Connect with us

Dünya

“İstanbul’un giderek ağırlaşan trafik ve ulaşım sorununu hafifleteceğiz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bakırköy Sahil-Bahçelievler-Güngören-Bağcılar Kirazlı Metro Hattı Açılış Töreni

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bakırköy Sahil-Bahçelievler-Güngören-Bağcılar Kirazlı Metro Hattı Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “İstanbul’un giderek ağırlaşan trafik ve ulaşım sorununu hafifletmeyi görev addediyoruz. ‘Uğraştıran değil, ulaştıran İstanbul’ hedefiyle yeni ulaştırma projelerini, yeni metro hatlarını tek tek hayata geçiriyoruz” dedi.

Bağcılar’daki Molla Gürani Metro İstasyonu’nda yapılacak açılış törenine katılmak üzere İzmir’den uçakla Atatürk Havalimanı’na gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bakırköy’e geçti.

İncirli istasyonundan metroya binen ve vatman koltuğuna oturan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kullandığı metro, Bağcılar’a hareket etti. İlk seferini gerçekleştiren metro, bir süre sonra Molla Gürani İstasyonu’na vardı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, metrodan indikten sonra hattın açılışını gerçekleştirmek ve konuşmasını yapmak üzere tören alanına geçti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’un ulaşımını rahatlatacak bir projenin açılışı nedeniyle vatandaşlarla bir araya geldiklerini, metro ve raylı sistem çalışmalarına hız kesmeden devam ettiklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ocak ayının son günlerinde İstanbul Havalimanı’na kadar uzanan 37,5 kilometre uzunluğundaki metro hattının Gayrettepe ile Kağıthane arasındaki bölümünü hizmete sunduklarını, böylece İstanbul’u hızı saatte 120 kilometreye çıkan, günlük 600 bin yolcu kapasiteli çok önemli bir yatırıma kavuşturduklarını belirtti.

“YENİ METRO HATLARINI TEK TEK HAYATA GEÇİRİYORUZ”

İki hafta önce de “Kazlıçeşme-Sirkeci Raylı Sistemi ve Yaya Odaklı Yeni Nesil Ulaşım” projesini devreye aldıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, neredeyse 1,5 asır boyunca şehre hizmet etmiş bu hattı tarihî kimliğine uygun şekilde yeni bir tasarımla, teknolojinin son imkânlarıyla tekrar ayağa kaldırdıklarını dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu projeyle İstanbul’un raylı sistem hattı yanında turizm, spor, gezinti, bisiklet ve diğer imkânlarıyla göz kamaştırıcı bir sosyal ve kültürel değere sahip olduğunu ifade etti.

İstanbul’un giderek ağırlaşan trafik ve ulaşım sorununu hafifletmeyi görev edindiklerini, “Uğraştıran değil, ulaştıran İstanbul” olacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “5 yıl bitti, 5 yıl. Büyükşehir Belediyesi acaba kaç metro hattı yaptı? Yalandan başka bir şey yok. Rahmetli Kadir Bey’in yaptıklarına sahip çıkıyor, bizim yaptıklarımıza sahip çıkıyor. Veyahut da metronun adımı atılıyor, geliyor ona dolgu yapıyor. Sen busun ya, yaptığın bir şey yok. Dürüst ol dürüst! Fakat 31 Mart akşamı ben inanıyorum ki İstanbullu kardeşlerim bu yalana, dolana, talana, prim vermeyecek, ‘Yolun açık olsun.’ diyecek” ifadelerini kullandı.

Tören alanındaki vatandaşlara “Buna hazır mıyız?”, “31 Mart akşamına kadar ana kademe, kadın kolları, gençler çalışıyor muyuz?” ve “Çok çalışıyor muyuz?” sorularını yönelten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “evet” yanıtını aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bu duvarlardaki hani ‘Tam ileri’ diyor ya. İşte o tam ileriye, şimdi ona ‘Tam ileri, yolun açık olsun.’ demek lazım. Ve ben İstanbul bu kararı verdi diyorum. Yeni ulaştırma projelerini, yeni metro hatlarını tek tek hayata biz geçiririz. Açılışını yapmak üzere bir araya geldiğimiz Bakırköy Sahil-Bahçelievler-Güngören-Bağcılar Kirazlı Metro Hattı, bu çabalarımızın en son örneğidir. Uzunluğu 8,4 kilometre olan, günlük 1 milyon yolcu kapasiteli hattımızın üzerinde 7 istasyon bulunuyor. Metro hattımız, Kirazlı istasyonunda Başakşehir-Kirazlı hattı ile İncirli istasyonunda metrobüs ve Aksaray-Atatürk Havalimanı hattı ile Özgürlük Meydanı istasyonunda Marmaray ile Bakırköy istasyonunda ise İDO deniz otobüsleriyle entegre olacaktır.”

“HATTIN EKONOMİK ANLAMDA DA ÖNEMLİ KATKILARI OLACAK”

İstanbul Büyükşehir Belediyesi yönetimini eleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu andaki belediye acaba kaç tane metrobüs hattı yaptı? Nereye kadar metrobüs hattı uzadı? Hiçbir şey duydunuz mu? Yok. Yapmaz ve yapamazlar. Sadece yalan. Metrobüsü İstanbul’un hayatına kazandıran kim? AK Parti, AK Belediyecilik. Aynı şeklide bütün metro hatlarını yapan yine AK Parti, yine bizim belediyelerimiz. Ve belediye başkanlığımdan başlayan bu süreçte Kadir Bey’le devam eden süreç ve ondan sonra yine Mevlüt Bey’le devam eden süreç ve biz gittik, geldi 5 yıl en ufak bir şey yok” ifadelerini kullandı.

