalışmalıyız. Ama bu işi bir kenara bırakmak yanlış olur. Bunu bizim aşmamız lazım. Birinci derecede siz belediye başkanlarımızdan bunu bekliyorum. Barınaklar sorununu hep birlikte aşmamız gerekiyor, bu anlayışta belediyelerimizin faaliyetlerini de eldeki imkânları seferber ederek destekliyoruz.”
2019 seçimlerinde yayınladıkları manifestonun, asla akıldan çıkarılmaması gerektiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, manifestoyu başlıklarıyla hatırlattı.
Buna göre, şehir planlarının uzun vadeli ve hakkaniyete uygun şekilde hazırlanacağını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, altyapı ve ulaşım sorunlarının tüm şehirlerde tamamen çözüleceğini, kentsel dönüşüm çalışmalarının, bölgelerin özelliklerine ve vatandaşların ihtiyaçlarına göre yürütüleceğini dile getirdi.
“Benzersiz şehirler” anlayışıyla şehirlerin kendi hikâyelerine uygun şekilde geliştirileceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “akıllı şehir” uygulamalarıyla teknolojinin tüm imkânlarının insanların ve şehirlerin emrine sunulacağını kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, çevreye saygılı şehirler ile belediye hizmetlerinde tabiattaki canlı veya cansız tüm varlıklarla uyum gözetileceğini belirtti.
Sosyal belediyecilik çalışmalarına önem verilerek doğrudan insana dokunan hizmetler ve projelerin yaygınlaştırılacağını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, yatay şehirleşmeyle tabiatta bütünleşen aile, mahalle ve komşuluk kültürünü ihya eden örnek yerleşim alanlarının kurulacağını kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, topraktan gelindiğini ve toprağa dönüleceğini, toprağa yakın olmanın en iyi ve ideal imar şekli olduğunu vurguladı.
“Halkla birlikte yönetim” ilkesiyle şehirle ilgili tüm önemli kararların, orada yaşayanlarla birlikte alınacağını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, tasarruf ve şeffaflık hassasiyetiyle belediyelerin kaynaklarının doğru ve açık şekilde kullanılacağını kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, değer üreten şehirlerle kültür ve ekonomi başta olmak üzere her alanda hayat kalitesini yükseltecek yaklaşımların geliştirileceğini söyledi.
Bu ilkelerden sapılmadığı müddetçe gönül belediyeciliğinin hep daha ileriye taşınabileceğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bunun yanında her türlü şaibeden uzak durmanız da önemlidir. Bundan taviz asla veremeyiz. Hiçbir AK Parti belediyesi için, Allah göstermesin, şaibe konuşulmamalı. İmar planlarından bindiğiniz araca, ihalelerden özel hayatınıza kadar her konuda kendinize ve bize söz getirecek en küçük bir şüpheye en küçük bir lüks, şatafat, israf, kibir görüntüsüne meydan vermemelisiniz. Sizlerden ilk isteğim, öncelikle kendi aramızda birliğimize, beraberliğimize kardeşliğimize sıkı sıkıya sahip çıkmamızdır. Teşkilatlarımız da milletvekillerimiz de belediyelerimiz de tek yürek, tek bilek olmadan, bu işin üstesinden gelemeyiz. Sizlerden ikinci talebim ise tüm çalışmalarınızı 2023 seçimlerine göre ayarlamanızdır. Aşmamız gereken ilk bent, 2023’tür. Bunu başardığımızda 2024 için hepimizin eli zaten çok güçlü olacaktır. Ülkemize, milletimize, şehirlerimize, partimize yaptığınız hizmetler için her birinize tekrar şükranlarımı sunuyorum.”
