Connect with us

Dünya

“Şehir hastaneleriyle, sağlık hizmetlerini dünya standartlarının üstünde bir seviyeye taşıdık”

Dev Yatırımlar | İzmir Şehir Hastanesi ve Bağlantı Yolları Açılış Töreni

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İzmir Şehir Hastanesi ve Bağlantı Yolları Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Şehirlerimizin tamamını binalarıyla, donanımıyla, teçhizatıyla, ambulansıyla en modern sağlık hizmetlerine kavuşturduk. İzmir’de olduğu gibi pek çok yerde faaliyete geçen şehir hastaneleriyle, sağlık hizmetlerini dünya standartlarının üstünde bir seviyeye taşıdık” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İzmir Şehir Hastanesi ve Bağlantı Yolları Açılış Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İzmir Bayraklı Şehir Hastanesinin açılışında yaptığı konuşmada, 2 bin 60 yataklı şehir hastanesinin ve bağlantı yollarının hayırlı olmasını diledi.

Hastanenin 628 bin metrekareyi bulan kapalı alanı yüksek yatak kapasitesi, yoğun bakımları, ameliyathaneleri, kapalı-açık otopark ve diğer birimleriyle İzmir’e yakışır bir eser olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Laf değil, icraat… Bu dev hastanenin altyapısı, buranın yollarıyla alakalı, ‘acaba yollarını kim yaptı?’ diye de sorarsınız değil mi? Kimin yapması lazım? Büyükşehir Belediyesinin yapması lazım. Peki, Büyükşehir Belediyesi buranın altyapı olarak yollarını yaptı mı? Hayır… Sağ olsun Ulaştırma Bakanlığımız devreye girdi. Şu ilk etabı hâllettik ama yetmez. İnşallah ikinci etabını da yine Ulaştırma Bakanlığımız en güzel şekliyle yapacak ve hastanemize ulaşım daha da kolaylaşacak. Çünkü hastane yapınca ulaşım şart.”

“İZMİR ŞEHİR HASTANESİ SADECE ÜLKEMİZİN DEĞİL DÜNYANIN EN BÜYÜK SAĞLIK KOMPLEKSLERİNDEN BİRİDİR”

Hastaneye hızlı, emniyetli ve konforlu bir erişim için inşa ettikleri 4 kilometre uzunluğundaki bağlantı yolunu ve kavşağını da hizmete açtıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “İzmir Şehir Hastanesi sadece ülkemizin değil dünyanın en büyük, en yüksek kapasiteli, en modern sağlık komplekslerinden biridir. Bünyesinde 6 ayrı hastaneyi barındıran bu muhteşem yatırım, bizim eser ve hizmet siyasetimizin önemli bir nişanesidir. Şimdi seçimlere gidiyoruz. Bu seçimlerle birlikte inanıyorum ki güzel İzmir’imizin güzel insanları burada Hamza Dağ kardeşimizi büyükşehirin başına getirecek ve böylece altyapı noktasında da İzmir’imizin bu çileleri sona erecektir. Daha önce Manisa-İzmir arasında Sabuncu Beli Tüneli’ni yaptık. Aynı şekilde yine sahilde birçok yolu yaptık, Konak Tüneli’ni yaptık.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gelecek dönemde gerek merkezi yönetim gerek büyükşehir belediyesi olarak el ele vererek bütün altyapı sorunlarını ortadan kaldıracaklarını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu projenin, ülkenin ortak değerlerinin, milletin sembol isimlerinin arkasına gizlenerek hiçbir eser ve hizmet üretmeden yıllarca şehrin sırtına yük olanlara ibret teşkil etmesini diliyoruz” diye konuştu.

“MİLLETİMİZE VERDİĞİMİZ SÖZLERİ YERİNE GETİRMİŞ OLMANIN BAHTİYARLIĞI İÇİNDEYİZ”

AK Parti’nin 2002’de göreve geldiğinde millete bir söz verdiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Demiştik ki ülkemizi eğitim, sağlık, adalet, güvenlik üzerinde yükselteceğiz. Daha sonra buna ulaşımdan enerjiye, spordan sosyal desteklere, pek çok başlığı ekledik. Bugün 21 yıl sonra geriye dönüp baktığımızda milletimize verdiğimiz sözleri yerine getirmiş olmanın bahtiyarlığı içindeyiz” ifadesini kullandı.

Eğitim alanında okulların neredeyse tamamını yeniden inşa ettiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerin en iyi şekilde yetişmesini sağlamak için 800 bin yeni öğretmen atadıklarını ayrıca üniversite öğrenimini herkes için hak hâline getirdiklerini vurguladı.

