Connect with us

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehrimizi her alanda kalkındırmak, geliştirmek için 20 yıldır gece gündüz çalıştık”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sakarya’da toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Bu gazi şehrimizi her alanda kalkındırmak, geliştirmek, büyütmek için 20 yıldır gece gündüz çalıştık, çalışıyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sakarya Demokrasi Meydanı’nda Sakarya Acil Durum Hastanesi, büyükşehir yatırımları ve eğitim yatırımları ile yapımı tamamlanan diğer projelerin toplu açılış törenine katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmada, herkesi muhabbetle selamladığını belirterek yaklaşık 14 aylık bir hasretin ardından tekrar bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

“EZELDEN BERİ SAKARYA BİZİ BİLİR”

“Sakarya bugün bir başka, Sakarya bugün coşkun” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Necip Fazıl Kısakürek’in Sakarya Türküsü şiirinden “Sakarya, saf çocuğu masum Anadolu’nun. Divanesi ikimiz kaldık Allah yolunun” dizelerini okudu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu yolda dün bir ve beraberdik. Bugün yine bir ve beraberiz. Yarın yine bir ve beraber Allah’ın izniyle fetihlere koşacağız. Buna hazır mıyız? Bu yolda koşmaya hazır mıyız? Allah sizlerden razı olsun” diye konuştu.

Kısakürek’in Sakarya Türküsü şiirinden “Yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya. Yüzüstü çok süründün. Ayağa kalk Sakarya” dizelerini de okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ben bugün Sakarya’yı ayağa kalkmış olarak görüyorum. Dün de öyleydi, bugün de öyle. Allah’ın izniyle yarın da öyle olacak” ifadelerini kullandı.

Uzun yolculuklardan geldiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Özbekistan’dan geldim. Özbekistan’dan New York’a geçtik. New York’ta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda hitabımızı dünyaya yaptık. Türkevi’nde, bizim inşa ettiğimiz Türkevi’nde dünya liderleriyle elhamdülillah arka arkaya üç gün birebir görüşmeler yaptık. Kim adına yaptık? Milletimizin adına yaptık. Hamdolsun hepsinden de gerek yaptığımız konuşmayla ilgili gerekse milletimizle ilgili hep teşekkürler aldık. Bu teşekkürleri alırken yanımda da arkamda da sadece siz vardınız. Çünkü bu milletin bir evladı olmak, bu milletin bir ferdi olmaktan daha büyük bir bahtiyarlık olabilir mi? İşte onunla yürüdük. Bu coşkuyla yürüdük ve Rabb’im de önümüzü açtı. Yaptığımız bütün görüşmelerden hamdolsun ülkeme selamlar var. Ülkeme bu noktada gerçekten sevgiler var. Niye? Afrika’da Türkiye var. Asya’da Türkiye var. Myanmar’da Türkiye var. Arakan’da Türkiye var. Nereye gidersen git, Türkiye var.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ezelden beri Sakarya bizi bilir. Biz de Sakarya’yı biliriz” diyerek, sözlerine şöyle devam etti: “Sakarya’yı bilmeyenler Ankara’nın batısında gerçekleşen Sakarya Meydan Savaşı’nın burada yapıldığını sanır. Öyle mi? Bay Kemal, Sakarya’nın nerede olduğunu bilmiyor. Yolları karıştırmış. Belediye başkan adayı olmuştu İstanbul’da. Kağıthane’ye ne diyordu? Kağıttepe diyordu. Düşünebiliyor musunuz? Benim ülkem bunların eline kalırsa hâlimiz nice olur. Onun için çok çalışacağız. Durmak yok, yola devam. Evelallah ben size inanıyorum. Gümbür gümbür geleceğinize inanıyorum. Sakarya’yı bilmeyenler şu meydanın altında zaten var olan otoparkı seçim vaadi olarak söyler. Öyle mi? Ama hamdolsun bizim 40 yıldır tüm ilçeleriyle Sakarya’nın neredeyse her karışında izimiz var.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Mücadele Zaferi’nin 100. yılının sevincini bu sene yaşarken, Cumhuriyet’in kuruluşunun 100. yılı olan 2023’e bir adım daha yaklaştıklarını söyledi.

Geçen yıl Türk’ün Viyana önlerinden başlayan geri çekilişinin son noktası ve yeniden ilerlemeye başlamasının ilk işareti olan Sakarya Meydan Muharebesi’nin 100. yılını geride bıraktıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yıl Ağustos’un 26’sından Eylül’ün 9’una kadar da Yunan’ı ülkeden söküp atarak, Millî Mücadele’yi zaferle neticelendirdikleri bir dizi zaferin 100. yılını coşkuyla kutladıklarını dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu vesileyle Anadolu topraklarını kanlarıyla sulayarak kendilerine vatan olarak bırakan tüm şehitleri ve gazileri rahmetle yâd ettiğini aktardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunlar şehit nedir bilmez. Bunlar şüheda nedir bilmez. ‘Şüheda fışkıracak toprağı sıksan şüheda. Canı cananı bütün varımı alsın da Hüda. Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda’ Bay Kemal, bunları bilmez ama alışacak” dedi.

Adapazarı bölgesinin Millî Mücadele’de işgal kuvvetlerinden yüz bulan Ermeni ve Rum çetelerine karşı destansı bir mücadele verdiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, böylece Adapazarı’nın kendi gücü ve imkânlarıyla Sakarya Meydan Savaşı’ndan aylarca önce düşmanı bu topraklardan söküp attığını kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Halit Molla, İpsiz Recep ve Necati Bey başta olmak üzere Adapazarı savunmasının tüm kahramanlarına Allah’tan rahmet diledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu gazi şehri her alanda kalkındırmak, geliştirmek, büyütmek için 20 yıldır gece gündüz çalıştıklarını belirterek konuşmasını şöyle sürdürdü: “Sakarya’ya kazandırdığımız eser ve hizmetleri en iyi sizler biliyorsunuz. Bugün de sizlerle hasret gidermek için şehrimizi ziyaret ederken elimiz boş gelmedik. Çeşitli bakanlıklarımız, kurumlarımız, belediyelerimiz tarafından şehrimize kazandırılan toplam yatırım bedeli yaklaşık 4 milyar lirayı bulan 203 projenin toplu açılışını sizlerle birlikte gerçekleştireceğiz. Bay Kemal, sen bu tür açılışlardan anlar mısın? Söyleyeyim size anlar. Ne anlar? İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’yla beraber musluk açıp kapamaktan anlar. Başka bir şey yok.”

