Connect with us

Dünya

Dev Yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan milli helikopter motoru teslim töreninde önemli açıklamalar

“Güçlü bir savunma sanayine sahip olmadan geleceğimize güvenle bakamayız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin İlk Millî Helikopter Motoru TEİ-TS 1400’ün Teslimi ve Tasarım Merkezi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Yaşadığımız coğrafyada, güçlü bir savunma sanayine sahip olmadan geleceğimize güvenle bakamayacağımızı, attığımız her adımda bir kez daha görüyoruz. Konvansiyonel savaşların şekil değiştirdiği şu dönemde, bugünün ve geleceğin ihtiyaçlarını karşılayacak bir savunma sanayini inşa etmek için 18 yıldır gece gündüz çalışıyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin İlk Millî Helikopter Motoru TEİ-TS 1400’ün Teslimi ve Tasarım Merkezi Açılış Töreni’ne Vahdettin Köşkü’nden video konferans yöntemiyle bağlanarak, katılımcılara hitap etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Savunma Sanayii Başkanlığı tarafından başlatılan ve TEİ tarafından yürütülen Turboşaft Motor Geliştirme Projesi’nde önemli bir günün yaşandığını belirterek, GÖKBEY Helikopteri için Türk mühendisleri tarafından tasarlanıp imal edilen Turboşaft Motoru’nun Test ve Teslimi ile Tasarım Merkezi’nin açılışını gerçekleştirdiklerini kaydetti.

Bu projeler ile savunma sanayinde yeni bir döneme girildiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Turboşaft Motor Geliştirme Projesi kapsamında yapılacak yatırımlar ve kazanılacak kabiliyetlerle TEİ, kendi alanında ülkemizde rol model hâline dönüşecektir. Tasarım Merkezi’nde ise mühendislerimiz, tasarım ve AR-GE birimlerimiz çok daha verimli ve koordineli bir şekilde çalışmalarını yürütecektir” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, uluslararası arenada da yer alan millî sanayi kuruluşu TEİ’nin, sektörün en önemli oyuncuları arasında yer almasını hedeflediklerini ifade ederek, TEİ’nin artık, sadece motor üreten değil motor tasarlayan, üreten ve dünyaya satan bir marka hâline dönüştüğünü kaydetti.

Turboşaft Projesi ile Türkiye’de bu ve benzer sınıftaki motorları test edebilecek çok ciddi bir test altyapısını da tesis ettiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu altyapının aynı zamanda Millî Muharip Uçak Motoru gibi daha yüksek güç sınıfı motorların testinde de kullanılabileceğini aktardı.

“TÜRKİYE’Yİ, HER TÜRLÜ MOTOR TASARIMI VE ÜRETİMİ ALANINDA ADRES ÜLKE YAPMA HEDEFİNE ADIM ADIM YAKLAŞTIK”

Yeni nesil hafif zırhlı araçlar, Altay Tankı, İHA’lar ve füzeleri ile birçok platformun çeşitli güç sınıflarındaki motorlarının da geliştirilmeye devam edildiğini bilgisini paylaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yakında tüm bu motorları envantere almaya başlayacaklarını bildirdi.

