Connect with us

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan 6. Anadolu Medya Ödülleri Töreni’nde konuştu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 6. Anadolu Medya Ödülleri Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Özgür, sorumlu ve millî basın, milletimizin aydınlık yarınlarına ulaşma mücadelesinin en önemli destekçilerinden biridir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen 6. Anadolu Medya Ödülleri Töreni’ne katılarak, bir konuşma gerçekleştirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına ödül alanları tebrik ederek başladı. Bünyesinde 320 mahallî ve bölgesel radyoyu, televizyonu, gazeteyi, dergiyi bir arada buluşturan Anadolu Yayıncılar Derneği’nin (AYD) yürüttüğü faaliyetleri takdirle izlediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, derneğin mahallî basının sesi olma yanında millî meselelerde ortaya koyduğu onurlu tavrın Türk medyasının gerçek duruşunu yansıttığına inandığını söyledi.

Medya özel ödülleri kapsamında Ahmet Kekeç, Ferhat Koç, İbrahim Toru, Markar Esayan gibi son yıllarda hayatını kaybeden isimlerin yaşatılıyor oluşunun önemli bir vefa ve kadirşinaslık örneği olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu vesileyle görevleri başında hayatını kaybedenler başta olmak üzere ahirete irtihal eden tüm medya mensuplarını rahmetle andı.

Özgür, sorumlu ve millî basının milletin aydınlık yarınlara ulaşma mücadelesinin en önemli destekçilerinden olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkenin dört bir yanında adeta dişini tırnağına takarak çeşitli mecralarda görevlerini yürüten tüm medya mensuplarına teşekkür etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hakikatin, hakkın, hukukun, özgürlüğün, velhasıl insana dair her özlemin savunucusu olarak gördüğüm medya mensuplarımızın her birine başarılar diliyorum. Bilhassa bugün burada birlikte olduğumuz kardeşlerimize büyük ve güçlü Türkiye’nin inşasına verdikleri destek için şükranlarımı sunuyorum. Siyasi hayatımız boyunca hep yakın mesai içinde olduğumuz basınımızla inşallah daha nice yolları birlikte yürüyecek, daha nice güzel haberler paylaşacağız” diye konuştu.

“ANADOLU BASINI, DEMOKRASİNİN BESLENMESİ VE SAĞLIKLI İŞLEMESİ BAKIMINDAN HAYATİ ÖNEME SAHİPTİR”

Anadolu basınının demokrasinin beslenmesi ve sağlıklı işlemesi bakımından hayati öneme sahip olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, hem halkın vaktinde ve doğru bilgilenmesi hem de idarecilerin halkın gündemini sağlıklı takip edebilmesi bakımından medyanın yeri doldurulamayacak bir görev yerine getirdiğini vurguladı.

Doğru ve hakikatli bir kanaatin beslediği demokrasi kültürünün millî iradenin üstünlüğünün güçlü şekilde korunmasının da temel şartı olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, genel olarak basının, özellikle de Anadolu basınının bu yönüyle mutlaka desteklenmesi ve teşvik edilmesi gereken bir vazife gördüğünü kaydetti.

Tüm bu misyonların hakkıyla ifasının, mahallî basının görevini meslek ahlakından taviz vermeden ve ülkesine karşı sorumluluklarının bilinci içerisinde yerine getirmesine bağlı olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şayet Anadolu basını bu iki hususta taviz vermeden yoluna devam ederse gücünü hiçbir zaman kaybetmez, tam tersine daha da artırır. Her şeyin küreselleştiği, her şeyin dijitalleştiği, her şeyin teknolojik mecralara evrildiği bir dönemde insanı sosyal çevresiyle hâlâ merkezde tutan sahiciliğin son kalesi işte bu anlayışla çalışan basın olacaktır. Bir insanın ölümünü trajedi, bir milyon insanın ölümünü istatistik olarak gören zihniyetin dünyamızı istila etmeye başladığı bir dönemde siz her bir insanı ayrı bir değer kabul eden yaklaşımla farkınızı ortaya koyabilirsiniz. Sosyal medya gibi doğrunun yalanla, iftiranın kumpasla, çarpıtmanın kötü niyetle, sinsiliğin çıkarcılıkla karıştığı mecraları zapturapt altına alacak olan da yine sizin gayretinizdir. Gücünü insandan alan, malzemesi de muhatabı da insan olan Anadolu basınımız kendini bu doğrultuda ne kadar geliştirirse geleceğine o derece güvenle bakar. Tüm kalbimle inandığım şu gerçeği bir kez de sizlerin huzurunda ifade etmek istiyorum. Medyamızın yüz akları, tüm değerleri, tarihi, kültürüyle milleti aşağılayan mankurtlar değil, bu millete hizmet etmeyi en büyük şeref kabul edenlerdir.”

