Connect with us

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olma hedefimize ulaşacağız

“Türk ekonomisini; yatırım, üretim, ihracat ve istihdam sütunları üzerinde yükseltmek için yurt içinde ve yurt dışında gayret gösteriyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Eskişehir Genişletilmiş İl Danışma Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olma hedefimize eninde sonunda muhakkak ulaşacağız. Bu uğurda hız kesmeden, tempomuzu asla düşürmeden çalışmaya devam ediyoruz. Türk ekonomisini; yatırım, üretim, ihracat ve istihdam sütunları üzerinde yükseltmek için yurt içinde ve yurt dışında gayret gösteriyoruz” dedi

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Eskişehir Ticaret Odası Kongre Merkezi’nde düzenlenen AK Parti Eskişehir Genişletilmiş İl Danışma Toplantısı’na katılarak partililere hitap etti.

Eskişehir’i ve Eskişehirlileri selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, parti teşkilatına coşkusu ve ahde vefası için teşekkür etti, “Rabbim muhabbetimizi, dayanışmamızı daim eylesin” ifadesini kullandı.

Eskişehir İl Başkanı ve yönetimine de böyle bir atmosferde gönülleri buluşturdukları için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantının parti ve teşkilat için hayırlara vesile olmasını diledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, kuruluşundan bugüne Eskişehir teşkilatında görev alan tüm isimlere emekleri, sadakatleri için teşekkür etti ve bu isimlerden hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına ve sevenlerine sabır diledi.

“BİZ BUGÜNLERE HALKIMIZA AŞKLA HİZMET ETTİĞİMİZ İÇİN GELDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Her zaman altını çizerek söylüyorum. Biz bugünlere büyük ve güçlü Türkiye sevdasına gönül veren isimsiz kahramanların fedakârlıklarıyla geldik. Biz bugünlere milletimizin tarih sahnesinde hak ettiği yeri alması için gece gündüz çalışan emektarlarımızın gayretleriyle geldik. Bugünlere yılın her gününü, günün 24 saatini kendini bu davaya hizmete adayan kardeşlerimizin mücadelesiyle geldik. Bugünlere gece uykusunu bölerek partimizin başarısı için Mevla’ya el açan, dua eden, gözyaşı döken büyüklerimizin samimiyetiyle geldik. Biz bugünlere Hakk’ın rızasını gözeterek halkımıza aşkla hizmet ettiğimiz, hizmetkâr olduğumuz için geldik. Hepsinden önemlisi biz bugünlere niyetimizi temiz tuttuğumuz, kibre, gurura, tekebbüre nefsimizi kaptırmadığımız için geldik.”

AK Parti’yi kuruluşundan 1,5 yıl sonra iktidara taşıyan, karşılaştığı onca badireye rağmen 19 yıldır iktidarda tutan ruhun bu olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim yolumuz Eskişehir’i fetheden büyük kumandan 2. Kılıçarslan’ın yoludur. Bizim yolumuz, Eskişehir’in manevi muhafızı âşık Yunus’un yoludur. Bizim yolumuz abideleşen mücadeleleriyle işgalci Yunan’a kök söktüren Eskişehirli şehit ve gazilerin yoludur. Bizim yolumuz bugün de gerektiğinde vatanı, bayrağı, ezanı, istiklali ve istikbali uğruna can vermekten çekinmeyen yiğitlerin yoludur” diye konuştu.

“DÜNYANIN EN BÜYÜK 10 EKONOMİSİNDEN BİRİ OLMA HEDEFİMİZE ENİNDE SONUNDA MUHAKKAK ULAŞACAĞIZ”

AK Partili kadroların uzun ince bu yolda başı dik, alnı ak bir şekilde tam 20 yıldır yürüdüğünü dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İlk günkü aşkla, ilk günkü heyecanımızla aziz milletimize hizmet etmenin mücadelesini veriyoruz. Hiç kimseyi ayırmadan, hiç kimseyi hor görmeden, hiç kimseyi dışlamadan 84 milyonun tamamını kucaklamaya çalışıyoruz. Ayrımcılık bizde yok” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, salondan gelen “Dik dur eğilme, ak gençlik seninle” tezahüratlarına “Gençler gördüğünüz gibi dimdik ayaktayız” karşılığını verdi. Milletin kardeşliğini güçlendirmek dışında şimdiye kadar hiçbir amaç gütmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Burada üzerine basa basa ifade etmek isterim ki dün olduğu gibi bugün de Türkiye’de huzurun, barışın, kalkınmanın, istikrarın teminatı AK Parti ve Cumhur İttifakı’dır. Son 19 yılda karşılaştığımız nice badireyi nasıl suhuletle atlattıysak Cumhuriyetimizin 100. yılını kutlayacağımız 2023 limanına da ülkemizi inşallah selametle kavuşturacağız. Dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olma hedefimize eninde sonunda muhakkak ulaşacağız. Bu uğurda hız kesmeden, tempomuzu asla düşürmeden çalışmaya devam ediyoruz. Türk ekonomisini; yatırım, üretim, ihracat ve istihdam sütunları üzerinde yükseltmek için yurt içinde ve yurt dışında gayret gösteriyoruz.”

“BUGÜN KITA ÜLKELERİYLE TOPLAM TİCARETİMİZ 25 MİLYAR DOLARI AŞIYOR”

Bu amaçla hafta başından itibaren üç ülkeyi kapsayan dört günlük bir Afrika seyahati gerçekleştirdiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’den Cumhurbaşkanı düzeyinde ilk kez yapılan Angola ziyaretinde farklı alanlarda yedi anlaşmaya imza attıklarını bildirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Togo’da da iki ülke arasındaki iş birliği imkânlarını genişletecek verimli görüşmeler gerçekleştirdiklerini, Burkina Faso’nun aralarında bulunduğu dört ülke ile görüşme yaptıklarını anımsattı. Bu görüşmenin çok manidar olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Afrika’nın, 210 milyonu bulan nüfusuyla en kalabalık ülkesi olan Nijerya’da da yatırımdan güvenliğe, savunma sanayinden sağlığa kadar birçok alanda önemli kararlar aldıklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Buralar daha 15-20 yıl öncesine kadar Türkiye’nin hiçbir varlık göstermediği coğrafyalardı. Türkiye oraları bilmiyordu, tanımıyordu. Buralar bizden önce Türkiye’nin tanınmadığı, bilinmediği, ülkemizden çok uzakta görülen yerlerdi. Bugün kıtanın her yerinde Türk ürünlerini, Türk şirketlerini, insanımızın yardım elini bu topraklara uzatan sivil toplum kuruluşlarını görmekten bu milletin bir evladı olarak gerçekten iftihar ediyorum. Bizden önce Afrika’da ülkemizin esamesi dahi okunmazken hamdolsun bugün kıta ülkeleriyle toplam ticaretimiz 25 milyar doları aşıyor. Türk müteahhitler kıtanın dört bir yanında toplam değeri milyarlarca doları bulan mega projelere imza atıyor. Afrika çapındaki yatırımlarımızın değeri ise 6 milyar doları geçiyor. Öyle ki bazı ülkeler de bizi Türk şirketlerinin inşa ettiği havalimanları, yollar, otoyollar, limanlar, kamu binalarında karşılıyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’deki üniversitelerden mezun 11 bini aşkın genç, gönül elçilerimiz olarak kendi toplumlarına hizmet ediyor. Arka planında yatırımcılarımızın, üreticilerimizin, tüccarlarımızın, sivil toplum kuruluşlarımızın, diplomatlarımızın, siyasetçilerimizin emeği, alın teri ve mücadelesi olan bu başarı hepimizin ortak başarısıdır. Türkiye’nin sadece Afrika kıtasında değil, Asya’dan Latin Amerika’ya, Karayipler’den Uzak Doğu’ya kadar farklı coğrafyada yazmış olduğu destan hepimizin ortak destanıdır. Ülkemizin ihracat rakamlarını artıracak, üretim kapasitesini güçlendirecek, Türkiye’ye daha fazla yatırım çekecek çabalardan kimse gocunmamalı, bilakis herkes bundan gurur duymalıdır” diye ekledi.

