Connect with us

Dünya

İyi ki varsınız | Cumhurbaşkanı Erdoğan, “21 yıldır sadece eser ve hizmet siyaseti yaptık”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İzmir mitinginde yaptığı konuşmada, “Biz bu ülkede 21 yıldır sadece eser ve hizmet siyaseti yaptık. Kimsenin hakkının çiğnenmesine, özgürlüğünün sınırlanmasına, hayat biçimine müdahale edilmesine izin vermedik” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gündoğdu Meydanı’nda düzenlenen İzmir mitingine katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, efeleriyle, efsaneleriyle, Çaka Bey’den Gazi Mustafa Kemal’e gazileri, yiğitleri, şehitleriyle maruf İzmir’in tüm hanelerindeki vatandaşlara selamlarını iletti.

Son birkaç gündür doktorlarının tavsiyesiyle şehir programlarına katılmadığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara’dan canlı bağlantıyla iştirak ettiği programlarının olduğunu söyledi.

“VESAYETİN TEHDİTLERİNDEN KORKMADIK”

Öğle üzeri İstanbul’da TEKNOFEST’te gençlerle buluşarak yeniden milletle ruberu programlara döndüğünü dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul Yeşilköy’de bugün 360 bin kişiyle bir aradaydık. Muhteşem bir katılım vardı. Gençlik kiminle, nerede, nasıl yürüyeceğini iyi biliyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ardından da soluğu İzmir’de aldık. Ne diyor Dadaloğlu? ‘Yürü yiğit yürü yolundan kalma, her yüze güleni dost olur sanma, ölümden korkup da sen geri durma, yiğidin alnına yazılan gelir.’ Öyle mi? 21 yıldır ülkemizi Dadaloğlu’ndan aldığımız ilhamla, alnımıza ne yazılmışsa onun geleceği inancıyla yürüyerek bugünlere geldik. Vesayetin tehditlerinden korkmadık, terör örgütlerinin saldırılarından ürkmedik. Terör örgütleriyle, parlamento içinde bay bay Kemal gibi onların uzantılarıyla gidip görüşmeler yapmadık. Kardeşlerim, Kandil’in parlamentodaki temsilcileriyle parlamento içinde, kapalı kapılar ardında acaba bay bay Kemal ne görüştü? Şunu bir açıklasana. İzmir’e böyle birisi yakışıyor mu ya? Öyleyse bu seçim, 14 Mayıs, bay bay Kemal’i uğurlama seçimi olmalı. Öyleyse kalan şu iki haftada durmak yok, yola devam.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, mitinge katılımın muhteşem olduğunu, İzmir’in kararını verdiğini, gereğini yapacağına da inandığını ifade etti.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun “İzmir daha iyisine layık” dediğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İzmir Büyükşehir Belediyesi sende. Öyle mi? Her yağmurda İzmir ne hâle geliyor? Öyle değil mi? Peki İzmir’e AK Parti iktidarının getirdikleri ortadayken böyle nankörlük olur mu ya? Biz İstanbul’dan İzmir’e kaç saatte geliyorduk? 7,5 saatte. Şimdi 3 saat 15 dakika. Öyle mi? Hatta şurada Manisa ile İzmir arası o geçitler neydi? Açtık yolları. Oradan rahatlıkla artık Manisa ile İzmir arasını açtık mı? Niye? İzmir’e bu güzellikler yakışırdı da onun için. Bunları yapan biziz, bütün bu yolları açan biziz. Göreve geldik, ilk işimiz neydi? Dedik ki ‘İzmir’e bu havalimanı olmaz.’ Menderes Havalimanı’nı İzmir’e kim yaptı? Bay bay Kemal sen neredeydin ya? Bunu biz yaptık. Çünkü İzmir’e bu yakışırdı. İzmir’de stadyumlar noktasında sıkıntılar vardı. Stadyumları yaptık mı? Gençliği bu stadyumlarla hareketlendirdik mi? ‘Daha iyisine layık diyorsun’ ya. Ne varsa yaptık, hâlâ yapıyoruz, yapacağız. Sağlıkta da yaptık mı, yapıyor muyuz? Biz ne gerekirse yaptık bay bay Kemal. Sen İzmir’i çöpten, çamurdan, çukurdan kurtaramadın.”

“KURTULUŞUN VE KURULUŞUN ŞEHRİ İZMİR ŞİMDİ DE TÜRKİYE YÜZYILI’NA HAZIRLANIYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Allah’ın yardımına, aziz milletin desteğine güvenerek hep mücadele ettiklerini, çalıştıklarını söyledi.

Kaderin üstündeki kadere teslim olarak daima yollarına devam ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen 20 yılda ülkenin hanesine asırlara bedel demokrasi ve kalkınma kazanımlarını bu sayede yazdırdıklarını vurguladı.

Dün Hasan Tahsin’in tabancayla yürüttüğü mücadelenin bugün Akıncı, Kızılelma, TCG Anadolu, Altay ve Atak ile devam ettiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son hafta TCG Anadolu Alsancak Limanı’na geliyor. Gezmeyi ihmal etmeyin, her zaman bu fırsatı yakalayamazsınız. Son haftayı buraya ayırdık. Dedik ki ‘finali burada yapalım’” ifadesini kullandı.

İzmir İktisat Kongresi ile dile getirilen ekonomik bağımsızlık hayalinin yatırım, istihdam, üretim ve ihracatla her yıl Cumhuriyet tarihinin rekoru kırılarak ete kemiğe büründüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kurtuluşun ve kuruluşun şehri İzmir şimdi de Türkiye Yüzyılı’na hazırlanıyor. Türkiye Yüzyılı’nı kimler kuracak? Siz. Gençler, ona göre Türkiye Yüzyılı’nı kurmaya hazırlanın” ifadesini kullandı.

