Connect with us

Dünya

“Sanayiden tarıma, bilimden spora, istihdamdan konuta her alanda gençlerimizin yanındayız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ÜniAK FEST Programı’nda yaptığı konuşmada, “Sanayiden tarıma, bilimden spora, istihdamdan konuta her alanda gençlerimizin yanındayız. Gençlerimizi geleceğe, sadece bilimde, teknolojide, sporda, sanatta değil, aynı zamanda bizi biz yapan değerlerimizle hazırlamanın gayreti içinde olduk” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Volkswagen Arena’da gerçekleştirilen ÜniAK FEST Programı’na katılarak bir konuşma yaptı.

Türkiye’nin dört bir yanındaki gençleri selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerin, geleceğin teminatı olduğunu vurguladı.

Gençlerle gurur duyduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Yüzyılı’nın emanet edileceği gençliğin, milletin asırlardır kurduğu hayalleri gerçeğe dönüştürecek gençlik olduğunu söyledi.

Gençlerin, maziden atiye kurulan köprünün kilit taşı olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Çünkü Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştaki bu gençlik, uyuyan destanı uyandıracak gençliktir. Çünkü üstadın özlemle yâd ettiği bu gençlik, ‘Zaman bendedir ve mekân bana emanettir’ şuurundaki gençliktir. Çünkü bu karşımdaki gençlik, İstiklal Marşı’mızda tarif edilen gençliktir. Bu gençlik, milletimizin parlayan yıldızı, yurdumuzun üstünde asla sönmeyecek ocağımız olan gençliktir. Bu gençlik kendisine zincir vurmaya kalkan çılgınları, kükremiş sel gibi aşıp geçen ve geçecek olan gençliktir.

Bu gençlik, kalbindeki iman, yüreğindeki cesaret, bileğindeki güç ve Allah vergisi zekâsıyla enginlere sığmayan gençliktir. Türkiye’nin ve milletimizin geleceğini görmek isteyen, başka yere değil gelsin şu AK gençliğe baksın. Cumhuriyetimizin yeni yüzyılını anlamak isteyen başka yere değil, gelsin şu AK gençliğe baksın. Türkiye Yüzyılı’nın başladığını görmek isteyen başka yere değil, gelsin şu AK gençliğe baksın. Rabbime bana böyle bir gençlikle yol yürüme imkânı verdiği için hamt ediyorum. Rabbime önceki nesillerden devraldığım dava ve mücadele bayrağını böyle bir gençliğe bırakma fırsatını verdiği için hamt ediyorum. Allah birliğimizi, beraberliğimizi, muhabbetimizi daim etsin.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İlk gençlik yıllarından itibaren tüm ömrünü davasına, ülkesine, milletine hizmete adamış bir büyüğünüz olarak bugün, burada sizlerle birlikteyim” diyerek gençlere seslendi.

Bir filozofun “Ruhun gençliği ebedidir” sözlerine atıfta bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaşı kaç olursa olsun gençlik yıllarının heyecanı, coşkusu, azmi ve kararlılığıyla ülkeye ve millete hizmet ettiklerini ve etmeye devam edeceklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son dönemde birileri ısrarla kuşakları, harflerle etiketleyerek bizimle gençlerimizin arasını açmaya çalışıyor. Kötü kurgulanmış birtakım görüntüler, sokak röportajları, medya haberleri üzerinden kendi akıllarınca operasyon çekiyorlar. İşte gençler burada” ifadelerini kullandı.

“GÖNÜL GÖNÜLE TÜRKİYE YÜZYILI’NA YÜRÜYORUZ”

Son 2 yılda gençlerle 34 ayrı programda bir araya geldiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu programlarda sohbet ettiklerini, şiir okuduklarını, kâh gülüp eğlendiklerini, kâh hüzünlendiklerini dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Gördük ki gençlerimizle aynı yöne bakıyor, aynı duyguları paylaşıyor, aynı hayallerin peşinden gidiyoruz. Birileri sosyal medya mecralarında kendilerini gaza getirirken biz gençlerimizle yüz yüze, göz göze, diz dize, el ele, gönül gönüle Türkiye Yüzyılı’na yürüyoruz. Tabii bu manzarayı görünce önce çamur atmaya kalktılar, tutmadı. Sonra taklit etmeye çalıştılar, o da olmadı. Şimdi ne yapacaklarını bilemez vaziyette bir o yana, bir bu yana savrulup duruyor.”

Hayatının her safhasında olduğu gibi başbakanlık ve cumhurbaşkanlığı dönemlerinde de daima gençlere hizmet için çalışıp çabaladıklarını, mücadele ettiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerin de enerjileriyle, coşkularıyla, dinamizmleriyle hep kendilerinin yanında olduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Buradan üniversiteli AK gençliğe bir çağrıda bulunmak istiyorum. Üniversite kampüslerinde, fakülte binalarında, okul bahçelerinde, kütüphanelerde, kantinlerde, velhasıl her yerde göğsünüzü gere gere, AK gençliğin sesini duyurun. Kendinizi akademik olarak en iyi şekilde yetiştirirken fikri, sosyal, sportif her faaliyette AK gençlik adına en önde yer alın. Üniversite topluluklarında, öğrenci kulüplerinde, her türlü organizasyonda AK gençliğin, ülke ve millet adına hayırlı işler yapma iradesini ortaya koyun. AK Parti dün olduğu gibi bugün de yarın da gençlerimizden en çok oyu alan parti olmayı sürdürecektir” diye konuştu.

