Connect with us

Dünya

Dev yatırımlar | Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1915 Çanakkale Köprüsü’nün açılışını yaptı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 1915 Çanakkale Köprüsü ve Malkara-Çanakkale Otoyolu açılış törenine katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1915 Çanakkale Köprüsü ve Malkara-Çanakkale Otoyolu Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, tarihî günde katılımcıları “Coşkunuz coşkumuzdur ve bu ilginiz inanıyorum ki bugün açılışını yaptığımız bu eserin ne anlama geldiğini en güzel şekilde ifade etmektedir” sözleriyle selamladı.

Binlerce yıl boyunca farklı medeniyetlerin, kültürlerin ve toplumların göz bebeği olan Çanakkale’nin bugün yepyeni bir geleceğe kucak açtığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çanakkale Boğazı’na taktıkları yakut bir gerdanlık” olarak gördükleri 1915 Çanakkale Köprüsü’nün açılışını yapmak üzere bir arada olduklarını dile getirdi.

Bugün, önce Çanakkale şehitlerine gittiklerini, Fatiha okuduklarını, anmalarını yaptıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Ne diyor şair? ‘Sen ki asara gömülsen taşacaksın/ Heyhat, sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihat/ Ey şehit oğlu şehit, isteme benden makber/ Sana aguşunu açmış duruyor Peygamber.’ Evet, biz de Peygamber yoldaşı şehitlerimize layık olabilmek için çalışıyoruz, mücadele ediyoruz. Şehitlerimizin aziz hatıralarına, ecdadın 107 yıl önce kazandığı muhteşem zafere adadığımız 1915 Çanakkale Köprüsü’nü bir hilal uğruna ya Rab, batan güneşlere, Bedrin aslanları kadar şanlı, tarihe gömülemeyecek kadar büyük ecdada ithaf ediyoruz. Hani hep ‘maziden atiye köprü kurmak’ diyoruz ya işte bugün bu sözü hem lafzıyla hem ruhuyla hayata geçiriyoruz.”

“1915 ÇANAKKALE KÖPRÜSÜ, HER BİR TEKNİK ÖZELLİĞİYLE FARKLI ANLAMLAR TAŞIYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1915 Çanakkale Köprüsü’nün Türkiye’ye, millete, Çanakkale’ye ve tüm insanlığa hayırlı olmasını dileyerek, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bu köprümüz de tıpkı İstanbul Boğazı’ndaki 15 Temmuz Şehitler Köprüsü, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Marmaray, Avrasya Tüneli ve şimdi de işte burada, özellikle Çanakkale’de altıncı köprüyü açıyoruz. Fakat unutmayın 140 yıl önce Sultan Abdülhamid Han, az önce ifade ettiğim o köprülerin eskiz çalışmalarını yapmıştı ve o hazırlıkları yapmıştı. Osmanlı’nın ardı ardına yaşadığı savaşlar sebebiyle hayata geçirilemeyen Abdülhamid Han yadigârı bu projelerin bir kısmını hayata geçirmek de bize nasip oldu.”

1915 Çanakkale Köprüsü’nün her bir teknik özelliğiyle farklı anlamlar taşıdığını, şimdi de Cumhur İttifakı olarak bunu açmanın kendilerine nasip olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Köprümüzün isminin başındaki 1915, Birinci Dünya Savaşının en kanlı, en ibretlik, en canhıraş mücadelelerine sahne olan Çanakkale’de deniz zaferini kazandığımız yılı; kule yüksekliği 318 metre de Mart’ın 18’ini ifade ediyor. 3, Mart ayı, 18, bugün. Dolayısıyla orta açıklığın uzunluğu 2023 metre ise Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. yılı olan 2023’ün ve o tarihe atfettiğimiz büyük hedeflerimizin remzidir, işaretidir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ecdadın bir asır önce Haçlı-Hilal mücadelesinde “Çanakkale geçilmez” sözünü kanıyla nakşettiğini, ecdadın kınalı kuzularıyla Gazi Mustafa Kemal’in riyasetinde tarih yazdığını vurguladı.

Çanakkale’de o mücadeleyi verenlerin torunları olarak bugün burada bulunduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ama biz şimdi bugün başka bir adım atıyoruz. Biz de işte 18 Mart, Çanakkale Köprüsü’nü açıyoruz. İnşa ettiğimiz bu köprüyle ecdadın mirasını aynı mesaj, mühendisliğin ve teknolojinin imkânlarıyla tarihe yeniden kazıdık” ifadelerini kullandı.