Bugün açılışını yaptıkları hattın devreye girmesiyle çok geniş bir çevrede yaşayan İstanbulluların hayatının daha da kolaylaşacağının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbullu vatandaşların bugünden itibaren Kayaşehir-Bakırköy Sahil arasında 39 dakikada, Çam ve Sakura Şehir Hastanesi-İncirli arasında 31 dakikada, Kayaşehir-Kirazlı arasında 27 dakikada, Metrokent-Özgürlük Meydanı arasında 30 dakikada seyahat edebileceklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yahu Çam ve Sakura Hastanesi’nin yolunu yapmadı, yolunu. ‘O yolu peki kim yaptı Sayın Cumhurbaşkanım?’ derseniz, biz yaptık. Ulaştırma Bakanlığına talimat verdim. Çam ve Sakura Hastanesi’nin yolunu da yine biz yaptık. Ya ne işe yarıyorsun? ‘Şunu da ben yaptım.’ de. Yok. Metro hattımızın İstanbul’un en yoğun yerleşim alanlarının olduğu bölgede ulaşım noktasında çok ağır bir yükü alacağına inanıyoruz. Bunları söylerken İstanbul’un dışından birisi olarak değil, bir İstanbullu olarak söylüyorum. Burada doğmuş, burada büyümüş bir kardeşiniz olarak söylüyorum. Dertliyiz, dertli. Bunlara gereken dersi 31 Mart akşamı verelim diye söylüyorum.”

Bu hattın hem İstanbul’a hem Türkiye’ye ekonomik anlamda da önemli katkıları olacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, motorlu taşıtlardan raylı sistemlere yönelecek trafik sayesinde akaryakıttan, araç ve yol bakımına kadar kişi ve kamu giderlerinde önemli bir tasarruf yapılabileceğini vurguladı.

“İSTANBUL’UN RAYLI SİSTEM UZUNLUĞUNU 384 KİLOMETREYE ÇIKARDIK”

İstanbul’un en büyük derdinin trafik ve ulaşım olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Ayrıca karbondioksit salınımını düşürerek çevrenin korunmasına da katkı sağlayacağız. Bu hattı devreye almak suretiyle trafik kazalarının sebep olduğu can ve mal kaybını da inşallah azaltacağız. Metro hattımızın önümüzdeki 25 yıllık süreçte tüm bu hususlarda ekonomimize 6 milyar doların üzerinde kazanç sağlayacağı hesaplanıyor. Bugünkü açılışımızla birlikte İstanbul’da tamamlanan raylı sistem ağlarının uzunluğunu 348 kilometreye çıkarıyoruz. Elbette burada durmayacağız. Hâlen yapım aşamasında iki önemli metro hattımız daha var. İstanbul Havalimanı-Arnavutköy-Halkalı ile Altunizade-Çamlıca Cami-Bosna Bulvarı metro hatlarındaki çalışmalar devam ediyor. Biri 31,5 kilometre, diğeri 4,5 kilometre uzunluğundaki bu iki projemizi de en kısa sürede tamamlayarak şehrimizin istifadesine sunacağız. Böylece İstanbul’un raylı sistem uzunluğu 384 kilometreyi bulacak. Bakırköy Sahil-Bahçelievler-Güngören-Bağcılar Kirazlı Metro Hattı’nın ülkemize, milletimize, şehrimize ve sizlere hayırlı olmasını diliyorum. Ulaştırma Bakanlığımızın yanı sıra yüklenici firmalarımızı mühendisinden işçisine, projede emeği geçen herkesi canı gönülden tebrik ediyorum. Bu hattı kullanacak İstanbullu kardeşlerime şimdiden hayırlı, güvenli, huzurlu, konforlu yolculuklar temenni ediyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’un kendileri için aşk, sevda ve tutku demek olduğunu ifade ederek, İstanbul’un aynı zamanda Türkiye’nin en büyük değeri ve en büyük hazinesi olduğunu söyledi.

İstanbul’a hizmet etmenin, İstanbul’un hizmetkârı olmanın, İstanbul’a eser kazandırmanın kendileri için şeref, onur ve bahtiyarlık olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz bu şehri sadece insanı kendine meftun eden fiziki güzellikleriyle değil tarihiyle, kültürüyle, en az İstanbul kadar güzel insanlarıyla da seviyoruz. İstanbul’un sadece taşına, toprağına, havasına değil Eyüp Sultan’ın sembolü olduğu o eşsiz manevi atmosferine de sevdalıyız. Gençler; öyleyse ‘Yeniden İstanbul’. Bu anlayışla tam 30 yıldır hangi görevde olursak olalım İstanbul’a aşkla, büyük bir tutkuyla, tüm kalbimizi ortaya koyarak hizmet ediyoruz” diye konuştu.

“YARIM GÜN MESAİYLE İSTANBUL YÖNETİLMEZ”

İstanbul’u daha yaşanabilir bir yer hâline getirmek için, İstanbul’u gelecek nesillere en güzel şekilde emanet etmek için canla başla çalıştıkları anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’un her meselesini kendi meseleleri, her sıkıntısını kendi sıkıntıları, her sevincini de kendi mutlulukları olarak gördüklerini dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şunu, altını çizerek belirtmek isterim: İstanbul’a bu nazarla bakmayan hiç kimse Fatih’in emaneti olan bu aziz şehri anlayamaz, İstanbulluyu anlayamaz. Gerçekten de İstanbul öyle büyük bir adanmışlık gerektirir ki kendi dışında başka hiçbir işle meşgul olunmasını kaldırmaz. Yani yarım gün mesaiyle İstanbul yönetilmez. İstanbul’u bırak hadi, kayağa git. İstanbul’u sel afeti almış götürüyor, nerede? Anlayın işte. Kardeşlerim, her şeyiyle kendini buraya adayacak olan İstanbul’a kendini adamış olur. Biz işte bunun için her fırsatta ne diyoruz? ‘Sadece İstanbul.’ Bunun için hep İstanbul’a hizmet etmenin ne kadar ağır bir sorumluluk olduğuna dikkati çekiyoruz. Böyle bir anlayışa ve odaklanmaya sahip olmayanların elinde İstanbul’un son dönemde nasıl büyük bir irtifa kaybı yaşadığını herkes kabul ediyor.”

