Connect with us

Dünya

Vadi’de Oyun Kampı Başladı

Dijital içerik dünyasını oluşturan oyun tasarımcıları, yazılımcılar, dijital sinema ve animasyon film üreticileri ve senaristler, Türkiye’nin teknoloji ve inovasyon üssü Bilişim Vadisi’nde kamp kurdu. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, vadide bulunan Dijital Animasyon ve Oyun Kümelenme Merkezi (DIGIAGE) Oyun Geliştirme Yaz Kampı’nda 51 ülkeden 600 gençle buluştu.

Türkiye’nin teknoloji tabanlı işlerde müthiş bir ivme yakaladığını ifade eden Bakan Varank, “Bu alana gençlerin de ilgi duyması ile beraber yakaladığımız ivme, Türkiye’yi farklı bir boyuta taşıyacak.” dedi. Bakan Varank, dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olmak için katma değerli üretimin şart olduğunu vurgulayarak “İşte oyun geliştirme, yazılım gibi alanlar bu katma değerin en yüksek olduğu alanlar. İnşallah seneye 600 değil 6 bin gencimizi burada ağırlamak isteriz.” diye konuştu.

AMAÇ EKOSİSTEMİ GELİŞTİRMEK

Türk oyun ekosistemini geliştirmek amacıyla kurulan DIGIAGE, düzenlediği kamplarla sektöre insan kaynağı kazandırmayı, kamu ile sektör arasında köprü olmayı ve oyun stüdyolarının gelişimine katkı sunmayı hedefliyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın himayesinde 1 Eylül’de Bilişim Vadisi’nde başlayan DIGIAGE yaz kampı, 11 Eylül’e kadar sürecek. Bu sene Avrupa Birliği kapsamına giren DİGIAGE’e Bosna Hersek, Norveç ve Litvanya’dan 30 kişilik bir ekip katıldı.

UYKUSUZ GECELER

Katılımcıların uykusuz geceler geçirerek gruplar halinde oyun tasarladıkları kampın son konuğu Sanayi ve Teknoloji Bakanı Varank oldu. Kampı ziyaretinde Bakan Varank’a Kocaeli Valisi Seddar Yavuz ile Bilişim Vadisi Genel Müdürü A. Serdar İbrahimcioğlu eşlik etti.

OYUNLARI DENEYİMLEDİ

Farklı ülkelerden öğrencilerin bir araya gelerek oluşturdukları takımlarla sohbet eden Bakan Varank, tasarlanan oyunları denedi. Varank’ın oyun performansı, katılımcılardan alkış aldı. Öğrencilerle özçekim yapan, oyun kampı duvarına imzasına atan Varank, Planetary çadırında da oyun deneyimi yaşadı. Bakan Varank, ziyareti sırasında katılımcılara dondurma da ikram etti.

Bakan Varank, kampa ilişkin yaptığı değerlendirmelerde şunları kaydetti:

MÜTHİŞ İVME: Türkiye teknoloji tabanlı işlerde müthiş bir ivme yakaladı. Bundan üç sene önce Türkiye’de bir tane unicorn yani milyar dolarlık şirket yokken şu anda 6 unicorn’umuz var. Bunlardan 3’ü oyun ve yazılım firmaları. Bu alana gençlerin de ilgi duyması ile beraber yakaladığımız ivme, Türkiye’yi farklı bir boyuta taşıyacak.

AVANTAJ SAĞLIYORLAR: Yaklaşık 5 bin başvuru içerisinden 600 gencimizi buraya fiziki olarak davet ettik. Buraya gelen gençlerimiz kimisi dışarda çadırlarda, kimisi yurtlarda kalıyor. Ama buraya gelerek render’ından tutun da farklı senaryo yazımına kadar bir oyunu geliştirirken neye ihtiyacınız var, hangi bilgiye sahip olmanız gerekir, bunlarla ilgili bilgileri alıyorlar. Bunları nasıl oyunlarına aktaracaklarını öğreniyorlar. Daha sonrasında eğer şirketlerini kuracaklarsa nasıl desteklerden faydalanabiliyorlar bunlarla ilgili bütün bilgileri burada alarak aslında genç arkadaşlarımıza kariyerlerinde önemli bir avantajı sağlamış oluyoruz.

KATMA DEĞER ŞART: Biz bu destekleri vermeye devam edeceğiz. Çünkü biz şuna inanıyoruz. Türkiye’yi muasır medeniyetler seviyesine çıkarmak istiyorsak dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri yapmak istiyorsak mutlaka katma değer üretmemiz lazım. İşte oyun geliştirme yazılım gibi alanlar bu katma değerin en yüksek olduğu alanlar. Buradaki arkadaşlarımızın heyecanından, gayretinden çok memnunum. Gençlerimizi bu işe daha çok davet edeceğiz. İnşallah seneye 6 yüz değil 6 bin gencimizi burada ağırlamak isteriz.