Ufku dar olanların, ufku Ankara’nın ötesine geçemeyenlerin kendilerinin çok boyutlu dış politikasını anlayamadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Dahası muhalefetin ve zihnini yeminli Türkiye düşmanlarına kiralamış bazı kesimlerin, attığımız tüm bu adımlardan rahatsızlık duyduğunu görüyoruz. Hayatında hiç ticaret yapmamış, ürün alıp satmamış, ihracat, yatırım, üretim, kalite nedir bilmeyen bu kifayetsizler ‘Türkiye’nin Afrika’da ne işi var?’ diyor.”

Aynı soruyu Türkiye’deki lejyonerleriyle birlikte tescilli sömürgecilerin de sorduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Türkiye’nin daha adil bir dünya idealiyle verdiği mücadele, sömürgecileri ve içimizdeki uzantılarını fevkalade rahatsız ediyor. Afrika’daki kendi kanlı ve katliamcı geçmişleriyle yüzleşmek yerine Türkiye’ye laf atanları biz kesinlikle muhatap almıyoruz. Siz değil misiniz, Cezayir’de 1 milyon insanı katlettiniz, Nijerya’da 1 milyon insanı katlettiniz, Ruanda’da 900 bin insanı katlettiniz. Kim bunlar? Batı, Batı, Fransa bunu yapanlar. Bunlar bize insanlık dersi veremez. Bunlar önce insanlığı öğrenmeleri lazım. Nereden? Türkiye’den öğrenmeleri lazım. Çünkü bizi Afrika politikamızdan dolayı eleştirenlere hak ettikleri cevabı bizden önce Afrikalı kardeşlerimiz zaten misliyle veriyor. Küresel vizyonumuzun en önemli parçalarından olan Afrika kıtasıyla iş birliğimizi, sömürgecileri ve içimizdeki beşinci kollarını rahatsız etme pahasına önümüzdeki dönemde de güçlendirmeyi sürdüreceğiz.”

ESKİŞEHİR’E YAPILAN YATIRIMLAR

Yurt dışında bu adımları atarken ülkenin içini de ihmal etmediklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir taraftan ihracatçılara yeni kapılar açtıklarını, diğer taraftan da insanları yeni hizmetler ve yatırımlarla tanıştırmaya devam ettiklerini söyledi.

Hemen her hafta bir şehri ziyaret ederek yapımı tamamlanan eserlerin toplu açılış heyecanını milletle birlikte yaşadıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, önceki hafta Adana’da 2,2 milyar liralık kamu yatırımı ile 1,8 milyar liralık özel sektör yatırımının resmî açılışlarını yaptıklarını anımsattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı gün Türkiye’nin en stratejik sanayi tesislerinden biri olacak Ceyhan Polipropilen Üretim Tesisi’nin temelini attıklarını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ardından Ankara’da Millî Eğitim Bakanlığının bir senede toplam 1 milyar liralık bütçeyle hayata geçirdiği mesleki eğitimde 1000 okul projesinin tamamlanma programını icra ettiklerini belirtti.

Hizmet yolculuğuna bugün de Eskişehir’de devam ettiklerine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Genişletilmiş İl Danışma Toplantısı’nın ardından Çin’in HAİER firmasının kurduğu beyaz eşya fabrikası ile organize sanayi bölgesinde yapılan 52 yeni fabrika ve altyapı tesislerinin açılışını gerçekleştireceğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, akabinde de bakanlıklar, kurumlar ve belediyelerin tamamladığı toplam yatırım bedeli 2,7 milyar lirayı aşan 106 ayrı kalem eserin toplu açılış törenine iştirak edeceklerini bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Eskişehir’de yaptıkları yatırımları anlattığını belirterek, “Şu iki kalemi düşünün yaklaşık 160 ayrı tesis ve uluslararası. Peki, bu ana muhalefet CHP, Eskişehir’de bunların nesi var? Yaptıkları hangi eser var? Yok. Bunlardan bol bol nasihat dinlersiniz.” dedi.

Ziya Paşa’nın “Eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri” sözünü hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, o sırada sahneye çıkan Hamza isimli bir çocuğa oyuncak hediye etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Biz Ziya Paşa’nın sözüyle hep konuşuyoruz. Biz eserlerimizle konuşuyoruz, onlar, şimdi gelirken Şehir Hastanesi’nin önünden geçtik. Biz buyuz işte. Devasa Eskişehir Şehir Hastanesi hamdolsun. Nasıl, memnun musunuz? İnşallah bunlar ardı ardına devam ediyor. Bugün tabii bir de millet bahçesinin açılışını da yapacağız. Onu da inşallah en güzel şekliyle Eskişehir’imize kazandırmış olduk. Eskişehir’i hedeflerine bir adım daha yaklaştıran tüm bu yatırımların şehrimize hayırlı olmasını diliyorum. Eserlerin inşasına destek veren mühendisinden işçisine kadar herkese teşekkür ediyorum. Allah ömür, millet de yetki verdikçe Eskişehir ile diğer 80 vilayetimiz için de çalışmayı sürdüreceğiz. Tabii bunun için önümüzdeki 1,5 yılı çok iyi değerlendirmemiz gerekiyor. Eskişehir 2023’te sandıkları patlatmaya var mıyız? Durmak yok yola devam. Çok çalışacağız.”

“BOŞA GEÇİRECEK TEK BİR SANİYEMİZ DAHİ YOKTUR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2023 senesi yaklaştıkça CHP’nin başını çektiği muhalefetin “pervasızlıkları” ve “provokasyonları”nın arttığını belirterek, “Ülkemizdeki siyasi iklimi zehirlemek, milleti siyaset kurumundan soğutmak için ‘yalan terörü’ dâhil her şeyi deniyorlar. Partilerini saran yolsuzluk, hırsızlık, taciz, tecavüz bütün bu skandallarını insanımızın gözünden kaçırmak için her yola başvuruyorlar” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bir dönem sığınmacılara karşı vatandaşlarımızı kışkırttılar daha sonra hem de üniversite sınavına girecekleri günlerde gençlerimizi galeyana getirmek istediler. Kadrolu militanlarını öne sürerek yurtlar üzerinden üniversite gençliğimizi provoke etmeye çalıştılar. Bir ara hâkimleri, polisleri, daha sonra öğretmenleri tehdit ettiler. Neler demediler memurlara, öğretmenlere hatırlayın, neler. Tehdit ettiler açıkça, niye? Sen kimsin de benim memurumu tehdit ediyorsun, sen kimsin de benim polisimi tehdit ediyorsun, sen kimsin de bu ülkede alnının akıyla gelip bir kariyer almış memuru tehdide yelteniyorsun. Ben de buradan milletimin memuruna sesleniyorum, sakın bu oyunlara gelmeyin. Siz memur olarak görevinizi yaptığınız sürece bunların hiçbirisi sizin kılınıza dokunamaz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP’nin hâlihazırda yönetiminde olduğu belediyelerde işçileri işten attığını belirterek, “Ama bunun bedelini de ödeyecekler. Çünkü ‘alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste’, çıkacak. Milletimizin hiçbir kesimi yok ki CHP’nin tehditlerinden payını almasın. Toplumumuzun hiçbir kesimi yok ki CHP’nin yalan terörüne maruz kalmasın. Bunu da öyle korkakça yapıyorlar ki bir siyasetçi olarak, insan bunlar adına sadece hicap duyuyor” diye konuştu.

