Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya Şansölyesi Merkel ile düzenlediği ortak basın toplantısında, “Bölgesel konularda Almanya ile diyaloğumuzu güçlendirerek devam ettireceğiz. Bugün ele aldığımız hususlarda kaydedeceğimiz gelişmelerin gerek çok boyutlu ikili ilişkilerimiz gerekse Avrupa Birliği katılım sürecimiz bakımından katkı sağlamasını temenni ediyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Almanya Federal Cumhuriyeti Şansölyesi Angela Merkel, Vahdettin Köşkü’nde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya Şansölyesi Merkel ve heyetini Türkiye’de misafir etmekten duyduğu büyük memnuniyeti dile getirerek, yoğun ve verimli bir program gerçekleştirdiklerini söyledi.
Almanya Şansölyesi Merkel ile Türk-Alman Üniversitesi’nin yeni eğitim ve sosyal tesis binalarının resmî açılışlarını yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmelerinde Türkiye-Almanya ikili ilişkilerini kapsamlı şekilde ele aldıklarını, başta Libya ve Suriye olmak üzere bölgesel gelişmeler hakkında da fikir teatisinde bulunduklarını bildirdi.
“Ülkelerimiz arasındaki köklü dostluk ilişkilerinin sürdürülmesinin Türkiye ve Almanya’nın yanı sıra bölgemizin de menfaatine olduğu noktasında hemfikiriz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, küresel ve bölgesel belirsizliklerin bu iş birliğinin değerini bir kez daha gözler önüne serdiğini kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya ile ekonomi, ticaret, yatırım, enerji ve turizm alanlarında mevcut iş birliğini daha da ileriye taşımakta kararlı olduklarını vurgulayarak, yenilenebilir enerji, dijitalleşme, yapay zekâ gibi konularda da ciddi bir potansiyel bulunduğunu dile getirdi.
Görüşmelerde Türkiye ile Avrupa Birliği ilişkilerini de ele aldıklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sayın Merkel’e önümüzdeki dönemde AB’den beklentilerimizi aktardım. Almanya Temmuz ayından itibaren AB Dönem Başkanlığı’nı üstlenecek. Bunun, Türkiye-AB ilişkilerinin geliştirilmesi bakımından önemli bir fırsat teşkil edeceğini düşünüyoruz” dedi.
Almanya’da yaşayan ve sayıları 3,5 milyona yakın Türk toplumunun huzur ve refahının öncelikli meseleleri arasında yer aldığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Türklerin, İkinci Dünya Savaşı sonrasında kalkınmasında ter döktükleri Almanya’da kendilerini evlerinde hissetmeleri çok önemlidir. Bu doğrultuda Alman dostlarımızın atabileceği pek çok adım bulunuyor. Geçtiğimiz aylarda Barış Pınarı Harekâtımızı bahane eden terör örgütü yandaşları, Almanya’daki Türklere yönelik saldırılar düzenlediler. Büyükelçiliğimizin hizmet aracı örgüt mensupları tarafından ateşe verildi. Bu saldırıları bir kez daha lanetliyor, kınıyorum. Bu eylemlerin görmezden gelinmesini, hele hele bunların demokratik bir hakmış gibi gösterilmesini anlamak mümkün değildir. Almanya’dan sorumluları cezalandırmasını, böyle tablolara müsamaha göstermemesini özellikle bekliyoruz.”
“AVRUPA ÜLKELERİNİN SURİYELİLERE DAHA FAZLA YARDIM YAPMALARI İNSANİ BİR SORUMLULUKTUR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ve Almanya’nın göç konusunda Avrupa’nın yükünün büyük bir bölümünü üstlendiğini kaydederek, “Avrupa Birliği’nin ve Avrupa ülkelerinin Suriyelilere daha fazla ve daha hızlı yardım yapmaları her şeyden önce insani bir sorumluluktur” ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 4 milyon insanın yaşadığı İdlip’e, son haftalarda rejimin ağır saldırılar düzenlediğine işaret ederek, Suriye rejiminin okullar ve hastaneler dâhil tüm sivil yerleşim yerlerini aralıksız bombaladığını söyledi.