UFUKLARI ÇOK GENİŞ: Gerçekten çok inovatif çözümler var. Gençlerin zaten ufukları çok geniş. Burada gördüğüm çalışmalardan etkilendim. Biz bu işi başlattığımızda HyperCasual dediğimiz oyunlar daha çok yaygındı. Ama bugün sektörün farklı bir alana gittiğini görüyoruz. Bu alanda da şirketlerimiz başarılı. İnşallah buradan çıkacak girişimler çok başarılı olacak.

GECE GÜNDÜZ ÇALIŞTIK

Gençlerin çadırlarda kaldığı, hem eğlenip hem öğrendikleri kampta 51 ülkeden yaklaşık 600 katılımcı yer aldı. Bunlardan biri olan Tanzanyalı Selahaddin Mohammed Mesud, “Benim için çok heyecanlı. Çünkü daha önce hiç böyle bir ortamda olmadım. Bazen bir oyun oynarken bir kusur görüyorum mesela onun için yeni bir şey yapabilirsem benim için çok iyi olacağını düşünüyorum.” dedi. Tanzanyalı Adem Buhrani de 4 yıldır Türkiye’de yaşadığını ifade ederek gece gündüz takım olarak bir oyun üzerinde çalıştıklarını ve çok eğlendiklerini söyledi.

KİŞİSEL POTANSİYELİMİ KEŞFETTİM

Fırat Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği mezunu Beyzanur Altınok, bilgisayar üzerinde 3D Art çalıştığını kaydederek “Nesnelerin tasarımlarını çıkartıyorum. Eğlenceli bir kamptayız. Takım çalışmasını öğreniyoruz. Takımla bir arada çalıştığımda bir şeyler çıkarabileceğimi görmüş oldum. Kişisel potansiyelimi keşfetmeye başladım burada.” dedi.

ATMOSFER MÜKEMMEL

Litvanyalı katılımcılardan Karoline Sputaite, kampa geldiğinde oyun sektörüne yönelik bilgisi olmadığına değinerek “Atmosfer gerçekten mükemmel. Böyle bir takıma sahip olduğum için çok şanslıyım. Takımım da benimle birlikte öğreniyorlar. Birbirimize öğretiyoruz. Arkadaşlarımız İngilizcelerini geliştiriyorlar.” değerlendirmesinde bulundu.

ANTARKTİKA HARİÇ TÜM KITALARDA

19 yaşındaki Barkın Anayurt, kampta hem oyun geliştirdiklerini hem de oyun oynadıklarını ifade ederek “8 yıldır oyun geliştiriyorum. Bir oyunum var Steam’de. Antarktika hariç tüm kıtalara ulaştırdık. 5 binden fazla kopya sattık. Şimdi de ikinci oyunumuz üzerinde çalışıyoruz. Burada yatırımcılarla buluşabiliyoruz. Şirketimizde yer alabilecek insanlarla tanışabiliyoruz.” diye konuştu.

HERKESE ÖNERİYORUM

Litvanyalı Marius Barones, kampta oyun geliştirme, kripto gibi konularda yeni şeyler öğrendiğinin altını çizerek “Profesyonel bir oyun geliştirici haline gelmek istiyorum. Bu alana ilgi duyan herkese bu kampı öneriyorum.” ifadelerini kullandı.

NETWORK KURDUK

Gebze Teknik Üniversitesi Elektronik Mühendisliği Öğrencisi Ayşegül Yılmaz, sektör ile ilgili bilgi edinmek için kampa katıldığını anlatarak “Çok memnunuz. Çok güzel arkadaşlıklar edindik, networkler kurduk.” dedi.

OYUN SENARYOSU YAZMAYI ÖĞRENDİM

Kazak Gülnur Dosbolova, Selçuk Üniversitesi Gazetecilik Bölümünde doktora öğrencisi olduğunu söyleyerek “Aslında dizi senaryoları yazıyorum ama buraya geldikten sonra oyun senaryosu yazmayı öğrendim. Animasyon şirketi kurmayı düşünüyorum.” diye konuştu.

KEŞFETMEYE GELDİM

Sudanlı Mustafa Bukhari Mohamed Ahmed, Kırıkkale Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği öğrencisi olduğuna, sektörü keşfetmeye geldiğine değinerek “Aslında web alanında çalışıyorum. Kendisini geliştirmeye çalışan ve hedefleyen insanlar bir araya geldiğinde çok güzel şeyler yapıyorlar.” dedi.