Bir dönem “yeni CHP” diye bir furya olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Başındaki zattan kimi köşe yazarlarına kadar herkes, CHP’nin değiştiğinden, darbeci kodlarından kurtulduğundan bahsediyordu. Hatta içimizden de birileri CHP ile ilgili benzer ifadeler kullanıyordu. Zaman geçti, seçim bitti, maske düştü. Yeni CHP ambalajının altından tek parti faşizminin güncel bir sürümü ortaya çıktı. ‘Yeni CHP’ dediklerinin millete 1940’ları aratacak kadar faşist, nobran, küstah bir zihniyeti temsil ettiği anlaşıldı. CHP’nin darbeci ve faşist kodlarından kurtulmasının mümkün olmadığını biz zaten biliyorduk ama bu süreçte milletimiz de hakikati görmüş oldu.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sadece son haftalarda yaşadıklarımız bile bize omuzlarımızdaki yükün ne kadar ağır olduğunu göstermeye kâfidir. Türkiye’nin son 20 yılına damga vurmuş bir kadro olarak, boşa geçirecek tek bir saniyemiz dahi yoktur. Ben özellikle Eskişehir’in analarına çok güveniyorum, çok inanıyorum ve Eskişehir’in anaları inşallah 23’ü CHP’ye zindan edecektir” dedi.

“MİLLETİMİZ BİZDEN DEMOKRATİK KAZANIMLARININ KORUNMASI İÇİN DAHA FAZLA ÇALIŞMAMIZI BEKLİYOR”

Çok çalışacaklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletimiz bizden hizmet bekliyor. Milletimiz bizden hak ve özgürlüklerine sahip çıkmamızı bekliyor. Milletimiz bizden demokratik kazanımlarının korunması için daha fazla çalışmamızı bekliyor. Milletimiz bizden büyük ve güçlü Türkiye’yi inşa etmemizi, ülkemizi 2023 hedefleriyle buluşturmamızı bekliyor. Onca iftiraya, yalana, bühtana rağmen milletimiz bize güveniyor, inanıyor kendisini ve evlatlarının geleceğini AK Parti’de ve Cumhur İttifakı’nda görüyor” değerlendirmesini yaptı.

AK Parti teşkilatları olarak millete olan borçlarını ancak ülkeye daha çok hizmet ederek ödeyebileceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, ulaşamadıkları, kapısını çalmadıkları, tasasına veya sevincine ortak olmadıkları her insanın vebalinin üzerlerinde olacağını söyledi.

“Bugünden itibaren 2023 seçimlerine kadar her çalışmayı işte bu anlayışla yürüteceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, salondakilere “Burada mutabık mıyız? Anlaştık mı? Durmak yok, yola devam diyor muyuz?” diye seslendi.

Eski Türkiye özlemiyle yanıp tutuşanların karşısına büyük ve güçlü Türkiye vizyonuna daha sıkı şekilde sarılarak çıkacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Muhalefetin nefret ve tehdit siyasetini, her zaman olduğu gibi yine eser, hizmet ve kardeşlik siyasetimizle başarısızlığa uğratacağız. AK Parti’nin yaptığı hizmetleri, reformları, ülkemize kazandırdığı eserleri iyi bir şekilde, doğru bir şekilde halkımıza anlatacağız. Sadece bilmemiz yetmez, bildiklerimizi bilmeyenlere anlatacağız. İnanın en yakınımızdakiler bile bunların çoğunu bilmiyor. Evdeki evladın bilmiyor, evladın. Onun için bunları anlatacağız. Neler yaptık, bu ülkeye neler kazandırdık, bunları anlatmamız lazım. Anlatmazsak yazık olur. Sizlerden önümüzdeki dönemde çok daha aktif, çok daha azimli, çok daha gayretli olmanızı istiyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda toplantının hayırlara vesile olması temennisinde bulundu. Kongre merkezine gelişi sırasında yolda kendisine sevgi gösterisinde bulunan bazı vatandaşlarla sohbet eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, çocuklara oyuncak dağıttı.

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 26. Dönem Adli Yargı ve 16. Dönem İdari Yargı Kura Törenine katıldı

“Ülkemizi aydınlık yarınlara adalet sistemimizin kusursuz işleyişi ile taşıyabiliriz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 26. Dönem Adli Yargı ve 16. Dönem İdari Yargı Kura Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Türkiye Yüzyılı’na giden yolun, diğer alanlarla birlikte, adaletin işleyişindeki eksiklerin giderilmesi olduğunun farkındayız. Ülkemizi aydınlık yarınlara ancak adalet sistemimizin kusursuz işleyişi, hukukun eksiksiz tecellisi, yargıya güvenin pekiştirilmesiyle taşıyabiliriz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen 26. Dönem Adli Yargı ve 16. Dönem İdari Yargı Kura Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.

Konuşmasına, bugün komşu ve kardeş ülke İran’dan üzüntü verici bir haber aldıklarını ifade ederek başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi ve beraberindeki heyetin helikopter kazasında vefat ettiklerini öğrendiklerini belirtti.

Merhum İran Cumhurbaşkanı Reisi’ye ve kazada hayatını kaybeden İran Dışişleri Bakanı ile diğer yetkililere Allah’tan rahmet niyaz eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu elim kazadan duyduğumuz derin teessürü burada öncelikle ifade etmek istiyorum. Şahsım, ülkem ve milletim adına İran halkına başsağlığı diliyorum. Kaza haberini aldıktan sonra süratle İran makamlarıyla irtibata geçerek tüm imkânlarımızla arama, kurtarma çalışmalarına katkı vermeye hazır olduğumuzu ilan ettik. Akıncı insansız hava aracımız ile gece görüş kabiliyeti olan Cougar tipi helikopteri bölgeye sevk ettik. Arama kurtarma ekiplerimiz de İranlı kardeşlerimize yardımcı olmak üzere bölgeye intikal etmek suretiyle hemen yola çıktılar. Helikopterin enkazının tespiti yapıldıktan ve vefat edenlerin naaşlarına ulaşıldıktan sonra ekiplerimiz geri döndü.”

“BU ZOR GÜNLERİNDE DOST VE KARDEŞ İRAN HALKININ YANINDA OLACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, merhum İran Cumhurbaşkanı Reis’yi 24 Ocak’ta, Ankara’da resmî ziyaret kapsamında misafir ettiğini, bunun dışında farklı vesilelerle de bir araya geldiklerini anımsattı.