AK Parti Gençlik Kolları’nın, son 2 senede 423 bin yeni ve toplamda 1 milyonu geçen genç üye ile AK Parti’nin farkını ve gücünü ispatladığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Gençler, bunu çok iyi bilmeniz lazım. AK Parti’nin genel üye sayısı da Yargıtay’daki kayıtlara göre 11 milyon 241 binle diğer tüm partileri üst üste koyup, üçle çarpsanız bile yetişemeyecekleri bir rakama çıkmıştır. Dün AK Parti saflarında ülkeye ve millete hizmet bayrağını taşıyan gençlerimizle bugün milletvekili, bakan, parti yöneticisi, bürokrat, sivil toplum temsilcisi, girişimci, üretici olarak hayatın farklı alanlarında yol yürümeyi sürdürüyoruz.”

Üniversite sıralarında AK Parti bayrağını temsil eden gençliğin yarın da aynı görevleri üstleneceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ortaokuldan, liseden gelen gençlerimiz de sizlerden bu nöbeti alarak yollarına devam edecektir. Sevgili gençler; İşte buradan Volkswagen Arena’dan bir kez daha meydan okuyorum. Gençlerimizle aramıza bugüne kadar kimseyi sokmadık. Bundan sonra da hiç kimsenin aramıza girmesine izin vermeyeceğiz. AK Parti, gençlerin partisi olarak kurulmuş ve yükselmiştir. Bundan sonra da aynı şekilde yoluna devam edecektir” diye konuştu.

Necip Fazıl Kısakürek’in, “Mehmed’im, sevinin, başlar yüksekte. Ölsek de sevinin, eve dönsek de. Sanma bu tekerlek kalır tümsekte. Yarın, elbet bizim, elbet bizimdir. Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir” dizelerini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bir ömür boyunca yarının bizim olacağı hayaliyle yürüttüğümüz mücadelemizin sonunda hamdolsun işte bugün burada Asım’ın, dirilişin, Türkiye Yüzyılı’nın nesli, sizlerle birlikteyiz. Yıllardır gençlerimizin enerjisini sömürerek kendi köhne düzenlerini sürdürenler, heveslerini kursaklarında bıraktığımız için bize kızgınlar, bize düşmanlar. Gençlerimizin her sorununu çözdüğümüz, her talebini karşıladığımız, her hayalini gerçeğe dönüştürdüğümüz için istismar alanlarını kaybedenlerin kızgınlığı, bizim şeref payemizdir.”

Dün Antalya’da gerçekleştirdiği programlara değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Antalya Kepez’de resmi rakamları istedim. 90 bin. Ardından sel felaketi sebebiyle Kumluca’ya gittim. Orada da 13 bin kişi. Oradan Manavgat’a geçtim, hani yanmıştı ya ormanlar vs… Oraları 1 yıla varmadan bitirdik ve köy konutlarının 450 tanesini sahiplerine teslim ettik” ifadelerini kullandı.

“BAŞÖRTÜSÜ YASAĞINI BİZ KALDIRDIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, zaman zaman salondaki gençlerin attığı sloganlara karşılık verdiği konuşmasına şöyle devam etti: “Yıllarca bu ülkenin evlatlarından bir kısmı okul kapılarından geri çevrildi. Katsayı adaletsizliği ile mağdur edildi. Başörtüsü yasağı ile zulme maruz kaldı. Yıllarca bu ülkenin evlatları yeterli sayıda üniversite kontenjanı olmadığı için yükseköğretim imkânından mahrum kaldı. Gençler size bir şey hatırlatacağım. Biz üniversiteye gireceğimiz zaman üniversiteye lise mezunlarından kaç kişi alıyorlardı biliyor musunuz? 10’da 1. Şimdi böyle bir şey var mı? Yok. Şimdi üniversiteye girmek isteyenlerin hepsine kapılar açık. Bunları biz gerçekleştirdik. Gençlerin önünü biz açtık biz. Yıllarca bu ülkenin evlatları yükseköğretim harçlarını ödeyebilmek için sıkıntı yaşadı, üniversite eğitimini sürdürecek maddi imkân, barınacak yurt bulamadığı için okulunu bırakıp gitmek zorunda kaldı. Yıllarca bu ülkenin evlatları terör örgütlerinin pençesine itildi. Dağlarda, mağaralarda ölüme sürüklendi. Yıllarca bu ülkenin evlatları bir avuç seçkin ve mütegallibe tarafından parsellenen, kamu ve özel sektör imkânlarının dışında tutuldu. Yıllarca bu ülkenin evlatları özgürlüklerini, haklarını, taleplerini dile getirmekten bile adeta men edildi. Yıllarca bu ülkenin öz evlatları, kendi ülkelerinde garip, kendi ülkelerinde parya muamelesi gördü.”

