Connect with us

Dünya

“Tüm gücümüzle barışın, refahın ve adaletin tesisi için samimiyetle gayret gösteriyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, G20 Bali Liderler Zirvesi sonrası yaptığı basın açıklamasında, “Türkiye, tüm insanlığın huzurunu, barışını ve refahını etkileyen sınamalar karşısında üzerine düşeni yerine getirmenin çabasındadır. Salgın döneminde, toplam 161 ülke ve 12 uluslararası kuruluşa tıbbi yardım malzemesi göndererek nasıl ihtiyaç sahiplerinin yanında olmuşsak bugün de tüm gücümüzle barışın, refahın ve adaletin tesisi için samimiyetle gayret gösteriyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Endenozya’nın Bali Adası’nda düzenlenen G20 Liderler Zirvesi sonrası basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 17. G20 Liderler Zirvesi’ndeki programlarını Endonezya’nın müstesna ev sahipliğinde tamamladıklarını dile getirerek, “Dönem başkanlığı görevini başarıyla icra eden Endonezya’yı tebrik ediyorum. Şahsıma, eşime ve heyetime gösterdikleri hüsnükabul dolayısıyla Cumhurbaşkanı Sayın Widodo başta olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” diye konuştu.

“TERÖR TEHDİDİNİ KAYNAĞINDA BERTARAF ETME STRATEJİMİZİ KARARLILIKLA UYGULAMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

İstiklal Caddesi’nde pazar günü meydana gelen terör saldırısı sonrasında doğrudan telefon ve mesaj yoluyla taziye ve geçmiş olsun dileklerini iletenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İkisi çocuk, altı sivilin hayatını kaybettiği bu alçak saldırı, terörün kanlı ve çirkin yüzünü bir kez daha gözler önüne sermiştir. DEAŞ’la mücadele bahanesi altında terör örgütüne destek verenler de dökülen her damla kana ortaktır. Bölücü terör örgütü, Suriye ve Irak’ta köşeye sıkıştıkça çaresizliğini bu tür kalleş eylemlerle gizlemeye çalışmaktadır. Ne yaparlarsa yapsınlar, kimin arkasına saklanırsa saklansınlar teröristler kendilerini bekleyen acı akıbetten kurtulamayacaklardır. Nitekim emniyet birimlerimiz, hain saldırının faili olan teröristi ve iş birlikçilerini kısa sürede yakalamışlardır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemizin ve bölgemizin geleceğinde terörün hiçbir türlüsüne yer olmadığının altını tekrar çizmek istiyorum. Terör tehdidini kaynağında bertaraf etme stratejimizi kararlılıkla uygulamaya devam edeceğiz. Tüm dost ve müttefiklerimizin de Türkiye’nin bu haklı mücadelesine samimi desteğini bekliyoruz. Bir kez daha terör saldırısında vefat eden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, ailelerine ve milletimize baş sağlığı diliyor, yaralılarımıza acil şifalar temenni ediyorum” diye ekledi.

“DÜNYAMIZ, SON ÜÇ YILDIR SALGINLA BAŞLAYIP SICAK ÇATIŞMALAR VE BÖLGESEL GERİLİMLERE ÇETREFİLLEŞEN SANCILI BİR SÜREÇTEN GEÇİYOR”

G20’nin bu seneki temasının “Birlikte toparlanma, daha güçlü toparlanma” olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu çerçevede sene boyunca bakanlar düzeyinde toplantı ve çok sayıda teknik düzeyde çalışma gerçekleştirildiğini söyledi.

Türkiye olarak bu faaliyetlere aktif olarak iştirak ettiklerini, görüşlerini paylaştıklarını, zirve gündemine katkıda bulunduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Zirve kapsamında küresel, siyasi ve ekonomik görünüme ilişkin son gelişmeleri değerlendirdik. Dünyamız son üç yıldır salgınla başlayıp sıcak çatışmalar ve bölgesel gerilimlere, özellikle çetrefilleşen sancılı bir süreçten geçiyor. Salgın döneminde alınan katı tedbirlerin tedarik zincirleriyle uluslararası ticaretin işleyişi üzerindeki olumsuz etkilerini hâlen hissediyoruz. Bilhassa aşırı yükselen enerji, gıda ve ham madde fiyatlarının hiçbir ayrım yapmadan tüm ekonomileri zorladığı görülüyor.”

“KÜRESEL EKONOMİYLE İLGİLİ GİDEREK ARTAN RESESYON TARTIŞMALARI YAKIN GELECEKTE BİZLERİ BEKLEYEN TEHLİKEYE İŞARET EDİYOR”

Avrupa ve Amerika dâhil pek çok bölgede son 50-60 yılın zirvesine ulaşan enflasyon rakamlarının, karşılaşılan sıkıntının büyüklüğünü ortaya koyduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, gelişmişlik düzeyi ne olursa olsun hiçbir ülkenin şimdiye kadar kendisini bu enflasyon cenderesinin dışında tutmakta başarı sağlayamadığını vurguladı.

Alışılageldik usullerle, ezberlenmiş yöntemlerle enflasyonu düşürme formülünün ise henüz istenilen sonuçları vermediğini gördüklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu yöntemlere başvuranlar daha da yükselen enflasyon sorunuyla birlikte istihdam kayıplarıyla da yüzleşmeye başlamışlardır” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Küresel ekonomiyle ilgili giderek artan resesyon tartışmaları yakın gelecekte bizleri bekleyen tehlikeye işaret ediyor. Uluslararası kuruluşların raporları ve ekonomik göstergeler, şayet bir çıkış yolu bulunamazsa mevcut durumun kötüleşeceğini gösteriyor. Elbette bu kriz belli bölgelerin değil, batıdan doğuya, kuzeyden güneye tüm ülkelerin krizidir. Ancak küresel ekonomideki kötüleşmenin en şiddetli vurduğu yerler Afrika ve Asya’daki kırılgan devletlerdir. Salgın döneminde sağlık alanında ortaya çıkan gayriinsani manzaralar, bugün de gıda ve enerji alanında tekerrür etmektedir. Somali’den Yemen’e, Sudan’dan Afganistan’a uzanan geniş bir bölgede milyonlarca insan, açlık ve kıtlık tehdidiyle karşı karşıyadır.”

