Connect with us

Dünya

Emine Erdoğan’a “İklim ve Kalkınma Liderlik Ödülü” takdim edildi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’a, Sıfır Atık Projesi ile iklim konusunda gösterdiği öncülük dolayısıyla Dünya Bankasınca ilk kez verilen “İklim ve Kalkınma Liderlik Ödülü” takdim edildi.

Emine Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Devlet Konukevi’nin bahçesinde düzenlenen Dünya Bankası İklim ve Kalkınma Liderlik Ödül Programı’nda yaptığı konuşmada, kendisine verilen ödül için, “Bu son derece anlamlı ödülü, çocuklarımızın adil bir geleceğe kavuşması için tek yürek olmuş tüm doğaseverler adına kabul ediyorum. Dünya Bankası Türkiye Temsilciliğine şükranlarımı sunuyorum” dedi.

“İKLİM DEĞİŞİKLİĞİYLE MÜCADELEDE, KÜRESEL OLARAK KRİTİK BİR EŞİKTEYİZ”

İklim değişikliğinin artık yalnızca bir çevre sorunu değil, ülkelerin kalkınmasını ve refahını derinden etkileyen küresel bir kriz, insanlık için büyük bir gelecek kaygısı olduğunu belirten Emine Erdoğan, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’nin de içinde bulunduğu bölgede iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin ziyadesiyle hissedildiğini dile getirdi.

Emine Erdoğan, “İklim değişikliğiyle mücadelede, küresel olarak kritik bir eşikteyiz. Türkiye olarak bu krize, dünyanın ortak evimiz olması şuuruyla yaklaşıyoruz” diye konuştu.

İklim değişikliğiyle mücadelenin çok boyutlu ve çok yönlü bir alan olduğunu aktaran Emine Erdoğan, bu yolda koyulan hedeflere ulaşmak için ulaştırma, ticaret, sanayi, tarım, sağlık gibi birçok sektörde dönüşüm gerektiğine dikkati çekti.

Ülkelerin kalkınma ve refah seviyelerinin iklim değişikliğiyle ilgili atacakları adımlarla doğrudan ilişkili bir hal aldığını ifade eden Emine Erdoğan, kısa, orta ve uzun vadeli kalkınma politikalarının, iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında hazırlanmasının hayati bir önemi bulunduğunu vurguladı.

“DÜNYA BANKASI İLE HAZIRLIKLARINA BAŞLADIĞIMIZ YENİ PROJELER HEPİMİZİ HEYECANLANDIRIYOR”

Dünya Bankasının, hazırladığı 2021-2025 İklim Değişikliği Eylem Planı’yla ülkeler için yol açıcı bir iş ortaya koyduğunu ifade eden Emine Erdoğan, Dünya Bankasının iklim değişikliğiyle mücadele için gerekli olan finansman ve teknoloji transferi ihtiyacı çerçevesinde, Paris Anlaşması’nın uygulanmasını teminen ülkeleri desteklediğini, böylelikle küresel iklim eylemine somut katkılarda bulunduğunu kaydetti.

“Ormanlarımızın ve denizlerimizin korunması, sel yönetimi, sürdürülebilir tarım, yenilenebilir enerji gibi alanlarda Dünya Bankası ile hazırlıklarına başladığımız yeni projeler hepimizi çok heyecanlandırıyor” diyen Emine Erdoğan, ayrıca Dünya Bankası grubunun Türkiye için hazırladığı ve bu alanda bankanın ilk raporu olan “Türkiye Ülke İklim ve Kalkınma Raporu”nu da memnuniyetle karşıladıklarını söyledi.

Türkiye’nin 2053 yılı net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda maliyet ve faydalarını ortaya koyan raporun, çalışmalara ışık tutacağına inandığını dile getiren Emine Erdoğan, “Dünya Bankası tarafından hazırlanan bu raporların çok önemli bir mesajı var. O da ülkelerin kalkınma ve refah seviyelerini artırırken, aynı zamanda iklim değişikliğiyle başarılı bir şekilde mücadele edilebileceği gerçeğidir. Yani yeşil dönüşüm için yapılan yatırımlar, kalkınmayı da beraberinde getiriyor. İklim değişikliğiyle mücadelede adil yük paylaşımı, kimsenin geride bırakılmaması ve tüm ülkelerin mücadeleye aktif katkı sağlaması son derece önemli. Bu farkındalıkla önümüzdeki süreçte, küresel iklim eyleminin önemli bir aktörü olmayı sürdüreceğiz” dedi.

