Connect with us

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 17. Geleneksel Büyükelçiler İftar Programı’nda konuştu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 17. Geleneksel Büyükelçiler İftar Programı’nda yaptığı konuşmada, İran’a yönelik saldırılar hakkında, “Bu süreçte tansiyonun düşürülmesi, akan kanın durdurulması, diyalog kapısının açılması için yoğun gayret gösterdik. İlkeli ve diplomasiyi önceleyen tutumumuzu hâlen koruyoruz. Bölgesel istikrarı tehdit eden, geleceğimizi ve gelecek nesilleri tehdit eden her soruna onurlu bir çözüm yolunun bulunabileceğine inanıyoruz. Yeni bir müzakere süreci mümkündür, hatta olmalıdır” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi’nde düzenlenen 17. Geleneksel Büyükelçiler İftar Programı’na katılarak bir konuşma yaptı. Programa, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan da katıldı.

11 ayın sultanı Ramazanın Müslümanlarla birlikte tüm insanlığa barış, huzur ve esenlik getirmesini dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu mübarek günlerin Filistinli kardeşlerimiz başta olmak üzere huzura hasret tüm coğrafyalarda barışa vesile olmasını, çölleşmiş ve çoraklaşmış gönülleri rahmet bulutlarıyla yeşertmesini canıgönülden temenni ediyorum” diye konuştu.

“GAZZE’DE İNSANİ TRAJEDİ HÂLEN DEVAM EDİYOR”

Ramazanın derin mesajlarına daha çok ihtiyaç duyulan, barış ve dayanışma çağrılarına en fazla kulak verilmesi gereken bir dönemde olunduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bizler bu dostluk ve kardeşlik sofrasında iftarımızı ederken, bölgemizde ve dünyada son derece vahim hadiseler vuku buluyor. Gazze’de 10 Ekim’de imzalanan mutabakata rağmen sahadaki insani trajedi hâlen devam ediyor. İnsani yardım girişlerinde sıkıntılar yaşanırken, İsrail sistematik saldırılarıyla Gazze halkını terörize etmeyi sürdürüyor. Sadece son 5 ayda 640’ın üzerinde Gazzeli, İsrail saldırılarında şehit oldu. 2 bine yakın masum insan yaralandı. Geçen ayki arazi tesciline dair kararda olduğu gibi İsrail hükûmetinin işgal ve istila politikasından Batı Şeria da payını alıyor. 7 Ekim 2023’ten bu yana Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te 1120’den fazla Filistinli katledilmiş, 12 bine yakın Filistinli ise yaralanmıştır. Ağır baskı altında tutulan Batı Şeria’da yargısız infazlar, işgaller, yıkımlar ve zorla yerinden edilmeler artarak devam ediyor. İsrail uluslararası toplumun dikkatinin Gazze’den başka yerlere kaymasını fırsat bilerek iki devletli çözüm yolunu tamamen dinamitleme peşindedir. Netanyahu yönetimi 10 Ekim’de imzalanan deklarasyondan bugüne kadar yürüttüğü hukuk dışı ve yayılmacı politikalarla barış istemediğini, çözümden yana olmadığını bir kez daha göstermiştir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin dün olduğu gibi bugün de kardeş Filistin halkının yanında olduğunu dile getirerek, Türkiye’nin Gazzeli mazlumlara maddi manevi tüm desteğini vermeye devam edeceğini vurguladı.

“ORTA DOĞU’NUN AMELİYAT MASASINA TEKRAR YATIRILMASINI KABUL ETMİYORUZ”

