Connect with us

Dünya

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, ‘Ulaştırma 2053 Vizyonu’nu açıkladı

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, 2053 Ulaştırma ve Lojistik Ana Planı’nı açıkladı. 2053’te bölünmüş yol ağının 38 bin 60 kilometreye, demiryolu hat uzunluğunun da 28 bin 590 kilometreye çıkarılacağını bildiren Karaismailoğlu, havalimanı sayısının da 61’e yükseltileceğini duyurdu.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Ulaştırma ve Lojistik Master Planı-Ulaştırma 2053 Vizyonu Lansmanı’nda konuştu. Türkiye’yi “dünyanın ilk 10 ekonomisi” içinde hak ettiği yere kavuşturmak için çalıştıklarını belirten Karaismailoğlu, “Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde, 20 yıldır neyin sözünü verdiysek inşa ettik, neyi hayal ettiysek milletimizin hizmetine sunduk. Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde yürüdüğümüz ‘Büyük ve Güçlü Türkiye’ hedefimizde tek pusulamız ‘milletimiz’ oldu. Bu yolda, bu hedefe başarıyla yürüdük. Devlet aklı ile planladık. ‘Ortak akıl’ ile istişare ettik. Akıl gücü ile inşa ettik ve dev eserlerimizi milletimizin hizmetine gururla sunduk. Bizi yatırımda, üretimde, ihracatta, istihdamda dünyanın en büyükleri arasına yükseltecek dev projelerimizi tamamlayarak hem ecdadımıza saygımızı sunmayı hem de gençlerimize, geleceğimize en güzel armağanları vermeyi başardık. ‘Kamu özel iş birliği kazandırır’ dedik; bu model aracılığıyla ile doğu-batı ayrımını ortadan kaldırdık. Türkiye’mizin dört yanına aynı anda yatırım yapma imkanına kavuştuk” diye konuştu.

MİLLETİMİZİN GÜVENİ VE ÜLKEMİZİN POTANSİYELİ İLE BİZDEKİ TÜRKİYE SEVDASI BİRLEŞTİ

Bu modelle yeniden ele alınan Antalya Havalimanı ile 765 milyon avroluk yatırım, Hazine’ye 8 milyar 550 milyon avroluk da kira bedeli kazandırıldığını kaydeden Karaismailoğlu, bunun 2 milyar 138 milyon avroluk bölümünün Hazine’ye girdiğini söyledi. Tüm ulaşım ve haberleşme modlarında entegre bir anlayışı benimsediklerini aktaran Karaismailoğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

“Ülkemizin her bir köşesindeki yatırımlarımız, bu yaklaşıma uygun biçimde ‘ana planımız doğrultusunda inşa edildi. Türkiye’mizi 20 yılda köy köy, kasaba kasaba, il il, bölge bölge birbirine bağladık. Bununla da yetinmedik. ‘Dünyayı Türkiye’ye bağladık’. 20 yılda ne dediyse yapmış, dev hizmetleri milletine sunmuş bir iktidarın gururunu ve özgüvenini taşıyoruz. Bu duygular ve milletimizin teveccühü bizi daha da kamçılıyor. Ülkemizin stratejik coğrafi konumu bize büyük avantajlar sağlıyor. Milletimizin güveni ve ülkemizin potansiyeli ile bizdeki Türkiye sevdası birleşti. Şimdiye kadar nasıl durmadıysak, bundan sonra da bizi kimse durduramaz. Yine devlet aklıyla hazırlanmış, ülkemizin önünü açacak 30 yıllık planlarımız hazır. 2053 Ulaştırma ve Lojistik Ana Planı ile gençlerimizin aydınlık geleceğini, milletimizin refahını bugünden tayin edeceğiz. Bunun için var gücümüzle çalışacağız. Tüm ulaşım modlarını entegre bir yaklaşımla ele alarak, yolcu ulaşımı için en iyi alternatiflerin sunulmasını amaçladığımız 2053 Ulaştırma ve Lojistik Ana Planı ile yük taşımacılığında da rekabetçi bir lojistik sektörün oluşturulması için gerekli adımlar ve stratejiler de ortaya konuldu.”

ULAŞTIRMA VE LOJİSTİK FAALİYETLERİNDE BÜTÜNSELLİĞİ SAĞLAYACAĞIZ

“2053 Ulaştırma ve Lojistik Ana Planımız, odaklandığımız temel konular olan mobilite, lojistik ve dijitalleşme alanlarında vatandaşlarımızın beklentilerini karşılarken, Türkiye’mizin ekonomik gelişimine de üst düzeyde katkıda bulunacak” diyen Ulaştırma Bakanı Karaismailoğlu, Türkiye’nin yeni, hızlı ve konforlu bir altyapıyla daha sürdürülebilir, güvenli, çevreci, erişilebilir, kapsamlı, hızlı ve teknolojik olarak daha yenilikçi bir ulaştırma sektörüne sahip olacağını ifade etti. Bu yenilenme sürecinin, ulaşım ve haberleşme alanlarında bütünsel kalkınma odaklı ve dünyayı Türkiye’ye entegre etmeyi hedefleyen iddialı bir süreç olduğunu vurgulayan Karaismailoğlu, “Ulaştırma ve lojistikte küresel ölçekte öncü, bölgesinde lider bir ülke olmak için ulaştırma ve lojistik faaliyetlerinde bütünselliği sağlayacağız. Ulaşım hizmetlerine adil erişimi artıracak ve altyapı kalitesini en üst seviyeye yükselteceğiz. Ulaştırma ve lojistikte etkinlik ve verimliliği sağlayacak, maliyetleri düşüreceğiz. Bu hedeflerimiz doğrultusunda 2053 Ulaştırma ve Lojistik Ana Planı, kıtalararası kesintisiz bir ulaşım altyapısı tahsis etmemiz için kritik değerdedir” dedi.

ASYA İLE AVRUPA ARASINDAKİ TİCARETTEN ALDIĞIMIZ PAYI ARTIRMAYI HEDEFLİYORUZ

Büyük ve Güçlü Türkiye’nin inşasında pay sahibi olan projelerin, Türkiye’nin yatırım, üretim, ihracat ve istihdam odaklı büyüme stratejisinin hayata geçmesi için gerekli altyapıyı sağladığının altını çizen Karaismailoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Bu nedenle dünyanın lider ekonomileri arasına girme mücadelesinde son virajda yer alan ülkemiz için kritik önemdedirler. Bizler, 2053 vizyonumuz doğrultusunda, ülkemizin Asya ile Avrupa arasında 700 milyar doları aşan ticaretten aldığımız payı artırmayı hedefliyoruz. 4 saatlik uçuş mesafesiyle 67 ülkenin ve 30 trilyon dolarlık küresel ticaret hacminin merkezindeyiz. Bütün yatırımlarımızda, bu potansiyelden daha fazla faydalanabilmeyi amaçlıyoruz. 38 trilyon dolar gayrisafi milli hasılaya sahip ve 7 trilyon dolardan fazla ticaret hacmi bulunan bu ülkelerde, 1 milyar 650 milyon insan yaşıyor. Tüm bu hedeflerimiz ve coğrafi konumumuz, ulaşım ve iletişim stratejilerimizi küresel ve bölgesel şartlar ışığında her daim güncel tutma ihtiyacını Türkiye için vazgeçilmez kılıyor. Belirlediğimiz hedefleri, elbette devlet aklının gerektirdiği bir profesyonellikle, dünyanın gideceği güzergahı okuyarak oluşturuyoruz. Küresel ticarette en önemli belirleyiciler arasında yer alan nüfus artışı, lojistik hareketliliğini, dolayısıyla da ticaret hareketliliği direkt etkiliyor. Güncel veriler ışığında ilerlediğimizde Avrupa’nın yıllık ticaret hacmi 8,7 trilyon dolar olurken, Çin’in de yer aldığı Uzak Asya’da bu hacim 6,8 trilyon dolar olarak gerçekleşiyor. Geleceğin yükselen yıldızı Afrika’da ise Orta Doğu ile birlikte toplamda 2,05 trilyon dolarlık bir ticaret hacmi söz konusu. Dünya ticaret hacminin ise yüzde 82’si Avrupa, Uzak Asya ve Kuzey Amerika bölgelerinde gerçekleşiyor. Nüfus hareketliliğine baktığımızda ise, gelecekte ticaret hareketliliğinin nerede artacağına dair fikir sahibi olabiliyoruz. Birleşmiş Milletler, 2010-2025 yılları arasında en kayda değer nüfus artışının Güneydoğu Asya ve Sahra Altı Afrika’da gerçekleşeceğine işaret ediyor. Burada ise ülkemizin merkezinde bulunduğu, yükselen bir Avrupa-Asya-Afrika ticaret üçgeni bizim için en büyük global fırsatlar arasında yer alıyor.”

