Connect with us

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Birlikte büyüyeceğiz, birlikte kazanacağız, birlikte dünyada hak ettiğimiz yere geleceğiz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Hep birlikte büyüyeceğiz, hep birlikte kazanacağız, hep birlikte yükseleceğiz, hep birlikte dünyada hak ettiğimiz yere geleceğiz. Yıllarca seçim meydanlarında ‘beraber yürüdük biz bu yollarda’ şarkısını milletimizle birlikte boşuna terennüm etmedik. Yağan yağmurda beraber ıslandığımız gibi açan güneşte de beraber ısınacağız” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM AK Parti Grup Toplantısı’na katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu ile Meclis Genel Kurulu’nda yaklaşık iki ay süren maratonun ardından kabul edilen 2022 yılı bütçesinin hayırlı olmasını diledi.

TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı Cevdet Yılmaz, AK Parti TBMM Grup Başkanı İsmet Yılmaz, grup başkanvekilleri ve görüşmelere katkı veren milletvekilleri ile emeği geçenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu süreçte çok çalıştığınızı, yorulduğunuzu biliyorum. Rabbim emeğinizi, gayretinizi, fedakârlığınızı kabul eylesin” diye konuştu.

“ÖNÜMÜZE ÇIKAN HER ENGELİ AŞARAK ÜLKEMİZİN ÇIKARLARINI KORUMANIN MÜCADELESİNİ VERDİK”

Millete karşı sorumluluklarını, bihakkın yerine getirmek için daha çok çalışacakları bir döneme girdiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyada ve bölgede son 10 yıldır yaşanan gelişmelerin, salgınla birlikte yeni ve daha kritik bir safhaya ulaştığını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin, bu 10 yıllık dönemde akla gelebilecek her yol ve yöntemle sınandığına işaret ederek, “Sokaklarımız kaosa sürüklenmek istendi. Kaset kumpaslarıyla siyasi partilerin yönetimleri dizayn edilmeye çalışıldı. Ülkenin meşru yönetimi yalan ve iftira dolu montajlarla devrilmek istendi. Seçimleri etkilemek için akıl ve ahlak dışı yöntemler devreye sokuldu. Terör örgütleri ülkemiz içinde ve sınırlarımız boyunca harekete geçirildi. Askerî darbeyle millî irade çiğnenmek, ülke teslim alınmak istendi. Güya terörle mücadele için güney sınırlarımıza yığınak yapanlar, biz devreye girince bu defa da terör örgütlerinin hamiliğine soyundu” ifadelerini kullandı.

Dünyada eşi benzeri görülmeyen şekilde ekonomiye yönelik aleni tehditlerin savrulduğuna ve sinsi tuzakların kurulduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Türkiye’de yönetimi değiştirmek için kimlerin destekleneceği, kimlerin köstekleneceği, pervasızca televizyon programlarında konuşuldu. Gece yarıları başlayan ve kesintisiz süren finans oyunlarıyla ülkemiz çökertilmeye çalışıldı. Önceleri gizli saklı yürütülen küresel ticaret kurallarına aykırı ambargolar artık açıkça yapılır, hoyratça sergilenir hâle geldi. Salgınla birlikte küresel ekonomide başlayan dalgalanmalar bile ülkemize yönelik saldırıların dozunu artırmanın aracı hâline dönüştürülmek istendi. Dışarıdan birileri bu oyunu kurarken içeriden birileri de aynı kirli oyunun figüranlığına ve taşeronluğuna soyundu. Tüm bu süreçte önümüze çıkan her engeli aşarak ülkemizin ve milletimizin çıkarlarını korumanın mücadelesini verdik. İçine çekilmek istendiğimiz siyasi, sosyal, ekonomik, psikolojik her türlü tuzağı Allah’ın yardımı ve aziz milletimizin desteğiyle bozarak yolumuza kararlılıkla devam ettik. Elbette zor ve sıkıntılı günler geçirdik. Elbette canımız yandı, bedeller ödedik ama bu milletin izzetine halel getirmedik. Hamdolsun bu ülkeyi hedeflerinden koparmadık, büyük ve güçlü Türkiye’nin inşası yolundan sapmadık.”

“DÜNYADAKİ GELİŞMELERİN ÖNÜMÜZE SERDİĞİ FIRSATLARI DA DEĞERLENDİRECEK ŞEKİLDE YENİ BİR ATILIMIN İÇİNDEYİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan toplantının devamında, Türkiye’nin dünden bugüne neler yaşadığını anlatan videoyu izletti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, enflasyonu yüzde 7’ye, faizi yüzde 4,5’lere, AK Parti’nin düşürdüğünü belirtti. Ana muhalefete, “Ama sizin kitabınızda ne düşük faiz ne de düşük enflasyon diye bir şey yok. Sizin tarihiniz yüksek faizlerle, yüksek enflasyonla dolu. Biz ise ‘halkımızı ne faize ne enflasyona ezdirmeyeceğiz’ dedik ve bunun mücadelesini veriyoruz. Alışacaksınız bunlara” diye seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti iktidarıyla bunların nasıl olduğunun görüleceğini ve öğrenileceğini anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “AK Parti’nin iktidarıyla hemhâl olmak dünden bugüne değil, biraz zaman gerektiriyor. İşte şimdi o mücadelenin verildiği günlerdeyiz. Şimdi, tüm bu birikimin üzerine, dünyadaki gelişmelerin önümüze serdiği fırsatları da değerlendirecek şekilde yeni bir atılımın içindeyiz. Bugüne kadar girdiğimiz mücadelelerden nasıl alnımızın akıyla çıktıysak her seferinde ülkemize ve milletimize nasıl kazandırdıysak, inşallah bu defa da hayırlısıyla istediğimiz neticelere ulaşacağız” diye konuştu.

