Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Yapay Zekâ Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, “Yapay zekânın sunduğu fırsatları değerlendirerek, Türkiye Yüzyılı’nda büyük ve güçlü bir Türkiye’yi dijital alanda da inşa etmekte kararlıyız” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da Türkiye Yapay Zekâ Zirvesi’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Yapay Zekâ Vizyonu ve Eylem Planı’nı açıkladığı “Türkiye Yapay Zekâ Zirvesi”nde yaptığı konuşmada, denizcilik tarihinde çok önemli bir yer tutan, Fatih Sultan Mehmet’in temellerini attığı Tersane-i Amire’de zirve dolayısıyla bir arada olduklarını söyledi.
Katılımcıları selamlayarak teşekkürlerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’un 39 ilçesinde, Türkiye’nin 81 ilinde yaşayan tüm vatandaşlara selamlarını, sevgilerini gönderdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirvenin ülke, millet ve sektörler için hayırlara vesile olmasını dileyerek, zirvenin düzenlenmesinde emeği geçen Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile programa katkı sunanları tebrik etti.
Zirve kapsamında icra edilen panel ve etkinliklerin, burada yapılacak değerlendirmelerin, herkes için ufuk açıcı olması temennisinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Birazdan 2026-2030 dönemini kapsayan ve bu alanda kritik bir yol haritası olan Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı’mızı sizlerle ve milletimizle paylaşacağız. Türkiye’yi yapay zekâ teknolojilerinde lider ülkeler sınıfına taşıyacak yeni eylem planımızın şimdiden hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.
“YAPAY ZEKÂ VE YENİ DİJİTAL TEKNOLOJİLER OLGULARLA BİRLİKTE ALGILARI DA DÖNÜŞTÜRÜYOR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın ve insanlığın yeni bir döneme girdiği tarihî günlerden geçtiklerini, bu dönemdeki değişimin, geçmişe nazaran son derece hızlı ve eskilerin deyimiyle “sari” seyrettiğini söyledi.
Diplomasiden ticarete, enerjiden ulaşıma, tarımdan güvenliğe değişimin etkilerinin hemen her alana nüfuz ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yeni bir düzen kurulurken eski nizam ciddi bir sarsıntı yaşıyor. Kimileri bu süreci tarihî bir fırsat olarak görürken, bazıları da bu dönüşümü aşılması gereken bir kriz olarak değerlendiriyor. Öte yandan, yapay zekâ ve yeni dijital teknolojilerin ‘hakikat ötesi’ olarak adlandırılan bu çağda, olgularla birlikte algıları da dönüştürdüğüne, yeni gerçekliğin temel dinamiği hâline geldiğine şahit oluyoruz” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bilgiye erişimin hiç olmadığı kadar kolaylaştığının bir gerçek olduğunu ifade ederek, dezenformasyon gibi bilgi düzensizliklerinin de aynı ölçüde yaygınlaştığına dikkati çekti.
Veriye artık saniyeler içinde ulaşılabildiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Veri işleme ve veri analizi tarzı süreçleri kolaylıkla yönetebiliyoruz fakat veri emniyeti ve siber güvenlikte oluşacak en küçük zafiyetin hangi ölümcül sonuçlara yol açtığını da çevremizde meydana gelen savaş ve çatışmalarda sık sık görüyoruz. Siyasi, askerî, iktisadi gücün, dijital egemenlikten bağımsız ele alınamayacağını, dijital kapasitenin caydırıcı bir kuvvet çarpanı olduğunu artık hepimiz çok iyi biliyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Şunu bugün büyük bir memnuniyetle ifade etmek isterim. Türkiye, teknolojideki bu dönüşümü en erken fark eden, tedbir, politika ve uygulamalarını buna göre şekillendiren nadir ülkelerden biridir. Büyük matematikçimiz, ordinaryüs profesör merhum Cahit Arf, bundan tam 67 yıl önce Erzurum’da verdiği bir konferansta şu soruyu sormuştu: ‘Makine düşünebilir mi ve nasıl düşünebilir?’ Cahit Arf, aynı konferansta bu sorunun cevabını ararken dinleyicilere şunu söylemişti: ‘Hadiseler veya tertiplerin anlaşılması işi bir merdiveni çıkmaya benzetilebilir. Bir basamağa çıkmak kolay bir iştir fakat bin basamağın çıkılması işi bir hayli ter dökmeye bağlıdır.’ Bilim ve teknolojiye asırlar boyunca çok önemli katkılar yapmış bir millet olarak o basamakları tek tek çıkmaya bugün de devam ediyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’deki üniversiteler, araştırma merkezleri, bilim ve teknoloji üslerinin, dünyada çığır açan ve ses getiren işlere imza attığını söyledi.