BÜYÜK BİR ŞANS

Litvanyalı Justas Petrulis, Erasmus Projesi ile kampa katıldığını vurgulayarak “Buradaki insanların sıcakkanlı, arkadaş canlısı, yardımsever olması beni mutlu etti. Litvanya’da oyun endüstrisi yok ama benim oyuna ilgim var ve bu kamp çok büyük bir şans.” sözleriyle kendisini ifade etti.

3 KATEGORİDE YARIŞ VAR

Oyun ekosistemindeki yaklaşık 600 yazılımcı, tasarımcı, senarist, yayıncı, öğrenci, reklamcı ve yönetici kampta yer alıyor. Global iş birliği anlayışı ile fiziki ve online olarak bir araya gelen tasarımcılar, 10 günlük kampın sonunda projelerini tasarlayarak uluslararası jüriye sunacak. Oyun Senaryosu-Metin, Oyun Karakter Tasarımı-Grafik Animasyon ve Oyun Mekaniği-Yazılım olmak üzere üç kategoride üretim yaparak projelerini jüriye beğendirmeye çalışacak.

YENİ NESİL İÇERİK FİKİRLERİ

HyperCasual oyunlar başta olmak üzere midcore ve consol projeleri ile metaverse, blokchain, NFT ve VR oyun projeleri gibi yeni nesil içerik fikirleri de kampta hayat bulacak. Yaklaşık 50 takım, 70’in üzerinde oyun tasarladığı kampta takımların ortaya çıkardıkları yeni oyun fikirlerinden bazıları DIGIAGE tarafından desteklenecek. Bu fırsatlar sayesinde uluslararası bağlantı ve iş gücü paylaşımı sağlanacak. Türkiye’nin dünyaya sunduğu oyun üretim gücü büyüyecek. Yeni stüdyolar ortaya çıkmasına imkan verecek.

25 OYUN START’UP’I KURULDU

DIGIAGE kampları, yaz ve kış olmak üzere yılda iki kez yapılıyor. Kış kampı daha çok tecrübelilerin katıldığı bir kamp olurken yaz kampı bu sektöre sadece ilgili olanlarında katıldığı bir kamp olarak tasarlandı. Bu yıl 6’ncısı düzenlenen kampa bugüne kadar 15 binden fazla başvuru oldu ve 2 bine yakım genç, vadide misafir edildi. DIGIAGE kamplarında bugüne kadar 25’ten fazla oyun start-up’ı kuruldu ve 100’lerce genç oyun ekosisteminde çalışmaya başladı.

AB’DEN BÜYÜK DESTEK

Kamp süresince katılımcılar, sadece temel oyun geliştirme eğitimleri değil aynı zamanda şirketleşme, hukuk, finans yönetimi gibi eğitimlerde alıyorlar. DIGIAGE Oyun Geliştirme Kampı, Avrupa Birliğinin Erasmus+ projesi kapsamında Türkiye Ulusal Ajansı vasıtasıyla gerçekleşiyor.

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ramazan Bayramı dolayısıyla mesaj yayımladı

“Türkiye’nin ortak vatanımız, demokrasimizin ortak değerimiz olduğunun bilinciyle hep birlikte çok çalışacağız”

“Türkiye’nin ortak vatanımız, demokrasimizin ortak değerimiz olduğunun bilinciyle hep birlikte çok çalışacağız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ramazan Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, “Türkiye’nin ortak vatanımız, demokrasimizin ortak değerimiz olduğunun bilinciyle, inşallah, hep birlikte çok çalışacağız, üreteceğiz, emek vereceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ramazan Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, tüm vatandaşların Ramazan Bayramı’nı tebrik etti.

“Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu da ebedî azaptan kurtuluş olan bir ramazan ayını daha geride bırakarak hep birlikte bayrama vasıl olduk” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bayramın ülkemiz, milletimiz, İslam dünyası ve tüm insanlık için barışa, huzura ve esenliğe vesile olmasını diliyorum. Bizleri sevdiklerimizle beraber, sağlık ve afiyet içerisinde bir bayrama daha kavuşturduğu için Rabbime hamdediyorum. 11 ayın sultanı olan Ramazan-ı Şerif’i Gazze’nin yanı sıra gönül coğrafyamızın farklı köşelerinde yaşanan acılar ve zulümler sebebiyle buruk karşıladık, buruk geçirdik.”