Aynı şekilde ekonomik krizin, özellikle Batı ülkelerinde Müslümanların yanı sıra Afrika ve Asya kökenli göçmenlere karşı nefret söylemlerini de artırdığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “7 milyon vatandaşı yurt dışında yaşayan bir ülke olarak nefret söylemlerinin varabileceği ürkütücü boyutları gayet iyi biliyoruz. İslam ve yabancı düşmanlığıyla mücadelede daha fazla hassasiyet gösterilmesi gerektiğine inanıyoruz. Türkiye tüm insanlığın huzurunu, barışını ve refahını etkileyen bu sınamalar karşısında üzerine düşeni bihakkın yerine getirmenin çabasındadır” görüşünü paylaştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye olarak salgın döneminde toplam 161 ülke ve 12 uluslararası kuruluşa tıbbi yardım malzemesi göndererek nasıl ihtiyaç sahiplerinin yanında oldularsa, bugün de tüm güçleriyle barışın, refahın ve adaletin tesisi için samimiyetle gayret gösterdiklerini belirtti.

“BÖLGEMİZDEKİ ÇATIŞMALARI SONLANDIRMAK İÇİN EN FAZLA ÇALIŞAN ÜLKE KONUMUNDAYIZ”

Türkiye’nin, millî gelire göre dünyanın en fazla insani yardım yapan ülkesi olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yaklaşık 5 milyon, yerlerinden edilmiş kişiye yıllardır ev sahipliği yapıyoruz. Yardım kuruluşlarımızla nerede bir ihtiyaç sahibi varsa imdadına koşuyoruz. Bölgemizdeki çatışmaları sonlandırmak ve akan kanı durdurmak için en fazla çalışan ülke konumundayız” sözlerini sarf etti.

Ukrayna’da, ihtilafın ilk gününden bu yana savaşın kazananının, adil bir barışın ise kaybedeninin olmayacağı düşüncesiyle hareket ettiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadelere yer verdi: “Taraflar nezdinde bu anlayışla pek çok kolaylaştırıcı ve arabulucu nitelikte girişimde bulunduk. Tarafları pek çok defa aynı masa etrafında bir araya getirme başarısını sergiledik. Rusya, Ukrayna ve Birleşmiş Milletler’le birlikte Karadeniz’de tahıl koridorunu inşa ettik. Bu şekilde gıda krizinin çözümüne büyük katkı sağladık. Şimdiye kadar yaklaşık 11 milyon ton tahılın dünya pazarına girmesini temin ettik. Mutabakatın kesintisiz işlemesi ve ayrıca tahılın Afrika başta olmak üzere en fazla ihtiyacı olan ülkelere ulaşımı için faaliyetlerimizi sürdürüyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2015 yılında üstlendikleri G20 Dönem Başkanlığı sırasında, gıda güvenliğini öncelikli konulardan biri olarak işlediklerini anımsatarak, şunları dile getirdi: “Ortak bildirimizde, gıda israfının azaltılması noktasında taahhütte bulunmuştuk. Ancak dünya genelinde hâlen her yıl 1 milyar ton gıda maddesi çöpe gidiyor. Bir yanda dijitalleşmeyi, yapay zekâyı konuşurken diğer yanda 2 milyar insanın yoksulluk içinde yaşadığı gerçeğiyle yüzleşiyoruz. 1 milyara yakın insan gece yatağa aç olarak girerken bir tarafta lüks, şatafat ve israf hâkimse burada bir sorun var demektir. Hırs, tahakküm, daha fazla kazanma üzerine bina edilen mevcut ekonomik mimarinin, insanı ve tabiatı koruması mümkün değildir. Türkiye olarak bu adaletsiz tabloyu değiştirmeye ve gıda israfının engellenmesine yönelik faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Ayrıca eşim Emine Erdoğan’ın öncülüğünde yürütülen ‘Sıfır Atık Projesi’ni uluslararası arenaya taşıdık. Bu önemli projenin çevre kirliliğinin önüne geçme yanında küresel bir sorun olan israfı da azaltacağına inanıyoruz.”

“ÜLKEMİZİ ULUSLARARASI SAĞLIK HİZMETLERİ ALANINDA MARKA HÂLİNE GETİRMEK İSTİYORUZ”

Zirvenin ağırlıklı gündem maddelerinden birini sağlık konusunun oluşturduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu kapsamda küresel sağlık sisteminin iyileştirilmesi üzerinde liderlerle görüş alışverişinde bulunduklarını, Türkiye’nin salgın sürecinde ortaya koyduğu uluslararası dayanışmayı bir kez daha muhataplarına anlattığını aktardı.

Türkiye’nin sağlık altyapısında özellikle son 20 yılda katettiği mesafeyi ve sorunlara geliştirdiği çözüm yollarını burada paylaşma imkânı bulduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Sağlık hizmetlerinde Türkiye olarak gerçekten büyük bir başarı hikâyesi yazdığımıza inanıyorum. Toplam 264 bine çıkardığımız hastane yatak sayımız, 1 milyon 350 bini bulan sağlık personelimiz ile küresel ölçekte söz sahibiyiz. Yerli ve millî olarak geliştirdiğimiz TURKOVAC aşımızla dünyada Kovid-19 aşısı üretebilen 9 ülke arasına girdik. Vatandaşlarımızın tükettiği her 100 ilaçtan 89’unu yerli üretimle sağlıyoruz. Kamu-özel ortaklığı modeliyle inşa ettiğimiz şehir hastaneleri sağlık alanında yeni bir dönemi başlattı. Özellikle kritik salgın günlerinde devasa birer sağlık kompleksi olan bu modern tesislerin çok ciddi faydasını gördük. Şimdi ‘Health Türkiye’ hamlesiyle ülkemizi uluslararası sağlık hizmetleri alanında da marka hâline getirmek istiyoruz. Sahip olduğumuz yaygın altyapıyı, yetişmiş insan kaynağını bilim, teknoloji ve üretim gücünü sürekli daha da geliştirmekte kararlıyız.”

“G20 PLATFORMU, KÜRESEL DÜZEYDE KARŞI KARŞIYA KALDIĞIMIZ MEYDAN OKUMALAR KARŞISINDA KENDİSİNDEN BEKLENEN LİDERLİK GÖREVİNİ BAŞARIYLA YÜRÜTÜYOR”

Zirvede dijital dönüşüm başlığı altında ise dijital ekonominin geliştirilmesi noktasında fırsat ve tehditleri değerlendirdiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki günlük zirve boyunca ev sahibi Endonezya’nın Devlet Başkanı Joko Widodo, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman, ABD Başkanı Joe Biden, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ve Almanya Başbakanı Olaf Scholz ile ikili görüşmeler yaptığını bildirdi.

