Connect with us

Dünya

“Tüm hayallerimizi gençlerimizle birlikte kuruyoruz, tüm hedeflerimizi gençlerimizle birlikte belirliyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adana’da AK Parti Gençlik Kolları “Bir Gençlik Şöleni”nde yaptığı konuşmada, “Tüm hayallerimizi gençlerimizle birlikte kuruyoruz, tüm hedeflerimizi gençlerimizle birlikte belirliyoruz. Tüm vizyonlarımızı gençlerimiz için oluşturuyoruz. Tüm hazırlıklarımızı buna göre yapıyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Gençlik Kolları tarafından Yeni Adana Stadyumu’nda düzenlenen “Bir Gençlik Şöleni”ne katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkenin dört bir yanından gelen gençleri, “Gazi Mustafa Kemal’in ‘Mevcudiyetimizin ve istikbalimizin temeli’ diyerek tarif ettiği sevgili gençler, üstat Necip Fazıl’ın ‘Zaman bendedir ve mekân bana emanettir’ şuurunun temsilcisi olarak gördüğü sevgili gençler, kökü ezelde ve dalı ebette bir büyük davanın idrakinde sevgili gençler, surda açılan mukaddes delikten çağlayan sular gibi geçerek kendisine biçilen gömlekleri yırtıp atan sevgili gençler, velhasıl gözümüzün nuru, geleceğimizin teminatı sevgili gençler” diye hitap ederek selamladı.

Programa gelen 28 farklı bölgeden siyasi parti gençlik teşkilatı temsilcilerine teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlik şölenine katılan ve “cesur yürekli” diye seslendiği sanatçıları da tebrik etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bana sizler gibi yol arkadaşları, sizler gibi dava arkadaşları, sizler gibi kalbi imanlı, zihni aydınlık, ufku açık yol arkadaşları verdiği için Rabbime binlerce, milyonlarca kez hamdediyorum” diye konuştu.

“BUNDAN SONRAKİ HEDEFLERİMİZİ DE SİZLERLE BİRLİKTE HAYATA GEÇİRECEĞİZ”

Bu gençliğin, Türkiye’yi hedeflerine ulaştıracak, dünyayı değiştirecek gençlik olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Siz, propaganda edileni, verileni, dayatılanı değil, kendi tarih ve kültür hazinesindeki hakikatleri arayıp bulacak gençliksiniz. Siz, dağılmışları toplayacak, gizlenmişleri açacak, karanlıkları güneşle aydınlatacak gençliksiniz. Siz, çürümüşlüğün, sinsi oyunların, kirli mecraların içinden kendi medeniyet değerlerimizin kılavuzluğunda sıyrılıp erdemli yolları açacak gençliksiniz. Sizde bunu görüyorum. Size inanıyorum. İnanıyorum ki üstadın ifadesiyle ‘Ey düşmanım, sen benim ifadem ve hızımsın, gündüz geceye muhtaç, bana da sen lazımsın’ dediği gibi karanlıkları yırtıp aşacak gençliksiniz. Gençler siz, Mavera’daki aşk iksirini sağacak, çekirdekleri yarıp özü bulacak, kozaları örecek, uyuyan medeniyeti yeniden diriltecek olan gençliksiniz.”

Bu gençliğin, esir kalmış kardeşlerinin, yardım eli bekleyen mazlumların sevinci olacağını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Siz mankurtların karşısında milletin mayasını muhafaza edecek, hedef bekleyen akranlarının karşısında kızıl elmanın istikametini gösterecek gençliksiniz. Gençler siz, Medine’nin, Mekke’nin, Kudüs’ün, Diyarbakır’ın, İstanbul’un, Bosna’nın, semalarında ezan sesleri yankılanan tüm diyarların beklediği gençliksiniz. Siz, Sultan Alparslan’dan Osman Gazi’ye, Fatih’ten Yavuz’a, Abdülhamid’den bugüne ecdadın tüm öncülerinin temsilcisi olan gençliksiniz” dedi.

Abdülhamid Han’ın hayatı boyunca, devrinin emperyalistleriyle ve onların içerideki maşalarıyla mücadele etmiş bir medeniyet ve millet sevdalısı olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Varsın birileri Gezi olaylarını Abdülhamid Han’ın devrilişine benzeterek emperyalistlere selam dursun, biz ecdadın izinden yürümeyi sürdüreceğiz. Tabii burada altılı masanın etrafında buluşanlara tek tek, Abdülhamid nezdinde yapılan bu ecdat, tarih ve değer düşmanlığına katılıp katılmadıklarını sormak da hakkımızdır. Öyle ya gençlerimizin, kimin kim olduğunu, hangi müşterekler etrafında buluştuğunu bilmeye hakkı var. Siz, işte bu emperyalist ağızlılara hak ettikleri cevabı verecek gençliksiniz. Gençler, Sultan Abdülhamid’e laf atan, dil uzatan hanımefendiye şunu sormak lazım, 33 yıl ‘hasta dev’ diye takdim edilen Osmanlı’yı bir karış toprak kaybetmeden yöneten Sultan Abdülhamid’e hakaret, haddini aşmaktır ve bu haddini aşanlara bu millet inanıyorum ki 2023 seçimlerinde haddini bildirecektir. Meral Hanım sen kim, Sultan Abdülhamid’e saygısızlık kim. Ve o altılı masada olanlardan, isim vermeyeceğim, üç tanesi var ki bunlar Sultan Abdülhamid’e bugüne kadar laf söyletmemişlerdi, şimdi ne oldu bunlara da sus pus oldular. Ne oldu bunlara da aynı masanın etrafında oturdukları hâlde Sultan Abdülhamid cennet mekân, ona laf atanlara haddini bildiremediler. 33 yıl dile kolay. Bu millet, ecdadına hakaret edenlere haddini bildirecektir. Bu akşam buradan ben ilk sinyali veriyorum. Kardeşlerim siz, Mehmet Akif’in Asım’ı, Necip Fazıl’ın ideal gençliği, Nurettin Topçu’nun beklenen gençliği, Karakoç’un diriliş nesli özlemlerini hayata geçirecek gençliksiniz. Siz, bizim 40 yıllık siyasi mücadelemiz ve 20 yıllık iktidarımızda temellerini attığımız büyük ve güçlü Türkiye’nin inşasını 2053 vizyonuyla taçlandıracak gençliksiniz.”