Ülkenin her meselesi gibi gençlerin tüm bu sıkıntılarını teker teker çözüme kavuşturduklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Özellikle mesleki eğitime vurulan en büyük darbe katsayı adaletsizliğiydi. Buna son verdik. Kızlarımıza uygulanan haksızlığının ötesinde bir hakaret olarak gördüğümüz başörtüsü yasağını biz kaldırdık. Gençlerimize güvenin bir nişanesi olarak seçilme hakkını önce 30’dan 25’e sonra 18’e indirdik” değerlendirmesini yaptı.

“CUMHURİYETİMİZİN İKİNCİ ASRINI, GENÇLERİMİZLE BİRLİKTE TÜRKİYE YÜZYILI YAPMAYA HAZIRLANIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, üniversite harçlarını kaldırdıklarını, isteyen herkese kredi veya burs vererek, yurtların kapasitesini 850 bine çıkartıp dileyen her gencin yükseköğretim görebilmesini temin ettiklerini belirtti.

“Sizler hatırlamazsınız ama büyükleriniz iyi bilir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu ülkede yıllarca üniversitelerin her açılışında, harçlarla ilgili tartışma, gösteri ve kargaşaların yaşandığını hatırlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şimdi böyle bir harç gündeminin olmadığını belirterek, “Üniversite öğrencilerimize verdiğimiz kredi, burs rakamlarını 45 liracıktan aldık, bu yıl itibarıyla lisansta 1250 liraya, yüksek lisansta 2 bin 500 liraya, doktora da 3 bin 750 liraya çıkardık. Yurtlarımızda kalan öğrencilerimizin sağlıklı gelişimine katkı vermek için aylık 1800 lira da beslenme yardımı yapıyoruz. Ayrıca daha önceki yıllarda mezun olmuş 3,3 milyon öğrencimizin 26 milyar lirayı bulan kredi ödemesi endeks borcunu sildik” dedi.

Bundan sonra öğrencilerin herhangi bir artış olmadan sadece aldıkları kredi kadar ödeme yapacaklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Geçen yıl yaptığımız düzenlemeyle herhangi bir sebeple üniversite eğitimini bırakmak zorunda kalan 4 milyon 242 bin vatandaşımıza yeniden okullarına dönme imkânı sağladık. Ülkemizin 81 şehrine yayılan 432 gençlik merkezi, 352 gençlik ofisimizle milyonlarca evladımızın sosyal, kültürel, bilimsel, sportif faaliyetlerine destek veriyoruz” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sanayiden tarıma, bilimden spora, istihdamdan konuta her alanda gençlerin yanında olduklarını belirterek, “Gençleri geleceğe sadece bilimde, teknolojide, sporda, sanatta değil, aynı zamanda bizi biz yapan değerlerimizle hazırlamanın gayreti içinde olduk” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyetin kuruluşunun 100. yılı olan 2023’e dair hedeflerin her safhasını, gençlerle yürüttüklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şimdi de Cumhuriyetin ikinci asrını yine gençlerle birlikte Türkiye Yüzyılı yapmaya hazırlandıklarını, bunun için önce 2023 seçimlerini, 16. seçim zaferiyle taçlandırmaları gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti: “Sevgili gençler, şimdi öyle bir ses verin ki değil İstanbul’da, ülkemizin dört bir yanında duymayan kalmasın. Şimdi öyle bir ses verin ki gençlerimizi kendi arka bahçelerinin paryası gibi görenlerin yürekleri titresin. Şimdi öyle bir ses verin ki bayrağımızın dalgalanmasından, ezanlarımızın göğe yükselmesinden, istiklalimize ve istikbalimize sahip çıkmamızdan rahatsız olanların süngüleri düşsün. Şimdi öyle bir ses verin ki gençlerinin coşkusuyla 85 milyonun tamamının gözü parlasın.

Gençler Türkiye Yüzyılı’nın inşasına hazır mıyız? Gençler 2023’te AK Parti’yi bir kez daha zirveye çıkarmaya hazır mıyız? Gençler ülkenin yönetiminde, milletin geleceğinde sorumluluk üstlenmeye hazır mıyız? Gençler hep birlikte ‘Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet’ diyerek ifade ettiğimiz kutlu nöbeti devralmaya hazır mıyız?”