AÇILIŞI YAPILAN ESER VE HİZMETLER

Eğitimde ana sınıfından ilkokula, ortaokula, liseye, atölyelere, köy yaşam merkezlerine kadar 42 ayrı projenin resmî açılışını bugün buradan yaptıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışını yapacakları projelere ilişkin şu bilgileri verdi: “Sakarya Üniversitemizin ve Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitemizin inşası tamamlanan birimlerinin açılışını da buradan gerçekleştiriyoruz. Çeşitli ilçelerimizdeki spor yatırımlarını resmen hizmete sunuyoruz. Sağlıkta aralarında 100 yataklı acil durum hastanesinin de bulunduğu 250 milyon liralık sağlık yatırımlarını hizmete açıyoruz. Ulaştırmada, görünce hayran olacaksınız, 60 kilometrelik Kaynarca-Karasu yolunun inşası biten 49 kilometrelik kısmını bugün açıyoruz. Kalan kısmı da en kısa sürede tamamlıyoruz. Ben şimdi şöyle karşıma bakıyorum. Muhteşem bir katılım var. Buraya gelene kadar zaten yollar sağ, sol, tıklım tıklım doluydu. Şimdi bu yolun tamamının hizmete girmesiyle bu güzergâhtaki yolculuk 70 dakikadan 40 dakikaya inecek. Böylece yılda vakitten 95 milyon lira, akaryakıttan 29 milyon lira tasarruf edilirken, karbon emisyonu da 6 bin ton azalacak. Bu önemli ulaşım projesinin Sakarya’mıza hayırlı olmasını diliyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, enerjide çok sayıda iletim hattında yapılan yenileme çalışmalarının ve trafo ilavelerinin resmî açılışını da bugün yaptıklarını belirterek, çeşitli ilçelerde, İller Bankası tarafından inşa edilen kanalizasyon, içme suyu, mahalle ve sokak geliştirme çalışmalarının resmî açılışlarını da buradan gerçekleştirdiklerini aktardı.

Arifiye, Pamukova’daki tren yolu hattı üzerinde inşa edilen alt geçidi ve üst geçidi, Acarlar Gölü’ndeki Longoz Ormanı Ekoturizm Projesi’ni, emniyet müdürlüklerinin hizmet binalarını da bugün açtıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm bu kamu yatırımlarının şehre hayırlı olmasını diledi.

Belediyelerin açılışlarından da bahseden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Sakarya Büyükşehir Belediyemiz, ulaşımdan altyapıya 58 kalemde 725 milyon liralık yatırımı şehrimize kazandırdı. Yine Büyükşehir Belediyemiz, şehir genelinde 238 milyon lira maliyetle 401 kilometre asfaltlama ve beton yol çalışması yaptı. Adapazarı, Serdivan, Erenler, Arifiye, Kocaali, Taraklı, Karasu, Pamukova, Söğütlü, Geyve, Akyazı, Kaynarca ve Ferizli Belediyelerimiz de pek çok kıymetli yatırımı buralarda yaşayan vatandaşlarımızın hizmetine sundu. Genel toplamı 1 milyar 100 milyon lirayı bulan belediye yatırımlarımızın da şehrimize hayırlı olmasını diliyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sakarya’ya bu güzel hizmetleri gerçekleştiren bakanlıkları, belediyeleri tebrik ederek, gelecek dönem şehri hem bakanlıklar hem belediyeler vasıtasıyla yeni ve daha büyük hizmetlerle buluşturmayı sürdüreceklerini söyledi.

“SAKARYA’YA SON 20 YILDA TOPLAM 42 MİLYAR LİRA TUTARINDA YATIRIM YAPTIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sakarya’ya kazandırdıkları eser ve hizmetlerin bunlardan ibaret olmadığının altını çizerek şöyle devam etti: “Sakarya’ya son 20 yılda toplam 42 milyar lira tutarında yatırım yaptık. Eğitimde 3 bin 486 adet yeni derslik kazandırdık. Şehrimize ikinci devlet üniversitesi olarak Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesini kurduk. Gençlik ve sporda 14 bin kişi kapasiteli yükseköğrenim yurt binaları açtık. Stadyumumuzla birlikte toplam 71 adet spor tesisi inşa ettik. Sosyal yardımlarda, Sakaryalı ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza toplam yaklaşık 3 milyar lira tutarında kaynak aktardık. Sağlıkta toplamda bin 625 yataklı, 22 hastanenin aralarında olduğu 57 adet sağlık tesisini şehrimize kazandırdık. Hâlen bin yataklı Sakarya Şehir Hastanemizle birlikte yedi sağlık tesisimizin inşası sürüyor. Çevre ve şehircilikte TOKİ vasıtasıyla bugüne kadar 7 bin 362 konutu tamamladık, bin 139 konutun inşası devam ediyor. Depreme hazırlık çalışmaları kapsamında Sakarya’da 900 bin metrekare büyüklüğe sahip yedi farklı alanda kentsel dönüşüm çalışması yürütüyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni başlattıkları 250 bin konut projesi kapsamında Sakarya’ya 2 bin 750 sosyal konut inşa edeceklerini söyledi.

Eski stadın yerini millet bahçesi olarak düzenlerken Serdivan Millet Bahçesi’ni de hizmete açtıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ulaştırmada 133 kilometreden devraldıkları bölünmüş yol uzunluğunu 401 kilometreye ulaştırdıklarını kaydetti.

Kuzey Marmara Otoyolu’nun 67 kilometrelik kısmının Sakarya’da yer aldığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, çevre yolu dahil İznik-Mekece yolunu, Sakarya-Taraklı yolunu ve Geyve-Taraklı turizm bağlantı yolunun kalan kesimlerini yıl sonuna kadar tamamlayacaklarını bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, otoyol bağlantıları başta olmak üzere çok sayıda yol projesini de ilerleyen yıl ve sonraki yıl bitirerek hizmete açacaklarını, daha önce sözünü verdikleri Karapürçek yolunun inşasına da bu yıl başlayacaklarını dile getirdi.

“SAKARYALI ÇİFTÇİLERİMİZE TOPLAM 2 MİLYAR LİRA TUTARINDA TARIMSAL DESTEK SAĞLADIK”

Sakarya’yı hızlı tren ile buluşturmakla kalmadıklarını, hızlı trenin fabrikasını da burada kurduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Karasu Limanı’nı tamamlayıp işletmeye açtık. Tarım ve ormanda şehrimize iki baraj, dört gölet inşa ettik; üç baraj ve iki gölet daha inşa ediyoruz. Bugüne kadar inşa ettiğimiz tesislerle 48 bin dekar araziyi sulamaya açtık. Ballıkaya Barajı’nın inşaat çalışmalarında sona yaklaştık. Fiziki gerçekleşmeleri yüzde 60’ı bulan Geyve Doğantepe ve Merkez Beşevler barajları 17 bin dekar araziyi sulayacak. Kışlaköy ve Turgutlu göletlerinin tamamlanmasıyla da 8 bin dekar arazi daha suya kavuşacak. Sakaryalı çiftçilerimize toplam 2 milyar lira tutarında tarımsal destek sağladık.”

