Connect with us

Dünya

“Türkiye’yi dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri yapma kararımızdan asla geri adım atmayacağız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti milletvekilleriyle gerçekleştirdiği toplantıda yaptığı konuşmada, “Türkiye’yi dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri yapma kararımızdan asla geri adım atmayacağız. Bu hedefi, milletimizin yeni kızılelması olarak görüyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Genel Merkezi’nde 27. Dönem Milletvekilleri ile bir araya geldi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantıda yaptığı konuşmada, Ramazanın hayırlar getirmesini diledi. Son iki yıldır Ramazanı salgın sebebiyle kısıtlamaların gölgesinde geçirdiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu Ramazana da Rusya-Ukrayna savaşının yol açtığı siyasi, ekonomik ve insani trajedilerin burukluğu içinde girdiklerini söyledi.

Dünyanın çok da iyi bir imtihan veremediği salgın sürecinin birçok bakımdan Türkiye’nin imkânlarını ve kapasitesini görmelerine vesile olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sağlık hizmetleri yanında kamu düzeni, istihdam, üretim, ihracat gibi alanlarda gösterdiğimiz güçlü performansla ülkemizi küresel kriz ikliminden ayrıştırdık. Gelişmiş ülkelerin dahi ciddi sarsıntılar yaşadığı, yalpaladığı bir dönemden Türkiye’nin bu şekilde güçlenerek çıkması çok çok önemli bir başarıdır” diye konuştu.

Salgın tehdidini büyük ölçüde geride bıraktıklarını ve çok yakında kalan tüm izlerini de sileceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Geçtiğimiz yılın son aylarında ekonomimiz döviz kurundaki rasyonel hiçbir gerekçesi olmayan yükselişin yol açtığı bir sarsıntıya maruz kaldı. Aldığımız önlemlerle 20 Aralık’tan itibaren piyasaları yeniden istikrara kavuşturduk, bu sıkıntının da üstesinden geldik. Salgın döneminde artmaya başlayan küresel emtia fiyatlarının ülkemize yansımaları, döviz kurundaki artışın da etkisiyle bir hayli ağır oldu. Karadeniz’in kuzeyinde başlayan savaş ise küresel piyasalardaki dengesizliği iyice artırdı.”

“KÜRESEL DÜZEYDE YAŞANAN HER GELİŞME BİZİ DE YAKINDAN İLGİLENDİRİYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin özellikle bölgesel durum itibarıyla tüm dünyayla entegre bir ekonomiye sahip bir ülke olduğunun altını çizerek, şunları kaydetti: “Dolayısıyla küresel düzeyde yaşanan her gelişme bizi de yakından ilgilendiriyor. Bir de buna gözünü para hırsı bürümüş fırsatçıları eklediğimizde milletimiz markette, pazarda, mağazada alışık olmadığımız derecede yüksek fiyatlarla karşılaşmaktadır. Elbette yüksek enflasyon ve fahiş fiyat artışları sadece bizim sorunumuz değildir, elbette Avrupa ülkelerinin çoğu bizden daha vahim tablolarla karşı karşıyadır, elbette en gelişmiş ülkelerin yöneticileri bile vatandaşlarına refah seviyelerinin düşeceğini söylemektedir. Ama tüm bunlar bizim milletimize karşı sorumluluğumuzu ortadan kaldıran bahaneler değildir, olamaz.”

“EKONOMİMİZİ YATIRIM, İSTİHDAM, ÜRETİM, İHRACAT, CARİ FAZLA YOLUYLA BÜYÜTECEK YENİ BİR PROGRAMI HAYATA GEÇİRDİK”

Türkiye ekonomisine yönelik saldırıların aleni tehdit hâlini alması sonrasında durum değerlendirmesi yaptıklarını ve karşılarındaki tabloya bakarak tarihî bir karar verdiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Ya ekonomimizi klasik anlayışa uygun şekilde faiz-enflasyon sarmalına sokup yatırımları ve harcamaları kısarak işsizliği artıracaktık ya da yeni bir paradigmayı uygulamaya koyacaktık. Biz tüm risklerine rağmen ikincisini tercih ettik. Ülkemiz tarihinde ilk defa faiz-enflasyon denklemini bir kenara bırakarak, ekonomimizi yatırım, istihdam, üretim, ihracat, cari fazla yoluyla büyütecek yeni bir programı hayata geçirdik. Önceliğimizi insanlarımızın mevcut işlerinin korunmasına, onun da ötesinde yeni istihdam alanları açılmasına verdik. Bu ülkenin hiçbir bireyinin çalışacak iş, yaşayacak konut, evine götürecek ekmek derdi olmasın istedik.”

Salgınla birlikte yeniden yapılanan küresel üretim sisteminde Türkiye’yi önde gelen merkezlerden biri hâline getirmek için harekete geçtiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sanayimizin, yolların ve limanların harıl harıl çalışıyor olması, ihracatımızın her ay rekorlar kırarak artmayı sürdürmesi hedeflerimize doğru ilerlediğimizin işaretidir. Salgının zirveye çıktığı 2020 yılından bugüne kadar 2,6 milyon kişinin istihdama dâhil olması, insanımızın işini ve aşını koruma hassasiyetimizin gayesine ulaştığını gösteriyor. Tekrar altını çizerek ifade ediyorum; bu gerçekler, vatandaşlarımızın günlük hayatlarında yaşadığı sıkıntılara bigâne kaldığımız anlamına asla gelmiyor. Sizler de takdir edeceksiniz ki arka planda işleyen bir üretim ve ticaret sistemi olmadan insanlara geleceklerine güvenle bakabilmelerini sağlayacak imkânlar sunabilmek de mümkün değildir. Türkiye’yi dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri yapma kararımızdan asla geri adım atmadık, atmayacağız. Bu hedefi milletimizin yeni kızılelması olarak görüyoruz.”

