Connect with us

Dünya

“Peygamberimiz ve Çocuk” temalı “Uluslararası Mevlid-i Nebi Sempozyumu” başladı

“Uluslararası Mevlid-i Nebi Sempozyumu”nun açılışında konuşan Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, “Çocuklarımızın, hamuru İslam’la yoğrulmuş medeniyetimizin evrensel değerleriyle buluşmaları ve kendi kimlikleriyle geleceklerini inşa ederek onur ve güven içinde yaşamaları için her daim çalışmak zorundayız” dedi

Diyanet İşleri Başkanlığınca, Mevlid-i Nebi Haftası dolayısıyla online düzenlenen “Peygamberimiz ve Çocuk” temalı “Uluslararası Mevlid-i Nebi Sempozyumu”, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş’ın yaptığı açış konuşmasıyla başladı.

Diyanet İşleri Başkanlığı Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen açılış oturumunda konuşan Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, Kovid-19 salgını nedeniyle sempozyumu online olarak yaptıklarını söyledi.

Başkan Erbaş, Hazreti Peygamberin tarihin ve insanlık ailesinin en etkin ve önemli şahsiyeti olduğunu ifade ederek, “Hazreti Peygamber ahlakî erdemlerin en güzel örneğidir. Statüsü, mesleği ne olursa olsun onun rehberliğini benimseyen herkes, Peygamberimizin hayatında, kendi hayatı için mutlaka bir karşılık bulacaktır” dedi.

Başkan Erbaş, Hazreti Peygamberin üstün ahlakı, merhameti, zekâsı, dirayeti ve güvenilirliği sayesinde gönülleri fethettiğini belirterek, “Asırlara sığmayacak değişim ve dönüşümleri birkaç sene içerisinde gerçekleştirmiş; cehalet, zulüm, isyan ve istismarlar girdabındaki bir çağı asr-ı saadete dönüştürmüştür” ifadelerini kullandı.

Hazreti Peygamberin İslam’la kurduğu asr-ı saadet çağının üzerinden geçen on dört asrın ardından bugün, dünyanın yine derin bir değerler kriziyle karşı karşıya kaldığına dikkat çekerek, “Bireysel ve toplumsal bunalımlar, trajediler, zulümler ve savaşlar, yine yeryüzünün huzur ve barışına kastetmektedir. Çocuklar, kadınlar, yetimler ve kimsesizler, modern cahiliyenin bir tezahürü olarak yine ihmal, istismar ve haksızlıklara maruz kalmaktadır” şeklinde konuştu.

Başkan Erbaş, bugün dünyada milyonlarca çocuğun, şefkatten, merhametten, insaftan ve adaletten yoksun vaziyette olduğuna vurgu yaparak, “En temel hakları olan sağlık ve eğitim imkânlarından mahrum bırakılmışlardır. Açlık, susuzluk ve yoksulluğun pençesinde, savaşların ve korkunç silahların ortasında hayatta kalma mücadelesi vermektedirler” değerlendirmesinde bulundu.

“Kendi çaresizliklerini perdelemek için İslam’a saldırıyorlar”

Son 2-3 asır boyunca insanlığa umut olma iddiasıyla ortaya çıkan ideoloji, öğreti ve anlayışların, insanlığın topyekûn huzur ve esenliğini temin hususunda çaresizliğe mahkûm olduğunu dile getiren Başkan Erbaş, “Modern dünya, insanlığın içinde bulunduğu bu ahlaki, iktisadi, içtimaî yozlaşma karşısında, yorgun ve bitkin düşmüştür. Dahası, yaşanan bunalımlar karşısında belki de bazıları kendi çaresizliklerini perdelemek için zaman zaman pervasızca İslam’a saldırmaktadır. Bugün özellikle Avrupa’da ahlaktan, insaftan, hukuktan yoksun bir şekilde İslam’ın muazzez elçisine, Peygamberine seviyesiz ve çirkin bir şekilde dil uzatılmaktadır. İslam düşmanlığına dönüşen islamofobi birçok ülkede maalesef devlet politikası haline getirilmeye çalışılmaktadır. Camilerimiz ve Müslüman kardeşlerimiz, ırkçı terör guruplarının hedefi haline getirilmektedir” şeklinde konuştu.

