Connect with us

Dünya

“Türkiye olarak, Balkanların istikrarı, gelişmesi ve Avrupa-Atlantik yapılarıyla bütünleşme sürecini destekliyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan Bosna-Hersek, Sırbistan ve Hırvatistan ziyaretleri öncesi Esenboğa Havalimanı’nda düzenlediği basın toplantısında, “Türkiye olarak, Balkanların istikrarı, gelişmesi ve Avrupa-Atlantik yapılarıyla bütünleşme sürecini destekleyen bir politika izliyoruz. Köklü tarihî, beşeri ve kültürel bağlarımızın bulunduğu bu coğrafyayla irtibatımızı güçlü tutarken, gerilimlerin de önüne geçmeye çalışıyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Bosna-Hersek, Sırbistan ve Hırvatistan’ı kapsayan ziyareti öncesi Esenboğa Havalimanı’nda basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu, gazetecilerin sorularını cevaplandırdı.

Bu sene Bosna-Hersek ve Hırvatistan ile diplomatik ilişkilerin tesisinin 30. yılını idrak ettiklerini ifade eden Erdoğan, Türkiye olarak Balkanlar’ın istikrarı, gelişmesi ve Avrupa Atlantik yapıları ile bütünleşme sürecini destekleyen bir politika izlediklerini belirtti.

ZİYARETİN ANA GÜNDEMİ BOSNA-HERSEK’TEKİ SİYASİ KRİZ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, köklü tarihî, beşeri ve kültürel bağların bulunduğu bu coğrafya ile irtibatlarını güçlü tutarken gerilimlerin de önde geçmeye çalıştıklarını söyledi. TİKA, Yunus Emre Enstitüsü, Maarif Vakfı, Türk Hava Yolları, TRT ve belediyelerin hayata geçirdikleri projelerle bu coğrafyanın kalkınmasına destek verdiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Haziran ayında faaliyete geçen TRT Balkan Haber Platformu’nun bölge dillerinde yaptığı yayınlarla önemli bir boşluğu doldurduğunu görüyoruz. Devletimizin kurumlarının yanında sivil toplum örgütlerimizin, iş dünyamızın da bizleri gururlandıran işlere imza atmasından memnuniyet duyuyoruz. Ülkemizin dengeli ve adaletli tutumunun bu coğrafyadaki tüm halklar tarafından takdirle karşılandığını da şahit oluyoruz. Bu duruşumuzu önümüzdeki dönemde de sürdüreceğiz. Ziyaretimin ana gündemini Bosna-Hersek’te bir yılı aşkın süredir devam eden siyasi krize yönelik çözüm çabaları oluşturacaktır. Tüm temaslarımda, Balkanlar’ın huzur ve istikrarı için hayati önemi haiz Bosna-Hersek’in toprak bütünlüğüne ve egemenliğini olan desteğimizi vurgulayacağım.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölge ile ekonomik ve ticari ilişkilerin geliştirilmesine yönelik güçlü iradelerinin göstergesi olarak her 3 ülkede de düzenlenecek iş forumlarına katılacağını dile getirdi.

Bosna-Hersek’te Devlet Başkanlığı Konseyi Üyeleri ve parlamentonun iki kanadını oluşturan Temsilciler ve Halklar Meclislerinin başkanlık divanı üyeleri ile bir araya geleceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Türkiye ile Bosna-Hersek arasında hâlihazırda çok iyi bir seviyede olan ikili ilişkilerimizi gözden geçireceğiz. Önümüzdeki dönemde gerçekleştireceğiz müşterek faaliyetleri de ele alma imkânı bulacağız. Bu vesileyle Bosna-Hersek’in ilk Cumhurbaşkanı merhum Aliya İzzetbegoviç’in kabrini ziyaret edeceğiz. Yapımı Vakıflar Genel Müdürlüğümüzce tamamlanan Bosna-Hersek İslam Birliğinin yeni idari binasında Bosna-Hersek’teki müftülerle bir araya geleceğiz.”