Genç mühendisler, yazılımcılar ve teknisyenlerin yüksek teknoloji gerektiren her alanda yepyeni başarılar elde ettiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Önceden dışa bağımlı olduğumuz teknolojileri artık kendimiz üretiyoruz. AR-GE’den seri imalata tüm aşamaları kendi öz kaynaklarımızla şekillendiriyoruz” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Teknoloji Hamlesi’ni “Türkiye Yüzyılı”nın baş tacı yapacak TEKNOFEST kuşağının, azmiyle, maharetiyle, projeleriyle bugünü ve geleceği nakış nakış işlemeye devam ettiğini belirtti.
Teknolojideki bu başarı hikâyesinde payı olan tüm kurumlara, firmalara ve sivil toplum kuruluşlarına teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerin her birine çalışmalarında başarılar diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Türkiye olarak savunma sanayiindeki birikim ve yeteneklerimizi yapay zekâ başta olmak üzere diğer alanlara da yansıtmak için yoğun bir çaba harcıyoruz. Biliyorsunuz, 31 Mart’ta dijital bağımsızlığımızı daha da perçinleyecek yeni nesil mobil iletişim altyapımız 5G’yi hizmete aldık. Siber tehditlere karşı ülkemizin direncini artırmak amacıyla Siber Güvenlik Başkanlığımızı kurduk. 2024’te uzaya fırlattığımız ilk yerli ve millî uydumuz Türksat 6A ile Türkiye’yi dünyada kendi uydusunu üretebilen 11 ülkeden biri yaptık. Son 23 yılda çok az sayıda ülkenin sahip olduğu büyük bir inovasyon altyapısını inşa ettik. TEKNOFEST’lerle, DENEYAP atölyeleriyle, bilim şenlikleri ve bilim fuarlarıyla her yıl milyonlarca gencimizi teknoloji yolculuğuna dâhil ettik. Bugün, Türkiye genelindeki bin 700’ü aşkın araştırma-geliştirme ve tasarım merkezlerinde araştırmacılarımız, mühendislerimiz ve teknisyenlerimiz geleceğin projelerini geliştiriyor. 114 teknopark, 13 binin üzerinde teknoloji firması, yenilikçi fikirleri ürüne dönüştürüyor.”
Teknolojide elde ettikleri kazanımların buzdağının sadece görünen yüzü olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, yapay zekânın sunduğu fırsatları değerlendirip, “Türkiye Yüzyılı”nda büyük ve güçlü bir Türkiye’yi dijital alanda da inşa etmekte kararlı olduklarını vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün herkesin “Yapay zekâ insana hizmet mi edecek yoksa insanı kontrol mü edecek? Teknoloji şirketleri ellerine geçen bu asimetrik gücü nasıl kullanacak? Hızla büyüyen bu şirketlerin derebeyi hâle gelmesinin önü nasıl alınacak? Kişisel veriler üzerinden bireylerin ve toplumların manipülasyonu nasıl engellenecek?” sorularıyla karşı karşıya bulunduğunu, buna verilecek cevapların ise hayati önemde olacağını anlattı.
Türkiye’nin Yapay Zekâ Eylem Planı’nın bu hassasiyetlerin ürünü olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eylem planımız ‘fark et, istifade et, üret ve yönet’ olmak üzere dört temel eksen ve her eksende birbirini tamamlayan 4 eylem üzerine inşa edildi” bilgisini verdi.