“Ötekileştirici ve ırkçı uygulamalar, İslam’ın yükselişini engellemeye yöneliktir”

Başkan Erbaş, son zamanlarda İslam’a ve Müslümanlara yönelik artan saldırılara değinerek, şunları söyledi:

“Bugün bazı ülkelerde devlet eliyle yürütülen bu ayrımcı, ötekileştirici ve ırkçı uygulamalar, esasen doğudan batıya dünyanın her yerinde huzur ve güveni arayan insanlığın umudu olan İslam’ın Avrupa’da yükselişini engellemeye yönelik bir amaçtır. İslam ve Müslüman kelimeleriyle ilgili zihinlerde olumsuz tasvirler oluşturmaya yönelik kara propagandalarla, Avrupalıların İslam’la tanışmasının ve Peygamber Efendimizin örnekliğiyle buluşmasının önüne ciddi bir önyargı duvarı örme gayretidir. Hâlbuki İslam, dün olduğu gibi bugün de dünyanın huzur ve barışına; insanlığın varoluş ve anlam arayışına kılavuzluk edecek tek dindir. ‘Allah indinde din İslam’dır.’ Bundan başka da çare yoktur, çözüm İslam’dadır.”

Başkan Erbaş, dünyanın Hazreti Peygamberin üstün şahsiyeti ve örnek ahlakı nezdinde İslam’ın hayat veren ilkeleriyle buluşmaya bugün her zamankinden daha fazla ihtiyacı olduğunu söyledi.

“Oluşturulmaya çalışılan olumsuz imajları bertaraf etmek zorundayız”

Müminlerin İslam’a ve Müslümanlara yönelik bu saldırılar karşısında hep birlikte güçlü bir duruş ortaya koymaları gerektiğinin önemine işaret eden Başkan Erbaş, “Bunun için her platformda ve her vesileyle dünyayı, İslam’ın merhamet, adalet, hakkaniyet, güzel ahlak ilkeleriyle tanıştırmak için gayret göstermek ve oluşturulmaya çalışılan olumsuz imajları bertaraf etmek zorundayız” diye konuştu.

Başkan Erbaş, Müslümanların Hazreti Peygamberin örnekliğinde bugününü ihya, geleceğini de inşa etmesi gerektiğini ifade ederek. “Bugün bizlere düşen Nebevî değerler ekseninde bir hayat ortaya koyarak başta kendi çocuklarımız olmak üzere bütün insanlığa Peygamber Efendimizi örnek göstermektir. Yaşanabilir bir yeryüzü ve güvenli bir gelecek için nesillerimizi İslam’ın hayat veren ilkeleriyle buluşturmaktır” ifadelerini kullandı.

“Bütün insani değerler en etkili şekilde ancak aile yuvasında öğrenilebilir”

Çocukların maddi ve manevi gelişiminde, dinî ve millî değerler ekseninde yetişmesinde aile kurumunun işlevi ve etkisinin çok büyük olduğunu dile getiren Başkan Erbaş,

“Nitekim Peygamber Efendimiz, “Bir baba, çocuğuna iyi terbiyeden daha değerli bir hediye vermemiştir” buyurarak bu hususa dikkat çekmiştir. Çocuk ailenin aynasıdır. Zira sevgi, saygı, merhamet, şefkat, adalet, yardımlaşma, dayanışma, paylaşma; kısacası bütün insani değerler en etkili şekilde ancak aile yuvasında öğrenilebilir. Diğer yandan, iletişim ve etkileşim araçlarının bu denli çeşitlendiği ve yaygınlaştığı bir dönemde çocukların manevî ve ahlâkî gelişiminde sorumluluğu sadece aileye yüklemenin ve meseleyi sadece aile ile sınırlamanın, sınırlandırmanın da ciddi bir yanılgı olduğunu bilmemiz gerekmektedir” şeklinde konuştu.