“SIRBİSTAN, BALKANLAR’DA BARIŞ VE İSTİKRARIN KORUNMASINDA BİRLİKTE ÇALIŞTIĞIMIZ ÖNEMLİ BİR ORTAKTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bosna-Hersek’in ardından Sırbistan’ın başkenti Belgrad’a geçeceklerini aktardı. Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic ile ikili ve heyetler arası görüşmeler gerçekleştireceğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Sırbistan ile karşılıklı olarak mevcut iş birliğimizi her alanda geliştirme iradesine sahibiz. Sayın Vucic ile yapacağımız görüşmelerde ikili ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele alacağız. İş birliği imkânlarını ve atabileceğimiz müşterek adımları da istişare edeceğiz. Ayrıca Türk firmaları ve 1500 vatandaşımızın emekleriyle katkı sağladığı Belgrad’ın prestij projesi Waterfront’u Sayın Vucic ile ziyaret edeceğiz. Sayın Vucic ile Bosna-Hersek başta olmak üzere bölgesel ve uluslararası konular hakkında da görüş alışverişinde bulunacağız. Sırbistan, Balkanlar’da barış ve istikrarın korunmasında birlikte çalıştığımız önemli bir ortaktır. Geçen sene açılan Yeni Pazar Başkonsolosluğumuz ve geçtiği hafta Niş’te faaliyete geçen konsolosluk ofisimiz Sancak bölgesi ile bağlarımızı pekiştiriyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sırbistan’daki temaslarının ardından Zagreb’e geçeceklerini ifade etti. Hırvatistan Cumhurbaşkanı Zoran Milanovic ve Hırvatistan Başbakanı Andrej Plenkovic ile ayrı ayrı görüşeceğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhataplarıyla Bosna-Hersek başta olmak üzere bölgesel ve uluslararası gelişmeler hakkında fikir teatisinde bulunacağını bildirdi.

Hırvatistan’ın son yıllarda Türk firmalarının ilgisinin arttığı, turizm, enerji ve altyapı gibi alanlarda önemli projelerin üstlenildiği ülkeler arasında yer aldığını, ikili ticaret hacminin de hızla yükseldiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ziyareti vesilesiyle TİKA’nın desteğiyle Hırvatistan’ın Sisak şehrinde inşa edilen cami ve İslam Kültür Merkezinin açılışını da yapacaklarına değindi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açıklamasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

SIRBİSTAN İLE KOSOVA ARASINDAKİ GERİLİM

“Yaz aylarında Sırbistan ile Kosova arasında zaman zaman yükselen gerilim söz konusu. Gerilim yeniden yükselebilir mi? Türkiye’nin tutumu ne olur?” sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mitroviça’nın Sırpların ağırlıklı olduğu bir bölge olduğunu ve bu bölgede de geçmişten bu yana arzu edilmeyen sıkıntıların yaşandığını belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Orada ağırlıkta şu anda da üç başkandan bir tanesi durumunda olan isim vermeme gerek yok değerli arkadaşımız, bu sırada kendileriyle de bundan önceki görüşmelerimizde gerek Türkiye’de gerekse Bosna-Hersek’te bize karşı çok olumlu yaklaşımda bulunarak, yani ‘Türkiye’nin bu noktadaki yaklaşımlarına ben de olumlu bakarım’ gibi ifadeleri hep var. Bu seyahatte büyük ihtimalle bu konuyu da tabii Vucic ile ayrıca görüşeceğiz. Temennimiz odur ki oradaki sıkıntıları da Vucic’in ağırlık koymasıyla aşarız diye düşünüyorum” değerlendirmesini yaptı.

“KENDİLERİNE BİR ÇEKİDÜZEN VERME YOLUNA GİRMİŞ VAZİYETTELER”

“Yunanistan Ege’de S-300 bataryaları ile Türk jetlerine radar kilidi atıldı. Türkiye radar kilidinin kayıtlarını NATO ile paylaşacak. NATO’dan nasıl bir adım bekleniyor?” sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu yanıtı verdi: “Bu konuyla ilgili olarak Savunma Bakanlığımız gerek NATO Genel Sekreteriyle gerek diğer temsilcileriyle bu görüşmeleri sürdürüyor. Bu kilit atma olayı noktasında hassasiyetimiz kararlılıkla devam ediyor. Yunanistan bunun farkında. Bunun farkında olduğu için kendilerine onlar da bir çekidüzen verme yoluna girmiş vaziyetteler. Özellikle son hafta içerisinde yaptığım konuşmalarda oraya yönelik açıklamalarım zannediyorum sizlere de yansımıştır. Bundan sonraki süreçte de Yunanistan Türkiye’yle nasıl bir ilişki içerisinde olacağının herhâlde kararını çok daha düşünerek verecektir. Aksi takdirde hep söylediğim gibi yine söylüyorum bir gece ansızın gidebiliriz.”

