Cumhurbaşkanı Erdoğan, “KKTC’yi siyasi ve ekonomik olarak küresel sistemin eşit ve onurlu bir üyesi hâline getirene kadar mücadelemizi sürdürmekte kararlıyız”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, KKTC Başbakanı Ersin Tatar ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı konuşmada, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni siyasi ve ekonomik olarak küresel sistemin eşit ve onurlu bir üyesi hâline getirene kadar mücadelemizi sürdürmekte kararlıyız” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve KKTC Başbakanı Ersin Tatar Cumhurbaşkanlığı Külliyesindeki görüşmeleri sonrasında ortak basın toplantısı düzenledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve KKTC Başbakanı Tatar, “KKTC Su Temin Projesi Boru Hattı Onarımını Müteakip Su Verme Merasimi”ne de video konferansla bağlandı.
KKTC Başbakanı Tatar ile görüşmelerinde, KKTC’de pazar günü yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerinden önce bir durum değerlendirmesi yaptıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçimlerin, demokratik olgunluğunu birçok kez kanıtlamış olan Kıbrıs Türk halkı için hayırlara vesile olmasını diledi.
KKTC’de Türkiye’nin, desteğiyle gerçekleştirilen projelerin de görüşmede ele alındığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs meselesiyle ilgili son gelişmelerin de gündeme geldiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, hem Kıbrıs meselesindeki ilkeli duruşu hem de Doğu Akdeniz’de Kıbrıs Türk’ünün hak ve çıkarlarına kararlılıkla sahip çıktığı için KKTC Başbakanı Tatar’ı tebrik etti.
KKTC Başbakanı Tatar’dan Kovid-19 salgınıyla mücadele ve salgının Kuzey Kıbrıs ekonomisine etkileri hakkında bilgi aldığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, KKTC hükûmetini salgına karşı yürüttüğü başarılı mücadele nedeniyle kutladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti’nin bugüne kadar Kıbrıs Türkü’nün hak ve çıkarlarını, kendi hak ve çıkarlarından ayrı tutmadığını tüm dünyaya gösterdiğini belirterek, Kıbrıs Türk’ünün huzur ve refahı için hiçbir fedakârlıktan kaçınılmayacağını, bundan kimsenin şüphesi olmaması gerektiğini vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim için Doğu Akdeniz meselesinin iki boyutu vardır, bunlardan birincisi Türkiye’nin kıta sahanlığındaki haklarının korunmasıdır, ikincisi de Kıbrıs Türk halkının adanın etrafındaki doğal kaynaklarla ilgili hak ve çıkarlarının garanti edilmesidir” diye konuştu.
Türkiye’nin Akdeniz’deki faaliyetlerine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Millî sondaj ve sismik araştırma gemilerimiz kendi kıta sahanlığımızın yanı sıra KKTC ruhsat sahalarında da faaliyetlerini sürdürüyor. İnşallah Karadeniz’de keşfettiğimiz doğal gazı Doğu Akdeniz’de de bulacağız. Bunu başardığımız zaman da tüm dünya bölgeye barış, istikrar ve refahın geldiğini görecek. Her zaman söylüyoruz, Doğu Akdeniz’de Türkiye ve KKTC’nin içinde olmadığı hiçbir senaryonun başarı şansı yoktur. Önümüzdeki dönemde gerçekleştirilmesi planlanan Doğu Akdeniz Konferansı’nda da Kıbrıs Türk’ü mutlaka hak ettiği şekilde temsil edilmelidir. Son yapılan Avrupa Birliği zirvesinde Kıbrıs Türk halkının yine yok sayıldığını gördük. Kapalı kapılar ardında Kıbrıs Türklerinin hakkını teslim edenler, iş icraata geldiğinde ellerini taşın altına koymaktan kaçınıyor. Garantileri çağdışı bulunanlara vereceğimiz en iyi cevap, böyle bir zihniyete 21. Yüzyıl’da yer olmadığıdır. Türkiye bu adaletsizliğin sürmesine izin vermeyecektir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kıbrıs Rum tarafının zihniyetinin 2004’ten bu yana hiç değişmediğine dikkati çekerek, “Onların tek derdi Kıbrıs Türklerinin haklarını çiğneyerek kurdukları sahte devlette Kıbrıs Türklerini azınlık hâline getirmektir. Kıbrıs Türkü buna asla razı olmayacaktır. Türk Milleti de Kıbrıs Türk’ünü bu eşit egemenlik mücadelesinde hiçbir zaman yalnız bırakmamıştır, bundan sonra da bırakmayacaktır” dedi.
