Connect with us

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hem altyapı hem demokrasi bakımından ülkemizin 81 vilayetini eşit hâle getirdik”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Batman’da toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, ülke genelindeki bürokratik oligarşiyi kırdıkları gibi, terör örgütünün bölge insanları üzerinde kan ve zulümle kurduğu vesayeti de paramparça ettiklerini belirterek, “Hem altyapı hem demokrasi bakımından ülkemizin 81 vilayetini eşit hâle getirdik” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Batman’da Avukat Sedat Özevin Caddesi üzerinde gerçekleştirilen toplu açılış törenine katılarak, bir konuşma yaptı.

Konuşmasına Batmanlıları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, uzun bir aradan sonra Batmanlılarla tekrar bir araya gelmenin mutluluğu içinde olduğunu söyledi.

Batmanlılarla yüz yüze buluşmaktan, sevgi dolu yüreklerinin sıcaklığını hissetmekten memnuniyet duyduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz, sizi Allah için seviyoruz. Sizin de bizi aynı hissiyatla sevdiğinizi biliyoruz. Rabbim uhuvvetimizi ve muhabbetimizi daim eylesin” diye konuştu.

ILISU BARAJI VE HİDROELEKTRİK SANTRALİ

Batman’da ilk olarak dünya çapında bir proje olan Ilısu Barajı ve Hidroelektrik Santrali’nin açılışını yaptıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dicle Nehri’ne takılan gerdanlıkların en büyüğü olan bu eserin, sulama tesisleriyle Batman ile Diyarbakır, Mardin, Siirt ve Şırnak topraklarına bereket dağıtacağını ifade etti.

Santralde üretilecek elektriğin Türkiye’nin enerji ihtiyacının karşılanmasına önemli katkı sağlayacağına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Batman’ı bu yatırımdan mahrum bırakmak için hem dışarıda hem içeride nice kirli ve karanlık kampanyalar yürütüldü. Hamdolsun bu engellerin hepsini de aşarak işte bugün Batman’ı bu hizmete kavuşturduk” ifadelerini kullandı.

Sadece Ilısu ile yetinmediklerini, yapımı tamamlanan kamu yatırımlarının ve organize sanayi bölgesindeki fabrikaların da resmi açılışlarını yapacaklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 432 derslikli 26 okulu, 400 öğrenci kapasiteli 2 pansiyonu, 2 spor salonunu ve 50 yataklı öğretmen evini de hizmete açacakları bilgisini verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlıkta, eğitim araştırma hastanesi statüsündeki 440 yataklı yeni kadın doğum ve çocuk hastalıkları hastanesini, Sason Devlet Hastanesi’nin 50 yataklı ilave binasını, Kozluk’ta aile hekimliği, sağlıklı yaşam merkezi, aile sağlığı merkezi, 112 Acil İstasyonu, ağız ve diş sağlığı merkezinden oluşan sağlık külliyesini, Hasankeyf’te 25 yataklı hastaneyi, merkez Gercüş ve Beşiri’de çeşitli sağlık birimlerini resmen bugün hizmete açacaklarını dile getirdi.

“RAMAN DAĞI’NA 6 BİN DEKARLIK OSB”

“Biz sizin için varız. Batman’a kazandırdığımız 15 bin seyirci kapasiteli stadyumumuzun da aralarında bulunduğu spor yatırımlarının resmî açılışlarını buradan yapıyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Batman İl Halk Kütüphanesi ile çeşitli kurumların hizmet binalarının açılışlarını da buradan gerçekleştirdiklerini aktardı.

Bölgenin önemli gelir kaynaklarından olan fıstık üretimini yaygınlaştırmak için 12 bin hektarlık alanda yürütülen menengiç aşılaması çalışmaları ile çok sayıda tarım ve hayvancılık projesinin açılışını yaptıklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yatırım ve üretimle büyüyen Türkiye fotoğrafının en güzel örneklerinden biri de Batman Organize Sanayi Bölgesi’ndeki yapımı tamamlanarak hizmete giren 36 fabrikayı da bugün açıyoruz. Buradan resmi açılışlarını yaptığımız, yaklaşık 500 milyon liralık bir yatırımla hayata geçirilen bu fabrikalar sayesinde şehrimize 4 bin ilave istihdam sağlanmıştır. Hani işsizlik diyoruz ya… İşte bak, bununla birlikte işsizliğin belini kırıyoruz. Batman Organize Sanayi Bölgesi tamamen dolduğu için Raman Dağı tarafında 6 bin dekarlık alanda yeni bir organize sanayinin kuruluşuna da başladık. Huzur ve güven iklimine kavuşan Batman’ın hızlı yükselişini takdirle izliyor, gereken her türlü desteği veriyoruz. 20 yıl önce Batman’a geldiğimde nasıl bir Batman vardı ama bugün nasıl bir Batman var? 20 yıl öncesinin Batman’ı ile bugünkü Batman’ı şöyle yan yana getirdiğimizde o günleri yaşayan hanım kardeşlerim, beyefendiler nereden nereye. Daha da iyi olacak.”

“7 DÜVELE AYNI SİPERDE KARŞI KOYDUK”

Toplam yatırım bedeli 1 milyar lirayı geçen tüm bu kamu ve özel sektör projelerinin Batman’a hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bakanlıkları, kurumları, özel sektörü, mühendisinden işçisine yatırımların şehre kazandırılmasında emeği geçenleri tebrik etti.

Batman’ın tıpkı çevresindeki Diyarbakır, Muş, Bitlis, Siirt, Mardin gibi yıllarca terör örgütünün zulmü altında acılar çektiğini, kayıplar verdiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin demokrasi ve kalkınma tarihindeki sıkıntılara baktığımızda karşımıza hep tek parti döneminin millete ve milletin değerlerine düşman faşizminin ayak izleri çıkmaktadır. Hâlbuki hangi kökenden, hangi meşrepten olursa olsun bu topraklarda bin yıldır kardeşçe yaşayan insanlar olarak ‘dinü devlet, mülkü millet’ anlayışıyla vatanımıza yönelik her türlü saldırıya birlikte karşı koyduk” dedi.

