Connect with us

Dünya

“Kıbrıs Türk halkı, eşit ortağı olduğu Ada’da egemen eşitliğe ve eşit uluslararası statüye sahiptir”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, KKTC ziyareti öncesi düzenlediği basın toplantısında, “Kıbrıs Türk halkı, Ada’da yarım asırdan fazla bir süredir, eşitlik ve adalet mücadelesi veriyor. Bu uğurda birlikte bedeller ödedik, nice badireleri birlikte atlattık. Kıbrıs Türk halkı, eşit ortağı olduğu Ada’da egemen eşitliğe ve eşit uluslararası statüye sahiptir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ziyareti öncesinde İstanbul Atatürk Havalimanı’nda basın toplantısı düzenledi.

Yarın idrak edilecek mübarek Kurban Bayramı’nın ülkeye, millete ve İslam Âlemine hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kıbrıs Barış Harekâtının 47. yıl dönümü münasebetiyle düzenlenecek 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı törenlerine katılmak üzere az sonra Lefkoşa’ya hareket edeceğiz. Ada’daki kardeşlerimizle birlikte çifte Bayram yaşayacağız” dedi.

“YENİ PROJELERİN İLK ADIMLARINI BİRLİKTE ATACAĞIZ”

Garantörlük statüsünden doğan hak ve yükümlülükler temelinde gerçekleştirilen Kıbrıs Barış Harekâtının, Rumlar tarafından Kıbrıs Türklerine 1963 yılından itibaren yoğunlaşan mezalimi sona erdirdiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, açıklamasına şöyle devam etti: “Ziyaretimiz sırasında, Cumhurbaşkanı Sayın Ersin Tatar’la bir araya gelecek, millî davamıza ve Doğu Akdeniz’deki gelişmelere dair durum değerlendirmesi yapacağız. Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasındaki yakın iş birliğinin daha da ileriye taşınmasına yönelik görüş alışverişinde bulunacağız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Lefkoşa’da, Cumhuriyet Meclisi’nde tertiplenecek özel oturuma katılarak bir hitap gerçekleştireceğini ifade ederek, “Cumhurbaşkanı Sayın Tatar’la, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’yle birlikte yürüttüğümüz farklı alanlardaki projelerin açılışlarını gerçekleştirecek, yeni projelerin ilk adımlarını birlikte atacağız” şeklinde konuştu.

“KIBRIS TÜRK HALKI, ADA’DA YARIM ASIRDAN FAZLA BİR SÜREDİR, EŞİTLİK VE ADALET MÜCADELESİ VERİYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında şunları kaydetti: “Kıbrıs Türk halkı, Ada’da yarım asırdan fazla bir süredir, eşitlik ve adalet mücadelesi veriyor. Bu uğurda birlikte bedeller ödedik, nice badireleri birlikte atlattık. Kıbrıs Türk halkı, eşit ortağı olduğu Ada’da egemen eşitliğe ve eşit uluslararası statüye sahiptir. Cumhurbaşkanı Sayın Tatar tarafından bu doğrultuda Cenevre’de sunulan öneri, bugüne kadar sonuç vermeyen çözüm çabalarını gerçekçi bir zemine oturtan; çözümün önünü açan tarihî bir fırsattır. Bu şekilde Kıbrıs Türk tarafı dünyaya, kimin çözümden yana olduğunu, kimin de çözümsüzlükten nemalandığını bir kez daha göstermiştir.”

Kıbrıs’ta adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir gelecek arzu eden tüm taraflara bu tarihî fırsatı değerlendirmeleri yönündeki çağrısını tekrarlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kıbrıs’ta çözüme ancak Ada’daki gerçekler temelinde ulaşılabilir. Bundan sonra yeni bir müzakere süreci olacaksa, bu ancak iki eşit ve egemen devlet arasında yapılabilir” dedi.

