Connect with us

Dünya

Türkiye’nin ihracatında Eylül ayında rekor kırıldı.

Aylar itibariyle Eylül’de 20 milyar dolarla gelmiş geçmiş en büyük ihracat rakamına ulaşıldı.

Kısa adı TİM olan Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı İsmail GÜLLE, hedeflerinin İhracatta 5 yılda 300 milyar dolar olduğunu söyledi.

Ticaret Bakanı Mehmet Muş, ihracatın eylülde geçen yılın aynı ayına göre yüzde 30’luk artışla 20,8 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğini belirterek, “Cumhuriyet tarihimizde ilk kez aylık bazda 20 milyar dolar eşiğini aşmış bulunmaktayız.” dedi.

Bakan Muş, Bakanlığın Konferans Salonu’nda Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle ile düzenlediği basın toplantısında eylül ayı dış ticaret rakamlarını açıkladı.

İhracatın, ülke ekonomisinin lokomotifi olmaya devam ettiğine dikkati çeken Muş, 2021 yılı boyunca ortaya konulan güçlü ihracat performansının eylül ayında da sürdüğünü söyledi.

Muş, ihracat rakamlarına ilişkin şu bilgileri verdi:

“İhracatımız, geçtiğimiz yılın eylül ayına göre yüzde 30’luk artışla 20,8 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmiştir. Yani Cumhuriyet tarihimizde ilk kez aylık bazda 20 milyar dolar eşiğini aşmış bulunmaktayız. Ayrıca son 12 aylık ihracat değerimiz 212,2 milyar dolarla yeni bir Cumhuriyet rekoru kırmayı başarmıştır. Bu değerle yıl sonu Orta Vadeli Program (OVP) hedefimiz olan 211 milyar doların da üzerine çıkmış oluyoruz. Bu, ihracat anlamında elde edilmiş çok büyük bir başarıdır. Bu başarı hikayesinin artarak devam edeceğine ve büyümeyi kalıcı kılacağına inancım tamdır.”

Muş, ocak-eylül döneminde ise ihracatın geçen yılın aynı dönemiyle karşılaştırıldığında yüzde 36 artarak 161 milyar dolar olarak gerçekleştiğini bildirdi.

Bakan Muş, ithalat verilerine ilişkin olarak da şunları söyledi:

“İthalatımız, eylül ayında geçtiğimiz yılın aynı ayına göre yüzde 12 artışla 23,4 milyar dolar olmuştur. Ocak-eylül dönemi ithalatımız, 2020’nin aynı dönemine göre yüzde 24 artışla 193,4 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Şu hususun memnuniyetle altını çizmek isterim ki 2021 yılı eylül ayında gerçekleşen 44,2 milyar dolar değerindeki ticaret hacmi en yüksek aylık dış ticaret hacmidir.”

Bir diğer önemli gösterge olan ihracatın ithalatı karşılama oranının, ocak-eylül döneminde geçen yıla göre 7,5 puan artışla yüzde 83,3’e yükseldiğine dikkati çeken Muş, bir zamanlar bu oranın yüzde 50’li seviyelerde olduğunu belirtti.

Eylül ayında ise ihracatın ithalatı karşılama oranının geçen yılın aynı ayına göre 12,2 puan artışla yüzde 88,9’a ulaştığını dile getiren Muş, dış ticaret açığının da ocak-eylül döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 15 azalarak 32,4 milyar dolara gerilediğine işaret etti.

“Finansman imkanları temin edilecek”
Bakan Muş, hükümet olarak önemli başarılara imza atarken ihracatçıların gösterdiği özverinin farkında olduklarını belirtti.

İhracatçıların önündeki engelleri kaldırmak için var güçleriyle çalıştıklarını vurgulayan Muş, finansmana erişimin ihracatçıların en önemli meselelerinden birisi olduğunu bildiklerini söyledi.

Bu noktada kolaylaştırıcı adımlar konusunda birtakım istişarelerde bulunduklarını belirten Muş, şunları kaydetti:

