Connect with us

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te toplu açılış törenine katıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecik’te toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Eğitimden sağlığa, güvenlikten adalete, ulaşımdan enerjiye, tarımdan sanayiye, spordan sosyal yardımlara her alanda Türkiye’nin nereden nereye geldiğini akıl ve vicdan sahibi herkes görüyor, kabul ediyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bilecik Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen toplu açılış törenine katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmada, Ertuğrul Gazi’nin, Hayme Ana’nın, Şeyh Edebali’nin, Osman Gazi’nin emaneti Bilecik ile hasret gidermeye geldiklerini ifade etti.

Söğüt’te dikilen Osmanlı çınarının, 3 kıta ve 7 iklimi kucaklayan dallarıyla 600 yıl boyunca dünyanın en güçlü devleti olarak tarihteki şerefli yerini aldığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, esasen milletin, tarih boyunca hep güçlü devletler kurduğunu, idaresi altında yaşayan herkesi inancına ve kökenine bakmadan koruduğunu, güvende tuttuğunu, müreffeh kıldığını aktardı.

Buna karşılık, kendisine düşmanlık edenlere de Orhun Yazıtları’ndaki ifadeyle başlıya baş eğdirerek, dizliye diz çöktürerek hep galebe çaldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Divanu Lugati’t-Türk’te, Rabb’imizin bu milleti halk üzere görevlendirdiği, hak üzere kuvvetlendirdiği, mensuplarını aziz kıldığı ve muratlarına erdirdiği ifade ediliyor. Bilecik, işte bu kutlu yürüyüşün sancağının 7 asır önce bu topraklarda bir kez daha ve en yükseğe dikilişinin sembolüdür” diye konuştu.

“MİLLETİMİZ, ECDADINA VE ONUN HAYALLERİNE HEP SAHİP ÇIKMIŞTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgedeki diğer beyliklerin tersine, her geçen yıl artan bir güç, azim ve cesaret ile gaza yolunda yürüyen Osman Gazi’nin bıraktığı emanetin nesilden nesle geçip, Cumhuriyet’e miras kaldığını anlatarak, şöyle devam etti: “Bu topraklarda Selçuklu’dan Osmanlı’ya, oradan Cumhuriyet’e uzanan tarihi süreklilik içinde verilen her mücadelenin başımızın üzerinde, kalbimizin en mutena köşesinde yeri vardır. Kendi öz yurdunda garip hâle düşürülmeye çalışıldığında bile milletimiz bu vizyonu kaybetmemiş, ecdadına ve onun hayallerine hep sahip çıkmıştır. Biz de geçtiğimiz 20 yılda ülkemize kazandırdığımız her eseri, milletimize yaptığımız her hizmeti, bu anlayışla hayata geçirdik. Attığımız her adımda, girdiğimiz her mücadelede Sultan Alparslan’ın, Osman Gazi’nin, Fatih Sultan Mehmet Han’ın, aziz şehitlerimizin manevi desteğini hep yanımızda hissettik. Geliştirdiğimiz son teknoloji ürünü insansız hava aracına ‘Kızılelma’ adını verirken de bu kavramın işaret ettiği hedefi hayal ediyorduk.”

Osmanlı’nın Söğüt’te başladığı yolculuğunu önce Bursa’ya, ardından Edirne’ye, sonra İstanbul’a, onu takiben Belgrad’a ve nihayet Viyana kapılarına kadar sürdürürken, sadece toprak kazanma peşinde olmadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim milletimiz ayak bastığı her yeri eman yurdu hâline getirme, huzuru, adaleti, refahı hâkim kılma gayesi taşıyordu. Avrupa’nın şark meselesi olarak gördüğü Osmanlı’yı parçalamak için dört bir yandan üzerine çullandığı dönemde dahi bu hayal tüm canlılığıyla milletimizin benliğinde yaşıyordu” ifadelerini kullandı.

“MİLLETİMİZİN HİÇBİR FERDİNİN VAKTİNİ HAMASETLE HEBA ETMEDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kalabalığın, “Bilecik sizinle gurur duyuyor” sloganlarına, “Ben de sizlerle gurur duyuyorum. Bu coşkunuz, bu heyecanınız, inanıyorum ki evet 14 Mayıs’ta burası bir başka patlayacak. Buna hazır mıyız?” karşılığını verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hayallerini kaybeden yani Kızılelma’sı olmayan milletler, tıpkı geçmiştekiler gibi tarihin tozlu sayfaları arasına karışmaya mahkûmdur. Biz millet olarak hayallerimizden asla vazgeçmediğimiz için hâlâ dimdik ayaktayız. Hâlâ bölgemize ve dünyaya sözümüzü söylüyoruz. Emperyalistlerin, kan, zulüm, sömürü üzerine kurduğu kirli düzenin aksine bizim hayallerimizin istikameti hep barışa ve hakkaniyete dönüktür” diye konuştu.

Dünyanın hâlâ hayranlıkla karışık bir çekingenlikle Osmanlı Devleti’ni kuran Osman Gazi’yi andığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Osman Gazi’yi bakınız tarihçilerimiz nasıl anlatıyor. Osman Gazi, küçük bir bölgede tutunmaya çalışan Türkmenleri büyük bir devletin çekirdeği hâline getirdi. Devrin büyük güçleri Bizans’a ve Moğollar’a riske girmeden meydan okudu. Hâkimiyeti altındaki yerlerde yaşayan Hristiyanlara iyi davrandı. Siyasi gelişmeleri ve fırsatları iyi değerlendirdi. Nerede ilerleyeceğini, nerede duracağını Osmanlı iyi bildi. Kuvvet ve müsamaha, cesaret ve tedbir, askeri güç ve strateji unsurlarını daima birlikte kullandı. Böylece bir dünya devleti kurdu” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerinin de bugün tıpkı Osman Gazi’nin yaptığı gibi ülkeyi çağın şartlarına göre en iyi eserlere, hizmetlere, siyasi etkinliğe, ekonomik altyapıya, askerî güce kavuşturma mücadelesi verdiklerini vurgulayarak, ‘‘Her kim, bazı tarihçilere göre bugün 724. kuruluş yıl dönümü olan Osmanlı Devleti’ni kötülüyor, aşağılıyorsa bilin ki ya mankurttur ya kuyruk acısı vardır” dedi.

