Connect with us

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’ye güvenip yatırım yapan hiç kimse pişman olmaz

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ceyhan Polipropilen üretim tesisi temel atma ve Adana ‘da yapımı tamamlanan projelerin toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Biliyorsunuz bir süre önce, Türkiye’nin 2053 vizyonunun ilk ve en iddialı hedefi olan Yeşil Kalkınma Devrimi’ni ilan ettik. Artık ülkemizde yapılan her yatırımı, tıpkı bugün temelini attığımız tesis gibi, bu anlayışla planlayacak ve hayata geçireceğiz. Dijitalleşme ve yapay zekâ gibi teknolojinin sağladığı yeni imkânları da en iyi şekilde kullanarak ülkemizi şimdiden geleceğin üretim altyapılarına kavuşturmakta kararlıyız” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ceyhan Polipropilen üretim tesisi temel atma ve Adana ‘da yapımı tamamlanan projelerin toplu açılış törenine katılarak bir konuşma yaptı.

Konuşmasına “Adana’ya Gel Gidek” türküsünün sözlerini okuyarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz de işte bu güzel türküdeki davete icabetle bugün Adana’dayız. İnşallah Adana’nın kebabından yiyeceğiz, şalgamından içeceğiz. Adanalıların gönlünden kopup gelen sevgisiyle de bu güzel buluşmamızı taçlandıracağız” diye konuştu.

Adana’nın kendilerinden, kendilerinin de Adana’dan vazgeçmeyeceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Allah’ına kurban Adana, gadan alırım Adana. Adana’yı özlemişiz, maşallah Adana da bizi özlemiş” dedi. Adana’ya eli boş gelmediklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün yaklaşık 2,2 milyar liralık kamu yatırımıyla 1,8 milyar liralık özel sektör yatırımlarının resmî açılışını yapacaklarını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimde 63 okulu ve iki öğrenci pansiyonunu hizmete açacaklarını, gençlik ve sporda ise yeni stadyumun ikmal inşaatının ve iki adet biner kişilik öğrenci yurdunun, üç futbol sahasının ve tamamlanan diğer projelerin açılışlarını yapacaklarını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlık alanında 250 yataklı Ceyhan Devlet Hastanesi’nin, yedi aile sağlığı merkezi ve 112 biriminin de aralarında bulunduğu yatırımların resmî açılışlarını yapacaklarını ifade etti. Yeni adalet sarayı ve lojmanları, Adana ile Mersin arasındaki tren yolu hattının tamamlanan kısımlarıyla çok sayıda yol projesini hizmete açacaklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, enerjide çeşitli maden ve elektrik yatırımlarının resmî açılışlarını da yapacaklarını dile getirdi.

İçişleri Bakanlığının yeni kaymakamlık ve emniyet binalarından Göç İdaresi Geri Gönderme Merkezi’ne kadar çok sayıda yatırımı resmen hizmete aldıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, çevre ve şehircilikte ise İller Bankasının çeşitli ilçelerde tamamladığı altyapı ve üstyapı yatırımlarıyla Sarıçam ve Düziçi’ndeki TOKİ projelerini hizmete açacaklarını bildirdi.

Tarım alanında çok sayıda kırsal kalkınma ve orman yatırımının resmî açılışları ile kültür ve turizmde yeni müzenin ikinci etabıyla tamamlanan diğer yatırımların açılışını da gerçekleştireceklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sanayi ve teknolojide ise Çukurova Kalkınma Ajansı’nın desteklediği projeler ile Hacı Sabancı Organize Sanayi altyapı yatırımlarının açılışlarını yaptıklarını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunların yanında pek çok bakanlığımızın ve kurumumuzun sizlere daha iyi hizmet vermek için tamamladığı hizmet birimlerinin resmî açılışlarını da buradan gerçekleştiriyoruz” dedi.

Çukurova Üniversitesi’nin tamamladığı yatırımların açılışlarını bizzat yerinde yapacaklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nin yatırımlarının hizmete alımını da buradan yapacaklarını dile getirdi. Tüm yatırımların şehre hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yatırımların kazandırılmasında emeği geçenleri de tebrik etti.

Bugün Adana’da Türkiye’de özel sektör eliyle yapılan en büyük yatırımlardan birinin imza ve temel atma törenini gerçekleştirdiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ayrıca salgın döneminde inşası tamamlanarak faaliyete geçen 26 fabrikanın da toplu açılış törenini yapıyoruz. Temelini atacağımız petrokimya tesisi ve açılışını yapacağımız fabrikalar, Türkiye’nin en zor şartlarda dahi nasıl hedeflerine doğru kararlılıkla ilerlediğinin birer sembolüdür” diye konuştu.

“TÜRKİYE’YE GÜVENİP YATIRIM YAPAN HİÇ KİMSE PİŞMAN OLMAZ”

Ceyhan Polipropilen üretim tesisinin inşa edileceği Ceyhan Endüstri Bölgesi’ni 2007 yılında kurduklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Amacımız burada ülkemiz sanayinin en çok ihtiyaç duyduğu ürünlerden biri olan polipropilenin üretilmesini sağlamaktır. Bu işi üstlenen şirketimiz Ceyhan’da 1,7 milyar dolarlık bir yatırım yapacak. Yatırımcımız ham maddesini temin edeceği Cezayir’in millî enerji şirketiyle ortak olarak bu işe başladı” dedi.

Bugün de tesisin inşa sürecinde iş birliği yapılacak diğer firmalarla gereken anlaşmaların imzalandığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tesisin 2024 yılında tamamlanıp üretime geçmesi hedefleniyor. Buradaki üretim inşallah polipropilen ithalatımızın yüzde 20’sini karşılayacak. Böylece ülkemizin cari açığına 250 milyon dolarlık pozitif yönde katkı sağlanacak. Tamamı geri dönüştürülebilir, çevreye duyarlı ve sürdürülebilir üretim ilkeleriyle faaliyete geçirilecek bu tesis, kendi alanında dünyanın en ileri teknolojileriyle kurulacak. Bu yatırım sayesinde Türkiye’nin ihracatında otomotivin ardından 20 milyar dolarlık rakamıyla ikinci sırada yer alan kimya sektöründe dış ticaret açığı vermekten kurtulacağız” diye konuştu.

Yatırımın hayırlı olmasını dileyen, yatırımcı firma, Cezayirli ortağı ve inşa sürecinde iş birliği yapacağı kuruluşlara teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları dile getirdi: “Her zaman söylediğim gibi Türkiye’ye güvenip yatırım yapan hiç kimse pişman olmaz. Tam tersine sağladığı büyük kazançla hep memnuniyet duyar. Ülkemizdeki ve dünyadaki tüm yatırımcıları küresel üretim ve lojistik sisteminin yeni baştan kurulduğu şu dönemde Türkiye’nin kendilerine sunduğu imkânları ve fırsatları değerlendirmeye davet ediyorum. ‘Gelin hep birlikte kazanalım’ diyerek kapılarımızın yatırımcılara sonuna kadar açık olduğunu bir kez daha tekrarlamak istiyorum.”