“DOĞAL GAZ NOKTASINDA HERHANGİ BİR SIKINTIMIZ YOK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Avrupa’da doğal gaz krizi var, bu kışı zor geçirecek gibi görünüyor. Türkiye’nin doğal gaz tedariki konusunda herhangi bir sıkıntısı var mı?” sorusu üzerine, şunları kaydetti: “Şu anda bizim doğal gaz noktasında herhangi bir sıkıntımız yok. Tabii Avrupa aslında ektiğini biçiyor. Tabii Sayın Putin’e karşı Avrupa’nın tutumu, yaptırım uygulamaları, ister istemez tabii Putin’i de onlara karşı ‘Siz böyle yapıyorsanız ben de böyle yaparım’ noktasına getirmiştir ve Putin de kendisi elindeki bütün imkânlarını ve silahlarını kullanmaktadır. Bunların da en önemlisi doğal gazdır. Maalesef istemeyiz ama böyle bir durum şu anda Avrupa’da gelişiyor ve Avrupa bu kışı hakikaten ciddi sıkıntılarla geçirecektir diye düşünüyorum. Bizim böyle bir sıkıntımız yok.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı, Esenboğa Havalimanı’ndan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Ankara Valisi Vasip Şahin ve diğer yetkililer uğurladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ziyaretinde eşi Emine Erdoğan, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci, Ticaret Bakanı Mehmet Muş ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu eşlik ediyor.

Dünya

Çevre, Şehircilik Bakanı Murat Kurum, EBRD Başkan Yardımcısı Matteo Patrone ile Görüşme Gerçekleştirdi

Genç Gazeteciler | ANKARA

Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) Başkan Yardımcısı Matteo Patrone ve beraberindeki heyeti kabul etti. Deprem bölgesine yönelik çalışmalardan iklim değişikliğine kadar birçok konuda görüşme gerçekleştirildi. Bakan Murat Kurum, EBRD ile 2009 yılından bu yana süregelen ortak çalışmaların son yıllarda artarak devam ettiğini, özellikle 6 Şubat depremlerinin ardından EBRD’nin sergilemiş olduğu dayanışmadan dolayı kendilerine teşekkürlerini iletti. EBRD Başkan Yardımcısı Matteo Patrone ise Türkiye’nin iş birliği yaptıkları en önemli ülkelerden birisi olduğunu belirterek, mümkün olan her alanda iş birliğini artırmak istediklerini kaydetti.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) Başkan Yardımcısı Matteo Patrone ve beraberindeki heyeti kabul etti. Deprem bölgesine yönelik çalışmalardan iklim değişikliğine kadar birçok konuda görüşme gerçekleştirildi. Bakan Murat Kurum, EBRD ile 2009 yılından bu yana süregelen ortak çalışmaların son yıllarda artarak devam ettiğini, özellikle 6 Şubat depremlerinin ardından EBRD’nin sergilemiş olduğu dayanışmadan dolayı kendilerine teşekkürlerini iletti.

BAKAN KURUM’DAN EBRD’YE DAVET

EBRD ile yürütülecek ortak çalışmalar kapsamında 8 çevresel altyapı projesinin Adıyaman, Gaziantep, Hatay, Malatya, Mersin ve Osmaniye’de hayata geçirileceğini kaydeden Bakan Kurum, “Buradaki projelerin tamamlanması ve inşa sürecini arkadaşlarımız yürütüyorlar. İnşallah orada projelerimizin temel atma ve açılışını sizlerle birlikte yapmak istiyoruz.” dedi. Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’nın Türkiye’ye yönelik yatırımlarının yarısının sürdürülebilir altyapı yatırımları olduğunu vurgulayan Bakan Murat Kurum, İller Bankası ile EBRD arasında başlatılacak iş birliğinin de kıymetli olduğunu belirtti.