“BU ZOR GÜNLERİNDE FİLİSTİN HALKININ YANINDA OLDUĞUMUZU GÖSTERDİK”

“Gazze, 7 Ekim’den beri sadece bizim değil, tüm insanlığın kalbinde, tüm insanlığın vicdanında kanayan bir yara oldu” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, savaşta bile dokunulmaması gereken hastanelerin, okulların, kiliselerin, camilerin bilerek bombalandığı bir vahşet sahnesiyle karşı karşıya kalındığını dile getirdi.

İsrail’in saldırıları sonucu 33 bin Filistinli şehit düşerken, 75 binden fazla Filistinlinin de yaralandığını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hayatını kaybeden tüm kardeşlerimize Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar niyaz ediyoruz. Türkiye olarak bugüne kadar bölgeye sevk ettiğimiz toplam 45 bin tonu aşan yardım malzemesiyle, bu zor günlerinde Filistin halkının yanında olduğumuzu gösterdik. İnşallah bundan sonra da Gazze’de akan kan duruncaya ve Filistinli kardeşlerimiz, 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan özgür Filistin devletine kavuşuncaya kadar desteğimizi sürdüreceğiz” dedi.

“ASRIN FELAKETİNİN YARALARINI ASRIN BİRLİKTELİĞİNİ SERGİLEYEREK HIZLA SARIYORUZ”

Dış siyasette bu adımları atarken, gündemin ilk sırasında yer alan deprem bölgesini asla ihmal etmediklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu açıklamalarda bulundu: “Asrın felaketinin yaralarını asrın birlikteliğini sergileyerek hızla sarıyoruz. Şimdiye kadar 80 bine yakın afet konutunu ve köy evini tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik. Her ay 15-20 bin konut inşa etmek suretiyle yıl sonunda bu sayıyı 200 bine ulaştırmayı hedefliyoruz. Bu süreçte ayrıca riskli yapı stoku yüksek şehirlerimizin depreme karşı daha dayanıklı hâle getirilmesi için de çalışıyoruz.”

PKK’dan FETÖ ve DEAŞ’a vatanın birliğine, insanların huzuruna kasteden terör örgütlerine nefes aldırmadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Terör bataklığını kaynağında kurutma stratejimizi kararlılıkla uyguluyoruz” diye ekledi.

“TÜRKİYE YÜZYILI VİZYONUMUZU HAYATA GEÇİRİNCEYE KADAR BİZE DURMAK YOK”

Ekonomi cephesinde hayat pahalılığı ve enflasyonla mücadelenin en hassas oldukları konu olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Tüm dünyayla birlikte millet olarak bizim de canımızı yakan bu meseleyi, Allah’ın izniyle, çözmekte kararlıyız. Uyguladığımız ekonomi programının olumlu etkilerini yılın ikinci yarısından itibaren daha net bir şekilde görebileceğiz. 31 Mart seçimlerinin suhuletle tamamlanmasıyla ortaya çıkan 4 yıllık seçimsiz dönemi, bu hedeflerimizi gerçekleştirmek için kullanacağız.”

“Türkiye’nin ortak vatanımız, demokrasimizin ortak değerimiz olduğunun bilinciyle, inşallah, hep birlikte çok çalışacağız, üreteceğiz, emek vereceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye Yüzyılı vizyonumuzu hayata geçirinceye kadar bize durmak, dinlenmek, soluklanmak yok” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, mesajını şu sözlerle tamamladı: “Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu vesileyle bir kez daha 31 Mart seçimlerinde sandığa giderek iradesine sahip çıkan tüm vatandaşlarıma teşekkür ediyorum. Rekabet seviyesi çok yüksek bir seçimden yeni çıkmış aziz milletimizden, bayramın manevi iklimini kırgınlıkları gidermek için fırsata çevirmelerini özellikle istirham ediyorum. Bayram ziyareti veya tatil amacıyla yollara çıkan tüm vatandaşlarımdan, trafik kurallarına riayet etmelerini bekliyorum. Rabbimden Ramazan Bayramı’nın gönüllerimize huzur, ülkemize esenlik, dünyamıza ve mazlum coğrafyalara barış getirmesini diliyor, sizleri bir kez daha muhabbetle selamlıyorum. Bayramınız mübarek olsun.”