“HEM VATANDAŞLARIMIZI ENFLASYONA EZDİRMEYECEK HEM DE BİZİ HEDEFLERİMİZDEN UZAKLAŞTIRMAYACAK BİR YÖNTEMLE İŞİN İÇİNDEN ÇIKACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Salgın dönemindeki ara hedefimize, yani istihdamı koruma ve geliştirme gayemize ulaştığımıza göre şimdi yeni bir safhaya geçiyoruz. Bu safhadaki ara hedefimiz insanlarımızın fahiş fiyat artışları ve yüksek enflasyon sebebiyle gerileyen alım güçlerini eskisinin de üzerine çıkartmaktır. Aslında asgari ücrette işçi ve memur maaşlarında yılbaşında yaptığımız artışlarla bu telafiyi bir nebze gerçekleştirmiştik. Aynı şekilde enerji ve kimi gıda ürünleri başta olmak üzere pek çok kalemde küresel fiyat artışlarını vatandaşlarımıza mümkün olduğu kadar geç ve kademeli yansıtmaya çalıştık. Ancak Ukrayna-Rusya krizinin enerji ve gıda başta olmak üzere, küresel emtia fiyatlarını yeniden yükselişe geçirmesinin ardından yaşanan gelişmeler yeni olumsuzlukları da beraberinde getirdi. Türkiye ekonomisi dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girmeye hazırlanırken hesapsız, kitapsız adımlarla bu fırsatı heba etmeyeceğimizi defaatle dile getirdik. Allah’ın izniyle hem vatandaşlarımızı enflasyona ezdirmeyecek hem de bizi ekonomideki hedeflerimizden uzaklaştırmayacak bir yöntemle bu işin içinden çıkacağız. Eskiler ‘sabırla koruk helva olur’ derler. Biz de milletimizle birlikte sabredecek, azmedecek, mücadele edecek ve mutlaka neticeye ulaşacağız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçmişte dünyada siyasi ve ekonomik güç dağılımları yeniden yapılırken, Türkiye’nin çeşitli senaryolar, oyunlar ve tuzaklarla hep bu süreçlerin dışında tutulduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah bu defa aynı tezgâha düşmeyeceğiz. Vesayetle, terör örgütleriyle, darbeyle elde edemedikleri neticeyi ekonomi üzerinden devşirmeye çalışanların 2023 hesaplarını bozmak hepimizin namus borcudur. Milletimiz, asırlardır beklediği yere ulaşmaya bir el uzatımı uzaklıkta olduğunu görüyor, biliyorum” diye konuştu.

Türkiye’nin, bölgesinin ve dünyanın lider ülkesi olmaya hiç olmadığı kadar yakın bulunduğuna inandıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletimize sözümüz var, Türkiye’nin bu tarihî fırsatı kaçırmasına izin vermeyeceğiz. Hep birlikte çok çalışacağız, çok mücadele edeceğiz. Kazanmadık gönül bırakmayarak 2023 seçimlerinden zaferle çıkıp, ülkemizi hak ettiği yere, Allah’ın izniyle ulaştıracağız” değerlendirmesini yaptı.

“TÜRKİYE’NİN TEMEL ALTYAPI İHTİYAÇLARI KONUSUNDA KAYDA DEĞER BİR EKSİĞİ KALMAMIŞTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya ve Ukrayna başta olmak üzere dünyada ve bölgede yaşanan gelişmelerin verdiği mesajların doğru anlanarak herkese anlatılması gerektiğini vurgulayarak, şöyle devam etti: “AK Parti olarak ülkemizi 20 yıldır en ileri demokrasi ve kalkınma seviyesine çıkarmak için çalışırken birkaç alanın üzerinde bilhassa durduk, adeta üzerinde titredik. Bunlardan ilki, köylerinden ilçe ve il merkezlerine kadar ülkemizin her karışında izleri görülen geri kalmışlığı, altyapı eksikliğini, sefaleti ortadan kaldıracak bir yatırım seferberliğidir. Bugün televizyonlarda izledim. Edirne’de bütün buğday tarlalarını katran-zift bürümüş. Belki sizler de izlediniz. Şimdi değerli arkadaşlar. Bunu anlatmayacak mıyız? Eğer biz anlatmazsak bilin ki kimse bunu anlatmayacaktır. Yaptıklarımızı anlatmayacak mıyız? 18 Mart Çanakkale Köprüsü’nü bırakın ülkemize, dünyaya mal etmeyecek miyiz? Aynı şekilde, daha yeni Tokat Havalimanı’nı açtık. Bütün bunlarla beraber Türkiye genelinde bakın şu an itibarıyla havalimanlarımızın sayısı 57’ye çıktı ve inşallah bu yılsonuna kadar bu sayı 60’ı bulacak. Bütün bunları bizim halkımıza mal etmemiz lazım. ‘Hafıza-i beşer nisyan ile maluldür.’ Anlatırsak bunu kalplere, gönüllere kazırsak, vatandaş da ‘doğru ya bunlar hakikaten varmış’ demeye başlar.”

