Connect with us

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye bizim ortak çatımız, İstiklal Marşı bizim ortak andımızdır”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstiklal Marşı’nın Kabulünün 100. Yılı ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Programı’nda yaptığı konuşmada, “Türkiye bizim ortak çatımız, İstiklal Marşı bizim ortak andımızdır. Her karışında bir şehidin yattığı bu topraklar hepimizin ortak yurdudur” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen İstiklal Marşı’nın Kabulünün 100. Yılı ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Programı’na katılarak bir konuşma yaptı.

“BİZ MAYASI ŞİİRLE YOĞRULMUŞ BİR MİLLETİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, davetlerine icabet ederek Mehmet Akif’in aziz hatırasına sahip çıktıkları için konuklara şükranlarını sunarak, “Soğuk bir kış gününde gençlerin omuzlarında ebediyete uğurladığımız Mehmet Akif Ersoy’u bir kez daha rahmetle hürmetle yâd ediyorum” dedi.

“Biz mayası şiirle yoğrulmuş bir milletiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Anadolu toprakları şairleri sultan, sultanları şair kılan, kudretin kelamdan ve kalemden neşet ettiği bereketli topraklardır. Bu topraklar Yunus Emre, Hacı Bayram, Fuzuli, Nedim, Nabi, Erzurumlu Emrah, Baki, Şeyh Galip, Nef-i, Süleyman Çelebi, Yahya Kemal gibi nice söz üstadını yetiştirerek tüm insanlığa armağan etmiştir. Edebiyatın incelikleri döneme göre farklılıklar arz etse de onlar aynı kaynaktan beslendikleri için hep aynı manayı dile getirmişlerdir. Mısralarında bazen aşkı, bazen hüznü, bazen birliği, kardeşliği, vatan sevgisini dile getiren bu köklü geleneğin geçtiğimiz yüzyıldaki en güçlü temsilcisi hiç şüphesiz Millî Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’dur. ‘Hayal ile yoktur alışverişim, ne gördüysen onu söylemişim’ diyen Mehmet Akif kadar hayatı şiirine şiiri de hayatına aksetmiş pek az şair bulunur.”

Mehmet Akif’in inandığı gibi yaşadığı, çilesini çekmediği hiçbir fikre, gönül imbiğinde damıtmadığı hiçbir düşünceye eserlerinde yer vermediğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O, eserleri, vaazları, makaleleri, mücadeleci kişiliği ile milletimizin kalbinde taht kurmuş bir karakter abidesidir. Akif yaşayışıyla duruşuyla İstiklal Şairi sıfatını ziyadesiyle hak etmiş bir anıt insandır. Ne merhum Mehmet Akif’te ne de millette mevcut olmayan hiçbir duygu, hiçbir haslet İstiklal Marşı’na girmemiştir” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cenap Şahabettin’in Mehmet Akif için “Hiç kimse Akif kadar saf ve şeffaf bir billur-i beyan içinde menazır-ı milliyeti teşhir etmemiştir” dediğini hatırlatarak merhum Mehmet Akif Ersoy’un milleti kıyama çağıran bir millî mücadele önderi olduğunun altını çizdi.

Mehmet Akif’in, Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından Millî Mücadele’ye katılmaya çağrılan ilk şair olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, merhum Ersoy’un hayatından kesitler anlattı.

Mehmet Akif’in cesur birisi olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Haksızlıklar karşısında dili bağlı durmayı kendine yediremez. ‘Şudur benim cihanda en beğendiğim meslek, sözüm odun gibi olsun hakikat olsun tek.’ diyerek doğru bildiğini söylemekten hiç çekinmemiştir. Dürüsttür, verdiği sözü âdeta ölümüne yerine getirmeye çalışır” ifadelerini kullandı.

Mehmet Akif’in, sadece günlük hayatında değil eserlerinde de özü ile sözü, yazdıkları ile yaşantısı arasında tezat bulunmayan bir dürüstlük timsali olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tam anlamıyla miskinlik, atalet ve karamsarlık düşmanı olduğunu belirtti.

“İSTİKLAL MARŞI MİLLET OLARAK İSTİKLAL VE İSTİKBAL ANLAYIŞIMIZIN SEMBOLÜDÜR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tevekkülle ataleti bu şekilde kesin hatlarla ayıran Akif’in, Arapça, Farsça ve Fransızcayı ana dili gibi okuyan, konuşan hakiki bir münevver olduğunu ifade etti.