Bölgede yaşanan gelişmelere 28 Şubat itibarıyla İran’a yönelik saldırıların da eklendiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “10 günü geride kalan saldırılarda şimdiye kadar içinde 300’ü aşkın masum çocuğun da olduğu 1500’e yakın İranlı hayatını kaybetti. İran kaynaklı füze ve dron saldırılarına paralel olarak gerilim tırmandı ve kısa sürede tüm bölgenin istikrarını tehdit eder boyutlara ulaştı” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, karşılıklı misillemelerle hem can kayıplarının hem yıkımın hem de krizin ekonomik maliyetinin asimetrik şekilde arttığına dikkati çekerek, şunları kaydetti: “Şu bir gerçek ki savaş uzadıkça maalesef tablo daha da kötüleşecektir. Bilhassa yeni maceralara girişmenin faturasını sadece çatışan taraflar değil, tüm bölgemiz hatta Avrupa ve Asya dahil tüm dünya ödeyecektir. Son yarım asırda Orta Doğu’da dış müdahalelerin ve jeopolitik mühendislik girişimlerinin nelere yol açtığına, geride nasıl büyük bir siyasi, sosyal ve ekonomik enkaz bıraktığına defalarca şahit olduk. Türkiye olarak biz bölgemizin aynı acıları tekrar yaşamasını istemiyoruz. Orta Doğu coğrafyasının tıpkı bir asır evvel olduğu gibi yeniden ameliyata alınmasını, ameliyat masasına tekrar yatırılmasını kabul etmiyoruz. Şunun da altını burada önemle çizmek istiyorum. Türkiye’nin dış politikası salt çıkar odaklı değil, aynı zamanda değer odaklıdır. Nerede olursa olsun adil bir barışın kaybedeninin olmayacağına inanıyoruz.”

“GEREKLİ UYARILAR İRAN TARAFINA ÇOK NET OLARAK İLETİLMİŞTİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 5. yılına giren Rusya-Ukrayna Savaşı’nın adil ve sürdürülebilir bir barış anlaşmasıyla sona erdirilmesini savunduklarını anımsatarak, şu ifadeleri kullandı: “Bugün de aynı anlayışla ilk günden itibaren tavrımızı açıkça ortaya koyduk. Hava saldırılarının İran’ın egemenliğini ihlal ettiğini, uluslararası hukuka aykırı olduğunu ve tarafımızca esefle karşılandığını belirttik. Aynı zamanda İran’ın başta can Azerbaycan ve Körfez ülkeleri olmak üzere kardeş ülkeleri hedef alan saldırılarını asla tasvip etmediğimizi, bunun yanlış olduğunu, ortak acıları büyütmekten, kardeşler arasına husumet tohumları ekmekten başka hiçbir işe yaramayacağını da açık açık ifade ettik.”

Geçen hafta ve bugün Türkiye’ye doğru gelen balistik unsurların vakitlice etkisiz hâle getirildiğini, İran tarafına gerekli uyarıların çok net şekilde iletildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Yine bu süreçte tansiyonun düşürülmesi, akan kanın durdurulması, diyalog kapısının açılması için yoğun gayret gösterdik. İlkeli ve diplomasiyi önceleyen tutumumuzu hâlen koruyoruz. Karşımızdaki manzara ne kadar ümit kırıcı olursa olsun, biz umutsuz değiliz. Bölgesel istikrarı tehdit eden, geleceğimizi ve gelecek nesilleri tehdit eden her soruna onurlu bir çözüm yolunun bulunabileceğine inanıyoruz. Yeni bir müzakere süreci mümkündür. Hatta olmalıdır. Sizleri de vesile kılarak bugün bir kez daha savaşın bölgemizde daha fazla yayılmadan bir an evvel sona erdirilmesi gerektiğinin altını tekrar çiziyorum. Çatışma, kaos, kriz ve istikrarsızlık ihraç etmeyi dış politikalarının merkezine yerleştirenlere inat, bizler bu coğrafyada barış ve refah iklimini tesis etmekte, bunun için mücadele etmekte, bu yolda sonuna kadar yürümekte kararlıyız. Değerli dostlar, elbette bu mücadelede başta bölge ülkeleri olmak üzere herkesin katkısına, desteğine ve yapıcı rolüne ihtiyacımız var. Sorunların çözümünde bölgesel sahiplenme kavramını işte bundan dolayı büyük bir hassasiyetle öne çıkarıyoruz.”