BAKAN KURUM’DAN “2053 NET SIFIR EMİSYON” VURGUSU

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu 2053 Net Sıfır Emisyon ve Yeşil Kalkınma hedefleri doğrultusunda yatırımların devam ettiğini kaydeden Bakan Kurum, “İklim değişikliği ile mücadele kapsamında İklim Kanunu’nu Meclisimizden geçirmeyi istiyoruz. Yine döngüsel ekonomi anlayışı ve prensibi çerçevesinde Türkiye Çevre Ajansımız gerek Depozito Yönetim Sistemi gerek Sıfır Atık projeleri gerekse atığın kaynağında ayrıştırıldığı, ekonomiye kazandırıldığı birçok projeyi yapacak. Bu noktada da kararlılığımız ilk günkü gibi devam etmektedir.” diye konuştu.

EBRD BAŞKAN YARDIMCISI PATRONE: “MÜMKÜN OLAN HER ALANDA İŞ BİRLİĞİNİ ARTIRMAK İSTERİZ”

Görüşmede, EBRD Başkan Yardımcısı Matteo Patrone ise Türkiye’nin iş birliği yaptıkları en önemli ülkelerden birisi olduğunu söyledi. Türkiye ile ortak yatırım konularının başında yeşil dönüşüm geldiğini kaydeden Patrone, Deprem Sonrası Yeniden İnşa Projesi kapsamında da deprem bölgesindeki belediyelere sağlanacak finansman desteğinin fizibilite çalışmaları tamamlandıktan sonra artabileceğini aktardı. Patrone, “Mümkün olan her alanda iş birliğini artırmak isteriz. İLBANK ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği bizim için büyük önem taşıyor. Önümüzdeki dönemde de hem İLBANK hem de Türkiye Çevre Ajansı ile birlikte ortak çalışmalar yürütmekten büyük memnuniyet duyarız.” dedi.

Genç Gazeteciler | ANKARA

HABER BURADA

Dünya

“Şehitlerimizin kanları üzerinde kurulan KKTC’nin güçlü, müreffeh, itibarlı bir devlet hâline gelmesi için desteğimiz bakidir”

Genç Gazeteciler | Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti

Cumhurbaşkanı Erdoğan, KKTC’de düzenlenen 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Kıbrıs Türkü’nün haksız ve hukuksuz şekilde maruz bırakıldığı izolasyonun kırılması, ambargonun kaldırılması için çabalarımız daha da artacaktır. Şehitlerimizin kanları üzerinde kurulan KKTC’nin güçlü, müreffeh, itibarlı bir devlet hâline gelmesi için desteğimiz bakidir” dedi.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki (KKTC) temasları kapsamında ilk olarak Lefkoşa’daki Atatürk Anıtı’na çelenk bırakan ve anıt özel defterini imzalayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, daha sonra KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ile birlikte Dr. Fazıl Küçük Bulvarı’nda düzenlenen 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı Töreni’ne katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında, Kıbrıs Türk halkının özgürlüğe kavuşmasını sağlayan Barış Harekâtı’nın 50. yıl dönümünde KKTC’de olmanın bahtiyarlığını yaşadığını belirtti.

Ada’nın dört bir yanındaki vatandaşlara şahsi selamları ile 85 milyon vatandaşın selam ve sevgilerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizleri bağrınıza bastığınız, muhabbetle kucakladığınız için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Yurdu yaşatmak için can veren kahraman şehitlerimizi rahmetle, minnetle yâd ediyorum. Vatan, bayrak, istiklal ve istikbalimiz için toprağa düş yiğitlerin aziz ruhları şad olsun” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kıbrıs Türkü’nün varlığı, hakları ve hürriyeti için cesaretle savaşan gazilerin ellerinden öptüğünü belirterek, her birine şükranlarını sundu, sağlıklı, hayırlı ve bereketli ömürler diledi.

“KUZEY KIBRIS BİZİM GÖZ BEBEĞİMİZDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kıbrıs Barış Harekâtı’nın mimarları olan dönemin Başbakanı Bülent Ecevit’i, Başbakan Yardımcısı Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ı ve son nefesine kadar Kıbrıs davası için mücadele eden Alparslan Türkeş ile diğer devlet ve siyaset adamlarını rahmetle andı.