Klasik Türk musikisinde önemli bir üstat olan Prof. Dr. Alâeddin Yavaşca’nın cenazesinin cumartesi günü toprağa verileceğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizler de Gaziantep’te kendisiyle ilgili yapılmış kültür sanat merkezinin açılışını yapacağız. Biz, o gün Gaziantep’teyiz ama vekaleten arkadaşlarımız inşallah cenaze törenine katılacaklar. Ailesiyle görüşmeleri yaptım. Vekaleten oğlum da kendisiyle, çok sıkı ilişiği vardı. Kendisini çok sever, çok saygı duyardı. Bu şekilde kendisini hakka uğurluyoruz. Allah’tan rahmet diliyoruz” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra belediye başkanları ile Yavaşca’nın ruhu için Fatiha okudu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada yapılan istişarelerin ülke ve millet için hayırlara vesile olmasını diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra kararlarını imzaladı
Yüksek Askerî Şûra (YAŞ) kararları, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından imzalandı.
Toplantı sonrası yapılan açıklamada şu hususlar kaydedildi:
“1. 04 Ağustos 2026 tarihinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN Başkanlığında icra edilen, 2026 yılı Yüksek Askerî Şûra toplantısında, Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli general/amiral ve albaylardan;
a) Bir üst rütbeye yükseltilecekler,
b) Görev süresi uzatılacaklar,
c) Kadrosuzluktan emekliye sevk edileceklerin durumları görüşülerek, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’ın onayı ile karara bağlanmıştır.
30 Ağustos 2026 tarihinden geçerli olmak üzere;
a) 25 general ve amiral bir üst rütbeye, 69 albay ise general ve amiralliğe yükseltilmiştir.
b) 24 generalin görev süreleri bir yıl, 530 albayın görev süreleri ise iki yıl süre ile uzatılmıştır.
c) 2 general yaş haddi nedeniyle 01 Eylül 2026 tarihinden, 61 general ve amiral kadrosuzluk nedeniyle 30 Ağustos 2026 tarihinden geçerli olarak emekliye sevk edilmiştir.
ç) Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment TATLIOĞLU’nun görev süresinin bir yıl uzatılmasına karar verilmiştir.
d) Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal KADIOĞLU kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edildiğinden, Hava Kuvvetleri Komutanlığına Muharip Hava Kuvveti Komutanı Orgeneral Rafet DALKIRAN atanmıştır.
e) Halen 328 olan general ve amiral sayısı, 30 Ağustos 2026 tarihi itibarıyla 334 olacaktır.
30 Ağustos 2026 tarihinden geçerli olmak üzere;
a) Hv.K.K.lığından Korgeneral Erdoğan GÜR Orgeneralliğe; K.K.K.lığından Tümgeneraller Burhan AKTAŞ, Ertan İNALTEKİN ve Alparslan KILINÇ Korgeneralliğe; Dz.K.K.lığından Tümamiraller Ramazan ÖZOĞUL ve Erhan AYDIN Koramiralliğe; Hv.K.K.lığından Tümgeneral Kemal TURAN Korgeneralliğe terfi ettirilmişlerdir.
b) K.K.K.lığından Tuğgeneraller Şükrü BİLİR, Mustafa BÜYÜKKÖROĞLU, İsmail ÖZCAN, Şener KOPAL, Ahmet AŞIK, Bülent TANRIVERDİ, Mehmet AÇIK, Mustafa YETER, Coşkun ÇELİK, Ömer Şahin SELVİ, Yüksel KOLCU, İsmail ANALI ve Hakan DURMAZPINAR Tümgeneralliğe; Dz.K.K.lığından Tuğamiraller Erhan AKBAYRAK, Yücel DARCAN, Eren GÜNAY ve Kenan Kaan TÜRKKAN Tümamiralliğe; Hv.K.K.lığından Tuğgeneral Cihangir Kemal YÜZÇELİK Tümgeneralliğe terfi ettirilmişlerdir.
4) Bir üst rütbeye yükselen, görev süreleri uzatılan general, amiral ve albayların yeni rütbe ve görevlerinin Milletimize, Devletimize, Silahlı Kuvvetlerimize ve ailelerine hayırlı olmasını dileriz.