Güney Kafkasya’dan Ege’ye, Doğu Akdeniz’den Balkanlara, Afrika’dan Latin Amerika’ya uzanan karşılıklı saygı, eşitlik ve kazan-kazan anlayışıyla pozitif gündemi büyütmek arzusunda olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, altyapıya yaptıkları dev yatırımlar sayesinde Marmaray’dan Avrasya Tüneli’ne, Bakü-Tiflis-Kars’tan Mersin limanına kadar Avrupa ile Asya arasında çok modlu koridorlar inşa ettiklerini söyledi.

“ASYA VE AVRUPA BAĞLANTILARIYLA MODERN İPEK YOLU’NU CANLANDIRDIK”

Osmangazi Köprüsü, İstanbul Havalimanı, Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve 1915 Çanakkale Köprüsü gibi mega projeleri hayata geçirdiklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Asya ve Avrupa bağlantılarıyla modern İpek Yolu’nu canlandırdıklarını dile getirdi.

Türkiye’den geçerek önce Kafkaslara, oradan da Hazar Denizi’ni aşarak Türkmenistan ve Kazakistan’ı takiben Pekin’e ulaşan Hazar geçişli Doğu-Batı orta koridorunun İpek Yolu’nun ana omurgası olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, stratejik önemi bugünlerde daha iyi anlaşılan Kalkınma Yolu Projesi’nin ise bu girişimlerin tamamlayıcısı olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgedeki diğer ülkelerin de desteğiyle hayata geçirilecek Kalkınma Yolu Projesi sayesinde gelecek dönemde daha geniş bir coğrafyayı birbirine bağlama imkânı bulacaklarının altını çizdi.

Geride bırakılan çeyrek asırda Türkiye’nin nice badireyi başarıyla atlattığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “6 Şubat asrın felaketinden kanlı terör eylemlerine, darbe teşebbüslerinden sokak olayları marifetiyle hükûmeti devirme girişimlerine kadar nice imtihanı alnımızın akıyla verdik. Son olarak 27 Aralık’ta deprem bölgemizde inşa ettiğimiz 455 binden fazla afet konutunu, iş yerini ve köy evini vatandaşlarımıza teslim etmeyi başardık. Ekonomiden ticarete, turizmden savunma sanayine geniş bir yelpazede aynı başarı hikayelerine rastlamak mümkündür. Çok zorluk çektik, çok ter döktük. Hiç ummadığımız yerlerden, hiç beklenmedik engellerle karşılaştık ama hedeflerimizden hiçbir zaman kopmadık. Şüphesiz bunda son 23 yıldır bizden desteğini esirgemeyen, girdiğimiz her seçimde yanımızda duran, hükûmetimize güvenerek emaneti bize tevdi eden aziz milletimizin yıkılmaz iradesi belirleyici olmuştur. Milletimizden aldığımız güçle yolumuza devam ediyoruz.”

“MÜSTESNA ZİRVELERE EV SAHİPLİĞİ YAPACAĞIZ”

Türkiye’nin bölgesinde adeta bir istikrar adası, mücavir coğrafyasında ise bir çekim merkezi olarak konumunu her geçen gün tahkim ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayinde son 23 yılda inşa ettikleri güçlü kapasite, sadece millî güvenlik açısından değil, aynı zamanda Avrupa’nın ve kardeş ülkelerin güvenliğini de teminat altına alan, sarsılmaz bir sütun işlevi gördüğünü vurguladı.

Böylesine kritik bir dönemde Türkiye’nin temmuz ayında ev sahipliği yapacağı NATO Zirvesi’nin barış ve istikrarın güçlenmesine vesile olacağına inandığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “NATO Zirvesi’nin yanı sıra 2026 senesi Türk diplomasisi açısından müstesna zirvelere ev sahipliği yapacağımız bir yıl olacaktır. Türk Devletleri Teşkilatımızın Zirvesini ülkemizde gerçekleştireceğiz. Ayrıca iklim krizi ile mücadelede hayati kararların alınacağı COP31 Zirvesi’ni Türkiye’de düzenleyeceğiz” diye konuştu.