“TÜRKİYE VE TÜRK HALKI, KIBRIS TÜRK HALKININ YANINDA OLMAYA DEVAM EDECEKTİR”

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin, her türlü zorluğa rağmen, kendi ayakları üzerinde duran bir devlet olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Demokrasi geleneği, gelişmekte olan ekonomisi ile müreffeh bir geleceğe emin adımlarla yol almaktadır. Türkiye ve Türk halkının her bir ferdi de dün olduğu gibi bugün de yarın da Kıbrıs Türk halkının yanında olmaya devam edecektir” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm halkın Kurban Bayramı’nı tebrik ettikten sonra, basın mensuplarının sorularını cevaplandırdı.

KKTC’de vereceği müjdeyle ilgili soruya Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biraz sonra Kuzey Kıbrıs Parlamentosu’nda yapacağım konuşmada inşallah orada açıklayacağım. Şimdi burada bunu açıklarsam o zaman Kıbrıs Parlamentosu’ndaki konuşmam boşa geçer” karşılığını verdi.

Azerbaycan ve KKTC arasında parlamentolar arası çalışma kararı alındığı hatırlatılarak, başka ülkelerden üst düzey temas olmasını bekleyip beklemediğine yönelik soru üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Özellikle başta Azerbaycan olmak üzere dünyanın değişik ülkelerinden burayla bu tür temasların üst düzeyde kurulması, geliştirilmesi bu bizim gayretlerimiz, çalışmamızdır. Bunları devam ettireceğiz. Benzer bu noktadaki çalışmaları, nerede mağdur, mazlum ülkeler varsa hepsi için yapıyoruz. Örneğin bunlardan bir tanesi de Kosova’dır. Kosova için de dünyada Kosova’yı tanıyan ülkelerin sayısını artırmak elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Şu anda 114 olan sayıyı daha da artıralım istiyoruz. Bu noktada bu yıl BM Genel Kurulu’nda Biden ile orada yapacağımız görüşmelerde bu konuları tekrar ele alacağız. ‘Kosova’nın tanınması konusunda müşterek bir çalışmayı yürütelim’ bunu kendisine teklif edeceğiz.”

“BİZ EŞİT, EGEMEN İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜMDEN BAHSEDİYORUZ”

Yunanistan’dan adada çözüm önleyici açıklamaların yapıldığı ve Güney Kıbrıs basınında bazı haberlerin yer aldığı iddiasıyla ilgili sorulan soruyu yanıtlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın öyle bir haber çıktığını ancak gerçekle alakası olmadığını ilettiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir yanlışın içine girmeleri onları çok çok zora sokar. Bunlara bizim asla tahammülümüz olmaz, gereği neyse anında gereğini de yaparız. Şu anda Cenevre’deki toplantılarda zaten Ersin Bey’in de orada çok açık söylediği gibi, bizim Dışişleri Bakanımızın da söylediği gibi biz eşit, egemen iki devletli çözümden bahsediyoruz, bundan yanayız. Çünkü biz 40-50 senemizi onların söyledikleriyle geçirdik ve netice alamadık. O devir kapandı artık. Bundan sonra eşit, egemen, iki devletli çözüm. Bir diğeri de tabii azınlık felsefesini de kabul etmiyoruz, böyle bir şey de yok” diye konuştu.

AB ADALET DİVANI’NIN BAŞÖRTÜSÜ KARARI

AB Adalet Divanı’nın başörtüsü kararına ilişkin soru üzerine, AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’in açık ve net bir açıklama yaptığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmede bulundu: “Adalet Divanı’nın ismini değiştirmesi lazım. Bunun Adalet Divanı’yla yakından uzaktan alakası yok. Bunların Adalet Divanı olduklarını ispat edebilmeleri için önce inanç özgürlüğü nedir bunu öğrenmeleri lazım. İnanç özgürlüğünden anlamayan bir Adalet Divanı olamaz. Bunların bir defa bunu öğrenmeleri lazım, bunları anlamaları lazım. Bu lafı gitsinler aynen kipa takanlar için de söylesinler. Acaba kipayı takanlar için bu tür bir şey söyleyebilirler mi? İnancının gereği neyse inancının gereğini yerine getiren Müslümanlara böyle bir yakıştırmayı yapmak ne Adalet Divanı’nın veyahut da ne başka tür divanların hakkı da değildir, yetkisinde de değildir.