“İlayi kelimetullah uğrunda gerektiğinde gözlerimizi kırpmadan, canlarımızı feda ederek, birbirimizin kollarında son nefesimizi verdik” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Sultan Alparslan Anadolu’yu fethederken aynı saflardaydık. Selahaddin Eyyübi Haçlılarla mücadele ederken ardından kol kola yürüdük. Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u fethederken surlara birlikte tırmandık. Yavuz Sultan Selim Mısır’a yürürken çölde aynı kırbadan hep birlikte su içtik. Çanakkale’de üzerimize yüklenen 7 düvele aynı siperde karşı koyduk. Milli mücadeleyi birlikte zafere ulaştırdık. Fabrikalarda, inşaatlarda, tarlalarda yan yana çalıştık. Görüldüğü gibi biz bu toprakları hep kanımızla, hep alın terimizle birlikte yoğurarak vatan yaptık. Ne zaman ki ülkede ipler tek parti zihniyetinin eline geçti işte o vakit hep birlikte sıkıntı çekmeye başladık. Gücünü bu kadim toprakların insanlarının birliğinden, beraberliğinden, kardeşliğinden alan gönül zenginliğimizi ve refah kaynaklarımızı tek parti faşizmi yok etmeye çalıştı. Bu çabaların yol açtığı tahribat farklı tezahürlerle hepimizi etkiledi. Ülkenin başına bir felaket gibi çöken bu zihniyete karşı milletin safında yer alanlar çeşitli bahanelerle ve darbelerle susturuldu.”

“İNKÂR VE ASİMİLASYON POLİTİKALARI, BÖLGEDE HİÇBİR ZAMAN HUZURU VE GÜVENLİĞİ SAĞLAYAMADI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, merhum Başbakan Adnan Menderes’ten itibaren sandıkta kazanılan zaferlerin çoğunun darbe duvarlarına çarptığını söyledi.

Tek parti faşizminin yürüttüğü ret, inkâr ve asimilasyon politikalarının bölgede hiçbir zaman huzuru ve güvenliği sağlayamadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ama şimdi karşıma bakıyorum, elhamdülillah, şu Batman’ın zenginliğine, coşkusuna, birliğine ve beraberliğine bak” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra alanlardakilerle “Tek millet, tek bayrak, tek devlet, tek vatan. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız. Hep birlikte Allah’ın izniyle zafere yürüyeceğiz” dedi.

Bütün yanlış uygulamaların, bölgede terör örgütlerinin zemin bulmasına yol açan zehirli bir iklimin gelişmesine yol açtığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bölgede yaşanan sıkıntıları çözemeyenler, özellikle de 1980 sonrası baskıyla, tehditle, işkenceyle, hak ve hukuklarını hiçe saydıkları insanları yerlerinden ederek sorunu daha da büyüttüler. Bunun yanında uzunca bir süre bölge insanını sefalete, yokluğa, yoksulluğa mahkûm edecek ihmaller yaşandı. Hükümete geldiğimizde işte böyle bir Türkiye, işte böyle bir bölge fotoğrafıyla karşı karşıyaydık. Hemen kolları sıvadık. İlk iş olarak insanların zihin ve gönül dünyalarında baskıyla ve zulümle özdeşleşmiş olan olağanüstü hali biz kaldırdık. Ardından tarihimizin en büyük yatırım seferberliğini başlattık. Türkiye’nin 81 vilayetinin tamamını da aynı seviyede eğitim, sağlık, ulaşım, enerji, adalet, spor gibi, kamu altyapılarıyla donattık. Böylece köyünde, ilçesinde, ilinde, hayatını sürdüren vatandaşlarımızın temel hizmetlerden faydalanabilmek için İstanbul’a, Ankara’ya veya benzeri yerlere gitmek zorunda kalmasının önüne geçtik.”

“ÜNİVERSİTE SAYISINI 206’YA ÇIKARDIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Batman’a üniversite açarak Batmanlı gençlerin kendi memleketlerinde eğitim almasını sağladıklarını söyledi.

İktidara geldiklerinde ülkede 76 üniversite olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ama geldikten sonra bu üniversite sayısını nereye çıkardık? 206’ya çıkardık. 76 üniversite nere, 206 üniversite nere? İnsanlarımızı cehalete ve onun yol açtığı sefalete mahkûm eden zihniyetin en büyük kozunu elinden aldık. İşte Batman Üniversitesi bunlardan biridir” diye konuştu.

Son 19 yılda Batman’a yapılan yatırımlara da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu yatırımların bedeli ne kadar biliyor musunuz? 16 milyar liralık yatırım yaptık. Şehrimize neler kazandırdığımızı şöyle özetin özeti mahiyetinde bir hatırlatayım. Eğitimde 4 bin 514 yeni derslik inşa ettik. Yükseköğrenim öğrencileri için 2 bin 374 kişi kapasiteli yurt binaları açtık. Bugün resmi açılışını yaptığımız 15 bin seyirci kapasiteli stadyumun da aralarında olduğu 39 spor tesisi yaptık. Sosyal yardımlarda, şehrimizdeki ihtiyaç sahipleri için toplam 4,2 milyar lira tutarında kaynak aktardık. Sağlıkta 8 hastaneden oluşan toplam 41 sağlık tesisinin yapımını süratle tamamladık ve hizmete açtık. Şehrimize şimdi ne yapıyoruz? 500 yataklı hastanemizin de ihale süreci başladı. TOKİ kanalıyla, Batman’da son 19 yılda 5 bin 392 konutu tamamladık, 960 konutun da yapımı devam ediyor.”

Batman’da 3 millet bahçesi projesi olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, eski stat yerine inşa ettikleri millet bahçesinin açılışını Dünya Çevre Günü’nde gerçekleştirdiklerini, Tarihi Hasankeyf Millet Bahçesi Projesi’nin de çalışmalarının devam ettiğini söyledi.

“BİZ ESER ÜRETİRİZ”

Tilmerç Mahallesi’ndeki millet bahçesinin proje çalışmalarının tamamladığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, gelecek ay içerisinde ihalesinin yapılacağını bildirdi.

İktidara geldiklerinde Batman’da 13 kilometre bölünmüş yol olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Peki biz ne yaptık? Buna 149 kilometre ilave ederek bu yolun uzunluğunu 162 kilometreye çıkardık. Biz buyuz, biz hizmet ehliyiz, biz eser üretiriz. Eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri” diye konuştu.

Yapımı süren Batman-Hasankeyf yolunu gelecek yıl, Kozluk-Baykan-Van hududu yolunu ise 3 yıla kadar tamamlayacaklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Batman Havalimanı’nın terminal binasını yıllık 2 milyon yolcu seviyesine çıkardık. Batman’da 293 bin dekar zirai arazinin sulanmasına hizmet edecek ve yıllık 483 milyon kilovatsaat enerji üretimi olan Batman Barajı’nı tamamlayarak hizmete aldık. Zilek Su Kaynaklarını, Ilısu Barajı dışına alarak Batman şehir merkezinin 2050 yılına kadar olan içme ve kullanma suyu ihtiyacının karşılanmasında kullanılabilir duruma getirdik. Batman Çayı’nın ıslah çalışmalarında sonlara geliyoruz. Son 19 yılda Batmanlı çiftçilerimize toplam 1 milyar lira tutarında tarımsal destek verdik. Şehrimizi doğal gazla buluşturduk mu? İnşallah yakında Beşiri ve Kozdağ, 2 yıla kadar da Gercüş, Hasankeyf ve Sason’a doğal gaz arzı sağlamış olacağız.”