Geçmişte Kore’ye de savaşa gidildiğini, orada şehit verildiğini, bazısının mezarının hâlen orada bulunduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kore’ye gittiğimizde hep o kabristanı ziyaret ederiz. Ve bunlar sıradan bir olay değil. Bunlar aşktır ve aşk kişinin sevdiğinde yok olmasıdır. İşte hep beraber şu anda Kore ile attığımız bu adımlar inşallah en kısa zamanda ticaret hacmimizi inanıyorum ki 20 milyar dolara çıkaracağız. Ve yatırımlarıyla, köprülerimizdeki bu dayanışmayla adımlarımızı atıyoruz. Türkiye’nin, Türk milletinin istediğinde başaramayacağı hiçbir şey olmadığını dosta düşmana gösterdik, gösteriyoruz” diye konuştu.

“MİLLETİMİZ İÇİN İFTİHAR KAYNAĞI BİR ESERİN AÇILIŞINI YAPIYORUZ”

Hiç şüphesiz sadece bu köprüden bahsetmediğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Karşımızda İstanbul’u Tekirdağ’a ve Çanakkale üzerinden Balıkesir’e bağlayacak dev bir ulaşım projesi var. Bugün köprüyle birlikte Malkara’dan Çanakkale’ye kadar uzanan 101 kilometrelik otoyolun da açılışını gerçekleştiriyoruz. İş bilenin, kılıç kuşananındır. Türkiye’nin en yoğun araç güzergâhlarından birisi olan bu yolda Lapseki-Gelibolu arasında feribotlarla ulaşım sağlanıyordu. Burası saatlerce feribot sırası beklenen, ardından 1,5 saatlik bir yolculukla karşıya geçilebilen bir yerdi. Şimdi aynı yolculuk 1915 Çanakkale Köprüsü üzerinden sadece 6 dakikada tamamlanacak. Nereden nereye” dedi.

Köprünün temelini 4 yıl önce 18 Mart’ta attıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Firmalarımız Güney Koreli iş ortaklarıyla birlikte kolları sıvadı, 5 binin üzerinde personelin, 740 iş makinasının geceli gündüzlü çalışmasıyla köprümüzü söz verdiğimiz tarih olan bugünkü açılışa hazır hâle getirdi. Dünyada böylesine devasa bir eseri bu kadar kısa sürede tamamlayacak bir başka ülke var mıdır bilmiyorum. Türkiye orta açıklığı itibarıyla dünyanın en uzun köprüsüne sahip Japonya’yı geride bırakarak bu alanda ilk sıraya yerleşti. Tabii orta açıklık uzunluğu bakımından dünyadaki ilk 10 köprünün üçünün ülkemizde olduğunu da hatırlatmak isterim. Marmara’yı otoyollarıyla, köprüleriyle, tünelleriyle çepeçevre kuşatan otoyol projemizin bugün açılışını yapacağımız kısmı 2,5 milyar avroluk yatırım bedeline sahiptir. Peki, bu 2,5 milyar avroluk yatırım bize ne kazandıracaktır? Ülkemizin bu yatırımla sadece zamandan, akaryakıt tüketiminden ve karbon salınımı azalımından kazancı yıllık ne kadar olacak biliyor musunuz? 415 milyon avro. Şehirlerimiz arasında güvenli, konforlu, hızlı şekilde yapılacak seyahatin kolaylığına, rahatlığına, huzuruna değer biçilir m? Yapılan hesaplamalar bu projenin ekonomimize üretimde 5,3 milyar avro, istihdama 118 bin kişi, millî gelirde 2,4 milyar avro ilave katkısının olacağına işaret ediyor. Velhasıl neresinden bakarsanız bakın ülkemiz için kazanç, milletimiz için iftihar kaynağı bir eserin açılışını yapıyoruz.”

Avrupa ve Asya kıtalarını daha önce İstanbul’da yapılan üç köprü ve denizin altından iki geçişle (Marmaray ve Avrasya Tüneli) birleştirdiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki kıtayı altıncı defa birleştiren 1915 Çanakkale Köprüsü’nün hangi zorluklar aşılarak, hangi gayretler sarf edilerek inşa edildiğinin anlatıldığı belgeselin bu akşam TRT’de yayınlanacağını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, katılımcılara belgeseli izlemelerini tavsiye etti.