“Çocukları mutsuz ve sahipsiz bir dünya nice güzellikten mahrum kalacaktır”

Başkan Erbaş, 2020 yılı Mevlid-i Nebi Haftası teması olarak “Peygamberimiz ve Çocuk” başlığını seçtiklerini aktararak, şöyle devam etti:

“Çocukların ihmal edildiği, istismara maruz kaldığı, temel haklarından mahrum edildiği bir çağ merhamet ve insanlık sınavını kaybedecektir. Çocukları mutsuz ve sahipsiz bir ev, şehir, ülke, dünya, rahmetten, bereketten ve nice güzellikten mahrum kalacaktır.

İşte bu gerçekten hareketle bizler, hem bir farkındalık oluşturmak hem de nesillerimizi nebevî yöntemle yetiştirmenin imkânlarını toplumumuzla ve tüm insanlıkla paylaşmak adına 2020 yılı Mevlid-i Nebi Haftası temamızı “Peygamberimiz ve Çocuk” olarak belirledik.”

“Kendi değerlerinin idrakinde olmayanların, başka toplumlara hayranlık duyması kaçınılmazdır”

“Kendi değerlerinin idrakinde olmayanların, başka toplumlara hayranlık duyması kaçınılmazdır” diyen Başkan Erbaş, “Çocuklarımızın, hamuru İslam’la yoğrulmuş eşsiz medeniyetimizin evrensel değerleriyle buluşmaları ve kendi kimlikleriyle geleceklerini inşa ederek onur ve güven içinde yaşamaları için her daim çalışmak ve onlara rehberlik etmek zorundayız. Bunu yaptığımızda istikbale dair umudumuz karşılık bulacak; değer ve anlam kazanacaktır” ifadelerini kullandı.

“Çocuklarımızı Hz. Peygamber’in gösterdiği temel prensipler doğrultusunda yetiştirmeliyiz”

Başkan Erbaş, Hazreti Peygamberin her konuda olduğu gibi, çocuğa yaklaşım noktasında da en güzel örnek ve rehber olduğuna vurgu yaparak, şöyle konuştu:

“O, çocuklara yönelik her türlü şiddet, baskı, öteleme ve istismarın sıradanlaştığı bir dönemde, çocukların haklarını en üst derecede savunmuş ve bu uğurda en büyük gayret ve mücadeleyi ortaya koymuştur. “Küçüklerini sevmeyen, büyüklerini saygı göstermeyen bizden değildir” buyuran sevgili Peygamberimiz, söylediklerini bizzat yaşanan bir hayata dönüştürerek bizzat göstermiştir. Bu anlamda köklü bir değişime imza atmış ve zihinlerdeki cehaleti, taassup ve yanlış algıları yıkarak kız, erkek ayrımı yapmaksızın çocuk eğitimi ve çocuklara yaklaşım konusunda adalet, merhamet ve şefkatiyle bütün dünyaya örnek olmuştur. Bu sebeple, Hz. Peygamber’in bir baba, bir eğitimci yahut bir idareci olarak çocuklara yaklaşımını, onlarla kurduğu ilişkinin şekil ve niteliklerini doğru bir şekilde tespit etmek, onun bu konuda insanlığa gösterdiği temel prensipleri kavramak ve çocuklarımızı bu doğrultuda yetiştirmek bizlerin en öncelikli vazifesi olmalıdır.”

“Bir çocuğun ilk duyması gereken hakikatin tevhit olduğunu insanlığa öğretmeye çalışmıştır”

Hazreti Peygamberin çocuklara özel bir önem verdiğini belirten Başkan Erbaş, “Hiçbir ayrım gözetmeksizin hepsine değer verip ilgi göstermiştir. Çocukların İslam ahlaklıyla yetiştirilmeleri hususunda ashabına rehberlik etmiştir. Bu anlamda, doğan her bir çocuğun kulaklarına ezan ve kametin okunmasını isteyerek bir çocuğun ilk duyması gereken hakikatin tevhit olduğunu bütün insanlığa öğretmeye çalışmıştır. Dünyaya gelen her bir çocuk için akîka kurbanı kesmesi, saçları ağırlığınca sadaka vermesi ve bu sebeple yakınlarına ziyafet vermesi, bu mümtaz nimet karşısında Allah’a şükretmenin gerekliliğini göstermeye çalışmasıdır” diye konuştu.

