Cumhurbaşkanı Erdoğan, Angola Meclisine hitaben yaptığı konuşmada, “Bağımsızlığını elde ettiği 11 Kasım 1975’ten bu yana pek çok zorluğun üstesinden gelen Angola halkının, birlik ve beraberlik içinde aydınlık yarınlarını da inşa edeceğine inanıyoruz. Türkiye olarak kalkınma yolculuğunda dost Angola’nın yanında olmayı sürdüreceğiz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Angola Cumhurbaşkanı Joao Manuel Gonçalves Lourenço’nun davetlisi olarak resmî ziyaret nedeniyle bulunduğu Angola’da Angola Meclisi Genel Kurulu’na hitaben bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Angola Ulusal Meclisinde yaptığı konuşmada, coğrafi bakımdan Türkiye ve Angola arasında yaklaşık 6 bin kilometre mesafe olsa da kalplere sınır çizilemeyeceğini, ayrı kıtalarda yer alsalar da aynı gönül dilini konuşan, aynı idealleri savunan, yönünü geçmişe değil, geleceğe dönen dost bir ülkenin Cumhurbaşkanı olarak burada bulunduğunu belirtti.
Ziyaretinin, Türkiye’den Angola’ya Cumhurbaşkanı düzeyinde bir ilk olması sebebiyle, tarihî bir nitelik taşıdığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, kısa süre önce Angola Cumhurbaşkanı Lourenço ve heyetini, yine bir ilki teşkil eden ziyaret çerçevesinde, Türkiye’de misafir ettiklerini söyledi.
“HER ALANDA İŞ BİRLİĞİMİZİ GELİŞTİRMENİN YOLLARINI ARAYACAĞIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, son üç ay içerisinde gerçekleşen karşılıklı ziyaretlerin, Türkiye-Angola ilişkilerinde yeni bir dönemin müjdecisi olduğunu belirterek, “Türkiye olarak bu hususta güçlü bir iradeye sahibiz. Önümüzdeki süreçte, hem kaybedilen zamanı telafi edecek hem de her alanda iş birliğimizi geliştirmenin yollarını arayacağız. Angola’ya gelişimizden itibaren şahsıma ve heyetimize gösterilen teveccüh, Angola makamlarının da aynı hissiyatı taşıdığını gösteriyor” diye konuştu.
Misafirperverliklerinden ötürü Angola Cumhurbaşkanı Lourenço’ya teşekkür eden Erdoğan, “Angola’yla ilişkilerimizi geliştirmeye verdiğimiz önemin bir nişanesi olan ziyaretimin, her iki ülke açısından da hayırlı olmasını diliyorum” ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, meclislerin millet iradesinin vücut bulduğu ve hayata geçtiği yerler olarak demokratik hayatın vazgeçilemez unsurları olduğunu, milletin Kurtuluş Savaşı’nın sevk ve idaresini yapan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin, kurulduğu 1920 yılından bugüne, karşı karşıya kaldığı zorluklar karşısında yılmadan, fedakârca çalışmalarına devam ettiğini kaydetti.
Millî iradenin temsilcisi olma vasfına, önüne çıkan tüm engellere rağmen sıkı sıkıya sahip çıkan Meclisin, demokrasinin de teminatı olmayı hep sürdürdüğünü vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Son olarak 15 Temmuz 2016 tarihinde demokrasimize kasteden FETÖ terör örgütünün darbe teşebbüsünün boşa çıkarılmasında Meclisimiz önemli rol oynamıştır. Meclisimiz, üzerine yağan bombalara rağmen çalışmalarını sürdürmüş, Türk demokrasisinin güvencesi olduğunu bir kez daha göstermiştir. Kendi Meclisimiz gibi, millî birliğin ve millet iradesinin vücut bulduğu Angola Ulusal Meclisini de ülke demokrasisinin teminatı olarak görüyorum. Cumhurbaşkanı Lourenço liderliğinde sürdürülmekte olan reform sürecine Ulusal Meclisin vereceği katkılar çok önemlidir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Angola Ulusal Meclisi’nin 220 üyesinin, Angola’nın ekonomik ve insani kalkınmasında oynadığı yapıcı rolü yakından takip ettiklerini belirterek, “Bağımsızlığını elde ettiği 11 Kasım 1975’ten bu yana pek çok zorluğun üstesinden gelen Angola halkının, birlik ve beraberlik içinde aydınlık yarınlarını da inşa edeceğine inanıyoruz. Türkiye olarak kalkınma yolculuğunda dost Angola’nın yanında olmayı sürdüreceğiz” dedi.