Karşısındaki katılımı görünce Türkiye Yüzyılı’na büyük bir güvenle baktığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Türkiye Yüzyılı’nın şafağının sökmek üzere olduğu bir dönemde, bir kez daha kendimizi milletimizin teftişine ve takdirine teslim ediyoruz. Tabii her dönem olduğu gibi bugün de karşımıza birileri çıktı. Her dönemde bir maskeyle ayağımıza dolanan eski Türkiye hayaleti bu defa da bakın dokuzlu masa olarak arzıendam eyledi. Belediye başkanları var mı dokuzlu masada? PKK’nın parlamentodaki uzantısı bu masada var mı? Daha önce de altı vardı zaten. Düşünün, bu masadan ne çıkar? Bay bay Kemal bulduğu herkese bir cumhurbaşkanlığı yardımcılığı hediye etti. Böyle devlet yönetilir mi? Niye? Onları yanına almak suretiyle zannediyor ki işi bitireceğim.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bu millet, bu muhteşem katılım sana ‘Yürü Kemal’ demeyecek. Ben size inanıyorum. Çünkü bu masa öyle bir masa ki görünürdeki yedi ayağının hepsi de birbirine dolaşmış durumda. Birinin dediğini öteki yalanlıyor. Birinin vadettiğine öteki kahroluyor. Birinin yücelttiğin öteki yerin dibine sokuyor. Birinin ‘Elif’ dediğine öteki ‘mertek’ diyor. Böyle masa olur mu? Hangi masada böyle eğri büğrü ayaklar olur? Biri HDP’ye ve onun üzerinden PKK’ya sözler verildiğini söylüyor öteki inkâr ediyor. Kandil’den ‘Oyumuz Kılıçdaroğlu’na’ deniliyor. Kandil nedir? Terör örgütünün elebaşları orada. Benim İzmirli kardeşlerim, bu Kandil’e ‘evet’ der mi? Ama bunun en güzel cevabını 14 Mayıs’ta sandıkta verecek.”

“BU MİLLETİN AİLE KURUMU SAĞLAMDIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanı adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun “300 milyar dolar vaadi”ne ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: “Biri, ‘Tefecilerden 300 milyar dolar buldum, hemen getireceğim.’ diyor. Bay bay Kemal, Allah aşkına artık bıktık senin şu yalanlarından. Bulduysan bu parayı al getir, neyi bekliyorsun? Al gel. Sen getirdin de biz, ‘Niye getirdin mi?’ dedik. Getir. Eğer Merkez Bankası’na vereceksen Merkez Bankası’na ver. Diğer bankalara vereceksen diğer bankalara ver. Nereye diyorsan ona ver ama yalan söyleme. Çünkü bunlar esrar, eroin kaçakçısı, onlardan aldıkları parayı güya buraya getirecekmiş. Yok böyle bir şey. Hayatı yalan ve burada yine aynı yalanları söylüyor. Öteki, ‘Bu para ancak 10 yılda gelir.’ diyor. Beriki başka şey söylüyor. Biri, ‘Tüm teröristleri cezaevinden çıkartacağım, kamudan atılanları yeniden göreve getireceğim.’ diyor, öteki havaya bakıp, ıslık çalıyor. Biri, ‘Savunma sanayii projelerini askıya alacağım, sınır ötesindeki askerleri çekeceğim.’ diyor. Öteki başka terane mırıldanıyor. Biri, ‘LGBT’nin başımızın üstünde yeri var.’ diyor. Öteki, ‘Ben bunlarla nasıl bir araya gelirim.’ diyor.”

Türk milletin aile kurumunun sağlam olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu milletten LGBT’ci çıkmaz. Biz, aile kurumumuzu lekeletmeyiz. Dimdik, adam gibi adam, ailelerimiz bizim böyle. Velhasıl her biri ayrı telden çalıyor, ayrı yöne çekiyor. Bizzat kendilerinin ‘Kumar masası’ dedikleri masa, rulet masası çıktı, ha bire dönüyor, nerede duracağı belli değil. Böylesine çarpık çurpuk ayaklı bir masa olur mu? Buradan, İzmir’den tam da onların anlayacağı dilden soruyorum, siz ne ayaksınız? Ama milletimiz 14 Mayıs’ta bunlara ne ayak olduklarını hatırlatacak” ifadesini kullandı.

Aklına Millet İttifakı’nın durumuna uyan bir fıkra geldiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bir grup arkadaş, ayakkabı ustasına gidip topluca sipariş vermişler. Usta bunlara aynı renkte ayakkabılar yapmış. Siparişlerini teslim aldıktan sonra kahvehaneye gidip bir masanın etrafına oturmuşlar. Bakmışlar masa altındaki tüm ayaklar aynı gözüküyor. ‘Eyvah ayaklarımız karışmış.’ diye telaşlanmışlar. Yan masadan birini çağırıp, yardım istemiş. Adam eline sopayı almış, başlamış masanın altındaki ayaklara teker teker vurmaya. Ayağına sopayı yiyen ‘of’ diye sıçrayıp kenara çekilmiş. Böylece hepsi de ‘ayaklarımızı bulduk’ diye sevinmişler. Yedili masanın durumu da aynen buna benziyor. Kimse kendi ayağına, ayakkabısına sahip çıkmıyor. Herkesin ayakkabısı ortaya düşmüş durumda ama merak etmesinler milletimiz, 15 gün sonra sandıkta bunların her birine mesajını oyuyla verecek.”

“Şimdi İzmir’den öyle bir ses verin ki Ege’nin öteki ucuna kadar duymayan kalmasın” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İzmir, 14 Mayıs’ta masanın her gün biraz daha karışan ayaklarına kimin kim olduğunu gösteriyor muyuz? İzmir, 14 Mayıs’ta çocuklarımızın geleceğine sahip çıkıyor muyuz? İzmir, 14 Mayıs’ta, 21 yıllık kazanımlarımızı daha da ileriye taşıyor muyuz? İzmir, 14 Mayıs’ta Türkiye Yüzyılı’nın inşası için ‘Bismillah’ diyor muyuz? İzmir, 14 Mayıs’ta Türkiye Yüzyılı için doğru adımlarla yola devam diyor muyuz?” sorularını yönelttiği alandakilerden “Evet” cevabı üzerine “Rabb’im hepinizden razı olsun” dedi.

“ARTIK O ESKİ TÜRKİYE GERİDE KALDI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de 21 yıldır sadece eser ve hizmet siyaseti yaptıklarını vurgulayarak, Ziya Paşa’nın “Eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri” sözlerini anımsattı.