Okul, üniversite, spor tesisi, yol, köprü, tünel, baraj, elektrik, doğal gaz, yapı kalitesi, kentsel dönüşüm ve sosyal desteklerle Türkiye’ye, her vatandaşın hayatına dokunan eser ve hizmetler kazandırdıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hamdolsun artık Türkiye’nin temel altyapı ihtiyaçları konusunda kayda değer bir eksiği kalmamıştır. Üzerinde durduğumuz ikinci husus, demokrasimizi güçlendirmek, hak ve özgürlükleri genişletmek, tek parti faşizmi devrinden beri bu ülkenin insanlarının yaşadığı tüm mağduriyetleri ortadan kaldırmak olmuştur” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, programa Çankaya Köşkü’nden geldiğini belirterek, şunları kaydetti: “Şurada Ankara’da, şimdi Çankaya’dan geliyorum. Gelirken yolda çukurlardan geçilmiyor. Hani çukur-çamur diyorduk aynen şu anda Ankara bunu yaşıyor. İstanbul farklı mı? Hayır. Bizim üçlümüz vardı, çöp-çukur-çamur, göreve geldiğimiz zaman İstanbul’u böyle almıştık. Aynen şu anda yeniden eski Türkiye geri geliyor. Arkadaşlar bunları milletimize anlatmaya mecburuz. Anlatacağız, anlatacağız ki milletimiz de buradan hareketle bunların notunu versin. Adına ‘sessiz devrimler’ dediğimiz o büyük dönüşümü başarıyla tamamlamış olmaktan gurur duyuyoruz. Demokraside kat ettiğimiz mesafe, aynı zamanda millî iradenin üstünlüğü ilkesini de güçlendirmiş, milletimizin istiklaline ve istikbaline sahip çıkma azmini bilemiştir.”

Üzerine titredikleri alanlardan birinin de savunma sanayii olduğunu bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, can ve mal güvenlikleri emniyette olmayan, yarınını göremeyen, geleceğinden umudunu kesmiş insanların yaşadığı bir ülkede, demokrasinin de kalkınmanın da gerçek manada tesisinin mümkün olmayacağına vurgu yaptı.

“HELİKOPTER İHRAÇ EDER HÂLE GELDİK”

“Bunun için sınırlarımızı koruyacak güçlü bir orduya, içeride huzuru sağlayacak güçlü bir polis ve jandarma teşkilatına, sizi sürekli ve vaktinde bilgilendirecek donanımlı bir istihbarat teşkilatına ihtiyaç vardır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, işe önce terörle mücadeleyle başladıklarını kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Ülkemizin ayağında bir pranga hâline dönüşen terör meselesini daha fazla kan dökülmeden, daha çok yürekler yanmadan, suhuletle çözmek için kimsenin cesaret edemediği riskleri alarak adımları attık. Kamuoyunda ‘Çözüm Süreci’ diye bilinen girişimi de işte bu samimi niyetle biz başlattık. Baktık ki terör örgütü bu dilden anlamıyor ve başka ajandalar peşinde koşuyor, öyleyse dedik ‘biz bunların anladıkları dilden konuşacağız.’ Kahraman askerlerimizin, polislerimizin, jandarmalarımızın, güvenlik korucularımızın gayretleriyle terörü sınırlarımız içinde tamamen bitirme noktasına getirdik. Bununla da kalmadık, bataklığın kaynağına inerek, sınırlarımızın ötesinde kalıcı bir güvenlik koridoru oluşturduk. Peki, bu noktaya nasıl geldik? Malum olduğu üzere Türkiye, yıllardır devam eden terörle mücadelesinde sadece siyasi değil, aynı zamanda savunma sanayi alanında da ciddi bir ambargoya maruz kalmıştır. Hükûmete geldiğimizde bu tabloyu gördüğümüz için savunma sanayini bizzat kendi himayemize alarak adım adım geliştirdik, büyüttük, güçlendirdik. Vatanımızın bütünlüğüne ve milletimizin birliğine göz dikenler sınırlarımızın içinde ve ötesinde harekete geçtiklerinde savunma sanayimiz artık emekleme dönemini atlatıp ayağa kalkmış bir hâldeydi.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’ye verilmeyen araç gereçleri, mühimmatı, elektronik sistemleri, yazılımları ihtiyaçları karşılayacak düzeyde yapabilir hâle geldiklerini vurgulayarak, şu bilgileri verdi: “İşte dün Filipinler’e ATAK helikopter teslimine arkadaşlarımız gittiler. Düşünün, şimdi biz helikopter ihraç eder hâle geldik. Terörle mücadelemizde ve sınır ötesi harekâtlarımızda kimseye eyvallah etmedik. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin çıkarları neyi gerektiriyorsa o şekilde hareket ettik. Hamdolsun başlattığımız her harekâtı da zaferle neticelendirdik. Bu süreçte kendini ispat eden savunma sanayi ürünlerimiz, dünya pazarının da gözdeleri hâline gelmiştir. SİHA’larımızın sembolü hâline geldiği bu büyük atılımın, yüzlerce, binlerce somut olarak çıktısı vardır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, artık konvansiyonel sistemlerin ötesine geçip uzayın da çalışma alanına dâhil edildiği bir safhada olunduğunu söyledi.

“Bugün Türkiye’nin bölgesinde ve dünyada itibarı yüksek, sözü dinlenen, müdahale ettiğinde netice alabilen bir konumda bulunmasını, demokrasi ve kalkınma programlarımızı, savunma sanayimizi güçlendirmiş olmamıza borçluyuz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Elbette hâlâ çözmemiz gereken sıkıntılarımız, tamamlamamız gereken projelerimiz var. Ama artık o kritik aşamayı geride bıraktığımıza emin olabilirsiniz. Bundan sonrası sadece vakit ve kaynak meselesidir” ifadelerini kullandı.

“İÇİNDE MİLLETİN OLMADIĞI SİYASETİ YAPAN PARTİLER HEP OLMUŞTUR VE OLACAKTIR”

AK Parti’nin millet tarafından kurulmuş, millet tarafından iktidara getirilmiş, her zorlu mücadelesini milletin desteğiyle kazanmış, millete hizmet etmekten başka gayesi olmayan bir parti olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun için AK Parti’nin, genel başkanından sandık müşahidine kadar tüm mensupları, kurulları ve teşkilatlarıyla milletin emrinde ve hizmetinde olduğunu dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Partimizin gücü, milletimizle arasındaki gönül bağının gücüyle orantılıdır. Bu ülkede içinde milletin olmadığı siyaseti yapan partiler hep olmuştur ve olacaktır. Ama dikkat ediniz, dışarıdan ve içeriden hangi destekleri alırlarsa alsınlar milletimiz bunlara ülkenin ve kendisinin kaderini, geleceğini teslim etmiyor ve Allah’ın izniyle de etmeyecektir. Milletimiz, rahmetli Menderes’ten beri kendi medeniyet, kültür, inanç değerlerine sahip çıkarak, ülkeye hizmet edenleri baş tacı yapıyor. Buna karşılık, ideolojik saplantılarını kamu gücünün arkasına saklayan bir kesim her fırsatta millete de milletin temsilcilerine de çelme takmaktan geri durmamıştır. Ülkemizin her kritik döneminde milletin tercihlerinin ve hayallerinin hilafına dayatmalarla rotası değiştirilen Türkiye dönemi AK Parti ile özellikle artık geride kalmıştır.”