Zirve vesilesiyle ayrıca MIKTA dönem başkanlığı kapsamında liderler olarak aile fotoğrafı çektirdiklerini ve ortak açıklama yayımladıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, dönem başkanlığının öncelikleri olan küresel sağlık, gıda güvenliği ve etkin göç yönetimine vurgu yaptıklarını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “G20 platformu, küresel düzeyde karşı karşıya kaldığımız meydan okumalar karşısında kendisinden beklenen liderlik görevini başarıyla yürütüyor. İçinde bulunduğumuz ve küresel ölçekte yaşadığımız ekonomik sıkıntıların üstesinden de yine G20’nin kararlı, etkili ve çözüm odaklı anlayışıyla geleceğimize inanıyorum. Bu itibarla da iki gün boyunca gerçekleştirdiğimiz istişarelerin ve ortaya koyduğumuz taahhütlerin küresel siyasi ve ekonomik istikrar için hayırlı sonuçlar doğurmasını temenni ediyorum. Endonezya dönem başkanlığına tekrar teşekkürlerimi sunarken müteakip dönem başkanı Hindistan’a şimdiden başarılar diliyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından gazetecilerin sorularını cevapladı.

ABD Başkanı Biden ile yaptığı görüşme hatırlatılarak, F-16 tedarik programı çerçevesinde yapılan son seçimlere ilişkin değerlendirmeleri sorulan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Öncelikle F-16 konusunda Sayın Biden olumlu gelişmelerin olduğunu söyledi. Cumhuriyetçiler ile daha önce New York’ta yaptığım görüşmelerde de Cumhuriyetçilerin bu konuya olumlu yaklaştığını, özellikle orada kendilerinden dinledim” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye’nin, Ege, Suriye ve Irak’ta “agresif” bir politika izlediği iddiasına ilişkin soruya Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Amerika’da yaşayan bir Türk olduğunuzu söylediniz. Buna pek inanmıyorum. Farklı bir herhalde ırkçılığın içindesiniz. Çünkü sorduğunuz soru bunu aynen ortaya koyuyor. Bizim Kuzey Irak’ta veyahut da Suriye’nin güneyinde oradaki Kürtlerle ilgili herhangi bir sorunumuz yok. Türkiye’deki Kürt vatandaşlarımızla bu tür bir sorunumuz olmadığı gibi” cevabını verdi.

“NE GEREKİYORSA ONU YAPMAKTA KARARLI OLDUĞUMUZU TÜM DÜNYANIN BİLMESİ LAZIM”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’daki terör saldırısının ardından sınır ötesi bir operasyonun gündeme gelip gelmediğiyle ilgili soruyu yanıtlarken “Şu anda sorgulamalar, soruşturmalar devam ediyor. Bildiğiniz gibi 81 yaralımız vardı. Şu anda bu yaralı sayısı 25’e düştü, diğerleri taburcu edildi. Tabii altı vefat var ve bu sorgulamalar neticesinde nereye uzanıyor, bunların araştırılması yapılıyor. Bu araştırma neticesinde de ne gerekiyorsa onu yapmakta kararlı olduğumuzu tüm dünyanın bilmesi lazım” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile tahıl anlaşmasının genişletilmesi ve süresinin uzatılmasıyla ilgili herhangi bir görüşme yapıp yapmadıkları sorusu üzerine, şunları kaydetti: “Görüşmelerimiz sürekli devam ediyor ve şu an itibarıyla devam edeceği kanaatindeyim. Herhangi bir sıkıntı burada yok. Döner dönmez yine başta Sayın Putin olmak üzere görüşmelerimizi devam ettireceğiz. Çünkü barışın yolu diyalogdan geçer ve biz bu konuda bir defa özellikle kararlı olduğumuzu hep söyledik, söylemeye devam ediyoruz ve bu sürecin devam etmesi zaten tüm dünya için geçerli olan bir şeydir ve daha önce de Sayın Putin ile yaptığım görüşmelerde bunun ışıklarını gördüm.”

“KUZEY KIBRIS İLE İLGİLİ BİZİM TÜRK DEVLETLERİ TEŞKİLATI’NDA ALDIĞIMIZ KARAR GEÇERLİDİR”

Bir gazetecinin, “Geçtiğimiz günlerde Özbekistan’da Türk Devlet Teşkilatları (TDT) Zirvesi gerçekleştirildi ve KKTC’nin gözlemci üye olarak teşkilata kabul edildiğine ilişkin bir karar çıktı. Yunanistan, soluğu Brüksel’de aldı ve AB’den de karar kınama mesajı geldi. ABD Dışişleri’nden, karardan üzüntü duydukları ve reddettiklerine yönelik bir açıklama geldi. Görüşme ve temaslarınızda bu konu gündeme geldi mi? Bu konudaki değerlendirmeniz nedir?” sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kuzey Kıbrıs ile ilgili bizim Türk Devletleri Teşkilatı’nda aldığımız karar geçerlidir ve bu kararla ilgili herhangi bir yerden, herhangi ülkeden icazet almamıza da gerek yoktur. O iş bitmiştir. Bundan sonraki süreçte de bu olumsuz yaklaşan ülkelere gerekli olan yerde gerekli cevabı vermeye devam ederiz” diye cevapladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fransa Cumhurbaşkanı ve İtalya Başbakanı ile görüşmeleriniz oldu. Türkiye’nin İtalya ve Fransa ile ortak yürütme niyetinde olduğu SAMP-T projesi var. Yakın vadede bir somut adım beklentiniz var mı?” sorusu üzerine, şu an itibarıyla bu konuda bazı teknik engellerin söz konusu olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu teknik engelleri de aşarak, gerek Sayın Macron gerekse Sayın Meloni ile yaptığım görüşmede bunları da aşacağımız kanaatindeyim” dedi.

“ABD’de ile yapılan F16 için görüşmelerin pozitif gittiğini belirtmiştiniz. ABD’nin aynı zamanda CAATSA yaptırımları da var. Bu yaptırımlar bu satışa engel teşkil ediyor mu? Ediyorsa, Biden ile yaptığınız görüşmede bunun kaldırılmasına ilişkin bir konu gündeme geldi mi?” sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Görüşmeler olumlu, fazla detaya gerek yok. Sayın Biden ile yaptığımız görüşmede bu olumlu havayı da hissettim” ifadelerini kullandı.