2050 YILINDA DÜNYA EKONOMİSİNİN YÜZDE 90’INDAN FAZLASI KENTSEL ALANLARDA ÜRETİLECEK

Küresel ticaretteki artış rakamlarına bakıldığında Türkiye’nin ulaştırma ve haberleşme alanındaki ihtiyaçlarına karşı ne kadar isabetli adımlar atıldığını bir kez daha gözler önüne serildiğini kaydeden Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu, “2020 yılında 12 milyar ton olarak gerçekleşen tüm dünyadaki ticaret hacminin, 2030 yılında 25 milyar tona, 2050 yılında 95 milyar tona ve 2100 yılında 150 milyar tona ulaşması bekleniyor. Küresel nüfus artışının en çok beklendiği bölgeler ile birlikte küresel ticaret artışındaki rakamları birleştirdiğimizde Türkiye’nin ortaya koyduğu ‘Orta Koridor’da küresel bir lojistik süper güç olma’ iddiasının ne kadar yerinde olduğu ortaya çıkıyor. Küresel nüfus artışının yanı sıra artan kentsel nüfus da hareketliliği ve ulaştırma ile ilgili gerçekleştirilecek yatırımların gidişatını belirliyor. Yine Birleşmiş Milletler rakamlarına baktığımızda, bugün yüzde 50’si kentte yaşayan dünya nüfusu için bu oran, 2050 yılında yüzde 70 olarak değişecektir. Bir başka deyişle dünya ekonomisinin yüzde 90’ından fazlası kentsel alanlarda üretilecektir. Bu artış bize gösteriyor ki dünyada ulaşıma yönelik talep 2050 yılına geldiğimizde iki katına çıkacaktır” diye konuştu.

AKILLI ULAŞIM SİSTEMLERİ İÇİN ÖNEMLİ ADIMLAR ATTIK

Bu talebin gelişmiş ya da gelişmekte olan ekonomilerde ulaştırma altyapılarının geleceği için önem arz ettiğini belirten Karaismailoğlu, bu talebi ve ihtiyacı karşılamak için tüm ülkelerin ulaştırma ve altyapı yatırımlarına hız vermesi gerektiğini söyledi. “Amerika Birleşik Devletleri, açıkladığı 2 trilyon dolarlık yeni altyapı planı ile önümüzdeki dönemde ulaştırma yatırımlarına ağırlık verecek” diyen Karaismailoğlu, şunları dedi:

“Çin’e baktığımızda bu rakam 559 milyar dolar olarak gerçekleşirken, komşumuz Yunanistan yine 57 milyar dolarlık bir altyapı yatırımını planlamıştır. Gerek dünyada gerek ülkemiz için öngördüğümüz altyapı yatırımları, bu yatırımlar için ayrılan bütçeler, nüfus ve dolayısıyla lojistik hareketliliğinin yanı sıra, farklı küresel etkenlerce belirlenmektedir. Bu etkenler arasında yer alan Akıllı Ulaşım Sistemleri için önemli adımlar attık. Akıllı Ulaşım Sistemleri’ni yaygınlaştırılarak, trafik güvenliğini artırma, seyahat sürelerini azaltma, mevcut yol kapasitelerinin daha etkin, daha verimli kullanılması ve mobiliteyi artırmayı hedeflediğimizi deklare ettik. Ulaştırmanın dünyadaki geleceğini belirleyen diğer etkenler ise Sürdürülebilirlik, Yeni Nesil Ulaşım ve Şehirleşme olarak özetlememiz mümkündür. Ulaştırma yatırımlarımızı gerçekleştirirken geleceğin ulaşım teknolojilerini ve değişen hareketlilik alışkanlıklarını da göz önünde bulunduruyoruz. Bu bağlamda yeni nesil ulaşım trendlerini yakından takip ederek yatırımlarımızı bunların ışığında şekillendiriyoruz. Elektrikli araçlar, ilk belirleyici trend olarak öne çıkarken, 2035 yılında elektrikli araçların yeni araç satışındaki payının yüzde 35’e ulaşması beklenmektedir. Bizler de ülkemizdeki elektrikli araç altyapısı için çalışmalarımıza devam ediyoruz. Bir diğer trend olan Paylaşımlı Seyahat’e baktığımızda ise 2035 yılında tüm ulaşım modlarında kullanılan araçları paylaşarak seyahat etmek isteyenlerin oranının yüzde 14’e ulaşması öngörülmektedir. Otonom araçların da yine ulaştırmanın geleceği için öne çıkan, etkin bir trenddir. 2025-2030 yılları arasında hayatımızın olağan bir parçası olması beklenen otonom araçlarında 2035 itibariyle yeni araç satışlarındaki payının yüzde 16 olacağı tahminleri yapılmaktadır. Bu alandaki son trend olan bağlantılı araçlar, yani her an internet erişimi olan, birbiriyle ve altyapıyla anbean iletişim içerisinde olan araç sistemlerinin 2035 yılında, toplam araçlar içerisindeki payının yüzde 68’e çıkacağı tahmin edilmektedir. Bizler de şimdiden akıllı otoyollarımızı inşa ederek bu geleceğe hazırlanıyoruz. Yarının stratejisine hazırlanırken yola çıktığımız İnsan-Veri-Yük kavramlarının artık Lojistik-Mobilite-Dijitalleşme ekseninde, yeni ulaşım yaklaşım ve uygulamaları ile ele alınacak.”

ESER VE HİZMET SİYASETİ BİZİM VAZGEÇİLMEZİMİZ OLMUŞTUR

Özellikle 2020 yılında hazırlanılan Ulusal Akıllı Ulaşım Sistemleri Strateji Belgesi ve 2020-2023 Eylem Planı ile geçen yıl 12’ncisini gerçekleştirilen Ulaştırma ve Haberleşme Şûrası, Türkiye’de ulaştırmanın geleceğinin önemli yapı taşları olduğunu dile getiren Karaismailoğlu, “Birileri temel atmama töreni ile, Türkiye’yi ileriye taşıyacak her türlü projeye karşı çıkarken, bizler, dün olduğu gibi bugün ve yarın da Türkiye’nin akıllı geleceğini inşa etmeye odaklanıyoruz. O nedenledir ki eser ve hizmet siyaseti bizim vazgeçilmezimiz olmuştur. AK Parti’nin Türkiye’nin dümenine geçtiği günden bugüne asırlık projeler başta olmak üzere milletimizin, ihracatçımızın, sanayicimizin faydasına binlerce projeyi hayata geçirdik. Marmaray, Avrasya Tüneli, Kuzey Marmara Otoyolu, İzmir-İstanbul Otoyolu, Osmangazi Köprüsü, Ankara-Niğde Otoyolu, İstanbul Havalimanı, Kömürhan Köprüsü, Horasan-Karakurt Yolu, Botan Çayı-Beğendik Köprüsü, Zarova Köprüsü, İstanbul-Ankara Yüksek Hızlı Tren Hattı, Bakü – Tiflis – Kars Demiryolu, Ordu – Giresun Havalimanı, Gayrettepe – İstanbul Havalimanı Metrosu, Çamlıca Kulesi, Filyos Limanı, Tokat Havalimanı, Rize – Artvin Havalimanı, Konya Karaman Hızlı Tren Hattı, Çukurova Havalimanı, İyidere Lojistik Limanı, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Türksat 5A, Türksat 5B ve tabii ki şanlı 18 Mart Zaferi’mizin yıl dönümünde Çanakkale Boğazı’na taktığımız yakut gerdanlık: 1915 Çanakkale Köprüsü ile Malkara-Çanakkale Otoyolu. Bunlar, ülkemize, hatta dünyaya kazandırdığımız eşsiz bir eserlerin hepsi değil ama en önemlilerindendir” ifadelerini kullandı.