En şanlı zaferi 15 Temmuz olan bu yeni dönemde Türkiye’nin bölgesel ve küresel güç hâline gelme hızının nasıl arttığına hep birlikte şahit olunduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhuriyetin kuruluşunun 100’üncü yılı olan 2023’ün aynı zamanda AK Parti’nin kalkınma programlarının da dönüm noktası olduğuna dikkati çekti.

Gelecek yılı önemli kılan bir başka hususun da 2023 Haziranı’nda yapılacak cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimleri olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bu seçim öylesine önemlidir ki normal şartlarda sokakta rastlaşsalar selam vermeyecek olanları aynı masa etrafında bir araya getirebilmiştir. Altılı, aynısı Macaristan’da oldu bak orada da bir altılı çıktı. Bunların koordinatörlerinin kimler olduğunu da biliyorsunuz. Aynı merci, aynı odak Macaristan’da da koordinatör oldu. Unutmayın, aynı hesap burada da devam ediyor. Bunlara karşı çok gayret edip, gereken dersi de inşallah şu kalan süre içinde mahalle mahalle dolaşmak suretiyle kadın kollarımız, aynı şekilde kapı kapı dolaşarak, 2023 Haziranı’nı Cumhur İttifakı olarak Allah’ın izniyle istediğimiz hedefe kavuşurcasına gerçekleştirmemiz lazım. Ortada üzerinde uzlaştıkları bir program yok. Üzerinde uzlaştıkları bir cumhurbaşkanı adayı yok. Üzerinde uzlaştıkları bir kalkınma projesi yok. Üzerinde uzlaştıkları bir demokrasi adımı da yok. Program diye ortaya çıkardıkları metin, yurt dışında hazırlanıp ellerine tutuşturulmuş bir rapordan ibarettir.

Cumhurbaşkanı adaylığı meselesinde dışarıya karşı renk vermeseler de arka planda saç saça baş başa bir kavga yaşandığı anlaşılıyor. Kalkınma adına tek söyledikleri bizim 20 yılda yaptığımız her şeyi yıkacakları, bozacakları, imha edecekleridir. İstanbul’da Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü yaptık yıkacaklardı, Marmaray’ı yıkacaklardı, Avrasya’yı yıkacaklardı, Osman Gazi’yi yıkacaklardı, Nissibi’yi yıkacaklardı. Şimdi geldik 18 Mart Çanakkale’ye. Hadi yıkın. Bu millet artık bunlara bu fırsatı asla vermeyecek. Demokrasi babında kürsüde ettikleri fiyakalı lafları, çeşitli vesilelerle ele verdikleri gerçek düşünceleri, gerçek niyetleri, sırıtan suratların gerisindeki kin ve nefret sızıntıları zaten boşa çıkartıyor. Geriye ne kaldı? Geriye kala kala masada oturma düzenini, koridorda yürüme sırasını sağlamayı bile beceremeyen yarım düzine muhteris kaldı. Hiçbir konuda ortada gözükmeyen bir program olduğu gibi yapacakları hiçbir şey büyükşehirlerinden tutunuz kendilerine varıncaya kadar ortada yok. Şimdi bizim ülkenin ve milletin hayrına olan hiçbir konuda bir adım atamayan bu zavallılara Haziran 2023’te vereceğimiz ders kaldı. Bunun için siz milletvekili arkadaşlarımız olarak çok daha yoğun bir şekilde gayret, çok daha yoğun bir şekilde çalışmamız gerekiyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Grubu ve Cumhur İttifakı olarak Meclisin en verimli, en sağlıklı çalışmasından sorumlu olduklarını dile getirdi.

Muhalefetin her alanda olduğu gibi yasama faaliyetlerinde de doğru ve hayırlı işlere katkı sağlamak gibi bir derdi olmadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun yerine çoğunlukla süreci yavaşlatma yönünde gayret ortaya koyan muhalefet anlayışının, siyasetin eskiden beri var olan hastalığı olduğunu ifade etti.

Buna rağmen Meclis’in tarihinin en verimli yasama dönemlerinden birini geçirdiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Millî iradenin temsilcileri olarak size tevdi edilen vazifeleri hakkıyla yerine getirme konusundaki gayretiniz ve fedakârlığınız için her birinize teşekkür ediyorum. Tabii hiç unutmayacağımız bir şey var. O da tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından milletvekilleriyle iftar yaptı.

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ramazan Bayramı dolayısıyla mesaj yayımladı

“Türkiye’nin ortak vatanımız, demokrasimizin ortak değerimiz olduğunun bilinciyle hep birlikte çok çalışacağız”

“Türkiye’nin ortak vatanımız, demokrasimizin ortak değerimiz olduğunun bilinciyle hep birlikte çok çalışacağız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ramazan Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, “Türkiye’nin ortak vatanımız, demokrasimizin ortak değerimiz olduğunun bilinciyle, inşallah, hep birlikte çok çalışacağız, üreteceğiz, emek vereceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ramazan Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, tüm vatandaşların Ramazan Bayramı’nı tebrik etti.

“Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu da ebedî azaptan kurtuluş olan bir ramazan ayını daha geride bırakarak hep birlikte bayrama vasıl olduk” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bayramın ülkemiz, milletimiz, İslam dünyası ve tüm insanlık için barışa, huzura ve esenliğe vesile olmasını diliyorum. Bizleri sevdiklerimizle beraber, sağlık ve afiyet içerisinde bir bayrama daha kavuşturduğu için Rabbime hamdediyorum. 11 ayın sultanı olan Ramazan-ı Şerif’i Gazze’nin yanı sıra gönül coğrafyamızın farklı köşelerinde yaşanan acılar ve zulümler sebebiyle buruk karşıladık, buruk geçirdik.”

“BU ZOR GÜNLERİNDE FİLİSTİN HALKININ YANINDA OLDUĞUMUZU GÖSTERDİK”

“Gazze, 7 Ekim’den beri sadece bizim değil, tüm insanlığın kalbinde, tüm insanlığın vicdanında kanayan bir yara oldu” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, savaşta bile dokunulmaması gereken hastanelerin, okulların, kiliselerin, camilerin bilerek bombalandığı bir vahşet sahnesiyle karşı karşıya kalındığını dile getirdi.

İsrail’in saldırıları sonucu 33 bin Filistinli şehit düşerken, 75 binden fazla Filistinlinin de yaralandığını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hayatını kaybeden tüm kardeşlerimize Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar niyaz ediyoruz. Türkiye olarak bugüne kadar bölgeye sevk ettiğimiz toplam 45 bin tonu aşan yardım malzemesiyle, bu zor günlerinde Filistin halkının yanında olduğumuzu gösterdik. İnşallah bundan sonra da Gazze’de akan kan duruncaya ve Filistinli kardeşlerimiz, 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan özgür Filistin devletine kavuşuncaya kadar desteğimizi sürdüreceğiz” dedi.

“ASRIN FELAKETİNİN YARALARINI ASRIN BİRLİKTELİĞİNİ SERGİLEYEREK HIZLA SARIYORUZ”

Dış siyasette bu adımları atarken, gündemin ilk sırasında yer alan deprem bölgesini asla ihmal etmediklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu açıklamalarda bulundu: “Asrın felaketinin yaralarını asrın birlikteliğini sergileyerek hızla sarıyoruz. Şimdiye kadar 80 bine yakın afet konutunu ve köy evini tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik. Her ay 15-20 bin konut inşa etmek suretiyle yıl sonunda bu sayıyı 200 bine ulaştırmayı hedefliyoruz. Bu süreçte ayrıca riskli yapı stoku yüksek şehirlerimizin depreme karşı daha dayanıklı hâle getirilmesi için de çalışıyoruz.”

PKK’dan FETÖ ve DEAŞ’a vatanın birliğine, insanların huzuruna kasteden terör örgütlerine nefes aldırmadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Terör bataklığını kaynağında kurutma stratejimizi kararlılıkla uyguluyoruz” diye ekledi.

“TÜRKİYE YÜZYILI VİZYONUMUZU HAYATA GEÇİRİNCEYE KADAR BİZE DURMAK YOK”

Ekonomi cephesinde hayat pahalılığı ve enflasyonla mücadelenin en hassas oldukları konu olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Tüm dünyayla birlikte millet olarak bizim de canımızı yakan bu meseleyi, Allah’ın izniyle, çözmekte kararlıyız. Uyguladığımız ekonomi programının olumlu etkilerini yılın ikinci yarısından itibaren daha net bir şekilde görebileceğiz. 31 Mart seçimlerinin suhuletle tamamlanmasıyla ortaya çıkan 4 yıllık seçimsiz dönemi, bu hedeflerimizi gerçekleştirmek için kullanacağız.”

“Türkiye’nin ortak vatanımız, demokrasimizin ortak değerimiz olduğunun bilinciyle, inşallah, hep birlikte çok çalışacağız, üreteceğiz, emek vereceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye Yüzyılı vizyonumuzu hayata geçirinceye kadar bize durmak, dinlenmek, soluklanmak yok” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, mesajını şu sözlerle tamamladı: “Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu vesileyle bir kez daha 31 Mart seçimlerinde sandığa giderek iradesine sahip çıkan tüm vatandaşlarıma teşekkür ediyorum. Rekabet seviyesi çok yüksek bir seçimden yeni çıkmış aziz milletimizden, bayramın manevi iklimini kırgınlıkları gidermek için fırsata çevirmelerini özellikle istirham ediyorum. Bayram ziyareti veya tatil amacıyla yollara çıkan tüm vatandaşlarımdan, trafik kurallarına riayet etmelerini bekliyorum. Rabbimden Ramazan Bayramı’nın gönüllerimize huzur, ülkemize esenlik, dünyamıza ve mazlum coğrafyalara barış getirmesini diliyor, sizleri bir kez daha muhabbetle selamlıyorum. Bayramınız mübarek olsun.”

HABER BURADA

Dünya

“Kimsenin bizim öz güvenimizi örselemesine, hayallerimizle aramıza set çekmesine müsaade etmeyeceğiz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TÜRGEV İftar Programı’nda yaptığı konuşmada, “İşimizi, görevimizi, sorumluluğumuzu ülkemize, milletimize ve umudunu bizlere bağlamış ailelerimize karşı vazifelerimizi en güzel şekilde yerine getirmeye çalışacağız. Kimsenin bizim öz güvenimizi örselemesine, hayallerimizle aramıza set çekmesine müsaade etmeyeceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İbn Haldun Üniversitesi’nde düzenlenen Geleneksel Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı (TÜRGEV) İftar Programı’na katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının başında, vakfa ve yöneticilerine, Ramazanda kendisini gençlerle buluşturdukları için teşekkür etti.

