Connect with us

Güncel

“Sahip olduğumuz güçlü temelin üzerine bilimin, teknolojinin, tekniğin yardımıyla hayal ettiğimiz ortak geleceğimizi inşa edeceğiz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yerel Yönetimler Gençlik Festivali’nde yaptığı konuşmada, “Biz kimsenin rengine, kimliğine, kişiliğine, şekline, karakterine bürünmeyeceğiz. Tam tersine kendi rengimizi bölgemize ve tüm dünyaya vereceğiz. Bunun için önce hep birlikte kendi medeniyetimizi, tarihimizi, kültürümüzü, değerlerimizi en iyi şekilde öğreneceğiz. Sahip olduğumuz bu güçlü temelin üzerine bilimin, teknolojinin, tekniğin yardımıyla hayal ettiğimiz ortak geleceğimizi inşa edeceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başkent Millet Bahçesi’nde gerçekleşen Yerel Yönetimler Gençlik Festivali’ne katılarak bir konuşma yaptı.

Konuşmasına tüm katılımcıları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “AK Parti Yerel Yönetimler Başkanlığının nüfusu 100 binin üzerindeki 145 büyükşehir, il ve ilçe belediyemizle düzenlediği gençlik festivalimize hoş geldiniz” diye konuştu.

Festivalin hayırlı olmasını dileyen ve festival bünyesinde altı gün boyunca çok sayıda etkinliğin gerçekleştirileceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, festivalde belediyelerin gençler konusunda yaptıkları çalışma ve projeleri birbirleriyle paylaşacaklarını da ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yerel Yönetimler ve Gençlik Projeleri Yarışması’nın ödüllerini verecekleri belediyeleri ve belediye başkanlarını tebrik ederek, ilkinin açılışını yaptıkları gençlik festivalini gelecek yıllarda daha da geliştirerek sürdürmeyi ve geleneksel hâle getirmeyi planladıklarını bildirdi.

Festival günleri boyunca okulların ara tatile girmesini de fırsat bilerek Türkiye’nin dört bir yanından 100 bin öğrencinin Ankara’ya geleceğini ve etkinliklere katılacağını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Böylece gençlerimiz kendileri için yapılan çalışmaları bizzat görme ve içinde yer alma imkânı bulacak. Şehir ziyaretlerimizde ve Millet Kütüphanesi’nde gençlerimizle yaptığımız sohbet toplantılarında aslında çok fazla ortak noktamız olduğunu gördük. Gençlik festivalimizde bu müştereklerimizi bir kez daha müşahede etme imkânı bulacağımıza inanıyorum” diye konuştu.

“TÜRKİYE’NİN BİR SONRAKİ İNSANİ VE EKONOMİK KALKINMA EŞİĞİ OLAN 2071 VİZYONUNU GENÇLER ŞEKİLLENDİRECEK”

Gençleri hem eğlenebilecekleri hem öğrenebilecekleri festivale beklediklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Siyasete gençlik kollarında atılmış, hayatı boyunca tüm mücadelesini gençlerle birlikte vermiş birisi olarak karşınızda bulunuyorum. Gökten zembille siyasete inmedim, gençlik teşkilatlarında siyasete başladım. Belediye başkanlığı, başbakanlık ve cumhurbaşkanlığı görevlerim boyunca da hep gençlerimize daha güzel bir gelecek bırakacak işler yapmanın gayreti içinde oldum. Geriye dönüp baktığımda ‘İyi ki hep gençlerle beraber yol yürümüşüm, iyi ki hep gençler için çalışmışım, iyi ki gençlerin önünü açacak işler yapmışım’ diyorum. ‘İyi ki hanım kardeşlerimle omuz omuza bu yolları yürümüşüm’ diyorum. Türkiye’nin 2023 hedefleri, demokraside ve ekonomide Cumhuriyet tarihi boyunca birikmiş sorunlarımızı çözmeyi amaçlıyordu. Eğitimden sağlığa, ulaşımdan spora, enerjiden sanayiye tüm alanlarda kurduğumuz güçlü altyapı bize asıl bundan sonraki vizyonlarımız için lazımdır. Gençlerimize emanet edeceğimiz 2053 vizyonunun ilk adımını işte bu büyük birikimden aldığımız güç ve cesaretle Yeşil Kalkınma Devrimi hedefiyle attık.”

Türkiye’nin bir sonraki insani ve ekonomik kalkınma eşiği olan 2071 vizyonunu gençlerin şekillendireceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye en büyük gücü ve avantajını çocukları ve gençleri olarak gören bir ülkedir. Avrupa’nın, Amerika’nın ve Asya’nın hızla yaşlanmaya başladığı bir dönemde ülkemiz nüfusunun neredeyse üçte birinin çocuklardan ve gençlerden teşekkül etmesi çok önemlidir. Biz işte bu evlatlarımızı eğitimleriyle, sağlıklarıyla, kültür, sanat ve spor altyapısıyla, istihdamlarıyla geleceğe hazırlamak için çalışıyoruz. Gençlerimiz de çok farklı alandaki başarılarıyla bizleri gururlandırıyor” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkenin gençleri ve kadınlarının hayatın her alanında olduğu gibi siyasette de giderek daha fazla söz sahibi hâle geldiğini belirtti.

AK Parti ile gençlerin 18 yaşında seçilme hakkını yakaladığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2023 seçimlerinde 6 milyondan fazla gencimiz ilk defa oy kullanarak ülkesi ve kendi geleceği için siyasi irade ortaya koyacak. Önümüzdeki seçimlerin kilidi şu veya bu parti değil, gençlerimizdir. Bu bakımdan gençlerimizin hayalleri, beklentileri, düşünceleri tespit ve teklifleri bizim için hayati önemdedir” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin en çok üyesi olan gençlik kolları teşkilatına sahip partinin AK Parti olduğunu söyledi. Erdoğan, yerel yönetimler başkanlığı bünyesinde kurdukları Gençlik Hizmetleri Koordinasyon Merkezi’nin belediyelerin insan kaynağı ihtiyacını karşılama dâhil geniş bir alanda faaliyet yürüttüğünü ifade etti.

Geçtiğimiz 19 yılda gençler için yaptıkları hizmetleri tek tek anlatmaya kalksalar değil saatlerin, günlerin yetmeyeceğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bizden önce üniversite sınavına giren her 10 gencimizden sadece biri yükseköğretim kurumlarına kayıt yaptırabiliyordu. Ülkemizi böyle bir dönemden sınava giren her öğrenciye yetecek kapasiteyi oluşturduğumuz günlere getirmemiz bile başlı başına tarihi bir devrimdir. Okul öncesi eğitimden, ilk, orta ve lise seviyesine kadar her alanda benzer atılımları hayata geçirdik. Aynı şekilde, yurt kapasitelerinden burs, kredi miktarlarındaki fevkalade artışa, spor tesislerinden gençlik merkezlerine kadar sayısız hizmeti gençlerimizin istifadesine sunduk.”