Kendisi de büyük bir Mehmet Akif hayranı olan merhum Nurettin Topçu’nun Akif’i, “Üç harikanın terkibinin mahsulü” olarak tanımladığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Üstat bu üç terkibi de şu şekilde sıralıyor, ‘Bin yıllık bir tarih, bizzat kendi ruhunun fezaya çekilmiş kılıcını andıran Süleymaniyelere nazire bir beden ve Allah’ın kitabı.’ Mehmet Akif, 63 yıllık çileli ömründe hiçbir zaman makam, mevki, şan şöhret peşinde koşmamıştır. Döneminin en büyük şairi olmasına rağmen övüldüğünde yüzü kızaracak kadar mahcup ve mütevazi bir hayat yaşamıştır. Kendisi sadece rahmetle anılmayı murat etmiştir. ‘Toprakta gezen gölgeme toprak çekilince, günler şu heyulayı da er geç silecektir, rahmetle anılmak, ebediyet budur amma sessiz yaşadım kim beni nerden bilecektir.’ Millî şairimiz, sessiz yaşamış, son nefesini de Mısır Apartmanı’ndaki soğuk ve mütevazi dairesinde yine sessizce vermiştir. 65 metrekare… Mehmet Akif’e ‘mahalle kahvesi hatibi’ diyerek tahkir edenler, zamanla unutulup giderken milletimiz millî şairini baş tacı etmiş, vefatından sonra da onu daima hürmetle, minnetle hatırlamıştır.” Cumhurbaşkanı Erdoğan, merhum Akif’in örnek hayatı yanında, geride millî mutabakat metni olan İstiklal Marşı’nı da bıraktığını söyledi.

“Korkma sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak, diye başlayan ‘Hakkıdır Hakk’a tapan milletimin istiklal’ diye biten İstiklal Marşımızın 10 kıtası bizim millî andımızdır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “İstiklal Marşı millet olarak aidiyetimizin, değerler manzumemizin, istiklal ve istikbal anlayışımızın remzidir, sembolüdür. Elbette her milletin bağımsızlığının nişanesi olan bir millî marşı vardır ancak yedi düvele karşı yürütülen Kurtuluş Savaşı sırasında her mısrası gözyaşlarıyla kabul edilen bir başka marş yoktur. İstiklal Marşı bir tekkede yazılmış, ilk kez camide okunmuş, milletin meclisinde de alkışlar eşliğinde kabul edilmiştir. Ülkenin içinde bulunduğu şartlar itibarıyla İstiklal Marşı, ‘İstikbal Marşı’ olarak da kaleme alınmıştır. Bu yönüyle İstiklal Marşı milletimizle birlikte tüm mazlumların özgürlük mücadelesine ilham kaynağı olmuştur. Dünyanın birçok ülkesinde hüküm süren sömürü düzeninin sarsılmasından İstiklal Harbimizin ve İstiklal Marşımızın önemli payı bulunuyor. Millet olarak Mehmet Akif gibi bir şaire, İstiklal Marşı gibi bağımsızlık beyannamesine sahip olduğumuz için ne kadar şükretsek, hamt etsek azdır. Bu anlayışla 2021 senesini kabul edilişinin 100. yıl dönümü münasebetiyle İstiklal Marşı yılı olarak ilan ettik. Bunu da TBMM’de grubu bulunan beş siyasi partinin ortak teklifi ile gerçekleştirdik. Görüşleri, politik tavırları, duruşları farklı olan siyasi partilerin böyle millî bir meselede ortak tutum alması ülkemiz adına büyük bir kazanımdır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hâlen İstiklal Marşı’nı içselleştirmekte zorlanan çevreler olsa da bunların azınlıkta kaldığını bildiklerini dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Bu vatanın ekmeğini yiyen, havasını soluyan, bugün bu topraklar üzerinde özgürce yaşayan hiç kimsenin İstiklal Marşı ile sorunu olamaz. Bu milletin hiçbir ferdi İstiklal Marşı’ndan rahatsızlık duyamaz. Özellikle de milletin emanetini taşıyan insanların böyle bir hakkı yoktur. İstiklal Marşı, Türk’üyle, Kürt’üyle, Çerkez’iyle, Arap’ıyla, Alevi’si, Sünni’si, Laz’ıyla 84 milyonun ortak değeri, ortak paydasıdır. İstiklal Marşı milletimizin birlik beraberlik ve kardeşliğinin çimentosudur. Bölgemizde son yıllarda yaşanan hadiseler bu gerçeği bize bir kez daha hatırlatmıştır.”