Bilecik’ten Osman Gazi’yi ve Osmanlı’yı yöneten tüm nesli rahmetle, şükranla yâd ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rabb’im bizlere inşallah onlara layık olmayı, onların mirasını yaşatmayı, onların bıraktığı emaneti daha ilerilere taşımayı nasip etsin. Kardeşlerim, biz hiçbir zaman sizlerin ve milletimizin hiçbir ferdinin vaktini hamasetle heba etmedik. Allah’ın yardımına ve milletimizin desteğine güvenerek çıktığımız eser ve hizmet yolculuğunda medeniyet ve tarih mirasımızı, bize ışık tutan bir rehber olarak gördük” diye konuştu.

“TÜRKİYE’NİN NEREDEN NEREYE GELDİĞİNİ AKIL VE VİCDAN SAHİBİ HERKES GÖRÜYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugüne kadar verdikleri tüm sözleri yerine getirme gayretinde olduklarını ve taahhütlerinin çoğunu daha da ilerisine geçerek yerine getirdiklerini anlatarak, “Eksik kalan işler elbette oldu. Ama kazanım öylesine büyük ki bunların telafisi sadece vakit meselesidir. Yaşı müsait olanlar 20 yıl öncesinin eski Türkiye’sini hatırlar mı? Hatırlar. Eğitimden sağlığa, güvenlikten adalete, ulaşımdan enerjiye, tarımdan sanayiye, spordan sosyal yardımlara, her alanda Türkiye’nin nereden nereye geldiğini akıl ve vicdan sahibi herkes görüyor, kabul ediyor” dedi.

Türkiye’ye 20 yılda asırlık eser ve hizmetler kazandırdıklarını söylerken mübalağa yapmadıklarını, kimseyi kandırmaya çalışmadıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sadece tüm kalbimizle inandığımız somut verileri, ortada olan bir hakikati dile getiriyoruz. Ülkemizin tarihi olarak eski, coğrafi olarak nispeten küçük şehirlerinden biri olan Bilecik, bunların en yakın şahididir. Bilecik’e son 20 yılda 20 milyar lira tutarında kamu yatırımı yaptık. Eğitimde toplam 773 yeni derslik ve Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesini kazandırdık. Gençlik ve sporda 2 bin 736 kişi kapasiteli yükseköğrenim yurt binaları açtık. Toplam 21 spor tesisi inşa ettik. İhtiyaç sahibi vatandaşlarımıza 563 milyon lira tutarında kaynak aktardık. Sağlıkta 8’i hastaneden oluşan toplam 26 sağlık tesisinin yapımını tamamladık. 3 sağlık tesisimizin inşaatı devam ediyor. Söğüt’e 50 yataklı bir devlet hastanesi yapmak için çalışmalarımız sürüyor. Çevre ve şehircilikte TOKİ eliyle 2 bin 933 konut yaptık. Bilecik’te İlk Evim projemizle 1037 konut daha inşa edecek, İlk Arsam projemizle 3 bin 900 altyapılı arsa vereceğiz. Bu kapsamda Bayırköy’deki konutlarımızın yapımına da başladık. Söğüt Millet Bahçemizi açılışa hazır hâle getirdik. Osmaneli Millet Bahçemizin yapımı sürüyor. Ayrıca 4 millet bahçesinin daha yapımına en kısa sürede başlıyoruz.”

İktidarları döneminde Bilecik’te yapılan ulaşım yatırımlarına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hükûmete geldiğimizde Bilecik’te 22 kilometre bölünmüş yol vardı, biz bunu nereye çıkardık biliyor musunuz? 175 kilometreye çıkardık. 22 nere, 175 nere? Bursa ve Eskişehir güzergâhlarındaki yol çalışmalarının bir kısmını bu yıl, bir kısmını seneye tamamlıyoruz. Ankara-Eskişehir-Bilecik-İstanbul Yüksek Hızlı Tren Hattı’nı, Bilecik Yüksek Hızlı Tren Garı’nı, Bozüyük Hızlı Tren Garı’nı, Bozüyük Lojistik Merkezinin birinci etabını hizmete açtık. Yapımı süren Bandırma-Bursa-Yenişehir-Osmaneli Hızlı Tren Hattı’nı inşallah 2025 yılında bitiriyoruz” diye konuştu.

“BİLECİKLİ ÇİFTÇİLERE 500 MİLYON LİRA TUTARINDA TARIMSAL DESTEK VERDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarım ve ormancılıkta Bilecik’e 12 baraj, 27 sulama tesisi, 30 taşkın koruma tesisi, 3 hidroelektrik santrali inşa ettiklerini aktardı.

Toplam 40 bin dekar arazinin sulanmasına hizmet edecek 5 baraj ile 26 bin dekar araziyi sulayacak 4 sulama tesisinin yapımının sürdüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bilecikli çiftçilere 500 milyon lira tutarında tarımsal destek verdiklerini kaydetti.