Projesinden finansmanına, inşaatından işletmesine kadar 1915 Çanakkale Köprüsü’nün ülkeye kazandırılmasında emeği geçen ilgili bakanlıktan firmalara, mühendislerden işçilere kadar herkese teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Artık Çanakkale şehitlerimizin aziz hatıralarını sadece mezar taşlarında, sadece anıtlarda, sadece müzelerde değil, işte bu abide eserin tüm görkemiyle Boğaz’ın üzerinde de yaşatacağız. Bizlere canları pahasına bu vatanı emanet eden tüm şehitlerimizi bir kez daha rahmetle, minnetle, şükranla yâd ediyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1915 Çanakkale Köprüsü’nün kamu-özel iş birliği de denilen yap-işlet-devret modeliyle inşa edilen en son eser olduğunu belirtti.

Bunun devamının geleceğini, burada kalınmayacağını, ülkede bu modelin 30 yıllık bir geçmişi olmakla birlikte, en başarılı örneklerin kendi dönemlerinde ortaya çıktığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyada da 134 ülkenin bu modeli farklı sektörlerdeki yatırımlarında kullandığını söyledi.

“YAPTIĞIMIZ PROJELERİN MİLLÎ GELİRİMİZE KATKISI 395 MİLYAR DOLAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Kamu-özel iş birliği modeli performansında Avrupa’da üçüncü, dünyada 13’üncü sırada yer alıyoruz. Mesela Almanya son 4 yılda 15 milyar dolarlık kamu-özel iş birliğine dayalı otoyol projesi yaptı. Amerika’nın açıkladığı 1,5 trilyon dolarlık altyapı projelerinin önemli bir kısmı bu modelle gerçekleştirilecek. Asya ve Orta Doğu ülkelerinde de kamu-özel iş birliği projeleri oldukça yaygın. Türkiye, bu yöntemle sadece ulaştırma sektöründe son 20 yılda, 37,5 milyar dolarlık yatırımı hayata geçirmiştir. Yani kendi kasamızdan değil, dışarıdan getirmek suretiyle bunu başarmıştır. Bu dönemde yaptığımız projelerin millî gelirimize katkısı ne biliyor musunuz? 395 milyar dolar. Üretime katkısı 838 milyar dolar, istihdama katkısı 1 milyon kişi. Şayet aynı yatırımları sadece bütçe kaynaklarıyla yapmaya kalsaydık on yıllar boyunca beklememiz gerekecekti.”

Programlarına aldıkları yatırımları bütçe ve kamu-özel iş birliği ile yapılacaklar olarak ikiye ayırarak ülkeye en kısa sürede, en çok hizmeti kazandıracak bir yol izlediklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Rahmetli Arif Nihat’ın ‘İçimizden biri köprü olmaya razı gelmezse biz kıyamete kadar bu suyun kıyılarında bekleriz.’ serzenişine cevap verecek eserler inşa ettik. Merhum Cemil Meriç’in ‘Cümleler vardır kıtaları birbirinden ayırır / Uçurumlara köprü atan cümleler de vardır.’ sözünden ilhamla kıtaları birleştirerek, gönülleri yakınlaştırdık. Allah’a hamdolsun. Özellikle buradaki gibi stratejik öneme sahip yüksek bütçeli projeleri kamu-özel iş birliğiyle kısa sürede tamamlayarak hizmete açtık. Master plan hazırlıkları süren 2053 vizyonumuzdaki altyapı projelerinin önemli bir kısmını da aynı modelle gerçekleştirmeyi düşünüyoruz. Hava yolu, kara yolu, denizcilik alanlarındaki kamu-özel iş birliği yatırımlarına baktığımızda 2024’te başa başnoktasına geleceğimizi, 2025’ten itibaren ise kamuya çok ciddi nakit akışı sağlayacağımızı görüyoruz. İstanbul Havalimanı, İstanbul-İzmir Otoyolu, Osmangazi Köprüsü, Kuzey Marmara Otoyolu ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Avrasya Tüneli, Ankara-Niğde Otoyolu, Malkara-Çanakkale Otoyolu ve 1915 Çanakkale Köprüsü gibi dev projelerimiz, ülkemize katma değer ve bütçemize gelir sağlayan eserler olarak kalkınma tarihimizdeki yerlerini almışlardır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün bu kamu-özel iş birliği projelerinin her birinin yatırım ve bakım maliyetleri, garantileri ve devlete sağlayacakları kazançları teker teker anlatmayı planladığını ifade ederek, şunları söyledi: “Ancak bu soğuk havada sizleri uzun süre bekletmemek için sadece şunu söylemekle yetinmek istiyorum; Türkiye, babasının temelini attığı eserin bitimini ancak torununun görebildiği dönemlerden aldığı dersle bu modeli geliştirerek, uzun yıllara yayılacak yatırımlarını kısa sürede bitirmeyi tamamlamıştır. Garantili işletme döneminde bile kamuya kaynak aktarmaya başlayan bu eserler, sonrasında da uzun yıllar boyunca devlete kazanç sağlamayı sürdürecektir. Mesela bütçeden tek kuruş çıkmadan 10 milyar avroluk bir yatırımla tamamlanarak 200 bin kişiyi istihdam eden İstanbul Havalimanı, daha ilk yılında garanti yolcu sayısını aşarak kamuya 22 milyon avro ilave gelir getirmiştir.”