5) Büyük bir özveri ve onurla görev sürelerini tamamlayarak emekliye ayrılacak olan general, amiral ve albaylara hizmetlerinden dolayı teşekkür eder, hayatlarının yeni dönemlerinde, kendilerine ve ailelerine mutluluk ve esenlikler temenni ederiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra üyeleriyle birlikte Anıtkabir’i ziyaret etti
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra (YAŞ) Toplantısı öncesinde, YAŞ üyeleriyle birlikte Anıtkabir’i ziyaret etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Aslanlı Yol’un başındaki yerini almasının ardından başlayan törene, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu ve Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel katıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ay yıldız motifli çelengi Atatürk’ün mozolesine bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığındaki heyet, mozoleye çıkan merdivenin önünde fotoğraf çektirdikten sonra Misak-ı Millî Kulesi’ne geçti.
Burada Anıtkabir Özel Defteri’ni imzalayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, deftere şunları yazdı: “Aziz Atatürk,
2026 yılı Yüksek Askerî Şûra Toplantısı öncesinde Şûra üyeleri olarak bugün bir kez daha huzurlarınızdayız. Zatıalinizle birlikte Malazgirt Zaferimizden bu yana yaklaşık bin yıldır vatanımız olan bu topraklarda şanlı bayrağımızın gururla dalgalanması ve milletimizin özgürce yaşaması için can veren tüm kahramanlarımızı rahmetle yâd ediyoruz.
Bölgemizde çatışmaların ve gerilimlerin tırmandığı bir dönemde icra ettiğimiz Şura toplantımızın ülkemiz, milletimiz ve Türk Silahlı Kuvvetlerimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyoruz. Yüksek disiplini, üstün görev bilinci, milli iradeye bağlılığı ve artan caydırıcılığıyla Türk Silahlı Kuvvetlerimiz içinden geçtiğimiz zorlu konjonktürde milletimizin güven kaynağı olmayı sürdürmektedir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bölgemizin kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Başbakanı ez-Zeydi ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bölgemizin artık savaş, terör ve çatışmayla değil; kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin ve terörsüz bölge vizyonumuzun gerçeğe dönüşmesi için Iraklı kardeşlerimizle yakın diyalog hâlindeyiz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi ile gerçekleştirdiği görüşmelerin ve imzalanan anlaşmaların ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek, açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Başbakanı ez-Zeydi’yi bölgenin içinden geçtiği zorlu dönemde üstlendiği görev için tekrar tebrik etti. Eski Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani ile de ilişkileri kurumsal temelde güçlendirmeye matuf stratejik adımlar attıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yakaladıkları bu ivmeyi Irak Başbakanı ez-Zeydi ile daha ileri noktalara taşıyacaklarına inandıklarını belirterek, Türkiye olarak Irak Başbakanı ez-Zeydi’ye ihtiyaç duyduğu her alanda destek vermeye hazır olduklarını bildirdi.
Bu kardeşlik zemini temelinde ilişkileri kapsamlı şekilde değerlendirdiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İran, Suriye ve Filistin başta olmak üzere bölgesel gelişmeler hakkında fikir teatisinde bulunduk. İlişkilerimizi daha da ileri taşıyacak belgeleri huzurlarımızda az önce imzaladık” diye konuştu.
“IRAK’IN HUZUR VE İSTİKRARINI ÜLKEMİZİN DURUMUNDAN AYRI TUTMADIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin yanı başındaki savaş ortamının etkisiyle görüşmelerde güvenlik, terörle mücadele, enerji ve ulaştırma konularının bir hayli yer tuttuğunu ifade ederek, şunları kaydetti: “Komşumuz Irak, maalesef bu savaş ve istikrarsızlık ortamından en çok etkilenen ülkelerden biridir. Biz, geçmişten bu yana Irak’ın huzur ve istikrarını ülkemizin durumundan ayrı tutmadık, tutmayız. Bölgemizin artık savaş, terör ve çatışmayla değil, kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin ve terörsüz bölge vizyonumuzun gerçeğe dönüşmesi için Iraklı kardeşlerimizle yakın diyalog hâlindeyiz. İnşallah her iki ülkeye de ağır bedeller ödeten bu meseleyi kalıcı olarak gündemimizden çıkartacağız. Öte yandan, Irak’ın ihtiyaç duyduğu savunma sanayi ürünlerinin tedariki noktasında da üzerimize düşeni yapmaya hazırız.”