“BİR AN ÖNCE AFGANİSTAN’IN GENELİNDE BARIŞIN EGEMEN OLDUĞUNU DÜNYAYA GÖSTERMEK LAZIM”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin Afganistan’ın başkenti Kabil’deki havalimanının güvenliğini sağlaması söz konusu. ABD ile yapılan görüşmeler var. Taliban’dan ‘Türkiye’yi istemiyoruz’ şeklinde bir açıklama geldi. Bu konudaki görüşmeler hangi aşamada?” sorusunu şöyle cevapladı: “Taliban’ın yapmış olduğu açıklamalarda ‘Türkiye’yi istemiyoruz’ gibi ifadeler yok. Onlar kendilerine göre bazı açıklamaları yapmış durumdalar. Bu açıklamalarıyla da güya bize yönelik bazı yaklaşım türleri var. Bu konuda Türkiye’deki yönetimin ne konumda olduğunu Taliban gayet iyi biliyor. Bu adımları atarken bizim Türkiye yönetimi olarak bazı planlarımız var ve bu planlarımızın da gereğini yerine getiriyoruz. Şu an itibarıyla gerek Dışişleri nezdinde gerekse şahsım olarak bu adımları atıp inşallah Taliban’la da ne gibi görüşmeler yapacağız ve bu görüşmelerle de nereye ulaşacağız bunun gayreti içindeyiz. Tabii Taliban’ın şu anda Afganistan’daki bizce yaklaşımı bir Müslümanın bir başka Müslüman’a yaklaşımı değildir. Zira Afganistan halkının kahir ekseriyeti Müslüman olan bir ülke. Burada Taliban’ın adeta bir işgal hareketini devam ettirmesi doğru bir yaklaşım değildir. Biz de Türkiye’den Taliban’a sesleniyoruz; Bu işgal hareketini, kardeşlerinin topraklarını işgal etmeyi bırakması lazım ve bir an önce Afganistan’ın genelinde barışın egemen olduğunu dünyaya göstermek lazım.”

“MESAFE VE MASKE KURALINA ÇOK ÇOK DİKKAT ETMEMİZ GEREKİYOR”

Bir soru üzerine maske ve mesafe kuralının devam etmesi gerektiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu çağrıyı yaptı: “Bundan taviz verilmesi doğru değil. ‘Dükkânlar, açılsın lokantalar açılsın. Buralarda artık çalışmalar başlasın’ denildi. Biz de bunları kaale aldık ve açılması noktasında bu adımı attık. Attık da ne oldu? Hemen rakamlar, oranlar yükselmeye başladı. Vefat sayılarında bir düşüş oldu ama dün itibarıyla tekrar vefat sayıları da ciddi manada arttı, yanılmıyorsam 77’ye falan çıktı. Öbür tarafta tabii çok daha önemlisi rakam 7 binleri tekrar yakaladı. Bu, bizim için bir tehdittir. Bu tehdide fırsat vermemek gerekiyor. Öyleyse yapmamız gereken nedir? Toplu bulunduğumuz mekânlarda kesinlikle mesafeye ve maske kuralına çok çok dikkat etmemiz gerekiyor. Aşı konusunda ise aşının önünü zaten şu anda açmış bulunuyoruz. Aşı olmayanlar aşısını muhakkak yaptırmalı. Kendi aşımızı da inşallah yılsonuna kadar üretmek suretiyle aşıda ihtiyaç veya ‘Dışarıdan gelir mi gelmez mi?’ böyle bir sıkıntıya girmeden çözmüş olacağız. Sağdan soldan yapılan olumsuz propagandalara kanmadan aşılarımızı da yaptırmalıyız. O bizim için önemli bir teminattır, garantidir.”