Gerek ikili ilişkiler gerekse bölgeyi ilgilendiren konularda İran Cumhurbaşkanı Reis’i ile çok yakın diyalog içinde olduklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Görevde bulunduğu sürede İran halkının ve bölgemizin huzuru için verdiği samimi çabalara bizzat şahitlik ettim. Aynı şekilde İran Dışişleri Bakanı merhum Hüseyin Emir Abdullahiyan’ın Türkiye ile ilişkileri döneminde başarılı bir diplomat olduğunu gördük. Kendilerini şükranla ve hürmetle yâd ediyoruz. İranlı kardeşlerimizin bu süreci kadim ve güçlü devlet geleneklerine uygun şekilde suhuletle yöneteceklerine yürekten inanıyorum. Türkiye olarak biz de her zaman olduğu gibi bu zor günlerinde dost ve kardeş İran halkının yanında olacağız. Bir kez daha İran İslam Cumhuriyeti’nin dinî lideri Sayın Ali Hamaney başta olmak üzere dost İran halkına, hükûmetine, merhumların acılı ailelerine en derin taziyelerimi iletiyorum.”

“GENÇ KARDEŞLERİMİZİN, GİTTİKLERİ YERLERDE ADALET SANCAĞINI YÜCELTECEKLERİNE İNANIYORUM”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün 26. dönem yanında, farklı dönem adli ve idari yargılarının bir kısmının kurasını çekeceklerini ifade etti.

Kura töreni ile bin 44 hâkim ve cumhuriyet savcısını, ülkenin dört bir yanındaki görev yerlerine yolcu edeceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları paylaştı: “Kendilerine yeni görev yerlerinde başarılar diliyorum. Hâkim ve savcılarımızdan 81 vilayetiyle, 85 milyon vatandaşıyla bu ülkeyi çok sevmelerini, bu devlete en güzel şekilde hizmet etmelerini istiyorum. Hepsi birbirinden başarılı, gayretli ve donanımlı bu genç kardeşlerimizin, inşallah gittikleri yerlerde adalet sancağını yücelteceklerine inanıyorum. Biz de 21 yıldır olduğu gibi ülkeye ve millete karşı mesuliyetlerini hakkıyla ifa etmeye çalışan herkese destek vereceğiz. Bugünkü kura töreniyle, hâkim, savcı sayımızı 25 bine yaklaştırmış oluyoruz. Kaliteli insan kaynağı, kamu ve özel sektör fark etmeksizin hayatın her alanında sistemin başarısının temel unsurudur. Adalet sisteminin kusursuz işlemesinin de öncelikli şartı, nitelikli yetişmiş ve yeterli personeldir. Bu anlayışla, adalet hizmetlerinin standardını yükseltme yolunda bugüne dek attığımız adımların en başında personel sayımızın arttırılması vardır.”

İktidara geldiklerinde 9 bin 349 olan hâkim, savcı sayısını 2,5 kattan fazla arttırmak suretiyle mahkemelerin yükünü hafiflettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yardımcı personel sayımız 26 bin 274’ten 96 bin 650’ye, ceza infaz kurumlarındaki görevli sayısı ise 25 bin 407’den 83 bine çıktı. Adalet teşkilatımızın personel sayısı, 2002 yılında göreve geldiğimizde 61 bin iken bugün bu rakam 204 bini buldu. Personelin yanı sıra mahkeme sayısı, bina, teknoloji ve diğer alanlarda da adalet camiamıza güçlü destek verdik. Yani merdiven altı sistemden bugünkü fiziki koşullara ulaştık. Mahkeme sayısı adli yargıda yüzde 99, idari yargıda yüzde 51 oranında arttı” diye konuştu.

“ADALET SİSTEMİNİN İŞLEYİŞİNİ HIZLANDIRAN TARİHÎ REFORMLARA İMZA ATTIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, mahkeme kararlarındaki hataları en aza indirme ve temyizdeki yığılmayı önlemek amacıyla istinaf mahkemelerini kurduklarını dile getirdi.

Bölge adliye mahkemelerini 15 yerde, bölge idare mahkemelerini dokuz yerde faaliyete geçirdiklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Adalet kurumlarının modern ve fonksiyonel mekânlara sahip olmasına hassasiyet gösterdik. İnşa ettiğimiz 284 adalet hizmet binasıyla hâkimlerimize, savcılarımıza, avukatlarımıza yakışır modern çalışma imkânları sunduk. Bina ve kadro haricinde, hayata geçirdiğimiz kanuni düzenlemelerle hukuk devletini güçlendirdik, yargının tarafsız ve bağımsız hareket edebilmesinin yasal ve anayasal altyapısını oluşturduk. Hukuk sistemimize sirayet etmiş, adaletin tecellisi önünde engel teşkil eden vesayet araçlarını tek tek ortadan kaldırdık. Yargıda çift başlılığa son verilmesinden bireysel başvuru hakkına, hedef süreden elektronik devlet uygulamalarına, adli tıptan bilirkişiliğe, lekelenmeme hakkından arabuluculuk müessesesine, tutukluluk şartlarından ifade özgürlüğünün genişletilmesine, hâsılı çok geniş bir yelpazede adalete erişimi kolaylaştıran, adalet sisteminin işleyişini hızlandıran tarihî reformlara imza attık. Güven veren ve erişilebilir bir adalet hedefiyle bu alandaki çalışmalarımıza hız kesmeden devam edeceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, medeniyetin temel direğinin adalet olduğunu söyledi.

“GÜVENİLİR VE SERİ BİR ŞEKİLDE TECELLİ EDEN ADALET HUZURUMUZUN GÜVENCESİDİR”

Yusuf Has Hacib’in, Kutadgu Bilig’de, “Bir memleketin bağı ve kilidi iki şeyden ibarettir, biri ihtiyatlılık, biri kanun. Bunlar esastır” dediğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Anadolu’nun manevi mimarlarından mütefekkir ve mürşit Hazreti Mevlana Hazretleri de aynı şekilde adalet mefhumuna büyük önem vermiştir. Mesnevi’nin özünü adalet, hukuk ve zulüm kavramları oluşturur desek hatalı bir genelleme yapmış olmayız” diye konuştu.

Hazreti Mevlana’nın, adaleti “Adalet her şeyi yerli yerine koymak demektir. Ayakkabı ayağındır, külah da başa aittir. Her şey yerinde güzeldir. Ormanda fakat zincire vurulmuş bir aslan, kum üstünde çırpınan bir balık, mahmur bir hâlde ötemeyen bülbül tabii özelliklerini kaybetmiştir” şeklinde tarif ettiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Necip Fazıl Kısakürek’in de “Adalet, hakkı yerine koymaktır” diyerek aynı hakikati ifade ettiğini dile getirdi.