“TARİHİNDE SÖMÜRGECİLİK LEKESİ BULUNMAYAN BİR MİLLETİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sahra Altı Afrika’nın önde gelen ülkesi Angola ile Avrupa ve Asya kıtalarını birbirine bağlayan köprü durumundaki Türkiye’nin iş birliğinin oluşturacağı sinerjinin etkisi, hiç şüphesiz çok geniş bir coğrafyada hissedilecektir. Dünyanın yeni bir siyasi ve ekonomik sistemin kuruluşunun eşiğinde olduğu şu dönemde, böyle bir iş birliği tüm taraflar için verimli ve kazançlı olacaktır. Bu kritik süreçte, geçmişteki demokratik ve ekonomik sancıları tekrar yaşamamak için potansiyellerimizi bir araya getirmenin tam zamanıdır. Biz, sizlerle bu yolda birlikte yürümeye hazırız. Buradaki temsilcileri başta olmak üzere tüm Angolalı kardeşlerimizin de aynı hissiyat içinde olduğundan şüphe duymuyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Afrika kıtası, bin yıllık tarihî bağlarımızın bulunduğu, ülkemizin en köklü ilişkilere sahip olduğu coğrafyalardan biridir. Milletimizin, Afrika halklarıyla münasebetlerinin geçmişi 10. yüzyıla kadar uzanmaktadır. Bu ortak tarihimizin en önemli özelliği ise karşılıklı saygıya, samimiyete, iş birliğine ve kardeşliğe dayanmasıdır. Tarihinde sömürgecilik lekesi bulunmayan, kolonyalizm utancı olmayan bir milletiz. Bunun yanında, bir asır önce zaferle taçlandırdığı İstiklal Harbi’ni dönemin emperyalist güçlerine karşı yürütmüş bir ülkeyiz” diye ekledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünya Beşten Büyüktür” diyerek küresel sistemdeki adaletsizliklere karşı mücadele ettiklerini vurgulayarak, “İnsanlığın kaderinin İkinci Dünya Savaşı’nın galibi bir avuç ülkenin insafına bırakılamayacağını, bırakılmaması gerektiğini savunuyoruz. Dünya değişirken, hayatımızın hemen her alanı değişirken, diplomasi, ticaret, uluslararası ilişkiler köklü dönüşümlerden geçerken, küresel güvenlik mimarisinin aynı kalması düşünülemez. Hâl böyleyken, değişim ve reform taleplerine kulak tıkamak, İkinci Dünya Savaşı sonrası oluşan statükoyu ısrarla devam ettirmeye çalışmak demektir” dedi.
“AFRİKA KITASINA YÖNELİK BATI MERKEZLİ ORYANTALİST YAKLAŞIMLARI REDDEDİYORUZ”
Değişim taleplerini görmezden gelmenin, Afrika kıtasına ve kıtanın Angola gibi güçlü ülkelerine de haksızlık olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu görüşleri paylaştı: “Bu, adil olmadığı gibi sürdürülebilir de değildir. Aynı tabloya, bazı sömürgeci güçlerin Afrika kıtasına yönelik yaklaşımında da şahitlik ediyoruz. Afrika halklarının uğrunda milyonlarca evladını kurban vererek elde ettikleri bağımsızlık, özgürlük ve eşitlik kazanımlarını hâlen kabullenemeyenler var. Son dönemde bu hazımsızlığın yeniden nüksettiğine şahit oluyoruz. Bu ülkelerin, kendi kanlı tarihlerinin albenisinden bir an önce sıyrılarak, günümüzün gerçekleriyle yüzleşmeleri gerekiyor. Türkiye olarak Afrika kıtasına yönelik Batı merkezli oryantalist yaklaşımları reddediyoruz. Afrika kıtasındaki halkları ayrım yapmadan bağrımıza basıyoruz.”