“Neticede Sayın Cumhurbaşkanı’mızın 2 hafta önce müjdesini verdiği İhracatı Geliştirme Fonu’nu kurguladık. İşte bu fon ile tamamen ihracat odaklı ve sadece ihracatçılarımıza hizmet verecek bir finansman imkanını sunuyor olacağız. İhracatı Geliştirme Fonu, ihracatımızda yakaladığımız seviyeleri daha da yukarıya taşıyacak finansman imkanlarını temin edecektir. Birçok farklı kurumun el birliğiyle ortaya çıkacak bu güçlü yapı sayesinde, ihracatçılarımızın finansmana erişiminde teminat sorununu ortadan kaldıracağız. Ben bir kez daha bu yeni fonun, ki biz buna kısaca İGF diyoruz, ihracatçılarımıza hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum. Benzer şekilde, ihracatçılarımıza finansman çeşitliliği sağlamak ve finansman kalitesini artırmak amacıyla Eximbank’ı yeniden yapılandırmayı planlıyoruz. Bu yeniden yapılandırma OVP’ye dahil edilmiş olup bu konudaki kanun değişikliği çalışmaları, halihazırda Meclis’imizin gündemindedir. Eximbank’ın yeniden yapılandırılmasıyla daha güçlü bir altyapıya sahip, daha rekabetçi ve nitelikli hizmet sunan bir kurum ortaya çıkacaktır.”

Ekonominin 2021 yılında yakaladığı güçlü ivmenin devam ettiğine işaret eden Muş, OECD’nin son raporunda Türkiye’nin 2021 yılı büyüme tahmininin yüzde 5,7’den yüzde 8,4’e çıkarıldığını, önemli bir kredi derecelendirme kuruluşunun da Türkiye’ye yönelik 2021 yılı ekonomik büyüme tahminini yüzde 8,6’ya yükselttiğini anımsattı. Muş, büyümeye sadece rakamsal olarak bakmadıklarını ve büyümenin niteliğine de önem verdiklerini söyledi.

Muş, küresel ekonomiye ilişkin beklentilerin, ülkenin ekonomik performansındaki olumlu ivmenin ve devler ligine doğru ilerleyişinin süreceğine işaret ettiğini belirterek, öncü göstergelerin gelecek dönemde de ekonomideki bu olumlu ivmenin devam edeceğini ortaya koyduğuna işaret etti.

Enflasyon küresel sorun
Küresel ekonomideki talep artışı, artan navlun fiyatları, konteyner tedarikindeki sıkıntılar ve kuraklık gibi etkenlerin küresel girdi fiyatlarını üst seviyelere çıkardığını anımsatan Muş, “ABD’de ağustos ayında açıklanan rekor üretici fiyat endeksinin (ÜFE) ardından, Avrupa Birliği’nde de ÜFE yüzde 12’ye yükselerek 20 yılın zirvesine çıkmıştır. Petrol fiyatları son üç yılın zirvesine çıkarak 80 dolar seviyelerini görmüştür. Önümüzdeki aylarda Avrupa’nın 70’li yıllardaki petrol krizinden belki de daha ağır bir doğal gaz sorunu yaşayacağı ortadadır. Dünya ekonomisiyle bütünleşmiş ülkemizin de küresel gelişmelerden etkilenmemesi mümkün değildir. Geldiğimiz noktada enflasyon artışı, küresel bir sorun olarak karşımızda durmaktadır.” diye konuştu.

Bakan Muş, dünyadaki bu gelişmelerin son dönemde Türkiye’de yaşanan fiyat artışlarındaki etkisini göz ardı edemeyeceklerini ifade ederek, Bakanlık olarak piyasada haksız fiyat artışları yapıldığına ilişkin iddiaları içeren bazı şikayetler aldıklarını anımsattı.

“İşini dürüst yapan işletmeler denetimden memnun”
Vatandaşlardan gelen bu başvurulara Bakanlık olarak kayıtsız kalmadıklarını ve derhal harekete geçtiklerini bildiren Muş, şunları belirtti:

“Bu kapsamda, ticaret il müdürlüklerimiz vasıtasıyla 81 ilimizde rutin olarak yaptığımız denetimleri daha da sıkılaştırdık. Tüm denetim elemanlarımızı seferber ederek özellikle gıda, sebze ve meyvede arz talep dengesiyle uyuşmayan haksız ve manipülatif fiyat artışlarını incelemeye aldık. Buna ilave olarak, Bakanlığımıza bağlı olan Rehberlik ve Teftiş Başkanlığımızı harekete geçirerek, sebze ve meyve hallerinde incelemeler başlattık. İlk etapta 9 büyükşehrimizde bulunan 10 toptancı halinde inceleme yapmak üzere müfettiş görevlendirmesi yaptık. Daha sonraki süreçte 5 zincir marketle ilgili yine müfettişleri göndermek suretiyle bir inceleme sürecini başlattık. Keza bir başka sektör olan otomotivde de bir adım attık. ÖTV matrah değişikliği kaynaklı indirimleri, çeşitli usulsüzlüklerle fiyatlara yansıtmayanlara ilişkin teftiş başkanlığımızı harekete geçirdik. Bu çerçevede, piyasayı bozucu faaliyette bulunanlara karşı gereken tedbirleri aldık ve almaya devam ediyoruz.”