Katılımcıların Ramazan-ı Şerifini ve Kadir Gecesi’ni tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Artık 11 ayın sultanı olan mübarek Ramazanı uğurlamaya hazırlanıyoruz. Bir tarafta rahmet, şefkat ve bereket ayına veda etmenin hüznünü, diğer tarafta ise bayrama kavuşacak olmanın sevincini yaşıyoruz. Rabbimden bizleri daha nice ramazanlara, nice Kadir Gecelerine, nice bayramlara hayırla, sağlıkla, huzurla, esenlikle eriştirmesini diliyorum” ifadesini kullandı.

“TÜRGEV BAŞARILI ÇALIŞMALARIYLA KENDİNDEN SÖZ ETTİRİYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İSEGEV (İstanbul Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı) olarak 1996’da kurulan TÜRGEV’in 28 yıldır ülkeye, millete ve gençlere sahip çıktığını belirterek, “Her yıl binlerce evladımızın eğitimine katkı veren, onlara sıcak bir yuva imkânı sunan TÜRGEV, başarılı çalışmalarıyla kendinden söz ettiriyor. Toplam sayısı 40 bin 500’e ulaşan mezunlarımız, bugün hem ülkemizde hem de dünyanın dört bir yanında insanlığa hizmet ediyor. Bu müstesna çatının kurucuları arasında bulunmaktan daima bahtiyarlık duyduğumu ifade etmek isterim. Ülkesine ve milletine sayısız eserler kazandırmış bir siyasetçi olarak TÜRGEV, gönlümüzde her zaman farklı bir yere sahip oldu. İnşallah bundan sonra da sizlere destek vermekten geri durmayacağız. ‘Sizin en hayırlınız insanlara faydalı olanınızdır’ emrine ram olarak bir gönüle daha girmek, bir gencimize daha ulaşmak, bir evladımızın daha elinden tutmak için canla başla çalışan vakfımızı tebrik ediyorum” diye konuştu.

Vakfın faaliyetlerinde emeği geçenlere, maddi manevi katkısı bulunanlara teşekkür eden, hayatını kaybedenleri rahmetle yâd eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “TÜRGEV’in en önemli temsilcilerinden olduğu gönüllü kuruluşlarımız ülkeye ve millete hizmet mücadelemizin öncüleridir. İstikbalimizin teminatı olan gençlerimizin vatana, millete, ailelerine hayırlı birer evlat olarak yetişmelerinde sizlerin yeri doldurulamaz. Bizim her fırsatta dile getirdiğimiz TEKNOFEST gençliği inşallah sizlerin arasından çıkacak, Türkiye Yüzyılı sizlerin omuzlarında yükselecektir. Ben burada yeni Türkiye’nin, büyük ve güçlü Türkiye’nin, engelleri aşarak hedeflerine yürüyen kararlı Türkiye’nin mimarlarını görüyorum. Burada sizlerin arasında yarının başarılı bilim kadınlarını, siyasetçilerini, eğitimcilerini, mühendislerini, iş insanlarını, doktorlarını, milletimize hayırlı kuşaklar yetiştiren örnek annelerini görüyorum. Rabbim her birinizin yolunu ve bahtını açık etsin.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, meyve veren ağacın taşlandığını, TÜRGEV gibi vakıfların da hem hizmetleriyle hem varlıklarıyla hem de yerli, millî duruşlarıyla Türkiye’deki belli çevreleri her zaman rahatsız ettiğini belirtti.

“Kim var?” diye seslenilince, sağına soluna bakmadan fert fert “Ben varım.” diyen özgür zihinler yetiştiren TÜRGEV’in, bu kesimler tarafından özellikle hedef tahtasına konulduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İftira ve yalan furyasının hedefi oldunuz. Haysiyet cellatları tarafından yıpratılmak istendiniz. Sizleri yıldırmayı amaçlayan daha nice saldırıya maruz kaldınız. Birileri ellerine geçirdikleri her fırsatı, iyi ve faydalı işleri desteklemek için değil, TÜRGEV gibi gençliğe hizmet çatılarını yıkmak için kullandı. Ne siz ne de biz bunların hiçbirine aldırmadık. Hukuktan, meşruiyetten, Hakk’a ve halka hizmet yolundan ayrılmadık. Yüksek bir ruh haliyle mücadelemizi kararlılıkla devam ettirdik. Bugün de aynı vakarla hareket ediyoruz. ‘Sen doğru olursan, sen dürüst olursan, sen samimi olursan eğri er ya da geç mutlaka belasını bulur’ diyoruz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ağızlarını her açtıklarında hak, hukuk, adalet kavramları üzerinde gönüllü kuruluşlara dil uzatanların ikiyüzlülüklerini çok iyi bildiklerini vurgulayarak, şunları söyledi: “Sürekli ahlak tüccarlığı yapan, sürekli işçinin, emekçinin hakkından bahseden bu çevreler, önceki gün Beşiktaş’taki yangında hayatını kaybeden 29 emekçi kardeşimizle ilgili çıkıp tek cümle kurmadılar. Ekranları başında izleyenlere ve buradaki kardeşlerime sesleniyorum. Bu binaya inşaat ruhsatını veren, imar ruhsatını veren ve binanın en alt bodrum katlarını gazino hâline getirmeye müsaade edenler kim? Şimdi tabii ki biz de savcılarımızla bunu takip ediyoruz, bunu kovalıyoruz, kovalamaya devam edeceğiz. Kimler bunlar? 29 tane orada vatandaşımızın ölümüne göz yumanlar kimler? Biz de kovalayacağız. Zerre kadar vicdanı olan herkesin tepkisini çekmesi gereken skandallar zinciri karşısında başlarını kuma gömmeyi tercih ettiler ama birileri hemen anında koşup gittiler. Niye? Çünkü kendi günahlarını nasıl örteriz, bunun peşinde koştular. Bölücü terör örgütünün sokakları yakıp yıkan vandallarıyla sergiledikleri dayanışmayı, rızkının peşindeki insanların ailelerine çok gördüler. Daha önce aynı vicdansızlığı, evlatlarını bölücü alçakların pençesinden kurtarmak için çırpınan cesur Diyarbakır annelerine de bunlar göstermişlerdi. Yasak savma kabilinden yaptıkları bir şov dışında sırf ittifak ortaklarını kızdırmamak için yüreği kan ağlayan bu anneleri yalnız bırakmışlardı.”