HER 9,5 MİLYAR DOLARLIK YATIRIM 1 MİLYON VATANDAŞIMIZA YENİ İŞ İMKANI SAĞLADI

Ulaştırma ve haberleşme altyapılarının, tüm dünya ekonomilerinde olduğu gibi Türkiye ekonomisinin de önünü açtığını, büyümesine çok önemli katkılar sunduğunun altını çizen Karaismailoğlu, 2003 yılından 2021 yılı sonuna kadar 5 sektör üzerinden gerçekleştirilen yatırımların toplamının 172 milyar dolara ulaştığını söyledi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu, yapılan yatırımların katkıları hakkında şu bilgileri verdi:

“Bu yatırımlarla; 17,9 milyon insanımızın aş sahibi olmasına yardımcı olduk. Yatırdığımız her 9,5 milyar dolar, 1 milyon vatandaşımıza yeni iş imkanı sağladı. Milli gelirimize 520 milyar dolardan fazla katkı sunduk. Ekonomimizin üretim gücünü desteklemek ise temel önceliklerimiz arasında yer aldı. 2003-2021 yılları arasında gerçekleştirdiğimiz yatırımlar sayesinde Türkiye, 1 trilyon 42 milyar doların üzerinde daha fazla üretti. Bu hacimde; üretime, istihdama, milli gelirimize, ihracata bu derece etki eden projeleri hayata geçirmek tabii ki de tek başına yeterli değildi. Değişen dünya, yeni küresel dinamikler; İnsan, yük ve veri ekseninde bugüne kadar planlanan ve hayata geçirilen ulaştırma ve haberleşme alanlarında, yeni nesil yaklaşımları zorunlu kılmaktaydı. Artık daha mobil, lojistik kabiliyetlerin öne çıktığı, verinin işlenerek dijitalleşmenin bel kemiğini oluşturduğu bu dönem için Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak kayıtsız kalamazdık. 12. Ulaştırma ve Haberleşme Şûrası’nda İstanbul’da, ulaşım ve haberleşmenin dünyadaki ve Türkiye’deki yol haritasını belirledik. Lojistik, mobilite ve dijitalleşme ekseninde güncellediğimiz politika ve vizyonumuz için Ortak Akılla hareket ettik. Bin 500’ü aşkın akademisyen, STK temsilcisi, özel sektör temsilcisi ve kamu kurum ve kuruluşlarındaki arkadaşlarımızın katkıları ile Türkiye Ulaştırma Politikası’nın sürdürülebilir bir yapıda olması için 5 sektörü; yönetişim, insan kıymetleri ve eğitim, kalite ve verimlilik, emniyet ve güvenlik, regülasyon, finans yönetimi, teknoloji, inovasyon ve dijitalleşme enerji verimliliği ile çevresel ve toplumsal sürdürülebilirlik olarak 8 başlık altında topladık. Bu başlıklar doğrultusunda; yüksek katma değerli üretim ve ihracat odaklılığını destekleyecek ulaştırma ve lojistik altyapı yatırımları ile gerekli mevzuat düzenlemelerini gerçekleştirmek, Ulaştırma ve Lojistikte Küresel Ölçekte Öncü, Bölgesinde Lider Bir Ülke Olmak İçin Ulaştırma ve Lojistik Bütünselliği, Ulaştırma ve Lojistik Hizmetlerine Adil Erişimi Sağlamak, Ulaştırma ve Lojistik Altyapı Kalitesini Yükseltmek, Ulaştırma ve Lojistikte Etkinliği ve Verimliliği Sağlamak, Maliyetleri Düşürmek, Ulaştırma ve Lojistikte Akıllı ve Sürdürülebilir Hareketliliği Sağlamak, insan kaynaklarını yetkinliğini artırmak, Ulaştırma ve Lojistikte Çevre Duyarlılığını Sağlamak ve Enerji Verimliliğini Artırmak, Ulaştırma ve Lojistikte Güvenliği Artırmak ve Toplum Refahını Sağlamak şeklinde belirlediğimiz 6 hedef ile Ulaştırma ve Lojistik Ana Planı için çok önemli bir adım attık.”

ARAÇ SAHİPLİĞİ 2053’TE 2019 YILINA GÖRE %242 ARTACAK

Ulaştırma ve Lojistik Ana Planı için de ciddi, veriye dayalı, ortak aklı önemseyen, topluma kulak veren bir anlayış ile ilerlediklerini aktaran Karaismailoğlu, öncelikle güncel sosyo-demografik, arazi kullanımı, ulaştırma sistemleri, altyapı ve turizm verilerini toplayarak, ihtiyacı analiz ettiklerini belirtti.

Ardından ihtiyaca uygun olan, sadece Türkiye’nin değil dünyanın da gidişatını ve tabii ki ulaştırma ile haberleşme alanındaki trendleri de dikkate alarak bir modelleme oluşturduklarını kaydeden Karaismailoğlu, bu modellemede; yolculuk üretimi, yolculuk çekimi, türel ayrım, atama parametrelerini belirlediklerini aktardı. Ardından da Ulaştırma ve Lojistik Ana Planı’nın hazırlanmasına başladıklarını dile getiren Ulaştırma Bakanı Karaismailoğlu, “Vizyon, hedef ve stratejilerimizi belirlerken, alternatif senaryolar üreterek, Türkiye’nin lojistik ve ulaştırma da ne gibi farklı ihtimaller ile karşı karşıya kalabileceğini değerlendirdik. Güncel Verilerin Toplanması, Analizi ve Değerlendirilmesi başlığında 2053 yılına kadar olan tahminler ve beklentileri ışığında hareket ettik. 2053 yılına gelindiğinde Türkiye’deki araç sahipliğinin 2019 yılına göre yüzde 242 artış gösterecek. Gayri Safi Yurt İçi Hasıla içinse 2035 yılında Türkiye 7 trilyon 870 milyar liraya ulaşırken, 2053 yılı için öngörülen ise GSYİH hacminin 11 trilyon 240 milyar liraya ulaşmasıdır. Bir diğer parametre olan nüfus için öngörülen rakamlar 2035 yılı için 98,09 milyon ve 2053 yılı için 112,61 milyondur. 2019 yılında 28 milyon üzerinde olan istihdam rakamlarımızın 2035 yılında 40 milyonun, 2053 yılında ise 63 milyonun üzerine çıkması öngörülmektedir. Artan nüfusun etkilediği bir diğer başlık ise öğrenci sayısı olmuştur. 2035 yılında 9.35 milyon olması beklenen öğrenci sayısı, 2053 yılında 10.84 milyon olması beklenmektedir. Yani Yeni Türkiye; nüfusu artan, çalışan sayısı yükselen, gençleşen, refahı artan, zenginleşen bir ülkeye dönüşecek.”

DEMİRYOLUNUN YÜK TAŞIMACILIĞINDAKİ PAYI 2019’DAN 2053’E KADAR 7 KAT ARTACAK

Yolcu talebinin, özel araçlı yolculuk ve şehirlerarası toplu taşıma yolculuk olarak iki alt başlığa bölündüğünü, şehirlerarası toplu taşıma yolculuk için taleplerin 4 ulaşım moduna göre belirlendiğini vurgulayan Karaismailoğlu, lojistik talepler için de 4 ulaştırma modunun esas alındığını söyledi. “Senaryolar için de belirlediğimiz parametreler; yük ve yolcu taşımacılığından emisyon salınımını azaltma hedefli çevreci, akıllı ulaşım sistemlerinin öne çıktığı dijital, ithalat ve ihracat odağında yük taşımacılığının dikkate alındığı ihracat ve hareketlilik odaklı senaryolar oldu” diyen Karaismailoğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

“Her senaryonun en iyi yönlerini hesaplayarak oluşturduğumuz Sürdürülebilir Senaryo ise önümüzdeki dönemin yatırımlarını şekillendirdi. Sürdürülebilir senaryoda ön plana çıkan ise demiryolu yatırımlarımızdır. 2019 yılında yük taşımacılığında demiryolunun oranı yüzde 3,13 ile yaklaşık 33 milyon ton olarak gerçekleşirken, 2023 yılında yüzde 5’i geçen bir oranla demiryolunun toplam payının 55 milyon tona çıkmasını bekliyoruz. Özellikle demiryollarında başlattığımız reform hareketi ile Cumhuriyet’imizin ilk yıllarından sonra ihmal edilen demiryollarını, 2003’ten bugüne hem yeniledik hem de yeni hatlarla zenginleştirdik. Demiryolunun taşımacılıktaki oranının 2029 yılında yüzde 11’in üzerine yükselmesini, 2053’te ise yaklaşık yüzde 22 olarak gerçekleşmesini öngörüyoruz. Böylece demiryolunun yük taşımacılığındaki payı 2019’dan 2053’e kadar 7 kat artacak. Yine Yurt Dışı Yük taşımacılığında da demiryolunun payını 10 kat artırmayı hedefliyoruz. Yolcu taşımacılığında ise yine 2053 Vizyonumuz için hedeflediğimiz, trenin payının 6 katın üzerinde artmasıdır. Böylece karayolunun 2023’te yüzde 71’in üzerine çıkacak yük taşımacılığındaki oranını, 2053’te yaklaşık yüzde 15 düşürmeyi hedefliyoruz. Bu rakamlar aynı zamanda karbon salınımının ciddi anlamda azaltılması anlamına geliyor. Demiryolunun payını hatırı sayılı ölçüde artması için planlarımızı yapıyor, hazırlıklarımızı gerçekleştiriyoruz. Burada özel araç kullanımının sahip olduğu pay net bir biçimde görüyorsunuz. 2023 ila 2053 beklentileri arasında özel araç ile yolcu taşımacılığının payını aynı tutmayı hedefliyoruz. Bu aynı zamanda çevreci yaklaşımımızı güçlendirecek, projelerimizin yakıt, çevre ve zaman tasarruflarını artırarak, projelerimizin millî servetimize olan katkılarını güçlendirecektir. 2023 yılında demiryolu ile taşınan yolcu sayısının yaklaşık 19,5 milyon olmasını öngörüyoruz. Bu rakamı sırasıyla 2035 yılında 145 milyonun, 2053 yılında ise 269 milyonu geçmesini hedefliyoruz.”