“DÜNYADA BARIŞI TESİS EDELİM İSTİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Polonya-Ukrayna sınırında bir olay geldi. Türkiye’nin bu konudaki pozisyonu, görüşü nedir?” sorusuyla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: “Ben, Rusya’nın yaptığı açıklamaya doğrusu saygı duymak durumundayım. Rusya’nın ‘Bizimle bu işin alakası yok’ demesi bizim için önemli. Bütün bunların yanında sabah yine (Almanya Başbakanı) Olaf Scholz ile yaptığımız görüşmede, bunun detay araştırmalarının yapılması gerekiyor, böyle bir kararı vermenin doğru olmayacağını o da söyledi. Rusya’nın ‘Bizimle alakası yok’ ve Biden’ın da ‘bu füzelerin Rus yapımı olmadığını’ açıklamış olması, herhalde bunun Rusya ile alakası olmadığını göstermektedir. Bu, bir teknik arıza olabilir veya farklı olabilir, onun için inceleme araştırma şart.”

Ülkelerin birçoğunun doğrudan Rusya’yı işaret etmesinin nedeninin sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu sabah Olaf Scholz ile de yaptığım görüşmede altı NATO ülkesi olarak birbirleriyle irtibat kurduklarını söylediler ve bu irtibatlar neticesinde de burada başta Amerika olmak üzere ‘bu füzenin Rus yapımı olmadığını’ söylemiş olması herhalde bir yol açıyor. Burada ısrarla ‘bir Rus yapımıdır’ diye bunun üzerine gitmek, bu işi tahrik eder diye düşünüyorum” karşılığını verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bir an önce Rusya ile Ukrayna’yı aynı masa etrafında toparlamanın gayreti içerisinde olduğunun altını çizerek, “Bu gayretin içerisindeyken, burada tahrik metodunu kullanmak doğru olmasa gerek. Bunun için de barışın yolu diyalogdan geçer. Biz, diyaloğu oluşturmak suretiyle dünyada barışı tesis edelim istiyoruz ve bunun da gayretiyle de döner dönmez Sayın Putin ile de yine telefon diplomasimizi geliştirmeye devam edeceğiz” dedi.

“40 YILDIR TERÖRLE MÜCADELE EDEN BİR ÜLKEYİZ”

Endonezyalı bir gazetecinin sorusu üzerine, İstanbul’da meydana gelen terör saldırısını değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Şu an Endonezya tarafından aldığımız taziyeler bizim için gerçekten tatmin edicidir. Çünkü o bir duyarlılıktır ve bu duyarlılığa biz de teşekkür ediyoruz. Şunu herkesin bilmesini isteriz ki İstiklal Caddesi’ndeki bu olayın akabinde şu anda İstanbul’umuzda ve ülkemizde hava normale dönmüştür. Bu konuyla ilgili zaten 40 yıldır terörle mücadele eden bir ülkeyiz ve terörle bu mücadelemizi de başarıyla vermiş bir ülkeyiz. Burada da bizler yine terörle mücadelemizi sürdüreceğimiz gibi benim halkım da bu konudaki sabrını şu anda aynen göstermiştir, gösteriyor. Ölen altı vatandaşımıza Allah’tan rahmet diliyoruz ve yaralı vatandaşlarıma da Allah’tan acil şifalar temenni ediyorum. Bir Endonezyalı olarak gösterdiğiniz hassasiyete teşekkür ediyorum.”

“SAVAŞTAN HİÇBİR ŞEY ELDE EDİLMEZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sayın Putin ile yaptığımız görüşmede, şu ana kadar iki ülke arasında insani, vicdani bütün hassasiyetlere dikkat ederek görüşmelerimizi devam ettiriyoruz. Rusya ve Türkiye arasındaki ilişkilerin bir defa gerek siyasi, gerek ekonomik ve gerekse savunma sanayisine göre zaten güçlü bir altyapısı var. Bu güçlü altyapıyı bugüne kadar devam ettirdiğimiz gibi yine devam ettireceğiz” ifadelerini kullandı.

Türkiye ve Rusya’nın iki komşu ülke olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu komşuluk hukukunu da koruyarak sürecimizi devam ettiriyoruz. Barışın yolu diyalogdan geçer. Biz bir taraftan Rusya ile Ukrayna’yı aynı masa etrafından toplamaya, oraya gelmelerini sağlamaya gayret ederken, burada bu savaşın üçüncü ortağını bulmaya, onu çıkarmaya gerek yok. Kaldı ki İstanbul Mutabakatı diye bir adım… Aynı şekilde Antalya’da her iki ülkenin dışişleri bakanlarını bir araya getirmek suretiyle biz barışa yönelik orada da bir adım attık. Bundan sonra da bu süreci aynı anlayışla devam ettireceğiz. Savaştan hiçbir şey elde edilmez, ne varsa barışta var” değerlendirmesini yaptı.

“Yunanistan’ın Doğu Akdeniz ve Ege adaları konusundaki açıklamaları” ile ABD Başkanı Biden ile görüşmede Yunanistan’daki Amerikan üslerinin sayılarının artırılmasının değerlendirilip değerlendirilmediğine yönelik sorular üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Yunanistan’ın bu tür davranışları, yaklaşımları benim her zaman söylediğim ‘bir gece ansızın gelebiliriz’ kelam-ı kibarımı asla geriye götürmez. O benim için kelam-ı kibardır. Dolayısıyla bir gece ansızın yine gidebiliriz. Onun için Yunanistan’da iki, üç isim var ki rahat durmuyor. Bunlar devamlı bu tür açıklamaları yapıyor. Hadlerini bilmiyorlar. Biz bu noktada diyoruz ki ‘Komşu, komşuluk hukukunu bil, bizimle fazla dalaşma. Türkiye nerede, sen nerede? Buna dikkat et. İstediğin kadar o adaları doldur, bunların hiçbiri sana bir fayda sağlamayacaktır. Burada Türkiye var. Onun için de yerini, yurdunu iyi bileceksin’ Zaten geçmişini okursa, tarihi incelerse gayet iyi orada görecektir. Gelen uçaklar, silahlar, şunlar bunlar kar etmez. Bu iş kürek işi değil, yürek işidir.”