“KKTC SU TEMİN PROJESİ’Nİ 2015 YILINDA TAMAMLAYARAK HİZMETE SUNDUK”
Kıbrıs’ta su konusunun çok önemli olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kıbrıs’ı Anadolu’dan gelen suyla buluşturan boru hattının yeniden faaliyete geçmesinden büyük memnuniyet duyduklarını dile getirdi.
KKTC’ye Anadolu’dan su taşıma projesinin kararını Başbakanlığı döneminde verdiklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, suyun KKTC’ye ulaşmasında yılmadan durmadan çalışan Kalyon Grup’a teşekkürlerini iletti.
“Biz ‘su hayattır, medeniyettir, azizdir’ diyen bir anlayışla adanın su sorununun çözümü için kolları sıvadık” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’de pek çok hayali gerçekleştiren bir hükûmet olarak Kıbrıs’ın bu sıkıntısını çözmek de hamdolsun bize nasip oldu. KKTC Su Temin Projesi’ni 2015 yılında tamamlayarak hizmete sunduk. Bu proje 80 kilometreyi aşkın uzunluğu, deniz yüzeyinden 250 metre derine inen 1 metre 60 santim çapındaki borularıyla kendi alanında başlı başına bir mühendislik harikasıdır” açıklamasında bulundu.
Dünyada ilk defa uygulanan askıda borulu sistemle Anamur’da inşa ettikleri Alaköprü Barajı’ndan alınan suyu KKTC’deki Geçitköy Barajı’na aktardıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Böylece Anadolu topraklarından doğup Akdeniz’e dökülen Dragon Çayı’nın yıllık 75 milyon metreküplük suyunu Kıbrıs adasındaki kardeşlerimizin istifadesine sunmuş olduk” ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anamur’dan Girne’ye uzanan bu projeyi ekonomik değerlerinin ötesinde barış, refah ve huzur içinde aydınlık bir gelecek tasavvuru olarak gördüğünün altını çizerek bugün boru hattından adaya yeniden su verilmeye başlanacağını belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, projenin sulama bölümüyle ilgili yatırımların da sürdüğünü, amacın 71 bin 540 dekar alanı sulamaya açarak KKTC ekonomisine yılda 127 milyon lira ilave katkı sağlamak olduğunu kaydetti.
Güzelyurt ve Lefke ile civar yerleşim yerlerinin atık su, yağmur suyu, içme suyu hatlarının bir kısmının projelerinin hazırlandığını, bir kısmının ihale çalışmalarının yürütüldüğünü ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, atık su geri kazanımı ile daha fazla toprağın sulanacağını aktardı.
Bölgesinin ve dünyanın yükselen yıldızı olan Türkiye’nin hedeflerine ulaştıkça Kıbrıs Türklerinin uzun zamandır maruz kaldıkları haksızlıkları da telafi edeceğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni siyasi ve ekonomik olarak küresel sistemin eşit ve onurlu bir üyesi hâline getirene kadar mücadelemizi sürdürmekte kararlıyız” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, açıklamalarının ardından KKTC Tarım Bakanı Dursun Oğuz ile Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin hazır bulunduğu tören alanına bağlanarak, proje hakkında bakanlardan bilgi aldı.