Planın birinci ekseni olan “fark et” hedefleri doğrultusunda yapay zekânın ihtiva ettiği fırsat ve riskleri millete aktarıp, toplumun her kesiminde bu konudaki bilinç ve temel etkinlikleri artıracaklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her yaştan insanımızın yapay zekâyı doğru anlamasını, güvenli biçimde kullanmasını sağlamak üzere Ulusal Yapay Zekâ Okuryazarlığı Programı’nı başlatacağız. 81 ilimizde hayata geçireceğimiz yapay zekâ okuryazarlığı atölyeleriyle 2 yılda 5 milyon vatandaşımıza eğitim vereceğiz. 10 bin ileri düzey yapay zekâ uzmanı ve 100 bin yapay zekâ uygulama profesyoneli yetiştireceğiz” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, veriye erişimi kolaylaştırarak, araştırmacıların, girişimcilerin ve kamu kurumlarının veriyi değere dönüştürme sürecini hızlandıracaklarını söyledi.
“Sağlık, tarım, savunma ve elektronik ticaret başta olmak üzere en az 2 bin kamu veri setini Ulusal Veri Kütüphanesi üzerinden milletimizin istifadesine sunacağız” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, kullanıcıların haklarını koruyan ve yatırımcılara öngörülebilirlik sağlayan bir düzenleyici çerçeve oluşturacaklarını, orantılı risk yaklaşımına dayalı bu çerçeveyle yeniliğin önünü açarken, vatandaşların mahremiyet ve emniyetini de güvence altına alacaklarını bildirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, planın ikinci ekseni olan “istifade et” kapsamında yapay zekâyı kamudan sanayiye, eğitimden sağlığa, tarımdan güvenliğe kadar hayatın farklı alanlarında somut faydaya dönüştüreceklerini ifade etti.
“KAMU SEKTÖRÜMÜZ BAŞARILI VE YERLİ YAPAY ZEKÂ ÇÖZÜMLERİNİN İLK ALICISI VE EN GÜÇLÜ REFERANSI OLACAK”
Veri merkezlerinin uluslararası standartlara uygunluğunu ve enerji verimliliğini teminat altına alacak hukuki düzenlemeyi hayata geçireceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “2030 yılına kadar ülkemizin veri merkezi kurulu gücünü en az 1 gigavata (GW) çıkaracağız. Elektronik devleti, vatandaşımızın yapay zekâ destekli kamu hizmetlerini doğrudan deneyimli hâle getireceği dönüşüm alanı olarak ele alacağız. Kamu yatırım programlarımızdan yapay zekâ projelerine en az yüzde 2 pay ayıracağız. Kamu sektörümüz başarılı ve yerli yapay zekâ çözümlerinin ilk alıcısı ve en güçlü referansı olacak. Sağlık, enerji ve akıllı üretim başta olmak üzere öncelikli alanlarda fikirleri sahada test edilmiş ürünlere dönüştürecek KOBİ’lerimize yapay zekâ kuponlarıyla erişilebilir teknoloji sağlayacağız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, planın üçüncü ekseni olan “üret” hedeflerinde, vatandaşların yapay zekâ ile değer üretmesini temin edeceklerini, kendi modellerini geliştireceklerini kaydetti.
Yatırımcılara enerjisi ve altyapısı hazır kampüsler, KOBİ’lere ve araştırmacılara hızlı prototip imkanı sunan yapay zeka büyüme bölgeleri kuracaklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ulusal Yapay Zekâ Araştırma Fonu ile araştırmaların, Yapay Zekâ Büyüme Fonu ile girişimlerin gerçekleşmesini ve ölçeklenmesini destekleyeceklerini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkçe Büyük Dil Modeli çalışmalarını dijital egemenliği güçlendirmek üzere kararlılıkla sürdüreceklerinin altını çizerek, “Geliştirme çalışmaları devam eden TÜBİTAK’ın yerli dil modeli Bilge, bu yolda katettiğimiz mesafenin önemli bir göstergesidir. Yine T3 Vakfımız ve Baykar iş birliğinde geliştirilen büyük dil modeli ile HAVELSAN’ımızın Main Platformu’ndaki 9 milyar parametreli büyük dil modeli Türkçenin bütün zenginliğini merkeze alan önemli çalışmalardır” diye konuştu.
