Connect with us

Dünya

İyi ki Varsınız | Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Cumhuriyetimizin 100. yılında, Türkiye Yüzyılı’na giden yolu Afyon’dan başlatıyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Afyonkarahisar Mitingi’nde yaptığı konuşmada, “Cumhuriyetimize giden yol, Afyon’da kazanılan zaferle başlamıştı. Şimdi de Cumhuriyetimizin 100. yılında, Türkiye Yüzyılı’na giden yolu yine Afyon’dan başlatıyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Afyonkarahisar Zafer Meydanı’nda düzenlenen mitingde vatandaşlara hitap etti.

Ramazan Bayramı’nı şimdiden tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün burada sizinle buluşarak bayramı erken yaşamış olduk” ifadesini kullandı. Büyük Taarruz’un 100. yılında yine Afyonkarahisarlılarla kucaklaştıklarını, o ziyarette hasret gidermenin yanında şehrin Millî Mücadele’de gösterdiği kahramanlıkları örnekleriyle yâd ettiklerini hatırlattı.

Cumhuriyet’e giden yolun Afyonkarahisar’da kazanılan zaferle başladığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz de 14 Ağustos 2001 tarihinde partimizi kurarken Afyon’dan yola çıkmıştık. Şimdi de Cumhuriyetimizin 100. yılında Türkiye Yüzyılı’na giden yolu yine Afyonkarahisar’dan başlatıyoruz” diye konuştu.

Afyonkarahisar’ın gönlü ve kalbiyle, yüreği ve bileğiyle, sevdası ve sadakatiyle her evladı Karahisar Kalesi kadar sağlam bir şehir olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İşte bunun için Afyon’un 14 Mayıs’ta göstereceği güçlü duruşla Türkiye Yüzyılı’nın da öncü şehri olacağına yürekten inanıyorum. Onun için buradayız. Büyük Zafer’den Türkiye Yüzyılı’na uzanan bu kutlu yolda bizi 21 yıldır yalnız bırakmadığınız için her birinize ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum” şeklinde konuştu.

Türk milletinin Millî Mücadele’yi zafere ulaştırırken olduğu gibi cumhuriyet tarihi boyunca da karşılaştığı her zorluğu yeni bir atılımın başlangıcına dönüştürmeyi başarmış bir millet olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tek parti faşizmini aşan ilk adımı Demokrat Partinin öncülüğünde gerçekleşen millî iradenin üstünlüğüne dayalı demokrasi hamlesiyle attık. Geri kalmışlık zincirini kırma irademizi rahmetli Menderes’ten merhum Özal’a kadar uzanan bir çizgide verilen mücadeleyle gösterdik. Ülkemizin siyasi ve ekonomik bağımsızlığının tescili mahiyetindeki çabaları büyük fedakârlıklar ve bedellerle yavaş yavaş yürüttük” değerlendirmesinde bulundu.

“TÜRKİYE SON 21 YILDAKİ ATILIMLARIMIZLA ASIRLIK HAYALLERİNE ANCAK KAVUŞABİLDİ”

Türkiye’nin, son 21 yıldaki demokrasi ve kalkınma atılımlarıyla asırlık hayallerine ancak kavuşabildiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şimdi birileri çıkmış bize tıpkı seccade edebiyatı yaptığı gibi bir de emperyalizm edebiyatı yapıyor. Peki, bu edebiyatı yapan kim, emperyalistlerin tetikçisi terör örgütleriyle kol kola yürüyen kişi. Emperyalizmin finansörü Londra tefecilerinden aldığı sözlerle adeta sevindirik olan kişi. Bay bay Kemal acaba Londra’dan ne kadar para aldın da geldin? Aldığın bir şey var mı, laf. Emperyalistlerin truva atı IMF ile adamlarını otel odalarında gizli saklı buluşturan kişi kim? Bu kişinin kim olduğunu biliyorsunuz değil mi? Evet, bay bay Kemal çıkmış şimdi de her zamanki iğrenç üslubuyla bize antiemperyalizm dersi vermeye kalkıyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu kardeşiniz başbakan olduğunda, Davos’ta IMF’nin başkanıyla görüşme yapıyoruz, şu anda masanın etrafında olan birisi daha vardı, o zaman ekonomiyle ilgileniyordu, ona da o görevi vermiştik, kim olduğunu anladınız değil mi, yanımda. IMF başkanına dedim ki ‘Adamlarınızı gönderiyorsunuz bu adamlarınız geliyor, bizden taksitleri alıyor mu, alıyor. Taksitleri alırsınız ama Türkiye’yi yönetemezsiniz. Türkiye’yi ben yönetirim ben.’ Yanımızda olan kimdi bebecan. Şimdi atıyor, tutuyor, vah zavallı” diye ekledi.