“MARAŞ’IN KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ TOPRAĞI OLDUĞU TARTIŞMASIZ BİR GERÇEKTİR”
Açıklamalarına devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, kapalı Maraş bölgesinin yeniden kullanıma açılmasının Kıbrıslılar için ne anlama geldiğini çok iyi bildiğine vurgu yaparak şöyle devam etti: “Kıbrıs Türklerinin adadaki beş asırlık varlığını ortadan kaldırmaya yönelik saldırıların arttığı bir dönemde bu gelişmenin yaşanmış olması ayrıca anlamlıdır. Biliyoruz birçok yerleri rahatsız edecektir, ama şunu da birilerinin bilmesi gerekir ki; bugüne kadar hep Kıbrıs’taki Türkler sabretti, biz sabrettik ve bu sabrın karşılığını ne yazık ki alamadık. Annan Planı dediğimiz zaman bizzat Annan Planı’nın içinde olduk. Bürgenstock Süreci’ni çok iyi bilirim ve Bürgenstock Süreci’nden sonra da Kuzey Kıbrıs’ta ve Kıbrıs’ta yapılan referandum neticesinde yüzde 65 Kuzey Kıbrıs bu referanduma evet derken, Güney yüzde 75 hayır dedi ve yüzde 75 hayır diyen Güney, Avrupa Birliği’ne alındı, ama Kuzey Kıbrıs o dönemde de yine Avrupa Birliği’ne alınmadı. Süreci götüren o zamanlar Annan’dı. Ve tabii şimdi Annan yok, ama hayatta olanlar da ne yazık ki Annan’ın bıraktığı o mirasa sahip çıkmadılar, verilen sözlere sahip çıkmadılar.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgenin önemli kriz alanlarından biri olan Kıbrıs meselesinin 1963 yılından bu yana çözüm beklediğinin altını çizerek, “Yarım asırdan fazla süredir aralıklarla gerçekleştirilen müzakereler her seferinde Rum tarafının ve Yunanistan’ın oyunbozanlığı sebebiyle sonuç vermemiştir, şu anda da öyle. İşte 1963, işte 2020. Avrupa Birliği’ne Türkiye’nin kabulüyle ilgili hâlâ evet dediler mi? Bakın bu kadar fasıl açılması bekleniyor, açtılar mı? Hayır, açmadılar. Hep oyalama oyalama oyalama” değerlendirmesinde bulundu.
Çözümsüzlüğün bedelinin Kıbrıs Türk’üne ödetilmek istendiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Kıbrıs Adası’nın en nadide semtlerinden biri olan Maraş da bu çözümsüzlüğün bir parçası olarak kapalı kalmıştır. En son 2017 yılında yapılan çok taraflı görüşmelerin ardından artık Kıbrıs’ta kapsamlı bir çözüm ihtimalinin kalmadığı açıkça görülmüştür. Bunun üzerine hep birlikte Kıbrıs’ın geleceğini hayaller yerine somut gerçekler üzerine inşa etme kararı aldık. Sizin de belirttiğiniz gibi Maraş’ın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti toprağı olduğu tartışmasız bir gerçektir. Buradaki tasarruf hakkı da Kıbrıs Türk makamlarına aittir. Bu hakikat ışığında hazırladığınız yol haritası çerçevesinde Maraş’ın güzel sahil şeridini halkınızın ifadesine sunma kararınızı sonuna kadar destekliyoruz.”
“KKTC GÜÇLENDİKÇE KENDİSİNE UYGULANAN AMBARGO ZİNCİRLERİ DE BİRER BİRER KIRILMAYA BAŞLAYACAKTIR”
Bir zamanlar tüm Doğu Akdeniz’in en gözde tatil beldesi olan Maraş’ın yeniden eski güzel günlerine döneceğine inandığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İlk adım olarak Kıbrıs Türk halkının Perşembe sabahından itibaren Maraş’ın sahil şeridinden faydalanmak üzere kapalı bölgeye girebilecek olmasından memnuniyet duyuyoruz. Kullanıma açılan bölgede hiçbir özel mülk bulunmaması sebebiyle herhangi bir mağduriyete yol açılmayacağı için karşı tarafın itirazları şimdiden boşa çıkmıştır. Mülkiyet haklarına saygı gösterilerek yürütülen çalışmaların bir an önce sonuçlandırılarak Maraş’ın bütünüyle kullanıma açılmasını temenni ediyoruz. Bu konuda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti makamlarına her türlü desteği vermeye hazırız” açıklamasında bulundu.