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez’e talimat veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu işi daha da hızlandırman lazım. Buraya Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımızı da getirdim, çünkü bu işlerin hızlanması gerekiyor. Önümüzdeki dönemde bu yatırımları daha da artırarak devam ettirmekte kararlıyız” dedi.

“HAK VE ÖZGÜRLÜK ALANLARINI GENİŞLETTİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgeyi ve şehri her alanda en gelişmiş altyapı yatırımlarıyla buluştururken vesayete karşı yürütülen mücadelede mesafe katettikçe milletin tüm fertleri gibi burada yaşayan vatandaşların da hak ve özgürlük alanlarının genişletildiğini vurguladı.

Batı’nın kendileri için “Sessiz devrim yaptı” dediğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kürtçe konuşmanın, türkü söylemenin, okumanın, yazmanın suç olmaktan çıkartılması başta olmak üzere asırlık tüm sorunları çözecek adımları attıklarına dikkati çekti.

Anayasa’dan kanunlara kadar tüm mevzuatı, uygulama ve anlayışları hak ve adalet temelli bir dönüşüme tabi tuttuklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülke genelindeki bürokratik oligarşiyi kırdığımız gibi terör örgütünün buradaki insanlarımız üzerinde kanla ve zulümle kurduğu vesayeti de paramparça ettik. Hem altyapı hem demokrasi bakımından ülkemizin 81 vilayetini de eşit hale getirdik. Yaptıklarımızın en yakın şahidi sizlersiniz” ifadelerini kullandı.

“BU ÖRGÜT EN ÇOK KÜRT KARDEŞLERİMİN KANINI DÖKTÜ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’yi büyüttükçe, milletin birliğini, beraberliğini, kardeşliğini güçlendirdikçe birilerinin de bundan rahatsız olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Buna rağmen biz yolumuza devam ettik. ‘Çözüm Süreci’ diye akıllarda kalan son bir hamleyle Türkiye’yi terör örgütünün tasallutundan tamamen kurtaracak bir adım daha attık. Amacımız artık bu meseleyi ülkenin gündeminden ebediyen çıkartıp hep birlikte tüm enerjimizi ve vaktimizi asıl hedeflerimize yöneltmemizi sağlamaktı. Her türlü riski göze alarak, her türlü tenkidi göğüsleyerek başlattığımız bu samimi süreç, terör örgütünün silahı ve kan dökmeyi seçmesi sebebiyle sonuçsuz kaldı. Kısa süre önce bölücü örgütün elebaşıları tarafından yapılan itiraflar bu gerçeği açıkça ortaya koyuyor. Bizzat terör örgütü yöneticileri, Avrupa’daki kimi çevreler başta olmak üzere, dışarıdan kendilerine çözümü reddetmeleri, çatışmayı yeniden başlatmaları konusunda yoğun baskılar yapıldığını söylüyor. Terör örgütü hiçbir gerekçesi kalmadığı halde ısrarla şiddeti seçen tavrıyla bu topraklarla, bu topraklarda yaşayan insanlarla aslında hiçbir bağının olmadığını ispatlamıştır. Parayı verenin dilediği gibi kullandığı, dilediği yere saldırttığı, dilediği şekilde yönlendirdiği bu örgüt, en çok benim Kürt kardeşlerimin kanını döktü, en büyük bedeli Kürt kardeşlerimize ödetti.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Benim dinimde Türk, Kürt, Laz, Çerkez, Gürcü, Abaza, böyle bir ayrım var mı? Ama bu PKK’nın, HDP’nin, bunların dini imanı yok. Bunları iyi bilmemiz lazım. Biz sizi sadece ve sadece Allah için seviyoruz, ayrım asla istemiyoruz” şeklinde konuştu.

“BU AZGIN VE SAPKIN GÜRUHUN DEVRİ ARTIK SONA ERMEKTEDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de hareket alanı kalmayan terör örgütü PKK’nın şimdi de Kuzey Irak’ı ve Suriye’yi karıştırmaya çalıştığına dikkati çekerek, şunları söyledi: “Kuzey Irak’taki meşru yönetime bile saldıracak kadar gözü dönen bu azgın ve sapkın güruhun devri artık sona ermektedir. Bay Kemal çıktı, ne diyor? Eğer gelirse ne yapacakmış, Kandil’i yerle yeksan edecekmiş. Bay Kemal, sana bu millet bu devleti teslim eder mi? Bu HDP’ye, İYİ Parti’ye bu devlet teslim edilir mi? Biz biriz, beraberiz, hep birlikte inşallah Türkiye’yiz. İnşallah ne Türkiye’nin ne de bölgenin geleceğinde bu örgütün yeri yoktur, olmayacaktır.”

AK Parti teşkilatlarından, özellikle kadınlar ve gençlerden 2023’teki seçimlere kadar kapı kapı dolaşma, gayret gösterme sözünü alan Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçimden zaferle çıkacaklarını vurguladı.

“TÜRKİYE, DİMDİK AYAKTA DURDUKÇA SİNSİ VE ALÇAK HESAPLARI OLANLARIN ÖFKESİ KABARIYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Esasen ülkemizin son 8 yılında yaşadığı her badire, örgütü üzerimize salan, aynı kaynaklardan beslenen kin, nefret, husumet dalgalarının eseridir. Türkiye, uğradığı saldırılara karşın devleti ve milletiyle dimdik ayakta durdukça bölge üzerinde sinsi ve alçak hesapları olanların bize olan öfkesi kabarıyor” diye konuştu.

Bölgede ve dünyada yaşanan haksızlıklara, adaletsizliklere, zulümlere “One minute” dedikçe kurulan tuzakların sayısının da çapının da arttığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Biz yeminli Türkiye düşmanlarının ülkemizdeki piyonları olan PKK’lılara, FETÖ’cülere, sivil toplum mensubu veya diplomat görünümlü ajanlara, siyasetçi kılıklı etki elemanlarına posta koydukça daha da kuduruyorlar. Sen kimsin ya, 10 tane büyükelçi çıkmış bize akıl vermeye çalışıyor. Maalesef bunlara en büyük desteği de içimizdeki birileri veriyor. Soruyorum sizlere, bu ülkede CHP diye bir parti ve o partiyi yönetenlerin kendi kafalarına göre belirledikleri politikaları mı var? Bu ülkede HDP diye bir parti ve o partiyi yönetenlerin kendi iradeleriyle belirdikleri politikaları mı var? Madem öyle asıl şu soruya cevap bulmamız lazım, Kürt kardeşlerimize yapılan en büyük zulümlerin altında imzası olan partiyle, Kürt kardeşlerimizin ismini istismar eden bir partiyi acaba hangi güç bir araya getirmiş olabilir? Bu soruya verilen samimi ve dürüst cevap, Türkiye’nin son 8 yılında yaşadıklarının sebebini de ortaya koyacaktır. Bu cevabı biz biliyoruz, sizler de biliyorsunuz. Bu senaryoyu yazıp sahneye koyanlar da zaten kendilerini gizleme gereği duymuyor. Öyleyse bize düşen görev, tıpkı bin yıldır olduğu gibi bugün de tek yürek ve tek bilek olarak, kardeşliğimizi güçlendirerek oynanan bu kirli oyunu bozmaktır.”