“TÜRKİYE, AFRİKA’NIN SAHİP OLDUĞU ÖNEMİN FARKINDADIR”
Kıta ile ilişkileri ilerletirken Afrikalıların engin birikimlerinden de istifade etmeyi arzu ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu amaçla 2005’ten itibaren pek çok adım attıklarını bildirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilki 2008’de İstanbul’da, ikincisi 2014’te Malabo’da Türkiye-Afrika Ortaklık Zirvelerinin düzenlendiğini anımsatarak şöyle konuştu: “Bu zirveler vesilesiyle ülkemizin, stratejik ortağı Afrika’ya olan muhabbetinin geçici ve menfaat eksenli olmadığını gösterdik. Kıtanın en büyük ihtiyacı olan nitelikli insan kaynağı yetiştirmek amacıyla burs programları başlattık. Türkiye burslarıyla yaklaşık 5 bin civarında Afrikalı öğrenciye lisans, yüksek lisans ve doktora alanında ücretsiz eğitim imkânı sunuyoruz. Son 25 senede mezun ettiğimiz 11 bin öğrenci ise Türkiye’nin gönül elçileri olarak Afrikalı kardeşlerimize hizmet ediyor. TİKA’dan Kızılayımıza, Maarif Vakfımızdan sivil toplum kuruluşlarına kadar tüm unsurlarımızla kardeşlerimizin yanında olmaya çalışıyoruz.”
Bu süreçte diplomatik ağın genişlemesine büyük önem verdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin, Afrika’da bugün itibarıyla 43 büyükelçiliğiyle temsil faaliyetlerini sürdürdüğünü vurguladı.
Ankara’da büyükelçiliği olan Afrika ülkelerinin sayısının ise 37’ye ulaştığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu durumun, karşılıklı güvenin ve ortaklık anlayışının doğal bir yansıması olduğunu ifade etti.
“Türkiye, Afrika’nın sahip olduğu önemin farkındadır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin tarihiyle kültürüyle insanıyla Afrika kıtasının tüm dünyaya kattığı zenginliklerin ve her alandaki muazzam potansiyelinin bilincinde olduğunu belirtti.
“BİZİM AMACIMIZ BİRLİKTE KAZANMAKTIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin, 33 milyonu bulan nüfusu, dinamik ekonomisi, çalışkan insanları, vizyoner siyasi liderliğiyle Angola’nın büyük, güçlü ve onurlu bir ülke olduğunun şuurunda olduğunu dile getirdi.
“İkili ilişkilerde bir taraf kazanırken diğerinin kaybettiği, birinin üretici diğerinin sürekli tüketici olduğu bir denklemi asla kabul etmiyoruz” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bizim amacımız birlikte kazanmak, birlikte kalkınmak, birlikte büyümek, birlikte yol yürümektir. Angola doğal kaynakları, maden ve petrol rezervleriyle bölgesinin parlayan yıldızıdır. Türkiye de eğitimden sağlığa, sanayiden enerjiye, ulaşımdan turizme kadar hemen her alanda yaptığı atılımlarla, dünyanın en büyük 20 ekonomisinden biridir. Toplam nüfusları 120 milyona ulaşan ülkelerimizin birbirinden istifade edeceği pek çok imkân bulunuyor. Kıymetli dostum Cumhurbaşkanı Lourenço’nun da bizimle aynı kanaati ve hassasiyeti paylaştığını görmekten memnuniyet duyuyorum. Bu iradeyi, ilişkilerimizin geleceği açısından çok kıymetli görüyoruz.”
“HER ALANDA KAPSAMLI İŞ BİRLİKLERİNE AÇIĞIZ VE HAZIRIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, artmış olmasına rağmen Türkiye-Angola ticaret hacmindeki mevcut tablonun gerçek potansiyeli yansıtmadığını belirterek, şöyle konuştu: “Gerek karşılıklı ziyaretlerimiz vesilesiyle imzalanan anlaşmalarla kuvvetlenen ahdi zemin gerekse de özel sektör temsilcilerimizin dinamizmi sayesinde, şu anda hedef 500 milyon dolarlık ticaret hacmi hedefimize kısa zamanda ulaşacağımıza inanıyorum. Firmalarımız, Angola’nın altyapısının geliştirilmesine ve üretim yelpazesinin genişletilmesine katkıda bulunmak için hizmete hazırdır. Her alanda kapsamlı iş birliklerine açığız ve hazırız.”