“HEDEFİMİZ, EN YAKIN ZAMANDA KAPSAMLI ENERJİ İŞ BİRLİĞİ ANLAŞMASI İMZALANMASIDIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu savaş ortamının kendilerini sadece savunma konusunda değil, enerji ve ulaştırma alanlarında iş birliklerini derinleştirmeye sevk ettiğine dikkati çekti.
“Körfez bölgesinin dünya ile bağlantısının Irak üzerinden sağlanmasını esas alan Kalkınma Yolu Projesi’nin mevcut gelişmeler karşısında her zamankinden daha önemli hâle geldiğini görüyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu konuda Sayın Başbakan’ın da güçlü bir iradeye sahip olduğunu memnuniyetle müşahede ettim. İş birliğimizin bir diğer önemli başlığı enerjidir. Türkiye-Irak Ham Petrol Boru Hattı Anlaşması dün itibarıyla sona erdi. Şimdi hedefimiz, en yakın zamanda iki tarafın da faydasına olacak kapsamlı enerji iş birliği anlaşması imzalanmasıdır. British Petrol’ün operatörlüğünü yürüttüğü Kerkük üretim sahasında Türkiye Petrollerine ortaklık verilmiştir. Bugün imzalanan anlaşma, enerji alanındaki ortaklık açısından tarihî bir adım olmuştur.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, iklim değişikliğinden etkilenen iki komşu ülke olarak suyun sürdürülebilir kullanımına yönelik iş birliğinin ilerletilmesi yönündeki iradelerinin tam olduğunu söyledi.
Bu noktada Türkiye olarak üzerlerine düşeni yaptıklarını, su konusunu akılcı, bilimsel ve insani temelde daimî bir iş birliği alanı olarak gördüklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Irak ile geçtiğimiz yıl 17 milyar dolara yaklaşan ticaret hacmimizi çok daha ileri seviyelere taşımayı istiyoruz. Bu çerçevede Sayın Başbakan’ın heyetindeki bakanların, iş insanlarımız, müteahhitlerimiz ve yatırımcılarımızdan oluşan geniş bir heyetle bir araya gelmesini de son derece önemli bulduğumu ifade etmek istiyorum.” şeklinde konuştu.
“IRAK’TAN 1 MİLYON VARİL PETROL İHTİYACIMIZI KARŞILAR”
Irak Başbakanı ez-Zeydi ile güncel bölgesel gelişmeler hakkındaki görüşlerinin büyük ölçüde benzer olduğunu memnuniyetle müşahede ettiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak’ın bölgesiyle bütünleşmesine yönelik çabaları ve bilhassa Suriye ile temaslarını yapıcı adımlar olarak görüp desteklediklerini belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak’ın beşerî zenginliğinin vazgeçilmez bir parçası olan ve aralarındaki kardeşliğin en sağlam dayanağını teşkil eden Irak Türkmenlerine Irak Başbakanı ez-Zeydi’nin de hassasiyetle yaklaştığını gördüğünü ifade ederek, “Heyetinde, Irak Türkmen Cephesi Genel Başkanı ve Kerkük Valisi Selman Ağaoğlu kardeşimize yer vermesini özellikle anlamlı buluyorum. Sayın Zeydi’ye ziyaretleri için bir kez daha teşekkür ediyor, istişarelerimizin ve aldığımız kararların hayırlara vesile olmasını diliyorum” dedi.