“İSTANBUL’U YAPAY ZEKÂ ALANINDA TÜRKİYE’NİN ULUSLARARASI VİTRİNİ VE YATIRIM DİPLOMASİSİ ŞEHRİ OLARAK KONUMLANDIRACAĞIZ”
Turkcell ve diğer mobil iletişim şirketlerinin veri odaklı çalışmalarının Türkiye için kıymetli adımlar olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, yapay zekânın imalat sanayisinde ve katma değerli ürünlerde kullanımını yaygınlaştıracak robotik teknoloji kabiliyetlerini derinleştireceklerini dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, planın “yönet” hedefine değinerek, şunları kaydetti: “‘Yönet’ hedeflerimiz çerçevesinde ise egemen yapay zekâ kapasitemizi güvence altına alacak ve güçlendireceğiz. Bu doğrultuda veri merkezi, bulut ve yapay zekâ altyapılarında en az 10 milyar dolarlık özel sektör ağırlıklı kaynağı harekete geçireceğiz. Uluslararası girişimcilere tek pencereden en çok 30 iş gününde sunacağımız yol haritasıyla öngörülebilir, hızlı ve koordineli bir yatırım ortamı sağlayacağız. İstanbul’u yapay zekâ alanında Türkiye’nin uluslararası vitrini ve yatırım diplomasisi şehri olarak konumlandıracağız. Terminal İstanbul’u girişimcilerimizin ve küresel yatırımcıların buluşma zemini olarak kullanacağız. OECD, G20, Birleşmiş Milletler ve diğer platformlarda insan merkezli yapay zekâ standartlarının belirlenmesinde etkin bir rol üstleneceğiz. Türk Devletleri Teşkilatıyla aşamalı olarak Oğuz, Kıpçak ve Karluk dillerini kapsayan ortak bir Türk dilleri büyük dil modeli geliştireceğiz.”
“TÜRKİYE’Yİ YAPAY ZEKÂ ÇAĞININ ÖNCÜ ÜLKELERİ ARASINA HEP BİRLİKTE TAŞIYACAĞIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yenilikçi yapay zekâ çözümlerinin kontrollü bir ortamda test edilmesini sağlamak üzere en az beş öncelikli sektörde düzenleyici deney alanları kuracaklarını anlatarak, “Planımızın uygulanması, kamu kurumlarımızın, özel sektörümüzün, üniversitelerimiz ve araştırma merkezlerimizin ortak katkısıyla olacaktır. Ulusal Yapay Zekâ Kurulu ise bu sürecin yönetişim zeminini teşkil edecektir” dedi.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının ilgili tüm kurumlarla yakın iş birliği içinde eylemlerin uygulanmasını düzenli olarak takip edeceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı ile harekete geçireceğimiz kaynakların üreteceği katma değerin 1 trilyon lirayı aşmasını bekliyoruz. Türkiye’yi yapay zekâ çağının öncü ülkeleri arasına inşallah hep birlikte taşıyacağız. Türkiye Yüzyılı’nı aynı zamanda dijital üretimin yüzyılı yapacağız” ifadelerini kullandı.
“Kanada ile enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi alanlarda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Kanada Başbakanı Carney Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
“Türkiye’nin kılına zarar gelmemesi için gecemizi gündüzümüze katıyoruz”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Muhtarlar Günü Buluşması” programında yaptığı konuşmada, “Hani diyorum ya ‘etrafımız ateş çemberi’ diye. İçinde bulunduğumuz durum tam olarak böyle. Biz işte böyle bir kaos ve kriz ortamında Türkiye’nin kılına zarar gelmemesi için gecemizi gündüzümüze katıyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 19 Ekim Muhtarlar Günü dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen “Muhtarlar Günü Buluşması” programına katılarak bir konuşma yaptı.
Tüm muhtarların 19 Ekim Muhtarlar Günü’nü kutlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhtarları Türkiye ve Türk milleti için ortaya koydukları gayretlerden dolayı tebrik etti.