“Darbecilerin yıktığı mesleki eğitim sistemini yeniden ayağa kaldırdık” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şu sözlerle devam etti: “Sağlık dedik, şehirlerimizin tamamını binalarıyla, donanımıyla, teçhizatıyla, ambulansıyla en modern sağlık hizmetlerine kavuşturduk. İzmir’de olduğu gibi pek çok yerde faaliyete geçen şehir hastaneleriyle sağlık hizmetlerini dünya standartlarının üstünde bir seviyeye taşıdık. Yaklaşık 310 bini doktor olmak üzere 1,5 milyona yakın sağlık çalışanıyla bu alandaki insan kaynağımızı güçlendirdik. Önümüzdeki ay kamuya 15 bini hemşire olmak üzere 35 bin sağlık personeli daha alıyoruz. Ülke genelinde 2,5 milyon kişiye evde sağlık hizmeti vererek hizmeti insanımızın ayağına götürdük.”

“TERÖRÜ KAYNAĞINDA KURUTMA STRATEJİSİNE GEÇTİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Güvenlik dedik, terör örgütlerinin başını ezerek insanlarımızın huzur içinde hayatını sürdürmesini sağladık. Sınırlarımızın güvenliğini artırarak terörü kaynağında kurutma stratejisine geçtik. Askeriyle, polisiyle, jandarmasıyla, istihbaratıyla Türkiye’yi dünyanın en sorunlu bölgesinin en güvenli ülkesi hâline getirdik. Bitmedi, adalet dedik, yargı teşkilatımızı binasından personeline kadar baştan aşağı milletimize en iyi hizmeti vereceği altyapıya kavuşturduk. Geçmişte vesayetin daha sonra FETÖ’nün güdümünde itibar kaybeden adalet sistemimizi, adına karar verdiği milletimizin emrine amade kıldık. Yargılama sürelerini kısaltacak tedbirleri alarak adaletin hızla tesisine zemin hazırladık” diye ekledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölünmüş yol uzunluğunu 6 kilometreden 30 bin kilometreye yaklaştırdıklarını söyledi.

Tünel, köprü, otoyol, hızlı ve yüksek hızlı tren hatları ve havalimanlarıyla kalkınmanın temel altyapısı olan ulaşım hatlarını çeşitlendirip güçlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, İzmir-Ankara yüksek hızlı tren hattını da etap etap hizmete alarak bu alandaki çalışmaları taçlandıracaklarını ifade etti.

Bir kısmı da İzmir’de olmak üzere yapılan stadyumlar, spor alanları, atletizm pistleri, havuzlar ve diğer tesislerle ülkeyi baştan sona donattıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Böylece lisanslı sporcu sayımızı 15 milyonun, faal sporcu sayımız 4 milyonun üzerine çıkardık. Müsabakalarda kazandığımız 7 bin 400’den fazla madalyayla spor alanında verdiğimiz emeklerimizin karşılığını aldık” diye konuştu.

“1 MİLYONA YAKIN KONUT VE İŞ YERİNDE KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJESİ UYGULADIK”

Millî gelirden ayrılan payı üç katına çıkartarak devletin ülkedeki kimsesizlerin kimsesi olduğunu gösterdiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kimsesiz çocuklardan yaşlılara, engellilerden dul kadınlara kadar tüm dezavantajlı kesimlere sahip çıktık. Bugün ülkemizdeki 4 milyon hane ve 6,5 milyon çocuğa ulaşan sosyal destek sistemimizle dünyanın örnek aldığı bir seviyeye geldik. Toplu konutta 1 milyon 314 bin inşaatta insanımızın modern, depreme dayanıklı, huzurlu yuvalara kavuşmasına öncülük ettik. 81 vilayetimize yayılan hizmete açılmış ve açılışa hazır hâle gelmiş 222 millet bahçesi ile şehirlerimizde yaşayan insanlarımızın hayat kalitesini artırdık” ifadelerini kullandı.

Atık su arıtma, düzenli depolama, hava ve su kalitesi kontrolü sistemleri ile çevreye duyarlı hayat alanları oluşturduklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yaklaşık 1 milyona yakın konut ve iş yerinde kentsel dönüşüm projesi uyguladık. Gördüğünüz gibi ülkemize yaptığımız eser ve hizmetleri değil saatlerce, günlerce anlatsak bitmez. İzmir Şehir Hastanemiz ve bağlantı yolları da işte bu eser zincirine eklediğimiz son halkadır” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, her iki projenin de hayata geçirilmesinde emeği olanları tebrik etti.