TUSAŞ ve özel sektör kuruluşların gayretleriyle Türkiye’yi, havacılık başta olmak üzere, her türlü motor tasarımı ve üretimi alanında adres ülke yapma hedefine adım adım yaklaştıklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her ne kadar birileri, Arifiye’deki Tank Paleti Fabrikası üzerinden ülkemizin savunma sanayini baltalamaya çalışsa da biz bu hedeften asla vazgeçmeyeceğiz” vurgusunda bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Arifiye’deki fabrika meselesini bir kez daha anlatmak istediğini belirterek, şöyle konuştu: “Her şeyden önce Arifiye’deki fabrika, arazisi, binası, makinaları dâhil her şeyiyle bedeli 250 milyon doları ancak bulan bir tesistir. Bu fabrikaya ‘20 milyar dolar’ diyen, hem ömründe hiç fabrika görmemiştir, hem de 20 milyar doların ne anlama geldiğini bilmiyordur. Yani, neresinden tutsanız elinizde kalacak bir iftirayla karşı karşıyayız. Ayrıca, yapılan işlemin adı satış değildir, özelleştirme de değildir; yapılın işin adı işletme devridir. Mülkiyeti Millî Savunma Bakanlığımızda kalmak üzere, bir Türk şirketi olan BMC’ye 25 yıllığına işletme devri yapılan fabrikanın, Katarlı yatırımcılara satışı gibi bir durum kesinlikle söz konusu değildir. Fabrikanın devri sürecinde ve sonrasında çalışan personelin özlük haklarında herhangi bir kısıtlama yapılması bir yana, iyileştirmeye gidilmiştir. BMC, bazı projelerinde elbette, pek çok şirket ve kurum gibi, Katarlı yatırımcılarla da ortaklık ilişkisi kurmaktadır. Savunma sanayi projelerimizde Amerikalılarla, İngilizlerle, Almanlarla, diğer pek çok ülkeyle ortaklık yaptığımızda ne oluyorsa; ne bir eksiği, ne bir fazlasıyla, Katarlı yatırımcılarda da aynısı olmaktadır. Borsa İstanbul Anonim Şirketi’nin yüzde onluk hisse devrinde sergilenen yatırım düşmanlığı ve yatırımcıları menşeine göre ayrımcılığa tabi tutma zihniyeti, burada da kendini göstermiştir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Arifiye’deki işletme devrinin içinde, modernize ihtiyacı sebebiyle artık faaliyetlerini yürütmekte zorlanan fabrikaya 50 milyon dolarlık yatırım şartı da bulunduğuna dikkati çekerek, fabrikada, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ihtiyaç duyduğu tüm bakım ve onarım çalışmalarının da yapılmaya devam edeceğini yineledi.

“KAHRAMAN ORDUMUZLA BİRLİKTE BÜYÜK VE GÜÇLÜ TÜRKİYE’Yİ İNŞA ETMEYİ SÜRDÜRECEĞİZ”

İşletme devri işleminin yargıya taşındığını, Danıştay’ın idare lehine karar vererek, ortada herhangi bir hukuksuzluk olmadığını tescillediğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Tabii biz Arifiye’deki fabrika üzerinden Türk Silahlı Kuvvetlerimize ve kahraman askerlerimize yöneltilen saldırıların asıl sebebini gayet iyi biliyoruz. Yıllarca Türk Silahlı Kuvvetleri’ni tek parti faşizmini sürdürme gayretlerinin kalkanı olarak kullananların, artık sadece ülkenin ve milletin ordusu hâline gelen bu kuruma tahammülsüzlüklerinin sebebini de gayet iyi biliyoruz. Vesayetçilerden, darbecilerden, FETÖ’cülerden arınan Türk Silahlı Kuvvetleri’nin, vatan sınırlarını korumadaki ve sınır ötesi harekâtlarındaki başarılarından duydukları rahatsızlığı, bu tür bahanelerle askerimizi hedef alarak dışa vuranları milletimize havale ediyoruz. Biz kahraman ordumuzla ve destan üstüne destan yazan askerimizle birlikte büyük ve güçlü Türkiye’yi inşa etmeyi sürdüreceğiz. Hayatlarında fabrika nedir, üretim nedir, proje nedir, ülke ve millet için çalışmak nedir, özelleştirme nedir-işletme devri nedir bilmeyenlerin bühtanlarının Türkiye’nin önünü tıkamasına izin vermeyeceğiz. Projelerimizin Nuri Killigil, Vecihi Hürkuş, Nuri Demirağ gibi isimlerin yürüttükleri çalışmaların, Devrim Otomobili gibi samimi girişimlerin akıbetine uğramasına müsaade etmeyeceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1944 yılında Devlet Demiryolları’nda kullanılan dizel motorları üretmek için kolları sıvayan Kamil Öcman’ın başında olduğu bir ekibin Eskişehir’deki fabrikalarda gövdesi ve başlığı dökülen, krank mili dövülen motoru, diğer aksamlarıyla birlikte tamamen yerli olarak Ankara’da ürettiğini ve bu ilk motorun prototipinin 1946 İzmir Fuarı’nda sergilendiğini hatırlattı. Fuar dönüşü, devrin tek parti hükûmetinin Ulaştırma Bakanı ve Türk Hava Kurumu Başkanı Şükrü Koçak’ın motorun üretildiği fabrikaya gelerek, “Siz burada nasıl motor yaparsınız, derhâl bu fabrikayı kapatın” dediğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Evet, Türkiye’nin ilk dizel motor hikâyesi, işte böyle acı bir sonla neticelenmiştir. İnşallah TEİ’de ve diğer kuruluşlarımızda yürütülen motor projelerine sıkı sıkıya sahip çıkacak, ülkemizin bu alanda da hedeflerine ulaşmasını sağlayacağız” diye konuştu.