Kimsenin hakkının çiğnenmesine, özgürlüğünün sınırlanmasına, hayat biçimine müdahale edilmesine izin vermediklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, tam tersine ülkede köken ve mezhep siyaseti yüzünden yaşanan acıların bir daha tekerrür etmemesi için nice sessiz devrimi hayata geçirdiklerine dikkati çekti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Siz bakmayın bugün birilerinin yine köken ve mezhep istismarıyla ülkeyi yeniden o eski günlerine geri döndürme sevdasına. Artık o eski Türkiye geride kaldı. Böyle bir teşebbüse en başta gençlerimiz izin vermez. Bunlar, ömürleri boyunca bu ülkeye yaptıkları tek bir hayırlı hizmetleri, kazandırdıkları tek bir eserleri olmayan çapsızların son çırpınışlarıdır” değerlendirmesinde bulundu.

“İZMİR’İN KENTSEL DÖNÜŞÜMÜNÜ TAMAMLAYACAK OLAN BİZİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhalefetin son seçimlerde belediyeleri kazandığı yerlerde ulaşımı, sütü, suyu yani kısaca hayatı bedava yapacağını hatta çiftçilere bedava traktör dağıtacaklarını söylediğine işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Verdikleri sözlerden yerine getirdikleri var mı? İzmir, her yağmurda sele teslim oluyor mu? İzmir’de bunlar tarafından başlatılıp da bitirilen kentsel dönüşüm projesi var mı? Karabağlar ve Gaziemir’de temellerini attıkları kentsel dönüşüm projeleri vardı, ne oldu bunlar? Olduğu gibi kaldı değil mi? Buna karşılık biz, deprem konutlarını söz verdiğimiz sürede yapıp teslim ettik mi? Aynı şekilde şehrimizde riskli yapı olarak belirlediğimiz 58 bin 722 bağımsız bölümün kentsel dönüşümünü gerçekleştirdik mi? Ülkemizin deprem tehdidi altındaki şehirlerinden biri olan İzmir’in kentsel dönüşümünü tamamlayacak olan da yine biziz. Bunlardan bir şey olmaz. Hem de bunlara rağmen yapacağız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İzmir’de ulaşım başta olmak üzere, şehirde hayatı kolaylaştıran yatırımları yaptıklarına dikkati çekerek, şehrin diğer altyapı sorunlarını çözmenin de kendilerine nasip olacağını söyledi.

“BUGÜNE KADAR SÖYLEDİĞİMİZ HER ŞEYİ YAPTIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Peki, bu arada asıl sorumlular ne yapar? Sadece gelirler, konuşurlar, gülüşürler ve sonra şehri sıkıntılarıyla baş başa bırakıp giderler. Niye biliyor musunuz? Çünkü bunlar yapmak için değil, sadece yıkmak ve kandırmak için söz veriyor. Eskilerin ‘abdestsiz sofuya namaz mı dayanır’ diye bir sözleri var, bunlarınki de o hesap işte. Nasıl olsa yapmayacaksın, söyle söyleyebildiğin kadar. Hâlbuki biz bugüne kadar söylediğimiz her şeyi yaptık, yapmayacağımız hiçbir şeyi de söylemedik. Eksiklerimiz, kusurlarımız doğrudur vardır, olabilir insanız ama hiçbir zaman söyleyip de yapmadığımız yoktur. Ama samimi gayretimizin, canhıraş mücadelemizin, elde ettiğimiz neticelerin şahidi sizlersiniz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’yi nereden nereye getirdiklerini elini vicdanına koyan herkesin kabul edeceğini vurgulayarak, şunları kaydetti: “Biz İzmir için gece gündüz çalışırken, yedili masa bu şehrin insanlarına, ‘Tıpış tıpış oy vereceksiniz’ dediler. Aralarında FETÖ’nün, PKK’nın adayı, kahraman ordumuza hakaret edenler var. İzmir’in ilçelerini ezbere sayamayacak tipler var. Bir tek İzmirlinin, yani sizlerin adayı yok. Benim tanıdığım İzmir, kendini hiçe sayan bu kibir masasını sandıkta darmadağın eder. Benim tanıdığım İzmir, Cumhuriyetin ilk asrını heba eden, Türkiye Yüzyılı’nın da önünü tıkamak isteyen bu masayı sandığa gömer. İzmir’in dağlarında açan çiçekleri babalarının malı sanarak sağa sola peşkeş çekenlere verilebilecek en güzel cevap, İzmirlinin sandıkta kendi iradesine ve geleceğine sahip çıktığını göstermesidir. Bu cevap, İzmir’in, ‘Tıpış tıpış oy vereceksiniz’ zorbalığını reddederek tercihini özgürce kullanmasıdır.”

“SİZİN DESTEĞİNİZE TALİBİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “14 Mayıs, her türlü farklılığın, her türlü kabulün ötesinde ülkesinin ve milletinin geleceğini düşünenlerin Türkiye Yüzyılı etrafında toplandığı bir seçim olacaktır” dedi.

14 Mayıs’ın Cumhuriyetin ilk asrında, özellikle de son 20 yılında çok büyük emekler ve fedakârlıklarla elde edilen kazanımların yarıda kalmasını istemeyenlerin iradesini sandığa yansıttığı bir seçim olacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “14 Mayıs, Gazi Mustafa Kemal’in bir asır önce İzmir’den işaret ettiği vatan toprakları gibi ülke iktisadını da esaretten kurtaracak, kalkınma atılımını hedefine ulaştıran bir seçim olacaktır. 14 Mayıs, Türkiye’nin ekonomisini Londra tefecilerine, güvenliğini terör örgütlerine, dış siyasetini emperyalistlere teslim etmek isteyenlere karşı yerli ve millî duruşun zaferinin seçimi olacaktır. 14 Mayıs, Cumhuriyetimizin yeni asrında ülkemizi ve milletimizi her alanda dünyada hak ettiği yere çıkarma azminin seçimi olacaktır. Biz işte bu azmin, duruşun, iradenin temsilcisi olarak 14 Mayıs’ta sizin desteğinize talibiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, alandaki vatandaşlara hitaben şöyle konuştu: “Gelin sizlerle bir ahit tazeleyelim. İzmir, Türkiye’nin güvenliğini sınırlarının ötesinden başlatan terörle mücadele harekâtlarımızın yarım kalmaması için 14 Mayıs’ta bizimle beraber misin? İzmir, ülkemizin bölgesinde ve dünyada yükselen yıldızının yönünün tekrar aşağıya dönmemesi için 14 Mayıs’ta bizimle beraber misin? İzmir, üretimi ve istihdamıyla potansiyeli her geçen gün artan büyümemizin tökezlememesi için 14 Mayıs’ta bizimle misin?”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ayrıca terörle mücadelede Cudi’de, Gabar’da, Tendürek’te, Bestler Dereler bölgesinde teröristleri gömdüklerine işaret etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, teröristleri ülkeden temizlediklerini, temizlemeye devam edeceklerini dile getirdi.