Kanunlara riayet eden, işini dürüst yapan işletmelerin ve esnafın denetimlerden memnun olduğunu gördüklerine işaret eden Muş, şöyle konuştu:

“Zira burada yaptığımız denetimler, hiçbir surette serbest piyasa koşullarına müdahale şeklinde olmamıştır ve olmayacaktır. Özellikle son dönemlerde yaptığımız denetimleri ‘Polisiye tedbirlerle fiyatları düşürmeye çalışıyorlar’ şeklinde lanse etmeye çalışan bazı art niyetli çevrelerin olduğunu görüyoruz. Bugüne kadar haksız yorumlarla ‘Neden denetleme yapılmıyor?’ diyen bazı muhalif çevrelerin, bugün ‘Niçin denetleme yapıyorsunuz?’ yaygarası koparmasının bizim açımızdan hiçbir kıymetiharbiyesi yoktur. Zira bu çevrelerin derdi, vatandaşımızın aşı, ekmeği ve refahı değil, kendilerinin siyasi rant elde etme çabasıdır. Şunu anlamakta zorlanıyoruz, kamunun denetleme yetkisini kullanmasından kim, neden rahatsız olur? Yapılan denetimler, polisiye tedbirlerle fiyatları düşürme çabası değildir. Kamunun denetleme görevini yerine getirmesidir. Ticari ve ekonomik faaliyetlerin hukuka uygun şekilde yapılmasını sağlamaktır. Biz Ticaret Bakanlığı olarak denetim sorumluluğumuzu yerine getiriyoruz. Bu bizim hem görevimiz hem de sorumluluğumuz. Tarım ve Orman Bakanlığımız tarımsal üretim noktasında, Hazine ve Maliye Bakanlığımız ile Merkez Bankamız enflasyonla mücadele noktasında bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da gereken çalışmaları yapmaya devam edecektir.”

“Paris İklim Anlaşması’nın onay süreci tamamlanacak”
Bakan Muş, gelecek yıllarda küresel talebin bölgesel dağılımının ciddi biçimde dönüşümüne şahit olunacağını aktarırken, Afrika ve Güney Asya’nın küresel gelirden aldığı payın düzenli artacağının beklendiğini söyledi.

İhracatın üçte ikisinin, ortalama uzaklığı 2 bin kilometreye kadar olan ülkelere yapıldığını belirten Muş, “Uzak Ülke Stratejimizle küresel ekonomideki bu değişimi dikkate alıyor ve dünya ekonomisinden yüzde 64 pay alan, ortalama mesafesi yaklaşık 8 bin kilometre olan pazarları hedefliyoruz.” dedi.

Muş, bu durumun Türkiye’nin en büyük ticaret ortağı Avrupa’dan uzaklaşmak anlamına gelmediğini dile getirdi.

Bakanlık olarak, dış ticaret politikasını 20-30 yıllık beklentileri dikkate alarak şekillendirdiklerini ifade eden Muş, AB pazarında gösterilen başarıyı, uzak pazarlarda da özel sektörle el ele vererek süratle yakalayacaklarını söyledi.

Muş, Kovid-19 sonrası dönemde küresel tedarik zincirlerinde yaşanan değişim neticesinde dünyaca ünlü markaların yatırımlarını Uzak Doğu’dan Türkiye’ye kaydırdığını belirterek, şöyle devam etti:

“Geçtiğimiz günlerde Fransa Dış Ticaret ve Yatırım Bakanı ile JETCO toplantısı vesilesiyle İstanbul’da fevkalade verimli bir görüşme gerçekleştirdik. Bu görüşmede çok sayıda Fransız şirketinin Türkiye’de yatırım yapma hazırlığında olduğunu öğrendim. Dolayısıyla Türkiye’ye yönelik ciddi bir yatırım iştahının olduğunu memnuniyetle görüyoruz.”

Muş, Türkiye’nin yabancı yatırımcılar için güvenilir bir ortak, küresel tedarik zincirlerinde de güvenli bir liman olma özelliğini korumaya devam edeceğine dikkati çekti.

Küresel ticaretin de en önemli gündem maddelerinden birinin iklim değişikliği ve buna bağlı olarak giderek önem kazanan yeşil dönüşüm olduğunu belirten Muş, gelecek kuşaklara daha yaşanabilir bir dünya ve sürdürülebilir bir ekosistem bırakabilmek için Türkiye olarak sorumluluklarının farkında olduklarını söyledi.