“VESAYETİN GÜCÜNÜ KIRARKEN EMPERYALİZME MEYDAN OKUDUK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, IMF’ye bütün ödemeleri yaptıklarını ve 2013’te IMF ile yolları ayırdıklarını hatırlatarak, “Bize ne dediler, bu bay bay Kemal’in adamları İYİ Partinin adamları, bunlar otellerde görüşmeler yaptılar. Dediler ki ‘IMF’den yardım almanız lazım, borç almanız lazım ki Türkiye ekonomisini düzeltsin.’ Almadık, ne oldu? Biz yola yürüdük mü, herhangi bir şey oldu mu? 2013’ten sonra bizim IMF ile ilişkimiz yok” ifadelerini kullandı.

Göreve geldiklerinde Merkez Bankası rezervi 27,5 milyar dolarken artık 3 haneli rakamlara geçildiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Ey milletim sen şahitsin, bizim siyasi hayatımızın tamamı emperyalistlerle ve onların taşeronlarıyla mücadele etmekle geçti. Vesayetin gücünü kırarken emperyalizme meydan okuduk. Suriye ve Irak harekâtlarıyla emperyalistlerin ülkemize yönelik oyunlarını yine biz bozduk. 15 Temmuz gecesi bay bay Kemal tankların arasından kaçıp da belediye başkanlığına giderken biz Yeşilköy Havalimanı’nda halkımızla beraberdik. Emperyalistlerin silahşorlerine milletimizle birlikte göğsümüzü biz siper ettik. Milletin kanını yıllarca sülük gibi emen faiz lobilerine geçit vermeyerek emperyalistlerin para musluklarını biz kestik. Ülkemizi bölgemizdeki çatışmalardan uzak tutarak barış için çalışarak emperyalistlerin felaket senaryolarını biz paçavraya çevirdik. Dış ticarette millî paramızın kullanımını artırarak emperyalistlerin finans düzenine biz çomak soktuk.”

Savunma sanayiinde yerlilik oranını yüzde 20’den yüzde 80’e çıkardıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, egemenliğe göz diken emperyalistleri hüsrana uğrattıklarını söyledi.

TCG Anadolu’nun İstanbul Sirkeci’de halkın ziyaretine açıldığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Halk hayran ama bu CHP lobisi, masanın etrafındaki 7’liler, TCG Anadolu’yu gördükçe kuduruyorlar. Biz yaptık. Çünkü onlar yapamazdı. Şu anda TCG Anadolu’yu gezenler ‘Allah’ımıza hamdolsun böyle bir uçak gemimiz var.’ diyor. İHA’mız var, SİHA’mız var, Akıncımız var, Kızılelmamız var. Hepsi de TCG Anadolu’nun şu anda güvertesinde. Biz yaparız, yaparsa Cumhur İttifakı yapar” diye konuştu.

“ÖMRÜMÜZ BU ÜLKENİN VE MİLLETİN HAKKINI YEDİ DÜVELE KARŞI SAVUNMAKLA GEÇTİ”

Afrika’dan Balkanlara, Asya’dan Orta Doğu’ya tüm mazlum ve mağdurların elinden tutarak emperyalist sömürge düzenine “dur” dediklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Birleşmiş Milletler kürsüsünden bu kardeşiniz ‘Dünya beşten büyüktür’ diye haykırarak, emperyalistlerin kurduğu küresel sisteme biz itiraz ettik. Buradan şimdi bay bay Kemal’e sesleniyorum. Şayet bizim emperyalizme karşı duruşumuzu öğrenmek istiyorsan git sırtını sıvazlayan Batı’daki ağababalarına sor. Git hamburgercide buluştuğun Pensilvanya’daki alçaklara sor. Git dağdaki kadrolarının başlarını ezdiğimiz bölücü yandaşlarına sor. Git Türkiye deyince gözleri parlayan mazlumlara sor. Git Karabağ’da işgalden kurtulan yerlerdeki kardeşlerimize sor. Git Doğu Akdeniz’de haklarına sahip çıktığımız Kıbrıs Türküne sor. Sor ki bizim kime secde ettiğimizi, kime de duruşumuzla, mücadelemizle, direnişimizle diz çöktürdüğümüzü sana anlatsınlar. Biz ne emperyalistlerin ne de onların tetikçilerinin önünde secde ederiz. Biz sadece Allah’ın huzurunda rükûda eğilir ancak onun için secdeye varırız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bay bay Kemal, unutma sen ayakkabılarınla seccadenin üzerinde gezinirsin. Biz secdeyi de biliriz, senin ayakkabıyla çiğnediğin seccadeyi de biliriz, kıbleyi de biliriz, Kâbe’yi de çok iyi biliriz. Biz ‘bir metrelik bez parçası’ dediği başörtüsünü de biliriz, rengini şehitlerimizin kanından alan ay yıldızlı al bayrağımızı da çok iyi biliriz” diye konuştu.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun başörtüsüne “1 metrekarelik bez parçası” dediğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ne diyeyim ben buna? Ama gel gör ki şu anda yanına almış 3 tane yavrucuk, onlarla beraber bir 7’li masa oluşturmuşlar ve bu 7’li masada bunlar maalesef bu ülkenin kaderiyle oynuyorlar. Ülkesini emperyalistlerin siyasi ve ekonomik sistemine teslim etmekten başka projesi olmayandan antiemperyalizm dersi almayız. Kısır siyasi hesapları uğruna PKK’sından FETO’suna terör örgütlerinin emrine girenlerden onurlu duruş dersi de almayız. Bizim ömrümüz bu ülkenin ve milletin hakkını yedi düvele karşı savunmakla geçti. Daha 7 kişiyi aynı masada oturtmaktan, aynı hizada tutmaktan aciz olan birisi, Türkiye’nin hakkını yedi düvele karşı nasıl savunur?” ifadelerini kullandı.