Fikir ve gönül dünyasının önderlerinin sözlerine, eserlerine ve tavsiyelerine bakıldığında, adaletin genellikle bu minvalde tanımlandığının görüldüğüne dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Mağdur ve masum ile zalim ve mücrimi, olması gereken yerlere koymanın adı adalettir. Halkımızın tabiriyle ‘adalet suçlunun hapiste, masumun dışarıda olmasıdır’. Suçun cezasız kalmadığı duygusunu toplumda yerleştirdiğimiz ölçüde adaleti tesis etmiş yani hakkı yerine koymuş oluruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İnsanlar arasında cezasızlık algısının yaygınlaşması ise adalete güveni sarsacak, toplumsal barışı dinamitleyecektir. Bu bakımdan güvenilir ve seri bir şekilde tecelli eden adalet, millet olarak birliğimizin, beraberliğimizin, huzurumuzun güvencesidir. Şunu çok net ifade etmek isterim, her mahkeme kararı sonrasında ‘hak yerini buldu’ anlayışı ne kadar güçlenirse toplum da kendini o derece emniyette hisseder. Özellikle bizim gibi yakın siyasi tarihinde adaletsizliklere tanık olmuş bir millet için hakkın yerini bulmasının önemi tartışma götürmez. Bu gerçeğe, darbe ve terör davaları gibi kritik başlıklara, bir fiil şahitlik ettik. Millî iradeyi güçlendirme mücadelemizde ülkemizdeki darbe geleneğiyle de hesaplaştık. Anayasayı değiştirerek darbecilerin yargılanmasını sağladık.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti iktidarı döneminde, Cumhuriyet tarihinde ilk defa millî iradeye kasteden darbecilerin yargılandığını, geç de olsa hak ettikleri cezaları aldıklarını hatırlattı.

“MİLLETİN MUAZZEZ İRADESİNE KİMSENİN GÖLGE DÜŞÜRMESİNE MÜSAADE ETMEYECEĞİZ”

Darbeden 60 sene sonra kurdukları bir komisyon vasıtasıyla, 27 Mayıs mağdurlarının zararlarını tazmin ettiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 12 Eylül ve 28 Şubat’ta demokrasiye darbe yapanların, milletin vicdanıyla birlikte bağımsız Türk mahkemeleri tarafından da mahkûm edildiğini anımsattı.

Darbe suçunun asla cezasız kalmayacağının böylece anlaşılmış olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Aynı durum 15 Temmuz darbe teşebbüsünün elebaşları için de geçerlidir. Milletin namuslarını emanet ettiği silahları, o silahların asıl sahiplerine doğrultanlar, ihanetlerinin hesabını hukuk önünde verdiler. 253 insanımızı şehit edenler Allah’ın izniyle gün yüzü göremeyecekler. Yurt dışına kaçan alçakların da peşini asla ve asla bırakmayacağız. Son FETÖ’cü hain de yargıya hesap verene kadar enselerinde olacağız. Milletin kendilerine vermediği yetkiyi silah gücüyle, fezlekelerle veya diğer kanun dışı yollarla gasbetmeye yeltenenler, bundan sonra da adaletin pençesinden kurtulamayacaklar.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Vatanımızın bekasına, devletimizin bütünlüğüne, milletimizin birlik ve dirliğine, millî iradenin egemenliğine, vatandaşlarımızın huzuruna, refahına ve özgürlüklerine kim kastederse dün olduğu gibi karşısında yine bizi bulacak, yargımızı bulacaktır. Demokrasimize uzanan elleri kırmaktan çekinmedik, yine çekinmeyeceğiz. Milletin muazzez iradesine kimsenin gölge düşürmesine müsaade etmeyeceğiz. Görevi huzuru sağlamak olanların darbe şartlarının olgunlaşmasını beklediği ve tereyağından kıl çeker gibi darbe yapmakla övündüğü günler artık geride kalmış, eski Türkiye’de kalmıştır. Antidemokratik veya gayrimeşru yollara tevessül edenlerin Türkiye’de varacağı tek yer mahkeme salonlarında hukuka hesap vermek olacaktır” diye ekledi.

“6-8 EKİM OLAYLARINI KİMSE MAZUR VE MEŞRU GÖSTEREMEZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 6-8 Ekim olaylarıyla ilgili birkaç gün önce açıklanan mahkeme kararlarını da bu bakış açısıyla değerlendirdiklerini aktardı.

6-8 Ekim olaylarının asla bir protesto gösterisi olmadığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “37 insanımızın vahşice öldürüldüğü bir terör kalkışmasıdır. Suriye’deki gelişmeleri bahane eden bölücü örgüt unsurları doğrudan devletimizin bekasını hedef alan bir isyan girişiminde bulunmuştur. Bu isyan girişiminde 37 insanımız, şehir eşkıyaları tarafından katledilmiştir. Ülkemizin 35 ili, 96 ilçesi ve 131 yerleşim biriminde sokaklar, dükkânlar, okullar ateşe verilmiş, masumların kanı akıtılmıştır. Bölücü canilerin katlettiği insanlar arasında ihtiyaç sahiplerine kurban eti dağıtan 16 yaşındaki Yasin Börü ve arkadaşları da vardır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “6-8 Ekim olaylarını kışkırtanlar, yönlendirenler, azmettirenler milletimize böyle bir acıyı yaşatanlar bellidir. Hukuk elbette bunlardan hesap sormak zorundadır. ‘Siyasi dava’ denilerek terör kalkışmasının aklanmaya çalışılması her şeyden önce hukuka ve demokrasiye hakarettir. 6-8 Ekim olaylarını kimse mazur ve meşru gösteremez. Mahkeme kararıyla ilgili haddi aşan yorumları tasvip etmiyoruz. Karar, kayıplarının acısıyla son 10 yıldır Kerbela’ya dönmüş yüreklere su serpmiş, adaletin tecellisine olan inancı yeniden güçlendirmiştir. İsyan girişiminden 10 yıl sonra geç de olsa hakkın yerini bulduğunu görüyor, bundan da mağdurlar ve demokrasimiz adına memnuniyet duyuyoruz. Sokakları kan gölüne çevirerek, bu ülkede siyaset yapılmayacağını artık herkesin anlamasını ümit ediyoruz.”

“ADALETE GÜVENİ NE KADAR SAĞLAM TESİS EDERSEK EKONOMİ VE DEMOKRASİDE O DERECE HIZLI MESAFE ALIRIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hukuk devleti ilkesinin yaşatılabilmesi için yargının her türlü taassuptan, hizipleşmeden azade tutulmasının şart olduğunu vurgulayarak, “Siyasi ve ideolojik kamplaşmaların adalet sisteminde yol açtığı tahribatları, özellikle tecrübelerimizle çok iyi biliyoruz. Bunların tekrarına izin vermeyeceğiz. Yargımızın tarafsızlığını ve bağımsızlığını koruması ilk ve öncelikli şarttır. Şunu bir kere daha kabul etmemiz lazım. Adalete güveni ne kadar sağlam tesis edersek ekonomi ve demokraside o derece hızlı mesafe alırız” dedi.

Türkiye Yüzyılı’na giden yolun, diğer alanlarla birlikte adaletin işleyişindeki eksikliklerin giderilmesi olduğunun farkında olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkenin aydınlık yarınlara ulaşmasının, ancak adalet sisteminin kusursuz işleyişi, hukukun eksiksiz tecellisi, yargıya güvenin pekiştirilmesiyle mümkün olacağına işaret etti.