“BUGÜNÜN VE GELECEĞİN İHTİYAÇLARINI KARŞILAYACAK SAVUNMA SANAYİNİ İNŞA ETMEK İÇİN 18 YILDIR GECE GÜNDÜZ ÇALIŞTIK”

“Yaşadığımız coğrafyada, güçlü bir savunma sanayine sahip olmadan geleceğimize güvenle bakamayacağımızı, attığımız her adımda bir kez daha görüyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konvansiyonel savaşların şekil değiştirdiği şu dönemde, bugünün ve geleceğin ihtiyaçlarını karşılayacak bir savunma sanayini inşa etmek için 18 yıldır gece gündüz çalıştıklarını anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gemiden tanka, uydudan İHA sistemlerine savunmanın her alanında, yatırımlar ve teşviklerle savunma sanayine yön verdiklerini belirterek, dışa bağımlılığın ortadan kaldırılmasını sağlayacak kritik alanlardaki çalışmaları özellikle desteklediklerinin altını çizdi.

Bunun için, vakıf şirketlerinden diğer ana yüklenicilere ve KOBİ’lere, üniversitelerden araştırma merkezleri ve teknoparklara kadar geniş bir ekosistem kurduklarına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu doğrultuda yapılan çalışmaları şöyle anlattı: “Ülkemizin kendi insan gücü yanında, uluslararası potansiyeli de harekete geçirecek adımlar attık. Nitekim Türkiye, 125 bini geçen uluslararası öğrenci sayısı ile bu alanda dünyada ilk 10 ülke arasına girdi. Aynı şekilde, uluslararası lider araştırmacılar programı ile kritik projelerde görev almak üzere yüzlerce araştırmacıyı ülkemize getirdik. TEKNOFEST ve benzeri etkinliklerle, çocuklarımıza ve gençlerimize teknoloji, uzay ve havacılık alanlarındaki potansiyellerini gösterebilecekleri platformlar sunduk. Her geçen gün yaygınlaşan DENEYAP atölyeleriyle çocuklarımızın teknolojiye olan meraklarını ve ilgilerini keşfedebilecekleri zeminler oluşturduk. Savunma sanayinin her alanında proje çalışan, araştırma ve geliştirme faaliyeti yürüten, üretime yönelen girişimlerimizin yanında yer aldık.”

“TEKNOLOJİ ODAKLI SANAYİ HAMLESİ PROGRAMINI UYGULAMAYA BAŞLADIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, eldeki sınırlı imkânları, mümkün olduğu kadar çok çalışmayı desteklemek için etkin ve adil bir şekilde kullanmaya gayret ettiklerini kaydederek, projelerin tasarımından finansmanına kadar her alanda etkinliği ve verimliliği sağlamak için daha kapsamlı bir koordinasyona ihtiyaç bulunduğunu ve bunun için de Savunma Sanayii Başkanlığı ve İcra Komitesi vasıtasıyla daha güçlü bir koordinasyon sistemi kurmayı planladıklarını söyledi.

Sanayide orta ve uzun vadeli hedeflere odaklanmış durumda olduklarına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, imalat sanayinde akıllı, dinamik ve sonuç odaklı bir yapısal dönüşüm için Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi programını uygulamaya başladıklarını, bir taraftan Türkiye’nin ara malı ithalatına bağımlılığını azaltmayı, diğer yandan da Türkiye’ye yeni rekabet üstünlükleri sağlamayı amaçladıklarını dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, millî helikopter motorunun ve TEİ Tasarım Merkezi’nin hayırlı olmasını dileyerek, motor geliştirme ve üretim projelerinde görev alan Savunma Sanayii Başkanlığı’ndan TEİ çalışanlarına, sanayicisinden akademisyenine kadar herkese, emekleri ve gayretler için teşekkür etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, test çalışmalarının bir an önce ve başarıyla tamamlanmasının ardından motoru en kısa sürede göklerde görmek dileğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasının ardından ilk millî helikopter motoru “TEİ-TS 1400” testi gerçekleştirildi. Motor test işleminin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatıyla TEİ Tasarım Merkezi’nin açılışı, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar, Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir ve diğer katılımcıların kurdele kesimiyle gerçekleşti.