“GÜÇLENEREK YARINLARA YÜRÜYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, belediyelerin de bünyelerinde hayata geçirdikleri pek çok hizmet ve projeyle daima gençlerin yanında olduklarını gösterdiklerini vurgulayarak, şöyle devam etti: “Bizim gençliğimizin şartları, imkânları ve ihtiyaçlarıyla bugünkü gençlerin beklentilerinin farklı olduğunu elbette gayet iyi biliyoruz. Hatırlayın göreve geldiğimizde harçlardan dolayı sıkıntılar var mıydı? Harçları kim kaldırdı? Biz kaldırdık. Peki, burs ne veriliyordu? 45 liracık. Maalesef Bay Kemal’in olduğu yerde inkârdan başka bir şey bulamazsınız. İP’nin olduğu yerde inkârdan başka bir şey bulamazsınız. Kardeşlerim bu muhalefet inkârcıdır inkarcı. Onun için 2023’e çok iyi hazırlanmamız lazım. Sizlere inanıyorum, sizlerle 2023’te sandıkları patlatacağımıza inanıyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin uzun yıllar boyunca sancısını çektiği yokluk, yoksulluk, baskı, zulüm kavga, çekişme gibi her biri milletin enerjisini sömüren günleri geride bıraktığını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu ülkede terör var mıydı? Güneydoğu, Doğu Anadolu maalesef tamamıyla teröre mahkûm edilmiş miydi? Şimdi artık terörü yok ettik. Cudi’de, Gabar’da, Tendürek’te, Besler Deresi’nde terörü yok ettik. Artık Doğu’da, Güney Doğu’da vatandaşlarım gece saatlerinde rahatlıkla sokaklara, mahalleye çıkabiliyor. AK Parti budur, Cumhur İttifakı budur ve güçlenerek yarınlara yürüyoruz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugünün gençlerinin cumhuriyet tarihinin, demokraside, hak ve özgürlüklerde, ekonomide, teknoloji başta olmak üzere altyapının her alanında en ileri seviyesine ulaştığı günlerde doğduğunu, büyüdüğünü aktardı.

Yaşı 40’ın üzerinde olanların eski Türkiye günlerini ve gerçeklerini çok iyi bildikleri için ülkenin bugün geldiği yeri daha iyi değerlendirebildiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gençlerimiz ise ancak büyüklerinden duydukları, okudukları, filmlerde, dizilerde, kitaplarda, rast gelebildikleri kadarıyla eski Türkiye’yi biliyorlar. Ancak şu gerçeği asla unutmamamız gerekiyor. Yapmak zor, yıkmak kolaydır. Ne diyor Akif? ‘Gel yıkalım şu Süleymaniye’yi desen, iki kazma kürek iki de ırgat gerek. Hadi gel yapalım geri şunu desen bir Sinan gerek bir de Süleyman.’ Maalesef ülkemizde tüm tarihleri boyunca olduğu gibi bugün de yıkmaktan, engellemekten, yasaklamaktan başka mahareti olmayan bir kesim mevcuttur. Bunlar tekrar ülkenin başına kara bir bulut gibi çökmek için fırsat kolluyor. Belediyelerde kısmi örneklerini gördüğümüz bu zihniyetin hırsından, kibrinden, nobranlığından Allah ülkemizi muhafaza eylesin.

Gençlerimizden işte böyle bir duruma kesinlikle izin vermemelerini istiyorum. Karşımıza geçip hükûmeti eleştirenlere, bizi eleştirenlere, belediyelerimizi eleştirenlere şöyle bir bakın. Eğer bunlar ülkeyi veya şehirlerimizi bizden daha iyi yönetebilecek birikime, projeye, plana, programa, ahlaka, dirayete sahipse karar elbette sizindir. Ama hayatında tuğla üstüne tuğla koymamış, ülkesine de şehrine de herhangi bir hizmeti, hayrı dokunmamış olanların eleştirilerinin boş teneke gürültüsünden ibaret olduğunu asla unutmayın. Eser ve hizmet siyasetiyle konuşanlar ile yalan iftira, kin ve nefretten başka sermayesi olmayanları en iyi sizlerin ayırt edeceğine inanıyorum.”

Tarih boyunca toplumların taşıyıcı dinamiklerinin hep gençler olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençleri hiçbir baskı, zulüm ve engelin durduramayacağını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, yakın tarihte bunun sayısız örneğinin olduğunu hatırlatarak Çanakkale Savaşı’nın bu ülkenin gençlerinin yedi düvele meydan okuyuşunun ve canları pahasına zafere yürüyüşünün destanı olduğunu dile getirdi.

Gazi Mustafa Kemal’in Trablus, Suriye, Kafkasya ve Balkanlarda bizzat içinde yer aldığı mücadelelerin hepsinin de bu ülkenin gençlerinin fedakârlığıyla yürütüldüğünü ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Millî Mücadele’nin kazanılması ve Cumhuriyet’imizin kurulması da aynı şekilde gençlerin eseridir. Cumhuriyet döneminde tek parti zihniyetine ve zulmüne karşı verilen mücadelede de gençlerimiz hep en ön saflardaydı. İstiklal Marşı’mızın şairi Mehmet Akif, İstanbul’da vefat ettiğinde cenazesini sessiz sedasız gömmek isteyenler gençlerin ta kendileriydi. Gençler kendilerini hep bu fotoğrafın içinde buldu.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şair Necip Fazıl Kısakürek’in tüm ömrünü gençlerin heyecanını ayakta tutmak ve harekete geçirmek için harcadığına değinerek şunları söyledi: “Cemil Meriç, o engin birikimi ve derin kavrayışıyla gençlerimize tüm renkleri ile dünyayı tanıtmak için yıllarını vermiştir. İdeolojisinden bağımsız olarak önemli bir şairimiz olan Nazım Hikmet, gençlerle var olmuş, gençlerle yaşamaya devam etmiştir. Yahya Kemal’den Tanpınar’a, Pakdil’den Karakoç’a kadar medeniyet pınarımızı besleyen isimlerin hepsi de gençlerimizle yol yürümüşlerdir. İletişim imkânlarının kısıtlı olduğu geçmiş dönemlerde bu isimlerin kendilerine de eserlerine de ulaşmak gerçekten zordu. Ama biz o dönemin gençleri olarak ne yapıp edip fikir ve kültür üstatlarımızın önümüze serdiği zenginliklerden hissemize düşeni almanın hep gayreti içinde olduk.”