Kıbrıs Türklerinin egemenlik ve özgürlük mücadelesinin önderleri merhum Dr. Fazıl Küçük ve merhum kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’a Allah’tan rahmet dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kuzey Kıbrıs’ın hürriyeti için “Allah Allah” nidalarıyla omuz omuza çarpışan, kanları kanlarına karışan Mehmetçikleri ve mücahitleri kemali edeple yad ettiğini anlattı.

20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı’nı yürekten tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Burada öncelikle bir hususu ifade etmek isterim. Bugün, tıpkı yarım asır önce olduğu gibi yine tek yüreğiz, tek bileğiniz. Ana vatan Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak sırt sırtayız. İktidar, muhalefet ayrımı olmadan bugün burada bulunmamız, Türkiye’nin ve Türk milletinin Kıbrıs davasına verdiği önemin göstergesidir. Kuzey Kıbrıs bizim göz bebeğimizdir, canımızdan bir parçadır. Burası bize sadece şehitlerimizin değil aynı zamanda Hazreti Osman’ın, sahabenin, bu toprakları fetheden kahraman ecdadımızın da emanetidir. İnşallah bu emanete sıkı sıkıya sahip çıkmayı sürdüreceğiz. Varlıklarıyla, Kıbrıs Türkü’ne cesaret aşılayan, ortak gururumuzu paylaşan 85 milyonun, sizlerin yanında olduğunu haykıran tüm siyasetçilere, siyasi partilerimizin genel başkanlarına da hassaten teşekkür ediyorum. Millî meselelerde ortaya koyduğumuz ortak dayanışma tablosunu inşallah güçlendirerek devam ettireceğiz. Rabbim birlik ve beraberliğimizi daim eylesin.”

“BİRLEŞMİŞ MİLLETLER BARIŞ GÜCÜ BİLE CİNNET FURYASINI DURDURAMADI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün sadece kahramanca bir mücadeleyi anmak için değil, aynı zamanda tarihî gerçekleri bir kez daha haykırmak için de burada bulunduklarını dile getirdi.

Kıbrıs, Barış Harekâtı’nın ne için yapıldığını, Türkiye’nin böyle bir kararı niçin aldığını daima akılda tutmak zorunda olduklarına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “1963-1974 yılları, Kıbrıs Türkleri için adanın yüzde 3’lük bir kısmına hapsedildikleri, kan, gözyaşı, zulümle dolu bir dönem demektir. Kıbrıs Türk halkı hem kurucusu ve ortağı olduğu devletten dışlanıyor hem de eli kanlı EOKA’nın insanlık dışı baskı ve saldırılarına maruz kalıyor. Adaya konuşlandırılan Birleşmiş Milletler Barış Gücü bile cinnet furyasını durduramadı, katliamın önüne geçemedi. 1974 yılına gelindiğinde Kıbrıs Türkü’nün varlığına kasteden, insanlık dışı saldırılar zirveye ulaşmıştır. Tam 50 yıl önce bugün kahraman Mehmetçik, Kıbrıs Türkü’nün istiklaline vurulmak istenen hançeri sökmek üzere tarihî bir adım attı. 20 Temmuz 1974 Anavatan ve garantör ülke olarak uluslararası anlaşmalardan kaynaklanan hak ve yükümlülüklerimiz ile tarihin omuzlarımıza yüklediği sorumlulukla harekete geçtiğimiz tarihtir.”

“TÜM DÜNYAYA KIBRIS TÜRKÜ’NÜN YALNIZ OLMADIĞINI GÖSTERDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsan olmak, vicdan sahibi olmak bize ne sorumluluk yüklüyorsa Türkiye olarak bu sorumluluğun gereğini yerine getirdik. O gün tüm dünyaya Kıbrıs Türkü’nün yalnız olmadığını ve asla yalnız bırakılmayacağını gösterdik” ifadelerini kullandı.