Maraş’ın bölgenin gözde bir turizm merkezi hâline dönüşmesinin KKTC ekonomisini şaha kaldıracak bir fırsat olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bölgede hâlen süren doğal gaz ve petrol arama faaliyetlerinden de her an müjdeli haberler alabiliriz. Su boru hattıyla birlikte değerlendirdiğimizde enerji, tarım ve turizm sektörlerinden sağlanan gelirlerinin önümüzdeki dönemde katlanarak artacağını söyleyebiliriz” dedi.
“Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti büyüdükçe, zenginleştikçe, güçlendikçe kendisine uygulanan ambargo zincirleri de birer birer kırılmaya başlayacaktır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin siyasi, diplomatik ve askerî gücünün de desteğiyle Kıbrıs’ta artık eskilerin zor oyunu bozar dediği yere doğru gidiyoruz. Başbakan Sayın Tatar’ın tüm bu konularda ortaya koyduğu güçlü irade, Kıbrıs Türklerinin aydınlık ve müreffeh geleceği için önemli bir fırsattır. Bir kez daha Maraş’ın açılması kararının Kıbrıs Türk halkına hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu.
KKTC BAŞBAKANI TATAR: “MARAŞ TARTIŞMASIZ BİR ŞEKİLDE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ SINIRLARI İÇERİSİNDEDİR”
KKTC Başbakanı Ersin Tatar, de söz konusu proje için Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ve emeği geçen tüm kurum ve yöneticilere teşekkür ederek, “Asrın projesi, muhteşem bir proje. Ve gerçekten Kıbrıslı Türklerin gurur duyduğu ve dolayısıyla anavatan Türkiye’ye her vesileyle teşekkür ettiği muhteşem bir projeydi bu proje” ifadesini kullandı.
KKTC Başbakanı Tatar, paylaşmak istedikleri diğer bir mutluluğun Kapalı Maraş’ın yeniden açılmasıyla ilgili bir gelişme olduğunu belirterek “Bilindiği gibi Maraş tartışmasız bir şekilde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti toprağıdır. Tartışmasız bir şekilde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti sınırları içerisindedir. Barış harekâtımızın ardından uluslararası toplum tarafından Kıbrıs meselesinin bütünü gibi Maraş da âdeta kendi kaderine terk edilmiştir” diye konuştu.
1980 ve1990’lı yıllarda bu konunun defalarca masaya getirilmiş olmasına rağmen Rum kesiminin karşı çıkması sebebiyle neticeye kavuşturulamamış olduğunu aktaran KKTC Başbakanı Tatar, şöyle devam etti: “Özellikle 1994 yılındaki Güven Artırıcı Önlemler Paketi ve 2004 yılındaki Annan Planı bu konuda çok önemli fırsatlardı. Ancak Rum tarafı barış ve refahı hiçbir zaman tüm süreçlerde olduğu gibi bu planda da çökertmişti. Bu çözümsüzlük dayatmasını artık kabul edemiyoruz. Biz 2019 yılında hükûmete geldiğimizde hükûmet ortağım ve aynı zamanda Dışişleri Bakanı Kudret Özersay ile birlikte halkımıza verdiğimiz sözlerden biri de Maraş’ın tekrar açılmasıydı.”
KKTC Başbakanı Tatar, hazırladıkları yol haritası doğrultusunda çalışmaları bir aşamaya getirdiklerini ve ilk somut adımı attıklarını anlatarak, “Kendi toprağımızın kamuya ait olan sahil ve demokrasi caddeleri ile kıyı bölgesini halkımızın istifadesine sunmak üzere fiilen çalışmalarımızı başlatıyoruz” dedi.
Âdeta hayalet bir şehre dönüşen Maraş’a böylece ilk can suyunu verdiklerinin altını çizen KKTC Başbakanı Tatar, “İnşallah perşembe günü sabah saatlerinde halkımızın Maraş sahilinden istifade etmeye hep birlikte başlayacağız” şeklinde konuştu.