“BİZİM İHTİYACIMIZ OLAN TEKNOFEST KUŞAĞIDIR”

Bugünün gençlerinin çok daha şanslı olduğunu, hem kolayca geçmişin birikimlerine ulaşma imkânına sahip hem de etkinlikler vesilesiyle yazarlar ve fikir insanlarıyla sık sık bir araya gelebildiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha önemlisi gençlerin küresel düzeyde dolaşma imkânı veren bir iletişim altyapısı üzerinden geçmişte eşi benzeri olmayan, yepyeni ve zengin bir dünyayı kucaklayabildiğinin altını çizdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerin bunu yaparken Hazreti Mevlana’dan alınan ilhamla bir ayağını sıkı sıkıya kendi vatanına ve medeniyetine sabitlemesi, bu anlayışıyla gelenekten geleceğe, maziden atiye uzanan bir yolu takip etmesi gerektiğini aktararak şöyle devam etti: “Biz kimsenin rengine, kimliğine, kişiliğine, şekline, karakterine bürünmeyeceğiz. Tam tersine kendi rengimizi, bölgemize ve tüm dünyaya vereceğiz. Bunun için önce hep birlikte kendi medeniyetimizi, tarihimizi, kültürümüzü, değerlerimizi en iyi şekilde öğreneceğiz. Sahip olduğumuz bu güçlü temelin üzerine bilimin, teknolojinin, tekniğin yardımıyla hayal ettiğimiz ortak geleceğimizi inşa edeceğiz. İşte bunun için diyorum ki bizim ihtiyacımız olan kuşak Z kuşağı, Y kuşağı değil, TEKNOFEST kuşağıdır. İşte bunun için diyorum ki bizim ihtiyacımız olan nesil Asım’ın neslidir. Bizim ihtiyacımız olan gençlik, ‘Kim var?’ diye seslenilince sağına soluna bakmadan ‘Ben varım’ cevabını veren bir gençliktir. Bizim ihtiyacımız olan gençlik, işte burada olduğu gibi ülkesine, işte burada olduğu gibi ülkesine ve milletine gönülden bağlı, çağın tüm donanımlarıyla kuşanmış, istikamet sahibi, nereye gittiğinin bilincine sahip bir gençliktir. Biz gençleri harflerle kuşaklarla bölmüyoruz, A’sından Z’sine hepsini de kucaklayacak eserlerle, hizmetlerle, çalışmalarla bütünleştiriyoruz.”

Ülkeye ve millete olduğu gibi gençlere de hiçbir hayrı dokunmayanların karşılaştıkları her sınamada foyalarının döküldüğüne dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmeyi yaptı: “Geçtiğimiz haftalarda bunun çeşitli örneklerine şahit olduk. Bir parti çıktı, Türkiye’nin Irak ve Suriye’ye yönelik sınır ötesi harekâtları için gereken tezkereye Meclis’te ‘hayır’ dedi. Üstelik bununla kalmadı. ‘Evet’ diyenleri de ihanetle suçladı. Sonra aynı parti çıkıp Kandil’i yerle bir edeceğini, Suriye’de huzuru sağlayacağını iddia etti. Bunlar bölücü örgütün oyuncağı olan partinin güdümüne girme ayıbını, yalan, iftira ve çirkeflik çıtasını yükselterek gizli edebileceklerini sanıyorlar. Bay Kemal, senden hiçbir şey olmaz. Sen, 15 Temmuz gecesi Atatürk Havalimanı’nda FETÖ’cülerin yönettiği o tankların arasından nasıl kaçtıysan, nasıl oradan Bakırköy Belediyesine gittiysen, sen bugün de aynısın.

Bir başkası, şehit yakınına söven densiz, terbiyesiz, utanmaz, arlanmaz milletvekiline sıkı sıkıya sarılarak gerçek yüzünü gösterdi. Bunların birbirinden farkı var mı? Hepsi de birbirinin aynısı. Biz bunların hangi tıynette olduğunu zaten biliyorduk. Bu tür vesilelerle bütün milletimiz de görmüş oluyor. Ben sizlerden özür dileyerek bir şey söyleyeceğim. Şu İYİ Parti’nin başındaki kadın. Kardeşlerim bu kadın nasıl küfrediyor? Beni bağışlayın, söylemek istemezdim ama söyleyeceğim. Parlamento çatısının altında ‘yavşaklar’ diyecek kadar ileri giden bir kadın. Bunda ne edep var ne adap var. Ne olacak, başkanı bu şekilde küfrederse onun milletvekili ondan farklı olur mu? Çünkü üzüm üzüme baka baka kararır. Sen bir kadınsın ya. Bir kadın nasıl oluyor da bu şekilde küfür ediyor. Bunların suyu kaynadı ama bunların suyunu tam manasıyla kaynatmaya var mıyız? 2023’e hazır mıyız? İnşallah Haziran 2023’te bu kazanı kaynatalım ve bunların işini bitirelim.”

“SİYASET ÜLKEYE VE MİLLETE HİZMETİN EN ÖNEMLİ, EN ETKİLİ ARAÇLARINDAN BİRİDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, siyasete ilgi duyan gençlere bunların kötü örnekler olduğunu söyleyerek sözlerini şöyle sürdürdü: “Sakın ola siz, bunlar gibi yapmayın. Siz kartallara bakın, leş peşinde koşan akbabalara değil. Siz aslanlara bakın, onların artıklarıyla beslenen çakallara değil. Siz ulu çınarlara bakın, onlara tutunarak yükselmeye çalışan sarmaşıklara değil. Siz göklerimizi, denizlerimizi, karalarımızı teknolojiyle, eserle, hizmetle donatanlara bakın, yalandan başka söz, yapılanı yıkmaktan başka iş, taciz ve hırsızlıktan başka maharet bilmeyenlere değil. Unutmayın ki siyaset ülkeye ve millete hizmetin en önemli, en etkili araçlarından biridir. İstikametini millet yerine dışarıdaki kimi sinsi çevrelerden ve içerideki sapkınlardan alan siyasetin sonu, işte bunlarınki gibi hüsran olur.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlere ülkelerine ve kendi geleceklerine sahip çıkacakları konusunda güvendiğini belirterek AK Parti’nin kapılarının tüm gençlere sonuna kadar açık olduğunu söyledi.

Hükûmet olarak bakanlıklar ve kurumlarla daha çok hizmet verebilmek için gece gündüz çalıştıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Belediye başkanlarımız, gençlerimizin kendilerini geliştirebilmeleri, hayallerini gerçeğe dönüştürebilmeleri, hedeflerine ulaşabilmeleri için her türlü desteği veriyor. Tek istediğimiz vaktinizi ve enerjinizi kendinizi ve kendinizle birlikte ülkenizi hedeflerine ulaştırmaya teksif etmenizdir. Artık çok yaklaştığımız 2023 hedeflerimizle 2053 vizyonumuz sadece kuru bir slogan değil, size bırakacağımız en büyük mirasımız olacaktır” diye konuştu.

Konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gençlik Hizmetlerine Yönelik Fiziki Belediyecilik Yatırımları”, “Kültür, Sanat, Yayıncılık, Eğitim ve Spor Faaliyetleri”, “Teknoloji, Girişim, Robotik ve Yazılım Faaliyetleri” temalı 3 ayrı kategoride düzenlenen proje yarışmasında dereceye giren büyükşehir, il, ilçe ve belde belediye başkanlarına ödüllerini verdi.