“GENÇLİKTE DURMAK GERİLEMEKTİR, GENÇLİKTE GERİLEMEK YIKILMAKTIR, GENÇLİKTE YIKILMAK ÖLMEKTEN BETERDİR”

Arif Nihat Asya’nın Fetih Marşı şiirinden, “Yürü, hâlâ ne diye oyunda, oynaştasın? Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın. Sen de geçebilirsin yardan, anadan, serden. Senin de destanını okuyalım ezberden. Haberin yok gibidir taşıdığın değerden. Elde sensin, dilde sen, gönüldesin, baştasın. Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın” dizelerini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizler işte bu gençliksiniz, bunun için her birinizin kalbimizde, zihnimizde ayrı, özel, eşsiz bir yeri var. Bu bakımdan karşımdaki gençliği Allah için seviyorum ve sizin gibi bir gençliğe sahip olduğumuz için de Allah’a hamdediyorum” ifadelerini kullandı.

Gençlere, “2023’e hazır mıyız? Tüm arkadaşlarınıza bu akşamın coşkusunu iletmeye hazır mıyız?” diye soran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Öyleyse 2023’ün neticesini gözlerinizde okuyorum. Öyleyse Allah’ın izniyle 2023 ile beraber bu süreci devam ettireceğiz. Ve bu kararlılığınız, bu devamlılığınız inşallah 2023 ile birlikte yeni bir dönemi başlatacak ve sizlerle birlikte yine aldığımız emaneti doruğuna yerleştireceğiz. Hiç endişeniz olmasın. Bakın şimdi sizlerle stadyumun içinde, az önce stadyumun dışında yine on binlere hitap ettim. Gençlerimizle aynı istikamete baktığımız, gençlerimizle aynı yolda yürüdüğümüz, gençlerimizle aynı heyecanı paylaştığımız, şu karşımızdaki tabloda tezahür eden, birliğimize, beraberliğimize sahip çıktığımız müddetçe bize tereddüt yok, yeis yok, hüzün yok.

Rabbimizin ‘Gevşemeyin, üzülmeyin eğer gerçekten inanıyorsanız muhakkak üstün olan sizlersiniz’ müjdesi bize hakikati işaret ediyor. Sevgili gençler, tabii sizlerin de bu büyük misyonu taşıyacak gayreti, azmi, iradeyi, kararlılığı, birikimi, mücadeleyi ortaya koymanız gerekiyor. Gençlikte durmak gerilemektir, gençlikte gerilemek yıkılmaktır, gençlikte yıkılmak ölmekten beterdir. Yıkılmaktan, gerilemekten, durmaktan kaçınmanın yolu ise sürekli ileriye, daha ileriye, hep ileriye doğru gitmek, hep yukarıya doğru tırmanmak, zirveden gözünü ayırmamaktır. Hep ileriye giderken, yukarıya doğru tırmanırken, takip edeceğiniz yolu da ancak doğruyu ve yanlışı, iyiliği ve kötülüğü, hakkı ve batılı, adaleti ve zulmü en iyi şekliyle öğrenerek bulabilirsiniz. Ailenizde ruhunuzu, okulunuzda zihninizi, ilim irfan meclislerinde gönlünüzü, spor salonlarında bedeninizi doyuracaksınız ki bu donanımı kazanabilesiniz.”

İstanbul’da düzenlenen Dünya Kadınlar Boks Şampiyonası’nda Türkiye’nin beş altın, iki bronz madalya kazanarak takım hâlinde Dünya Şampiyonu olduğunu ve madalya kazanan sporcularla görüştüğünü hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, hedefin Paris Olimpiyatları’nda da aynı başarıyı göstermek olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlere, Hazreti Lokman’ın oğluna verdiği şu öğüdü aktardı: “Allah’a şirk koşma, günahtan ve yalandan sakın. Namazını dosdoğru kıl. Tövbeyi geciktirme. Selama, duaya, gülümsemeye önem ver. Kasılarak yürüme, bağırarak konuşma. İlim meclislerine katıl, cahilden ve kötü komşudan uzak dur. Erken kalk, az konuş, sözünü dağıtma. İstişare et, doğru arkadaşlar seç, tembel olma. Acele etme, şefkatli ve ikram sever ol. Başa gelene sabret.”