Maraş’ın canlanmasının Gazimağusa’nın gelişmesine de katkı sağlayacağını aktaran KKTC Başbakanı Tatar, şunları kaydetti: “Maraş meselesini her türlü siyasi rekabetin ve tartışmanın üzerinde millî bir dava olarak görüyoruz. Bunun için Kıbrıs’taki tüm siyasi partileri ve sivil toplum kuruluşlarını bu millî davaya sahip çıkmaya davet ediyorum. Bunun yanında taşınmaz mal konusunu, 1974 öncesi hak sahiplerinin yeniden evlerine, iş yerlerine kavuşmasını temin edecek faaliyetleri de sürdürmektedir. AİHM kararları da elbette dikkate alınmaktadır. Sizin de desteğinizle âdeta kalıcı barış ve huzurun tesisi yönünde önemli bir adım olarak gördüğüm Maraş meselesinde yeni bir safhaya geçiyoruz. Maraş’ta attığımız bu geri dönülmez adımın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne, tüm hemşerilerimize, Ada’nın tamamına hayırlı olmasını diliyor ve hepinize bir kez daha teşekkür ediyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra kararlarını imzaladı
Yüksek Askerî Şûra (YAŞ) kararları, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından imzalandı.
Toplantı sonrası yapılan açıklamada şu hususlar kaydedildi:
“1. 04 Ağustos 2026 tarihinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN Başkanlığında icra edilen, 2026 yılı Yüksek Askerî Şûra toplantısında, Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli general/amiral ve albaylardan;
a) Bir üst rütbeye yükseltilecekler,
b) Görev süresi uzatılacaklar,
c) Kadrosuzluktan emekliye sevk edileceklerin durumları görüşülerek, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’ın onayı ile karara bağlanmıştır.
30 Ağustos 2026 tarihinden geçerli olmak üzere;
a) 25 general ve amiral bir üst rütbeye, 69 albay ise general ve amiralliğe yükseltilmiştir.
b) 24 generalin görev süreleri bir yıl, 530 albayın görev süreleri ise iki yıl süre ile uzatılmıştır.
c) 2 general yaş haddi nedeniyle 01 Eylül 2026 tarihinden, 61 general ve amiral kadrosuzluk nedeniyle 30 Ağustos 2026 tarihinden geçerli olarak emekliye sevk edilmiştir.
ç) Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment TATLIOĞLU’nun görev süresinin bir yıl uzatılmasına karar verilmiştir.
d) Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal KADIOĞLU kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edildiğinden, Hava Kuvvetleri Komutanlığına Muharip Hava Kuvveti Komutanı Orgeneral Rafet DALKIRAN atanmıştır.
e) Halen 328 olan general ve amiral sayısı, 30 Ağustos 2026 tarihi itibarıyla 334 olacaktır.
30 Ağustos 2026 tarihinden geçerli olmak üzere;
a) Hv.K.K.lığından Korgeneral Erdoğan GÜR Orgeneralliğe; K.K.K.lığından Tümgeneraller Burhan AKTAŞ, Ertan İNALTEKİN ve Alparslan KILINÇ Korgeneralliğe; Dz.K.K.lığından Tümamiraller Ramazan ÖZOĞUL ve Erhan AYDIN Koramiralliğe; Hv.K.K.lığından Tümgeneral Kemal TURAN Korgeneralliğe terfi ettirilmişlerdir.
b) K.K.K.lığından Tuğgeneraller Şükrü BİLİR, Mustafa BÜYÜKKÖROĞLU, İsmail ÖZCAN, Şener KOPAL, Ahmet AŞIK, Bülent TANRIVERDİ, Mehmet AÇIK, Mustafa YETER, Coşkun ÇELİK, Ömer Şahin SELVİ, Yüksel KOLCU, İsmail ANALI ve Hakan DURMAZPINAR Tümgeneralliğe; Dz.K.K.lığından Tuğamiraller Erhan AKBAYRAK, Yücel DARCAN, Eren GÜNAY ve Kenan Kaan TÜRKKAN Tümamiralliğe; Hv.K.K.lığından Tuğgeneral Cihangir Kemal YÜZÇELİK Tümgeneralliğe terfi ettirilmişlerdir.