“Trafik, İstanbullu kardeşlerim için artık sorundan öte zulüm hâline geldi” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Daha önce belli saatlerde yaşanan trafik sıkışıklığı artık günün hemen her saatinde sıradan hâle geldi. İstanbullu kardeşlerimizin ömrü trafikte geçiyor desek, yanlış bir ifade kullanmış olmayız. Şayet biz vakti zamanında CHP’nin takoz siyasetine boyun eğip Marmaray’ı, Avrasya Tüneli’ni, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü, Kuzey Marmara Otoyolu’nu yapmasaydık bugün durum çok daha kötü olurdu. Biz, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün temelini attığımız zaman bunlar ne yaptılar? Geldiler, gösteriler yaptılar. ‘Bu köprüye ihtiyacımız yok.’ dediler. Ama biz onları dinlemedik. Niye? İstanbul’un neye ihtiyacı olduğunu İstanbul’la dertlenen bizler biliyorduk da onun için. CHP’nin ve onun güdümünde hareket eden ideolojik çevrelerin her türlü engelleme çabalarına rağmen bu yatırımları şehrimize kazandırdık.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bakırköy Sahil-Bahçelievler-Güngören Bağcılar Kirazlı Metro Hattı’nın açılış töreninde, İstanbul’a karşı mesuliyetlerinin bilinciyle 2019’dan sonra da İstanbul’u kaderine terk etmediklerini vurgulayarak, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı vasıtasıyla metro hatları başta olmak üzere raylı sistem projelerinin inşasını sürdürdüklerini söyledi.

“BUNLARA KALSA, ‘ÇANAKKALE KÖPRÜSÜ’NE NE GEREK VAR?’ DİYORLARDI”

Yine bu dönemde İstanbul’un transit trafik yükünü hafifletecek, 1915 Çanakkale Köprüsü gibi devasa yatırımları hizmete sunduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunlara kalsa, ‘Çanakkale Köprüsü’ne ne gerek var?’ diyorlardı. Tüm bu eserlerin inşa sürecinde karşılaştığımız zorlukları, CHP tarafından önümüze çıkartılan engelleri İstanbullu kardeşlerim çok iyi hatırlıyor. Ancak biz, bunların hiçbirine aldırmadık, hiçbirine prim vermedik. İstanbul’un neye ihtiyacı varsa, nerede bir eksiklik varsa, sorunlar nerede içinden çıkılmaz hâl alıyorsa, oraya yoğunlaşarak, İstanbul’un daha fazla kan kaybetmesinin önüne geçtik” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, alandaki vatandaşlara “Avrasya Tüneli gayet güzel bir şekilde işliyor mu?” diye sorarak, sözlerine şöyle devam etti: “Denizin altından gidiyor, aynı şekilde Marmaray denizin altından gidiyor. Bunlar ne diyorlardı? ‘Gerek yok.’ Peki, niye kullanıyorsun? Kullanma. Fakat biz isteseler de istemeseler de insanoğluna hizmet için varız. Kardeşlerim, İstanbul’u fetret devrinden kurtarmak için önümüzde tarihî bir fırsat var. 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri’nin İstanbul için bir kader ve karar seçimi olduğu anlaşılıyor. Bu şehirde yaşayan, meselelere vicdan penceresinden bakan herkes artık şu gerçeği görebiliyor. İstanbul’u, tarihî vazifesi olarak görmeyen, yapacak başka işi olmadığı vakitlerde burayla ilgilenen zihniyetin şehri layıkıyla yönetmesi mümkün değildir. Çünkü İstanbul, maddi ve manevi cesametiyle kendisi dışında gül koklanmasına tahammülü olmayan bir şehirdir. Yarı zamanlı olarak bu şehri idare edebilecekleri vehmine kapılanların nasıl yanıldıklarını hep birlikte çok acı bir şekilde gördük, görüyoruz.”

“5 YIL BOYUNCA 650 BİN KONUTUN DÖNÜŞÜMÜ SAĞLANACAK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’un kendine nimet olarak bakanlardan ziyade emanet olarak bakan, görev şuuru yüksek, sorumluluk sahibi yöneticilere ihtiyacı olduğunu ifade etti.

İstanbul’un, 31 Mart’ta muradına erdiğinde aynı zamanda emaneti hakkıyla taşıyacak bir şehreminine de kavuşacağına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Farklı siyasi tercihlerimiz olsa da bu şehirde yaşayan İstanbullular olarak İstanbul’un acil meseleleri konusunda hepimizin aynı düşündüğüne, aynı kanaatleri paylaştığına inanıyorum. Nedir bunlar? Tabii ki öncelikle geçtiğimiz günlerde Çanakkale’de meydana gelen 4,9 büyüklüğündeki sarsıntı bize deprem gerçeğini tekrar hatırlattı. İstanbul’un bir an önce sağlıksız yapı stokunu yenilemesi ve depreme hazırlanması gerekiyor. Murat kardeşimizin, bu konuda ihmalkâr davranıldığında ne kadar büyük bedeller ödeyeceğimize dair tespitine biz de katılıyoruz. Kısa süre önce devreye aldığımız Yarısı Bizden Kampanyası, İstanbul’un depreme hazırlanmasına verdiğimiz önemin bir göstergesiydi. Önümüzdeki 5 yıl boyunca 650 bin konutun dönüşümünü sağlayarak, inşallah şehrimizi depreme karşı daha dirençli hâle getireceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bakanlığının neredeyse yarısını afet bölgelerinde geçiren Cumhur İttifakı İBB Başkan adayı Murat Kurum’un, bunu yapabilecek tecrübe, vizyon ve iradeye sahip olduğunu söyledi.