Cumhurbaşkanı adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ı cezaevinden çıkartmak istediğini söyleyen Erdoğan, “51 tane benim Kürt kardeşimi Diyarbakır’da oradaki vatandaşları sokağa döküp bu 51 kardeşimizin ölümüne neden oldu mu? Şimdi nerede? Edirne Cezaevi’nde. Gidip ziyaret ediyor mu altılı masa? Şimdi ‘geliyoruz’ diyorlar, ‘gelince bunları çıkaracağız.’ Bebek katili Apo’yu da çıkaracakmış. Kardeşlerim öyleyse 14 Mayıs’ta bunlara gereken dersi vermemiz lazım” diye konuştu.

İzmirlilere, “Demokrasinin ve özgürlüklerin herkes için bir hak hâline geldiği Türkiye’nin yeniden ayrımcılık batağına saplanmaması için 14 Mayıs’ta bizimle misin?” diye seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, kalabalıktan aldığı “evet” cevabının ardından Türkiye’nin tüm renklerini, tüm güzelliklerini bağrında buluşturan İzmir’e de bunun yakıştığını söyledi.

“ÜLKEMİZİN 81 VİLAYETİNİN TAMAMINI GEÇMİŞTE EŞİ BENZERİ GÖRÜLMEMİŞ YATIRIMLARLA BULUŞTURDUK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece eser ve hizmet siyaseti yaptıklarını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: “İşte bu anlayışla ülkemizin 81 vilayetinin tamamını geçmişte eşi benzeri görülmemiş yatırımlarla buluşturduk. İzmir’e de son 21 yılda ne kadar yatırım yaptık biliyor musunuz? 223 milyar liralık kamu yatırımı yaptık. Eğitimde, 11 bin 415 yeni derslik inşa ettik, 3’ü devlet olmak üzere toplam 4 yeni üniversite kurduk. Gençlik ve sporda 18 bin 215 kişi kapasiteli yükseköğrenim yurt binaları açtık. 2’si stadyum olmak üzere toplam 115 spor tesisi inşa ettik. Sosyal yardımlarda, İzmirli ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza toplam 12,5 milyar lira tutarında kaynak sağladık. Sağlıkta toplamda 2 bin 610 yataklı, 46 hastane dâhil 127 sağlık tesisi kazandırdık. Bayraklı şehir hastanemizin inşaatı bitti. Bir ay içinde hasta kabulüne başlıyoruz. Toplamda 629 bin metrekare olan böyle bir alan üzerine kurulu 333 polikliniğe, 2 bin 60 yatağa sahip bu şehir hastanemizde İzmir her alanda olduğu gibi sağlıkta da inşallah çağ atlayacak.”

“DEPREMDE EVİ YIKILAN VATANDAŞLARIMIZIN HEPSİNİ YENİ YUVALARINA KAVUŞTURDUK”

İzmir’deki depremin ardından 2021 yılında inşasına başlanan Buca Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ni bir yıl geçmeden bitirip geçen kasım ayında hizmete açtıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, TOKİ kanalıyla 19 bin 430 konutu tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettiklerini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 4 bin 789 konutun yapımının devam ettiğini dile getirerek, “Depremde evi yıkılan vatandaşlarımızın hepsini de yeni yuvalarına kavuşturduk. Şimdi de İzmir’de İlk Evim’le 12 bin 400 konut inşa edecek, İlk İşyerim’le 700 iş yeri yapacak, İlk Arsam’la 25 bin konutluk arsa vereceğiz. Ulaştırmada İzmir’in bölünmüş yol uzunluğunu 959 kilometreye çıkardık. İstanbul, İzmir ve Menemen Aliağa Çandarlı otoyollarını, Sabuncubeli Tüneli’ni, Konak Tüneli’ni, çevre yolunu tamamlayarak trafiğe açtık” ifadelerini kullandı.

“İZMİRLİ ÇİFTÇİLERİMİZE BUGÜNE KADAR YAKLAŞIK 7,5 MİLYAR LİRA TUTARINDA TARIMSAL DESTEK VERDİK”

Yapımı süren İzmir-Ankara yüksek hızlı tren hattının 2025 yılında tamamlanacağını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Halkapınar, otogar raylı sistem hattını yatırım programına aldık, yakında ihalesine çıkıyoruz. İzmir Limanı’nın modernizasyonunu etap etap sürdürüyoruz. Tarım ve ormanda şehrimize 37 baraj, 7 içme suyu tesisi, 44 sulama tesisi, 109 taşkın koruma tesisi, 8 gölet, 6 yeraltı depolama tesisi yaptık. İnşa ettiğimiz sulama tesisleriyle 500 bin dekar araziyi sulamaya açtık. Çiftçilerimize yıllık 3 milyar lira zirai gelir artışı sağladık. İzmirli çiftçilerimize bugüne kadar yaklaşık 7,5 milyar lira tutarında tarımsal destek verdik” dedi.

İzmir’e 4 yeni organize sanayi bölgesi, 2 endüstri bölgesi, 4 teknopark kurduklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, enerji alanında ise 910 bin abonesi bulunan İzmir’de nüfusun yüzde 90’ını doğal gaza kavuşturduklarını belirtti.