GENÇLİK KAMPLARI VE ÇALIŞTAYLAR DÜZENLENMESİ ÖNERİSİ

“İklim değişikliğiyle mücadelede, tabiatın kanayan yaralarını iyileştirmek için çalışmamız gereken en önemli alanlardan biri vicdanlardır” ifadesini kullanan Emine Erdoğan, böyle bir vicdanı ayağa kaldıracak, çevre ahlakını yeniden tesis edecek eğitim ve kültür çalışmalarının da diğer tüm yatırımlar kadar önemli olduğunun altını çizdi.

Emine Erdoğan, “Bu vesileyle bilhassa farklı ülkelerin gençlerini bir araya getirecek gençlik kampları ve çalıştaylar düzenlenmesini teklif ediyorum. Gençlere, medeniyetlerin tabiata nasıl yaklaştıklarını ve bu yaklaşımın sanatta, edebiyatta ve yaşam kültüründeki karşılıklarını hep birlikte gösterelim. İnanıyorum ki bu çaba ‘sürdürülebilir bir dünya’ için en önemli itici güç olan ‘sürdürülebilir sevginin’ tohumlarını atacaktır” diye konuştu.

Türkiye’nin gelecek günlerde Birleşmiş Milletler Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi’nin 16. Taraflar Konferansı’na ev sahipliği yapacağını bildiren Emine Erdoğan, Türkiye’nin biyolojik çeşitliliğin korunmasında öncü rol oynamaya devam edeceğini belirtti.

DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DİREKTÖRÜ KOUAME: “İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ KONUSUNDAKİ LİDERLİĞİNİZ, DÜNYA ÇAPINDA DA ÖRNEK OLUYOR”

Dünya Bankası Türkiye Direktörü Auguste Tano Kouame ise Emine Erdoğan’ın desteğiyle Türkiye’nin artık ekonomik büyüme ve sosyal refah için ulusal stratejisinin merkezine iklim eylemini yerleştirdiğini belirterek, “İklim değişikliği konusundaki liderliğiniz, Türk insanının gelecek nesillerine tohum ekiyor ve dünya çapında da örnek oluyor” dedi.

İklim değişikliğine değinen Dünya Bankası Türkiye Direktörü Kouame, “Çok iyi bildiğimiz gibi, iklim değişikliği kapıda. Dünyanın her yerinde insanları, altyapıları ve ekonomileri korumak için acil önlem alınması gerekiyor” diye konuştu.

Dünya Bankası Türkiye Direktörü Kouame, Türkiye’nin geçen yıl ekim ayında Paris Anlaşması’nı onayladığını, bunun dünya çapında övgüyle karşılandığını ve insanlığa ve özellikle Türk insanına fayda sağlayacağını dile getirdi.

Türkiye’nin Paris Anlaşması’nı onaylamadan önce de iklim değişikliğiyle mücadele ettiğine vurgu yapan ve Emine Erdoğan’ın bu alanda öncülük ettiği projelere değinen Dünya Bankası Türkiye Direktörü Kouame, “Çığır açan Sıfır Atık Girişimi’ni kişisel olarak desteklediniz ve daha geniş bir döngüsel ekonomi geçişinin yolunu açtınız” dedi.

Kasım 2019’da İstanbul’da Emine Erdoğan’ın öncülüğünde düzenlenen Sıfır Atık Zirvesi’ne katıldığını dile getiren Dünya Bankası Türkiye Direktörü Kouame, “İklim değişikliği gündemine olan kişisel bağlılığınızı ilk elden görebildim. Zirvede ev sahipliği yaptığınız akşam yemeği sırasında, doğa sevginizi ve kesinlikle boşa gitmesi gerekmeyen her şeyi yeniden kullanma konusundaki uzun zamandır pratiğinizi gösteren kişisel hikâyelerinizi anımsıyorum. Siz gerçek bir iklim şampiyonusunuz” dedi.

Dünya Bankası Türkiye Direktörü Kouame, Dünya Bankasının iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında dünyada yaptığı çalışmaların yanı sıra Türkiye’deki projelerine ilişkin de bilgi verdi.

Konuşmaların ardından Koume, Dünya Bankası tarafından dünyada ilk kez verilen “İklim ve Kalkınma Liderlik Ödülü”nü Emine Erdoğan’a takdim etti.

Dünya Bankası, gelecek nesillere tertemiz ve gelişmiş bir Türkiye bırakmak kadar yaşanabilir bir dünyanın önde gelen mimarları arasında yer almak gibi önemli bir hedef için çalışan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ı, sınırları aşarak bir dünya markası haline gelen Sıfır Atık Projesi ile iklim konusunda gösterdiği liderlik için ödüle layık gördü.