“Rumların ateşe verdiği ekin tarlalarına, gül bahçesine girer gibi paraşütle indirme yapan Mehmetçiğimiz, mayın döşenmiş sularda Barbaros misali ilerleyen denizci leventlerimiz cesaretlerini bir kez daha tarihe kazımıştır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Kıbrıs Barış Harekâtı, Kıbrıs Türkü’nün zulümden kurtararak özgürlük ve refaha kavuşturmuş, geleceğe güvenle bakmasını sağlamıştır. Doktor Fazıl Küçük, o tarihi günü şöyle anlatıyor; ‘20 Temmuz sabahı doğan güneş, Kıbrıs Türkü’nün 11 yıllık karanlığını silip götürmüş, özgürlüğü getirmiştir.’ Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ise; ‘20 Temmuz ömrümün en mutlu günü’ diyerek yaşadığı duygu selini ifade ediyor. Şunun bilinmesini isterim, o gün burada hangi coşku, sevinç ve gurur hâkimse, Türkiye’de aynı bayram havası hâkimdir. Bugün de bayram olarak kutladığımız 20 Temmuz’u Kıbrıs Türk halkının barış ve istikrar özlemi ve idealleri doğrultusunda egemenlik haklarının ve eşit statüsünün korunmasının sembolü olarak görüyoruz.”

“KIBRIS’TA FEDERAL BİR ÇÖZÜMÜN MÜMKÜN OLMADIĞINA İNANIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Adanın güneyinde ise maalesef kendilerini Kıbrıs adasının tek hâkimi olarak gören şımarık bir zihniyet var. Öyle bir vahametle karşı karşıyayız ki Rum lider, EOKA teröristlerini anma törenlerine katılıyor, Kıbrıs Türk’ü kardeşlerimizi güneye geçtiklerinde saldırıya uğruyor, tutuklanıyor, güneydeki camiler kundaklanıyor. Rumlar, Kıbrıs Türkü’yle, siyasi gücü ve adanın doğal kaynakları da dâhil ekonomik refahı paylaşma niyetlerinin olmadığını açıkça ortaya koyuyor. Geçenlerde maalesef Yunanistan Savunma Bakanı, yine akla ziyan açıklamalar yaptı. Sayın Miçotakis ile yurt dışında bir araya geldik ve kendilerine ‘Ayın 20’sinde biz Kuzey Kıbrıs’tayız. Duydum ki sen de güneydesin. Herhâlde oradan Dendias gibi bizlere sataşma yapmazsın.’ Böyle bir şey düşünmediğini söyledi. ‘Böyle bir şey düşünmüyorsan mesele yok’ dedik, yola devam.”

Bölgede devam eden çatışmalar karşısında tüm adanın güvenliğini tehdit etme riski olan son derece sorumsuz adımlar atıldığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aynı suda iki kez yıkanılmaz. Adadaki gerçekleri görmezden gelerek hiçbir yere varılmaz. Kıbrıs’ta federal bir çözümün mümkün olmadığına inanıyoruz. ‘Müzakerelere, yıllar önce İsviçre’de bıraktığımız yerden devam edelim’ demenin kimseye faydası yoktur. Bakın biz müzakereye, görüşmeye, Kıbrıs’ta kalıcı barışı ve çözümü sağlamaya hazırız. Çözüm yolunda uzatılan hiçbir eli havada da bırakmayız” diye konuştu.

“KIBRIS TÜRK TARAFI, RUM TARAFIYLA HER ALANDA EŞİT OLARAK MÜZAKERE MASASINA OTURMALI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarih boyunca bu konudaki hüsnüniyetin defalarca gösterildiğini ifade ederek, şöyle devam etti: “Bugüne kadar çözümü samimiyetle isteyen, bunun için fedakârlıkta bulunan, riski alan, irade sergileyen taraf Kıbrıs Türkü ve Türkiye olmuştur. Cumhurbaşkanı Sayın Tatar’ın 2023 Nisan ayında Cenevre’de yapılan toplantıda ortaya koyduğu iki devletli çözüm vizyonu çok kıymetlidir. Kıbrıs Türk tarafı, Rum tarafıyla her alanda eşit olarak müzakere masasına oturmalıdır. O yüzden ‘çözüm istiyorsanız Kıbrıs Türkü’nün müktesep haklarını tescil edin’ diyoruz. Adanın garantör ülkelerinin liderlerinin her iki devleti de beraberce ziyaret edecekleri günleri de göreceğimizi ümit ediyorum.”

Bu içten temenniyi Washington’daki NATO Zirvesi’nde görüştüğü Yunanistan Başbakanı Miçotakis’e de bizzat söylediğini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile Yunanistan arasındaki diyalog zemininin güçlendirilmesinin, Kıbrıs meselesinin çözümüne de şüphesiz katkı yapacağını söyledi.