“ÜLKESİ, HALKI VE MESLEĞİNİN İTİBARI İÇİN MÜCADELE EDEN GAZETECİLERİ BU MİLLET ASLA UNUTMAYACAK”

Bunları söylerken aslında ülkede geçmişi iki asrı bulan basın hayatında aşağı yukarı hep aynı başlıklar altında gündeme getirilen tartışmaları da ifade etmiş olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Tartışmanın bir tarafında icraatlarının eleştirilmesinden hoşlanmayan yönetimler, diğer tarafında ise maşeri vicdan yerine belli çıkar çevrelerinin aparatı olmakla itham edilen basın vardır. Nitekim basın tarihiyle ilgili çalışmalara baktığımızda Avrupa ve Amerika’daki basının ortaya çıkış ve gelişme süreciyle bizdeki serencamı arasındaki keskin fark açıkça görülmektedir. Bununla birlikte Çanakkale Savaşı, İstiklal Harbi, Kıbrıs çıkarması, terörle mücadele, 15 Temmuz gibi kritik dönemlerde basının önemli bir kısmının sergilediği onurlu yaklaşım tarihimize şanla, şerefle kaydedilmiştir. Aynı şekilde 27 Mayıs Yassıada yargılamaları, muhtıralar, 12 Eylül, 28 Şubat gibi dönemlerde ülkesinin ve milletinin değil de darbecilerin yanında saf tutanlar da millî hafızamızın kara kaplı defterine mimlenerek işlenmiştir. Milletimiz bilhassa 1960’tan beri darbecilere ve onların yaptığı insanlık dışı işlere kılıf bulmaya çalışan gazeteci sıfatlı haysiyet cellatlarını unutmadı, unutmayacak. Ülkesi, halkı ve mesleğinin itibarı için özgürlüğü ve canı dâhil her türlü riski göze alarak mücadele eden gazetecileri de bu millet asla unutmadı ve unutmayacak.”

Türkiye’nin son iki asrının sadece basın değil, her alanda arayışlarla, keskin yol ayrımlarıyla geçtiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Batı’nın sömürgecilik ve sanayileşme yoluyla oluşturduğu maddi üstünlük karşısında eldeki son vatan toprağı Anadolu’nun dahi tehlikeye girdiği dönemler yaşandığını, milletin canını dişine takarak verdiği mücadelelerden sonra da rahat bırakılmadığını anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anadolu’ya sahip olamayanların milletin ruhunu işgal etmek, her şeyini elinden almak için içeriden ve dışarıdan nice yollara, yöntemlere başvurduklarını ifade ederek, tek parti faşizmi, darbeler, vesayet, siyasi, sosyal ve ekonomik saldırıların bu zorlu sürecin farklı dönemlerdeki tezahürleri olduğunu söyledi.

“2023 HEDEFLERİ RAYINDA TUTARAK, VAKTİMİZİ VE ENERJİMİZİ HEBA ETME GİRİŞİMLERİNİ BOŞA ÇIKARDIK”

Türkiye’nin sanayi devrimini kaçırmasını, bilgi ve teknoloji devriminde geride kalmasını sağlayanların Türkiye’yi yeniden yapılanan küresel siyasi ve ekonomik düzenden dışlamak için var güçleriyle çalıştıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ama bu defa farklı bir Türkiye ile karşı karşıya kaldılar. Artık siyasetini, ekonomisini, dış politikasını, sosyal dinamiklerini diledikleri gibi yönlendirebilecekleri bir Türkiye olmadığını gördüler. Rahmetli Menderes ve Özal’ın başlattığı demokrasi ve kalkınma hamlesini geçtiğimiz 19 yılda en üst seviyeye çıkarmış, kendi politikalarını kendi belirleyen bir Türkiye gerçeği ile karşı karşıya kaldılar” ifadelerini kullandı.