“FARKLILIKLARIMIZ MİLLET OLARAK BİZİM ZENGİNLİĞİMİZDİR”

İstiklal Marşı’nın temsil ettiği ilkelere sahip çıktıkları ölçüde millet olma şuurlarını ve millî birliklerini koruyabileceklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kardeşliğimiz ne kadar sağlam olursa geleceğimize de o derece güvenle bakabiliriz. Tıpkı bir duvarın tuğlaları gibi yani ‘bünyanun mersus’, işte bu kutlu ifade de ortaya konulduğu gibi yekdiğerine kenetlenen milletleri evelallah ne içeriden ne dışarıdan kimse yıkamaz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu hususta yaşanacak herhangi bir zafiyetin bedelini de yine milletçe hep birlikte ödeyeceklerini belirterek, “Vatanımız ve bağımsızlığımız söz konusu olduğunda görüş ayrılıklarımızı bırakıp bir araya gelmemiz büyük önem taşıyor. Gerek siyasette gerekse günlük hayatın içinde çekişme, tartışma, rekabet olması gayet tabiidir. Birden fazla insanın olduğu her yerde, görüş farklılıklarının yaşanması da kaçınılmazdır. Esasen bu farklılıklarımız, millet olarak bizim zenginliğimizdir. Burada önemle üzerinde durulması gereken mesele, farklılıklarımızı kardeşliğimizin önüne geçirmemektir” değerlendirmesinde bulundu.

“Bu yıl vesilesiyle düzenlenecek etkinliklerle ebedî ve ezelî kardeşliğimizi tazelemeli, 84 milyon olarak İstiklal Marşımız etrafında kenetlenmeliyiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hayatın farklı kulvarlarında koşsak da hepimizin aynı gemide olduğunun, mazimiz gibi istikbalimizin de ortak olduğunun farkına varmalıyız” ifadesini kullandı.

“TARİH YAZAN BİR MİLLET OLARAK İSTİKBALİMİZİ YİNE BERABER İNŞA EDECEĞİZ”

Cumhuriyetin 100. yılını kutlayacakları 2023’e giden süreçte milletçe birlik ve beraberliği tahkim etmenin gayreti içinde olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye bizim ortak çatımız, İstiklal Marşı bizim ortak andımızdır. Her karışında bir şehidin yattığı bu topraklar hepimizin ortak yurdudur.’Türkiye ortak paydasında kucaklaşmaktan, birbirimizi Allah için onun rızası için sevmekten başka bir çaremiz yoktur” diye konuştu.

Merhum Mehmet Akif’in, “Girmeden tefrika bir millete düşman giremez, toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez” ifadelerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tarih yazan, çağ açıp çağ kapatan bir millet olarak istikbalimizi yine beraberce inşa edeceğiz. Türkiye’yi önce 2023 hedeflerine ardından da 2053 ve 2071 vizyonuna inşallah hep birlikte taşıyacağız” dedi.

Misafirlere hatıra olarak Mehmet Akif’in Safahat adlı eserinin hediye edileceğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunu bir yastık altı kitabı olarak saklamanız özel ricamdır. Bir hocamın nasihatiydi, ‘Safahat sizin yastık altı kitabınız olmalıdır.’ demişti. Ben de bunu özellikle hatırladım ve çıkarken de bu Safahat’ı bütün davetlilerimize inşallah dağıtacağız” dedi.

Konuşmasının sonunda Mehmet Akif Ersoy’u rahmetle yâd eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm kurumların, üniversitelerin, sivil toplum örgütlerinin bu seneyi hakkıyla idrak edeceklerine olan inancını dile getirdi.

Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığını, Mehmet Akif’in hayatını tüm yönleriyle belgeleyen çalışması dolayısıyla tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2021 yılının İstiklal Marşı Yılı olarak ilan edilmesinde emeği ve katkısı olan herkese şükranlarını sundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasının ardından ödül törenine geçildi. Sanatta Başarı ödülü İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı Müdürü Prof. Dr. Ali Tüfekçi’ye, Bilim Başarı Ödülü Sosyal Bilimler alanında Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun adına kızı Nilay Dursun Tokgöz’e, Fen Bilimleri alanında ise Prof. Dr. Musa Akoğlu ve Birol Bostancı’ya verildi.