“YÜKSELEN HER YENİ FABRİKA BACASI GELECEĞİMİZE DAHA GÜVENLE BAKMAMIZI SAĞLIYOR”

Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi’nde bugün faaliyete geçen 26 fabrikanın da açılışını yaptıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bay Kemal, bak fabrika var mı diyordun? İşte buyur 26 fabrikayı bugün açıyoruz. Öncelikle bu fabrikaların her birinin müteşebbislerine şükranlarımı sunuyorum. Dünyanın, salgın ve iklim değişikliği gibi krizlerin pençesinde kıvrandığı bir dönemde yapılan bu yatırımlar, iş insanlarımızın vizyonunun derinliğine işaret ediyor. İşte hep birlikte görüyoruz. Hemen yanı başımızdaki Avrupa olmak üzere gelişmiş ülkelerin hemen tamamı ihtiyaçlarını karşılamak için nereye yöneldiler? Ülkemize yöneldiler” ifadesini kullandı.

İhracatın her ay rekorlar kırarak arttığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fabrikalarımız harıl harıl çalışıyor. İstihdamda salgın öncesi dönemin dahi üstüne çıktık. Böylece ülkemiz 2020’de yüzde 1,8 büyürken bu yılın ilk çeyreğinde 7,2, ikinci çeyrekte ise 21,7 büyüme oranlarıyla yükseliş trendini sürdürdü” dedi.

Hiç şüphesiz bu başarının ardındaki asıl kahramanların yatırımcısı ve işçisiyle özel sektör olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti: “Biz hükûmet olarak bu başarıdaki katkılarından dolayı işçilerimize olan teşekkürümüzü kamu toplu iş sözleşmesindeki yüksek zam oranlarıyla ifade ettik. Özel sektörümüzün de işçilerimizin haklarını verme konusunda aynı hassasiyeti göstereceğine inanıyorum. Geçtiğimiz aylarda Gaziantep’ten Konya’ya, Kocaeli’den Kahramanmaraş’a, ülkemizin dört bir yanında yüzlerce sanayi tesisini hizmete açarak iş dünyamızın dinamizmine yakından şahit olduk.”

Bugün de Adana’da 26 fabrikayla bu kervana yeni katarlar ilave ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yükselen her yeni fabrika bacası geleceğimize daha güvenle bakmamızı sağlıyor. Ülkemizdeki organize sanayi bölgelerinin sayılarının 325’e ulaşması, iş dünyamızın yatırım ve üretim iştahının artarak sürdüğünü gösteriyor” dedi.

Açılışını yaptıkları Ceyhan Endüstri Bölgesi gibi 23 büyük ölçekli yatırım içeren projeyi de hayata geçirdiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, endüstri bölgelerindeki tüm yatırımların tamamlandığında sağlayacağı 83 bin ilave istihdam yanında dış ticarete yıllık 23 milyar dolar katkı yapacağını söyledi.

“YEŞİL KALKINMA DEVRİMİ İLE SANAYİDEN İHRACATA HER ALANDA ÜLKEMİZİ YENİ BİR SEVİYEYE ÇIKARTIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biliyorsunuz bir süre önce, Türkiye’nin 2053 vizyonunun ilk ve en iddialı hedefi olan Yeşil Kalkınma Devrimi’ni ilan ettik. Artık ülkemizde yapılan her yatırımı, tıpkı bugün temelini attığımız tesis gibi, bu anlayışla planlayacak ve hayata geçireceğiz. Dijitalleşme ve yapay zekâ gibi teknolojinin sağladığı yeni imkânları da en iyi şekilde kullanarak ülkemizi şimdiden geleceğin üretim altyapılarına kavuşturmakta kararlıyız. Millî teknoloji hamlemiz bu vizyonumuzun ve irademizin en somut ifadesidir” diye konuştu.

İnsansız hava araçlarından yerli elektrikli otomobile kadar pek çok atılımı bu vizyon sayesinde bugünkü seviyesine getirdiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları söyledi: “İnşallah Yeşil Kalkınma Devrimi ile sanayiden ihracata her alanda ülkemizi yeni bir seviyeye çıkarıyoruz. Gençler başta olmak üzere bu gerçeğin farkında olan herkes yaşanan gelişmeleri büyük bir heyecanla takip ediyor. Dünya ve Türkiye gerçeklerine gözleri de gönülleri de kapalı olanlar ise kendi kısır gündemlerinin peşinde bir o tarafa, bir bu tarafa savrularak aslında ne kadar sığ ve kifayetsiz olduklarını gösteriyor. Bunlara kalsa ülke olarak araya gideriz, kimse dönüp bakmaz. Bizim istikametimiz her zamanki gibi milletimize dönüktür. Milletimiz bizden ne istiyor? Yatırım istiyor, işte yatırım. Milletimiz bizden ne istiyor? Üretim istiyor, işte üretim. Milletimiz bizden ne istiyor? İstihdam istiyor, işte istihdam. Milletimiz bizden ne istiyor? Güvenlik ve huzur istiyor, işte güvenlik işte huzur. Milletimiz bizden ne istiyor? Kendisinin ve ülkesinin başı dik olmasını istiyor, işte güçlü ve büyük Türkiye, velhasıl milletimiz istiyor, biz de yapıyoruz. Bugüne kadar hep öyle oldu, bundan sonra da aynı şekilde devam edecek. Bizde zorsunmak yok, sıkıntılarımız elbette var ama hamdolsun hepsinin de çözümü bizde mevcut.”

“ÜLKEMİZİN EN AZ HASARLA HATTA ÇOĞU ALANDA ÇOK BÜYÜK KAZANIMLARLA BU DÖNEMİ GERİDE BIRAKMASI İÇİN ÇALIŞIYORUZ”

Gelişmiş ülkeler başta olmak üzere tüm dünyanın, siyasi, sosyal ve ekonomik sorunların ateşiyle kavrulduğu bir dönemden geçtiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizin en az hasarla hatta çoğu alanda çok büyük kazanımlarla bu dönemi geride bırakması için çalışıyoruz. Mesela küresel düzeyde enerji, mal, hizmet fiyatları fahiş oranlarda arttığı hâlde bunları üçte biri, beşte biri oranında yansıtarak vatandaşlarımızı koruyoruz” dedi.

Dünyanın değişik bölgelerindeki küresel krizlerden de örnekler veren Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları kaydetti: “Amerika’nın, İngiltere’nin hâlini görüyorsunuz değil mi? Benzin yok, benzin. Aynı şekilde, Almanya’da, Fransa’da kuyruklar, yiyeceklerini bulamıyorlar. Elhamdülillah Türkiye’de böyle bir sorun yok. Ülkemizi bugüne kadar önüne çıkan her engelden, her sorundan, her saldırıdan, her badireden nasıl kurtardıysak bugün de aynısını yapacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın. Varsın ötekiler kendi yalan ve iftira çukurlarında debelenip dursunlar. Biz, ‘Yaparsa yine AK Parti yapar’ diyerek işimize bakmayı sürdüreceğiz, gerisi lafı güzaf. Herkesin sözü ve duruşu kendi cibilliyetini gösterir. Biz Adanalı gibi delikanlı, Adanalı gibi harbi, Adanalı gibi çalışkan, Adanalı gibi dik duruşlu bir şekilde yolumuza devam ediyoruz. Rabbim muhabbetimizi, sevgimizi, uhuvvetimizi daim eylesin diyorum.”