“İdlip halkının içinde bulunduğu insani dramı hafifletmek için elimizden gelen çabayı sergiliyoruz. İdlipli kardeşlerimize yönelik vahşetin son bulması için herkesin rejim üzerinde baskı kurması gerekir” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün Almanya Şansölyesi Merkel’e de Türkiye’nin özellikle briketten yapılacak barınma imkânları konusunda yaptığı çalışmaları anlattığını kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya Şansölyesi Merkel’e, Berlin Süreci’ni başlatarak Libya’da çözüm çabalarına yönelik destek sağlamasından ötürü teşekkür ederek, Türkiye’nin de Libya’da askerî bir çözümün mümkün olmadığını her vesileyle vurguladıklarını dile getirdi.
“LİBYALI KARDEŞLERİMİZİ ZOR GÜNLERİNDE YALNIZ BIRAKMAMAKTA KARARLIYIZ”
Türkiye olarak Almanya’nın bu inisiyatifine en etkin ve samimi destek veren ülkelerin başında yer aldıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Gerek Sayın Putin ile yaptığımız ateşkes çağrısı gerekse yoğun diplomatik girişimlerimiz neticesinde sahada sağlanan kısmi sükûnet, Berlin Konferansının düzenlenmesinde de ayrıca rol oynamıştır. Talebi üzerine Libya’da meşru hükûmete destek sağlamamızın amacı da kan dökülmesinin önüne geçmek ve siyasi sürecin canlanmasına katkıda bulunmaktır. Ulusal Mutabakat Hükûmetine destek vermek, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2259 sayılı kararı gereğince bir tercih değil, yükümlülüktür. Darbeci Hafter ve destekçilerinin son birkaç gündür saldırılarını artırması, bu şahsın uzlaşı gibi bir niyetinin olmadığını göstermiştir. Kendisine verilen bu destekler ciddi manada şımartmıştır. Biz, her hâlükârda Libyalı kardeşlerimizi bu zor günlerinde yalnız bırakmamakta kararlıyız. 5 asırlık kadim bağlarımızın olduğu Libya, savaş baronlarının ve terör örgütlerinin insafına terk edilemeyecek kadar önemli bir ülkedir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran ve Irak’ta da son dönemde gerilimin arttığına işaret ederek, DEAŞ sonrası tekrar ayağa kalkmaya çalışan Irak’ın, yeni bir kaos ve kargaşa iklimine sürüklenmesine izin verilmemesi gerektiğini, Türkiye ve Almanya olarak sorunların diyalog yoluyla çözümüne öncelik vererek, taraflara sağduyu ve aklıselim çağrısında bulunduklarını kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bölgesel konularda Almanya ile diyaloğumuzu güçlendirerek devam ettireceğiz. Bugün ele aldığımız hususlarda kaydedeceğimiz gelişmelerin gerek çok boyutlu ikili ilişkilerimiz gerekse AB katılım sürecimiz bakımından katkı sağlamasını temenni ediyorum” diye konuştu.
Açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını cevaplayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Libya’ya müdahale edip etmeyeceğinin ve silah ambargosuna uyup uymayacağının sorulması üzerine, “Biz tabi şu anda oradaki askerî güçlere Libya’nın özelliklede Serrac yanlısı güçlere eğitim vermek, onları belli noktalarda yetiştirebilmek için Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden çıkarmış olduğumuz yasal düzenlemeyle oraya heyetimizi gönderdik, gönderiyoruz” diye konuştu.
“Biz Serrac’ı yalnız bırakmayacağız, kendilerine elimizden gelen bu noktadaki desteği vermekte kararlıyız” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin meşru olarak tanıdığı bir kişiye ve onun ordusuna destek verdiğini vurguladı.