Sanayi ve teknolojide Sakarya’da son 20 yılda bir endüstri bölgesi, beş yeni organize sanayi bölgesi, bir teknopark, 22 araştırma geliştirme merkezi ve dört tasarım merkezi kurduklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen ay 4 milyar 550 milyon lira yatırım bedeli ve 2 bin 500’den fazla istihdam kapasitesi olan tekstilden makineye, gıdadan mobilyaya 44 yeni fabrikanın Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank tarafından hizmete açıldığını anımsattı.

“BİZ ESERLERİMİZLE KONUŞUYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehirdeki aktif sigortalı sayısının 167 binden 326 binin üzerine çıktığını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Biz öyle birileri gibi yarısı yalan, yarısı yanlış, bir kısmı da iftiradan ibaret boş laflarla milletimizin vaktini heba etmiyoruz. Biz yapılmış, bitmiş, milletin hizmetine sunulmuş yatırımları, seçim vaadi olarak söyleyerek kendimizi komik duruma da düşürmüyoruz. Biz eserlerimizle konuşuyoruz. Hizmetlerimizle konuşuyoruz. Projelerimizle konuşuyoruz. Yatırımlarımızla konuşuyoruz. Erenler ne diyor; ‘Kamil odur ki koya dünyada bir eser, eseri olmayanın yerinde yeller eser’ İnşallah 2023’te bir kez daha kimin ülkemizi ve şehirlerimizi eserleriyle şenlendirdiğini, kimin yerinde yeller estiğini göreceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Birileri ülkeyi yönetmeyi partisindeki hizipleri idare etmekle karıştırıyor. Şimdi malum bir altılı masaları var. Bu altılı masadan bir şey çıkar mı? Bunlar her toplantıda, sadece bir sonraki toplantıyı kimin evinde yapacaklar onu konuşuyorlar, başka bir şey yok. Birileri ülkeyi yönetmeyi, kurdukları masaya oturttukları ve etrafında topladıkları güya gizli ortaklarını idare etmekle karıştırıyor. Birileri ülkeyi yönetmeyi, vesayet tetikçiliğiyle darbe destekçiliğiyle kendilerine emanet edilen kurumları batırmakla karıştırıyor. Ya bu Bay Kemal, Sosyal Sigortalar Kurumunu batıran adam değil mi? Orayı batırdı, batırmakla kalmadı ve nice insanlar, evet Savaş Ay’ın programını izlediyseniz, maalesef Sosyal Sigortalar Kurumunda, hastanelerde ölüm döşeklerinde kaldılar. Yine bunlar parti teşkilatlarından devşirdikleri figüranlarla sokak tiyatrosu oynamakla bu işi karıştırıyor. Hâlbuki kazın ayağı öyle değil.”

Türkiye’nin yönetimine talip olmanın “bu ülkenin ve gerisindeki koskoca bir tarih, medeniyet, insanlık mirasının yükünü omuzlamak” demek olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunun için önce Türkiye’yi 81 vilayeti ve 85 milyon vatandaşıyla kucaklaşmak gerekiyor. Biz halkımızı seviyoruz. Biz halkımızla beraberiz. Biz halkımızla beraber yürüdük bu yolda. Öyle diyor şair, ‘Bir zamanlar biz de millet hem nasıl milletmişiz. Gelmişiz dünyaya milliyet nedir öğretmişiz.’ Biz böyle bir milletiz. Öyle sıradan değil. Bunun için önce kalbini ve duasını bize yöneltmiş, yüzlerce milyon mazlumun umudu olmak gerekiyor. Bunun için önce, ülkemizi dünyada şanına ve şerefine yakışır şekilde temsil etmek gerekiyor. Bunun için önce Türkiye’nin çıkarlarını her yerde en üst seviyede korumak, kollamak gerekiyor” değerlendirmesini yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya-Ukrayna Savaşı’na değinerek konuşmasını şöyle sürdürdü: “Rusya-Ukrayna arasında savaş var mı? Var. Peki, tarım tahıl koridorunda 4 milyon tonun üzerinde tahılı Karadeniz’den alıp dünyaya dağıtan ülke hangi ülke? Sadece bu mu? Esirlerin takasını, 200 esirin takasını kim yaptı? Türkiye. Aldık ve takası yapıp ülkelerine gönderilmesi gereken yerlere elhamdülillah biz gönderdik. Ve şu anda Rusya, Ukrayna, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri, dünya, evelallah kimleri konuşuyor? Bizleri konuşuyor, Türkiye’yi konuşuyor. Küresel krizlere rağmen bu olayı çözmenin gayreti içinde olduk ve bu işi de Rabb’imin lütfuyla başardık.”

“MİLLETİMİZİN DERDİYLE DERTLENİYORUZ”

Ülkenin ve milletin her meselesiyle dertlenmek gerektiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Dertli olmak gerekir dertli. Dertli olmayandan bir şey olmaz. Biz dertliyiz. Bizim derdimizde millet var. Biz milletimizin derdiyle dertleniyoruz. Yetmez, bir de üstüne bunları çözmek için gereken mücadele azmine, enerjisine, birikimine, dirayetine sahip olacaksınız. Bu da yetmez. Ayrıca ülkenin ve milletin her meselesini çözecek programa, plana, projeye, beceriye, sabra sahip çıkacaksınız. Buradan 85 milyon vatandaşımın her birine sesleniyorum. Elinizi vicdanınıza koyun. Ekranları başında bizi izleyenlere sesleniyorum. Bu sorunun değerlendirmesini öyle yapın. Türkiye’ye son 20 yılda bunca eseri ve hizmeti bunlar kazandırabilir miydi? Ülkenin bugün yaşadığı sorunları ve sıkıntıları bunlar çözebilir miydi? Gençlerimizin beklentilerine bunlar cevap verebilir miydi?”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yıl eğitim öğretim yılı açılış törenini İstanbul Sancaktepe’de Millî Eğitim Bakanı Mahmut Özer ve milletvekillerinin de katılımıyla yaptığını hatırlatarak, “Rabb’ime hamdediyorum. Sıraların üzerinde kitaplar, yardımcı ders kitapları… Bunlar ücretsiz olarak yavrularımıza takdim edildi. Nereden nereye. Sınıfta kaç öğrenci var biliyor musunuz? 20 öğrenci. Ama biz okurken o sınıflarda 70-80 öğrenci vardı. Nerelerden nerelere geldik. Küresel krizlerin üst üste geldiği fırtınalı süreçten Türkiye’yi bunlar sağ salim çıkarabilir miydi?” diye konuştu.