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kurban Bayramı dolayısıyla mesaj yayımladı

“Millet olarak birbirimize ne kadar sıkı sarılırsak sorunların üstesinden o derece kolay geliriz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kurban Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, “Millet olarak birbirimize ne kadar sıkı sarılırsak sorunların üstesinden o derece kolay gelir, mücadelemizi o derece başarılı veririz. Bayramlar vasıtasıyla yeniden tazelediğimiz kardeşliğimiz, yardımlaşma ve dayanışma şuurumuz bu bakımdan ayrıca önemlidir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kurban Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, tüm vatandaşların Kurban Bayramı’nı tebrik etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, mesajında şunları kaydetti: “Bu mübarek günlerin milletimize, İslam âlemine ve tüm insanlığa hayırlar getirmesini Rabbimden niyaz ediyorum. Cenab-ı Allah kestiğimiz kurbanları, yaptığımız ibadetleri katında kabul ve makbul eylesin.

Tüm milletimizin, Ümmet-i Muhammed’in daha nice bayramlara sağlıkla, huzurla, mutlulukla erişmesini temenni ediyorum. Özellikle Gazze’de, soykırımcı İsrail’in mezalimi altında bayramı idrak eden kardeşlerimin Kurban Bayramı’nı yürekten tebrik ediyor; acı çeken, zulme ve her gün katliama uğrayan kardeşlerimizin de bir an önce huzura, güven ve istikrar ortamına kavuşmasını diliyorum.

“HER ZAMANKİNDEN DAHA FAZLA GÖNÜL BİRLİĞİNE, DAYANIŞMAYA İHTİYACIMIZ OLAN GÜNLERDEN GEÇİYORUZ”

Bayramlar, birlik, beraberlik, dayanışma ve kardeşlik duygularının en üst seviyede yaşandığı müstesna günlerdir. Bayramlar, yetimlerin, öksüzlerin garip gurebanın hatırlandığı, akrabalık ve komşuluk münasebetlerinin sıklaştığı, millet olarak birbirimize daha sıkı kenetlendiğimiz özel günlerdir.

Koronavirüs salgını sebebiyle, maalesef komşuluk, akrabalık, dostluk ilişkilerimizde araya mesafeler girdi. Bayramlar vasıtasıyla bu mesafeleri kapatıyor, sıla-i rahimi daha çok hatırlıyoruz. Atalarımız ‘gözden ırak olan gönülden de ırak olur’ demişlerdir. Millet olarak her zamankinden daha fazla gönül birliğine, kalp birliğine, dayanışmaya ihtiyacımız olan günlerden geçiyoruz.

Siyasette oluşan yumuşama ikliminin milletimizin tekrar kucaklaşmasına katkı sağladığını memnuniyetle müşahede ediyoruz. İnşallah, hep birlikte gönül gönüle vererek bu bayramı tam anlamıyla bir kardeşlik şölenine dönüştüreceğimize inanıyorum.

“EKONOMİ PROGRAMIMIZ ÜRETİM, İSTİHDAM VE İHRACAT TARAFINDA MEYVELERİNİ VERİYOR”

Geride bıraktığımız 1 yıl içerisinde üst üste üç seçim yaşadık. Bu seçimlerin hepsinden de demokrasimiz güçlenerek çıktı. Hükûmet olarak önümüzde 4 yıllık icraat dönemi bulunuyor.

Dünyada yüksek seyreden enflasyon hâlen endişe kaynağı olmaya devam ediyor. Aşımıza, işimize, ekmeğimize ortak olan enflasyon canavarından kurtulma sürecine girdik. Ekonomi programımız üretim, istihdam ve ihracat tarafında meyvelerini veriyor. Enflasyonda da yılın ikinci yarısından itibaren inşallah daha güzel neticeler alacağız.

Biz, çiftçisinden memuruna, beyaz yakalısından işçisine kadar bu milletin refahını yükselten, gelişmiş ülkeler seviyesine getiren bir iktidarız. Salgın, savaşlar, küresel krizler gibi sebeplerle tekrar nükseden enflasyon sorununu, geçmişte olduğu gibi, tek haneli rakamlara mutlaka indireceğiz.

Terörle mücadele konusunda elde ettiğimiz tarihî kazanımlarımızdan taviz vermemiz asla söz konusu değildir. 40 yıldır milletimizin kanını ve kaynaklarını sülük gibi emen bölücü terör belasına son verinceye kadar operasyonlarımızı devam ettireceğiz.