Alandaki vatandaşlara, “Gençler, hanım kardeşlerim, şimdi buradan, Afyonkarahisar’ın Zafer Meydanı’ndan öyle bir ses verin ki bay bay Kemal’den emperyalist ağababalarına kadar duymayan kimse kalmasın. Hazır mıyız, 14 Mayıs’ta durmak yok yola devam diyor muyuz? 14 Mayıs’ta doğru adımlarla yola devam diyor muyuz? 14 Mayıs’ta Türkiye Yüzyılı için yarın değil hemen şimdi diyor muyuz? 14 Mayıs’ta emperyalistlerin de onlara sırtını dayayarak horozlananların da Türkiye’nin başına musallat olmak için gün sayan terör örgütlerinin de terör örgütlerine güvenerek iktidar rüyası görenlerin de hepsinin de heveslerini kursaklarında bırakıyor muyuz?” diye seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Evet” karşılığının ardından “Maşallah, ben ne diyeyim? Siz cevabı verdiniz, işi de bitirdiniz” dedi.

“20 YILDIR SADECE ESER VE HİZMET SİYASETİYLE BU ÜLKEDE NELER BAŞARILABİLECEĞİNİ CÜMLE ÂLEME GÖSTERDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin en büyük sıkıntısının, bu ülkenin siyasetini yalan, iftira ve nefret diliyle zehirleyerek inşa değil yıkım üzerinden iktidar rüyası görenler olduğunu söyledi.

AK Parti’nin 20 yıldır sadece eser ve hizmet siyasetiyle Türkiye’de neler başarılabileceğini cümle âleme gösterdiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Yüzyılı’nı da eser ve hizmet siyaseti üzerinden yükselteceklerini ifade etti.

Seçime 26 gün kaldığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Ana kademe, kadın kolları, gençler, gece gündüz çalışmaya var mıyız? Kapıları çalıyoruz değil mi? İnşallah ben diyorum ki her bir AK Partili 100 kişiyi daha sandığa taşımalı. Var mıyız?” sorusuna, alandaki vatandaşlar “Evet” karşılığını verdi.

AFYONKARAHİSAR’A YAPILAN YATIRIMLAR

Afyonkarahisar’a son 20 yılda güncel rakamlarla 68 milyar liralık yatırım yaptıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimde 3 bin 22 yeni derslik inşa ettiklerini, şehre ikinci devlet üniversitesini kurduklarını ve 11 bin 217 kişi kapasiteli yükseköğrenim yurt binaları yaptıklarını, 59 spor tesisi inşa ettiklerini söyledi.

Afyonlu ihtiyaç sahiplerine 3,2 iki milyar lira tutarında kaynak aktardıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehre yapılan yatırımlara ilişkin şunları kaydetti: “Sağlıkta toplam bin 341 yataklı, 23 hastane dahil 53 sağlık tesisini şehrimize kazandırdık. Çevre ve Şehircilikte TOKİ eliyle 9 bin 624 konutu tamamlayıp vatandaşlarımıza teslim ettik. 2 bin 59 konutun yapımına devam ediyoruz. Ayrıca, ‘İlk evim’ kampanyamız çerçevesinde Afyon’a 3 bin 110 konut daha yapacağız. Afyon’da 9 millet bahçesinden dördünün yapımı sürüyor. Tarihi 3 bin yılı bulan Frigya vadilerinin Anadolu açık hava müzesine dönüştürülmesi projesindeki çalışmalarımız etaplar hâlinde devam ediyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ulaştırmada 2002 yılına kadar Afyonkarahisar’a ne kadar yol yapıldı biliyor musunuz? 54 kilometre. Biz bunu 592 kilometreye çıkardık. Çay, Bolvadin, Emirdağ ve Akşehir-Afyon yolunu inşallah bu yıl bitiriyoruz. Afyonkarahisar sınırları içerisindeki demir yollarını yeniledik. Gar binasını restore ettik. Ankara-Afyonkarahisar-İzmir yüksek hızlı tren hattının yapımı devam ediyor Bu hattın 2025 yılında tamamlanmasıyla Afyonkarahisar’dan Ankara’ya 1,5 saatte İstanbul’a 3,5 saatte ve İzmir’e 2 saatte gidilebilecek. Tarım ve ormanda Afyonkarahisar’a 43 baraj, 28 gölet, 54 içme suyu tesisi, 86 sulama tesisi, 2 arazi toplulaştırma projesi, 229 taşkın koruma tesisi, 3 yeraltı depolama ve 4 atık su arıtma tesisi inşa ettik. Afyonkarahisar’da 711 bin dekar zirai araziyi sulamaya açarak yıllık 2 milyar lira zirai gelir artışı sağladık. Afyonlu çiftçilerimize toplam 3,5 milyar lira tutarında tarımsal destek verdik.”