“FÜZELERİN İNCELENMESİ NETİCEYİ VERİR”

Polonya’ya füze düşmesinin teknik bir hata olarak değerlendirildiğine dikkat çekilerek, “Sizin bu konudaki son bilgileriniz nedir?” sorusu yöneltilen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ben bir teknisyen değilim. Sadece bu sabah Olaf Scholz ile yaptığımız görüşmede, onlara aktarılan bilginin bu olmasını ben de sizlerle paylaştım. ‘Bir teknik hata olmuş olabilir’ gibi bir yaklaşımın olduğunu bize söylediler. Gelişmeler herhalde birkaç gün içerisinde çıkar. Oradaki füzelerin incelenmesi neticeyi verir. Ama bu füzenin bir Rus malı olmadığını açıkladılar ve bunun üzerinden hareket etmekte fayda var” cevabını verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tahıl anlaşmasında yer alan maddelerden biri de Rus gübresinin engellenmeden ihracatıydı. Bu konu G-20 Liderler Zirvesi’nde gündemde miydi? Macron ile yaptığınız ikili görüşmede AB’nin bu anlaşmanın uzaması için daha fazla inisiyatif alması gerektiğini belirttiniz. Bu konuda ne söylemek istersiniz?” soruları üzerine şunları kaydetti: “Burada özellikle tahılın gönderilmesiyle ilgili rakamı söyledim. Bu artık 10 milyon tonun üzerine çıktı. Burada gübre, amonyak önemli. Bunlarla ilgili çalışmalar da sürüyor. Döner dönmez yine Sayın Putin ile bu görüşmeleri yaparak, gübre ve amonyak nakliyatını da ele alacağız, görüşeceğiz ve süreyi de en azından bir yıla çıkarmanın gayreti içerisinde olacağız. İstanbul Sözleşmesi’nin de gereği zaten bu, bunu sağlayacağız. Buna inanıyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biden birçok NATO ülkesiyle otelde toplantı yaptı. Siz neden orada yoktunuz? NATO ülkeleri arasında genel olarak Rusya ve Ukrayna savaşı, özel anlamda da Polonya sınırında yaşanan olay konusunda herhangi bir bölünme var mı?” sorusuna, “Diğer 20 ülkeyi niye sormuyorsun? Demek ki bizi arama imkânları o esnada olmamış olabilir, yani o çok da önemli değil. Konuşulan şey de ‘Bu füzenin markası nedir, ne değildir?’ Onu da zaten Sayın Biden, ‘Bu bir Rus yapımı değil’ demek suretiyle cevabı vermiş. Çok da önemli değil. Bizi önemli işlere davet ediyorlar, önemsiz olan işlere de gitmemize gerek yok” diye karşılık verdi.

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ramazan Bayramı dolayısıyla mesaj yayımladı

“Türkiye’nin ortak vatanımız, demokrasimizin ortak değerimiz olduğunun bilinciyle hep birlikte çok çalışacağız”

“Türkiye’nin ortak vatanımız, demokrasimizin ortak değerimiz olduğunun bilinciyle hep birlikte çok çalışacağız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ramazan Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, “Türkiye’nin ortak vatanımız, demokrasimizin ortak değerimiz olduğunun bilinciyle, inşallah, hep birlikte çok çalışacağız, üreteceğiz, emek vereceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ramazan Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, tüm vatandaşların Ramazan Bayramı’nı tebrik etti.

“Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu da ebedî azaptan kurtuluş olan bir ramazan ayını daha geride bırakarak hep birlikte bayrama vasıl olduk” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bayramın ülkemiz, milletimiz, İslam dünyası ve tüm insanlık için barışa, huzura ve esenliğe vesile olmasını diliyorum. Bizleri sevdiklerimizle beraber, sağlık ve afiyet içerisinde bir bayrama daha kavuşturduğu için Rabbime hamdediyorum. 11 ayın sultanı olan Ramazan-ı Şerif’i Gazze’nin yanı sıra gönül coğrafyamızın farklı köşelerinde yaşanan acılar ve zulümler sebebiyle buruk karşıladık, buruk geçirdik.”

“BU ZOR GÜNLERİNDE FİLİSTİN HALKININ YANINDA OLDUĞUMUZU GÖSTERDİK”

“Gazze, 7 Ekim’den beri sadece bizim değil, tüm insanlığın kalbinde, tüm insanlığın vicdanında kanayan bir yara oldu” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, savaşta bile dokunulmaması gereken hastanelerin, okulların, kiliselerin, camilerin bilerek bombalandığı bir vahşet sahnesiyle karşı karşıya kalındığını dile getirdi.

İsrail’in saldırıları sonucu 33 bin Filistinli şehit düşerken, 75 binden fazla Filistinlinin de yaralandığını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hayatını kaybeden tüm kardeşlerimize Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar niyaz ediyoruz. Türkiye olarak bugüne kadar bölgeye sevk ettiğimiz toplam 45 bin tonu aşan yardım malzemesiyle, bu zor günlerinde Filistin halkının yanında olduğumuzu gösterdik. İnşallah bundan sonra da Gazze’de akan kan duruncaya ve Filistinli kardeşlerimiz, 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan özgür Filistin devletine kavuşuncaya kadar desteğimizi sürdüreceğiz” dedi.

“ASRIN FELAKETİNİN YARALARINI ASRIN BİRLİKTELİĞİNİ SERGİLEYEREK HIZLA SARIYORUZ”

Dış siyasette bu adımları atarken, gündemin ilk sırasında yer alan deprem bölgesini asla ihmal etmediklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu açıklamalarda bulundu: “Asrın felaketinin yaralarını asrın birlikteliğini sergileyerek hızla sarıyoruz. Şimdiye kadar 80 bine yakın afet konutunu ve köy evini tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik. Her ay 15-20 bin konut inşa etmek suretiyle yıl sonunda bu sayıyı 200 bine ulaştırmayı hedefliyoruz. Bu süreçte ayrıca riskli yapı stoku yüksek şehirlerimizin depreme karşı daha dayanıklı hâle getirilmesi için de çalışıyoruz.”

PKK’dan FETÖ ve DEAŞ’a vatanın birliğine, insanların huzuruna kasteden terör örgütlerine nefes aldırmadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Terör bataklığını kaynağında kurutma stratejimizi kararlılıkla uyguluyoruz” diye ekledi.

“TÜRKİYE YÜZYILI VİZYONUMUZU HAYATA GEÇİRİNCEYE KADAR BİZE DURMAK YOK”

Ekonomi cephesinde hayat pahalılığı ve enflasyonla mücadelenin en hassas oldukları konu olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Tüm dünyayla birlikte millet olarak bizim de canımızı yakan bu meseleyi, Allah’ın izniyle, çözmekte kararlıyız. Uyguladığımız ekonomi programının olumlu etkilerini yılın ikinci yarısından itibaren daha net bir şekilde görebileceğiz. 31 Mart seçimlerinin suhuletle tamamlanmasıyla ortaya çıkan 4 yıllık seçimsiz dönemi, bu hedeflerimizi gerçekleştirmek için kullanacağız.”