Dünya

“Şehitlerimizin kanları üzerinde kurulan KKTC’nin güçlü, müreffeh, itibarlı bir devlet hâline gelmesi için desteğimiz bakidir”

Genç Gazeteciler | Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti

Cumhurbaşkanı Erdoğan, KKTC’de düzenlenen 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Kıbrıs Türkü’nün haksız ve hukuksuz şekilde maruz bırakıldığı izolasyonun kırılması, ambargonun kaldırılması için çabalarımız daha da artacaktır. Şehitlerimizin kanları üzerinde kurulan KKTC’nin güçlü, müreffeh, itibarlı bir devlet hâline gelmesi için desteğimiz bakidir” dedi.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki (KKTC) temasları kapsamında ilk olarak Lefkoşa’daki Atatürk Anıtı’na çelenk bırakan ve anıt özel defterini imzalayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, daha sonra KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ile birlikte Dr. Fazıl Küçük Bulvarı’nda düzenlenen 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı Töreni’ne katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında, Kıbrıs Türk halkının özgürlüğe kavuşmasını sağlayan Barış Harekâtı’nın 50. yıl dönümünde KKTC’de olmanın bahtiyarlığını yaşadığını belirtti.

Ada’nın dört bir yanındaki vatandaşlara şahsi selamları ile 85 milyon vatandaşın selam ve sevgilerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizleri bağrınıza bastığınız, muhabbetle kucakladığınız için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Yurdu yaşatmak için can veren kahraman şehitlerimizi rahmetle, minnetle yâd ediyorum. Vatan, bayrak, istiklal ve istikbalimiz için toprağa düş yiğitlerin aziz ruhları şad olsun” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kıbrıs Türkü’nün varlığı, hakları ve hürriyeti için cesaretle savaşan gazilerin ellerinden öptüğünü belirterek, her birine şükranlarını sundu, sağlıklı, hayırlı ve bereketli ömürler diledi.

“KUZEY KIBRIS BİZİM GÖZ BEBEĞİMİZDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kıbrıs Barış Harekâtı’nın mimarları olan dönemin Başbakanı Bülent Ecevit’i, Başbakan Yardımcısı Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ı ve son nefesine kadar Kıbrıs davası için mücadele eden Alparslan Türkeş ile diğer devlet ve siyaset adamlarını rahmetle andı.

Kıbrıs Türklerinin egemenlik ve özgürlük mücadelesinin önderleri merhum Dr. Fazıl Küçük ve merhum kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’a Allah’tan rahmet dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kuzey Kıbrıs’ın hürriyeti için “Allah Allah” nidalarıyla omuz omuza çarpışan, kanları kanlarına karışan Mehmetçikleri ve mücahitleri kemali edeple yad ettiğini anlattı.

20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı’nı yürekten tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Burada öncelikle bir hususu ifade etmek isterim. Bugün, tıpkı yarım asır önce olduğu gibi yine tek yüreğiz, tek bileğiniz. Ana vatan Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak sırt sırtayız. İktidar, muhalefet ayrımı olmadan bugün burada bulunmamız, Türkiye’nin ve Türk milletinin Kıbrıs davasına verdiği önemin göstergesidir. Kuzey Kıbrıs bizim göz bebeğimizdir, canımızdan bir parçadır. Burası bize sadece şehitlerimizin değil aynı zamanda Hazreti Osman’ın, sahabenin, bu toprakları fetheden kahraman ecdadımızın da emanetidir. İnşallah bu emanete sıkı sıkıya sahip çıkmayı sürdüreceğiz. Varlıklarıyla, Kıbrıs Türkü’ne cesaret aşılayan, ortak gururumuzu paylaşan 85 milyonun, sizlerin yanında olduğunu haykıran tüm siyasetçilere, siyasi partilerimizin genel başkanlarına da hassaten teşekkür ediyorum. Millî meselelerde ortaya koyduğumuz ortak dayanışma tablosunu inşallah güçlendirerek devam ettireceğiz. Rabbim birlik ve beraberliğimizi daim eylesin.”

“BİRLEŞMİŞ MİLLETLER BARIŞ GÜCÜ BİLE CİNNET FURYASINI DURDURAMADI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün sadece kahramanca bir mücadeleyi anmak için değil, aynı zamanda tarihî gerçekleri bir kez daha haykırmak için de burada bulunduklarını dile getirdi.

Kıbrıs, Barış Harekâtı’nın ne için yapıldığını, Türkiye’nin böyle bir kararı niçin aldığını daima akılda tutmak zorunda olduklarına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “1963-1974 yılları, Kıbrıs Türkleri için adanın yüzde 3’lük bir kısmına hapsedildikleri, kan, gözyaşı, zulümle dolu bir dönem demektir. Kıbrıs Türk halkı hem kurucusu ve ortağı olduğu devletten dışlanıyor hem de eli kanlı EOKA’nın insanlık dışı baskı ve saldırılarına maruz kalıyor. Adaya konuşlandırılan Birleşmiş Milletler Barış Gücü bile cinnet furyasını durduramadı, katliamın önüne geçemedi. 1974 yılına gelindiğinde Kıbrıs Türkü’nün varlığına kasteden, insanlık dışı saldırılar zirveye ulaşmıştır. Tam 50 yıl önce bugün kahraman Mehmetçik, Kıbrıs Türkü’nün istiklaline vurulmak istenen hançeri sökmek üzere tarihî bir adım attı. 20 Temmuz 1974 Anavatan ve garantör ülke olarak uluslararası anlaşmalardan kaynaklanan hak ve yükümlülüklerimiz ile tarihin omuzlarımıza yüklediği sorumlulukla harekete geçtiğimiz tarihtir.”

“TÜM DÜNYAYA KIBRIS TÜRKÜ’NÜN YALNIZ OLMADIĞINI GÖSTERDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsan olmak, vicdan sahibi olmak bize ne sorumluluk yüklüyorsa Türkiye olarak bu sorumluluğun gereğini yerine getirdik. O gün tüm dünyaya Kıbrıs Türkü’nün yalnız olmadığını ve asla yalnız bırakılmayacağını gösterdik” ifadelerini kullandı.

“Rumların ateşe verdiği ekin tarlalarına, gül bahçesine girer gibi paraşütle indirme yapan Mehmetçiğimiz, mayın döşenmiş sularda Barbaros misali ilerleyen denizci leventlerimiz cesaretlerini bir kez daha tarihe kazımıştır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Kıbrıs Barış Harekâtı, Kıbrıs Türkü’nün zulümden kurtararak özgürlük ve refaha kavuşturmuş, geleceğe güvenle bakmasını sağlamıştır. Doktor Fazıl Küçük, o tarihi günü şöyle anlatıyor; ‘20 Temmuz sabahı doğan güneş, Kıbrıs Türkü’nün 11 yıllık karanlığını silip götürmüş, özgürlüğü getirmiştir.’ Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ise; ‘20 Temmuz ömrümün en mutlu günü’ diyerek yaşadığı duygu selini ifade ediyor. Şunun bilinmesini isterim, o gün burada hangi coşku, sevinç ve gurur hâkimse, Türkiye’de aynı bayram havası hâkimdir. Bugün de bayram olarak kutladığımız 20 Temmuz’u Kıbrıs Türk halkının barış ve istikrar özlemi ve idealleri doğrultusunda egemenlik haklarının ve eşit statüsünün korunmasının sembolü olarak görüyoruz.”