Söz konusu güçlerin, bölgesinde hem sahadaki varlığıyla hem masadaki gücüyle söz sahibi bir Türkiye olduğunu yaşayarak kabullendiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Dünyada haksızlıklara, adaletsizliklere, riyakârlıklara meydan okuyan, mazlumların ve mağdurların umudu bir Türkiye fotoğrafının yükseldiğini fark ettiler. Altyapısını tamamlamış, yatırım, üretim, istihdam, ihracat ve büyüme hedefiyle 2023’e yürüyen bir Türkiye hakikati, attıkları her adımda karşılarına çıktı. Bununla kalmayıp evlatlarına 2023’ü, 2071’i hedef gösteren, vizyon sahibi bir Türkiye’nin yükselişini şu anda seyrediyorlar. Daha düne kadar bırakınız 30 yılı, 50 yıl sonrasını, üç gün, beş gün sonrasını göremeyen, buna göre hesap yapamayan bir Türkiye’den böyle bir ufka sahip bir Türkiye’ye ulaşmanın anlamını en iyi sizler bilirsiniz.

Ekonomisi birkaç milyar dolarlık spekülasyonlarla yerle yeksan olan, siyaseti birkaç ihtirasla, aktörle kaosa sürüklenebilen, güvenliği üç beş teröristle tehlikeye düşürülebilen, sanayisi dışa bağımlı, ticareti hacimsiz, turizmi kısır, toplumsal fay hatları faal, velhasıl her tarafı lime lime dökülen bir Türkiye özlemiyle yanıp tutuşanlar elbette hâlâ mevcut. Bu hevesle son yedi sekiz yıldır buldukları her araca her fırsatta sarıldılar ama hamdolsun Allah’ın yardımı ve milletimizin desteğiyle bu tuzakların tamamını bozduk.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizi 2023 hedefleri rayında tutarak, vaktimizi ve enerjimizi heba etme girişimlerini boşa çıkardık. Bununla kalmadık, Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’ne geçiş gibi önemi ve anlamı ileride çok daha iyi anlaşılacak olan tarihî bir yönetim reformunu hayata geçirdik. İki asırdır defalarca sergilenen oyunların artık işe yaramadığı bu Türkiye gerçeğini kabullenmek istemeyenlerin, kimi zaman açık kimi zaman gizlice sergiledikleri taktikleri bir bir ifşa ettik” dedi.

“BÜYÜK VE GÜÇLÜ TÜRKİYE’NİN İNŞASI YOLUNDAKİ EN ÖNEMLİ DURAĞIMIZ 2023’ÜN EŞİĞİNDEYİZ”

Demokrasinin, hukuk devletinin, özgürlüklerin kurallarını kendi çıkarları doğrultusunda eğip bükenlerin, buram buram riyakârlık kokan sözleri ve tavırlarının artık işe yaramadığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kendi toplumlarının güvenliği ve refahı dışında hiçbir şeyi umursamayanların bencillikleri dönüp dolaşıp kendilerini vuracak bir bumeranga dönüştü. Göçten iklim değişikliğine, terörden salgın krizine kadar dünyanın ve insanlığın tamamını ilgilendiren her yeni sınamada kendilerini gelişmiş olarak nitelendirenlerin aslında ne kadar zayıf oldukları anlaşıldı” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye, bu sınamalar karşısında verilen başarılı imtihanla farkını ortaya koydukça hesapların sürekli yeniden yapılmaya başlandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İşte bugün büyük ve güçlü Türkiye’nin inşası yolundaki en önemli durağımız 2023’ün eşiğindeyiz. Ülkemizi küresel sistemin yeniden yapılanmasının dışına itmek için kıvrananların son umudu 2023’te eski Türkiye’yi yeniden hortlatmaktır. İnşallah bu defa da başaramayacaklar. Milletimiz uzunca bir mücadelenin ardından döktüğü alın teri ve gerektiğinde feda etmekten çekinmediği canı pahasına yakaladığı bu fırsatı kaçırmama azim ve kararlılığını sahiptir” diye konuştu.