Muhtarlarla ilk toplantılarını 27 Ocak 2015’te yine aynı salonda yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “O gün 17 ilimizden gelen 409 muhtarımızı burada ağırlamıştık. Ardından düzenli olarak ülkemizin dört bir yanından muhtarlarımızı milletin evinde konuk etmenin sevincini yaşadık. Şimdiye kadar kimi zaman burada, kimi zaman Sergi Salonu’muzda Türkiye’nin bütün vilayetlerinden 40 bini aşkın muhtarımızla bir araya geldik. Gün oldu Türkiye’nin meselelerini istişare ettik. Gün oldu bölgesel ve küresel meseleleri birlikle değerlendirdik. Gün oldu en sıkıntılı zamanlarda kafa kafaya verdik yeni bir yol açtık. Gün oldu milletçe hepimizi sevindiren başarıları birlikte kutladık. Gün oldu dertleştik. Gün oldu birbirimize destek olduk, umut verdik. Ama 12 yıl boyunca demokrasinin uç beyi olan muhtarlar ile şahikası olan Cumhurbaşkanlığı arasındaki o bağı her zaman canlı tuttuk, diri tuttuk. Cumhurbaşkanlığı Külliyesini sadece devletin merkezi değil, milletin evi hâline de getireceğimizin sözünü vermiştik. Şükürler olsun ki millete verdiğimiz diğer sözlerimiz gibi bu sözümüze de sadık kaldık. İşte bugün bir kere daha siz muhtar kardeşlerimizle kucaklaşıyor, ahdimizi ve kavlimizi yeniliyoruz. Rabb’im muhabbetimizi, sevgimizi, dayanışmamızı artırsın.”
“TÜM TÜRKİYE İÇİN, 86 MİLYONUN HER BİR FERDİ İÇİN AŞKLA ÇALIŞACAĞIZ”
Cumhurbaşkanı olarak kendisinin de muhtarlar gibi milletin iradesi ve teveccühüyle bulunduğu makama geldiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu tüm kalbimle ifade etmek isterim ki sizlerle beraber yol yürümekten, sizlerle kardeşlik yapmaktan daha önemli herhangi bir şey olamaz ve Cenabıallah’a bundan dolayı da her zaman hamdediyorum. Rabb’im ömür verdikçe sizlerle yoldaşlık etmeye devam edeceğim. ‘Aşkınan koşan yorulmaz’ diyerek tüm Türkiye için, 86 milyonun her bir ferdi için, yönünü ülkemize çevirmiş tüm mazlumlar ve masumlar için aşkla koşacağız, aşkla çalışacağız” ifadelerini kullandı.
“Ezelden aşığız biz bu millete, Hakk’tan gelir, Hakk’a gider bu sevda. Maya olur Devlet-i Ebed-Müddet’e, Her can, her gönülde tutar bir sevda…” dizelerini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu bitmez sevda Türkiye sevdasıdır. Millete ve memlekete hizmet sevdasıdır. Bu sevda Türkiye Cumhuriyeti’nin istiklal, hürriyet, kalkınma ve adalet mücadelesinin bizatihi kendisidir. İnşallah bu sevda son nefesimizde kalbimizde burcu burcu tütecek, elden ele, gönülden gönüle kutlu bir emanet gibi taşınacaktır. Rabb’im hepimize bu sevdayı layıkıyla taşımayı, bizden sonrakilere de en güzel şekilde devretmeyi nasip etsin. Büyük ve güçlü Türkiye sevdasına gönül veren siz kardeşlerime bir kez daha şükranlarımı sunuyor, bu anlamlı günde bu güzel buluşmaya vesile olan İçişleri Bakanlığımızı içtenlikle tebrik ediyorum.”