“GAZZE’YE GÖNDERDİĞİMİZ İNSANİ YARDIMLARIN MİKTARI 55 BİN TONU AŞTI”

İsrail’in, 7 Ekim’den beri Gazze’de ve işgal edilmiş Filistin topraklarında yürüttüğü soykırım politikası karşısında dik duruşumuzu sürdürüyoruz. Gazze’ye gönderdiğimiz insani yardımların miktarı 55 bin tonu aştı. İsrail ile olan tüm ticari işlemleri durdurduk. Uluslararası Adalet Divanı’ndaki soykırım davasına müdahil olma kararı aldık.

Filistin devletinin tanınması için en yoğun çaba harcayan ülkelerdeniz. Siyonist şebekenin tüm baskısına rağmen, her platformda hakkı, adaleti ve barışı savunuyor, doğruları cesaretle haykırmaktan çekinmiyoruz. Çocuk katili İsrail’in ve destekçilerinin tüm barbarlıklarına rağmen zafer inşallah, Filistin halkının olacaktır.

“EN BÜYÜK KUVVET KAYNAĞIMIZ MİLLETİMİZİN BİRLİĞİDİR”

Bu zorlu mücadelelerde en büyük kuvvet ve ilham kaynağımız milletimizin duası, desteği, birliği, beraberliği ve kendi arasındaki kardeşlik ruhudur. Millet olarak birbirimize ne kadar sıkı sarılırsak sorunların üstesinden o derece kolay gelir, mücadelemizi o derece başarılı veririz. Bayramlar vasıtasıyla yeniden tazelediğimiz kardeşliğimiz, yardımlaşma ve dayanışma şuurumuz bu bakımdan ayrıca önemlidir.

Bu bayramda yine büyüklerimizin ellerinden, küçüklerimizin gözlerinden öpecek, eşimizin, dostumuzun, komşumuzun kapısını çalacak, dargınsak barışacak inşallah, ezelî ve ebedî kardeşliğimizi daha da perçinleyeceğiz.

Bu düşüncelerle mübarek topraklarda hac farizasını yerine getiren kardeşlerimin Allah ibadetlerini kabul etsin, Kâbe’de, Arafat’ta, Müzdelife’de yaptıkları duaları katında makbul eylesin diyorum.

Her bayramda olduğu gibi yola çıkacak sürücülerimize trafik kurallarına uymalarını, yola asla yorgun çıkmamalarını, bilhassa varacakları yere yaklaştıkça dikkatlerini daha da artırmalarını tekrar tavsiye ediyorum. Kurban Bayramı’nın kalplerimize huzur, ülkemize esenlik, Filistin ve Sudan başta olmak üzere gönül coğrafyamıza barış getirmesi diliyorum. Bayramınız mübarek olsun.”

HABER BURADA

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan G-7 Liderler Zirvesi’ne katıldı

Genç gazeteciler | İtalya

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İtalya’nın Borgo Egnazia beldesinde düzenlenen G-7 Liderler Zirvesi’nde, Afrika ve Akdeniz/Yapay Zekâ ve Enerji Konulu Yüksek Düzeyli Oturumu’na katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirveye gelişinde İtalya Başbakanı Giorgia Meloni tarafından karşılandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra Afrika ve Akdeniz/Yapay Zekâ ve Enerji Konulu G-7 Yüksek Düzeyli Oturumu’na katıldı.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, G-7 ZİRVESİ’NE KATILAN LİDERLERLE GÖRÜŞTÜ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, oturum öncesinde ABD Başkanı Joe Biden ile ayaküstü konuştu.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, oturum öncesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanına geldi. İki lider bir süre sohbet etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Vatikan Devlet Başkanı Papa Franciscus, Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva, Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun, Ürdün Kralı 2. Abdullah ve AB Konseyi Başkanı Charles Michel ile de bir süre ayaküstü görüştü.

Öte yandan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Brezilya Devlet Başkanı Lula da Silva ve Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Muhammed Bin Zayed Al Nahyan ile el ele poz verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hindistan Başbakanı Narendra Modi ve BAE Devlet Başkanı Nahyan ile de ayaküstü konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirvede yan yana bulunduğu ABD Başkanı Biden ile oturum sırasında da sohbet etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca, OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann ve BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile de ayaküstü görüşmede bulundu.