Emine Erdoğan’a takdim edilen, plaket tarzında hazırlanan ödüldeki her bir kare ve kutucuğun, kalkınmanın yapı taşları olarak tasarlandığı, ödülün yeşil ağırlıklı olmasının da iklim dostu ve kalkınmayla yoluna devam eden müreffeh Türkiye’yi temsil ettiği belirtildi.

Törene; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Çiğdem Karaaslan, Dünya Bankası Türkiye Direktörü Kouame, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Başkanı Yunus Kılıç ve iklim elçisi gençler katıldı.

Tören alanında, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası ve Ankara Devlet Klasik Türk Müziği Korosu canlı müzik dinletisi sundu.

EMİNE ERDOĞAN’DAN 13’ÜNCÜ SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK HEDEFİNE KATKI SÖZÜ

Alanda, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca hazırlanan “Dünya Ortak Evimiz” başlıklı sürdürülebilir kalkınma hedefi dünya maketi de yer aldı.

Birleşmiş Milletlerin (BM) iklim değişikliğiyle mücadele için belirlediği 17 küresel amacın bulunduğu bölüme, davetliler bireysel sözleriyle destek vererek imzaladı.

Dünya maketindeki 13’üncü hedef olan “İklim Eylemi”ni seçen Emine Erdoğan, “2053 net sıfır emisyon ve yeşil kalkınma hedefleri çerçevesinde ülkemizin iklim değişikliğiyle mücadele ve uyum politikalarına katkı sağlayacağım” sözünü vererek imzasını attı.

Emine Erdoğan, maketin önünde katılımcılar ve gazetecilerle ayrı ayrı fotoğraf çektirdi.

Törenin ardından katılımcılarla bir süre sohbet eden Emine Erdoğan, gazetecilerin, “Bu projeye başlarken işlerin bu noktaya geleceğini düşünüyor muydunuz?” sorusu üzerine, “Başlarken bu kadar sonuç alacağım hiç aklıma gelmedi. Ödül almak için de yapmadım bunları. Bunlar ekstradan. Bu ödülü, ülkem, milletim, altyapıyı hazırlayan akademisyenler, çevreciler adına aldım” dedi.

“Aslında daha başındayız değil mi?” sorusuna karşılık da Emine Erdoğan, “Daha çok işimiz var ama hep birlikte bunu başaracağımıza inanıyorum. Hele gençlerin buna inanması çok önemli. Başladığımız yerden gençlere devredeceğiz, onlar devam ettirecek inşallah” ifadelerini kullandı.

“Vatandaşlara Sıfır Atık Projesi kapsamında bir çağrınız olur mu? Neler yapılabilir?” sorusu üzerine ise Emine Erdoğan, vatandaşların zaten bu işi çok sahiplendiğini belirterek, “Halkımıza güveniyorum, mutlaka en iyisini yapacaklardır” dedi.

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ramazan Bayramı dolayısıyla mesaj yayımladı

“Türkiye’nin ortak vatanımız, demokrasimizin ortak değerimiz olduğunun bilinciyle hep birlikte çok çalışacağız”

“Türkiye’nin ortak vatanımız, demokrasimizin ortak değerimiz olduğunun bilinciyle hep birlikte çok çalışacağız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ramazan Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, “Türkiye’nin ortak vatanımız, demokrasimizin ortak değerimiz olduğunun bilinciyle, inşallah, hep birlikte çok çalışacağız, üreteceğiz, emek vereceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ramazan Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, tüm vatandaşların Ramazan Bayramı’nı tebrik etti.

“Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu da ebedî azaptan kurtuluş olan bir ramazan ayını daha geride bırakarak hep birlikte bayrama vasıl olduk” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bayramın ülkemiz, milletimiz, İslam dünyası ve tüm insanlık için barışa, huzura ve esenliğe vesile olmasını diliyorum. Bizleri sevdiklerimizle beraber, sağlık ve afiyet içerisinde bir bayrama daha kavuşturduğu için Rabbime hamdediyorum. 11 ayın sultanı olan Ramazan-ı Şerif’i Gazze’nin yanı sıra gönül coğrafyamızın farklı köşelerinde yaşanan acılar ve zulümler sebebiyle buruk karşıladık, buruk geçirdik.”