2053’TE BÖLÜNMÜŞ YOL AĞINI 38 BİN 60 KİLOMETREYE YÜKSELTECEĞİZ

2023 yılından 2053 yılına kadar geçen sürede yapılacak yatırımlarla Karayolu Hizmet Düzeyini en üst seviyeye çekerek ‘kesintisiz ve konforlu’ bir ulaşım tesis edeceklerini anlatan Karaismailoğlu, 20 yıllık çalışma ve yatırımla bölünmüş yol ağının 6 bin 101 kilometreden 28 bin 647 kilometreye, otoyol ağını ise 1714 kilometreden 3 bin 633 kilometreye çıkarıldığını belirtti. “2053’e geldiğimizde ise bölünmüş yol ağımızı 38 bin 60 kilometreye; otoyol ağımızı ise 8 bin 325 kilometreye yükselteceğiz” diyen Karaismailoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:

“2053 yılına kadar Aydın – Denizli Otoyolu, Kuzey Marmara Otoyolu Hadımköy – Başakşehir Otoyolu, Kınalı – Tekirdağ Çanakkale Savaştepe Otoyolu, Çanakkale – Savaştepe otoyolu, Mersin – Erdemli – Silifke – Taşucu Otoyolu (Çeşmeli – Kızkalesi Kesimi) , Ankara – Kırıkkale – Delice Otoyolu, Antalya – Alanya Otoyolu, Sapanca – Afyonkarahisar Otoyolu, Samsun – Mersin Otoyolu, Trabzon – Habur Otoyolu, Afyon – Burdur Otoyolu, Alanya – Silifke Otoyolu, Delice – Samsun Otoyolu, Ankara – İzmir Otoyolu, Bozüyük – Afyonkarahisar Otoyolu, Çeşmeli – Erdemli – Silifke – Taşucu Otoyolu (Kızakalesi – Taşucu Kesimi), Denizli – Burdur – Antalya Otoyolu, Gerede- Merzifon – Bürgulak Otoyolu, Sivrihisar– Bursa Otoyolu, Şanlıurfa – Habur Otoyollarımız (Diyarbakır Bağlantı Yolu Dahil) tamamlanacak.”

DEMİRYOLU HAT UZUNLUĞU 2053’TE 28 BİN 590 KİLOMETREYE ÇIKARILACAK

Yıllarca kaderine terk edilmiş demiryollarının yeniden canlanması için, “Ana yurdu demir ağlarla örme” politikasının daha da ileriye taşınabilmesi için deyim yerindeyse ‘seferberlik’ ilan ettiklerine dikkati çeken Ulaştırma Bakanı Karaismailoğlu, “Bu kapsamda da olumlu etkileri yalnızca ülkemize değil, dünyaya yansıyacak reform niteliğinde çalışmalara imza attık. 2 bin 505 kilometre olan sinyalli demiryolu hat uzunluğunu, rekor oranda yüzde 183 artırarak 7 bin 94 kilometreye ulaştırdık. 2 bin 82 kilometre olan elektrikli demiryolu hat uzunluğumuzu ise yüzde 188 oranında artırarak 5 bin 986 kilometreye yükselttik. Konvansiyonel hat uzunluğumuzu 11 bin 590 kilometreye ulaştırdık. 1.213 kilometrelik YHT hattı, 219 kilometre hızlı tren hattı inşa ettik. Türkiye’mizi, bugün dünyada 8., Avrupa’da da 6. YHT işletmecisi ülke konumuna gururla taşıdık. Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu hattını hizmete sunarak Asya’dan Avrupa’ya kesintisiz demiryolu bağlantısı sağladık. 2003 yılında 10 bin 959 kilometre olan demiryolu hat uzunluğunu, 13 bin 22 kilometreye çıkardık. Bu rakamı 2053’te 28 bin 590 kilometreye taşıyacağız” diye konuştu.

KARAYOLLARININ ÜZERİNDEKİ YÜKÜ, DEMİRYOLLARINA AKTARIYORUZ

“Karayollarının üzerindeki yükü, demiryollarına aktarıyoruz” diyen Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Türkiye’nin potansiyelinden ve coğrafi üstünlüğünden en etkin biçimde yararlanılması için karayolları üzerindeki yolcu ve yük taşıma payının diğer ulaşım modlarına aktarılmasının önemini bildiklerini dile getirdi. Ulaştırma ve Lojistik Ana Planı’nda, demiryollarına özel bir yer verdiklerine işaret eden Karaismailoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Yolcu ve yük taşımacılığı açısından demiryollarının, ülkemizin ulaşım ağındaki payı artırarak, demiryollarının yolcu taşımacılığındaki payını yüzde 1’den Avrupa ortalamasının üzerine yüzde 6,20’ye çıkaracağız. Bu da bugün 19,5 milyon olan yolcu sayımızın yaklaşık 270 milyona ulaşması demektir. Yolcu ve yük taşımacılığında karayolu payının azaltılmasının ulaşımdan kaynaklı karbon emisyonunun düşürülmesine de ciddi katkılar sağlayacağız. 2023 yılında, tüm ulaşım modları arasında, yük taşımacılığının, 2023 yılında 55 milyon ton ve yüzde 5,08 olması beklenen oran 7 kat artırılarak 440 milyon yükün demiryolu ile taşınması sağlanacak ve yüzde 18 olan Avrupa ortalamasının da üzerine çıkarak yüzde 21,93’e yükselteceğiz. Ulaştırma ve Lojistik Ana Planı’mıza göre; 2053 yılına kadar 6 bin 196 kilometre hızlı tren hattı, 1.474 kilometre konvansiyonel hat, 622 yüksek hızlı tren hattı ve 262 kilometre çok yüksek hızlı tren hattı olmak üzere 8 bin 554 kilometrelik demiryolu hattını tamamlamayı öngörüyoruz. Mevcut yüksek hızlı tren hatlarına ilave olarak 2053 yılına kadar tamamlanacak 622 kilometrelik yüksek hızlı tren hattının 546 kilometresi önümüzdeki yıl tamamlanacak. Ülkemizde yolcu ve yük taşımacılığında demiryollarının payının artırılması adına atılan adımlardan biri olan hızlı tren hatları, 2053 yılına kadar önemli derecede yaygınlaşacak, hızlı trenlerle bağlı il sayımız 8’den 52’ye çıkacak.”

LİMAN TESİS SAYISI 255’E ÇIKARILACAK

Türkiye’deki limanların rolünün ülke çapında taşımacılık modlarının entegre edilmesi, aynı zamanda bölgesel ve uluslararası ulaşım koridorlarını doğudan batıya ve kuzeyden güneye bağlamak için giderek daha da önem kazandığını belirten Karaismailoğlu, 2023 yılında yaklaşık 254 milyon 343 bin ton yük taşıması yapıldığı, 2053 yılı için ise bu rakamın yaklaşık 420 milyon 978 bin ton olmasının planlandığını dile getirdi. Mevcutta liman tesis sayısı 217 olduğunu, bunun 2053 yılında 255’e çıkarılacağını bildiren Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, “Ulaşım Planlama Modelinde 2029 yılı itibariyle yer alan Kanal Projesi ile mevcutta İstanbul Boğazı’nda yaşanan gemi grafiğinin azaltılması ve ülkemizin jeopolitik konumundan kaynaklı gücünün daha da artması hedeflenmektedir” dedi.