Yola çıkarken “Türkiye’yi dört temel üzerinde yükselteceklerini” söylediklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Eğitim, sağlık, adalet, emniyet ve daha sonra ne dedik? Bunlara ilave ulaşım, tarım, demokrasi. Yetmez. Ne dedik? Dış politika. İşte bu dış politikanın da en son tırmandığı nokta neresi? İşte gördünüz. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda dünyaya hitap ettik mi? Hitap ettik. Birleşmiş Milletler binasının karşısına Türkevi’ni diktik mi? Allah’a hamdolsun. Artık Birleşmiş Milletler binasının hemen karşısında bizim binamız var. Bütün artık çalışmalarımızı oradan yürütüyoruz. Dikkat ederseniz bunların ülkenin ve milletin herhangi bir sıkıntısının çözümüne dair hiçbir projesini, vaadini duyamazsınız. Teklifini duyamazsınız. Çünkü hem öyle bir dertleri yok hem öyle bir kapasiteleri yok hem öyle bir hazırlıkları yok. Bütün umutlarını küresel krizin ekonomimizdeki etkilerine ve uzunca bir süredir fütursuzca yürüttükleri iftira kampanyalarına bağlamış durumdalar. Ülkemizin ve milletimizin sıkıntılarından medet umacak kadar muvazeneyi yitirmiş vaziyetteler.”

“El atına binen tez iner” atasözünü de hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Kendi emeği, kendi gayreti, kendi alın teri olmayan işlere bel bağlayarak iktidar rüyası görenleri, sandıkta sizlerin bir kez daha uyandıracağına inanıyorum. Bu altılı masayı gerektiği şekilde millet olarak devirmeye hazır mısınız? Bunu zaten Sakarya söylüyor. Şu anda bu meydan söylüyor. 2023’e giden yolda öyle eskisi gibi siyasi ve toplum mühendisliği ürünü oyunlarla istikameti belirlenecek bir ülke olmadığını bunlara hep birlikte göstereceğiz. Ülkemizin son sekiz, dokuz yıldır yaşadığı kesintisiz saldırıların sebebi sadece AK Parti’yi, sadece Cumhur İttifakını, sadece Tayyip Erdoğan’ı iktidardan indirmek değildir. Asıl amaç, Türkiye’yi yeniden siyasetiyle, ekonomisiyle, dış politikasıyla, her şeyiyle, güvenliğiyle malum yerlere, malum güç odaklarına tekrar bağımlı hâle getirmektir. Bunların rahatsızlığı bizden değil, Türkiye’nin özgürce kendi politikasını belirliyor, onurluca duruş sergiliyor, üretiyor, büyüyor, gelişiyor olmasındandır. Öyle ki Gezi Olayları’ndan FETÖ’nün ilk büyük hamlesi olan 17-25 Aralık emniyet, yargı, darbe girişimine, PKK’nın çukur eylemlerinden DEAŞ saldırılarıyla sınırlarımızın tacizine, özellikle istikbalimizi hedef alan 15 Temmuz darbe teşebbüsünden ekonomimizi mahvetme tehditlerine kadar son dönemde önümüze konan faturanın gerisinde işte bu gaye vardır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sakarya’ya gelirken helikopterden köprüleri gördüğünü belirterek şu değerlendirmelerde bulundu: “Allah’a hamdolsun Osman Gazi Köprüsü’nden, bunun yanında Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nden, öbür taraftan elhamdülillah İGA’dan uçan yolcu sayısı, Sabiha Gökçen’den uçan yolcu sayısı… Bakıyorsunuz İGA’dan uçan yolcu sayısı 235 bin, öbür tarafta bakıyorsunuz Sabiha Gökçen’den 100 bin. Dünyada havalimanları kapalı, uçuşları doğru dürüst yapamıyorlar ama Türkiye’de şu anda köprülerimiz bangır bangır evelallah, araçlar gidiyor geliyor. Hani ya her taraf ekonomide çökmüştü, batmıştı. Ben şimdi helikopterden o yolları gördüm, araçlar, otomobiller, otobüsler, kamyonlar, tırlar, evelallah tıklım tıklım yollar dolu. Bu bir şeyi gösteriyor, neyi gösteriyor? Ekonomik canlılığı gösteriyor ama gözü olan görür, dili olan hakkı konuşur, kulağı olan da duyar. Bunlarda hiçbiri yok.”

“ÜLKEMİZE KAZANDIRACAK DAHA ÇOK ESERİMİZ VAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Tüm dünyayı etkileyen koronavirüs salgını Rusya-Ukrayna savaşı herkes gibi bizim ekonomimizde de tabii ki dalgalanmalara yol açtı ama biz Turkovac’ı çıkardık, kendi aşımızı çıkardık. Sadece kendimiz kullanmadık, fakir fukara, garip gureba ülkelere de bu aşıdan gönderdik. Gelişmiş ülkeler dahi bu tablo karşısında gerçekten şaşkına döndüler. Ne yapacağını bilemez hâlde sağa sola savrulurken biz güçlü altyapımız ve ön alıcı politikalarımızla kendimizi krizlerden olumlu yönden ayrıştırmayı başardık. Daha düne kadar birileri bizi ‘Bu kadar yolu, köprüyü, tüneli, havalimanını, hastaneyi, okulu, savunma sanayi projesini, altyapı yatırımını ne yapacaksınız?’ diye kendi aklınca itham ediyordu. Şimdi aynı kesimler ülkemizin bu sayede hem krizlerin üstesinden başarıyla geldiğini hem de sürekli hedef büyüterek yoluna devam ettiğini görünce ‘Niye daha fazla yapmadınız?’ bunu sormaya başladılar.”

“Yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla. İşte bu beş başlıkla biz yolumuza devam ediyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İktidar heveslerini, programları, eserleri, vizyonlarıyla milletin gönlüne girerek gerçekleştirmeye çalışmak yerine ülkenin felaketinde arayanlardan kimseye hayır gelmez. Varsın onlar karınlarında 40 tilkiyi kuyruklarını birbirine değdirmeden dolaştırmaya çalışmakla vakit kaybetsin. Biz işimize bakacağız. Ülkemize kazandıracak daha çok eserimiz var, yapacak daha çok işimiz var. Şimdi burada Sakarya Demokrasi Meydanı’ndan öyle bir ses verin ki karınlarındaki tilkilerle, kafalarındaki sinsi hesaplarla beraber duymayan kalmasın” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, törene katılan vatandaşlara şöyle seslendi: “Sakarya 2023’te tercihini büyük ve güçlü Türkiye’den yana yapmaya hazır mısın? Maşallah. Sakarya, evlatlarımıza bırakacağımız en önemli miras olan 2053 vizyonuna sahip çıkacak mısın? Sakarya, ülkemize diz çöktürmenin, milletimize boyun eğdirmenin peşinde olanların heveslerini bir kez daha kursaklarında bırakmaya var mısın? Sakarya, bu kutlu mücadelede yanımızda mısın? Şimdi, gür seda ile tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız. Maşallah Sakarya 2023 için kararını şimdiden vermiş. Sakarya bizimle birlikte oldukça Allah’ın izniyle üstesinden gelemeyeceğimiz mesele yoktur. Açılışını yaptığımız eser ve hizmetlerin şehrimize hayırlı olmasını diliyor, bunların hayata geçirilmesinde emeği geçenleri tekrar tebrik ediyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından canlı bağlantıyla Kaynarca-Karasu-Kocaali yolu için yapılan açılış törenine bağlandı. Törende, daha sonra Sakarya Acil Durum Hastanesi, büyükşehir yatırımları ve eğitim yatırımları ile yapımı tamamlanan diğer projelerin toplu açılış töreni gerçekleştirildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplu açılış töreninin ardından, Sakarya Valiliği ve Sakarya Büyükşehir Belediyesini ziyaret etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra Sakarya Serdivan Kapalı Spor Salonu’nda düzenlenen, ”İlk Oyum Erdoğan’a İlk Oyum AK Parti’ye” Gençlik Buluşması’na katılarak bir konuşma yaptı.

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ramazan Bayramı dolayısıyla mesaj yayımladı

“Türkiye’nin ortak vatanımız, demokrasimizin ortak değerimiz olduğunun bilinciyle hep birlikte çok çalışacağız”

“Türkiye’nin ortak vatanımız, demokrasimizin ortak değerimiz olduğunun bilinciyle hep birlikte çok çalışacağız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ramazan Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, “Türkiye’nin ortak vatanımız, demokrasimizin ortak değerimiz olduğunun bilinciyle, inşallah, hep birlikte çok çalışacağız, üreteceğiz, emek vereceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ramazan Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, tüm vatandaşların Ramazan Bayramı’nı tebrik etti.

“Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu da ebedî azaptan kurtuluş olan bir ramazan ayını daha geride bırakarak hep birlikte bayrama vasıl olduk” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bayramın ülkemiz, milletimiz, İslam dünyası ve tüm insanlık için barışa, huzura ve esenliğe vesile olmasını diliyorum. Bizleri sevdiklerimizle beraber, sağlık ve afiyet içerisinde bir bayrama daha kavuşturduğu için Rabbime hamdediyorum. 11 ayın sultanı olan Ramazan-ı Şerif’i Gazze’nin yanı sıra gönül coğrafyamızın farklı köşelerinde yaşanan acılar ve zulümler sebebiyle buruk karşıladık, buruk geçirdik.”

“BU ZOR GÜNLERİNDE FİLİSTİN HALKININ YANINDA OLDUĞUMUZU GÖSTERDİK”

“Gazze, 7 Ekim’den beri sadece bizim değil, tüm insanlığın kalbinde, tüm insanlığın vicdanında kanayan bir yara oldu” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, savaşta bile dokunulmaması gereken hastanelerin, okulların, kiliselerin, camilerin bilerek bombalandığı bir vahşet sahnesiyle karşı karşıya kalındığını dile getirdi.

İsrail’in saldırıları sonucu 33 bin Filistinli şehit düşerken, 75 binden fazla Filistinlinin de yaralandığını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hayatını kaybeden tüm kardeşlerimize Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar niyaz ediyoruz. Türkiye olarak bugüne kadar bölgeye sevk ettiğimiz toplam 45 bin tonu aşan yardım malzemesiyle, bu zor günlerinde Filistin halkının yanında olduğumuzu gösterdik. İnşallah bundan sonra da Gazze’de akan kan duruncaya ve Filistinli kardeşlerimiz, 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan özgür Filistin devletine kavuşuncaya kadar desteğimizi sürdüreceğiz” dedi.

“ASRIN FELAKETİNİN YARALARINI ASRIN BİRLİKTELİĞİNİ SERGİLEYEREK HIZLA SARIYORUZ”

Dış siyasette bu adımları atarken, gündemin ilk sırasında yer alan deprem bölgesini asla ihmal etmediklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu açıklamalarda bulundu: “Asrın felaketinin yaralarını asrın birlikteliğini sergileyerek hızla sarıyoruz. Şimdiye kadar 80 bine yakın afet konutunu ve köy evini tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik. Her ay 15-20 bin konut inşa etmek suretiyle yıl sonunda bu sayıyı 200 bine ulaştırmayı hedefliyoruz. Bu süreçte ayrıca riskli yapı stoku yüksek şehirlerimizin depreme karşı daha dayanıklı hâle getirilmesi için de çalışıyoruz.”

PKK’dan FETÖ ve DEAŞ’a vatanın birliğine, insanların huzuruna kasteden terör örgütlerine nefes aldırmadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Terör bataklığını kaynağında kurutma stratejimizi kararlılıkla uyguluyoruz” diye ekledi.

“TÜRKİYE YÜZYILI VİZYONUMUZU HAYATA GEÇİRİNCEYE KADAR BİZE DURMAK YOK”

Ekonomi cephesinde hayat pahalılığı ve enflasyonla mücadelenin en hassas oldukları konu olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Tüm dünyayla birlikte millet olarak bizim de canımızı yakan bu meseleyi, Allah’ın izniyle, çözmekte kararlıyız. Uyguladığımız ekonomi programının olumlu etkilerini yılın ikinci yarısından itibaren daha net bir şekilde görebileceğiz. 31 Mart seçimlerinin suhuletle tamamlanmasıyla ortaya çıkan 4 yıllık seçimsiz dönemi, bu hedeflerimizi gerçekleştirmek için kullanacağız.”