“BU ZOR GÜNLERİNDE FİLİSTİN HALKININ YANINDA OLDUĞUMUZU GÖSTERDİK”

“Gazze, 7 Ekim’den beri sadece bizim değil, tüm insanlığın kalbinde, tüm insanlığın vicdanında kanayan bir yara oldu” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, savaşta bile dokunulmaması gereken hastanelerin, okulların, kiliselerin, camilerin bilerek bombalandığı bir vahşet sahnesiyle karşı karşıya kalındığını dile getirdi.

İsrail’in saldırıları sonucu 33 bin Filistinli şehit düşerken, 75 binden fazla Filistinlinin de yaralandığını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hayatını kaybeden tüm kardeşlerimize Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar niyaz ediyoruz. Türkiye olarak bugüne kadar bölgeye sevk ettiğimiz toplam 45 bin tonu aşan yardım malzemesiyle, bu zor günlerinde Filistin halkının yanında olduğumuzu gösterdik. İnşallah bundan sonra da Gazze’de akan kan duruncaya ve Filistinli kardeşlerimiz, 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan özgür Filistin devletine kavuşuncaya kadar desteğimizi sürdüreceğiz” dedi.

“ASRIN FELAKETİNİN YARALARINI ASRIN BİRLİKTELİĞİNİ SERGİLEYEREK HIZLA SARIYORUZ”

Dış siyasette bu adımları atarken, gündemin ilk sırasında yer alan deprem bölgesini asla ihmal etmediklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu açıklamalarda bulundu: “Asrın felaketinin yaralarını asrın birlikteliğini sergileyerek hızla sarıyoruz. Şimdiye kadar 80 bine yakın afet konutunu ve köy evini tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik. Her ay 15-20 bin konut inşa etmek suretiyle yıl sonunda bu sayıyı 200 bine ulaştırmayı hedefliyoruz. Bu süreçte ayrıca riskli yapı stoku yüksek şehirlerimizin depreme karşı daha dayanıklı hâle getirilmesi için de çalışıyoruz.”

PKK’dan FETÖ ve DEAŞ’a vatanın birliğine, insanların huzuruna kasteden terör örgütlerine nefes aldırmadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Terör bataklığını kaynağında kurutma stratejimizi kararlılıkla uyguluyoruz” diye ekledi.

“TÜRKİYE YÜZYILI VİZYONUMUZU HAYATA GEÇİRİNCEYE KADAR BİZE DURMAK YOK”

Ekonomi cephesinde hayat pahalılığı ve enflasyonla mücadelenin en hassas oldukları konu olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Tüm dünyayla birlikte millet olarak bizim de canımızı yakan bu meseleyi, Allah’ın izniyle, çözmekte kararlıyız. Uyguladığımız ekonomi programının olumlu etkilerini yılın ikinci yarısından itibaren daha net bir şekilde görebileceğiz. 31 Mart seçimlerinin suhuletle tamamlanmasıyla ortaya çıkan 4 yıllık seçimsiz dönemi, bu hedeflerimizi gerçekleştirmek için kullanacağız.”

“Türkiye’nin ortak vatanımız, demokrasimizin ortak değerimiz olduğunun bilinciyle, inşallah, hep birlikte çok çalışacağız, üreteceğiz, emek vereceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye Yüzyılı vizyonumuzu hayata geçirinceye kadar bize durmak, dinlenmek, soluklanmak yok” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, mesajını şu sözlerle tamamladı: “Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu vesileyle bir kez daha 31 Mart seçimlerinde sandığa giderek iradesine sahip çıkan tüm vatandaşlarıma teşekkür ediyorum. Rekabet seviyesi çok yüksek bir seçimden yeni çıkmış aziz milletimizden, bayramın manevi iklimini kırgınlıkları gidermek için fırsata çevirmelerini özellikle istirham ediyorum. Bayram ziyareti veya tatil amacıyla yollara çıkan tüm vatandaşlarımdan, trafik kurallarına riayet etmelerini bekliyorum. Rabbimden Ramazan Bayramı’nın gönüllerimize huzur, ülkemize esenlik, dünyamıza ve mazlum coğrafyalara barış getirmesini diliyor, sizleri bir kez daha muhabbetle selamlıyorum. Bayramınız mübarek olsun.”

HABER BURADA

Dünya

“Kimsenin bizim öz güvenimizi örselemesine, hayallerimizle aramıza set çekmesine müsaade etmeyeceğiz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TÜRGEV İftar Programı’nda yaptığı konuşmada, “İşimizi, görevimizi, sorumluluğumuzu ülkemize, milletimize ve umudunu bizlere bağlamış ailelerimize karşı vazifelerimizi en güzel şekilde yerine getirmeye çalışacağız. Kimsenin bizim öz güvenimizi örselemesine, hayallerimizle aramıza set çekmesine müsaade etmeyeceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İbn Haldun Üniversitesi’nde düzenlenen Geleneksel Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı (TÜRGEV) İftar Programı’na katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının başında, vakfa ve yöneticilerine, Ramazanda kendisini gençlerle buluşturdukları için teşekkür etti.