Askerî ve güvenlik alanlarında da geniş iş birliği imkânlarına sahip olunduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün gerçekleştirilecek iş forumunun, yeni fırsat pencerelerinin açılmasına vesile olacağını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, parlamentolar arası ilişkileri geliştirmenin de öncelikleri arasında yer aldığını dile getirerek, “Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Angola ile Parlamentolar Arası Dostluk Grubumuzu tesis ettik. Angola Meclisi bünyesinde de bir dostluk grubu kurulması hiç şüphesiz ilişkilerimizin gelişmesine büyük katkı sunacaktır” diye konuştu.
İstanbul’da 21-22 Ekim tarihlerinde düzenlenecek 3’üncü Türkiye-Afrika Ekonomi ve İş Forumu’nun Türkiye’ye ve kıtaya, Angola ile iş birliğinde yakalanan ivmeyi devam ettirme imkânı vereceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “17-18 Aralık’ta yine İstanbul’da ev sahipliği yapacağımız 3’üncü Türkiye-Afrika Ortaklık Zirvemizi de bu anlayış temelinde gerçekleştireceğiz. Sahra Altı Afrika ile ilişkilerimizin derinleştirilmesinde Angola’nın tecrübe ve yol göstericiliğinden faydalanmayı arzu ediyoruz. Bölgesinde ve ötesinde güvenlik, istikrar ve refaha katkı sunan Angola’nın bizlere yol arkadaşlığı yapacağına inanıyoruz. Bugün şahit olduğumuz tablo geleceğe dair umutlarımızı daha da artırmıştır” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını bitirirken Angola’nın millî kahramanı Aguştinyu Netu’nun, “Anacığım, yurdum/Şimdi değiştik artık/Kendimiz kurtardık/Boynumuzu boyunduruktan/Ve dönüşü yok artık bu yolun” dizelerini okudu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Angola Cumhurbaşkanı Lourenço’ya misafirperverliği için teşekkür ederek Angola Ulusal Meclisine de hitap etme imkânı verdikleri için şükranlarını sundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan hitabının ardından Angola Ulusal Meclisi milletvekilleri tarafından ayakta alkışlandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Meclis’ten ayrılırken şeref defterini de imzaladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan daha sonra, Angola’nın bağımsızlığını kazandığı 1975’ten 1979’daki ölümüne kadar ilk devlet başkanlığı görevini yürüten Dr. Antonio Agostinho Neto adına yapılan anıtı ziyaret etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra kararlarını imzaladı
Yüksek Askerî Şûra (YAŞ) kararları, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından imzalandı.
Toplantı sonrası yapılan açıklamada şu hususlar kaydedildi:
“1. 04 Ağustos 2026 tarihinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN Başkanlığında icra edilen, 2026 yılı Yüksek Askerî Şûra toplantısında, Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli general/amiral ve albaylardan;
a) Bir üst rütbeye yükseltilecekler,
b) Görev süresi uzatılacaklar,
c) Kadrosuzluktan emekliye sevk edileceklerin durumları görüşülerek, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’ın onayı ile karara bağlanmıştır.
30 Ağustos 2026 tarihinden geçerli olmak üzere;
a) 25 general ve amiral bir üst rütbeye, 69 albay ise general ve amiralliğe yükseltilmiştir.
b) 24 generalin görev süreleri bir yıl, 530 albayın görev süreleri ise iki yıl süre ile uzatılmıştır.
c) 2 general yaş haddi nedeniyle 01 Eylül 2026 tarihinden, 61 general ve amiral kadrosuzluk nedeniyle 30 Ağustos 2026 tarihinden geçerli olarak emekliye sevk edilmiştir.
ç) Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment TATLIOĞLU’nun görev süresinin bir yıl uzatılmasına karar verilmiştir.
d) Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal KADIOĞLU kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edildiğinden, Hava Kuvvetleri Komutanlığına Muharip Hava Kuvveti Komutanı Orgeneral Rafet DALKIRAN atanmıştır.
e) Halen 328 olan general ve amiral sayısı, 30 Ağustos 2026 tarihi itibarıyla 334 olacaktır.