“TÜRKİYE’NİN GÜVEN VE İSTİKRAR İKLİMİNİ KORUMAYA HER ZAMANKİNDEN DAHA ÇOK İHTİYACI BULUNUYOR”

Ülkenin geçen mayıs ayında Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerini başarıyla gerçekleştirdiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi de önümüzde mahalli idareler seçimleri var. İnşallah bu seçimleri de huzur içinde, hizmet yarışı şeklinde tamamlayacağız. Bölgemizde ve dünyada güç dengelerinin değiştiği, siyasi ve ekonomik krizlerin, çatışmaların derinleştiği bir dönemde Türkiye’nin güven ve istikrar iklimini korumaya her zamankinden daha çok ihtiyacı bulunuyor” diye konuştu.

Geride kalan 17 seçimin her biri gibi bu seçimin de ülkeyi siyasi açıdan istikrarsızlığa, ekonomik bakımdan çöküşe, sosyal yönden çatışmaya sürüklemenin vesilesi hâline getirmek isteyenlerin boş durmadığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, her gün bir yalan, fitne, bir başka düzenbazlıkla milletin karamsarlık bataklığına itilmeye çalışıldığını belirtti.

Bu şekilde tercihleri etkileyerek Türkiye’yi yeniden kendi senaryolarındaki konuma çekmek isteyenler olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Emin olun bu senaryonun tek bir satırı dahi ülkemizin ve milletin hayrına değildir. Kuzeyinden güneyine doğusundan batısına şöyle bir bölgemize ve dünyaya bakarsanız bu senaryolara tabi olup da huzur ve güven içinde yaşayan hiçbir ülke, hiçbir toplum göremezsiniz. Türkiye, tıpkı ecdadın, Cumhuriyetimizin kurucularının hayal ettiği gibi siyasi, ekonomik ve askerî olarak bağımsız bir güç hâline gelebildiği için bugün böylesine dik bir duruş sergileyebiliyor. Elbette bu duruşun bir bedeli var ama istiklalimizden emin olmanın, istikbalimize güvenle bakabilmenin değeri ödediğimiz bedelden çok daha fazladır. Milletimden son dönemde kamuoyunda dedikodular ve spekülasyonlar üzerinden yürütülen kampanyalara bir de bu gözle bakmasını istiyorum. Biz tüm bu tuzakları bozarak yolumuza devam ederken hiçbir zaman asıl hedeflerimizden kopmuyor, asıl mücadelemizden taviz vermiyoruz.”

“VERDİĞİMİZ MÜCADELEDE BUGÜNE KADAR EN BÜYÜK GÜCÜMÜZ MİLLETİMİZİN DESTEĞİ OLMUŞTUR”

Her dönemde olduğu gibi bugün de kendilerini en iyi milletin anladığına inandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Verdiğimiz mücadelede bugüne kadar en büyük gücümüz milletimizin desteği olmuştur. Bundan sonra da erkeğiyle kadınıyla, genciyle yaşlısıyla bu ülkenin 85 milyonunun duası ve desteğiyle yolumuza devam edeceğiz. Çünkü biz bu milleti tarifsiz duygularla seviyoruz. Çünkü biz bu milleti özellikle yapacağımız hizmetlerle ibadet mertebesinde görüyor ve seviyoruz. Çünkü biz medeniyetimizin ve tarihimizin son kalesi bu ülkeyi mutlaka dünyada hak ettiği yere yükseltmek istiyoruz. İzmir’in de bu kutlu mücadelede bize güç, destek, heyecan vermesini bekliyoruz.”

Dünyadaki en büyük mutluluğun sağlık olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, İzmir Bayraklı Şehir Hastanesinin hayırla vesile olması temennisinde bulunarak, hastanenin yapımında emeği geçenlere teşekkür etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hitabının ardından İzmir Bayraklı Şehir Hastanesi ve bağlantı yollarının açılışını, sağlık çalışanlarıyla beraber kurdele keserek yaptı. Daha sonra hastanede incelemelerde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yetkililerden bilgi aldı.

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ramazan Bayramı dolayısıyla mesaj yayımladı

“Türkiye’nin ortak vatanımız, demokrasimizin ortak değerimiz olduğunun bilinciyle hep birlikte çok çalışacağız”

“Türkiye’nin ortak vatanımız, demokrasimizin ortak değerimiz olduğunun bilinciyle hep birlikte çok çalışacağız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ramazan Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, “Türkiye’nin ortak vatanımız, demokrasimizin ortak değerimiz olduğunun bilinciyle, inşallah, hep birlikte çok çalışacağız, üreteceğiz, emek vereceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ramazan Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, tüm vatandaşların Ramazan Bayramı’nı tebrik etti.

“Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu da ebedî azaptan kurtuluş olan bir ramazan ayını daha geride bırakarak hep birlikte bayrama vasıl olduk” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bayramın ülkemiz, milletimiz, İslam dünyası ve tüm insanlık için barışa, huzura ve esenliğe vesile olmasını diliyorum. Bizleri sevdiklerimizle beraber, sağlık ve afiyet içerisinde bir bayrama daha kavuşturduğu için Rabbime hamdediyorum. 11 ayın sultanı olan Ramazan-ı Şerif’i Gazze’nin yanı sıra gönül coğrafyamızın farklı köşelerinde yaşanan acılar ve zulümler sebebiyle buruk karşıladık, buruk geçirdik.”

“BU ZOR GÜNLERİNDE FİLİSTİN HALKININ YANINDA OLDUĞUMUZU GÖSTERDİK”

“Gazze, 7 Ekim’den beri sadece bizim değil, tüm insanlığın kalbinde, tüm insanlığın vicdanında kanayan bir yara oldu” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, savaşta bile dokunulmaması gereken hastanelerin, okulların, kiliselerin, camilerin bilerek bombalandığı bir vahşet sahnesiyle karşı karşıya kalındığını dile getirdi.

İsrail’in saldırıları sonucu 33 bin Filistinli şehit düşerken, 75 binden fazla Filistinlinin de yaralandığını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hayatını kaybeden tüm kardeşlerimize Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar niyaz ediyoruz. Türkiye olarak bugüne kadar bölgeye sevk ettiğimiz toplam 45 bin tonu aşan yardım malzemesiyle, bu zor günlerinde Filistin halkının yanında olduğumuzu gösterdik. İnşallah bundan sonra da Gazze’de akan kan duruncaya ve Filistinli kardeşlerimiz, 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan özgür Filistin devletine kavuşuncaya kadar desteğimizi sürdüreceğiz” dedi.

“ASRIN FELAKETİNİN YARALARINI ASRIN BİRLİKTELİĞİNİ SERGİLEYEREK HIZLA SARIYORUZ”

Dış siyasette bu adımları atarken, gündemin ilk sırasında yer alan deprem bölgesini asla ihmal etmediklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu açıklamalarda bulundu: “Asrın felaketinin yaralarını asrın birlikteliğini sergileyerek hızla sarıyoruz. Şimdiye kadar 80 bine yakın afet konutunu ve köy evini tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik. Her ay 15-20 bin konut inşa etmek suretiyle yıl sonunda bu sayıyı 200 bine ulaştırmayı hedefliyoruz. Bu süreçte ayrıca riskli yapı stoku yüksek şehirlerimizin depreme karşı daha dayanıklı hâle getirilmesi için de çalışıyoruz.”

PKK’dan FETÖ ve DEAŞ’a vatanın birliğine, insanların huzuruna kasteden terör örgütlerine nefes aldırmadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Terör bataklığını kaynağında kurutma stratejimizi kararlılıkla uyguluyoruz” diye ekledi.

“TÜRKİYE YÜZYILI VİZYONUMUZU HAYATA GEÇİRİNCEYE KADAR BİZE DURMAK YOK”

Ekonomi cephesinde hayat pahalılığı ve enflasyonla mücadelenin en hassas oldukları konu olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Tüm dünyayla birlikte millet olarak bizim de canımızı yakan bu meseleyi, Allah’ın izniyle, çözmekte kararlıyız. Uyguladığımız ekonomi programının olumlu etkilerini yılın ikinci yarısından itibaren daha net bir şekilde görebileceğiz. 31 Mart seçimlerinin suhuletle tamamlanmasıyla ortaya çıkan 4 yıllık seçimsiz dönemi, bu hedeflerimizi gerçekleştirmek için kullanacağız.”

“Türkiye’nin ortak vatanımız, demokrasimizin ortak değerimiz olduğunun bilinciyle, inşallah, hep birlikte çok çalışacağız, üreteceğiz, emek vereceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye Yüzyılı vizyonumuzu hayata geçirinceye kadar bize durmak, dinlenmek, soluklanmak yok” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, mesajını şu sözlerle tamamladı: “Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu vesileyle bir kez daha 31 Mart seçimlerinde sandığa giderek iradesine sahip çıkan tüm vatandaşlarıma teşekkür ediyorum. Rekabet seviyesi çok yüksek bir seçimden yeni çıkmış aziz milletimizden, bayramın manevi iklimini kırgınlıkları gidermek için fırsata çevirmelerini özellikle istirham ediyorum. Bayram ziyareti veya tatil amacıyla yollara çıkan tüm vatandaşlarımdan, trafik kurallarına riayet etmelerini bekliyorum. Rabbimden Ramazan Bayramı’nın gönüllerimize huzur, ülkemize esenlik, dünyamıza ve mazlum coğrafyalara barış getirmesini diliyor, sizleri bir kez daha muhabbetle selamlıyorum. Bayramınız mübarek olsun.”