HABER BURADA

Dünya

“Kimsenin bizim öz güvenimizi örselemesine, hayallerimizle aramıza set çekmesine müsaade etmeyeceğiz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TÜRGEV İftar Programı’nda yaptığı konuşmada, “İşimizi, görevimizi, sorumluluğumuzu ülkemize, milletimize ve umudunu bizlere bağlamış ailelerimize karşı vazifelerimizi en güzel şekilde yerine getirmeye çalışacağız. Kimsenin bizim öz güvenimizi örselemesine, hayallerimizle aramıza set çekmesine müsaade etmeyeceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İbn Haldun Üniversitesi’nde düzenlenen Geleneksel Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı (TÜRGEV) İftar Programı’na katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının başında, vakfa ve yöneticilerine, Ramazanda kendisini gençlerle buluşturdukları için teşekkür etti.

Katılımcıların Ramazan-ı Şerifini ve Kadir Gecesi’ni tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Artık 11 ayın sultanı olan mübarek Ramazanı uğurlamaya hazırlanıyoruz. Bir tarafta rahmet, şefkat ve bereket ayına veda etmenin hüznünü, diğer tarafta ise bayrama kavuşacak olmanın sevincini yaşıyoruz. Rabbimden bizleri daha nice ramazanlara, nice Kadir Gecelerine, nice bayramlara hayırla, sağlıkla, huzurla, esenlikle eriştirmesini diliyorum” ifadesini kullandı.

“TÜRGEV BAŞARILI ÇALIŞMALARIYLA KENDİNDEN SÖZ ETTİRİYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İSEGEV (İstanbul Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı) olarak 1996’da kurulan TÜRGEV’in 28 yıldır ülkeye, millete ve gençlere sahip çıktığını belirterek, “Her yıl binlerce evladımızın eğitimine katkı veren, onlara sıcak bir yuva imkânı sunan TÜRGEV, başarılı çalışmalarıyla kendinden söz ettiriyor. Toplam sayısı 40 bin 500’e ulaşan mezunlarımız, bugün hem ülkemizde hem de dünyanın dört bir yanında insanlığa hizmet ediyor. Bu müstesna çatının kurucuları arasında bulunmaktan daima bahtiyarlık duyduğumu ifade etmek isterim. Ülkesine ve milletine sayısız eserler kazandırmış bir siyasetçi olarak TÜRGEV, gönlümüzde her zaman farklı bir yere sahip oldu. İnşallah bundan sonra da sizlere destek vermekten geri durmayacağız. ‘Sizin en hayırlınız insanlara faydalı olanınızdır’ emrine ram olarak bir gönüle daha girmek, bir gencimize daha ulaşmak, bir evladımızın daha elinden tutmak için canla başla çalışan vakfımızı tebrik ediyorum” diye konuştu.

Vakfın faaliyetlerinde emeği geçenlere, maddi manevi katkısı bulunanlara teşekkür eden, hayatını kaybedenleri rahmetle yâd eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “TÜRGEV’in en önemli temsilcilerinden olduğu gönüllü kuruluşlarımız ülkeye ve millete hizmet mücadelemizin öncüleridir. İstikbalimizin teminatı olan gençlerimizin vatana, millete, ailelerine hayırlı birer evlat olarak yetişmelerinde sizlerin yeri doldurulamaz. Bizim her fırsatta dile getirdiğimiz TEKNOFEST gençliği inşallah sizlerin arasından çıkacak, Türkiye Yüzyılı sizlerin omuzlarında yükselecektir. Ben burada yeni Türkiye’nin, büyük ve güçlü Türkiye’nin, engelleri aşarak hedeflerine yürüyen kararlı Türkiye’nin mimarlarını görüyorum. Burada sizlerin arasında yarının başarılı bilim kadınlarını, siyasetçilerini, eğitimcilerini, mühendislerini, iş insanlarını, doktorlarını, milletimize hayırlı kuşaklar yetiştiren örnek annelerini görüyorum. Rabbim her birinizin yolunu ve bahtını açık etsin.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, meyve veren ağacın taşlandığını, TÜRGEV gibi vakıfların da hem hizmetleriyle hem varlıklarıyla hem de yerli, millî duruşlarıyla Türkiye’deki belli çevreleri her zaman rahatsız ettiğini belirtti.