“BİRLİĞİMİZE, BERABERLİĞİMİZE, KARDEŞLİĞİMİZE ÇOK SIKI SARILACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizi ve bölge insanımızı PKK’nın silahlı tasallutundan kurtardık, inşallah bu örgütün kuklası olan HDP’nin siyasi tasallutundan da kurtaracağız. Çevremizde kurulan kanlı tezgahın gerisindeki hain niyetleri artık daha iyi görüyoruz. Biliyoruz, geçmişte Irak’ta, yakın zamanda Afganistan’da, halen Suriye’de yaşanan yıkımlar devletimizin bütünlüğünün ve gücünün, milletimizin birliğinin ve ferasetinin ne kadar önemli olduğunu hepimize tekrar tekrar hatırlatmaktadır” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Allah’ın yardımı, milletin desteği, mazlumların duasıyla Türkiye’nin 2023 imtihanını da başarıyla geride bırakarak dosta güven, düşmana korku vermeyi sürdüreceğini vurgulayarak, “Bir daha bu ülkeyi yoksulluğun, terörün, zulmün pençesine bırakmamak, milletimizin boynunu eğdirmemek için birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize çok sıkı sarılacağız” ifadesini kullandı.

Batman’ın da bu kutlu mücadelenin en ön safında yer alacağına yürekten inandığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün açılışı yapılan eser ve hizmetlerin şehre hayırlı olması temennisinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından Batman Eğitim ve Araştırma Hastanesi, 36 fabrika ve şehir stadyumu ile yapımı tamamlanan diğer projelerin açılış kurdelesini kesti.

Kurdele kesimine Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Batman Valisi Hulusi Şahin ve çocuklar da eşlik etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan daha sonra Batman Valiliğini ziyaret etti.

Biz Üretiriz

Tiny House I Setencioğlu I Tekerlekli Mobil Ev Üreticisi

Mobil Tekerlekli Küçük Ev Üreticisi

Doğayla İç İçe, Evinizin Konforunda, Özgürlüğün Keyfini Yaşayın. | Setencioğlu Tiny House

İletişim | +90 0 532 4026422

HABER BURADA

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Uluslararası İyilik Ödülleri Töreni’nde konuştu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Uluslararası İyilik Ödülleri Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Gazze ve Filistin’de işlenen insanlık suçlarının hesabının hukuk önünde sorulması için her türlü çabayı gösteriyoruz. Güney Afrikalı dostlarımızın Uluslararası Adalet Divanı’nda İsrail aleyhine açtığı soykırım davasına biz de müdahil olmayı kararlaştırdık” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen Uluslararası İyilik Ödülleri Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.

Yurt dışından programa teşrif eden misafirleri Türkiye’de ağırlamaktan duydukları memnuniyeti dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizleri iyiliğin, cihanşümul şemsiyesi altında böylesine kıymetli bir programda buluşturan Diyanet Vakfımıza ve Diyanet İşleri Başkanlığımıza şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum” diye konuştu.

“BİZ, ŞEFKAT VE SEVGİ MEDENİYETİNİN MENSUPLARIYIZ”

Diyanet Vakfının, 49 yıldır Türkiye ve dünyanın dört bir yanında yürüttüğü faaliyetlerle farklı coğrafyalara iyilik tohumları serpmeye, dostluk, dayanışma ve kardeşlik köprüleri kurmaya devam ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Üstat Necip Fazıl’ın, ‘Tohum saç bitmezse toprak utansın, hedefe varmayan mızrak utansın’ ruhuna uygun şekilde karşılık beklemeden koşan koşturan, ter döken vakfımızın kıymetli mensuplarını kutluyor, özverili çalışmalarından ötürü kendilerine teşekkür ediyorum. Yurt içindeki özellikle de ‘İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olandır’ düsturunu kendisine rehber edinen Türkiye Diyanet Vakfı, görüyoruz ki görkemli bir çınar gibi günden güne serpiliyor, büyüyor, tüm dünyaya dal budak salıyor.”

Diyanet Vakfının, yurt içinde bin 3 şubesi ve dünyanın 149 ülkesindeki eğitim, kültür, sosyal hizmetler ve yardım faaliyetleriyle Türkiye’nin medarıiftiharı olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Burada öncelikle bir hususu dile getirmekte fayda görüyorum. Biz, şefkat ve sevgi medeniyetinin mensuplarıyız. Mazlumların, yetimlerin, çaresizlerin, muhtaçların yardımına koşmak, kimsesizlerin kimsesi olmak esasen dinimizin bizlere emridir. Rabb’imiz Nisa Suresi’nin 36’ncı ayetinde şöyle buyuruyor, ‘Allah’a kulluk edin ve ona hiçbir şey ortak koşmayın. Anne babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yakın arkadaşa, yolcuya, ellerinizin altında bulunanlara iyi davranın. Allah kendini beğenen ve böbürlenip duran kimseyi asla sevmez’ Bir başka ayeti celilede Allahüteala, müminleri, ‘Kendilerine rızık olarak verdiklerimizden Allah yolunda gizli açık harcayan kimseler’ olarak tarif ediyor. ‘Kendiniz için istediğinizi kardeşiniz için de istemedikçe kâmil mümin olamazsınız’ diyen bir Peygamberin ümmetiyiz.”

“Dolayısıyla biz, komşu açken tok yatanlardan olamayız” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Kardeşlerine sırtını dönenlerden olamayız. ‘Bana ne’ diyenlerden, ‘Her koyun kendi bacağından asılır’ diyenlerden asla olamayız. İnançta kardeşlerimiz olan müminlere, hilkatte kardeşimiz olan insanlara karşı hepimiz sorumluluk taşıyoruz. Kendimiz huzur içinde, sevdiklerimizle beraber barış ve emniyet içinde yaşarken hemen yanı başımızdaki insani dramlara kayıtsız kalamayız. 13 yıldır vatan hasretiyle yürekleri kavrulan Suriyeli muhacirlere, bir lokma ekmek bulamadığı için anasının kucağında son nefesini veren Somalili, Sudanlı, Yemenli çocuklara, tam 76 senedir evlerine, yurtlarına, topraklarına geri dönmenin hayalini kuran Filistinli kardeşlerimize karşı mesuliyetimiz vardır. Bunları yok sayamaz, göz ardı edemeyiz.”