“Türkiye’nin ortak vatanımız, demokrasimizin ortak değerimiz olduğunun bilinciyle, inşallah, hep birlikte çok çalışacağız, üreteceğiz, emek vereceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye Yüzyılı vizyonumuzu hayata geçirinceye kadar bize durmak, dinlenmek, soluklanmak yok” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, mesajını şu sözlerle tamamladı: “Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu vesileyle bir kez daha 31 Mart seçimlerinde sandığa giderek iradesine sahip çıkan tüm vatandaşlarıma teşekkür ediyorum. Rekabet seviyesi çok yüksek bir seçimden yeni çıkmış aziz milletimizden, bayramın manevi iklimini kırgınlıkları gidermek için fırsata çevirmelerini özellikle istirham ediyorum. Bayram ziyareti veya tatil amacıyla yollara çıkan tüm vatandaşlarımdan, trafik kurallarına riayet etmelerini bekliyorum. Rabbimden Ramazan Bayramı’nın gönüllerimize huzur, ülkemize esenlik, dünyamıza ve mazlum coğrafyalara barış getirmesini diliyor, sizleri bir kez daha muhabbetle selamlıyorum. Bayramınız mübarek olsun.”

HABER BURADA

Dünya

“Kimsenin bizim öz güvenimizi örselemesine, hayallerimizle aramıza set çekmesine müsaade etmeyeceğiz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TÜRGEV İftar Programı’nda yaptığı konuşmada, “İşimizi, görevimizi, sorumluluğumuzu ülkemize, milletimize ve umudunu bizlere bağlamış ailelerimize karşı vazifelerimizi en güzel şekilde yerine getirmeye çalışacağız. Kimsenin bizim öz güvenimizi örselemesine, hayallerimizle aramıza set çekmesine müsaade etmeyeceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İbn Haldun Üniversitesi’nde düzenlenen Geleneksel Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı (TÜRGEV) İftar Programı’na katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının başında, vakfa ve yöneticilerine, Ramazanda kendisini gençlerle buluşturdukları için teşekkür etti.

Katılımcıların Ramazan-ı Şerifini ve Kadir Gecesi’ni tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Artık 11 ayın sultanı olan mübarek Ramazanı uğurlamaya hazırlanıyoruz. Bir tarafta rahmet, şefkat ve bereket ayına veda etmenin hüznünü, diğer tarafta ise bayrama kavuşacak olmanın sevincini yaşıyoruz. Rabbimden bizleri daha nice ramazanlara, nice Kadir Gecelerine, nice bayramlara hayırla, sağlıkla, huzurla, esenlikle eriştirmesini diliyorum” ifadesini kullandı.

“TÜRGEV BAŞARILI ÇALIŞMALARIYLA KENDİNDEN SÖZ ETTİRİYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İSEGEV (İstanbul Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı) olarak 1996’da kurulan TÜRGEV’in 28 yıldır ülkeye, millete ve gençlere sahip çıktığını belirterek, “Her yıl binlerce evladımızın eğitimine katkı veren, onlara sıcak bir yuva imkânı sunan TÜRGEV, başarılı çalışmalarıyla kendinden söz ettiriyor. Toplam sayısı 40 bin 500’e ulaşan mezunlarımız, bugün hem ülkemizde hem de dünyanın dört bir yanında insanlığa hizmet ediyor. Bu müstesna çatının kurucuları arasında bulunmaktan daima bahtiyarlık duyduğumu ifade etmek isterim. Ülkesine ve milletine sayısız eserler kazandırmış bir siyasetçi olarak TÜRGEV, gönlümüzde her zaman farklı bir yere sahip oldu. İnşallah bundan sonra da sizlere destek vermekten geri durmayacağız. ‘Sizin en hayırlınız insanlara faydalı olanınızdır’ emrine ram olarak bir gönüle daha girmek, bir gencimize daha ulaşmak, bir evladımızın daha elinden tutmak için canla başla çalışan vakfımızı tebrik ediyorum” diye konuştu.

Vakfın faaliyetlerinde emeği geçenlere, maddi manevi katkısı bulunanlara teşekkür eden, hayatını kaybedenleri rahmetle yâd eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “TÜRGEV’in en önemli temsilcilerinden olduğu gönüllü kuruluşlarımız ülkeye ve millete hizmet mücadelemizin öncüleridir. İstikbalimizin teminatı olan gençlerimizin vatana, millete, ailelerine hayırlı birer evlat olarak yetişmelerinde sizlerin yeri doldurulamaz. Bizim her fırsatta dile getirdiğimiz TEKNOFEST gençliği inşallah sizlerin arasından çıkacak, Türkiye Yüzyılı sizlerin omuzlarında yükselecektir. Ben burada yeni Türkiye’nin, büyük ve güçlü Türkiye’nin, engelleri aşarak hedeflerine yürüyen kararlı Türkiye’nin mimarlarını görüyorum. Burada sizlerin arasında yarının başarılı bilim kadınlarını, siyasetçilerini, eğitimcilerini, mühendislerini, iş insanlarını, doktorlarını, milletimize hayırlı kuşaklar yetiştiren örnek annelerini görüyorum. Rabbim her birinizin yolunu ve bahtını açık etsin.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, meyve veren ağacın taşlandığını, TÜRGEV gibi vakıfların da hem hizmetleriyle hem varlıklarıyla hem de yerli, millî duruşlarıyla Türkiye’deki belli çevreleri her zaman rahatsız ettiğini belirtti.