Çeşme ve Karaburun’a da doğal gaz getireceklerinin müjdesini veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Kültür ve turizmde şehrimizin cazibesini artıracak nice esere bugün İzmir Kültür Sanat Fabrikası’nın açılışıyla bir yenisini ekledik. Görüldüğü gibi ne kadar özetlersek özetleyelim İzmir’e hizmetlerimiz anlatmakla bitmiyor. Bu yatırımların yarım kalmaması, kendinizin ve evlatlarınızın geleceğinin tehlikeye girmemesi için sizlerden 14 Mayıs’ta kararınızı çok iyi düşünerek vermenizi istiyorum. Cumhuriyetimizin ilk asrının kurtuluşunun ve kuruluşunun şehri İzmir’in Türkiye Yüzyılı’nın da lokomotif şehri olacağına yürekten inanıyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile miting alanına gelişinde, cadde üzerinde kırmızı ve beyaz gül atan vatandaşlar tarafından karşılandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile vatandaşları selamladı.

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ramazan Bayramı dolayısıyla mesaj yayımladı

“Türkiye’nin ortak vatanımız, demokrasimizin ortak değerimiz olduğunun bilinciyle hep birlikte çok çalışacağız”

“Türkiye’nin ortak vatanımız, demokrasimizin ortak değerimiz olduğunun bilinciyle hep birlikte çok çalışacağız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ramazan Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, “Türkiye’nin ortak vatanımız, demokrasimizin ortak değerimiz olduğunun bilinciyle, inşallah, hep birlikte çok çalışacağız, üreteceğiz, emek vereceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ramazan Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, tüm vatandaşların Ramazan Bayramı’nı tebrik etti.

“Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu da ebedî azaptan kurtuluş olan bir ramazan ayını daha geride bırakarak hep birlikte bayrama vasıl olduk” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bayramın ülkemiz, milletimiz, İslam dünyası ve tüm insanlık için barışa, huzura ve esenliğe vesile olmasını diliyorum. Bizleri sevdiklerimizle beraber, sağlık ve afiyet içerisinde bir bayrama daha kavuşturduğu için Rabbime hamdediyorum. 11 ayın sultanı olan Ramazan-ı Şerif’i Gazze’nin yanı sıra gönül coğrafyamızın farklı köşelerinde yaşanan acılar ve zulümler sebebiyle buruk karşıladık, buruk geçirdik.”

“BU ZOR GÜNLERİNDE FİLİSTİN HALKININ YANINDA OLDUĞUMUZU GÖSTERDİK”

“Gazze, 7 Ekim’den beri sadece bizim değil, tüm insanlığın kalbinde, tüm insanlığın vicdanında kanayan bir yara oldu” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, savaşta bile dokunulmaması gereken hastanelerin, okulların, kiliselerin, camilerin bilerek bombalandığı bir vahşet sahnesiyle karşı karşıya kalındığını dile getirdi.

İsrail’in saldırıları sonucu 33 bin Filistinli şehit düşerken, 75 binden fazla Filistinlinin de yaralandığını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hayatını kaybeden tüm kardeşlerimize Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar niyaz ediyoruz. Türkiye olarak bugüne kadar bölgeye sevk ettiğimiz toplam 45 bin tonu aşan yardım malzemesiyle, bu zor günlerinde Filistin halkının yanında olduğumuzu gösterdik. İnşallah bundan sonra da Gazze’de akan kan duruncaya ve Filistinli kardeşlerimiz, 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan özgür Filistin devletine kavuşuncaya kadar desteğimizi sürdüreceğiz” dedi.

“ASRIN FELAKETİNİN YARALARINI ASRIN BİRLİKTELİĞİNİ SERGİLEYEREK HIZLA SARIYORUZ”

Dış siyasette bu adımları atarken, gündemin ilk sırasında yer alan deprem bölgesini asla ihmal etmediklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu açıklamalarda bulundu: “Asrın felaketinin yaralarını asrın birlikteliğini sergileyerek hızla sarıyoruz. Şimdiye kadar 80 bine yakın afet konutunu ve köy evini tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik. Her ay 15-20 bin konut inşa etmek suretiyle yıl sonunda bu sayıyı 200 bine ulaştırmayı hedefliyoruz. Bu süreçte ayrıca riskli yapı stoku yüksek şehirlerimizin depreme karşı daha dayanıklı hâle getirilmesi için de çalışıyoruz.”

PKK’dan FETÖ ve DEAŞ’a vatanın birliğine, insanların huzuruna kasteden terör örgütlerine nefes aldırmadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Terör bataklığını kaynağında kurutma stratejimizi kararlılıkla uyguluyoruz” diye ekledi.

“TÜRKİYE YÜZYILI VİZYONUMUZU HAYATA GEÇİRİNCEYE KADAR BİZE DURMAK YOK”

Ekonomi cephesinde hayat pahalılığı ve enflasyonla mücadelenin en hassas oldukları konu olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Tüm dünyayla birlikte millet olarak bizim de canımızı yakan bu meseleyi, Allah’ın izniyle, çözmekte kararlıyız. Uyguladığımız ekonomi programının olumlu etkilerini yılın ikinci yarısından itibaren daha net bir şekilde görebileceğiz. 31 Mart seçimlerinin suhuletle tamamlanmasıyla ortaya çıkan 4 yıllık seçimsiz dönemi, bu hedeflerimizi gerçekleştirmek için kullanacağız.”

“Türkiye’nin ortak vatanımız, demokrasimizin ortak değerimiz olduğunun bilinciyle, inşallah, hep birlikte çok çalışacağız, üreteceğiz, emek vereceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye Yüzyılı vizyonumuzu hayata geçirinceye kadar bize durmak, dinlenmek, soluklanmak yok” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, mesajını şu sözlerle tamamladı: “Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu vesileyle bir kez daha 31 Mart seçimlerinde sandığa giderek iradesine sahip çıkan tüm vatandaşlarıma teşekkür ediyorum. Rekabet seviyesi çok yüksek bir seçimden yeni çıkmış aziz milletimizden, bayramın manevi iklimini kırgınlıkları gidermek için fırsata çevirmelerini özellikle istirham ediyorum. Bayram ziyareti veya tatil amacıyla yollara çıkan tüm vatandaşlarımdan, trafik kurallarına riayet etmelerini bekliyorum. Rabbimden Ramazan Bayramı’nın gönüllerimize huzur, ülkemize esenlik, dünyamıza ve mazlum coğrafyalara barış getirmesini diliyor, sizleri bir kez daha muhabbetle selamlıyorum. Bayramınız mübarek olsun.”