Bu ilkelerin rehberleri ve hayat biçimleri olduğu sürece gençleri hedeflerine ulaşmaktan alıkoyacak hiçbir beşeri gücü tanımadıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Geleceğin tohumu olan bu gençlik, karşımda ve bu gençlik boy verdikçe dostlarımızın yüzlerindeki tebessüm artarken, husumetlilerimizin yüreklerindeki korku, dağları aşacaktır” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün İsveç Başbakanı Magdalena Andersson, Finlandiya Cumhurbaşkanı Sauli Niinistö ve NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, dün de İngiltere Başbakanı Boris Johnson ile görüştüğünü ve görüşmelerin konusunun Rusya-Ukrayna savaşı ile ikili ilişkiler olduğunu anlattı.

“Bugün dünyada kalbiyle, ruhuyla, gönlüyle, yüreğiyle bağı kopartılmış, dijital mecralara hapsedilmiş, sadece maddi unsurların merkezinde yer aldığı, kariyer arayışında bir gençlik profili öne çıkmaktadır” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Hâlbuki bizim ölçümüz başkadır. Biz ne diyoruz? Her fırsatta, ‘İmandır o cevher ki ilahi ne büyüktür. İmansız paslı yürek sinede bir yüktür.’ Biz bu gerçeği Kasımpaşa’dan çıkıp Cumhurbaşkanlığı’na kadar uzanan hayat çizgimizin her safhasında bizzat yaşayarak gördük. Hatırlarsanız, 15 Temmuz’da darbecilere karşı, sokaklara çıkıp hainlerin emellerine ulaşmasına engel olan gençlerimiz vardı. Bu gençlerin ellerinde modern silahlar, arkalarında emperyal güçler, önlerinde küresel baronlar yoktu.

Bay Kemal tankların arasından gelip geçip Bakırköy Belediyesi’ne sığınmıştı. Hatırlıyor musunuz? Hatırlayın onları. Çünkü o günden bugüne altı yedi yıl geçti, hafıza-i beşer nisyan ile maluldür. 15 Temmuz kahramanı gençlerin tek silahları, iman dolu kalpleri, cesaretle çarpan yürekleri, ülke ve millet sevgisiyle ışıldayan gözleriydi. Çağrıyı yaptık, ‘Meydanlara’ dedik ve gençlik meydanlara yürüdü. Türkiye’nin gerektiğinde yedi düvele meydan okuyarak elde ettiği her kazanım, gençlerimizin işte bu hasletleriyle ortaya koydukları onurlu duruşları, verdikleri erdemli mücadeleleri, elde ettikleri başarıları sayesindedir.”

TEKNOFEST gençliği ile 2023 seçimlerine yürüdüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 11 yıl önce 2023 hedeflerini ilk kez paylaştıklarında, kendilerini hayal görmekle itham eden “tek parti faşizmi artığı” birilerinin, bu hedefler belirlenirken eldeki imkânlara değil, gençlere güvendikleri gerçeğini bilmediklerini söyledi.

Gençlere güvendiklerini, 2023 hedeflerini birer birer hayata geçirirken gençlerin önüne daha büyük vizyonlar koymanın peşinde olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2023 hedeflerinin arifesine geldiklerini, şimdi de tüm güç ve enerjilerini gençlere 2053 vizyonunu kazandırmak için seferber ettiklerini bildirdi.

“GELECEK ASRA DÜNYADA VE UZAYDA SÖZ SAHİBİ OLARAK GİRECEĞİZ”

Gençlerin de daha sonraki nesiller için 2071 vizyonunun altyapısını kuracağını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin gelecek asra, dünyada ve belki de uzayda söz sahibi ülkelerin ilk sıralarında gireceğine inancını dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Dikkat ederseniz birileri süresi anlık, saatlik, günlük, hadi bilemediniz haftalık olan yalanlarla kendilerini avuturken biz 10 yıl, 30 yıl, 50 yıl, 70 yıl sonrasının Türkiyesi’ni konuşuyoruz. Bunu da kendi kendimize yapmıyoruz. Kendimiz için çalıp kendimiz oynamıyoruz. Tiyatrovari şovlarla kendi kendimizi kandırmıyoruz. Tüm hayallerimizi, sizlerle, gençlerimizle birlikte kuruyor, tüm hedeflerimizi gençlerimizle birlikte belirliyoruz. Tüm vizyonlarımızı, gençlerimiz için oluşturuyoruz, tüm hazırlıklarımızı buna göre yapıyoruz. Çünkü bizim bir derdimiz var. Bizim bir aşkımız var.”

“TÜRKİYE’Yİ KENDİ HEDEFLERİNE DOĞRU YÜRÜTÜYORUZ”

Yeni Adana Stadyumu’nu inşa ederek Adana’nın emrine sunduklarını, hizmet ve eser siyasetiyle yola çıktıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri” deyimini kullandı.