Sanayi ve teknolojide şehre iki yeni organize sanayi bölgesi, bir teknopark, 7 araştırma-geliştirme merkezi ve bir tasarım merkezi kurduklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Enerjide; Bilecik, Bozüyük, Söğüt, Pazaryeri, Osmaneli, Gölpazarı, Dodurga, İnhisar ve Yenipazar’a doğal gaz arzını sağladık. Durmak yok, o kadar. Yarın birileri de buralara gelecek. Onlara sormak lazım ‘Ya siz ne yaptınız?’ Bugün açılışını yaptığımız yerlerle birlikte artık Bilecik’te doğal gaz götürmediğimiz ilçemiz kalmadı. Tabii bir avantajınız da var yani. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bilecikli olunca… Görüldüğü gibi ne kadar özetlersek özetleyelim, Bilecik’e hizmetlerimiz saymakla bitmiyor. Üstelik bu kadarla da kalmıyoruz” diye konuştu.

Bugün de güncel yatırım tutarı 1 milyar 771 milyon lirayı geçen 52 kamu yatırımı ile 653 milyon lirayı bulan 10 özel sektör yatırımının resmi açılışını yaptıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yatırımlar arasında Bilecik 300 yataklı ve Bozüyük 200 yataklı devlet hastaneleriyle diğer sağlık tesislerinin de bulunduğunu dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz sizlere efendi olmaya değil, hizmetkâr olmaya geldik. Şu güzelliği görüyorsunuz değil mi? Şu hastanelerin güzelliğine bakın. Bu Bay Kemal, SSK’nın genel müdürüyken bu hastanelere girilmezdi girilmez” ifadelerini kullandı.

Ulaştırmada, Gölpazarı-Yenipazar yolunu hizmete açtıklarını, tarımda 7 bin 600 dekar alanı sulayacak Söğüt Çaltı Göleti’nin resmi açılışını yaptıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, ayrıca çeşitli kurumlara ait yatırımların resmî açılışlarını buradan gerçekleştirdiklerini söyledi.

Türkiye’nin üretimine, istihdamına, ihracatına önemli katkıda bulunacağına inandığı 10 özel sektör yatırımının da resmi açılışını yaptıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm bu kamu ve özel sektör yatırımlarının Bilecik’e hayırlı olmasını dileyerek, kente bu yatırımları kazandıran bakanlıkları, kurumları ve özel sektörü tebrik etti.

“ALTIN ÜRETİMİNDE DE KISA SÜREDE ÖNEMLİ İLERLEMELER SAĞLAYACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gübretaş Maden Yatırımları A.Ş Söğüt Altın Madeni tesis açılışını yaptıklarını anımsatarak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Tabii bir de buraya gelmeden önce bugün bir açılış yaptık. Duydunuz değil mi? Ve ilk altın dökümünü gerçekleştirdiğimiz Tarım Kredi Kooperatiflerimizin Gübretaş şirketine ait altın madeni ocağı burada. İlk etapta 70 milyon dolarlık bir yatırımla işletmeye açtığımız bu tesisin toplam yatırım tutarı ne biliyor musunuz? 500 milyon doları bulacaktır. İlk fazda yıllık 2,5 ton, ilerleyen dönemde 6,5 ton üretim yapacak bu maden şimdiden 1000 kişiyi istihdam etmeye başladı. Bu safhaya geldiğinde Söğüt’teki tesisimiz ülkemizdeki 16 madenin toplamda yıllık ortalama 35 tonu bulan üretimi arasında 3’üncü sırada yer alacak. Artık ülkemizin altın talebinin yarısını kendi üretimimizle karşılayabileceğimiz bir seviyeye geliyoruz. Petrolle birlikte ithalatımızda en büyük yeri tutan altın üretimimizi daha ileri seviyelere çıkarmamız gerekiyor. Doğal gaz ve petrolde nasıl tarihi adımlar attıysak inşallah altın üretiminde de kısa sürede önemli ilerlemeler sağlayacağız. Söğüt altın madenimizin şehrimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.”

Tören alanındaki vatandaşlara seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “Şimdi Bilecik buradan öyle bir ses verin ki tarih boyunca Osmanlı bayrağının dalgalandığı her yerden duyulsun. Hazır mıyız? Türkiye, hazır mıyız? Bilecik, Türkiye Yüzyılı’nı birlikte inşa etmeye var mıyız? Bilecik; güvenli, huzurlu, müreffeh Türkiye’nin yolunu sandıkta bir kez daha açmaya hazır mıyız? Bilecik, dışarıda Türkiye düşmanlarının, içeride maşalarının heveslerini kursaklarında bırakmaya hazır mıyız? Bilecik, Cumhuriyetimizin yeni asrını bir olarak, diri olarak, iri olarak, kardeş olarak, hep birlikte Türkiye olarak kucaklamaya hazır mıyız?” soruları üzerine vatandaşlar “Evet” yanıtını verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan da “Rabbim hepinizden razı olsun” ifadesini kullandı.

Seçimlere “Türkiye Yüzyılı” vizyonuyla hazırlandıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Rahmetli Menderes, 73 yıl önce emperyalistlerin ülkemize operasyon aracına dönüşen tek parti faşizmine karşı ne demişti. ‘Yeter, söz milletindir.’ demişti. Her ne kadar Menderes’in sonu idam sehpasında bitmiş olsa da bu söz yıllardır milletimizin yüreğinde yankılanmaya devam etmiştir. Şimdi bu CHP, çıkmış bizi taklit ediyor; ‘Yeter, söz milletindir.’ Bay Kemal, bunu biz söyleyeli ne kadar oldu, haberin yok mu? Bunlar darbeci, darbeci. Bunlar vesayetçi. Şimdi hep birlikte öyle bir haykıralım ki Türkiye duysun. Kaldıralım elleri. Hanımlar sizden çok şey bekliyorum. Kale içeriden fethedilir. Onun için göreviniz ağır. Hazırız; tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet; bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız. Yolumuz açık olsun.”