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kurban Bayramı dolayısıyla mesaj yayımladı

“Millet olarak birbirimize ne kadar sıkı sarılırsak sorunların üstesinden o derece kolay geliriz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kurban Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, “Millet olarak birbirimize ne kadar sıkı sarılırsak sorunların üstesinden o derece kolay gelir, mücadelemizi o derece başarılı veririz. Bayramlar vasıtasıyla yeniden tazelediğimiz kardeşliğimiz, yardımlaşma ve dayanışma şuurumuz bu bakımdan ayrıca önemlidir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kurban Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, tüm vatandaşların Kurban Bayramı’nı tebrik etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, mesajında şunları kaydetti: “Bu mübarek günlerin milletimize, İslam âlemine ve tüm insanlığa hayırlar getirmesini Rabbimden niyaz ediyorum. Cenab-ı Allah kestiğimiz kurbanları, yaptığımız ibadetleri katında kabul ve makbul eylesin.

Tüm milletimizin, Ümmet-i Muhammed’in daha nice bayramlara sağlıkla, huzurla, mutlulukla erişmesini temenni ediyorum. Özellikle Gazze’de, soykırımcı İsrail’in mezalimi altında bayramı idrak eden kardeşlerimin Kurban Bayramı’nı yürekten tebrik ediyor; acı çeken, zulme ve her gün katliama uğrayan kardeşlerimizin de bir an önce huzura, güven ve istikrar ortamına kavuşmasını diliyorum.

“HER ZAMANKİNDEN DAHA FAZLA GÖNÜL BİRLİĞİNE, DAYANIŞMAYA İHTİYACIMIZ OLAN GÜNLERDEN GEÇİYORUZ”

Bayramlar, birlik, beraberlik, dayanışma ve kardeşlik duygularının en üst seviyede yaşandığı müstesna günlerdir. Bayramlar, yetimlerin, öksüzlerin garip gurebanın hatırlandığı, akrabalık ve komşuluk münasebetlerinin sıklaştığı, millet olarak birbirimize daha sıkı kenetlendiğimiz özel günlerdir.

Koronavirüs salgını sebebiyle, maalesef komşuluk, akrabalık, dostluk ilişkilerimizde araya mesafeler girdi. Bayramlar vasıtasıyla bu mesafeleri kapatıyor, sıla-i rahimi daha çok hatırlıyoruz. Atalarımız ‘gözden ırak olan gönülden de ırak olur’ demişlerdir. Millet olarak her zamankinden daha fazla gönül birliğine, kalp birliğine, dayanışmaya ihtiyacımız olan günlerden geçiyoruz.

Siyasette oluşan yumuşama ikliminin milletimizin tekrar kucaklaşmasına katkı sağladığını memnuniyetle müşahede ediyoruz. İnşallah, hep birlikte gönül gönüle vererek bu bayramı tam anlamıyla bir kardeşlik şölenine dönüştüreceğimize inanıyorum.

“EKONOMİ PROGRAMIMIZ ÜRETİM, İSTİHDAM VE İHRACAT TARAFINDA MEYVELERİNİ VERİYOR”

Geride bıraktığımız 1 yıl içerisinde üst üste üç seçim yaşadık. Bu seçimlerin hepsinden de demokrasimiz güçlenerek çıktı. Hükûmet olarak önümüzde 4 yıllık icraat dönemi bulunuyor.

Dünyada yüksek seyreden enflasyon hâlen endişe kaynağı olmaya devam ediyor. Aşımıza, işimize, ekmeğimize ortak olan enflasyon canavarından kurtulma sürecine girdik. Ekonomi programımız üretim, istihdam ve ihracat tarafında meyvelerini veriyor. Enflasyonda da yılın ikinci yarısından itibaren inşallah daha güzel neticeler alacağız.

Biz, çiftçisinden memuruna, beyaz yakalısından işçisine kadar bu milletin refahını yükselten, gelişmiş ülkeler seviyesine getiren bir iktidarız. Salgın, savaşlar, küresel krizler gibi sebeplerle tekrar nükseden enflasyon sorununu, geçmişte olduğu gibi, tek haneli rakamlara mutlaka indireceğiz.