“MUHTARLIK MÜESSESESİNİN TÜRK SİYASETİNDE HAK ETTİĞİ SAYGIYI GÖRMESİNDEN MEMNUNİYET DUYUYORUM”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhtarlar ile aralarındaki sarsılmaz bağı anlayamayanların her icraatlarında yaptıkları gibi muhtarlar buluşmalarına da kara çaldığını dile getirerek, şunları kaydetti: “Öyle küçümseyici ifadeler kullandılar ki içlerinde yıllardır biriktirdikleri millî irade hazımsızlığını tüm çirkinliğiyle bir anda ortaya boca ettiler. ‘Muhtar bile olamaz’ diyerek güya bizi aşağıladıklarını zannedenler, benim muhtar kardeşlerime Cumhurbaşkanlığından başlayarak devletin tüm kapılarının açılmasını bir türlü kabullenemediler. Milletin teveccühüne rağmen bizi Başbakanlığa ve Cumhurbaşkanlığına layık görmeyenler, aslında sizi de buralara layık göremediler. Rahatsızlıklarının sebebi bizim burada hasbihal etmemiz asla değildi, rahatsızlıklarının sebebi sizin buraya, kendi evinize gelir gibi gelmenizdir. Rahatsızlıklarının sebebi, tıpkı 90 sene önce Ankara’ya alınmayan Aşık Veysel gibi muhtarlarımızın onlara göre yeterince elit olmamasıydı. Yıllar geçse de birilerinin Anadolu insanına tepeden bakma alışkanlıkları değişmedi. Türkiye’nin değiştiğini, Türkiye’nin eski Türkiye olmadığını kabullenmeye bir türlü yanaşmadılar. Peki, sonuçta ne oldu? İçlerine pek sinmese de kuzu kuzu kabullenmek zorunda kaldılar. Vatandaşın doğrudan oyuyla seçilen, benim demokrasi piramidinin tabanı olarak tarif ettiğim muhtar kardeşlerime saygı duymayı öğrendiler.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, devletin zirvesinin kapıları muhtarlara açıldıkça şehir merkezlerinden köylere kadar bu atmosferin tüm Türkiye sathına yayıldığını belirtti.
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ile birlikte kamu kurumlarının ve belediyelerin kapılarının da muhtarlara ardına kadar açılmaya başladığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu işin sadece yerel düzeyde kalmadığını, Türk siyasetinde buluşmaların dönüştürücü etkisinin olduğunu ve tabiri caizse siyasette “bir muhtar açılımı” yaşandığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Daha önce ‘muhtar’ deyince hafife alanlar, kimi zaman mecburiyetten kimi zaman mahcubiyetten dolayı bizi taklit etmeye, takip etmeye başladılar. Ne kadar samimi olduklarını elbette ölçemeyiz. Ama yine de düne kadar muhtar görünce yollarını değiştirenlerin, şimdilik seçim dönemleriyle sınırlı olsa bile Muhtarlar Buluşması düzenlemesini Türkiye’de millî iradenin güç kazanması, muhalefetin toplumla barışması noktasında kıymetli bir adım olarak görüyoruz. Temennimiz bunun seçimden seçime yapılan taktik bir hamleden ziyade kalıcı bir zihniyet değişimine dönüşmesidir. Şurası da bir gerçek ki taklit her zaman aslını büyütür. İster zoraki ister gönüllü olsun. Onlar bizi taklit ettikçe Allah’ın izniyle biz büyümeye, güçlenmeye devam ederiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarım asra yaklaşan siyasi hayatı boyunca demokrasinin evvelemirde, yerelde başladığına inandığını belirterek, muhtarlık müessesesinin Türk siyasetinde hak ettiği saygıyı görmesinden memnuniyet duyduğunu söyledi.
Bu başarıda naçizane emeğinin olmasından ayrıca memnuniyet duyduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muhtarlar Buluşması’nın sadece tek parti bakiyesi, tepeden inmeci, baskıcı, kibirli zihniyetin geriletilmesinde değil, muhtarların özlük hakları ve çalışma şartlarının iyileştirilmesinde de çok ciddi katkıları olduğunu ifade etti.
Muhtarların vatandaşlara daha iyi hizmet sunabilmesi, görevini daha iyi yerine getirebilmesi için hiçbir fedakârlıktan kaçınmadıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sorun ve önerileri bizzat muhtarlardan dinlediklerini, notları aldıklarını ve gerekli adımları hızlıca attıklarını anlattı.