YAPIMI TAMAMLANAN PROJELERİN AÇILIŞLARI CANLI BAĞLANTIYLA GERÇEKLEŞTİRİLDİ

Törene, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından Cumhuriyet Meydanı’ndan, yapımı tamamlanan projelerin açılışlarının yapıldığı üç farklı noktaya telekonferansla canlı bağlantı gerçekleştirdi.

İlk olarak 300 yataklı Bilecik Eğitim ve Araştırma Hastanesine bağlanarak, eserin videosunu izleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bilecik Eğitim ve Araştırma Hastanemiz nasıl oldu? Laf değil, laf değil, üretim, üretim. Bay Kemal, sen bir zamanlar SSK’nın genel müdürüydün. Böyle bir tane hastane yapabildin mi? Rahmetli Savaş Ay, bununla ilgili bir program yapmıştı, hatırlıyorsunuz değil mi? Savaş Ay, şimdi hayatta olsaydın da bu programı bir daha yapsaydın. Her taraf rezillikti, kan revan içinde, pislik. O galoşlar, satıyorlardı, tekrar alıyorlardı, tekrar satıyorlardı. Nasıl Bilecik’teki eğitim ve araştırma hastanemiz? Şu güzelliğe bak. Size bu yakışır.”

Savaş Ay’ın o dönem hastanelerin durumunu anlattığı programdan bir kesitin gösterilmesi üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bay Kemal, bunun hesabını nasıl vereceksin?” dedi.

Videoda gösterilen hastanenin yerine yeni bir hastane yaptıklarını, adını da Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu koyduklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tabii muhteşem bir hastane. Ben şimdi CHP’li kardeşlerime sesleniyorum. Lütfen gidin o hastaneyi bir de şimdi görün. Bir de işte Savaş Bey’in şu video kasetindekine bakın, mukayeseyi yapın. Biz neyiz, bu ne? Şu hâle bak, şu ihtişama, şu güzelliğe bak. Nereden nereye? CHP, işte hep diyorum ya çöp, çukur, çamur. İşte bizde de pırıl pırıl hastaneler. Halep oradaysa arşın 14 Mayıs’ta. Bilecik, sandıkları patlatacağına inanıyorum” diye konuştu.

Ardından Bozüyük 250 yataklı Devlet Hastanesi, Ağız Diş Sağlığı Merkezi, Palyatif Bakım Merkezi, Toplum Ruh Sağlığı Merkezi ve Aile Sağlı Merkezinin açılışına bağlanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bozüyük, nasıl beğendiniz mi? İşte buyur. Yani böyle Bilecik’ten geçerken uğradık değil her yere eserlerimizi şöyle koyalım diyoruz. Bilecik’e bu yakışır, Bozüyük’e bu yakışır, Söğüt’e madenler yakışır. Maşallah. Hayırlı olsun” ifadelerini kullandı.

Söğüt Çaltı Barajı’nın açılışının yapıldığı noktaya da canlı bağlantı gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, projeye ilişkin videoyu izledikten sonra “Nasıl? Unutmayın, su medeniyettir. İşte baraj. Barajlarınız varsa suyunuz var. Barajlarınız yoksa kuraklık var. Buralar sayesinde inşallah bölgede kuraklık olmayacak. Çaltı Barajı Söğüt’e, Bilecik’e hayırlı ve uğurlu olsun” diye konuştu.

Son olarak İnhisar ve Yenipazar ilçelerindeki doğal gaz verme törenine bağlanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnhisar ve Yenipazar’a doğal gaz veriyoruz inşallah. Hazır mıyız? Ya Allah, bismillah” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sanayide doğal gaza yüzde 16 indirim yaptık. Elektrikte de aynı şekilde indirimimizi yaptık. Hep ‘Zam, zam’ diyorlar. Zam mı bu, indirim yapıyoruz. Sanayide, elektrikte indirimler… Elhamdülillah, daha iyi olacak.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, canlı bağlantıların ardından Bilecik’te yapımı tamamlanan tüm projelerin resmî açılışını protokol üyeleriyle kurdele kesmek suretiyle gerçekleştirdi.

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ramazan Bayramı dolayısıyla mesaj yayımladı

“Türkiye’nin ortak vatanımız, demokrasimizin ortak değerimiz olduğunun bilinciyle hep birlikte çok çalışacağız”

“Türkiye’nin ortak vatanımız, demokrasimizin ortak değerimiz olduğunun bilinciyle hep birlikte çok çalışacağız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ramazan Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, “Türkiye’nin ortak vatanımız, demokrasimizin ortak değerimiz olduğunun bilinciyle, inşallah, hep birlikte çok çalışacağız, üreteceğiz, emek vereceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ramazan Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, tüm vatandaşların Ramazan Bayramı’nı tebrik etti.

“Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu da ebedî azaptan kurtuluş olan bir ramazan ayını daha geride bırakarak hep birlikte bayrama vasıl olduk” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bayramın ülkemiz, milletimiz, İslam dünyası ve tüm insanlık için barışa, huzura ve esenliğe vesile olmasını diliyorum. Bizleri sevdiklerimizle beraber, sağlık ve afiyet içerisinde bir bayrama daha kavuşturduğu için Rabbime hamdediyorum. 11 ayın sultanı olan Ramazan-ı Şerif’i Gazze’nin yanı sıra gönül coğrafyamızın farklı köşelerinde yaşanan acılar ve zulümler sebebiyle buruk karşıladık, buruk geçirdik.”