“2023, TÜRKİYE’NİN VE TÜRK MİLLETİ’NİN YENİDEN ŞAHLANIŞININ SEMBOLÜDÜR”

Verdikleri büyük ve güçlü Türkiye mücadelesinde hep yanlarında olan Anadolu medyasının desteğini, girilen bu son süreçte daha güçlü şekilde göreceklerine inandığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Unutmayınız bu mesele ne Tayyip Erdoğan’ın kişisel meselesidir ne parti meselesidir ne başka bir kısır hesap meselesidir. 2023, Türkiye’nin ve Türk Milleti’nin yeniden şahlanışının sembolüdür. 2071 özellikle Anadolu’nun ebedi vatanımız olduğu gerçeğini bir kez daha ilanımız olarak ortaya koyduğumuz bir yıl olacaktır. Ve 2053, sahip olduğumuz tarihi mirasımıza sıkı sıkıya sahip çıkmamızın iradesidir. Bu hedeflere ve vizyonlara sahip çıkmak da ülkemizdeki her vatandaşımızın, her kurumumuzun, her kuruluşumuzun en başta gelen sorumluluğudur. Bizim tek yaptığımız da bu sorumluluğun gereğini yerine getirmeye çalışmaktan ibarettir” ifadelerini kullandı.

Dünyanın terör, göç, iklim değişikliği, kıtlık ve yeni nesil teknolojiler gibi girift meselelerle uğraştığı bir dönemde hiç kimsenin Türkiye’yi yeniden kendi iç çekişmeleri içine gömmesine izin veremeyeceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Türkiye, geçmişte bu içe dönük kavgaların bedellerini hem maddi hem manevi olarak ziyadesi ile ödedi. Geçtiğimiz 19 yılda 81 vilayetimizin tamamını eğitimden sağlığa, ulaşımdan sanayiye, enerjiden spora her alanda gerçekten çok iyi bir altyapıya kavuşturduk. Gençlerimizin heyecanı, kabiliyeti, azmi, gayreti gözlerinden okunuyor. Sahip olduğumuz altyapı üzerinde ihtiyacımız olan asıl büyük sıçramayı yapabileceğimiz bir döneme girdik.

Gençlerimizle Kahramanmaraş’ta yaptığımız sohbette bunu gördüm ve onların gözlerinde bu ışıltıyı gördüm. Bu imkânı en iyi şekilde değerlendirebilmek için istikrar ve güven ikliminden taviz vermememiz gerekiyor. İnşallah cuma günü Mersin’de yine gençlerimizle beraber olacağız. Milletimiz için hiçbir hayalleri, ülkemiz için hiçbir projeleri, devletimiz için hiçbir programı olmayanların, kendi ideolojik saplantıları ve kişisel hırsları uğruna bu güzel tabloyu tersine çevirmesine rıza gösteremeyiz. Bunun için hep birlikte kazanımlarımıza sahip çıkacağımız, potansiyelimizi en iyi şekilde değerlendireceğimiz siyasi ve sosyal zeminden taviz vermemeliyiz.

Birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize sıkı sıkı sarılarak tüm dikkatimizi ve gücümüzü geleceğimizin inşasına yönetmeliyiz. İnşallah Cuma günü nükleer santralimizi yerinde gidip ziyaret edeceğiz. Geldiği safhayı göreceğiz ve 2023’e, inşallah nükleer santralin ülkemize kazandırıldığını da göreceğiz. Medya kuruluşlarımıza ve medya mensuplarımıza bu tarihî süreçte çok önemli görevler düşüyor. Milletimize hakikatleri göstererek, Türkiye’nin bu hayati sınamadan başarıyla çıkmasına katkı sağlayacağınıza inanıyor, bu duygularla bir kez daha Anadolu Medya Ödülleri’ni tevdi edeceğimiz kurumlarımızı ve arkadaşlarımızı tebrik ediyor, Anadolu Yayıncılar Birliği yöneticilerine bizleri bu güzel atmosferde bir araya getirdikleri için tekrar şahsım milletim adına teşekkür ediyorum.”

Konuşmaların ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, çeşitli kategorilerde ödüle layık görülenlere ödüllerini verdi. “Yılın İletişim Ödülü” Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’a verildi. “Yılın Haber Ajansı Ödülü”ne layık görülen Anadolu Ajansı adına da ödülü Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Serdar Karagöz aldı.

Dünya

“İspanya ile ekonomik ve ticari ilişkilerimizi daha fazla geliştirmek arzusundayız”

Türkiye-İspanya İş Formu | Genç gazeteciler

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye-İspanya İş Forumu’nda yaptığı konuşmada, “Ekonomik ve ticari ilişkilerimizi kazan kazan anlayışı ile daha fazla geliştirmek arzusundayız. Ekonomi, ticaret ve yatırımlar, Sayın Sanchez ile birlikte başkanlık edeceğimiz Hükûmetlerarası Zirve Toplantımızın temel sütunları arasında yer alıyor” dedi.