HABER BURADA

Dünya

“Kimsenin bizim öz güvenimizi örselemesine, hayallerimizle aramıza set çekmesine müsaade etmeyeceğiz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TÜRGEV İftar Programı’nda yaptığı konuşmada, “İşimizi, görevimizi, sorumluluğumuzu ülkemize, milletimize ve umudunu bizlere bağlamış ailelerimize karşı vazifelerimizi en güzel şekilde yerine getirmeye çalışacağız. Kimsenin bizim öz güvenimizi örselemesine, hayallerimizle aramıza set çekmesine müsaade etmeyeceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İbn Haldun Üniversitesi’nde düzenlenen Geleneksel Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı (TÜRGEV) İftar Programı’na katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının başında, vakfa ve yöneticilerine, Ramazanda kendisini gençlerle buluşturdukları için teşekkür etti.

Katılımcıların Ramazan-ı Şerifini ve Kadir Gecesi’ni tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Artık 11 ayın sultanı olan mübarek Ramazanı uğurlamaya hazırlanıyoruz. Bir tarafta rahmet, şefkat ve bereket ayına veda etmenin hüznünü, diğer tarafta ise bayrama kavuşacak olmanın sevincini yaşıyoruz. Rabbimden bizleri daha nice ramazanlara, nice Kadir Gecelerine, nice bayramlara hayırla, sağlıkla, huzurla, esenlikle eriştirmesini diliyorum” ifadesini kullandı.

“TÜRGEV BAŞARILI ÇALIŞMALARIYLA KENDİNDEN SÖZ ETTİRİYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İSEGEV (İstanbul Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı) olarak 1996’da kurulan TÜRGEV’in 28 yıldır ülkeye, millete ve gençlere sahip çıktığını belirterek, “Her yıl binlerce evladımızın eğitimine katkı veren, onlara sıcak bir yuva imkânı sunan TÜRGEV, başarılı çalışmalarıyla kendinden söz ettiriyor. Toplam sayısı 40 bin 500’e ulaşan mezunlarımız, bugün hem ülkemizde hem de dünyanın dört bir yanında insanlığa hizmet ediyor. Bu müstesna çatının kurucuları arasında bulunmaktan daima bahtiyarlık duyduğumu ifade etmek isterim. Ülkesine ve milletine sayısız eserler kazandırmış bir siyasetçi olarak TÜRGEV, gönlümüzde her zaman farklı bir yere sahip oldu. İnşallah bundan sonra da sizlere destek vermekten geri durmayacağız. ‘Sizin en hayırlınız insanlara faydalı olanınızdır’ emrine ram olarak bir gönüle daha girmek, bir gencimize daha ulaşmak, bir evladımızın daha elinden tutmak için canla başla çalışan vakfımızı tebrik ediyorum” diye konuştu.

Vakfın faaliyetlerinde emeği geçenlere, maddi manevi katkısı bulunanlara teşekkür eden, hayatını kaybedenleri rahmetle yâd eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “TÜRGEV’in en önemli temsilcilerinden olduğu gönüllü kuruluşlarımız ülkeye ve millete hizmet mücadelemizin öncüleridir. İstikbalimizin teminatı olan gençlerimizin vatana, millete, ailelerine hayırlı birer evlat olarak yetişmelerinde sizlerin yeri doldurulamaz. Bizim her fırsatta dile getirdiğimiz TEKNOFEST gençliği inşallah sizlerin arasından çıkacak, Türkiye Yüzyılı sizlerin omuzlarında yükselecektir. Ben burada yeni Türkiye’nin, büyük ve güçlü Türkiye’nin, engelleri aşarak hedeflerine yürüyen kararlı Türkiye’nin mimarlarını görüyorum. Burada sizlerin arasında yarının başarılı bilim kadınlarını, siyasetçilerini, eğitimcilerini, mühendislerini, iş insanlarını, doktorlarını, milletimize hayırlı kuşaklar yetiştiren örnek annelerini görüyorum. Rabbim her birinizin yolunu ve bahtını açık etsin.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, meyve veren ağacın taşlandığını, TÜRGEV gibi vakıfların da hem hizmetleriyle hem varlıklarıyla hem de yerli, millî duruşlarıyla Türkiye’deki belli çevreleri her zaman rahatsız ettiğini belirtti.

“Kim var?” diye seslenilince, sağına soluna bakmadan fert fert “Ben varım.” diyen özgür zihinler yetiştiren TÜRGEV’in, bu kesimler tarafından özellikle hedef tahtasına konulduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İftira ve yalan furyasının hedefi oldunuz. Haysiyet cellatları tarafından yıpratılmak istendiniz. Sizleri yıldırmayı amaçlayan daha nice saldırıya maruz kaldınız. Birileri ellerine geçirdikleri her fırsatı, iyi ve faydalı işleri desteklemek için değil, TÜRGEV gibi gençliğe hizmet çatılarını yıkmak için kullandı. Ne siz ne de biz bunların hiçbirine aldırmadık. Hukuktan, meşruiyetten, Hakk’a ve halka hizmet yolundan ayrılmadık. Yüksek bir ruh haliyle mücadelemizi kararlılıkla devam ettirdik. Bugün de aynı vakarla hareket ediyoruz. ‘Sen doğru olursan, sen dürüst olursan, sen samimi olursan eğri er ya da geç mutlaka belasını bulur’ diyoruz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ağızlarını her açtıklarında hak, hukuk, adalet kavramları üzerinde gönüllü kuruluşlara dil uzatanların ikiyüzlülüklerini çok iyi bildiklerini vurgulayarak, şunları söyledi: “Sürekli ahlak tüccarlığı yapan, sürekli işçinin, emekçinin hakkından bahseden bu çevreler, önceki gün Beşiktaş’taki yangında hayatını kaybeden 29 emekçi kardeşimizle ilgili çıkıp tek cümle kurmadılar. Ekranları başında izleyenlere ve buradaki kardeşlerime sesleniyorum. Bu binaya inşaat ruhsatını veren, imar ruhsatını veren ve binanın en alt bodrum katlarını gazino hâline getirmeye müsaade edenler kim? Şimdi tabii ki biz de savcılarımızla bunu takip ediyoruz, bunu kovalıyoruz, kovalamaya devam edeceğiz. Kimler bunlar? 29 tane orada vatandaşımızın ölümüne göz yumanlar kimler? Biz de kovalayacağız. Zerre kadar vicdanı olan herkesin tepkisini çekmesi gereken skandallar zinciri karşısında başlarını kuma gömmeyi tercih ettiler ama birileri hemen anında koşup gittiler. Niye? Çünkü kendi günahlarını nasıl örteriz, bunun peşinde koştular. Bölücü terör örgütünün sokakları yakıp yıkan vandallarıyla sergiledikleri dayanışmayı, rızkının peşindeki insanların ailelerine çok gördüler. Daha önce aynı vicdansızlığı, evlatlarını bölücü alçakların pençesinden kurtarmak için çırpınan cesur Diyarbakır annelerine de bunlar göstermişlerdi. Yasak savma kabilinden yaptıkları bir şov dışında sırf ittifak ortaklarını kızdırmamak için yüreği kan ağlayan bu anneleri yalnız bırakmışlardı.”