“BU ZOR GÜNLERİNDE FİLİSTİN HALKININ YANINDA OLDUĞUMUZU GÖSTERDİK”

“Gazze, 7 Ekim’den beri sadece bizim değil, tüm insanlığın kalbinde, tüm insanlığın vicdanında kanayan bir yara oldu” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, savaşta bile dokunulmaması gereken hastanelerin, okulların, kiliselerin, camilerin bilerek bombalandığı bir vahşet sahnesiyle karşı karşıya kalındığını dile getirdi.

İsrail’in saldırıları sonucu 33 bin Filistinli şehit düşerken, 75 binden fazla Filistinlinin de yaralandığını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hayatını kaybeden tüm kardeşlerimize Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar niyaz ediyoruz. Türkiye olarak bugüne kadar bölgeye sevk ettiğimiz toplam 45 bin tonu aşan yardım malzemesiyle, bu zor günlerinde Filistin halkının yanında olduğumuzu gösterdik. İnşallah bundan sonra da Gazze’de akan kan duruncaya ve Filistinli kardeşlerimiz, 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan özgür Filistin devletine kavuşuncaya kadar desteğimizi sürdüreceğiz” dedi.

“ASRIN FELAKETİNİN YARALARINI ASRIN BİRLİKTELİĞİNİ SERGİLEYEREK HIZLA SARIYORUZ”

Dış siyasette bu adımları atarken, gündemin ilk sırasında yer alan deprem bölgesini asla ihmal etmediklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu açıklamalarda bulundu: “Asrın felaketinin yaralarını asrın birlikteliğini sergileyerek hızla sarıyoruz. Şimdiye kadar 80 bine yakın afet konutunu ve köy evini tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik. Her ay 15-20 bin konut inşa etmek suretiyle yıl sonunda bu sayıyı 200 bine ulaştırmayı hedefliyoruz. Bu süreçte ayrıca riskli yapı stoku yüksek şehirlerimizin depreme karşı daha dayanıklı hâle getirilmesi için de çalışıyoruz.”

PKK’dan FETÖ ve DEAŞ’a vatanın birliğine, insanların huzuruna kasteden terör örgütlerine nefes aldırmadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Terör bataklığını kaynağında kurutma stratejimizi kararlılıkla uyguluyoruz” diye ekledi.

“TÜRKİYE YÜZYILI VİZYONUMUZU HAYATA GEÇİRİNCEYE KADAR BİZE DURMAK YOK”

Ekonomi cephesinde hayat pahalılığı ve enflasyonla mücadelenin en hassas oldukları konu olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Tüm dünyayla birlikte millet olarak bizim de canımızı yakan bu meseleyi, Allah’ın izniyle, çözmekte kararlıyız. Uyguladığımız ekonomi programının olumlu etkilerini yılın ikinci yarısından itibaren daha net bir şekilde görebileceğiz. 31 Mart seçimlerinin suhuletle tamamlanmasıyla ortaya çıkan 4 yıllık seçimsiz dönemi, bu hedeflerimizi gerçekleştirmek için kullanacağız.”

“Türkiye’nin ortak vatanımız, demokrasimizin ortak değerimiz olduğunun bilinciyle, inşallah, hep birlikte çok çalışacağız, üreteceğiz, emek vereceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye Yüzyılı vizyonumuzu hayata geçirinceye kadar bize durmak, dinlenmek, soluklanmak yok” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, mesajını şu sözlerle tamamladı: “Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu vesileyle bir kez daha 31 Mart seçimlerinde sandığa giderek iradesine sahip çıkan tüm vatandaşlarıma teşekkür ediyorum. Rekabet seviyesi çok yüksek bir seçimden yeni çıkmış aziz milletimizden, bayramın manevi iklimini kırgınlıkları gidermek için fırsata çevirmelerini özellikle istirham ediyorum. Bayram ziyareti veya tatil amacıyla yollara çıkan tüm vatandaşlarımdan, trafik kurallarına riayet etmelerini bekliyorum. Rabbimden Ramazan Bayramı’nın gönüllerimize huzur, ülkemize esenlik, dünyamıza ve mazlum coğrafyalara barış getirmesini diliyor, sizleri bir kez daha muhabbetle selamlıyorum. Bayramınız mübarek olsun.”

HABER BURADA

Dünya

“Kimsenin bizim öz güvenimizi örselemesine, hayallerimizle aramıza set çekmesine müsaade etmeyeceğiz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TÜRGEV İftar Programı’nda yaptığı konuşmada, “İşimizi, görevimizi, sorumluluğumuzu ülkemize, milletimize ve umudunu bizlere bağlamış ailelerimize karşı vazifelerimizi en güzel şekilde yerine getirmeye çalışacağız. Kimsenin bizim öz güvenimizi örselemesine, hayallerimizle aramıza set çekmesine müsaade etmeyeceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İbn Haldun Üniversitesi’nde düzenlenen Geleneksel Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı (TÜRGEV) İftar Programı’na katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının başında, vakfa ve yöneticilerine, Ramazanda kendisini gençlerle buluşturdukları için teşekkür etti.

Katılımcıların Ramazan-ı Şerifini ve Kadir Gecesi’ni tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Artık 11 ayın sultanı olan mübarek Ramazanı uğurlamaya hazırlanıyoruz. Bir tarafta rahmet, şefkat ve bereket ayına veda etmenin hüznünü, diğer tarafta ise bayrama kavuşacak olmanın sevincini yaşıyoruz. Rabbimden bizleri daha nice ramazanlara, nice Kadir Gecelerine, nice bayramlara hayırla, sağlıkla, huzurla, esenlikle eriştirmesini diliyorum” ifadesini kullandı.