“KIBRIS’TA FEDERAL BİR ÇÖZÜMÜN MÜMKÜN OLMADIĞINA İNANIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Adanın güneyinde ise maalesef kendilerini Kıbrıs adasının tek hâkimi olarak gören şımarık bir zihniyet var. Öyle bir vahametle karşı karşıyayız ki Rum lider, EOKA teröristlerini anma törenlerine katılıyor, Kıbrıs Türk’ü kardeşlerimizi güneye geçtiklerinde saldırıya uğruyor, tutuklanıyor, güneydeki camiler kundaklanıyor. Rumlar, Kıbrıs Türkü’yle, siyasi gücü ve adanın doğal kaynakları da dâhil ekonomik refahı paylaşma niyetlerinin olmadığını açıkça ortaya koyuyor. Geçenlerde maalesef Yunanistan Savunma Bakanı, yine akla ziyan açıklamalar yaptı. Sayın Miçotakis ile yurt dışında bir araya geldik ve kendilerine ‘Ayın 20’sinde biz Kuzey Kıbrıs’tayız. Duydum ki sen de güneydesin. Herhâlde oradan Dendias gibi bizlere sataşma yapmazsın.’ Böyle bir şey düşünmediğini söyledi. ‘Böyle bir şey düşünmüyorsan mesele yok’ dedik, yola devam.”

Bölgede devam eden çatışmalar karşısında tüm adanın güvenliğini tehdit etme riski olan son derece sorumsuz adımlar atıldığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aynı suda iki kez yıkanılmaz. Adadaki gerçekleri görmezden gelerek hiçbir yere varılmaz. Kıbrıs’ta federal bir çözümün mümkün olmadığına inanıyoruz. ‘Müzakerelere, yıllar önce İsviçre’de bıraktığımız yerden devam edelim’ demenin kimseye faydası yoktur. Bakın biz müzakereye, görüşmeye, Kıbrıs’ta kalıcı barışı ve çözümü sağlamaya hazırız. Çözüm yolunda uzatılan hiçbir eli havada da bırakmayız” diye konuştu.

“KIBRIS TÜRK TARAFI, RUM TARAFIYLA HER ALANDA EŞİT OLARAK MÜZAKERE MASASINA OTURMALI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarih boyunca bu konudaki hüsnüniyetin defalarca gösterildiğini ifade ederek, şöyle devam etti: “Bugüne kadar çözümü samimiyetle isteyen, bunun için fedakârlıkta bulunan, riski alan, irade sergileyen taraf Kıbrıs Türkü ve Türkiye olmuştur. Cumhurbaşkanı Sayın Tatar’ın 2023 Nisan ayında Cenevre’de yapılan toplantıda ortaya koyduğu iki devletli çözüm vizyonu çok kıymetlidir. Kıbrıs Türk tarafı, Rum tarafıyla her alanda eşit olarak müzakere masasına oturmalıdır. O yüzden ‘çözüm istiyorsanız Kıbrıs Türkü’nün müktesep haklarını tescil edin’ diyoruz. Adanın garantör ülkelerinin liderlerinin her iki devleti de beraberce ziyaret edecekleri günleri de göreceğimizi ümit ediyorum.”

Bu içten temenniyi Washington’daki NATO Zirvesi’nde görüştüğü Yunanistan Başbakanı Miçotakis’e de bizzat söylediğini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile Yunanistan arasındaki diyalog zemininin güçlendirilmesinin, Kıbrıs meselesinin çözümüne de şüphesiz katkı yapacağını söyledi.

“ADANIN KADİM VE ASLİ UNSURU KIBRIS TÜRKLERİNİN YOK SAYILMASI MÜMKÜN DEĞİL”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, uluslararası alanda etkin iç hukuk yolu olarak tanınan Taşınmaz Mal Komisyonu’nun Ada’da mülkiyet konusunda çözümün yegâne adresi olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti: “Bunun dışında başka yollara tevessül edenler, Kıbrıs Türkü’nü baskı altına alarak hedeflerine ulaşacağını zannedenler büyük bir yanılgı içindedir. Ne biz oldubittilere müsaade ederiz, ne de Kıbrıs Türk halkı tehditlere boyun eğer. Ada’nın kadim ve asli unsuru Kıbrıs Türklerinin yok sayılması mümkün değildir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin tanınması ve iki devletli çözümün hayata geçmesine yönelik gayretlerimizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Şuşa’da düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı Gayriresmî Zirvesi’ne, Cumhurbaşkanı Sayın Tatar’ın iştiraki bunun en son örneği oldu. Bu süreçte sergilediği dirayet için Azerbaycan Cumhurbaşkanı kardeşim Aliyev’e de buradan bir kez daha teşekkür ediyorum.”

Kıbrıs Türkü’nün haksız ve hukuksuz şekilde maruz bırakıldığı izolasyonun kırılması, ambargonun kaldırılması için çabalarının daha da artacağını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitlerin kanları üzerine kurulan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güçlü, müreffeh, itibarlı bir devlet hâline gelmesi için desteklerinin baki olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2024 İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması’nda yer alan bütün hususların süratle uygulanması için gereken desteği verdiklerini, sonuna kadar da vereceklerini bildirerek, şu ifadeleri kullandı: “Belediyelerimiz ve resmî kurumlarımız geniş bir yelpazede pek çok projeyi Kuzey Kıbrıs’ın dört bir yanında hayata geçiriyor. Ulaştırmadan tarım ve sulamaya, turizmden güvenliğe, konuttan afetlere hazırlığa kadar her alanda Kıbrıs Türk halkının yanındayız ve destekçisiyiz. Bu vesileyle Kıbrıslı genç kardeşlerimle şu müjdeyi paylaşmak istiyorum; temmuz ayı itibarıyla artık Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vatandaşı öğrencilerin katkı payı ve öğrenim ücreti bakımından Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı öğrencilerle aynı esaslara tabi olmasını kararlaştırdık. Aldığımız bu kararın Türk üniversitelerinde eğitim görmek isteyen Kıbrıs Türkü öğrencilerimize hayırlı olmasını diliyorum. Türkiye olarak Kıbrıslı kardeşlerimizle ekmeğimizi de suyumuzu da geleceğimizi de paylaşmaya devam edeceğiz. 50 yıl önce bu topraklarda tesis ettiğimiz barış ve huzur ortamını inşallah muhafaza edecek bunun zedelenmesine izin vermeyeceğiz.”

20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı’nın Kıbrıs Türk halkına ve Türk milletine hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Barış Harekâtı’nda şehit olan Mehmetçik ve mücahitleri tekrar rahmetle, gazilerimizi şükranla anıyorum. Kuzey Kıbrıs’ın özgür, bağımsız, güvenli ve huzur dolu bir devlet olarak geleceğe yürümesi için mücadele eden, ter döken herkesi, tüm devlet ve siyaset adamlarımızı rahmetle yardım ediyorum” dedi.

Genç Gazeteciler | Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti

HABER BURADA

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan KKTC’de

Genç Gazeteciler | Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 50. yıl dönümünde, 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı törenleri için gittiği Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne ulaştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı, KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar Ercan Havalimanı’nda resmî törenle karşıladı. Karşılamada, KKTC Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, KKTC Başbakanı Ünal Üstel ve Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Metin Feyzioğlu da yer aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, HÜDA PAR Genel Sekreteri Şehzade Demir, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu da KKTC’ye ulaştı.