Allah’a ve millete karşı sorumluluklarının bulunduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çünkü bizim, ülkemizi, maziden atiye kurduğumuz köprünün kilit taşı olarak gördüğümüz 2023’ten başarıyla çıkarma azmimiz var. Türkiye’yi vesayetin cenderesinden çıkardığımız gibi Türkiye’yi geri kalmışlık zincirlerinden kurtardığımız gibi Türkiye’yi herkesin hak ve özgürlük özlemlerine kavuşturduğumuz gibi Türkiye’yi Cudi’de, Gabar’da, Besler Deresi’nde, Tendürek’te terör örgütlerinin tasarrufundan kurtardığımız gibi Türkiye’yi kendi hedeflerine doğru yürütüyoruz. Bundan sonraki hedeflerimizi de sizlerle birlikte hayata geçirecek, vizyonlarımızı da sizlerle birlikte inşa edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Eskiden Türkiye’de gençleri hem geçmişlerinden kopartmaya hem de karar ve yönetim mekanizmalarının dışında tutmaya çalışan bir zihniyet bulunduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bugün sizlerin gayet tabii olması gereken, aksi düşünülemeyecek haklar, özgürlükler, uygulamalar olarak gördüğünüz hususlar, nesiller boyunca verilen büyük mücadelelerin en başta gelen konuları var. İnsanlarımızın inançlarını öğrenmeleri, ibadetlerini yerine getirmeleri, diledikleri kılık kıyafetle her yere girebilmeleri önünde gizli açık nice engeller vardı. Bizim gençliğimiz ‘Ayasofya ibadete açılacak’ sloganları ile geçti. Bugün Ayasofya Fatih’in emanetine uygun şekilde ibadete açıldı mı? Bizim gençliğimiz ‘Başörtüsüne özgürlük’ sloganları ile geçti. Bugün genç kızlarımız okullarına, çalışan kadınlarımız iş yerlerine başörtüleri ile girebilmektedir. Bizim gençliğimiz Kur’an ve dini bilgiler eğitiminin sembolü olan imam hatiplerin kapısına sinsice kilit vurulmasına karşı çıkmakla geçti. Bugün ülkemizin her yerinde bu eğitim kurumlarımız faaliyetlerini sürdürüyor. Bizim gençliğimiz siyasi karar alma mekanizmalarında temsil taleplerini her platformda dile getirmekle geçti.”

Seçme ve seçilme yaşını 18 yaşına indirdiklerini hatırlatarak gençlerin yanında olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, üniversitelerde, ortaöğretimde eğitimden spora her alanda başarılarla dolu geleceği gençlere hazırlayacaklarını ifade etti.

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ramazan Bayramı dolayısıyla mesaj yayımladı

“Türkiye’nin ortak vatanımız, demokrasimizin ortak değerimiz olduğunun bilinciyle hep birlikte çok çalışacağız”

“Türkiye’nin ortak vatanımız, demokrasimizin ortak değerimiz olduğunun bilinciyle hep birlikte çok çalışacağız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ramazan Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, “Türkiye’nin ortak vatanımız, demokrasimizin ortak değerimiz olduğunun bilinciyle, inşallah, hep birlikte çok çalışacağız, üreteceğiz, emek vereceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ramazan Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, tüm vatandaşların Ramazan Bayramı’nı tebrik etti.

“Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu da ebedî azaptan kurtuluş olan bir ramazan ayını daha geride bırakarak hep birlikte bayrama vasıl olduk” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bayramın ülkemiz, milletimiz, İslam dünyası ve tüm insanlık için barışa, huzura ve esenliğe vesile olmasını diliyorum. Bizleri sevdiklerimizle beraber, sağlık ve afiyet içerisinde bir bayrama daha kavuşturduğu için Rabbime hamdediyorum. 11 ayın sultanı olan Ramazan-ı Şerif’i Gazze’nin yanı sıra gönül coğrafyamızın farklı köşelerinde yaşanan acılar ve zulümler sebebiyle buruk karşıladık, buruk geçirdik.”

“BU ZOR GÜNLERİNDE FİLİSTİN HALKININ YANINDA OLDUĞUMUZU GÖSTERDİK”

“Gazze, 7 Ekim’den beri sadece bizim değil, tüm insanlığın kalbinde, tüm insanlığın vicdanında kanayan bir yara oldu” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, savaşta bile dokunulmaması gereken hastanelerin, okulların, kiliselerin, camilerin bilerek bombalandığı bir vahşet sahnesiyle karşı karşıya kalındığını dile getirdi.

İsrail’in saldırıları sonucu 33 bin Filistinli şehit düşerken, 75 binden fazla Filistinlinin de yaralandığını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hayatını kaybeden tüm kardeşlerimize Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar niyaz ediyoruz. Türkiye olarak bugüne kadar bölgeye sevk ettiğimiz toplam 45 bin tonu aşan yardım malzemesiyle, bu zor günlerinde Filistin halkının yanında olduğumuzu gösterdik. İnşallah bundan sonra da Gazze’de akan kan duruncaya ve Filistinli kardeşlerimiz, 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan özgür Filistin devletine kavuşuncaya kadar desteğimizi sürdüreceğiz” dedi.

“ASRIN FELAKETİNİN YARALARINI ASRIN BİRLİKTELİĞİNİ SERGİLEYEREK HIZLA SARIYORUZ”

Dış siyasette bu adımları atarken, gündemin ilk sırasında yer alan deprem bölgesini asla ihmal etmediklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu açıklamalarda bulundu: “Asrın felaketinin yaralarını asrın birlikteliğini sergileyerek hızla sarıyoruz. Şimdiye kadar 80 bine yakın afet konutunu ve köy evini tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik. Her ay 15-20 bin konut inşa etmek suretiyle yıl sonunda bu sayıyı 200 bine ulaştırmayı hedefliyoruz. Bu süreçte ayrıca riskli yapı stoku yüksek şehirlerimizin depreme karşı daha dayanıklı hâle getirilmesi için de çalışıyoruz.”