“Önümüz de engeller yok mu, var. Bu ana muhalefetten daha büyük engel olur mu?” diye soran Cumhurbaşkanı Erdoğan, önlerinde riskler, tuzaklar bulunduğunu ancak azim ve güçlerinin bunların hepsinden fazla, üstün ve güçlü olduğunu bildirdi.

“BELİRLENEN TARİH NEYSE O TARİHTE SEÇİM YAPILACAKTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkede bir kesimin dışarıdan aldığı işaret ve destekle birlik, beraberlik ve kardeşlik iklimini dinamitlemenin peşinde olduğuna dikkati çekerek, “Parmak sallamakla da bir yere varamazsınız” ifadesini kullandı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, aylardır “erken seçim” dediğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin ve kendisinin, seçimin Haziran 2023’te olacağını söylediğine işaret etti.

Defaatle söylemelerine rağmen CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun hâlâ erken seçimden bahsettiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Erken seçim yok. Bu ülke bir hukuk devletidir. Belirlenen tarih neyse o tarihte seçim yapılacaktır; olay bu. Bak Bay Kemal, noktalı virgül değil ha, nokta koyuyorum. Bu ülkede hukukun ne olduğunu öğreneceksin ve bu ülkede yine nasıl gelişmiş ülkelerde sistem böyle çalışıyorsa bizde de böyle çalışacak ve inşallah Haziran 2023’te seçimimizi en güzel şekilde yapacağız.”

“ÜLKEMİZİN 2053 VİZYONUNU HAYATA GEÇİRMESİNE ENGEL OLAMAYACAKSINIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi buradan ülkenin felaketinden medet uman kifayetsiz siyasetçilere sesleniyorum; buradan manşetlerle hükûmet devirip, hükûmet kurmaya alışmış akademisyen ve gazeteci kılıklı muhterislere sesleniyorum; buradan millî iradenin üstünlüğünü kabullenmek istemeyen darbe heveslilerine sesleniyorum; buradan çalışmadan, ter dökmeden, emek vermeden, para kazanma peşinde koşan tufeylilere sesleniyorum, para kazanma peşinde alın teri ile koşanları alkışlıyorum; buradan terörle, şiddetle, tehditle, ambargoyla Türk siyasetini dizayn etmeye çalışan emperyalistlere sesleniyorum; buradan siyaset kurumuna ayar vermeye alışmış vesayet artıklarına sesleniyorum; başaramayacaksınız” diye ekledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin kazanımlarını heba edemeyeceksiniz. Türkiye’yi eski kötü günlerine geri döndüremeyeceksiniz. Bu milletin alın terini sömüremeyeceksiniz. Bu ülkenin ayağına pranga vuramayacaksınız. Türkiye’yi 2023 hedeflerine ulaşmaktan alıkoyamayacaksınız. Ülkemizin 2053 vizyonunu hayata geçirmesine engel olamayacaksınız. Ya millet iradesini kabullenecek, milletle beraber olacak, millette beraber kazanacaksınız ya da kaybedeceksiniz. Türkiye kazanacak, Türk milleti kazanacak ama siz kaybedeceksiniz” değerlendirmesinde bulundu.

“EMİN ADIMLARLA YOLUMUZA DEVAM EDİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hiç kimsenin kişisel çıkarı, şahsi hesabı, nefsi arzusunun topyekûn milletin menfaatlerinden, ülkenin kazanımlarından üstün olmadığını dile getirerek, “Hep birlikte büyüyeceğiz, hep birlikte kazanacağız, hep birlikte yükseleceğiz, hep birlikte dünyada hak ettiğimiz yere geleceğiz. Yıllarca seçim meydanlarında ‘beraber yürüdük biz bu yollarda’ şarkısını milletimizle birlikte boşuna terennüm etmedik. Yağan yağmurda beraber ıslandığımız gibi açan güneşte de beraber ısınacağız Biz inancına, kökenine, meşrebine, tercihlerine bakmadan her rengi ile her deseni ile her tonuyla her ferdi ile milletimizin tamamını seviyoruz. 84 milyonun her birini, her bir ferdini bağrımıza basıyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bugüne kadar aşkla bağlı olduğumuz milletimize hizmet etmek dışında hiçbir gaye taşımadık. Eksiğimiz, noksanımız olabilir, hatta hatamız olabilir, ama hüsnüniyetimizden, samimiyetimizden, gayretimizden, ülkemize kazandırdığımız eser ve hizmetlerin büyüklüğünden, ortaya koyduğumuz hedeflerin doğruluğundan kimsenin şüphesi olamaz. Bir kez daha altını çizerek söylüyorum; ne yaptığımızı biliyoruz, niçin yaptığımızı biliyoruz, nasıl yapacağımızı biliyoruz, nereye gittiğimizi biliyoruz, nereye ulaşacağımızı biliyoruz. İnşallah varacağımız yer hem bizlerin hem bizden sonraki nesillerin hayatlarında olumlu yönde asırlık değişiklikler yapacak bir yerdir. Onun için emin adımlarla yolumuza yolculuğumuza devam ediyoruz.”