“İYİLİK ÖDÜLLERİ’NİN DALGA DALGA BÜYÜYEN ETKİLERİNDEN MEMNUNİYET DUYUYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ne mutlu, kalplerinde hiçbir ayrım yapmadan mazlum ve muhtaçlara yer açabilenlere diyorum. Ne mutlu, karşılığını sadece Allah’tan bekleyerek infak edenlere diyorum. Mevla bizleri de kardeşlik görevlerini yerine getirenlerden eylesin diye dua ediyorum” dedi.

Diyanet Vakfının, Uluslararası İyilik Ödülleri marifetiyle şefkat ve yardımlaşma sancağını ülkenin ve dünyanın dört bir yanında yücelttiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İmanlı ellerin, ihlaslı kalplerin, aydınlık yüzlerin, vicdan sahiplerinin yaptığı iyilikler, Uluslararası İyilik Ödülleri ile takdir ediliyor, destekleniyor. İyilik Ödülleri’nin dalga dalga büyüyen etkilerinden memnuniyet duyuyoruz. Rabb’im iyilik neferlerinin ecirlerini arttırsın, çalışmalarını bereketli kılsın diyorum.”

“HEPİMİZİN İÇİNİ ISITAN GÜZEL ÖRNEKLER, İYİLİĞİN EVRENSEL OLDUĞUNU BİZLERE HATIRLATIYOR”

Beraber izledikleri bu güzel hikâyeleri görüp de duygulanmamanın elde olmadığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hepimizin içini ısıtan güzel örnekler, iyiliğin, dürüstlüğün ve merhametin evrensel olduğunu, sınır tanımadığını, dil, ırk, renk, mezhep ayırt etmediğini bizlere bir kez daha hatırlatıyor. Yurt içi iyilik ödüllerini kazanan İbrahim Taşdemir, Ahmet Seferoğlu, Turgut Kılıç ve Necmettin Erbakan Akyüz kardeşlerimi tebrik ediyorum. Yurt dışı iyilik ödüllerimizi takdim edeceğimiz Bisibo Amani, Adeviyye Salih ve Halil Kastrati’yi burada ayrıca kutluyorum” diye ekledi.

Yurt İçi Vefa Ödülleri’ni bu sene, merhum Ömer Faruk Bilgili adına Zeliha Bilgili’ye, Ali Fuat Atik’e, Murat Kekilli’ye ve Duygu Kaçaranoğlu’na tevcih edeceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Vefa Ödülü’nü kazanan kardeşlerimi de tebrik ediyor, 30 yılı aşkın Diyanet İşleri Başkanlığımız bünyesinde önemli görevler ifa etmiş Hatay İl Müftümüz Ömer Faruk Bilgili hocamızı burada rahmetle yâd ediyorum. Yurt Dışı Vefa Ödülleri’ni ise Gazze’den Halid Nabyan adına Yusuf Ebu Hassır’a, can Azerbaycan’dan Server Beşirli kardeşlerimize ve temsilcilerine takdim edeceğiz. Ödüller vereceğimiz tüm kardeşlerimizin iyilik ve başarı öykülerinin, istikrarlı bir şekilde sürmesini temenni ediyorum. Şunu hepimiz çok çok iyi biliyoruz, dünya işte buradakiler gibi hamiyetperver insanların yüzü suyu hürmetine dönmektedir. Etrafımızı kuşatan onca acıya, kötülüğe, zulme, mazlumların gökyüzünü çınlatan onca feryadına rağmen dünya hâlen ayaktaysa, sebebi iyi insanların, güzel insanların, sizin gibi iyiliksever insanların varlığıdır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Depremde başkaları için gerektiğinde canını tehlikeye atan, bir ihtiyaç sahibine daha ulaşmak için kendini paralayan, hakkı ve adaleti savunmak için her türlü riski göze alan, Kur’an’ın nuru ile aydınlanan nesillerin yetişmesi için gayret eden, yetimlere, öksüzlere, yaşlılara hatta kuşlara bile el uzatan koca yürekli, yüce gönüllü insanların eksikliğini Rabb’im bizlere hissetirmesin diyorum. Sizlere müteşekkiriz, minnettarız” diyerek, Türkiye’de ve yeryüzünün farklı noktalarında iyiliği, kardeşliği ve güzelliği yaymak için yardımseverlerin yaptıkları çalışmaların daim olmasını dileğinde bulundu.

“GAZZE’DE SON ASRIN EN HOYRAT SOYKIRIMLARINDAN BİRİ İŞLENİYOR”

Ömrünü Bosna’nın özgürlüğü için adayan bir dava ve devlet adamı olan merhum Aliya İzetbegoviç’in büyük bir mütefekkir olmasının yanı sıra, küresel sistemin işleyişini çok iyi bilen tecrübeli bir siyasetçi olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerektiğinde ülkesi ve milleti için takım elbiseyi çıkarıp askerî kamuflaj giyecek kadar vatanperverdi, cesurdu, yiğitti, her açıdan örnek bir liderdi. Şahsımın gönül dünyasında da kendisinin mutena bir yeri vardı. Rahmetli Aliya’nın sadece mücadelesi değil, fikirleri, tavsiyeleri ve sözleri de bize örnek olmuştur. Merhum Aliya, Srebrenitsa soykırımı için şöyle demişti: ‘Ne yaparsanız yapın soykırımı unutmayın. Çünkü unutulan soykırım tekrarlanır’. Evet, unutulan veya unutturulan soykırımın tekerrür etmesi kaçınılmazdır” diye konuştu.

İzetbegoviç’in dikkat çektiği acı gerçeğe maalesef bugün Gazze’de hep birlikte şahit olduklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “7 Ekim’den bu yana tüm dünyanın gözleri önünde Gazze’de son asrın en hoyrat soykırımlarından biri işleniyor. 15 bini aşkın çocuk maalesef katledildi, 35 bin masum şehit edildi, 80 binden fazla Filistinli yaralandı. Gazze’nin neredeyse tamamı enkaza döndü. Abluka nedeniyle zaten bir açık hava hapishanesi olan Gazze’yi son 229 günde devasa bir çocuk mezarlığına çevirdiler. Kuvözdeki bebekleri öldürecek, hastaneleri, ibadethaneleri bombalayacak, yardım malzemesi götüren kamyonlara saldıracak, gıda sırası bekleyen masum sivillerin tepesine bomba yağdıracak kadar insanlıklarını kaybettiler.”