“BİZİ KENDİ KALIPLARINA HAPSETMELERİNE İZİN VERMEYECEĞİZ”

Kendilerinin yaklaşık yarım asırdır, vakfın ise 28 yıldır çetin bir mücadele verdiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu zorlu süreçte gençlere hizmet etmekten, onları en iyi, en donanımlı şekilde hayata hazırlamaktan başka gayeleri olmadıklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerin başarısını gördükçe hep daha fazla çalıştıklarını, daha fazla koştuklarını aktararak, “Ne yaptıysak milletimiz için, siz gençlerimiz için yaptık. Allah’a hamdolsun bugün milletimizin ve sizlerin huzuruna alnı ak, başı dik, gönlü mutmain olarak çıkmanın gururunu yaşıyoruz. Ülkemizi bugün geldiği noktadan çok daha ileriye götürebilmek için sizin enerjinize, sizin yeteneklerinize, sizin heyecanınıza ihtiyacımız var. Bu ülkeyi yüceltecek, bu çağa mührünü vuracak olan sizlersiniz. Bunun için kendimizi başkalarına göre tanımlamayacak, başkalarının bizi kendi kalıplarına hapsetmelerine izin vermeyeceğiz. İşimizi, görevimizi, sorumluluğumuzu ülkemize, milletimize ve umudunu bizlere bağlamış ailelerimize karşı vazifelerimizi en güzel şekilde yerine getirmeye çalışacağız. Kimsenin bizim öz güvenimizi örselemesine, hayallerimizle aramıza set çekmesine müsaade etmeyeceğiz” diye konuştu.

Kendilerinin sadece 100 yıllık bir devletin mensupları olmadığını, aynı zamanda bu coğrafyada 1000 yıllık bir cihan imparatorluğunun, 1400 yıllık köklü bir medeniyetin de takipçileri olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ayrıca bizler, bir misyonu, gayesi, ideali ve elbette davası olan insanlarız. Başkaları gibi önünü sonunu düşünmeden fevri hareket edemeyiz. Tefekkürü hayatının her alanına uygulayan bir gençlik, Türkiye ile birlikte İslam âleminin hatta tüm insanlığın umududur” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerden kendi şahsi gelecekleri yanında, ülkelerinin istikbaliyle ilgili de hayaller kurmalarını, hedefler belirlemelerini istediğini vurgulayarak, hayatı anlamlandıran, insanı dünyaya bağlayan, kişiye değer katan şeyin üretmek olduğunu ifade etti.

Yaptıklarının üzerine koymanın kendini aşmak olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsan ürettikçe mutlu ve motive olur. İnsan düşünüp, tefekkür edip, çalışıp, çabalayıp ortaya iş koyduğunda mutlu, huzurlu, kendisiyle barışık olur. Her ne yapıyorsanız, hangi okulu okuyor, hangi işte çalışıyorsanız, yaptıklarınızın üzerine koymaya, kendinizi aşmaya özellikle gayret edin. İmkân bulmak, aslında imkânı oluşturmaktır. Unutmayın, imkân size gelmez, siz imkânlara gideceksiniz. Projeleriniz, planlarınız, tezlerinizle beraber, mücadele azminiz de varsa hiçbir güç sizi yolunuzdan geri döndüremez. İlmin ve başarının anahtarı çalışmak, disiplinli çalışmak ve sabretmektir. Azminizi, kararlılığınızı, inancınızı asla ama asla kaybetmeyin. Sizlerden yarını değil, daha ötesini görerek çalışmanızı, kendinizi geliştirmenizi bekliyoruz. Bunları başardığınızda Allah’ın izniyle sizlerin önünde durabilecek hiçbir engel tanımıyoruz” diye konuştu.

TÜRGEV’in dijital kültür alanında gençlere yönelik çalışmalarını da takdirle karşıladığını ayrıca belirtmek istediğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerden beklentimiz, her alanda olduğu gibi dijital kültürde de sadece takipçi değil asıl içerik üreticisi olmanızdır. Medeniyetimizin, tarihimizin, değerlerimizin ışığında içerikler geliştirerek, bunları gençlerimize ve dünyaya açmanız son derece kıymetli çabalardır. Mevcut çalışmalarınıza yeni projeleri, girişimleri ekleyerek dijital dünyayı boş bırakmayacağınıza inanıyorum” ifadelerini kullandı.

Eski başbakanlardan Adnan Menderes’ten bu yana canlarıyla, kanlarıyla, emekleriyle büyüterek bugünlere getirdikleri çok partili demokrasinin 31 Mart Pazar günü yapılan Mahallî İdareler Seçimleri’nden başarıyla çıktığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Seçimlere gölge düşürme, seçmenin iradesini rehin alma girişimleri bir kez daha sandıkta hüsrana uğradı. Bizler kadere ve takdire inanan insanlarız. Sandık sonuçlarının da davamız, hareketimiz, mücadelemiz açısından Allah’ın izniyle hayra tebdil olacağına yürekten inanıyoruz. Bu tarz neticeler insanlık tarihi boyunca kiminin şımarıklığını, kiminin pervasızlığını, kiminin de sabrını, metanetini, dayanışmasını, birlikteliğini ve mücadele azmini artırmıştır” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 31 Mart’ın sadece yeni bir dönüm noktası değil, aynı zamanda daha büyük zaferlerin müjdecisi, muştusu ve habercisi olacağını vurgulayarak, “Yolumuza yenilenmiş, tazelenmiş, çok daha güçlenmiş, üstat Necip Fazıl’ın ifadesiyle ‘pekleşmiş’ bir şekilde devam edeceğiz. Siyasette yarım asra yaklaşan mücadelemizin zafer sancağını burca dikecek ve ardından gönül huzuruyla nöbeti sizlere devredeceğiz. Bakınız, ben bugüne kadar gençlerle yürümüş, gençlerin yoldaşlığından güç ve cesaret almış bir büyüğünüzüm” dedi.