Başkan Erbaş, cahiliyenin çocuklara yönelik sapkın anlayışlarından kız, erkek ayrımını ortadan kaldırdığına dikkat çeken Başkan Erbaş; “ Hazreti Peygamber, ‘Şayet ben birisini üstün tutacak olsaydım kızları üstün tutardım.” diyerek ümmetini kız çocukların hakları hususunda uyarmıştır. O, öylesine güzel ve etkili bir eğitimcidir ki dokunduğu her çocuğun hayatını şekillendirmiş ve şahsiyetlerinde silinmez izler bırakmıştır” şeklinde konuştu.

“Rasulullah’ın eğitiminde egemen olan anlayış, lisan-ı hâl ve hüsn-ü tavırdır”

Başkan Erbaş, Hazreti Peygamberin çocuklarla kurduğu iletişimlerden örnekler vererek şöyle devam etti:

“Bir namaz vakti okunan ezanı taklit ederek hem ezanla hem de müezzinle alay eden çocuğu yanına çağırıp ona ezan okutarak taltif etmesi, bir çocuğun yüreğinden tutmanın en güzel numunesidir. Nitekim onun bu yaklaşımı, bir zamanlar ezanla alay eden o çocuğun Medine’de yıllarca müezzinlikle şereflenmesine vesile olmuştur.

O, sadece çocuklara değil onların değer verdiklerine de değer vermeye gayret etmiştir. Kuşu ölen çocuğun üzüntüsünü paylaşması, onun çocuklar hususunda ne denli hassasiyet taşıdığının en açık örneklerindendir.”

Hazreti Peygamberin çocukların eğitiminde yaş, cinsiyet ve kişilik özelliklerini dikkate alarak tedrici bir eğitim metodu uyguladığını anlatan Başkan Erbaş, “Onlara yapabilecekleri işlerde sorumluluklar vermiştir. Bununla ümmetine çocuk eğitiminde sorumluluk vermenin, öz güven ve sosyalleşmede etkili bir vasıta olduğu mesajını vermiştir. Bütün bu örneklerden görüldüğü üzere Rasulullah’ın eğitiminde egemen olan anlayış, lisan-ı hâl ve hüsn-ü tavırdır. O, çocukların sözlerden daha çok adımları takip ettiği gerçeğinin idrakinde bir eğitimci olarak çocukların eğitiminde örnekliğin önemine dikkat çekmiştir. Kendisi de hayatı boyunca hiçbir çocuğa kötü bir söz söylememiş, yaramazlıklarını fıtratlarının gereği olarak değerlendirerek daima hoşgörüyle yaklaşmıştır” şeklinde konuştu.

“İlişkilerimizin odağında saygı, sevgi, şefkat, merhamet gibi değerler yer almalıdır”

“Rabbimizin bizlere emanet ettiği ve sadakatimizin testine sebep kıldığı çocuklarımıza karşı sorumluluklarımızı “Ey iman edenler kendinizi ve ehlinizi yakıtı insanlar ve taşlar olan cehennem ateşinden koruyun.” ilahî fermanı mucibince yerine getirmeye mecburuz” ifadelerini kullanan Başkan Erbaş, ailelere şu tavsiyelerde bulundu:

“Neslimizi maddi ve manevi tehditlerden, tehlikelerden korumanın en büyük amaç olduğu gerçeğini bir an olsun aklımızdan çıkarmamalıyız. Evlerimizi şiddetin değil zarafetin, nefretin değil sevginin, ifsadın değil ıslahın, karanlığın değil aydınlığın, mutsuzluğun değil mutluluğun, umudun kaynağı yapmalıyız.

Bunun sebeple, çocuğa yaklaşımımızın temel referansı, Peygamberimizin örnek hayatı olmalıdır. Söz ve davranışlarımızın zeminini emanet bilinci ve sorumluluk duygusu oluşturmalıdır. İlişkilerimizin odağında saygı, sevgi, şefkat, merhamet gibi değerler yer almalıdır. Zira geleceğimizi şekillendirecek en önemli unsur olan çocuklarımızı öz değerlerimizden, tarihi ve ilmî derinliğimizden hareketle yetiştirmenin yolu nebevî yöntemi özümseyip onun örnekliğinde bir hayat yaşamaktan geçmektedir.”