HAVALİMANI SAYISI 61’E YÜKSELECEK

Türkiye’nin, Avrupa, Asya’nın Batısı ve Afrika için hem yolcu hem de yük trafiği açısından önemli bir hava ulaştırma merkezi konumunda olduğunun altını çizen Karaismailoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Hızla büyüyen ülke ekonomisi ve turizmini destekleyen 56 havalimanıyla Türkiye yoğun bir havalimanı şebekesine sahiptir. Bu rakam, 2053 yılına kadar 61’e yükselecek. Havalimanı ağımızın geliştirilmesi için yapımı devam eden ve planlanan projeler, Çukurova Havalimanı, Rize-Artvin Havalimanı, Bayburt-Gümüşhane Havalimanı, Yozgat Havalimanı, Antalya Havalimanı Genişletilmesi

Trabzon Havalimanı Genişletilmesi, Esenboğa Havalimanı Genişletilmesi, İstanbul Havalimanı 2.Etabı’dır. Ulaştırma ve Lojistik Altyapı Planı’mızda Lojistik alanı değerli bir yer tutmakta… Bu kapsamda Lojistik Faaliyetlerin ve Ulaştırma Stratejilerinin Geliştirilmesine Yönelik Önerilerimizi bazı ana başlıklar altında topladık. Hareketliliğin Artırılması politikaları, Taşımacılıkta Türlerin Dengelenmesi politikaları, Altyapının Optimum Kullanılması politikaları, Hizmet Kalitesi ve Operasyonel Verimliliğin Artırılması politikaları, Enerji Verimliliği ve Çevresel Duyarlılığın Artırılması politikaları, Emniyet ve Güvenliğin Artırılması politikaları, İnsan Kaynakları Kalitesi ve Verimliliğinin Artırılması politikaları, Teknoloji ve Dijitalleşme Seviyesinin Artırılması politikaları, Yatırım Olanaklarının İyileştirilmesi politikaları, İş Geliştirme Faaliyetlerinin Artırılması politikaları bu başlıklardır. Bugüne kadar 13 adet lojistik merkezi işletmeye açtık. Bu sayı 26’ya yükseltilecek ve ortaya harita gördüğünüz tablo çıkacak.”

HIZLI TREN BAĞLANTISI OLAN İL SAYISI 8’DEN 52’YE YÜKSELTİLECEK

“2053 Vizyonumuzun büyüklüğünü, yatırımlarımızın ve gelecek tasarımımızın kapsayıcılığını rakamla ifade etmek gerekirse; 5’er yıllık planlamalarımız sonunda 2053 yılına geldiğimizde; demiryolu, karayolu, denizyolu, havayolu ve haberleşme için 198 milyar dolar yatırım yapacağız” diyen Ulaştırma Bakanı Karaismailoğlu, “Bu sadece karayolu, demiryolu, denizyolu ve havayolu yatırımlarımızdan elde edilecek tasarruf faydalarımız 59 milyar dolar zamandan, 26 milyar dolar yakıttan, 10 milyar dolar kaza maliyetlerinden, 31 milyar dolar emisyon azalım maliyetlerinden ve 56 milyar dolar dış etkilerden olmak üzere yatırımlarımız toplam 176 milyar dolarlık tasarrufu hazinemize, yani milletimize kazandıracağız” ifadelerini kullandı.

Ulaştırma ve Lojistik Ana Planı çerçevesinde yapılan yoğun çalışmalar sonucunda her bir sektör için hedefleri tek tek belirlediklerini dile getiren Karaismailoğlu, bu yolda 55 ülkeden üst düzey katılımcıların yer aldığı 12. Ulaştırma ve Altyapı Şûra’nın çıktılarının da ışık tuttuğunu söyledi. Karaismailoğlu, “Buna göre demiryollarımızda; yolcu taşımacılığının payı yüzde 0,96’dan yüzde 6,20’ye, yük taşımacılığınınki ise yüzde 5,08’den yüzde 21,93’e çıkartılacak. Hızlı Tren bağlantısı olan il sayısı 8’den 52’ye yükseltilecek. Bunların sonucunda; bir yılda taşıdığımız yolcu sayısını 19,5 milyondan 270 milyona, yükü ise 55 milyon tondan 448 milyon tona ulaştıracağız. Emniyetli, hızlı, verimli ve etkin bir altyapıya sahip olacak Türkiye’mizin demiryollarındaki toplam enerji ihtiyacının yüzde 35’inin yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılanacak. Demiryollarındaki bu dönüşüm karayollarımız üzerindeki yoğunluğu azaltması yönünden de son derece önemli. Bu yöntemle, karayollarımızdaki yıllık yük taşımacılığı payı yüzde 71,39’dan yüzde 57,47’ye düşürülecek. Akıllı ve otonom teknolojiler ile donatılmış, hızlı, emniyetli yol altyapısı ile kazalar azaltılacak. Milletimizin can ve mal güvenliği korunacak. Karayollarında fosil yakıt yerine elektrikli ve alternatif enerji kullanımı artırılacak. Bunun için ‘elektrikli şarj’ gibi elektrikli araçlar için uygun altyapılar oluşturulacak” diye konuştu.

YEŞİL LİMAN UYGULAMALARI YAYGINLAŞTIRILACAK

Mavi Vatanının temeli, uluslararası ticaretin, ulaşımdaki entegrasyonunun kilit noktası denizyollarında ise liman tesisi sayısının 217’den 255’e çıkarılacağını belirten Karaismailoğlu, Yeşil Liman uygulamalarının yaygınlaştırılarak, limanlarda yüksek oranda yenilenebilir enerji kaynakları kullanılmasının sağlanacağını kaydetti. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, “Otonom gemi seferleri geliştirilecek ve limanlarda otonom sistemler ile elleçleme verimliliği artırılacak. Limanların aktarma hizmeti kapasitesi genişletilerek bölge ülkelerine hizmet verebilecek çok modlu ve kısa mesafeli deniz taşıma altyapısı geliştirilecek. Ve tabii yalnızca ülkemizin değil, dünyanın da en önemli ulaşım projelerinden olan Türkiye’nin denizyolu taşımacılığındaki rolünü güçlenecek ve Karadeniz’i, Türk Ticaret Gölü haline dönüşecek Kanal İstanbul ile İstanbul Boğazı’nda seyir emniyeti artırılarak, gemi trafiği azaltılacak” diye konuştu.

LOJİSTİK PERFORMANS ENDEKSİ SIRALAMASINDA İLK 10 ÜLKE ARASINDA YER ALINACAK

“Havacılık sektörü yaklaşımımızı bugüne kadar Cumhurbaşkanı’mızın ifadesiyle ‘Havayolu halkın yolu olacak’ sözüyle özetledik. Buna inandık ve bunu başardık” diyen Karaismailoğlu, İstanbul Havalimanı’nın, bu alandaki başarıların bir sembolüne dönüştüğünü söyledi. “Kimse oradan uçmaz” denilen İstanbul Havalimanı’nın, 2020 yılında Avrupa yolcu trafiği sıralamasında birinci sırada yer aldığının altını çizen Karaismailoğlu, ilk işletme yılında, garanti edilen 233,1 milyon avroluk dış hat yolcu gelirinin aşıldığını, Hazine’ye 22,4 milyon avro tutarında ek ödeme yapıldığını vurguladı. Emisyon izleme, raporlama, doğrulama altyapısının oluşturulacağını ve karbon emisyonlarının stratejik şekilde yönetileceğine dikkati çeken Ulaştırma Bakanı Karaismailoğlu, “Havayolları taşımacılığında çevre dostu bio-yakıt veya sentetik yakıt üretimi yapılacak. Bölgesel havayolu kargo taşımacılığı daha da geliştirilecek. Ticaretimizin dinamosu lojistik sektörümüz için de hedeflerimiz net. 2053 yılına kadar; lojistik merkez sayısı 13’ten 26’ya çıkarılacak. Lojistik Performans Endeksi sıralamasında ilk 10 ülke arasında yer alınacak. Kuru liman sistemi geliştirilecek ve yaygınlaştırılacak. Orta Koridorda lojistik bir üs haline gelinecek. Uluslararası standartlarda etkin işletme yönetiminin benimsendiği lojistik merkez sayısı artırılacak. Dijital dönüşüm desteklenecek ve gümrük kontrol süreçlerinin hızlandırılacak ve etkinliği artırılacak” ifadelerini kullandı.