Terörle mücadele konusunda elde ettiğimiz tarihî kazanımlarımızdan taviz vermemiz asla söz konusu değildir. 40 yıldır milletimizin kanını ve kaynaklarını sülük gibi emen bölücü terör belasına son verinceye kadar operasyonlarımızı devam ettireceğiz.

“GAZZE’YE GÖNDERDİĞİMİZ İNSANİ YARDIMLARIN MİKTARI 55 BİN TONU AŞTI”

İsrail’in, 7 Ekim’den beri Gazze’de ve işgal edilmiş Filistin topraklarında yürüttüğü soykırım politikası karşısında dik duruşumuzu sürdürüyoruz. Gazze’ye gönderdiğimiz insani yardımların miktarı 55 bin tonu aştı. İsrail ile olan tüm ticari işlemleri durdurduk. Uluslararası Adalet Divanı’ndaki soykırım davasına müdahil olma kararı aldık.

Filistin devletinin tanınması için en yoğun çaba harcayan ülkelerdeniz. Siyonist şebekenin tüm baskısına rağmen, her platformda hakkı, adaleti ve barışı savunuyor, doğruları cesaretle haykırmaktan çekinmiyoruz. Çocuk katili İsrail’in ve destekçilerinin tüm barbarlıklarına rağmen zafer inşallah, Filistin halkının olacaktır.

“EN BÜYÜK KUVVET KAYNAĞIMIZ MİLLETİMİZİN BİRLİĞİDİR”

Bu zorlu mücadelelerde en büyük kuvvet ve ilham kaynağımız milletimizin duası, desteği, birliği, beraberliği ve kendi arasındaki kardeşlik ruhudur. Millet olarak birbirimize ne kadar sıkı sarılırsak sorunların üstesinden o derece kolay gelir, mücadelemizi o derece başarılı veririz. Bayramlar vasıtasıyla yeniden tazelediğimiz kardeşliğimiz, yardımlaşma ve dayanışma şuurumuz bu bakımdan ayrıca önemlidir.

Bu bayramda yine büyüklerimizin ellerinden, küçüklerimizin gözlerinden öpecek, eşimizin, dostumuzun, komşumuzun kapısını çalacak, dargınsak barışacak inşallah, ezelî ve ebedî kardeşliğimizi daha da perçinleyeceğiz.

Bu düşüncelerle mübarek topraklarda hac farizasını yerine getiren kardeşlerimin Allah ibadetlerini kabul etsin, Kâbe’de, Arafat’ta, Müzdelife’de yaptıkları duaları katında makbul eylesin diyorum.

Her bayramda olduğu gibi yola çıkacak sürücülerimize trafik kurallarına uymalarını, yola asla yorgun çıkmamalarını, bilhassa varacakları yere yaklaştıkça dikkatlerini daha da artırmalarını tekrar tavsiye ediyorum. Kurban Bayramı’nın kalplerimize huzur, ülkemize esenlik, Filistin ve Sudan başta olmak üzere gönül coğrafyamıza barış getirmesi diliyorum. Bayramınız mübarek olsun.”

HABER BURADA

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan G-7 Liderler Zirvesi’ne katıldı

Genç gazeteciler | İtalya

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İtalya’nın Borgo Egnazia beldesinde düzenlenen G-7 Liderler Zirvesi’nde, Afrika ve Akdeniz/Yapay Zekâ ve Enerji Konulu Yüksek Düzeyli Oturumu’na katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirveye gelişinde İtalya Başbakanı Giorgia Meloni tarafından karşılandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra Afrika ve Akdeniz/Yapay Zekâ ve Enerji Konulu G-7 Yüksek Düzeyli Oturumu’na katıldı.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, G-7 ZİRVESİ’NE KATILAN LİDERLERLE GÖRÜŞTÜ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, oturum öncesinde ABD Başkanı Joe Biden ile ayaküstü konuştu.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, oturum öncesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanına geldi. İki lider bir süre sohbet etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Vatikan Devlet Başkanı Papa Franciscus, Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva, Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun, Ürdün Kralı 2. Abdullah ve AB Konseyi Başkanı Charles Michel ile de bir süre ayaküstü görüştü.

Öte yandan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Brezilya Devlet Başkanı Lula da Silva ve Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Muhammed Bin Zayed Al Nahyan ile el ele poz verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hindistan Başbakanı Narendra Modi ve BAE Devlet Başkanı Nahyan ile de ayaküstü konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirvede yan yana bulunduğu ABD Başkanı Biden ile oturum sırasında da sohbet etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca, OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann ve BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile de ayaküstü görüşmede bulundu.