“Kim var?” diye seslenilince, sağına soluna bakmadan fert fert “Ben varım.” diyen özgür zihinler yetiştiren TÜRGEV’in, bu kesimler tarafından özellikle hedef tahtasına konulduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İftira ve yalan furyasının hedefi oldunuz. Haysiyet cellatları tarafından yıpratılmak istendiniz. Sizleri yıldırmayı amaçlayan daha nice saldırıya maruz kaldınız. Birileri ellerine geçirdikleri her fırsatı, iyi ve faydalı işleri desteklemek için değil, TÜRGEV gibi gençliğe hizmet çatılarını yıkmak için kullandı. Ne siz ne de biz bunların hiçbirine aldırmadık. Hukuktan, meşruiyetten, Hakk’a ve halka hizmet yolundan ayrılmadık. Yüksek bir ruh haliyle mücadelemizi kararlılıkla devam ettirdik. Bugün de aynı vakarla hareket ediyoruz. ‘Sen doğru olursan, sen dürüst olursan, sen samimi olursan eğri er ya da geç mutlaka belasını bulur’ diyoruz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ağızlarını her açtıklarında hak, hukuk, adalet kavramları üzerinde gönüllü kuruluşlara dil uzatanların ikiyüzlülüklerini çok iyi bildiklerini vurgulayarak, şunları söyledi: “Sürekli ahlak tüccarlığı yapan, sürekli işçinin, emekçinin hakkından bahseden bu çevreler, önceki gün Beşiktaş’taki yangında hayatını kaybeden 29 emekçi kardeşimizle ilgili çıkıp tek cümle kurmadılar. Ekranları başında izleyenlere ve buradaki kardeşlerime sesleniyorum. Bu binaya inşaat ruhsatını veren, imar ruhsatını veren ve binanın en alt bodrum katlarını gazino hâline getirmeye müsaade edenler kim? Şimdi tabii ki biz de savcılarımızla bunu takip ediyoruz, bunu kovalıyoruz, kovalamaya devam edeceğiz. Kimler bunlar? 29 tane orada vatandaşımızın ölümüne göz yumanlar kimler? Biz de kovalayacağız. Zerre kadar vicdanı olan herkesin tepkisini çekmesi gereken skandallar zinciri karşısında başlarını kuma gömmeyi tercih ettiler ama birileri hemen anında koşup gittiler. Niye? Çünkü kendi günahlarını nasıl örteriz, bunun peşinde koştular. Bölücü terör örgütünün sokakları yakıp yıkan vandallarıyla sergiledikleri dayanışmayı, rızkının peşindeki insanların ailelerine çok gördüler. Daha önce aynı vicdansızlığı, evlatlarını bölücü alçakların pençesinden kurtarmak için çırpınan cesur Diyarbakır annelerine de bunlar göstermişlerdi. Yasak savma kabilinden yaptıkları bir şov dışında sırf ittifak ortaklarını kızdırmamak için yüreği kan ağlayan bu anneleri yalnız bırakmışlardı.”

“BİZİ KENDİ KALIPLARINA HAPSETMELERİNE İZİN VERMEYECEĞİZ”

Kendilerinin yaklaşık yarım asırdır, vakfın ise 28 yıldır çetin bir mücadele verdiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu zorlu süreçte gençlere hizmet etmekten, onları en iyi, en donanımlı şekilde hayata hazırlamaktan başka gayeleri olmadıklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerin başarısını gördükçe hep daha fazla çalıştıklarını, daha fazla koştuklarını aktararak, “Ne yaptıysak milletimiz için, siz gençlerimiz için yaptık. Allah’a hamdolsun bugün milletimizin ve sizlerin huzuruna alnı ak, başı dik, gönlü mutmain olarak çıkmanın gururunu yaşıyoruz. Ülkemizi bugün geldiği noktadan çok daha ileriye götürebilmek için sizin enerjinize, sizin yeteneklerinize, sizin heyecanınıza ihtiyacımız var. Bu ülkeyi yüceltecek, bu çağa mührünü vuracak olan sizlersiniz. Bunun için kendimizi başkalarına göre tanımlamayacak, başkalarının bizi kendi kalıplarına hapsetmelerine izin vermeyeceğiz. İşimizi, görevimizi, sorumluluğumuzu ülkemize, milletimize ve umudunu bizlere bağlamış ailelerimize karşı vazifelerimizi en güzel şekilde yerine getirmeye çalışacağız. Kimsenin bizim öz güvenimizi örselemesine, hayallerimizle aramıza set çekmesine müsaade etmeyeceğiz” diye konuştu.

Kendilerinin sadece 100 yıllık bir devletin mensupları olmadığını, aynı zamanda bu coğrafyada 1000 yıllık bir cihan imparatorluğunun, 1400 yıllık köklü bir medeniyetin de takipçileri olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ayrıca bizler, bir misyonu, gayesi, ideali ve elbette davası olan insanlarız. Başkaları gibi önünü sonunu düşünmeden fevri hareket edemeyiz. Tefekkürü hayatının her alanına uygulayan bir gençlik, Türkiye ile birlikte İslam âleminin hatta tüm insanlığın umududur” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerden kendi şahsi gelecekleri yanında, ülkelerinin istikbaliyle ilgili de hayaller kurmalarını, hedefler belirlemelerini istediğini vurgulayarak, hayatı anlamlandıran, insanı dünyaya bağlayan, kişiye değer katan şeyin üretmek olduğunu ifade etti.