“ADALET VE HUKUK ALANINDAKİ REFORM İRADESİNİN GÜÇLÜ OLMASINI KRİTİK ÖNEMDE GÖRÜYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu hususta da yaşanan ve yaşanacak sıkıntıların bizi yavaşlatacağını, hedeflerimiz ile aramıza gireceğini asla göz ardı etmiyoruz. Adalet ve hukuk alanındaki reform iradesinin güçlü olmasını bu bakımdan kritik önemde görüyoruz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, adalet sisteminin şeffaflaştırılması, hesap verebilirliğin artırılması, yargı bağımsızlığının ve tarafsızlığının tahkim edilmesi için bundan sonra da yeni adımlar atmayı sürdüreceklerini kaydederek, siyaset kurumunun bütün paydaşlarını bu doğrultuda yürütülen çabalara destek olmaya çağırdı.

Mesleğe kabul edilen ve kura töreniyle görev yerleri belli olacak hâkim ve savcılara başarılar dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Buradaki her bir genç arkadaşımın meslek hayatı boyunca üzerindeki cübbenin, vatandaşın adalete ve hukuk devletine olan itimadını temsil ettiğinin şuuruyla hareket edeceğine yürekten inanıyorum. Ülkemize ve milletimize yapacağınız hizmetlerden dolayı şimdiden sizlere teşekkür ediyorum” sözlerini sarf etti.

Konuşmaların ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler, butona basarak bin 44 hâkim ve savcının atama kuralarını başlattı.

HABER BURADA

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 19 Mayıs mesajı

19 Mayıs 1919

Samsun’da bundan tam 105 yıl önce başlayan ve Millî Mücadele’yi zaferle taçlandıran 19 Mayıs 1919’un, güçlü Türkiye’nin inşasında ilk tuğlanın konulduğu tarih olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Bu tarih, milletimizin düşman işgaline karşı ülkemizin her köşesinden yükselen istiklal ve istikbal ruhunun kıvılcımı olmuştur. Milletimizin esarete karşı direnişini ortaya koyarak topyekûn bir varoluş mücadelesini başlattığı bu sürecin devamında ya istiklal ya ölüm nidalarıyla vücut bulan varlık-yokluk mücadelesi başlamıştır.” dedi.

Samsun’da yanan istiklal meşalesinin, Amasya, Erzurum, Sivas ve ardından Ankara ile tüm Anadolu’ya yayıldığını belirten Erdoğan, 19 Mayıs ruhunun, bu milletin en büyük varlığı, en büyük sermayesi olduğunu ifade etti.

“Zorluklara karşı durmanın, azimle, inançla, kararlılıkla hep beraber mücadele etmenin anlamı bu ruhta gizlidir. Ülkemizin karşı karşıya kaldığı her türlü baskıya, provokasyona rağmen hızlandırdığı kalkınma, büyüme, güçlenme mücadelesini ancak 19 Mayıs’ın ruhuna, özüne, ilkelerine, ideallerine ve hedeflerine sahip çıkarak sürdürebiliriz.

Yeni Türkiye Yüzyılı’nın neferleri olan sizler böyle bir bilinç ve özgüvenle tarihinize, bugününüze sahip çıkıp birbirinizle kenetlenin, birbirinizle kardeşlik hukukunuzu geliştirin. Siz gençlerimizin ve aziz milletimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyor, Gazi Mustafa Kemal başta olmak üzere Kurtuluş Savaşımızın bütün kahramanlarını bir kez daha saygıyla anıyorum.

HABER BURADA

Dünya

“Türkiye’nin son 21 yılda başarı hikâyesi yazdığı alanların en başında tarım gelmektedir”

“ZİRAAT BANKASI, SEKTÖRÜN KREDİ İHTİYACININ YÜZDE 75’İNİ TEK BAŞINA OMUZLAMIŞTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ziraat Bankası Tarım Ekosistemi Buluşması’nda yaptığı konuşmada, “Türkiye, ‘gerçekler’ yerine ‘çarpıtmalar’ üzerinden muhalefeti artık geride bırakmalıdır. Elini vicdanına koyan herkesin kabul ettiği hakikat şudur: Ülkemizin son 21 yılda başarı hikâyesi yazdığı alanların en başında; tarım, hayvancılık ve su ürünleri vardır” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde “Sürdürülebilir Tarım ve Tarımda Markalaşma” temasıyla düzenlenen Ziraat Bankası Tarım Ekosistemi Buluşması’na katılarak bir konuşma yaptı.

Ziraat Bankasının düzenlediği programda olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tarımda sürdürülebilirlik ve iklim değişikliği, coğrafi işaretli ürünler ve tarımda markalaşma, tarımın geleceği teması altında yapılan ve yapılacak olan tartışmaların sektörümüz açısından yol gösterici olmasını temenni ediyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ziraat Bankasının 160 yılı aşkın süredir çiftçinin ve üreticinin yanında yer aldığını belirterek, şunları kaydetti: “1863 yılından beri Ziraat Bankamız Türk tarımının lokomotifi oldu. Savaş dönemleri dahil ülkemizin yokluk günlerinde bankamız, çiftçinin, esnafın, tüccarın, girişimcinin yanında yer aldı. Üreticilerimizin, insanımızın iliğini sömüren tefecilerin ve faiz lobilerinin pençesine düşmemesi noktasında hayati rol üstlendi. Ziraat Bankası dün olduğu gibi bugün de ülkeyi ve milleti önceleyen duruşunu muhafaza ediyor. Ziraat varsa memleketin dört bir yanında ziraat var anlayışıyla Türkiye’nin tarım sektörüne güçlü destek veren bankamızı ve çalışanlarını yürekten tebrik ediyorum.”

“BULUŞMANIN TARIM EKOSİSTEMİNİN GELİŞMESİNE KATKI SUNACAĞINA YÜREKTEN İNANIYORUM”

Ziraat Bankasının sadece kar peşinde koşan bir banka olmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bankanın ihtiyaç duydukları anda çiftçinin, esnafın sanayicinin, tüccarın ve ihracatçının elinden tutan bir kara gün dostu olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, her iktisadi teşekkülün çalışmalarını sürdürmeyi, yeni yatırımlarla faaliyet sahasını büyütmeyi ve genişletmeyi hedeflediğini dile getirerek, Ziraat Bankasının hem ülke içinde hem de yurt dışında mevcudiyetini artırdığını görmekten memnuniyet duyduklarını söyledi.

Ziraat Katılım’ın da 2015 yılında faaliyete geçmesiyle birlikte bankanın hızla gelişen alternatif finans piyasasında da yerini aldığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Daha nice seneler boyunca Ziraat’ın bir bankadan daha fazla olma iddiasını devam ettirmesini bekliyorum. Bugünkü programımız Ziraat Bankasının kuruluş gayesinin misyonunu ve asli vazifesini yerine getirdiğini gösteriyor. 81 ilden, 2 binden fazla sektör temsilcisinin bir araya geldiği bu buluşmanın tarım ekosisteminin gelişmesine katkı sunacağına yürekten inanıyorum” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, programdan önce genç ve kadın çiftçiler ile kooperatif ürünlerinin yer aldığı stant alanını ziyaret ettiğini, ülkenin tarımının çeşitliliğine ve zenginliğine burada tekrar şahit olduğunu belirterek, şöyle dedi: “Bu hazineyi ne kadar ileriye taşırsak Türkiye için o kadar iyi olacaktır. Tabii bunun için tarım sektörünün tüm paydaşlarının el ele vermesi, iş birliği ve dayanışma içinde hareket etmesi mühimdir. Tarım sektörünün bütün aktörlerini aynı zamanda buluşturan bu tarz programlar anlayış birliğinin tesisini de kolaylaştırmaktadır. Değerli fikirleriyle bugünkü buluşmaya katkı sunan tüm hocalarımıza ve sektör temsilcilerine teşekkür ediyorum. Ziraat Bankası yönetimini buluşmaya öncülük ettikleri için tebrik ediyorum. Ülkemizin kalkınmasına, ekonomimizin büyümesine, sofralarımıza ulaşan çeşitli nimetlerin üretimine alın teri dökerek vesile olan çiftçilerimize de buradan bir kez daha selamlarımı, saygılarımı gönderiyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’nde, Ankara’da ziraat odası başkanları ve üretici birlikleriyle bir araya geldiklerini ve kucaklaşıp hasbihal ettiklerini söyledi.