Bugün insanlığın sürdürülemez üretim ve tüketim alışkanlıklarının dünyayı çevresel felakete sürüklediğini açıkça gözlemlediklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, eşi Emine Erdoğan’ın öncülüğünde başlattıkları “Sıfır Atık” hareketinin küresel ölçekte benimsenen bir dönüşüm sürecine ilham verdiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yaklaşımın bir diğer ayağını ise çağın en ağır küresel sınamalarından biri olan gıda güvenliğinin oluşturduğunu ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yıllardır pek çok defa dile getirdiğim üzere biz, ‘komşusu açken tok yatan bizden değildir’ inancıyla yoğrulmuş bir kültüre sahibiz. Gıda ve Tarım Örgütü başta olmak üzere Birleşmiş Milletler kuruluşlarıyla yakın eşgüdüm içinde bu sorunun çözümü için aktif bir politika yürütüyoruz. Küresel gıda güvenliğine yönelik güçlü taahhüdümüzün bir neticesi olarak Sayın Mehdi Eker’i Gıda ve Tarım Teşkilatı Genel Direktörlüğü pozisyonu için aday gösterme kararı aldık. Temmuz 2027’de gerçekleştirilecek seçimlerde sizlerin temsil ettiği dost ve müttefik ülkelerin kıymetli desteklerini bekliyoruz.”

GENÇ GAZETECİLER

Dünya

“Kanada ile enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi alanlarda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.

İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.

“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”

Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.

Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.

Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.

Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.

Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.

“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”

Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

HABER BURADA

Dünya

Kanada Başbakanı Carney Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.

Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

HABER BURADA

Dünya

“Türkiye’nin kılına zarar gelmemesi için gecemizi gündüzümüze katıyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Muhtarlar Günü Buluşması” programında yaptığı konuşmada, “Hani diyorum ya ‘etrafımız ateş çemberi’ diye. İçinde bulunduğumuz durum tam olarak böyle. Biz işte böyle bir kaos ve kriz ortamında Türkiye’nin kılına zarar gelmemesi için gecemizi gündüzümüze katıyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 19 Ekim Muhtarlar Günü dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen “Muhtarlar Günü Buluşması” programına katılarak bir konuşma yaptı.

Tüm muhtarların 19 Ekim Muhtarlar Günü’nü kutlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhtarları Türkiye ve Türk milleti için ortaya koydukları gayretlerden dolayı tebrik etti.

Muhtarlarla ilk toplantılarını 27 Ocak 2015’te yine aynı salonda yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “O gün 17 ilimizden gelen 409 muhtarımızı burada ağırlamıştık. Ardından düzenli olarak ülkemizin dört bir yanından muhtarlarımızı milletin evinde konuk etmenin sevincini yaşadık. Şimdiye kadar kimi zaman burada, kimi zaman Sergi Salonu’muzda Türkiye’nin bütün vilayetlerinden 40 bini aşkın muhtarımızla bir araya geldik. Gün oldu Türkiye’nin meselelerini istişare ettik. Gün oldu bölgesel ve küresel meseleleri birlikle değerlendirdik. Gün oldu en sıkıntılı zamanlarda kafa kafaya verdik yeni bir yol açtık. Gün oldu milletçe hepimizi sevindiren başarıları birlikte kutladık. Gün oldu dertleştik. Gün oldu birbirimize destek olduk, umut verdik. Ama 12 yıl boyunca demokrasinin uç beyi olan muhtarlar ile şahikası olan Cumhurbaşkanlığı arasındaki o bağı her zaman canlı tuttuk, diri tuttuk. Cumhurbaşkanlığı Külliyesini sadece devletin merkezi değil, milletin evi hâline de getireceğimizin sözünü vermiştik. Şükürler olsun ki millete verdiğimiz diğer sözlerimiz gibi bu sözümüze de sadık kaldık. İşte bugün bir kere daha siz muhtar kardeşlerimizle kucaklaşıyor, ahdimizi ve kavlimizi yeniliyoruz. Rabb’im muhabbetimizi, sevgimizi, dayanışmamızı artırsın.”