HABER BURADA

Dünya

“Kimsenin bizim öz güvenimizi örselemesine, hayallerimizle aramıza set çekmesine müsaade etmeyeceğiz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TÜRGEV İftar Programı’nda yaptığı konuşmada, “İşimizi, görevimizi, sorumluluğumuzu ülkemize, milletimize ve umudunu bizlere bağlamış ailelerimize karşı vazifelerimizi en güzel şekilde yerine getirmeye çalışacağız. Kimsenin bizim öz güvenimizi örselemesine, hayallerimizle aramıza set çekmesine müsaade etmeyeceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İbn Haldun Üniversitesi’nde düzenlenen Geleneksel Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı (TÜRGEV) İftar Programı’na katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının başında, vakfa ve yöneticilerine, Ramazanda kendisini gençlerle buluşturdukları için teşekkür etti.

Katılımcıların Ramazan-ı Şerifini ve Kadir Gecesi’ni tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Artık 11 ayın sultanı olan mübarek Ramazanı uğurlamaya hazırlanıyoruz. Bir tarafta rahmet, şefkat ve bereket ayına veda etmenin hüznünü, diğer tarafta ise bayrama kavuşacak olmanın sevincini yaşıyoruz. Rabbimden bizleri daha nice ramazanlara, nice Kadir Gecelerine, nice bayramlara hayırla, sağlıkla, huzurla, esenlikle eriştirmesini diliyorum” ifadesini kullandı.

“TÜRGEV BAŞARILI ÇALIŞMALARIYLA KENDİNDEN SÖZ ETTİRİYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İSEGEV (İstanbul Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı) olarak 1996’da kurulan TÜRGEV’in 28 yıldır ülkeye, millete ve gençlere sahip çıktığını belirterek, “Her yıl binlerce evladımızın eğitimine katkı veren, onlara sıcak bir yuva imkânı sunan TÜRGEV, başarılı çalışmalarıyla kendinden söz ettiriyor. Toplam sayısı 40 bin 500’e ulaşan mezunlarımız, bugün hem ülkemizde hem de dünyanın dört bir yanında insanlığa hizmet ediyor. Bu müstesna çatının kurucuları arasında bulunmaktan daima bahtiyarlık duyduğumu ifade etmek isterim. Ülkesine ve milletine sayısız eserler kazandırmış bir siyasetçi olarak TÜRGEV, gönlümüzde her zaman farklı bir yere sahip oldu. İnşallah bundan sonra da sizlere destek vermekten geri durmayacağız. ‘Sizin en hayırlınız insanlara faydalı olanınızdır’ emrine ram olarak bir gönüle daha girmek, bir gencimize daha ulaşmak, bir evladımızın daha elinden tutmak için canla başla çalışan vakfımızı tebrik ediyorum” diye konuştu.

Vakfın faaliyetlerinde emeği geçenlere, maddi manevi katkısı bulunanlara teşekkür eden, hayatını kaybedenleri rahmetle yâd eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “TÜRGEV’in en önemli temsilcilerinden olduğu gönüllü kuruluşlarımız ülkeye ve millete hizmet mücadelemizin öncüleridir. İstikbalimizin teminatı olan gençlerimizin vatana, millete, ailelerine hayırlı birer evlat olarak yetişmelerinde sizlerin yeri doldurulamaz. Bizim her fırsatta dile getirdiğimiz TEKNOFEST gençliği inşallah sizlerin arasından çıkacak, Türkiye Yüzyılı sizlerin omuzlarında yükselecektir. Ben burada yeni Türkiye’nin, büyük ve güçlü Türkiye’nin, engelleri aşarak hedeflerine yürüyen kararlı Türkiye’nin mimarlarını görüyorum. Burada sizlerin arasında yarının başarılı bilim kadınlarını, siyasetçilerini, eğitimcilerini, mühendislerini, iş insanlarını, doktorlarını, milletimize hayırlı kuşaklar yetiştiren örnek annelerini görüyorum. Rabbim her birinizin yolunu ve bahtını açık etsin.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, meyve veren ağacın taşlandığını, TÜRGEV gibi vakıfların da hem hizmetleriyle hem varlıklarıyla hem de yerli, millî duruşlarıyla Türkiye’deki belli çevreleri her zaman rahatsız ettiğini belirtti.