ADANA’YA YAPILAN YATIRIMLAR

Geçen 19 yılda 81 vilayetin tamamını da Cumhuriyet tarihinde görülmemiş yatırımlara kavuşturduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bilhassa yaşı 20 öncesiyle bugünü mukayese etmeye müsait olanlar aradaki büyük farkı çok daha iyi biliyorlar. Bu kapsamda son 19 yılda Adana’ya ne kadar yatırım yaptık biliyor musunuz? 50 milyar, yani bunu eski rakama vurduğumuz zaman 50 trilyon, bu yatırımı yaptık” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimde 10 bin 497 yeni derslik inşa ettiklerini, ikinci devlet üniversitesi olarak Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesini kurduklarını anımsattı. Gençlik ve sporda 6 bin 935 kişi kapasiteli yükseköğrenim yurt binaları açtıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, aralarında 33 bin seyirci kapasiteli stadyumun da bulunduğu 45 spor tesisini şehre kazandırdıklarını söyledi.

Sosyal yardımlarda Adanalı ihtiyaç sahibi vatandaşlara toplam yaklaşık 9 milyar liralık kaynak aktardıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlıkta toplamda 3 bin 406 yataklı, 21 hastane ile 68 sağlık tesisini tamamlayıp Adanalıların hizmetine sunduklarını aktardı. Erdoğan bunların arasında beş yıldızlı otel konforundaki bin 550 yataklı Şehir Hastanesi ile 406 yataklı Adana Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesinin de bulunduğunu kaydetti.

Çevre ve şehircilikte, Adana’da 15 bin 552 adet konutu tamamladıklarını, 4 bin 107 konutun yapımının ise sürdüğünü aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehrimizde toplam 9 bin 235 bağımsız birimde riskli yapı tespiti yaptık. Bunlardan 7 bin 771 bağımsız birimin yıkımı gerçekleşti. Kentsel dönüşüm çalışmaları kapsamında bugüne kadar 64 milyon lira tutarında riskli yapı kira yardımı yaptık. Adana’da toplam alanı 1 milyon 150 bin metrekare olan yedi adet millet bahçesi projemiz var. Bunlardan ikisini tamamlayıp hizmetinize sunduk, beşi ile ilgili süreç devam ediyor” bilgisini verdi.

Ulaştırmada, Adana’ya 178 kilometre uzunluğunda yeni bölünmüş yol yaparak bölünmüş yol mesafesini toplamda 427 kilometreye çıkardıklarını da anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti: “Yapımı devam eden Ceyhan-Çukurköprü-Kozan yolunu, Adana-Karataş yolunu, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nü, Kozan-Feke-Saimbeyli-Tufanbeyli-Kayseri hududu yolunu ve Adana-Kozan yolunu önümüzdeki yıl tamamlıyoruz. Adana Güney Çevre Yolu’nda kamulaştırma sorunlarından kaynaklanan birtakım gecikmeler olsa da inşallah 2023 yılına kadar hepsini de çözüp yolu tamamlayacağız. Adana-İmamoğlu ayrımı-Aladağ yolunu, Adana-Kozan ayrımı-Mansurlu-Kayseri hududu yolunu ve Ceyhan-Yumurtalık yolunu önümüzdeki 2 yıla kadar bitiriyoruz. Toprakkale-İskenderun otoyolu ile Tarsus-Adana-Gaziantep otoyolunun, Adana kuzey kavşağı arasındaki otoyol projesinin inşasına kamulaştırma çalışmaları tamamlandıktan sonra başlayacağız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adana-Mersin demir yolunu yenilediklerine ve seyahat süresini eskiye göre yarı yarıya indirdiklerine dikkati çekerek, “Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep hızlı tren hattı projemizin yapımı etaplar hâlinde devam ediyor. İnşallah bu hattın tamamını 2025 yılına kadar da tamamlıyoruz” dedi.

Çukurova Bölgesel Havalimanı’nın inşaatının devam ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu projeyi de 2023 yılına kadar tamamlayıp hizmete sunmayı planladıklarını vurguladı. Tarım ve ormancılıkta, Adana’ya 11 baraj ve bir gölet inşa ettiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sekiz baraj daha inşa edeceğiz. Son 19 yılda inşa ettiğimiz sulama projeleri ile 925 bin dekar zirai araziyi sulamaya açtık. Şu anda inşaat çalışmaları devam eden sulama tesisleri ile 565 bin dekar mümbit araziyi daha sulamaya açacağız” dedi.

Adanalı çiftçilere de bugüne kadar toplam 5 milyar liralık tarımsal destek verdiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları kaydetti: “Sosyal güvenlik alanında, Adana’daki 139 bin iş yerimize toplam 4,2 milyar liralık prim teşviki verdik. Adana, Seyhan, Çukurova, Yüreğir, Sarıçam, Ceyhan, Yumurtalık, İmamoğlu, Karaisalı ve Kozan’a doğal gaz arzını sağladık, Pozantı’ya seneye, Aladağ, Feke, Karataş, Saimbeyli ve Tufanbeyli’ye ise 2023 yılında doğal gaz arzını sağlayacağız. İnşallah önümüzdeki dönemde bir kısmının müjdesini biraz önce verdiğimiz dev yatırımlar gibi sizleri çok daha büyük eserler ve hizmetlerle buluşturmaya devam edeceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasının öncesinde, tesis inşa edecek firma ile inşa sürecinde iş birliği yapacağı firmalar arasında anlaşmalar imzalandı ve hatıra fotoğrafı çektirildi.

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 26. Dönem Adli Yargı ve 16. Dönem İdari Yargı Kura Törenine katıldı

“Ülkemizi aydınlık yarınlara adalet sistemimizin kusursuz işleyişi ile taşıyabiliriz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 26. Dönem Adli Yargı ve 16. Dönem İdari Yargı Kura Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Türkiye Yüzyılı’na giden yolun, diğer alanlarla birlikte, adaletin işleyişindeki eksiklerin giderilmesi olduğunun farkındayız. Ülkemizi aydınlık yarınlara ancak adalet sistemimizin kusursuz işleyişi, hukukun eksiksiz tecellisi, yargıya güvenin pekiştirilmesiyle taşıyabiliriz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen 26. Dönem Adli Yargı ve 16. Dönem İdari Yargı Kura Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.

Konuşmasına, bugün komşu ve kardeş ülke İran’dan üzüntü verici bir haber aldıklarını ifade ederek başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi ve beraberindeki heyetin helikopter kazasında vefat ettiklerini öğrendiklerini belirtti.

Merhum İran Cumhurbaşkanı Reisi’ye ve kazada hayatını kaybeden İran Dışişleri Bakanı ile diğer yetkililere Allah’tan rahmet niyaz eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu elim kazadan duyduğumuz derin teessürü burada öncelikle ifade etmek istiyorum. Şahsım, ülkem ve milletim adına İran halkına başsağlığı diliyorum. Kaza haberini aldıktan sonra süratle İran makamlarıyla irtibata geçerek tüm imkânlarımızla arama, kurtarma çalışmalarına katkı vermeye hazır olduğumuzu ilan ettik. Akıncı insansız hava aracımız ile gece görüş kabiliyeti olan Cougar tipi helikopteri bölgeye sevk ettik. Arama kurtarma ekiplerimiz de İranlı kardeşlerimize yardımcı olmak üzere bölgeye intikal etmek suretiyle hemen yola çıktılar. Helikopterin enkazının tespiti yapıldıktan ve vefat edenlerin naaşlarına ulaşıldıktan sonra ekiplerimiz geri döndü.”