“TOPLU ULAŞIMDA KARA YOLUNUN AĞIRLIĞI YÜZDE 72’LER SEVİYESİNDE”

Murat Kurum ile bir diğer hemfikir oldukları konunun da trafik ve ulaşım olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Trafik meselesinin İstanbul’da nasıl bir çile hâline geldiğini az önce ifade ettim. İstanbullu kardeşlerim zaten her gün, her saat bu sorunla yüzleşiyor. Murat kardeşim, raylı sistem ağırlıklı olarak şehrin ulaşım sorununun çözümüyle ilgili projelerini paylaştı. Şu anda toplu ulaşımda kara yolunun ağırlığı yüzde 72’ler seviyesinde. Raylı sistemlerin payı ise yüzde 26 civarında. Bunun daha dengeli bir yapıya kavuşturulması önemlidir. Trafik sorununu ortadan kaldırmak, kara, raylı ve deniz yolu altyapısını eş zamanlı olarak geliştirmekle mümkündür. Amacımız, 2029 yılına kadar kara yolunun payını yüzde 60’a düşürecek, raylı sistemlerin payını yüzde 37’ye çıkaracak bir altyapıyı kurmaktır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir sonraki adımda kara yolu ağırlığıyla raylı sistem ağırlığını eşitlemiş olacaklarını belirterek, şöyle konuştu: “Dolayısıyla raylı sistem uzunluğunu 2029 yılına kadar 650 kilometrenin, 10 yıl sonra da 1000 kilometrenin üzerine çıkaracağız. Böylece Beylikdüzü-Avcılar’dan metroya binen bir İstanbullunun Boğaz’ın altından geçerek, Söğütlüçeşme’ye kadar güvenle, metro konforunda ulaşmasını temin edeceğiz. Deniz ulaşım payını üç yeni hat ile iki kat artıracağız. İstanbul’un iki yakasına iki büyük tünel yaparak, ulaşımı rahatlatacağız. Ortalama yolculuk süresini 64 dakikadan 39 dakikaya düşürerek trafiği bir sorun olmaktan önemli ölçüde çıkaracağız. Rabb’im yolumuzu, bahtımızı açık etsin diyorum. İstanbullu kardeşlerimin tercihinin hizmetten, eserden, Cumhur İttifakı’nın gerçek belediyecilik vizyonundan yana olacağına yürekten inanıyorum.”

“RAMAZAN-I ŞERİFİNİZİ ŞİMDİDEN TEBRİK EDİYORUM”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarın ramazan ayının ilk günü olduğunu hatırlatarak, “Evet, yarın günlerden ne? Akşam ne yapıyoruz? Teravihimiz var. Gece ne yapıyoruz? Ertesi gün iftardayız. Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ebedi azaptan kurtuluş olan mübarek Ramazan-ı Şerifinizi şimdiden tebrik ediyorum. Rabb’im bizleri Ramazan-ı Şerif’e ulaştırdığı gibi Ramazan Bayramı’na da kavuştursun inşallah. Birliğimizi, beraberliğimizi daim eylesin. Bu vesileyle sözlerime son verirken hepinizin tekrar mübarek Ramazan-ı Şerifini tebrik ediyorum. Açılışını yaptığımız Bakırköy Sahil-Bahçelievler-Güngören Bağcılar Kirazlı Metro Hattı’nın İstanbul’a, İstanbullulara hayırlı olmasını diliyorum. Daha büyük yatırımlarda, daha büyük projelerin hizmete alınış törenlerinde buluşma duasıyla hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasının ardından dua ile Bakırköy Sahil-Bahçelievler-Güngören-Bağcılar Kirazlı Metro Hattı’nın açılışı yapıldı.

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ramazan Bayramı dolayısıyla mesaj yayımladı

“Türkiye’nin ortak vatanımız, demokrasimizin ortak değerimiz olduğunun bilinciyle hep birlikte çok çalışacağız”

“Türkiye’nin ortak vatanımız, demokrasimizin ortak değerimiz olduğunun bilinciyle hep birlikte çok çalışacağız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ramazan Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, “Türkiye’nin ortak vatanımız, demokrasimizin ortak değerimiz olduğunun bilinciyle, inşallah, hep birlikte çok çalışacağız, üreteceğiz, emek vereceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ramazan Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, tüm vatandaşların Ramazan Bayramı’nı tebrik etti.

“Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu da ebedî azaptan kurtuluş olan bir ramazan ayını daha geride bırakarak hep birlikte bayrama vasıl olduk” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bayramın ülkemiz, milletimiz, İslam dünyası ve tüm insanlık için barışa, huzura ve esenliğe vesile olmasını diliyorum. Bizleri sevdiklerimizle beraber, sağlık ve afiyet içerisinde bir bayrama daha kavuşturduğu için Rabbime hamdediyorum. 11 ayın sultanı olan Ramazan-ı Şerif’i Gazze’nin yanı sıra gönül coğrafyamızın farklı köşelerinde yaşanan acılar ve zulümler sebebiyle buruk karşıladık, buruk geçirdik.”