HABER BURADA

Dünya

“Türkiye ve İspanya olarak İsrail-Filistin ihtilafının çözümü yolunda birlikte çalışmaya devam edeceğiz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İspanya Başbakanı Sanchez ile gerçekleştirdiği ortak basın toplantısı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İspanya Başbakanı Sanchez ile gerçekleştirdiği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “İki ülke olarak İsrail-Filistin ihtilafının çözümü yolunda birlikte çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye-İspanya 8. Hükûmetlerarası Zirvesi nedeniyle gittiği İspanya’nın başkenti Madrid’de, İspanya Başbakanı Pedro Sanchez ile gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmeler ile iki ülke arasındaki anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

İspanya Başbakanı Sanchez ile Türkiye-İspanya 8. Hükûmetler Arası Zirve Toplantısı dolayısıyla bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, İspanya Başbakanı Sanchez’e misafirperverliği için teşekkür etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2021’de Ankara’da düzenlenen son zirve toplantısında iki ülke ilişkilerini “Kapsamlı Ortaklık” düzeyine yükselttiklerini hatırlattı. Bugünkü toplantılar ve imzalanan anlaşmalarla münasebetleri yeni alanlara teşmil etme yönünde önemli adımlar attıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İkili ticaret hacminde 20 milyar dolar hedefini yakalamak üzereyiz. Bir sonraki hedefimiz önümüzdeki 5 yıl içinde 25 milyar avroya ulaşmak. 740’tan fazla İspanyol şirketinin Türkiye’deki yatırımlarını, Türkiye’ye duyulan güvenin işareti olarak addediyoruz. Daha fazla İspanyol yatırımcıyı ülkemizde görmek istiyoruz. Gerek İş Forumu gerekse Dijital Teknoloji Forumu yeni işbirliği imkânlarının ele alınmasına vesile olmuştur. Hükümetler olarak toplantılarda yapılan çalışmaların somut iş birliklerine dönüşmesinin takipçisi olacağız. Ekonomi ve Ticaret Ortak Komitemizin üçüncü toplantısını en kısa zamanda Türkiye’de düzenleyeceğiz.”

Görüşmelerde, İspanya ile gelişmiş askeri iş birliğini ve savunma sanayii ilişkilerini detaylı şekilde gözden geçirdiklerini aktan Cumhurbaşkanı Erdoğan “İspanya, 2015’ten bu yana ülkemizde konuşlu hava savunma sistemleriyle hem müttefik olarak Türkiye’nin hem de NATO’nun kolektif güvenliğine destek veriyor. İspanyol dostlarımıza bu nedenle şahsım ve milletim adına bir kez daha teşekkürlerimi iletiyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu katkının diğer bazı NATO müttefikleri tarafından da örnek alınmasını temenni etti.

“İSPANYA, TÜRKİYE’NİN AB ÜYELİĞİNE DESTEK VERDİ”

Görüşmelerde Türkiye-AB ilişkilerini de ele aldıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, İspanya’nın, Türkiye’nin AB’ye katkılarını en iyi idrak eden, üyelik sürecine başından beri en güçlü desteği veren dost ülkelerden olduğunu söyledi.

İspanya’nın bu tutumunun gelecek dönemde güçlenerek sürmesini temenni ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sayın Hükûmet Başkanı ile Avrupa genelinde artan İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığı tehdidini de görüştük. Avrupa Parlamentosu seçimleri sonucunda oluşan tablo maalesef endişelerimizi artırdı” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu tür meydan okumalarla mücadelede Medeniyetler İttifakı’nın önemli bir platform olduğuna işaret ederek, toplantıda, ittifakın 20. kuruluş yıl dönümüne yaklaşırken, ileriye dönük olarak neler yapılabileceğini ele aldıklarını, ittifaka olan desteği teyit ettiklerini kaydetti.

İstişarelerin odağında Gazze başta olmak üzere işgal edilmiş Filistin topraklarında yaşanan gelişmelerin yer aldığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İspanya’nın Filistin’i tanıma yönünde aldığı karar çok mühimdir. İspanya’nın bu tutumunun henüz Filistin’i tanımamış ülkelere de örnek teşkil etmesi samimi temennimizdir” dedi.