Başkan Erbaş, Diyanet İşleri Başkanlığı olarak çocuklara yönelik hizmetleri önemli bir çalışma olarak gördüklerini belirterek, sözlerini şöyle tamamladı:

“Sempozyumun, bereketli geçmesini, istifadeye medar olmasını Yüce Rabbimizden niyaz ediyorum. Tebliğ ve müzakereleriyle katkı sunacak olan değerli hocalarımıza, ilim insanlarına teşekkür ediyor, bütün katılımcılarımızı sevgi ve muhabbetlerimle selamlıyorum.”

Başkan Erbaş’ın konuşmasının ardından Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi Prof. Dr. İhsan Çapcıoğlu, “Akışkan Zamanlarda Çocuklarımızı Manevi Açıdan Güçlendirmenin İmkânı: Riskler ve Fırsatlar” başlıklı konferans verdi.

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra kararlarını imzaladı

Yüksek Askerî Şûra (YAŞ) kararları, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından imzalandı.

Toplantı sonrası yapılan açıklamada şu hususlar kaydedildi:

“1. 04 Ağustos 2026 tarihinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN Başkanlığında icra edilen, 2026 yılı Yüksek Askerî Şûra toplantısında, Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli general/amiral ve albaylardan;

a) Bir üst rütbeye yükseltilecekler,

b) Görev süresi uzatılacaklar,

c) Kadrosuzluktan emekliye sevk edileceklerin durumları görüşülerek, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’ın onayı ile karara bağlanmıştır.

  1. 30 Ağustos 2026 tarihinden geçerli olmak üzere;

a) 25 general ve amiral bir üst rütbeye, 69 albay ise general ve amiralliğe yükseltilmiştir.

b) 24 generalin görev süreleri bir yıl, 530 albayın görev süreleri ise iki yıl süre ile uzatılmıştır.

c) 2 general yaş haddi nedeniyle 01 Eylül 2026 tarihinden, 61 general ve amiral kadrosuzluk nedeniyle 30 Ağustos 2026 tarihinden geçerli olarak emekliye sevk edilmiştir.

ç) Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment TATLIOĞLU’nun görev süresinin bir yıl uzatılmasına karar verilmiştir.

d) Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal KADIOĞLU kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edildiğinden, Hava Kuvvetleri Komutanlığına Muharip Hava Kuvveti Komutanı Orgeneral Rafet DALKIRAN atanmıştır.

e) Halen 328 olan general ve amiral sayısı, 30 Ağustos 2026 tarihi itibarıyla 334 olacaktır.

  1. 30 Ağustos 2026 tarihinden geçerli olmak üzere;

a) Hv.K.K.lığından Korgeneral Erdoğan GÜR Orgeneralliğe; K.K.K.lığından Tümgeneraller Burhan AKTAŞ, Ertan İNALTEKİN ve Alparslan KILINÇ Korgeneralliğe; Dz.K.K.lığından Tümamiraller Ramazan ÖZOĞUL ve Erhan AYDIN Koramiralliğe; Hv.K.K.lığından Tümgeneral Kemal TURAN Korgeneralliğe terfi ettirilmişlerdir.

b) K.K.K.lığından Tuğgeneraller Şükrü BİLİR, Mustafa BÜYÜKKÖROĞLU, İsmail ÖZCAN, Şener KOPAL, Ahmet AŞIK, Bülent TANRIVERDİ, Mehmet AÇIK, Mustafa YETER, Coşkun ÇELİK, Ömer Şahin SELVİ, Yüksel KOLCU, İsmail ANALI ve Hakan DURMAZPINAR Tümgeneralliğe; Dz.K.K.lığından Tuğamiraller Erhan AKBAYRAK, Yücel DARCAN, Eren GÜNAY ve Kenan Kaan TÜRKKAN Tümamiralliğe; Hv.K.K.lığından Tuğgeneral Cihangir Kemal YÜZÇELİK Tümgeneralliğe terfi ettirilmişlerdir.