4) Bir üst rütbeye yükselen, görev süreleri uzatılan general, amiral ve albayların yeni rütbe ve görevlerinin Milletimize, Devletimize, Silahlı Kuvvetlerimize ve ailelerine hayırlı olmasını dileriz.
5) Büyük bir özveri ve onurla görev sürelerini tamamlayarak emekliye ayrılacak olan general, amiral ve albaylara hizmetlerinden dolayı teşekkür eder, hayatlarının yeni dönemlerinde, kendilerine ve ailelerine mutluluk ve esenlikler temenni ederiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra üyeleriyle birlikte Anıtkabir’i ziyaret etti
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra (YAŞ) Toplantısı öncesinde, YAŞ üyeleriyle birlikte Anıtkabir’i ziyaret etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Aslanlı Yol’un başındaki yerini almasının ardından başlayan törene, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu ve Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel katıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ay yıldız motifli çelengi Atatürk’ün mozolesine bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığındaki heyet, mozoleye çıkan merdivenin önünde fotoğraf çektirdikten sonra Misak-ı Millî Kulesi’ne geçti.
Burada Anıtkabir Özel Defteri’ni imzalayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, deftere şunları yazdı: “Aziz Atatürk,
2026 yılı Yüksek Askerî Şûra Toplantısı öncesinde Şûra üyeleri olarak bugün bir kez daha huzurlarınızdayız. Zatıalinizle birlikte Malazgirt Zaferimizden bu yana yaklaşık bin yıldır vatanımız olan bu topraklarda şanlı bayrağımızın gururla dalgalanması ve milletimizin özgürce yaşaması için can veren tüm kahramanlarımızı rahmetle yâd ediyoruz.
Bölgemizde çatışmaların ve gerilimlerin tırmandığı bir dönemde icra ettiğimiz Şura toplantımızın ülkemiz, milletimiz ve Türk Silahlı Kuvvetlerimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyoruz. Yüksek disiplini, üstün görev bilinci, milli iradeye bağlılığı ve artan caydırıcılığıyla Türk Silahlı Kuvvetlerimiz içinden geçtiğimiz zorlu konjonktürde milletimizin güven kaynağı olmayı sürdürmektedir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bölgemizin kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Başbakanı ez-Zeydi ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bölgemizin artık savaş, terör ve çatışmayla değil; kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin ve terörsüz bölge vizyonumuzun gerçeğe dönüşmesi için Iraklı kardeşlerimizle yakın diyalog hâlindeyiz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi ile gerçekleştirdiği görüşmelerin ve imzalanan anlaşmaların ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek, açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Başbakanı ez-Zeydi’yi bölgenin içinden geçtiği zorlu dönemde üstlendiği görev için tekrar tebrik etti. Eski Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani ile de ilişkileri kurumsal temelde güçlendirmeye matuf stratejik adımlar attıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yakaladıkları bu ivmeyi Irak Başbakanı ez-Zeydi ile daha ileri noktalara taşıyacaklarına inandıklarını belirterek, Türkiye olarak Irak Başbakanı ez-Zeydi’ye ihtiyaç duyduğu her alanda destek vermeye hazır olduklarını bildirdi.
Bu kardeşlik zemini temelinde ilişkileri kapsamlı şekilde değerlendirdiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İran, Suriye ve Filistin başta olmak üzere bölgesel gelişmeler hakkında fikir teatisinde bulunduk. İlişkilerimizi daha da ileri taşıyacak belgeleri huzurlarımızda az önce imzaladık” diye konuştu.