“TÜRGEV BAŞARILI ÇALIŞMALARIYLA KENDİNDEN SÖZ ETTİRİYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İSEGEV (İstanbul Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı) olarak 1996’da kurulan TÜRGEV’in 28 yıldır ülkeye, millete ve gençlere sahip çıktığını belirterek, “Her yıl binlerce evladımızın eğitimine katkı veren, onlara sıcak bir yuva imkânı sunan TÜRGEV, başarılı çalışmalarıyla kendinden söz ettiriyor. Toplam sayısı 40 bin 500’e ulaşan mezunlarımız, bugün hem ülkemizde hem de dünyanın dört bir yanında insanlığa hizmet ediyor. Bu müstesna çatının kurucuları arasında bulunmaktan daima bahtiyarlık duyduğumu ifade etmek isterim. Ülkesine ve milletine sayısız eserler kazandırmış bir siyasetçi olarak TÜRGEV, gönlümüzde her zaman farklı bir yere sahip oldu. İnşallah bundan sonra da sizlere destek vermekten geri durmayacağız. ‘Sizin en hayırlınız insanlara faydalı olanınızdır’ emrine ram olarak bir gönüle daha girmek, bir gencimize daha ulaşmak, bir evladımızın daha elinden tutmak için canla başla çalışan vakfımızı tebrik ediyorum” diye konuştu.

Vakfın faaliyetlerinde emeği geçenlere, maddi manevi katkısı bulunanlara teşekkür eden, hayatını kaybedenleri rahmetle yâd eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “TÜRGEV’in en önemli temsilcilerinden olduğu gönüllü kuruluşlarımız ülkeye ve millete hizmet mücadelemizin öncüleridir. İstikbalimizin teminatı olan gençlerimizin vatana, millete, ailelerine hayırlı birer evlat olarak yetişmelerinde sizlerin yeri doldurulamaz. Bizim her fırsatta dile getirdiğimiz TEKNOFEST gençliği inşallah sizlerin arasından çıkacak, Türkiye Yüzyılı sizlerin omuzlarında yükselecektir. Ben burada yeni Türkiye’nin, büyük ve güçlü Türkiye’nin, engelleri aşarak hedeflerine yürüyen kararlı Türkiye’nin mimarlarını görüyorum. Burada sizlerin arasında yarının başarılı bilim kadınlarını, siyasetçilerini, eğitimcilerini, mühendislerini, iş insanlarını, doktorlarını, milletimize hayırlı kuşaklar yetiştiren örnek annelerini görüyorum. Rabbim her birinizin yolunu ve bahtını açık etsin.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, meyve veren ağacın taşlandığını, TÜRGEV gibi vakıfların da hem hizmetleriyle hem varlıklarıyla hem de yerli, millî duruşlarıyla Türkiye’deki belli çevreleri her zaman rahatsız ettiğini belirtti.

“Kim var?” diye seslenilince, sağına soluna bakmadan fert fert “Ben varım.” diyen özgür zihinler yetiştiren TÜRGEV’in, bu kesimler tarafından özellikle hedef tahtasına konulduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İftira ve yalan furyasının hedefi oldunuz. Haysiyet cellatları tarafından yıpratılmak istendiniz. Sizleri yıldırmayı amaçlayan daha nice saldırıya maruz kaldınız. Birileri ellerine geçirdikleri her fırsatı, iyi ve faydalı işleri desteklemek için değil, TÜRGEV gibi gençliğe hizmet çatılarını yıkmak için kullandı. Ne siz ne de biz bunların hiçbirine aldırmadık. Hukuktan, meşruiyetten, Hakk’a ve halka hizmet yolundan ayrılmadık. Yüksek bir ruh haliyle mücadelemizi kararlılıkla devam ettirdik. Bugün de aynı vakarla hareket ediyoruz. ‘Sen doğru olursan, sen dürüst olursan, sen samimi olursan eğri er ya da geç mutlaka belasını bulur’ diyoruz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ağızlarını her açtıklarında hak, hukuk, adalet kavramları üzerinde gönüllü kuruluşlara dil uzatanların ikiyüzlülüklerini çok iyi bildiklerini vurgulayarak, şunları söyledi: “Sürekli ahlak tüccarlığı yapan, sürekli işçinin, emekçinin hakkından bahseden bu çevreler, önceki gün Beşiktaş’taki yangında hayatını kaybeden 29 emekçi kardeşimizle ilgili çıkıp tek cümle kurmadılar. Ekranları başında izleyenlere ve buradaki kardeşlerime sesleniyorum. Bu binaya inşaat ruhsatını veren, imar ruhsatını veren ve binanın en alt bodrum katlarını gazino hâline getirmeye müsaade edenler kim? Şimdi tabii ki biz de savcılarımızla bunu takip ediyoruz, bunu kovalıyoruz, kovalamaya devam edeceğiz. Kimler bunlar? 29 tane orada vatandaşımızın ölümüne göz yumanlar kimler? Biz de kovalayacağız. Zerre kadar vicdanı olan herkesin tepkisini çekmesi gereken skandallar zinciri karşısında başlarını kuma gömmeyi tercih ettiler ama birileri hemen anında koşup gittiler. Niye? Çünkü kendi günahlarını nasıl örteriz, bunun peşinde koştular. Bölücü terör örgütünün sokakları yakıp yıkan vandallarıyla sergiledikleri dayanışmayı, rızkının peşindeki insanların ailelerine çok gördüler. Daha önce aynı vicdansızlığı, evlatlarını bölücü alçakların pençesinden kurtarmak için çırpınan cesur Diyarbakır annelerine de bunlar göstermişlerdi. Yasak savma kabilinden yaptıkları bir şov dışında sırf ittifak ortaklarını kızdırmamak için yüreği kan ağlayan bu anneleri yalnız bırakmışlardı.”