“BU DÖNEMDE GELİŞMİŞ ÜLKELER LİGİNE YÜKSELEN DEVLETLER ÖNÜMÜZDEKİ BİR ASRA DAMGALARINI VURACAKTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomide yaşanan gelişmelerin sadece Türkiye’ye ve bu döneme mahsus olmadığını, ekonomi denilen dinamik alanın, sürekli bir değişim içinde olduğunu söyleyerek son büyük değişimin, 2008 yılı küresel finans krizi ile başladığını, salgın kriziyle de tamamen su yüzüne çıktığını vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sorunun kaynağı, küresel ekonomiden gelişmekte olan ülkelerin aldığı payın düzenli bir şekilde artarak gelişmiş ülkeleri geride bırakmış olmasıdır” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yetişmiş insan potansiyeli, sanayide ve tarımdaki üretim gücüyle inovasyon kabiliyetiyle gelişmekte olan ülkelerin artık kaplarına sığmadığını, buna karşılık sadece finans gücüne ve tüketime dayalı ticaret büyüklüğüyle gelişmiş ülkelerin, sürekli mevzi kaybettiğini söyledi.

Ekonominin temeli değişirken, çatısının aynı kalmasının mümkün olmadığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Dünyada bir süredir işte bu uyumsuzluktan kaynaklanan büyük bir kavga yaşanıyor. Biz de Türkiye’nin geçtiğimiz 19 yılda kurduğumuz güçlü altyapı üzerinde bu süreci en iyi şekilde değerlendirilmesini sağlamak için çalışıyoruz. Çünkü kartların yeniden karıldığı bu dönemde gelişmiş ülkeler ligine yükselen devletler önümüzdeki bir asra damgalarını vuracaklardır. Gelişmekte olan ülke sınıfını aşamayanlar ise aynı fırsatı yeniden bulmak için çeyrek asır, yarım asır daha beklemek mecburiyetinde kalacaktır. Ülkemizin geçmişte defalarca bu treni kaçırmasına yol açanlar, bugün de aynı niyetle hareket ediyorlar. Biz de diyoruz ki Türkiye bu treni evelallah kaçırmayacak. Hatta bu trenin son vagonunda falan değil birinci sınıfında hak ettiğimiz yeri alacağız. Uyguladığımız yeni ekonomi programının öncelikli hedefi budur.”

“SERBEST PİYASA KURALLARINA AYKIRI HERHANGİ BİR İŞ VEYA İŞLEM YAPMIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu çerçevede döviz kurunu serbest piyasa ekonomisi kuralları içerisinde ülkemizin gerçeklerine uygun öngörülebilir, sürdürülebilir bir seviyeye getirmek için dün açıkladığımız program hamdolsun amacına ulaşmıştır. Milletimiz bu programdaki tedbirleri ve kararlı duruşumuzu takdirle karşılamış, benimsemiş, piyasalar da buna uygun adımları atmıştır. Hazine ve Maliye Bakanlığımız başta olmak üzere ilgili kurumlarımız bu pakette yer alan hususların uygulama detaylarını kamuoyuyla ve taraftarla paylaşmaya başlamışlardır. Biz serbest piyasa kurallarına aykırı herhangi bir iş veya işlem yapmıyoruz. Tam tersine art niyetli spekülatörlerin, ülkemizin üzerinden ellerini çekmelerini sağlayarak serbest piyasanın kendi kuralları ile işlemesini temin etmenin gayreti içindeyiz” açıklamasında bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu durumun, kalbi ve zihni kirlenmemiş herkesin memnuniyetle karşılayacağı bir gelişme olduğunu ancak bazılarının hiç de mutlu olmadıklarını gördüklerini söyledi.