“Türkiye’nin ortak vatanımız, demokrasimizin ortak değerimiz olduğunun bilinciyle, inşallah, hep birlikte çok çalışacağız, üreteceğiz, emek vereceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye Yüzyılı vizyonumuzu hayata geçirinceye kadar bize durmak, dinlenmek, soluklanmak yok” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, mesajını şu sözlerle tamamladı: “Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu vesileyle bir kez daha 31 Mart seçimlerinde sandığa giderek iradesine sahip çıkan tüm vatandaşlarıma teşekkür ediyorum. Rekabet seviyesi çok yüksek bir seçimden yeni çıkmış aziz milletimizden, bayramın manevi iklimini kırgınlıkları gidermek için fırsata çevirmelerini özellikle istirham ediyorum. Bayram ziyareti veya tatil amacıyla yollara çıkan tüm vatandaşlarımdan, trafik kurallarına riayet etmelerini bekliyorum. Rabbimden Ramazan Bayramı’nın gönüllerimize huzur, ülkemize esenlik, dünyamıza ve mazlum coğrafyalara barış getirmesini diliyor, sizleri bir kez daha muhabbetle selamlıyorum. Bayramınız mübarek olsun.”

HABER BURADA

Dünya

“Kimsenin bizim öz güvenimizi örselemesine, hayallerimizle aramıza set çekmesine müsaade etmeyeceğiz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TÜRGEV İftar Programı’nda yaptığı konuşmada, “İşimizi, görevimizi, sorumluluğumuzu ülkemize, milletimize ve umudunu bizlere bağlamış ailelerimize karşı vazifelerimizi en güzel şekilde yerine getirmeye çalışacağız. Kimsenin bizim öz güvenimizi örselemesine, hayallerimizle aramıza set çekmesine müsaade etmeyeceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İbn Haldun Üniversitesi’nde düzenlenen Geleneksel Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı (TÜRGEV) İftar Programı’na katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının başında, vakfa ve yöneticilerine, Ramazanda kendisini gençlerle buluşturdukları için teşekkür etti.

Katılımcıların Ramazan-ı Şerifini ve Kadir Gecesi’ni tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Artık 11 ayın sultanı olan mübarek Ramazanı uğurlamaya hazırlanıyoruz. Bir tarafta rahmet, şefkat ve bereket ayına veda etmenin hüznünü, diğer tarafta ise bayrama kavuşacak olmanın sevincini yaşıyoruz. Rabbimden bizleri daha nice ramazanlara, nice Kadir Gecelerine, nice bayramlara hayırla, sağlıkla, huzurla, esenlikle eriştirmesini diliyorum” ifadesini kullandı.

“TÜRGEV BAŞARILI ÇALIŞMALARIYLA KENDİNDEN SÖZ ETTİRİYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İSEGEV (İstanbul Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı) olarak 1996’da kurulan TÜRGEV’in 28 yıldır ülkeye, millete ve gençlere sahip çıktığını belirterek, “Her yıl binlerce evladımızın eğitimine katkı veren, onlara sıcak bir yuva imkânı sunan TÜRGEV, başarılı çalışmalarıyla kendinden söz ettiriyor. Toplam sayısı 40 bin 500’e ulaşan mezunlarımız, bugün hem ülkemizde hem de dünyanın dört bir yanında insanlığa hizmet ediyor. Bu müstesna çatının kurucuları arasında bulunmaktan daima bahtiyarlık duyduğumu ifade etmek isterim. Ülkesine ve milletine sayısız eserler kazandırmış bir siyasetçi olarak TÜRGEV, gönlümüzde her zaman farklı bir yere sahip oldu. İnşallah bundan sonra da sizlere destek vermekten geri durmayacağız. ‘Sizin en hayırlınız insanlara faydalı olanınızdır’ emrine ram olarak bir gönüle daha girmek, bir gencimize daha ulaşmak, bir evladımızın daha elinden tutmak için canla başla çalışan vakfımızı tebrik ediyorum” diye konuştu.

Vakfın faaliyetlerinde emeği geçenlere, maddi manevi katkısı bulunanlara teşekkür eden, hayatını kaybedenleri rahmetle yâd eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “TÜRGEV’in en önemli temsilcilerinden olduğu gönüllü kuruluşlarımız ülkeye ve millete hizmet mücadelemizin öncüleridir. İstikbalimizin teminatı olan gençlerimizin vatana, millete, ailelerine hayırlı birer evlat olarak yetişmelerinde sizlerin yeri doldurulamaz. Bizim her fırsatta dile getirdiğimiz TEKNOFEST gençliği inşallah sizlerin arasından çıkacak, Türkiye Yüzyılı sizlerin omuzlarında yükselecektir. Ben burada yeni Türkiye’nin, büyük ve güçlü Türkiye’nin, engelleri aşarak hedeflerine yürüyen kararlı Türkiye’nin mimarlarını görüyorum. Burada sizlerin arasında yarının başarılı bilim kadınlarını, siyasetçilerini, eğitimcilerini, mühendislerini, iş insanlarını, doktorlarını, milletimize hayırlı kuşaklar yetiştiren örnek annelerini görüyorum. Rabbim her birinizin yolunu ve bahtını açık etsin.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, meyve veren ağacın taşlandığını, TÜRGEV gibi vakıfların da hem hizmetleriyle hem varlıklarıyla hem de yerli, millî duruşlarıyla Türkiye’deki belli çevreleri her zaman rahatsız ettiğini belirtti.