Bölünmüş yolların ve otoyolların yüzde 170 artan araç trafiğine rağmen, kazaları yüzde 80 azaltarak insanların sadece mal değil, can güvenliğine de hizmet ettiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Basitçe ifade edecek olursak, bu modelle peşin parayla zaten yapamayacağımız, bütçe imkânlarıyla da bitirmesi uzun vakit alacak projeleri, kısa sürede ve taksitle milletimizin hizmetine sunuyoruz. Hastaneleri böyle yapıyoruz, yolları böyle yaptık, yapıyoruz ve yapmaya da devam edeceğiz. Sağladığı zaman, yakıt, emisyon kazançları yanında, hayata geçirildiği bölgelerde yol açtığı ekonomik ve sosyal ivmeyle bu projeler Türkiye’nin kalkınmasına çok önemli destekler vermektedir. Küresel ekonomik sistemin yeni baştan düzenlendiği şu dönemde ülkemizin yatırım, insan gücü, üretim, ihracat potansiyeli ile öne çıkmasında bu projelerin payı çok büyüktür. Bu modele karşı çıkanlara sadece ülkenin kalkınması için gereken yatırımları yapma konusunda hangi teklifleri olduğunu sorun. Bu soru tek başına onların ne derece boş konuştuklarını, ne derece hazırlıksız, ne derece riyakâr olduklarını göstermeye yetecektir. İşte bunun için diyoruz ki biz burada sadece Boğaz’ın iki yakası arasındaki bir köprüyü hizmete açmıyoruz. Biz burada Türkiye’nin bugünüyle geleceği arasında, giderek daha da güçlenen bir kalkınma köprüsü kuruyoruz. Biz bugün burada Türkiye’nin büyüme, güçlenme, gelişme, bölgesinde ve dünyada huzurun, refahın, adaletin, hakkaniyetin sembolü hâline gelme vizyonunun yeni bir halkasına kavuşuyoruz. Türkiye’nin tamamladığı her eser, her proje, yatırım, hizmet üstat Necip Fazıl’ın deyimiyle surda açılmış bir gediktir. Bundan sonra biz rüzgârın ne yandan estiğine değil, kırdığımız zincire, bitirdiğimiz esarete ve zillete, kavuştuğumuz hürriyete, kulak kesildiğimiz masumun sesine, ram olduğumuz milletimizin istikametine, şaha kaldırdığımız ülkemizin kazanımına bakacağız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını, “Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet, bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız. Çanakkale’nin yeni abidesi bu eserin ülkemize kazandırılmasında emeği geçen bakan arkadaşlarımı, kurumlarımızı, yüklenici ve işletici firmaları, çalışanları tekrar tebrik ediyorum” diyerek tamamladı.

Törendeki konuşmasının ardından köprü geçiş fiyatını da açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sayın Bakan bir fiyat söyledi. Ama tabii burada otomobil geçişleri ile alakalı fiyatı bizler 200 lira olarak belirledik. Fiyat 200 lira. Pahalı mı? Ancak buradan feribotların geçiş ücretlerini biliyorsunuz. Beklentileri biliyorsunuz. Şimdi bir hafta ücretsiz, ondan sonra 200 lira. Çünkü biliyorsunuz yap-işlet-devret ve yüklenici firma, buradan aldığı parayla eğer buradaki aylık, yıllık bedel eğer onun aleyhine ise farkı kim ödeyecek? Onu bizler devletin kasasından ödeyeceğiz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından törene katılan davetlileri kürsüye çağırdı. Kurdele kesimi öncesinde dua okundu. Dua edilmesinin ardından konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir hafta dediğim gibi ücretsiz, ondan sonra geçişler 200 lira” diyerek, protokoldekilerle birlikte köprünün açılışını gerçekleştirdi.

Törende LİMAK Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı Özdemir, günün anısına Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Güney Kore Başbakanı Kim Boo-Kyum’a 1915 Çanakkale Köprüsü’nün maketi ile köprünün cıvatasını takdim etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, törenin ardından Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu’nun kullandığı makam aracıyla köprüden geçerek, Gelibolu’dan Lapseki’ye gitti.