Dün Türkiye’de terör örgütlerinin saldırısı altındayken yüzleri gülenlerin, terör örgütlerinin başlarının inlerinde ezildiğinde yüzlerinin düştüğünün altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Dün Türkiye siyasi ve sosyal kaos denemeleriyle, darbe girişimleriyle boğuşurken yüzleri gülenlerin, biz ülkemizi huzura, istikrara, güvene kavuşturarak yolumuza devam ettiğimizde yüzleri düşmüştü. Bugün de Türkiye ekonomisi kur üzerinden çökertilmeye çalışılırken yüzleri gülenlerin, istikrar ve güven ikliminin yeniden güçlenmeye başladığında yüzlerini düştüğünü görüyoruz. Hangi akıl ve vicdan sahibinin morali ülkenin hayrına, milletinin menfaatine olan böyle bir gelişme karşısında bozulabilir, bilmiyoruz. Uyguladığımız ekonomi politikasını anlamıyor, katılmıyor, farklı düşünüyor olabilirsiniz ama ülkenin ve milletin hayrına bir gelişme yaşandığında hiç değilse susma, sükût etme, bir kenara çekilme erdemini gösterin. Dün çıkmış birisi ‘Kur düşüyor dolar almanın tam zamanı. Bu iş kaldığı yerden devam edecek.’ mealinde açıklamalar yapıyor. Bunların beyni sulanmış. Bunlara gereken cevabı inşallah en kısa zamanda benim milletim en güzel şekilde verecek.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu sözün tercümesi; kurun yeniden ülkenin gerçekleriyle ve ekonominin kuralları ile ilgisi olmayan seviyelere çıkmasını dilemektir, hatta teşvik etmektir. Tabii bunlarla ilgili şu anda Bankacılık Düzenleme Denetleme Kurulumuz da yargı yolunu açtı. Siz bu ülkenin değerleri ile oynayamazsınız. Merkez Bankasının başında da olsanız, evinin kapısındaki ayakkabılarla oynayanlarla beraber yola yürürsünüz. Size bu dönemlerde arka çıkanlarla, sahip çıkanlarla şu anda yol kesmeye çalışmayın. Boşuna yol kesmeye çalışırsın. Buna ne gücün ne aklın yeter. Bir insanın kendi ülkesine bu derece düşmen kesilebilmesi için ya da aklını ve vicdanını kiraya vererek ihanet çukuruna düşmesi ya da aklı ve vicdanını tamamen kaybetmesi gerekir. Her zaman söylediğimiz gibi bu muhterisleri kendi kinleriyle, kendi hırsları ile baş başa bırakıp biz kendi işimize bakacağız. Milletimiz ne diyor, ne istiyor, neyi bekliyor ona bakacak, o doğrultuda yolumuza devam edeceğiz.”

“VATANDAŞIMIZIN KAZANIMLARINI KAYBETMESİNE İZİN VERMEMEKTE KARARLIYIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, döviz kurunun dengeye oturmasının sadece bankada parası olan vatandaşı değil, üretimden enflasyona ekonominin her alanını ilgilendiren olumlu bir gelişme olduğunun unutulmaması gerektiğini belirtti.

Aynı şekilde ihracatçının önünü görebilmesini sağlamanın da tüm ekonomiye müspet yönde etki yapacağının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, dolayısıyla burada kazananın, sadece bankada parası olan veya ihracat yapan değil, ülkenin tamamı, 84 milyonun her bir ferdi olduğunu kaydetti.

Herkesi yatırıma, istihdama, üretime ihracata davet eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’yi cari fazla ile büyütme kararlığını tekrarladığını vurgulayarak, “Kur ve enflasyon baskısı altında hiçbir vatandaşımızın kazanımlarını kaybetmesine izin vermemekte kararlıyız. Bunun için özellikle çalışanlarımızın gelirlerini artırmaya yönelik ciddi adımlar attık. Kamu işçilerine ve memurlarına yapılan toplu sözleşmelerini enflasyon farkıyla garanti altına aldık” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, asgari ücrete tarihin en yüksek artışını yaptıklarını, uzun yılların özlemini hayata geçirerek asgari ücreti vergi dışı bıraktıklarını anımsattı. Yıllardır “Asgari ücret vergi dışı kalmalı” dendiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunu da bizim iktidarımız başardı” diye konuştu.

Memurlar dâhil tüm çalışanların asgari ücret rakamı kadarki gelirlerini de aynı kapsama aldıklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Böylece mesela memurlarımızda toplu sözleşme artışına ve enflasyon farkına ilave olarak aylık ortalama 300 liralık ücret artışı sağladık. Yine memurlarımıza söz verdiğimiz 3600 ek gösterge uygulamasını da inşallah önümüzdeki yıl içinde hayata geçiriyoruz” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, özel sektörün de çalışanlarına, bu gelişmeler doğrultusunda hak ettiği ücreti sunacağından şüphe duymadıklarını belirtti.

“ORMANCILIK FAALİYETLERİNDE GURUR VEREN ÇALIŞMALARA İMZA ATIYORUZ”

Bugün bir müjde de orman işçilerine vermek istediklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu bilgileri paylaştı: “Ülke olarak ormancılık faaliyetlerinde gerçekten gurur veren çalışmalara imza atıyoruz. Son 19 yılda önceki 57 yılda yapılan ağaçlandırmanın bir buçuk katını gerçekleştirerek, 5,5 milyar fidanı toprakla buluşturduk. Ağaçlandırma çalışmalarında Avrupa’da birinci, dünyada ise dördüncü sıradayız. Hedefimiz 2023 yılı sonuna kadar da 7 milyar fidanı toprakla buluşturmaktır. Tabii bu faaliyetleri yürüten orman köylümüze de gereken desteği veriyoruz. Ormanların bakım ve üretim işlerini yapan orman köylümüzün gelirinde önemli bir artış yapıyoruz. Bu kapsamda 2022 yılı üretim işlerinin birim fiyatlarını yılbaşından itibaren yüzde 23 ve Temmuz itibarıyla yüzde 23 olmak üzere, yıllık ortalama yüzde 51 oranında artırıyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, orman köylüsünün alın terinin karşılığını vereceğine inandığı bu artışların hayırlı olmasını diledi.

Türkiye’de bir süredir yaşanan kuraklık nedeniyle buğday, arpa, çavdar, yulaf, nohut ve mercimek üreticilerinin verim kaybı yaşadığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kuraklıktan zarar gören toplam 651 bin üreticimize verim kaybı oranlarına göre değişen miktarlarda kuraklık desteği ödemesi yapıyoruz. Bu kapsamda toplam 2,6 milyar lira kuraklık desteğini, çiftçilerimizin hesaplarına yatırmaya başladık” açıklamasında bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, çiftçilerin tohumu toprakla buluşturmasını, ekmesini, üretmesini devam ettirmeyi amaçladıklarını vurgulayarak üreticilerin yanında olmaya devam edeceklerini söyledi.