“Kim var?” diye seslenilince, sağına soluna bakmadan fert fert “Ben varım.” diyen özgür zihinler yetiştiren TÜRGEV’in, bu kesimler tarafından özellikle hedef tahtasına konulduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İftira ve yalan furyasının hedefi oldunuz. Haysiyet cellatları tarafından yıpratılmak istendiniz. Sizleri yıldırmayı amaçlayan daha nice saldırıya maruz kaldınız. Birileri ellerine geçirdikleri her fırsatı, iyi ve faydalı işleri desteklemek için değil, TÜRGEV gibi gençliğe hizmet çatılarını yıkmak için kullandı. Ne siz ne de biz bunların hiçbirine aldırmadık. Hukuktan, meşruiyetten, Hakk’a ve halka hizmet yolundan ayrılmadık. Yüksek bir ruh haliyle mücadelemizi kararlılıkla devam ettirdik. Bugün de aynı vakarla hareket ediyoruz. ‘Sen doğru olursan, sen dürüst olursan, sen samimi olursan eğri er ya da geç mutlaka belasını bulur’ diyoruz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ağızlarını her açtıklarında hak, hukuk, adalet kavramları üzerinde gönüllü kuruluşlara dil uzatanların ikiyüzlülüklerini çok iyi bildiklerini vurgulayarak, şunları söyledi: “Sürekli ahlak tüccarlığı yapan, sürekli işçinin, emekçinin hakkından bahseden bu çevreler, önceki gün Beşiktaş’taki yangında hayatını kaybeden 29 emekçi kardeşimizle ilgili çıkıp tek cümle kurmadılar. Ekranları başında izleyenlere ve buradaki kardeşlerime sesleniyorum. Bu binaya inşaat ruhsatını veren, imar ruhsatını veren ve binanın en alt bodrum katlarını gazino hâline getirmeye müsaade edenler kim? Şimdi tabii ki biz de savcılarımızla bunu takip ediyoruz, bunu kovalıyoruz, kovalamaya devam edeceğiz. Kimler bunlar? 29 tane orada vatandaşımızın ölümüne göz yumanlar kimler? Biz de kovalayacağız. Zerre kadar vicdanı olan herkesin tepkisini çekmesi gereken skandallar zinciri karşısında başlarını kuma gömmeyi tercih ettiler ama birileri hemen anında koşup gittiler. Niye? Çünkü kendi günahlarını nasıl örteriz, bunun peşinde koştular. Bölücü terör örgütünün sokakları yakıp yıkan vandallarıyla sergiledikleri dayanışmayı, rızkının peşindeki insanların ailelerine çok gördüler. Daha önce aynı vicdansızlığı, evlatlarını bölücü alçakların pençesinden kurtarmak için çırpınan cesur Diyarbakır annelerine de bunlar göstermişlerdi. Yasak savma kabilinden yaptıkları bir şov dışında sırf ittifak ortaklarını kızdırmamak için yüreği kan ağlayan bu anneleri yalnız bırakmışlardı.”

“BİZİ KENDİ KALIPLARINA HAPSETMELERİNE İZİN VERMEYECEĞİZ”

Kendilerinin yaklaşık yarım asırdır, vakfın ise 28 yıldır çetin bir mücadele verdiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu zorlu süreçte gençlere hizmet etmekten, onları en iyi, en donanımlı şekilde hayata hazırlamaktan başka gayeleri olmadıklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerin başarısını gördükçe hep daha fazla çalıştıklarını, daha fazla koştuklarını aktararak, “Ne yaptıysak milletimiz için, siz gençlerimiz için yaptık. Allah’a hamdolsun bugün milletimizin ve sizlerin huzuruna alnı ak, başı dik, gönlü mutmain olarak çıkmanın gururunu yaşıyoruz. Ülkemizi bugün geldiği noktadan çok daha ileriye götürebilmek için sizin enerjinize, sizin yeteneklerinize, sizin heyecanınıza ihtiyacımız var. Bu ülkeyi yüceltecek, bu çağa mührünü vuracak olan sizlersiniz. Bunun için kendimizi başkalarına göre tanımlamayacak, başkalarının bizi kendi kalıplarına hapsetmelerine izin vermeyeceğiz. İşimizi, görevimizi, sorumluluğumuzu ülkemize, milletimize ve umudunu bizlere bağlamış ailelerimize karşı vazifelerimizi en güzel şekilde yerine getirmeye çalışacağız. Kimsenin bizim öz güvenimizi örselemesine, hayallerimizle aramıza set çekmesine müsaade etmeyeceğiz” diye konuştu.

Kendilerinin sadece 100 yıllık bir devletin mensupları olmadığını, aynı zamanda bu coğrafyada 1000 yıllık bir cihan imparatorluğunun, 1400 yıllık köklü bir medeniyetin de takipçileri olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ayrıca bizler, bir misyonu, gayesi, ideali ve elbette davası olan insanlarız. Başkaları gibi önünü sonunu düşünmeden fevri hareket edemeyiz. Tefekkürü hayatının her alanına uygulayan bir gençlik, Türkiye ile birlikte İslam âleminin hatta tüm insanlığın umududur” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerden kendi şahsi gelecekleri yanında, ülkelerinin istikbaliyle ilgili de hayaller kurmalarını, hedefler belirlemelerini istediğini vurgulayarak, hayatı anlamlandıran, insanı dünyaya bağlayan, kişiye değer katan şeyin üretmek olduğunu ifade etti.

Yaptıklarının üzerine koymanın kendini aşmak olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsan ürettikçe mutlu ve motive olur. İnsan düşünüp, tefekkür edip, çalışıp, çabalayıp ortaya iş koyduğunda mutlu, huzurlu, kendisiyle barışık olur. Her ne yapıyorsanız, hangi okulu okuyor, hangi işte çalışıyorsanız, yaptıklarınızın üzerine koymaya, kendinizi aşmaya özellikle gayret edin. İmkân bulmak, aslında imkânı oluşturmaktır. Unutmayın, imkân size gelmez, siz imkânlara gideceksiniz. Projeleriniz, planlarınız, tezlerinizle beraber, mücadele azminiz de varsa hiçbir güç sizi yolunuzdan geri döndüremez. İlmin ve başarının anahtarı çalışmak, disiplinli çalışmak ve sabretmektir. Azminizi, kararlılığınızı, inancınızı asla ama asla kaybetmeyin. Sizlerden yarını değil, daha ötesini görerek çalışmanızı, kendinizi geliştirmenizi bekliyoruz. Bunları başardığınızda Allah’ın izniyle sizlerin önünde durabilecek hiçbir engel tanımıyoruz” diye konuştu.

TÜRGEV’in dijital kültür alanında gençlere yönelik çalışmalarını da takdirle karşıladığını ayrıca belirtmek istediğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerden beklentimiz, her alanda olduğu gibi dijital kültürde de sadece takipçi değil asıl içerik üreticisi olmanızdır. Medeniyetimizin, tarihimizin, değerlerimizin ışığında içerikler geliştirerek, bunları gençlerimize ve dünyaya açmanız son derece kıymetli çabalardır. Mevcut çalışmalarınıza yeni projeleri, girişimleri ekleyerek dijital dünyayı boş bırakmayacağınıza inanıyorum” ifadelerini kullandı.