Dünya

“Kanada ile enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi alanlarda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.

İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.

“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”

Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.

Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.

Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.

Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.

Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.

“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”

Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

HABER BURADA

Dünya

Kanada Başbakanı Carney Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.

Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

HABER BURADA

Dünya

“Türkiye’nin kılına zarar gelmemesi için gecemizi gündüzümüze katıyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Muhtarlar Günü Buluşması” programında yaptığı konuşmada, “Hani diyorum ya ‘etrafımız ateş çemberi’ diye. İçinde bulunduğumuz durum tam olarak böyle. Biz işte böyle bir kaos ve kriz ortamında Türkiye’nin kılına zarar gelmemesi için gecemizi gündüzümüze katıyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 19 Ekim Muhtarlar Günü dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen “Muhtarlar Günü Buluşması” programına katılarak bir konuşma yaptı.

Tüm muhtarların 19 Ekim Muhtarlar Günü’nü kutlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhtarları Türkiye ve Türk milleti için ortaya koydukları gayretlerden dolayı tebrik etti.

Muhtarlarla ilk toplantılarını 27 Ocak 2015’te yine aynı salonda yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “O gün 17 ilimizden gelen 409 muhtarımızı burada ağırlamıştık. Ardından düzenli olarak ülkemizin dört bir yanından muhtarlarımızı milletin evinde konuk etmenin sevincini yaşadık. Şimdiye kadar kimi zaman burada, kimi zaman Sergi Salonu’muzda Türkiye’nin bütün vilayetlerinden 40 bini aşkın muhtarımızla bir araya geldik. Gün oldu Türkiye’nin meselelerini istişare ettik. Gün oldu bölgesel ve küresel meseleleri birlikle değerlendirdik. Gün oldu en sıkıntılı zamanlarda kafa kafaya verdik yeni bir yol açtık. Gün oldu milletçe hepimizi sevindiren başarıları birlikte kutladık. Gün oldu dertleştik. Gün oldu birbirimize destek olduk, umut verdik. Ama 12 yıl boyunca demokrasinin uç beyi olan muhtarlar ile şahikası olan Cumhurbaşkanlığı arasındaki o bağı her zaman canlı tuttuk, diri tuttuk. Cumhurbaşkanlığı Külliyesini sadece devletin merkezi değil, milletin evi hâline de getireceğimizin sözünü vermiştik. Şükürler olsun ki millete verdiğimiz diğer sözlerimiz gibi bu sözümüze de sadık kaldık. İşte bugün bir kere daha siz muhtar kardeşlerimizle kucaklaşıyor, ahdimizi ve kavlimizi yeniliyoruz. Rabb’im muhabbetimizi, sevgimizi, dayanışmamızı artırsın.”

“TÜM TÜRKİYE İÇİN, 86 MİLYONUN HER BİR FERDİ İÇİN AŞKLA ÇALIŞACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı olarak kendisinin de muhtarlar gibi milletin iradesi ve teveccühüyle bulunduğu makama geldiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu tüm kalbimle ifade etmek isterim ki sizlerle beraber yol yürümekten, sizlerle kardeşlik yapmaktan daha önemli herhangi bir şey olamaz ve Cenabıallah’a bundan dolayı da her zaman hamdediyorum. Rabb’im ömür verdikçe sizlerle yoldaşlık etmeye devam edeceğim. ‘Aşkınan koşan yorulmaz’ diyerek tüm Türkiye için, 86 milyonun her bir ferdi için, yönünü ülkemize çevirmiş tüm mazlumlar ve masumlar için aşkla koşacağız, aşkla çalışacağız” ifadelerini kullandı.

“Ezelden aşığız biz bu millete, Hakk’tan gelir, Hakk’a gider bu sevda. Maya olur Devlet-i Ebed-Müddet’e, Her can, her gönülde tutar bir sevda…” dizelerini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu bitmez sevda Türkiye sevdasıdır. Millete ve memlekete hizmet sevdasıdır. Bu sevda Türkiye Cumhuriyeti’nin istiklal, hürriyet, kalkınma ve adalet mücadelesinin bizatihi kendisidir. İnşallah bu sevda son nefesimizde kalbimizde burcu burcu tütecek, elden ele, gönülden gönüle kutlu bir emanet gibi taşınacaktır. Rabb’im hepimize bu sevdayı layıkıyla taşımayı, bizden sonrakilere de en güzel şekilde devretmeyi nasip etsin. Büyük ve güçlü Türkiye sevdasına gönül veren siz kardeşlerime bir kez daha şükranlarımı sunuyor, bu anlamlı günde bu güzel buluşmaya vesile olan İçişleri Bakanlığımızı içtenlikle tebrik ediyorum.”