Türkiye-İspanya 8. Hükûmetlerarası Zirvesi nedeniyle bulunduğu İspanya’nın başkenti Madrid’de temaslarını sürdüren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İspanya Başbakanı Pedro Sanchez ile birlikte Türkiye-İspanya İş Forumu’na katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, BBVA Genel Merkezi’nde düzenlenen programda yaptığı konuşmada, toplantının ülkeler arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin daha da ilerlemesine, yeni ortaklıkların tesisine vesile olmasını diledi.

İspanya Başbakanı Sanchez’e nazik misafirperverliği için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, dost ve NATO müttefiki İspanya ile her alanda mükemmel ilişkilere sahip olduklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülke arasındaki köklü ve güçlü ilişkilerin, iş dünyasının attığı cesur ve vizyoner adımlardan beslendiğini belirtti.

“TİCARET HACMİMİZ 10 KAT ARTIŞLA 19,2 MİLYAR DOLARA ULAŞTI”

İki ülke ilişkilerinin 2021’den itibaren “kapsamlı ortaklık” olarak tanımlanmasında değerli iş insanlarının katkısının büyük olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Son yıllarda gerek Kovid-19 salgını, gerekse yakın coğrafyamızda meydana gelen çatışmalar küresel ticaretin karşı karşıya kaldığı zorlukları artırdı. Mevcut meydan okumalar karşısında dayanışma ve iş birliğimiz hayati önemdedir. Çok çeşitli ilişkileri beraberinde getiren böylesi bir ortamda ekonomik ve ticari ilişkilerimizi kazan kazan ilkesiyle daha da geliştirmek arzusundayız.”

Ekonomi, ticaret ve yatırımların, İspanya Başbakanı Sanchez ile başkanlık edecekleri Türkiye-İspanya 8. Hükûmetlerarası Zirvesi’nin temel sütunları arasında yer alacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Ticaret ve yatırım ilişkilerimizin barındırdığı muazzam potansiyel ve dinamizm bizlere daha ileri hedeflere gitme cesaretini veriyor. 2002 öncesinde 2 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimiz geçtiğimiz sene yaklaşık 10 kat artışla 19,2 milyar dolara ulaştı. Böylelikle 20 milyar dolar hedefimizi neredeyse yakalamış olduk. Bu hacmi hep birlikte el ele vererek sizlerin değerli katkılarıyla çok daha ileri taşıyacağımıza inanıyorum. İspanya’nın 740 firma ve yaklaşık 11 milyar dolarlık stokla Türkiye’de en çok yatırım yapan 6’ncı ülke olması da esasen bu yaklaşımın sonucudur.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgesinin cazibe merkezi olan Türkiye’nin, İspanya’dan çok daha fazla sayıda yatırımcıyı, özellikle ev sahipliği yapmak üzere ülkeye davet ettiğini dile getirdi.

Türk müteahhitlik firmalarının İspanya’da yaklaşık 1,1 milyar dolarlık altı proje üstlendiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Barselona’daki stadyum projesinin bu alandaki iş birliğinin en somut örneklerinden biri olduğunu ifade etti.

“FİNANS VE YATIRIM KURULUŞLARIMIZ ARASINDAKİ İLİŞKİLER SON DÖNEMLERDE GİTTİKÇE GÜÇLENİYOR”