Gençlere hitaben “Bir olarak, iri olarak, diri olarak kardeş olarak hep birlikte Türkiye olarak kenetlenmeye hazır mıyız?” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: “Gençler, özgürlüğümüzü, hakkımızı, hukukumuzu, değerlerimizi, geleceğimizi canımızdan aziz bilerek korumaya hazır mıyız? Gençler, Türkiye’yi siyasi ve ekonomik olarak dünyanın en büyük 10 ülkesi arasına çıkarmaya hazır mıyız? Gençler sandıkları patlatarak AK Parti’nin, Cumhur İttifakı’nın sizlerin partisi olduğunu bir kez daha ispatlamaya hazır mıyız? Rabbim hepinizden razı olsun. Seçim gününe kadar durmak yok, yola devam. Sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Rabbim dirliğinizi, beraberliğinizi daim eylesin.”

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ramazan Bayramı dolayısıyla mesaj yayımladı

“Türkiye’nin ortak vatanımız, demokrasimizin ortak değerimiz olduğunun bilinciyle hep birlikte çok çalışacağız”

“Türkiye’nin ortak vatanımız, demokrasimizin ortak değerimiz olduğunun bilinciyle hep birlikte çok çalışacağız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ramazan Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, “Türkiye’nin ortak vatanımız, demokrasimizin ortak değerimiz olduğunun bilinciyle, inşallah, hep birlikte çok çalışacağız, üreteceğiz, emek vereceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ramazan Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, tüm vatandaşların Ramazan Bayramı’nı tebrik etti.

“Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu da ebedî azaptan kurtuluş olan bir ramazan ayını daha geride bırakarak hep birlikte bayrama vasıl olduk” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bayramın ülkemiz, milletimiz, İslam dünyası ve tüm insanlık için barışa, huzura ve esenliğe vesile olmasını diliyorum. Bizleri sevdiklerimizle beraber, sağlık ve afiyet içerisinde bir bayrama daha kavuşturduğu için Rabbime hamdediyorum. 11 ayın sultanı olan Ramazan-ı Şerif’i Gazze’nin yanı sıra gönül coğrafyamızın farklı köşelerinde yaşanan acılar ve zulümler sebebiyle buruk karşıladık, buruk geçirdik.”

“BU ZOR GÜNLERİNDE FİLİSTİN HALKININ YANINDA OLDUĞUMUZU GÖSTERDİK”

“Gazze, 7 Ekim’den beri sadece bizim değil, tüm insanlığın kalbinde, tüm insanlığın vicdanında kanayan bir yara oldu” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, savaşta bile dokunulmaması gereken hastanelerin, okulların, kiliselerin, camilerin bilerek bombalandığı bir vahşet sahnesiyle karşı karşıya kalındığını dile getirdi.

İsrail’in saldırıları sonucu 33 bin Filistinli şehit düşerken, 75 binden fazla Filistinlinin de yaralandığını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hayatını kaybeden tüm kardeşlerimize Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar niyaz ediyoruz. Türkiye olarak bugüne kadar bölgeye sevk ettiğimiz toplam 45 bin tonu aşan yardım malzemesiyle, bu zor günlerinde Filistin halkının yanında olduğumuzu gösterdik. İnşallah bundan sonra da Gazze’de akan kan duruncaya ve Filistinli kardeşlerimiz, 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan özgür Filistin devletine kavuşuncaya kadar desteğimizi sürdüreceğiz” dedi.

“ASRIN FELAKETİNİN YARALARINI ASRIN BİRLİKTELİĞİNİ SERGİLEYEREK HIZLA SARIYORUZ”

Dış siyasette bu adımları atarken, gündemin ilk sırasında yer alan deprem bölgesini asla ihmal etmediklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu açıklamalarda bulundu: “Asrın felaketinin yaralarını asrın birlikteliğini sergileyerek hızla sarıyoruz. Şimdiye kadar 80 bine yakın afet konutunu ve köy evini tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik. Her ay 15-20 bin konut inşa etmek suretiyle yıl sonunda bu sayıyı 200 bine ulaştırmayı hedefliyoruz. Bu süreçte ayrıca riskli yapı stoku yüksek şehirlerimizin depreme karşı daha dayanıklı hâle getirilmesi için de çalışıyoruz.”

PKK’dan FETÖ ve DEAŞ’a vatanın birliğine, insanların huzuruna kasteden terör örgütlerine nefes aldırmadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Terör bataklığını kaynağında kurutma stratejimizi kararlılıkla uyguluyoruz” diye ekledi.

“TÜRKİYE YÜZYILI VİZYONUMUZU HAYATA GEÇİRİNCEYE KADAR BİZE DURMAK YOK”

Ekonomi cephesinde hayat pahalılığı ve enflasyonla mücadelenin en hassas oldukları konu olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Tüm dünyayla birlikte millet olarak bizim de canımızı yakan bu meseleyi, Allah’ın izniyle, çözmekte kararlıyız. Uyguladığımız ekonomi programının olumlu etkilerini yılın ikinci yarısından itibaren daha net bir şekilde görebileceğiz. 31 Mart seçimlerinin suhuletle tamamlanmasıyla ortaya çıkan 4 yıllık seçimsiz dönemi, bu hedeflerimizi gerçekleştirmek için kullanacağız.”