“19 EKİM’İ MUHTARLAR GÜNÜ İLAN EDEREK 2016 YILINDAN İTİBAREN ÜLKE GENELİNDE KUTLAMAYA BAŞLADIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunların neler olduğunu muhtarların zaten çok iyi bildiğini belirterek, muhtarlar için yapılan çalışmalara ilişkin şunları kaydetti: “Yayımladığımız genelgeyle büyükşehir belediyelerinde muhtarlar işleri daire başkanlığının, diğer belediyelerde ise muhtarlar müdürlüğünün kurulmasını sağladık. Valiliklerimizde bir vali yardımcımızı, büyükşehir belediyelerinde genel sekreter yardımcısını, diğer yerel yönetim birimlerimizde ise bir başkan yardımcısını muhtarlarımızla yakından ilgilenmek üzere görevlendirdik. Muhtarlarımızın taleplerini elektronik ortamda iletebilmeleri için Muhtar Bilgi Sistemi, MUBİS’i hayata geçirdik. 19 Ekim’i Muhtarlar Günü ilan ederek 2016 yılından itibaren ülke genelinde kutlamaya başladık.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Maaş ve ödemeler konusu ise üzerinde titizlikle durduğumuz iki önemli başlıktı. 2002’de muhtarlarımıza yapılan ödeme yalnızca unutmayın 97 liraydı. 2026 yılı itibarıyla bu rakamı tam 28 bin liranın üzerine çıkardık. Muhtarlarımızın SGK primlerini ise 2017’den bu yana devlet olarak biz karşılıyoruz. Daha önce ticarethane tarifesi üzerinden belirlenen enerji giderlerini mesken statüsüne alarak muhtarlarımızın enerji giderlerini azalttık. Tüm muhtarlarımızın Vilayetler Hizmet Birliği Otel ve Sosyal Tesislerinden bakanlık mensuplarına uygulanan tarifeler üzerinden yararlanmalarını sağladık. 2022 yılında yayınladığımız Cumhurbaşkanı kararı ile Türkiye Muhtarlar Konfederasyonunu kamu yararına çalışan dernekler arasına aldık. Köy ve mahalle muhtarlarımızın bulundukları illerdeki müze ve ören yerlerine ücretsiz girebilmelerinin önünü açtık” diye ekledi.
“BUNDAN SONRA DA SİZLERİN YANINDA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Yeni hizmet binalarının inşasına da hız verdiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “30 büyükşehrimizde yöreye özgü 100 hizmet binasının yapımını 2023 yılında tamamladık. 2024 ve 2025’te ise il özel idaresi kapsamında bulunan 51 lokasyonda, 130 muhtar hizmet binasının yapım ve onarımını gerçekleştirdik” bilgisini paylaştı.
Muhtarlara yönelik ilk sosyal dinlenme tesisi projesi olan Ankara Muhtar Evi’ni 4 yıl önceki Muhtarlar Günü’nde hizmete açtıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu projenin devamı niteliğindeki İstanbul Çapa Muhtar Evi’ni de tamamlayarak muhtarların istifadesine sunduklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadın muhtarların görev yaptığı yerlerdeki tüm hizmet binalarının güvenlik kamerası ihtiyaçlarını da talepler doğrultusunda karşıladıklarını kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, mekânsal adrese dayalı kayıt sistemiyle, afet yönetim ve karar destek sistemlerinde muhtarların kullanımına yönelik düzenlemeler yaptıklarını belirterek, “Silah ruhsatlarından turizme, kültürden enerjiye kadar hemen her başlıkta sizin daha iyi koşullarda vatandaşa hizmet etmeniz için tüm imkânlarımızı seferber ettik. İnşallah bundan sonra da sizlerin yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.