4) Bir üst rütbeye yükselen, görev süreleri uzatılan general, amiral ve albayların yeni rütbe ve görevlerinin Milletimize, Devletimize, Silahlı Kuvvetlerimize ve ailelerine hayırlı olmasını dileriz.

5) Büyük bir özveri ve onurla görev sürelerini tamamlayarak emekliye ayrılacak olan general, amiral ve albaylara hizmetlerinden dolayı teşekkür eder, hayatlarının yeni dönemlerinde, kendilerine ve ailelerine mutluluk ve esenlikler temenni ederiz.”

HABER BURADA

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra üyeleriyle birlikte Anıtkabir’i ziyaret etti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra (YAŞ) Toplantısı öncesinde, YAŞ üyeleriyle birlikte Anıtkabir’i ziyaret etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Aslanlı Yol’un başındaki yerini almasının ardından başlayan törene, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu ve Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ay yıldız motifli çelengi Atatürk’ün mozolesine bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığındaki heyet, mozoleye çıkan merdivenin önünde fotoğraf çektirdikten sonra Misak-ı Millî Kulesi’ne geçti.

Burada Anıtkabir Özel Defteri’ni imzalayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, deftere şunları yazdı: “Aziz Atatürk,

2026 yılı Yüksek Askerî Şûra Toplantısı öncesinde Şûra üyeleri olarak bugün bir kez daha huzurlarınızdayız. Zatıalinizle birlikte Malazgirt Zaferimizden bu yana yaklaşık bin yıldır vatanımız olan bu topraklarda şanlı bayrağımızın gururla dalgalanması ve milletimizin özgürce yaşaması için can veren tüm kahramanlarımızı rahmetle yâd ediyoruz.

Bölgemizde çatışmaların ve gerilimlerin tırmandığı bir dönemde icra ettiğimiz Şura toplantımızın ülkemiz, milletimiz ve Türk Silahlı Kuvvetlerimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyoruz. Yüksek disiplini, üstün görev bilinci, milli iradeye bağlılığı ve artan caydırıcılığıyla Türk Silahlı Kuvvetlerimiz içinden geçtiğimiz zorlu konjonktürde milletimizin güven kaynağı olmayı sürdürmektedir.

Ruhun şad olsun.”

HABER BURADA

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bölgemizin kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Başbakanı ez-Zeydi ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bölgemizin artık savaş, terör ve çatışmayla değil; kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin ve terörsüz bölge vizyonumuzun gerçeğe dönüşmesi için Iraklı kardeşlerimizle yakın diyalog hâlindeyiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi ile gerçekleştirdiği görüşmelerin ve imzalanan anlaşmaların ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek, açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Başbakanı ez-Zeydi’yi bölgenin içinden geçtiği zorlu dönemde üstlendiği görev için tekrar tebrik etti. Eski Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani ile de ilişkileri kurumsal temelde güçlendirmeye matuf stratejik adımlar attıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yakaladıkları bu ivmeyi Irak Başbakanı ez-Zeydi ile daha ileri noktalara taşıyacaklarına inandıklarını belirterek, Türkiye olarak Irak Başbakanı ez-Zeydi’ye ihtiyaç duyduğu her alanda destek vermeye hazır olduklarını bildirdi.

Bu kardeşlik zemini temelinde ilişkileri kapsamlı şekilde değerlendirdiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İran, Suriye ve Filistin başta olmak üzere bölgesel gelişmeler hakkında fikir teatisinde bulunduk. İlişkilerimizi daha da ileri taşıyacak belgeleri huzurlarımızda az önce imzaladık” diye konuştu.