“Türkiye’nin ortak vatanımız, demokrasimizin ortak değerimiz olduğunun bilinciyle, inşallah, hep birlikte çok çalışacağız, üreteceğiz, emek vereceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye Yüzyılı vizyonumuzu hayata geçirinceye kadar bize durmak, dinlenmek, soluklanmak yok” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, mesajını şu sözlerle tamamladı: “Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu vesileyle bir kez daha 31 Mart seçimlerinde sandığa giderek iradesine sahip çıkan tüm vatandaşlarıma teşekkür ediyorum. Rekabet seviyesi çok yüksek bir seçimden yeni çıkmış aziz milletimizden, bayramın manevi iklimini kırgınlıkları gidermek için fırsata çevirmelerini özellikle istirham ediyorum. Bayram ziyareti veya tatil amacıyla yollara çıkan tüm vatandaşlarımdan, trafik kurallarına riayet etmelerini bekliyorum. Rabbimden Ramazan Bayramı’nın gönüllerimize huzur, ülkemize esenlik, dünyamıza ve mazlum coğrafyalara barış getirmesini diliyor, sizleri bir kez daha muhabbetle selamlıyorum. Bayramınız mübarek olsun.”

HABER BURADA

Dünya

“Kimsenin bizim öz güvenimizi örselemesine, hayallerimizle aramıza set çekmesine müsaade etmeyeceğiz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TÜRGEV İftar Programı’nda yaptığı konuşmada, “İşimizi, görevimizi, sorumluluğumuzu ülkemize, milletimize ve umudunu bizlere bağlamış ailelerimize karşı vazifelerimizi en güzel şekilde yerine getirmeye çalışacağız. Kimsenin bizim öz güvenimizi örselemesine, hayallerimizle aramıza set çekmesine müsaade etmeyeceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İbn Haldun Üniversitesi’nde düzenlenen Geleneksel Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı (TÜRGEV) İftar Programı’na katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının başında, vakfa ve yöneticilerine, Ramazanda kendisini gençlerle buluşturdukları için teşekkür etti.

Katılımcıların Ramazan-ı Şerifini ve Kadir Gecesi’ni tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Artık 11 ayın sultanı olan mübarek Ramazanı uğurlamaya hazırlanıyoruz. Bir tarafta rahmet, şefkat ve bereket ayına veda etmenin hüznünü, diğer tarafta ise bayrama kavuşacak olmanın sevincini yaşıyoruz. Rabbimden bizleri daha nice ramazanlara, nice Kadir Gecelerine, nice bayramlara hayırla, sağlıkla, huzurla, esenlikle eriştirmesini diliyorum” ifadesini kullandı.

“TÜRGEV BAŞARILI ÇALIŞMALARIYLA KENDİNDEN SÖZ ETTİRİYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İSEGEV (İstanbul Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı) olarak 1996’da kurulan TÜRGEV’in 28 yıldır ülkeye, millete ve gençlere sahip çıktığını belirterek, “Her yıl binlerce evladımızın eğitimine katkı veren, onlara sıcak bir yuva imkânı sunan TÜRGEV, başarılı çalışmalarıyla kendinden söz ettiriyor. Toplam sayısı 40 bin 500’e ulaşan mezunlarımız, bugün hem ülkemizde hem de dünyanın dört bir yanında insanlığa hizmet ediyor. Bu müstesna çatının kurucuları arasında bulunmaktan daima bahtiyarlık duyduğumu ifade etmek isterim. Ülkesine ve milletine sayısız eserler kazandırmış bir siyasetçi olarak TÜRGEV, gönlümüzde her zaman farklı bir yere sahip oldu. İnşallah bundan sonra da sizlere destek vermekten geri durmayacağız. ‘Sizin en hayırlınız insanlara faydalı olanınızdır’ emrine ram olarak bir gönüle daha girmek, bir gencimize daha ulaşmak, bir evladımızın daha elinden tutmak için canla başla çalışan vakfımızı tebrik ediyorum” diye konuştu.

Vakfın faaliyetlerinde emeği geçenlere, maddi manevi katkısı bulunanlara teşekkür eden, hayatını kaybedenleri rahmetle yâd eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “TÜRGEV’in en önemli temsilcilerinden olduğu gönüllü kuruluşlarımız ülkeye ve millete hizmet mücadelemizin öncüleridir. İstikbalimizin teminatı olan gençlerimizin vatana, millete, ailelerine hayırlı birer evlat olarak yetişmelerinde sizlerin yeri doldurulamaz. Bizim her fırsatta dile getirdiğimiz TEKNOFEST gençliği inşallah sizlerin arasından çıkacak, Türkiye Yüzyılı sizlerin omuzlarında yükselecektir. Ben burada yeni Türkiye’nin, büyük ve güçlü Türkiye’nin, engelleri aşarak hedeflerine yürüyen kararlı Türkiye’nin mimarlarını görüyorum. Burada sizlerin arasında yarının başarılı bilim kadınlarını, siyasetçilerini, eğitimcilerini, mühendislerini, iş insanlarını, doktorlarını, milletimize hayırlı kuşaklar yetiştiren örnek annelerini görüyorum. Rabbim her birinizin yolunu ve bahtını açık etsin.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, meyve veren ağacın taşlandığını, TÜRGEV gibi vakıfların da hem hizmetleriyle hem varlıklarıyla hem de yerli, millî duruşlarıyla Türkiye’deki belli çevreleri her zaman rahatsız ettiğini belirtti.