İmza attıkları projelerle dünya çapında takdir gören Türk şirketlerinin imkân verilmesi hâlinde Türkiye’ye daha fazla katkıda bulunacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “İstanbul’dan birkaç saatlik uçuş mesafesiyle 1,3 milyar insana ve dünya ekonomisinin önemli bir bölümüne ulaşabiliyoruz. Ticaret ve yatırım iş birliklerimizi, cesur ve yenilikçi bir bakış açısıyla yeniden kurgulamamız, yeni fırsat pencerelerinin açılmasına vesile olacaktır. İş forumu çatısı altında, ulaştırma ve altyapıdan enerjiye, sanayiden, finansa, geniş bir yelpazede gerçekleştireceğiniz sektörel oturumların iyi bir zemin teşkil edeceğini düşünüyorum. Bankalarımız ile finans ve yatırım kuruluşlarımız arasındaki ilişkiler son dönemlerde gittikçe güçleniyor. Şirketlerimizin ortak çalışma ve projeleri için geniş finans imkânlarına sahip olmalarını sağlıyor, girişimciliği daha da teşvik ediyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kurucusu olduğumuz G20’de birlikte sergilediğimiz çabalar da bizlere ayrı bir teşvik unsuru olmaktadır. Tüm bunları yaparken farklı sektörlerdeki çalışmalarımızı teknoloji ve inovasyonun gücüyle harmanlayarak yeni ortaklıklara da fırsat tanımalıyız. Ancak bu şekilde geleneksel sektörlerin ötesine geçerek daha geniş bir perspektifle ülkelerimizi geleceğe taşıyabiliriz. Ticaret ve yatırımda rekabet algısından sıyrılarak yenilikçi ve stratejik ortaklıklar kurulması önümüzdeki yeni dönemin iş yapma kodları arasında yer almalıdır. Bu yaklaşım kalıcı ve güçlü iş birliklerinin tesis edilmesine büyük katkı sağlayacaktır. İşte bu anlayış dün gerçekleştirilen Dijital Teknoloji Platformu ile somuta dönüştürülerek güzel bir örneğe vesile oldu” diye ekledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, siyasetçiler olarak görevlerinin iş dünyasının önünü açmak, onlara yardımcı olmak, işlerini kolaylaştırmak olduğunu dile getirdi.

“GELECEK YIL MEDENİYETLER İTTİFAKI’NIN 20. YIL DÖNÜMÜNÜ İDRAK EDECEĞİZ”

Hükûmetler olarak iş dünyasının atacağı adımları destekleyeceklerini, onlar çalıştıkça, ürettikçe, ticaret, yatırım yaptıkça her daim onların yanında olacaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bugün imzalanacak anlaşmalarla iş birliğimizin ahdî zeminini inşallah daha da güçlendireceğiz. Gelecek yıl Medeniyetler İttifakı’nın 20. yıl dönümünü idrak edeceğiz. Malum Medeniyetler İttifakını İspanya ve Türkiye olarak birlikte kurduk. Öyleyse bunu birlikte geliştireceğiz. Türkiye ve İspanya bu önemli ittifakın iki kurucu üyesidir. İttifakımız, kuruluşundan bu yana çok roller üstlenmiştir. Dünyanın savaşlar ve katliamlarla sarsıldığı günümüzde ittifaka olan ihtiyaç daha da artıyor.”

“FİLİSTİN TOPRAKLARINDA 250 GÜNDÜR YAŞANAN SOYKIRIM, VİCDAN SAHİBİ HERKESİN YÜREĞİNİ KANATIYOR”

“Gazze’de ve işgal edilmiş Filistin topraklarında 250 gündür yaşanan soykırım, vicdan sahibi herkesin yüreğini kanatıyor” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu açıklamalarda bulundu: “Gazze’de 16 bini çocuk olmak üzere 37 binden fazla insan göz göre göre katledildi, 85 bin sivil yaralandı. Kiliseler, camiler, okullar, mülteci kampları bombalandı, basın mensupları öldürüldü. Gıda taşıyan insani yardım görevlileri vuruldu. Doktorlar, akademisyenler, masum siviller kurşunların hedefi oldu. Ateşkes çağrılarına dahi kan dökerek karşılık veren bir şımarıklıkla karşı karşıya bulunuyoruz. Vicdan sahibi hiçbir ülkenin böyle bir tabloyu kabullenmesi mümkün değildir.”

Bu konuda, İspanya Başbakanı Sanchez’in takındığı tavrı şahsı ve milleti adına tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “İsrail yönetiminin tüm çağrılara rağmen sürdürdüğü bu pervasızlıkların tüm dünyada antisemitizmi körüklediğine de şahit oluyoruz. İspanya’nın İsrail mezalimi karşısında izlediği tutumu takdirle karşıladığımızı burada hassaten vurgulamak istiyorum. Sayın Sanchez, ilk günden bu yana gerçekten ilkeli, tutarlı ve dirayetli bir politika benimseyerek hem İspanya halkının hem Filistinli kardeşlerimizin hem de Türk milletinin gönlünde müstesna bir yer edinmiştir. Kıymetli dostumun şahsında, İspanya hükûmetine ve halkına bir kez daha teşekkür ediyorum.”