“BU ZOR GÜNLERİNDE DOST VE KARDEŞ İRAN HALKININ YANINDA OLACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, merhum İran Cumhurbaşkanı Reis’yi 24 Ocak’ta, Ankara’da resmî ziyaret kapsamında misafir ettiğini, bunun dışında farklı vesilelerle de bir araya geldiklerini anımsattı.

Gerek ikili ilişkiler gerekse bölgeyi ilgilendiren konularda İran Cumhurbaşkanı Reis’i ile çok yakın diyalog içinde olduklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Görevde bulunduğu sürede İran halkının ve bölgemizin huzuru için verdiği samimi çabalara bizzat şahitlik ettim. Aynı şekilde İran Dışişleri Bakanı merhum Hüseyin Emir Abdullahiyan’ın Türkiye ile ilişkileri döneminde başarılı bir diplomat olduğunu gördük. Kendilerini şükranla ve hürmetle yâd ediyoruz. İranlı kardeşlerimizin bu süreci kadim ve güçlü devlet geleneklerine uygun şekilde suhuletle yöneteceklerine yürekten inanıyorum. Türkiye olarak biz de her zaman olduğu gibi bu zor günlerinde dost ve kardeş İran halkının yanında olacağız. Bir kez daha İran İslam Cumhuriyeti’nin dinî lideri Sayın Ali Hamaney başta olmak üzere dost İran halkına, hükûmetine, merhumların acılı ailelerine en derin taziyelerimi iletiyorum.”

“GENÇ KARDEŞLERİMİZİN, GİTTİKLERİ YERLERDE ADALET SANCAĞINI YÜCELTECEKLERİNE İNANIYORUM”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün 26. dönem yanında, farklı dönem adli ve idari yargılarının bir kısmının kurasını çekeceklerini ifade etti.

Kura töreni ile bin 44 hâkim ve cumhuriyet savcısını, ülkenin dört bir yanındaki görev yerlerine yolcu edeceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları paylaştı: “Kendilerine yeni görev yerlerinde başarılar diliyorum. Hâkim ve savcılarımızdan 81 vilayetiyle, 85 milyon vatandaşıyla bu ülkeyi çok sevmelerini, bu devlete en güzel şekilde hizmet etmelerini istiyorum. Hepsi birbirinden başarılı, gayretli ve donanımlı bu genç kardeşlerimizin, inşallah gittikleri yerlerde adalet sancağını yücelteceklerine inanıyorum. Biz de 21 yıldır olduğu gibi ülkeye ve millete karşı mesuliyetlerini hakkıyla ifa etmeye çalışan herkese destek vereceğiz. Bugünkü kura töreniyle, hâkim, savcı sayımızı 25 bine yaklaştırmış oluyoruz. Kaliteli insan kaynağı, kamu ve özel sektör fark etmeksizin hayatın her alanında sistemin başarısının temel unsurudur. Adalet sisteminin kusursuz işlemesinin de öncelikli şartı, nitelikli yetişmiş ve yeterli personeldir. Bu anlayışla, adalet hizmetlerinin standardını yükseltme yolunda bugüne dek attığımız adımların en başında personel sayımızın arttırılması vardır.”

İktidara geldiklerinde 9 bin 349 olan hâkim, savcı sayısını 2,5 kattan fazla arttırmak suretiyle mahkemelerin yükünü hafiflettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yardımcı personel sayımız 26 bin 274’ten 96 bin 650’ye, ceza infaz kurumlarındaki görevli sayısı ise 25 bin 407’den 83 bine çıktı. Adalet teşkilatımızın personel sayısı, 2002 yılında göreve geldiğimizde 61 bin iken bugün bu rakam 204 bini buldu. Personelin yanı sıra mahkeme sayısı, bina, teknoloji ve diğer alanlarda da adalet camiamıza güçlü destek verdik. Yani merdiven altı sistemden bugünkü fiziki koşullara ulaştık. Mahkeme sayısı adli yargıda yüzde 99, idari yargıda yüzde 51 oranında arttı” diye konuştu.

“ADALET SİSTEMİNİN İŞLEYİŞİNİ HIZLANDIRAN TARİHÎ REFORMLARA İMZA ATTIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, mahkeme kararlarındaki hataları en aza indirme ve temyizdeki yığılmayı önlemek amacıyla istinaf mahkemelerini kurduklarını dile getirdi.

Bölge adliye mahkemelerini 15 yerde, bölge idare mahkemelerini dokuz yerde faaliyete geçirdiklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Adalet kurumlarının modern ve fonksiyonel mekânlara sahip olmasına hassasiyet gösterdik. İnşa ettiğimiz 284 adalet hizmet binasıyla hâkimlerimize, savcılarımıza, avukatlarımıza yakışır modern çalışma imkânları sunduk. Bina ve kadro haricinde, hayata geçirdiğimiz kanuni düzenlemelerle hukuk devletini güçlendirdik, yargının tarafsız ve bağımsız hareket edebilmesinin yasal ve anayasal altyapısını oluşturduk. Hukuk sistemimize sirayet etmiş, adaletin tecellisi önünde engel teşkil eden vesayet araçlarını tek tek ortadan kaldırdık. Yargıda çift başlılığa son verilmesinden bireysel başvuru hakkına, hedef süreden elektronik devlet uygulamalarına, adli tıptan bilirkişiliğe, lekelenmeme hakkından arabuluculuk müessesesine, tutukluluk şartlarından ifade özgürlüğünün genişletilmesine, hâsılı çok geniş bir yelpazede adalete erişimi kolaylaştıran, adalet sisteminin işleyişini hızlandıran tarihî reformlara imza attık. Güven veren ve erişilebilir bir adalet hedefiyle bu alandaki çalışmalarımıza hız kesmeden devam edeceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, medeniyetin temel direğinin adalet olduğunu söyledi.

“GÜVENİLİR VE SERİ BİR ŞEKİLDE TECELLİ EDEN ADALET HUZURUMUZUN GÜVENCESİDİR”

Yusuf Has Hacib’in, Kutadgu Bilig’de, “Bir memleketin bağı ve kilidi iki şeyden ibarettir, biri ihtiyatlılık, biri kanun. Bunlar esastır” dediğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Anadolu’nun manevi mimarlarından mütefekkir ve mürşit Hazreti Mevlana Hazretleri de aynı şekilde adalet mefhumuna büyük önem vermiştir. Mesnevi’nin özünü adalet, hukuk ve zulüm kavramları oluşturur desek hatalı bir genelleme yapmış olmayız” diye konuştu.

Hazreti Mevlana’nın, adaleti “Adalet her şeyi yerli yerine koymak demektir. Ayakkabı ayağındır, külah da başa aittir. Her şey yerinde güzeldir. Ormanda fakat zincire vurulmuş bir aslan, kum üstünde çırpınan bir balık, mahmur bir hâlde ötemeyen bülbül tabii özelliklerini kaybetmiştir” şeklinde tarif ettiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Necip Fazıl Kısakürek’in de “Adalet, hakkı yerine koymaktır” diyerek aynı hakikati ifade ettiğini dile getirdi.