Eski başbakanlardan Adnan Menderes’ten bu yana canlarıyla, kanlarıyla, emekleriyle büyüterek bugünlere getirdikleri çok partili demokrasinin 31 Mart Pazar günü yapılan Mahallî İdareler Seçimleri’nden başarıyla çıktığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Seçimlere gölge düşürme, seçmenin iradesini rehin alma girişimleri bir kez daha sandıkta hüsrana uğradı. Bizler kadere ve takdire inanan insanlarız. Sandık sonuçlarının da davamız, hareketimiz, mücadelemiz açısından Allah’ın izniyle hayra tebdil olacağına yürekten inanıyoruz. Bu tarz neticeler insanlık tarihi boyunca kiminin şımarıklığını, kiminin pervasızlığını, kiminin de sabrını, metanetini, dayanışmasını, birlikteliğini ve mücadele azmini artırmıştır” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 31 Mart’ın sadece yeni bir dönüm noktası değil, aynı zamanda daha büyük zaferlerin müjdecisi, muştusu ve habercisi olacağını vurgulayarak, “Yolumuza yenilenmiş, tazelenmiş, çok daha güçlenmiş, üstat Necip Fazıl’ın ifadesiyle ‘pekleşmiş’ bir şekilde devam edeceğiz. Siyasette yarım asra yaklaşan mücadelemizin zafer sancağını burca dikecek ve ardından gönül huzuruyla nöbeti sizlere devredeceğiz. Bakınız, ben bugüne kadar gençlerle yürümüş, gençlerin yoldaşlığından güç ve cesaret almış bir büyüğünüzüm” dedi.

Mensubu ve hizmetkârı olmaktan şeref duydukları millet için nice saldırıları göğüslediklerini, nice badireleri aştıklarını, nice ihanetleri püskürttüklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim karşılaştığımız sıkıntıları gençlerimiz yaşamasın diye emek verdik. Gerektiğinde ölümü göze alarak vesayet odaklarına meydan okuduk. Şahsen bedel ödesek bile ülkemize, insanımıza, özellikle geleceğimiz olan siz gençlerimize bedel ödettirmemeye çalıştık. İmkânlarımızı zorlayarak üzerimize düşeni yapmanın gayretindeyiz. Gençlerimiz olarak sizler de sorumluluklarınızı yerine getireceksiniz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, artık gençlerin zamanının misafiri olduklarını kaydederek, şunları söyledi: “Bizden önceki aksiyon, fikir ve gönül adamlarının namusumuza emanet ettiği, bizim de canımız pahasına sahip çıktığımız davamızı inşallah yakında sizler omuzlayacaksınız. Bu emaneti sizler taşıyacak, sizler yükseltecek ve yücelteceksiniz. Sizlerin şu vakur duruşunu, şu azmini, öz güvenini gördükçe verdiğimiz mücadelenin boşa gitmediğini de görmenin bahtiyarlığını yaşıyorum. Rabbime, şahsıma sizler gibi yol ve mücadele arkadaşları bahşettiği için hamdediyorum. Yüreğimi ısıtan şu gözlerinize baktıkça, Allah’ın izniyle yarınlarımızın bugünümüzden çok daha aydınlık olacağına tüm kalbimle inanıyorum. Her birinizi ayrı ayrı alkışlıyorum.”

TÜRGEV çatısı altında yürütülen hizmetlerde emeği geçen tüm dostlarına teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ramazan ayının sizlerle birlikte başta Gazze’deki mazlumlar olmak üzere tüm Müslümanlar için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Rabbim, bu mübarek günler hürmetine tüm mazlum ve mağdurların yardımcısı olsun” dedi.

İNANOĞLU’NUN AİLESİNE VE SİNEMA CAMİASINA BAŞSAĞLIĞI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yönetmen ve yapımcı Türker İnanoğlu’nun vefatıyla ilgili, “Sizlere veda etmeden önce, dün sevenlerinin son yolculuğuna uğurladığı, Türk sinemasının usta ismi yapımcı ve yönetmen, 2018 yılı Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü sahibi Türker İnanoğlu’nu burada rahmetle anıyorum. Kültür sanat dünyamızın ‘Bay Sineması’nın acılı ailesine, yakınlarına ve sinema camiamıza başsağlığı diliyorum” ifadelerini kullandı.

HABER BURADA

Dünya

Enerjide Dışa Bağımlılığı Bitirdiğimizde Türkiye Daha Güçlü Olacak

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Zonguldak

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Zonguldak’ta -360 kotta maden ocağında işçilerle orucunu açtı. Maden işçilerine seslenen Bakan Bayraktar, “Önümüzde artık 4 yıllık bir süreç var. Gece gündüz demeden çalışma zamanı. Enerjide dışa bağımlılığı bitirdiğimizde Türkiye, çok daha büyük ve her açıdan daha güçlü bir ülke olacak.” dedi.

Bakan Bayraktar, Zonguldak’taki TTK Karadon Müessesesi Gelik İşletme Müdürlüğü’nde maden işçileriyle iftar sofrasında bir araya geldi. -360 kotta madencilerle orucunu açan Bakan Bayraktar, maden işçilerinin Türkiye için çok kıymetli işlere imza attığını vurguladı.

Enerjide Dışa Bağımlılık

Bakan Bayraktar, enerjide dışa bağımlılığımızı sona erdirmenin önemine işaret ederek

“Onun için yerli kaynaklarımız, kendi kaynaklarımız, kömürden yenilenebilir kaynaklara kadar bunları mutlaka ekonomiye katmamız lazım.” dedi.

İş Sağlığı ve Güvenliği

Madenciliğimizi geliştirirken iş sağlığı ve güvenliğinin her şeyden önce geldiğini kaydeden Bayraktar, “Sizlerden bir kez daha rica ediyorum. Yaptığımız iş çok stratejik bir iş, ülkemiz için çok değerli bir iş. Ama bunu yaparken öncelik sizin sağlık ve güvenliğiniz. Bundan hiçbir şekilde taviz vermeden çalışmanızı sizlerden istiyorum. Bu bizim birinci önceliğimizdir.” diye konuştu.

4 Yıllık Süreç Var

Bayraktar, ekonomik sıkıntıların üstesinden gelmenin yolunun ülke kaynaklarını azami şekilde ekonomiye katmak olduğunu vurgulayarak “Biz istiyoruz ki daha çok üretelim, ülkemizin ekonomisine daha çok katkı sağlayalım. Sizlerin şartlarını, istihdam imkanlarını arttıralım. Şimdi önümüzde artık 4 yıllık bir süreç var. Gece gündüz demeden çalışma zamanı, bizler ve sizler için. Ülkemizdeki enerjide dışa bağımlılığı bitirdiğimizde Türkiye çok daha büyük ve her açıdan daha güçlü bir ülke olacak.” dedi.

Anlamlı Hediye

İftarın ardından 6 Şubat depreminde bölgede görev alan ve birçok vatandaşı kurtaran madenciler, sarı bir bareti tek tek imzalayarak Bakan Bayraktar’a hediye etti.

HABER BURADA

DÜNYA

seers cmp badge