“UKRAYNA’NIN EGEMENLİĞİNE OLAN DESTEĞİMİZİ TEYİT ETTİK”

Dirayetli duruşundan dolayı İspanya Başbakanı Sanchez ile Gazze’ye desteklerini esirgemeyen İspanya halkına teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaşanan mezalim karşısında küresel vicdanın harekete geçirilmesinde İspanya Başbakanı Sanchez’in büyük katkıları olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İki ülke olarak İsrail-Filistin ihtilafının çözümü yolunda birlikte çalışmaya devam edeceğiz. Kalıcı ateşkesin tesisi ve insani yardımların engelsiz akışının temini önceliğimizdir. Pazartesi günü Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde alınan kararın uygulanmasını da takip edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Rusya-Ukrayna savaşının da gündemlerinde yer aldığını aktaran İspanya Başbakanı Erdoğan, “Ukrayna’nın toprak bütünlüğü ve egemenliğine olan güçlü desteğimizi teyit ettik. Ukrayna için adil, kapsamlı ve kalıcı bir barışın tesisinin müzakereler yoluyla mümkün olduğuna inandığımızı bir kez daha ifade ettim” dedi.

Ev sahiplikleri dolayısıyla İspanya Başbakanı Sanchez başta olmak üzere tüm İspanyollara teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, istişarelerin ve alınan kararlarını hayırlara vesile olmasını diledi.

İki lider, açıklamaların ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nce (BMGK) kabul edilen Gazze’de ateşkes tasarısıyla ilgili soru üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, adil ve kalıcı barışı sağlayacak, akan kanı durduracak hem Gazze dâhil Filistin topraklarına hem de bölgeye huzuru getirecek plan ve kararı, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da olumlu değerlendireceklerini söyledi.

Önemli olanın bu plan ve kararların, samimi ve barış odaklı şekilde ele alınması, kâğıtlarda kalmaması ve uygulamaya geçirilebilmesi olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sürecin en başından itibaren akan kanın durmasını istediklerini söylediklerini aktardı.

Bunun için görüşülmesi gereken herkesle görüştüklerini ve bu temasların şu anda sürdüğünü bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “BM Genel Kurulu’nda yapılan oylamalarda ülkeler, ezici çoğunlukla acil ve kalıcı ateşkese duyulan ihtiyacı ortaya koydular. Ülkelerin meydanlarında sadece barış isteyenler aylardır seslerini duyurmaya çalıştı” diye konuştu.

BMGK’nin de böylesi bir zemine gelmiş olmasını olumlu bulduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, fakat BM’nin, bu süreçte çok büyük yara aldığını söyledi.

“GÜVENLİK KONSEYİ ÜYELERİ ATEŞKESİ SAĞLAMAK İÇİN İSRAİL’E GEREKLİ BASKIYI YAPMALIDIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Başta ABD olmak üzere Güvenlik Konseyi üyeleri bu kararın arkasında durup, hemen ateşkesi sağlamak için İsrail’e gerekli baskıyı yapmalıdır. Bu süreç böyle devam etmeyecektir. Temennimiz, İsrail’in artık bu saldırılardan vazgeçmesi ve bölgeye kalıcı barışı getirecek bir zemine gelmesidir. Bizler bütün gelişmeleri yakından izliyoruz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ve İspanya arasında savunma sanayii alanındaki iş birliğine yönelik soruya şu cevabı verdi: “Savunma sanayinde bir dayanışmanın teklifidir bu. Bu dayanışmada birinci sırada malum TCG Anadolu’yla bir adım attık. Şimdiyse bunun bir yüksek veya bir üst segmentine geçelim istiyoruz. Bunun çalışmalarını da başlattık. Bir üst segment, mevcuttan daha büyüğünü birlikte yapalım istiyoruz. Şu anda Millî Savunma Bakanlığımız, savunma sanayimiz bu çalışmayı yürütüyor. Bunun yanında insansız hava araçlarında yine birlikte yapılabilecek bazı adımları atıyoruz. Bu çalışmalarda dünyada birçok ülke çok çok ileri adımlar attı ve Türkiye de bu konuda daha ileri adımları atmanın gayreti içinde. İnsansız denizaltılara varıncaya kadar bu adımları atacağız ve şu anda gerek Savunma Başkanlığımız, gerek Savunma Bakanlığımız bu çalışmayı hızla yürütüyor ve bizler de bunun takipçisiyiz. İspanya’yla da bu konuda iş birliğimiz olacak.”

İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarına ilişkin soruyu yanıtlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Biliyorsunuz bir kitabım var, ‘Daha Adil Bir Dünya Mümkün’ bu bir, diğer bir kitabım da ‘Dünya Beşten Büyüktür’ Şu anda maalesef dünyanın kaderi beş ülkenin elinde. Bu beş ülkeden bir tanesi ‘hayır’ dediği zaman mesele bitiyor. Son olayda bu beş ülkeden bir tanesi devamlı ne yapıyor, İsrail’in yanında yer alıyor. İsrail’in yanında yer almak suretiyle de yani orada 40 bin kişi ölmüş, 100 bin kişi ölmüş, 200 bin kişi ölmüş, çocuklar ölmüş, kadınlar ölmüş, gazeteciler ölmüş bunların hiç umurunda değil. Öyleyse, diyelim ki bir Sanchez ne yapıyor? Bayrağı açıyor. Hemen arkasından bakıyorsunuz, iki Batı ülkesi daha buna katılıyor. Bunu bizim yaygınlaştırmamız lazım. Burada tabii yazılı ve görsel medyaya da çok iş düşüyor. Yani 150’ye yakın medya mensubu eğer İsrail tarafından öldürüldüyse, buna ‘devam’ mı edelim? Bunların karşısında durmayacak mıyız? Öyleyse bu adımı hep beraber atmamız gerekiyor. Şu anda yaptığımız da budur. İsrail acımasız bir şekilde bu katliamlarına devam ediyor. İsrail bu katliamlarına devam ederken özellikle de Amerika’nın duruşu bizleri ciddi manada üzmektedir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir gazetecinin, “Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala’nın davalarına” ilişkin sorusuna da şu cevabı verdi: “Türkiye bir hukuk devletidir. Bu hukuk devletinin içerisinde biliyorsunuz kararları yargı verir. Bu verdiğiniz isimlerle ilgili olarak da hukuk devletindeki yargımız kararını vermiş ve bu kararlar çerçevesinde, bu örneğin bir tanesi bu isimlerden yani 100 kişiyi aşkın gencin ölümüne neden olmuş, aynı şekilde birçok terör estirmek suretiyle ülkemizin güneydoğu bölgesinde maalesef ölümlere neden olmuşlar. Şu anda sizlerin bu soruları sorması bizi düşündürüyor? Hele hele bir basın mensubunun kalkıp bu teröristleri böyle savunmuş olması bizi ciddi manada üzmektedir. Başını sallama, ben sallamıyorum. Bak ben dimdik çalışmama devam ediyorum. Her zaman için, bu Osman Kavala olur, Selahattin Demirtaş olur, kim olursa olsun, yasalar ne diyorsa, yasaların dediğini biz yerine getiririz. Hukuk neyi emrediyorsa, hukukun emrettiğini bizler yerine getiririz ve yapılan iş budur. Siz tabii Türkiye’de yaşamıyorsunuz herhalde. Biz Türkiye’de yaşıyoruz ve bu ciddi manada bölgedeki huzurun temini için attığımız adımlardır ve bundan sonra da böyle yürüyecektir.”

İSPANYA BAŞBAKANI SANCHEZ: “DİĞER AVRUPA ÜLKELERİNE DE FİLİSTİN’İ TANIMALARI ÇAĞRISINDA BULUNUYORUZ”

İspanya Başbakanı Sanchez, Filistin’de yaşananlarla ilgili bir soru üzerine, Filistin’in tanınmasının bölgede kalıcı barışın sağlanması için tek çözüm yolu olduğunu ifade ederek, Norveç ve İrlanda ile Filistin devletini tanıma kararı aldıklarını, sonrasında Slovenya’nın da kendilerine katıldığını hatırlatarak, “Diğer Avrupa ülkelerine de Filistin’i tanımaları çağrısında bulunuyoruz, tek çıkış yolu bu. Uluslararası camianın da bu konuda adım atması gerekiyor” dedi.

İspanya Başbakanı Sanchez, Türkiye ile Gazze konusunda aynı fikirlere sahip olduklarını ve iş birliğine devam edeceklerini kaydederek, “(Gazze’de) Kan dökülmesini durdurmak için elimizden geleni yapmamız gerekiyor. Sayın Erdoğan da aynı şeyi yapıyor, aynı yönde hareket ediyoruz” diye konuştu.

HABER BURADA

DÜNYA

seers cmp badge