“Kim var?” diye seslenilince, sağına soluna bakmadan fert fert “Ben varım.” diyen özgür zihinler yetiştiren TÜRGEV’in, bu kesimler tarafından özellikle hedef tahtasına konulduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İftira ve yalan furyasının hedefi oldunuz. Haysiyet cellatları tarafından yıpratılmak istendiniz. Sizleri yıldırmayı amaçlayan daha nice saldırıya maruz kaldınız. Birileri ellerine geçirdikleri her fırsatı, iyi ve faydalı işleri desteklemek için değil, TÜRGEV gibi gençliğe hizmet çatılarını yıkmak için kullandı. Ne siz ne de biz bunların hiçbirine aldırmadık. Hukuktan, meşruiyetten, Hakk’a ve halka hizmet yolundan ayrılmadık. Yüksek bir ruh haliyle mücadelemizi kararlılıkla devam ettirdik. Bugün de aynı vakarla hareket ediyoruz. ‘Sen doğru olursan, sen dürüst olursan, sen samimi olursan eğri er ya da geç mutlaka belasını bulur’ diyoruz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ağızlarını her açtıklarında hak, hukuk, adalet kavramları üzerinde gönüllü kuruluşlara dil uzatanların ikiyüzlülüklerini çok iyi bildiklerini vurgulayarak, şunları söyledi: “Sürekli ahlak tüccarlığı yapan, sürekli işçinin, emekçinin hakkından bahseden bu çevreler, önceki gün Beşiktaş’taki yangında hayatını kaybeden 29 emekçi kardeşimizle ilgili çıkıp tek cümle kurmadılar. Ekranları başında izleyenlere ve buradaki kardeşlerime sesleniyorum. Bu binaya inşaat ruhsatını veren, imar ruhsatını veren ve binanın en alt bodrum katlarını gazino hâline getirmeye müsaade edenler kim? Şimdi tabii ki biz de savcılarımızla bunu takip ediyoruz, bunu kovalıyoruz, kovalamaya devam edeceğiz. Kimler bunlar? 29 tane orada vatandaşımızın ölümüne göz yumanlar kimler? Biz de kovalayacağız. Zerre kadar vicdanı olan herkesin tepkisini çekmesi gereken skandallar zinciri karşısında başlarını kuma gömmeyi tercih ettiler ama birileri hemen anında koşup gittiler. Niye? Çünkü kendi günahlarını nasıl örteriz, bunun peşinde koştular. Bölücü terör örgütünün sokakları yakıp yıkan vandallarıyla sergiledikleri dayanışmayı, rızkının peşindeki insanların ailelerine çok gördüler. Daha önce aynı vicdansızlığı, evlatlarını bölücü alçakların pençesinden kurtarmak için çırpınan cesur Diyarbakır annelerine de bunlar göstermişlerdi. Yasak savma kabilinden yaptıkları bir şov dışında sırf ittifak ortaklarını kızdırmamak için yüreği kan ağlayan bu anneleri yalnız bırakmışlardı.”

“BİZİ KENDİ KALIPLARINA HAPSETMELERİNE İZİN VERMEYECEĞİZ”

Kendilerinin yaklaşık yarım asırdır, vakfın ise 28 yıldır çetin bir mücadele verdiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu zorlu süreçte gençlere hizmet etmekten, onları en iyi, en donanımlı şekilde hayata hazırlamaktan başka gayeleri olmadıklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerin başarısını gördükçe hep daha fazla çalıştıklarını, daha fazla koştuklarını aktararak, “Ne yaptıysak milletimiz için, siz gençlerimiz için yaptık. Allah’a hamdolsun bugün milletimizin ve sizlerin huzuruna alnı ak, başı dik, gönlü mutmain olarak çıkmanın gururunu yaşıyoruz. Ülkemizi bugün geldiği noktadan çok daha ileriye götürebilmek için sizin enerjinize, sizin yeteneklerinize, sizin heyecanınıza ihtiyacımız var. Bu ülkeyi yüceltecek, bu çağa mührünü vuracak olan sizlersiniz. Bunun için kendimizi başkalarına göre tanımlamayacak, başkalarının bizi kendi kalıplarına hapsetmelerine izin vermeyeceğiz. İşimizi, görevimizi, sorumluluğumuzu ülkemize, milletimize ve umudunu bizlere bağlamış ailelerimize karşı vazifelerimizi en güzel şekilde yerine getirmeye çalışacağız. Kimsenin bizim öz güvenimizi örselemesine, hayallerimizle aramıza set çekmesine müsaade etmeyeceğiz” diye konuştu.

Kendilerinin sadece 100 yıllık bir devletin mensupları olmadığını, aynı zamanda bu coğrafyada 1000 yıllık bir cihan imparatorluğunun, 1400 yıllık köklü bir medeniyetin de takipçileri olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ayrıca bizler, bir misyonu, gayesi, ideali ve elbette davası olan insanlarız. Başkaları gibi önünü sonunu düşünmeden fevri hareket edemeyiz. Tefekkürü hayatının her alanına uygulayan bir gençlik, Türkiye ile birlikte İslam âleminin hatta tüm insanlığın umududur” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerden kendi şahsi gelecekleri yanında, ülkelerinin istikbaliyle ilgili de hayaller kurmalarını, hedefler belirlemelerini istediğini vurgulayarak, hayatı anlamlandıran, insanı dünyaya bağlayan, kişiye değer katan şeyin üretmek olduğunu ifade etti.

Yaptıklarının üzerine koymanın kendini aşmak olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsan ürettikçe mutlu ve motive olur. İnsan düşünüp, tefekkür edip, çalışıp, çabalayıp ortaya iş koyduğunda mutlu, huzurlu, kendisiyle barışık olur. Her ne yapıyorsanız, hangi okulu okuyor, hangi işte çalışıyorsanız, yaptıklarınızın üzerine koymaya, kendinizi aşmaya özellikle gayret edin. İmkân bulmak, aslında imkânı oluşturmaktır. Unutmayın, imkân size gelmez, siz imkânlara gideceksiniz. Projeleriniz, planlarınız, tezlerinizle beraber, mücadele azminiz de varsa hiçbir güç sizi yolunuzdan geri döndüremez. İlmin ve başarının anahtarı çalışmak, disiplinli çalışmak ve sabretmektir. Azminizi, kararlılığınızı, inancınızı asla ama asla kaybetmeyin. Sizlerden yarını değil, daha ötesini görerek çalışmanızı, kendinizi geliştirmenizi bekliyoruz. Bunları başardığınızda Allah’ın izniyle sizlerin önünde durabilecek hiçbir engel tanımıyoruz” diye konuştu.

TÜRGEV’in dijital kültür alanında gençlere yönelik çalışmalarını da takdirle karşıladığını ayrıca belirtmek istediğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerden beklentimiz, her alanda olduğu gibi dijital kültürde de sadece takipçi değil asıl içerik üreticisi olmanızdır. Medeniyetimizin, tarihimizin, değerlerimizin ışığında içerikler geliştirerek, bunları gençlerimize ve dünyaya açmanız son derece kıymetli çabalardır. Mevcut çalışmalarınıza yeni projeleri, girişimleri ekleyerek dijital dünyayı boş bırakmayacağınıza inanıyorum” ifadelerini kullandı.