PKK’dan FETÖ ve DEAŞ’a vatanın birliğine, insanların huzuruna kasteden terör örgütlerine nefes aldırmadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Terör bataklığını kaynağında kurutma stratejimizi kararlılıkla uyguluyoruz” diye ekledi.

“TÜRKİYE YÜZYILI VİZYONUMUZU HAYATA GEÇİRİNCEYE KADAR BİZE DURMAK YOK”

Ekonomi cephesinde hayat pahalılığı ve enflasyonla mücadelenin en hassas oldukları konu olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Tüm dünyayla birlikte millet olarak bizim de canımızı yakan bu meseleyi, Allah’ın izniyle, çözmekte kararlıyız. Uyguladığımız ekonomi programının olumlu etkilerini yılın ikinci yarısından itibaren daha net bir şekilde görebileceğiz. 31 Mart seçimlerinin suhuletle tamamlanmasıyla ortaya çıkan 4 yıllık seçimsiz dönemi, bu hedeflerimizi gerçekleştirmek için kullanacağız.”

“Türkiye’nin ortak vatanımız, demokrasimizin ortak değerimiz olduğunun bilinciyle, inşallah, hep birlikte çok çalışacağız, üreteceğiz, emek vereceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye Yüzyılı vizyonumuzu hayata geçirinceye kadar bize durmak, dinlenmek, soluklanmak yok” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, mesajını şu sözlerle tamamladı: “Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu vesileyle bir kez daha 31 Mart seçimlerinde sandığa giderek iradesine sahip çıkan tüm vatandaşlarıma teşekkür ediyorum. Rekabet seviyesi çok yüksek bir seçimden yeni çıkmış aziz milletimizden, bayramın manevi iklimini kırgınlıkları gidermek için fırsata çevirmelerini özellikle istirham ediyorum. Bayram ziyareti veya tatil amacıyla yollara çıkan tüm vatandaşlarımdan, trafik kurallarına riayet etmelerini bekliyorum. Rabbimden Ramazan Bayramı’nın gönüllerimize huzur, ülkemize esenlik, dünyamıza ve mazlum coğrafyalara barış getirmesini diliyor, sizleri bir kez daha muhabbetle selamlıyorum. Bayramınız mübarek olsun.”

HABER BURADA

Dünya

“Kimsenin bizim öz güvenimizi örselemesine, hayallerimizle aramıza set çekmesine müsaade etmeyeceğiz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TÜRGEV İftar Programı’nda yaptığı konuşmada, “İşimizi, görevimizi, sorumluluğumuzu ülkemize, milletimize ve umudunu bizlere bağlamış ailelerimize karşı vazifelerimizi en güzel şekilde yerine getirmeye çalışacağız. Kimsenin bizim öz güvenimizi örselemesine, hayallerimizle aramıza set çekmesine müsaade etmeyeceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İbn Haldun Üniversitesi’nde düzenlenen Geleneksel Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı (TÜRGEV) İftar Programı’na katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının başında, vakfa ve yöneticilerine, Ramazanda kendisini gençlerle buluşturdukları için teşekkür etti.

Katılımcıların Ramazan-ı Şerifini ve Kadir Gecesi’ni tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Artık 11 ayın sultanı olan mübarek Ramazanı uğurlamaya hazırlanıyoruz. Bir tarafta rahmet, şefkat ve bereket ayına veda etmenin hüznünü, diğer tarafta ise bayrama kavuşacak olmanın sevincini yaşıyoruz. Rabbimden bizleri daha nice ramazanlara, nice Kadir Gecelerine, nice bayramlara hayırla, sağlıkla, huzurla, esenlikle eriştirmesini diliyorum” ifadesini kullandı.

“TÜRGEV BAŞARILI ÇALIŞMALARIYLA KENDİNDEN SÖZ ETTİRİYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İSEGEV (İstanbul Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı) olarak 1996’da kurulan TÜRGEV’in 28 yıldır ülkeye, millete ve gençlere sahip çıktığını belirterek, “Her yıl binlerce evladımızın eğitimine katkı veren, onlara sıcak bir yuva imkânı sunan TÜRGEV, başarılı çalışmalarıyla kendinden söz ettiriyor. Toplam sayısı 40 bin 500’e ulaşan mezunlarımız, bugün hem ülkemizde hem de dünyanın dört bir yanında insanlığa hizmet ediyor. Bu müstesna çatının kurucuları arasında bulunmaktan daima bahtiyarlık duyduğumu ifade etmek isterim. Ülkesine ve milletine sayısız eserler kazandırmış bir siyasetçi olarak TÜRGEV, gönlümüzde her zaman farklı bir yere sahip oldu. İnşallah bundan sonra da sizlere destek vermekten geri durmayacağız. ‘Sizin en hayırlınız insanlara faydalı olanınızdır’ emrine ram olarak bir gönüle daha girmek, bir gencimize daha ulaşmak, bir evladımızın daha elinden tutmak için canla başla çalışan vakfımızı tebrik ediyorum” diye konuştu.