Muş, kasımda Glasgow’da gerçekleştirilecek İklim Değişikliği Zirvesi öncesinde Paris İklim Anlaşması’nın onay sürecinin tamamlanacağını bildirdi.

Avrupa Yeşil Mutabakatı’na uyum için kapsamlı bir eylem planını da yakın tarihte hazırladıklarını anımsatan Muş, “Ülke olarak daha sürdürülebilir bir dünya için elimizi taşın altına koyuyoruz ve koymaya devam edeceğiz. İklim değişikliği politikalarının birçok alanda yansımaları olmaktadır. Üretimden ihracata kadar çeşitli alanlarda ciddi bir yapısal dönüşüm gerçekleştirilecektir. Hükümet olarak özel sektörümüzle el ele vererek, değişen küresel tercih ve önceliklerle daha uyumlu ve daha rekabetçi bir ekonomiye geçiş sağlayacağız.” değerlendirmesinde bulundu.

Bakan Muş, doğaya en fazla zararı veren ülkelerin en fazla yükü sırtlanması gerektiği kanaatinde olduklarını belirterek, taleplerinin iklim değişikliğiyle mücadelede devletler arasında hakkaniyete dayalı bir yük paylaşımının yapılması olduğunu kaydetti.

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kurban Bayramı dolayısıyla mesaj yayımladı

“Millet olarak birbirimize ne kadar sıkı sarılırsak sorunların üstesinden o derece kolay geliriz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kurban Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, “Millet olarak birbirimize ne kadar sıkı sarılırsak sorunların üstesinden o derece kolay gelir, mücadelemizi o derece başarılı veririz. Bayramlar vasıtasıyla yeniden tazelediğimiz kardeşliğimiz, yardımlaşma ve dayanışma şuurumuz bu bakımdan ayrıca önemlidir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kurban Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, tüm vatandaşların Kurban Bayramı’nı tebrik etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, mesajında şunları kaydetti: “Bu mübarek günlerin milletimize, İslam âlemine ve tüm insanlığa hayırlar getirmesini Rabbimden niyaz ediyorum. Cenab-ı Allah kestiğimiz kurbanları, yaptığımız ibadetleri katında kabul ve makbul eylesin.

Tüm milletimizin, Ümmet-i Muhammed’in daha nice bayramlara sağlıkla, huzurla, mutlulukla erişmesini temenni ediyorum. Özellikle Gazze’de, soykırımcı İsrail’in mezalimi altında bayramı idrak eden kardeşlerimin Kurban Bayramı’nı yürekten tebrik ediyor; acı çeken, zulme ve her gün katliama uğrayan kardeşlerimizin de bir an önce huzura, güven ve istikrar ortamına kavuşmasını diliyorum.

“HER ZAMANKİNDEN DAHA FAZLA GÖNÜL BİRLİĞİNE, DAYANIŞMAYA İHTİYACIMIZ OLAN GÜNLERDEN GEÇİYORUZ”

Bayramlar, birlik, beraberlik, dayanışma ve kardeşlik duygularının en üst seviyede yaşandığı müstesna günlerdir. Bayramlar, yetimlerin, öksüzlerin garip gurebanın hatırlandığı, akrabalık ve komşuluk münasebetlerinin sıklaştığı, millet olarak birbirimize daha sıkı kenetlendiğimiz özel günlerdir.

Koronavirüs salgını sebebiyle, maalesef komşuluk, akrabalık, dostluk ilişkilerimizde araya mesafeler girdi. Bayramlar vasıtasıyla bu mesafeleri kapatıyor, sıla-i rahimi daha çok hatırlıyoruz. Atalarımız ‘gözden ırak olan gönülden de ırak olur’ demişlerdir. Millet olarak her zamankinden daha fazla gönül birliğine, kalp birliğine, dayanışmaya ihtiyacımız olan günlerden geçiyoruz.

Siyasette oluşan yumuşama ikliminin milletimizin tekrar kucaklaşmasına katkı sağladığını memnuniyetle müşahede ediyoruz. İnşallah, hep birlikte gönül gönüle vererek bu bayramı tam anlamıyla bir kardeşlik şölenine dönüştüreceğimize inanıyorum.

“EKONOMİ PROGRAMIMIZ ÜRETİM, İSTİHDAM VE İHRACAT TARAFINDA MEYVELERİNİ VERİYOR”

Geride bıraktığımız 1 yıl içerisinde üst üste üç seçim yaşadık. Bu seçimlerin hepsinden de demokrasimiz güçlenerek çıktı. Hükûmet olarak önümüzde 4 yıllık icraat dönemi bulunuyor.