“BİZİ KENDİ KALIPLARINA HAPSETMELERİNE İZİN VERMEYECEĞİZ”

Kendilerinin yaklaşık yarım asırdır, vakfın ise 28 yıldır çetin bir mücadele verdiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu zorlu süreçte gençlere hizmet etmekten, onları en iyi, en donanımlı şekilde hayata hazırlamaktan başka gayeleri olmadıklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerin başarısını gördükçe hep daha fazla çalıştıklarını, daha fazla koştuklarını aktararak, “Ne yaptıysak milletimiz için, siz gençlerimiz için yaptık. Allah’a hamdolsun bugün milletimizin ve sizlerin huzuruna alnı ak, başı dik, gönlü mutmain olarak çıkmanın gururunu yaşıyoruz. Ülkemizi bugün geldiği noktadan çok daha ileriye götürebilmek için sizin enerjinize, sizin yeteneklerinize, sizin heyecanınıza ihtiyacımız var. Bu ülkeyi yüceltecek, bu çağa mührünü vuracak olan sizlersiniz. Bunun için kendimizi başkalarına göre tanımlamayacak, başkalarının bizi kendi kalıplarına hapsetmelerine izin vermeyeceğiz. İşimizi, görevimizi, sorumluluğumuzu ülkemize, milletimize ve umudunu bizlere bağlamış ailelerimize karşı vazifelerimizi en güzel şekilde yerine getirmeye çalışacağız. Kimsenin bizim öz güvenimizi örselemesine, hayallerimizle aramıza set çekmesine müsaade etmeyeceğiz” diye konuştu.

Kendilerinin sadece 100 yıllık bir devletin mensupları olmadığını, aynı zamanda bu coğrafyada 1000 yıllık bir cihan imparatorluğunun, 1400 yıllık köklü bir medeniyetin de takipçileri olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ayrıca bizler, bir misyonu, gayesi, ideali ve elbette davası olan insanlarız. Başkaları gibi önünü sonunu düşünmeden fevri hareket edemeyiz. Tefekkürü hayatının her alanına uygulayan bir gençlik, Türkiye ile birlikte İslam âleminin hatta tüm insanlığın umududur” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerden kendi şahsi gelecekleri yanında, ülkelerinin istikbaliyle ilgili de hayaller kurmalarını, hedefler belirlemelerini istediğini vurgulayarak, hayatı anlamlandıran, insanı dünyaya bağlayan, kişiye değer katan şeyin üretmek olduğunu ifade etti.

Yaptıklarının üzerine koymanın kendini aşmak olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsan ürettikçe mutlu ve motive olur. İnsan düşünüp, tefekkür edip, çalışıp, çabalayıp ortaya iş koyduğunda mutlu, huzurlu, kendisiyle barışık olur. Her ne yapıyorsanız, hangi okulu okuyor, hangi işte çalışıyorsanız, yaptıklarınızın üzerine koymaya, kendinizi aşmaya özellikle gayret edin. İmkân bulmak, aslında imkânı oluşturmaktır. Unutmayın, imkân size gelmez, siz imkânlara gideceksiniz. Projeleriniz, planlarınız, tezlerinizle beraber, mücadele azminiz de varsa hiçbir güç sizi yolunuzdan geri döndüremez. İlmin ve başarının anahtarı çalışmak, disiplinli çalışmak ve sabretmektir. Azminizi, kararlılığınızı, inancınızı asla ama asla kaybetmeyin. Sizlerden yarını değil, daha ötesini görerek çalışmanızı, kendinizi geliştirmenizi bekliyoruz. Bunları başardığınızda Allah’ın izniyle sizlerin önünde durabilecek hiçbir engel tanımıyoruz” diye konuştu.

TÜRGEV’in dijital kültür alanında gençlere yönelik çalışmalarını da takdirle karşıladığını ayrıca belirtmek istediğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerden beklentimiz, her alanda olduğu gibi dijital kültürde de sadece takipçi değil asıl içerik üreticisi olmanızdır. Medeniyetimizin, tarihimizin, değerlerimizin ışığında içerikler geliştirerek, bunları gençlerimize ve dünyaya açmanız son derece kıymetli çabalardır. Mevcut çalışmalarınıza yeni projeleri, girişimleri ekleyerek dijital dünyayı boş bırakmayacağınıza inanıyorum” ifadelerini kullandı.

Eski başbakanlardan Adnan Menderes’ten bu yana canlarıyla, kanlarıyla, emekleriyle büyüterek bugünlere getirdikleri çok partili demokrasinin 31 Mart Pazar günü yapılan Mahallî İdareler Seçimleri’nden başarıyla çıktığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Seçimlere gölge düşürme, seçmenin iradesini rehin alma girişimleri bir kez daha sandıkta hüsrana uğradı. Bizler kadere ve takdire inanan insanlarız. Sandık sonuçlarının da davamız, hareketimiz, mücadelemiz açısından Allah’ın izniyle hayra tebdil olacağına yürekten inanıyoruz. Bu tarz neticeler insanlık tarihi boyunca kiminin şımarıklığını, kiminin pervasızlığını, kiminin de sabrını, metanetini, dayanışmasını, birlikteliğini ve mücadele azmini artırmıştır” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 31 Mart’ın sadece yeni bir dönüm noktası değil, aynı zamanda daha büyük zaferlerin müjdecisi, muştusu ve habercisi olacağını vurgulayarak, “Yolumuza yenilenmiş, tazelenmiş, çok daha güçlenmiş, üstat Necip Fazıl’ın ifadesiyle ‘pekleşmiş’ bir şekilde devam edeceğiz. Siyasette yarım asra yaklaşan mücadelemizin zafer sancağını burca dikecek ve ardından gönül huzuruyla nöbeti sizlere devredeceğiz. Bakınız, ben bugüne kadar gençlerle yürümüş, gençlerin yoldaşlığından güç ve cesaret almış bir büyüğünüzüm” dedi.