HEDEFLERİMİZİ DUYAN BAZILARI HEMEN BİR KULP TAKMAYA BAŞLAYACAK

“Bu hedeflerimizi duyan bazılarının hemen bir kulp takmaya, ‘Yapamazlar, edemezler’ demeye başlayacaklarını biliyoruz” diyen Karaismailoğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

“Biz onların karalama çabalarını da iftiralarını da yalanlarını da milletimizin vicdanına ve adalete havale ettik. Onlara en güzel cevabımız bugüne dek yaptıklarımızdır. 2003-2021 yılları arasında ulaştırma ve haberleşme alanlarına 172 milyar dolardan fazla yatırım yaptık. Bunun sonucunda da yalnızca 520,1 milyar dolarlık GSYH’ye katkımız bile yatırım miktarının 3 katından fazladır. Ayrıca üretime katkımız 1,079 milyar dolar ve istihdama ise 17,9 milyon kişi katkı sağlandık. 20 yılda ülkemize kazandırdıklarımız ortada. Yatırım ortada, hizmet ortada, ekonomimizin gücüne güç katacak katkılar ortada. Milletimizin refahı için ilmek ilmek işlenen 20 yıl ortada. Bundan sonra da 2022’de başlamak üzere 2053’e kadar, 30 yıl içinde; 198 milyar dolar yatırım yapacak, bu yatırımlarımızın karşılığını da yine misliyle alacağız. 2053 yılına kadar GSYH’ya katkımız 1 trilyon doları bularak, yatırım bedelinin 5 katından fazlasını kazandıracak. Üretime katkımız ise yaklaşık 1,94 trilyon dolar ile yatırım bedelinin yaklaşık 10 katını kazandıracak. İstihdama katkımız ise 2053 yılında 27,7 milyon kişiyi bulacak. AK Parti Hükümetleri olarak, 20 yılda ülkemizin ulaşım ve haberleşme alanlarına 1 trilyon 337 milyar 250 milyona yakın yatırım yaptık. Ülkemizi uluslararası ticaret yollarının kalbi, Yeni İpek Yolu’nun ana güzergahı haline getirme hedefimiz doğrultusunda, başta Çin olmak üzere Uzak Doğu ülkelerini Avrupa kıtasına bağlayan güzergahın, bilinen adıyla Orta Koridor’un önemli bir halkası olduk. Dünya ile ekonomik, ticari ve sosyal bağlarımızı güçlendiren tüm ulaşım ve haberleşme yatırımlarımızla hedefimiz, bütünsel kalkınmamızı desteklemek, insanımızın yaşam kalitesini yükseltmek, milletimizin her bir ferdinin bu zenginleşmeden yararlanmasını sağlamaktır. ‘Hizmet siyaseti’ anlayışının temsilcileri olarak, karayolundan havayoluna, demiryolundan denizyoluna tüm ulaşım modlarını bu anlayışla, planlı şekilde zenginleştirmek için yatırımlarımıza aralıksız devam ediyoruz. AK Parti hükümetleri olarak, hızlı ve etkili çalışarak, yaklaşan yeni çağa uygun yolcu, yük ve veri taşıma altyapısını en kısa sürede tamamlayıp, ‘Gelişmekte olan’ değil, ‘gelişmiş dünyanın’ öncü ülkesi olmaya kararlıyız.”

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ramazan Bayramı dolayısıyla mesaj yayımladı

“Türkiye’nin ortak vatanımız, demokrasimizin ortak değerimiz olduğunun bilinciyle hep birlikte çok çalışacağız”

“Türkiye’nin ortak vatanımız, demokrasimizin ortak değerimiz olduğunun bilinciyle hep birlikte çok çalışacağız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ramazan Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, “Türkiye’nin ortak vatanımız, demokrasimizin ortak değerimiz olduğunun bilinciyle, inşallah, hep birlikte çok çalışacağız, üreteceğiz, emek vereceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ramazan Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, tüm vatandaşların Ramazan Bayramı’nı tebrik etti.

“Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu da ebedî azaptan kurtuluş olan bir ramazan ayını daha geride bırakarak hep birlikte bayrama vasıl olduk” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bayramın ülkemiz, milletimiz, İslam dünyası ve tüm insanlık için barışa, huzura ve esenliğe vesile olmasını diliyorum. Bizleri sevdiklerimizle beraber, sağlık ve afiyet içerisinde bir bayrama daha kavuşturduğu için Rabbime hamdediyorum. 11 ayın sultanı olan Ramazan-ı Şerif’i Gazze’nin yanı sıra gönül coğrafyamızın farklı köşelerinde yaşanan acılar ve zulümler sebebiyle buruk karşıladık, buruk geçirdik.”

“BU ZOR GÜNLERİNDE FİLİSTİN HALKININ YANINDA OLDUĞUMUZU GÖSTERDİK”

“Gazze, 7 Ekim’den beri sadece bizim değil, tüm insanlığın kalbinde, tüm insanlığın vicdanında kanayan bir yara oldu” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, savaşta bile dokunulmaması gereken hastanelerin, okulların, kiliselerin, camilerin bilerek bombalandığı bir vahşet sahnesiyle karşı karşıya kalındığını dile getirdi.

İsrail’in saldırıları sonucu 33 bin Filistinli şehit düşerken, 75 binden fazla Filistinlinin de yaralandığını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hayatını kaybeden tüm kardeşlerimize Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar niyaz ediyoruz. Türkiye olarak bugüne kadar bölgeye sevk ettiğimiz toplam 45 bin tonu aşan yardım malzemesiyle, bu zor günlerinde Filistin halkının yanında olduğumuzu gösterdik. İnşallah bundan sonra da Gazze’de akan kan duruncaya ve Filistinli kardeşlerimiz, 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan özgür Filistin devletine kavuşuncaya kadar desteğimizi sürdüreceğiz” dedi.

“ASRIN FELAKETİNİN YARALARINI ASRIN BİRLİKTELİĞİNİ SERGİLEYEREK HIZLA SARIYORUZ”

Dış siyasette bu adımları atarken, gündemin ilk sırasında yer alan deprem bölgesini asla ihmal etmediklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu açıklamalarda bulundu: “Asrın felaketinin yaralarını asrın birlikteliğini sergileyerek hızla sarıyoruz. Şimdiye kadar 80 bine yakın afet konutunu ve köy evini tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik. Her ay 15-20 bin konut inşa etmek suretiyle yıl sonunda bu sayıyı 200 bine ulaştırmayı hedefliyoruz. Bu süreçte ayrıca riskli yapı stoku yüksek şehirlerimizin depreme karşı daha dayanıklı hâle getirilmesi için de çalışıyoruz.”

PKK’dan FETÖ ve DEAŞ’a vatanın birliğine, insanların huzuruna kasteden terör örgütlerine nefes aldırmadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Terör bataklığını kaynağında kurutma stratejimizi kararlılıkla uyguluyoruz” diye ekledi.

“TÜRKİYE YÜZYILI VİZYONUMUZU HAYATA GEÇİRİNCEYE KADAR BİZE DURMAK YOK”

Ekonomi cephesinde hayat pahalılığı ve enflasyonla mücadelenin en hassas oldukları konu olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Tüm dünyayla birlikte millet olarak bizim de canımızı yakan bu meseleyi, Allah’ın izniyle, çözmekte kararlıyız. Uyguladığımız ekonomi programının olumlu etkilerini yılın ikinci yarısından itibaren daha net bir şekilde görebileceğiz. 31 Mart seçimlerinin suhuletle tamamlanmasıyla ortaya çıkan 4 yıllık seçimsiz dönemi, bu hedeflerimizi gerçekleştirmek için kullanacağız.”

“Türkiye’nin ortak vatanımız, demokrasimizin ortak değerimiz olduğunun bilinciyle, inşallah, hep birlikte çok çalışacağız, üreteceğiz, emek vereceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye Yüzyılı vizyonumuzu hayata geçirinceye kadar bize durmak, dinlenmek, soluklanmak yok” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, mesajını şu sözlerle tamamladı: “Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu vesileyle bir kez daha 31 Mart seçimlerinde sandığa giderek iradesine sahip çıkan tüm vatandaşlarıma teşekkür ediyorum. Rekabet seviyesi çok yüksek bir seçimden yeni çıkmış aziz milletimizden, bayramın manevi iklimini kırgınlıkları gidermek için fırsata çevirmelerini özellikle istirham ediyorum. Bayram ziyareti veya tatil amacıyla yollara çıkan tüm vatandaşlarımdan, trafik kurallarına riayet etmelerini bekliyorum. Rabbimden Ramazan Bayramı’nın gönüllerimize huzur, ülkemize esenlik, dünyamıza ve mazlum coğrafyalara barış getirmesini diliyor, sizleri bir kez daha muhabbetle selamlıyorum. Bayramınız mübarek olsun.”

HABER BURADA

Dünya

“Kimsenin bizim öz güvenimizi örselemesine, hayallerimizle aramıza set çekmesine müsaade etmeyeceğiz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TÜRGEV İftar Programı’nda yaptığı konuşmada, “İşimizi, görevimizi, sorumluluğumuzu ülkemize, milletimize ve umudunu bizlere bağlamış ailelerimize karşı vazifelerimizi en güzel şekilde yerine getirmeye çalışacağız. Kimsenin bizim öz güvenimizi örselemesine, hayallerimizle aramıza set çekmesine müsaade etmeyeceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İbn Haldun Üniversitesi’nde düzenlenen Geleneksel Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı (TÜRGEV) İftar Programı’na katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının başında, vakfa ve yöneticilerine, Ramazanda kendisini gençlerle buluşturdukları için teşekkür etti.