Eski başbakanlardan Adnan Menderes’ten bu yana canlarıyla, kanlarıyla, emekleriyle büyüterek bugünlere getirdikleri çok partili demokrasinin 31 Mart Pazar günü yapılan Mahallî İdareler Seçimleri’nden başarıyla çıktığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Seçimlere gölge düşürme, seçmenin iradesini rehin alma girişimleri bir kez daha sandıkta hüsrana uğradı. Bizler kadere ve takdire inanan insanlarız. Sandık sonuçlarının da davamız, hareketimiz, mücadelemiz açısından Allah’ın izniyle hayra tebdil olacağına yürekten inanıyoruz. Bu tarz neticeler insanlık tarihi boyunca kiminin şımarıklığını, kiminin pervasızlığını, kiminin de sabrını, metanetini, dayanışmasını, birlikteliğini ve mücadele azmini artırmıştır” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 31 Mart’ın sadece yeni bir dönüm noktası değil, aynı zamanda daha büyük zaferlerin müjdecisi, muştusu ve habercisi olacağını vurgulayarak, “Yolumuza yenilenmiş, tazelenmiş, çok daha güçlenmiş, üstat Necip Fazıl’ın ifadesiyle ‘pekleşmiş’ bir şekilde devam edeceğiz. Siyasette yarım asra yaklaşan mücadelemizin zafer sancağını burca dikecek ve ardından gönül huzuruyla nöbeti sizlere devredeceğiz. Bakınız, ben bugüne kadar gençlerle yürümüş, gençlerin yoldaşlığından güç ve cesaret almış bir büyüğünüzüm” dedi.

Mensubu ve hizmetkârı olmaktan şeref duydukları millet için nice saldırıları göğüslediklerini, nice badireleri aştıklarını, nice ihanetleri püskürttüklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim karşılaştığımız sıkıntıları gençlerimiz yaşamasın diye emek verdik. Gerektiğinde ölümü göze alarak vesayet odaklarına meydan okuduk. Şahsen bedel ödesek bile ülkemize, insanımıza, özellikle geleceğimiz olan siz gençlerimize bedel ödettirmemeye çalıştık. İmkânlarımızı zorlayarak üzerimize düşeni yapmanın gayretindeyiz. Gençlerimiz olarak sizler de sorumluluklarınızı yerine getireceksiniz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, artık gençlerin zamanının misafiri olduklarını kaydederek, şunları söyledi: “Bizden önceki aksiyon, fikir ve gönül adamlarının namusumuza emanet ettiği, bizim de canımız pahasına sahip çıktığımız davamızı inşallah yakında sizler omuzlayacaksınız. Bu emaneti sizler taşıyacak, sizler yükseltecek ve yücelteceksiniz. Sizlerin şu vakur duruşunu, şu azmini, öz güvenini gördükçe verdiğimiz mücadelenin boşa gitmediğini de görmenin bahtiyarlığını yaşıyorum. Rabbime, şahsıma sizler gibi yol ve mücadele arkadaşları bahşettiği için hamdediyorum. Yüreğimi ısıtan şu gözlerinize baktıkça, Allah’ın izniyle yarınlarımızın bugünümüzden çok daha aydınlık olacağına tüm kalbimle inanıyorum. Her birinizi ayrı ayrı alkışlıyorum.”

TÜRGEV çatısı altında yürütülen hizmetlerde emeği geçen tüm dostlarına teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ramazan ayının sizlerle birlikte başta Gazze’deki mazlumlar olmak üzere tüm Müslümanlar için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Rabbim, bu mübarek günler hürmetine tüm mazlum ve mağdurların yardımcısı olsun” dedi.

İNANOĞLU’NUN AİLESİNE VE SİNEMA CAMİASINA BAŞSAĞLIĞI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yönetmen ve yapımcı Türker İnanoğlu’nun vefatıyla ilgili, “Sizlere veda etmeden önce, dün sevenlerinin son yolculuğuna uğurladığı, Türk sinemasının usta ismi yapımcı ve yönetmen, 2018 yılı Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü sahibi Türker İnanoğlu’nu burada rahmetle anıyorum. Kültür sanat dünyamızın ‘Bay Sineması’nın acılı ailesine, yakınlarına ve sinema camiamıza başsağlığı diliyorum” ifadelerini kullandı.

HABER BURADA

Dünya

Enerjide Dışa Bağımlılığı Bitirdiğimizde Türkiye Daha Güçlü Olacak

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Zonguldak

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Zonguldak’ta -360 kotta maden ocağında işçilerle orucunu açtı. Maden işçilerine seslenen Bakan Bayraktar, “Önümüzde artık 4 yıllık bir süreç var. Gece gündüz demeden çalışma zamanı. Enerjide dışa bağımlılığı bitirdiğimizde Türkiye, çok daha büyük ve her açıdan daha güçlü bir ülke olacak.” dedi.

Bakan Bayraktar, Zonguldak’taki TTK Karadon Müessesesi Gelik İşletme Müdürlüğü’nde maden işçileriyle iftar sofrasında bir araya geldi. -360 kotta madencilerle orucunu açan Bakan Bayraktar, maden işçilerinin Türkiye için çok kıymetli işlere imza attığını vurguladı.

Enerjide Dışa Bağımlılık

Bakan Bayraktar, enerjide dışa bağımlılığımızı sona erdirmenin önemine işaret ederek

“Onun için yerli kaynaklarımız, kendi kaynaklarımız, kömürden yenilenebilir kaynaklara kadar bunları mutlaka ekonomiye katmamız lazım.” dedi.

İş Sağlığı ve Güvenliği

Madenciliğimizi geliştirirken iş sağlığı ve güvenliğinin her şeyden önce geldiğini kaydeden Bayraktar, “Sizlerden bir kez daha rica ediyorum. Yaptığımız iş çok stratejik bir iş, ülkemiz için çok değerli bir iş. Ama bunu yaparken öncelik sizin sağlık ve güvenliğiniz. Bundan hiçbir şekilde taviz vermeden çalışmanızı sizlerden istiyorum. Bu bizim birinci önceliğimizdir.” diye konuştu.

4 Yıllık Süreç Var

Bayraktar, ekonomik sıkıntıların üstesinden gelmenin yolunun ülke kaynaklarını azami şekilde ekonomiye katmak olduğunu vurgulayarak “Biz istiyoruz ki daha çok üretelim, ülkemizin ekonomisine daha çok katkı sağlayalım. Sizlerin şartlarını, istihdam imkanlarını arttıralım. Şimdi önümüzde artık 4 yıllık bir süreç var. Gece gündüz demeden çalışma zamanı, bizler ve sizler için. Ülkemizdeki enerjide dışa bağımlılığı bitirdiğimizde Türkiye çok daha büyük ve her açıdan daha güçlü bir ülke olacak.” dedi.

Anlamlı Hediye

İftarın ardından 6 Şubat depreminde bölgede görev alan ve birçok vatandaşı kurtaran madenciler, sarı bir bareti tek tek imzalayarak Bakan Bayraktar’a hediye etti.

HABER BURADA

DÜNYA

seers cmp badge