“MUHTARLIK MÜESSESESİNİN TÜRK SİYASETİNDE HAK ETTİĞİ SAYGIYI GÖRMESİNDEN MEMNUNİYET DUYUYORUM”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhtarlar ile aralarındaki sarsılmaz bağı anlayamayanların her icraatlarında yaptıkları gibi muhtarlar buluşmalarına da kara çaldığını dile getirerek, şunları kaydetti: “Öyle küçümseyici ifadeler kullandılar ki içlerinde yıllardır biriktirdikleri millî irade hazımsızlığını tüm çirkinliğiyle bir anda ortaya boca ettiler. ‘Muhtar bile olamaz’ diyerek güya bizi aşağıladıklarını zannedenler, benim muhtar kardeşlerime Cumhurbaşkanlığından başlayarak devletin tüm kapılarının açılmasını bir türlü kabullenemediler. Milletin teveccühüne rağmen bizi Başbakanlığa ve Cumhurbaşkanlığına layık görmeyenler, aslında sizi de buralara layık göremediler. Rahatsızlıklarının sebebi bizim burada hasbihal etmemiz asla değildi, rahatsızlıklarının sebebi sizin buraya, kendi evinize gelir gibi gelmenizdir. Rahatsızlıklarının sebebi, tıpkı 90 sene önce Ankara’ya alınmayan Aşık Veysel gibi muhtarlarımızın onlara göre yeterince elit olmamasıydı. Yıllar geçse de birilerinin Anadolu insanına tepeden bakma alışkanlıkları değişmedi. Türkiye’nin değiştiğini, Türkiye’nin eski Türkiye olmadığını kabullenmeye bir türlü yanaşmadılar. Peki, sonuçta ne oldu? İçlerine pek sinmese de kuzu kuzu kabullenmek zorunda kaldılar. Vatandaşın doğrudan oyuyla seçilen, benim demokrasi piramidinin tabanı olarak tarif ettiğim muhtar kardeşlerime saygı duymayı öğrendiler.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, devletin zirvesinin kapıları muhtarlara açıldıkça şehir merkezlerinden köylere kadar bu atmosferin tüm Türkiye sathına yayıldığını belirtti.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ile birlikte kamu kurumlarının ve belediyelerin kapılarının da muhtarlara ardına kadar açılmaya başladığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu işin sadece yerel düzeyde kalmadığını, Türk siyasetinde buluşmaların dönüştürücü etkisinin olduğunu ve tabiri caizse siyasette “bir muhtar açılımı” yaşandığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Daha önce ‘muhtar’ deyince hafife alanlar, kimi zaman mecburiyetten kimi zaman mahcubiyetten dolayı bizi taklit etmeye, takip etmeye başladılar. Ne kadar samimi olduklarını elbette ölçemeyiz. Ama yine de düne kadar muhtar görünce yollarını değiştirenlerin, şimdilik seçim dönemleriyle sınırlı olsa bile Muhtarlar Buluşması düzenlemesini Türkiye’de millî iradenin güç kazanması, muhalefetin toplumla barışması noktasında kıymetli bir adım olarak görüyoruz. Temennimiz bunun seçimden seçime yapılan taktik bir hamleden ziyade kalıcı bir zihniyet değişimine dönüşmesidir. Şurası da bir gerçek ki taklit her zaman aslını büyütür. İster zoraki ister gönüllü olsun. Onlar bizi taklit ettikçe Allah’ın izniyle biz büyümeye, güçlenmeye devam ederiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarım asra yaklaşan siyasi hayatı boyunca demokrasinin evvelemirde, yerelde başladığına inandığını belirterek, muhtarlık müessesesinin Türk siyasetinde hak ettiği saygıyı görmesinden memnuniyet duyduğunu söyledi.

Bu başarıda naçizane emeğinin olmasından ayrıca memnuniyet duyduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muhtarlar Buluşması’nın sadece tek parti bakiyesi, tepeden inmeci, baskıcı, kibirli zihniyetin geriletilmesinde değil, muhtarların özlük hakları ve çalışma şartlarının iyileştirilmesinde de çok ciddi katkıları olduğunu ifade etti.

Muhtarların vatandaşlara daha iyi hizmet sunabilmesi, görevini daha iyi yerine getirebilmesi için hiçbir fedakârlıktan kaçınmadıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sorun ve önerileri bizzat muhtarlardan dinlediklerini, notları aldıklarını ve gerekli adımları hızlıca attıklarını anlattı.