Vakfın faaliyetlerinde emeği geçenlere, maddi manevi katkısı bulunanlara teşekkür eden, hayatını kaybedenleri rahmetle yâd eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “TÜRGEV’in en önemli temsilcilerinden olduğu gönüllü kuruluşlarımız ülkeye ve millete hizmet mücadelemizin öncüleridir. İstikbalimizin teminatı olan gençlerimizin vatana, millete, ailelerine hayırlı birer evlat olarak yetişmelerinde sizlerin yeri doldurulamaz. Bizim her fırsatta dile getirdiğimiz TEKNOFEST gençliği inşallah sizlerin arasından çıkacak, Türkiye Yüzyılı sizlerin omuzlarında yükselecektir. Ben burada yeni Türkiye’nin, büyük ve güçlü Türkiye’nin, engelleri aşarak hedeflerine yürüyen kararlı Türkiye’nin mimarlarını görüyorum. Burada sizlerin arasında yarının başarılı bilim kadınlarını, siyasetçilerini, eğitimcilerini, mühendislerini, iş insanlarını, doktorlarını, milletimize hayırlı kuşaklar yetiştiren örnek annelerini görüyorum. Rabbim her birinizin yolunu ve bahtını açık etsin.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, meyve veren ağacın taşlandığını, TÜRGEV gibi vakıfların da hem hizmetleriyle hem varlıklarıyla hem de yerli, millî duruşlarıyla Türkiye’deki belli çevreleri her zaman rahatsız ettiğini belirtti.

“Kim var?” diye seslenilince, sağına soluna bakmadan fert fert “Ben varım.” diyen özgür zihinler yetiştiren TÜRGEV’in, bu kesimler tarafından özellikle hedef tahtasına konulduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İftira ve yalan furyasının hedefi oldunuz. Haysiyet cellatları tarafından yıpratılmak istendiniz. Sizleri yıldırmayı amaçlayan daha nice saldırıya maruz kaldınız. Birileri ellerine geçirdikleri her fırsatı, iyi ve faydalı işleri desteklemek için değil, TÜRGEV gibi gençliğe hizmet çatılarını yıkmak için kullandı. Ne siz ne de biz bunların hiçbirine aldırmadık. Hukuktan, meşruiyetten, Hakk’a ve halka hizmet yolundan ayrılmadık. Yüksek bir ruh haliyle mücadelemizi kararlılıkla devam ettirdik. Bugün de aynı vakarla hareket ediyoruz. ‘Sen doğru olursan, sen dürüst olursan, sen samimi olursan eğri er ya da geç mutlaka belasını bulur’ diyoruz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ağızlarını her açtıklarında hak, hukuk, adalet kavramları üzerinde gönüllü kuruluşlara dil uzatanların ikiyüzlülüklerini çok iyi bildiklerini vurgulayarak, şunları söyledi: “Sürekli ahlak tüccarlığı yapan, sürekli işçinin, emekçinin hakkından bahseden bu çevreler, önceki gün Beşiktaş’taki yangında hayatını kaybeden 29 emekçi kardeşimizle ilgili çıkıp tek cümle kurmadılar. Ekranları başında izleyenlere ve buradaki kardeşlerime sesleniyorum. Bu binaya inşaat ruhsatını veren, imar ruhsatını veren ve binanın en alt bodrum katlarını gazino hâline getirmeye müsaade edenler kim? Şimdi tabii ki biz de savcılarımızla bunu takip ediyoruz, bunu kovalıyoruz, kovalamaya devam edeceğiz. Kimler bunlar? 29 tane orada vatandaşımızın ölümüne göz yumanlar kimler? Biz de kovalayacağız. Zerre kadar vicdanı olan herkesin tepkisini çekmesi gereken skandallar zinciri karşısında başlarını kuma gömmeyi tercih ettiler ama birileri hemen anında koşup gittiler. Niye? Çünkü kendi günahlarını nasıl örteriz, bunun peşinde koştular. Bölücü terör örgütünün sokakları yakıp yıkan vandallarıyla sergiledikleri dayanışmayı, rızkının peşindeki insanların ailelerine çok gördüler. Daha önce aynı vicdansızlığı, evlatlarını bölücü alçakların pençesinden kurtarmak için çırpınan cesur Diyarbakır annelerine de bunlar göstermişlerdi. Yasak savma kabilinden yaptıkları bir şov dışında sırf ittifak ortaklarını kızdırmamak için yüreği kan ağlayan bu anneleri yalnız bırakmışlardı.”

“BİZİ KENDİ KALIPLARINA HAPSETMELERİNE İZİN VERMEYECEĞİZ”

Kendilerinin yaklaşık yarım asırdır, vakfın ise 28 yıldır çetin bir mücadele verdiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu zorlu süreçte gençlere hizmet etmekten, onları en iyi, en donanımlı şekilde hayata hazırlamaktan başka gayeleri olmadıklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerin başarısını gördükçe hep daha fazla çalıştıklarını, daha fazla koştuklarını aktararak, “Ne yaptıysak milletimiz için, siz gençlerimiz için yaptık. Allah’a hamdolsun bugün milletimizin ve sizlerin huzuruna alnı ak, başı dik, gönlü mutmain olarak çıkmanın gururunu yaşıyoruz. Ülkemizi bugün geldiği noktadan çok daha ileriye götürebilmek için sizin enerjinize, sizin yeteneklerinize, sizin heyecanınıza ihtiyacımız var. Bu ülkeyi yüceltecek, bu çağa mührünü vuracak olan sizlersiniz. Bunun için kendimizi başkalarına göre tanımlamayacak, başkalarının bizi kendi kalıplarına hapsetmelerine izin vermeyeceğiz. İşimizi, görevimizi, sorumluluğumuzu ülkemize, milletimize ve umudunu bizlere bağlamış ailelerimize karşı vazifelerimizi en güzel şekilde yerine getirmeye çalışacağız. Kimsenin bizim öz güvenimizi örselemesine, hayallerimizle aramıza set çekmesine müsaade etmeyeceğiz” diye konuştu.