Türkiye’nin tarımda son 21 yılda nereden nereye geldiğini, karşılaştırmalı olarak çok detaylı bir şekilde ortaya koyduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizde muhalefetin ezberi olan ‘Tarım bitti’ tezlerinin ne kadar içi boş, temelsiz ve gerçek dışı olduğunu rakamlarla ispat ettik. Biraz önce Tarım ve Maliye bakanlarımız da yaptıkları konuşmalarla bunu tekrar teyit ettiler” diye konuştu.

“PROBLEMLERİMİZE ORTAK AKILLA ÇÖZÜM YOLLARI GELİŞTİRMEYE ÇALIŞIYORUZ”

“Özellikle hemen her sene tedavüle konulan saman ithalatı söyleminin, tarım sektörünün tüm paydaşlarına yapılmış bir hakaret olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin gerçekler yerine çarpıtmaları ve bunun üzerinden yapılan muhalefeti artık geride bırakması gerektiğini, eski muhalefet tarzının raf ömrünü tamamladığını ve bunun yerine, eleştiren ama daha yapıcı bir anlayışın ikame edilmesinin Türkiye için daha faydalı olacağını ve kendilerinin de böyle olmasını arzu ve ümit ettiklerini kaydetti.

Elini vicdanına koyan herkesin kabul ettiği bir hakikat olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Ülkemizin son 21 yılda başarı hikâyesi yazdığı alanların en başında tarım, hayvancılık ve su ürünleri vardır. Bunu söylerken elbette her şey güllük gülistanlık diyemeyiz. Dünyadaki tüm ülkeler gibi bizim de sıkıntılarımız var. Tarımsal girdi fiyatlarındaki artış, çözmemiz gereken buna benzer sorunlarımız var. Kırmızı ve beyaz et fiyatlarında son dönemde yaşanan dalgalı hareketleri yok sayamayız. Gübre fiyatlarındaki artışlardan, gündelik ve sürekli işçi eksikliğine kadar farklı alanlarda yükselen şikayetlere kulaklarımızı tıkayamayız. Başarılarımızla birlikte hâlen problem üreten alanların farkındayız. Muhasebemizi yaparken ne ifrata ne tefrite kaçıyor, dengeli ve objektif bir şekilde kendimize ayna tutuyoruz. Amacımız güçlü ve zayıf yanlarımızı en doğru biçimde tespit etmektir. Tarımda da durum farklı değildir. Burada da çözüm odaklı bakış açısıyla hareket ediyoruz. Başarılarımızın sayısını arttırmanın, eksiklerimizi gidermenin derdindeyiz. Problemlerimize ortak akılla çözüm yolları geliştirmeye çalışıyoruz.”

“BİZE İNSAN HAKLARI DERSİ VEREN BATILI ÜLKELERİN PEK ÇOK AFRİKA ÜLKESİNDE NELER YAPTIĞINI BİLİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarım sektörünün 21 yılda elde ettiği başarıların değersizleştirilmesine mahal vermeden, milletin en çok şikâyet ettiği hususlara odaklanarak Türkiye’yi hep beraber hedeflerine ulaştırmak istediklerini belirtti.

Millî mesele olan tarımda, hiç kimseye kapıları kapatmadıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin tarım ekosistemini geliştirmek için herkesin fikrine, katkısına, eleştirisine, önerilerine sonuna kadar açığız. Yeter ki tarım konusu ezberlere ve ön yargılara kurban edilmesin. Yeter ki cımbızla çekilen bir ürün üzerinden sektöre haksızlık yapılmasın. Allah’ın izniyle gerisi biraz gayret ve emekle zaten kolayca gelecektir” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen asırda yeraltı kaynaklarının ön planda olduğunu vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Petrol, altın, elmas ve diğer yeraltı zenginlikleri için oluk oluk kan aktı. Bir damla petrolü, bir damla kandan daha kıymetli gören sömürgeciler, bunları tahakküm altına almak için her yola başvurdular. Binlerce kilometre ötedeki ülkeleri işgal ettiler. Avrupa’dan Afrika’ya saldırdılar. Oralarda tüm imkânlarıyla Afrika’nın o zenci evlatlarının ne yazık ki imkânlarını, helikopterlerle elmaslarını, altınlarını Avrupa’ya taşıdılar. İnsanları topraklarından sürdüler. Savaş ve iç savaş çıkardılar, eli kanlı diktatörleri desteklediler, darbe yaptılar, cinayet işlediler, katliamlara imza attılar. Yerel halkı içkiye, uyuşturucuya alıştırarak, ekonomik, sosyal ve siyasal bakımdan kendilerine tamamen bağımlı hâle getirdiler. Kendi refahlarını mazlumlardan çaldıkları zenginlikler üzerine bina ettiler. Bize insan hakları dersi veren batılı ülkelerin Kongo’da, Cezayir’de, Kenya’da, Somali’de, Güney Afrika’da, Namibya’da, Nijerya’da ve daha pek çok Afrika ülkesinde neler yaptığını çok iyi biliyoruz. Avrupa’nın ortasında, Afrika’dan getirilen insanların sergilendiği, ‘müze’ adı altında, affınıza sığınarak söylüyorum, hayvanat bahçeleri kuruldu. Sadece Kongo’da şiddet, açlık ve hastalık nedeniyle 10 milyon kişi öldü. Bu ülkeleri ziyaretimizde sömürgecilerin acımasız yüzünü bizzat görme fırsatı bulduk. Bunların hepsi ve daha fazlası yeraltı ve yer üstü kaynaklarının kontrolü için yapıldı.”

“TOPLAM 33 MİLYON TON TAHILIN BOĞAZLARIMIZDAN GÜVENLİ GEÇİŞİNİ SAĞLADIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni ve çok daha sinsi yöntemlerle sömürü düzeninin devam ettiğini ancak içinde bulunulan yüz yılda aynı kavganın tarım alanları, su ve gıda için verileceğinin anlaşıldığını ve bunun işaretlerini şimdiden görmeye başladıklarını dile getirdi.

Dünyanın gelişmiş ülkelerinin Afrika’da tarım arazisi kiralamak için büyük bir yarış içinde olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İklim değişikliğinin olumsuz etkileriyle birlikte su kaynakları ve havzaları birer çatışma hattına dönüşüyor. Asya, Amerika, Kuzey Afrika ve Orta Doğu’daki birçok gerilimin altında su kaynaklarıyla ilgili anlaşmazlıklar yatıyor” şeklinde konuştu.