“17 İLÇE VE BELDEYE DE EN KISA SÜREDE DOĞAL GAZ ARZINI SAĞLAYACAĞIZ”

Başmakçı’da kuş gribi hastalığı nedeniyle itlaf ve imha edilen 3 milyona yakın hayvan ve malzemelerinin bedeli olan 225 milyon lira tazminatı en kısa sürede ödeyecekleri müjdesini veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Afyonkarahisar’a 3 yeni organize sanayi bölgesi, 1 teknopark, 1 araştırma geliştirme merkezi kurduklarını söyledi.

137 bin doğal gaz abonesi bulunan Afyonkarahisar’ın 15 ilçe ve beldesine doğal gaz arzını sağladıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bayat, Sultandağı ile İhsaniye’nin de aralarında olduğu 17 ilçe ve beldemize de en kısa sürede doğal gaz arzını sağlayacağız” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kardeşlerim bu bay bay Kemal’e ve yanındaki o avarelerine bu ülke kalacak olursa inanın ne doğal gaz, ne altyapı, üstyapı, bunların hiçbirini bulamazsınız. Bunlara kalsa bunlar ne diyor biliyor musunuz? Diyor ki, ‘Bu yollarla, köprülerle, havalimanlarıyla, üniversitelerle, soğan, patates gelir mi?’ Ya bunlar olmazsa bu soğan patates hangi yoldan gelecek? Bunlar olmazsa siz Türkiye’nin bir ucundan diğer ucuna nasıl gideceksiniz? Bunlar medeni değil, bunlar gayri medeni” ifadelerini kullandı.

İktidara geldiklerinde 78 olan üniversite sayısını 208’e çıkartarak 81 vilayetin tamamında üniversite kurduklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, ders kitaplarının ücretsiz olarak dağıtıldığını anımsattı.

“TÜRKİYE YÜZYILI VİZYONU İLE TÜRKİYE’Yİ ÖNÜMÜZDEKİ ASRIN LİDER ÜLKESİ HÂLİNE DÖNÜŞTÜRMEYİ VADETTİK”

Öğrenci yurtlarına da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bay bay Kemal. Bu kadar büyükşehir belediyelerin var. Ne yaptınız? Yurtlardan bahsediyor, ‘Bir sene içinde’ diyor ‘Yurt sorunlarını çözeceğim.’ Neyi çözdün? Hani bu yurtlarda bunu yapsaydın ya. Şu anda 850 bin öğrencinin yurt sorununu biz çözdük. Ve şu depremde de işte bu yurtlar ne oldu? Online sistemine geçtik. Ve bu yurtlarda depremden gelen birçok kardeşimizi misafir ettik” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Cumhuriyetimizin yeni asrına adını verdiğimiz Türkiye yüzyılını kime emanet edersiniz? Gözünüzün nuru evlatlarınızın istikbalini kime emanet edersiniz? Hayallerinizi hayata geçirmek için ülkenin yönetimini kime teslim edersiniz? Bu mafyayla, bu terör örgütüyle el ele, omuz omuza, Kandil’le işbirliği yapan bay bay Kemal’e mi emanet edeceksiniz? Bunların parlamentodaki uzantısı, malum HDP’ye mi emanet edeceksiniz. İYİ Parti’ye mi emanet edeceksiniz? Adı iyi ama onun dışında her şey var. Ülkenizin siyasi, ekonomik, askeri, diplomatik gücüyle, dünyada hak ettiği yeri alması için kime güvenirsiniz? Ah kardeşlerim, bunlar çok önemli sorular. Bu soruların cevabını aklınızda ve vicdanınızda vermeden sandığa gidemezsiniz. Onun için tekrar soruyorum. Hanımlar, bakkala ekmek almak için bile göndermeye güvenemeyeceğiniz birine ülkeyi emanet edebilir misiniz? Beyler, dükkânınızı, atölyenizi, tezgâhınızı, beş dakikalığına bırakamayacağınız birine ülkeyi emanet edebilir misiniz? Gençler, dersinize yardım etse verdiği bilgilerin doğruluğundan şüphe duyacağınız birine ülkenin geleceğini teslim edebilir misiniz? İşte 14 Mayıs’ta tüm bunları göz önünde bulundurarak kararı vereceksiniz.”