“IRAK’IN HUZUR VE İSTİKRARINI ÜLKEMİZİN DURUMUNDAN AYRI TUTMADIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin yanı başındaki savaş ortamının etkisiyle görüşmelerde güvenlik, terörle mücadele, enerji ve ulaştırma konularının bir hayli yer tuttuğunu ifade ederek, şunları kaydetti: “Komşumuz Irak, maalesef bu savaş ve istikrarsızlık ortamından en çok etkilenen ülkelerden biridir. Biz, geçmişten bu yana Irak’ın huzur ve istikrarını ülkemizin durumundan ayrı tutmadık, tutmayız. Bölgemizin artık savaş, terör ve çatışmayla değil, kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin ve terörsüz bölge vizyonumuzun gerçeğe dönüşmesi için Iraklı kardeşlerimizle yakın diyalog hâlindeyiz. İnşallah her iki ülkeye de ağır bedeller ödeten bu meseleyi kalıcı olarak gündemimizden çıkartacağız. Öte yandan, Irak’ın ihtiyaç duyduğu savunma sanayi ürünlerinin tedariki noktasında da üzerimize düşeni yapmaya hazırız.”

“HEDEFİMİZ, EN YAKIN ZAMANDA KAPSAMLI ENERJİ İŞ BİRLİĞİ ANLAŞMASI İMZALANMASIDIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu savaş ortamının kendilerini sadece savunma konusunda değil, enerji ve ulaştırma alanlarında iş birliklerini derinleştirmeye sevk ettiğine dikkati çekti.

“Körfez bölgesinin dünya ile bağlantısının Irak üzerinden sağlanmasını esas alan Kalkınma Yolu Projesi’nin mevcut gelişmeler karşısında her zamankinden daha önemli hâle geldiğini görüyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu konuda Sayın Başbakan’ın da güçlü bir iradeye sahip olduğunu memnuniyetle müşahede ettim. İş birliğimizin bir diğer önemli başlığı enerjidir. Türkiye-Irak Ham Petrol Boru Hattı Anlaşması dün itibarıyla sona erdi. Şimdi hedefimiz, en yakın zamanda iki tarafın da faydasına olacak kapsamlı enerji iş birliği anlaşması imzalanmasıdır. British Petrol’ün operatörlüğünü yürüttüğü Kerkük üretim sahasında Türkiye Petrollerine ortaklık verilmiştir. Bugün imzalanan anlaşma, enerji alanındaki ortaklık açısından tarihî bir adım olmuştur.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iklim değişikliğinden etkilenen iki komşu ülke olarak suyun sürdürülebilir kullanımına yönelik iş birliğinin ilerletilmesi yönündeki iradelerinin tam olduğunu söyledi.

Bu noktada Türkiye olarak üzerlerine düşeni yaptıklarını, su konusunu akılcı, bilimsel ve insani temelde daimî bir iş birliği alanı olarak gördüklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Irak ile geçtiğimiz yıl 17 milyar dolara yaklaşan ticaret hacmimizi çok daha ileri seviyelere taşımayı istiyoruz. Bu çerçevede Sayın Başbakan’ın heyetindeki bakanların, iş insanlarımız, müteahhitlerimiz ve yatırımcılarımızdan oluşan geniş bir heyetle bir araya gelmesini de son derece önemli bulduğumu ifade etmek istiyorum.” şeklinde konuştu.

“IRAK’TAN 1 MİLYON VARİL PETROL İHTİYACIMIZI KARŞILAR”

Irak Başbakanı ez-Zeydi ile güncel bölgesel gelişmeler hakkındaki görüşlerinin büyük ölçüde benzer olduğunu memnuniyetle müşahede ettiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak’ın bölgesiyle bütünleşmesine yönelik çabaları ve bilhassa Suriye ile temaslarını yapıcı adımlar olarak görüp desteklediklerini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak’ın beşerî zenginliğinin vazgeçilmez bir parçası olan ve aralarındaki kardeşliğin en sağlam dayanağını teşkil eden Irak Türkmenlerine Irak Başbakanı ez-Zeydi’nin de hassasiyetle yaklaştığını gördüğünü ifade ederek, “Heyetinde, Irak Türkmen Cephesi Genel Başkanı ve Kerkük Valisi Selman Ağaoğlu kardeşimize yer vermesini özellikle anlamlı buluyorum. Sayın Zeydi’ye ziyaretleri için bir kez daha teşekkür ediyor, istişarelerimizin ve aldığımız kararların hayırlara vesile olmasını diliyorum” dedi.