“BU ZOR GÜNLERİNDE FİLİSTİN HALKININ YANINDA OLDUĞUMUZU GÖSTERDİK”

“Gazze, 7 Ekim’den beri sadece bizim değil, tüm insanlığın kalbinde, tüm insanlığın vicdanında kanayan bir yara oldu” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, savaşta bile dokunulmaması gereken hastanelerin, okulların, kiliselerin, camilerin bilerek bombalandığı bir vahşet sahnesiyle karşı karşıya kalındığını dile getirdi.

İsrail’in saldırıları sonucu 33 bin Filistinli şehit düşerken, 75 binden fazla Filistinlinin de yaralandığını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hayatını kaybeden tüm kardeşlerimize Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar niyaz ediyoruz. Türkiye olarak bugüne kadar bölgeye sevk ettiğimiz toplam 45 bin tonu aşan yardım malzemesiyle, bu zor günlerinde Filistin halkının yanında olduğumuzu gösterdik. İnşallah bundan sonra da Gazze’de akan kan duruncaya ve Filistinli kardeşlerimiz, 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan özgür Filistin devletine kavuşuncaya kadar desteğimizi sürdüreceğiz” dedi.

“ASRIN FELAKETİNİN YARALARINI ASRIN BİRLİKTELİĞİNİ SERGİLEYEREK HIZLA SARIYORUZ”

Dış siyasette bu adımları atarken, gündemin ilk sırasında yer alan deprem bölgesini asla ihmal etmediklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu açıklamalarda bulundu: “Asrın felaketinin yaralarını asrın birlikteliğini sergileyerek hızla sarıyoruz. Şimdiye kadar 80 bine yakın afet konutunu ve köy evini tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik. Her ay 15-20 bin konut inşa etmek suretiyle yıl sonunda bu sayıyı 200 bine ulaştırmayı hedefliyoruz. Bu süreçte ayrıca riskli yapı stoku yüksek şehirlerimizin depreme karşı daha dayanıklı hâle getirilmesi için de çalışıyoruz.”

PKK’dan FETÖ ve DEAŞ’a vatanın birliğine, insanların huzuruna kasteden terör örgütlerine nefes aldırmadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Terör bataklığını kaynağında kurutma stratejimizi kararlılıkla uyguluyoruz” diye ekledi.

“TÜRKİYE YÜZYILI VİZYONUMUZU HAYATA GEÇİRİNCEYE KADAR BİZE DURMAK YOK”

Ekonomi cephesinde hayat pahalılığı ve enflasyonla mücadelenin en hassas oldukları konu olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Tüm dünyayla birlikte millet olarak bizim de canımızı yakan bu meseleyi, Allah’ın izniyle, çözmekte kararlıyız. Uyguladığımız ekonomi programının olumlu etkilerini yılın ikinci yarısından itibaren daha net bir şekilde görebileceğiz. 31 Mart seçimlerinin suhuletle tamamlanmasıyla ortaya çıkan 4 yıllık seçimsiz dönemi, bu hedeflerimizi gerçekleştirmek için kullanacağız.”

“Türkiye’nin ortak vatanımız, demokrasimizin ortak değerimiz olduğunun bilinciyle, inşallah, hep birlikte çok çalışacağız, üreteceğiz, emek vereceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye Yüzyılı vizyonumuzu hayata geçirinceye kadar bize durmak, dinlenmek, soluklanmak yok” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, mesajını şu sözlerle tamamladı: “Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu vesileyle bir kez daha 31 Mart seçimlerinde sandığa giderek iradesine sahip çıkan tüm vatandaşlarıma teşekkür ediyorum. Rekabet seviyesi çok yüksek bir seçimden yeni çıkmış aziz milletimizden, bayramın manevi iklimini kırgınlıkları gidermek için fırsata çevirmelerini özellikle istirham ediyorum. Bayram ziyareti veya tatil amacıyla yollara çıkan tüm vatandaşlarımdan, trafik kurallarına riayet etmelerini bekliyorum. Rabbimden Ramazan Bayramı’nın gönüllerimize huzur, ülkemize esenlik, dünyamıza ve mazlum coğrafyalara barış getirmesini diliyor, sizleri bir kez daha muhabbetle selamlıyorum. Bayramınız mübarek olsun.”

HABER BURADA

Dünya

“Kimsenin bizim öz güvenimizi örselemesine, hayallerimizle aramıza set çekmesine müsaade etmeyeceğiz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TÜRGEV İftar Programı’nda yaptığı konuşmada, “İşimizi, görevimizi, sorumluluğumuzu ülkemize, milletimize ve umudunu bizlere bağlamış ailelerimize karşı vazifelerimizi en güzel şekilde yerine getirmeye çalışacağız. Kimsenin bizim öz güvenimizi örselemesine, hayallerimizle aramıza set çekmesine müsaade etmeyeceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İbn Haldun Üniversitesi’nde düzenlenen Geleneksel Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı (TÜRGEV) İftar Programı’na katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının başında, vakfa ve yöneticilerine, Ramazanda kendisini gençlerle buluşturdukları için teşekkür etti.

Katılımcıların Ramazan-ı Şerifini ve Kadir Gecesi’ni tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Artık 11 ayın sultanı olan mübarek Ramazanı uğurlamaya hazırlanıyoruz. Bir tarafta rahmet, şefkat ve bereket ayına veda etmenin hüznünü, diğer tarafta ise bayrama kavuşacak olmanın sevincini yaşıyoruz. Rabbimden bizleri daha nice ramazanlara, nice Kadir Gecelerine, nice bayramlara hayırla, sağlıkla, huzurla, esenlikle eriştirmesini diliyorum” ifadesini kullandı.