Bundan sonra yapacaklarına ilişkin kendilerine sorulduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, açıkladıkları Türkiye Yüzyılı vizyonu ile Türkiye’yi önümüzdeki asrın lider ülkesi hâline dönüştürmeyi vadettiklerini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan daha sonra, Afyonkarahisar Müzesi Açılış Töreni’ne katıldı.

Dünya

“Kanada ile enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi alanlarda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.

İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.

“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”

Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.

Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.

Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.

Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.

Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.

“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”

Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

HABER BURADA

Dünya

Kanada Başbakanı Carney Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.

Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

HABER BURADA

Dünya

“Türkiye’nin kılına zarar gelmemesi için gecemizi gündüzümüze katıyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Muhtarlar Günü Buluşması” programında yaptığı konuşmada, “Hani diyorum ya ‘etrafımız ateş çemberi’ diye. İçinde bulunduğumuz durum tam olarak böyle. Biz işte böyle bir kaos ve kriz ortamında Türkiye’nin kılına zarar gelmemesi için gecemizi gündüzümüze katıyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 19 Ekim Muhtarlar Günü dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen “Muhtarlar Günü Buluşması” programına katılarak bir konuşma yaptı.

Tüm muhtarların 19 Ekim Muhtarlar Günü’nü kutlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhtarları Türkiye ve Türk milleti için ortaya koydukları gayretlerden dolayı tebrik etti.

Muhtarlarla ilk toplantılarını 27 Ocak 2015’te yine aynı salonda yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “O gün 17 ilimizden gelen 409 muhtarımızı burada ağırlamıştık. Ardından düzenli olarak ülkemizin dört bir yanından muhtarlarımızı milletin evinde konuk etmenin sevincini yaşadık. Şimdiye kadar kimi zaman burada, kimi zaman Sergi Salonu’muzda Türkiye’nin bütün vilayetlerinden 40 bini aşkın muhtarımızla bir araya geldik. Gün oldu Türkiye’nin meselelerini istişare ettik. Gün oldu bölgesel ve küresel meseleleri birlikle değerlendirdik. Gün oldu en sıkıntılı zamanlarda kafa kafaya verdik yeni bir yol açtık. Gün oldu milletçe hepimizi sevindiren başarıları birlikte kutladık. Gün oldu dertleştik. Gün oldu birbirimize destek olduk, umut verdik. Ama 12 yıl boyunca demokrasinin uç beyi olan muhtarlar ile şahikası olan Cumhurbaşkanlığı arasındaki o bağı her zaman canlı tuttuk, diri tuttuk. Cumhurbaşkanlığı Külliyesini sadece devletin merkezi değil, milletin evi hâline de getireceğimizin sözünü vermiştik. Şükürler olsun ki millete verdiğimiz diğer sözlerimiz gibi bu sözümüze de sadık kaldık. İşte bugün bir kere daha siz muhtar kardeşlerimizle kucaklaşıyor, ahdimizi ve kavlimizi yeniliyoruz. Rabb’im muhabbetimizi, sevgimizi, dayanışmamızı artırsın.”

“TÜM TÜRKİYE İÇİN, 86 MİLYONUN HER BİR FERDİ İÇİN AŞKLA ÇALIŞACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı olarak kendisinin de muhtarlar gibi milletin iradesi ve teveccühüyle bulunduğu makama geldiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu tüm kalbimle ifade etmek isterim ki sizlerle beraber yol yürümekten, sizlerle kardeşlik yapmaktan daha önemli herhangi bir şey olamaz ve Cenabıallah’a bundan dolayı da her zaman hamdediyorum. Rabb’im ömür verdikçe sizlerle yoldaşlık etmeye devam edeceğim. ‘Aşkınan koşan yorulmaz’ diyerek tüm Türkiye için, 86 milyonun her bir ferdi için, yönünü ülkemize çevirmiş tüm mazlumlar ve masumlar için aşkla koşacağız, aşkla çalışacağız” ifadelerini kullandı.