“19 EKİM’İ MUHTARLAR GÜNÜ İLAN EDEREK 2016 YILINDAN İTİBAREN ÜLKE GENELİNDE KUTLAMAYA BAŞLADIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunların neler olduğunu muhtarların zaten çok iyi bildiğini belirterek, muhtarlar için yapılan çalışmalara ilişkin şunları kaydetti: “Yayımladığımız genelgeyle büyükşehir belediyelerinde muhtarlar işleri daire başkanlığının, diğer belediyelerde ise muhtarlar müdürlüğünün kurulmasını sağladık. Valiliklerimizde bir vali yardımcımızı, büyükşehir belediyelerinde genel sekreter yardımcısını, diğer yerel yönetim birimlerimizde ise bir başkan yardımcısını muhtarlarımızla yakından ilgilenmek üzere görevlendirdik. Muhtarlarımızın taleplerini elektronik ortamda iletebilmeleri için Muhtar Bilgi Sistemi, MUBİS’i hayata geçirdik. 19 Ekim’i Muhtarlar Günü ilan ederek 2016 yılından itibaren ülke genelinde kutlamaya başladık.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Maaş ve ödemeler konusu ise üzerinde titizlikle durduğumuz iki önemli başlıktı. 2002’de muhtarlarımıza yapılan ödeme yalnızca unutmayın 97 liraydı. 2026 yılı itibarıyla bu rakamı tam 28 bin liranın üzerine çıkardık. Muhtarlarımızın SGK primlerini ise 2017’den bu yana devlet olarak biz karşılıyoruz. Daha önce ticarethane tarifesi üzerinden belirlenen enerji giderlerini mesken statüsüne alarak muhtarlarımızın enerji giderlerini azalttık. Tüm muhtarlarımızın Vilayetler Hizmet Birliği Otel ve Sosyal Tesislerinden bakanlık mensuplarına uygulanan tarifeler üzerinden yararlanmalarını sağladık. 2022 yılında yayınladığımız Cumhurbaşkanı kararı ile Türkiye Muhtarlar Konfederasyonunu kamu yararına çalışan dernekler arasına aldık. Köy ve mahalle muhtarlarımızın bulundukları illerdeki müze ve ören yerlerine ücretsiz girebilmelerinin önünü açtık” diye ekledi.

“BUNDAN SONRA DA SİZLERİN YANINDA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Yeni hizmet binalarının inşasına da hız verdiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “30 büyükşehrimizde yöreye özgü 100 hizmet binasının yapımını 2023 yılında tamamladık. 2024 ve 2025’te ise il özel idaresi kapsamında bulunan 51 lokasyonda, 130 muhtar hizmet binasının yapım ve onarımını gerçekleştirdik” bilgisini paylaştı.

Muhtarlara yönelik ilk sosyal dinlenme tesisi projesi olan Ankara Muhtar Evi’ni 4 yıl önceki Muhtarlar Günü’nde hizmete açtıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu projenin devamı niteliğindeki İstanbul Çapa Muhtar Evi’ni de tamamlayarak muhtarların istifadesine sunduklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadın muhtarların görev yaptığı yerlerdeki tüm hizmet binalarının güvenlik kamerası ihtiyaçlarını da talepler doğrultusunda karşıladıklarını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, mekânsal adrese dayalı kayıt sistemiyle, afet yönetim ve karar destek sistemlerinde muhtarların kullanımına yönelik düzenlemeler yaptıklarını belirterek, “Silah ruhsatlarından turizme, kültürden enerjiye kadar hemen her başlıkta sizin daha iyi koşullarda vatandaşa hizmet etmeniz için tüm imkânlarımızı seferber ettik. İnşallah bundan sonra da sizlerin yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.

“ÜLKEMİZİ ÇEVREMİZDEKİ ÇATIŞMALARDAN UZAK TUTTUK”