HABER BURADA

Dünya

“Türkiye ve İspanya olarak İsrail-Filistin ihtilafının çözümü yolunda birlikte çalışmaya devam edeceğiz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İspanya Başbakanı Sanchez ile gerçekleştirdiği ortak basın toplantısı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İspanya Başbakanı Sanchez ile gerçekleştirdiği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “İki ülke olarak İsrail-Filistin ihtilafının çözümü yolunda birlikte çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye-İspanya 8. Hükûmetlerarası Zirvesi nedeniyle gittiği İspanya’nın başkenti Madrid’de, İspanya Başbakanı Pedro Sanchez ile gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmeler ile iki ülke arasındaki anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

İspanya Başbakanı Sanchez ile Türkiye-İspanya 8. Hükûmetler Arası Zirve Toplantısı dolayısıyla bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, İspanya Başbakanı Sanchez’e misafirperverliği için teşekkür etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2021’de Ankara’da düzenlenen son zirve toplantısında iki ülke ilişkilerini “Kapsamlı Ortaklık” düzeyine yükselttiklerini hatırlattı. Bugünkü toplantılar ve imzalanan anlaşmalarla münasebetleri yeni alanlara teşmil etme yönünde önemli adımlar attıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İkili ticaret hacminde 20 milyar dolar hedefini yakalamak üzereyiz. Bir sonraki hedefimiz önümüzdeki 5 yıl içinde 25 milyar avroya ulaşmak. 740’tan fazla İspanyol şirketinin Türkiye’deki yatırımlarını, Türkiye’ye duyulan güvenin işareti olarak addediyoruz. Daha fazla İspanyol yatırımcıyı ülkemizde görmek istiyoruz. Gerek İş Forumu gerekse Dijital Teknoloji Forumu yeni işbirliği imkânlarının ele alınmasına vesile olmuştur. Hükümetler olarak toplantılarda yapılan çalışmaların somut iş birliklerine dönüşmesinin takipçisi olacağız. Ekonomi ve Ticaret Ortak Komitemizin üçüncü toplantısını en kısa zamanda Türkiye’de düzenleyeceğiz.”

Görüşmelerde, İspanya ile gelişmiş askeri iş birliğini ve savunma sanayii ilişkilerini detaylı şekilde gözden geçirdiklerini aktan Cumhurbaşkanı Erdoğan “İspanya, 2015’ten bu yana ülkemizde konuşlu hava savunma sistemleriyle hem müttefik olarak Türkiye’nin hem de NATO’nun kolektif güvenliğine destek veriyor. İspanyol dostlarımıza bu nedenle şahsım ve milletim adına bir kez daha teşekkürlerimi iletiyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu katkının diğer bazı NATO müttefikleri tarafından da örnek alınmasını temenni etti.

“İSPANYA, TÜRKİYE’NİN AB ÜYELİĞİNE DESTEK VERDİ”

Görüşmelerde Türkiye-AB ilişkilerini de ele aldıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, İspanya’nın, Türkiye’nin AB’ye katkılarını en iyi idrak eden, üyelik sürecine başından beri en güçlü desteği veren dost ülkelerden olduğunu söyledi.

İspanya’nın bu tutumunun gelecek dönemde güçlenerek sürmesini temenni ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sayın Hükûmet Başkanı ile Avrupa genelinde artan İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığı tehdidini de görüştük. Avrupa Parlamentosu seçimleri sonucunda oluşan tablo maalesef endişelerimizi artırdı” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu tür meydan okumalarla mücadelede Medeniyetler İttifakı’nın önemli bir platform olduğuna işaret ederek, toplantıda, ittifakın 20. kuruluş yıl dönümüne yaklaşırken, ileriye dönük olarak neler yapılabileceğini ele aldıklarını, ittifaka olan desteği teyit ettiklerini kaydetti.

İstişarelerin odağında Gazze başta olmak üzere işgal edilmiş Filistin topraklarında yaşanan gelişmelerin yer aldığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İspanya’nın Filistin’i tanıma yönünde aldığı karar çok mühimdir. İspanya’nın bu tutumunun henüz Filistin’i tanımamış ülkelere de örnek teşkil etmesi samimi temennimizdir” dedi.