Katılımcıların Ramazan-ı Şerifini ve Kadir Gecesi’ni tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Artık 11 ayın sultanı olan mübarek Ramazanı uğurlamaya hazırlanıyoruz. Bir tarafta rahmet, şefkat ve bereket ayına veda etmenin hüznünü, diğer tarafta ise bayrama kavuşacak olmanın sevincini yaşıyoruz. Rabbimden bizleri daha nice ramazanlara, nice Kadir Gecelerine, nice bayramlara hayırla, sağlıkla, huzurla, esenlikle eriştirmesini diliyorum” ifadesini kullandı.

“TÜRGEV BAŞARILI ÇALIŞMALARIYLA KENDİNDEN SÖZ ETTİRİYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İSEGEV (İstanbul Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı) olarak 1996’da kurulan TÜRGEV’in 28 yıldır ülkeye, millete ve gençlere sahip çıktığını belirterek, “Her yıl binlerce evladımızın eğitimine katkı veren, onlara sıcak bir yuva imkânı sunan TÜRGEV, başarılı çalışmalarıyla kendinden söz ettiriyor. Toplam sayısı 40 bin 500’e ulaşan mezunlarımız, bugün hem ülkemizde hem de dünyanın dört bir yanında insanlığa hizmet ediyor. Bu müstesna çatının kurucuları arasında bulunmaktan daima bahtiyarlık duyduğumu ifade etmek isterim. Ülkesine ve milletine sayısız eserler kazandırmış bir siyasetçi olarak TÜRGEV, gönlümüzde her zaman farklı bir yere sahip oldu. İnşallah bundan sonra da sizlere destek vermekten geri durmayacağız. ‘Sizin en hayırlınız insanlara faydalı olanınızdır’ emrine ram olarak bir gönüle daha girmek, bir gencimize daha ulaşmak, bir evladımızın daha elinden tutmak için canla başla çalışan vakfımızı tebrik ediyorum” diye konuştu.

Vakfın faaliyetlerinde emeği geçenlere, maddi manevi katkısı bulunanlara teşekkür eden, hayatını kaybedenleri rahmetle yâd eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “TÜRGEV’in en önemli temsilcilerinden olduğu gönüllü kuruluşlarımız ülkeye ve millete hizmet mücadelemizin öncüleridir. İstikbalimizin teminatı olan gençlerimizin vatana, millete, ailelerine hayırlı birer evlat olarak yetişmelerinde sizlerin yeri doldurulamaz. Bizim her fırsatta dile getirdiğimiz TEKNOFEST gençliği inşallah sizlerin arasından çıkacak, Türkiye Yüzyılı sizlerin omuzlarında yükselecektir. Ben burada yeni Türkiye’nin, büyük ve güçlü Türkiye’nin, engelleri aşarak hedeflerine yürüyen kararlı Türkiye’nin mimarlarını görüyorum. Burada sizlerin arasında yarının başarılı bilim kadınlarını, siyasetçilerini, eğitimcilerini, mühendislerini, iş insanlarını, doktorlarını, milletimize hayırlı kuşaklar yetiştiren örnek annelerini görüyorum. Rabbim her birinizin yolunu ve bahtını açık etsin.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, meyve veren ağacın taşlandığını, TÜRGEV gibi vakıfların da hem hizmetleriyle hem varlıklarıyla hem de yerli, millî duruşlarıyla Türkiye’deki belli çevreleri her zaman rahatsız ettiğini belirtti.

“Kim var?” diye seslenilince, sağına soluna bakmadan fert fert “Ben varım.” diyen özgür zihinler yetiştiren TÜRGEV’in, bu kesimler tarafından özellikle hedef tahtasına konulduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İftira ve yalan furyasının hedefi oldunuz. Haysiyet cellatları tarafından yıpratılmak istendiniz. Sizleri yıldırmayı amaçlayan daha nice saldırıya maruz kaldınız. Birileri ellerine geçirdikleri her fırsatı, iyi ve faydalı işleri desteklemek için değil, TÜRGEV gibi gençliğe hizmet çatılarını yıkmak için kullandı. Ne siz ne de biz bunların hiçbirine aldırmadık. Hukuktan, meşruiyetten, Hakk’a ve halka hizmet yolundan ayrılmadık. Yüksek bir ruh haliyle mücadelemizi kararlılıkla devam ettirdik. Bugün de aynı vakarla hareket ediyoruz. ‘Sen doğru olursan, sen dürüst olursan, sen samimi olursan eğri er ya da geç mutlaka belasını bulur’ diyoruz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ağızlarını her açtıklarında hak, hukuk, adalet kavramları üzerinde gönüllü kuruluşlara dil uzatanların ikiyüzlülüklerini çok iyi bildiklerini vurgulayarak, şunları söyledi: “Sürekli ahlak tüccarlığı yapan, sürekli işçinin, emekçinin hakkından bahseden bu çevreler, önceki gün Beşiktaş’taki yangında hayatını kaybeden 29 emekçi kardeşimizle ilgili çıkıp tek cümle kurmadılar. Ekranları başında izleyenlere ve buradaki kardeşlerime sesleniyorum. Bu binaya inşaat ruhsatını veren, imar ruhsatını veren ve binanın en alt bodrum katlarını gazino hâline getirmeye müsaade edenler kim? Şimdi tabii ki biz de savcılarımızla bunu takip ediyoruz, bunu kovalıyoruz, kovalamaya devam edeceğiz. Kimler bunlar? 29 tane orada vatandaşımızın ölümüne göz yumanlar kimler? Biz de kovalayacağız. Zerre kadar vicdanı olan herkesin tepkisini çekmesi gereken skandallar zinciri karşısında başlarını kuma gömmeyi tercih ettiler ama birileri hemen anında koşup gittiler. Niye? Çünkü kendi günahlarını nasıl örteriz, bunun peşinde koştular. Bölücü terör örgütünün sokakları yakıp yıkan vandallarıyla sergiledikleri dayanışmayı, rızkının peşindeki insanların ailelerine çok gördüler. Daha önce aynı vicdansızlığı, evlatlarını bölücü alçakların pençesinden kurtarmak için çırpınan cesur Diyarbakır annelerine de bunlar göstermişlerdi. Yasak savma kabilinden yaptıkları bir şov dışında sırf ittifak ortaklarını kızdırmamak için yüreği kan ağlayan bu anneleri yalnız bırakmışlardı.”

“BİZİ KENDİ KALIPLARINA HAPSETMELERİNE İZİN VERMEYECEĞİZ”

Kendilerinin yaklaşık yarım asırdır, vakfın ise 28 yıldır çetin bir mücadele verdiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu zorlu süreçte gençlere hizmet etmekten, onları en iyi, en donanımlı şekilde hayata hazırlamaktan başka gayeleri olmadıklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerin başarısını gördükçe hep daha fazla çalıştıklarını, daha fazla koştuklarını aktararak, “Ne yaptıysak milletimiz için, siz gençlerimiz için yaptık. Allah’a hamdolsun bugün milletimizin ve sizlerin huzuruna alnı ak, başı dik, gönlü mutmain olarak çıkmanın gururunu yaşıyoruz. Ülkemizi bugün geldiği noktadan çok daha ileriye götürebilmek için sizin enerjinize, sizin yeteneklerinize, sizin heyecanınıza ihtiyacımız var. Bu ülkeyi yüceltecek, bu çağa mührünü vuracak olan sizlersiniz. Bunun için kendimizi başkalarına göre tanımlamayacak, başkalarının bizi kendi kalıplarına hapsetmelerine izin vermeyeceğiz. İşimizi, görevimizi, sorumluluğumuzu ülkemize, milletimize ve umudunu bizlere bağlamış ailelerimize karşı vazifelerimizi en güzel şekilde yerine getirmeye çalışacağız. Kimsenin bizim öz güvenimizi örselemesine, hayallerimizle aramıza set çekmesine müsaade etmeyeceğiz” diye konuştu.

Kendilerinin sadece 100 yıllık bir devletin mensupları olmadığını, aynı zamanda bu coğrafyada 1000 yıllık bir cihan imparatorluğunun, 1400 yıllık köklü bir medeniyetin de takipçileri olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ayrıca bizler, bir misyonu, gayesi, ideali ve elbette davası olan insanlarız. Başkaları gibi önünü sonunu düşünmeden fevri hareket edemeyiz. Tefekkürü hayatının her alanına uygulayan bir gençlik, Türkiye ile birlikte İslam âleminin hatta tüm insanlığın umududur” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerden kendi şahsi gelecekleri yanında, ülkelerinin istikbaliyle ilgili de hayaller kurmalarını, hedefler belirlemelerini istediğini vurgulayarak, hayatı anlamlandıran, insanı dünyaya bağlayan, kişiye değer katan şeyin üretmek olduğunu ifade etti.