Yaptıklarının üzerine koymanın kendini aşmak olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsan ürettikçe mutlu ve motive olur. İnsan düşünüp, tefekkür edip, çalışıp, çabalayıp ortaya iş koyduğunda mutlu, huzurlu, kendisiyle barışık olur. Her ne yapıyorsanız, hangi okulu okuyor, hangi işte çalışıyorsanız, yaptıklarınızın üzerine koymaya, kendinizi aşmaya özellikle gayret edin. İmkân bulmak, aslında imkânı oluşturmaktır. Unutmayın, imkân size gelmez, siz imkânlara gideceksiniz. Projeleriniz, planlarınız, tezlerinizle beraber, mücadele azminiz de varsa hiçbir güç sizi yolunuzdan geri döndüremez. İlmin ve başarının anahtarı çalışmak, disiplinli çalışmak ve sabretmektir. Azminizi, kararlılığınızı, inancınızı asla ama asla kaybetmeyin. Sizlerden yarını değil, daha ötesini görerek çalışmanızı, kendinizi geliştirmenizi bekliyoruz. Bunları başardığınızda Allah’ın izniyle sizlerin önünde durabilecek hiçbir engel tanımıyoruz” diye konuştu.

TÜRGEV’in dijital kültür alanında gençlere yönelik çalışmalarını da takdirle karşıladığını ayrıca belirtmek istediğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerden beklentimiz, her alanda olduğu gibi dijital kültürde de sadece takipçi değil asıl içerik üreticisi olmanızdır. Medeniyetimizin, tarihimizin, değerlerimizin ışığında içerikler geliştirerek, bunları gençlerimize ve dünyaya açmanız son derece kıymetli çabalardır. Mevcut çalışmalarınıza yeni projeleri, girişimleri ekleyerek dijital dünyayı boş bırakmayacağınıza inanıyorum” ifadelerini kullandı.

Eski başbakanlardan Adnan Menderes’ten bu yana canlarıyla, kanlarıyla, emekleriyle büyüterek bugünlere getirdikleri çok partili demokrasinin 31 Mart Pazar günü yapılan Mahallî İdareler Seçimleri’nden başarıyla çıktığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Seçimlere gölge düşürme, seçmenin iradesini rehin alma girişimleri bir kez daha sandıkta hüsrana uğradı. Bizler kadere ve takdire inanan insanlarız. Sandık sonuçlarının da davamız, hareketimiz, mücadelemiz açısından Allah’ın izniyle hayra tebdil olacağına yürekten inanıyoruz. Bu tarz neticeler insanlık tarihi boyunca kiminin şımarıklığını, kiminin pervasızlığını, kiminin de sabrını, metanetini, dayanışmasını, birlikteliğini ve mücadele azmini artırmıştır” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 31 Mart’ın sadece yeni bir dönüm noktası değil, aynı zamanda daha büyük zaferlerin müjdecisi, muştusu ve habercisi olacağını vurgulayarak, “Yolumuza yenilenmiş, tazelenmiş, çok daha güçlenmiş, üstat Necip Fazıl’ın ifadesiyle ‘pekleşmiş’ bir şekilde devam edeceğiz. Siyasette yarım asra yaklaşan mücadelemizin zafer sancağını burca dikecek ve ardından gönül huzuruyla nöbeti sizlere devredeceğiz. Bakınız, ben bugüne kadar gençlerle yürümüş, gençlerin yoldaşlığından güç ve cesaret almış bir büyüğünüzüm” dedi.

Mensubu ve hizmetkârı olmaktan şeref duydukları millet için nice saldırıları göğüslediklerini, nice badireleri aştıklarını, nice ihanetleri püskürttüklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim karşılaştığımız sıkıntıları gençlerimiz yaşamasın diye emek verdik. Gerektiğinde ölümü göze alarak vesayet odaklarına meydan okuduk. Şahsen bedel ödesek bile ülkemize, insanımıza, özellikle geleceğimiz olan siz gençlerimize bedel ödettirmemeye çalıştık. İmkânlarımızı zorlayarak üzerimize düşeni yapmanın gayretindeyiz. Gençlerimiz olarak sizler de sorumluluklarınızı yerine getireceksiniz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, artık gençlerin zamanının misafiri olduklarını kaydederek, şunları söyledi: “Bizden önceki aksiyon, fikir ve gönül adamlarının namusumuza emanet ettiği, bizim de canımız pahasına sahip çıktığımız davamızı inşallah yakında sizler omuzlayacaksınız. Bu emaneti sizler taşıyacak, sizler yükseltecek ve yücelteceksiniz. Sizlerin şu vakur duruşunu, şu azmini, öz güvenini gördükçe verdiğimiz mücadelenin boşa gitmediğini de görmenin bahtiyarlığını yaşıyorum. Rabbime, şahsıma sizler gibi yol ve mücadele arkadaşları bahşettiği için hamdediyorum. Yüreğimi ısıtan şu gözlerinize baktıkça, Allah’ın izniyle yarınlarımızın bugünümüzden çok daha aydınlık olacağına tüm kalbimle inanıyorum. Her birinizi ayrı ayrı alkışlıyorum.”