“ADANIN KADİM VE ASLİ UNSURU KIBRIS TÜRKLERİNİN YOK SAYILMASI MÜMKÜN DEĞİL”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, uluslararası alanda etkin iç hukuk yolu olarak tanınan Taşınmaz Mal Komisyonu’nun Ada’da mülkiyet konusunda çözümün yegâne adresi olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti: “Bunun dışında başka yollara tevessül edenler, Kıbrıs Türkü’nü baskı altına alarak hedeflerine ulaşacağını zannedenler büyük bir yanılgı içindedir. Ne biz oldubittilere müsaade ederiz, ne de Kıbrıs Türk halkı tehditlere boyun eğer. Ada’nın kadim ve asli unsuru Kıbrıs Türklerinin yok sayılması mümkün değildir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin tanınması ve iki devletli çözümün hayata geçmesine yönelik gayretlerimizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Şuşa’da düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı Gayriresmî Zirvesi’ne, Cumhurbaşkanı Sayın Tatar’ın iştiraki bunun en son örneği oldu. Bu süreçte sergilediği dirayet için Azerbaycan Cumhurbaşkanı kardeşim Aliyev’e de buradan bir kez daha teşekkür ediyorum.”

Kıbrıs Türkü’nün haksız ve hukuksuz şekilde maruz bırakıldığı izolasyonun kırılması, ambargonun kaldırılması için çabalarının daha da artacağını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitlerin kanları üzerine kurulan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güçlü, müreffeh, itibarlı bir devlet hâline gelmesi için desteklerinin baki olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2024 İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması’nda yer alan bütün hususların süratle uygulanması için gereken desteği verdiklerini, sonuna kadar da vereceklerini bildirerek, şu ifadeleri kullandı: “Belediyelerimiz ve resmî kurumlarımız geniş bir yelpazede pek çok projeyi Kuzey Kıbrıs’ın dört bir yanında hayata geçiriyor. Ulaştırmadan tarım ve sulamaya, turizmden güvenliğe, konuttan afetlere hazırlığa kadar her alanda Kıbrıs Türk halkının yanındayız ve destekçisiyiz. Bu vesileyle Kıbrıslı genç kardeşlerimle şu müjdeyi paylaşmak istiyorum; temmuz ayı itibarıyla artık Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vatandaşı öğrencilerin katkı payı ve öğrenim ücreti bakımından Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı öğrencilerle aynı esaslara tabi olmasını kararlaştırdık. Aldığımız bu kararın Türk üniversitelerinde eğitim görmek isteyen Kıbrıs Türkü öğrencilerimize hayırlı olmasını diliyorum. Türkiye olarak Kıbrıslı kardeşlerimizle ekmeğimizi de suyumuzu da geleceğimizi de paylaşmaya devam edeceğiz. 50 yıl önce bu topraklarda tesis ettiğimiz barış ve huzur ortamını inşallah muhafaza edecek bunun zedelenmesine izin vermeyeceğiz.”

20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı’nın Kıbrıs Türk halkına ve Türk milletine hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Barış Harekâtı’nda şehit olan Mehmetçik ve mücahitleri tekrar rahmetle, gazilerimizi şükranla anıyorum. Kuzey Kıbrıs’ın özgür, bağımsız, güvenli ve huzur dolu bir devlet olarak geleceğe yürümesi için mücadele eden, ter döken herkesi, tüm devlet ve siyaset adamlarımızı rahmetle yardım ediyorum” dedi.

Genç Gazeteciler | Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti

HABER BURADA

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan KKTC’de

Genç Gazeteciler | Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 50. yıl dönümünde, 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı törenleri için gittiği Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne ulaştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı, KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar Ercan Havalimanı’nda resmî törenle karşıladı. Karşılamada, KKTC Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre, KKTC Başbakanı Ünal Üstel ve Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Metin Feyzioğlu da yer aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, HÜDA PAR Genel Sekreteri Şehzade Demir, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu da KKTC’ye ulaştı.

Genç Gazeteciler | Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti

HABER BURADA

DÜNYA

seers cmp badge