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra kararlarını imzaladı

Yüksek Askerî Şûra (YAŞ) kararları, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından imzalandı.

Toplantı sonrası yapılan açıklamada şu hususlar kaydedildi:

“1. 04 Ağustos 2026 tarihinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN Başkanlığında icra edilen, 2026 yılı Yüksek Askerî Şûra toplantısında, Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli general/amiral ve albaylardan;

a) Bir üst rütbeye yükseltilecekler,

b) Görev süresi uzatılacaklar,

c) Kadrosuzluktan emekliye sevk edileceklerin durumları görüşülerek, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’ın onayı ile karara bağlanmıştır.

  1. 30 Ağustos 2026 tarihinden geçerli olmak üzere;

a) 25 general ve amiral bir üst rütbeye, 69 albay ise general ve amiralliğe yükseltilmiştir.

b) 24 generalin görev süreleri bir yıl, 530 albayın görev süreleri ise iki yıl süre ile uzatılmıştır.

c) 2 general yaş haddi nedeniyle 01 Eylül 2026 tarihinden, 61 general ve amiral kadrosuzluk nedeniyle 30 Ağustos 2026 tarihinden geçerli olarak emekliye sevk edilmiştir.

ç) Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment TATLIOĞLU’nun görev süresinin bir yıl uzatılmasına karar verilmiştir.

d) Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal KADIOĞLU kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edildiğinden, Hava Kuvvetleri Komutanlığına Muharip Hava Kuvveti Komutanı Orgeneral Rafet DALKIRAN atanmıştır.

e) Halen 328 olan general ve amiral sayısı, 30 Ağustos 2026 tarihi itibarıyla 334 olacaktır.

  1. 30 Ağustos 2026 tarihinden geçerli olmak üzere;

a) Hv.K.K.lığından Korgeneral Erdoğan GÜR Orgeneralliğe; K.K.K.lığından Tümgeneraller Burhan AKTAŞ, Ertan İNALTEKİN ve Alparslan KILINÇ Korgeneralliğe; Dz.K.K.lığından Tümamiraller Ramazan ÖZOĞUL ve Erhan AYDIN Koramiralliğe; Hv.K.K.lığından Tümgeneral Kemal TURAN Korgeneralliğe terfi ettirilmişlerdir.

b) K.K.K.lığından Tuğgeneraller Şükrü BİLİR, Mustafa BÜYÜKKÖROĞLU, İsmail ÖZCAN, Şener KOPAL, Ahmet AŞIK, Bülent TANRIVERDİ, Mehmet AÇIK, Mustafa YETER, Coşkun ÇELİK, Ömer Şahin SELVİ, Yüksel KOLCU, İsmail ANALI ve Hakan DURMAZPINAR Tümgeneralliğe; Dz.K.K.lığından Tuğamiraller Erhan AKBAYRAK, Yücel DARCAN, Eren GÜNAY ve Kenan Kaan TÜRKKAN Tümamiralliğe; Hv.K.K.lığından Tuğgeneral Cihangir Kemal YÜZÇELİK Tümgeneralliğe terfi ettirilmişlerdir.

4) Bir üst rütbeye yükselen, görev süreleri uzatılan general, amiral ve albayların yeni rütbe ve görevlerinin Milletimize, Devletimize, Silahlı Kuvvetlerimize ve ailelerine hayırlı olmasını dileriz.

5) Büyük bir özveri ve onurla görev sürelerini tamamlayarak emekliye ayrılacak olan general, amiral ve albaylara hizmetlerinden dolayı teşekkür eder, hayatlarının yeni dönemlerinde, kendilerine ve ailelerine mutluluk ve esenlikler temenni ederiz.”