Fikir ve gönül dünyasının önderlerinin sözlerine, eserlerine ve tavsiyelerine bakıldığında, adaletin genellikle bu minvalde tanımlandığının görüldüğüne dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Mağdur ve masum ile zalim ve mücrimi, olması gereken yerlere koymanın adı adalettir. Halkımızın tabiriyle ‘adalet suçlunun hapiste, masumun dışarıda olmasıdır’. Suçun cezasız kalmadığı duygusunu toplumda yerleştirdiğimiz ölçüde adaleti tesis etmiş yani hakkı yerine koymuş oluruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İnsanlar arasında cezasızlık algısının yaygınlaşması ise adalete güveni sarsacak, toplumsal barışı dinamitleyecektir. Bu bakımdan güvenilir ve seri bir şekilde tecelli eden adalet, millet olarak birliğimizin, beraberliğimizin, huzurumuzun güvencesidir. Şunu çok net ifade etmek isterim, her mahkeme kararı sonrasında ‘hak yerini buldu’ anlayışı ne kadar güçlenirse toplum da kendini o derece emniyette hisseder. Özellikle bizim gibi yakın siyasi tarihinde adaletsizliklere tanık olmuş bir millet için hakkın yerini bulmasının önemi tartışma götürmez. Bu gerçeğe, darbe ve terör davaları gibi kritik başlıklara, bir fiil şahitlik ettik. Millî iradeyi güçlendirme mücadelemizde ülkemizdeki darbe geleneğiyle de hesaplaştık. Anayasayı değiştirerek darbecilerin yargılanmasını sağladık.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti iktidarı döneminde, Cumhuriyet tarihinde ilk defa millî iradeye kasteden darbecilerin yargılandığını, geç de olsa hak ettikleri cezaları aldıklarını hatırlattı.

“MİLLETİN MUAZZEZ İRADESİNE KİMSENİN GÖLGE DÜŞÜRMESİNE MÜSAADE ETMEYECEĞİZ”

Darbeden 60 sene sonra kurdukları bir komisyon vasıtasıyla, 27 Mayıs mağdurlarının zararlarını tazmin ettiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 12 Eylül ve 28 Şubat’ta demokrasiye darbe yapanların, milletin vicdanıyla birlikte bağımsız Türk mahkemeleri tarafından da mahkûm edildiğini anımsattı.

Darbe suçunun asla cezasız kalmayacağının böylece anlaşılmış olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Aynı durum 15 Temmuz darbe teşebbüsünün elebaşları için de geçerlidir. Milletin namuslarını emanet ettiği silahları, o silahların asıl sahiplerine doğrultanlar, ihanetlerinin hesabını hukuk önünde verdiler. 253 insanımızı şehit edenler Allah’ın izniyle gün yüzü göremeyecekler. Yurt dışına kaçan alçakların da peşini asla ve asla bırakmayacağız. Son FETÖ’cü hain de yargıya hesap verene kadar enselerinde olacağız. Milletin kendilerine vermediği yetkiyi silah gücüyle, fezlekelerle veya diğer kanun dışı yollarla gasbetmeye yeltenenler, bundan sonra da adaletin pençesinden kurtulamayacaklar.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Vatanımızın bekasına, devletimizin bütünlüğüne, milletimizin birlik ve dirliğine, millî iradenin egemenliğine, vatandaşlarımızın huzuruna, refahına ve özgürlüklerine kim kastederse dün olduğu gibi karşısında yine bizi bulacak, yargımızı bulacaktır. Demokrasimize uzanan elleri kırmaktan çekinmedik, yine çekinmeyeceğiz. Milletin muazzez iradesine kimsenin gölge düşürmesine müsaade etmeyeceğiz. Görevi huzuru sağlamak olanların darbe şartlarının olgunlaşmasını beklediği ve tereyağından kıl çeker gibi darbe yapmakla övündüğü günler artık geride kalmış, eski Türkiye’de kalmıştır. Antidemokratik veya gayrimeşru yollara tevessül edenlerin Türkiye’de varacağı tek yer mahkeme salonlarında hukuka hesap vermek olacaktır” diye ekledi.

“6-8 EKİM OLAYLARINI KİMSE MAZUR VE MEŞRU GÖSTEREMEZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 6-8 Ekim olaylarıyla ilgili birkaç gün önce açıklanan mahkeme kararlarını da bu bakış açısıyla değerlendirdiklerini aktardı.

6-8 Ekim olaylarının asla bir protesto gösterisi olmadığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “37 insanımızın vahşice öldürüldüğü bir terör kalkışmasıdır. Suriye’deki gelişmeleri bahane eden bölücü örgüt unsurları doğrudan devletimizin bekasını hedef alan bir isyan girişiminde bulunmuştur. Bu isyan girişiminde 37 insanımız, şehir eşkıyaları tarafından katledilmiştir. Ülkemizin 35 ili, 96 ilçesi ve 131 yerleşim biriminde sokaklar, dükkânlar, okullar ateşe verilmiş, masumların kanı akıtılmıştır. Bölücü canilerin katlettiği insanlar arasında ihtiyaç sahiplerine kurban eti dağıtan 16 yaşındaki Yasin Börü ve arkadaşları da vardır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “6-8 Ekim olaylarını kışkırtanlar, yönlendirenler, azmettirenler milletimize böyle bir acıyı yaşatanlar bellidir. Hukuk elbette bunlardan hesap sormak zorundadır. ‘Siyasi dava’ denilerek terör kalkışmasının aklanmaya çalışılması her şeyden önce hukuka ve demokrasiye hakarettir. 6-8 Ekim olaylarını kimse mazur ve meşru gösteremez. Mahkeme kararıyla ilgili haddi aşan yorumları tasvip etmiyoruz. Karar, kayıplarının acısıyla son 10 yıldır Kerbela’ya dönmüş yüreklere su serpmiş, adaletin tecellisine olan inancı yeniden güçlendirmiştir. İsyan girişiminden 10 yıl sonra geç de olsa hakkın yerini bulduğunu görüyor, bundan da mağdurlar ve demokrasimiz adına memnuniyet duyuyoruz. Sokakları kan gölüne çevirerek, bu ülkede siyaset yapılmayacağını artık herkesin anlamasını ümit ediyoruz.”

“ADALETE GÜVENİ NE KADAR SAĞLAM TESİS EDERSEK EKONOMİ VE DEMOKRASİDE O DERECE HIZLI MESAFE ALIRIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hukuk devleti ilkesinin yaşatılabilmesi için yargının her türlü taassuptan, hizipleşmeden azade tutulmasının şart olduğunu vurgulayarak, “Siyasi ve ideolojik kamplaşmaların adalet sisteminde yol açtığı tahribatları, özellikle tecrübelerimizle çok iyi biliyoruz. Bunların tekrarına izin vermeyeceğiz. Yargımızın tarafsızlığını ve bağımsızlığını koruması ilk ve öncelikli şarttır. Şunu bir kere daha kabul etmemiz lazım. Adalete güveni ne kadar sağlam tesis edersek ekonomi ve demokraside o derece hızlı mesafe alırız” dedi.

Türkiye Yüzyılı’na giden yolun, diğer alanlarla birlikte adaletin işleyişindeki eksikliklerin giderilmesi olduğunun farkında olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkenin aydınlık yarınlara ulaşmasının, ancak adalet sisteminin kusursuz işleyişi, hukukun eksiksiz tecellisi, yargıya güvenin pekiştirilmesiyle mümkün olacağına işaret etti.