“IRAK’IN HUZUR VE İSTİKRARINI ÜLKEMİZİN DURUMUNDAN AYRI TUTMADIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin yanı başındaki savaş ortamının etkisiyle görüşmelerde güvenlik, terörle mücadele, enerji ve ulaştırma konularının bir hayli yer tuttuğunu ifade ederek, şunları kaydetti: “Komşumuz Irak, maalesef bu savaş ve istikrarsızlık ortamından en çok etkilenen ülkelerden biridir. Biz, geçmişten bu yana Irak’ın huzur ve istikrarını ülkemizin durumundan ayrı tutmadık, tutmayız. Bölgemizin artık savaş, terör ve çatışmayla değil, kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin ve terörsüz bölge vizyonumuzun gerçeğe dönüşmesi için Iraklı kardeşlerimizle yakın diyalog hâlindeyiz. İnşallah her iki ülkeye de ağır bedeller ödeten bu meseleyi kalıcı olarak gündemimizden çıkartacağız. Öte yandan, Irak’ın ihtiyaç duyduğu savunma sanayi ürünlerinin tedariki noktasında da üzerimize düşeni yapmaya hazırız.”
“HEDEFİMİZ, EN YAKIN ZAMANDA KAPSAMLI ENERJİ İŞ BİRLİĞİ ANLAŞMASI İMZALANMASIDIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu savaş ortamının kendilerini sadece savunma konusunda değil, enerji ve ulaştırma alanlarında iş birliklerini derinleştirmeye sevk ettiğine dikkati çekti.
“Körfez bölgesinin dünya ile bağlantısının Irak üzerinden sağlanmasını esas alan Kalkınma Yolu Projesi’nin mevcut gelişmeler karşısında her zamankinden daha önemli hâle geldiğini görüyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu konuda Sayın Başbakan’ın da güçlü bir iradeye sahip olduğunu memnuniyetle müşahede ettim. İş birliğimizin bir diğer önemli başlığı enerjidir. Türkiye-Irak Ham Petrol Boru Hattı Anlaşması dün itibarıyla sona erdi. Şimdi hedefimiz, en yakın zamanda iki tarafın da faydasına olacak kapsamlı enerji iş birliği anlaşması imzalanmasıdır. British Petrol’ün operatörlüğünü yürüttüğü Kerkük üretim sahasında Türkiye Petrollerine ortaklık verilmiştir. Bugün imzalanan anlaşma, enerji alanındaki ortaklık açısından tarihî bir adım olmuştur.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, iklim değişikliğinden etkilenen iki komşu ülke olarak suyun sürdürülebilir kullanımına yönelik iş birliğinin ilerletilmesi yönündeki iradelerinin tam olduğunu söyledi.
Bu noktada Türkiye olarak üzerlerine düşeni yaptıklarını, su konusunu akılcı, bilimsel ve insani temelde daimî bir iş birliği alanı olarak gördüklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Irak ile geçtiğimiz yıl 17 milyar dolara yaklaşan ticaret hacmimizi çok daha ileri seviyelere taşımayı istiyoruz. Bu çerçevede Sayın Başbakan’ın heyetindeki bakanların, iş insanlarımız, müteahhitlerimiz ve yatırımcılarımızdan oluşan geniş bir heyetle bir araya gelmesini de son derece önemli bulduğumu ifade etmek istiyorum.” şeklinde konuştu.
“IRAK’TAN 1 MİLYON VARİL PETROL İHTİYACIMIZI KARŞILAR”
Irak Başbakanı ez-Zeydi ile güncel bölgesel gelişmeler hakkındaki görüşlerinin büyük ölçüde benzer olduğunu memnuniyetle müşahede ettiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak’ın bölgesiyle bütünleşmesine yönelik çabaları ve bilhassa Suriye ile temaslarını yapıcı adımlar olarak görüp desteklediklerini belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak’ın beşerî zenginliğinin vazgeçilmez bir parçası olan ve aralarındaki kardeşliğin en sağlam dayanağını teşkil eden Irak Türkmenlerine Irak Başbakanı ez-Zeydi’nin de hassasiyetle yaklaştığını gördüğünü ifade ederek, “Heyetinde, Irak Türkmen Cephesi Genel Başkanı ve Kerkük Valisi Selman Ağaoğlu kardeşimize yer vermesini özellikle anlamlı buluyorum. Sayın Zeydi’ye ziyaretleri için bir kez daha teşekkür ediyor, istişarelerimizin ve aldığımız kararların hayırlara vesile olmasını diliyorum” dedi.