“GAZZELİ MAZLUMLARIN KANI, İŞGALCİLERİN VE HAMİLERİNİN ALNINA YAPIŞMIŞTIR”

“Tüm bunları da yıllardır bize insan hak ve hürriyetleri dersi verenlerin silahları, bombaları, uçakları ve koşulsuz diplomatik desteğiyle yaptılar” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Kimse bizim aklımızla alay etmesin. Kimse bizim gözümüzün içine bakarak yalan söylemesin. Gazze’de oluk oluk akan kanda en az işgalciler kadar onlara lojistik ve askerî destek sağlayanların da vebali vardır. Sanmayın ki Gazze’de ölen biçarelerin ahı bunları tutmayacak, sanmayın ki zalimlerin yaptıkları yanlarına kar kalacak, asla. Gazzeli mazlumların kanı, işgalcilerin ve hamilerinin alnına yapışmıştır.”

“BATILI GÜÇLER, NETANYAHU’NUN ARKASINDA DURDUKÇA FİLİSTİN’DE KATLİAMLARIN ÖNÜNE GEÇİLEMEZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hamas’ın önceki hafta ateşkes teklifini kabul ettiğini açıkladığını ancak İsrail’in uzlaşmaz tavrını sürdürdüğü söyledi.

İsrail yönetiminin bununla da yetinmeyerek, sivillerin son sığınağı Refah’a saldırarak gerçek niyetini ortaya koyduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir defa şunu artık herkesin kabullenmesi lazım, Batılı güçler tüm şımarıklığına ve pervasızlığına rağmen Netanyahu’nun arkasında durdukça, Filistin’de katliamların önüne geçilemez” dedi.

Netanyahu’nun kendi siyasi ömrünü uzatmak için antisemitizmi körüklediğini ve kendi vatandaşlarının güvenliğini tehlikeye attığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Siyonist yayılmacılık böyle devam ederse, açık söylüyorum, dünyamız yeni çatışmalara gebedir. İran’la geçen ay yaşanan gerilim bunun sadece bir işaretiydi. İsrail’in Lübnan’a ve diğer bölge ülkelerine yönelik saldırıları artıyor. İsrail yönetiminin daha fazla kan dökülmeden, daha fazla çocuk, daha fazla kadın ölmeden, insanlığa dair umutlar daha fazla kaybolmadan bir an önce durdurulması gerekiyor. Katliamın durdurulması ilk adımdır, bununla birlikte soykırımcıların adalete hesap vermesi sağlanmalıdır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gazze ve Filistin’de işlenen insanlık suçlarının hesabının hukuk önünde sorulması için her türlü çabayı gösteriyoruz. Güney Afrikalı dostlarımızın Uluslararası Adalet Divanı’nda İsrail aleyhine açtığı soykırım davasına biz de müdahil olmayı kararlaştırdık” dedi.

“İSRAİL YÖNETİMİ, GAZZE HALKININ ÇELİKTEN İRADESİNİ KIRAMADI”

İsrail’in soykırım suçu işlediğine dair tüm belgeleri ve bilgileri muhataplarına ilettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye, Filistin halkının ve doğdukları toprakları kahramanca savunan Filistinli direnişçilerin yanındadır. Gazze’ye gönderdiğimiz insani yardımların toplamı 54 bin tonu geçti. Ülkemize getirdiğimiz hasta ve yaralıların tedavileri devam ediyor” diye konuştu.

İsrail’e ithalat ve ihracat işlemlerini geçen ay tamamen durdurduklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yaklaşık 9,5 milyar dolarlık ticaret hacminden sarfınazar ettik” ifadesini kullandı.

İsrail’i ateşkese zorlamak için dost ve kardeş ülkeler nezdinde temasları yoğunlaştırdıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Yabancı liderlerle yaptığımız görüşmelerin vazgeçilmez gündem maddesi Filistin devletinin tanınması ve Gazze’de katliamların durmasıdır. Uluslararası alanda bu yönde başlatılan tüm girişimlere destek veriyoruz. Burada bir hususu da ifade etmek durumundayım. Filistinli kardeşlerimiz tüm imkânsızlıklara rağmen verdikleri mücadeleyle dik ve dirayetli duruşlarıyla insanlığın yüz akı oldular. 229 gündür uyguladığı soykırıma rağmen İsrail yönetimi, Gazze halkının çelikten iradesini kıramadı, mücadele azmini yok edemedi. Filistinliler yaralandılar, öldürüldüler, sürüldüler, göçe zorlandılar, açlıkla, susuzlukla sınandılar, öpmeye kıyamadıkları yavrularını toprağa verdiler.”

“İSRAİL YÖNETİMİ İNSANLIĞIN VİCDANINDA MAHKÛM OLMUŞTUR”

Filistinlilerin işkencenin her türlüsüne maruz bırakıldıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Küresel sistemin tüm acizliklerini bizzat yaşadılar. Ama zulme ve zalime asla boyun eğmediler. İnsanlığın onurunu savunmaya devam ettiler. Hâlen de devam ediyorlar. Buradan Gazze’nin ve Ramallah’ın yiğit evlatlarını ben ve milletim adına bir kez daha saygıyla, muhabbetle selamlıyorum. Filistinli şehitleri rahmetle anıyor, yaralılara Allah’tan acil şifalar diliyorum. Avrupa’dan Amerika’ya, Afrika’dan Asya’ya kadar dünyanın dört bir yanında her hafta sokakları ve meydanları dolduran tüm vicdan sahibi insanlara da sizlerin vasıtasıyla teşekkürlerimi iletiyorum. Siyonist lobinin tehditlerine rağmen Filistin’e sahip çıkan, Gazze için kıyama kalkan üniversite öğrencilerini, hocaları, sanatçıları ayrıca tebrik ediyorum.”

İsrail’in insanlığın gözünde bu vahşi savaşı kaybettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail yönetiminin insanlığın vicdanında mahkûm olduğunu söyledi.

“Gazzeli kardeşlerimiz bir kez daha adlarını tarihe yazdırmışlardır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Filistin davasının, küresel ölçekte daha da güçlenerek 1967 sınırları temelinde başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız, egemen ve coğrafi bütünlüğe sahip bir Filistin devletinin kurulmasıyla zafere ulaşacağını vurguladı.

Buna tüm kalpleriyle inandıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rabbim bizlere o güzel günleri görmeyi nasip eylesin diyorum. Bugün, Norveç, İrlanda ve İspanya’nın Filistin devletini tanıyacaklarını açıklamalarından büyük bir memnuniyet duyuyorum. Her üç ülkenin liderine, tarihin doğru tarafında yer alan bu vicdanlı kararlarından dolayı şahsım, milletim adına takdirlerimizi iletiyoruz. Henüz Filistin devletini tanımayan ülkeleri de daha fazla vakit kaybetmeden aynı adımı atmaya çağırıyoruz” diye konuştu.