Dünyada yüksek seyreden enflasyon hâlen endişe kaynağı olmaya devam ediyor. Aşımıza, işimize, ekmeğimize ortak olan enflasyon canavarından kurtulma sürecine girdik. Ekonomi programımız üretim, istihdam ve ihracat tarafında meyvelerini veriyor. Enflasyonda da yılın ikinci yarısından itibaren inşallah daha güzel neticeler alacağız.

Biz, çiftçisinden memuruna, beyaz yakalısından işçisine kadar bu milletin refahını yükselten, gelişmiş ülkeler seviyesine getiren bir iktidarız. Salgın, savaşlar, küresel krizler gibi sebeplerle tekrar nükseden enflasyon sorununu, geçmişte olduğu gibi, tek haneli rakamlara mutlaka indireceğiz.

Terörle mücadele konusunda elde ettiğimiz tarihî kazanımlarımızdan taviz vermemiz asla söz konusu değildir. 40 yıldır milletimizin kanını ve kaynaklarını sülük gibi emen bölücü terör belasına son verinceye kadar operasyonlarımızı devam ettireceğiz.

“GAZZE’YE GÖNDERDİĞİMİZ İNSANİ YARDIMLARIN MİKTARI 55 BİN TONU AŞTI”

İsrail’in, 7 Ekim’den beri Gazze’de ve işgal edilmiş Filistin topraklarında yürüttüğü soykırım politikası karşısında dik duruşumuzu sürdürüyoruz. Gazze’ye gönderdiğimiz insani yardımların miktarı 55 bin tonu aştı. İsrail ile olan tüm ticari işlemleri durdurduk. Uluslararası Adalet Divanı’ndaki soykırım davasına müdahil olma kararı aldık.

Filistin devletinin tanınması için en yoğun çaba harcayan ülkelerdeniz. Siyonist şebekenin tüm baskısına rağmen, her platformda hakkı, adaleti ve barışı savunuyor, doğruları cesaretle haykırmaktan çekinmiyoruz. Çocuk katili İsrail’in ve destekçilerinin tüm barbarlıklarına rağmen zafer inşallah, Filistin halkının olacaktır.

“EN BÜYÜK KUVVET KAYNAĞIMIZ MİLLETİMİZİN BİRLİĞİDİR”

Bu zorlu mücadelelerde en büyük kuvvet ve ilham kaynağımız milletimizin duası, desteği, birliği, beraberliği ve kendi arasındaki kardeşlik ruhudur. Millet olarak birbirimize ne kadar sıkı sarılırsak sorunların üstesinden o derece kolay gelir, mücadelemizi o derece başarılı veririz. Bayramlar vasıtasıyla yeniden tazelediğimiz kardeşliğimiz, yardımlaşma ve dayanışma şuurumuz bu bakımdan ayrıca önemlidir.

Bu bayramda yine büyüklerimizin ellerinden, küçüklerimizin gözlerinden öpecek, eşimizin, dostumuzun, komşumuzun kapısını çalacak, dargınsak barışacak inşallah, ezelî ve ebedî kardeşliğimizi daha da perçinleyeceğiz.

Bu düşüncelerle mübarek topraklarda hac farizasını yerine getiren kardeşlerimin Allah ibadetlerini kabul etsin, Kâbe’de, Arafat’ta, Müzdelife’de yaptıkları duaları katında makbul eylesin diyorum.

Her bayramda olduğu gibi yola çıkacak sürücülerimize trafik kurallarına uymalarını, yola asla yorgun çıkmamalarını, bilhassa varacakları yere yaklaştıkça dikkatlerini daha da artırmalarını tekrar tavsiye ediyorum. Kurban Bayramı’nın kalplerimize huzur, ülkemize esenlik, Filistin ve Sudan başta olmak üzere gönül coğrafyamıza barış getirmesi diliyorum. Bayramınız mübarek olsun.”

HABER BURADA

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan G-7 Liderler Zirvesi’ne katıldı

Genç gazeteciler | İtalya

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İtalya’nın Borgo Egnazia beldesinde düzenlenen G-7 Liderler Zirvesi’nde, Afrika ve Akdeniz/Yapay Zekâ ve Enerji Konulu Yüksek Düzeyli Oturumu’na katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirveye gelişinde İtalya Başbakanı Giorgia Meloni tarafından karşılandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra Afrika ve Akdeniz/Yapay Zekâ ve Enerji Konulu G-7 Yüksek Düzeyli Oturumu’na katıldı.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, G-7 ZİRVESİ’NE KATILAN LİDERLERLE GÖRÜŞTÜ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, oturum öncesinde ABD Başkanı Joe Biden ile ayaküstü konuştu.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, oturum öncesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanına geldi. İki lider bir süre sohbet etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Vatikan Devlet Başkanı Papa Franciscus, Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva, Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun, Ürdün Kralı 2. Abdullah ve AB Konseyi Başkanı Charles Michel ile de bir süre ayaküstü görüştü.