“BİZİ KENDİ KALIPLARINA HAPSETMELERİNE İZİN VERMEYECEĞİZ”

Kendilerinin yaklaşık yarım asırdır, vakfın ise 28 yıldır çetin bir mücadele verdiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu zorlu süreçte gençlere hizmet etmekten, onları en iyi, en donanımlı şekilde hayata hazırlamaktan başka gayeleri olmadıklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerin başarısını gördükçe hep daha fazla çalıştıklarını, daha fazla koştuklarını aktararak, “Ne yaptıysak milletimiz için, siz gençlerimiz için yaptık. Allah’a hamdolsun bugün milletimizin ve sizlerin huzuruna alnı ak, başı dik, gönlü mutmain olarak çıkmanın gururunu yaşıyoruz. Ülkemizi bugün geldiği noktadan çok daha ileriye götürebilmek için sizin enerjinize, sizin yeteneklerinize, sizin heyecanınıza ihtiyacımız var. Bu ülkeyi yüceltecek, bu çağa mührünü vuracak olan sizlersiniz. Bunun için kendimizi başkalarına göre tanımlamayacak, başkalarının bizi kendi kalıplarına hapsetmelerine izin vermeyeceğiz. İşimizi, görevimizi, sorumluluğumuzu ülkemize, milletimize ve umudunu bizlere bağlamış ailelerimize karşı vazifelerimizi en güzel şekilde yerine getirmeye çalışacağız. Kimsenin bizim öz güvenimizi örselemesine, hayallerimizle aramıza set çekmesine müsaade etmeyeceğiz” diye konuştu.

Kendilerinin sadece 100 yıllık bir devletin mensupları olmadığını, aynı zamanda bu coğrafyada 1000 yıllık bir cihan imparatorluğunun, 1400 yıllık köklü bir medeniyetin de takipçileri olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ayrıca bizler, bir misyonu, gayesi, ideali ve elbette davası olan insanlarız. Başkaları gibi önünü sonunu düşünmeden fevri hareket edemeyiz. Tefekkürü hayatının her alanına uygulayan bir gençlik, Türkiye ile birlikte İslam âleminin hatta tüm insanlığın umududur” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerden kendi şahsi gelecekleri yanında, ülkelerinin istikbaliyle ilgili de hayaller kurmalarını, hedefler belirlemelerini istediğini vurgulayarak, hayatı anlamlandıran, insanı dünyaya bağlayan, kişiye değer katan şeyin üretmek olduğunu ifade etti.

Yaptıklarının üzerine koymanın kendini aşmak olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsan ürettikçe mutlu ve motive olur. İnsan düşünüp, tefekkür edip, çalışıp, çabalayıp ortaya iş koyduğunda mutlu, huzurlu, kendisiyle barışık olur. Her ne yapıyorsanız, hangi okulu okuyor, hangi işte çalışıyorsanız, yaptıklarınızın üzerine koymaya, kendinizi aşmaya özellikle gayret edin. İmkân bulmak, aslında imkânı oluşturmaktır. Unutmayın, imkân size gelmez, siz imkânlara gideceksiniz. Projeleriniz, planlarınız, tezlerinizle beraber, mücadele azminiz de varsa hiçbir güç sizi yolunuzdan geri döndüremez. İlmin ve başarının anahtarı çalışmak, disiplinli çalışmak ve sabretmektir. Azminizi, kararlılığınızı, inancınızı asla ama asla kaybetmeyin. Sizlerden yarını değil, daha ötesini görerek çalışmanızı, kendinizi geliştirmenizi bekliyoruz. Bunları başardığınızda Allah’ın izniyle sizlerin önünde durabilecek hiçbir engel tanımıyoruz” diye konuştu.

TÜRGEV’in dijital kültür alanında gençlere yönelik çalışmalarını da takdirle karşıladığını ayrıca belirtmek istediğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerden beklentimiz, her alanda olduğu gibi dijital kültürde de sadece takipçi değil asıl içerik üreticisi olmanızdır. Medeniyetimizin, tarihimizin, değerlerimizin ışığında içerikler geliştirerek, bunları gençlerimize ve dünyaya açmanız son derece kıymetli çabalardır. Mevcut çalışmalarınıza yeni projeleri, girişimleri ekleyerek dijital dünyayı boş bırakmayacağınıza inanıyorum” ifadelerini kullandı.

Eski başbakanlardan Adnan Menderes’ten bu yana canlarıyla, kanlarıyla, emekleriyle büyüterek bugünlere getirdikleri çok partili demokrasinin 31 Mart Pazar günü yapılan Mahallî İdareler Seçimleri’nden başarıyla çıktığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Seçimlere gölge düşürme, seçmenin iradesini rehin alma girişimleri bir kez daha sandıkta hüsrana uğradı. Bizler kadere ve takdire inanan insanlarız. Sandık sonuçlarının da davamız, hareketimiz, mücadelemiz açısından Allah’ın izniyle hayra tebdil olacağına yürekten inanıyoruz. Bu tarz neticeler insanlık tarihi boyunca kiminin şımarıklığını, kiminin pervasızlığını, kiminin de sabrını, metanetini, dayanışmasını, birlikteliğini ve mücadele azmini artırmıştır” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 31 Mart’ın sadece yeni bir dönüm noktası değil, aynı zamanda daha büyük zaferlerin müjdecisi, muştusu ve habercisi olacağını vurgulayarak, “Yolumuza yenilenmiş, tazelenmiş, çok daha güçlenmiş, üstat Necip Fazıl’ın ifadesiyle ‘pekleşmiş’ bir şekilde devam edeceğiz. Siyasette yarım asra yaklaşan mücadelemizin zafer sancağını burca dikecek ve ardından gönül huzuruyla nöbeti sizlere devredeceğiz. Bakınız, ben bugüne kadar gençlerle yürümüş, gençlerin yoldaşlığından güç ve cesaret almış bir büyüğünüzüm” dedi.