Türkiye’nin bölgesinde şiddeti giderek artan bir kriz fırtınası yaşandığına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hemen kuzeyimizdeki Rusya-Ukrayna Savaşı birkaç ay sonra 5. yılını dolduracak. İsrail’in Filistin’e yönelik saldırıları imzalanan anlaşmalara rağmen hız kesmeden devam ediyor. Komşumuz İran’daki gerilim tam olarak bitmeden bu sefer Yemen’de yeni bir çatışmanın fitili yakıldı. Husilerin dostumuz ve kardeşimiz Suudi Arabistan’ı hedef alan saldırıları bölgemizdeki tansiyonun iyice tırmanmasına sebep oldu. Riyad’daki havalimanına düzenledikleri saldırıda aralarında umrecilerin de olduğu çok sayıda Müslüman kardeşimiz vefat etti, yüzlerce kardeşimiz yaralandı.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Lübnan’a bakıyoruz maalesef orada da durum hiç iç açıcı değil. Suriye’den güzel haberler geliyor lakin siyonist İsrail orayı da karıştırmak için elinden geleni yapıyor. Hani diyorum ya ‘etrafımız ateş çemberi’ diye. İçinde bulunduğumuz durum tam olarak böyle. Biz işte böyle bir kaos ve kriz ortamında Türkiye’nin kılına zarar gelmemesi için gecemizi gündüzümüze katıyoruz. Hamdolsun şimdiye kadar bunda da başarılı olduk. Ülkemizi çevremizdeki çatışmalardan uzak tuttuk, tahriklere kapılmadık. Tuzaklara düşmedik, provokasyonlara gelmedik. Akıllı, sabırlı, sağduyulu bir şekilde tüm bu zor süreçleri başarıyla yönettik.”

“ARAMIZA NİFAK DUVARLARI ÖRMEYE ÇALIŞANLARA KARŞI HER ZAMAN TEYAKKUZ HÂLİNDE OLACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, büyük milletlerin imtihanlarının da büyük olduğunu dile getirdi.

“Türk milleti olarak bizim de tarih boyunca mücadelemiz, zaferlerimiz gibi imtihanlarımız da gerçekten çok büyük oldu” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bugün de büyük bir mücadelenin tam göbeğindeyiz. Bu mücadelede bölgemizi lime lime etmek isteyenlerin tekerine çomak soktukça bizi asla boş bırakmayacaklar. Tıpkı kahraman ecdadımız gibi zalimlerin değil, hangi inançtan olursa olsun mazlumların yanında cesaretle durduğumuz müddetçe bizimle uğraşmaya devam edecekler. Kimi zaman FETÖ gibi sureti haktan görünen içerideki ajanlarıyla kimi zaman dışarıdaki lobileriyle kimi zaman ekonomik tetikçileriyle kimi zaman uluslararası basındaki maşalarıyla kimi zaman da sosyal medyadaki aparatlarıyla bizim üzerimize gelecekler, dikkatimizi dağıtmaya çalışacaklar, yolumuzdan alıkoymaya çalışacaklar. Pençelerimizi sökmeye, iddialarımızdan vazgeçirmeye çalışacaklar. Allah’ın izniyle onlara bu fırsatı vermeyeceğiz.”

Dünyayı sömürerek, bölgeyi kan deryasına çevirerek kendilerine refah düzeni kurmak isteyenlere boyun eğmeyeceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, karanlık, kirli oyunlara ve bütün bunlara karşı çok ama çok dikkatli olacaklarını söyledi.

Müslümanları birbirine düşürmeye çalışanlara karşı uyanık olacaklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Milletimizin umudunu kırmaya, moralini bozmaya, aramıza nifak duvarları örmeye çalışanlara karşı her zaman teyakkuz hâlinde olacağız. Sizlere güveniyorum. Rabb’im basiret ve ferasetimizi artırsın diyorum. Bu düşüncelerle 19 Ekim Muhtarlar Günü’nüzün tekrar hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Buraya geldiğiniz için, milletin evini şereflendirdiğiniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Vazife yaptığınız köy ve mahallelerinizdeki vatandaşlarımızın her birine selamlarımı iletmenizi sizlerden özellikle rica ediyorum. Her birinize işlerinizde kolaylıklar diliyorum.”

GENÇ GAZETECİLER TÜRKİYE

Adana, Adıyaman, Afyonkarahisar, Ağrı, Aksaray, Amasya, Ankara, Antalya, Ardahan, Artvin, Aydın, Balıkesir, Bartın, Batman, Bayburt, Bilecik, Bingöl, Bitlis, Bolu, Burdur, Bursa, Çanakkale, Çankırı, Çorum, Denizli, Diyarbakır, Düzce, Edirne, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Giresun, Gümüşhane, Hakkâri, Hatay, Iğdır, Isparta, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Karabük, Karaman, Kars, Kastamonu, Kayseri, Kilis, Kırıkkale, Kırklareli, Kırşehir, Kocaeli, Konya, Kütahya, Malatya, Manisa, Mardin, Mersin, Muğla, Muş, Nevşehir, Niğde, Ordu, Osmaniye, Rize, Sakarya, Samsun, Şanlıurfa, Siirt, Sinop, Sivas, Şırnak, Tekirdağ, Tokat, Trabzon, Tunceli, Uşak, Van, Yalova, Yozgat, Zonguldak

HABER BURADA

DÜNYA

seers cmp badge