“TÜRGEV BAŞARILI ÇALIŞMALARIYLA KENDİNDEN SÖZ ETTİRİYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İSEGEV (İstanbul Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı) olarak 1996’da kurulan TÜRGEV’in 28 yıldır ülkeye, millete ve gençlere sahip çıktığını belirterek, “Her yıl binlerce evladımızın eğitimine katkı veren, onlara sıcak bir yuva imkânı sunan TÜRGEV, başarılı çalışmalarıyla kendinden söz ettiriyor. Toplam sayısı 40 bin 500’e ulaşan mezunlarımız, bugün hem ülkemizde hem de dünyanın dört bir yanında insanlığa hizmet ediyor. Bu müstesna çatının kurucuları arasında bulunmaktan daima bahtiyarlık duyduğumu ifade etmek isterim. Ülkesine ve milletine sayısız eserler kazandırmış bir siyasetçi olarak TÜRGEV, gönlümüzde her zaman farklı bir yere sahip oldu. İnşallah bundan sonra da sizlere destek vermekten geri durmayacağız. ‘Sizin en hayırlınız insanlara faydalı olanınızdır’ emrine ram olarak bir gönüle daha girmek, bir gencimize daha ulaşmak, bir evladımızın daha elinden tutmak için canla başla çalışan vakfımızı tebrik ediyorum” diye konuştu.

Vakfın faaliyetlerinde emeği geçenlere, maddi manevi katkısı bulunanlara teşekkür eden, hayatını kaybedenleri rahmetle yâd eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “TÜRGEV’in en önemli temsilcilerinden olduğu gönüllü kuruluşlarımız ülkeye ve millete hizmet mücadelemizin öncüleridir. İstikbalimizin teminatı olan gençlerimizin vatana, millete, ailelerine hayırlı birer evlat olarak yetişmelerinde sizlerin yeri doldurulamaz. Bizim her fırsatta dile getirdiğimiz TEKNOFEST gençliği inşallah sizlerin arasından çıkacak, Türkiye Yüzyılı sizlerin omuzlarında yükselecektir. Ben burada yeni Türkiye’nin, büyük ve güçlü Türkiye’nin, engelleri aşarak hedeflerine yürüyen kararlı Türkiye’nin mimarlarını görüyorum. Burada sizlerin arasında yarının başarılı bilim kadınlarını, siyasetçilerini, eğitimcilerini, mühendislerini, iş insanlarını, doktorlarını, milletimize hayırlı kuşaklar yetiştiren örnek annelerini görüyorum. Rabbim her birinizin yolunu ve bahtını açık etsin.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, meyve veren ağacın taşlandığını, TÜRGEV gibi vakıfların da hem hizmetleriyle hem varlıklarıyla hem de yerli, millî duruşlarıyla Türkiye’deki belli çevreleri her zaman rahatsız ettiğini belirtti.

“Kim var?” diye seslenilince, sağına soluna bakmadan fert fert “Ben varım.” diyen özgür zihinler yetiştiren TÜRGEV’in, bu kesimler tarafından özellikle hedef tahtasına konulduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İftira ve yalan furyasının hedefi oldunuz. Haysiyet cellatları tarafından yıpratılmak istendiniz. Sizleri yıldırmayı amaçlayan daha nice saldırıya maruz kaldınız. Birileri ellerine geçirdikleri her fırsatı, iyi ve faydalı işleri desteklemek için değil, TÜRGEV gibi gençliğe hizmet çatılarını yıkmak için kullandı. Ne siz ne de biz bunların hiçbirine aldırmadık. Hukuktan, meşruiyetten, Hakk’a ve halka hizmet yolundan ayrılmadık. Yüksek bir ruh haliyle mücadelemizi kararlılıkla devam ettirdik. Bugün de aynı vakarla hareket ediyoruz. ‘Sen doğru olursan, sen dürüst olursan, sen samimi olursan eğri er ya da geç mutlaka belasını bulur’ diyoruz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ağızlarını her açtıklarında hak, hukuk, adalet kavramları üzerinde gönüllü kuruluşlara dil uzatanların ikiyüzlülüklerini çok iyi bildiklerini vurgulayarak, şunları söyledi: “Sürekli ahlak tüccarlığı yapan, sürekli işçinin, emekçinin hakkından bahseden bu çevreler, önceki gün Beşiktaş’taki yangında hayatını kaybeden 29 emekçi kardeşimizle ilgili çıkıp tek cümle kurmadılar. Ekranları başında izleyenlere ve buradaki kardeşlerime sesleniyorum. Bu binaya inşaat ruhsatını veren, imar ruhsatını veren ve binanın en alt bodrum katlarını gazino hâline getirmeye müsaade edenler kim? Şimdi tabii ki biz de savcılarımızla bunu takip ediyoruz, bunu kovalıyoruz, kovalamaya devam edeceğiz. Kimler bunlar? 29 tane orada vatandaşımızın ölümüne göz yumanlar kimler? Biz de kovalayacağız. Zerre kadar vicdanı olan herkesin tepkisini çekmesi gereken skandallar zinciri karşısında başlarını kuma gömmeyi tercih ettiler ama birileri hemen anında koşup gittiler. Niye? Çünkü kendi günahlarını nasıl örteriz, bunun peşinde koştular. Bölücü terör örgütünün sokakları yakıp yıkan vandallarıyla sergiledikleri dayanışmayı, rızkının peşindeki insanların ailelerine çok gördüler. Daha önce aynı vicdansızlığı, evlatlarını bölücü alçakların pençesinden kurtarmak için çırpınan cesur Diyarbakır annelerine de bunlar göstermişlerdi. Yasak savma kabilinden yaptıkları bir şov dışında sırf ittifak ortaklarını kızdırmamak için yüreği kan ağlayan bu anneleri yalnız bırakmışlardı.”