TÜRGEV çatısı altında yürütülen hizmetlerde emeği geçen tüm dostlarına teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ramazan ayının sizlerle birlikte başta Gazze’deki mazlumlar olmak üzere tüm Müslümanlar için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Rabbim, bu mübarek günler hürmetine tüm mazlum ve mağdurların yardımcısı olsun” dedi.

İNANOĞLU’NUN AİLESİNE VE SİNEMA CAMİASINA BAŞSAĞLIĞI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yönetmen ve yapımcı Türker İnanoğlu’nun vefatıyla ilgili, “Sizlere veda etmeden önce, dün sevenlerinin son yolculuğuna uğurladığı, Türk sinemasının usta ismi yapımcı ve yönetmen, 2018 yılı Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü sahibi Türker İnanoğlu’nu burada rahmetle anıyorum. Kültür sanat dünyamızın ‘Bay Sineması’nın acılı ailesine, yakınlarına ve sinema camiamıza başsağlığı diliyorum” ifadelerini kullandı.

HABER BURADA

Dünya

Enerjide Dışa Bağımlılığı Bitirdiğimizde Türkiye Daha Güçlü Olacak

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Zonguldak

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Zonguldak’ta -360 kotta maden ocağında işçilerle orucunu açtı. Maden işçilerine seslenen Bakan Bayraktar, “Önümüzde artık 4 yıllık bir süreç var. Gece gündüz demeden çalışma zamanı. Enerjide dışa bağımlılığı bitirdiğimizde Türkiye, çok daha büyük ve her açıdan daha güçlü bir ülke olacak.” dedi.

Bakan Bayraktar, Zonguldak’taki TTK Karadon Müessesesi Gelik İşletme Müdürlüğü’nde maden işçileriyle iftar sofrasında bir araya geldi. -360 kotta madencilerle orucunu açan Bakan Bayraktar, maden işçilerinin Türkiye için çok kıymetli işlere imza attığını vurguladı.

Enerjide Dışa Bağımlılık

Bakan Bayraktar, enerjide dışa bağımlılığımızı sona erdirmenin önemine işaret ederek

“Onun için yerli kaynaklarımız, kendi kaynaklarımız, kömürden yenilenebilir kaynaklara kadar bunları mutlaka ekonomiye katmamız lazım.” dedi.

İş Sağlığı ve Güvenliği

Madenciliğimizi geliştirirken iş sağlığı ve güvenliğinin her şeyden önce geldiğini kaydeden Bayraktar, “Sizlerden bir kez daha rica ediyorum. Yaptığımız iş çok stratejik bir iş, ülkemiz için çok değerli bir iş. Ama bunu yaparken öncelik sizin sağlık ve güvenliğiniz. Bundan hiçbir şekilde taviz vermeden çalışmanızı sizlerden istiyorum. Bu bizim birinci önceliğimizdir.” diye konuştu.

4 Yıllık Süreç Var

Bayraktar, ekonomik sıkıntıların üstesinden gelmenin yolunun ülke kaynaklarını azami şekilde ekonomiye katmak olduğunu vurgulayarak “Biz istiyoruz ki daha çok üretelim, ülkemizin ekonomisine daha çok katkı sağlayalım. Sizlerin şartlarını, istihdam imkanlarını arttıralım. Şimdi önümüzde artık 4 yıllık bir süreç var. Gece gündüz demeden çalışma zamanı, bizler ve sizler için. Ülkemizdeki enerjide dışa bağımlılığı bitirdiğimizde Türkiye çok daha büyük ve her açıdan daha güçlü bir ülke olacak.” dedi.

Anlamlı Hediye

İftarın ardından 6 Şubat depreminde bölgede görev alan ve birçok vatandaşı kurtaran madenciler, sarı bir bareti tek tek imzalayarak Bakan Bayraktar’a hediye etti.

HABER BURADA

DÜNYA

seers cmp badge