“Kim var?” diye seslenilince, sağına soluna bakmadan fert fert “Ben varım.” diyen özgür zihinler yetiştiren TÜRGEV’in, bu kesimler tarafından özellikle hedef tahtasına konulduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İftira ve yalan furyasının hedefi oldunuz. Haysiyet cellatları tarafından yıpratılmak istendiniz. Sizleri yıldırmayı amaçlayan daha nice saldırıya maruz kaldınız. Birileri ellerine geçirdikleri her fırsatı, iyi ve faydalı işleri desteklemek için değil, TÜRGEV gibi gençliğe hizmet çatılarını yıkmak için kullandı. Ne siz ne de biz bunların hiçbirine aldırmadık. Hukuktan, meşruiyetten, Hakk’a ve halka hizmet yolundan ayrılmadık. Yüksek bir ruh haliyle mücadelemizi kararlılıkla devam ettirdik. Bugün de aynı vakarla hareket ediyoruz. ‘Sen doğru olursan, sen dürüst olursan, sen samimi olursan eğri er ya da geç mutlaka belasını bulur’ diyoruz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ağızlarını her açtıklarında hak, hukuk, adalet kavramları üzerinde gönüllü kuruluşlara dil uzatanların ikiyüzlülüklerini çok iyi bildiklerini vurgulayarak, şunları söyledi: “Sürekli ahlak tüccarlığı yapan, sürekli işçinin, emekçinin hakkından bahseden bu çevreler, önceki gün Beşiktaş’taki yangında hayatını kaybeden 29 emekçi kardeşimizle ilgili çıkıp tek cümle kurmadılar. Ekranları başında izleyenlere ve buradaki kardeşlerime sesleniyorum. Bu binaya inşaat ruhsatını veren, imar ruhsatını veren ve binanın en alt bodrum katlarını gazino hâline getirmeye müsaade edenler kim? Şimdi tabii ki biz de savcılarımızla bunu takip ediyoruz, bunu kovalıyoruz, kovalamaya devam edeceğiz. Kimler bunlar? 29 tane orada vatandaşımızın ölümüne göz yumanlar kimler? Biz de kovalayacağız. Zerre kadar vicdanı olan herkesin tepkisini çekmesi gereken skandallar zinciri karşısında başlarını kuma gömmeyi tercih ettiler ama birileri hemen anında koşup gittiler. Niye? Çünkü kendi günahlarını nasıl örteriz, bunun peşinde koştular. Bölücü terör örgütünün sokakları yakıp yıkan vandallarıyla sergiledikleri dayanışmayı, rızkının peşindeki insanların ailelerine çok gördüler. Daha önce aynı vicdansızlığı, evlatlarını bölücü alçakların pençesinden kurtarmak için çırpınan cesur Diyarbakır annelerine de bunlar göstermişlerdi. Yasak savma kabilinden yaptıkları bir şov dışında sırf ittifak ortaklarını kızdırmamak için yüreği kan ağlayan bu anneleri yalnız bırakmışlardı.”

“BİZİ KENDİ KALIPLARINA HAPSETMELERİNE İZİN VERMEYECEĞİZ”

Kendilerinin yaklaşık yarım asırdır, vakfın ise 28 yıldır çetin bir mücadele verdiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu zorlu süreçte gençlere hizmet etmekten, onları en iyi, en donanımlı şekilde hayata hazırlamaktan başka gayeleri olmadıklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerin başarısını gördükçe hep daha fazla çalıştıklarını, daha fazla koştuklarını aktararak, “Ne yaptıysak milletimiz için, siz gençlerimiz için yaptık. Allah’a hamdolsun bugün milletimizin ve sizlerin huzuruna alnı ak, başı dik, gönlü mutmain olarak çıkmanın gururunu yaşıyoruz. Ülkemizi bugün geldiği noktadan çok daha ileriye götürebilmek için sizin enerjinize, sizin yeteneklerinize, sizin heyecanınıza ihtiyacımız var. Bu ülkeyi yüceltecek, bu çağa mührünü vuracak olan sizlersiniz. Bunun için kendimizi başkalarına göre tanımlamayacak, başkalarının bizi kendi kalıplarına hapsetmelerine izin vermeyeceğiz. İşimizi, görevimizi, sorumluluğumuzu ülkemize, milletimize ve umudunu bizlere bağlamış ailelerimize karşı vazifelerimizi en güzel şekilde yerine getirmeye çalışacağız. Kimsenin bizim öz güvenimizi örselemesine, hayallerimizle aramıza set çekmesine müsaade etmeyeceğiz” diye konuştu.

Kendilerinin sadece 100 yıllık bir devletin mensupları olmadığını, aynı zamanda bu coğrafyada 1000 yıllık bir cihan imparatorluğunun, 1400 yıllık köklü bir medeniyetin de takipçileri olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ayrıca bizler, bir misyonu, gayesi, ideali ve elbette davası olan insanlarız. Başkaları gibi önünü sonunu düşünmeden fevri hareket edemeyiz. Tefekkürü hayatının her alanına uygulayan bir gençlik, Türkiye ile birlikte İslam âleminin hatta tüm insanlığın umududur” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerden kendi şahsi gelecekleri yanında, ülkelerinin istikbaliyle ilgili de hayaller kurmalarını, hedefler belirlemelerini istediğini vurgulayarak, hayatı anlamlandıran, insanı dünyaya bağlayan, kişiye değer katan şeyin üretmek olduğunu ifade etti.