Yaptıklarının üzerine koymanın kendini aşmak olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsan ürettikçe mutlu ve motive olur. İnsan düşünüp, tefekkür edip, çalışıp, çabalayıp ortaya iş koyduğunda mutlu, huzurlu, kendisiyle barışık olur. Her ne yapıyorsanız, hangi okulu okuyor, hangi işte çalışıyorsanız, yaptıklarınızın üzerine koymaya, kendinizi aşmaya özellikle gayret edin. İmkân bulmak, aslında imkânı oluşturmaktır. Unutmayın, imkân size gelmez, siz imkânlara gideceksiniz. Projeleriniz, planlarınız, tezlerinizle beraber, mücadele azminiz de varsa hiçbir güç sizi yolunuzdan geri döndüremez. İlmin ve başarının anahtarı çalışmak, disiplinli çalışmak ve sabretmektir. Azminizi, kararlılığınızı, inancınızı asla ama asla kaybetmeyin. Sizlerden yarını değil, daha ötesini görerek çalışmanızı, kendinizi geliştirmenizi bekliyoruz. Bunları başardığınızda Allah’ın izniyle sizlerin önünde durabilecek hiçbir engel tanımıyoruz” diye konuştu.

TÜRGEV’in dijital kültür alanında gençlere yönelik çalışmalarını da takdirle karşıladığını ayrıca belirtmek istediğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerden beklentimiz, her alanda olduğu gibi dijital kültürde de sadece takipçi değil asıl içerik üreticisi olmanızdır. Medeniyetimizin, tarihimizin, değerlerimizin ışığında içerikler geliştirerek, bunları gençlerimize ve dünyaya açmanız son derece kıymetli çabalardır. Mevcut çalışmalarınıza yeni projeleri, girişimleri ekleyerek dijital dünyayı boş bırakmayacağınıza inanıyorum” ifadelerini kullandı.

Eski başbakanlardan Adnan Menderes’ten bu yana canlarıyla, kanlarıyla, emekleriyle büyüterek bugünlere getirdikleri çok partili demokrasinin 31 Mart Pazar günü yapılan Mahallî İdareler Seçimleri’nden başarıyla çıktığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Seçimlere gölge düşürme, seçmenin iradesini rehin alma girişimleri bir kez daha sandıkta hüsrana uğradı. Bizler kadere ve takdire inanan insanlarız. Sandık sonuçlarının da davamız, hareketimiz, mücadelemiz açısından Allah’ın izniyle hayra tebdil olacağına yürekten inanıyoruz. Bu tarz neticeler insanlık tarihi boyunca kiminin şımarıklığını, kiminin pervasızlığını, kiminin de sabrını, metanetini, dayanışmasını, birlikteliğini ve mücadele azmini artırmıştır” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 31 Mart’ın sadece yeni bir dönüm noktası değil, aynı zamanda daha büyük zaferlerin müjdecisi, muştusu ve habercisi olacağını vurgulayarak, “Yolumuza yenilenmiş, tazelenmiş, çok daha güçlenmiş, üstat Necip Fazıl’ın ifadesiyle ‘pekleşmiş’ bir şekilde devam edeceğiz. Siyasette yarım asra yaklaşan mücadelemizin zafer sancağını burca dikecek ve ardından gönül huzuruyla nöbeti sizlere devredeceğiz. Bakınız, ben bugüne kadar gençlerle yürümüş, gençlerin yoldaşlığından güç ve cesaret almış bir büyüğünüzüm” dedi.

Mensubu ve hizmetkârı olmaktan şeref duydukları millet için nice saldırıları göğüslediklerini, nice badireleri aştıklarını, nice ihanetleri püskürttüklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim karşılaştığımız sıkıntıları gençlerimiz yaşamasın diye emek verdik. Gerektiğinde ölümü göze alarak vesayet odaklarına meydan okuduk. Şahsen bedel ödesek bile ülkemize, insanımıza, özellikle geleceğimiz olan siz gençlerimize bedel ödettirmemeye çalıştık. İmkânlarımızı zorlayarak üzerimize düşeni yapmanın gayretindeyiz. Gençlerimiz olarak sizler de sorumluluklarınızı yerine getireceksiniz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, artık gençlerin zamanının misafiri olduklarını kaydederek, şunları söyledi: “Bizden önceki aksiyon, fikir ve gönül adamlarının namusumuza emanet ettiği, bizim de canımız pahasına sahip çıktığımız davamızı inşallah yakında sizler omuzlayacaksınız. Bu emaneti sizler taşıyacak, sizler yükseltecek ve yücelteceksiniz. Sizlerin şu vakur duruşunu, şu azmini, öz güvenini gördükçe verdiğimiz mücadelenin boşa gitmediğini de görmenin bahtiyarlığını yaşıyorum. Rabbime, şahsıma sizler gibi yol ve mücadele arkadaşları bahşettiği için hamdediyorum. Yüreğimi ısıtan şu gözlerinize baktıkça, Allah’ın izniyle yarınlarımızın bugünümüzden çok daha aydınlık olacağına tüm kalbimle inanıyorum. Her birinizi ayrı ayrı alkışlıyorum.”

TÜRGEV çatısı altında yürütülen hizmetlerde emeği geçen tüm dostlarına teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ramazan ayının sizlerle birlikte başta Gazze’deki mazlumlar olmak üzere tüm Müslümanlar için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Rabbim, bu mübarek günler hürmetine tüm mazlum ve mağdurların yardımcısı olsun” dedi.

İNANOĞLU’NUN AİLESİNE VE SİNEMA CAMİASINA BAŞSAĞLIĞI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yönetmen ve yapımcı Türker İnanoğlu’nun vefatıyla ilgili, “Sizlere veda etmeden önce, dün sevenlerinin son yolculuğuna uğurladığı, Türk sinemasının usta ismi yapımcı ve yönetmen, 2018 yılı Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü sahibi Türker İnanoğlu’nu burada rahmetle anıyorum. Kültür sanat dünyamızın ‘Bay Sineması’nın acılı ailesine, yakınlarına ve sinema camiamıza başsağlığı diliyorum” ifadelerini kullandı.

HABER BURADA

Dünya

Enerjide Dışa Bağımlılığı Bitirdiğimizde Türkiye Daha Güçlü Olacak

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Zonguldak

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Zonguldak’ta -360 kotta maden ocağında işçilerle orucunu açtı. Maden işçilerine seslenen Bakan Bayraktar, “Önümüzde artık 4 yıllık bir süreç var. Gece gündüz demeden çalışma zamanı. Enerjide dışa bağımlılığı bitirdiğimizde Türkiye, çok daha büyük ve her açıdan daha güçlü bir ülke olacak.” dedi.

Bakan Bayraktar, Zonguldak’taki TTK Karadon Müessesesi Gelik İşletme Müdürlüğü’nde maden işçileriyle iftar sofrasında bir araya geldi. -360 kotta madencilerle orucunu açan Bakan Bayraktar, maden işçilerinin Türkiye için çok kıymetli işlere imza attığını vurguladı.

Enerjide Dışa Bağımlılık

Bakan Bayraktar, enerjide dışa bağımlılığımızı sona erdirmenin önemine işaret ederek

“Onun için yerli kaynaklarımız, kendi kaynaklarımız, kömürden yenilenebilir kaynaklara kadar bunları mutlaka ekonomiye katmamız lazım.” dedi.

İş Sağlığı ve Güvenliği

Madenciliğimizi geliştirirken iş sağlığı ve güvenliğinin her şeyden önce geldiğini kaydeden Bayraktar, “Sizlerden bir kez daha rica ediyorum. Yaptığımız iş çok stratejik bir iş, ülkemiz için çok değerli bir iş. Ama bunu yaparken öncelik sizin sağlık ve güvenliğiniz. Bundan hiçbir şekilde taviz vermeden çalışmanızı sizlerden istiyorum. Bu bizim birinci önceliğimizdir.” diye konuştu.

4 Yıllık Süreç Var

Bayraktar, ekonomik sıkıntıların üstesinden gelmenin yolunun ülke kaynaklarını azami şekilde ekonomiye katmak olduğunu vurgulayarak “Biz istiyoruz ki daha çok üretelim, ülkemizin ekonomisine daha çok katkı sağlayalım. Sizlerin şartlarını, istihdam imkanlarını arttıralım. Şimdi önümüzde artık 4 yıllık bir süreç var. Gece gündüz demeden çalışma zamanı, bizler ve sizler için. Ülkemizdeki enerjide dışa bağımlılığı bitirdiğimizde Türkiye çok daha büyük ve her açıdan daha güçlü bir ülke olacak.” dedi.

Anlamlı Hediye

İftarın ardından 6 Şubat depreminde bölgede görev alan ve birçok vatandaşı kurtaran madenciler, sarı bir bareti tek tek imzalayarak Bakan Bayraktar’a hediye etti.

HABER BURADA

DÜNYA

seers cmp badge