Kendilerinin sadece 100 yıllık bir devletin mensupları olmadığını, aynı zamanda bu coğrafyada 1000 yıllık bir cihan imparatorluğunun, 1400 yıllık köklü bir medeniyetin de takipçileri olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ayrıca bizler, bir misyonu, gayesi, ideali ve elbette davası olan insanlarız. Başkaları gibi önünü sonunu düşünmeden fevri hareket edemeyiz. Tefekkürü hayatının her alanına uygulayan bir gençlik, Türkiye ile birlikte İslam âleminin hatta tüm insanlığın umududur” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerden kendi şahsi gelecekleri yanında, ülkelerinin istikbaliyle ilgili de hayaller kurmalarını, hedefler belirlemelerini istediğini vurgulayarak, hayatı anlamlandıran, insanı dünyaya bağlayan, kişiye değer katan şeyin üretmek olduğunu ifade etti.

Yaptıklarının üzerine koymanın kendini aşmak olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsan ürettikçe mutlu ve motive olur. İnsan düşünüp, tefekkür edip, çalışıp, çabalayıp ortaya iş koyduğunda mutlu, huzurlu, kendisiyle barışık olur. Her ne yapıyorsanız, hangi okulu okuyor, hangi işte çalışıyorsanız, yaptıklarınızın üzerine koymaya, kendinizi aşmaya özellikle gayret edin. İmkân bulmak, aslında imkânı oluşturmaktır. Unutmayın, imkân size gelmez, siz imkânlara gideceksiniz. Projeleriniz, planlarınız, tezlerinizle beraber, mücadele azminiz de varsa hiçbir güç sizi yolunuzdan geri döndüremez. İlmin ve başarının anahtarı çalışmak, disiplinli çalışmak ve sabretmektir. Azminizi, kararlılığınızı, inancınızı asla ama asla kaybetmeyin. Sizlerden yarını değil, daha ötesini görerek çalışmanızı, kendinizi geliştirmenizi bekliyoruz. Bunları başardığınızda Allah’ın izniyle sizlerin önünde durabilecek hiçbir engel tanımıyoruz” diye konuştu.

TÜRGEV’in dijital kültür alanında gençlere yönelik çalışmalarını da takdirle karşıladığını ayrıca belirtmek istediğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerden beklentimiz, her alanda olduğu gibi dijital kültürde de sadece takipçi değil asıl içerik üreticisi olmanızdır. Medeniyetimizin, tarihimizin, değerlerimizin ışığında içerikler geliştirerek, bunları gençlerimize ve dünyaya açmanız son derece kıymetli çabalardır. Mevcut çalışmalarınıza yeni projeleri, girişimleri ekleyerek dijital dünyayı boş bırakmayacağınıza inanıyorum” ifadelerini kullandı.

Eski başbakanlardan Adnan Menderes’ten bu yana canlarıyla, kanlarıyla, emekleriyle büyüterek bugünlere getirdikleri çok partili demokrasinin 31 Mart Pazar günü yapılan Mahallî İdareler Seçimleri’nden başarıyla çıktığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Seçimlere gölge düşürme, seçmenin iradesini rehin alma girişimleri bir kez daha sandıkta hüsrana uğradı. Bizler kadere ve takdire inanan insanlarız. Sandık sonuçlarının da davamız, hareketimiz, mücadelemiz açısından Allah’ın izniyle hayra tebdil olacağına yürekten inanıyoruz. Bu tarz neticeler insanlık tarihi boyunca kiminin şımarıklığını, kiminin pervasızlığını, kiminin de sabrını, metanetini, dayanışmasını, birlikteliğini ve mücadele azmini artırmıştır” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 31 Mart’ın sadece yeni bir dönüm noktası değil, aynı zamanda daha büyük zaferlerin müjdecisi, muştusu ve habercisi olacağını vurgulayarak, “Yolumuza yenilenmiş, tazelenmiş, çok daha güçlenmiş, üstat Necip Fazıl’ın ifadesiyle ‘pekleşmiş’ bir şekilde devam edeceğiz. Siyasette yarım asra yaklaşan mücadelemizin zafer sancağını burca dikecek ve ardından gönül huzuruyla nöbeti sizlere devredeceğiz. Bakınız, ben bugüne kadar gençlerle yürümüş, gençlerin yoldaşlığından güç ve cesaret almış bir büyüğünüzüm” dedi.