“Ezelden aşığız biz bu millete, Hakk’tan gelir, Hakk’a gider bu sevda. Maya olur Devlet-i Ebed-Müddet’e, Her can, her gönülde tutar bir sevda…” dizelerini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu bitmez sevda Türkiye sevdasıdır. Millete ve memlekete hizmet sevdasıdır. Bu sevda Türkiye Cumhuriyeti’nin istiklal, hürriyet, kalkınma ve adalet mücadelesinin bizatihi kendisidir. İnşallah bu sevda son nefesimizde kalbimizde burcu burcu tütecek, elden ele, gönülden gönüle kutlu bir emanet gibi taşınacaktır. Rabb’im hepimize bu sevdayı layıkıyla taşımayı, bizden sonrakilere de en güzel şekilde devretmeyi nasip etsin. Büyük ve güçlü Türkiye sevdasına gönül veren siz kardeşlerime bir kez daha şükranlarımı sunuyor, bu anlamlı günde bu güzel buluşmaya vesile olan İçişleri Bakanlığımızı içtenlikle tebrik ediyorum.”

“MUHTARLIK MÜESSESESİNİN TÜRK SİYASETİNDE HAK ETTİĞİ SAYGIYI GÖRMESİNDEN MEMNUNİYET DUYUYORUM”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhtarlar ile aralarındaki sarsılmaz bağı anlayamayanların her icraatlarında yaptıkları gibi muhtarlar buluşmalarına da kara çaldığını dile getirerek, şunları kaydetti: “Öyle küçümseyici ifadeler kullandılar ki içlerinde yıllardır biriktirdikleri millî irade hazımsızlığını tüm çirkinliğiyle bir anda ortaya boca ettiler. ‘Muhtar bile olamaz’ diyerek güya bizi aşağıladıklarını zannedenler, benim muhtar kardeşlerime Cumhurbaşkanlığından başlayarak devletin tüm kapılarının açılmasını bir türlü kabullenemediler. Milletin teveccühüne rağmen bizi Başbakanlığa ve Cumhurbaşkanlığına layık görmeyenler, aslında sizi de buralara layık göremediler. Rahatsızlıklarının sebebi bizim burada hasbihal etmemiz asla değildi, rahatsızlıklarının sebebi sizin buraya, kendi evinize gelir gibi gelmenizdir. Rahatsızlıklarının sebebi, tıpkı 90 sene önce Ankara’ya alınmayan Aşık Veysel gibi muhtarlarımızın onlara göre yeterince elit olmamasıydı. Yıllar geçse de birilerinin Anadolu insanına tepeden bakma alışkanlıkları değişmedi. Türkiye’nin değiştiğini, Türkiye’nin eski Türkiye olmadığını kabullenmeye bir türlü yanaşmadılar. Peki, sonuçta ne oldu? İçlerine pek sinmese de kuzu kuzu kabullenmek zorunda kaldılar. Vatandaşın doğrudan oyuyla seçilen, benim demokrasi piramidinin tabanı olarak tarif ettiğim muhtar kardeşlerime saygı duymayı öğrendiler.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, devletin zirvesinin kapıları muhtarlara açıldıkça şehir merkezlerinden köylere kadar bu atmosferin tüm Türkiye sathına yayıldığını belirtti.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ile birlikte kamu kurumlarının ve belediyelerin kapılarının da muhtarlara ardına kadar açılmaya başladığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu işin sadece yerel düzeyde kalmadığını, Türk siyasetinde buluşmaların dönüştürücü etkisinin olduğunu ve tabiri caizse siyasette “bir muhtar açılımı” yaşandığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Daha önce ‘muhtar’ deyince hafife alanlar, kimi zaman mecburiyetten kimi zaman mahcubiyetten dolayı bizi taklit etmeye, takip etmeye başladılar. Ne kadar samimi olduklarını elbette ölçemeyiz. Ama yine de düne kadar muhtar görünce yollarını değiştirenlerin, şimdilik seçim dönemleriyle sınırlı olsa bile Muhtarlar Buluşması düzenlemesini Türkiye’de millî iradenin güç kazanması, muhalefetin toplumla barışması noktasında kıymetli bir adım olarak görüyoruz. Temennimiz bunun seçimden seçime yapılan taktik bir hamleden ziyade kalıcı bir zihniyet değişimine dönüşmesidir. Şurası da bir gerçek ki taklit her zaman aslını büyütür. İster zoraki ister gönüllü olsun. Onlar bizi taklit ettikçe Allah’ın izniyle biz büyümeye, güçlenmeye devam ederiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarım asra yaklaşan siyasi hayatı boyunca demokrasinin evvelemirde, yerelde başladığına inandığını belirterek, muhtarlık müessesesinin Türk siyasetinde hak ettiği saygıyı görmesinden memnuniyet duyduğunu söyledi.

Bu başarıda naçizane emeğinin olmasından ayrıca memnuniyet duyduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muhtarlar Buluşması’nın sadece tek parti bakiyesi, tepeden inmeci, baskıcı, kibirli zihniyetin geriletilmesinde değil, muhtarların özlük hakları ve çalışma şartlarının iyileştirilmesinde de çok ciddi katkıları olduğunu ifade etti.