HABER BURADA

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra üyeleriyle birlikte Anıtkabir’i ziyaret etti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra (YAŞ) Toplantısı öncesinde, YAŞ üyeleriyle birlikte Anıtkabir’i ziyaret etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Aslanlı Yol’un başındaki yerini almasının ardından başlayan törene, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu ve Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ay yıldız motifli çelengi Atatürk’ün mozolesine bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığındaki heyet, mozoleye çıkan merdivenin önünde fotoğraf çektirdikten sonra Misak-ı Millî Kulesi’ne geçti.

Burada Anıtkabir Özel Defteri’ni imzalayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, deftere şunları yazdı: “Aziz Atatürk,

2026 yılı Yüksek Askerî Şûra Toplantısı öncesinde Şûra üyeleri olarak bugün bir kez daha huzurlarınızdayız. Zatıalinizle birlikte Malazgirt Zaferimizden bu yana yaklaşık bin yıldır vatanımız olan bu topraklarda şanlı bayrağımızın gururla dalgalanması ve milletimizin özgürce yaşaması için can veren tüm kahramanlarımızı rahmetle yâd ediyoruz.

Bölgemizde çatışmaların ve gerilimlerin tırmandığı bir dönemde icra ettiğimiz Şura toplantımızın ülkemiz, milletimiz ve Türk Silahlı Kuvvetlerimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyoruz. Yüksek disiplini, üstün görev bilinci, milli iradeye bağlılığı ve artan caydırıcılığıyla Türk Silahlı Kuvvetlerimiz içinden geçtiğimiz zorlu konjonktürde milletimizin güven kaynağı olmayı sürdürmektedir.

Ruhun şad olsun.”

HABER BURADA

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bölgemizin kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Başbakanı ez-Zeydi ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bölgemizin artık savaş, terör ve çatışmayla değil; kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin ve terörsüz bölge vizyonumuzun gerçeğe dönüşmesi için Iraklı kardeşlerimizle yakın diyalog hâlindeyiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi ile gerçekleştirdiği görüşmelerin ve imzalanan anlaşmaların ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek, açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Başbakanı ez-Zeydi’yi bölgenin içinden geçtiği zorlu dönemde üstlendiği görev için tekrar tebrik etti. Eski Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani ile de ilişkileri kurumsal temelde güçlendirmeye matuf stratejik adımlar attıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yakaladıkları bu ivmeyi Irak Başbakanı ez-Zeydi ile daha ileri noktalara taşıyacaklarına inandıklarını belirterek, Türkiye olarak Irak Başbakanı ez-Zeydi’ye ihtiyaç duyduğu her alanda destek vermeye hazır olduklarını bildirdi.

Bu kardeşlik zemini temelinde ilişkileri kapsamlı şekilde değerlendirdiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İran, Suriye ve Filistin başta olmak üzere bölgesel gelişmeler hakkında fikir teatisinde bulunduk. İlişkilerimizi daha da ileri taşıyacak belgeleri huzurlarımızda az önce imzaladık” diye konuştu.

“IRAK’IN HUZUR VE İSTİKRARINI ÜLKEMİZİN DURUMUNDAN AYRI TUTMADIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin yanı başındaki savaş ortamının etkisiyle görüşmelerde güvenlik, terörle mücadele, enerji ve ulaştırma konularının bir hayli yer tuttuğunu ifade ederek, şunları kaydetti: “Komşumuz Irak, maalesef bu savaş ve istikrarsızlık ortamından en çok etkilenen ülkelerden biridir. Biz, geçmişten bu yana Irak’ın huzur ve istikrarını ülkemizin durumundan ayrı tutmadık, tutmayız. Bölgemizin artık savaş, terör ve çatışmayla değil, kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin ve terörsüz bölge vizyonumuzun gerçeğe dönüşmesi için Iraklı kardeşlerimizle yakın diyalog hâlindeyiz. İnşallah her iki ülkeye de ağır bedeller ödeten bu meseleyi kalıcı olarak gündemimizden çıkartacağız. Öte yandan, Irak’ın ihtiyaç duyduğu savunma sanayi ürünlerinin tedariki noktasında da üzerimize düşeni yapmaya hazırız.”