AVRUPA BİRLİĞİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm bu gayretlerinin AB’ye tam üyelik projelerinin hayata geçirilmesiyle taçlanacağını belirterek, şöyle devam etti: “Ne var ki AB’ye yönelik samimi adımlarımız salt kendi çıkarını düşünen, Türkiye’nin birliğe sağlayacağı katma değeri görme yeteneğinden yoksun birtakım üyelerin engellemeleri nedeniyle karşılık bulamıyor. Avrupa Parlamentosu seçimlerinin ortaya çıkardığı tablo ve Avrupa kıtasında endişeyle izlenen aşırı sağ siyaset bu anlayışı şüphesiz körükleyecektir. Gümrük Birliğinin güncellenmesi çalışmalarının henüz başlamaması, iş insanlarımıza yönelik katı vize uygulamaları ekonomik ve ticari alandaki müşterek potansiyelimizin tam kapasite kullanımını engelliyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İspanya Başbakanı Sanchez başta olmak üzere İspanya’nın, Türkiye’nin AB’ye üyelik sürecine verdiği samimi destek için müteşekkir olduğunu ve bunun artarak devam edeceğine inandığını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Akdeniz’in iki yakasında yer alan ülkelerimizin dünyanın farklı bölgelerinde sahip olduğu geniş çaplı ilişkiler yeni ortaklıklara vesile olmalıdır. Orta Asya, Balkanlar, Afrika ve Güney Amerika gibi bölgeler müşterek çalışmalarınız için eşsiz imkânlar sunuyor. Bu fırsatları siz iş insanlarımızın en iyi şekilde değerlendirmesini bekliyorum” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye ekonomisinin geçen yıl yaşadığı deprem felaketine rağmen toparlanma sürecini başarıyla devam ettirdiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2023 yılını 255,4 milyar doları mal ihracatı, 101,7 milyar doları hizmet ihracatı olmak üzere 355 milyar dolar ihracatla kapattık. Geçen yıl yaşadığımız deprem felaketine ve ihracat pazarlarımızdaki zayıflamaya rağmen yüzde 4,5’luk bir büyüme kaydettik. Millî gelirimiz cari fiyatlarla ilk kez 1,1 trilyon doları aştı” dedi.

Türkiye ekonomisinin satın alma gücü paritesine göre 11. sırada yer aldığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yılın ilk çeyreğinde Türkiye’nin büyümesinin yüzde 5,7 olarak gerçekleştiğini anımsattı.

Daha iyi yerlere gelineceği temennisinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye-İspanya dayanışmasını, birliğini 8. Yüksek Düzeyli Strateji Konsey Toplantısı ile güçlendireceklerini söyleyerek, “Durmadan çalışacağız, çalışmaya devam edeceğiz. Özellikle savunma sanayini bu konuda çok ama çok önemsiyorum. Uçak gemisini birlikte yaptığımız gibi bunun yanında diğer birçok insansız hava araçlarında yine aynı şekilde SİHA’larda, aynı şekilde Akıncı da bütün bunları yaygınlaştırmak suretiyle dayanışmamız yine insansız denizaltılarla çok daha farklı bir konuma gelecektir” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iş formunun yeni girişimlere ve güçlü ortaklıklara vesile olmasını diledi.

HABER BURADA

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İspanya Kralı VI. Felipe ile görüştü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İspanya Kralı VI. Felipe ile Zarzuela Kraliyet Sarayı’nda

Türkiye-İspanya 8. Hükûmetler Arası Zirvesi nedeniyle İspanya’nın başkenti Madrid’de bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İspanya Kralı VI. Felipe ile Zarzuela Kraliyet Sarayı’nda bir araya geldi.

HABER BURADA

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan İspanya’da

Cumhurbaşkanı Erdoğan İspanya | Genç Gazeteciler

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye-İspanya 8. Hükûmetler Arası Zirvesi nedeniyle gittiği İspanya’nın başkenti Madrid’e ulaştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı Madrid-Torrejon de Ardoz Askerî Havalimanı’nda İspanya Dışişleri, Avrupa Birliği ve İşbirliği Bakan Yardımcısı Fernando Sampedro Marcos, İspanya’nın Ankara Büyükelçisi Cristina Latorre Sancho ve Türkiye’nin Madrid Büyükelçisi Nüket Küçükel Ezberci ile ilgililer karşıladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ziyaretinde eşi Emine Erdoğan ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ve Ticaret Bakanı Ömer Bolat eşlik ediyor.

HABER BURADA

DÜNYA

seers cmp badge