“DÜN 43 VAGONDAN OLUŞAN BİR YARDIM TRENİNİ AFGANİSTAN’A YOLCU ETTİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Afganistan’da meydana gelen sel felaketinde 400’den fazla kişinin hayatını kaybettiğini anımsatarak, bu zor günlerinde afetzedelere yardım etmeyi bir görev olarak kabul ettiklerini belirtti.

Felaketin ardından ilk etapta kargo uçağıyla Afganistan’a yardım malzemeleri gönderildiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Toplam 24 tonu bulan yardım malzemelerimiz cuma günü bölgeye ulaştı. Dün de 43 vagondan oluşan bir yardım trenini Afganistan’a yolcu ettik. Dünkü trenimiz, AFAD’ın koordinasyonunda bugüne kadar Afganistan’a gönderdiğimiz 20’nci iyilik trenimizdi. Toplam 619 tonluk yardım malzemesinin iki hafta içerisinde Afganistan’a ulaşmasını bekliyoruz. Dost ve kardeş ülkeleri de Afgan halkına destek vermeye davet ediyorum.”

Sudan’da bir yıldır devam eden çatışmalara da dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Maalesef iç savaş nedeniyle 8 milyondan fazla kişi evlerini terk etmek zorunda kaldı. Bu zor günlerinde Sudan halkının da yanında olmamız önem arz ediyor” diye konuştu.

Türkiye’nin, Türkistan’dan Balkanlar’a, Güney Asya’dan Afrika’ya kadar nerede bir sorun, bir zulüm ve dram varsa tüm imkânlarıyla ihtiyaç sahiplerine el uzatmanın gayreti içerisinde olduğunu vurgulayan Erdoğan, “İçimizdeki nasipsizler anlamasa da zalimin karşısında, mazlumun yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.

Tören öncesi Uluslararası İyilik Ödülleri Sergisi’ni gezen, eserleri inceleyerek bilgi alan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Diyanet İşleri Başkanı Erbaş da eşlik etti.

HABER BURADA

Dünya

Emine Erdoğan, “Asırlık Tatların Buluşma Noktası: Yedi Bölgede Türk Mutfağı” programına katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, 21-27 Mayıs Türk Mutfağı Haftası dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen, “Asırlık Tatların Buluşma Noktası: Yedi Bölgede Türk Mutfağı” programına katıldı.

Emine Erdoğan, programın açılışında yaptığı konuşmada, Anadolu’nun binlerce yıllık bereketli topraklarına işaret ederek, “Anadolu, adeta insanlığın, medeniyetin, kültürel gelişimin bilgi bankasıdır. İlk tanesi on binlerce yıl önce toprağa düşmüş ata tohumlarının mekanıdır. Binlerce yıldır aynı göğün altında aynı tarifle pişirilen, günümüzde de aynı tariflerle pişirilmeye devam edilen kadim reçetelerin diyarıdır” dedi.

Atalardan yadigâr mutfak hazinesinin geçmiş medeniyetlerden gelen binlerce yıllık adetlerin, Anadolu Selçukluları ve Osmanlı’nın zengin imparatorluk geleneğinde harmanlamasıyla doğduğunu dile getiren Emine Erdoğan, “Asırların pekiştirdiği insan merkezli medeniyet fikri, Türk mutfağının tezgahında işlenerek millî karakterimize de şekil vermiştir. Bedenlerimiz kadar gönüllerimizi de birleştiren sofralarımız, dayanışma ve paylaşma ruhumuzu beslemiştir. Doğumdan ölüme, sevinçten kedere birçok özel anımız, bu sofraların çeşitliliği ve birleştirici gücüyle taçlanmıştır” ifadelerini kullandı.

“YEREL MUTFAKLARIN ÖZGÜN REÇETELERİNİ KORUMAK MECBURİYETİNDEYİZ”

Türk mutfağının, dünyanın ünlü mutfakları arasında sayılsa da çok az lezzet reçetesinin dünyaya açıldığını vurgulayan Emine Erdoğan, “Mutfağımızı hak ettiği şekilde dünyaya tanıtmak ve sahip olduğumuz kültürel zenginliği layıkıyla muhafaza ederek geleceğe taşımak amacı bizi birbirinden kıymetli akademisyen ve usta şeflerle 2021’de bir araya getirdi. ‘Asırlık Tariflerle Türk Mutfağı’ kitabını çıkararak, mutfak kültürümüzü tanıtmanın yanı sıra atıksız ve sürdürülebilir tariflerimizi, halkımızın ve tüm insanlığın istifadesine sunduk” bilgisini verdi.

Türk mutfağına ithaf edilen, 21-27 Mayıs Haftası’nın da Türk mutfağını hak ettiği şekilde tanıtmak amacıyla eşsiz imkanlar sunduğuna dikkati çeken Emine Erdoğan, ilgili tüm kurumlar ve halkın desteğiyle bu haftanın her milletten insanı ortak sofrada birleştiren geleneksel bir buluşma haline gelmesi dileklerini iletti.

Emine Erdoğan, şöyle konuştu: “Küreselleşmenin yarattığı kültürel çorak iklime karşı, yerel mutfakların özgün reçetelerini korumak mecburiyetindeyiz. Zira, yerli üretimlerimiz, küresel gıda sistemlerine yenik düştükçe, özgün kültürler erozyona uğramakla kalmıyor aynı zamanda yeme ve içme, haz odaklı, faydasız bir tüketime dönüşüyor ve giderek sağlığımızı da kaybediyoruz.”

Emine Erdoğan, besinlerdeki doğallığı yitirmenin, bir insan için fiziksel zararları kadar manevi zararları da bulunduğunu aktararak, şöyle devam etti: “Sofralar yerini ayaküstü atıştırmaya bıraktıkça, duygular tükeniyor, duyarlılık aşınıyor, milletler de özgünlüğünü yitirerek benzeşmeye başlıyor. Geleneksel sofralar ise gönülleri de doyuruyor. Yemek pişen ev, yuva olur, taze ekmeğin kokusu, güven verir. Ocağın tütmesi, dirlik ve düzenin dayanağıdır. Türkiye olarak, tarih boyunca etkilediği birçok ülkenin insanı ile birlikte toplumumuzdaki her grubu bir sofra etrafında birleştiren köklü bir mutfak kültürüne sahip olmanın kıymetini biliyoruz ve temiz, sağlıklı, yerel ve özgün gıdaya erişimin tüm insanlığın hakkı olduğuna inanıyoruz.”