Yaptıklarının üzerine koymanın kendini aşmak olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsan ürettikçe mutlu ve motive olur. İnsan düşünüp, tefekkür edip, çalışıp, çabalayıp ortaya iş koyduğunda mutlu, huzurlu, kendisiyle barışık olur. Her ne yapıyorsanız, hangi okulu okuyor, hangi işte çalışıyorsanız, yaptıklarınızın üzerine koymaya, kendinizi aşmaya özellikle gayret edin. İmkân bulmak, aslında imkânı oluşturmaktır. Unutmayın, imkân size gelmez, siz imkânlara gideceksiniz. Projeleriniz, planlarınız, tezlerinizle beraber, mücadele azminiz de varsa hiçbir güç sizi yolunuzdan geri döndüremez. İlmin ve başarının anahtarı çalışmak, disiplinli çalışmak ve sabretmektir. Azminizi, kararlılığınızı, inancınızı asla ama asla kaybetmeyin. Sizlerden yarını değil, daha ötesini görerek çalışmanızı, kendinizi geliştirmenizi bekliyoruz. Bunları başardığınızda Allah’ın izniyle sizlerin önünde durabilecek hiçbir engel tanımıyoruz” diye konuştu.

TÜRGEV’in dijital kültür alanında gençlere yönelik çalışmalarını da takdirle karşıladığını ayrıca belirtmek istediğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerden beklentimiz, her alanda olduğu gibi dijital kültürde de sadece takipçi değil asıl içerik üreticisi olmanızdır. Medeniyetimizin, tarihimizin, değerlerimizin ışığında içerikler geliştirerek, bunları gençlerimize ve dünyaya açmanız son derece kıymetli çabalardır. Mevcut çalışmalarınıza yeni projeleri, girişimleri ekleyerek dijital dünyayı boş bırakmayacağınıza inanıyorum” ifadelerini kullandı.

Eski başbakanlardan Adnan Menderes’ten bu yana canlarıyla, kanlarıyla, emekleriyle büyüterek bugünlere getirdikleri çok partili demokrasinin 31 Mart Pazar günü yapılan Mahallî İdareler Seçimleri’nden başarıyla çıktığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Seçimlere gölge düşürme, seçmenin iradesini rehin alma girişimleri bir kez daha sandıkta hüsrana uğradı. Bizler kadere ve takdire inanan insanlarız. Sandık sonuçlarının da davamız, hareketimiz, mücadelemiz açısından Allah’ın izniyle hayra tebdil olacağına yürekten inanıyoruz. Bu tarz neticeler insanlık tarihi boyunca kiminin şımarıklığını, kiminin pervasızlığını, kiminin de sabrını, metanetini, dayanışmasını, birlikteliğini ve mücadele azmini artırmıştır” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 31 Mart’ın sadece yeni bir dönüm noktası değil, aynı zamanda daha büyük zaferlerin müjdecisi, muştusu ve habercisi olacağını vurgulayarak, “Yolumuza yenilenmiş, tazelenmiş, çok daha güçlenmiş, üstat Necip Fazıl’ın ifadesiyle ‘pekleşmiş’ bir şekilde devam edeceğiz. Siyasette yarım asra yaklaşan mücadelemizin zafer sancağını burca dikecek ve ardından gönül huzuruyla nöbeti sizlere devredeceğiz. Bakınız, ben bugüne kadar gençlerle yürümüş, gençlerin yoldaşlığından güç ve cesaret almış bir büyüğünüzüm” dedi.

Mensubu ve hizmetkârı olmaktan şeref duydukları millet için nice saldırıları göğüslediklerini, nice badireleri aştıklarını, nice ihanetleri püskürttüklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim karşılaştığımız sıkıntıları gençlerimiz yaşamasın diye emek verdik. Gerektiğinde ölümü göze alarak vesayet odaklarına meydan okuduk. Şahsen bedel ödesek bile ülkemize, insanımıza, özellikle geleceğimiz olan siz gençlerimize bedel ödettirmemeye çalıştık. İmkânlarımızı zorlayarak üzerimize düşeni yapmanın gayretindeyiz. Gençlerimiz olarak sizler de sorumluluklarınızı yerine getireceksiniz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, artık gençlerin zamanının misafiri olduklarını kaydederek, şunları söyledi: “Bizden önceki aksiyon, fikir ve gönül adamlarının namusumuza emanet ettiği, bizim de canımız pahasına sahip çıktığımız davamızı inşallah yakında sizler omuzlayacaksınız. Bu emaneti sizler taşıyacak, sizler yükseltecek ve yücelteceksiniz. Sizlerin şu vakur duruşunu, şu azmini, öz güvenini gördükçe verdiğimiz mücadelenin boşa gitmediğini de görmenin bahtiyarlığını yaşıyorum. Rabbime, şahsıma sizler gibi yol ve mücadele arkadaşları bahşettiği için hamdediyorum. Yüreğimi ısıtan şu gözlerinize baktıkça, Allah’ın izniyle yarınlarımızın bugünümüzden çok daha aydınlık olacağına tüm kalbimle inanıyorum. Her birinizi ayrı ayrı alkışlıyorum.”