“Kim var?” diye seslenilince, sağına soluna bakmadan fert fert “Ben varım.” diyen özgür zihinler yetiştiren TÜRGEV’in, bu kesimler tarafından özellikle hedef tahtasına konulduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İftira ve yalan furyasının hedefi oldunuz. Haysiyet cellatları tarafından yıpratılmak istendiniz. Sizleri yıldırmayı amaçlayan daha nice saldırıya maruz kaldınız. Birileri ellerine geçirdikleri her fırsatı, iyi ve faydalı işleri desteklemek için değil, TÜRGEV gibi gençliğe hizmet çatılarını yıkmak için kullandı. Ne siz ne de biz bunların hiçbirine aldırmadık. Hukuktan, meşruiyetten, Hakk’a ve halka hizmet yolundan ayrılmadık. Yüksek bir ruh haliyle mücadelemizi kararlılıkla devam ettirdik. Bugün de aynı vakarla hareket ediyoruz. ‘Sen doğru olursan, sen dürüst olursan, sen samimi olursan eğri er ya da geç mutlaka belasını bulur’ diyoruz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ağızlarını her açtıklarında hak, hukuk, adalet kavramları üzerinde gönüllü kuruluşlara dil uzatanların ikiyüzlülüklerini çok iyi bildiklerini vurgulayarak, şunları söyledi: “Sürekli ahlak tüccarlığı yapan, sürekli işçinin, emekçinin hakkından bahseden bu çevreler, önceki gün Beşiktaş’taki yangında hayatını kaybeden 29 emekçi kardeşimizle ilgili çıkıp tek cümle kurmadılar. Ekranları başında izleyenlere ve buradaki kardeşlerime sesleniyorum. Bu binaya inşaat ruhsatını veren, imar ruhsatını veren ve binanın en alt bodrum katlarını gazino hâline getirmeye müsaade edenler kim? Şimdi tabii ki biz de savcılarımızla bunu takip ediyoruz, bunu kovalıyoruz, kovalamaya devam edeceğiz. Kimler bunlar? 29 tane orada vatandaşımızın ölümüne göz yumanlar kimler? Biz de kovalayacağız. Zerre kadar vicdanı olan herkesin tepkisini çekmesi gereken skandallar zinciri karşısında başlarını kuma gömmeyi tercih ettiler ama birileri hemen anında koşup gittiler. Niye? Çünkü kendi günahlarını nasıl örteriz, bunun peşinde koştular. Bölücü terör örgütünün sokakları yakıp yıkan vandallarıyla sergiledikleri dayanışmayı, rızkının peşindeki insanların ailelerine çok gördüler. Daha önce aynı vicdansızlığı, evlatlarını bölücü alçakların pençesinden kurtarmak için çırpınan cesur Diyarbakır annelerine de bunlar göstermişlerdi. Yasak savma kabilinden yaptıkları bir şov dışında sırf ittifak ortaklarını kızdırmamak için yüreği kan ağlayan bu anneleri yalnız bırakmışlardı.”

“BİZİ KENDİ KALIPLARINA HAPSETMELERİNE İZİN VERMEYECEĞİZ”

Kendilerinin yaklaşık yarım asırdır, vakfın ise 28 yıldır çetin bir mücadele verdiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu zorlu süreçte gençlere hizmet etmekten, onları en iyi, en donanımlı şekilde hayata hazırlamaktan başka gayeleri olmadıklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerin başarısını gördükçe hep daha fazla çalıştıklarını, daha fazla koştuklarını aktararak, “Ne yaptıysak milletimiz için, siz gençlerimiz için yaptık. Allah’a hamdolsun bugün milletimizin ve sizlerin huzuruna alnı ak, başı dik, gönlü mutmain olarak çıkmanın gururunu yaşıyoruz. Ülkemizi bugün geldiği noktadan çok daha ileriye götürebilmek için sizin enerjinize, sizin yeteneklerinize, sizin heyecanınıza ihtiyacımız var. Bu ülkeyi yüceltecek, bu çağa mührünü vuracak olan sizlersiniz. Bunun için kendimizi başkalarına göre tanımlamayacak, başkalarının bizi kendi kalıplarına hapsetmelerine izin vermeyeceğiz. İşimizi, görevimizi, sorumluluğumuzu ülkemize, milletimize ve umudunu bizlere bağlamış ailelerimize karşı vazifelerimizi en güzel şekilde yerine getirmeye çalışacağız. Kimsenin bizim öz güvenimizi örselemesine, hayallerimizle aramıza set çekmesine müsaade etmeyeceğiz” diye konuştu.