Mensubu ve hizmetkârı olmaktan şeref duydukları millet için nice saldırıları göğüslediklerini, nice badireleri aştıklarını, nice ihanetleri püskürttüklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim karşılaştığımız sıkıntıları gençlerimiz yaşamasın diye emek verdik. Gerektiğinde ölümü göze alarak vesayet odaklarına meydan okuduk. Şahsen bedel ödesek bile ülkemize, insanımıza, özellikle geleceğimiz olan siz gençlerimize bedel ödettirmemeye çalıştık. İmkânlarımızı zorlayarak üzerimize düşeni yapmanın gayretindeyiz. Gençlerimiz olarak sizler de sorumluluklarınızı yerine getireceksiniz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, artık gençlerin zamanının misafiri olduklarını kaydederek, şunları söyledi: “Bizden önceki aksiyon, fikir ve gönül adamlarının namusumuza emanet ettiği, bizim de canımız pahasına sahip çıktığımız davamızı inşallah yakında sizler omuzlayacaksınız. Bu emaneti sizler taşıyacak, sizler yükseltecek ve yücelteceksiniz. Sizlerin şu vakur duruşunu, şu azmini, öz güvenini gördükçe verdiğimiz mücadelenin boşa gitmediğini de görmenin bahtiyarlığını yaşıyorum. Rabbime, şahsıma sizler gibi yol ve mücadele arkadaşları bahşettiği için hamdediyorum. Yüreğimi ısıtan şu gözlerinize baktıkça, Allah’ın izniyle yarınlarımızın bugünümüzden çok daha aydınlık olacağına tüm kalbimle inanıyorum. Her birinizi ayrı ayrı alkışlıyorum.”

TÜRGEV çatısı altında yürütülen hizmetlerde emeği geçen tüm dostlarına teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ramazan ayının sizlerle birlikte başta Gazze’deki mazlumlar olmak üzere tüm Müslümanlar için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Rabbim, bu mübarek günler hürmetine tüm mazlum ve mağdurların yardımcısı olsun” dedi.

İNANOĞLU’NUN AİLESİNE VE SİNEMA CAMİASINA BAŞSAĞLIĞI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yönetmen ve yapımcı Türker İnanoğlu’nun vefatıyla ilgili, “Sizlere veda etmeden önce, dün sevenlerinin son yolculuğuna uğurladığı, Türk sinemasının usta ismi yapımcı ve yönetmen, 2018 yılı Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü sahibi Türker İnanoğlu’nu burada rahmetle anıyorum. Kültür sanat dünyamızın ‘Bay Sineması’nın acılı ailesine, yakınlarına ve sinema camiamıza başsağlığı diliyorum” ifadelerini kullandı.

HABER BURADA

Dünya

Enerjide Dışa Bağımlılığı Bitirdiğimizde Türkiye Daha Güçlü Olacak

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Zonguldak

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Zonguldak’ta -360 kotta maden ocağında işçilerle orucunu açtı. Maden işçilerine seslenen Bakan Bayraktar, “Önümüzde artık 4 yıllık bir süreç var. Gece gündüz demeden çalışma zamanı. Enerjide dışa bağımlılığı bitirdiğimizde Türkiye, çok daha büyük ve her açıdan daha güçlü bir ülke olacak.” dedi.

Bakan Bayraktar, Zonguldak’taki TTK Karadon Müessesesi Gelik İşletme Müdürlüğü’nde maden işçileriyle iftar sofrasında bir araya geldi. -360 kotta madencilerle orucunu açan Bakan Bayraktar, maden işçilerinin Türkiye için çok kıymetli işlere imza attığını vurguladı.

Enerjide Dışa Bağımlılık

Bakan Bayraktar, enerjide dışa bağımlılığımızı sona erdirmenin önemine işaret ederek

“Onun için yerli kaynaklarımız, kendi kaynaklarımız, kömürden yenilenebilir kaynaklara kadar bunları mutlaka ekonomiye katmamız lazım.” dedi.

İş Sağlığı ve Güvenliği

Madenciliğimizi geliştirirken iş sağlığı ve güvenliğinin her şeyden önce geldiğini kaydeden Bayraktar, “Sizlerden bir kez daha rica ediyorum. Yaptığımız iş çok stratejik bir iş, ülkemiz için çok değerli bir iş. Ama bunu yaparken öncelik sizin sağlık ve güvenliğiniz. Bundan hiçbir şekilde taviz vermeden çalışmanızı sizlerden istiyorum. Bu bizim birinci önceliğimizdir.” diye konuştu.

4 Yıllık Süreç Var

Bayraktar, ekonomik sıkıntıların üstesinden gelmenin yolunun ülke kaynaklarını azami şekilde ekonomiye katmak olduğunu vurgulayarak “Biz istiyoruz ki daha çok üretelim, ülkemizin ekonomisine daha çok katkı sağlayalım. Sizlerin şartlarını, istihdam imkanlarını arttıralım. Şimdi önümüzde artık 4 yıllık bir süreç var. Gece gündüz demeden çalışma zamanı, bizler ve sizler için. Ülkemizdeki enerjide dışa bağımlılığı bitirdiğimizde Türkiye çok daha büyük ve her açıdan daha güçlü bir ülke olacak.” dedi.

Anlamlı Hediye

İftarın ardından 6 Şubat depreminde bölgede görev alan ve birçok vatandaşı kurtaran madenciler, sarı bir bareti tek tek imzalayarak Bakan Bayraktar’a hediye etti.

HABER BURADA

DÜNYA

seers cmp badge