“TÜM TÜRKİYE İÇİN, 86 MİLYONUN HER BİR FERDİ İÇİN AŞKLA ÇALIŞACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı olarak kendisinin de muhtarlar gibi milletin iradesi ve teveccühüyle bulunduğu makama geldiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu tüm kalbimle ifade etmek isterim ki sizlerle beraber yol yürümekten, sizlerle kardeşlik yapmaktan daha önemli herhangi bir şey olamaz ve Cenabıallah’a bundan dolayı da her zaman hamdediyorum. Rabb’im ömür verdikçe sizlerle yoldaşlık etmeye devam edeceğim. ‘Aşkınan koşan yorulmaz’ diyerek tüm Türkiye için, 86 milyonun her bir ferdi için, yönünü ülkemize çevirmiş tüm mazlumlar ve masumlar için aşkla koşacağız, aşkla çalışacağız” ifadelerini kullandı.

“Ezelden aşığız biz bu millete, Hakk’tan gelir, Hakk’a gider bu sevda. Maya olur Devlet-i Ebed-Müddet’e, Her can, her gönülde tutar bir sevda…” dizelerini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu bitmez sevda Türkiye sevdasıdır. Millete ve memlekete hizmet sevdasıdır. Bu sevda Türkiye Cumhuriyeti’nin istiklal, hürriyet, kalkınma ve adalet mücadelesinin bizatihi kendisidir. İnşallah bu sevda son nefesimizde kalbimizde burcu burcu tütecek, elden ele, gönülden gönüle kutlu bir emanet gibi taşınacaktır. Rabb’im hepimize bu sevdayı layıkıyla taşımayı, bizden sonrakilere de en güzel şekilde devretmeyi nasip etsin. Büyük ve güçlü Türkiye sevdasına gönül veren siz kardeşlerime bir kez daha şükranlarımı sunuyor, bu anlamlı günde bu güzel buluşmaya vesile olan İçişleri Bakanlığımızı içtenlikle tebrik ediyorum.”