“ADALET VE HUKUK ALANINDAKİ REFORM İRADESİNİN GÜÇLÜ OLMASINI KRİTİK ÖNEMDE GÖRÜYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu hususta da yaşanan ve yaşanacak sıkıntıların bizi yavaşlatacağını, hedeflerimiz ile aramıza gireceğini asla göz ardı etmiyoruz. Adalet ve hukuk alanındaki reform iradesinin güçlü olmasını bu bakımdan kritik önemde görüyoruz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, adalet sisteminin şeffaflaştırılması, hesap verebilirliğin artırılması, yargı bağımsızlığının ve tarafsızlığının tahkim edilmesi için bundan sonra da yeni adımlar atmayı sürdüreceklerini kaydederek, siyaset kurumunun bütün paydaşlarını bu doğrultuda yürütülen çabalara destek olmaya çağırdı.

Mesleğe kabul edilen ve kura töreniyle görev yerleri belli olacak hâkim ve savcılara başarılar dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Buradaki her bir genç arkadaşımın meslek hayatı boyunca üzerindeki cübbenin, vatandaşın adalete ve hukuk devletine olan itimadını temsil ettiğinin şuuruyla hareket edeceğine yürekten inanıyorum. Ülkemize ve milletimize yapacağınız hizmetlerden dolayı şimdiden sizlere teşekkür ediyorum” sözlerini sarf etti.

Konuşmaların ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler, butona basarak bin 44 hâkim ve savcının atama kuralarını başlattı.

HABER BURADA

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 19 Mayıs mesajı

19 Mayıs 1919

Samsun’da bundan tam 105 yıl önce başlayan ve Millî Mücadele’yi zaferle taçlandıran 19 Mayıs 1919’un, güçlü Türkiye’nin inşasında ilk tuğlanın konulduğu tarih olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Bu tarih, milletimizin düşman işgaline karşı ülkemizin her köşesinden yükselen istiklal ve istikbal ruhunun kıvılcımı olmuştur. Milletimizin esarete karşı direnişini ortaya koyarak topyekûn bir varoluş mücadelesini başlattığı bu sürecin devamında ya istiklal ya ölüm nidalarıyla vücut bulan varlık-yokluk mücadelesi başlamıştır.” dedi.

Samsun’da yanan istiklal meşalesinin, Amasya, Erzurum, Sivas ve ardından Ankara ile tüm Anadolu’ya yayıldığını belirten Erdoğan, 19 Mayıs ruhunun, bu milletin en büyük varlığı, en büyük sermayesi olduğunu ifade etti.

“Zorluklara karşı durmanın, azimle, inançla, kararlılıkla hep beraber mücadele etmenin anlamı bu ruhta gizlidir. Ülkemizin karşı karşıya kaldığı her türlü baskıya, provokasyona rağmen hızlandırdığı kalkınma, büyüme, güçlenme mücadelesini ancak 19 Mayıs’ın ruhuna, özüne, ilkelerine, ideallerine ve hedeflerine sahip çıkarak sürdürebiliriz.

Yeni Türkiye Yüzyılı’nın neferleri olan sizler böyle bir bilinç ve özgüvenle tarihinize, bugününüze sahip çıkıp birbirinizle kenetlenin, birbirinizle kardeşlik hukukunuzu geliştirin. Siz gençlerimizin ve aziz milletimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyor, Gazi Mustafa Kemal başta olmak üzere Kurtuluş Savaşımızın bütün kahramanlarını bir kez daha saygıyla anıyorum.

HABER BURADA

Dünya

“Türkiye’nin son 21 yılda başarı hikâyesi yazdığı alanların en başında tarım gelmektedir”

“ZİRAAT BANKASI, SEKTÖRÜN KREDİ İHTİYACININ YÜZDE 75’İNİ TEK BAŞINA OMUZLAMIŞTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ziraat Bankası Tarım Ekosistemi Buluşması’nda yaptığı konuşmada, “Türkiye, ‘gerçekler’ yerine ‘çarpıtmalar’ üzerinden muhalefeti artık geride bırakmalıdır. Elini vicdanına koyan herkesin kabul ettiği hakikat şudur: Ülkemizin son 21 yılda başarı hikâyesi yazdığı alanların en başında; tarım, hayvancılık ve su ürünleri vardır” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde “Sürdürülebilir Tarım ve Tarımda Markalaşma” temasıyla düzenlenen Ziraat Bankası Tarım Ekosistemi Buluşması’na katılarak bir konuşma yaptı.

Ziraat Bankasının düzenlediği programda olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tarımda sürdürülebilirlik ve iklim değişikliği, coğrafi işaretli ürünler ve tarımda markalaşma, tarımın geleceği teması altında yapılan ve yapılacak olan tartışmaların sektörümüz açısından yol gösterici olmasını temenni ediyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ziraat Bankasının 160 yılı aşkın süredir çiftçinin ve üreticinin yanında yer aldığını belirterek, şunları kaydetti: “1863 yılından beri Ziraat Bankamız Türk tarımının lokomotifi oldu. Savaş dönemleri dahil ülkemizin yokluk günlerinde bankamız, çiftçinin, esnafın, tüccarın, girişimcinin yanında yer aldı. Üreticilerimizin, insanımızın iliğini sömüren tefecilerin ve faiz lobilerinin pençesine düşmemesi noktasında hayati rol üstlendi. Ziraat Bankası dün olduğu gibi bugün de ülkeyi ve milleti önceleyen duruşunu muhafaza ediyor. Ziraat varsa memleketin dört bir yanında ziraat var anlayışıyla Türkiye’nin tarım sektörüne güçlü destek veren bankamızı ve çalışanlarını yürekten tebrik ediyorum.”

“BULUŞMANIN TARIM EKOSİSTEMİNİN GELİŞMESİNE KATKI SUNACAĞINA YÜREKTEN İNANIYORUM”

Ziraat Bankasının sadece kar peşinde koşan bir banka olmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bankanın ihtiyaç duydukları anda çiftçinin, esnafın sanayicinin, tüccarın ve ihracatçının elinden tutan bir kara gün dostu olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, her iktisadi teşekkülün çalışmalarını sürdürmeyi, yeni yatırımlarla faaliyet sahasını büyütmeyi ve genişletmeyi hedeflediğini dile getirerek, Ziraat Bankasının hem ülke içinde hem de yurt dışında mevcudiyetini artırdığını görmekten memnuniyet duyduklarını söyledi.

Ziraat Katılım’ın da 2015 yılında faaliyete geçmesiyle birlikte bankanın hızla gelişen alternatif finans piyasasında da yerini aldığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Daha nice seneler boyunca Ziraat’ın bir bankadan daha fazla olma iddiasını devam ettirmesini bekliyorum. Bugünkü programımız Ziraat Bankasının kuruluş gayesinin misyonunu ve asli vazifesini yerine getirdiğini gösteriyor. 81 ilden, 2 binden fazla sektör temsilcisinin bir araya geldiği bu buluşmanın tarım ekosisteminin gelişmesine katkı sunacağına yürekten inanıyorum” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, programdan önce genç ve kadın çiftçiler ile kooperatif ürünlerinin yer aldığı stant alanını ziyaret ettiğini, ülkenin tarımının çeşitliliğine ve zenginliğine burada tekrar şahit olduğunu belirterek, şöyle dedi: “Bu hazineyi ne kadar ileriye taşırsak Türkiye için o kadar iyi olacaktır. Tabii bunun için tarım sektörünün tüm paydaşlarının el ele vermesi, iş birliği ve dayanışma içinde hareket etmesi mühimdir. Tarım sektörünün bütün aktörlerini aynı zamanda buluşturan bu tarz programlar anlayış birliğinin tesisini de kolaylaştırmaktadır. Değerli fikirleriyle bugünkü buluşmaya katkı sunan tüm hocalarımıza ve sektör temsilcilerine teşekkür ediyorum. Ziraat Bankası yönetimini buluşmaya öncülük ettikleri için tebrik ediyorum. Ülkemizin kalkınmasına, ekonomimizin büyümesine, sofralarımıza ulaşan çeşitli nimetlerin üretimine alın teri dökerek vesile olan çiftçilerimize de buradan bir kez daha selamlarımı, saygılarımı gönderiyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’nde, Ankara’da ziraat odası başkanları ve üretici birlikleriyle bir araya geldiklerini ve kucaklaşıp hasbihal ettiklerini söyledi.