“251 ORGANİZE SANAYİ BÖLGEMİZİN TAMAMINDA MESLEKİ EĞİTİM MERKEZLERİ FAALİYETE GEÇMİŞTİR”

Gelecek dönemde eğitim ve kültürün, önceliklerinin ilk sıralarında yer alacağının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu çerçevede eğitim ve öğretim alanında maziden atiye köprü kuran, yeni ve günümüz ihtiyaçlarına cevap verecek çalışmalar yürütüyoruz. Yedi yıl aradan sonra Millî Eğitim Şûrası’nı topladık. Çok geniş katılımın sağlandığı şûrada çok önemli kararlar alındı. Bu kararlar; eğitimde fırsat eşitliği, öğretmenlerimizin mesleki gelişimleri ve mesleki eğitimin güçlendirilmesi çalışmalarımızda bize yol gösterecektir” sözlerini sarf etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, organize sanayi bölgelerinin tamamında mesleki eğitim merkezi kurma sözü verdiklerini anımsatarak şöyle devam etti: “Millî Eğitim Bakanlığımız ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız bu doğrultuda gerekli çalışmaları tamamladılar. Artık ülkemizdeki 251 organize sanayi bölgemizin tamamında mesleki eğitim merkezleri faaliyete geçmiştir. Bu mesleki eğitim merkezleri, organize sanayi bölgelerimizdeki işletmelerimizin ihtiyaç duydukları insan kaynağını yetiştireceklerdir. Diğer taraftan 3308 sayılı Meslek Kanunu’nda iki önemli değişikliğe gidiyoruz. Bunlardan ilkiyle mesleki eğitim merkezlerindeki öğrencilerin aldıkları asgari ücretin üçte biri tutarındaki aylığın, devlet tarafından ödenmesini sağlıyoruz. İkincisiyle de mesleki eğitimin son sınıfındaki kalfaların asgari ücretin üçte biri değil, yarısı kadar ücret almalarını temin ediyoruz. Böylece mesleki eğitim merkezlerinin cazibesi daha da artacaktır. Amacımız; hiçbir sektörde hiçbir firmamızın ‘Aradığım elemanı bulamıyorum’ diyemeyeceği bir mesleki eğitim sistemini kurmaktır.”

Bu adımların faydasını şimdiden görmeye başladıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Mesela; mesleki eğitimdeki döner sermayelerin üretim kapasitesi yüzde 63 artışla 700 milyon liraya ulaştı. Buradan elde edilen gelirlerden meslek lisesi öğrencilerimiz 42 milyon lira, öğretmenlerimiz de 102 milyon lira pay aldılar. İnşallah önümüzdeki yıl meslek liselerimizin üretim kapasitesini 1,5 milyar liraya çıkartmayı ve böylece meslek lisesi öğrencilerimizin tamamının bu imkândan faydalanmasını hedefliyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, meslek liselerinde üretilen ürünlerden birinin de “Hızlı antijen kiti” olduğunu, sonucu 15 dakikada belli olan bu kitin, kullanım onayı alındıktan sonra okullarda uygulamaya sokulacağını bildirdi.

KÜTÜPHANESİZ OKUL KALMAYACAK PROJESİ

Okulların tamamında “Kütüphanesiz Okul Kalmayacak” projesi başlattıklarını, bu kapsamda 1,5 ay gibi kısa sürede 13 bin 500 kütüphaneyi okullara kazandırdıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu ayın sonunda projenin tamamlanacağını ve kütüphanesiz okulun kalmayacağını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, okulların doğal gaz dönüşüm taleplerinin hepsini karşıladıklarını dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 bin yeni öğretmen atamasıyla ilgili sürecin devam ettiğini belirterek, “İnşallah 31 Ocak tarihinde bu öğretmenlerimizin atamalarını tamamlayacağız. Bu atamada, ağırlığı 7 bin 500 yeni öğretmen ile İstanbul’a vereceğiz” bilgisini verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimdeki okul, öğretmen, sistem eksikliklerini büyük ölçüde giderdikleri için bundan sonra enerjilerini, kalitenin yükseltilmesine vereceklerini aktardı.

“TURKOVAC TÜM DÜNYAYLA, TÜM İNSANLIKLA BULUŞUYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın son iki yıldır salgınla mücadele ettiğine, Kovid-19 virüsünün, çeşitli varyant ve şekillerde daha epeyce zaman hayatta kalacağının anlaşıldığına işaret etti.