“MUHTARLIK MÜESSESESİNİN TÜRK SİYASETİNDE HAK ETTİĞİ SAYGIYI GÖRMESİNDEN MEMNUNİYET DUYUYORUM”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhtarlar ile aralarındaki sarsılmaz bağı anlayamayanların her icraatlarında yaptıkları gibi muhtarlar buluşmalarına da kara çaldığını dile getirerek, şunları kaydetti: “Öyle küçümseyici ifadeler kullandılar ki içlerinde yıllardır biriktirdikleri millî irade hazımsızlığını tüm çirkinliğiyle bir anda ortaya boca ettiler. ‘Muhtar bile olamaz’ diyerek güya bizi aşağıladıklarını zannedenler, benim muhtar kardeşlerime Cumhurbaşkanlığından başlayarak devletin tüm kapılarının açılmasını bir türlü kabullenemediler. Milletin teveccühüne rağmen bizi Başbakanlığa ve Cumhurbaşkanlığına layık görmeyenler, aslında sizi de buralara layık göremediler. Rahatsızlıklarının sebebi bizim burada hasbihal etmemiz asla değildi, rahatsızlıklarının sebebi sizin buraya, kendi evinize gelir gibi gelmenizdir. Rahatsızlıklarının sebebi, tıpkı 90 sene önce Ankara’ya alınmayan Aşık Veysel gibi muhtarlarımızın onlara göre yeterince elit olmamasıydı. Yıllar geçse de birilerinin Anadolu insanına tepeden bakma alışkanlıkları değişmedi. Türkiye’nin değiştiğini, Türkiye’nin eski Türkiye olmadığını kabullenmeye bir türlü yanaşmadılar. Peki, sonuçta ne oldu? İçlerine pek sinmese de kuzu kuzu kabullenmek zorunda kaldılar. Vatandaşın doğrudan oyuyla seçilen, benim demokrasi piramidinin tabanı olarak tarif ettiğim muhtar kardeşlerime saygı duymayı öğrendiler.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, devletin zirvesinin kapıları muhtarlara açıldıkça şehir merkezlerinden köylere kadar bu atmosferin tüm Türkiye sathına yayıldığını belirtti.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ile birlikte kamu kurumlarının ve belediyelerin kapılarının da muhtarlara ardına kadar açılmaya başladığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu işin sadece yerel düzeyde kalmadığını, Türk siyasetinde buluşmaların dönüştürücü etkisinin olduğunu ve tabiri caizse siyasette “bir muhtar açılımı” yaşandığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Daha önce ‘muhtar’ deyince hafife alanlar, kimi zaman mecburiyetten kimi zaman mahcubiyetten dolayı bizi taklit etmeye, takip etmeye başladılar. Ne kadar samimi olduklarını elbette ölçemeyiz. Ama yine de düne kadar muhtar görünce yollarını değiştirenlerin, şimdilik seçim dönemleriyle sınırlı olsa bile Muhtarlar Buluşması düzenlemesini Türkiye’de millî iradenin güç kazanması, muhalefetin toplumla barışması noktasında kıymetli bir adım olarak görüyoruz. Temennimiz bunun seçimden seçime yapılan taktik bir hamleden ziyade kalıcı bir zihniyet değişimine dönüşmesidir. Şurası da bir gerçek ki taklit her zaman aslını büyütür. İster zoraki ister gönüllü olsun. Onlar bizi taklit ettikçe Allah’ın izniyle biz büyümeye, güçlenmeye devam ederiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarım asra yaklaşan siyasi hayatı boyunca demokrasinin evvelemirde, yerelde başladığına inandığını belirterek, muhtarlık müessesesinin Türk siyasetinde hak ettiği saygıyı görmesinden memnuniyet duyduğunu söyledi.

Bu başarıda naçizane emeğinin olmasından ayrıca memnuniyet duyduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muhtarlar Buluşması’nın sadece tek parti bakiyesi, tepeden inmeci, baskıcı, kibirli zihniyetin geriletilmesinde değil, muhtarların özlük hakları ve çalışma şartlarının iyileştirilmesinde de çok ciddi katkıları olduğunu ifade etti.

Muhtarların vatandaşlara daha iyi hizmet sunabilmesi, görevini daha iyi yerine getirebilmesi için hiçbir fedakârlıktan kaçınmadıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sorun ve önerileri bizzat muhtarlardan dinlediklerini, notları aldıklarını ve gerekli adımları hızlıca attıklarını anlattı.

“19 EKİM’İ MUHTARLAR GÜNÜ İLAN EDEREK 2016 YILINDAN İTİBAREN ÜLKE GENELİNDE KUTLAMAYA BAŞLADIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunların neler olduğunu muhtarların zaten çok iyi bildiğini belirterek, muhtarlar için yapılan çalışmalara ilişkin şunları kaydetti: “Yayımladığımız genelgeyle büyükşehir belediyelerinde muhtarlar işleri daire başkanlığının, diğer belediyelerde ise muhtarlar müdürlüğünün kurulmasını sağladık. Valiliklerimizde bir vali yardımcımızı, büyükşehir belediyelerinde genel sekreter yardımcısını, diğer yerel yönetim birimlerimizde ise bir başkan yardımcısını muhtarlarımızla yakından ilgilenmek üzere görevlendirdik. Muhtarlarımızın taleplerini elektronik ortamda iletebilmeleri için Muhtar Bilgi Sistemi, MUBİS’i hayata geçirdik. 19 Ekim’i Muhtarlar Günü ilan ederek 2016 yılından itibaren ülke genelinde kutlamaya başladık.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Maaş ve ödemeler konusu ise üzerinde titizlikle durduğumuz iki önemli başlıktı. 2002’de muhtarlarımıza yapılan ödeme yalnızca unutmayın 97 liraydı. 2026 yılı itibarıyla bu rakamı tam 28 bin liranın üzerine çıkardık. Muhtarlarımızın SGK primlerini ise 2017’den bu yana devlet olarak biz karşılıyoruz. Daha önce ticarethane tarifesi üzerinden belirlenen enerji giderlerini mesken statüsüne alarak muhtarlarımızın enerji giderlerini azalttık. Tüm muhtarlarımızın Vilayetler Hizmet Birliği Otel ve Sosyal Tesislerinden bakanlık mensuplarına uygulanan tarifeler üzerinden yararlanmalarını sağladık. 2022 yılında yayınladığımız Cumhurbaşkanı kararı ile Türkiye Muhtarlar Konfederasyonunu kamu yararına çalışan dernekler arasına aldık. Köy ve mahalle muhtarlarımızın bulundukları illerdeki müze ve ören yerlerine ücretsiz girebilmelerinin önünü açtık” diye ekledi.