Türkiye’nin tarımda son 21 yılda nereden nereye geldiğini, karşılaştırmalı olarak çok detaylı bir şekilde ortaya koyduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizde muhalefetin ezberi olan ‘Tarım bitti’ tezlerinin ne kadar içi boş, temelsiz ve gerçek dışı olduğunu rakamlarla ispat ettik. Biraz önce Tarım ve Maliye bakanlarımız da yaptıkları konuşmalarla bunu tekrar teyit ettiler” diye konuştu.

“PROBLEMLERİMİZE ORTAK AKILLA ÇÖZÜM YOLLARI GELİŞTİRMEYE ÇALIŞIYORUZ”

“Özellikle hemen her sene tedavüle konulan saman ithalatı söyleminin, tarım sektörünün tüm paydaşlarına yapılmış bir hakaret olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin gerçekler yerine çarpıtmaları ve bunun üzerinden yapılan muhalefeti artık geride bırakması gerektiğini, eski muhalefet tarzının raf ömrünü tamamladığını ve bunun yerine, eleştiren ama daha yapıcı bir anlayışın ikame edilmesinin Türkiye için daha faydalı olacağını ve kendilerinin de böyle olmasını arzu ve ümit ettiklerini kaydetti.

Elini vicdanına koyan herkesin kabul ettiği bir hakikat olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Ülkemizin son 21 yılda başarı hikâyesi yazdığı alanların en başında tarım, hayvancılık ve su ürünleri vardır. Bunu söylerken elbette her şey güllük gülistanlık diyemeyiz. Dünyadaki tüm ülkeler gibi bizim de sıkıntılarımız var. Tarımsal girdi fiyatlarındaki artış, çözmemiz gereken buna benzer sorunlarımız var. Kırmızı ve beyaz et fiyatlarında son dönemde yaşanan dalgalı hareketleri yok sayamayız. Gübre fiyatlarındaki artışlardan, gündelik ve sürekli işçi eksikliğine kadar farklı alanlarda yükselen şikayetlere kulaklarımızı tıkayamayız. Başarılarımızla birlikte hâlen problem üreten alanların farkındayız. Muhasebemizi yaparken ne ifrata ne tefrite kaçıyor, dengeli ve objektif bir şekilde kendimize ayna tutuyoruz. Amacımız güçlü ve zayıf yanlarımızı en doğru biçimde tespit etmektir. Tarımda da durum farklı değildir. Burada da çözüm odaklı bakış açısıyla hareket ediyoruz. Başarılarımızın sayısını arttırmanın, eksiklerimizi gidermenin derdindeyiz. Problemlerimize ortak akılla çözüm yolları geliştirmeye çalışıyoruz.”

“BİZE İNSAN HAKLARI DERSİ VEREN BATILI ÜLKELERİN PEK ÇOK AFRİKA ÜLKESİNDE NELER YAPTIĞINI BİLİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarım sektörünün 21 yılda elde ettiği başarıların değersizleştirilmesine mahal vermeden, milletin en çok şikâyet ettiği hususlara odaklanarak Türkiye’yi hep beraber hedeflerine ulaştırmak istediklerini belirtti.

Millî mesele olan tarımda, hiç kimseye kapıları kapatmadıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin tarım ekosistemini geliştirmek için herkesin fikrine, katkısına, eleştirisine, önerilerine sonuna kadar açığız. Yeter ki tarım konusu ezberlere ve ön yargılara kurban edilmesin. Yeter ki cımbızla çekilen bir ürün üzerinden sektöre haksızlık yapılmasın. Allah’ın izniyle gerisi biraz gayret ve emekle zaten kolayca gelecektir” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen asırda yeraltı kaynaklarının ön planda olduğunu vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Petrol, altın, elmas ve diğer yeraltı zenginlikleri için oluk oluk kan aktı. Bir damla petrolü, bir damla kandan daha kıymetli gören sömürgeciler, bunları tahakküm altına almak için her yola başvurdular. Binlerce kilometre ötedeki ülkeleri işgal ettiler. Avrupa’dan Afrika’ya saldırdılar. Oralarda tüm imkânlarıyla Afrika’nın o zenci evlatlarının ne yazık ki imkânlarını, helikopterlerle elmaslarını, altınlarını Avrupa’ya taşıdılar. İnsanları topraklarından sürdüler. Savaş ve iç savaş çıkardılar, eli kanlı diktatörleri desteklediler, darbe yaptılar, cinayet işlediler, katliamlara imza attılar. Yerel halkı içkiye, uyuşturucuya alıştırarak, ekonomik, sosyal ve siyasal bakımdan kendilerine tamamen bağımlı hâle getirdiler. Kendi refahlarını mazlumlardan çaldıkları zenginlikler üzerine bina ettiler. Bize insan hakları dersi veren batılı ülkelerin Kongo’da, Cezayir’de, Kenya’da, Somali’de, Güney Afrika’da, Namibya’da, Nijerya’da ve daha pek çok Afrika ülkesinde neler yaptığını çok iyi biliyoruz. Avrupa’nın ortasında, Afrika’dan getirilen insanların sergilendiği, ‘müze’ adı altında, affınıza sığınarak söylüyorum, hayvanat bahçeleri kuruldu. Sadece Kongo’da şiddet, açlık ve hastalık nedeniyle 10 milyon kişi öldü. Bu ülkeleri ziyaretimizde sömürgecilerin acımasız yüzünü bizzat görme fırsatı bulduk. Bunların hepsi ve daha fazlası yeraltı ve yer üstü kaynaklarının kontrolü için yapıldı.”

“TOPLAM 33 MİLYON TON TAHILIN BOĞAZLARIMIZDAN GÜVENLİ GEÇİŞİNİ SAĞLADIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni ve çok daha sinsi yöntemlerle sömürü düzeninin devam ettiğini ancak içinde bulunulan yüz yılda aynı kavganın tarım alanları, su ve gıda için verileceğinin anlaşıldığını ve bunun işaretlerini şimdiden görmeye başladıklarını dile getirdi.

Dünyanın gelişmiş ülkelerinin Afrika’da tarım arazisi kiralamak için büyük bir yarış içinde olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İklim değişikliğinin olumsuz etkileriyle birlikte su kaynakları ve havzaları birer çatışma hattına dönüşüyor. Asya, Amerika, Kuzey Afrika ve Orta Doğu’daki birçok gerilimin altında su kaynaklarıyla ilgili anlaşmazlıklar yatıyor” şeklinde konuştu.