Avrupa ülkelerinde kapanmaların yeniden başladığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hamdolsun biz, güçlü sağlık sistemimiz, yaygın aşılama oranımız ve tedbirlere riayetimizle bu süreci nispeten rahat geçiriyoruz. İşte en kritik anda bile, üç ay gibi kısa bir sürede Çam ve Sakura Hastanesini tamamladık, bitirdik. Üç aylık süreye ise Atatürk Havalimanı’nda ve Sancaktepe’de bin 6 odalı iki hastaneyi yetiştirdik ve bu arada bir tanesini de yine Arnavutköy’de yaptık, bitirdik. Numan Bey’in babasının adını da verdiğimiz o tarihi eseri, modern bir hastaneye çevirdik. Hasta ve vefat sayılarındaki aşağı yönlü eğilim devam ediyor. Salgına karşı en güçlü tedbir olan aşıyı kendimiz üretmek için uzun süredir çalışıyorduk. Grup toplantımızın ardından bu konuda bir müjdeyi canlı bağlantıyla milletimizle paylaşacağız. Şanlıurfa’daki bu merkez, bir diğerini İstanbul’da atacağımız adımla TURKOVAC inşallah tüm dünyayla, tüm insanlıkla buluşuyor.”

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra kararlarını imzaladı

Yüksek Askerî Şûra (YAŞ) kararları, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından imzalandı.

Toplantı sonrası yapılan açıklamada şu hususlar kaydedildi:

“1. 04 Ağustos 2026 tarihinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN Başkanlığında icra edilen, 2026 yılı Yüksek Askerî Şûra toplantısında, Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli general/amiral ve albaylardan;

a) Bir üst rütbeye yükseltilecekler,

b) Görev süresi uzatılacaklar,

c) Kadrosuzluktan emekliye sevk edileceklerin durumları görüşülerek, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’ın onayı ile karara bağlanmıştır.

  1. 30 Ağustos 2026 tarihinden geçerli olmak üzere;

a) 25 general ve amiral bir üst rütbeye, 69 albay ise general ve amiralliğe yükseltilmiştir.

b) 24 generalin görev süreleri bir yıl, 530 albayın görev süreleri ise iki yıl süre ile uzatılmıştır.

c) 2 general yaş haddi nedeniyle 01 Eylül 2026 tarihinden, 61 general ve amiral kadrosuzluk nedeniyle 30 Ağustos 2026 tarihinden geçerli olarak emekliye sevk edilmiştir.

ç) Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment TATLIOĞLU’nun görev süresinin bir yıl uzatılmasına karar verilmiştir.

d) Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal KADIOĞLU kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edildiğinden, Hava Kuvvetleri Komutanlığına Muharip Hava Kuvveti Komutanı Orgeneral Rafet DALKIRAN atanmıştır.

e) Halen 328 olan general ve amiral sayısı, 30 Ağustos 2026 tarihi itibarıyla 334 olacaktır.

  1. 30 Ağustos 2026 tarihinden geçerli olmak üzere;

a) Hv.K.K.lığından Korgeneral Erdoğan GÜR Orgeneralliğe; K.K.K.lığından Tümgeneraller Burhan AKTAŞ, Ertan İNALTEKİN ve Alparslan KILINÇ Korgeneralliğe; Dz.K.K.lığından Tümamiraller Ramazan ÖZOĞUL ve Erhan AYDIN Koramiralliğe; Hv.K.K.lığından Tümgeneral Kemal TURAN Korgeneralliğe terfi ettirilmişlerdir.

b) K.K.K.lığından Tuğgeneraller Şükrü BİLİR, Mustafa BÜYÜKKÖROĞLU, İsmail ÖZCAN, Şener KOPAL, Ahmet AŞIK, Bülent TANRIVERDİ, Mehmet AÇIK, Mustafa YETER, Coşkun ÇELİK, Ömer Şahin SELVİ, Yüksel KOLCU, İsmail ANALI ve Hakan DURMAZPINAR Tümgeneralliğe; Dz.K.K.lığından Tuğamiraller Erhan AKBAYRAK, Yücel DARCAN, Eren GÜNAY ve Kenan Kaan TÜRKKAN Tümamiralliğe; Hv.K.K.lığından Tuğgeneral Cihangir Kemal YÜZÇELİK Tümgeneralliğe terfi ettirilmişlerdir.

4) Bir üst rütbeye yükselen, görev süreleri uzatılan general, amiral ve albayların yeni rütbe ve görevlerinin Milletimize, Devletimize, Silahlı Kuvvetlerimize ve ailelerine hayırlı olmasını dileriz.

5) Büyük bir özveri ve onurla görev sürelerini tamamlayarak emekliye ayrılacak olan general, amiral ve albaylara hizmetlerinden dolayı teşekkür eder, hayatlarının yeni dönemlerinde, kendilerine ve ailelerine mutluluk ve esenlikler temenni ederiz.”

HABER BURADA

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra üyeleriyle birlikte Anıtkabir’i ziyaret etti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra (YAŞ) Toplantısı öncesinde, YAŞ üyeleriyle birlikte Anıtkabir’i ziyaret etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Aslanlı Yol’un başındaki yerini almasının ardından başlayan törene, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu ve Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ay yıldız motifli çelengi Atatürk’ün mozolesine bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığındaki heyet, mozoleye çıkan merdivenin önünde fotoğraf çektirdikten sonra Misak-ı Millî Kulesi’ne geçti.

Burada Anıtkabir Özel Defteri’ni imzalayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, deftere şunları yazdı: “Aziz Atatürk,

2026 yılı Yüksek Askerî Şûra Toplantısı öncesinde Şûra üyeleri olarak bugün bir kez daha huzurlarınızdayız. Zatıalinizle birlikte Malazgirt Zaferimizden bu yana yaklaşık bin yıldır vatanımız olan bu topraklarda şanlı bayrağımızın gururla dalgalanması ve milletimizin özgürce yaşaması için can veren tüm kahramanlarımızı rahmetle yâd ediyoruz.