Katılımcıların Ramazan-ı Şerifini ve Kadir Gecesi’ni tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Artık 11 ayın sultanı olan mübarek Ramazanı uğurlamaya hazırlanıyoruz. Bir tarafta rahmet, şefkat ve bereket ayına veda etmenin hüznünü, diğer tarafta ise bayrama kavuşacak olmanın sevincini yaşıyoruz. Rabbimden bizleri daha nice ramazanlara, nice Kadir Gecelerine, nice bayramlara hayırla, sağlıkla, huzurla, esenlikle eriştirmesini diliyorum” ifadesini kullandı.

“TÜRGEV BAŞARILI ÇALIŞMALARIYLA KENDİNDEN SÖZ ETTİRİYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İSEGEV (İstanbul Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı) olarak 1996’da kurulan TÜRGEV’in 28 yıldır ülkeye, millete ve gençlere sahip çıktığını belirterek, “Her yıl binlerce evladımızın eğitimine katkı veren, onlara sıcak bir yuva imkânı sunan TÜRGEV, başarılı çalışmalarıyla kendinden söz ettiriyor. Toplam sayısı 40 bin 500’e ulaşan mezunlarımız, bugün hem ülkemizde hem de dünyanın dört bir yanında insanlığa hizmet ediyor. Bu müstesna çatının kurucuları arasında bulunmaktan daima bahtiyarlık duyduğumu ifade etmek isterim. Ülkesine ve milletine sayısız eserler kazandırmış bir siyasetçi olarak TÜRGEV, gönlümüzde her zaman farklı bir yere sahip oldu. İnşallah bundan sonra da sizlere destek vermekten geri durmayacağız. ‘Sizin en hayırlınız insanlara faydalı olanınızdır’ emrine ram olarak bir gönüle daha girmek, bir gencimize daha ulaşmak, bir evladımızın daha elinden tutmak için canla başla çalışan vakfımızı tebrik ediyorum” diye konuştu.

Vakfın faaliyetlerinde emeği geçenlere, maddi manevi katkısı bulunanlara teşekkür eden, hayatını kaybedenleri rahmetle yâd eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “TÜRGEV’in en önemli temsilcilerinden olduğu gönüllü kuruluşlarımız ülkeye ve millete hizmet mücadelemizin öncüleridir. İstikbalimizin teminatı olan gençlerimizin vatana, millete, ailelerine hayırlı birer evlat olarak yetişmelerinde sizlerin yeri doldurulamaz. Bizim her fırsatta dile getirdiğimiz TEKNOFEST gençliği inşallah sizlerin arasından çıkacak, Türkiye Yüzyılı sizlerin omuzlarında yükselecektir. Ben burada yeni Türkiye’nin, büyük ve güçlü Türkiye’nin, engelleri aşarak hedeflerine yürüyen kararlı Türkiye’nin mimarlarını görüyorum. Burada sizlerin arasında yarının başarılı bilim kadınlarını, siyasetçilerini, eğitimcilerini, mühendislerini, iş insanlarını, doktorlarını, milletimize hayırlı kuşaklar yetiştiren örnek annelerini görüyorum. Rabbim her birinizin yolunu ve bahtını açık etsin.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, meyve veren ağacın taşlandığını, TÜRGEV gibi vakıfların da hem hizmetleriyle hem varlıklarıyla hem de yerli, millî duruşlarıyla Türkiye’deki belli çevreleri her zaman rahatsız ettiğini belirtti.