“TÜRKİYE’Yİ LİBYA’YA DAVET EDEN DOSTLARA ‘HAYIR’ DEMEMİZ MÜMKÜN DEĞİLDİR”
Libya’da darbeci Hafter’in bazı ülkelerce tanınmasını anlamakta zorlandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Nitekim Moskova’da oraya çağrılmışlardır, oradan kaçmıştır adeta. Ondan sonra Berlin sürecine yine davet edilmiştir, Berlin sürecinde de yine ne yazık ki 55 maddelik açıklanan orada belirlenen o metne de yine imzasını koymamış, daha sonra koyacağı söylenmiştir. Ama daha sonra yine aldığım bir bilgiye göre bugün yine Sayın Merkel’den bunu aldım, işte 28’inden sonra bu askerlerin belirlenen 5+5’e isim verdi, oraya katılacağına dair şimdi de bazı şeyler söyleniyor. Bunlar tutarlı şeyler değil ve sürekli olarak eğer bu tür bir insan şımartılırsa böyle bir insana bu tür destekler verilirse ki bu desteklerin arkasında Abu Dabi yönetimi var, Mısır var. Bunlar ciddi manada tabi her türlü silah desteğini veriyorlar ve Wagner yine bu işin arkasında var ve Wagner’in arkasında da kimlerin olduğu malum. Bunun dışında Sudan’dan yine 5 bin, 6 bin civarında kara gücü burada söz konusu. Bütün bunlar olurken 500 yıllık bir maziye sahip olan Türkiye’yi Libya’ya davet eden bu dostlara bizim hayır dememiz zaten mümkün değildi, bizler de buna bu şekilde cevabı verdik ve Türkiye Büyük Millet Meclisinden de kararı çıkardık.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Berlin Konferansında onaylanan 55 maddeyi kabul etmek ile altını imza atmanın farklı şeyler olduğunu belirterek, “Hafter henüz buna imzayı koymuş değil, sadece sözde kabul etmiş durumda. Bunları biz tamamıyla kabul olarak anlamıyoruz, yani bizim uluslararası diplomasi anlayışımız veyahut da uluslararası hukuk veya uluslararasındaki anlaşmalarda böyle bir durum söz konusu değil. Hafter’in yarın ne yapacağı da belli olmaz” değerlendirmesinde bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, soru üzerine İdlip’ten 400 bine yakın kişinin Türkiye sınırına doğru hareket hâlinde olduğuna dikkati çekerek, bu kişiler için briket barınaklar yapmak amacıyla Kızılay ve AFAD tarafından çalışmalar yürütüldüğünü anlattı.
“SURİYE’DE GÜVENLİ BÖLGE KONUSUNDA TÜRKİYE’NİN PLAN VE PROJELERİ HAZIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İlk etapta 10 bin briket barınak yapma adımları atıldı, gerekirse bunları artırarak devam ettireceğiz. Zira bizim sınıra 30-40 kilometre mesafede Suriye tarafında bu yapılanma gerçekleştirilecek ve bunun içinde ufak da bir, yani tuvaleti, banyosu olacak, ısıtma imkânlarını, her şeyini hazırlıyoruz ve adımı bu şekilde atacağız. Ve bu konuda sağ olsun Şansölye biz de belli bir desteği verebiliriz dediler. Kendileriyle Kızılay ve AFAD’la görüştükten sonra tekrar irtibat kuracağız, ona göre kendilerinden de böyle bir desteğin gelebileceğini ifade ettiler” bilgisini paylaştı.
Güvenli bölge konusunda da Türkiye’nin plan ve projelerinin hazır olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, orada ise kalıcı yaşam alanlarının yapılması yönünde adımlar atılması gerektiğini vurguladı.
ABD ve Rusya ile yapılan görüşmelere rağmen terör örgütleri PYD-YPG’nin hâlâ bu bölgeden çıkartılmadığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Barış Pınarı Harekâtı bölgesinde Türkiye’nin terörle mücadelesinin sürdüğünü söyledi.