Mensubu ve hizmetkârı olmaktan şeref duydukları millet için nice saldırıları göğüslediklerini, nice badireleri aştıklarını, nice ihanetleri püskürttüklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim karşılaştığımız sıkıntıları gençlerimiz yaşamasın diye emek verdik. Gerektiğinde ölümü göze alarak vesayet odaklarına meydan okuduk. Şahsen bedel ödesek bile ülkemize, insanımıza, özellikle geleceğimiz olan siz gençlerimize bedel ödettirmemeye çalıştık. İmkânlarımızı zorlayarak üzerimize düşeni yapmanın gayretindeyiz. Gençlerimiz olarak sizler de sorumluluklarınızı yerine getireceksiniz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, artık gençlerin zamanının misafiri olduklarını kaydederek, şunları söyledi: “Bizden önceki aksiyon, fikir ve gönül adamlarının namusumuza emanet ettiği, bizim de canımız pahasına sahip çıktığımız davamızı inşallah yakında sizler omuzlayacaksınız. Bu emaneti sizler taşıyacak, sizler yükseltecek ve yücelteceksiniz. Sizlerin şu vakur duruşunu, şu azmini, öz güvenini gördükçe verdiğimiz mücadelenin boşa gitmediğini de görmenin bahtiyarlığını yaşıyorum. Rabbime, şahsıma sizler gibi yol ve mücadele arkadaşları bahşettiği için hamdediyorum. Yüreğimi ısıtan şu gözlerinize baktıkça, Allah’ın izniyle yarınlarımızın bugünümüzden çok daha aydınlık olacağına tüm kalbimle inanıyorum. Her birinizi ayrı ayrı alkışlıyorum.”

TÜRGEV çatısı altında yürütülen hizmetlerde emeği geçen tüm dostlarına teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ramazan ayının sizlerle birlikte başta Gazze’deki mazlumlar olmak üzere tüm Müslümanlar için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Rabbim, bu mübarek günler hürmetine tüm mazlum ve mağdurların yardımcısı olsun” dedi.

İNANOĞLU’NUN AİLESİNE VE SİNEMA CAMİASINA BAŞSAĞLIĞI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yönetmen ve yapımcı Türker İnanoğlu’nun vefatıyla ilgili, “Sizlere veda etmeden önce, dün sevenlerinin son yolculuğuna uğurladığı, Türk sinemasının usta ismi yapımcı ve yönetmen, 2018 yılı Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü sahibi Türker İnanoğlu’nu burada rahmetle anıyorum. Kültür sanat dünyamızın ‘Bay Sineması’nın acılı ailesine, yakınlarına ve sinema camiamıza başsağlığı diliyorum” ifadelerini kullandı.

HABER BURADA

Dünya

Enerjide Dışa Bağımlılığı Bitirdiğimizde Türkiye Daha Güçlü Olacak

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Zonguldak

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Zonguldak’ta -360 kotta maden ocağında işçilerle orucunu açtı. Maden işçilerine seslenen Bakan Bayraktar, “Önümüzde artık 4 yıllık bir süreç var. Gece gündüz demeden çalışma zamanı. Enerjide dışa bağımlılığı bitirdiğimizde Türkiye, çok daha büyük ve her açıdan daha güçlü bir ülke olacak.” dedi.

Bakan Bayraktar, Zonguldak’taki TTK Karadon Müessesesi Gelik İşletme Müdürlüğü’nde maden işçileriyle iftar sofrasında bir araya geldi. -360 kotta madencilerle orucunu açan Bakan Bayraktar, maden işçilerinin Türkiye için çok kıymetli işlere imza attığını vurguladı.

Enerjide Dışa Bağımlılık

Bakan Bayraktar, enerjide dışa bağımlılığımızı sona erdirmenin önemine işaret ederek

“Onun için yerli kaynaklarımız, kendi kaynaklarımız, kömürden yenilenebilir kaynaklara kadar bunları mutlaka ekonomiye katmamız lazım.” dedi.

İş Sağlığı ve Güvenliği

Madenciliğimizi geliştirirken iş sağlığı ve güvenliğinin her şeyden önce geldiğini kaydeden Bayraktar, “Sizlerden bir kez daha rica ediyorum. Yaptığımız iş çok stratejik bir iş, ülkemiz için çok değerli bir iş. Ama bunu yaparken öncelik sizin sağlık ve güvenliğiniz. Bundan hiçbir şekilde taviz vermeden çalışmanızı sizlerden istiyorum. Bu bizim birinci önceliğimizdir.” diye konuştu.

4 Yıllık Süreç Var

Bayraktar, ekonomik sıkıntıların üstesinden gelmenin yolunun ülke kaynaklarını azami şekilde ekonomiye katmak olduğunu vurgulayarak “Biz istiyoruz ki daha çok üretelim, ülkemizin ekonomisine daha çok katkı sağlayalım. Sizlerin şartlarını, istihdam imkanlarını arttıralım. Şimdi önümüzde artık 4 yıllık bir süreç var. Gece gündüz demeden çalışma zamanı, bizler ve sizler için. Ülkemizdeki enerjide dışa bağımlılığı bitirdiğimizde Türkiye çok daha büyük ve her açıdan daha güçlü bir ülke olacak.” dedi.

Anlamlı Hediye

İftarın ardından 6 Şubat depreminde bölgede görev alan ve birçok vatandaşı kurtaran madenciler, sarı bir bareti tek tek imzalayarak Bakan Bayraktar’a hediye etti.

HABER BURADA

DÜNYA

seers cmp badge