Genç Gazeteciler | Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti

HABER BURADA

Dünya

“15 Temmuz, Kurtuluş Savaşımızdan sonra milletimizin son bir asırda yazdığı en büyük destandır”

Genç Gazeteciler | TÜRKİYE

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü Anma Programı’nda yaptığı konuşmada, “Tıpkı Çanakkale’de, tıpkı İstiklal Harbimizde olduğu gibi, 15 Temmuz gecesi de milletin istiklalini, yine milletin azim ve kararlılığı kurtarmıştır. 15 Temmuz, tüm zorluklara rağmen kazandığımız Kurtuluş Savaşımızdan sonra milletimizin son bir asırda yazdığı en büyük destandır. 15 Temmuz, on yıllar boyunca gururla anlatılacak bir direniş olma yanında, milletimizin küllerinden yeniden doğuşunun da hikâyesidir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü nedeniyle Cumhurbaşkanlığı Külliyesi 15 Temmuz Şehitler Anıtı’nda düzenlenen anma programına katılarak bir konuşma yaptı.

Vatandaşları selamlayarak konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, anma toplantısına katılanlara şükranlarını sundu. “Bugün, aziz milletimin şahlanıp ırmaklar misali taştığı gündür, diri olup, iri olup, bir olup istiklali için coştuğu gündür, denizlerden engin ferasetiyle ve dağlardan yüce asaletiyle yediden yetmişe her bir ferdiyle çıkıp meydanlara koştuğu gündür” mısralarını okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugünün, milletin zaferinin, aziz milletin FETÖ’cü darbecilere karşı çıplak elleriyle yazdığı direniş destanının 8. yılı olduğunu belirtti.

“85 MİLYON HEPİMİZ TEK YUMRUĞUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz kıyamının 8’inci seneyi devriyesinde tüm Türkiye’nin birbirine kenetlenmiş durumda olduğunu ifade ederek, “Tıpkı 8 yıl önce olduğu gibi bugün de omuz omuzayız, biriz beraberiz, genci yaşlısı, kadını erkeğiyle 85 milyon hepimiz tek yumruğuz” dedi.

Bu aziz milletin bir ferdi ve Türkiye Cumhurbaşkanı olarak, bu muhteşem kardeşlik tablosundan duyduğu memnuniyeti dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu muazzam birlik ve beraberlik için, dosta güven, düşmana korku veren bu dik duruş için herkese teşekkür etti.

Kur’an’ı Kerim’de “Allah yolunda öldürülenlere ‘ölüler’ demeyiniz, zira onlar diridirler, ancak siz bunu bilemezsiniz” denildiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Manevi bakımdan böyle şerefli bir makama ulaşmak, şehadetle müşerref olmak dünyada her kula nasip olmaz. 15 Temmuz gecesi, darbeye direnen vatandaşlarımızdan 252 şehidimiz bu müjdeye mazhar oldu ve şehitlikle şereflendi. Şehitlerimizin yanı sıra 2 bin 740 insanımız da o gece yaralanarak gazi oldu. Rabbim, Peygamberlikten sonra en yüce mertebe olduğu bildirilen kahramanların hepsinden razı olsun diyorum. Aynı şekilde, her biri birer fedakârlık ve cesaret timsali olan gazilerimize de Mevla’dan hayırlı, sağlıklı ve bereketli ömürler diliyorum. Yine bu vesileyle, o gece televizyondan yaptığımız çağrıya icabet ederken sokaklara, meydanlara, havalimanlarına akın eden, uçakların, helikopterlerin karşısına korkusuzca dikilen, kurşunlara karşı göğüslerini siper eden, ellerinde bayraklarıyla bir istiklal şöleni yazan tüm kardeşlerime, şahsım ve milletim adına bir kez daha şükranlarımı sunuyorum.”

“FETÖ’CÜ HAİNLERE DESTEK VERENLERİ UTANÇLA HATIRLIYORUZ”

Hainlerin başarısız, millî iradenin muzaffer olması için tüm kalpleriyle dua eden yurt dışındaki vatandaşlara ve gönül coğrafyasındaki milyonlarca Türkiye sevdalılarına teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz gecesi darbeciler karşısında canlarını ortaya koyan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin, emniyet birimlerimizin ve Millî İstihbarat Teşkilatımızın şerefli mensuplarına hassaten teşekkürlerimi iletiyorum” ifadesini kullandı.

O gece adeta abideleşen kurumlardan birinin de TBMM olduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Türkiye Büyük Millet Meclisi, o gece halkın Meclisi olduğunu, millî iradenin temsilcisi olduğunu bir kez daha göstermiştir. Milletvekillerimiz, savaş uçaklarının sonik patlamaları ve tepelerine yağan bombalara aldıramadan, korkusuzca görevlerini yerine getirmişlerdir. 104 yıl önce yedi düvele direnerek galip gelen Gazi Meclis, 15 Temmuz ihanetinde bu defa emperyalizmin kuklalarına ‘dur’ demiştir. O gece ikinci kez gazilikle şereflenen Meclisimizin, hangi siyasi partiden olursa olsun tüm değerli mensuplarına tekrar teşekkür ediyorum. Şüphesiz her toplumda kahramanlar gibi unutmayın korkaklar da bulunur. Her millette, vatanını canından çok sevenler gibi, ruhlarını bir dolara satacak kadar ucuzlaşanlar da olabilir. 15 Temmuz’da ülkemiz içinde ve dışında, sayıları çok sınırlı da olsa maalesef darbe girişiminin başarıya ulaşmasını isteyenler de vardı. Tanklara selam duranları, darbecilere alkış tutanları, sala okuyan din görevlilerimize saldıranları ve FETÖ’cü hainlere destek verenleri bugün bir kez daha utançla hatırlıyoruz.”

“BU İHANET ŞEBEKESİ 80 YIL SONRA BİLE NEFRETLE ANILACAK”

Allah’tan, böylesine karanlık bir geceyi bir daha millete yaşatmamasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunun bilinmesinde fayda görüyorum, yurt dışındaki şarlatandan emir alarak pis ellerini vatanımıza uzatan FETÖ’cü alçaklar, döktükleri kanla tarihimize kara bir leke olarak geçtiler. Modern dönem haşhaşilerini ne biz affedeceğiz ne de 252 evladını bir gecede kara toprağa veren milletimiz affedecektir” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları ifade etti: “Ülkemize, milletimize ve millî iradenin temsilcisi olan hükûmetimize kast eden bu ihanet şebekesi, değil 8 yıl, 80 yıl sonra bile nefretle anılacak. Bugün altını çizerek tekrar vurguluyorum, zalime merhamet, mazluma zulümdür. Sadece şu an bulunduğumuz bölgede 29 insanımızı şehit edenlere, henüz 15-16 yaşındaki gencecik evlatlarımızı acımasızca bizden koparanlara, devletin namusuna emanet ettiği silahları millete doğrultup masumları katledenlere, Gölbaşı’nda, Ankara Emniyeti’nde, Genelkurmay’da nice aslan parçasının kanını dökenlere merhamet edersek, Allah korusun, şehitlerimizin ruhlarını muazzep ederiz, kahraman gazilerimize mahcup oluruz. Üzerinden 8 sene geçmesine rağmen acımız da öfkemiz de tazedir. FETÖ ile ve vesayetle mücadele azmimiz ilk günkü kadar diridir, güçlüdür, ayaktadır. Allah’ın izniyle bu kararlılığımızdan hiçbir surette taviz vermeyeceğiz.”