30 Ağustos 2026 tarihinden geçerli olmak üzere;
a) Hv.K.K.lığından Korgeneral Erdoğan GÜR Orgeneralliğe; K.K.K.lığından Tümgeneraller Burhan AKTAŞ, Ertan İNALTEKİN ve Alparslan KILINÇ Korgeneralliğe; Dz.K.K.lığından Tümamiraller Ramazan ÖZOĞUL ve Erhan AYDIN Koramiralliğe; Hv.K.K.lığından Tümgeneral Kemal TURAN Korgeneralliğe terfi ettirilmişlerdir.
b) K.K.K.lığından Tuğgeneraller Şükrü BİLİR, Mustafa BÜYÜKKÖROĞLU, İsmail ÖZCAN, Şener KOPAL, Ahmet AŞIK, Bülent TANRIVERDİ, Mehmet AÇIK, Mustafa YETER, Coşkun ÇELİK, Ömer Şahin SELVİ, Yüksel KOLCU, İsmail ANALI ve Hakan DURMAZPINAR Tümgeneralliğe; Dz.K.K.lığından Tuğamiraller Erhan AKBAYRAK, Yücel DARCAN, Eren GÜNAY ve Kenan Kaan TÜRKKAN Tümamiralliğe; Hv.K.K.lığından Tuğgeneral Cihangir Kemal YÜZÇELİK Tümgeneralliğe terfi ettirilmişlerdir.
4) Bir üst rütbeye yükselen, görev süreleri uzatılan general, amiral ve albayların yeni rütbe ve görevlerinin Milletimize, Devletimize, Silahlı Kuvvetlerimize ve ailelerine hayırlı olmasını dileriz.
5) Büyük bir özveri ve onurla görev sürelerini tamamlayarak emekliye ayrılacak olan general, amiral ve albaylara hizmetlerinden dolayı teşekkür eder, hayatlarının yeni dönemlerinde, kendilerine ve ailelerine mutluluk ve esenlikler temenni ederiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra üyeleriyle birlikte Anıtkabir’i ziyaret etti
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra (YAŞ) Toplantısı öncesinde, YAŞ üyeleriyle birlikte Anıtkabir’i ziyaret etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Aslanlı Yol’un başındaki yerini almasının ardından başlayan törene, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu ve Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel katıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ay yıldız motifli çelengi Atatürk’ün mozolesine bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığındaki heyet, mozoleye çıkan merdivenin önünde fotoğraf çektirdikten sonra Misak-ı Millî Kulesi’ne geçti.
Burada Anıtkabir Özel Defteri’ni imzalayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, deftere şunları yazdı: “Aziz Atatürk,
2026 yılı Yüksek Askerî Şûra Toplantısı öncesinde Şûra üyeleri olarak bugün bir kez daha huzurlarınızdayız. Zatıalinizle birlikte Malazgirt Zaferimizden bu yana yaklaşık bin yıldır vatanımız olan bu topraklarda şanlı bayrağımızın gururla dalgalanması ve milletimizin özgürce yaşaması için can veren tüm kahramanlarımızı rahmetle yâd ediyoruz.
Bölgemizde çatışmaların ve gerilimlerin tırmandığı bir dönemde icra ettiğimiz Şura toplantımızın ülkemiz, milletimiz ve Türk Silahlı Kuvvetlerimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyoruz. Yüksek disiplini, üstün görev bilinci, milli iradeye bağlılığı ve artan caydırıcılığıyla Türk Silahlı Kuvvetlerimiz içinden geçtiğimiz zorlu konjonktürde milletimizin güven kaynağı olmayı sürdürmektedir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bölgemizin kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Başbakanı ez-Zeydi ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bölgemizin artık savaş, terör ve çatışmayla değil; kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin ve terörsüz bölge vizyonumuzun gerçeğe dönüşmesi için Iraklı kardeşlerimizle yakın diyalog hâlindeyiz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi ile gerçekleştirdiği görüşmelerin ve imzalanan anlaşmaların ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek, açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Başbakanı ez-Zeydi’yi bölgenin içinden geçtiği zorlu dönemde üstlendiği görev için tekrar tebrik etti. Eski Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani ile de ilişkileri kurumsal temelde güçlendirmeye matuf stratejik adımlar attıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yakaladıkları bu ivmeyi Irak Başbakanı ez-Zeydi ile daha ileri noktalara taşıyacaklarına inandıklarını belirterek, Türkiye olarak Irak Başbakanı ez-Zeydi’ye ihtiyaç duyduğu her alanda destek vermeye hazır olduklarını bildirdi.