“Kim var?” diye seslenilince, sağına soluna bakmadan fert fert “Ben varım.” diyen özgür zihinler yetiştiren TÜRGEV’in, bu kesimler tarafından özellikle hedef tahtasına konulduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İftira ve yalan furyasının hedefi oldunuz. Haysiyet cellatları tarafından yıpratılmak istendiniz. Sizleri yıldırmayı amaçlayan daha nice saldırıya maruz kaldınız. Birileri ellerine geçirdikleri her fırsatı, iyi ve faydalı işleri desteklemek için değil, TÜRGEV gibi gençliğe hizmet çatılarını yıkmak için kullandı. Ne siz ne de biz bunların hiçbirine aldırmadık. Hukuktan, meşruiyetten, Hakk’a ve halka hizmet yolundan ayrılmadık. Yüksek bir ruh haliyle mücadelemizi kararlılıkla devam ettirdik. Bugün de aynı vakarla hareket ediyoruz. ‘Sen doğru olursan, sen dürüst olursan, sen samimi olursan eğri er ya da geç mutlaka belasını bulur’ diyoruz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ağızlarını her açtıklarında hak, hukuk, adalet kavramları üzerinde gönüllü kuruluşlara dil uzatanların ikiyüzlülüklerini çok iyi bildiklerini vurgulayarak, şunları söyledi: “Sürekli ahlak tüccarlığı yapan, sürekli işçinin, emekçinin hakkından bahseden bu çevreler, önceki gün Beşiktaş’taki yangında hayatını kaybeden 29 emekçi kardeşimizle ilgili çıkıp tek cümle kurmadılar. Ekranları başında izleyenlere ve buradaki kardeşlerime sesleniyorum. Bu binaya inşaat ruhsatını veren, imar ruhsatını veren ve binanın en alt bodrum katlarını gazino hâline getirmeye müsaade edenler kim? Şimdi tabii ki biz de savcılarımızla bunu takip ediyoruz, bunu kovalıyoruz, kovalamaya devam edeceğiz. Kimler bunlar? 29 tane orada vatandaşımızın ölümüne göz yumanlar kimler? Biz de kovalayacağız. Zerre kadar vicdanı olan herkesin tepkisini çekmesi gereken skandallar zinciri karşısında başlarını kuma gömmeyi tercih ettiler ama birileri hemen anında koşup gittiler. Niye? Çünkü kendi günahlarını nasıl örteriz, bunun peşinde koştular. Bölücü terör örgütünün sokakları yakıp yıkan vandallarıyla sergiledikleri dayanışmayı, rızkının peşindeki insanların ailelerine çok gördüler. Daha önce aynı vicdansızlığı, evlatlarını bölücü alçakların pençesinden kurtarmak için çırpınan cesur Diyarbakır annelerine de bunlar göstermişlerdi. Yasak savma kabilinden yaptıkları bir şov dışında sırf ittifak ortaklarını kızdırmamak için yüreği kan ağlayan bu anneleri yalnız bırakmışlardı.”

“BİZİ KENDİ KALIPLARINA HAPSETMELERİNE İZİN VERMEYECEĞİZ”

Kendilerinin yaklaşık yarım asırdır, vakfın ise 28 yıldır çetin bir mücadele verdiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu zorlu süreçte gençlere hizmet etmekten, onları en iyi, en donanımlı şekilde hayata hazırlamaktan başka gayeleri olmadıklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerin başarısını gördükçe hep daha fazla çalıştıklarını, daha fazla koştuklarını aktararak, “Ne yaptıysak milletimiz için, siz gençlerimiz için yaptık. Allah’a hamdolsun bugün milletimizin ve sizlerin huzuruna alnı ak, başı dik, gönlü mutmain olarak çıkmanın gururunu yaşıyoruz. Ülkemizi bugün geldiği noktadan çok daha ileriye götürebilmek için sizin enerjinize, sizin yeteneklerinize, sizin heyecanınıza ihtiyacımız var. Bu ülkeyi yüceltecek, bu çağa mührünü vuracak olan sizlersiniz. Bunun için kendimizi başkalarına göre tanımlamayacak, başkalarının bizi kendi kalıplarına hapsetmelerine izin vermeyeceğiz. İşimizi, görevimizi, sorumluluğumuzu ülkemize, milletimize ve umudunu bizlere bağlamış ailelerimize karşı vazifelerimizi en güzel şekilde yerine getirmeye çalışacağız. Kimsenin bizim öz güvenimizi örselemesine, hayallerimizle aramıza set çekmesine müsaade etmeyeceğiz” diye konuştu.

Kendilerinin sadece 100 yıllık bir devletin mensupları olmadığını, aynı zamanda bu coğrafyada 1000 yıllık bir cihan imparatorluğunun, 1400 yıllık köklü bir medeniyetin de takipçileri olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ayrıca bizler, bir misyonu, gayesi, ideali ve elbette davası olan insanlarız. Başkaları gibi önünü sonunu düşünmeden fevri hareket edemeyiz. Tefekkürü hayatının her alanına uygulayan bir gençlik, Türkiye ile birlikte İslam âleminin hatta tüm insanlığın umududur” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerden kendi şahsi gelecekleri yanında, ülkelerinin istikbaliyle ilgili de hayaller kurmalarını, hedefler belirlemelerini istediğini vurgulayarak, hayatı anlamlandıran, insanı dünyaya bağlayan, kişiye değer katan şeyin üretmek olduğunu ifade etti.