Millî irade ve demokrasi düşmanlarıyla mücadeleyi çok kararlı biçimde sürdürürken, hukuk ve adaleti mutlaka gözeteceklerini, mağduriyetlerin önüne geçeceklerini ve masumla mücrimleri ayırmaya azami itina göstereceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “FETÖ’cü alçakların kurduğu sinsi tuzaklara düşmeden, vatandaşla devlet arasında yeni kırgınlıklar oluşturmadan, son darbeci de yargıya hesap verene kadar inşallah bu süreci hassasiyetle yürüteceğiz. Mevla ülkemizi ve milletimizi korusun, bizlere bir daha böyle acılar yaşatmasın diyorum” dedi.

“15 TEMMUZ GECESİ TOPYEKÛN TÜRKİYE’MİZ HEDEF ALINDI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz gecesi sadece bir işgal girişiminin püskürtülmediğini, aynı zamanda istiklal ve istikbale de sahip çıkıldığını belirtti.

O gece FETÖ’cü hainlerin sadece kendisini ve ailesini hedef almadığını, sadece AK Parti ve hükûmetin hedef alınmadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O gece sadece devletimizin güvenlik birimleri, TRT, TÜRKSAT, basın yayın kuruluşlarımız hedef alınmadı. 15 Temmuz gecesi topyekûn Türkiye’miz hedef alındı, bekamız hedef alındı, bizi asırlardır ayakta tutan kardeşliğimiz hedef alındı, 1071’den bu yana gelen millet ve devlet varlığı çökertilmek istendi” diye konuştu.

Hedefin kendisi ve ailesiyle birlikte 85 milyonun bütün fertleri olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, taşeron olarak kullanılan FETÖ’cüler eliyle Türkiye Cumhuriyeti’ne diz çöktürmenin ve milletin iradesine zincir vurulmasının amaçlandığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ’nün “suret-i haktan” gösterilerek 40 yıl boyunca bunun için beslendiğini, büyütüldüğünü, himaye edildiğini, yurt dışında önünün açıldığını dile getirerek, şunları kaydetti: “15 Temmuz sonrası ortaya koyduğumuz klasörler dolusu delile rağmen darbecileri ve elebaşlarını bunun için ısrarla desteklemeyi sürdürdüler. Çatışma, zülüm ve kıtlıktan kaçan mazlumlara bir lokma ekmeği dahi çok görürken, FETÖ’cü hainleri bunun için bağırlarına bastılar. Türkiye’de darbeye karışmış, insanımızın kanını dökmüş, millete kurşun sıkmış teröristler, bize sürekli demokrasi dersi veren Batı başkentlerinde, işte bunun için ellerini kollarını sallayarak serbestçe gezebiliyor. İşte bunun için bizler de Cumhur İttifakı ile birlikte önemli adımı attık ve gerekli tedbirlerimizi oluşturduk. Darbecilere kol kanat germeyi bize hukuk ve adalet diyerek yutturmaya çalışıyorlar. Oysa ellerinde masum kanı olan FETÖ’cülere gösterilen müsamahanın ne hukukla ne demokrasiyle ilgisi vardır.”

FETÖ’ye arka çıkılmasının tek sebebinin 15 Temmuz gecesi kullanılan bu piyonun, Türkiye’ye karşı projelerinde yeniden önlerine sürmek olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunun da çok net bilinmesini isterim. 1960’tan beri ülkemizde yapılan darbelerin arkasında kimin eli varsa aynı ‘üst akıl’ 15 Temmuz ihanetinde de tüm unsurlarıyla devredeydi. 15 Temmuz’un işaret fişeği esasında bizim ‘one minute’ çıkışımızdan hemen sonra atıldı. Şahsımızın ve hükûmetimizin Filistin davasına sağladığı güçlü destek, küresel siyonist lobiyi ve onların içimizdeki etki ajanlarını rahatsız etmişti” değerlendirmesini yaptı.

“15 TEMMUZ, MİLLETİMİZİN KÜLLERİNDEN YENİDEN DOĞUŞUNUN DA HİKÂYESİDİR

Türkiye dış siyasette bağımsız hareket etmeye başladıkça bu odakların tedirginliğinin ayyuka çıktığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, önce 7 Şubat MİT krizi, ardından Gezi olaylarıyla iktidarlarının alaşağı edilmeye kalkıldığını, akabinde 17/25 Aralık emniyet-yargı darbe girişimiyle hükûmete hamle yapıldığını anlattı.

“Yine bu arada farklı yöntemlerle rahatsızlıklarını ifşa ettiler. Bunların hiçbirinde muvaffak olamayınca, 15 Temmuz’da son kozlarını oynadılar” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletle sırt sırta vererek bu sinsi planları yırtıp attıklarını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Gençlerimizin şu gerçeği özellikle görmesini istiyorum. Tıpkı Çanakkale’de, tıpkı İstiklal Harbimizde olduğu gibi 15 Temmuz gecesi de milletin istiklalini, yine milletin azim ve kararlılığı kurtarmıştır. 15 Temmuz tüm zorluklara rağmen kazandığımız Kurtuluş Savaşımızdan sonra milletimizin son bir asırda yazdığı en büyük destandır. 15 Temmuz, on yıllar boyunca gururla anlatılacak bir direniş olma yanında, milletimizin küllerinden yeniden doğuşunun da hikâyesidir. Tüm bunlarla birlikte 15 Temmuz, ülkemiz, milletimiz ve demokrasimizin hakiki dostlarının ortaya çıktığı bir turnusol işlevi görmüştür. Gençler, lütfen bunları hafızanıza adeta nakşedin. Bakın, o gece iş başa düşünce ellerinde bayraklarıyla sokaklara koşanların yanı sıra ikbal peşinde koşanları da gördük. O gece çıplak elleriyle tanklara meydan okuyanlarla birlikte tankların arasından sıvışıp kaçanları da gördük. O gece hangi siyasi partiden olursa olsun tek yürek, tek bilek olanlarla birlikte milletimizin ezeli kardeşliğini dinamitlemeye çalışanları da gördük. O gece sabaha kadar milletimizin zaferi için dua edenlerle beraber darbecilerin galip gelmesini dört gözle bekleyenleri de gördük.”

“YENİ TÜRKİYE, 15 TEMMUZ RUHUNUN ÜZERİNDE YÜKSELECEK”

15 Temmuz’da hem ülkenin nasıl bir badire atlattığını unutmamanın hem de milletin darbecilere ve arkasındaki güçlere karşı verdiği mücadeleyi unutturmamanın şehitlere karşı vefa borcunun bir gereği olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu anlayışla 15 Temmuz etkinliklerinin ana temasını “milletin zaferi” olarak belirlediklerini ifade etti.