Irak Başbakanı ez-Zeydi’nin konuşmasında “Türkiye’ye günde 1 milyon varil biz petrol verebiliriz” dediğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Başka yere diyor muhtaç olmayın. 1 milyon varil. Evet Sayın Bakan, sağa sola muhtaç olmaya gerek yok. Hemen komşumuz Irak’tan inşallah 1 milyon varil petrolü buraya transfer ettik mi ihtiyacımızı karşılar” değerlendirmesinde bulundu.
IRAK BAŞBAKANI EZ-ZEYDİ: “BU ZİYARETİMİZ ASIRLAR ÖNCESİNE DAYANAN İLİŞKİLERİMİZİN PEKİŞTİRİLMESİNİN BİR NİŞANESİDİR”
Irak Başbakanı ez-Zeydi, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bir araya gelmekten ve Türkiye ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Irak Başbakanı ez-Zeydi, “Bizim bu ziyaretimiz protokol icabı değil, asırlar öncesine dayanan ilişkilerimizin pekiştirilmesinin bir nişanesidir” dedi.
Irak Başbakanı ez-Zeydi, iki ülkenin aynı coğrafyayı, uygarlığı ve su kaynaklarını paylaştığına işaret ederek görüşmelerde enerji, ulaştırma, eğitim, su ve diğer birçok konunun ele alındığını belirtti.
Türkiye ile Irak arasındaki ilişkilere dair Irak Başbakanı ez-Zeydi, “Bu ilişkilerin daha da yüceltilmesi, güçlendirilmesi için çalışıyoruz. Kardeşlik içerisinde bir ortaklık arzu ediyoruz ve özellikle Kalkınma Yolu Projesi üzerinde çalışıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı’yla (görüşmede) dedim ki: ‘Bize aslında coğrafya doğal olarak iki nehir vermiş. Biz üçüncü nehrin de artık ekonomi nehri olmasını istiyoruz.’ Ve bu da tabii ki Kalkınma Yolu’dur” diye konuştu.
Irak Başbakanı ez-Zeydi, Türkiye ve Irak’ın Doğu ile Batı’nın birbirine bağlanmasını sağlayacağına dikkati çekerek “Irak ile Türkiye arasındaki ilişkiler daha da ileri gidecektir. Ekonomik kaynaklarımızı da yücelteceğiz, büyüteceğiz, enerji alanında da daha fazla petrol pompalayacağız” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Yani günde 1 milyon varil biz Türkiye’ye petrol verebiliriz diyor” ifadeleri üzerine Irak Başbakanı ez-Zeydi, “Evet doğru, 1 milyon” dedi.
TÜRKİYE İLE IRAK ARASINDA İMZALANAN ANLAŞMALAR
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Irak Başbakanı ez-Zeydi’nin huzurunda, iki ülke arasında beş anlaşma imzalandı.
Bu kapsamda, “Eğitim ve Akademik İşbirliği Mutabakat Muhtırası”, Polis Akademisi Başkanı Murat Balcı ile Irak Başbakanı ve Silahlı Kuvvetler Komutanı Özel Kalem Müdürü General Abdulemir Şammari tarafından imzalandı.
“Gençlik ve Spor Alanlarında Mutabakat Zaptı”na, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ile Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin imza attı.
“Sınai Mülkiyet Alanında İşbirliği Mutabakat Zaptı”na ise Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile Irak Maliye Bakanı Falih Sari tarafından imzalandı.
“Fişhabur-Ovaköy Sınır Kapısı Üzerinden Demiryolu ve Karayolu Taşımacılığına İlişkin Mutabakat Zaptı” ile “Doğal Kaynaklar Karşılığında Irak Cumhuriyeti İçerisinde Ulaştırma Altyapısının Geliştirilmesine İlişkin Çerçeve Mutabakat Zaptı” da Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ve Irak Ulaştırma Bakanı Veheb Selman Muhammed tarafından imzalandı.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.