“BİZİ KENDİ KALIPLARINA HAPSETMELERİNE İZİN VERMEYECEĞİZ”

Kendilerinin yaklaşık yarım asırdır, vakfın ise 28 yıldır çetin bir mücadele verdiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu zorlu süreçte gençlere hizmet etmekten, onları en iyi, en donanımlı şekilde hayata hazırlamaktan başka gayeleri olmadıklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerin başarısını gördükçe hep daha fazla çalıştıklarını, daha fazla koştuklarını aktararak, “Ne yaptıysak milletimiz için, siz gençlerimiz için yaptık. Allah’a hamdolsun bugün milletimizin ve sizlerin huzuruna alnı ak, başı dik, gönlü mutmain olarak çıkmanın gururunu yaşıyoruz. Ülkemizi bugün geldiği noktadan çok daha ileriye götürebilmek için sizin enerjinize, sizin yeteneklerinize, sizin heyecanınıza ihtiyacımız var. Bu ülkeyi yüceltecek, bu çağa mührünü vuracak olan sizlersiniz. Bunun için kendimizi başkalarına göre tanımlamayacak, başkalarının bizi kendi kalıplarına hapsetmelerine izin vermeyeceğiz. İşimizi, görevimizi, sorumluluğumuzu ülkemize, milletimize ve umudunu bizlere bağlamış ailelerimize karşı vazifelerimizi en güzel şekilde yerine getirmeye çalışacağız. Kimsenin bizim öz güvenimizi örselemesine, hayallerimizle aramıza set çekmesine müsaade etmeyeceğiz” diye konuştu.

Kendilerinin sadece 100 yıllık bir devletin mensupları olmadığını, aynı zamanda bu coğrafyada 1000 yıllık bir cihan imparatorluğunun, 1400 yıllık köklü bir medeniyetin de takipçileri olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ayrıca bizler, bir misyonu, gayesi, ideali ve elbette davası olan insanlarız. Başkaları gibi önünü sonunu düşünmeden fevri hareket edemeyiz. Tefekkürü hayatının her alanına uygulayan bir gençlik, Türkiye ile birlikte İslam âleminin hatta tüm insanlığın umududur” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerden kendi şahsi gelecekleri yanında, ülkelerinin istikbaliyle ilgili de hayaller kurmalarını, hedefler belirlemelerini istediğini vurgulayarak, hayatı anlamlandıran, insanı dünyaya bağlayan, kişiye değer katan şeyin üretmek olduğunu ifade etti.

Yaptıklarının üzerine koymanın kendini aşmak olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsan ürettikçe mutlu ve motive olur. İnsan düşünüp, tefekkür edip, çalışıp, çabalayıp ortaya iş koyduğunda mutlu, huzurlu, kendisiyle barışık olur. Her ne yapıyorsanız, hangi okulu okuyor, hangi işte çalışıyorsanız, yaptıklarınızın üzerine koymaya, kendinizi aşmaya özellikle gayret edin. İmkân bulmak, aslında imkânı oluşturmaktır. Unutmayın, imkân size gelmez, siz imkânlara gideceksiniz. Projeleriniz, planlarınız, tezlerinizle beraber, mücadele azminiz de varsa hiçbir güç sizi yolunuzdan geri döndüremez. İlmin ve başarının anahtarı çalışmak, disiplinli çalışmak ve sabretmektir. Azminizi, kararlılığınızı, inancınızı asla ama asla kaybetmeyin. Sizlerden yarını değil, daha ötesini görerek çalışmanızı, kendinizi geliştirmenizi bekliyoruz. Bunları başardığınızda Allah’ın izniyle sizlerin önünde durabilecek hiçbir engel tanımıyoruz” diye konuştu.

TÜRGEV’in dijital kültür alanında gençlere yönelik çalışmalarını da takdirle karşıladığını ayrıca belirtmek istediğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerden beklentimiz, her alanda olduğu gibi dijital kültürde de sadece takipçi değil asıl içerik üreticisi olmanızdır. Medeniyetimizin, tarihimizin, değerlerimizin ışığında içerikler geliştirerek, bunları gençlerimize ve dünyaya açmanız son derece kıymetli çabalardır. Mevcut çalışmalarınıza yeni projeleri, girişimleri ekleyerek dijital dünyayı boş bırakmayacağınıza inanıyorum” ifadelerini kullandı.

Eski başbakanlardan Adnan Menderes’ten bu yana canlarıyla, kanlarıyla, emekleriyle büyüterek bugünlere getirdikleri çok partili demokrasinin 31 Mart Pazar günü yapılan Mahallî İdareler Seçimleri’nden başarıyla çıktığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Seçimlere gölge düşürme, seçmenin iradesini rehin alma girişimleri bir kez daha sandıkta hüsrana uğradı. Bizler kadere ve takdire inanan insanlarız. Sandık sonuçlarının da davamız, hareketimiz, mücadelemiz açısından Allah’ın izniyle hayra tebdil olacağına yürekten inanıyoruz. Bu tarz neticeler insanlık tarihi boyunca kiminin şımarıklığını, kiminin pervasızlığını, kiminin de sabrını, metanetini, dayanışmasını, birlikteliğini ve mücadele azmini artırmıştır” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 31 Mart’ın sadece yeni bir dönüm noktası değil, aynı zamanda daha büyük zaferlerin müjdecisi, muştusu ve habercisi olacağını vurgulayarak, “Yolumuza yenilenmiş, tazelenmiş, çok daha güçlenmiş, üstat Necip Fazıl’ın ifadesiyle ‘pekleşmiş’ bir şekilde devam edeceğiz. Siyasette yarım asra yaklaşan mücadelemizin zafer sancağını burca dikecek ve ardından gönül huzuruyla nöbeti sizlere devredeceğiz. Bakınız, ben bugüne kadar gençlerle yürümüş, gençlerin yoldaşlığından güç ve cesaret almış bir büyüğünüzüm” dedi.