Mensubu ve hizmetkârı olmaktan şeref duydukları millet için nice saldırıları göğüslediklerini, nice badireleri aştıklarını, nice ihanetleri püskürttüklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim karşılaştığımız sıkıntıları gençlerimiz yaşamasın diye emek verdik. Gerektiğinde ölümü göze alarak vesayet odaklarına meydan okuduk. Şahsen bedel ödesek bile ülkemize, insanımıza, özellikle geleceğimiz olan siz gençlerimize bedel ödettirmemeye çalıştık. İmkânlarımızı zorlayarak üzerimize düşeni yapmanın gayretindeyiz. Gençlerimiz olarak sizler de sorumluluklarınızı yerine getireceksiniz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, artık gençlerin zamanının misafiri olduklarını kaydederek, şunları söyledi: “Bizden önceki aksiyon, fikir ve gönül adamlarının namusumuza emanet ettiği, bizim de canımız pahasına sahip çıktığımız davamızı inşallah yakında sizler omuzlayacaksınız. Bu emaneti sizler taşıyacak, sizler yükseltecek ve yücelteceksiniz. Sizlerin şu vakur duruşunu, şu azmini, öz güvenini gördükçe verdiğimiz mücadelenin boşa gitmediğini de görmenin bahtiyarlığını yaşıyorum. Rabbime, şahsıma sizler gibi yol ve mücadele arkadaşları bahşettiği için hamdediyorum. Yüreğimi ısıtan şu gözlerinize baktıkça, Allah’ın izniyle yarınlarımızın bugünümüzden çok daha aydınlık olacağına tüm kalbimle inanıyorum. Her birinizi ayrı ayrı alkışlıyorum.”

TÜRGEV çatısı altında yürütülen hizmetlerde emeği geçen tüm dostlarına teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ramazan ayının sizlerle birlikte başta Gazze’deki mazlumlar olmak üzere tüm Müslümanlar için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Rabbim, bu mübarek günler hürmetine tüm mazlum ve mağdurların yardımcısı olsun” dedi.

İNANOĞLU’NUN AİLESİNE VE SİNEMA CAMİASINA BAŞSAĞLIĞI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yönetmen ve yapımcı Türker İnanoğlu’nun vefatıyla ilgili, “Sizlere veda etmeden önce, dün sevenlerinin son yolculuğuna uğurladığı, Türk sinemasının usta ismi yapımcı ve yönetmen, 2018 yılı Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü sahibi Türker İnanoğlu’nu burada rahmetle anıyorum. Kültür sanat dünyamızın ‘Bay Sineması’nın acılı ailesine, yakınlarına ve sinema camiamıza başsağlığı diliyorum” ifadelerini kullandı.

HABER BURADA

Dünya

Enerjide Dışa Bağımlılığı Bitirdiğimizde Türkiye Daha Güçlü Olacak

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Zonguldak

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Zonguldak’ta -360 kotta maden ocağında işçilerle orucunu açtı. Maden işçilerine seslenen Bakan Bayraktar, “Önümüzde artık 4 yıllık bir süreç var. Gece gündüz demeden çalışma zamanı. Enerjide dışa bağımlılığı bitirdiğimizde Türkiye, çok daha büyük ve her açıdan daha güçlü bir ülke olacak.” dedi.

Bakan Bayraktar, Zonguldak’taki TTK Karadon Müessesesi Gelik İşletme Müdürlüğü’nde maden işçileriyle iftar sofrasında bir araya geldi. -360 kotta madencilerle orucunu açan Bakan Bayraktar, maden işçilerinin Türkiye için çok kıymetli işlere imza attığını vurguladı.

Enerjide Dışa Bağımlılık

Bakan Bayraktar, enerjide dışa bağımlılığımızı sona erdirmenin önemine işaret ederek

“Onun için yerli kaynaklarımız, kendi kaynaklarımız, kömürden yenilenebilir kaynaklara kadar bunları mutlaka ekonomiye katmamız lazım.” dedi.

İş Sağlığı ve Güvenliği

Madenciliğimizi geliştirirken iş sağlığı ve güvenliğinin her şeyden önce geldiğini kaydeden Bayraktar, “Sizlerden bir kez daha rica ediyorum. Yaptığımız iş çok stratejik bir iş, ülkemiz için çok değerli bir iş. Ama bunu yaparken öncelik sizin sağlık ve güvenliğiniz. Bundan hiçbir şekilde taviz vermeden çalışmanızı sizlerden istiyorum. Bu bizim birinci önceliğimizdir.” diye konuştu.

4 Yıllık Süreç Var

Bayraktar, ekonomik sıkıntıların üstesinden gelmenin yolunun ülke kaynaklarını azami şekilde ekonomiye katmak olduğunu vurgulayarak “Biz istiyoruz ki daha çok üretelim, ülkemizin ekonomisine daha çok katkı sağlayalım. Sizlerin şartlarını, istihdam imkanlarını arttıralım. Şimdi önümüzde artık 4 yıllık bir süreç var. Gece gündüz demeden çalışma zamanı, bizler ve sizler için. Ülkemizdeki enerjide dışa bağımlılığı bitirdiğimizde Türkiye çok daha büyük ve her açıdan daha güçlü bir ülke olacak.” dedi.

Anlamlı Hediye

İftarın ardından 6 Şubat depreminde bölgede görev alan ve birçok vatandaşı kurtaran madenciler, sarı bir bareti tek tek imzalayarak Bakan Bayraktar’a hediye etti.

HABER BURADA

DÜNYA

seers cmp badge