Yaptıklarının üzerine koymanın kendini aşmak olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsan ürettikçe mutlu ve motive olur. İnsan düşünüp, tefekkür edip, çalışıp, çabalayıp ortaya iş koyduğunda mutlu, huzurlu, kendisiyle barışık olur. Her ne yapıyorsanız, hangi okulu okuyor, hangi işte çalışıyorsanız, yaptıklarınızın üzerine koymaya, kendinizi aşmaya özellikle gayret edin. İmkân bulmak, aslında imkânı oluşturmaktır. Unutmayın, imkân size gelmez, siz imkânlara gideceksiniz. Projeleriniz, planlarınız, tezlerinizle beraber, mücadele azminiz de varsa hiçbir güç sizi yolunuzdan geri döndüremez. İlmin ve başarının anahtarı çalışmak, disiplinli çalışmak ve sabretmektir. Azminizi, kararlılığınızı, inancınızı asla ama asla kaybetmeyin. Sizlerden yarını değil, daha ötesini görerek çalışmanızı, kendinizi geliştirmenizi bekliyoruz. Bunları başardığınızda Allah’ın izniyle sizlerin önünde durabilecek hiçbir engel tanımıyoruz” diye konuştu.

TÜRGEV’in dijital kültür alanında gençlere yönelik çalışmalarını da takdirle karşıladığını ayrıca belirtmek istediğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerden beklentimiz, her alanda olduğu gibi dijital kültürde de sadece takipçi değil asıl içerik üreticisi olmanızdır. Medeniyetimizin, tarihimizin, değerlerimizin ışığında içerikler geliştirerek, bunları gençlerimize ve dünyaya açmanız son derece kıymetli çabalardır. Mevcut çalışmalarınıza yeni projeleri, girişimleri ekleyerek dijital dünyayı boş bırakmayacağınıza inanıyorum” ifadelerini kullandı.

Eski başbakanlardan Adnan Menderes’ten bu yana canlarıyla, kanlarıyla, emekleriyle büyüterek bugünlere getirdikleri çok partili demokrasinin 31 Mart Pazar günü yapılan Mahallî İdareler Seçimleri’nden başarıyla çıktığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Seçimlere gölge düşürme, seçmenin iradesini rehin alma girişimleri bir kez daha sandıkta hüsrana uğradı. Bizler kadere ve takdire inanan insanlarız. Sandık sonuçlarının da davamız, hareketimiz, mücadelemiz açısından Allah’ın izniyle hayra tebdil olacağına yürekten inanıyoruz. Bu tarz neticeler insanlık tarihi boyunca kiminin şımarıklığını, kiminin pervasızlığını, kiminin de sabrını, metanetini, dayanışmasını, birlikteliğini ve mücadele azmini artırmıştır” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 31 Mart’ın sadece yeni bir dönüm noktası değil, aynı zamanda daha büyük zaferlerin müjdecisi, muştusu ve habercisi olacağını vurgulayarak, “Yolumuza yenilenmiş, tazelenmiş, çok daha güçlenmiş, üstat Necip Fazıl’ın ifadesiyle ‘pekleşmiş’ bir şekilde devam edeceğiz. Siyasette yarım asra yaklaşan mücadelemizin zafer sancağını burca dikecek ve ardından gönül huzuruyla nöbeti sizlere devredeceğiz. Bakınız, ben bugüne kadar gençlerle yürümüş, gençlerin yoldaşlığından güç ve cesaret almış bir büyüğünüzüm” dedi.

Mensubu ve hizmetkârı olmaktan şeref duydukları millet için nice saldırıları göğüslediklerini, nice badireleri aştıklarını, nice ihanetleri püskürttüklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim karşılaştığımız sıkıntıları gençlerimiz yaşamasın diye emek verdik. Gerektiğinde ölümü göze alarak vesayet odaklarına meydan okuduk. Şahsen bedel ödesek bile ülkemize, insanımıza, özellikle geleceğimiz olan siz gençlerimize bedel ödettirmemeye çalıştık. İmkânlarımızı zorlayarak üzerimize düşeni yapmanın gayretindeyiz. Gençlerimiz olarak sizler de sorumluluklarınızı yerine getireceksiniz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, artık gençlerin zamanının misafiri olduklarını kaydederek, şunları söyledi: “Bizden önceki aksiyon, fikir ve gönül adamlarının namusumuza emanet ettiği, bizim de canımız pahasına sahip çıktığımız davamızı inşallah yakında sizler omuzlayacaksınız. Bu emaneti sizler taşıyacak, sizler yükseltecek ve yücelteceksiniz. Sizlerin şu vakur duruşunu, şu azmini, öz güvenini gördükçe verdiğimiz mücadelenin boşa gitmediğini de görmenin bahtiyarlığını yaşıyorum. Rabbime, şahsıma sizler gibi yol ve mücadele arkadaşları bahşettiği için hamdediyorum. Yüreğimi ısıtan şu gözlerinize baktıkça, Allah’ın izniyle yarınlarımızın bugünümüzden çok daha aydınlık olacağına tüm kalbimle inanıyorum. Her birinizi ayrı ayrı alkışlıyorum.”