Muhtarların vatandaşlara daha iyi hizmet sunabilmesi, görevini daha iyi yerine getirebilmesi için hiçbir fedakârlıktan kaçınmadıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sorun ve önerileri bizzat muhtarlardan dinlediklerini, notları aldıklarını ve gerekli adımları hızlıca attıklarını anlattı.

“19 EKİM’İ MUHTARLAR GÜNÜ İLAN EDEREK 2016 YILINDAN İTİBAREN ÜLKE GENELİNDE KUTLAMAYA BAŞLADIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunların neler olduğunu muhtarların zaten çok iyi bildiğini belirterek, muhtarlar için yapılan çalışmalara ilişkin şunları kaydetti: “Yayımladığımız genelgeyle büyükşehir belediyelerinde muhtarlar işleri daire başkanlığının, diğer belediyelerde ise muhtarlar müdürlüğünün kurulmasını sağladık. Valiliklerimizde bir vali yardımcımızı, büyükşehir belediyelerinde genel sekreter yardımcısını, diğer yerel yönetim birimlerimizde ise bir başkan yardımcısını muhtarlarımızla yakından ilgilenmek üzere görevlendirdik. Muhtarlarımızın taleplerini elektronik ortamda iletebilmeleri için Muhtar Bilgi Sistemi, MUBİS’i hayata geçirdik. 19 Ekim’i Muhtarlar Günü ilan ederek 2016 yılından itibaren ülke genelinde kutlamaya başladık.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Maaş ve ödemeler konusu ise üzerinde titizlikle durduğumuz iki önemli başlıktı. 2002’de muhtarlarımıza yapılan ödeme yalnızca unutmayın 97 liraydı. 2026 yılı itibarıyla bu rakamı tam 28 bin liranın üzerine çıkardık. Muhtarlarımızın SGK primlerini ise 2017’den bu yana devlet olarak biz karşılıyoruz. Daha önce ticarethane tarifesi üzerinden belirlenen enerji giderlerini mesken statüsüne alarak muhtarlarımızın enerji giderlerini azalttık. Tüm muhtarlarımızın Vilayetler Hizmet Birliği Otel ve Sosyal Tesislerinden bakanlık mensuplarına uygulanan tarifeler üzerinden yararlanmalarını sağladık. 2022 yılında yayınladığımız Cumhurbaşkanı kararı ile Türkiye Muhtarlar Konfederasyonunu kamu yararına çalışan dernekler arasına aldık. Köy ve mahalle muhtarlarımızın bulundukları illerdeki müze ve ören yerlerine ücretsiz girebilmelerinin önünü açtık” diye ekledi.

“BUNDAN SONRA DA SİZLERİN YANINDA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Yeni hizmet binalarının inşasına da hız verdiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “30 büyükşehrimizde yöreye özgü 100 hizmet binasının yapımını 2023 yılında tamamladık. 2024 ve 2025’te ise il özel idaresi kapsamında bulunan 51 lokasyonda, 130 muhtar hizmet binasının yapım ve onarımını gerçekleştirdik” bilgisini paylaştı.

Muhtarlara yönelik ilk sosyal dinlenme tesisi projesi olan Ankara Muhtar Evi’ni 4 yıl önceki Muhtarlar Günü’nde hizmete açtıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu projenin devamı niteliğindeki İstanbul Çapa Muhtar Evi’ni de tamamlayarak muhtarların istifadesine sunduklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadın muhtarların görev yaptığı yerlerdeki tüm hizmet binalarının güvenlik kamerası ihtiyaçlarını da talepler doğrultusunda karşıladıklarını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, mekânsal adrese dayalı kayıt sistemiyle, afet yönetim ve karar destek sistemlerinde muhtarların kullanımına yönelik düzenlemeler yaptıklarını belirterek, “Silah ruhsatlarından turizme, kültürden enerjiye kadar hemen her başlıkta sizin daha iyi koşullarda vatandaşa hizmet etmeniz için tüm imkânlarımızı seferber ettik. İnşallah bundan sonra da sizlerin yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.

“ÜLKEMİZİ ÇEVREMİZDEKİ ÇATIŞMALARDAN UZAK TUTTUK”