Kovid-19 salgını ve Rusya-Ukrayna savaşında tüm ülkelerin gıda arz güvenliğini temin için nasıl kıyasıya mücadeleler verdiklerini unutmadıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Türkiye’nin gayretleriyle hayata geçirilen Karadeniz Girişimi olmasaydı başta Afrika ülkeleri olmak üzere birçok yerde kıtlık yaşanacaktı. Açlık tehdidiyle karşı karşıya kalan 10 binlerce insan hayatını kaybedecekti. Biz buna kayıtsız kalamazdık ve hamdolsun kalmadık. Toplam 33 milyon ton tahılın Boğazlarımızdan güvenli geçişini sağlayarak durumun iyice kontrolden çıkmasına engel olduk. Şunu bir defa görmemiz lazım; tarımın önemi azalmayacak bilakis daha da artacak. Her yeni küresel kriz, gıda üretimi ve tedarikinin ne kadar stratejik bir alan olduğunu teyit edecek. İklim değişikliği, çevre kirliliği, küresel ısınma ve bölgesel riskler arttıkça rekabet kızışacak hatta belki de daha kanlı hâle gelecek. Bizim ülke olarak tüm hazırlıklarımızı buna göre yapmamız gerekiyor. Diğer türlü ciddi sıkıntılarla karşılaşmaktan kendimizi kurtaramayız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarımı sadece ekonomi için değil milletin bekası için de hayati önemde bir sektör olarak gördüklerini ifade etti.

“ZİRAAT BANKASI, SEKTÖRÜN KREDİ İHTİYACININ YÜZDE 75’İNİ TEK BAŞINA OMUZLAMIŞTIR”

Bu Türkiye Yüzyılı’nın temel unsurları arasında tarımın, hayvancılığın, kırsal kalkınma ve tüm bu alanlardaki verimlilik artışının ayrı bir yeri olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 21 yılda bunun altyapısını güçlendirme yolunda önemli adımlar attıklarını ve tarım desteklerini hem çeşitlendirdiklerini hem de ciddi oranda yükselttiklerini belirtti.

Tarım Kredi Kooperatiflerinin sektörün ve çiftçilerin daima yanında olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çiftçilerimizin finansman ihtiyacını karşılamak üzere Ziraat Bankamızın kullandırdığı tarım kredilerinin tutarı 480 milyar lirayı aşmış durumdadır. Bu kredi miktarıyla Ziraat Bankası, sektörün kredi ihtiyacının yüzde 75’ini tek başına omuzlamıştır. Bu kredilerden yararlanan çiftçilerimizin sayısı 1,2 milyonu aştı. Ziraat Bankası’nın kullandırdığı tarım kredilerinin yüzde 91’i, yani 435 milyar liralık kısmı, faiz desteği verilen kredilerden oluşuyor. Bu kapsamda 587 binin üzerinde çiftçimizin 110 milyar lira tutarındaki tarım kredisinin faizinin tamamı, devletimiz tarafından ödeniyor. Sübvansiyonlu tarım kredisi kullanan çiftçilerimizin faizlerinin ortalama yüzde 69’luk kısmını, yine devletimiz karşılıyor. Bu uygun finansman kaynağı ne kadar çok çiftçimize ulaşır ve ihtiyacını karşılarsa, çiftçilerimizin karlılıklarına o derece katkı sağlamış oluruz. Bizim gayemiz, insanları doğdukları yerde doyar hâle getirmektir” diye konuştu.

Konuşmasından önce, yanında oturan bir besiciye “Ne yapıyorsun?” diye sorduğunu ve “Manda yetiştiriyorum” cevabını aldığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “10 mandayla başlamış. Şu anda 120 mandası var. Öyle mi? Mesele bu” dedi.

“Tarımın anavatanı olan Anadolu’da yeşil kalkınma ve yerelden kalkınma ilkesiyle yeni bir tarım ve kırsal kalkınma süreci başlatıyoruz” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Kırsal Kalkınma Hibe Programlarımızı, üretim planlamasını dikkate alarak yeniden düzenledik. 2024 yılı Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı hibe desteğine esas proje limitini, 7 milyon liradan 14 milyon liraya yükselttik. 5 milyar lira hibe desteği sağlayacağımız 7 bin projeyi ve hak sahiplerini, bugünden itibaren Tarım ve Orman Bakanlığımız açıklamaya başlayacak. Bu projelerle toplam 13 milyar lira yatırım yapılacak olup, yaklaşık 20 bin vatandaşımıza istihdam sağlayacağız. Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri, çiftçilerimiz için ilk kez hayata geçen yeni tarımsal kredi uygulamalarını ay başında kamuoyuyla paylaştı. Üretim planlaması kapsamında üretim ve sözleşmeli üretim yapan çiftçilerimiz ilk defa ilave faiz, kâr payı indiriminden yararlanabilecek. Organize tarım bölgesi yatırımı yapacak üreticilerimize ve birinci derecede tarımsal amaçlı örgütlerimize de ilk defa ilave faiz indirimi uygulanacak.”

ÇİFTÇİYE VE BESİCİYE KREDİ LİMİTİ ARTIRMA MÜJDESİ

Sadece bunlarla yetinmediklerini, Ziraat Bankası’nın da yeni müjdelerle sektöre verdiği desteği artırdığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Küçük ekipman kredisinin limitini 150 bin liradan 250 bin liraya çıkarıyoruz. Küçükbaş hayvan üreticilerimize işlerini büyütmeleri, hayvan sayılarını çoğaltmaları, atıl işletme kapasitelerini üretime kazandırmaları amacıyla verilen kredinin limitini de 400 bin liradan 600 bin liraya getiriyoruz. Büyükbaş süt hayvancılığıyla iştigal eden üreticilerimiz için bu rakamı 1 milyon liradan 1,5 milyon liraya yükseltiyoruz.” ifadelerini kullandı.

Her zaman gençlerin geleceğimiz olduğunu söylediğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerin tarım alanında iş ve işletme sahibi olmalarını teşvik ettiklerini belirtti.

Türkiye’deki genç nüfusa tarım dahil ne kadar fazla alternatif iş kolu oluşturulabilirse, ekonomi için o kadar güzel olacağını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Genç çiftçi kredisinin limitini 1,5 milyon liradan 2,5 milyon liraya artırıyoruz. Kadın çiftçi kredisinin limitini de aynı şekilde 1,5 milyon liradan 2,5 milyon liraya yükseltiyoruz. Ziraat Bankamızın bu müjdeli haberlerinin de çiftçilerimize hayırlı olmasını diliyorum. Bu kredilerin katkısıyla tarım sektörümüz geliştikçe inşallah Türkiye daha müreffeh, milletimiz daha huzurlu, geleceğimiz daha aydınlık, daha güvenli olacaktır. Rabbim yolumuzu, bahtımızı, açık etsin diyorum” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu imkânların sağlanmasında emeği geçenleri tebrik etti.

Konuşmalarının ardından günün anısına Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Ziraat Bankası Genel Müdürü Alpaslan Çakar ve çiftçileri temsilen İzmir Menemen’den Aslı Turan tarafından ata tohumlarının yer aldığı tablo hediye edildi.

HABER BURADA

DÜNYA

seers cmp badge