Mensubu ve hizmetkârı olmaktan şeref duydukları millet için nice saldırıları göğüslediklerini, nice badireleri aştıklarını, nice ihanetleri püskürttüklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim karşılaştığımız sıkıntıları gençlerimiz yaşamasın diye emek verdik. Gerektiğinde ölümü göze alarak vesayet odaklarına meydan okuduk. Şahsen bedel ödesek bile ülkemize, insanımıza, özellikle geleceğimiz olan siz gençlerimize bedel ödettirmemeye çalıştık. İmkânlarımızı zorlayarak üzerimize düşeni yapmanın gayretindeyiz. Gençlerimiz olarak sizler de sorumluluklarınızı yerine getireceksiniz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, artık gençlerin zamanının misafiri olduklarını kaydederek, şunları söyledi: “Bizden önceki aksiyon, fikir ve gönül adamlarının namusumuza emanet ettiği, bizim de canımız pahasına sahip çıktığımız davamızı inşallah yakında sizler omuzlayacaksınız. Bu emaneti sizler taşıyacak, sizler yükseltecek ve yücelteceksiniz. Sizlerin şu vakur duruşunu, şu azmini, öz güvenini gördükçe verdiğimiz mücadelenin boşa gitmediğini de görmenin bahtiyarlığını yaşıyorum. Rabbime, şahsıma sizler gibi yol ve mücadele arkadaşları bahşettiği için hamdediyorum. Yüreğimi ısıtan şu gözlerinize baktıkça, Allah’ın izniyle yarınlarımızın bugünümüzden çok daha aydınlık olacağına tüm kalbimle inanıyorum. Her birinizi ayrı ayrı alkışlıyorum.”

TÜRGEV çatısı altında yürütülen hizmetlerde emeği geçen tüm dostlarına teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ramazan ayının sizlerle birlikte başta Gazze’deki mazlumlar olmak üzere tüm Müslümanlar için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Rabbim, bu mübarek günler hürmetine tüm mazlum ve mağdurların yardımcısı olsun” dedi.

İNANOĞLU’NUN AİLESİNE VE SİNEMA CAMİASINA BAŞSAĞLIĞI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yönetmen ve yapımcı Türker İnanoğlu’nun vefatıyla ilgili, “Sizlere veda etmeden önce, dün sevenlerinin son yolculuğuna uğurladığı, Türk sinemasının usta ismi yapımcı ve yönetmen, 2018 yılı Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü sahibi Türker İnanoğlu’nu burada rahmetle anıyorum. Kültür sanat dünyamızın ‘Bay Sineması’nın acılı ailesine, yakınlarına ve sinema camiamıza başsağlığı diliyorum” ifadelerini kullandı.

HABER BURADA

Dünya

Enerjide Dışa Bağımlılığı Bitirdiğimizde Türkiye Daha Güçlü Olacak

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Zonguldak

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Zonguldak’ta -360 kotta maden ocağında işçilerle orucunu açtı. Maden işçilerine seslenen Bakan Bayraktar, “Önümüzde artık 4 yıllık bir süreç var. Gece gündüz demeden çalışma zamanı. Enerjide dışa bağımlılığı bitirdiğimizde Türkiye, çok daha büyük ve her açıdan daha güçlü bir ülke olacak.” dedi.

Bakan Bayraktar, Zonguldak’taki TTK Karadon Müessesesi Gelik İşletme Müdürlüğü’nde maden işçileriyle iftar sofrasında bir araya geldi. -360 kotta madencilerle orucunu açan Bakan Bayraktar, maden işçilerinin Türkiye için çok kıymetli işlere imza attığını vurguladı.

Enerjide Dışa Bağımlılık

Bakan Bayraktar, enerjide dışa bağımlılığımızı sona erdirmenin önemine işaret ederek

“Onun için yerli kaynaklarımız, kendi kaynaklarımız, kömürden yenilenebilir kaynaklara kadar bunları mutlaka ekonomiye katmamız lazım.” dedi.

İş Sağlığı ve Güvenliği

Madenciliğimizi geliştirirken iş sağlığı ve güvenliğinin her şeyden önce geldiğini kaydeden Bayraktar, “Sizlerden bir kez daha rica ediyorum. Yaptığımız iş çok stratejik bir iş, ülkemiz için çok değerli bir iş. Ama bunu yaparken öncelik sizin sağlık ve güvenliğiniz. Bundan hiçbir şekilde taviz vermeden çalışmanızı sizlerden istiyorum. Bu bizim birinci önceliğimizdir.” diye konuştu.

4 Yıllık Süreç Var

Bayraktar, ekonomik sıkıntıların üstesinden gelmenin yolunun ülke kaynaklarını azami şekilde ekonomiye katmak olduğunu vurgulayarak “Biz istiyoruz ki daha çok üretelim, ülkemizin ekonomisine daha çok katkı sağlayalım. Sizlerin şartlarını, istihdam imkanlarını arttıralım. Şimdi önümüzde artık 4 yıllık bir süreç var. Gece gündüz demeden çalışma zamanı, bizler ve sizler için. Ülkemizdeki enerjide dışa bağımlılığı bitirdiğimizde Türkiye çok daha büyük ve her açıdan daha güçlü bir ülke olacak.” dedi.

Anlamlı Hediye

İftarın ardından 6 Şubat depreminde bölgede görev alan ve birçok vatandaşı kurtaran madenciler, sarı bir bareti tek tek imzalayarak Bakan Bayraktar’a hediye etti.

HABER BURADA

DÜNYA

seers cmp badge