ALMAN GAZETECİLERİN AKREDİTASYONU
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir soru üzerine de uluslararası basın mensuplarının çalışma izinlerinin Cumhurbaşkanı İletişim Başkanlığının görev alanına girdiğinin altını çizerek, şu değerlendirmelerde bulundu: “İletişim Başkanlığımız 2019 yılında 19 farklı Alman medya kuruluşundan toplam 30 gazeteciye yerleşik akreditasyon kartı düzenlemiştir. İletişim Başkanlığımıza 17 Ocak 2020 itibarıyla 28 Alman basın mensubunun başvuruları ulaşmıştır. Başvurular 31 Aralık 2019 tarihinde tamamlanmıştır, bu başvurularla ilgili mevzuat uyarınca bunların değerlendirilmesi yapılmaktadır. Almanya’yla iyi ilişkilerimizden rahatsız olan bazı kesimlerin bu rutin değerlendirmeyi Türkiye’nin Alman gazetecilere akreditasyon vermediği veya Alman gazetecilere diğer yabancı basın mensuplarından farklı muamele edildiği şeklinde yansıtmaya çalıştıklarını görüyoruz. Böyle bir özel muamelenin veya Alman gazetecilere dönük olumsuz bir çifte standardın olmadığını açıkça ve ilk elden burada ifade etmek isterim. İletişim Başkanlığımız mevcut yerleşik akreditasyon sahibi gazetecilerin herhangi bir sorun yaşamaması için özellikle benim de takip ettiğim, izlediğim bir şekilde bu oturum izinlerinden sorumlu olan Göç İdaresi Genel Müdürlüğüyle yakın temas ve iş birliği hâlindedir. Burada bir sorun veya mağduriyet yaşanması da söz konusu değildir. Özellikle basın özgürlüğü konusundaki hassasiyetimi zaten bilenler bilir ve İletişim Başkanım da bu konularda hassastır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin mültecilere bu zamana kadar yaptığı harcamanın 40 milyar doları aştığını belirterek, Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye yönelik söz verdiği 6 milyar Avro desteğinin tam anlamıyla verilmediğini, Almanya Şansölyesi Merkel’in bu konuda tek olumlu yaklaşım içerisinde bulunan lider olduğunu vurguladı.
LİBYA’DA ATEŞKES
Libya’da darbeci Hafter güçlerinin Mitiga Havalimanına 11 füze attığını, ateşkesi kabul ettiğine inanmadığını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eğer ben bir devletin başıysam masaya oturup imza attığımız bir anlaşmaya uymayan kişi için kalkıp da ben bu adama yüz vermem. Temenni ederim ki, o masanın etrafında oturanlar da burada 55 maddelik bir anlaşma imzalandı, Hafter’in orada imzası yok, ama Serrac imzaladı ve bu Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyine de gönderilecek. Ama Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyine gönderilecek olan bu 55 maddelik metinde Hafter’in imzası yine yok. Ben ateşkesi kabul ettim hem böyle diyeceksin ve iki gün sonra da Mitiga Havalimanı’nı bombalayacaksın. Şimdi biz buna nasıl inanalım, nasıl güvenelim? Benim devlet yönetim anlayışım, uluslararası siyaset anlayışım bu” değerlendirmesinde bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra kararlarını imzaladı
Yüksek Askerî Şûra (YAŞ) kararları, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından imzalandı.
Toplantı sonrası yapılan açıklamada şu hususlar kaydedildi:
“1. 04 Ağustos 2026 tarihinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN Başkanlığında icra edilen, 2026 yılı Yüksek Askerî Şûra toplantısında, Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli general/amiral ve albaylardan;
a) Bir üst rütbeye yükseltilecekler,
b) Görev süresi uzatılacaklar,
c) Kadrosuzluktan emekliye sevk edileceklerin durumları görüşülerek, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’ın onayı ile karara bağlanmıştır.
30 Ağustos 2026 tarihinden geçerli olmak üzere;
a) 25 general ve amiral bir üst rütbeye, 69 albay ise general ve amiralliğe yükseltilmiştir.
b) 24 generalin görev süreleri bir yıl, 530 albayın görev süreleri ise iki yıl süre ile uzatılmıştır.
c) 2 general yaş haddi nedeniyle 01 Eylül 2026 tarihinden, 61 general ve amiral kadrosuzluk nedeniyle 30 Ağustos 2026 tarihinden geçerli olarak emekliye sevk edilmiştir.
ç) Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment TATLIOĞLU’nun görev süresinin bir yıl uzatılmasına karar verilmiştir.
d) Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal KADIOĞLU kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edildiğinden, Hava Kuvvetleri Komutanlığına Muharip Hava Kuvveti Komutanı Orgeneral Rafet DALKIRAN atanmıştır.
e) Halen 328 olan general ve amiral sayısı, 30 Ağustos 2026 tarihi itibarıyla 334 olacaktır.