“HEDEFİMİZ, EN YAKIN ZAMANDA KAPSAMLI ENERJİ İŞ BİRLİĞİ ANLAŞMASI İMZALANMASIDIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu savaş ortamının kendilerini sadece savunma konusunda değil, enerji ve ulaştırma alanlarında iş birliklerini derinleştirmeye sevk ettiğine dikkati çekti.

“Körfez bölgesinin dünya ile bağlantısının Irak üzerinden sağlanmasını esas alan Kalkınma Yolu Projesi’nin mevcut gelişmeler karşısında her zamankinden daha önemli hâle geldiğini görüyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu konuda Sayın Başbakan’ın da güçlü bir iradeye sahip olduğunu memnuniyetle müşahede ettim. İş birliğimizin bir diğer önemli başlığı enerjidir. Türkiye-Irak Ham Petrol Boru Hattı Anlaşması dün itibarıyla sona erdi. Şimdi hedefimiz, en yakın zamanda iki tarafın da faydasına olacak kapsamlı enerji iş birliği anlaşması imzalanmasıdır. British Petrol’ün operatörlüğünü yürüttüğü Kerkük üretim sahasında Türkiye Petrollerine ortaklık verilmiştir. Bugün imzalanan anlaşma, enerji alanındaki ortaklık açısından tarihî bir adım olmuştur.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iklim değişikliğinden etkilenen iki komşu ülke olarak suyun sürdürülebilir kullanımına yönelik iş birliğinin ilerletilmesi yönündeki iradelerinin tam olduğunu söyledi.

Bu noktada Türkiye olarak üzerlerine düşeni yaptıklarını, su konusunu akılcı, bilimsel ve insani temelde daimî bir iş birliği alanı olarak gördüklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Irak ile geçtiğimiz yıl 17 milyar dolara yaklaşan ticaret hacmimizi çok daha ileri seviyelere taşımayı istiyoruz. Bu çerçevede Sayın Başbakan’ın heyetindeki bakanların, iş insanlarımız, müteahhitlerimiz ve yatırımcılarımızdan oluşan geniş bir heyetle bir araya gelmesini de son derece önemli bulduğumu ifade etmek istiyorum.” şeklinde konuştu.

“IRAK’TAN 1 MİLYON VARİL PETROL İHTİYACIMIZI KARŞILAR”

Irak Başbakanı ez-Zeydi ile güncel bölgesel gelişmeler hakkındaki görüşlerinin büyük ölçüde benzer olduğunu memnuniyetle müşahede ettiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak’ın bölgesiyle bütünleşmesine yönelik çabaları ve bilhassa Suriye ile temaslarını yapıcı adımlar olarak görüp desteklediklerini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak’ın beşerî zenginliğinin vazgeçilmez bir parçası olan ve aralarındaki kardeşliğin en sağlam dayanağını teşkil eden Irak Türkmenlerine Irak Başbakanı ez-Zeydi’nin de hassasiyetle yaklaştığını gördüğünü ifade ederek, “Heyetinde, Irak Türkmen Cephesi Genel Başkanı ve Kerkük Valisi Selman Ağaoğlu kardeşimize yer vermesini özellikle anlamlı buluyorum. Sayın Zeydi’ye ziyaretleri için bir kez daha teşekkür ediyor, istişarelerimizin ve aldığımız kararların hayırlara vesile olmasını diliyorum” dedi.