“ÜLKEMİZİ ÇEVREMİZDEKİ ÇATIŞMALARDAN UZAK TUTTUK”
Türkiye’nin bölgesinde şiddeti giderek artan bir kriz fırtınası yaşandığına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hemen kuzeyimizdeki Rusya-Ukrayna Savaşı birkaç ay sonra 5. yılını dolduracak. İsrail’in Filistin’e yönelik saldırıları imzalanan anlaşmalara rağmen hız kesmeden devam ediyor. Komşumuz İran’daki gerilim tam olarak bitmeden bu sefer Yemen’de yeni bir çatışmanın fitili yakıldı. Husilerin dostumuz ve kardeşimiz Suudi Arabistan’ı hedef alan saldırıları bölgemizdeki tansiyonun iyice tırmanmasına sebep oldu. Riyad’daki havalimanına düzenledikleri saldırıda aralarında umrecilerin de olduğu çok sayıda Müslüman kardeşimiz vefat etti, yüzlerce kardeşimiz yaralandı.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Lübnan’a bakıyoruz maalesef orada da durum hiç iç açıcı değil. Suriye’den güzel haberler geliyor lakin siyonist İsrail orayı da karıştırmak için elinden geleni yapıyor. Hani diyorum ya ‘etrafımız ateş çemberi’ diye. İçinde bulunduğumuz durum tam olarak böyle. Biz işte böyle bir kaos ve kriz ortamında Türkiye’nin kılına zarar gelmemesi için gecemizi gündüzümüze katıyoruz. Hamdolsun şimdiye kadar bunda da başarılı olduk. Ülkemizi çevremizdeki çatışmalardan uzak tuttuk, tahriklere kapılmadık. Tuzaklara düşmedik, provokasyonlara gelmedik. Akıllı, sabırlı, sağduyulu bir şekilde tüm bu zor süreçleri başarıyla yönettik.”
“ARAMIZA NİFAK DUVARLARI ÖRMEYE ÇALIŞANLARA KARŞI HER ZAMAN TEYAKKUZ HÂLİNDE OLACAĞIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, büyük milletlerin imtihanlarının da büyük olduğunu dile getirdi.
“Türk milleti olarak bizim de tarih boyunca mücadelemiz, zaferlerimiz gibi imtihanlarımız da gerçekten çok büyük oldu” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bugün de büyük bir mücadelenin tam göbeğindeyiz. Bu mücadelede bölgemizi lime lime etmek isteyenlerin tekerine çomak soktukça bizi asla boş bırakmayacaklar. Tıpkı kahraman ecdadımız gibi zalimlerin değil, hangi inançtan olursa olsun mazlumların yanında cesaretle durduğumuz müddetçe bizimle uğraşmaya devam edecekler. Kimi zaman FETÖ gibi sureti haktan görünen içerideki ajanlarıyla kimi zaman dışarıdaki lobileriyle kimi zaman ekonomik tetikçileriyle kimi zaman uluslararası basındaki maşalarıyla kimi zaman da sosyal medyadaki aparatlarıyla bizim üzerimize gelecekler, dikkatimizi dağıtmaya çalışacaklar, yolumuzdan alıkoymaya çalışacaklar. Pençelerimizi sökmeye, iddialarımızdan vazgeçirmeye çalışacaklar. Allah’ın izniyle onlara bu fırsatı vermeyeceğiz.”
Dünyayı sömürerek, bölgeyi kan deryasına çevirerek kendilerine refah düzeni kurmak isteyenlere boyun eğmeyeceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, karanlık, kirli oyunlara ve bütün bunlara karşı çok ama çok dikkatli olacaklarını söyledi.
Müslümanları birbirine düşürmeye çalışanlara karşı uyanık olacaklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Milletimizin umudunu kırmaya, moralini bozmaya, aramıza nifak duvarları örmeye çalışanlara karşı her zaman teyakkuz hâlinde olacağız. Sizlere güveniyorum. Rabb’im basiret ve ferasetimizi artırsın diyorum. Bu düşüncelerle 19 Ekim Muhtarlar Günü’nüzün tekrar hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Buraya geldiğiniz için, milletin evini şereflendirdiğiniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Vazife yaptığınız köy ve mahallelerinizdeki vatandaşlarımızın her birine selamlarımı iletmenizi sizlerden özellikle rica ediyorum. Her birinize işlerinizde kolaylıklar diliyorum.”
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.