“BUNDAN SONRA DA SİZLERİN YANINDA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Yeni hizmet binalarının inşasına da hız verdiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “30 büyükşehrimizde yöreye özgü 100 hizmet binasının yapımını 2023 yılında tamamladık. 2024 ve 2025’te ise il özel idaresi kapsamında bulunan 51 lokasyonda, 130 muhtar hizmet binasının yapım ve onarımını gerçekleştirdik” bilgisini paylaştı.

Muhtarlara yönelik ilk sosyal dinlenme tesisi projesi olan Ankara Muhtar Evi’ni 4 yıl önceki Muhtarlar Günü’nde hizmete açtıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu projenin devamı niteliğindeki İstanbul Çapa Muhtar Evi’ni de tamamlayarak muhtarların istifadesine sunduklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadın muhtarların görev yaptığı yerlerdeki tüm hizmet binalarının güvenlik kamerası ihtiyaçlarını da talepler doğrultusunda karşıladıklarını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, mekânsal adrese dayalı kayıt sistemiyle, afet yönetim ve karar destek sistemlerinde muhtarların kullanımına yönelik düzenlemeler yaptıklarını belirterek, “Silah ruhsatlarından turizme, kültürden enerjiye kadar hemen her başlıkta sizin daha iyi koşullarda vatandaşa hizmet etmeniz için tüm imkânlarımızı seferber ettik. İnşallah bundan sonra da sizlerin yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.

“ÜLKEMİZİ ÇEVREMİZDEKİ ÇATIŞMALARDAN UZAK TUTTUK”

Türkiye’nin bölgesinde şiddeti giderek artan bir kriz fırtınası yaşandığına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hemen kuzeyimizdeki Rusya-Ukrayna Savaşı birkaç ay sonra 5. yılını dolduracak. İsrail’in Filistin’e yönelik saldırıları imzalanan anlaşmalara rağmen hız kesmeden devam ediyor. Komşumuz İran’daki gerilim tam olarak bitmeden bu sefer Yemen’de yeni bir çatışmanın fitili yakıldı. Husilerin dostumuz ve kardeşimiz Suudi Arabistan’ı hedef alan saldırıları bölgemizdeki tansiyonun iyice tırmanmasına sebep oldu. Riyad’daki havalimanına düzenledikleri saldırıda aralarında umrecilerin de olduğu çok sayıda Müslüman kardeşimiz vefat etti, yüzlerce kardeşimiz yaralandı.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Lübnan’a bakıyoruz maalesef orada da durum hiç iç açıcı değil. Suriye’den güzel haberler geliyor lakin siyonist İsrail orayı da karıştırmak için elinden geleni yapıyor. Hani diyorum ya ‘etrafımız ateş çemberi’ diye. İçinde bulunduğumuz durum tam olarak böyle. Biz işte böyle bir kaos ve kriz ortamında Türkiye’nin kılına zarar gelmemesi için gecemizi gündüzümüze katıyoruz. Hamdolsun şimdiye kadar bunda da başarılı olduk. Ülkemizi çevremizdeki çatışmalardan uzak tuttuk, tahriklere kapılmadık. Tuzaklara düşmedik, provokasyonlara gelmedik. Akıllı, sabırlı, sağduyulu bir şekilde tüm bu zor süreçleri başarıyla yönettik.”