30 Ağustos 2026 tarihinden geçerli olmak üzere;
a) Hv.K.K.lığından Korgeneral Erdoğan GÜR Orgeneralliğe; K.K.K.lığından Tümgeneraller Burhan AKTAŞ, Ertan İNALTEKİN ve Alparslan KILINÇ Korgeneralliğe; Dz.K.K.lığından Tümamiraller Ramazan ÖZOĞUL ve Erhan AYDIN Koramiralliğe; Hv.K.K.lığından Tümgeneral Kemal TURAN Korgeneralliğe terfi ettirilmişlerdir.
b) K.K.K.lığından Tuğgeneraller Şükrü BİLİR, Mustafa BÜYÜKKÖROĞLU, İsmail ÖZCAN, Şener KOPAL, Ahmet AŞIK, Bülent TANRIVERDİ, Mehmet AÇIK, Mustafa YETER, Coşkun ÇELİK, Ömer Şahin SELVİ, Yüksel KOLCU, İsmail ANALI ve Hakan DURMAZPINAR Tümgeneralliğe; Dz.K.K.lığından Tuğamiraller Erhan AKBAYRAK, Yücel DARCAN, Eren GÜNAY ve Kenan Kaan TÜRKKAN Tümamiralliğe; Hv.K.K.lığından Tuğgeneral Cihangir Kemal YÜZÇELİK Tümgeneralliğe terfi ettirilmişlerdir.
4) Bir üst rütbeye yükselen, görev süreleri uzatılan general, amiral ve albayların yeni rütbe ve görevlerinin Milletimize, Devletimize, Silahlı Kuvvetlerimize ve ailelerine hayırlı olmasını dileriz.
5) Büyük bir özveri ve onurla görev sürelerini tamamlayarak emekliye ayrılacak olan general, amiral ve albaylara hizmetlerinden dolayı teşekkür eder, hayatlarının yeni dönemlerinde, kendilerine ve ailelerine mutluluk ve esenlikler temenni ederiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra üyeleriyle birlikte Anıtkabir’i ziyaret etti
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra (YAŞ) Toplantısı öncesinde, YAŞ üyeleriyle birlikte Anıtkabir’i ziyaret etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Aslanlı Yol’un başındaki yerini almasının ardından başlayan törene, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu ve Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel katıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ay yıldız motifli çelengi Atatürk’ün mozolesine bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığındaki heyet, mozoleye çıkan merdivenin önünde fotoğraf çektirdikten sonra Misak-ı Millî Kulesi’ne geçti.
Burada Anıtkabir Özel Defteri’ni imzalayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, deftere şunları yazdı: “Aziz Atatürk,
2026 yılı Yüksek Askerî Şûra Toplantısı öncesinde Şûra üyeleri olarak bugün bir kez daha huzurlarınızdayız. Zatıalinizle birlikte Malazgirt Zaferimizden bu yana yaklaşık bin yıldır vatanımız olan bu topraklarda şanlı bayrağımızın gururla dalgalanması ve milletimizin özgürce yaşaması için can veren tüm kahramanlarımızı rahmetle yâd ediyoruz.
Bölgemizde çatışmaların ve gerilimlerin tırmandığı bir dönemde icra ettiğimiz Şura toplantımızın ülkemiz, milletimiz ve Türk Silahlı Kuvvetlerimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyoruz. Yüksek disiplini, üstün görev bilinci, milli iradeye bağlılığı ve artan caydırıcılığıyla Türk Silahlı Kuvvetlerimiz içinden geçtiğimiz zorlu konjonktürde milletimizin güven kaynağı olmayı sürdürmektedir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bölgemizin kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Başbakanı ez-Zeydi ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bölgemizin artık savaş, terör ve çatışmayla değil; kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin ve terörsüz bölge vizyonumuzun gerçeğe dönüşmesi için Iraklı kardeşlerimizle yakın diyalog hâlindeyiz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi ile gerçekleştirdiği görüşmelerin ve imzalanan anlaşmaların ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek, açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Başbakanı ez-Zeydi’yi bölgenin içinden geçtiği zorlu dönemde üstlendiği görev için tekrar tebrik etti. Eski Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani ile de ilişkileri kurumsal temelde güçlendirmeye matuf stratejik adımlar attıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yakaladıkları bu ivmeyi Irak Başbakanı ez-Zeydi ile daha ileri noktalara taşıyacaklarına inandıklarını belirterek, Türkiye olarak Irak Başbakanı ez-Zeydi’ye ihtiyaç duyduğu her alanda destek vermeye hazır olduklarını bildirdi.
Bu kardeşlik zemini temelinde ilişkileri kapsamlı şekilde değerlendirdiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İran, Suriye ve Filistin başta olmak üzere bölgesel gelişmeler hakkında fikir teatisinde bulunduk. İlişkilerimizi daha da ileri taşıyacak belgeleri huzurlarımızda az önce imzaladık” diye konuştu.