TÜRGEV çatısı altında yürütülen hizmetlerde emeği geçen tüm dostlarına teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ramazan ayının sizlerle birlikte başta Gazze’deki mazlumlar olmak üzere tüm Müslümanlar için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Rabbim, bu mübarek günler hürmetine tüm mazlum ve mağdurların yardımcısı olsun” dedi.

İNANOĞLU’NUN AİLESİNE VE SİNEMA CAMİASINA BAŞSAĞLIĞI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yönetmen ve yapımcı Türker İnanoğlu’nun vefatıyla ilgili, “Sizlere veda etmeden önce, dün sevenlerinin son yolculuğuna uğurladığı, Türk sinemasının usta ismi yapımcı ve yönetmen, 2018 yılı Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü sahibi Türker İnanoğlu’nu burada rahmetle anıyorum. Kültür sanat dünyamızın ‘Bay Sineması’nın acılı ailesine, yakınlarına ve sinema camiamıza başsağlığı diliyorum” ifadelerini kullandı.

HABER BURADA

Dünya

Enerjide Dışa Bağımlılığı Bitirdiğimizde Türkiye Daha Güçlü Olacak

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Zonguldak

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Zonguldak’ta -360 kotta maden ocağında işçilerle orucunu açtı. Maden işçilerine seslenen Bakan Bayraktar, “Önümüzde artık 4 yıllık bir süreç var. Gece gündüz demeden çalışma zamanı. Enerjide dışa bağımlılığı bitirdiğimizde Türkiye, çok daha büyük ve her açıdan daha güçlü bir ülke olacak.” dedi.

Bakan Bayraktar, Zonguldak’taki TTK Karadon Müessesesi Gelik İşletme Müdürlüğü’nde maden işçileriyle iftar sofrasında bir araya geldi. -360 kotta madencilerle orucunu açan Bakan Bayraktar, maden işçilerinin Türkiye için çok kıymetli işlere imza attığını vurguladı.

Enerjide Dışa Bağımlılık

Bakan Bayraktar, enerjide dışa bağımlılığımızı sona erdirmenin önemine işaret ederek

“Onun için yerli kaynaklarımız, kendi kaynaklarımız, kömürden yenilenebilir kaynaklara kadar bunları mutlaka ekonomiye katmamız lazım.” dedi.

İş Sağlığı ve Güvenliği

Madenciliğimizi geliştirirken iş sağlığı ve güvenliğinin her şeyden önce geldiğini kaydeden Bayraktar, “Sizlerden bir kez daha rica ediyorum. Yaptığımız iş çok stratejik bir iş, ülkemiz için çok değerli bir iş. Ama bunu yaparken öncelik sizin sağlık ve güvenliğiniz. Bundan hiçbir şekilde taviz vermeden çalışmanızı sizlerden istiyorum. Bu bizim birinci önceliğimizdir.” diye konuştu.

4 Yıllık Süreç Var

Bayraktar, ekonomik sıkıntıların üstesinden gelmenin yolunun ülke kaynaklarını azami şekilde ekonomiye katmak olduğunu vurgulayarak “Biz istiyoruz ki daha çok üretelim, ülkemizin ekonomisine daha çok katkı sağlayalım. Sizlerin şartlarını, istihdam imkanlarını arttıralım. Şimdi önümüzde artık 4 yıllık bir süreç var. Gece gündüz demeden çalışma zamanı, bizler ve sizler için. Ülkemizdeki enerjide dışa bağımlılığı bitirdiğimizde Türkiye çok daha büyük ve her açıdan daha güçlü bir ülke olacak.” dedi.

Anlamlı Hediye

İftarın ardından 6 Şubat depreminde bölgede görev alan ve birçok vatandaşı kurtaran madenciler, sarı bir bareti tek tek imzalayarak Bakan Bayraktar’a hediye etti.

HABER BURADA

DÜNYA

seers cmp badge