“ARAMIZA NİFAK DUVARLARI ÖRMEYE ÇALIŞANLARA KARŞI HER ZAMAN TEYAKKUZ HÂLİNDE OLACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, büyük milletlerin imtihanlarının da büyük olduğunu dile getirdi.

“Türk milleti olarak bizim de tarih boyunca mücadelemiz, zaferlerimiz gibi imtihanlarımız da gerçekten çok büyük oldu” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bugün de büyük bir mücadelenin tam göbeğindeyiz. Bu mücadelede bölgemizi lime lime etmek isteyenlerin tekerine çomak soktukça bizi asla boş bırakmayacaklar. Tıpkı kahraman ecdadımız gibi zalimlerin değil, hangi inançtan olursa olsun mazlumların yanında cesaretle durduğumuz müddetçe bizimle uğraşmaya devam edecekler. Kimi zaman FETÖ gibi sureti haktan görünen içerideki ajanlarıyla kimi zaman dışarıdaki lobileriyle kimi zaman ekonomik tetikçileriyle kimi zaman uluslararası basındaki maşalarıyla kimi zaman da sosyal medyadaki aparatlarıyla bizim üzerimize gelecekler, dikkatimizi dağıtmaya çalışacaklar, yolumuzdan alıkoymaya çalışacaklar. Pençelerimizi sökmeye, iddialarımızdan vazgeçirmeye çalışacaklar. Allah’ın izniyle onlara bu fırsatı vermeyeceğiz.”

Dünyayı sömürerek, bölgeyi kan deryasına çevirerek kendilerine refah düzeni kurmak isteyenlere boyun eğmeyeceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, karanlık, kirli oyunlara ve bütün bunlara karşı çok ama çok dikkatli olacaklarını söyledi.

Müslümanları birbirine düşürmeye çalışanlara karşı uyanık olacaklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Milletimizin umudunu kırmaya, moralini bozmaya, aramıza nifak duvarları örmeye çalışanlara karşı her zaman teyakkuz hâlinde olacağız. Sizlere güveniyorum. Rabb’im basiret ve ferasetimizi artırsın diyorum. Bu düşüncelerle 19 Ekim Muhtarlar Günü’nüzün tekrar hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Buraya geldiğiniz için, milletin evini şereflendirdiğiniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Vazife yaptığınız köy ve mahallelerinizdeki vatandaşlarımızın her birine selamlarımı iletmenizi sizlerden özellikle rica ediyorum. Her birinize işlerinizde kolaylıklar diliyorum.”

GENÇ GAZETECİLER TÜRKİYE

Adana, Adıyaman, Afyonkarahisar, Ağrı, Aksaray, Amasya, Ankara, Antalya, Ardahan, Artvin, Aydın, Balıkesir, Bartın, Batman, Bayburt, Bilecik, Bingöl, Bitlis, Bolu, Burdur, Bursa, Çanakkale, Çankırı, Çorum, Denizli, Diyarbakır, Düzce, Edirne, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Giresun, Gümüşhane, Hakkâri, Hatay, Iğdır, Isparta, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Karabük, Karaman, Kars, Kastamonu, Kayseri, Kilis, Kırıkkale, Kırklareli, Kırşehir, Kocaeli, Konya, Kütahya, Malatya, Manisa, Mardin, Mersin, Muğla, Muş, Nevşehir, Niğde, Ordu, Osmaniye, Rize, Sakarya, Samsun, Şanlıurfa, Siirt, Sinop, Sivas, Şırnak, Tekirdağ, Tokat, Trabzon, Tunceli, Uşak, Van, Yalova, Yozgat, Zonguldak

HABER BURADA

DÜNYA

seers cmp badge