“IRAK’IN HUZUR VE İSTİKRARINI ÜLKEMİZİN DURUMUNDAN AYRI TUTMADIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin yanı başındaki savaş ortamının etkisiyle görüşmelerde güvenlik, terörle mücadele, enerji ve ulaştırma konularının bir hayli yer tuttuğunu ifade ederek, şunları kaydetti: “Komşumuz Irak, maalesef bu savaş ve istikrarsızlık ortamından en çok etkilenen ülkelerden biridir. Biz, geçmişten bu yana Irak’ın huzur ve istikrarını ülkemizin durumundan ayrı tutmadık, tutmayız. Bölgemizin artık savaş, terör ve çatışmayla değil, kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin ve terörsüz bölge vizyonumuzun gerçeğe dönüşmesi için Iraklı kardeşlerimizle yakın diyalog hâlindeyiz. İnşallah her iki ülkeye de ağır bedeller ödeten bu meseleyi kalıcı olarak gündemimizden çıkartacağız. Öte yandan, Irak’ın ihtiyaç duyduğu savunma sanayi ürünlerinin tedariki noktasında da üzerimize düşeni yapmaya hazırız.”
“HEDEFİMİZ, EN YAKIN ZAMANDA KAPSAMLI ENERJİ İŞ BİRLİĞİ ANLAŞMASI İMZALANMASIDIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu savaş ortamının kendilerini sadece savunma konusunda değil, enerji ve ulaştırma alanlarında iş birliklerini derinleştirmeye sevk ettiğine dikkati çekti.
“Körfez bölgesinin dünya ile bağlantısının Irak üzerinden sağlanmasını esas alan Kalkınma Yolu Projesi’nin mevcut gelişmeler karşısında her zamankinden daha önemli hâle geldiğini görüyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu konuda Sayın Başbakan’ın da güçlü bir iradeye sahip olduğunu memnuniyetle müşahede ettim. İş birliğimizin bir diğer önemli başlığı enerjidir. Türkiye-Irak Ham Petrol Boru Hattı Anlaşması dün itibarıyla sona erdi. Şimdi hedefimiz, en yakın zamanda iki tarafın da faydasına olacak kapsamlı enerji iş birliği anlaşması imzalanmasıdır. British Petrol’ün operatörlüğünü yürüttüğü Kerkük üretim sahasında Türkiye Petrollerine ortaklık verilmiştir. Bugün imzalanan anlaşma, enerji alanındaki ortaklık açısından tarihî bir adım olmuştur.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, iklim değişikliğinden etkilenen iki komşu ülke olarak suyun sürdürülebilir kullanımına yönelik iş birliğinin ilerletilmesi yönündeki iradelerinin tam olduğunu söyledi.
Bu noktada Türkiye olarak üzerlerine düşeni yaptıklarını, su konusunu akılcı, bilimsel ve insani temelde daimî bir iş birliği alanı olarak gördüklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Irak ile geçtiğimiz yıl 17 milyar dolara yaklaşan ticaret hacmimizi çok daha ileri seviyelere taşımayı istiyoruz. Bu çerçevede Sayın Başbakan’ın heyetindeki bakanların, iş insanlarımız, müteahhitlerimiz ve yatırımcılarımızdan oluşan geniş bir heyetle bir araya gelmesini de son derece önemli bulduğumu ifade etmek istiyorum.” şeklinde konuştu.
“IRAK’TAN 1 MİLYON VARİL PETROL İHTİYACIMIZI KARŞILAR”
Irak Başbakanı ez-Zeydi ile güncel bölgesel gelişmeler hakkındaki görüşlerinin büyük ölçüde benzer olduğunu memnuniyetle müşahede ettiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak’ın bölgesiyle bütünleşmesine yönelik çabaları ve bilhassa Suriye ile temaslarını yapıcı adımlar olarak görüp desteklediklerini belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak’ın beşerî zenginliğinin vazgeçilmez bir parçası olan ve aralarındaki kardeşliğin en sağlam dayanağını teşkil eden Irak Türkmenlerine Irak Başbakanı ez-Zeydi’nin de hassasiyetle yaklaştığını gördüğünü ifade ederek, “Heyetinde, Irak Türkmen Cephesi Genel Başkanı ve Kerkük Valisi Selman Ağaoğlu kardeşimize yer vermesini özellikle anlamlı buluyorum. Sayın Zeydi’ye ziyaretleri için bir kez daha teşekkür ediyor, istişarelerimizin ve aldığımız kararların hayırlara vesile olmasını diliyorum” dedi.