Öte yandan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Brezilya Devlet Başkanı Lula da Silva ve Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Muhammed Bin Zayed Al Nahyan ile el ele poz verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hindistan Başbakanı Narendra Modi ve BAE Devlet Başkanı Nahyan ile de ayaküstü konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirvede yan yana bulunduğu ABD Başkanı Biden ile oturum sırasında da sohbet etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca, OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann ve BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile de ayaküstü görüşmede bulundu.

HABER BURADA

Dünya

“Türkiye ve İspanya olarak İsrail-Filistin ihtilafının çözümü yolunda birlikte çalışmaya devam edeceğiz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İspanya Başbakanı Sanchez ile gerçekleştirdiği ortak basın toplantısı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İspanya Başbakanı Sanchez ile gerçekleştirdiği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “İki ülke olarak İsrail-Filistin ihtilafının çözümü yolunda birlikte çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye-İspanya 8. Hükûmetlerarası Zirvesi nedeniyle gittiği İspanya’nın başkenti Madrid’de, İspanya Başbakanı Pedro Sanchez ile gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmeler ile iki ülke arasındaki anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

İspanya Başbakanı Sanchez ile Türkiye-İspanya 8. Hükûmetler Arası Zirve Toplantısı dolayısıyla bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, İspanya Başbakanı Sanchez’e misafirperverliği için teşekkür etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2021’de Ankara’da düzenlenen son zirve toplantısında iki ülke ilişkilerini “Kapsamlı Ortaklık” düzeyine yükselttiklerini hatırlattı. Bugünkü toplantılar ve imzalanan anlaşmalarla münasebetleri yeni alanlara teşmil etme yönünde önemli adımlar attıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İkili ticaret hacminde 20 milyar dolar hedefini yakalamak üzereyiz. Bir sonraki hedefimiz önümüzdeki 5 yıl içinde 25 milyar avroya ulaşmak. 740’tan fazla İspanyol şirketinin Türkiye’deki yatırımlarını, Türkiye’ye duyulan güvenin işareti olarak addediyoruz. Daha fazla İspanyol yatırımcıyı ülkemizde görmek istiyoruz. Gerek İş Forumu gerekse Dijital Teknoloji Forumu yeni işbirliği imkânlarının ele alınmasına vesile olmuştur. Hükümetler olarak toplantılarda yapılan çalışmaların somut iş birliklerine dönüşmesinin takipçisi olacağız. Ekonomi ve Ticaret Ortak Komitemizin üçüncü toplantısını en kısa zamanda Türkiye’de düzenleyeceğiz.”

Görüşmelerde, İspanya ile gelişmiş askeri iş birliğini ve savunma sanayii ilişkilerini detaylı şekilde gözden geçirdiklerini aktan Cumhurbaşkanı Erdoğan “İspanya, 2015’ten bu yana ülkemizde konuşlu hava savunma sistemleriyle hem müttefik olarak Türkiye’nin hem de NATO’nun kolektif güvenliğine destek veriyor. İspanyol dostlarımıza bu nedenle şahsım ve milletim adına bir kez daha teşekkürlerimi iletiyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu katkının diğer bazı NATO müttefikleri tarafından da örnek alınmasını temenni etti.

“İSPANYA, TÜRKİYE’NİN AB ÜYELİĞİNE DESTEK VERDİ”

Görüşmelerde Türkiye-AB ilişkilerini de ele aldıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, İspanya’nın, Türkiye’nin AB’ye katkılarını en iyi idrak eden, üyelik sürecine başından beri en güçlü desteği veren dost ülkelerden olduğunu söyledi.

İspanya’nın bu tutumunun gelecek dönemde güçlenerek sürmesini temenni ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sayın Hükûmet Başkanı ile Avrupa genelinde artan İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığı tehdidini de görüştük. Avrupa Parlamentosu seçimleri sonucunda oluşan tablo maalesef endişelerimizi artırdı” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu tür meydan okumalarla mücadelede Medeniyetler İttifakı’nın önemli bir platform olduğuna işaret ederek, toplantıda, ittifakın 20. kuruluş yıl dönümüne yaklaşırken, ileriye dönük olarak neler yapılabileceğini ele aldıklarını, ittifaka olan desteği teyit ettiklerini kaydetti.