Türkiye’nin bölgesinde şiddeti giderek artan bir kriz fırtınası yaşandığına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hemen kuzeyimizdeki Rusya-Ukrayna Savaşı birkaç ay sonra 5. yılını dolduracak. İsrail’in Filistin’e yönelik saldırıları imzalanan anlaşmalara rağmen hız kesmeden devam ediyor. Komşumuz İran’daki gerilim tam olarak bitmeden bu sefer Yemen’de yeni bir çatışmanın fitili yakıldı. Husilerin dostumuz ve kardeşimiz Suudi Arabistan’ı hedef alan saldırıları bölgemizdeki tansiyonun iyice tırmanmasına sebep oldu. Riyad’daki havalimanına düzenledikleri saldırıda aralarında umrecilerin de olduğu çok sayıda Müslüman kardeşimiz vefat etti, yüzlerce kardeşimiz yaralandı.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Lübnan’a bakıyoruz maalesef orada da durum hiç iç açıcı değil. Suriye’den güzel haberler geliyor lakin siyonist İsrail orayı da karıştırmak için elinden geleni yapıyor. Hani diyorum ya ‘etrafımız ateş çemberi’ diye. İçinde bulunduğumuz durum tam olarak böyle. Biz işte böyle bir kaos ve kriz ortamında Türkiye’nin kılına zarar gelmemesi için gecemizi gündüzümüze katıyoruz. Hamdolsun şimdiye kadar bunda da başarılı olduk. Ülkemizi çevremizdeki çatışmalardan uzak tuttuk, tahriklere kapılmadık. Tuzaklara düşmedik, provokasyonlara gelmedik. Akıllı, sabırlı, sağduyulu bir şekilde tüm bu zor süreçleri başarıyla yönettik.”

“ARAMIZA NİFAK DUVARLARI ÖRMEYE ÇALIŞANLARA KARŞI HER ZAMAN TEYAKKUZ HÂLİNDE OLACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, büyük milletlerin imtihanlarının da büyük olduğunu dile getirdi.

“Türk milleti olarak bizim de tarih boyunca mücadelemiz, zaferlerimiz gibi imtihanlarımız da gerçekten çok büyük oldu” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bugün de büyük bir mücadelenin tam göbeğindeyiz. Bu mücadelede bölgemizi lime lime etmek isteyenlerin tekerine çomak soktukça bizi asla boş bırakmayacaklar. Tıpkı kahraman ecdadımız gibi zalimlerin değil, hangi inançtan olursa olsun mazlumların yanında cesaretle durduğumuz müddetçe bizimle uğraşmaya devam edecekler. Kimi zaman FETÖ gibi sureti haktan görünen içerideki ajanlarıyla kimi zaman dışarıdaki lobileriyle kimi zaman ekonomik tetikçileriyle kimi zaman uluslararası basındaki maşalarıyla kimi zaman da sosyal medyadaki aparatlarıyla bizim üzerimize gelecekler, dikkatimizi dağıtmaya çalışacaklar, yolumuzdan alıkoymaya çalışacaklar. Pençelerimizi sökmeye, iddialarımızdan vazgeçirmeye çalışacaklar. Allah’ın izniyle onlara bu fırsatı vermeyeceğiz.”

Dünyayı sömürerek, bölgeyi kan deryasına çevirerek kendilerine refah düzeni kurmak isteyenlere boyun eğmeyeceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, karanlık, kirli oyunlara ve bütün bunlara karşı çok ama çok dikkatli olacaklarını söyledi.

Müslümanları birbirine düşürmeye çalışanlara karşı uyanık olacaklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Milletimizin umudunu kırmaya, moralini bozmaya, aramıza nifak duvarları örmeye çalışanlara karşı her zaman teyakkuz hâlinde olacağız. Sizlere güveniyorum. Rabb’im basiret ve ferasetimizi artırsın diyorum. Bu düşüncelerle 19 Ekim Muhtarlar Günü’nüzün tekrar hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Buraya geldiğiniz için, milletin evini şereflendirdiğiniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Vazife yaptığınız köy ve mahallelerinizdeki vatandaşlarımızın her birine selamlarımı iletmenizi sizlerden özellikle rica ediyorum. Her birinize işlerinizde kolaylıklar diliyorum.”

GENÇ GAZETECİLER TÜRKİYE

Adana, Adıyaman, Afyonkarahisar, Ağrı, Aksaray, Amasya, Ankara, Antalya, Ardahan, Artvin, Aydın, Balıkesir, Bartın, Batman, Bayburt, Bilecik, Bingöl, Bitlis, Bolu, Burdur, Bursa, Çanakkale, Çankırı, Çorum, Denizli, Diyarbakır, Düzce, Edirne, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Giresun, Gümüşhane, Hakkâri, Hatay, Iğdır, Isparta, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Karabük, Karaman, Kars, Kastamonu, Kayseri, Kilis, Kırıkkale, Kırklareli, Kırşehir, Kocaeli, Konya, Kütahya, Malatya, Manisa, Mardin, Mersin, Muğla, Muş, Nevşehir, Niğde, Ordu, Osmaniye, Rize, Sakarya, Samsun, Şanlıurfa, Siirt, Sinop, Sivas, Şırnak, Tekirdağ, Tokat, Trabzon, Tunceli, Uşak, Van, Yalova, Yozgat, Zonguldak

HABER BURADA

DÜNYA

seers cmp badge