Farklı programlarla “milletin zaferini” manasına uygun şekilde idrak etmeye çalıştıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sabah İstanbul Şehitler Köprüsü’nün girişinde ilk programlarını yaptıklarını, tüm illerde bu programların sürdüğünü söyledi.

Geleceğin teminatı gençlerin 15 Temmuz’u anlamalarını, içselleştirmelerini, o gece asil milletin yazdığı eşsiz destanla gurur duymalarını arzu ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Birileri rahatsız olsa da biz şuna yürekten inanıyoruz. ‘Çanakkale ruhu’ nasıl bir asır boyunca milletimize rehberlik etmişse ‘15 Temmuz ruhu’ da inşallah Türkiye Yüzyılı’nın inşasına öncülük edecektir. Cumhur İttifakı olarak bunu ayakta tutacağız ve sürdüreceğiz. Şehitlerimiz, ‘kutup yıldızlarımız’ olarak bizlere yol gösterecek. Yeni Türkiye, 15 Temmuz ruhunun üzerinde yükselecek” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, her 10 yılda bir demokrasinin askıya alınmadığı, millî iradenin sürekli varlık yokluk tehdidiyle yaşamadığı, milletin egemenliğine kastetmeye kimsenin cüret edemediği, dış politikası bağımsız, ekonomisi güçlü, itibarı yüksek, küresel düzeyde çekim merkezi hâline gelmiş bir Türkiye’yi inşa edeceklerini bildirdi.

Geçmişteki tecrübelerden ders ve ibret alarak istikbalin şekillendirileceğini, bunun için 15 Temmuz ruhuna sahip çıkmanın çok önemli olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bakınız bizim nazarımızda Yeni Türkiye, 15 Temmuz ruhunun üzerinde yükselecek. Vatandaşa silah doğrultan kim olursa olsun tıpkı 15 Temmuz gecesi olduğu gibi yine karşısında dimdik dururuz. Milletin sandıkta tecelli eden iradesine, Allah’ın izniyle gölge düşürmeyiz, leke sürdürmeyiz, kimsenin el uzatmasına müsaade etmeyiz. FETÖ’cülerin kendilerini gizlemek için arkasına saklandığı millî manevi değerlerimizin örselenmesine de izin vermeyiz. Türkiye’nin ve Türk demokrasisinin bir daha asla 27 Mayıs, 12 Eylül, 28 Şubat ve 15 Temmuz vari saldırılarla karşı karşıya kalmaması için gereken her türlü tedbiri alıyoruz, almaya da devam edeceğiz.”

“HER KİM 15 TEMMUZ’A LAF SÖYLÜYORSA HEDEFİ MİLLETTİR, DEMOKRASİDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm gerçekler apaçık ortadayken birilerinin “15 Temmuz kıyamına” çamur atma çabalarını ibret ve üzüntüyle takip ettiklerini söyledi.

Birilerinin uyduruk bahanelerle, milletin heyecanını, gururunu ve zaferini paylaşmaktan imtina ettiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “‘Kontrollü darbe’ iftirası atarak başaramadıklarını, 15 Temmuz arifesinde Meclis’imizin ‘gazi kimliğine’ saldırarak yapmaya çalışıyorlar. Kimse kusura bakmasın ama adı, sanı, unvanı ne olursa olsun her kim 15 Temmuz’a laf söylüyorsa hedefi millettir, demokrasidir, milletin sarsılmaz iradesidir. Her kim milletin zaferini küçümsüyorsa ‘tiyatro’ diyerek bühtan ediyorsa, asıl amacı FETÖ’cü efendilerine diyet borcunu ödemektir. Bunlar, 15 Temmuz gecesi milletten yedikleri tokadın acısını bir türlü unutmayan zavallılardır. Biz bunlara prim vermedik, vermeyeceğiz.”

Milletin engin ferasetiyle bu söylemlerin arkasındaki sinsi niyeti gördüğünü aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugüne kadar, FETÖ’ye ve FETÖ’yü de kullanan ‘üst akla’ yaranmak için her şeyi yaptılar, her türlü iftirayı attılar. Ancak ne yaptılarsa tam 8 yıldır emellerine ulaşamadılar, inşallah hiçbir zaman da ulaşamayacaklar” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gecenin asıl kahramanı olan milletin, iradesine sahip çıktığı gibi tarihe altın harflerle yazılan zaferine de sahip çıkacağını belirterek, şunları kaydetti: “O gece hemen yanı başımızda şehit düşenlerin fedakarlıklarını önemsiz göstermeye kimsenin gücü yetmez. İnşallah biz de 15 Temmuz’un unutturulmasına da birilerinin istismar aracı hâline gelmesine de müsaade etmeyeceğiz. Her 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nde 85 milyon el ele, yürek yüreğe, gönül gönüle vererek hem kahraman şehitlerimizi yad edeceğiz hem de bu önemli günü hakkıyla idrak edeceğiz. Rabb’im yar ve yardımcımız olsun. Bu gece buraya gelerek 15 Temmuz ruhunu yücelttiğiniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. 15 Temmuz şehitlerimize bir kez daha Allah’tan rahmet, ailelerine ve milletimize başsağlığı diliyorum. Kahraman gazilerimize teşekkürlerimi sunuyorum.”

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve şehitler için saygı duruşunda bulunulan programda, İstiklal Marşı okundu.

Programda, mehter takımı, Uğur Işılak, Alper Kış, Ceyhun Çelikten, Mustafa Yıldızdoğan ve Azerbaycan Devlet Sanatçısı Azerin konser verdi. “Çırpınırdın Karadeniz”i seslendiren Azerin, şarkısını bozkurt işareti yaparak sonlandırdı.

15 Temmuz şehitlerinin isimlerinin okunduğu programda, vatandaşlar “Burada” diye karşılık verdi.

Kur’an-ı Kerim okunan programda, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş dua etti.

“Milletin gözünden, şehitlerin dilinden, devletimizin ağzından 15 Temmuz” anlatımının yapıldığı programda, Şair Dursun Ali Erzincanlı şiir, Abdülkadir Şehitoğlu ise sala okudu.

Programda MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Kur’an-ı Kerim hediye etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, programa katılmak üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne gelen MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, eski TBMM Başkanı İsmail Kahraman, TBMM Başkanvekili Celal Adan, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, Hür Dava Partisi (HÜDA PAR) Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu ve eski Başbakan Binali Yıldırım’ı kabul etti.

Programa, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi üyeleri, eski TBMM başkanları, AK Parti genel başkanvekilleri ve yardımcıları, siyasi parti temsilcileri, yüksek yargı organı başkanları ve üyeleri, milletvekilleri, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve 15 Temmuz gazisi Turgut Aslan ile 15 Temmuz kahramanı şehit Ömer Halisdemir’in eşi Hatice Halisdemir ve oğlu Doğan Ertuğrul Halisdemir de katıldı.

Genç Gazeteciler | ANKARA

HABER BURADA

DÜNYA

seers cmp badge