İstişarelerin odağında Gazze başta olmak üzere işgal edilmiş Filistin topraklarında yaşanan gelişmelerin yer aldığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İspanya’nın Filistin’i tanıma yönünde aldığı karar çok mühimdir. İspanya’nın bu tutumunun henüz Filistin’i tanımamış ülkelere de örnek teşkil etmesi samimi temennimizdir” dedi.

“UKRAYNA’NIN EGEMENLİĞİNE OLAN DESTEĞİMİZİ TEYİT ETTİK”

Dirayetli duruşundan dolayı İspanya Başbakanı Sanchez ile Gazze’ye desteklerini esirgemeyen İspanya halkına teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaşanan mezalim karşısında küresel vicdanın harekete geçirilmesinde İspanya Başbakanı Sanchez’in büyük katkıları olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İki ülke olarak İsrail-Filistin ihtilafının çözümü yolunda birlikte çalışmaya devam edeceğiz. Kalıcı ateşkesin tesisi ve insani yardımların engelsiz akışının temini önceliğimizdir. Pazartesi günü Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde alınan kararın uygulanmasını da takip edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Rusya-Ukrayna savaşının da gündemlerinde yer aldığını aktaran İspanya Başbakanı Erdoğan, “Ukrayna’nın toprak bütünlüğü ve egemenliğine olan güçlü desteğimizi teyit ettik. Ukrayna için adil, kapsamlı ve kalıcı bir barışın tesisinin müzakereler yoluyla mümkün olduğuna inandığımızı bir kez daha ifade ettim” dedi.

Ev sahiplikleri dolayısıyla İspanya Başbakanı Sanchez başta olmak üzere tüm İspanyollara teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, istişarelerin ve alınan kararlarını hayırlara vesile olmasını diledi.

İki lider, açıklamaların ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nce (BMGK) kabul edilen Gazze’de ateşkes tasarısıyla ilgili soru üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, adil ve kalıcı barışı sağlayacak, akan kanı durduracak hem Gazze dâhil Filistin topraklarına hem de bölgeye huzuru getirecek plan ve kararı, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da olumlu değerlendireceklerini söyledi.

Önemli olanın bu plan ve kararların, samimi ve barış odaklı şekilde ele alınması, kâğıtlarda kalmaması ve uygulamaya geçirilebilmesi olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sürecin en başından itibaren akan kanın durmasını istediklerini söylediklerini aktardı.

Bunun için görüşülmesi gereken herkesle görüştüklerini ve bu temasların şu anda sürdüğünü bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “BM Genel Kurulu’nda yapılan oylamalarda ülkeler, ezici çoğunlukla acil ve kalıcı ateşkese duyulan ihtiyacı ortaya koydular. Ülkelerin meydanlarında sadece barış isteyenler aylardır seslerini duyurmaya çalıştı” diye konuştu.

BMGK’nin de böylesi bir zemine gelmiş olmasını olumlu bulduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, fakat BM’nin, bu süreçte çok büyük yara aldığını söyledi.

“GÜVENLİK KONSEYİ ÜYELERİ ATEŞKESİ SAĞLAMAK İÇİN İSRAİL’E GEREKLİ BASKIYI YAPMALIDIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Başta ABD olmak üzere Güvenlik Konseyi üyeleri bu kararın arkasında durup, hemen ateşkesi sağlamak için İsrail’e gerekli baskıyı yapmalıdır. Bu süreç böyle devam etmeyecektir. Temennimiz, İsrail’in artık bu saldırılardan vazgeçmesi ve bölgeye kalıcı barışı getirecek bir zemine gelmesidir. Bizler bütün gelişmeleri yakından izliyoruz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ve İspanya arasında savunma sanayii alanındaki iş birliğine yönelik soruya şu cevabı verdi: “Savunma sanayinde bir dayanışmanın teklifidir bu. Bu dayanışmada birinci sırada malum TCG Anadolu’yla bir adım attık. Şimdiyse bunun bir yüksek veya bir üst segmentine geçelim istiyoruz. Bunun çalışmalarını da başlattık. Bir üst segment, mevcuttan daha büyüğünü birlikte yapalım istiyoruz. Şu anda Millî Savunma Bakanlığımız, savunma sanayimiz bu çalışmayı yürütüyor. Bunun yanında insansız hava araçlarında yine birlikte yapılabilecek bazı adımları atıyoruz. Bu çalışmalarda dünyada birçok ülke çok çok ileri adımlar attı ve Türkiye de bu konuda daha ileri adımları atmanın gayreti içinde. İnsansız denizaltılara varıncaya kadar bu adımları atacağız ve şu anda gerek Savunma Başkanlığımız, gerek Savunma Bakanlığımız bu çalışmayı hızla yürütüyor ve bizler de bunun takipçisiyiz. İspanya’yla da bu konuda iş birliğimiz olacak.”

İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarına ilişkin soruyu yanıtlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Biliyorsunuz bir kitabım var, ‘Daha Adil Bir Dünya Mümkün’ bu bir, diğer bir kitabım da ‘Dünya Beşten Büyüktür’ Şu anda maalesef dünyanın kaderi beş ülkenin elinde. Bu beş ülkeden bir tanesi ‘hayır’ dediği zaman mesele bitiyor. Son olayda bu beş ülkeden bir tanesi devamlı ne yapıyor, İsrail’in yanında yer alıyor. İsrail’in yanında yer almak suretiyle de yani orada 40 bin kişi ölmüş, 100 bin kişi ölmüş, 200 bin kişi ölmüş, çocuklar ölmüş, kadınlar ölmüş, gazeteciler ölmüş bunların hiç umurunda değil. Öyleyse, diyelim ki bir Sanchez ne yapıyor? Bayrağı açıyor. Hemen arkasından bakıyorsunuz, iki Batı ülkesi daha buna katılıyor. Bunu bizim yaygınlaştırmamız lazım. Burada tabii yazılı ve görsel medyaya da çok iş düşüyor. Yani 150’ye yakın medya mensubu eğer İsrail tarafından öldürüldüyse, buna ‘devam’ mı edelim? Bunların karşısında durmayacak mıyız? Öyleyse bu adımı hep beraber atmamız gerekiyor. Şu anda yaptığımız da budur. İsrail acımasız bir şekilde bu katliamlarına devam ediyor. İsrail bu katliamlarına devam ederken özellikle de Amerika’nın duruşu bizleri ciddi manada üzmektedir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir gazetecinin, “Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala’nın davalarına” ilişkin sorusuna da şu cevabı verdi: “Türkiye bir hukuk devletidir. Bu hukuk devletinin içerisinde biliyorsunuz kararları yargı verir. Bu verdiğiniz isimlerle ilgili olarak da hukuk devletindeki yargımız kararını vermiş ve bu kararlar çerçevesinde, bu örneğin bir tanesi bu isimlerden yani 100 kişiyi aşkın gencin ölümüne neden olmuş, aynı şekilde birçok terör estirmek suretiyle ülkemizin güneydoğu bölgesinde maalesef ölümlere neden olmuşlar. Şu anda sizlerin bu soruları sorması bizi düşündürüyor? Hele hele bir basın mensubunun kalkıp bu teröristleri böyle savunmuş olması bizi ciddi manada üzmektedir. Başını sallama, ben sallamıyorum. Bak ben dimdik çalışmama devam ediyorum. Her zaman için, bu Osman Kavala olur, Selahattin Demirtaş olur, kim olursa olsun, yasalar ne diyorsa, yasaların dediğini biz yerine getiririz. Hukuk neyi emrediyorsa, hukukun emrettiğini bizler yerine getiririz ve yapılan iş budur. Siz tabii Türkiye’de yaşamıyorsunuz herhalde. Biz Türkiye’de yaşıyoruz ve bu ciddi manada bölgedeki huzurun temini için attığımız adımlardır ve bundan sonra da böyle yürüyecektir.”

İSPANYA BAŞBAKANI SANCHEZ: “DİĞER AVRUPA ÜLKELERİNE DE FİLİSTİN’İ TANIMALARI ÇAĞRISINDA BULUNUYORUZ”

İspanya Başbakanı Sanchez, Filistin’de yaşananlarla ilgili bir soru üzerine, Filistin’in tanınmasının bölgede kalıcı barışın sağlanması için tek çözüm yolu olduğunu ifade ederek, Norveç ve İrlanda ile Filistin devletini tanıma kararı aldıklarını, sonrasında Slovenya’nın da kendilerine katıldığını hatırlatarak, “Diğer Avrupa ülkelerine de Filistin’i tanımaları çağrısında bulunuyoruz, tek çıkış yolu bu. Uluslararası camianın da bu konuda adım atması gerekiyor” dedi.

İspanya Başbakanı Sanchez, Türkiye ile Gazze konusunda aynı fikirlere sahip olduklarını ve iş birliğine devam edeceklerini kaydederek, “(Gazze’de) Kan dökülmesini durdurmak için elimizden geleni yapmamız gerekiyor. Sayın Erdoğan da aynı şeyi yapıyor, aynı yönde hareket ediyoruz” diye konuştu.

HABER BURADA

DÜNYA

seers cmp badge