Bölgemizde çatışmaların ve gerilimlerin tırmandığı bir dönemde icra ettiğimiz Şura toplantımızın ülkemiz, milletimiz ve Türk Silahlı Kuvvetlerimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyoruz. Yüksek disiplini, üstün görev bilinci, milli iradeye bağlılığı ve artan caydırıcılığıyla Türk Silahlı Kuvvetlerimiz içinden geçtiğimiz zorlu konjonktürde milletimizin güven kaynağı olmayı sürdürmektedir.

Ruhun şad olsun.”

HABER BURADA

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bölgemizin kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Başbakanı ez-Zeydi ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bölgemizin artık savaş, terör ve çatışmayla değil; kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin ve terörsüz bölge vizyonumuzun gerçeğe dönüşmesi için Iraklı kardeşlerimizle yakın diyalog hâlindeyiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi ile gerçekleştirdiği görüşmelerin ve imzalanan anlaşmaların ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek, açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Başbakanı ez-Zeydi’yi bölgenin içinden geçtiği zorlu dönemde üstlendiği görev için tekrar tebrik etti. Eski Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani ile de ilişkileri kurumsal temelde güçlendirmeye matuf stratejik adımlar attıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yakaladıkları bu ivmeyi Irak Başbakanı ez-Zeydi ile daha ileri noktalara taşıyacaklarına inandıklarını belirterek, Türkiye olarak Irak Başbakanı ez-Zeydi’ye ihtiyaç duyduğu her alanda destek vermeye hazır olduklarını bildirdi.

Bu kardeşlik zemini temelinde ilişkileri kapsamlı şekilde değerlendirdiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İran, Suriye ve Filistin başta olmak üzere bölgesel gelişmeler hakkında fikir teatisinde bulunduk. İlişkilerimizi daha da ileri taşıyacak belgeleri huzurlarımızda az önce imzaladık” diye konuştu.

“IRAK’IN HUZUR VE İSTİKRARINI ÜLKEMİZİN DURUMUNDAN AYRI TUTMADIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin yanı başındaki savaş ortamının etkisiyle görüşmelerde güvenlik, terörle mücadele, enerji ve ulaştırma konularının bir hayli yer tuttuğunu ifade ederek, şunları kaydetti: “Komşumuz Irak, maalesef bu savaş ve istikrarsızlık ortamından en çok etkilenen ülkelerden biridir. Biz, geçmişten bu yana Irak’ın huzur ve istikrarını ülkemizin durumundan ayrı tutmadık, tutmayız. Bölgemizin artık savaş, terör ve çatışmayla değil, kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin ve terörsüz bölge vizyonumuzun gerçeğe dönüşmesi için Iraklı kardeşlerimizle yakın diyalog hâlindeyiz. İnşallah her iki ülkeye de ağır bedeller ödeten bu meseleyi kalıcı olarak gündemimizden çıkartacağız. Öte yandan, Irak’ın ihtiyaç duyduğu savunma sanayi ürünlerinin tedariki noktasında da üzerimize düşeni yapmaya hazırız.”

“HEDEFİMİZ, EN YAKIN ZAMANDA KAPSAMLI ENERJİ İŞ BİRLİĞİ ANLAŞMASI İMZALANMASIDIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu savaş ortamının kendilerini sadece savunma konusunda değil, enerji ve ulaştırma alanlarında iş birliklerini derinleştirmeye sevk ettiğine dikkati çekti.

“Körfez bölgesinin dünya ile bağlantısının Irak üzerinden sağlanmasını esas alan Kalkınma Yolu Projesi’nin mevcut gelişmeler karşısında her zamankinden daha önemli hâle geldiğini görüyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu konuda Sayın Başbakan’ın da güçlü bir iradeye sahip olduğunu memnuniyetle müşahede ettim. İş birliğimizin bir diğer önemli başlığı enerjidir. Türkiye-Irak Ham Petrol Boru Hattı Anlaşması dün itibarıyla sona erdi. Şimdi hedefimiz, en yakın zamanda iki tarafın da faydasına olacak kapsamlı enerji iş birliği anlaşması imzalanmasıdır. British Petrol’ün operatörlüğünü yürüttüğü Kerkük üretim sahasında Türkiye Petrollerine ortaklık verilmiştir. Bugün imzalanan anlaşma, enerji alanındaki ortaklık açısından tarihî bir adım olmuştur.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iklim değişikliğinden etkilenen iki komşu ülke olarak suyun sürdürülebilir kullanımına yönelik iş birliğinin ilerletilmesi yönündeki iradelerinin tam olduğunu söyledi.

Bu noktada Türkiye olarak üzerlerine düşeni yaptıklarını, su konusunu akılcı, bilimsel ve insani temelde daimî bir iş birliği alanı olarak gördüklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Irak ile geçtiğimiz yıl 17 milyar dolara yaklaşan ticaret hacmimizi çok daha ileri seviyelere taşımayı istiyoruz. Bu çerçevede Sayın Başbakan’ın heyetindeki bakanların, iş insanlarımız, müteahhitlerimiz ve yatırımcılarımızdan oluşan geniş bir heyetle bir araya gelmesini de son derece önemli bulduğumu ifade etmek istiyorum.” şeklinde konuştu.