Irak Başbakanı ez-Zeydi’nin konuşmasında “Türkiye’ye günde 1 milyon varil biz petrol verebiliriz” dediğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Başka yere diyor muhtaç olmayın. 1 milyon varil. Evet Sayın Bakan, sağa sola muhtaç olmaya gerek yok. Hemen komşumuz Irak’tan inşallah 1 milyon varil petrolü buraya transfer ettik mi ihtiyacımızı karşılar” değerlendirmesinde bulundu.
IRAK BAŞBAKANI EZ-ZEYDİ: “BU ZİYARETİMİZ ASIRLAR ÖNCESİNE DAYANAN İLİŞKİLERİMİZİN PEKİŞTİRİLMESİNİN BİR NİŞANESİDİR”
Irak Başbakanı ez-Zeydi, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bir araya gelmekten ve Türkiye ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Irak Başbakanı ez-Zeydi, “Bizim bu ziyaretimiz protokol icabı değil, asırlar öncesine dayanan ilişkilerimizin pekiştirilmesinin bir nişanesidir” dedi.
Irak Başbakanı ez-Zeydi, iki ülkenin aynı coğrafyayı, uygarlığı ve su kaynaklarını paylaştığına işaret ederek görüşmelerde enerji, ulaştırma, eğitim, su ve diğer birçok konunun ele alındığını belirtti.
Türkiye ile Irak arasındaki ilişkilere dair Irak Başbakanı ez-Zeydi, “Bu ilişkilerin daha da yüceltilmesi, güçlendirilmesi için çalışıyoruz. Kardeşlik içerisinde bir ortaklık arzu ediyoruz ve özellikle Kalkınma Yolu Projesi üzerinde çalışıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı’yla (görüşmede) dedim ki: ‘Bize aslında coğrafya doğal olarak iki nehir vermiş. Biz üçüncü nehrin de artık ekonomi nehri olmasını istiyoruz.’ Ve bu da tabii ki Kalkınma Yolu’dur” diye konuştu.
Irak Başbakanı ez-Zeydi, Türkiye ve Irak’ın Doğu ile Batı’nın birbirine bağlanmasını sağlayacağına dikkati çekerek “Irak ile Türkiye arasındaki ilişkiler daha da ileri gidecektir. Ekonomik kaynaklarımızı da yücelteceğiz, büyüteceğiz, enerji alanında da daha fazla petrol pompalayacağız” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Yani günde 1 milyon varil biz Türkiye’ye petrol verebiliriz diyor” ifadeleri üzerine Irak Başbakanı ez-Zeydi, “Evet doğru, 1 milyon” dedi.
TÜRKİYE İLE IRAK ARASINDA İMZALANAN ANLAŞMALAR
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Irak Başbakanı ez-Zeydi’nin huzurunda, iki ülke arasında beş anlaşma imzalandı.
Bu kapsamda, “Eğitim ve Akademik İşbirliği Mutabakat Muhtırası”, Polis Akademisi Başkanı Murat Balcı ile Irak Başbakanı ve Silahlı Kuvvetler Komutanı Özel Kalem Müdürü General Abdulemir Şammari tarafından imzalandı.
“Gençlik ve Spor Alanlarında Mutabakat Zaptı”na, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ile Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin imza attı.
“Sınai Mülkiyet Alanında İşbirliği Mutabakat Zaptı”na ise Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile Irak Maliye Bakanı Falih Sari tarafından imzalandı.
“Fişhabur-Ovaköy Sınır Kapısı Üzerinden Demiryolu ve Karayolu Taşımacılığına İlişkin Mutabakat Zaptı” ile “Doğal Kaynaklar Karşılığında Irak Cumhuriyeti İçerisinde Ulaştırma Altyapısının Geliştirilmesine İlişkin Çerçeve Mutabakat Zaptı” da Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ve Irak Ulaştırma Bakanı Veheb Selman Muhammed tarafından imzalandı.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.