Kendilerinin sadece 100 yıllık bir devletin mensupları olmadığını, aynı zamanda bu coğrafyada 1000 yıllık bir cihan imparatorluğunun, 1400 yıllık köklü bir medeniyetin de takipçileri olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ayrıca bizler, bir misyonu, gayesi, ideali ve elbette davası olan insanlarız. Başkaları gibi önünü sonunu düşünmeden fevri hareket edemeyiz. Tefekkürü hayatının her alanına uygulayan bir gençlik, Türkiye ile birlikte İslam âleminin hatta tüm insanlığın umududur” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerden kendi şahsi gelecekleri yanında, ülkelerinin istikbaliyle ilgili de hayaller kurmalarını, hedefler belirlemelerini istediğini vurgulayarak, hayatı anlamlandıran, insanı dünyaya bağlayan, kişiye değer katan şeyin üretmek olduğunu ifade etti.

Yaptıklarının üzerine koymanın kendini aşmak olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsan ürettikçe mutlu ve motive olur. İnsan düşünüp, tefekkür edip, çalışıp, çabalayıp ortaya iş koyduğunda mutlu, huzurlu, kendisiyle barışık olur. Her ne yapıyorsanız, hangi okulu okuyor, hangi işte çalışıyorsanız, yaptıklarınızın üzerine koymaya, kendinizi aşmaya özellikle gayret edin. İmkân bulmak, aslında imkânı oluşturmaktır. Unutmayın, imkân size gelmez, siz imkânlara gideceksiniz. Projeleriniz, planlarınız, tezlerinizle beraber, mücadele azminiz de varsa hiçbir güç sizi yolunuzdan geri döndüremez. İlmin ve başarının anahtarı çalışmak, disiplinli çalışmak ve sabretmektir. Azminizi, kararlılığınızı, inancınızı asla ama asla kaybetmeyin. Sizlerden yarını değil, daha ötesini görerek çalışmanızı, kendinizi geliştirmenizi bekliyoruz. Bunları başardığınızda Allah’ın izniyle sizlerin önünde durabilecek hiçbir engel tanımıyoruz” diye konuştu.

TÜRGEV’in dijital kültür alanında gençlere yönelik çalışmalarını da takdirle karşıladığını ayrıca belirtmek istediğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerden beklentimiz, her alanda olduğu gibi dijital kültürde de sadece takipçi değil asıl içerik üreticisi olmanızdır. Medeniyetimizin, tarihimizin, değerlerimizin ışığında içerikler geliştirerek, bunları gençlerimize ve dünyaya açmanız son derece kıymetli çabalardır. Mevcut çalışmalarınıza yeni projeleri, girişimleri ekleyerek dijital dünyayı boş bırakmayacağınıza inanıyorum” ifadelerini kullandı.

Eski başbakanlardan Adnan Menderes’ten bu yana canlarıyla, kanlarıyla, emekleriyle büyüterek bugünlere getirdikleri çok partili demokrasinin 31 Mart Pazar günü yapılan Mahallî İdareler Seçimleri’nden başarıyla çıktığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Seçimlere gölge düşürme, seçmenin iradesini rehin alma girişimleri bir kez daha sandıkta hüsrana uğradı. Bizler kadere ve takdire inanan insanlarız. Sandık sonuçlarının da davamız, hareketimiz, mücadelemiz açısından Allah’ın izniyle hayra tebdil olacağına yürekten inanıyoruz. Bu tarz neticeler insanlık tarihi boyunca kiminin şımarıklığını, kiminin pervasızlığını, kiminin de sabrını, metanetini, dayanışmasını, birlikteliğini ve mücadele azmini artırmıştır” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 31 Mart’ın sadece yeni bir dönüm noktası değil, aynı zamanda daha büyük zaferlerin müjdecisi, muştusu ve habercisi olacağını vurgulayarak, “Yolumuza yenilenmiş, tazelenmiş, çok daha güçlenmiş, üstat Necip Fazıl’ın ifadesiyle ‘pekleşmiş’ bir şekilde devam edeceğiz. Siyasette yarım asra yaklaşan mücadelemizin zafer sancağını burca dikecek ve ardından gönül huzuruyla nöbeti sizlere devredeceğiz. Bakınız, ben bugüne kadar gençlerle yürümüş, gençlerin yoldaşlığından güç ve cesaret almış bir büyüğünüzüm” dedi.