“UKRAYNA’NIN EGEMENLİĞİNE OLAN DESTEĞİMİZİ TEYİT ETTİK”

Dirayetli duruşundan dolayı İspanya Başbakanı Sanchez ile Gazze’ye desteklerini esirgemeyen İspanya halkına teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaşanan mezalim karşısında küresel vicdanın harekete geçirilmesinde İspanya Başbakanı Sanchez’in büyük katkıları olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İki ülke olarak İsrail-Filistin ihtilafının çözümü yolunda birlikte çalışmaya devam edeceğiz. Kalıcı ateşkesin tesisi ve insani yardımların engelsiz akışının temini önceliğimizdir. Pazartesi günü Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde alınan kararın uygulanmasını da takip edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Rusya-Ukrayna savaşının da gündemlerinde yer aldığını aktaran İspanya Başbakanı Erdoğan, “Ukrayna’nın toprak bütünlüğü ve egemenliğine olan güçlü desteğimizi teyit ettik. Ukrayna için adil, kapsamlı ve kalıcı bir barışın tesisinin müzakereler yoluyla mümkün olduğuna inandığımızı bir kez daha ifade ettim” dedi.

Ev sahiplikleri dolayısıyla İspanya Başbakanı Sanchez başta olmak üzere tüm İspanyollara teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, istişarelerin ve alınan kararlarını hayırlara vesile olmasını diledi.

İki lider, açıklamaların ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nce (BMGK) kabul edilen Gazze’de ateşkes tasarısıyla ilgili soru üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, adil ve kalıcı barışı sağlayacak, akan kanı durduracak hem Gazze dâhil Filistin topraklarına hem de bölgeye huzuru getirecek plan ve kararı, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da olumlu değerlendireceklerini söyledi.

Önemli olanın bu plan ve kararların, samimi ve barış odaklı şekilde ele alınması, kâğıtlarda kalmaması ve uygulamaya geçirilebilmesi olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sürecin en başından itibaren akan kanın durmasını istediklerini söylediklerini aktardı.

Bunun için görüşülmesi gereken herkesle görüştüklerini ve bu temasların şu anda sürdüğünü bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “BM Genel Kurulu’nda yapılan oylamalarda ülkeler, ezici çoğunlukla acil ve kalıcı ateşkese duyulan ihtiyacı ortaya koydular. Ülkelerin meydanlarında sadece barış isteyenler aylardır seslerini duyurmaya çalıştı” diye konuştu.

BMGK’nin de böylesi bir zemine gelmiş olmasını olumlu bulduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, fakat BM’nin, bu süreçte çok büyük yara aldığını söyledi.

“GÜVENLİK KONSEYİ ÜYELERİ ATEŞKESİ SAĞLAMAK İÇİN İSRAİL’E GEREKLİ BASKIYI YAPMALIDIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Başta ABD olmak üzere Güvenlik Konseyi üyeleri bu kararın arkasında durup, hemen ateşkesi sağlamak için İsrail’e gerekli baskıyı yapmalıdır. Bu süreç böyle devam etmeyecektir. Temennimiz, İsrail’in artık bu saldırılardan vazgeçmesi ve bölgeye kalıcı barışı getirecek bir zemine gelmesidir. Bizler bütün gelişmeleri yakından izliyoruz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ve İspanya arasında savunma sanayii alanındaki iş birliğine yönelik soruya şu cevabı verdi: “Savunma sanayinde bir dayanışmanın teklifidir bu. Bu dayanışmada birinci sırada malum TCG Anadolu’yla bir adım attık. Şimdiyse bunun bir yüksek veya bir üst segmentine geçelim istiyoruz. Bunun çalışmalarını da başlattık. Bir üst segment, mevcuttan daha büyüğünü birlikte yapalım istiyoruz. Şu anda Millî Savunma Bakanlığımız, savunma sanayimiz bu çalışmayı yürütüyor. Bunun yanında insansız hava araçlarında yine birlikte yapılabilecek bazı adımları atıyoruz. Bu çalışmalarda dünyada birçok ülke çok çok ileri adımlar attı ve Türkiye de bu konuda daha ileri adımları atmanın gayreti içinde. İnsansız denizaltılara varıncaya kadar bu adımları atacağız ve şu anda gerek Savunma Başkanlığımız, gerek Savunma Bakanlığımız bu çalışmayı hızla yürütüyor ve bizler de bunun takipçisiyiz. İspanya’yla da bu konuda iş birliğimiz olacak.”

İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarına ilişkin soruyu yanıtlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Biliyorsunuz bir kitabım var, ‘Daha Adil Bir Dünya Mümkün’ bu bir, diğer bir kitabım da ‘Dünya Beşten Büyüktür’ Şu anda maalesef dünyanın kaderi beş ülkenin elinde. Bu beş ülkeden bir tanesi ‘hayır’ dediği zaman mesele bitiyor. Son olayda bu beş ülkeden bir tanesi devamlı ne yapıyor, İsrail’in yanında yer alıyor. İsrail’in yanında yer almak suretiyle de yani orada 40 bin kişi ölmüş, 100 bin kişi ölmüş, 200 bin kişi ölmüş, çocuklar ölmüş, kadınlar ölmüş, gazeteciler ölmüş bunların hiç umurunda değil. Öyleyse, diyelim ki bir Sanchez ne yapıyor? Bayrağı açıyor. Hemen arkasından bakıyorsunuz, iki Batı ülkesi daha buna katılıyor. Bunu bizim yaygınlaştırmamız lazım. Burada tabii yazılı ve görsel medyaya da çok iş düşüyor. Yani 150’ye yakın medya mensubu eğer İsrail tarafından öldürüldüyse, buna ‘devam’ mı edelim? Bunların karşısında durmayacak mıyız? Öyleyse bu adımı hep beraber atmamız gerekiyor. Şu anda yaptığımız da budur. İsrail acımasız bir şekilde bu katliamlarına devam ediyor. İsrail bu katliamlarına devam ederken özellikle de Amerika’nın duruşu bizleri ciddi manada üzmektedir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir gazetecinin, “Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala’nın davalarına” ilişkin sorusuna da şu cevabı verdi: “Türkiye bir hukuk devletidir. Bu hukuk devletinin içerisinde biliyorsunuz kararları yargı verir. Bu verdiğiniz isimlerle ilgili olarak da hukuk devletindeki yargımız kararını vermiş ve bu kararlar çerçevesinde, bu örneğin bir tanesi bu isimlerden yani 100 kişiyi aşkın gencin ölümüne neden olmuş, aynı şekilde birçok terör estirmek suretiyle ülkemizin güneydoğu bölgesinde maalesef ölümlere neden olmuşlar. Şu anda sizlerin bu soruları sorması bizi düşündürüyor? Hele hele bir basın mensubunun kalkıp bu teröristleri böyle savunmuş olması bizi ciddi manada üzmektedir. Başını sallama, ben sallamıyorum. Bak ben dimdik çalışmama devam ediyorum. Her zaman için, bu Osman Kavala olur, Selahattin Demirtaş olur, kim olursa olsun, yasalar ne diyorsa, yasaların dediğini biz yerine getiririz. Hukuk neyi emrediyorsa, hukukun emrettiğini bizler yerine getiririz ve yapılan iş budur. Siz tabii Türkiye’de yaşamıyorsunuz herhalde. Biz Türkiye’de yaşıyoruz ve bu ciddi manada bölgedeki huzurun temini için attığımız adımlardır ve bundan sonra da böyle yürüyecektir.”

İSPANYA BAŞBAKANI SANCHEZ: “DİĞER AVRUPA ÜLKELERİNE DE FİLİSTİN’İ TANIMALARI ÇAĞRISINDA BULUNUYORUZ”

İspanya Başbakanı Sanchez, Filistin’de yaşananlarla ilgili bir soru üzerine, Filistin’in tanınmasının bölgede kalıcı barışın sağlanması için tek çözüm yolu olduğunu ifade ederek, Norveç ve İrlanda ile Filistin devletini tanıma kararı aldıklarını, sonrasında Slovenya’nın da kendilerine katıldığını hatırlatarak, “Diğer Avrupa ülkelerine de Filistin’i tanımaları çağrısında bulunuyoruz, tek çıkış yolu bu. Uluslararası camianın da bu konuda adım atması gerekiyor” dedi.

İspanya Başbakanı Sanchez, Türkiye ile Gazze konusunda aynı fikirlere sahip olduklarını ve iş birliğine devam edeceklerini kaydederek, “(Gazze’de) Kan dökülmesini durdurmak için elimizden geleni yapmamız gerekiyor. Sayın Erdoğan da aynı şeyi yapıyor, aynı yönde hareket ediyoruz” diye konuştu.

HABER BURADA

DÜNYA

seers cmp badge