Emine Erdoğan, yenilen, içilen, maruz kalınan her türlü gıdanın, doğallığını yavaş yavaş yitirerek zehirli bir hal aldığını belirterek, anne sütünde bile artık mikroplastiklere rastlandığını, temiz gıdaya erişim hakkının bugün daha da önemli hale geldiğini vurguladı.

Bu açıdan, yurt dışındaki Türk Mutfağı Haftası kutlamaları için, dünyanın en sağlıklı mutfaklarından biri olarak bilinen “Ege Mutfağı”nın seçilmesini kıymetli bulduğunu dile getiren Emine Erdoğan, “Genetiği bozulmamış, ata tohumlarımızla toprağı zehirlemeyen, organik gübrelerle yetiştirilen, kimyasala bulaşmadan soframıza ulaşan ve şifa reçeteleriyle doğru bir şekilde değerlendirilen ürünlerden tüm insanlığın faydalanmasını temenni ediyorum” diye konuştu.

“TÜRK MUTFAĞI, EMEKLE SABIR BİRLEŞTİĞİNDE, ORTAYA ÇIKAN MUCİZENİN ADIDIR”

Türk mutfağının öneminin altını çizen Emine Erdoğan, şunları söyledi: “Türk mutfağı, emekle sabır birleştiğinde, ortaya çıkan mucizenin adıdır. Tarlayı süren, tohumu savuran, fidanı diken, hasadı yapan, hamuru yoğuran, yufkayı açan, bütün maharetli ellerin ortak eseridir. Vatanımızın her beldesinde ürünle özdeşleşmiş, gönüllere işleyen bir insan hikayesi bulunur. Coğrafi işaret olarak tescillenen ürünlerle birlikte kimliğimizi oluşturan hikayelerimizi de koruma altına almış oluyoruz. Çünkü coğrafi işaret, toprakla özdeşleşen bütün birikimi kapsar. Her birisi ayrı kıymetli ve değeri hak eden ürünlerimizden uluslararası yeni markalar doğmasını yürekten diliyor, dünyada nerede olursa olsun, yerel ürünlere sahip çıkmayı amaçlayan her türlü projeyi gönülden desteklediğimi de bilmenizi istiyorum.”

Emine Erdoğan, Türk kültürünün parıldayan cevheri olan Türk mutfağını tanıtma ve değerlerini muhafaza etme noktasında, Kültür ve Turizm Bakanlığına önemli görevler düştüğüne dikkati çekerek, Asırlık Tariflerle Türk Mutfağı kitabı ve Türk Mutfağı Haftası kutlamalarında ortaya koyduğu çabadan ötürü tüm bakanlık çalışanlarına şükranlarını sundu.

Türk mutfağının yerel ve küresel düzeyde, hak ettiği değere ulaşması için etkinlikler düzenleyen valilik, belediye ve yurt dışı temsilciliklerine de teşekkürlerini ileten Emine Erdoğan, “Bu seneki etkinlikler kapsamında hayata geçirilen, Göbeklitepe’den günümüze, topraklarımızın ‘taşan ama dökülmeyen, artan ama eksilmeyen’ bereketini ortaya koyan, kıymetli sergi dolasıyla Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığımızı ayrıca yürekten tebrik ediyorum” diye konuştu.

“FİLİSTİN’DE YAŞANAN VAHŞET, KÜLTÜREL BİR KIYIM DA İÇERİYOR”

Konuşmasında İsrail’in saldırıları altındaki Filistin’de yaşananlara da değinen Emine Erdoğan, “Filistin’de yaşanan vahşetin kültürel bir kıyım içerdiğini, bir milletin, kıyafetinden yemeklerine, tarihi yapılarından doğal güzelliklerine her açıdan yok edilmeye çalışıldığını hatırlatmak istiyorum. İsrail, tavus kuşunun tüylerini alıp üzerine yapıştırmaya çalışan karga hikayesinde olduğu gibi Filistin’in kültürünü, tarihini, mutfağını açıkça çalmaya çalışsa da biz hakikati haykırmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Emine Erdoğan, tüm insanların farklılıklarını koruyarak, huzur ve barış içinde aynı sofrada buluşabilmesi dileklerini de iletti.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, büyükelçiler ve eşleri ile gastronomi alanındaki öğretim üyeleri ve öğrencilerin de katıldığı etkinlikte, Türk mutfağının geleneksel, sağlıklı ve atıksız kültürel mirası ve Türk mutfağının zenginliğini aktaran video gösterimi de yapıldı.

TÜRKİYE’NİN 7 BÖLGESİNİN KÜLTÜREL MİRASI VE MUTFAK KÜLTÜRÜ

Emine Erdoğan, program öncesinde Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Altun ve Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy ile Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığınca düzenlenen Türkiye’nin doğal, kültürel güzellikleri, iklim ve coğrafi çeşitliliği ile kadim medeniyetlerden aldığı mirasını 7 bölgenin mutfak kültürü üzerinden tanıtan sergi ve dijital deneyim alanını gezdi.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Sergi Salonu’nda, Ege’den Doğu Anadolu’ya Karadeniz’den İç Anadolu’ya kadar farklı coğrafi bölgelerin sahip olduğu doğal ve kültürel miras ile tarımsal çeşitliliğin yer aldığı sergide ürünleri inceleyen Emine Erdoğan, yetkililerden bilgi aldı.

Emine Erdoğan, sergide ayrıca himayesindeki Dokuma Atlası Projesi kapsamında çalışmalarını artıran Olgunlaşma Enstitülerinin hazırladığı Türkiye’nin Türk mutfak ve sofra kültürünü yansıtan, geleneksel el sanatlarıyla üretilen ürünlerini de inceledi.​​​​​​​

21 COĞRAFİ İŞARETLİ ÜRÜN SERGİLENDİ

Emine Erdoğan, etkinliğin fuaye alanında ise ait oldukları yörede kültür, turizm ve ekonomi gibi pek çok alana etki ederek katma değer yaratan Avrupa Birliği tescilli 21 coğrafi işaretli ürünün yer aldığı stantları da ziyaret etti.

Bu stantlarda Gaziantep baklavası, Aydın inciri, Malatya kayısısı, Aydın kestanesi, Milas zeytinyağı, Bayramiç beyazı, Taşköprü sarımsağı, Giresun tombul fındığı, Antakya künefesi, Suruç narı, Çağlayancerit cevizi, Gemlik zeytini, Edremit zeytinyağı, Milas yağlı zeytin, Ayaş domatesi, Edremit körfezi yeşil çizik zeytini, Maraş tarhanası ve Ezine peyniri de yer aldı.

Ayrıca geçmişten geleceğe miras bırakılan ata tohumları da etkinlikte sergilendi. Etkinlik kapsamında davetlilere lokum, Türk kahvesi ve boza ikramları da yapıldı.

HABER BURADA

DÜNYA

seers cmp badge