TÜRGEV çatısı altında yürütülen hizmetlerde emeği geçen tüm dostlarına teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ramazan ayının sizlerle birlikte başta Gazze’deki mazlumlar olmak üzere tüm Müslümanlar için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Rabbim, bu mübarek günler hürmetine tüm mazlum ve mağdurların yardımcısı olsun” dedi.

İNANOĞLU’NUN AİLESİNE VE SİNEMA CAMİASINA BAŞSAĞLIĞI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yönetmen ve yapımcı Türker İnanoğlu’nun vefatıyla ilgili, “Sizlere veda etmeden önce, dün sevenlerinin son yolculuğuna uğurladığı, Türk sinemasının usta ismi yapımcı ve yönetmen, 2018 yılı Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü sahibi Türker İnanoğlu’nu burada rahmetle anıyorum. Kültür sanat dünyamızın ‘Bay Sineması’nın acılı ailesine, yakınlarına ve sinema camiamıza başsağlığı diliyorum” ifadelerini kullandı.

HABER BURADA

Dünya

Enerjide Dışa Bağımlılığı Bitirdiğimizde Türkiye Daha Güçlü Olacak

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Zonguldak

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Zonguldak’ta -360 kotta maden ocağında işçilerle orucunu açtı. Maden işçilerine seslenen Bakan Bayraktar, “Önümüzde artık 4 yıllık bir süreç var. Gece gündüz demeden çalışma zamanı. Enerjide dışa bağımlılığı bitirdiğimizde Türkiye, çok daha büyük ve her açıdan daha güçlü bir ülke olacak.” dedi.

Bakan Bayraktar, Zonguldak’taki TTK Karadon Müessesesi Gelik İşletme Müdürlüğü’nde maden işçileriyle iftar sofrasında bir araya geldi. -360 kotta madencilerle orucunu açan Bakan Bayraktar, maden işçilerinin Türkiye için çok kıymetli işlere imza attığını vurguladı.

Enerjide Dışa Bağımlılık

Bakan Bayraktar, enerjide dışa bağımlılığımızı sona erdirmenin önemine işaret ederek

“Onun için yerli kaynaklarımız, kendi kaynaklarımız, kömürden yenilenebilir kaynaklara kadar bunları mutlaka ekonomiye katmamız lazım.” dedi.

İş Sağlığı ve Güvenliği

Madenciliğimizi geliştirirken iş sağlığı ve güvenliğinin her şeyden önce geldiğini kaydeden Bayraktar, “Sizlerden bir kez daha rica ediyorum. Yaptığımız iş çok stratejik bir iş, ülkemiz için çok değerli bir iş. Ama bunu yaparken öncelik sizin sağlık ve güvenliğiniz. Bundan hiçbir şekilde taviz vermeden çalışmanızı sizlerden istiyorum. Bu bizim birinci önceliğimizdir.” diye konuştu.

4 Yıllık Süreç Var

Bayraktar, ekonomik sıkıntıların üstesinden gelmenin yolunun ülke kaynaklarını azami şekilde ekonomiye katmak olduğunu vurgulayarak “Biz istiyoruz ki daha çok üretelim, ülkemizin ekonomisine daha çok katkı sağlayalım. Sizlerin şartlarını, istihdam imkanlarını arttıralım. Şimdi önümüzde artık 4 yıllık bir süreç var. Gece gündüz demeden çalışma zamanı, bizler ve sizler için. Ülkemizdeki enerjide dışa bağımlılığı bitirdiğimizde Türkiye çok daha büyük ve her açıdan daha güçlü bir ülke olacak.” dedi.

Anlamlı Hediye

İftarın ardından 6 Şubat depreminde bölgede görev alan ve birçok vatandaşı kurtaran madenciler, sarı bir bareti tek tek imzalayarak Bakan Bayraktar’a hediye etti.

HABER BURADA

DÜNYA

seers cmp badge