Irak Başbakanı ez-Zeydi’nin konuşmasında “Türkiye’ye günde 1 milyon varil biz petrol verebiliriz” dediğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Başka yere diyor muhtaç olmayın. 1 milyon varil. Evet Sayın Bakan, sağa sola muhtaç olmaya gerek yok. Hemen komşumuz Irak’tan inşallah 1 milyon varil petrolü buraya transfer ettik mi ihtiyacımızı karşılar” değerlendirmesinde bulundu.

IRAK BAŞBAKANI EZ-ZEYDİ: “BU ZİYARETİMİZ ASIRLAR ÖNCESİNE DAYANAN İLİŞKİLERİMİZİN PEKİŞTİRİLMESİNİN BİR NİŞANESİDİR”

Irak Başbakanı ez-Zeydi, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bir araya gelmekten ve Türkiye ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Irak Başbakanı ez-Zeydi, “Bizim bu ziyaretimiz protokol icabı değil, asırlar öncesine dayanan ilişkilerimizin pekiştirilmesinin bir nişanesidir” dedi.

Irak Başbakanı ez-Zeydi, iki ülkenin aynı coğrafyayı, uygarlığı ve su kaynaklarını paylaştığına işaret ederek görüşmelerde enerji, ulaştırma, eğitim, su ve diğer birçok konunun ele alındığını belirtti.

Türkiye ile Irak arasındaki ilişkilere dair Irak Başbakanı ez-Zeydi, “Bu ilişkilerin daha da yüceltilmesi, güçlendirilmesi için çalışıyoruz. Kardeşlik içerisinde bir ortaklık arzu ediyoruz ve özellikle Kalkınma Yolu Projesi üzerinde çalışıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı’yla (görüşmede) dedim ki: ‘Bize aslında coğrafya doğal olarak iki nehir vermiş. Biz üçüncü nehrin de artık ekonomi nehri olmasını istiyoruz.’ Ve bu da tabii ki Kalkınma Yolu’dur” diye konuştu.

Irak Başbakanı ez-Zeydi, Türkiye ve Irak’ın Doğu ile Batı’nın birbirine bağlanmasını sağlayacağına dikkati çekerek “Irak ile Türkiye arasındaki ilişkiler daha da ileri gidecektir. Ekonomik kaynaklarımızı da yücelteceğiz, büyüteceğiz, enerji alanında da daha fazla petrol pompalayacağız” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Yani günde 1 milyon varil biz Türkiye’ye petrol verebiliriz diyor” ifadeleri üzerine Irak Başbakanı ez-Zeydi, “Evet doğru, 1 milyon” dedi.

TÜRKİYE İLE IRAK ARASINDA İMZALANAN ANLAŞMALAR

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Irak Başbakanı ez-Zeydi’nin huzurunda, iki ülke arasında beş anlaşma imzalandı.

Bu kapsamda, “Eğitim ve Akademik İşbirliği Mutabakat Muhtırası”, Polis Akademisi Başkanı Murat Balcı ile Irak Başbakanı ve Silahlı Kuvvetler Komutanı Özel Kalem Müdürü General Abdulemir Şammari tarafından imzalandı.

“Gençlik ve Spor Alanlarında Mutabakat Zaptı”na, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ile Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin imza attı.

“Sınai Mülkiyet Alanında İşbirliği Mutabakat Zaptı”na ise Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile Irak Maliye Bakanı Falih Sari tarafından imzalandı.

“Fişhabur-Ovaköy Sınır Kapısı Üzerinden Demiryolu ve Karayolu Taşımacılığına İlişkin Mutabakat Zaptı” ile “Doğal Kaynaklar Karşılığında Irak Cumhuriyeti İçerisinde Ulaştırma Altyapısının Geliştirilmesine İlişkin Çerçeve Mutabakat Zaptı” da Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ve Irak Ulaştırma Bakanı Veheb Selman Muhammed tarafından imzalandı.

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

HABER BURADA

DÜNYA

seers cmp badge