Mensubu ve hizmetkârı olmaktan şeref duydukları millet için nice saldırıları göğüslediklerini, nice badireleri aştıklarını, nice ihanetleri püskürttüklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim karşılaştığımız sıkıntıları gençlerimiz yaşamasın diye emek verdik. Gerektiğinde ölümü göze alarak vesayet odaklarına meydan okuduk. Şahsen bedel ödesek bile ülkemize, insanımıza, özellikle geleceğimiz olan siz gençlerimize bedel ödettirmemeye çalıştık. İmkânlarımızı zorlayarak üzerimize düşeni yapmanın gayretindeyiz. Gençlerimiz olarak sizler de sorumluluklarınızı yerine getireceksiniz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, artık gençlerin zamanının misafiri olduklarını kaydederek, şunları söyledi: “Bizden önceki aksiyon, fikir ve gönül adamlarının namusumuza emanet ettiği, bizim de canımız pahasına sahip çıktığımız davamızı inşallah yakında sizler omuzlayacaksınız. Bu emaneti sizler taşıyacak, sizler yükseltecek ve yücelteceksiniz. Sizlerin şu vakur duruşunu, şu azmini, öz güvenini gördükçe verdiğimiz mücadelenin boşa gitmediğini de görmenin bahtiyarlığını yaşıyorum. Rabbime, şahsıma sizler gibi yol ve mücadele arkadaşları bahşettiği için hamdediyorum. Yüreğimi ısıtan şu gözlerinize baktıkça, Allah’ın izniyle yarınlarımızın bugünümüzden çok daha aydınlık olacağına tüm kalbimle inanıyorum. Her birinizi ayrı ayrı alkışlıyorum.”

TÜRGEV çatısı altında yürütülen hizmetlerde emeği geçen tüm dostlarına teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ramazan ayının sizlerle birlikte başta Gazze’deki mazlumlar olmak üzere tüm Müslümanlar için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Rabbim, bu mübarek günler hürmetine tüm mazlum ve mağdurların yardımcısı olsun” dedi.

İNANOĞLU’NUN AİLESİNE VE SİNEMA CAMİASINA BAŞSAĞLIĞI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yönetmen ve yapımcı Türker İnanoğlu’nun vefatıyla ilgili, “Sizlere veda etmeden önce, dün sevenlerinin son yolculuğuna uğurladığı, Türk sinemasının usta ismi yapımcı ve yönetmen, 2018 yılı Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü sahibi Türker İnanoğlu’nu burada rahmetle anıyorum. Kültür sanat dünyamızın ‘Bay Sineması’nın acılı ailesine, yakınlarına ve sinema camiamıza başsağlığı diliyorum” ifadelerini kullandı.

HABER BURADA

Dünya

Enerjide Dışa Bağımlılığı Bitirdiğimizde Türkiye Daha Güçlü Olacak

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Zonguldak

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Zonguldak’ta -360 kotta maden ocağında işçilerle orucunu açtı. Maden işçilerine seslenen Bakan Bayraktar, “Önümüzde artık 4 yıllık bir süreç var. Gece gündüz demeden çalışma zamanı. Enerjide dışa bağımlılığı bitirdiğimizde Türkiye, çok daha büyük ve her açıdan daha güçlü bir ülke olacak.” dedi.

Bakan Bayraktar, Zonguldak’taki TTK Karadon Müessesesi Gelik İşletme Müdürlüğü’nde maden işçileriyle iftar sofrasında bir araya geldi. -360 kotta madencilerle orucunu açan Bakan Bayraktar, maden işçilerinin Türkiye için çok kıymetli işlere imza attığını vurguladı.

Enerjide Dışa Bağımlılık

Bakan Bayraktar, enerjide dışa bağımlılığımızı sona erdirmenin önemine işaret ederek

“Onun için yerli kaynaklarımız, kendi kaynaklarımız, kömürden yenilenebilir kaynaklara kadar bunları mutlaka ekonomiye katmamız lazım.” dedi.

İş Sağlığı ve Güvenliği

Madenciliğimizi geliştirirken iş sağlığı ve güvenliğinin her şeyden önce geldiğini kaydeden Bayraktar, “Sizlerden bir kez daha rica ediyorum. Yaptığımız iş çok stratejik bir iş, ülkemiz için çok değerli bir iş. Ama bunu yaparken öncelik sizin sağlık ve güvenliğiniz. Bundan hiçbir şekilde taviz vermeden çalışmanızı sizlerden istiyorum. Bu bizim birinci önceliğimizdir.” diye konuştu.

4 Yıllık Süreç Var

Bayraktar, ekonomik sıkıntıların üstesinden gelmenin yolunun ülke kaynaklarını azami şekilde ekonomiye katmak olduğunu vurgulayarak “Biz istiyoruz ki daha çok üretelim, ülkemizin ekonomisine daha çok katkı sağlayalım. Sizlerin şartlarını, istihdam imkanlarını arttıralım. Şimdi önümüzde artık 4 yıllık bir süreç var. Gece gündüz demeden çalışma zamanı, bizler ve sizler için. Ülkemizdeki enerjide dışa bağımlılığı bitirdiğimizde Türkiye çok daha büyük ve her açıdan daha güçlü bir ülke olacak.” dedi.

Anlamlı Hediye

İftarın ardından 6 Şubat depreminde bölgede görev alan ve birçok vatandaşı kurtaran madenciler, sarı bir bareti tek tek imzalayarak Bakan Bayraktar’a hediye etti.

HABER BURADA

DÜNYA

seers cmp badge