Mensubu ve hizmetkârı olmaktan şeref duydukları millet için nice saldırıları göğüslediklerini, nice badireleri aştıklarını, nice ihanetleri püskürttüklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim karşılaştığımız sıkıntıları gençlerimiz yaşamasın diye emek verdik. Gerektiğinde ölümü göze alarak vesayet odaklarına meydan okuduk. Şahsen bedel ödesek bile ülkemize, insanımıza, özellikle geleceğimiz olan siz gençlerimize bedel ödettirmemeye çalıştık. İmkânlarımızı zorlayarak üzerimize düşeni yapmanın gayretindeyiz. Gençlerimiz olarak sizler de sorumluluklarınızı yerine getireceksiniz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, artık gençlerin zamanının misafiri olduklarını kaydederek, şunları söyledi: “Bizden önceki aksiyon, fikir ve gönül adamlarının namusumuza emanet ettiği, bizim de canımız pahasına sahip çıktığımız davamızı inşallah yakında sizler omuzlayacaksınız. Bu emaneti sizler taşıyacak, sizler yükseltecek ve yücelteceksiniz. Sizlerin şu vakur duruşunu, şu azmini, öz güvenini gördükçe verdiğimiz mücadelenin boşa gitmediğini de görmenin bahtiyarlığını yaşıyorum. Rabbime, şahsıma sizler gibi yol ve mücadele arkadaşları bahşettiği için hamdediyorum. Yüreğimi ısıtan şu gözlerinize baktıkça, Allah’ın izniyle yarınlarımızın bugünümüzden çok daha aydınlık olacağına tüm kalbimle inanıyorum. Her birinizi ayrı ayrı alkışlıyorum.”

TÜRGEV çatısı altında yürütülen hizmetlerde emeği geçen tüm dostlarına teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ramazan ayının sizlerle birlikte başta Gazze’deki mazlumlar olmak üzere tüm Müslümanlar için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Rabbim, bu mübarek günler hürmetine tüm mazlum ve mağdurların yardımcısı olsun” dedi.

İNANOĞLU’NUN AİLESİNE VE SİNEMA CAMİASINA BAŞSAĞLIĞI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yönetmen ve yapımcı Türker İnanoğlu’nun vefatıyla ilgili, “Sizlere veda etmeden önce, dün sevenlerinin son yolculuğuna uğurladığı, Türk sinemasının usta ismi yapımcı ve yönetmen, 2018 yılı Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü sahibi Türker İnanoğlu’nu burada rahmetle anıyorum. Kültür sanat dünyamızın ‘Bay Sineması’nın acılı ailesine, yakınlarına ve sinema camiamıza başsağlığı diliyorum” ifadelerini kullandı.

HABER BURADA

Dünya

Enerjide Dışa Bağımlılığı Bitirdiğimizde Türkiye Daha Güçlü Olacak

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Zonguldak

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Zonguldak’ta -360 kotta maden ocağında işçilerle orucunu açtı. Maden işçilerine seslenen Bakan Bayraktar, “Önümüzde artık 4 yıllık bir süreç var. Gece gündüz demeden çalışma zamanı. Enerjide dışa bağımlılığı bitirdiğimizde Türkiye, çok daha büyük ve her açıdan daha güçlü bir ülke olacak.” dedi.

Bakan Bayraktar, Zonguldak’taki TTK Karadon Müessesesi Gelik İşletme Müdürlüğü’nde maden işçileriyle iftar sofrasında bir araya geldi. -360 kotta madencilerle orucunu açan Bakan Bayraktar, maden işçilerinin Türkiye için çok kıymetli işlere imza attığını vurguladı.

Enerjide Dışa Bağımlılık

Bakan Bayraktar, enerjide dışa bağımlılığımızı sona erdirmenin önemine işaret ederek

“Onun için yerli kaynaklarımız, kendi kaynaklarımız, kömürden yenilenebilir kaynaklara kadar bunları mutlaka ekonomiye katmamız lazım.” dedi.

İş Sağlığı ve Güvenliği

Madenciliğimizi geliştirirken iş sağlığı ve güvenliğinin her şeyden önce geldiğini kaydeden Bayraktar, “Sizlerden bir kez daha rica ediyorum. Yaptığımız iş çok stratejik bir iş, ülkemiz için çok değerli bir iş. Ama bunu yaparken öncelik sizin sağlık ve güvenliğiniz. Bundan hiçbir şekilde taviz vermeden çalışmanızı sizlerden istiyorum. Bu bizim birinci önceliğimizdir.” diye konuştu.

4 Yıllık Süreç Var

Bayraktar, ekonomik sıkıntıların üstesinden gelmenin yolunun ülke kaynaklarını azami şekilde ekonomiye katmak olduğunu vurgulayarak “Biz istiyoruz ki daha çok üretelim, ülkemizin ekonomisine daha çok katkı sağlayalım. Sizlerin şartlarını, istihdam imkanlarını arttıralım. Şimdi önümüzde artık 4 yıllık bir süreç var. Gece gündüz demeden çalışma zamanı, bizler ve sizler için. Ülkemizdeki enerjide dışa bağımlılığı bitirdiğimizde Türkiye çok daha büyük ve her açıdan daha güçlü bir ülke olacak.” dedi.

Anlamlı Hediye

İftarın ardından 6 Şubat depreminde bölgede görev alan ve birçok vatandaşı kurtaran madenciler, sarı bir bareti tek tek imzalayarak Bakan Bayraktar’a hediye etti.

HABER BURADA

DÜNYA

seers cmp badge