Bu kardeşlik zemini temelinde ilişkileri kapsamlı şekilde değerlendirdiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İran, Suriye ve Filistin başta olmak üzere bölgesel gelişmeler hakkında fikir teatisinde bulunduk. İlişkilerimizi daha da ileri taşıyacak belgeleri huzurlarımızda az önce imzaladık” diye konuştu.
“IRAK’IN HUZUR VE İSTİKRARINI ÜLKEMİZİN DURUMUNDAN AYRI TUTMADIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin yanı başındaki savaş ortamının etkisiyle görüşmelerde güvenlik, terörle mücadele, enerji ve ulaştırma konularının bir hayli yer tuttuğunu ifade ederek, şunları kaydetti: “Komşumuz Irak, maalesef bu savaş ve istikrarsızlık ortamından en çok etkilenen ülkelerden biridir. Biz, geçmişten bu yana Irak’ın huzur ve istikrarını ülkemizin durumundan ayrı tutmadık, tutmayız. Bölgemizin artık savaş, terör ve çatışmayla değil, kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin ve terörsüz bölge vizyonumuzun gerçeğe dönüşmesi için Iraklı kardeşlerimizle yakın diyalog hâlindeyiz. İnşallah her iki ülkeye de ağır bedeller ödeten bu meseleyi kalıcı olarak gündemimizden çıkartacağız. Öte yandan, Irak’ın ihtiyaç duyduğu savunma sanayi ürünlerinin tedariki noktasında da üzerimize düşeni yapmaya hazırız.”
“HEDEFİMİZ, EN YAKIN ZAMANDA KAPSAMLI ENERJİ İŞ BİRLİĞİ ANLAŞMASI İMZALANMASIDIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu savaş ortamının kendilerini sadece savunma konusunda değil, enerji ve ulaştırma alanlarında iş birliklerini derinleştirmeye sevk ettiğine dikkati çekti.
“Körfez bölgesinin dünya ile bağlantısının Irak üzerinden sağlanmasını esas alan Kalkınma Yolu Projesi’nin mevcut gelişmeler karşısında her zamankinden daha önemli hâle geldiğini görüyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu konuda Sayın Başbakan’ın da güçlü bir iradeye sahip olduğunu memnuniyetle müşahede ettim. İş birliğimizin bir diğer önemli başlığı enerjidir. Türkiye-Irak Ham Petrol Boru Hattı Anlaşması dün itibarıyla sona erdi. Şimdi hedefimiz, en yakın zamanda iki tarafın da faydasına olacak kapsamlı enerji iş birliği anlaşması imzalanmasıdır. British Petrol’ün operatörlüğünü yürüttüğü Kerkük üretim sahasında Türkiye Petrollerine ortaklık verilmiştir. Bugün imzalanan anlaşma, enerji alanındaki ortaklık açısından tarihî bir adım olmuştur.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, iklim değişikliğinden etkilenen iki komşu ülke olarak suyun sürdürülebilir kullanımına yönelik iş birliğinin ilerletilmesi yönündeki iradelerinin tam olduğunu söyledi.
Bu noktada Türkiye olarak üzerlerine düşeni yaptıklarını, su konusunu akılcı, bilimsel ve insani temelde daimî bir iş birliği alanı olarak gördüklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Irak ile geçtiğimiz yıl 17 milyar dolara yaklaşan ticaret hacmimizi çok daha ileri seviyelere taşımayı istiyoruz. Bu çerçevede Sayın Başbakan’ın heyetindeki bakanların, iş insanlarımız, müteahhitlerimiz ve yatırımcılarımızdan oluşan geniş bir heyetle bir araya gelmesini de son derece önemli bulduğumu ifade etmek istiyorum.” şeklinde konuştu.
“IRAK’TAN 1 MİLYON VARİL PETROL İHTİYACIMIZI KARŞILAR”
Irak Başbakanı ez-Zeydi ile güncel bölgesel gelişmeler hakkındaki görüşlerinin büyük ölçüde benzer olduğunu memnuniyetle müşahede ettiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak’ın bölgesiyle bütünleşmesine yönelik çabaları ve bilhassa Suriye ile temaslarını yapıcı adımlar olarak görüp desteklediklerini belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak’ın beşerî zenginliğinin vazgeçilmez bir parçası olan ve aralarındaki kardeşliğin en sağlam dayanağını teşkil eden Irak Türkmenlerine Irak Başbakanı ez-Zeydi’nin de hassasiyetle yaklaştığını gördüğünü ifade ederek, “Heyetinde, Irak Türkmen Cephesi Genel Başkanı ve Kerkük Valisi Selman Ağaoğlu kardeşimize yer vermesini özellikle anlamlı buluyorum. Sayın Zeydi’ye ziyaretleri için bir kez daha teşekkür ediyor, istişarelerimizin ve aldığımız kararların hayırlara vesile olmasını diliyorum” dedi.