“IRAK’TAN 1 MİLYON VARİL PETROL İHTİYACIMIZI KARŞILAR”

Irak Başbakanı ez-Zeydi ile güncel bölgesel gelişmeler hakkındaki görüşlerinin büyük ölçüde benzer olduğunu memnuniyetle müşahede ettiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak’ın bölgesiyle bütünleşmesine yönelik çabaları ve bilhassa Suriye ile temaslarını yapıcı adımlar olarak görüp desteklediklerini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak’ın beşerî zenginliğinin vazgeçilmez bir parçası olan ve aralarındaki kardeşliğin en sağlam dayanağını teşkil eden Irak Türkmenlerine Irak Başbakanı ez-Zeydi’nin de hassasiyetle yaklaştığını gördüğünü ifade ederek, “Heyetinde, Irak Türkmen Cephesi Genel Başkanı ve Kerkük Valisi Selman Ağaoğlu kardeşimize yer vermesini özellikle anlamlı buluyorum. Sayın Zeydi’ye ziyaretleri için bir kez daha teşekkür ediyor, istişarelerimizin ve aldığımız kararların hayırlara vesile olmasını diliyorum” dedi.

Irak Başbakanı ez-Zeydi’nin konuşmasında “Türkiye’ye günde 1 milyon varil biz petrol verebiliriz” dediğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Başka yere diyor muhtaç olmayın. 1 milyon varil. Evet Sayın Bakan, sağa sola muhtaç olmaya gerek yok. Hemen komşumuz Irak’tan inşallah 1 milyon varil petrolü buraya transfer ettik mi ihtiyacımızı karşılar” değerlendirmesinde bulundu.

IRAK BAŞBAKANI EZ-ZEYDİ: “BU ZİYARETİMİZ ASIRLAR ÖNCESİNE DAYANAN İLİŞKİLERİMİZİN PEKİŞTİRİLMESİNİN BİR NİŞANESİDİR”

Irak Başbakanı ez-Zeydi, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bir araya gelmekten ve Türkiye ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Irak Başbakanı ez-Zeydi, “Bizim bu ziyaretimiz protokol icabı değil, asırlar öncesine dayanan ilişkilerimizin pekiştirilmesinin bir nişanesidir” dedi.

Irak Başbakanı ez-Zeydi, iki ülkenin aynı coğrafyayı, uygarlığı ve su kaynaklarını paylaştığına işaret ederek görüşmelerde enerji, ulaştırma, eğitim, su ve diğer birçok konunun ele alındığını belirtti.

Türkiye ile Irak arasındaki ilişkilere dair Irak Başbakanı ez-Zeydi, “Bu ilişkilerin daha da yüceltilmesi, güçlendirilmesi için çalışıyoruz. Kardeşlik içerisinde bir ortaklık arzu ediyoruz ve özellikle Kalkınma Yolu Projesi üzerinde çalışıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı’yla (görüşmede) dedim ki: ‘Bize aslında coğrafya doğal olarak iki nehir vermiş. Biz üçüncü nehrin de artık ekonomi nehri olmasını istiyoruz.’ Ve bu da tabii ki Kalkınma Yolu’dur” diye konuştu.

Irak Başbakanı ez-Zeydi, Türkiye ve Irak’ın Doğu ile Batı’nın birbirine bağlanmasını sağlayacağına dikkati çekerek “Irak ile Türkiye arasındaki ilişkiler daha da ileri gidecektir. Ekonomik kaynaklarımızı da yücelteceğiz, büyüteceğiz, enerji alanında da daha fazla petrol pompalayacağız” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Yani günde 1 milyon varil biz Türkiye’ye petrol verebiliriz diyor” ifadeleri üzerine Irak Başbakanı ez-Zeydi, “Evet doğru, 1 milyon” dedi.

TÜRKİYE İLE IRAK ARASINDA İMZALANAN ANLAŞMALAR

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Irak Başbakanı ez-Zeydi’nin huzurunda, iki ülke arasında beş anlaşma imzalandı.

Bu kapsamda, “Eğitim ve Akademik İşbirliği Mutabakat Muhtırası”, Polis Akademisi Başkanı Murat Balcı ile Irak Başbakanı ve Silahlı Kuvvetler Komutanı Özel Kalem Müdürü General Abdulemir Şammari tarafından imzalandı.

“Gençlik ve Spor Alanlarında Mutabakat Zaptı”na, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ile Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin imza attı.

“Sınai Mülkiyet Alanında İşbirliği Mutabakat Zaptı”na ise Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile Irak Maliye Bakanı Falih Sari tarafından imzalandı.

“Fişhabur-Ovaköy Sınır Kapısı Üzerinden Demiryolu ve Karayolu Taşımacılığına İlişkin Mutabakat Zaptı” ile “Doğal Kaynaklar Karşılığında Irak Cumhuriyeti İçerisinde Ulaştırma Altyapısının Geliştirilmesine İlişkin Çerçeve Mutabakat Zaptı” da Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ve Irak Ulaştırma Bakanı Veheb Selman Muhammed tarafından imzalandı.

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

HABER BURADA

DÜNYA

seers cmp badge