Irak Başbakanı ez-Zeydi’nin konuşmasında “Türkiye’ye günde 1 milyon varil biz petrol verebiliriz” dediğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Başka yere diyor muhtaç olmayın. 1 milyon varil. Evet Sayın Bakan, sağa sola muhtaç olmaya gerek yok. Hemen komşumuz Irak’tan inşallah 1 milyon varil petrolü buraya transfer ettik mi ihtiyacımızı karşılar” değerlendirmesinde bulundu.
IRAK BAŞBAKANI EZ-ZEYDİ: “BU ZİYARETİMİZ ASIRLAR ÖNCESİNE DAYANAN İLİŞKİLERİMİZİN PEKİŞTİRİLMESİNİN BİR NİŞANESİDİR”
Irak Başbakanı ez-Zeydi, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bir araya gelmekten ve Türkiye ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Irak Başbakanı ez-Zeydi, “Bizim bu ziyaretimiz protokol icabı değil, asırlar öncesine dayanan ilişkilerimizin pekiştirilmesinin bir nişanesidir” dedi.
Irak Başbakanı ez-Zeydi, iki ülkenin aynı coğrafyayı, uygarlığı ve su kaynaklarını paylaştığına işaret ederek görüşmelerde enerji, ulaştırma, eğitim, su ve diğer birçok konunun ele alındığını belirtti.
Türkiye ile Irak arasındaki ilişkilere dair Irak Başbakanı ez-Zeydi, “Bu ilişkilerin daha da yüceltilmesi, güçlendirilmesi için çalışıyoruz. Kardeşlik içerisinde bir ortaklık arzu ediyoruz ve özellikle Kalkınma Yolu Projesi üzerinde çalışıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı’yla (görüşmede) dedim ki: ‘Bize aslında coğrafya doğal olarak iki nehir vermiş. Biz üçüncü nehrin de artık ekonomi nehri olmasını istiyoruz.’ Ve bu da tabii ki Kalkınma Yolu’dur” diye konuştu.
Irak Başbakanı ez-Zeydi, Türkiye ve Irak’ın Doğu ile Batı’nın birbirine bağlanmasını sağlayacağına dikkati çekerek “Irak ile Türkiye arasındaki ilişkiler daha da ileri gidecektir. Ekonomik kaynaklarımızı da yücelteceğiz, büyüteceğiz, enerji alanında da daha fazla petrol pompalayacağız” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Yani günde 1 milyon varil biz Türkiye’ye petrol verebiliriz diyor” ifadeleri üzerine Irak Başbakanı ez-Zeydi, “Evet doğru, 1 milyon” dedi.
TÜRKİYE İLE IRAK ARASINDA İMZALANAN ANLAŞMALAR
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Irak Başbakanı ez-Zeydi’nin huzurunda, iki ülke arasında beş anlaşma imzalandı.
Bu kapsamda, “Eğitim ve Akademik İşbirliği Mutabakat Muhtırası”, Polis Akademisi Başkanı Murat Balcı ile Irak Başbakanı ve Silahlı Kuvvetler Komutanı Özel Kalem Müdürü General Abdulemir Şammari tarafından imzalandı.
“Gençlik ve Spor Alanlarında Mutabakat Zaptı”na, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ile Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin imza attı.
“Sınai Mülkiyet Alanında İşbirliği Mutabakat Zaptı”na ise Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile Irak Maliye Bakanı Falih Sari tarafından imzalandı.
“Fişhabur-Ovaköy Sınır Kapısı Üzerinden Demiryolu ve Karayolu Taşımacılığına İlişkin Mutabakat Zaptı” ile “Doğal Kaynaklar Karşılığında Irak Cumhuriyeti İçerisinde Ulaştırma Altyapısının Geliştirilmesine İlişkin Çerçeve Mutabakat Zaptı” da Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ve Irak Ulaştırma Bakanı Veheb Selman Muhammed tarafından imzalandı.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.