Kovid-19 salgını ve Rusya-Ukrayna savaşında tüm ülkelerin gıda arz güvenliğini temin için nasıl kıyasıya mücadeleler verdiklerini unutmadıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Türkiye’nin gayretleriyle hayata geçirilen Karadeniz Girişimi olmasaydı başta Afrika ülkeleri olmak üzere birçok yerde kıtlık yaşanacaktı. Açlık tehdidiyle karşı karşıya kalan 10 binlerce insan hayatını kaybedecekti. Biz buna kayıtsız kalamazdık ve hamdolsun kalmadık. Toplam 33 milyon ton tahılın Boğazlarımızdan güvenli geçişini sağlayarak durumun iyice kontrolden çıkmasına engel olduk. Şunu bir defa görmemiz lazım; tarımın önemi azalmayacak bilakis daha da artacak. Her yeni küresel kriz, gıda üretimi ve tedarikinin ne kadar stratejik bir alan olduğunu teyit edecek. İklim değişikliği, çevre kirliliği, küresel ısınma ve bölgesel riskler arttıkça rekabet kızışacak hatta belki de daha kanlı hâle gelecek. Bizim ülke olarak tüm hazırlıklarımızı buna göre yapmamız gerekiyor. Diğer türlü ciddi sıkıntılarla karşılaşmaktan kendimizi kurtaramayız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarımı sadece ekonomi için değil milletin bekası için de hayati önemde bir sektör olarak gördüklerini ifade etti.

“ZİRAAT BANKASI, SEKTÖRÜN KREDİ İHTİYACININ YÜZDE 75’İNİ TEK BAŞINA OMUZLAMIŞTIR”

Bu Türkiye Yüzyılı’nın temel unsurları arasında tarımın, hayvancılığın, kırsal kalkınma ve tüm bu alanlardaki verimlilik artışının ayrı bir yeri olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 21 yılda bunun altyapısını güçlendirme yolunda önemli adımlar attıklarını ve tarım desteklerini hem çeşitlendirdiklerini hem de ciddi oranda yükselttiklerini belirtti.

Tarım Kredi Kooperatiflerinin sektörün ve çiftçilerin daima yanında olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çiftçilerimizin finansman ihtiyacını karşılamak üzere Ziraat Bankamızın kullandırdığı tarım kredilerinin tutarı 480 milyar lirayı aşmış durumdadır. Bu kredi miktarıyla Ziraat Bankası, sektörün kredi ihtiyacının yüzde 75’ini tek başına omuzlamıştır. Bu kredilerden yararlanan çiftçilerimizin sayısı 1,2 milyonu aştı. Ziraat Bankası’nın kullandırdığı tarım kredilerinin yüzde 91’i, yani 435 milyar liralık kısmı, faiz desteği verilen kredilerden oluşuyor. Bu kapsamda 587 binin üzerinde çiftçimizin 110 milyar lira tutarındaki tarım kredisinin faizinin tamamı, devletimiz tarafından ödeniyor. Sübvansiyonlu tarım kredisi kullanan çiftçilerimizin faizlerinin ortalama yüzde 69’luk kısmını, yine devletimiz karşılıyor. Bu uygun finansman kaynağı ne kadar çok çiftçimize ulaşır ve ihtiyacını karşılarsa, çiftçilerimizin karlılıklarına o derece katkı sağlamış oluruz. Bizim gayemiz, insanları doğdukları yerde doyar hâle getirmektir” diye konuştu.

Konuşmasından önce, yanında oturan bir besiciye “Ne yapıyorsun?” diye sorduğunu ve “Manda yetiştiriyorum” cevabını aldığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “10 mandayla başlamış. Şu anda 120 mandası var. Öyle mi? Mesele bu” dedi.

“Tarımın anavatanı olan Anadolu’da yeşil kalkınma ve yerelden kalkınma ilkesiyle yeni bir tarım ve kırsal kalkınma süreci başlatıyoruz” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Kırsal Kalkınma Hibe Programlarımızı, üretim planlamasını dikkate alarak yeniden düzenledik. 2024 yılı Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı hibe desteğine esas proje limitini, 7 milyon liradan 14 milyon liraya yükselttik. 5 milyar lira hibe desteği sağlayacağımız 7 bin projeyi ve hak sahiplerini, bugünden itibaren Tarım ve Orman Bakanlığımız açıklamaya başlayacak. Bu projelerle toplam 13 milyar lira yatırım yapılacak olup, yaklaşık 20 bin vatandaşımıza istihdam sağlayacağız. Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri, çiftçilerimiz için ilk kez hayata geçen yeni tarımsal kredi uygulamalarını ay başında kamuoyuyla paylaştı. Üretim planlaması kapsamında üretim ve sözleşmeli üretim yapan çiftçilerimiz ilk defa ilave faiz, kâr payı indiriminden yararlanabilecek. Organize tarım bölgesi yatırımı yapacak üreticilerimize ve birinci derecede tarımsal amaçlı örgütlerimize de ilk defa ilave faiz indirimi uygulanacak.”

ÇİFTÇİYE VE BESİCİYE KREDİ LİMİTİ ARTIRMA MÜJDESİ

Sadece bunlarla yetinmediklerini, Ziraat Bankası’nın da yeni müjdelerle sektöre verdiği desteği artırdığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Küçük ekipman kredisinin limitini 150 bin liradan 250 bin liraya çıkarıyoruz. Küçükbaş hayvan üreticilerimize işlerini büyütmeleri, hayvan sayılarını çoğaltmaları, atıl işletme kapasitelerini üretime kazandırmaları amacıyla verilen kredinin limitini de 400 bin liradan 600 bin liraya getiriyoruz. Büyükbaş süt hayvancılığıyla iştigal eden üreticilerimiz için bu rakamı 1 milyon liradan 1,5 milyon liraya yükseltiyoruz.” ifadelerini kullandı.

Her zaman gençlerin geleceğimiz olduğunu söylediğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerin tarım alanında iş ve işletme sahibi olmalarını teşvik ettiklerini belirtti.

Türkiye’deki genç nüfusa tarım dahil ne kadar fazla alternatif iş kolu oluşturulabilirse, ekonomi için o kadar güzel olacağını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Genç çiftçi kredisinin limitini 1,5 milyon liradan 2,5 milyon liraya artırıyoruz. Kadın çiftçi kredisinin limitini de aynı şekilde 1,5 milyon liradan 2,5 milyon liraya yükseltiyoruz. Ziraat Bankamızın bu müjdeli haberlerinin de çiftçilerimize hayırlı olmasını diliyorum. Bu kredilerin katkısıyla tarım sektörümüz geliştikçe inşallah Türkiye daha müreffeh, milletimiz daha huzurlu, geleceğimiz daha aydınlık, daha güvenli olacaktır. Rabbim yolumuzu, bahtımızı, açık etsin diyorum” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu imkânların sağlanmasında emeği geçenleri tebrik etti.

Konuşmalarının ardından günün anısına Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Ziraat Bankası Genel Müdürü Alpaslan Çakar ve çiftçileri temsilen İzmir Menemen’den Aslı Turan tarafından ata tohumlarının yer aldığı tablo hediye edildi.

HABER BURADA

DÜNYA

seers cmp badge