Irak Başbakanı ez-Zeydi’nin konuşmasında “Türkiye’ye günde 1 milyon varil biz petrol verebiliriz” dediğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Başka yere diyor muhtaç olmayın. 1 milyon varil. Evet Sayın Bakan, sağa sola muhtaç olmaya gerek yok. Hemen komşumuz Irak’tan inşallah 1 milyon varil petrolü buraya transfer ettik mi ihtiyacımızı karşılar” değerlendirmesinde bulundu.

IRAK BAŞBAKANI EZ-ZEYDİ: “BU ZİYARETİMİZ ASIRLAR ÖNCESİNE DAYANAN İLİŞKİLERİMİZİN PEKİŞTİRİLMESİNİN BİR NİŞANESİDİR”

Irak Başbakanı ez-Zeydi, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bir araya gelmekten ve Türkiye ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Irak Başbakanı ez-Zeydi, “Bizim bu ziyaretimiz protokol icabı değil, asırlar öncesine dayanan ilişkilerimizin pekiştirilmesinin bir nişanesidir” dedi.

Irak Başbakanı ez-Zeydi, iki ülkenin aynı coğrafyayı, uygarlığı ve su kaynaklarını paylaştığına işaret ederek görüşmelerde enerji, ulaştırma, eğitim, su ve diğer birçok konunun ele alındığını belirtti.

Türkiye ile Irak arasındaki ilişkilere dair Irak Başbakanı ez-Zeydi, “Bu ilişkilerin daha da yüceltilmesi, güçlendirilmesi için çalışıyoruz. Kardeşlik içerisinde bir ortaklık arzu ediyoruz ve özellikle Kalkınma Yolu Projesi üzerinde çalışıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı’yla (görüşmede) dedim ki: ‘Bize aslında coğrafya doğal olarak iki nehir vermiş. Biz üçüncü nehrin de artık ekonomi nehri olmasını istiyoruz.’ Ve bu da tabii ki Kalkınma Yolu’dur” diye konuştu.

Irak Başbakanı ez-Zeydi, Türkiye ve Irak’ın Doğu ile Batı’nın birbirine bağlanmasını sağlayacağına dikkati çekerek “Irak ile Türkiye arasındaki ilişkiler daha da ileri gidecektir. Ekonomik kaynaklarımızı da yücelteceğiz, büyüteceğiz, enerji alanında da daha fazla petrol pompalayacağız” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Yani günde 1 milyon varil biz Türkiye’ye petrol verebiliriz diyor” ifadeleri üzerine Irak Başbakanı ez-Zeydi, “Evet doğru, 1 milyon” dedi.

TÜRKİYE İLE IRAK ARASINDA İMZALANAN ANLAŞMALAR

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Irak Başbakanı ez-Zeydi’nin huzurunda, iki ülke arasında beş anlaşma imzalandı.

Bu kapsamda, “Eğitim ve Akademik İşbirliği Mutabakat Muhtırası”, Polis Akademisi Başkanı Murat Balcı ile Irak Başbakanı ve Silahlı Kuvvetler Komutanı Özel Kalem Müdürü General Abdulemir Şammari tarafından imzalandı.

“Gençlik ve Spor Alanlarında Mutabakat Zaptı”na, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ile Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin imza attı.

“Sınai Mülkiyet Alanında İşbirliği Mutabakat Zaptı”na ise Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile Irak Maliye Bakanı Falih Sari tarafından imzalandı.

“Fişhabur-Ovaköy Sınır Kapısı Üzerinden Demiryolu ve Karayolu Taşımacılığına İlişkin Mutabakat Zaptı” ile “Doğal Kaynaklar Karşılığında Irak Cumhuriyeti İçerisinde Ulaştırma Altyapısının Geliştirilmesine İlişkin Çerçeve Mutabakat Zaptı” da Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ve Irak Ulaştırma Bakanı Veheb Selman Muhammed tarafından imzalandı.

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

HABER BURADA

DÜNYA

seers cmp badge