Irak Başbakanı ez-Zeydi’nin konuşmasında “Türkiye’ye günde 1 milyon varil biz petrol verebiliriz” dediğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Başka yere diyor muhtaç olmayın. 1 milyon varil. Evet Sayın Bakan, sağa sola muhtaç olmaya gerek yok. Hemen komşumuz Irak’tan inşallah 1 milyon varil petrolü buraya transfer ettik mi ihtiyacımızı karşılar” değerlendirmesinde bulundu.
IRAK BAŞBAKANI EZ-ZEYDİ: “BU ZİYARETİMİZ ASIRLAR ÖNCESİNE DAYANAN İLİŞKİLERİMİZİN PEKİŞTİRİLMESİNİN BİR NİŞANESİDİR”
Irak Başbakanı ez-Zeydi, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bir araya gelmekten ve Türkiye ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Irak Başbakanı ez-Zeydi, “Bizim bu ziyaretimiz protokol icabı değil, asırlar öncesine dayanan ilişkilerimizin pekiştirilmesinin bir nişanesidir” dedi.
Irak Başbakanı ez-Zeydi, iki ülkenin aynı coğrafyayı, uygarlığı ve su kaynaklarını paylaştığına işaret ederek görüşmelerde enerji, ulaştırma, eğitim, su ve diğer birçok konunun ele alındığını belirtti.
Türkiye ile Irak arasındaki ilişkilere dair Irak Başbakanı ez-Zeydi, “Bu ilişkilerin daha da yüceltilmesi, güçlendirilmesi için çalışıyoruz. Kardeşlik içerisinde bir ortaklık arzu ediyoruz ve özellikle Kalkınma Yolu Projesi üzerinde çalışıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı’yla (görüşmede) dedim ki: ‘Bize aslında coğrafya doğal olarak iki nehir vermiş. Biz üçüncü nehrin de artık ekonomi nehri olmasını istiyoruz.’ Ve bu da tabii ki Kalkınma Yolu’dur” diye konuştu.
Irak Başbakanı ez-Zeydi, Türkiye ve Irak’ın Doğu ile Batı’nın birbirine bağlanmasını sağlayacağına dikkati çekerek “Irak ile Türkiye arasındaki ilişkiler daha da ileri gidecektir. Ekonomik kaynaklarımızı da yücelteceğiz, büyüteceğiz, enerji alanında da daha fazla petrol pompalayacağız” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Yani günde 1 milyon varil biz Türkiye’ye petrol verebiliriz diyor” ifadeleri üzerine Irak Başbakanı ez-Zeydi, “Evet doğru, 1 milyon” dedi.
TÜRKİYE İLE IRAK ARASINDA İMZALANAN ANLAŞMALAR
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Irak Başbakanı ez-Zeydi’nin huzurunda, iki ülke arasında beş anlaşma imzalandı.
Bu kapsamda, “Eğitim ve Akademik İşbirliği Mutabakat Muhtırası”, Polis Akademisi Başkanı Murat Balcı ile Irak Başbakanı ve Silahlı Kuvvetler Komutanı Özel Kalem Müdürü General Abdulemir Şammari tarafından imzalandı.
“Gençlik ve Spor Alanlarında Mutabakat Zaptı”na, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ile Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin imza attı.
“Sınai Mülkiyet Alanında İşbirliği Mutabakat Zaptı”na ise Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile Irak Maliye Bakanı Falih Sari tarafından imzalandı.
“Fişhabur-Ovaköy Sınır Kapısı Üzerinden Demiryolu ve Karayolu Taşımacılığına İlişkin Mutabakat Zaptı” ile “Doğal Kaynaklar Karşılığında Irak Cumhuriyeti İçerisinde Ulaştırma Altyapısının Geliştirilmesine İlişkin Çerçeve Mutabakat Zaptı” da Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ve Irak Ulaştırma Bakanı Veheb Selman Muhammed tarafından imzalandı.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.